Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iot

Kapsül Haber Ajansı - Iot haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iot haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Hazır Beton Birliği 2025 Yılı Hazır Beton Sektör Raporu'nu Açıkladı Haber

Türkiye Hazır Beton Birliği 2025 Yılı Hazır Beton Sektör Raporu'nu Açıkladı

2025 yılında üretim hacmini %7,7 artıran hazır beton sektörü ise 50 bini aşan istihdamı ve yaklaşık 293 milyar TL'lik cirosuyla ekonomiye güçlü katkısını sürdürürken, sektörün geleceğinde düşük karbonlu üretim ve dijital dönüşüm öne çıktı. Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Merkez Bankası, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verileri ile THBB üyelerinin, THBB dışındaki üreticilerin ve tedarikçilerin sağladığı bilgiler ışığında hazırlanan 2025 yılı "Hazır Beton Sektör Raporu"nu yayımladı. Rapor, Türkiye ekonomisi, inşaat sektörü ve hazır beton sektörüne yönelik detaylı analizler, değerlendirmeler ve projeksiyonlar içeriyor. İnşaat Sektörü 2025'te Ekonominin Üzerinde Büyüdü 2025 yılı, Türkiye ekonomisinde dengelenme ve dezenflasyon sürecinin etkilerinin sürdüğü; buna karşılık inşaat sektörünün yeniden güçlü bir büyüme ivmesi yakaladığı bir dönem olarak kaydedildi. Türkiye ekonomisi 2025 yılında %3,6 büyürken, inşaat sektörü %10,8'lik performansıyla ekonominin üzerinde bir büyüme sergiledi. Deprem sonrası yeniden inşa faaliyetleri, kentsel dönüşüm uygulamaları, kamu altyapı yatırımları ve ertelenmiş talep, sektördeki bu canlılığın temel belirleyicileri oldu. Hazır Beton Sektörü Ekonomiye Güçlü Katkıda Bulundu Raporu değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, "İnşaat sektöründeki büyümeye paralel olarak hazır beton sektörü de 2025 yılında Türkiye ekonomisine güçlü katkıda bulunmaya devam etti. Türkiye, hazır beton üretiminde Avrupa'daki liderliğini korurken; tesis başına üretim, teknik kapasite, yaygın hizmet ağı ve operasyonel yetkinlik açısından da öne çıktı. Resmî verilere göre sektör, 50 bini aşan istihdamı ve yaklaşık 293 milyar TL'lik cirosuyla önemli bir ekonomik büyüklüğe ulaştı. THBB tarafından yapılan sektörel araştırmaya ve çeşitli veriler kullanılarak oluşturulan modellere göre 2025 yılında 140 milyon m3 hazır beton üretimi gerçekleştiği tahmin edilmektedir. Bu büyüklük üretim hacminin ötesinde istihdam, lojistik, ekipman, agrega, çimento, kimyasal katkı ve hizmet ekosistemiyle birlikte çok geniş bir katma değer alanını temsil etmektedir." dedi. Sektörde Dönüşüm İhtiyacı Daha Görünür Hâle Geldi 2025 yılının, büyüme rakamlarının ötesinde sektörde dönüşüm ihtiyacının daha net hissedildiği bir dönem olduğunu ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, "Finansmana erişim, maliyet yönetimi, nitelikli iş gücü ihtiyacı, ham madde temini ve maliyet baskıları sektörümüzün gündeminde yer almaya devam etmiştir ancak artık çok daha net görülmektedir ki, hazır beton sektörünün geleceği yalnızca daha fazla üretimde değil; daha verimli, daha izlenebilir, daha düşük karbonlu ve daha dirençli bir yapılaşma yaklaşımında yatmaktadır. Düşük karbonlu yeşil çimento kullanımını yaygınlaştırmayı hedefleyen düzenlemelerin 1 Ocak 2025 itibarıyla yürürlüğe girmesi, emisyon ticaret sistemi hazırlıkları, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sınırda karbon düzenlemesi gibi başlıklar; çevresel performansın artık teknik ve ticari rekabetin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini ortaya koydu. Bu çerçevede, düşük karbonlu beton çözümleri, geri kazanılmış kaynak kullanımı, su verimliliği, elektrikli filo dönüşümü ve dijital optimizasyon, önümüzdeki dönemin öncelikli çalışma alanları olarak öne çıkıyor." diye konuştu. "Üçüz Dönüşüm" Projesini Hayata Geçirdik Bu anlayışla Türkiye Hazır Beton Birliği olarak 2025 yılında sektöre yönelik "Üçüz Dönüşüm Danışmanlığı" modelini hayata geçirdiklerini vurgulayan THBB Başkanı Yavuz Işık, "Yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve insani/sosyal dönüşümü entegre bir yapıda ele alan bu model; GPS ve IoT (nesnelerin interneti) tabanlı filo takibi, yapay zekâ destekli rota optimizasyonu, üretim-teslimat eşgüdümü, veri temelli performans yönetimi ve eğitim modüllerini bütüncül bir sistem olarak sunmaktadır. Ölçülebilir faydalar sağlayan bu yaklaşım, sektörümüzde yalnızca operasyonel verimliliği artırmakla kalmamakta; aynı zamanda güvenlik, maliyet kontrolü ve sürdürülebilirlik performansını da güçlendirmektedir. Hazır beton sektörünün geleceğini, ancak bu üç dönüşüm eksenini birlikte ele alarak kalıcı biçimde güçlendirebileceğimize inanıyoruz." şeklinde konuştu. Dirençli Yapılaşmanın Önemini Vurguluyoruz 2025 yılında üzerinde ısrarla durdukları bir diğer temel konunun ise dirençli yapılaşma olduğunu ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, "Ülkemizin deprem gerçeği karşısında güvenli ve uzun ömürlü yapı üretimi artık vazgeçilmez bir zorunluluktur. Türkiye Hazır Beton Birliği olarak uzun yıllardır standartlara uygun, kalite güvenceli hazır beton kullanımının yaygınlaştırılması için çalışıyoruz ancak biliyoruz ki güvenli yapılar yalnızca kaliteli beton üretimiyle değil; doğru tasarım, doğru denetim, doğru uygulama ve nitelikli işçilikle birlikte mümkündür. Bu nedenle kentsel dönüşümün hızlanması, riskli yapı stokunun ivedilikle yenilenmesi, yapı denetim süreçlerinin etkinleştirilmesi ve kamuoyunun teknik açıdan doğru bilgilendirilmesi yönündeki çalışmalarımızı 2025 yılında da kararlılıkla sürdürdük. Hazır betonla ilgili bilgi eksikliğinden kaynaklanan dezenformasyonla mücadele etmek, Birliğimizin kamu yararı açısından üstlendiği önemli bir sorumluluktur." dedi. Sürdürülebilirlik Çalışmalarımızla Sektöre Öncülük Ediyoruz Sürdürülebilirlik alanında 2025 yılında önemli gelişmeler kaydedildiğine dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, "Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (CSC) kapsamında ülkemizde yıl sonu itibarıyla toplam 26 tesisin belgeli hâle gelmesi; sektörümüzde çevresel, sosyal ve yönetişim temelli dönüşümün giderek daha somut bir zemine oturduğunu göstermektedir. Kaynakların sorumlu kullanımı, şeffaflık, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim anlayışının daha da yaygınlaşmasını sektörümüz adına güçlü bir kazanım olarak değerlendiriyoruz." dedi. Sektörlerimizi Yeniden Bir Araya Getirmek İçin Çalışmalara Başladık Sektörün en kapsamlı buluşmalarından biri olan BETON 2025 Hazır Beton, Çimento, Agrega, İnşaat Teknolojileri ve Ekipmanları Fuarı ve Zirvesi ile 100'ün üzerinde firmayı, 15 bini aşkın ziyaretçiyi ve 71 ülkeden sektör temsilcisini bir araya getirdiklerini ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, "2025 yılında başarıyla gerçekleştirdiğimiz BETON Fuarı ve Zirvesi'nin ardından, sektörü bir araya getireceğimiz fuar ve kongre çalışmalarına yeniden başladık. BETON 2027 Fuarımızı İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenleyeceğiz. Sektörümüzün artan ilgisi ve yoğun talep üzerine fuarımızı İstanbul Fuar Merkezi'nin daha büyük salonlarına taşıyoruz. Fuarımızda; inşaat, hazır beton, çimento ve agrega sektörlerinin en ileri teknolojilerini bir araya getireceğiz. Fuarımızla eş zamanlı olarak düzenleyeceğimiz BETON Kongresi, Birliğimizin ulusal olarak düzenlediği 7. kongresi olacak. Kongremizi akademisyenler ve araştırmacıların yanı sıra hazır beton sektörünün ve yan sanayi firmalarının temsilcileri takip edecektir." şeklinde konuştu. Sektörümüzü Geleceğe Veri Temelli Yaklaşımla Hazırlıyoruz Türkiye Hazır Beton Birliği olarak 1988 yılından bu yana ülkemizde güvenli, dayanıklı, kaliteli, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir beton üretiminin yaygınlaşması için çalıştıklarının altını çizen THBB Başkanı Yavuz Işık, "2025 Yılı Hazır Beton Sektör Raporu; ekonomiden inşaat sektörüne, tedarik zincirinden çevresel performansa, bölgesel analizlerden sektör vizyonuna kadar geniş bir çerçevede, veriye dayalı değerlendirmeler ışığında gelecek perspektifi sunmaktadır. Düşük karbonlu üretim, dijitalleşme, kaynak verimliliği, kalite güvencesi, dirençli yapılaşma ve insan kaynağının geliştirilmesi başta olmak üzere sektörümüzün geleceğini belirleyecek bütün başlıklarda çalışmaya devam edecek; daha güvenli şehirler, daha rekabetçi işletmeler ve daha sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü için tüm paydaşlarımızla birlikte kararlılıkla yol alacağız." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone’dan Altyapıya 5 Yılda 100 Milyar TL’yi Aşkın 5G Yatırımı Haber

