Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Irak

Kapsül Haber Ajansı - Irak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Irak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Müteahhitler Birliği Gündem Toplantısında Küresel Pazarlar ve Eşit Rekabet Vurgusu Haber

Türkiye Müteahhitler Birliği Gündem Toplantısında Küresel Pazarlar ve Eşit Rekabet Vurgusu

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren konuşmasında, sektörün uzun yıllara dayanan deneyimini ve uluslararası başarılarını vurgulayarak, “Müteahhitlik sektörümüz yurt dışına açılmaya 1972 yılında Libya ile başlamıştı. O günden bu yana meslektaşlarımız 138 ülkede 558 milyar dolar tutarında 13 bine yakın projeye imza attılar” dedi. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) tarafından düzenlenen “Gündem Toplantısı” iftar programı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanı sıra kamudan üst düzey temsilciler, STK temsilcileri ve TMB üyesi firmaların yöneticilerinin katılımıyla düzenlendi. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, konuşmasında “Müteahhitlik sektörümüz yurt dışına açılmaya 1972 yılında Libya ile başlamıştı. O günden bu yana meslektaşlarımız 138 ülkede 558 milyar dolar tutarında 13 bine yakın projeye imza attılar. 1972 ile 2002 yılı arasında yılda ortalama 1,5 milyar dolar yeni sözleşme imzalanırken bu tutar 2003 yılında 7, 2005 yılında 13, sonraki yıllarda ise ortalama 20 milyar dolarların üstüne çıkmıştır” ifadelerini kullandı. Başkan Eren, son yıllardaki bu artışın sadece müteahhitlerin tecrübelerinin artışına bağlı olmadığını belirterek, Dışişleri Bakanlığı merkez teşkilatı ve Türk müteahhitlerinin gittiği her ülkede ilgili makamlara daha kolay ulaşması için çalışan büyükelçilerin sektöre sağladığı desteğin de büyük rolü olduğunu vurguladı. Küresel gelişmeler ışığında Türk müteahhitlik sektörü Irak’ın yeniden imarında önemli bir potansiyel bulunduğunu vurgulayan Eren, “Kalkınma Yolu ve diğer altyapı projelerinin yanında, Su Alanında İşbirliği Anlaşması kapsamında finansmanı petrol karşılığı sağlanacak su projeleri ile Irak’ı yeniden büyük bir potansiyel şantiyemiz olarak takip ediyoruz” dedi. Libya’da 2011 yılından bu yana bekleyen alacaklar ve teminat mektubu sorunlarının çözümü ile yeni projelerin önünün açılmasının önemine değinen Eren, Türkiye-Libya Ortak Çalışma Grubu’nun etkin şekilde işletilmesine duyulan ihtiyacı ifade etti. Suriye’nin yeniden imarında ise bütüncül bir kalkınma yaklaşımının önemine işaret ederek, Körfez finansmanı ile Türk müteahhitlerinin sahadaki uygulama gücünün birlikte değerlendirilmesinin gerçekçi bir model olacağını belirtti. Avrupa Birliği ülkelerinde artan proje varlığına da değinen Eren, kamu alımları mevzuatında “Made in Europe” yaklaşımı çerçevesinde şekillenen düzenlemelerin Türk firmalarının rekabet gücünü zayıflatmaması gerektiğini vurguladı. AB ile kamu alımları alanında karşılıklı erişimi güvence altına alan kapsamlı bir anlaşmanın önemine dikkat çeken Eren, kamu ihale mevzuatının AB ile tam uyumlu hale getirilmesini desteklediklerini ifade etti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da yaptığı konuşmada, yakın coğrafyamızda yaşanan gelişmeler, küresel jeopolitik dinamikler, Hükümetin dış politika vizyonu ve stratejik öncelikler çerçevesinde kapsamlı değerlendirmelerde bulunarak, Bakanlığın yurt dışı müteahhitlik hizmetleri sektörüne desteklerinin her zaman devam edeceğini belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bölgesel Kriz ve Türk İhracatçıları Bekleyen Riskler Haber

