Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Irak

Kapsül Haber Ajansı - Irak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Irak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Meyve Sebze Mamulleri İhracatında Aslan Payı Ege Bölgesi’nin Haber

Meyve Sebze Mamulleri İhracatında Aslan Payı Ege Bölgesi’nin

Ege Bölgesi, Türkiye’nin meyve sebze mamulleri ihracatından yüzde 43 pay alarak liderliğini sürdürdü. Ege Bölgesi, Türkiye’den yapılan kuru domates ihracatının yüzde 95’ini, kornişon turşu ihracatının yüzde 94’ünü, biber turşusu ihracatının yüzde 90’ını tek başına yaptı. Türkiye’nin yıllık 58 milyon ton yaş meyve sebze ürettiği bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, ülkemizde sanayiye yönelik üretim bilincinin artmasıyla birlikte meyve sebzelerin işlenerek mamule dönüştürüldüğünü ve katma değerli bir şekilde ekonomiye kazandırıldığını dile getirdi. Türkiye’nin dünyanın gıda ambarı olduğuna vurgu yapan Başkan Uçak, “2025 yılında iklim krizi nedeniyle pek çok üründe üretim düşüşleri yaşamamıza rağmen dünyanın dört bir tarafına meyve sebze mamulleri ihraç ederek 2025 yılında 2,6 milyar dolar meyve sebze mamulleri ihraç ettik. 2026 yılında bundan sonraki süreçte hava koşullarında bir olumsuzluk yaşamazsak meyve sebze mamulleri ihracatında 2026 yılı sonunda 3 milyar dolara ulaşabiliriz” şeklinde konuştu. Gazlı içecekler, meyve suları ve domates salçası ilk üçte Türkiye’nin meyve sebze mamulleri ihracatında sebze konservelerinin 58 milyon dolarla ilk sırada yer aldığı, gazlı içeceklerin 50 milyon dolarla sebze konservelerini takip ettiği bilgisini veren Başkan Uçak şöyle devam etti: “Meyve suyu ihracatımız yüzde 14’lük artışla 42 milyon dolardan 48 milyon dolara yükseldi. Domates salçası ihracatımız 36 milyon dolardan 44 milyon dolara çıkarken domates salçası ihracatımızdaki artış yüzde 22 oldu. Biber turşusu ihracatımız 40 milyon dolar, karışım meyve sebze suları 34 milyon dolar, kornişon turşuları 32,5 milyon dolar, kuru domates 29,5 milyon dolar ve elma suları 21,5 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı.” Meyve sebze mamullerini en çok ABD, Almanya ve İngiltere talep etti Meyve sebze mamulleri ihracatında zirvede 81 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri’nin yer aldığını ifade eden Uçak, “Geleneksel ihraç pazarımız Almanya 67,3 milyon dolarla zirve ortağı olurken, İngiltere Türkiye’den 35,5 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri talep etti. Irak’a meyve sebze mamulleri ihracatı yüzde 58’lik artışla 29 milyon dolardan 30 milyon dolara çıkarken, Hollanda 23,7 milyon dolar, KKTC 20 milyon dolar, Suriye 19,2 milyon dolar, İtalya 18 milyon dolar, Fransa 11 milyon dolar ve Filistin 9,5 milyon dolarlık meyve sebze talebiyle ilk 10’a girdiler” diyerek sözlerini noktaladı. Ege Bölgesi’nde turşu ihracatı öne çıktı Meyve sebze mamulleri ihracatının lideri Ege Bölgesi’nde en çok ihraç edilen ürünlerde biber turşuları 36 milyon dolarlak ilk sırada yer aldı. Türkiye’nin biber turşusu ihracatının yüzde 90’ı Ege Bölgesi’nden yapılmış oldu. Ege Bölgesi’nden en çok ihraç edilen meyve sebze mamullerinde ikinci sırada 30 milyon dolarda kornişon turşusu öne çıktı. Kornişon turşusu ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 94’e ulaştı. Ege Bölgesi’nin domine ettiği ürünlerden bir diğeri kuru domates oldu. Türkiye 29,5 milyon dolarlık kuru domates ihraç ederken bu ihracatın yüzde 95’ine tekabül eden 28,2 milyon dolarlık büyük dilimini Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği üyeleri gerçekleştirdi. Ege Bölgesi’nden meyve sebze mamulleri ihraç edilen ülkelerde ABD 41,3 milyon dolarla zirvedeki yerini korurken, Almanya 40,2 milyon dolarla ABD’yi takibini sürdürdü. İngiltere’ye 20 milyon dolarlık, İtalya’da 13 milyon dolarlık, Hollanda’ya 10,4 milyon dolarlık lezzet ihraç ettik.