Vodafone’dan Altyapıya 5 Yılda 100 Milyar TL’yi Aşkın 5G Yatırımı

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, 1 Nisan’da başlayacak 5G hizmeti için hazırlıklarını tamamladı. Dünya genelinde 5G hizmeti verdiği ülke sayısını Türkiye ile birlikte 23’e çıkarmaya hazırlanan Vodafone, 1 Nisan’da 81 il ve 922 ilçede 5G sinyalini aynı anda vermeye başlayacak. Vodafone, bireysel ve kurumsal müşterilerinin 5G’ye geçişini kolaylaştırmak için özel kampanyalar da düzenleyecek. Buna göre, 6 gün boyunca seçili 5G destekli telefon modellerinde %50’ye varan indirim sunulacak. Vodafone müşterilerine 4 gün boyunca istedikleri bir gün sınırsız ücretsiz internet hediye edilecek. Vodafone’lular, yeni “Sınırsız Uygulama Paketleri” ile en çok sevdiği ve tercih ettiği uygulamalarda 5G’nin sınırsız dünyasını deneyimleyebilecek. Vodafone’un 5G geçişi için yaptığı çalışmalar ve yeni kampanyaları, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Engin Aksoy’un ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda tanıtıldı. Toplantıda ayrıca, Türkiye’nin 7 bölgesiyle canlı bağlantı kurularak bölgelerdeki 5G çalışmaları hakkında bilgi alındı. Engin Aksoy, şunları söyledi: “Vodafone olarak, dünya genelinde en fazla ülkede 5G hizmeti veren bir numaralı mobil operatör markasıyız. 1 Nisan’da Türkiye ile birlikte toplam 23 ülkede Vodafone markasıyla 5G hizmeti veriyor olacağız. Ülkemizin dijital geleceğine duyduğumuz inançla, ilk günden bu yana Türkiye’nin bu teknolojiyi hak ettiğini dile getirdik. 5G'ye geçişi, global deneyimimizin ve 5 yıllık kapsamlı hazırlık sürecimizin bir sonucu olarak konumluyoruz. 1 Nisan’da 81 il ve 922 ilçede 5G sinyalini aynı anda vererek Bakanlığımızın 5G'yi ülke geneline 2 yılda yayma hedefini Vodafone olarak büyük oranda daha birinci günden hayata geçirmiş olacağız. Kapsama ve kullanıcı sayısı itibarıyla Vodafone’un dünyada yaptığı en büyük 5G lansmanı olacak.” Engin Aksoy, son 5 yılda Vodafone şebekesinde yapılan hazırlıkları ise şöyle özetledi: “Ekosistemimizle birlikte 15 bin kişilik doğrudan ve dolaylı çalışanımızın katkısıyla, 5 yılı aşkın bir hazırlık dönemini başarıyla tamamladık. Son 1 yılda ülke genelinde 10 milyon km yol kat ederek altyapımızı güçlendirdik. Bu, Türkiye'nin bir ucundan diğer ucuna 6 bin defa gitmek demek. Hazırlıklar için toplamda 3,4 milyon saat mesai harcadık. Bu çalışmalar sayesinde, hem 5G müşterilerimize yüksek kapasitenin ve kapsamanın faydasını, hem de 4.5G müşterilerimize deneyim iyileştirmesi sağlayacağız. Vodafone Türkiye olarak, son 5 yılda şebekemize spektrum bedeli hariç 100 milyar TL'nin üzerinde yatırım yaptık. Bugün geldiğimiz noktada, 1 Nisan itibarıyla ülkemizin en doğusundan en batısına tüm şehir ve ilçelerde 5G için hazırız. Bu kapsam, yalnızca coğrafi genişliği değil; dünyanın en fazla ülkesinde 5G hizmeti veren bir numaralı operatör olarak, Türkiye'nin dijital geleceğine duyduğumuz bağlılığı da temsil ediyor.” Müşterilerle kutlama kampanyaları Vodafone, 5G’nin gelişini müşterileriyle kutlamak için 2 farklı kampanya düzenleyecek. İlk kampanya kapsamında, 30 Mart – 4 Nisan tarihleri arasında seçili 5G destekli telefon modellerinde %50’ye varan indirim sunulacak. Bu, bugüne kadar Türkiye’de ve Vodafone’da yapılmış en büyük 5G cihaz indirim kampanyası olacak. Kampanyadan yararlanmak isteyen müşterilerin saat 17.00-21.00 aralığında Vodafone mağazalarına gitmesi gerekiyor. Mağazalarda farklı konseptlerde tüm 5G uyumlu telefonlarda geçerli indirimler de sağlanacak. Bu kampanyayla, 200 milyon TL’yi aşkın cihaz faydası sağlanması hedefleniyor. Diğer kampanyada ise 5G’yi sınırsızca deneyimleyebilsin diye müşterilere 4 gün boyunca istedikleri bir gün ücretsiz sınırsız internet hediye edilecek. Kampanyadan yararlanmak için Vodafone Yanımda uygulamasına girilmesi yeterli olacak. Sınırsız paketler inovasyonu Vodafone, mevcut müşterilerine özel bir inovasyon da tasarladı. Vodafone’lular, hangi tarifeyi kullanıyor olursa olsun, 5 farklı alanda sunulacak “Sınırsız Uygulama Paketleri” ile en çok sevdiği ve tercih ettiği uygulamalarda 5G’nin sınırsız dünyasını deneyimleyebilecek. Dilediği paketi, tarifesine ek olarak ve tarifesinde hiçbir şeyi değiştirmeden, ayda 99 TL karşılığında satın alabilecek. Sevilen uygulamaların 5G ile sınırsız kullanılmasını sağlayan paketler dünyası inovasyonu için düzenlenen kampanya 1 ay sürecek. Ev İnterneti’nde indirim Vodafone, Ev İnterneti müşterileri için de bir kampanya düzenleyecek. Anında Ev İnterneti ürünü RedBox’ı Aralık 2025’te pazara sunan Vodafone, tak çalıştır özelliğine sahip 5G RedBox ile müşterilerine fiber hızında Ev İnterneti deneyimi sağlayacak. Hiçbir kurulum gerektirmeyen ürünün en çok tercih edilen “her yerde kullanma” özelliği, ayda 400 TL yerine 1 Nisan itibarıyla ayda 200 TL’ye sunulacak. Kurumlara 3 kritik çözüm Kurumsal müşterilerinin de 5G dönüşümüne hazır olmasına önem veren Vodafone, 5G ile işletmelere 3 kritik çözüm sunuyor. Bunlar, fabrika ve kampüsler için güvenli ve kapalı devre iletişim altyapısı olarak tanımlanan 5G Özelleştirilmiş Mobil Şebekeler, fiber altyapı gerektirmeyen yüksek hızlı kurumsal internet çözümü RedBox Business Pro ve yüksek veri kullanımına imkân veren, yapay zekâ destekli yeni nesil kurumsal mobil tarifeler olarak sıralanıyor. Bu çözümler sayesinde işletmeler daha verimli üretim, daha güvenli operasyon ve daha çevik iş modellerine kavuşuyor. 5G ile gerçek sektör projeleri Halihazırda 20’den fazla ülkede gerçekleştirdiği 5G MPN projeleri ve 11 yıllık IoT liderliği sayesinde endüstriyel dönüşümde güçlü bir global deneyime sahip olan Vodafone, son 5 yılda bu deneyimi Türkiye’de özel BTK izinleriyle gerçekleştirdiği 5G testleri ve gerçek sektör projeleriyle somut uygulamalara dönüştürdü. Türkiye’nin ilk 5G Özelleştirilmiş Mobil Şebekesi (MPN) altyapısını kuran Vodafone, BSH Ev Aletleri ile Türkiye’de ticari kullanımdaki ilk 5G destekli akıllı fabrika uygulamasını hayata geçirdi. Türkiye’de ilk 5G destekli inovasyon merkezi MEXT’te bulunan Vodafone Business Teknoloji Deneyim Alanı’nı yenileyerek akıllı perakende, akıllı şehircilik ve akıllı ulaştırma gibi yeni deneyim alanlarıyla zenginleştiren Vodafone, Gaziantep Model Fabrika’da kurduğu Vodafone Business Tech Hub ile teknoloji çözümlerinin işletmeler tarafından bire bir deneyimlenebileceği yeni bir merkez oluşturdu. 5G deneyimi yaşatıldı Toplantıda 5G destekli hologram teknolojisiyle bir 5G kullanım senaryosu da gerçekleştirildi. Türkiye U19 Milli Takımı kaptanlarından Ceylin Kuyan’ın toplantı mekânına 20 km uzakta bulunan Vodafone Plaza’da tablete attığı imza, Vodafone 5G teknolojisi sayesinde eşzamanlı olarak toplantı mekânında bulunan robot kol tarafından milli takım formasının üzerine aktarıldı. Diğer yandan, toplantı mekânında kurulan deneyim alanında Mobil Oyun, 5G Müşteri Faydaları, RedBox Pro, Akıllı Uzman Destek Sistemi ve Güvenli Sürüş temalarıyla oluşturulan stantlarda 5G çözümleri tanıtıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koç Holding, Su Teknolojileri Girişimlerini Destekliyor Haber