Bölgesel Kriz ve Türk İhracatçıları Bekleyen Riskler

İran Krizi ve Türkiye İhracatı:Riskler, Senaryolar ve Hazırlık Stratejileri 28 Şubat 2026'da başlayan ABD-İsrail ortak askeri operasyonu, bölgeyi son on yılların en ciddi güvenlik kriziyle karşı karşıya bırakmıştır. Hürmüz Boğazı'nın fiilen abluka altına alınması, 170'ten fazla konteyner gemisinin Körfez'de mahsur kalması, Dubai dahil birçok uluslararası havalimanının kapanması ve 5 Mart itibarıyla savaş riski sigortalarının iptal edilecek olması, küresel ticareti derinden etkileyen gelişmelerdir. Türk ihracatçıları açısından enerji ithalat maliyetlerindeki artış, TL üzerindeki kur baskısı, navlun ve sigorta primlerindeki sıçrama ile Tebriz-Ankara doğalgaz boru hattı sözleşmesinin Temmuz 2026'da dolacak olması en acil risk unsurları olarak öne çıkmaktadır. The Globby Araştırma Ekibi, bu riskleri ve olası gelişmeleri ITC TradeMap verileri, petrol fiyat senaryoları ve ambargo rejimi analizleri çerçevesinde değerlendiren kapsamlı bir rapor hazırladı. Tablo 1: Türk İhracatçılar İçin Temel Risk Alanları Risk Alanı Mevcut Durum İhracata Potansiyel Etki Hürmüz Boğazı Ablukası Fiilen kapalı; 150+ tanker demir attı Körfez'e sevkiyat durma noktasında; alternatif rota zorunlu Enerji Maliyeti Brent 77 $'a sıçradı (zirve 82+$) Girdi maliyeti artışı; enerji yoğun sektörlerde marj baskısı Navlun ve Sigorta Navlun +%50-100; sigorta primi 2 katına çıktı FOB/CIF fiyat dengesini bozar; teklif fiyatlarının güncellenmesi şart Döviz Kuru TL/USD 43,92-43,97 (rekor düşük yakını) İthal girdi maliyeti artışı; ancak dolar bazlı rekabet gücü desteği Doğalgaz Arzı Tebriz-Ankara sözleşmesi Temmuz 2026'da doluyor Arz kesintisi riski; pahalı spot LNG'ye yönelim Yaptırım Riski İran ile ticaret yapana %25 ABD tarifesi tehdidi ABD pazarı kaybı riski; uyum politikası zorunlu Kızıldeniz Tehdidi Hûsiler saldırıları yeniden başlattı Süveyş alternatif rotası da risk altında; çift darboğaz krizi Dört Senaryo, Dört Farklı Hazırlık Düzlemi Krizin gidişatına bağlı olarak Türkiye ihracatı farklı risk ve dönüşüm senaryolarıyla karşı karşıyadır. The Globby Araştırma Ekibi'nin TradeMap verileri üzerinden modellediği dört senaryoda, her birinin ihracatçılar için farklı risk profilleri ve hazırlık gereksinimleri bulunmaktadır. Enerji maliyeti artışı, navlun/sigorta şoku ve kur baskısı tüm senaryolarda önemli baskı unsurlarıdır. Öte yandan İran arz kesintisinin yarattığı pazar boşluğu, Körfez ülkelerinin yeniden inşa ihtiyacı, kara koridorlarının önem kazanması ve nearshoring eğilimi; bu baskıları dengeleyebilecek ve proaktif davranan ihracatçılara yeni kapılar açabilecek dinamikler olarak değerlendirilmektedir. Tablo 2: Senaryo Karşılaştırması, Parametreler ve Beklenen Etki Parametre S1: Kısa Çatışma S2: Uzayan Savaş S3: Rejim Değişimi S4: Kısıtlama Kalkması Süre 1-2 hafta 1-3 ay 6-12 ay 12-24 ay Brent Petrol ~80 $/varil ~95 $/varil ~75 $/varil ~65 $/varil TL/USD Ek Baskı +%3 +%8 +%5 -%2 (toparlanma) Hürmüz Boğazı Kısa kapalı Uzun süreli kapalı Kademeli açılış Tam açık İran Arz Kaybı %30 %80 %60 Toparlanma başlar Yaptırım Rejimi Mevcut devam Sıkılaşır Geçiş dönemi Kaldırılır Maliyet Baskısı -1,3 milyar $ -4,0 milyar $ -0,75 milyar $ +0,9 milyar $ (rahatlama) Dengeleyici Etki +1,6 milyar $ +5,0 milyar $ +4,0 milyar $ +1,4 milyar $ Net Etki (Tahmini) +300 milyon $ +1,0 milyar $ +3,25 milyar $ +2,3 milyar $ Sektörel Etki Haritası: Hangi Sektörlerde Ne Beklenmeli? İran'ın 13,6 milyar dolarlık yıllık ihracatında Türkiye ile doğrudan rekabet edilen kalemlerin ağırlığı dikkat çekicidir. Plastik, demir-çelik, meyve-sebze, alüminyum ve bakır gibi ürün gruplarında Türkiye'nin üretim kapasitesi İran'ın birkaç katı düzeyindedir. Kriz derinleştikçe İran arzının kesildiği pazarlarda, başta Irak, BAE, Pakistan ve Azerbaycan, tedarik arayışının hızlanması beklenmektedir. Öte yandan enerji