Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ipsos

Kapsül Haber Ajansı - Ipsos haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ipsos haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İçecekten Ara Öğüne Balın Kullanım Alanları Çeşitleniyor Haber

İçecekten Ara Öğüne Balın Kullanım Alanları Çeşitleniyor

Tüketicilerin değişen beslenme alışkanlıkları, balın sofradaki yerini de dönüştürüyor. Uzun yıllar ağırlıklı olarak kahvaltıyla özdeşleşen bal; bugün içeceklerden ara öğünlere, yoğurt ve granola kaselerinden smoothie ve tatlılara kadar günün farklı anlarında tüketiliyor. Pratik, doğal ve farklı damak zevklerine uyum sağlayabilen ürünlere yönelik ilginin artması, bal kategorisi için yeni kullanım ve büyüme alanları yaratıyor. Balparmak tarafından bağımsız pazar araştırma şirketi IPSOS iş birliğiyle yapılan tüketim araştırması da bu dönüşümü ortaya koyuyor. Araştırmaya göre kahvaltı yüzde 83 ile balın kalesi olmaya devam etse de bal tüketicilerinin yüzde 34’ü balı çay ve ıhlamur gibi içeceklerde şeker yerine kullanıyor. Tüketicilerin yüzde 19’u balı müsli veya yulafla, yüzde 18’i yoğurtla tüketiyor. Balı tatlı ve keklerde şeker yerine kullananların oranı yüzde 16 olurken, ara öğün olarak tüketenlerin oranı yüzde 14’e, smoothie içerisinde kullananların oranı ise yüzde 12’ye ulaşıyor. Balı sofraya taşıyan motivasyon: Doğal beslenme Araştırma, tüketim anlarının çeşitlenmesinin arkasındaki motivasyonlara da işaret ediyor. Son bir yılda bal tüketimini artırdığını belirtenlerin yüzde 51'i bağışıklık sistemini güçlendirmek, yüzde 48'i ise doğal beslenmeye yönelmek gerekçesi ile bala daha fazla yer verdiğini söylüyor. Bu tablo, balın tüketici gözünde yalnızca bir tatlandırıcı değil, doğal beslenme tercihlerinin bir parçası olarak konumlandığını gösteriyor. Hafif ve dengeli yapısıyla farklı lezzetlere eşlik edebilen bal; yaz aylarında ev yapımı limonata, soğuk çay ve smoothie gibi içeceklerde, yoğurtlu meyve ve granola kaselerinde, meyve salatalarında, ev yapımı dondurma ve soğuk tatlılarda kullanılabiliyor. Rafine şekere alternatif arayan tüketiciler için balın farklı tariflerde tercih edilmesi, kategorinin mevsimsel algının ötesine geçerek yıl boyunca günün farklı tüketim anlarına taşınmasına katkı sağlıyor. “Balın doğal lezzetini günün farklı anlarına taşıyoruz” Balparmak Pazarlama Direktörü Ilgın Övül Yağız tüketim alışkanlıklarındaki değişime ilişkin şunları söyledi: "Bal, kültürümüzde güçlü bir yere sahip olmasına karşın uzun yıllar ağırlıklı olarak kahvaltı sofralarıyla ve soğuk kış günleriyle özdeşleştirildi. Oysa araştırma verileri, tüketicilerin balı artık içeceklerden ara öğünlere, yoğurt ve granola kaselerinden smoothie'lere kadar çok daha geniş bir kullanım alanında değerlendirdiğini gösteriyor. Biz de 'Yaz Lezzetleri' konseptimizle bu dönüşümü görünür kılmak istiyoruz.” “Yaz Lezzetleri” mağazadan dijital platformlara uzanıyor Balparmak, tüketicilerin değişen yaşam tarzından ve kullanım alışkanlıklarından hareketle geliştirdiği “Yaz Lezzetleri” konseptini mağaza içi ve dijital iletişim çalışmalarıyla destekliyor. Mağaza içinde konumlandırılan iletişim materyalleriyle balın yaz kahvaltılarından granola kaselerine ve piknik sofralarına uzanan farklı kullanım alanları görünür kılınıyor. Konseptin dijital iletişim ayağında ise Diyetisyen Selahattin Dönmez ile birlikte iki yaz tarifi hazırlandı. Balparmak “Doğal Ballı Limonata” ve “Doğal Ballı Şeftalili Dondurma”, video içerikleriyle Balparmak dijital kanallarında tüketicilerle buluşuyor. Tarifler, balın farklı çeşitlerinin kendine özgü lezzet özellikleriyle yaz sofralarında nasıl değerlendirilebileceğine ilişkin pratik örnekler sunuyor. Değişen yaşam tarzı geleneksel ürünleri dönüştürüyor Yoğun şehir yaşamı, evde kolaylıkla hazırlanabilen tariflere yönelik ilgi ve tüketicilerin ürün içeriğine daha fazla dikkat etmesi, gıda kategorilerindeki tercihleri yeniden şekillendiriyor. Bu değişim, bal gibi köklü ve geleneksel ürünlerin de yeni tüketim biçimleriyle buluşmasını sağlıyor. Balparmak, bilimsel altyapısı ve tüketici içgörüleriyle bu dönüşümü izlemeyi ve tüketicilere yeni kullanım fikirleri sunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk KOBİ’lerinin %64’ü Geleceğe Güvenle Bakıyor Haber

