Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Insan Odaklı

Kapsül Haber Ajansı - Insan Odaklı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Insan Odaklı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Volvo Cars’tan Devrim: Google Gemini Tüm Modellerde Kullanıma Sunuluyor Haber

Volvo Cars’tan Devrim: Google Gemini Tüm Modellerde Kullanıma Sunuluyor

Volvo Cars, otomotiv dünyasında önemli bir adım atarak Google Gemini yapay zeka asistanını araçlarına entegre etmeye başladı. Google ile yapılan iş birliği kapsamında geliştirilen bu yenilik, sürücülerin araçlarıyla kurduğu etkileşimi tamamen değiştirmeyi hedefliyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre, 2020 model ve sonrası Volvo araçlar, kablosuz güncellemeler (OTA) sayesinde Gemini teknolojisini kullanmaya başlayacak. Uygulamanın ilk etapta ABD’de devreye alınacağı, ardından diğer pazarlara yayılacağı bildirildi. Araçlarla İletişimde Yeni Dönem Google Gemini, geleneksel sesli komut sistemlerinden farklı olarak daha gelişmiş bir yapay zeka deneyimi sunuyor. Sürücüler artık araçlarıyla doğal konuşma diliyle iletişim kurabilecek. Yeni sistem sayesinde kullanıcılar: Seyahat planları oluşturabilecek Yol üzerindeki en iyi durakları bulabilecek Mesajlarını özetleyip farklı dillerde gönderebilecek Müzik ve medya içeriklerini ruh haline göre yönetebilecek Bu özellikler, sürüş sırasında dikkat dağınıklığını azaltırken konforu artırmayı amaçlıyor. Seyahat ve Günlük Kullanım Daha Akıllı Hale Geliyor Gemini, özellikle uzun yolculuklarda sürücülere büyük kolaylık sağlıyor. Örneğin kullanıcılar: “Aile dostu bir tatil öner” “Yol üzerinde en iyi kahve nerede?” gibi sorular sorarak anlık öneriler alabiliyor. Ayrıca Google Maps entegrasyonu sayesinde en uygun rota ve durak seçenekleri hızlıca sunuluyor. Volvo ve Google İş Birliği Güçleniyor Volvo Cars, 2025 yılında Google tarafından araç içi teknolojilerin geliştirilmesinde stratejik ortak olarak seçilmişti. Bu iş birliği sayesinde Volvo, yeni nesil teknolojilerin gerçek kullanım senaryolarında test edilmesinde önemli rol oynuyor. Volvo Cars Global Yazılım Mühendisliği Başkanı Alwin Bakkenes, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Amacımız insan odaklı teknoloji geliştirmek. Google Gemini ile sürüş deneyimini daha doğal ve güvenli hale getiriyoruz” dedi. Google Android for Cars Başkan Yardımcısı Patrick Brady ise, bu teknolojinin sürücüler için daha az karmaşıklık ve daha fazla güvenlik anlamına geldiğini vurguladı. Milyonlarca Araç Güncellemeyle Yenileniyor Volvo, kablosuz güncellemeler sayesinde mevcut araç filosuna da yeni özellikler kazandırmaya devam ediyor. Mart 2026’da gerçekleştirilen büyük çaplı infotainment güncellemesi, dünya genelinde milyonlarca kullanıcıya ulaşmıştı. Google Gemini entegrasyonunun da benzer şekilde geniş bir kullanıcı kitlesine yayılması bekleniyor. Hangi Modellerde Kullanılacak? Google Gemini, aşağıdaki Volvo modellerinde aktif hale getirilecek: C40, EC40, EX40, XC40, S60, V60, XC60, V90, S90, XC90, EX90, EX30 ve diğer Google entegre sistemli modeller. Kullanım Şartları ve Detaylar İlk aşamada ABD’de aktif olacak Google hesabı ve internet bağlantısı gerekecek Özellikler ülkeye göre değişiklik gösterebilir Bazı uygulamalar için ek kurulum gerekebilir Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Katılım Emeklilik, Türkiye’nin En İyi İşverenleri Arasında Haber