Koç Holding, Su Teknolojileri Girişimlerini Destekliyor

Su teknolojilerine odaklanan değerlendirme süreci sonunda BlueIT, Cleture, Generative Nature ve Gristek hızlandırma programına katılmaya hak kazandı. Seçilen girişimler Koç Topluluğu şirketleriyle pilot uygulamalar geliştirme, mentorluk ve yatırım fırsatlarına erişim imkânı bulacak. İklim kriziyle birlikte su stresi dünya genelinde giderek daha kritik bir konu haline gelirken, Koç Holding teknolojiyi kullanarak iklim sorunlarına çözüm üretmeyi stratejik öncelikleri arasında değerlendirmeye devam ediyor. 2050 karbon nötr hedefine ulaşma yolunda çalışmalarını sürdüren Koç Holding, bu kapsamda başlattığı İklim Teknolojileri Hızlandırma Programı’na seçilen girişimleri de açıkladı. İlk yılında su teknolojilerini merkeze alan programın değerlendirme süreci sonunda BlueIT, Cleture, Generative Nature ve Gristek hızlandırma programına katılmaya hak kazanan girişimler oldu. Bu girişimler, Koç Topluluğu şirketleriyle pilot uygulamalar geliştirme, mentorluk ve yatırım fırsatlarına erişim imkânı bulacak. “Su yaşamın temeli olduğu gibi, işimizin de ayrılmaz parçası” Su kaynaklarının sürdürülebilir yönetiminin hem çevresel hem de ekonomik açıdan kritik bir öncelik olduğuna dikkat çeken Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, şunları söyledi: “Dünyanın dörtte üçü sularla kaplı olsa da bunun yalnızca yaklaşık yüzde 3’ünü kullanabiliyoruz. Su, yaşamın temeli olduğu gibi işimizin de ayrılmaz bir parçası. Teknolojinin sunduğu imkânlardan yararlanarak su verimliliğimizi ve geri kazanım oranlarımızı artırırken, faaliyet gösterdiğimiz havzalarda su kaynaklarının korunmasına katkı sağlayacak sürdürülebilir çözümler geliştiriyoruz. İklim teknolojileri alanında yenilikçi çözümler geliştiren girişimleri desteklemeyi bu nedenle önemsiyoruz. Koç Üniversitesi Girişimcilik Merkezi iş birliğiyle başlattığımız İklim Teknolojileri Hızlandırma Programı’nın ilk yılında su teknolojilerine odaklanıyoruz. Amacımız, su alanında çözüm geliştiren girişimlere büyüme imkânı sağlamak ve uluslararası paydaş ağlarına erişimlerini kolaylaştırmak.” Çakıroğlu, programın girişimlere Koç Topluluğu şirketleri ve uluslararası paydaşlarla birlikte çalışma fırsatı bulacağı bir ekosistem sunacağını belirtti. Su teknolojilerinde dört yenilikçi girişim Program kapsamında seçilen girişimler, su yönetimi ve verimliliği alanında farklı sorunlara çözüm sunan teknolojiler geliştiriyor. Blueit: Sanayi tesisleri ve ticari binalarda su & atık su proseslerini gerçek zamanlı veriler ve yapay zekâ destekli analizlerle izleyip yönetmelerini sağlayan dijital bir su yönetim platformu. Farklı sektörlerden sanayi kuruluşlarıyla yürütülen projeler ve aldığı yatırımlarla Türkiye’nin önde gelen su teknolojisi girişimlerinden biri haline gelen Blueit’in, şu anda 40'tan fazla tesiste uygulaması bulunuyor.Cleture: Şirketlerin üretim ve operasyon verilerini ERP ve IoT sistemlerinden toplayarak ISO, TSRS ve GRI gibi standartlara uyumlu sürdürülebilirlik raporlamasını otomatikleştiren yapay zekâ destekli bir ESG veri platformu. Platform, karbon ve su ayak izi hesaplamalarını tek altyapıda birleştirerek şirketlerin sürdürülebilirlik verilerini tek bir merkezden ölçmesini ve yönetmesini sağlıyor.Generative Nature: Topraksız tarım seraları için gerçek zamanlı 17 farklı sensörden ve otonom robotlardan elde edilen görüntü verilerini yapay zekâ ajanlarıyla analiz ederek bitkinin anlık ihtiyacına göre gübreleme reçeteleri oluşturan yeni nesil bir tarım otomasyon teknolojisi geliştiriyor. Amerika merkezli girişim, Türkiye’de yürüttüğü Ar-Ge faaliyetleri ile sera üretiminde verimliliği arttırmayı, su ve gübre kullanımını önemli ölçüde azaltmayı ve sürdürülebilir tarım için veri odaklı yeni bir üretim standardı oluşturmayı hedefliyor.Gristek: Kamu ve özel sektörün merkezi arıtma altyapılarına olan bağımlılığını azaltmayı hedefleyen bir teknoloji girişimi. 1 saat içinde kurulabilen tak-çalıştır yapılı gri su arıtma donanımları; şebeke suyu maliyetlerini %40’a varan oranlarda düşürürken gerçek zamanlı dijital su ayak izi takibi ve IoT tabanlı akıllı altyapı ile sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlıyor. Seçilen girişimler, hızlandırma programı kapsamında eğitimler, mentorluk görüşmeleri ve yatırımcı buluşmalarını içeren kapsamlı bir gelişim sürecinden geçecek. Su yönetiminde teknoloji ve iş birlikleri Koç Holding’in sürdürülebilirlik stratejisinde su yönetimi önemli bir yer tutuyor. Topluluk, Birleşmiş Milletler’in su yönetiminde paydaşları bir araya getiren CEO Water Mandate oluşumunun imzacıları arasında yer alırken, Dünya Ekonomik Forumu’nun Water Futures topluluğuna da üye. Koç Topluluğu şirketleri değer zinciri boyunca suyun etkin yönetimine yönelik teknolojiler kullanıyor. Örneğin Topluluk şirketlerinden Entek yapay zekâ destekli veri analizleriyle barajlardaki su akışını tahmin eden projeler enerji üretiminde verimliliği artırırken, TürkTraktör dijital tarım uygulamaları ile çiftçilerin su kaynaklarını daha verimli yönetmesine katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nu Teknoloji: “5G Ekosistemi Operatör Ağlarının Ötesine Geçiyor” Haber