yoğun sektörlerde (cam, seramik, demir-çelik) maliyet baskısı ciddi boyutlara ulaşabilir. Savunma sektörü ise küresel silahlanma eğilimi ve NATO bütçe artışlarıyla krizden bağımsız güçlü bir büyüme ivmesi taşımaktadır. Aşağıdaki tabloda ana sektörlerin senaryo bazlı etki projeksiyonları yer almaktadır. Tablo 3: Sektörel Etki Projeksiyonu (Milyon $, Yıllık Tahmini Ek Etki) Sektör Senaryo 1 Senaryo 2 Senaryo 3 Senaryo 4 Kritik Not Plastik (HS39) +100 +350 +250 -50 İran'ın en büyük kalemi; Çin/Pakistan ikamesi Demir-Çelik (HS72) +80 +250 +200 +50 Körfez inşaat talebi sürücü Meyve/Sebze (HS07-08) +80 +200 +150 -30 Irak, BAE'de doğrudan ikame Savunma (HS93) +200 +500 +400 +100 Krizden bağımsız +%80 büyüme trendi Çimento/İnşaat (HS25,68) +50 +180 +250 +100 Uzun vadeli Körfez/Suriye inşası Alüminyum (HS76) +40 +120 +100 +30 İran kapasitesi hasar; TR alternatif Makine (HS84) +30 +80 +150 +300 S4'te İran pazarı açılırsa dev potansiyel Otomotiv (HS87) +10 +30 +80 +200 80M nüfuslu İran pazarı uzun vade fırsatı Mineral Yakıt (HS27) -100 -300 -50 +50 Maliyet şoku; marj daralması riski İhracatçılara Çağrı: Hazırlıklı Olmak, Fark Yaratacak The Globby'nin Veri Analizinden Sorumlu Kurucu Ortağı Barış Yaşbala, kriz döneminde ihracatçıların yapması gerekenleri şu şekilde özetlemektedir: "Bu kriz, Türk ihracatçıları için ciddi riskler barındırmakla birlikte, hazırlıklı ve çevik davrananlar için önemli dönüşüm fırsatları da yaratmaktadır. Öncelik, mevcut riskleri doğru yönetmektir, sevkiyat rotalarının ve sigorta klozlarının derhal gözden geçirilmesi, teklif fiyatlamalarına enerji ve kur volatilitesinin yansıtılması, Körfez ve Irak'taki müşterilerle proaktif temasın kurulması ilk adımlardır. Orta vadede Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi kara ticaret alternatiflerinin değerlendirilmesi, İran arzı kesilen pazarlarda stratejik konumlanma ve Avrupa alıcılarına nearshoring avantajının sunulması kritik önem taşımaktadır." Yaşbala, krizin süresinin ve yaptırım rejiminin evriminin belirleyici değişkenler olduğunu, ancak Türkiye'nin coğrafyası, üretim kapasitesi ve bölgesel ilişkiler ağının her senaryoda stratejik avantaj sağladığını vurgulamaktadır. Tablo 4: İhracatçılar İçin Acil Eylem Kontrol Listesi Vade Eylem Alanı Önerilen Adım 0-3 Ay Lojistik Güvenliği Hürmüz ve Kızıldeniz alternatif rotalarını haritalanmalı; Mersin/Akdeniz rotası anlaşmalarını güncellemeli 0-3 Ay Sigorta ve Kontrat Savaş riski klozlarını gözden geçirilmeli; force majeure maddelerini kontrol et; eskalasyon klozları eklenmeli 0-3 Ay Fiyatlama Stratejisi Enerji ve kur volatilitesini teklif fiyatlarına dahil edilmeli; vadeli döviz satış kontratları yapılmalı 0-3 Ay Müşteri İletişimi Körfez ve Irak müşterilerine proaktif tedarik güvencesi verilmeli; stok seviyeleri artırılmalı 3-12 Ay Kara Koridorları Orta Koridor (Bakü-Tiflis-Kars) ve Kalkınma Yolu rotaları aktif kullanılmalı 3-12 Ay Pazar İkamesi İran arzı kesilen pazarlarda (Irak, Pakistan, BAE) sektörel satış kampanyaları başlatılmalı 3-12 Ay Nearshoring Avrupa alıcılarına Asya navlun artışı alternatifi olarak yakınlık avantajı sunulmalı 12-24 Ay İran Pazarı Hazırlığı Rejim değişikliği/kısıtlama kalkması senaryosu için pazar istihbaratı ve dağıtım ağı planlanmalı 12-24 Ay Körfez Yeniden İnşa Hasar gören altyapı projelerine (havalimanı, liman, enerji) katılım için temas başlatılmalı Tablo 5: Krizin Kritik Sayıları Gösterge Değer Günlük Hürmüz geçişi ~15 milyon varil petrol + küresel LNG'nin %20'si Körfez'de mahsur gemi sayısı 170+ konteyner gemisi (450.000 TEU) Savaş riski sigortası iptal tarihi 5 Mart 2026 (7 P&I kulübü) Tebriz-Ankara gaz sözleşmesi bitişi Temmuz 2026 İran'ın ikame edilebilir ihracat hacmi ~2,86 milyar $ (TR kapasitesi mevcut) Türkiye'nin İran ihracatındaki payı (2025) %37,6 (2006'da %8 idi) Savunma sektörü büyümesi (YoY) +%80 (2,6 → 4,7 milyar $)