Yaş Meyve Sebze İhracatında İlk Çeyrekte 1 Milyar Dolar Aşıldı Haber

Yaş Meyve Sebze İhracatında İlk Çeyrekte 1 Milyar Dolar Aşıldı

2026 yılının ilk çeyreğinde meyve sebze mamulleri ihracatıysa yüzde 6’lık azalışla 542 milyon dolardan 510 milyon dolara indi. Yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatı toplamda yüzde 16’lık artışla 1 milyar 364 milyon dolardan 1 milyar 580 milyon dolara çıktı. Türkiye’nin 2025 yılında 6 milyar 291 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihraç ettiğini, bu ihracatın yüzde 20’sinin Ege Bölgesi’nden yapıldığı bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğindeki performansının mutluluk verici olduğunu dile getirdi 2026 yılı sonu ihracat hedeflerinin 7 milyar doları aşmak olduğunu paylaşan Uçak, “İlk çeyrekteki performansımız bu hedefi aşacak potansiyele sahip olduğumuzu gösteriyor. 2026 yılında yağışlar geçen yıllara göre çok daha iyi oldu. İklim koşullarında olumsuzluk yaşamadığımız takdirde ürünlerimizde güzel rekoltelere ulaşıp ihracat hedeflerimizi tutturabiliriz” diye konuştu. Mandalina, domates ve biber ihracatın zirvesinde 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ürünlerin 333 milyon dolarlık tutarla Mandalina, 159 milyon dolarla domates ve 152 milyon dolarla biber olduğunu ifad eden Uçak şöyle devam etti: “limon ihracatımız 121 milyon dolar, nar ihracatımız 71 milyon dolar oldu. Portakal ihracatından 57 milyon dolar, greyfurt ihracatından 33 milyon dolar, kabak ihracatından 30 milyon dolar, kornişon ihracatından 29 milyon dolar ve kuru soğan ihracatından 8,5 milyon dolar döviz geliri elde ettik. İlk 10 ürünün tamamında ihracatımızı artırmayı başardık. En çok ihracat yaptığımız ülkeler 263 milyon dolarda Rusya Federasyonu, 127 milyon dolarla Irak ve 122 milyon dolarla Romanya oldu. Bu ülkeleri 75 milyon dolarlık ihracatla Almanya, 74 milyon dolarlık ihracatla Ukrayna izledi.” Ege Bölgesi’ndeki ihracat artışı yüzde 11 oldu Yaş meyve sebze ihracatında Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin performansı hakkında da bilgi veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğinde ihracatlarının yüzde 11’lik artışla 50 milyon dolardan 68 milyon dolara çıktığını dile getirdi. Ege Bölgesi’nden yapılan yaş meyve sebze ihracatında ilk sırada 28,5 milyon dolarla domatesin yer aldığı bilgisini veren Başkan Uçak, “Mandalina ihracatımız 12 milyon dolar, biber ihracatımız 6,5 milyon dolar oldu. En çok ihracat yaptığımız ülkeler Rusya Federasyonu, Polonya ve Ukrayna şeklinde sıralandı” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Mobilyaları Dünyayı Donatıyor Haber