Nu Teknoloji: “5G Ekosistemi Operatör Ağlarının Ötesine Geçiyor”

Dijitalpark Teknokent’te faaliyet gösteren Ar-Ge şirketi Nu Teknoloji, 5G’nin yalnızca mobil operatör ağlarından ibaret olmadığını; uluslararası standartlar içinde “non-cellular 5G” olarak adlandırılan yeni nesil haberleşme teknolojilerinin de IoT dünyasında hızla önem kazandığını belirtiyor. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’nin IMT-2020 çerçevesi, 5G’yi birden fazla teknoloji standardı üzerinden tanımlıyor. Hücresel tarafta 3GPP 5G NR öne çıkarken; özellikle makineler arası iletişim ve endüstriyel IoT uygulamaları için geliştirilen DECT-2020 NR (NR+) standardı da 5G ekosisteminin bir parçası olarak kabul ediliyor. SIM kart gerektirmeyen ve lisanssız bantta çalışabilen bu teknoloji, cihazların birbirleriyle doğrudan haberleşebildiği mesh mimarisi sayesinde milyonlarca sensör ve cihazın düşük enerji tüketimiyle veri paylaşabilmesini mümkün kılıyor. Operatör bağımsız özel 5G IoT ağları Nu Teknoloji, geliştirdiği non-cellular 5G (DECT NR+) tabanlı haberleşme altyapısıyla, kurumların operatör bağımlılığı olmadan kendi sahalarında özel IoT ağları kurabilmesini sağlıyor. Mesh mimarisi sayesinde cihazlar birbirleriyle veri aktararak kapsama alanını genişletebiliyor. Şirket ayrıca bu altyapıyı uydu tabanlı NTN (Non-Terrestrial Network) teknolojisiyle entegre ederek, şehir merkezlerinin dışında kalan bölgelerde de IoT ağlarının kesintisiz biçimde çalışmasını mümkün kılıyor. Bu sayede tarım sahaları, enerji santralleri ve kritik altyapılar gibi kapsama sorununun yaşandığı alanlarda veri erişimi sürdürülebilir hale geliyor. “5G’nin en kritik katkısı, altyapıları konuşturan haberleşmede görülecek” Nu Teknoloji İş Geliştirmeden Sorumlu Kurucu Ortağı Ayşe Nur Koroğlu, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “5G çoğu zaman yalnızca mobil internet hızının artması olarak algılanıyor. Oysa asıl dönüşüm, milyonlarca cihazın güvenli ve sürdürülebilir biçimde haberleşebildiği IoT dünyasında yaşanacak. Nu Teknoloji olarak geliştirdiğimiz non-cellular 5G mimarisiyle kurumların operatör bağımlılığı olmadan kendi özel IoT ağlarını kurabilmesini sağlıyor; uydu entegrasyonuyla bu ağları kapsamanın olmadığı sahalara taşıyoruz. 5G tabanlı IoT altyapımız akıllı enerji yönetimi, şehir altyapısı, çevresel sensörler ve endüstriyel otomasyon gibi farklı alanlarda kullanılabiliyor. Bu teknolojiyle şehir aydınlatma direklerini enerji üreten ve veri paylaşan akıllı sistemlere dönüştüren Direk GES çözümleri, akıllı elektrik sayaçları, güneş enerjisiyle çalışan akıllı banklar, hava kalitesi ve çevresel veri izleme cihazları gibi farklı ürünler geliştirerek şehirlerin ve altyapı sistemlerinin dijitalleşmesine katkı sağlamaya devam ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