Hitit’ten Orta Doğu Hamlesi: Basra Airlines ile 5 Yıllık İş Birliği Haber

Hitit’ten Orta Doğu Hamlesi: Basra Airlines ile 5 Yıllık İş Birliği

Havacılık sektörü ve seyahat ekosistemine küresel ölçekte yazılım çözümleri sunan Hitit, Irak’ın yeni nesil tam hizmet havayolu Basra Airlines ile önemli bir iş ortaklığını hayata geçirdi. Basra Airlines, Hitit’in yolcu hizmetleri sistemi Crane PAX ile internet rezervasyon motoru Crane IBE çözümlerini kullanmaya başlayacak. Bu yeni iş ortaklığı sayesinde Basra Airlines, Irak ve Orta Doğu havacılık pazarında hak ettiği potansiyele ulaşmak için Hitit çözümlerine yatırım yaparken, Hitit de bölgedeki varlığını güçlendirdi. Bağdat merkezli (Basrah Uluslararası Havayolu) operasyonlarıyla ulusal ve uluslararası hatlarda hizmet vermeyi hedefleyen Basra Airlines, yolcu deneyiminde konforu ve operasyonel verimliliği önceliklendiren, yeni dönemin tam hizmet havayolları arasında konumlanıyor. Güvenlik, güvenilirlik ve sürdürülebilirlik odağında şekillenen bu yaklaşım, Hitit’in sunduğu teknoloji ve hizmetlerle güçlü bir uyum gösteriyor. Hitit’in Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Basra Airlines ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, Hitit’in Orta Doğu’daki büyüme yolculuğunda anlamlı bir adımı temsil ediyor. Güçlü bir vizyonla yola çıkan ve yolcu deneyimini merkeze alan bir havayolunun, operasyonel altyapısında Crane çözümlerimizi tercih etmesini çok değerli buluyoruz. Basra Airlines’ın sürdürülebilir, güvenilir ve ölçeklenebilir bir operasyon yapısı kurma hedeflerine, esnek teknoloji yaklaşımımızla katkı sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz.” Basra Airlines CEO’su Mr. Moffak Sabir Hamad ise iş birliğine ilişkin olarak, “Basra Havayolları, ilk günden bu yana operasyonel mükemmeliyet, teknolojik bağımsızlık ve uzun vadeli ölçeklenebilirlik temelleri üzerine inşa edildi. Hitit ile iş birliği yapmak ve Crane PAX ile Crane IBE platformlarını uygulamaya almak, dijital altyapımızın yalnızca sağlam ve geleceğe hazır olmasını değil, aynı zamanda güvenlik, verimlilik ve yolcu deneyimine olan bağlılığımızla tamamen uyumlu hale gelmesini sağlamak bizim için. Irak’ın en yeni tam hizmet (full-service) hava yolu şirketi olarak, Irak’ı bölgeye ve dünyaya güvenilirlik, yenilik ve özgüvenle bağlama hedefimizi anlayan, küresel ölçekte saygın bir teknoloji ortağıyla çalışmaktan gurur duyuyoruz.” ifadelerini kullandı. Hitit’in Crane PAX ve Crane IBE çözümleri, havayollarına uçtan uca yolcu hizmetleri yönetimi, esnek rezervasyon altyapısı ve dijital satış kanallarında güçlü bir operasyonel yapı sunuyor. Bu çözümler sayesinde Basra Airlines, yolcu deneyimini iyileştirirken operasyonel süreçlerinde verimlilik sağlamayı ve daha düşük emisyon hedeflerini desteklemeyi amaçlıyor. Hitit, farklı coğrafyalarda hızla genişleyen havayolu portföyü ve modüler çözüm yapısıyla, havayollarının dijital dönüşüm yolculuklarında güvenilir bir teknoloji ortağı olmayı sürdürüyor. Basra Airlines iş birliği, Hitit’in yalnızca teknoloji sağlayıcısı değil, aynı zamanda havayollarının uzun vadeli büyüme vizyonlarına eşlik eden stratejik bir iş ortağı olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teksüt'te Hedef Daha Çok Ülkeye Daha Çok İhracat Haber