Türk Mobilyaları Dünyayı Donatıyor

Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin Ticaret Bakanlığı desteğiyle düzenlediği “Alım Heyeti” organizasyonuna; Azerbaycan, Bosna Hersek, Fas, Polonya, Kosova ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden toplam 15 yabancı alıcı firma katıldı. “Alım Heyeti”ne Türkiye tarafından 40 firmanın katıldığı bilgisini veren Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, “Alım Heyeti” kapsamında firma başına ortalama 5–10 görüşme takvimlendirdiklerini, toplamda 200’ün üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirildiğini dile getirdi. 6 ülkeye ihracatımızı 1 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz “Alım Heyeti”ne katılım sağlayan ülkelere ihracat hacmimiz hakkında açıklamalarda bulunan Gürle, “Azerbaycan’ın mobilya ithalatı 260 milyon dolar seviyesinde. Türkiye bu pazara 105,6 milyon dolar ihracat gerçekleştiriyor ve Azerbaycan’ın ithalatından yüzde 41 pay alıyoruz. Bosna Hersek’e 30 milyon dolar mobilya ihraç ediyoruz. Polonya’nın mobilya ithalatı yaklaşık 5,4 milyar dolar iken Türkiye’nin bu ülkeye ihracatı 57,4 milyon dolar olarak gerçekleşiyor. Güçlü ihraç pazarlarımızdan Fas’a 99 milyon dolar mobilya ürünleri ihraç ettik ve en büyük ikinci tedarikçi olduk. Birleşik Arap Emirlikleri’ne Türkiye’nin mobilya ihracatı 91,2 milyon dolar seviyesinde. Kosova pazarı daha sınırlı büyüklükte olsa da Türkiye’nin bölgedeki güçlü ticari ilişkileri ve coğrafi yakınlığı sayesinde Türk mobilya sektörü açısından erişilebilir ve gelişim potansiyeli taşıyan pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu 6 ülkeye 390 milyon dolar olan ihracatımızın orta vadede 1 milyar dolara çıkması için bugün önemli tohumlar attık” şeklinde konuştu. Güngör: “Savaş planlarımızı değiştirdi” ABD, İsrail ve İran arasındaki savaşın “Alım Heyeti” sürecinde planlarında değişikliğe yol açtığını paylaşan Ege Mobilya Kâğıt ve Ormar Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör; “Alım heyeti programı başlangıçta Hindistan, Irak, Suudi Arabistan, Fas, Bulgaristan, İngiltere, Sırbistan ve Romanya’dan daha geniş katılımlı bir yapı ile planlanmıştı. Ancak bölgemizde yaşanan savaş ve buna bağlı olarak oluşan lojistik, güvenlik ve seyahat kısıtları, bazı ülkelerden katılımı doğrudan etkiledi. Programı revize ettik ve daha sınırlı fakat nitelikli bir katılımcı profili oluşturduk; mevcut durumda 6 ülkeden 15 yabancı firmanın katılımı ile alım heyeti sürdürülebilir ve verimli bir yapıda organize ettik. Bu durum, organizasyonun ölçeğini kısmen etkilemiş olsa da hedef odaklı eşleştirmeler sayesinde iş görüşmelerinin verimliliğinin yüksek olması bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Müteahhitler Birliği Gündem Toplantısında Küresel Pazarlar ve Eşit Rekabet Vurgusu Haber

Türkiye Müteahhitler Birliği Gündem Toplantısında Küresel Pazarlar ve Eşit Rekabet Vurgusu