106 Milyar Dolarlık ERP Pazarında Yeni Dönem Haber

106 Milyar Dolarlık ERP Pazarında Yeni Dönem

Kurumsal kaynak planlama (ERP) pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS), yeni müşteri kazanımında pazar lideri olarak kapattığı 2025 yılını otomotivden savunma sanayiine, akademik işbirliklerinden sportif rekorlara kadar her alanda tarihinin en verimli dönemlerinden biri olarak geride bıraktı. Küresel ERP pazarının 106 milyar dolarlık hacme ulaşacağı ve yapay zekanın iş süreçlerinin ana omurgası haline geleceği 2026 yılında ise IAS; yapay zekâ Canias ERP entegrasyonu, Canias IoT uzmanlığı ve ‘IAS Dijital’ markası ile dijital dönüşümde adından söz ettirecek. IAS, 2025 yılında Hyundai Motor Group ile yürüttüğü stratejik işbirliği kapsamında, grubun Asya, Orta Doğu ve Afrika’daki üretim tesislerinde dev bir dijital dönüşüm operasyonuna başladı. Kore’de yerleşik 200 kişilik dev bir ekiple yürütülen projede farklı coğrafyalardaki tesislerde eş zamanlı ERP canlı geçişleri gerçekleştirildi. Aynı zamanda Canias ERP, Güney Kore’nin köklü kulüplerinden Jeonbuk Hyundai Motors FC tarafından da belirli modüllerde canlı olarak kullanılmaya başladı. IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber’in “Canias ERP’nin global arenadaki en önemli imzalarından biri” olarak nitelendirdiği, sektöre özgü Troia kodlarının da eklendiği ve 100’den fazla entegrasyonun sağlandığı bu dev proje, Hyundai’nin farklı ülkelerdeki üretim operasyonlarında süreçlerin ortak bir dijital standart altında yönetilmesine katkı sundu. Savunma Sanayisinin Güvenli Yazılım Kalkanı 2025, savunma ve havacılık gibi yüksek hassasiyet gerektiren sektörlerde IAS teknolojilerinin yaygınlığını artırdığı bir yıl oldu. IDEF 2025 Fuarı’nda 50’den fazla iş ortağının IAS ürünlerini referans göstermesi, markanın savunma sanayisindeki uzmanlığını tescilledi. Yerli sermaye, açık kaynak kodlu yapı ve kendi sunucuları üzerinden kurulum imkanıyla gelen yüksek güvenlik standartları, savunma sanayii ve havacılık devlerinin IAS teknolojilerini tercih etmesindeki kilit unsurlar oldu. Akademiden Sanayiye İnovasyon Köprüsü IAS, 2025 yılında teknolojisini sadece fabrikalara değil, Avrupa’nın laboratuvarlarına da taşıdı. Almanya’nın saygın eğitim kurumlarından Potsdam ve Ostfalia Üniversiteleri ile yapılan stratejik ortaklıklar sonucunda Canias ERP, bu kurumlardaki akademik araştırma laboratuvarlarının ve öğrenim fabrikalarının dijital omurgasını oluşturdu. Projeler kapsamında IAS’ın IoT ekibi, Canias ERP sistemini Potsdam Üniversitesi'nin Öğrenim Fabrikası (Learning Factory) ve Ostfalia Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi'nin 3B Prototipleme Laboratuvarı'nda başarıyla hayata geçirdi. IAS, 2025 yılında dijital dönüşüm ve üretim teknolojileri alanındaki çalışmalarıyla 2025 Factory Innovation Awards’ta İzleyici Özel Ödülü de dahil olmak üzere iki ayrı ödüle layık görüldü. Model Fabrikalar ve KOBİ’lere Dijital Rehberlik Türkiye’nin dijital dönüşüm seferberliğinde de aktif rol üstlenen IAS; Ankara, Kayseri, Konya ve Bursa’da bulunan Model Fabrikaların dijitalleşme altyapısını kurdu. Bu fabrikalarda KOBİ’ler için hazırlanan Endüstri 4.0 müfredatı ve bütünleşik teknoloji desteği ile yerel üretimin küresel rekabet gücü artırıldı. ERP ve IoT teknolojileriyle donatılan bu merkezler, sanayiciler için dijitalleşmede birer dayanak noktası haline geldi. Denizlerde 11 Yıllık Rekor Egale Edildi İş dünyasındaki çevikliğini denizlere de taşıyan IAS Yelken Takımı, Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü (TAYK) tarafından organize edilen 2025 sezonunu başarılı bir performansla tamamladı. Takım, son 11 yılda aynı yıl içinde hem TAYK Off-Shore hem de In-Shore trofelerini kazanan tek ekip olarak tarihi bir rekoru egale etti. IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber, elde edilen sportif başarının takım ruhu, çeviklik ve yüksek odaklanma çevresinde şekillenen şirket kültürünün bir yansıması olduğunun altını çizdi. Yapay Zekâ Odaklı 2026 Vizyonu ve ‘IAS Dijital’ Dönemi IAS, 2025’in başarılarını 2026’da yeni ufuklara taşımaya hazırlanıyor. Şirketin öncelikli gündemi, yapay zekanın Canias ERP’nin üzerinde çalışılan yeni sürümüne entegrasyonu ve Gelir İdaresi Başkanlığı onaylı özel entegratör konumundaki e-dönüşüm markası IAS Dijital çözümlerinin dijital dönüşüm hedefleyen daha fazla sektör ve firma ile buluşturulması olacak. IAS’ın 35 yılı aşan sektör ve elektronik dönüşüm tecrübesiyle birleştiren IAS Dijital, markanın köklü destek tecrübesi ve çevikliğiyle pazarda ilerlemeye devam ediyor. 2025 performanslarını değerlendiren ve 2026 vizyonlarını açıklayan IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber, konuyla ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Dijitalleşme artık sadece iş süreçlerini kayıt altına alan bir yazılım meselesi değil; şirketlerin küresel rekabette hayatta kalma ve büyüme reflekslerini belirleyen stratejik bir akıl konumunda. 2025 yılı, bu aklın dünyanın en sofistike üretim bantlarından en hassas savunma sistemlerine kadar her coğrafyada nasıl etkin biçimde hayata geçirilebildiğini kanıtladığımız bir yıldı. 2026 vizyonumuzla bu yapıyı bir adım öteye taşıyacağız ve yapay zekâ ile verinin kendi öngörülerini ürettiği bir ekosistem inşa edeceğiz.” Mühendisler İçin Global Kariyer Mobilitesi IAS, teknolojik başarısını en önemli kaynağı olan insan gücüyle pekiştiriyor. Yan hakları yalnızca bir ek ödeme yaklaşımı olarak değil, çalışanlarının global ölçekte deneyim kazanmasını sağlayan stratejik bir yatırım olarak gören şirket, farklı ülkelerde yürüttüğü ileri teknoloji projeleri sayesinde ekiplerine gerçek bir kariyer mobilitesi sunuyor. Bu sayede ekip üyelerinin hem teknik yetkinliklerini hem de uluslararası çalışma kültürünü geliştirmelerine imkân tanınıyor. 2026 yılında da odağını mühendislerinin yeni teknolojilerle tanışacağı, sınır ötesi projelerde sorumluluk alacağı ve potansiyelini en üst düzeye taşıyacağı bir gelişim ekosistemi yaratmaya çeviren IAS, yazılımcılarının ürettiği değerle büyümeyi ve onlara dünyanın her yerinde fırsatlar açmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Empa Elektronik Halka Arz Oluyor Haber

