Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Insan Uzmanlığı

Kapsül Haber Ajansı - Insan Uzmanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Insan Uzmanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SAS: Agentic AI Yatırımlarından Gerçek Değer Elde Etmenin Anahtarı İnsan Uzmanlığı Haber

SAS: Agentic AI Yatırımlarından Gerçek Değer Elde Etmenin Anahtarı İnsan Uzmanlığı

Şirketler yapay zekâda deneysel aşamadan, iş akışlarında bağımsız eylemler alabilen agentic AI sistemlerine geçerken; SAS liderlerine göre YZ yatırım getirisindeki yeni sınav, kuruluşların insan karar verme yetkinliğini devre dışı bırakmadan otomasyonu ölçeklendirip ölçeklendiremeyeceği olacak. Otomasyon kısa vadede maliyet tasarrufu sağlayabilir. Ancak SAS yöneticileri, kalıcı yapay zekâ değerinin; insanın bağlam bilgisi, hesap verebilirliği ve sektörel uzmanlığını güçlendirecek şekilde tasarlanan sistemlerden geliyor. Bu değer aynı zamanda hedefleri belirleme, sınırları tanımlama ve yüksek riskli kararları alma sorumluluğunu insanlarda tutan yönetişim çerçevelerine dayanıyor. Bu insan odaklı yaklaşım aynı zamanda ticari bir gereklilik. 2025 yılında SAS tarafından desteklenen IDC araştırması, güvenilir yapay zekâya öncelik veren kurumların AI projelerinden elde ettikleri yatırım getirisini (ROI) ikiye katlama olasılığının %60 daha yüksek olduğunu gösteriyor. Bu yaklaşım, SAS'ın 50 yıllık yaklaşımının temelini oluşturuyor: Teknoloji, insanların anlayışını, karar verme yetisini ve başarabileceklerini genişletmelidir. 2026 yılında 50. yılını kutlayan SAS, bu ilkeyi yapay zekâ çağına da taşıyarak kurumların sorumlu bir şekilde yenilik yapmasına, AI yönetişimini ölçeklendirmesine ve veriyi güvenilir kararlara dönüştürmesine yardımcı oluyor. Herkes yapay zekâya erişebiliyorsa rekabet avantajı ne olacak? “Herkes aynı yanıtlara tek bir komutla ulaşabildiğinde, insan uzmanlığı ve muhakemesi fark yaratan unsur haline geliyor. Yapay zekâ yanıtlar üretebilir ancak bir işletmeyi, müşterilerini ve geleceğini şekillendiren kararları anlayan insanların yerini alamaz. Yapay zekâdan en fazla faydayı sağlayacak kuruluşlar, insan uzmanlığının yerine geçmek yerine onu güçlendirmek için yapay zekâdan yararlananlar olacak.” Bryan Harris, SAS, Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CTO) Yapay zekâ çalışanların yerini mi alacak, yoksa iş dünyasının ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri mi değiştirecek? “Yapay zekâ bazı görevleri otomatikleştirecek ve bazı rollerin yapısını değiştirecek ancak daha büyük etki, insanların başarılı olmak için ihtiyaç duyacağı yetkinlikler üzerinde görülecek. Buradaki en büyük fırsat, herkesi veri bilimciye dönüştürmek değil, daha fazla insanın daha iyi kararlar almasını sağlamak. Her çalışandan uzman olmasını beklemek yerine yapay zekâ, ihtiyaç duydukları anda uzmanlığa erişmelerini sağlayabilir. Öne geçecek şirketler, en fazla işi otomatikleştirenler değil, en doğru kararları alanlar olacak.” Udo Sglavo, SAS, Uygulamalı Yapay Zekâ ve Modelleme Başkan Yardımcısı Güvenilir yapay zekâ yönetişiminde “insan liderliği” ne anlama geliyor? “İnsan gözetimi, otomatikleştirilmiş bir sürecin sonunda gerçekleştirilen sembolik bir kontrol noktası olmamalı. Yapay zekânın insani değerleri yansıtmasını istiyorsak insanların sistemlerin nasıl tasarlandığı, yönetildiği ve kullanıldığı süreçlere dâhil olması gerekiyor. Amaç yalnızca ‘döngüde insan’ yaklaşımı değil; özellikle kararların belirsizlik, risk veya gerçek dünyada önemli sonuçlar içerdiği durumlarda ‘liderlik eden insan’ yaklaşımını benimsemek.” Reggie Townsend, SAS, Veri Etiğinden Sorumlu Başkan Yardımcısı En yüksek yatırım getirisini hangi tür yapay zekâ projeleri sağlıyor? “Yaygın inanışın aksine, yapay zekânın en yüksek getirisi çalışan sayısını azaltmaktan gelmiyor. Nitekim SAS tarafından geçen yıl yaptırılan IDC araştırmasına göre, müşteri deneyimine odaklanan yapay zekâ girişimleri, maliyet azaltmayı hedefleyen girişimlere kıyasla neredeyse yüzde 20 daha yüksek getiri sağlıyor. Otomasyon ve verimlilik elbette önemli. Ancak daha yüksek getiriler, yapay zekânın insanların inovasyonu desteklemesine ve yalnızca daha hızlı değil, daha iyi bir deneyim sunmasına yardımcı olduğu durumlarda ortaya çıkıyor.” Stu Bradley, SAS, Risk, Suistimal ve Uyum Çözümlerinden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Liderler yapay zekâ okuryazarlığını geliştirmek ve kontrolsüz yapay zekâ kullanımının önüne geçmek için ne yapmalı? “Yapay zekâ okuryazarlığı artık liderlerin sorumluluğunda. Yöneticilerin, yapay zekânın nerede fayda sağladığını, nerede risk yarattığını ve çalışanların yapay zekâyı nasıl sorumlu bir şekilde kullanması gerektiğini açıklayarak kuruluşları için birer ‘yapay zekâ tercümanı’ olmaları gerekiyor. Liderler net beklentiler ortaya koymaz ve bu davranışlara kendileri de örnek olmazsa, kontrolsüz yapay zekâ kullanımının yaygınlaşmasına şaşırmamalılar.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TP Türkiye, Yapay Zeka Yönetim Sistemi Sertifikasını Alan Sektöründeki İlk Şirket Oldu Haber

