Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ipsos Türkiye

Kapsül Haber Ajansı - Ipsos Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ipsos Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Tarımın Kadın Yıldızları” 5 Yıldır Etkisini Güçlendiriyor Haber

“Tarımın Kadın Yıldızları” 5 Yıldır Etkisini Güçlendiriyor

Tarımda kadınlara yönelik fırsat eşitliğini destekleyen örnek proje kapsamında; bugüne kadar 5.500’ün üzerinde kadın çiftçiye ulaşıldı, SuperFresh’in sözleşmeli üretici ağı içindeki kadın üretici oranı yüzde 5’ten yüzde 30’a yükseldi. SuperFresh’in Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğinde fırsat eşitliği odağıyla başlattığı Tarımın Kadın Yıldızları; ürün alım garantisi, finansal destek, tohum ve gübre desteği, 7/24 ziraat mühendisi desteği, eğitimler ve dayanışma ağıyla kadın çiftçilerin üretimdeki gücünü artırmak için tasarlandı. Proje bugün, kadın emeğini görünür kılan ve sosyal faydayı somut etkiye dönüştüren, her yıl sahadaki yeni ihtiyaçlara göre geliştirilen uzun soluklu bir model olarak yoluna devam ediyor. Her yıl yeni adımlarla güçlenen bir etki modeli 2023’te görünürlüğü artıran iletişim çalışmaları ve yeni paydaşlarla büyüyen Proje, 2024’te finansal okuryazarlık, girişimcilik, ekoloji ve yapay zekâ odaklı eğitimlerle derinleşti, topluluk ağları üzerinden kadın çiftçiler arasındaki bağı güçlendirdi. 2025 yılında ise ürün lansmanı ve staj programı gibi yeni adımlarla etkisini genişletti. Tarımın Kadın Yıldızları’nın emeğiyle üretilen SuperFresh “Ege’den Hasat” bezelye, kadın emeğinin toplumsal faydadan raflara uzanan en somut çıktılarından biri oldu. Kategoride bir ilki gerçekleştirerek Michelin tavsiyeli bir restoranın menüsüne de giren ürün, tarladan tabağa sürdürülebilir bereket anlayışını görünür kıldı. 2026’da temel çiftçilik eğitimi başta olmak üzere farklı ihtiyaçlara yönelik eğitim ve söyleşiler devam ederken yaklaşık 2.000 kadının yer aldığı bilgi paylaşımı platformu, uzmanlara erişim ve dayanışmanın yıl boyunca sürdüğü bir alana dönüştü. TABİT iş birliğiyle finansal okuryazarlıktan girişimciliğe, sürdürülebilir tarımdan yapay zekâ uygulamalarına uzanan eğitim ve söyleşiler yıl boyunca devam etti. Tarımın Kadın Yıldızları Projesi beşinci yılında kadın üreticilerle kurulan ilişkiyi yalnızca üretim dönemleriyle sınırlamayan; eğitim, topluluk, görünürlük ve ekonomik güçlenme başlıklarını bir arada ele alan daha bütüncül bir yapıya ulaştı. Proje; kadınların güçlenmesi, sosyal fayda ve sürdürülebilirlik alanlarındaki çalışmalarıyla bugüne kadar ulusal ve uluslararası platformlarda 30 kez ödüllendirildi. Sosyal etki araştırmaları dönüşümü takip ediyor SuperFresh, Tarımın Kadın Yıldızları Projesi’nin etkisini izlemek ve programı sahadaki ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirmek amacıyla Ipsos Türkiye iş birliğinde düzenli sosyal etki araştırmaları