Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Insan

Kapsül Haber Ajansı - Insan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Insan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ülker’e Eşit İşe Eşit Ücret Sertifikası Haber

Ülker’e Eşit İşe Eşit Ücret Sertifikası

Türkiye’nin lider gıda şirketi Ülker, “Eşitİş, Eşitİz / Equal Work, Equal Worth” anlayışıyla fırsat eşitliğini, adil ve şeffaf ücretlendirme politikalarını kurum kültürünün ayrılmaz parçası olarak konumlandırıyor. Kapsayıcı ve sürdürülebilir insan kaynakları uygulamalarıyla iş dünyasına örnek olmayı hedefleyen Ülker, İsviçre merkezli Uluslararası Eşit Ücret Derneği (EQUAL-SALARY Foundation) tarafından yürütülen kapsamlı değerlendirme sürecini başarıyla tamamladı. Kadın ve erkek çalışanlar için eşit işe eşit ücret ilkesi uygulandığını; ücret farklarının objektif kriterlerle açıklandığını bağımsız denetimle uluslararası düzeyde belgeleyen Ülker, Türkiye’de 5 binin üzerinde çalışanı bulunan tüm şirketler arasında Eşit Ücret Sertifikası (Equal-Salary Sertifikası) alan ilk şirket oldu. Şirket ayrıca, dünya genelinde atıştırmalık sektöründe 5 binin üzerinde çalışanı bulunan Eşit Ücret sertifikalı ilk şirket unvanını elde etti. Ücret eşitliği, kapsamlı analizlerle ortaya kondu Bağımsız bir denetim firması tarafından yürütülen sürece, beyaz ve mavi yaka toplam 5 bin 379 Ülker çalışanı dahil edildi. Kadın ve erkek çalışanlara eşit işe eşit ücret ilkelerinin uygulandığı; ücret farklılıklarının da objektif ve anlamlı göstergelerle açıklandığı ortaya konmuş oldu. Ülker İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı Eylem Özgür, eşit işe eşit ücret yaklaşımının uluslararası bir sertifikayla belgelenmesinin, kapsayıcılık ve eşitlik anlayışlarının bir göstergesi olduğunu belirtti. Özgür, ayrıca şu değerlendirmelerde bulundu: “Fırsat eşitliği ve kapsayıcılık, Ülker’in sürdürülebilirlik yaklaşımının temel unsurları arasında yer alıyor. Bu uluslararası ve bağımsız tescil, Ülker’de fırsat eşitliği ve kapsayıcılığın bir hedeften öte yerleşmiş ve ölçülebilir bir kurum standardı olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Eşit Ücret Sertifikası’na hak kazanmakla, yalnızca kendi kurumumuz adına değil, faaliyet gösterdiğimiz alanda da güçlü bir örnek oluşturduk. Bu başarı, küresel ölçekte sektörün kapsayıcılık, çeşitlilik ve eşitlik odağında somut göstergelerle dönüşümüne katkı sağlayacaktır. Ülker olarak geleceğin iş dünyası standartlarını da belirleyen, eşitliği kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası haline getiren öncü uygulamalar geliştirmeyi kararlılıkla sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençler Gıda Güvenliği Ve Sürdürülebilir Sofralar İçin Farkındalık Podcast’i Hazırladı  Haber

Gençler Gıda Güvenliği Ve Sürdürülebilir Sofralar İçin Farkındalık Podcast’i Hazırladı 