TP Türkiye, Yapay Zeka Yönetim Sistemi Sertifikasını Alan Sektöründeki İlk Şirket Oldu

Bu sertifikanın kazanılmasında önemli rol oynayan TP.ai FAB (Foundational AI Backbone), TP’nin stratejik yol haritası Future Forward’ın merkezinde yer alıyor. Yapay zekâ, insan uzmanlığı ve süreç mükemmeliyetini entegre bir orkestrasyon yapısında buluşturan platform, iş dünyasının geleceğine yön veriyor. Platformun üç katmanlı mimarisi; işletmelere çeviklik, güvenlik sağlayan esneklik, ölçeklenebilir ve son derece güçlü bir teknoloji altyapısı sunuyor. En üstteki Hazır Çözümler Katmanı, şirketlerin hızlı ve etkin bir şekilde devreye alabileceği AI çözümlerini içeriyor. Orkestrasyon Katmanı, insan becerilerini, yapay zekayı ve operasyonel süreçleri kusursuz bir uyum içinde bir araya getirerek yüksek verimlilik sağlıyor. Temel Katman ise tüm bu yapının üzerinde yükseldiği güvenli, sağlam ve ölçeklenebilir teknolojik bir temel oluşturuyor. Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan TP Türkiye ve Azerbaycan CEO’su Tülay Doğrular, “TP Türkiye olarak ISO 42001 sertifikasını alan dünyanın ilk BPO’su olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Bizim için yapay zekâ yalnızca bir teknoloji yatırımı değil; güveni, kaliteyi ve insan deneyimini yeniden tanımlayan stratejik bir dönüşüm alanı. Bu sertifikasyon, yapay zekâyı şeffaf, denetlenebilir ve sürekli geliştirilen bir yönetim sistemi çerçevesinde ele aldığımızı ortaya koyuyor. Bugün satıştan müşteri hizmetlerine, arka ofis süreçlerinden çok dilli operasyonlara kadar geniş bir alanda yapay zekâ ve ileri analitik çözümlerimizle somut sonuçlar üretiyoruz. Elde ettiğimiz çıktılar, yapay zekânın gerçek değerinin yalnızca hız ve verimlilikte değil; güven, şeffaflık ve insan odaklı tasarım ile birlikte ortaya çıktığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de ileri teknolojiyi insan empatisiyle harmanlayan yaklaşımımızla sürdürülebilir değer yaratmaya devam edeceğiz.” dedi. ISO/IEC 42001, yapay zekâ teknolojilerinin güvenilir, sorumlu ve kontrollü bir şekilde geliştirilmesi, uygulanması ve yönetilmesi için oluşturulmuş ilk uluslararası yapay zekâ yönetim sistemi standardıdır. Her sektörden ve her ölçekte kuruluşa uygulanabilen bu standart; şirketlerin yapay zekâ kullanımında şeffaflık, hesap verebilirlik, adillik, ayrımcılığın önlenmesi, gizliliğe saygı ve insan refahının korunması gibi temel etik ilkeleri esas almasını sağlıyor. Aynı zamanda yapay zekâya bağlı risklerin belirlenmesi, azaltılması ve ilgili yasal düzenlemelere uyumun desteklenmesi için bir çerçeve sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TP, ISO 42001 “Yapay Zekâ Yönetim Sistemi” Sertifikasını Alan Dünyadaki İlk BPO Oldu Haber