Katılım Emeklilik, Türkiye’nin En İyi İşverenleri Arasında

Şubat 2026 – Şubat 2027 döneminde Great Place to Work® sertifikasını taşımaya hak kazanan şirket, aynı zamanda Türkiye'nin En İyi İşverenleri Listesi'nde ilk 10 arasına girerek güçlü kurum kültürünü uluslararası arenada bir kez daha tescilledi. Çalışan memnuniyeti, güven ve kurumsal bağlılık alanlarında uluslararası standartlarda gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirmeler sonucunda elde edilen bu başarı, Katılım Emeklilik'in insan odaklı yönetim anlayışının ve çalışanına verdiği değerin tescillenmiş somut bir göstergesi oldu. Çalışan deneyimi büyümenin merkezinde Great Place to Work® Türkiye Benchmark Araştırması kapsamında Katılım Emeklilik bünyesinde yaklaşık 300 çalışanın anonim olarak katıldığı anket sonuçlarına göre, çalışanların %89’u kurumlarını “harika” bir çalışma yeri olarak tanımladı. Çalışan deneyimini merkeze alan uygulamalar, kapsayıcı kurum kültürü ve sürekli gelişimi destekleyen yaklaşım, Katılım Emeklilik’i sektöründe öne çıkaran unsurlar arasında yer aldı. Şirket, çalışanlarının kendini değerli hissettiği, gelişim fırsatlarına erişebildiği ve ortak bir amaç etrafında buluştuğu bir çalışma ortamı oluşturma vizyonuyla çalışmalarını sürdürüyor. Güçlü kültür ve kapsayıcı yapı Katılım Emeklilik’in Great Place to Work® anket sonucunda şeffaf yönetim anlayışı ve adil yan haklar öne çıkan başlıca unsurlar arasında yer aldı. Kadın istihdamı ve dengeli temsil, hibrit çalışma modelinin sağladığı esneklik ve farklı şehirlerdeki ekiplerin süreçlere aktif katılımı da çalışan bağlılığını güçlendiren faktörler arasında yer alıyor. İnsan Kaynakları ve Strateji Direktörü Aykut Sevim, bağımsız bir değerlendirme ile elde edilen bu uluslararası başarının önemine dikkat çekerek; “Çalışma arkadaşlarımızın hem bugünkü deneyimini hem de kariyer gelişimlerini önceliklendiriyoruz. Aldığımız sertifika, işveren markamızı güçlendirme yolundaki kararlılığımızın somut bir göstergesi. Kapsayıcı ve gelişimi destekleyen uygulamalarımızı yaygınlaştırarak sürdürülebilir bir çalışma kültürü inşa etmeye devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu. Katılım Emeklilik, kuruluşundan bu yana çalışan haklarını ön planda tutan yaklaşımıyla şekillendirdiği kurum kültürünü; yüksek aidiyet ve memnuniyet düzeyiyle uluslararası ölçekte bir kez daha kanıtladı. Great Place to Work® Sertifikası ise şirketin kurumsal kimliği ve işveren markası açısından güçlü bir referans noktası olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mars Logistics, 2025’i Büyük Ölçekli Yatırımlar ve 633,9 Milyon Euro Ciro ile Kapattı Haber

Mars Logistics, 2025’i Büyük Ölçekli Yatırımlar ve 633,9 Milyon Euro Ciro ile Kapattı