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren konuşmasında, sektörün uzun yıllara dayanan deneyimini ve uluslararası başarılarını vurgulayarak, “Müteahhitlik sektörümüz yurt dışına açılmaya 1972 yılında Libya ile başlamıştı. O günden bu yana meslektaşlarımız 138 ülkede 558 milyar dolar tutarında 13 bine yakın projeye imza attılar” dedi. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) tarafından düzenlenen “Gündem Toplantısı” iftar programı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanı sıra kamudan üst düzey temsilciler, STK temsilcileri ve TMB üyesi firmaların yöneticilerinin katılımıyla düzenlendi. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, konuşmasında “Müteahhitlik sektörümüz yurt dışına açılmaya 1972 yılında Libya ile başlamıştı. O günden bu yana meslektaşlarımız 138 ülkede 558 milyar dolar tutarında 13 bine yakın projeye imza attılar. 1972 ile 2002 yılı arasında yılda ortalama 1,5 milyar dolar yeni sözleşme imzalanırken bu tutar 2003 yılında 7, 2005 yılında 13, sonraki yıllarda ise ortalama 20 milyar dolarların üstüne çıkmıştır” ifadelerini kullandı. Başkan Eren, son yıllardaki bu artışın sadece müteahhitlerin tecrübelerinin artışına bağlı olmadığını belirterek, Dışişleri Bakanlığı merkez teşkilatı ve Türk müteahhitlerinin gittiği her ülkede ilgili makamlara daha kolay ulaşması için çalışan büyükelçilerin sektöre sağladığı desteğin de büyük rolü olduğunu vurguladı. Küresel gelişmeler ışığında Türk müteahhitlik sektörü Irak’ın yeniden imarında önemli bir potansiyel bulunduğunu vurgulayan Eren, “Kalkınma Yolu ve diğer altyapı projelerinin yanında, Su Alanında İşbirliği Anlaşması kapsamında finansmanı petrol karşılığı sağlanacak su projeleri ile Irak’ı yeniden büyük bir potansiyel şantiyemiz olarak takip ediyoruz” dedi. Libya’da 2011 yılından bu yana bekleyen alacaklar ve teminat mektubu sorunlarının çözümü ile yeni projelerin önünün açılmasının önemine değinen Eren, Türkiye-Libya Ortak Çalışma Grubu’nun etkin şekilde işletilmesine duyulan ihtiyacı ifade etti. Suriye’nin yeniden imarında ise bütüncül bir kalkınma yaklaşımının önemine işaret ederek, Körfez finansmanı ile Türk müteahhitlerinin sahadaki uygulama gücünün birlikte değerlendirilmesinin gerçekçi bir model olacağını belirtti. Avrupa Birliği ülkelerinde artan proje varlığına da değinen Eren, kamu alımları mevzuatında “Made in Europe” yaklaşımı çerçevesinde şekillenen düzenlemelerin Türk firmalarının rekabet gücünü zayıflatmaması gerektiğini vurguladı. AB ile kamu alımları alanında karşılıklı erişimi güvence altına alan kapsamlı bir anlaşmanın önemine dikkat çeken Eren, kamu ihale mevzuatının AB ile tam uyumlu hale getirilmesini desteklediklerini ifade etti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da yaptığı konuşmada, yakın coğrafyamızda yaşanan gelişmeler, küresel jeopolitik dinamikler, Hükümetin dış politika vizyonu ve stratejik öncelikler çerçevesinde kapsamlı değerlendirmelerde bulunarak, Bakanlığın yurt dışı müteahhitlik hizmetleri sektörüne desteklerinin her zaman devam edeceğini belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bölgesel Kriz ve Türk İhracatçıları Bekleyen Riskler Haber