gerçekleştiriyor. Araştırma sonuçları, projenin yarattığı güçlü ekonomik etkiyle birlikte; bilgiyle karar verme, ekonomik bağımsızlık, dayanışma ve bilgi paylaşımı, özgüven ve karar süreçlerine katılım ile görünürlük alanlarında kadın üreticilerin deneyimlerinde dönüşüm yarattığını ortaya koydu. Üretim kararlarında deneyim ve sezginin yanında bilgi, maliyet hesabı ve planlamanın daha fazla yer almaya başlaması bu dönüşümün öne çıkan örneklerinden biri oldu. Ipsos’un değerlendirmesine göre, projenin ilk döneminde memnuniyet yaratan destekler 2026 itibarıyla daha somut ve derin bir etkiye ulaştı; destek, kadın üreticiler açısından giderek güvenceye dönüşen bir yapıya evrildi. Mert Altınkılınç: “Kadın çiftçilerin güçlenmesini tarımın geleceğine yapılan yatırım olarak görüyoruz” Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO’su Mert Altınkılınç, şunları söyledi: “Besler olarak tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini, birlikte çalıştığımız üreticilerle kurduğumuz uzun vadeli iş birliğiyle destekliyoruz. Yıldız Holding’in fırsat eşitliği ve kapsayıcılık yaklaşımı ve Yıldız Holding Kadın Platformu’nun çalışmaları doğrultusunda, SuperFresh markamızla 2022 yılında başlattığımız Tarımın Kadın Yıldızları projesi bu anlayışın somut örneklerinden biri. Sözleşmeli üretim ve alım garantisinin yanı sıra finansman, eğitim ve ziraat mühendisliği desteği sunarak kadın çiftçilerin üretimlerini planlamalarına, bilgi ve yetkinliklerini geliştirmelerine katkı sağlıyoruz. Projenin başlangıcında yüzde 5 olan sözleşmeli kadın üretici oranımızın yüzde 30’a ulaşmasından memnuniyet duyuyoruz. Kadın çiftçilerin güçlenmesini tarımın geleceğine yapılan yatırım olarak görüyor, projemizi onların ihtiyaçları ve deneyimleri doğrultusunda geliştirmeyi sürdürüyoruz. 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü vesilesiyle bilgisi, deneyimi ve üretimiyle tarıma değer katan tüm kadın çiftçilere teşekkür ediyorum.” Gülizar Öcal Doğan: “Kadın çiftçilerin deneyimleri projemizin gelişimine yön veriyor” Besler Pazarlama ve Sürdürülebilirlikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Gülizar Öcal Doğan, şunları söyledi: “Tarımın Kadın Yıldızları’nı kadın çiftçileri dinleyerek, ihtiyaçlarını anlayarak ve onlarla birlikte öğrenerek geliştiriyoruz. TABİT iş birliğiyle sunduğumuz eğitimler ve yıl boyunca devam eden bilgi paylaşımıyla kadınların öğrendiklerini üretim süreçlerine taşımalarını destekliyoruz. Finansal okuryazarlıktan sürdürülebilir tarım uygulamalarına uzanan eğitimlerimizi sahadan gelen geri bildirimlerle şekillendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde eğitimlerimizi ve kadın üreticiler arasındaki dayanışmayı güçlendirerek projemizin sağladığı faydayı geliştirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İşletmeler Dijital Ödeme Çözümlerine Hazır, Dönüşümün Anahtarı Güven Haber