Mars Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Garip Sahillioğlu, 2025 yılı performansına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2025 yılı, Mars Logistics için yalnızca büyüme rakamlarıyla değil, aynı zamanda geleceğe yaptığımız stratejik yatırımlarla öne çıkan bir yıl oldu. Operasyonel gücümüzü artırırken sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve insan odaklı dönüşüm alanlarında attığımız adımlarla sektörümüzde fark yaratmaya devam ettik. Bu yaklaşımımızla önümüzdeki dönemde de istikrarlı büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz.” Operasyonel Gücü Artıran Yatırımlar Mars Logistics, 2025 yılı boyunca gerçekleştirdiği yüksek hacimli araç ve ekipman yatırımlarıyla operasyonel kapasitesini önemli ölçüde artırdı. Şirket, filosuna kattığı 308 adet çekici ve 850 treyler ile hem yurtiçi hem de uluslararası taşımacılık operasyonlarında verimlilik ve esneklik sağladı. Bu yatırımlar, Mars Logistics’in büyüyen müşteri portföyü ve iş hacmine daha hızlı yanıt verebilmesini sağlarken, aynı zamanda uzun vadeli stratejik iş birliklerini de güçlendirdi. Sahillioğlu, konuya ilişkin olarak: “Filo yatırımlarımızı yalnızca kapasite artışı olarak değil, hizmet kalitemizi ve operasyonel esnekliğimizi ileriye taşıyan stratejik bir kaldıraç olarak görüyoruz. Güçlü iş ortaklıklarımızla birlikte müşterilerimize daha rekabetçi ve sürdürülebilir çözümler sunuyoruz.” dedi. Avrupa’da Büyüme Sürüyor Şirket, Avrupa’daki yapılanmasını güçlendirme hedefi doğrultusunda İspanya’daki varlığını genişleterek Tarragona’da yeni bir şube açtı. Bu yatırım, Mars Logistics’in Avrupa içi taşımacılık operasyonlarında koordinasyonu artırırken, bölgesel uzmanlık gerektiren taşımalara daha etkin çözümler sunmasını sağladı. Sahillioğlu, Avrupa yapılanmasına ilişkin olarak: “Avrupa, büyüme stratejimizin en önemli odak noktalarından biri. Yerinde yapılanma modelimiz sayesinde müşterilerimize daha hızlı, daha entegre ve daha katma değerli hizmetler sunuyoruz.” açıklamasında bulundu. Depo Yatırımları Devam Ediyor Türkiye genelinde gerçekleştirdiği depo yatırımlarıyla da dikkat çeken, Bursa’da İzinli Gönderici Yetkili depo ve Erzurum, Trabzon ve Van’da açtığı yeni lojistik merkezleri ile şirket, hem ihracat süreçlerini hızlandırdı hem de bölgesel dağıtım kabiliyetini güçlendirdi. Bu yatırımlar, Mars Logistics’in müşterilerine sunduğu uçtan uca lojistik çözümleri daha entegre ve verimli hale getirirken, aynı zamanda operasyonel hız ve esneklik avantajı sağladı. “Sürdürülebilirlik, sektörün geleceğini belirleyen temel bir gereklilik” Intermodal çözümlerini sürekli geliştiren ve genişleten Mars Logistics, haftalık yüksek frekanslı tren seferleriyle hem operasyonel verimlilik hem de düşük karbon ayak izi avantajı sağladı. “Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, sektörün geleceğini belirleyen temel bir gereklilik” diyen Sahillioğlu, “Demiryolu ve intermodal yatırımlarımızla hem olumsuz çevresel etkilerimizi azaltıyor hem de müşterilerimize daha verimli ve güvenilir çözümler sunuyoruz” diyerek, yeşil lojistik çalışmalarından bahsetti. Sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını 2025 yılında daha da ileri taşıyan, enerji verimliliği, sıfır atık uygulamaları, yağmur suyu geri kazanımı ve dijitalleşme projeleriyle karbon ayak izini azaltan Mars Logistics, “Dünyaya Değer” yaklaşımıyla sektörde örnek uygulamalara imza attı. I-REC sertifikasyon kapsamını genişleterek yenilenebilir enerji kullanımını artıran ve karbon ayak izini azaltma yönündeki kararlılığını sürdüren Mars Logistics, her sene yayınlanan Türkiye’nin yeşil izlenebilirlik raporu Sürdürülebilir 500 Şirket (S-500) listesinde bu sene de yerini korudu. Çeşitlilik, Eşitlik, Kapsayıcılık Manifestosu Yayınlandı “Başarının temelinde güçlü bir kurum kültürü ve mutlu çalışanlar yer alıyor. Farklılıkların değer yarattığı bir çalışma ortamı oluşturarak sürdürülebilir başarının önünü açıyoruz” diyen Sahillioğlu, 2025 yılında yayımladığı Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Manifestosu ile insan odaklı kurumsal yaklaşımını daha da güçlendirdiklerini belirterek, kapsayıcı bir iş ortamı oluşturmayı stratejik öncelik olarak gördüklerini belirtti. İkinci Kez Hizmet İhracatı Şampiyonu Mars Logistics, hizmet ihracatındaki başarısını 2025 yılında da sürdürerek, Hizmet İhracatçıları Birliği’nin düzenlediği “Hizmet İhracatının Şampiyonları Ödülleri”nde Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri kategorisinde bu sene ikinci kez şampiyon oldu. Firmaların ülkeye kazandırdıkları döviz tutarına göre belirlenen sıralamadaki başarı, Mars Logistics’in global pazarlardaki güçlü konumunu pekiştirdi. Yatırımlar Devam Edecek 2026 yılına 70 milyon Euro’yu aşan yatırım programı ile girdiklerini söyleyen Sahillioğlu, yeni tren hatları, artan filo kapasitesi ve genişleyen depo ağı ile entegre lojistik çözümlerini daha da ileri taşımayı planladıklarını belirtti ve sözlerini şu şekilde tamamladı: “Mars Logistics olarak hedefimiz; teknolojiyi, sürdürülebilirliği ve insan odaklı yaklaşımı merkeze alarak lojistik sektörünün geleceğini şekillendiren global bir oyuncu olmaktır. Bugüne kadar elde ettiğimiz başarıyı daha ileriye taşımaya kararlıyız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TP Türkiye, Yapay Zeka Yönetim Sistemi Sertifikasını Alan Sektöründeki İlk Şirket Oldu Haber