Bölgesel Kriz ve Türk İhracatçıları Bekleyen Riskler

İran Krizi ve Türkiye İhracatı:Riskler, Senaryolar ve Hazırlık Stratejileri 28 Şubat 2026'da başlayan ABD-İsrail ortak askeri operasyonu, bölgeyi son on yılların en ciddi güvenlik kriziyle karşı karşıya bırakmıştır. Hürmüz Boğazı'nın fiilen abluka altına alınması, 170'ten fazla konteyner gemisinin Körfez'de mahsur kalması, Dubai dahil birçok uluslararası havalimanının kapanması ve 5 Mart itibarıyla savaş riski sigortalarının iptal edilecek olması, küresel ticareti derinden etkileyen gelişmelerdir. Türk ihracatçıları açısından enerji ithalat maliyetlerindeki artış, TL üzerindeki kur baskısı, navlun ve sigorta primlerindeki sıçrama ile Tebriz-Ankara doğalgaz boru hattı sözleşmesinin Temmuz 2026'da dolacak olması en acil risk unsurları olarak öne çıkmaktadır. The Globby Araştırma Ekibi, bu riskleri ve olası gelişmeleri ITC TradeMap verileri, petrol fiyat senaryoları ve ambargo rejimi analizleri çerçevesinde değerlendiren kapsamlı bir rapor hazırladı. Tablo 1: Türk İhracatçılar İçin Temel Risk Alanları Risk Alanı Mevcut Durum İhracata Potansiyel Etki Hürmüz Boğazı Ablukası Fiilen kapalı; 150+ tanker demir attı Körfez'e sevkiyat durma noktasında; alternatif rota zorunlu Enerji Maliyeti Brent 77 $'a sıçradı (zirve 82+$) Girdi maliyeti artışı; enerji yoğun sektörlerde marj baskısı Navlun ve Sigorta Navlun +%50-100; sigorta primi 2 katına çıktı FOB/CIF fiyat dengesini bozar; teklif fiyatlarının güncellenmesi şart Döviz Kuru TL/USD 43,92-43,97 (rekor düşük yakını) İthal girdi maliyeti artışı; ancak dolar bazlı rekabet gücü desteği Doğalgaz Arzı Tebriz-Ankara sözleşmesi Temmuz 2026'da doluyor Arz kesintisi riski; pahalı spot LNG'ye yönelim Yaptırım Riski İran ile ticaret yapana %25 ABD tarifesi tehdidi ABD pazarı kaybı riski; uyum politikası zorunlu Kızıldeniz Tehdidi Hûsiler saldırıları yeniden başlattı Süveyş alternatif rotası da risk altında; çift darboğaz krizi Dört Senaryo, Dört Farklı Hazırlık Düzlemi Krizin gidişatına bağlı olarak Türkiye ihracatı farklı risk ve dönüşüm senaryolarıyla karşı karşıyadır. The Globby Araştırma Ekibi'nin TradeMap verileri üzerinden modellediği dört senaryoda, her birinin ihracatçılar için farklı risk profilleri ve hazırlık gereksinimleri bulunmaktadır. Enerji maliyeti artışı, navlun/sigorta şoku ve kur baskısı tüm senaryolarda önemli baskı unsurlarıdır. Öte yandan İran arz kesintisinin yarattığı pazar boşluğu, Körfez ülkelerinin yeniden inşa ihtiyacı, kara koridorlarının önem kazanması ve nearshoring eğilimi; bu baskıları dengeleyebilecek ve proaktif davranan ihracatçılara yeni kapılar açabilecek dinamikler olarak değerlendirilmektedir. Tablo 2: Senaryo Karşılaştırması, Parametreler ve Beklenen Etki Parametre S1: Kısa Çatışma S2: Uzayan Savaş S3: Rejim Değişimi S4: Kısıtlama Kalkması Süre 1-2 hafta 1-3 ay 6-12 ay 12-24 ay Brent Petrol ~80 $/varil ~95 $/varil ~75 $/varil ~65 $/varil TL/USD Ek Baskı +%3 +%8 +%5 -%2 (toparlanma) Hürmüz Boğazı Kısa kapalı Uzun süreli kapalı Kademeli açılış Tam açık İran Arz Kaybı %30 %80 %60 Toparlanma başlar Yaptırım Rejimi Mevcut devam Sıkılaşır Geçiş dönemi Kaldırılır Maliyet Baskısı -1,3 milyar $ -4,0 milyar $ -0,75 milyar $ +0,9 milyar $ (rahatlama) Dengeleyici Etki +1,6 milyar $ +5,0 milyar $ +4,0 milyar $ +1,4 milyar $ Net Etki (Tahmini) +300 milyon $ +1,0 milyar $ +3,25 milyar $ +2,3 milyar $ Sektörel Etki Haritası: Hangi Sektörlerde Ne Beklenmeli? İran'ın 13,6 milyar dolarlık yıllık ihracatında Türkiye ile doğrudan rekabet edilen kalemlerin ağırlığı dikkat çekicidir. Plastik, demir-çelik, meyve-sebze, alüminyum ve bakır gibi ürün gruplarında Türkiye'nin üretim kapasitesi İran'ın birkaç katı düzeyindedir. Kriz derinleştikçe İran arzının kesildiği pazarlarda, başta Irak, BAE, Pakistan ve Azerbaycan, tedarik arayışının hızlanması beklenmektedir. Öte yandan enerji