TP, ISO 42001 “Yapay Zekâ Yönetim Sistemi” Sertifikasını Alan Dünyadaki İlk BPO Oldu

Sektöründe ilk kez TP’nin aldığı bu sertifikasyon, şirketin yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil; uçtan uca yönetilen, denetlenen ve sürekli iyileştirilen bir “yönetişim” alanı olarak ele aldığını uluslararası düzeyde tescillemiş oldu. Bu sertifikanın kazanılmasında önemli rol oynayan TP.ai FAB (Foundational AI Backbone), TP’nin stratejik yol haritası Future Forward’ın merkezinde yer alıyor. Yapay zekâ, insan uzmanlığı ve süreç mükemmeliyetini entegre bir orkestrasyon yapısında buluşturan platform, iş dünyasının geleceğine yön veriyor. Platformun üç katmanlı mimarisi; işletmelere çeviklik, güvenlik sağlayan esneklik, ölçeklenebilir ve son derece güçlü bir teknoloji altyapısı sunuyor. En üstteki Hazır Çözümler Katmanı, şirketlerin hızlı ve etkin bir şekilde devreye alabileceği AI çözümlerini içeriyor. Orkestrasyon Katmanı, insan becerilerini, yapay zekayı ve operasyonel süreçleri kusursuz bir uyum içinde bir araya getirerek yüksek verimlilik sağlıyor. Temel Katman ise tüm bu yapının üzerinde yükseldiği güvenli, sağlam ve ölçeklenebilir teknolojik bir temel oluşturuyor. Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan TP Türkiye ve Azerbaycan CEO’su Tülay Doğrular, “TP Türkiye olarak ISO 42001 sertifikasını alan dünyanın ilk BPO’su olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Bizim için yapay zekâ yalnızca bir teknoloji yatırımı değil; güveni, kaliteyi ve insan deneyimini yeniden tanımlayan stratejik bir dönüşüm alanı. Bu sertifikasyon, yapay zekâyı şeffaf, denetlenebilir ve sürekli geliştirilen bir yönetim sistemi çerçevesinde ele aldığımızı ortaya koyuyor. Bugün satıştan müşteri hizmetlerine, arka ofis süreçlerinden çok dilli operasyonlara kadar geniş bir alanda yapay zekâ ve ileri analitik çözümlerimizle somut sonuçlar üretiyoruz. Elde ettiğimiz çıktılar, yapay zekânın gerçek değerinin yalnızca hız ve verimlilikte değil; güven, şeffaflık ve insan odaklı tasarım ile birlikte ortaya çıktığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de ileri teknolojiyi insan empatisiyle harmanlayan yaklaşımımızla sürdürülebilir değer yaratmaya devam edeceğiz.” dedi. ISO/IEC 42001, yapay zekâ teknolojilerinin güvenilir, sorumlu ve kontrollü bir şekilde geliştirilmesi, uygulanması ve yönetilmesi için oluşturulmuş ilk uluslararası yapay zekâ yönetim sistemi standardıdır. Her sektörden ve her ölçekte kuruluşa uygulanabilen bu standart; şirketlerin yapay zekâ kullanımında şeffaflık, hesap verebilirlik, adillik, ayrımcılığın önlenmesi, gizliliğe saygı ve insan refahının korunması gibi temel etik ilkeleri esas almasını sağlıyor. Aynı zamanda yapay zekâya bağlı risklerin belirlenmesi, azaltılması ve ilgili yasal düzenlemelere uyumun desteklenmesi için bir çerçeve sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bankacılıkta Yapay Zeka Yatırımlarının 2028'de 67 Milyar Dolara Ulaşması Bekleniyor Haber