Empa Elektronik Halka Arz Oluyor

37 yıllık deneyimiyle elektronik bileşen sektörünün güvenilir ve öncü firması Empa Elektronik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (Empa Elektronik), halka arz oluyor. Halk Yatırım Menkul Değerler A.Ş. (Halk Yatırım) liderliğinde toplam 42 aracı kurumun katılımıyla yapılacak olan halka arzda, 19-20 Şubat tarihlerinde, pay başına 22 TL sabit fiyatla talep toplanacak. Şirketin çıkarılmış sermayesinin 141 milyon TL’den 170 milyon TL’ye çıkarılması nedeniyle artırılacak 29 milyon TL nominal değerli pay ve ortakların sahip olduğu 9 milyon TL nominal değerli pay olmak üzere toplam 38 milyon TL nominal değerli payın satışa sunulacağı halka arzın büyüklüğü 836 milyon TL, şirketin halka açıklık oranı yüzde 22,35 olacak. Katılım endeksine uygun Halka arzda payların yüzde 60’ı yurtiçi bireysel yatırımcıya, yüzde 40’ı ise yurtiçi kurumsal yatırımcıya tahsis edilecek. Katılım endeksine uygun olan Empa Elektronik hisseleri, Borsa İstanbul Ana Pazar’da işlem görecek. Savunma sanayinden küçük ev aletlerine Empa Elektronik CEO’su Murat Sarpel, Empa Elektronik’in yarı iletkenler, güç elektroniği, elektromekanik ve diğer bileşen çözümlerinden oluşan geniş bir ürün yelpazesiyle kapsamlı teknolojik çözüm tedarik hizmeti sunduğunu söyledi. Uzay, havacılık ve savunma sanayi başta olmak üzere endüstriyel elektronikten e-mobiliteye, beyaz eşya ve küçük ev aletlerinden akıllı enerji ve LED’li aydınlatmaya kadar geniş bir alanda faaliyet gösterdiklerini ifade eden Sarpel, “Gömülü sistemler, uçta yapay zekâ ve bulut-IoT alanlarındaki mühendislik birikimimiz ve desteklerimizle müşterilerimizin bu alanlardaki AR-GE ve üretim süreçlerinin hızlanmasına katkı sağlıyoruz” dedi. Türkiye'nin vizyon projelerinin teknoloji tedarikçisi Türkiye'nin vizyon projelerinin teknoloji tedarikçisi Empa Elektronik’in ürün ve hizmetleriyle sanayinin pek çok alanında var olduğu gibi gündelik yaşantıda da birçok insanın hayatına dokunduğunu anlatan Sarpel, “Savunma sanayinde yer aldığımız projelerle havada, karada ve denizde; TOGG başta olmak üzere otomotiv sanayinde yer aldığımız projelerle yollardayız. Endüstriyel elektronik alanındaki uzmanlığımızla ülkemizdeki üretim faaliyetlerinin en güçlü destekçileri arasındayız. Akıllı enerji ve LED’li aydınlatma alanındaki çözümlerimizle kentlerde ve yaşam alanlarında, tüketici elektroniği çözümlerimizle evlerde hayatı kolaylaştırıyor, değer katıyoruz” diye konuştu. Savunma sanayinin kalbinde Savunma sanayi alanında Türkiye’nin en kritik projelerine Ar-Ge ve ürün desteği verdiklerini kaydeden Sarpel, şunları söyledi: “5. Nesil Milli Muharip Uçak “KAAN”, Temel ve Jet Eğitim Uçakları “HÜRKUŞ” ve “HÜRJET”, Altay Tankı projelerinde kritik malzeme tedarikçisiyiz. Kısaca İHA ve SİHA olarak tabir edilen silahlı ve silahsız insansız hava araçları projelerinde varız. Ayrıca İHA, SİHA ve taarruz uçakları başta olmak üzere çeşitli kara, hava ve deniz araçları için kritik hava / kara görevlerine yönelik olarak geliştirilen akıllı mühimmat projelerine kritik malzeme tedariki ile destek veriyoruz. Profesyonel telsiz sistemleri alanında da çok sayıda telsiz projesinde, çeşitli ürün gamı ve AR-GE desteğiyle 2000 yılından bu yana bulunuyoruz. RF karıştırıcı ve köreltici sistemler ile yerli 5G altyapısı ürünleri son yer aldığımız diğer kritik projeleri arasında yer alıyor.” Yerli elektronik sanayinin gelişimine katkı sunuyor Kurulduğu günden bu yana yerli elektronik sanayinin gelişimine önemli katkılarda bulunan Empa Elektronik’in AR-GE ve üretim yatırımları konusunda yaptığı iş birlikleriyle dünya çapındaki yeni teknolojilerin Türkiye’deki gelişiminde önemli bir rol oynadığına dikkat çeken Murat Sarpel, “Yeni Nesil Ar-Ge Modelimiz ve düzenlediğimiz öncü workshop’larla sadece müşterilerimizin ve projelerinin değil, içinde bulunduğumuz tüm sektörlerin teknolojik anlamda ilerlemesine destek veriyoruz” diye konuştu. Yeni Nesil Ar-Ge Modeli Yeni Nesil Ar-Ge Modeliyle, küresel teknolojik trendleri yakından takip ederek yeni teknolojiler üzerine Ar-Ge çalışmaları gerçekleştirdiklerini dile getiren Sarpel, “Bu çalışmalar sonucu geliştirdiğimiz prototipleri müşterilerimizin projelerini hızlandırmak için kullanıyoruz. Projelerin başında çözüm önerilerimizi sunuyor, proje süresince ve ürün üretildiği sürece teknik destek vermeye devam ediyoruz. Örneğin şu anda uçta yapay zekâ, üretken yapay zekâ, smart connected (Akıllı bağlı), bulut çözümleri üzerine prototip projeler geliştiriyoruz ve bunları müşterilerimizin kullanımına sunuyoruz” açıklamasında bulundu. Bakanlık onaylı Ar-Ge merkezi Geçen yıl Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onayı alan Empa Elektronik Ar-Ge Merkezi ile Yeni Nesil Ar-Ge Modelini bir adım ileri taşıdıklarını vurgulayan Murat Sarpel, “Bizim için stratejik bir dönüm noktası olan bu gelişme, Yeni Nesil Ar-Ge Modelimizi geliştirmemize imkan sağlamakla kalmayarak uçta yapay zekâ, bulut-IoT ve gömülü elektronik alanlarında sahip olduğumuz uzmanlıkla akıllı tarıma, endüstriyel elektronikten enerji verimliliğine kadar geniş bir alanda geliştirdiğimiz yenilikçi çözümlerimizi daha da güçlendirdi, projelerimize hız kazandırdı” dedi. Yarı iletken konusunda Türkiye’nin pazar liderlerinden biri 2000’li yıllarda Orta Doğu pazarında da faaliyetlere başlamasıyla bölgesel bir teknik distribütör olarak konumlanan şirketin günümüzde yarı iletken konusunda Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden biri olduğunu kaydeden Sarpel şunları söyledi: “Türk Elektronik Sanayicileri Derneği’nin (TESİD) yayımlamış olduğu resmi rakamlara göre*, yarı iletkenlerin de dahil olduğu elektronik bileşen ürün grubu içinde Empa Elektronik’in faaliyet gösterdiği ürün sınıflarında Türkiye’nin toplam ithalatı, 2021 yılında 1,1 milyar dolar, 2022 yılında 1,03 milyar dolar, 2023 yılında 1,2 milyar dolar, 2024 yılında ise 1,03 milyar dolar olarak gerçekleşti. Empa olarak bizim elektronik bileşen ithalatımız ise 2021 yılında 40,3 milyon dolar, 2022 yılında 49,2 milyon dolar, 2023 yılında ise 67,9 milyon dolar ve 2024 yılında 57 milyon dolar oldu. Bu verilere bakarak, artan bir trendle Türkiye’de gerçekleştirilen elektronik bileşen ithalatının 2021 yılında yüzde 3,65’ini, 2022 yılında yüzde 4,75’ini, 2023 yılında yüzde 5,72’sini ve 2024 yılında ise yüzde 5,23’ünün gerçekleştirdiğimizi söyleyebiliriz.” Orta ve Doğu Avrupa pazarındaki gücünü artırıyor 2025 yılında faaliyete geçen Macaristan merkezli Empa Electronics CEE ile Macaristan, Polonya ve Çekya başta olmak üzere Orta ve Doğu Avrupa (CEE) pazarında daha hızlı ve kapsamlı hizmet vermeye başladıklarını kaydeden Sarpel, “Empa Electronics CEE bize, CEE pazarındaki müşterilerimize daha yakın olma ve birebir ilişkiler kurma fırsatı verdi. Empa Electronics CEE, Türkiye dışındaki faaliyetlerimizi genişletmek ve bölgesel müşteri portföyümüzü artırmak için stratejik bir rol oynuyor. Bu sayede bölgesel müşteri ilişkilerimiz ve varlığımız güçlenirken CEE pazarındaki satış ve lojistik süreçlerimiz hızlanıyor. Empa Electronics CEE aynı zamanda Empa Elektronik’in teknik ve mühendislik desteğini CEE müşterilerine direkt ulaştırabilme imkanı sunuyor” diye konuştu. 2025’te 3,62 milyar TL hasılat elde etti Empa Elektronik’in bu lider konumunun finansal göstergelerine de çok net bir şekilde yansıdığını ifade eden Sarpel, “2023 yılını 5.093.448.340 TL, 2024 yılını ise 3.525.493.520 TL hasılatla kapatan şirketimiz, 2025 yılında ise 3.624.518.512 TL hasılat elde etti. 2023 yılında 1.039.782.046 TL, 2024 yılında 718.272.256 TL olan brüt karımız, 2025’te 750.580.467 TL olarak gerçekleşti. Net dönem karımız ise 2023 yılında 305.363.378 TL, 2024 yılında 88.348.010 TL, 2025 yılında ise 82.711.372 TL oldu.” Halka arz geliriyle yeni yatırımlar yapacak Empa Elektronik’in, halka arzıyla birlikte sermaye yapısını büyük bir kaynak girişiyle güçlendireceğine ve çeyrek asrı aşkın süredir titizlikle inşa edilen şirket değerlerinin daha da güçleneceğine olan inancını dile getiren Sarpel “Yolumuza daha güçlü, daha kurumsal ve daha şeffaf bir yapıyla devam edeceğiz. Borsa İstanbul’da işlem görmenin kurumsal saygınlığımızı artıracağını, ulusal ve global pazarlardaki hedeflerimize ulaşma yolunda önemli bir sıçrama tahtası olacağını düşünüyoruz” dedi. Halka arz geliriyle yeni yatırımlar gerçekleştirmeyi, mevcut AR-GE yatırımlarını yeni alanlarda genişleterek Empa Elektronik’in karlılığını artırmayı hedeflediklerini açıklayan Sarpel, şöyle devam etti: “Bu çerçevede halka arz gelirlerimizin yüzde 40’ını uçta yapay zekâ, e-mobilite, güç elektroniği ve entegre devre tasarımı gibi alanlara yatırım yapmak ve Ar-Ge faaliyetlerimizi çeşitlendirmek için kullanmayı planlıyoruz. Elde edeceğimiz kaynağın yüzde 15’lik bir bölümünü bölgesel satış pazarlama ağı ve lojistik yatırımlarına kanalize edeceğiz. Geri kalan miktarın yüzde 30’u yeni yatırımlarımızla birlikte artan işletme sermayesi ihtiyacımızı karşılamamıza, yüzde 15’i finansal yükümlülüklerimizi daha az maliyetle yerine getirmemize olanak sağlayacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Empa Elektronik’ten Yeni Stratejik İşbirlikleri Haber