İşletmeler Dijital Ödeme Çözümlerine Hazır, Dönüşümün Anahtarı Güven

Garanti BBVA'nın ödeme ve elektronik para kuruluşu Tami'nin, Ipsos Türkiye iş birliğiyle gerçekleştirdiği araştırma, Türkiye'deki işletmelerin ödeme teknolojilerinde önemli bir dönüşüm potansiyeli taşıdığına işaret ediyor. Türkiye genelinde 1.207 işletmeyle gerçekleştirilen araştırmaya göre işletmelerin yüzde 80'i hâlâ yalnızca banka POS'larıyla çalışırken, yüzde 83'ü ödeme kuruluşlarıyla entegre herhangi bir ek çözüm kullanmıyor. Buna rağmen yeni nesil ödeme çözümlerini henüz kullanmayan işletmelerin yüzde 68'i bu çözümleri değerlendirmeye açık olduğunu ifade ediyor. Bulgular, işletmelerin teknolojiye kapalı olmadığını; ancak güven veren, kolay yönetilebilen ve işletmelerine somut fayda sağlayan çözümleri tercih ettiğini ortaya koyuyor. Ödeme sistemlerinde dönüşümün ön koşulu güven Araştırma, ödeme sistemlerinin artık yalnızca tahsilat süreçlerini yöneten araçlar olmaktan çıkarak müşteri deneyiminden operasyonel verimliliğe, nakit akışından büyüme performansına kadar işletmeler için stratejik bir rol üstlendiğini gösteriyor. İşletmeler ödeme yöntemi seçiminde müşteri beklentilerini ön planda tutarken, güvenilirlik de en önemli karar kriterlerinden biri olarak öne çıkıyor. İdeal bir ödeme platformundan beklentiler arasında hızlı ve kesintisiz ödeme deneyimi ile güçlü güvenlik altyapısı ilk sıralarda yer alıyor. Araştırmaya göre işletmeler yalnızca ödeme altyapısını değil, hizmeti sunan kurumun güvenilirliğini de değerlendiriyor. Güven; finansal sağlamlık, teknik süreklilik, güçlü güvenlik altyapısı ve ihtiyaç duyulduğunda kolayca ulaşılabilecek bir muhatap anlamına geliyor. Bulgular, ödeme teknolojilerinde ürün özelliklerinin yanı sıra, ürünün arkasındaki kurumun güvenilirliğinin de tercihleri doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor. Araştırma aynı zamanda ödeme ve e-para kuruluşları kategorisinde farkındalığın hâlâ gelişime açık olduğuna da işaret ediyor. İşletmelerin yüzde 35'i ödeme ve e-para kuruluşları kategorisinde herhangi bir marka adı söyleyemezken, bu durum sektör açısından güven kadar farkındalık ve doğru bilgilendirmenin de önemini ortaya koyuyor. Sorunsuz ödeme deneyimi artık büyümenin de parçası Araştırmaya göre ödeme deneyimi, işletmeler açısından yalnızca operasyonel bir süreç değil; büyümeyi destekleyen stratejik bir unsur olarak görülüyor. İşletmelerin yüzde 72'si sorunsuz ödeme deneyiminin müşteri memnuniyetini artırdığını belirtirken, yüzde 59'u satış gelirlerine olumlu katkı sağladığını, yüzde 55'i ise müşteri sadakatini güçlendirdiğini ifade ediyor. Bulgular, ödeme süreçlerinin işletmeler için rekabet avantajı yaratan önemli bir alan haline geldiğini gösteriyor. Araştırmayı değerlendiren Tami Genel Müdürü Melda Çetin, şunları söyledi: "Araştırmamız bize işletmelerin teknolojiye değil, belirsizliğe mesafeli olduğunu gösteriyor. İşletmeler yeni nesil ödeme çözümlerine açık; ancak bu dönüşümün gerçekleşebilmesi için öncelikle güven duymaları, kesintisiz hizmet alacaklarını bilmeleri, kullanım kolaylığını deneyimlemeleri ve işletmelerine sağlayacağı somut faydayı görmeleri gerekiyor. Önümüzdeki dönemde sektörün en önemli sorumluluğu, gelişmiş teknolojileri işletmeler için daha anlaşılır, erişilebilir ve güven veren çözümlere dönüştürmek olacak." Çetin sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz de Tami olarak işletmelerin ihtiyaçlarından hareketle ödeme süreçlerini daha görünür, daha yönetilebilir ve daha verimli hale getiren çözümler geliştiriyoruz. Çoklu banka POS, CepPOS, linkle ödeme ve cüzdan gibi çözümlerimizle işletmelerin ödeme süreçlerini kolaylaştırırken, dijital dönüşüm yolculuklarında güvenilir bir iş ortağı olmayı hedefliyoruz. İşletmelerin ödeme teknolojilerindeki dönüşümünü hızlandıracak ürünler geliştirmeye, bunları işletmelere anlatmak ve öğretmek üzere aksiyonlar almaya, sektöre veri ve içgörü sunmaya ve işletmelerin daha güçlü büyümesine katkı sağlamaya devam edeceğiz." Araştırma ayrıca güçlü ve güvenilir bir finansal kurum tarafından desteklenen ödeme çözümlerinin işletmeler nezdinde güven algısını anlamlı ölçüde artırdığını ortaya koyuyor. Bulgular, ödeme sistemleri alanında yalnızca ürün ve hizmetlerin değil, bunları sunan kurumların deneyimi ve finansal gücünün de tercihleri etkileyen önemli faktörler arasında yer aldığını gösteriyor. Bu doğrultuda Garanti BBVA'nın finansal deneyimi ve güven altyapısı, Tami'nin işletmelere sunduğu ödeme çözümlerini destekleyen önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. ### Araştırma künyesi: Ipsos tarafından 18 Mart-16 Nisan 2026 tarihinde hedef kitle NUTS-1 12 bölge nüfus dağılımı dikkate alınarak 1207 işletme ile bilgisayar destekli CAPI yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Veriler kotalı örnekleme yöntem; %90’ı 1-9 çalışanı olan, %80’i çoklu POS entegrasyonunu kullanmayan ve %20’si ise çoklu POS entegrasyonunu kullanan ve market-gıda, hizmet, yemek, giyim ve aksesuar, elektronik eşya, bilgisayar vb. sektörlerde olup, %98’i B2C müşteriler için faaliyet gösteren işletmelerle görüşülmüş ve NUTS-1 12 bölge dağılımına göre kota takip edilmiştir. Sonuçlar, araştırmanın hedef kitlesini temsil etmek üzere tasarlanmış örneklem üzerinden elde edilmiştir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üniversitelinin Kabusu: Barınma ve Finansal Zorluklar Eğitimin Önüne Geçiyor! Haber