Teksüt'te Hedef Daha Çok Ülkeye Daha Çok İhracat

Kalitesini ve lezzetini ziyaretçilerle buluşturan Teksüt fuar kapsamında yeni anlaşmalar ve iş birlikleri yaratacak, ihracat hacmini geliştirecek görüşmeler gerçekleştirdi. 26–30 Ocak tarihleri arasında düzenlenen Gulfood Fuarı’na bu yıl 10. kez katılan Teksüt, perakende ve otel, restoran ve catering (HoReCa) sektörlerine yönelik ürünleriyle uluslararası profesyonellerden yoğun ilgi gördü. Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Arda Aksaray ticaret hacmini geliştirebilmek için gelişmeleri ve trendleri yakından takip ettiklerini söyledi. Aksaray sözlerine şöyle devam etti: “2026 hedeflerimize ulaşmak için önemli bir yıl. Hem ülkemizin hem de şirketimizin gücünü, dinamik yapısını, sahip olduğu enerjiyi bu tür organizasyonlarda göstermek ileriye dönük planlarımızı ve yatırımlarımızı yaparken bize en büyük motivasyon kaynağı oluyor. Yurtiçinde ve yurtdışında büyüme hedefimizde bir değişiklik olmadan aynı kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” Bölgede Birleşik Arap Emirlikleri, Libya, Kuveyt, Irak, Suudi Arabistan gibi ülkelere ihracat yaptıklarını sözlerine ekleyen Aksaray, “Teksüt kalitesi ve lezzeti bu ülkelerde seviliyor, tercih ediliyor. Bu yıl da ürünlerimizi ziyaretçilere tanıtarak yeni ülkeleri ihracat ağımızı büyütmek için gerekli görüşmeleri gerçekleştirdik.” dedi. Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Özmen, gördükleri ilgiden memnun olduklarını, söyleyerek, “Amacımız, Türkiye’de edindiğimiz tecrübe ve kalitemizle başta yakın coğrafyalar olmak üzere Avrupa Birliği (AB) ve Ortadoğu ülkelerine ülkemizin yöresel süt ve süt ürünlerini tanıtmak. Bugün itibariyle 43 ülkeye ihracat yapıyoruz. Hedefimiz daha çok ülkeye daha çok ihracat yapmak. Ürünlerimizi uluslararası standartlarda üreterek dünyaya sunmaktan mutluluk duyuyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Suwen Körfez Bölgesi’ne İlk Adımını Attı Haber