Türk KOBİ’lerinin %64’ü Geleceğe Güvenle Bakıyor

Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ), Türkiye ekonomisinin yapıtaşını oluşturmaya devam ediyor. Mastercard ve Ipsos iş birliğiyle hazırlanan Mastercard 2026 KOBİ Güven Endeksi, Türkiye’yi de içine alan Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EEMEA) bölgesindeki KOBİ’lerin nabzını tuttu. Bulgular, bölgeyi etkileyen zorlu koşullara rağmen Türk KOBİ’lerinin gelecek 12 aya ilişkin güvenlerini koruduklarını gösteriyor. Araştırmaya katılan işletmelerin %64’ü önümüzdeki 12 aylık döneme umutla bakarken, Türkiye özelindeki veriler KOBİ’lerin ticari olgunluk seviyesinin yüksek olduğunu ve yeni dönemin fırsatlarını yakalamak için veri odaklı araçlara yöneldiklerini ortaya koyuyor. Mastercard KOBİ Güven Endeksi; işletme sahiplerinin eğilimlerini, önceliklerini ve büyüme beklentilerini veriye dayalı bir bakış açısıyla sunuyor. Araştırma, dinamik piyasa koşullarına uyum sağlamaya çalışan Türk KOBİ’lerinin finansmana erişim, kesintisiz ödeme deneyimi ve analitik içgörü başlıklarını, büyüme yolculuğunda kritik alanlar olarak gördüğünü ortaya koyuyor. KOBİ’lerin ödeme tercihi kartlardan yana, kurumsal kart kullanımı yükselişte Araştırmaya göre Türkiye’deki KOBİ ekosisteminin %87’sini mikro işletmeler oluştururken, perakende (%37) ve üretim (%24) sektörleri başı çekiyor. KOBİ’lerin %92’si faaliyetlerini fiziksel mağazalar üzerinden yürütmesine rağmen, kartlı ödeme kabul oranının %93 gibi neredeyse evrensel bir seviyede olması dikkat çekiyor. İşlem hacimlerinin %52’si kartlar üzerinden gerçekleşerek nakit kullanımını (%30) geride bırakmış durumda. KOBİ’ler, dijital ve online ödemeleri bugün ve gelecekte işletmelerini daha iyi ve hızlı büyütmelerine katkı sağlayan önemli araçlar arasında görüyor. Türkiye pazarını diğer gelişmekte olan pazarlardan ayıran bir diğer önemli unsur ise işletme harcamalarındaki profesyonelleşme. Türk girişimciler, kişisel ve ticari harcamaları ayırmanın değerini net bir şekilde ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan KOBİ’lerin %61’i işletme giderleri için kurumsal/ticari kart kullanmayı tercih ediyor. Büyüme reçetesi: Finansmana kolay erişim, kesintisiz ödeme ve veri gücü Tahminlere dayalı kararların geride kaldığı bu dönemde, KOBİ’ler bağlantıda kalmanın ötesine geçerek doğrudan aksiyon alabilecekleri somut içgörülere ihtiyaç duyuyor. İşletmelerini büyütmek ve operasyonel verimliliklerini artırmak isteyen KOBİ’lere işlerini en çok neyin büyüteceği sorulduğunda üç ana alan öne çıkıyor. KOBİ’lerin %56’sı finansal servislere, krediye ve fonlamaya daha kolay erişimin, yine %56’sı basit, kesintisiz ve kullanıcı dostu ödeme yöntemleri sunmanın en büyük büyüme potansiyelini taşıdığını düşünüyor. Bu iki kritik unsuru ise %48’lik bir oranla daha iyi veri, analitik ve içgörüye erişim sağlama beklentisi takip ediyor. Sürdürülebilir ve kapsayıcı ekonomik büyüme vizyonu doğrultusunda Mastercard; iş ortaklarıyla birlikte KOBİ’leri doğru araçlar, altyapı ve danışmanlık hizmetleriyle donatarak, onların gerçek potansiyellerini ortaya çıkarmalarına ve geleceğin dijital ekonomisinde söz sahibi olmalarına destek olmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arçelik, “Türkiye’nin Lovemark’ları” Araştırmasında 17. Kez Zirvede Haber