TP Türkiye, Yapay Zeka Yönetim Sistemi Sertifikasını Alan Sektöründeki İlk Şirket Oldu

Bu sertifikanın kazanılmasında önemli rol oynayan TP.ai FAB (Foundational AI Backbone), TP’nin stratejik yol haritası Future Forward’ın merkezinde yer alıyor. Yapay zekâ, insan uzmanlığı ve süreç mükemmeliyetini entegre bir orkestrasyon yapısında buluşturan platform, iş dünyasının geleceğine yön veriyor. Platformun üç katmanlı mimarisi; işletmelere çeviklik, güvenlik sağlayan esneklik, ölçeklenebilir ve son derece güçlü bir teknoloji altyapısı sunuyor. En üstteki Hazır Çözümler Katmanı, şirketlerin hızlı ve etkin bir şekilde devreye alabileceği AI çözümlerini içeriyor. Orkestrasyon Katmanı, insan becerilerini, yapay zekayı ve operasyonel süreçleri kusursuz bir uyum içinde bir araya getirerek yüksek verimlilik sağlıyor. Temel Katman ise tüm bu yapının üzerinde yükseldiği güvenli, sağlam ve ölçeklenebilir teknolojik bir temel oluşturuyor. Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan TP Türkiye ve Azerbaycan CEO’su Tülay Doğrular, “TP Türkiye olarak ISO 42001 sertifikasını alan dünyanın ilk BPO’su olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Bizim için yapay zekâ yalnızca bir teknoloji yatırımı değil; güveni, kaliteyi ve insan deneyimini yeniden tanımlayan stratejik bir dönüşüm alanı. Bu sertifikasyon, yapay zekâyı şeffaf, denetlenebilir ve sürekli geliştirilen bir yönetim sistemi çerçevesinde ele aldığımızı ortaya koyuyor. Bugün satıştan müşteri hizmetlerine, arka ofis süreçlerinden çok dilli operasyonlara kadar geniş bir alanda yapay zekâ ve ileri analitik çözümlerimizle somut sonuçlar üretiyoruz. Elde ettiğimiz çıktılar, yapay zekânın gerçek değerinin yalnızca hız ve verimlilikte değil; güven, şeffaflık ve insan odaklı tasarım ile birlikte ortaya çıktığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de ileri teknolojiyi insan empatisiyle harmanlayan yaklaşımımızla sürdürülebilir değer yaratmaya devam edeceğiz.” dedi. ISO/IEC 42001, yapay zekâ teknolojilerinin güvenilir, sorumlu ve kontrollü bir şekilde geliştirilmesi, uygulanması ve yönetilmesi için oluşturulmuş ilk uluslararası yapay zekâ yönetim sistemi standardıdır. Her sektörden ve her ölçekte kuruluşa uygulanabilen bu standart; şirketlerin yapay zekâ kullanımında şeffaflık, hesap verebilirlik, adillik, ayrımcılığın önlenmesi, gizliliğe saygı ve insan refahının korunması gibi temel etik ilkeleri esas almasını sağlıyor. Aynı zamanda yapay zekâya bağlı risklerin belirlenmesi, azaltılması ve ilgili yasal düzenlemelere uyumun desteklenmesi için bir çerçeve sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TP, ISO 42001 “Yapay Zekâ Yönetim Sistemi” Sertifikasını Alan Dünyadaki İlk BPO Oldu Haber