Üniversitelinin Kabusu: Barınma ve Finansal Zorluklar Eğitimin Önüne Geçiyor!

Verilere göre, öğrencilerin yarıdan fazlası üniversite eğitimi için memleketlerinden ayrılmak zorunda kalırken, ekonomik koşullar yurt tercihlerini ve genel yaşam kalitelerini doğrudan etkiliyor. Öğrencilerin %76’sı Yurtta Kalmayı Tercih Ediyor Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik’in paylaştığı verilere göre, Türkiye’deki üniversite öğrencilerinin yarısından fazlası eğitim görecekleri şehrin yaşadıkları şehirden farklı olduğunu belirtiyor. Bu durum, barınma ihtiyacını temel bir sorun olarak öne çıkarıyor. Şehir Dışında Okuyanlar İçin Yurt Zorunluluğu: Başka bir şehirde okuyacak öğrencilerin %76’sı yurtta kalmayı tercih ediyor. Genel olarak bakıldığında ise, yaşadığı şehirde okusa bile her iki öğrenciden biri yurt seçeneğini değerlendiriyor. Devlet Yurtları Tek Çözüm: Yurtta kalacağını belirten öğrencilerin neredeyse tamamının öncelikli tercihi devlet yurtları oluyor. Gedik, bunun en temel sebebinin ekonomik koşullar olduğunu vurguluyor. Her İki Devlet Yurdu Öğrencisinden Biri "Pahalı" Diyor Araştırma, barınma maliyetlerinin öğrenci ve aileler üzerindeki baskısını çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor: Özel Yurtlar Ulaşılamaz: Ankete katılan her on öğrenciden dokuzu, özel yurtların pahalı olduğunu düşünüyor. Devlet Yurtları Bile Zorluyor: Ekonomik sıkıntının derinleştiği bu dönemde, devlet yurtları dahi bütçeleri zorluyor. Her iki öğrenciden biri (%50), devlet yurtları için bile “pahalı” yorumunu yapıyor. Sidar Gedik, bu verilerin öğrencilerin barınma konusunda giderek daha sınırlı seçeneklere sahip olduğunu ve büyük zorluklar yaşadığını gösterdiğini belirtti. Finansal Kaygılar Eğitimin Önüne Geçti Barınma dışında, üniversite eğitimi için gerekli genel bütçe de aileleri ve gençleri ciddi şekilde zorluyor. Bütçe Baskısı: Her on öğrenciden dokuzu, kendisinin ya da ailesinin bütçesinin çok ya da az zorlandığını ifade ediyor. Ek İş Arayışı: Gedik, finansal kaygıların, enerjilerini öğrenimlerine yönlendirmesi gereken gençleri geçim derdine, ek iş arayışına ve geleceğe dair belirsizliklere karşı karşıya bıraktığını ekledi. Ipsos Gündeme Dair araştırması, 15 Ağustos - 30 Eylül tarihleri arasında 243 üniversite öğrencisi ile online anket yöntemiyle gerçekleştirildi. Veriler, Türkiye'de üniversite gençliğinin eğitim kalitesini tehdit eden derin ekonomik sorunlara işaret ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.