Arçelik, “Türkiye’nin Lovemark’ları” Araştırmasında 17. Kez Zirvede

Arçelik Pazarlama ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ragıp Balcıoğlu, “70 yıldır ‘Teknolojiyle Hayatın Kalbinde’ yer alan bir marka olarak, insanların yaşamını kolaylaştırma sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Bizi her gün yeniden motive eden en büyük güç, tüketicilerimizin bize duyduğu güven ve verdikleri değer. Onlardan gelen her geri bildirim, ürün ve hizmetlerimizi geliştirme yolculuğumuzda bize yol gösteriyor. Bizi bir kez daha Türkiye’nin Lovemark’ı seçen tüketicilerimize teşekkür ediyoruz. Bu güveni korumak ve her temas noktasında daha iyi bir deneyim sunmak, en temel önceliğimiz olmaya devam ediyor. Onların beklentilerini dikkatle dinliyor, hayatlarına gerçek anlamda dokunacak çözümler geliştirmek için çalışıyoruz. Tüketicilerin artık yalnızca ürün değil, anlam ve değer aradığı bir dönemde, bizim için ‘en sevilen marka’ olmanın ölçütü; teknolojiyi, sürdürülebilirliği ve güveni bir arada sunabilmek. Değişen tüketici beklentilerine uyum sağlayarak, yaşamı kolaylaştıran ve değer katan çözümler üretmek her zaman önceliğimiz oldu. Güven duygusunu her gün yeniden inşa ederek Lovemark unvanını 17 yıl boyunca koruyabilmemiz, tüketicilerimizin markamıza duyduğu güvenin ve gönül bağının en güçlü göstergesi. En sevilen marka olmanın sorumluluğunu ve yolculuğumuzun ruhunu, geçmişten aldığımız ilhamla geleceğe taşımaya devam edeceğiz” diye konuştu. Türkiye’nin lider ev teknolojileri markası Arçelik, MediaCat öncülüğünde Ipsos tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’nin Lovemark’ları” araştırmasında bu yıl da beyaz eşya kategorisinin birincisi seçildi. Tüketiciyle kurduğu güçlü bağın bir göstergesi olarak “17 yıldır üst üste” Türkiye’nin en sevilen markası olmayı başaran Arçelik, tüm kategorilerde 17 yıldır Lovemark olmayı başaran tek marka oldu. Arçelik’in Türkiye’de milyonlarca haneyle uzun yıllara yayılan bu güven ilişkisinin her zaman yenilik, ilkler ve güven üzerine inşa edildiğini vurgulayan Arçelik Pazarlama ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ragıp Balcıoğlu, “70 yıllık yolculuğumuz boyunca en çok değer verdiğimiz şey, tüketicilerimizle kurduğumuz güçlü ve samimi ilişki oldu. Türkiye’nin en sevilen markalarından biri olmamızın temelinde, insanların hayatına dokunan, güven veren ve bu güveni her gün yeniden inşa eden bir anlayış yatıyor. ‘Teknolojiyle Hayatın Kalbinde’ yer alan bir marka olarak, insanların yaşamını kolaylaştırma sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Bizi her gün yeniden motive eden en büyük güç, tüketicilerimizin bize duyduğu güven ve verdikleri değer. Onlardan gelen her geri bildirim, ürün ve hizmetlerimizi geliştirme yolculuğumuzda bize yol gösteriyor. Bizi bir kez daha Türkiye’nin Lovemark’ı seçen tüketicilerimize teşekkür ediyoruz. Bu güveni korumak ve her temas noktasında daha iyi bir deneyim sunmak, en temel önceliğimiz olmaya devam ediyor. Onların beklentilerini dikkatle dinliyor, hayatlarına gerçek anlamda dokunacak çözümler geliştirmek için çalışıyoruz. Tüketicilerin artık yalnızca ürün değil, anlam ve değer aradığı bir dönemde, bizim için ‘en sevilen marka’ olmanın ölçütü; teknolojiyi, sürdürülebilirliği ve güveni bir arada sunabilmek. Değişen tüketici beklentilerine uyum sağlayarak, yaşamı kolaylaştıran ve değer katan çözümler üretmek her zaman önceliğimiz oldu. Güven duygusunu her gün yeniden inşa ederek Lovemark unvanını 17 yıl boyunca koruyabilmemiz, tüketicilerimizin markamıza duyduğu güvenin ve gönül bağının en güçlü göstergesi. 17 yıl üst üste ‘Lovemark’ unvanına layık görülmemiz, bu başarıyı bizim için çok daha değerli kılıyor. Biz teknolojiyi, evlerin ritmine uyum sağlayan, günlük yaşamı kolaylaştıran ve aile içinde paylaşılan değerli anları güçlendiren bir deneyim olarak tasarlıyoruz. Dayanıklılık, tasarım, kullanıcı deneyimi ve sürdürülebilirliği bir bütün olarak ele alıyor; Türkiye’nin dört bir yanında yaygın bayi ve servis ağımızla ürünlerimizi evlere ulaştırıyoruz. Bu başarı, Arçelik’e gönülden bağlı milyonlarca ailenin sevgisiyle ve işini tutkuyla yapan tüm ekip arkadaşlarımızın emeğiyle mümkün oldu. En sevilen marka olmanın sorumluluğunu ve yolculuğumuzun ruhunu, geçmişten aldığımız ilhamla geleceğe taşımaya devam edeceğiz” diye konuştu. MediaCat ve Ipsos iş birliğiyle yürütülen “Türkiye’nin Lovemark’ları” araştırması, 15–55 yaş aralığında kadın erkek oranı eşit, Türkiye temsili 2000 kişi ile gerçekleştiriliyor. Araştırmada farklı yaş, cinsiyet ve sosyo-ekonomik gruplardan katılımcıların markalarla ilgili algıları, duygusal bağlılıkları, güven düzeyleri ve tercih motivasyonları değerlendiriliyor. Sayısal veriler üzerinden yapılan analizler, markaların tüketici zihnindeki konumunu ve sevgi–güven ilişkisinin gücünü ortaya koyuyor.