TP, ISO 42001 “Yapay Zekâ Yönetim Sistemi” Sertifikasını Alan Dünyadaki İlk BPO Oldu

Sektöründe ilk kez TP’nin aldığı bu sertifikasyon, şirketin yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil; uçtan uca yönetilen, denetlenen ve sürekli iyileştirilen bir “yönetişim” alanı olarak ele aldığını uluslararası düzeyde tescillemiş oldu. Bu sertifikanın kazanılmasında önemli rol oynayan TP.ai FAB (Foundational AI Backbone), TP’nin stratejik yol haritası Future Forward’ın merkezinde yer alıyor. Yapay zekâ, insan uzmanlığı ve süreç mükemmeliyetini entegre bir orkestrasyon yapısında buluşturan platform, iş dünyasının geleceğine yön veriyor. Platformun üç katmanlı mimarisi; işletmelere çeviklik, güvenlik sağlayan esneklik, ölçeklenebilir ve son derece güçlü bir teknoloji altyapısı sunuyor. En üstteki Hazır Çözümler Katmanı, şirketlerin hızlı ve etkin bir şekilde devreye alabileceği AI çözümlerini içeriyor. Orkestrasyon Katmanı, insan becerilerini, yapay zekayı ve operasyonel süreçleri kusursuz bir uyum içinde bir araya getirerek yüksek verimlilik sağlıyor. Temel Katman ise tüm bu yapının üzerinde yükseldiği güvenli, sağlam ve ölçeklenebilir teknolojik bir temel oluşturuyor. Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan TP Türkiye ve Azerbaycan CEO’su Tülay Doğrular, “TP Türkiye olarak ISO 42001 sertifikasını alan dünyanın ilk BPO’su olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Bizim için yapay zekâ yalnızca bir teknoloji yatırımı değil; güveni, kaliteyi ve insan deneyimini yeniden tanımlayan stratejik bir dönüşüm alanı. Bu sertifikasyon, yapay zekâyı şeffaf, denetlenebilir ve sürekli geliştirilen bir yönetim sistemi çerçevesinde ele aldığımızı ortaya koyuyor. Bugün satıştan müşteri hizmetlerine, arka ofis süreçlerinden çok dilli operasyonlara kadar geniş bir alanda yapay zekâ ve ileri analitik çözümlerimizle somut sonuçlar üretiyoruz. Elde ettiğimiz çıktılar, yapay zekânın gerçek değerinin yalnızca hız ve verimlilikte değil; güven, şeffaflık ve insan odaklı tasarım ile birlikte ortaya çıktığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de ileri teknolojiyi insan empatisiyle harmanlayan yaklaşımımızla sürdürülebilir değer yaratmaya devam edeceğiz.” dedi. ISO/IEC 42001, yapay zekâ teknolojilerinin güvenilir, sorumlu ve kontrollü bir şekilde geliştirilmesi, uygulanması ve yönetilmesi için oluşturulmuş ilk uluslararası yapay zekâ yönetim sistemi standardıdır. Her sektörden ve her ölçekte kuruluşa uygulanabilen bu standart; şirketlerin yapay zekâ kullanımında şeffaflık, hesap verebilirlik, adillik, ayrımcılığın önlenmesi, gizliliğe saygı ve insan refahının korunması gibi temel etik ilkeleri esas almasını sağlıyor. Aynı zamanda yapay zekâya bağlı risklerin belirlenmesi, azaltılması ve ilgili yasal düzenlemelere uyumun desteklenmesi için bir çerçeve sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Divan Grubu 70 Yıllık Zamansız Mirasıyla Geleceğe Yön Veriyor Haber