Empa Elektronik’ten Yeni Stratejik İşbirlikleri

Yarı iletkenler, güç elektroniği, elektromekanik ve bileşen çözümlerinden oluşan geniş ürün portföyüyle kapsamlı teknolojik çözüm tedarik hizmeti sunan Empa Elektronik, Türkiye, Orta Doğu ve Doğu Avrupa distribütörü olduğu global ve yerli teknoloji markalarına yenilerini ekledi. Şirket, GigaDevice, Raonsemi, Pico Electronics, AC Tasarım ve Fortior Technology ile imzaladığı stratejik işbirliği anlaşmalarıyla endüstri, otomotiv, savunma sanayi, havacılık, IoT ve motor kontrol uygulamalarına yönelik çözüm gücünü daha da ileriye taşıdı. Empa Elektronik CEO’su Murat Sarpel, bu yeni işbirlikleriyle birlikte Empa Elektronik’in müşterilerine daha geniş bir teknoloji ekosistemi, daha güçlü teknik destek ve Ar-Ge desteğiyle birlikte daha güvenilir tedarik avantajı sunmayı hedeflediğini söyledi. Sarpel, “Tıpkı Empa gibi Ar-Ge’yi odağına alan yeni iş ortaklarımızla gerçekleştirdiğimiz bu yeni işbirlikleri, ileri teknolojileri Türkiye’ye kazandırma hedefimize önemli bir ivme katacak” dedi. GigaDevice’ın tüm ürünlerini Türkiye’de ve Orta Doğu’da Empa satacak Çin merkezli, global bir yarı iletken şirketi olan GigaDevice’ın flash bellekler, mikrodenetleyiciler, sensörler ve analog ürünlerden oluşan geniş ürün yelpazesi, endüstriyel otomasyon, otomotiv, tüketici elektroniği, IoT, iletişim sistemleri, mobil cihazlar ve bilgisayar uygulamaları gibi çok geniş bir sektörel yelpazede kullanılıyor. Şirket, Çin ve Türkiye’nin yanı sıra Singapur, ABD, Güney Kore, Japonya, İngiltere, Almanya, İtalya ve Meksika gibi birçok ülkede satış ve destek ağıyla faaliyet gösteriyor. Empa Elektronik, GigaDevice’ın tüm ürün portföyünün Türkiye ve Orta Doğu’daki satış ve teknik desteğini sağlayacak. Güney Kore’nin güçlü markası Raonsemi Endüstriyel güç elektroniği ve motor kontrol uygulamalarına odaklanan bir yarı iletken üreticisi olan Güney Kore merkezli Raonsemi, üretim faaliyetlerini Güney Kore’nin yanı sıra Çin’de sürdürüyor. Ürünleri, Asya, Avrupa ve Amerika pazarlarına sunulan Raon’un IPM (Intelligent Power Module) ürünlerinin satışı Türkiye, Orta Doğu ve Doğu Avrupa’da Empa Elektronik tarafından gerçekleştirilecek. Pico’dan savunma, uzay ve havacılık uygulamalarına kritik çözümler ABD merkezli Pico Electronics, savunma, uzay ve havacılık uygulamalarına yönelik ürünler sunuyor. Üretimini ABD’de gerçekleştiren firma, ABD ve Türkiye’nin yanı sıra Avrupa pazarında özellikle kritik uygulamalar için geliştirdiği çözümleriyle öne çıkıyor. Empa Elektronik; Pico’nun trafo, indüktör, common mode choke, AC-DC ve DC-DC çevirici ürünlerinin satışını yapacak. AC Tasarım dünyanın dört bir yanına ihracat yapıyor Yerli bir firma olan AC Tasarım, üretimini Ankara Uzay ve Havacılık OSB’deki (Ankara HAB) fabrikalarında gerçekleştirerek savunma sanayine yönelik hava, kara, deniz uygulamaları ile otomotiv, raylı sistemler ve medikal sektörleri için çözümler sunuyor. Şirketin Doğu Avrupa, Kuzey Avrupa, Çekya, Hollanda, Kuzey Amerika, Singapur, Vietnam, Hindistan, Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya, İngiltere, Afrika, Orta Doğu’da distribütörleri bulunuyor. Empa, EMI kablo ekranlama çözümleri, örgülü makaronlar, bakır baralar ve AeroBraid ürün ailesi dahil olmak üzere AC Tasarım’ın belirli ürün gruplarının satışını üstlenecek. Fortior Technology motor sürücü ve motor kontrol entegre devreleri alanında uzman Motor sürücü ve motor kontrol entegre devreleri alanında uzman, bir yarı iletken tasarım firması olan Fortior’un üretimleri Tayvan ve Çin’deki dünyaca ünlü üretim tesislerinde yapılıyor. Sensörlü ve sensörsüz motor kontrol çözümleriyle küresel pazarlara hizmet veren Fortior’un ürünlerinin Türkiye, Orta Doğu ve Doğu Avrupa pazarlarındaki satış ve çözüm desteğini Empa Elektronik sağlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Endüstriyel Dönüşüm Hızlanıyor, WIN EURASIA 2026 Kilit Rol Üstleniyor Haber