Suwen Körfez Bölgesi’ne İlk Adımını Attı

Fonksiyonel tasarımları ve her kadına hitap eden geniş ürün gamıyla Türkiye’de güçlü bir konuma sahip olan Suwen, Romanya’dan Moğolistan’a uzanan uluslararası mağaza ağına Körfez Bölgesi’ni de ekledi. Abu Dabi yatırımı, markanın Orta Doğu pazarındaki uzun vadeli büyüme stratejisinin başlangıç noktası olarak konumlanıyor. Küresel Marka Yolculuğunda Yeni Bir Perakende Noktası Dalma Mall’de hizmete giren 138 metrekarelik Suwen mağazasında; iç giyimden ev giyimine, pijama koleksiyonlarından çorap ve aksesuarlara kadar markanın şıklık ve konforu bir arada sunan koleksiyonları bölge tüketicisiyle buluşuyor. Modern mağaza konsepti, Suwen’in global perakende yaklaşımını yansıtacak şekilde tasarlandı. BAE’li Kadınların Yaşam Tarzına Uyumlu İç Giyim Yaklaşımı Birleşik Arap Emirlikleri’nde kadın giyiminde zarafet, katmanlı stil anlayışı ve gün boyu konfor ön planda yer alıyor. Sosyal yaşamdan iş hayatına, ev içi şıklıktan seyahat rutinlerine uzanan bu çok yönlü yaşam tarzı, iç giyimde de fonksiyonel ve estetik çözümleri beraberinde getiriyor. Suwen, bu beklentilere yanıt veren; nefes alabilir kumaşlar, yumuşak dokular, vücut formunu destekleyen kalıplar ve dış giyime uyumlu, iz bırakmayan tasarımlardan oluşan ürün seçkisiyle BAE’li kadınların günlük yaşamına konforlu bir eşlik sunmayı hedefliyor. Global Mağaza Ağı 7 Ülkede 16 Noktaya Ulaştı Abu Dabi’de açılan mağazayla birlikte Suwen, uluslararası mağaza ağını 7 ülkede toplam 16 noktaya taşıdı. Romanya’daki 7 mağazanın yanı sıra Kıbrıs, Irak ve Moğolistan’daki ikişer mağaza ile Azerbaycan ve Cezayir’deki operasyonlar, markanın farklı pazarlardaki varlığını güçlendiriyor. Birleşik Arap Emirlikleri’nin bu ağa eklenmesiyle Suwen, modern ve erişilebilir tasarımlarını farklı coğrafyalarda daha geniş kitlelerle buluşturmayı sürdürüyor. Körfez Bölgesi’ndeki ilk mağaza açılışına ilişkin değerlendirmede bulunan Suwen Genel Müdürü Ali Bolluk, şu ifadeleri kullandı: “Suwen olarak, global ölçekte büyüyen Türk markaları arasında yer alma hedefiyle hareket ediyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri yatırımı, markamızın uluslararası yolculuğunda stratejik bir açılımı temsil ediyor. Farklı coğrafyalarda güçlü perakende deneyimleri sunarak Türk marka gücünü global pazarlarda daha görünür kılmayı amaçlıyoruz. Önümüzdeki dönemde Orta Doğu başta olmak üzere yeni pazarlarda büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz.” dedi. Modern perakendecilik anlayışını ve kadınların değişen yaşam tarzlarına uyum sağlayan ürün yaklaşımını yurt dışı pazarlara taşımayı sürdüren Suwen, 2026 yılı boyunca yeni pazarlarda büyümesini hızlandırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teksüt Gulfood 2026’da Yeni Pazarlar ve Yeni Ürünlerle Sahneye Çıkıyor Haber

Teksüt Gulfood 2026’da Yeni Pazarlar ve Yeni Ürünlerle Sahneye Çıkıyor

Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Özmen ticaret hacmini geliştirmek, ihracattan elde edilen payı artırmak için düzenli bir şekilde çalıştıklarını paylaştı. Uluslararası fuarlar başta olmak üzere iş birliğine yönelik fırsatları değerlendirmeye özen gösterdiklerini aktardı. Bölgede Birleşik Arap Emirlikleri, Libya, Kuveyt, Irak, Suudi Arabistan gibi ülkelere ihracat yaptıklarını sözlerine ekleyen Özmen fuarları yeni ürünleri keşfetmek, sektör oyuncularıyla bağlantı kurmak, yiyecek ve içecek endüstrisinin geleceğini şekillendiren trendleri ve yenilikleri takip etmek için önemli bir fırsat olarak gördüklerini belirtti. Yurtdışı fuarlarda hem yurtiçi hem de yurtdışı pazar dinamiklerini değerlendirme ve kıyaslama fırsatı bulduklarının altını çizdi. Özmen açıklamalarına şöyle devam etti: “Amacımız, Türkiye’de edindiğimiz tecrübe ve kalitemizle başta yakın coğrafyalar olmak üzere Avrupa Birliği (AB) ve Ortadoğu ülkelerine ülkemizin süt ve süt ürünlerini tanıtmak. Her geçen gün Teksüt lezzetini daha çok kişiye ulaştırmayı hedefliyoruz. Sütten beyaz peynire, ayrandan krem peynire kadar farklı ürünlerimiz Körfez ülkelerinde tüketiciler tarafından beğeniyle karşılanıyor. Uluslararası standartlarda üretim yaparak dünya sofralarına kaliteli ve güvenilir süt ürünleri sunmaktan gurur duyuyoruz. Uluslararası fuarlar, yenilikçi ürünlerimizi tanıtmak ve küresel iş birliklerimizi güçlendirmek açısından büyük önem taşıyor.” 26 Ocak’ta başlayacak ve 30 Ocak’a kadar devam edecek olan Gulfood Fuarı’na 10. kez katılacak olan Teksüt bölgede hem perakende hem de otel, restoran ve catering (HoReCa) sektörüne yönelik ürünleriyle ilgi görüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mandalina İhracatı Tarih Yazıyor Haber