yoğun sektörlerde (cam, seramik, demir-çelik) maliyet baskısı ciddi boyutlara ulaşabilir. Savunma sektörü ise küresel silahlanma eğilimi ve NATO bütçe artışlarıyla krizden bağımsız güçlü bir büyüme ivmesi taşımaktadır. Aşağıdaki tabloda ana sektörlerin senaryo bazlı etki projeksiyonları yer almaktadır. Tablo 3: Sektörel Etki Projeksiyonu (Milyon $, Yıllık Tahmini Ek Etki) Sektör Senaryo 1 Senaryo 2 Senaryo 3 Senaryo 4 Kritik Not Plastik (HS39) +100 +350 +250 -50 İran'ın en büyük kalemi; Çin/Pakistan ikamesi Demir-Çelik (HS72) +80 +250 +200 +50 Körfez inşaat talebi sürücü Meyve/Sebze (HS07-08) +80 +200 +150 -30 Irak, BAE'de doğrudan ikame Savunma (HS93) +200 +500 +400 +100 Krizden bağımsız +%80 büyüme trendi Çimento/İnşaat (HS25,68) +50 +180 +250 +100 Uzun vadeli Körfez/Suriye inşası Alüminyum (HS76) +40 +120 +100 +30 İran kapasitesi hasar; TR alternatif Makine (HS84) +30 +80 +150 +300 S4'te İran pazarı açılırsa dev potansiyel Otomotiv (HS87) +10 +30 +80 +200 80M nüfuslu İran pazarı uzun vade fırsatı Mineral Yakıt (HS27) -100 -300 -50 +50 Maliyet şoku; marj daralması riski İhracatçılara Çağrı: Hazırlıklı Olmak, Fark Yaratacak The Globby'nin Veri Analizinden Sorumlu Kurucu Ortağı Barış Yaşbala, kriz döneminde ihracatçıların yapması gerekenleri şu şekilde özetlemektedir: "Bu kriz, Türk ihracatçıları için ciddi riskler barındırmakla birlikte, hazırlıklı ve çevik davrananlar için önemli dönüşüm fırsatları da yaratmaktadır. Öncelik, mevcut riskleri doğru yönetmektir, sevkiyat rotalarının ve sigorta klozlarının derhal gözden geçirilmesi, teklif fiyatlamalarına enerji ve kur volatilitesinin yansıtılması, Körfez ve Irak'taki müşterilerle proaktif temasın kurulması ilk adımlardır. Orta vadede Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi kara ticaret alternatiflerinin değerlendirilmesi, İran arzı kesilen pazarlarda stratejik konumlanma ve Avrupa alıcılarına nearshoring avantajının sunulması kritik önem taşımaktadır." Yaşbala, krizin süresinin ve yaptırım rejiminin evriminin belirleyici değişkenler olduğunu, ancak Türkiye'nin coğrafyası, üretim kapasitesi ve bölgesel ilişkiler ağının her senaryoda stratejik avantaj sağladığını vurgulamaktadır. Tablo 4: İhracatçılar İçin Acil Eylem Kontrol Listesi Vade Eylem Alanı Önerilen Adım 0-3 Ay Lojistik Güvenliği Hürmüz ve Kızıldeniz alternatif rotalarını haritalanmalı; Mersin/Akdeniz rotası anlaşmalarını güncellemeli 0-3 Ay Sigorta ve Kontrat Savaş riski klozlarını gözden geçirilmeli; force majeure maddelerini kontrol et; eskalasyon klozları eklenmeli 0-3 Ay Fiyatlama Stratejisi Enerji ve kur volatilitesini teklif fiyatlarına dahil edilmeli; vadeli döviz satış kontratları yapılmalı 0-3 Ay Müşteri İletişimi Körfez ve Irak müşterilerine proaktif tedarik güvencesi verilmeli; stok seviyeleri artırılmalı 3-12 Ay Kara Koridorları Orta Koridor (Bakü-Tiflis-Kars) ve Kalkınma Yolu rotaları aktif kullanılmalı 3-12 Ay Pazar İkamesi İran arzı kesilen pazarlarda (Irak, Pakistan, BAE) sektörel satış kampanyaları başlatılmalı 3-12 Ay Nearshoring Avrupa alıcılarına Asya navlun artışı alternatifi olarak yakınlık avantajı sunulmalı 12-24 Ay İran Pazarı Hazırlığı Rejim değişikliği/kısıtlama kalkması senaryosu için pazar istihbaratı ve dağıtım ağı planlanmalı 12-24 Ay Körfez Yeniden İnşa Hasar gören altyapı projelerine (havalimanı, liman, enerji) katılım için temas başlatılmalı Tablo 5: Krizin Kritik Sayıları Gösterge Değer Günlük Hürmüz geçişi ~15 milyon varil petrol + küresel LNG'nin %20'si Körfez'de mahsur gemi sayısı 170+ konteyner gemisi (450.000 TEU) Savaş riski sigortası iptal tarihi 5 Mart 2026 (7 P&I kulübü) Tebriz-Ankara gaz sözleşmesi bitişi Temmuz 2026 İran'ın ikame edilebilir ihracat hacmi ~2,86 milyar $ (TR kapasitesi mevcut) Türkiye'nin İran ihracatındaki payı (2025) %37,6 (2006'da %8 idi) Savunma sektörü büyümesi (YoY) +%80 (2,6 → 4,7 milyar $)