Öğrenciler yayını hazırlarken gıda mühendisi, ziraat mühendisi ve doktor konukların görüşlerine de yer verdiler. Gençler yayında iklim değişikliğinin yalnızca doğayı değil, sofraları ve insan sağlığını nasıl etkilediğine değindiler. Araştırdıkları bilgileri akranlarının ve ailelerin anlayacağı şekilde ilgi çekici bir içeriğe dönüştüren öğrenciler; topluma bir hafta boyunca mevsiminde yetişmiş ürünleri tercih etmeleri, mutfakta gıda israfını azaltmaları ve tabaklarını paylaşmaları için bir farkındalık çağrısı yaptı. İklim değişikliği sofraları ve insan sağlığını etkileyen toplumsal bir mesele Dünya Meteoroloji Örgütü verileri ortalama küresel sıcaklığın sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık 1,2°C artmış olduğuna dikkat çekiyor. Son yıllar tüm dünyada kayıtlardaki en sıcak yıllar olarak ölçülüyor. Deniz suyu sıcaklıkları rekor seviyelere ulaşırken, aşırı hava olaylarının sıklığı ve şiddeti artıyor. Sel, kuraklık ve orman yangınları hem doğal yaşamı hem de tarımsal üretimi doğrudan etkiliyor. Bu tablo, iklim krizinin yalnızca çevresel değil; ekonomik ve toplumsal bir mesele olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Genç sözcüler, bu çalışmayla 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) kapsamında; Açlığa Son (SKA 2), Sağlıklı ve Kaliteli Yaşam (SKA 3), Sorumlu Üretim ve Tüketim (SKA 12) ve İklim Eylemi (SKA 13) hedeflerini pusula ediniyorlar. Küresel sorunlara yerel çözümler sunarak sürdürülebilir bir geleceğin inşasına katkı sağlıyorlar. Öğrencilerden sürdürülebilir sofralar için “Mevsiminde Tüketelim” çağrısı Bu küresel gerçeklik karşısında harekete geçen İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Özel Dr. Natuk Birkan Ortaokulu 7. sınıf öğrencileri, “Küresel İklim Değişikliği ve Gıda Güvenliği” başlıklı bir podcast hazırlayarak bu soruna dikkat çektiler. Öğrenciler çalışmalarında iklim değişikliğinin yalnızca doğayı değil, sofraları ve insan sağlığını da nasıl etkilediğini ele aldı. Yayın kapsamında bir ziraat mühendisi iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerini, bir gıda mühendisi gıdanın üretiminden soframıza gelene kadar uzanan süreçte yaşanan değişimleri, bir çocuk doktoru ise gıda güvenliğinin çocuk sağlığı üzerindeki etkilerini ve sonuçlarını değerlendirdi. Böylece konu, topraktan sofraya uzanan bütüncül bir perspektifle ele alındı. Devamında da öğrenciler bu soruna yönelik çözüm önerilerini oluşturup, paylaştılar. Uzmanlara göre çevre sorunlarına; araştıran, sorgulayan ve çözüm arayan bireyler olarak yaklaşan gençlerin hazırladığı içerikler çevrelerini olumlu yönde etkiliyor Bu çalışma ile gençler çevre sorunlarına pasif izleyici olarak değil; araştıran, sorgulayan ve çözüm arayan bireyler olarak yaklaşmayı hedeflediler. Yayın hazırlığı sırasında öğrencilere rehberlik eden öğretmenler; gençlerin kendi geleceklerini doğrudan ilgilendiren bir konuda inisiyatif almaları ve sorumluluk üstlenmelerinin, çevresel farkındalığın somut bir yansıması olduğunu belirtti. Uzmanlara göre gençlerin erken yaşta çevresel bilinç geliştirmesi, sürdürülebilir davranış alışkanlıklarının yaygınlaşmasında belirleyici rol oynuyor. Gençlerin ürettiği içerikler yalnızca akranlarını değil, ailelerini ve daha geniş toplumsal çevreyi de olumlu yönde etkileyebiliyor. “Değişim bugün başlarsa etkili olur, biz çözümün bir parçası olmayı seçtik” İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Özel Dr. Natuk Birkan Ortaokulu öğrencileri, hazırladıkları podcast ile iklim krizine karşı seslerini yükselttiklerini ifade ettiler. Öğrenciler, iklim krizine karşı değişimin küçük ama kararlı adımlarla başlayacağını belirterek mevsiminde ürün tercih etmek, israfı azaltmak ve su ile enerjiyi dikkatli kullanmak gibi alışkanlıkların geleceği korumada önemli olduğunu vurguladı. Geleceğin yalnızca konuşulan bir kavram olmadığını, doğrudan kendi yaşamlarını şekillendirdiğini vurgulayan öğrenciler, bu nedenle sorumluluğu başkalarına bırakmak yerine çözümün parçası olmayı seçtiklerini belirttiler. Öğrenciler, değişimin yarın değil bugünden başlaması gerektiğini ve bu yayın ile çevrelerini bilgilendirmek ve çözüm önerilerini iletmek istediklerini ifade ettiler. İsteyen herkes öğrencilerin hazırladığı podcast’e İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları resmi podcast hesabından ulaşılabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Humanis, Psikiyatri Tedavi Alanına Güçlü Bir Adım Attı Haber