Divan Grubu 70 Yıllık Zamansız Mirasıyla Geleceğe Yön Veriyor

Zamansız mirası üzerine inşa edilen bu yolculuk, Divan’ın ikonik ve güven veren marka duruşunu güçlü bir vizyonla buluşturuyor. Kurulduğu günden bu yana kalite, özen ve süreklilik ilkeleriyle şekillenen bu yaklaşım; Divan için yalnızca geçmişe referans veren bir anlatı değil, uzun vadeli değer üretme kararlılığının doğal bir sonucu olarak konumlanıyor. 70 yıllık deneyim, markanın bugün güvenilir konumunu pekiştirirken, geleceğe yönelik stratejik adımlarına da yön veriyor. Divan Grubu Genel Müdürü Ziya Alper Önder, Divan’ın 70 yıllık yolculuğunu şu sözlerle özetliyor: “Divan, 70 yıldır zamansız bir duruşu çağın ruhuyla buluşturan bir marka olmayı sürdürüyor” Divan’ın hikâyesi yalnızca otelcilikle değil; Türkiye’nin gastronomi kültüründe iz bırakan restoranları ve kuşaklar boyunca hafızalarda yer eden Divan Pastaneleri ile de şekillendi. Geleneksel lezzetleri modern bir yorumla sunan restoranları ve zarafetiyle özdeşleşen pastane kültürü, markanın şehir yaşamındaki yerini güçlendiren önemli kilometre taşları arasında yer alıyor. Bu anlayış doğrultusunda Divan Grubu, 70’inci yılında iki özel projeyle yolculuğunu yeni bir faza taşıyor. İstanbul’un kültürel dokusunda önemli bir yere sahip Akaretler’de açılacak House of Divan, sanat, tasarım ve gastronominin bir araya geldiği yaşayan bir buluşma alanı olarak kurgulanıyor. Antalya’da yeniden hayat bulan Talya Otel ise, şehir tarihinde özel bir yere sahip bu ikonik yapıyı zamansız bir yaklaşımla yeniden ele alarak 10 yıl sonra misafirleriyle buluşturuyor. Zamansız estetik, ikonik mimari ve özenli detaylarla şekillenen bu projeler; Divan’ın bulunduğu lokasyonların ruhuna saygı duyan ve kalıcı değer üretmeyi merkeze alan yaklaşımını yansıtıyor. Divan Grubu, 70 yıllık kurumsal birikimini; sürdürülebilirlik, insan odaklı yaklaşım ve etik değerler çerçevesinde, geleceğe yön veren bütüncül bir sorumluluk alanı olarak ele alıyor. Bu vizyon, Divan’ın zamansız mirasını çağdaş bir bakışla yorumlayarak Türk turizmi ve gastronomisindeki öncü rolünü güçlendirmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Finans Katılım Bankası 2025 Yılında Ülke Ekonomisine 288 Milyar TL’lik Destek Sağladı Haber

Türkiye Finans Katılım Bankası 2025 Yılında Ülke Ekonomisine 288 Milyar TL’lik Destek Sağladı