Hitit’ten Orta Doğu Hamlesi: Basra Airlines ile 5 Yıllık İş Birliği Haber

Hitit’ten Orta Doğu Hamlesi: Basra Airlines ile 5 Yıllık İş Birliği

Havacılık sektörü ve seyahat ekosistemine küresel ölçekte yazılım çözümleri sunan Hitit, Irak’ın yeni nesil tam hizmet havayolu Basra Airlines ile önemli bir iş ortaklığını hayata geçirdi. Basra Airlines, Hitit’in yolcu hizmetleri sistemi Crane PAX ile internet rezervasyon motoru Crane IBE çözümlerini kullanmaya başlayacak. Bu yeni iş ortaklığı sayesinde Basra Airlines, Irak ve Orta Doğu havacılık pazarında hak ettiği potansiyele ulaşmak için Hitit çözümlerine yatırım yaparken, Hitit de bölgedeki varlığını güçlendirdi. Bağdat merkezli (Basrah Uluslararası Havayolu) operasyonlarıyla ulusal ve uluslararası hatlarda hizmet vermeyi hedefleyen Basra Airlines, yolcu deneyiminde konforu ve operasyonel verimliliği önceliklendiren, yeni dönemin tam hizmet havayolları arasında konumlanıyor. Güvenlik, güvenilirlik ve sürdürülebilirlik odağında şekillenen bu yaklaşım, Hitit’in sunduğu teknoloji ve hizmetlerle güçlü bir uyum gösteriyor. Hitit’in Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Basra Airlines ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, Hitit’in Orta Doğu’daki büyüme yolculuğunda anlamlı bir adımı temsil ediyor. Güçlü bir vizyonla yola çıkan ve yolcu deneyimini merkeze alan bir havayolunun, operasyonel altyapısında Crane çözümlerimizi tercih etmesini çok değerli buluyoruz. Basra Airlines’ın sürdürülebilir, güvenilir ve ölçeklenebilir bir operasyon yapısı kurma hedeflerine, esnek teknoloji yaklaşımımızla katkı sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz.” Basra Airlines CEO’su Mr. Moffak Sabir Hamad ise iş birliğine ilişkin olarak, “Basra Havayolları, ilk günden bu yana operasyonel mükemmeliyet, teknolojik bağımsızlık ve uzun vadeli ölçeklenebilirlik temelleri üzerine inşa edildi. Hitit ile iş birliği yapmak ve Crane PAX ile Crane IBE platformlarını uygulamaya almak, dijital altyapımızın yalnızca sağlam ve geleceğe hazır olmasını değil, aynı zamanda güvenlik, verimlilik ve yolcu deneyimine olan bağlılığımızla tamamen uyumlu hale gelmesini sağlamak bizim için. Irak’ın en yeni tam hizmet (full-service) hava yolu şirketi olarak, Irak’ı bölgeye ve dünyaya güvenilirlik, yenilik ve özgüvenle bağlama hedefimizi anlayan, küresel ölçekte saygın bir teknoloji ortağıyla çalışmaktan gurur duyuyoruz.” ifadelerini kullandı. Hitit’in Crane PAX ve Crane IBE çözümleri, havayollarına uçtan uca yolcu hizmetleri yönetimi, esnek rezervasyon altyapısı ve dijital satış kanallarında güçlü bir operasyonel yapı sunuyor. Bu çözümler sayesinde Basra Airlines, yolcu deneyimini iyileştirirken operasyonel süreçlerinde verimlilik sağlamayı ve daha düşük emisyon hedeflerini desteklemeyi amaçlıyor. Hitit, farklı coğrafyalarda hızla genişleyen havayolu portföyü ve modüler çözüm yapısıyla, havayollarının dijital dönüşüm yolculuklarında güvenilir bir teknoloji ortağı olmayı sürdürüyor. Basra Airlines iş birliği, Hitit’in yalnızca teknoloji sağlayıcısı değil, aynı zamanda havayollarının uzun vadeli büyüme vizyonlarına eşlik eden stratejik bir iş ortağı olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teksüt'te Hedef Daha Çok Ülkeye Daha Çok İhracat Haber

Teksüt'te Hedef Daha Çok Ülkeye Daha Çok İhracat

Kalitesini ve lezzetini ziyaretçilerle buluşturan Teksüt fuar kapsamında yeni anlaşmalar ve iş birlikleri yaratacak, ihracat hacmini geliştirecek görüşmeler gerçekleştirdi. 26–30 Ocak tarihleri arasında düzenlenen Gulfood Fuarı’na bu yıl 10. kez katılan Teksüt, perakende ve otel, restoran ve catering (HoReCa) sektörlerine yönelik ürünleriyle uluslararası profesyonellerden yoğun ilgi gördü. Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Arda Aksaray ticaret hacmini geliştirebilmek için gelişmeleri ve trendleri yakından takip ettiklerini söyledi. Aksaray sözlerine şöyle devam etti: “2026 hedeflerimize ulaşmak için önemli bir yıl. Hem ülkemizin hem de şirketimizin gücünü, dinamik yapısını, sahip olduğu enerjiyi bu tür organizasyonlarda göstermek ileriye dönük planlarımızı ve yatırımlarımızı yaparken bize en büyük motivasyon kaynağı oluyor. Yurtiçinde ve yurtdışında büyüme hedefimizde bir değişiklik olmadan aynı kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” Bölgede Birleşik Arap Emirlikleri, Libya, Kuveyt, Irak, Suudi Arabistan gibi ülkelere ihracat yaptıklarını sözlerine ekleyen Aksaray, “Teksüt kalitesi ve lezzeti bu ülkelerde seviliyor, tercih ediliyor. Bu yıl da ürünlerimizi ziyaretçilere tanıtarak yeni ülkeleri ihracat ağımızı büyütmek için gerekli görüşmeleri gerçekleştirdik.” dedi. Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Özmen, gördükleri ilgiden memnun olduklarını, söyleyerek, “Amacımız, Türkiye’de edindiğimiz tecrübe ve kalitemizle başta yakın coğrafyalar olmak üzere Avrupa Birliği (AB) ve Ortadoğu ülkelerine ülkemizin yöresel süt ve süt ürünlerini tanıtmak. Bugün itibariyle 43 ülkeye ihracat yapıyoruz. Hedefimiz daha çok ülkeye daha çok ihracat yapmak. Ürünlerimizi uluslararası standartlarda üreterek dünyaya sunmaktan mutluluk duyuyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Suwen Körfez Bölgesi’ne İlk Adımını Attı Haber