Mandalina İhracatı Tarih Yazıyor

Mandalina ihracatında 11 aylık dönemde yüzde 61’lik ihracat artış hızı yakaladıklarını belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2024 yılının ocak – kasım döneminde 381 milyon dolar olan mandalina ihracatının 2025 yılının aynı zaman aralığında 615 milyon dolara yükseldiğini dile getirdi. “Mandalina ihracatında 2025 yılında tarih yazıyoruz” diyen Uçak, “2015 yılında 298 milyon dolar olan mandalina ihracatımızı 10 yıllık süreçte 2 kattan fazla artırdık. 2023 yılındaki 575 milyon dolarlık mandalina ihracat rekorunu 2025 yılında 11 ayda kırmayı başardık. Aralık ayında gerçekleştireceğimiz ihracatla 750-800 milyon dolara ulaşacağız. 2026 yılı ve sonraki yıllarda mandalina ihracatında yıllık 1 milyar doları aşmak için çaba göstereceğiz” şeklinde konuştu. Mandalina ihracatının miktar bazında yüzde 18’lik artışla 583 bin tondan 690 bin tona çıktığının altını çizen Uçak şöyle devam etti: “2025 yılındaki 2 milyor 130 bin tonluk mandalina rekoltesinin yüzde 32’si ihraç edilmiş oldu. Aralık ayında yapacağımız ihracatla rekoltenin yüzde 35-40’lık bölümünü ihraç etmiş olacağız. Mandalina, 2025 yılında yaş meyve sebze ürünleri arasında açık ara ihracat lideri oldu. 11 aylık dönemde mandalina ihracatı 615 milyon dolar olurken, ikinci sıradaki domatesin ihracatı 348 milyon dolar, üçüncü limonun ihracatı 336 milyon dolar olarak gerçekleşti.” Rusya zirvede, Irak rekora koşuyor Türkiye’nin 11 aylık dönemde mandalina ihracatında ilk sırada Rusya yer aldı. 2024 yılında 190 milyon dolar mandalina ihraç ettiğimiz Rusya’ya 2025 yılında yüzde 39’luk artışla 239 milyon dolarlık mandalina gönderdik. İkinci sıradaki Irak, 2025 yılında Türk mandalinasına büyük bir talep gösterdi. 2024 yılında 40 milyon dolarlık mandalina ihraç ettiğimiz Irak’a 2025 yılının ocak – kasım döneminde yüzde 406’lık rekor artışla 203 milyon dolarlık mandalina ihraç ettik. Mandalina ihracatındaki rekor artışta Irak’a mandalina ihracatındaki yüzde 406’lık büyük artış itici güç oldu. Irak, bu başarısıyla Ukrayna’yı geçerek ikinci sıraya yerleşti. Mandalina ihracatında üçüncü basamağın sahibi Ukrayna oldu. Ukrayna’ya 2024 yılında 45 milyon dolar olan mandalina ihracatımız yüzde 5’lik artışla 48 milyon dolara ilerledi. Son 10 yıllık mandalina ihracat rakamları 2015 298 milyon dolar 2016 312 milyon dolar 2017 351 milyon dolar 2018 311 milyon dolar 2019 347 milyon dolar 2020 437 milyon dolar 2021 453 milyon dolar 2022 463 milyon dolar 2023 575 milyon dolar 2024 475 milyon dolar 2025 615 milyon dolar* *2025 yılı verileri 11 aylıktır.