Bankacılıkta Yapay Zeka Yatırımlarının 2028'de 67 Milyar Dolara Ulaşması Bekleniyor

Yapay zeka, finans ve sigorta sektörlerinde artık geleceğin değil, bugünün teknolojisi ve bir "lüks" değil, "olmazsa olmaz" bir zorunluluk haline geldi. Özellikle veri yoğun yapıları nedeniyle bu iki alan, dönüşümden en hızlı şekilde fayda sağlayacakların başında geliyor. SAS’ın da katkılarıyla yakın zamanda yayımlanan iki yeni küresel rapor, sektör liderlerini hızla harekete geçmeye zorlayan bu dönüşümün anahtarını ortaya koyuyor: İnsan uzmanlığı ile yapay zeka yeteneklerinin bir araya geldiği "hibrit iş gücü" modeli. Economist Impact'in " Sigortacılığın Geleceğini Şekillendirmek: Yapay Zekânın Rolü" raporu ve SAS'ın "Algoritmadan Etkiye: Bankacılıkta Yapay Zekanın Geleceği" başlıklı çalışması, bu iş birliğinin somut kazanımlarını gözler önüne seriyor. Sigortacılıkta Hibrit Model Somut Kazanımlar Sağlıyor: Verimlilik %50'ye Varan Oranlarda Artıyor Economist Impact tarafından hazırlanan rapor, yapay zekanın sigortacılıkta teoriden pratiğe geçtiğini ve ölçülebilir değer yarattığını gösteriyor. Rapora göre, üretken yapay zeka (Generative AI), kodlama ve yazılım geliştirme iş yüklerinde %30 ila %50 oranında hızlanma sağlıyor. Zurich North America, HDI Global, Tokio Marine ve Manulife gibi küresel oyuncular, insan çalışanlar ve AI teknolojisinin birlikte çalıştığı hibrit modellerin, poliçe değerlendirme (underwriting), hasar yönetimi (claims processing) ve ürün geliştirmede çarpıcı verimlilik artışları sağladığını paylaşıyor. Müşteri hizmetlerini optimize eden ve siber risk ile iklim risklerini gerçek zamanlı analiz etme olanağı sunan AI, özellikle geleneksel altyapılara sahip şirketlere kıyasla Insurtech'ler tarafından daha entegre bir şekilde kullanılıyor. Bu dönüşümün merkezinde bir diğer aktör karmaşık görevleri büyük ölçüde bağımsız şekilde yerine getirebilen eylem odaklı yapay zeka (Agentic AI) sistemleri yer alıyor. Sektör liderleri, yakın gelecekte bu hibrit iş gücü modellerinin yaygınlaşacağını ve insan ile yapay zekânın birlikte çalıştığı yeni standartları oluşturacağını öngörüyor. SAS Global Sigortacılık Baş Danışmanı Thorsten Hein, "Yapay zeka ajanları, tekrarlı ve veri yoğun görevlerde mükemmel sonuçlar veriyor. Ancak karmaşık risk modelleri hâlâ insan uzmanlığı gerektiriyor. Değişmeyen tek şey ise, yüksek kaliteli veriye ve onu hızla entegre edebilme kabiliyetine olan bağımlılığımız" diyerek dönüşümün anahtarının veri olduğunun altını çiziyor. Bankacılık Sektörü Yeni Yatırımların Rotasını Çiziyor Sigortacılıktaki bu dönüşüm rüzgarı, bankacılık sektöründe de benzer