Humanis, Psikiyatri Tedavi Alanına Güçlü Bir Adım Attı

AstraZeneca ile yapılan anlaşma kapsamında, merkezi sinir sistemi hastalıklarının tedavisinde uzun yıllardır kullanılan ve etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış bir ürünün ruhsatı ve marka hakları Liva İlaç Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (bir Saya Holding şirketi olup HUMANIS SAĞLIK A.Ş. ile aynı şirketler grubunda yer almaktadır.) tarafından devralındı. Humanis, bu devralmayla birlikte psikiyatrik hastalıklar gibi yüksek ihtiyaca sahip bir tedavi alanına ilk adımını atmış oldu. Bu adım Humanis’in uzun vadeli vizyonunun ve hasta odaklı yaklaşımının güçlü bir yansıması niteliğinde. Humanis, yalnızca portföyünü genişletmekle kalmayarak, aynı zamanda hastalar için erişimi yüksek ve etkinliği güçlü bir tedavi seçeneğini daha ürün gamına dahil etti. Böylece AstraZeneca portföyünde yer alan bu ürün, Humanis çatısı altında hastaların erişimine sunulmaya devam edecek. Söz konusu ürün hali hazırda Humanis’in Çerkezköy’ deki tesislerinde, uluslararası kalite standartlarında 2017 yılından beri üretiliyor. Ruhsat ve marka haklarının devrini takiben Humanis ürünü aynı yüksek kalite, güvenilirlik ve etkinlikte üretmeye devam edecek. Bununla birlikte Humanis; ürünün dağıtımını, tanıtımını ve tüm ticari süreçlerini yürütecek olup kesintisiz tedarik ve yüksek kalite güvencesi ile psikiyatri alanında da Türk tıbbına hizmet edecek. Humanis Ticari Operasyonlar Genel Müdürü Dr. Yalçın Yaşin, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Humanis olarak, hasta odaklı yaklaşımımızı tüm faaliyet alanlarımızda temel öncelik olarak görüyoruz. Bu kapsamda ilacın mevcut ruhsatı çerçevesinde Türkiye’deki temsil ve tedarik sürecinin şirketimiz tarafından üstlenilmesi hem tedaviye erişimin sürekliliği hem de güvenli kullanımın devamlılığı açısından önemli bir adımdır. Genişleyen tedavi alanlarımızla birlikte, insan sağlığına uzun vadeli katkı sağlayacak sürdürülebilir çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.” İnsan odaklı sağlık felsefesi yolunda yeni bir adım Humanis, ‘İnsan Odaklı Sağlık’ anlayışını şirket kültürünün merkezine alarak sürdürülebilir ve hedef odaklı gelişimi önceliklendiriyor. Gerçekleştirilen ruhsat ve marka hakları devri de bu yaklaşımın somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Psikiyatri alanında kullanılan bu ilacın erişimi, Humanis’in mevcut ruhsat çerçevesinde yürüttüğü temsil ve tedarik sorumluluğu ile kesintisiz devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026’da İnsan-Makine İş Birliği Derinleşecek Haber