2025 yılı mali bilançosunu açıklayan Türkiye Finans Katılım Bankası, güçlü sermaye yapısını 2025’te de sürdürdü. Banka, yasal özkaynaklarını bir önceki yıl sonuna göre artırarak 40,5 milyar TL’ye ulaştırırken, Banka’nın sermaye yeterlilik rasyosu ise yüzde 17,23 olarak gerçekleşti. Fon kaynağını genişleterek topladığı fonları yüzde 25 artışla 235,3 milyar TL’ye ulaştıran Banka, artan fon kaynağını finansman hacmini büyütmek için kullandı. Türkiye Finans Katılım Bankası toplam aktiflerini yüzde 35 artırarak 390,4 milyar seviyesine yükseltti. “Topladığımız Fonlarla Üretimi, Ticareti ve Sürdürülebilir Büyümeyi Destekledik” Türkiye Finans Katılım Bankası Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Vekili Müge Öner, 2025 yılına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “2025 yılında katılım finans sisteminin etik ve paylaşımcı modelini reel ekonomiyle daha da bütünleştirerek başarılı bir performans sergiledik. Toplamda 288 milyar TL’lik finansmanla milli ekonomimize doğrudan katkı sağladık. Topladığımız fonları yüzde 25 oranında büyüterek fon kaynağımızı 235,3 milyar TL’ye taşıdık. Bu kaynağın önemli bir bölümünü üretim ve ticareti destekleyen yatırımların, yerli üreticilerin ve KOBİ’lerin kullanımına sunduk. Güçlü sermaye yapımız ve etkin bilanço yönetimimizle toplam aktiflerimizi yüzde 35 artırırken, katılım bankacılığının dönüştürücü gücünü bir kez daha ortaya koyduk. Böylece sürdürülebilir, adil ve kapsayıcı bir büyümeyi destekledik.” ‘Katılım Finansın Sürdürülebilir Değer Üretme Yaklaşımıyla “İnsan Odaklı Bankacılık” Anlayışımızı Yeniden Tanımladık’ Türkiye Finans Katılım Bankası olarak katılım bankacılığı değerleri ile uzun vadeli ilişki ve sürdürülebilir değer üretme anlayışını benimsedikleri belirten Öner, sözlerine şu şekilde devam etti: “Hızlı işlem sunmanın ötesine geçerek; bireysel müşterilerimizin ihtiyaçlarını bütünüyle karşılayan, ticari müşterilerimizin ise iş modellerini uçtan uca anlayan, nakit döngülerini gerçek zamanlı destekleyen ve büyüme yolculuklarına her adımda eşlik eden akılcı çözümler üretiyoruz. İnsan odaklı bankacılık anlayışımızın diğer önemli yansımasını da çalışanlarımız tarafında görüyoruz. Happy Place to Work bilim kurulu değerlendirmesi sonucunda, 'Katılım Bankacılığı' sektöründe Türkiye'nin En Mutlu İş Yerleri listesine girmeye hak kazanmamız, bizim için en az finansal tablolardaki performansımız kadar değerlidir. Çalışan memnuniyetini en üst seviyede tutarak her bir çalışanımızın hayatına olumlu katkı sağlamak ana hedeflerimizden biri. Önümüzdeki dönemde de temel önceliğimiz, katılım bankacılığının sunduğu eşsiz potansiyeli daha geniş kitlelere ulaştırarak, ülkemizin sürdürülebilir ekonomik büyüme yolculuğuna değer katmaya devam etmek olacaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek Haber