Suwen Körfez Bölgesi’ne İlk Adımını Attı

Fonksiyonel tasarımları ve her kadına hitap eden geniş ürün gamıyla Türkiye’de güçlü bir konuma sahip olan Suwen, Romanya’dan Moğolistan’a uzanan uluslararası mağaza ağına Körfez Bölgesi’ni de ekledi. Abu Dabi yatırımı, markanın Orta Doğu pazarındaki uzun vadeli büyüme stratejisinin başlangıç noktası olarak konumlanıyor. Küresel Marka Yolculuğunda Yeni Bir Perakende Noktası Dalma Mall’de hizmete giren 138 metrekarelik Suwen mağazasında; iç giyimden ev giyimine, pijama koleksiyonlarından çorap ve aksesuarlara kadar markanın şıklık ve konforu bir arada sunan koleksiyonları bölge tüketicisiyle buluşuyor. Modern mağaza konsepti, Suwen’in global perakende yaklaşımını yansıtacak şekilde tasarlandı. BAE’li Kadınların Yaşam Tarzına Uyumlu İç Giyim Yaklaşımı Birleşik Arap Emirlikleri’nde kadın giyiminde zarafet, katmanlı stil anlayışı ve gün boyu konfor ön planda yer alıyor. Sosyal yaşamdan iş hayatına, ev içi şıklıktan seyahat rutinlerine uzanan bu çok yönlü yaşam tarzı, iç giyimde de fonksiyonel ve estetik çözümleri beraberinde getiriyor. Suwen, bu beklentilere yanıt veren; nefes alabilir kumaşlar, yumuşak dokular, vücut formunu destekleyen kalıplar ve dış giyime uyumlu, iz bırakmayan tasarımlardan oluşan ürün seçkisiyle BAE’li kadınların günlük yaşamına konforlu bir eşlik sunmayı hedefliyor. Global Mağaza Ağı 7 Ülkede 16 Noktaya Ulaştı Abu Dabi’de açılan mağazayla birlikte Suwen, uluslararası mağaza ağını 7 ülkede toplam 16 noktaya taşıdı. Romanya’daki 7 mağazanın yanı sıra Kıbrıs, Irak ve Moğolistan’daki ikişer mağaza ile Azerbaycan ve Cezayir’deki operasyonlar, markanın farklı pazarlardaki varlığını güçlendiriyor. Birleşik Arap Emirlikleri’nin bu ağa eklenmesiyle Suwen, modern ve erişilebilir tasarımlarını farklı coğrafyalarda daha geniş kitlelerle buluşturmayı sürdürüyor. Körfez Bölgesi’ndeki ilk mağaza açılışına ilişkin değerlendirmede bulunan Suwen Genel Müdürü Ali Bolluk, şu ifadeleri kullandı: “Suwen olarak, global ölçekte büyüyen Türk markaları arasında yer alma hedefiyle hareket ediyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri yatırımı, markamızın uluslararası yolculuğunda stratejik bir açılımı temsil ediyor. Farklı coğrafyalarda güçlü perakende deneyimleri sunarak Türk marka gücünü global pazarlarda daha görünür kılmayı amaçlıyoruz. Önümüzdeki dönemde Orta Doğu başta olmak üzere yeni pazarlarda büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz.” dedi. Modern perakendecilik anlayışını ve kadınların değişen yaşam tarzlarına uyum sağlayan ürün yaklaşımını yurt dışı pazarlara taşımayı sürdüren Suwen, 2026 yılı boyunca yeni pazarlarda büyümesini hızlandırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.