Sofralık Zeytin İhracatı Yeni Sezona Yüzde 13’lük Artışla Girdi  Haber

Sofralık Zeytin İhracatı Yeni Sezona Yüzde 13’lük Artışla Girdi 

1 Ekim 2025 tarihinde start alan 2025/26 sofralık zeytin ihracatı ilk ayda yüzde 13’lük artışla 22 milyon dolardan 25 milyon dolara yükseldi. Sofralık zeytin ihracatı 2024/25 sezonunun ilk ayında 8 bin 337 ton olurken, 2025/26 sezonunun ekim ayında 9 bin 484 tona yükseldi. Siyah zeytin ihracatı yüzde 9, yeşil zeytin ihracatı yüzde 28 arttı Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, sofralık zeytin ihracatında siyah zeytin ihracatının yüzde 9’luk artışla 17,8 milyon dolardan 19,5 milyon dolara çıktığını dile getirdi. Yeşil zeytin ihracatının 2025/26 sezonuna daha başarılı bir giriş yaptığını aktaran Uygun, “Geçtiğimiz sezonun ilk ayında 4,2 milyon dolar olan yeşil zeytin ihracatımız bu sezonun birinci ayında yüzde 28’lik artışla 5,5 milyon dolara ulaştı” şeklinde konuştu. Sofralık zeytinde 300 milyon dolar hedefimize ulaşacağız 2025/26 sezonuna 300 milyon dolarlık sofralık zeytin ihracat hedefiyle girdiklerini hatırlatan Uygun şöyle devam etti: “Sofralık zeytin ihracat sezonuna hedefimizle uyumlu bir giriş yaptık. Bu çizgimizi koruyarak sezon sonunda ülkemize 300 milyon dolar dövizi kazandıracağımıza inanıyoruz. İhracatçılarımız ve üreticilerimiz için verimli ve başarılı bir sezon diliyorum.” Sofralık zeytin ihracatında öne çıkan ihraç pazarları hakkında da bilgi veren Başkan Uygun sözlerini şöyle sürdürdü; “Almanya 6,6 milyor dolarlık tutarla ilk sıradaki yerini korudu. Irak’a ihracatımız yüzde 3’lük artışla 4,3 milyon dolara yükseldi. Romanya 2,7 milyon dolarla üçüncü sıraya yerleşti. 2025/26 sezonuna girilen Ekim ayında Türkiye’den ABD, İngiltere ve Rusya’ya sofralık zeytin ihracatında önemli artışlar elde edildi. ABD’ye sofralık zeytin ihracatı yüzde 39’luk artışla 1 milyor 81 bin dolardan 1 milyor 501 bin dolara ilerledi. 2024 yılı ekim ayında 295 bin dolarlık sofralık zeytin ihraç ettiğimiz İngiltere’ye 2025 yılı ekim ayında sofralık zeytin ihracatımız yüzde 194’ük hızlı yükselişle 868 bin dolara fırladı. Rusya Federasyonu’na yapılan sofralık zeytin ihracatı yüzde 47’lik artışla 615 bin dolardan 902 bin dolara yükseldi. Türkiye, ekim ayında 70 ülkeye sofralık zeytin ihracatı gerçekleştirdi.

Şekercilik Mamullerinde 2,3 Milyar Dolarlık İhracat Haber

Şekercilik Mamullerinde 2,3 Milyar Dolarlık İhracat

Çikolatalı şekercilik mamulleri ihracatı yüzde 57’lik artışla 830 milyon dolardan 1 milyar 303 milyon dolara sıçrarken, şekercilik mamulleri sektörü ihracatta yüzde 7 düşüş yaşasa da 975 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Türkiye’nin hububat bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı 2025 yılının ocak – ekim döneminde yüzde 4,4’lük artışla 10 milyar 134 milyon dolar olurken, şekercilik mamulleri sektörü yüzde 23’lük pay aldı. Ege Bölgesi’nden ihracat yüzde 22 arttı Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, 2025 yılının ocak – ekim döneminde ihracatlarının yüzde 16’lık artışla 947 milyon dolara ulaştığını, aynı dönemde Ege Bölgesi’nde şekercilik mamulleri sektörünün ihracatının ortalamanın üzerinde yüzde 22’lik artışla 92 milyon dolardan 113 milyon dolara yükseldiğini dile getirdi. Başkan Öztürk, “Türkiye geneline bakıldığında en çok ihraç edilen ürünler; 511 milyon dolarla sakızlı şekerler, 164 milyon dolarla diğer şekercilik mamulleri, 104 milyon dolar saf fruktoz. En çok ihracat yapılan ilk üç ülke: ABD, Birleşik Krallık ve Irak. EİB’e bakıldığında en çok ihraç ettiğimiz ürün geçen senenin aynı döneminde hiç ihracatı olmayan kristal şekerde 8,9 milyon dolarlık döviz girdisi sağladık. Bu dönem EİB’den yapılan 18 milyon dolarlık şekerli mamuller ihracatının %50’si kristal şeker ihracatı olarak görünmektedir. En çok kristal şekerin ihraç edildiği ülke Irak. En çok ihraç yapılan ülkeler sırasıyla: Irak, ABD, Birleşik Krallık.” dedi. 5-10 Kasım 2025 tarihleri arasında Çin’de düzenlenen Çin Uluslararası İthalat Fuarı’na katıldığını paylaşan Öztürk, “Çin’de şekerleme ürünlerine yoğun bir ilgi gözlemledik. Çin’de özellikle Z kuşağı yeni lezzetlere deneyimlemek istiyor. Şekerleme, çikolatalı şekerleme, helva, lokum gibi ürünlerimizi 2026 yılındaki Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda daha yoğun bir şekilde Çinli ithalatçılarla buluşturmak için bugünden çalışmalara başlayacağız. Sektörümüzde Türkiye genelinde bulunan 6 ihracatçı birliğinin URGE Projelerine katılan ihracatçılarımızla CIIE’de yerimi almak istiyoruz. Çikolatalı şekercilik ve şekercilik mamulleri sektöründe 2025 yılı sonunda 3 milyar dolar orta vadede 5 milyar dolar ihracat hedefliyoruz” diye konuştu.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.