bir rotayı işaret ediyor. IDC verilerine göre, sektörün küresel yapay zeka yatırımlarının 2028'de 67 milyar dolara ulaşması bekleniyor. SAS'ın "Algoritmadan Etkiye: Bankacılıkta Yapay Zekanın Geleceği" raporu ise, Banorte, Intesa Sanpaolo ve Old National Bank gibi öncü kuruluşların deneyimlerinden yola çıkarak tüm bankalar için yol gösterici nitelikteki beş kritik noktanın altını çiziyor. İş Değeri Odaklılık: Yapay zeka, kurum stratejisinin merkezine yerleştirilmeli. Banorte'dan Abraham Izquierdo, "İnovasyon ve yapay zeka, stratejimizin temel taşıdır. Üst yönetim taahhüdü şart" diyor. İnsan Önceliği: Yapay zeka, insan muhakemesinin yerini alamaz; çalışan yetkinlikleri ve kurum kültürüne yatırım hayati önemde. Intesa Sanpaolo, bu sayede finansal kapsayıcılığı teşvik eden yeni kredi modelleri geliştirebiliyor. Sağlam Altyapı: Ölçeklenebilir yapay zeka için bulut tabanlı, güçlü veri yönetişimine dayalı sağlam bir temel şart. İnovasyonun Güçlendirilmesi: Yapay zeka, çalışanları rutin işlerden kurtararak onları daha yaratıcı işlere yönlendiriyor. Old National Bank'ın kredi veri giriş süreçlerinin %90'ını otomatikleştirerek çalışanlarının zamanını stratejik analizlere ayırmasını sağlaması, buna çarpıcı bir örnek oluşturuyor. Sürekli Öğrenme: Yapay zeka bir "kur ve unut" teknolojisi değil, sürekli gelişim gerektiren bir yolculuk. Kaliteli Veri ve Hibrit Model Rekabetin Anahtarı Her iki sektör raporu da kaliteli verinin tartışılmaz önemini ve insan-yapay zeka iş birliğine dayalı hibrit modellerin kaçınılmazlığını vurguluyor. Bu hibrit modelin operasyonel verimlilik sağlaması için, yapay zekanın yalnızca bir analiz aracı değil, karar alma süreçlerine güvenle entegre olabilen bir "ajan" gibi davranması kritik öneme sahip. Bu noktada SAS'ın eylem odaklı yapay zeka (Agentic AI) yaklaşımı ve bu yaklaşımın merkezinde yer alan SAS Viya platformu tam olarak bu ihtiyaca yanıt veriyor. Viya'nın sunduğu bütünleşik altyapı, bu tür akıllı ajan sistemlerinin doğrudan tasarlanmasına, yönetilmesine ve ölçeklendirilmesine olanak tanıyor. Sektör liderleri, yapay zekanın nihai devrimini henüz tam olarak gerçekleştirmemiş olsa da bu tür akıllı, yönetilebilir ve güvenilir ajan sistemleriyle desteklenen hibrit modellerin, hizmet hızını artıracağı, maliyetleri düşüreceği ve çalışanların katma değerli işlere odaklanmasını sağlayacağı konusunda hemfikir. Türkiye ve dünyada finansal hizmetler kuruluşları için de bu küresel eğilimler, operasyonel dinamikleri yeniden şekillendirmek ve rekabet avantajı elde etmek için kritik bir fırsat penceresi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.