Yemeksepeti, 2025’te de “Türkiye’nin En Sevdiği Marka” Seçildi Haber

Yemeksepeti, 2025’te de “Türkiye’nin En Sevdiği Marka” Seçildi

Yemeksepeti, MediaCat ve Ipsos işbirliğiyle gerçekleştirilen “Türkiye’nin En Sevilen Markaları” araştırmasında, “Online Yemek Sipariş Markası” kategorisinde bir kez daha Lovemark seçildi. Geçen seneye kıyasla skorunu daha da yükselten Yemeksepeti, bu sonuçla kategorisindeki liderliğini açık ara sürdürdüğünü gösterdi. MediaCat önderliğinde Ipsos tarafından yürütülen ve Türkiye’yi temsil eden 2.000 kişilik bir örneklemle yapılan “Türkiye’nin Lovemark’ları 2025” araştırmasının sonuçları açıklandı. Yemeksepeti, “Online Yemek Sipariş Markası” kategorisinde yine ilk sırada yer alarak “Lovemark” unvanını korudu. Yemeksepeti, Lovemark Endeksi’nde liderliğini pekiştirdi Markaların tüketicilerin zihnindeki ve kalbindeki yerini ölçen araştırmaya göre Yemeksepeti, Lovemark endeksindeki puanını geçen seneye göre 4 puan yükseltti. Bu artışla rakipleriyle arasındaki farkı daha da açan Yemeksepeti’nin bu başarısında, özellikle zihin payındaki tartışmasız gücü etkili oldu. Kapsamlı değerlendirme başarıyı tescilledi Yemeksepeti’nin bu ödüle layık görülmesi, markanın tüketicilerle kurduğu bağın gücünü bir kez daha ortaya koydu. Araştırma, markanın zihin payı (akla ilk gelen marka olma), duygusal yakınlık derecesi, beklenti ve ihtiyaçları karşılama düzeyi ve tüketiciler için ne kadar vazgeçilmez olduğu gibi dört temel kritere dayanıyor. Bu kriterlerin belirli ağırlıklarla Yapısal Eşitlik Modeli (SEM) kullanılarak analiz edilmesiyle markaların Lovemark skoru hesaplanıyor. Yemeksepeti, elde ettiği bu güçlü performansla hem sektöründeki öncü konumunu pekiştirdi hem de kullanıcılarının nezdinde bir kez daha “Türkiye’nin En Sevdiği Marka” olduğunu kanıtladı. Markanın son dönemde “Keyfin Yerine Gelsin” iletişim yaklaşımıyla birlikte kullanıcılarıyla kurduğu samimi bağ daha da güçlendi. Bu yaklaşım, Yemeksepeti’nin hem markaya duyulan sevgi hem de akla ilk gelen marka olma skorlarında istikrarlı yükselişine katkı sağladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.