2026’da İnsan-Makine İş Birliği Derinleşecek

Geride bıraktığımız yıl, yapay zekânın sadece görevleri otomatikleştiren bir araç olmaktan çıkıp, insan yeteneklerini artıran, karar alma süreçlerine aktif olarak katılan ve kurumsal stratejileri şekillendiren bir unsur haline geldiğine tanıklık ettik. Araştırmalar, 2025'te küresel yapay zekâ harcamalarının 1,5 trilyon dolara ulaştığını ve şirketlerin %88'inin en az bir iş fonksiyonunda yapay zekâ kullandığını gösteriyor. 2025’in Üç Ana Trendi Bu dönemde öne çıkan üç ana trend şunlar oldu: 1. Otonom Ajanların Yükselişi: Fiyat optimizasyonundan müşteri ilişkileri yönetimine kadar birçok kritik görevi üstlenen otonom ajanlar, verimlilikte %3 ila %5 arasında bir artış sağladı ve iş dünyasında %10'a varan bir büyüme potansiyeli yarattı. Gartner'a göre, 2028 yılına kadar günlük iş kararlarının %15'inin ve kurumsal yazılım uygulamalarının %33'ünün otonom ajanlar tarafından yönetilmesi bekleniyor. 2. Operasyonel Entegrasyon: Yapay zekâ pazarlama ve satıştan tedarik zincirine kadar ana iş operasyonlarının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Özellikle müşteri hizmetleri, kişiselleştirilmiş pazarlama ve BT yönetimi gibi alanlarda yapay zekâ kullanımı yaygınlaştı. Agentic AI sayesinde müşteri hizmetleri işlem sürelerinde %80'e varan düşüşler sağlanırken, Fortune 250 şirketleri kampanya geliştirme ve yürütme hızlarını 15 kata kadar artırdı. 3. Sorumlu ve Etik Kullanım: Teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte veri yönetişimi, şeffaflık ve hesap verebilirlik konuları öncelik kazandı. Sektör, insan odaklı ve güvenilir sistemler inşa etme yönünde güçlü bir irade ortaya koydu. 2026 Beklentileri: Ölçeklenme, Süper Bilgi İşlem ve Stratejik İş Birliği Cerebrum Tech'in analizlerine göre 2026, yapay zekânın daha da ölçeklenerek iş dünyasının temel bir altyapısı haline geleceği bir yıl olacak. Bu yıl öne çıkması beklenen başlıca trendler şunlardır: Süper Bilgi İşlem Platformları: CPU, GPU ve özel yapay zekâ çiplerini birleştiren hibrit işlem mimarileri, büyük veri analizi ve kompleks yapay zekâ modelleri için yeni performans standartları belirleyecek. Yapay Zekâ Odaklı Yazılım Geliştirme: Yazılımlar, temelden itibaren yapay zekâ yetenekleriyle donatılacak. Bu sayede daha küçük ve çevik ekipler, çok daha karmaşık uygulamaları rekor sürelerde geliştirebilecek. Dijital Ekip Arkadaşları Olarak Yapay Zekâ Ajanları: Otonom ajanlar, çok adımlı süreçleri kendi başlarına yürüterek çalışanları rutin görevlerden kurtaracak ve onları daha stratejik alanlara yönlendirecek. Stratejik İnsan-Yapay Zekâ İş Birliği: Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, insanın rolü kritik olmaya devam edecek. İnsan gözetimi, yönetişim ve bağlamsal muhakeme, yapay zekânın başarısı için kilit faktörler olmayı sürdürecek. Yapay Zekâ Okuryazarlığı: 2025'te yapay zekâ araçlarını kullanma becerisi aranan iş ilanlarında yedi kat artış görüldü. 2026'da bu yetkinlik, tüm çalışanlar için temel bir gereklilik haline gelecek. “Teknolojiyi İnsan İçin, İnsanla Birlikte Geliştiriyoruz” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Cerebrum Tech CEO’su Mustafa Furkan Örs, yapay zekânın geleceğinde insan faktörünün altını çizdi: "2025, yapay zekânın kurumlar için deneysel bir teknoloji olmaktan çıkıp, operasyonel ve ölçülebilir çıktılar üreten bir teknolojiye dönüştüğü bir yıl oldu. Cerebrum Tech olarak geliştirdiğimiz Cere Insight ve Cere LLM gibi ürünlerle, müşterilerimizin karmaşık iş akışlarını otomatize ederken insanı daima sürecin merkezinde tutmalarını sağlıyoruz. 2026’da odağımız; gerçek iş süreçlerine entegre edilebilen, kurumsal ölçekte güvenle kullanılabilen ve insanların verimliliğini artırabilecek yapay zekâ ürünleri geliştirmek olacak. Önümüzdeki dönemde zekâ ile empatiyi bir araya getiren çözümlerimizle yeni fikirlere ve daha derin iş birliklerine imza atacağımız için heyecanlıyız." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

'2025, Turizmde AI Uyumu İle Dijital Dönüşümün Hızlandığı Bir Yıl Oldu' Haber

'2025, Turizmde AI Uyumu İle Dijital Dönüşümün Hızlandığı Bir Yıl Oldu'

Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç marka olarak teknoloji yatırımları, mobil uygulama stratejisi ve AI destekli insan kaynağı modelleriyle 2025’te sektörün dönüşümüne liderlik ettiklerini vurgularken; Tatilsepeti İnsan Kaynakları Direktörü Murat Vardar ise yalnızca bu yıl içinde 57 dijital projeyi hayata geçirdiklerini kaydetti. Hilton İstanbul’da 110 ülkeden 15 bini aşkın profesyoneli bir araya getiren Uzakrota zirvesinden Tatilsepeti’ne bir de ödül geldi. Tatilsepeti Pazarlama Direktörü Canan Demir; markayı liderliğe taşıyan çalışmalarıyla turizmin önde gelen kadın yöneticilerinin seçildiği ‘’Women in Travel’’ ödülüne değer görüldü. Sedat Kılıç: “Tatilsepeti yalnızca bir pazaryeri değil, deneyim sunan bir platforma dönüşüyor” Hilton İstanbul’da gerçekleştirilen seyahat zirvesi Uzakrota’da düzenlenen “Zor Geçen Yılın Ardından İç ve Dış Turizm” oturumunda konuşan Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, 2025’in turizm açısından güçlü bir başlangıç yaptığını ancak doğal ve çevresel gelişmelerin sektörü dönemsel olarak etkilediğini söyledi. Tatilsepeti’nin yalnızca bir pazaryeri değil, aynı zamanda kullanıcıya deneyim sunan bir yapıya dönüştüğüne de dikkat çeken Sedat Kılıç, tüketicinin değişen taleplerini titizlikle inceleyerek deneyim uygulamasını güçlendirdiklerini, vize süreçleri ve destinasyon bilinmezliklerini azaltmak için yoğun bilgilendirici içerik ürettiklerini, “satış değil bilgi veren” bir strateji izlediklerini ifade etti. Güvenli, önceden planlanmış tur içeriklerine yönelimin ve rehber eşliğinde, planlı seyahatin öneminin arttığını kaydeden Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, yeni jenerasyonun dijital uygulamalarla deneyim odaklı küçük otelleri tercih ettiğini, yapay zeka kaynaklı trafiğin ilk kez anlamlı şekilde satışa dönüşmeye başladığını söyledi. 2025’te turizm sektöründe yapay zeka ile uyumlu dijitalleşmenin hızlandığını ve ilk kez dikkat çekici sonuçlar aldıklarını belirten Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, ‘’Turizm eskiden yavaş hareket eden bir sektördü. Ben turizm kökenli değilim, teknoloji kökenliyim; bu yıl gözlemledim ve turizmin dijitalleşmeye daha hızlı adapte olmaya başladığını gördüm, çünkü tüketici çok hızlı şekilde gelişiyor’’ dedi. Mobil uygulama turizmin geleceği olacak Dünya genelinde mobil uygulama üzerinden yapılan satışların yüzde 30 seviyelerine çıktığını belirten Kılıç, Türkiye’de bu oranların henüz istenen noktada olmadığını aktardı. Tatilsepeti’nde mobil satışlarda hedeflerinin yüzde 30 ve üzerine çıkmak olduğunu; özellikle resort otellerde gelecekte yüzde 50–60 seviyelerinin mümkün olduğunu öngördüğünü kaydetti. Kılıç; “Mobil uygulama kullanıcıyı markaya bağlıyor; pazarlama maliyetlerini düşürüyor ve çapraz satış fırsatlarını artırıyor. 2026’nın ilk çeyreğinde uygulamamızda büyük yenilikler olacak” dedi. Murat Vardar: “Yapay zekâ ile 400 kişilik ekibimize 400 dijital çalışma arkadaşı ekliyoruz” Uzakrota Seyahat Zirvesi’nde “İnsan x Teknoloji: Turizmde İşgücü Dönüşümü ve Dijitalleşmenin 2025 Etkisi” başlıklı oturumda konuşan Tatilsepeti İnsan Kaynakları Direktörü Murat Vardar ise 2025’in en büyük etkisinin insan kaynağı tarafında yaşandığını vurguladı. Türkiye’nin 2004 yılında kurulan ilk dijital tatil platformu olan Tatilsepeti’nin, yalnızca bu yıl 57 dijital projeyi hayata geçirdiğini belirten Vardar, yapay zekâ uyumunun tüm organizasyon yapısını dönüştürdüğünü söyledi: “2025, insan kaynağı yetkinliklerinin yeniden tanımlandığı bir yıl oldu. 400 kişilik ekibimize ek olarak 400 yapay zekâ çalışma arkadaşı konumlandırıyoruz. Bu da toplam kapasitemizi iki katına çıkarıyor, 800 kişiye dönüşüyoruz.” Vardar, özellikle İK biriminde başlayan yapay zekâ destekli çalışma modellerinin pilot uygulamalarla test edildiğini belirtti. Tatilsepeti’nde 14 kişilik İK ekibi 4 yapay zekâ agent ile birlikte çalıştıklarını; bu modelin işe alımdan bordroya, eğitim süreçlerinden veri yönetimine kadar tüm operasyonlarda verimliliği artıracağını kaydederek “Kısa vadede en kritik yetkinlik, ‘AI ile birlikte çalışabilme’ olacak. İnsan karar verecek, yapay zekâ uygulayacak. Bu da bize büyük verimlilik sağlayacak” dedi. Canan Demir’e Uzakrota’dan ‘’Women in Travel’’ ödülü Hilton İstanbul’da 110 ülkeden 15 bini aşkın profesyoneli bir araya getiren Uzakrota zirvesinden Tatilsepeti’ne bir de ödül geldi. Turizmde yükselen kadın liderliğine dikkat çekmek amacıyla; 50 üst yönetici kadına ödül verildi. Tatilsepeti Pazarlama Direktörü Canan Demir; markayı liderliğe taşıyan çalışmalarıyla turizmin önde gelen kadın yöneticilerinin seçildiği ‘’Women in Travel’’ ödülüne değer görüldü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.