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek

Araştırma, yapay zeka çağında geleceğin liderlerini ayıracak en kritik unsurun insan muhakemesi, eleştirel düşünme ve etik karar alma becerileri olduğunu ortaya koyuyor. Yapay zekanın iş dünyasında hızla yaygınlaştığı bir dönemde yayımlanan “Artırılmış Liderlik: Yeni Nesil Zeka Çağında Liderlik” başlıklı rapor, üretken yapay zeka araçlarının verimlilik ve yaratıcılığı artırma potansiyeline sahip olduğunu kabul ederken, bu araçlara aşırı bağımlılığın işverenlerin en çok değer verdiği yetkinlikleri zayıflatabileceğine dikkat çekiyor. Rapora göre yapay zeka, bir “otopilot” değil; teknolojinin insan içgörüsünü güçlendiren bir “yardımcı pilot” olarak konumlandırılması gerektiği aktarılıyor. Rapor, Uluslararası İşletme Okulları Birliği CEMS’in kurumsal ve akademik partnerleri konumundaki çok uluslu şirketler ile önde gelen uluslararası üniversitelerin üst düzey temsilcilerinin katkılarıyla hazırlandı. Çalışma, yapay zekanın hakim olduğu bir dünyada liderlik anlayışının nasıl dönüşmesi gerektiğine ışık tutuyor. Uzmanlar, artık “Yapay zeka işimi elimden alacak mı?” sorusu yerine, “Yapay zeka işimi daha iyi yapmama nasıl katkı sağlar?” sorusunun sorulması gerektiğini vurguluyor. Geleceğin liderleri için en büyük risk: Aşırı bağımlılık uyarısı Raporda, yapay zekanın bir ekip arkadaşı ya da meslektaş olmadığı ve insan muhakemesinin yerini alamayacağı vurgulanıyor. Geleceğin liderleri için asıl riskin, teknolojik rehavet ve yapay zekaya aşırı bağımlılık olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre, düşünme ve karar alma süreçlerini tamamen yapay zekaya devretmek, uzun vadede bireysel yetkinliklerin aşınmasına yol açabilir. Liderler, eğitimciler ve genç profesyoneller için yol haritası: “Önce düşün, sonra prompt ( yönerge) yaz” CEMS raporu, iş dünyası ve eğitim ekosistemi için net bir yol haritası sunuyor. Buna göre liderlerin, yapay zeka araçlarını yalnızca kullanmakla kalmayıp bu teknolojilerin nasıl çalıştığını ve hangi sınırlara sahip olduğunu da anlaması gerekiyor. Karar alma süreçlerinde insan muhakemesini merkeze almak, yapay zekadan alınan çıktıları eleştirel bir süzgeçten geçirmek ve düşünceyi önce yapılandırmak, etkili liderliğin temel unsurları arasında yer alıyor. Eğitimciler açısından rapor, öğrencilerin önce kendi fikirlerini geliştirmelerini; üretken yapay zekayı ise bu fikirleri sorgulamak ve derinleştirmek için kullanmalarını öneriyor. Kariyerinin başındaki profesyoneller için ise yapay zekanın sunduğu yanıtları sorgulamak, farklı bakış açılarını karşılaştırmak ve soruları yeniden çerçevelemek önem taşıyor. CEMS’in bu çerçevede öne çıkardığı yaklaşım net: Yapay zeka çağında fark yaratmanın anahtarı, önce düşünmek, sonra prompt yazmak. “İşletme eğitimiyle yapay zeka ve teknoloji bilincini şekillendiriyoruz” Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü CEMS MIM Akademik Direktörü Dr. Öğretim Üyesi Eda Aksoy araştırmanın bulgularını yorumladı: “Bu rapor, yapay zekanın iş dünyasındaki yansımalarını rakamlarla ortaya koyarken, bazı temel soruların bugün her zamankinden daha önemli olduğunu hatırlatıyor: Bu dönüşümde insanı nereye koyuyoruz? Sanayi devriminden başlayarak her teknolojik kırılma üretimi dönüştürdü; ancak aynı zamanda ‘anlamlı iş’ sunabilme ve ‘insan onuru’nu koruma hedeflerinden uzaklaşıldığında, insan gücünün araçsallaşması ve işin insansızlaşması risklerinin ne kadar büyük sorunlara yol açabileceğini de gösterdi. Yapay zekayı ne kendiliğinden tüm sorunları çözecek sihirli bir değnek, ne de başlı başına bir tehdit olarak görmeliyiz. Eğer yapay zekayı rutin işleri devralan, insanların ise yaratıcılık, iş birliği, empati ve stratejik düşünmeye daha çok zaman ayırabildiği bir düzeni kurmak için kullanırsak, işin insani tarafını da güçlendiren stratejik bir kaldıraç haline getirebiliriz. Bunu başarabilmek için gerekli kurumsal değerleri, vizyonu ve kararlılığı ortaya koyarak bu dönüşümü yönetmek ise iş dünyasının liderlerine düşüyor. Koç Üniversitesi olarak öğrencilerimizi, yapay zekayı yalnızca kullanan değil, tarihsel, örgütsel ve etik boyutlarını sorgulayarak sorumlu biçimde yöneten genç liderler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz. Bu yaklaşımı, CEMS ağındaki Akdeniz okullarını dönüşümlü olarak buluşturan ve İstanbul’da ev sahipliğini yaptığımız Marenostrum 2025’te hayata geçirdik. Öğrencilerimiz Beko, Henkel ve Kearney gibi kurumsal ortaklarımızla gerçek iş vakaları üzerinde çalışarak hem yapay zeka becerilerini geliştirdiler hem de bu teknolojiyi ekip çalışması, liderlik ve karar alma süreçlerine nasıl sorumlu ve insan odaklı biçimde entegre edebileceklerini deneyimleme fırsatı buldular.” CEMS İcra Direktörü Nicole de Fontaines, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: Yapay zeka sorumlu biçimde kullanıldığında insan potansiyelini ve yaratıcılığı güçlendirebilir. Ancak aşırı bağımlılık, kopukluk ve amaç duygusunun zayıflaması gibi riskler barındırıyor. Bu nedenle CEMS olarak mezun profilimizi, dijital yetkinliğin yanı sıra etik muhakeme ve öz liderliği merkeze alacak şekilde yeniden tanımladık. Amacımız, mezunlarımızın teknolojiyi eleştirel bir bakışla kullanarak insan odaklı ve sorumlu liderler olarak öne çıkmasını sağlamak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.