Endüstriyel Dönüşüm Hızlanıyor, WIN EURASIA 2026 Kilit Rol Üstleniyor

Hannover Fairs Turkey organizasyonuyla 10–13 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde 32. kez düzenlenecek WIN EURASIA 2026, endüstriyel otomasyonun sanayideki belirleyici rolünü görünür kılan stratejik bir buluşma noktası olmaya hazırlanıyor. Altı salonda toplam 55 bin m² alanda gerçekleşecek fuar; Elektrik, Elektronik İletim ve Dağıtımı & Enerji Otomasyonu, Endüstriyel ve Fabrika Otomasyonu Teknolojileri, Robotik Otomasyon ve Dijital Fabrika Teknolojileri, Kaynak ve Robotik Kaynak Teknolojileri, Makine Otomasyonu ve Teknolojileri, COMVAC–Kompresör ve Basınçlı Hava Teknolojileri ile Birleştirme, Kesme, Yüzey İşlem Teknolojileri gibi kritik başlıklarda sektörün öncü firmalarını bir araya getiriyor. Otomasyonun gerekliliği görünür hale geldi 31 yıldır üretim ve sanayiyi geleceğe taşıyan WIN EURASIA 2026, yüzlerce firmanın en güncel ürün ve teknolojilerini sergilediği kapsamlı bir endüstri platformu olarak konumlanıyor. Endüstriyel otomasyon sektörünün 2025 yılını zorlayıcı fakat öğretici bir yıl olarak geçirdiğini belirten Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği (ENOSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Cem Şanlımeşhur, otomasyonun üretim süreçleri açısından artık “olsa iyi olur” düzeyinden çıkarak üretimin devamlılığı için gerekli bir unsur haline geldiğini söyledi. 2025 yılında finansmana erişimde yaşanan zorlukların ve ekonomik koşulların yatırım kararlarını yavaşlattığını aktaran Şanlımeşhur, “Bu durum otomasyonun önemini azaltmak yerine daha görünür hale getirdi. Sahada net şekilde şunu gördük: Sanayici artık otomasyonu bir seçenek seviyesinde değil, üretimin devamlılığı için kritik gereklilik olarak görüyor. Bu nedenle 2025’i, büyük ölçekli projelerden çok; ihtiyaca en uygun yatırımların öne çıktığı, daha bilinçli ve daha sağlam adımların atıldığı bir geçiş yılı olarak tanımlayabiliriz” dedi. Yapay zekâ ve veri analitiği 2026’nın sıcak başlıkları 2026 yılına girerken sektörde hedefleri netleşmiş bir yapı gördüklerini belirten Şanlımeşhur, ertelenen yatırımların önemli bölümünün 2026’da hayata geçmesini beklediklerini söyledi. Yapay zekâ, robotik ve veri analitiğinin gündemde olmaya devam edeceğini belirten ENOSAD Başkanı Şanlımeşhur, “Beklentimiz, daha az ama daha doğru yatırım yapılan, sonuç üreten projelerin çoğaldığı bir yıl olması. 2026’da önceliğimiz, üyelerimiz arasında bilgi paylaşımını artırmak ve iyi uygulama örneklerini daha görünür kılmak. Düzenleyeceğimiz etkinliklerde, sahada karşılaşılan problemler; problemlere getirilen çözümler ve elde edilen sonuçlar üzerinde duracağız. WIN EURASIA 2026’da sahada kendini kanıtlamış otomasyon çözümleri, robotik ve esnek üretim sistemleri, veri temelli bakım ve üretim uygulamaları ile enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı teknolojiler ön planda olacak. Ziyaretçilerin beklentisi net: karmaşık değil, fayda üreten çözümler” ifadelerini kullandı. WIN EURASIA: Gelecek vizyonunun şekillendiği platform Yıllar içinde WIN EURASIA’nın endüstriyel otomasyon sektörü için daha stratejik bir konuma geldiğini belirten Şanlımeşhur, fuarın yeni ürünlerin sergilendiği bir alan olmasının ötesinde; sektörün nabzının tutulduğu, yeni iş birliklerinin oluştuğu ve gelecek vizyonun şekillendiği bir platform olduğunun altını çizdi. WIN EURASIA’da nitelikli bağlantılar kurduklarını söyleyen Şanlımeşhur, “Otomasyonun fuarın merkezinde yer alması, sektörümüzün geldiği noktayı gösteriyor. Bugün otomasyon, üretimin tamamlayıcısı değil; üretimin kendisiyle iç içe geçmiş durumda. Bu nedenle WIN EURASIA’nın verdiği mesaj yalnızca sektörümüz için değil, tüm sanayi için kritik bir önem taşıyor. WIN EURASIA, uzun vadeli iş birliklerine zemin hazırlıyor. Sektörümüzün WIN EURASIA’ya ilgisi; katılım düzeyi, nitelikli görüşmeler ve iş birlikleriyle görülüyor. 2026’da bu ilginin daha planlı ve sonuç odaklı ilerlemesini bekliyoruz.” WIN EURASIA’nın stratejik konumu giderek güçleniyor Fuarın bu yılki yaklaşımını özetleyen Hannover Fairs Turkey WIN EURASIA Proje Yöneticisi Sena Mengül ise, “WIN EURASIA 2026 mottomuz ‘Otomasyonla Daha İleriye’. Endüstrinin tüm alanlarına yayılan otomasyon etkisi düşünüldüğünde, WIN EURASIA’nın üstlendiği stratejik konum her geçen yıl güçleniyor. Bu yıl oluşturduğumuz, Endüstriyel Yapay Zekâ Özel Alanı, Bakım Onarım Atölyesi ve Güç Aktarım Özel Sahnesi, IoT Özel Alanı ve 5G Arena gibi deneyim alanlarıyla sanayinin geleceğini şekillendiren dönüşüme şahit olacağız. Bu teknolojilerin sahada nasıl çalıştığını, üretime nasıl değer kattığını doğrudan gösterme fırsatı sunacağız. Amacımız, ziyaretçilerin bu dönüşümün parçası olabilecekleri bir ortam yaratmak. WIN EURASIA’yı, şirketlerin karar süreçlerine ışık tutan, doğru yatırımı doğru zamanda yapmalarını kolaylaştıran bir bilgi ve iş birliği merkezi olarak kurguluyoruz. WIN EURASIA’da geliştirdiğimiz çerçeve, Türkiye’nin üretim gücünü ileriye taşıyacak yolculuğun da önemli bir parçası. Aynı zamanda WIN EURASIA, yalnızca teknoloji tedarikçilerini değil; yatırım kararı veren sanayicileri, mühendisleri ve yöneticileri de aynı zeminde buluşturarak, ihtiyaca uygun çözümlerin doğrudan sahada değerlendirilmesini mümkün kılıyor. Bu yönüyle fuarımız, ürün sergilemenin ötesinde, doğru teknolojiyle doğru yatırım kararlarının alınabildiği stratejik bir karar platformu niteliği taşıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.