Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iş Birliği

Kapsül Haber Ajansı - Iş Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iş Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

OMSAN Lojistik’ten Otomotivde Entegre Güç Hamlesi   Haber

OMSAN Lojistik’ten Otomotivde Entegre Güç Hamlesi  

OYAK Lojistik şirketlerinden OMSAN Lojistik ile Türkiye otomotiv pazarının en güçlü oyuncularından biri olan Doğuş Otomotiv arasındaki iş birliği, kapsamı genişleyen yeni operasyon modeli ile gelişmeye devam ediyor. Japon NYK tarafından kalitesi “İş Emniyeti ve Hasarsızlık” ödülü verilerek tescillenmiş Port Yarımca’da, Doğuş Otomotiv’e sunulan bitmiş araç lojistiği hizmetlerinin entegre bir modele evrilmesi amaçlanıyor. OMSAN, sağladığı söz konusu entegre model ile yeni dönemde liman operasyonları, stok yönetimi ve katma değerli hizmetleri kapsayan uçtan uca bir çözüm sunma gayesiyle sektördeki güçlü konumunu pekiştiriyor. Diğdem Liga, “Operasyonel Gücümüzü Entegre Bir Yapıya Dönüştürüyoruz” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan OMSAN Lojistik Otomotiv ve Yurt Dışı Ofisler Grup Direktörü Diğdem Liga, otomotiv lojistiğinde dönüşen ihtiyaçlara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin iki köklü ve güçlü grubuna bağlı OMSAN ve Doğuş Otomotiv olarak uzun yıllardır sürdürdüğümüz iş birliğimizi, değişen müşteri ihtiyaçları ve operasyonel gereksinimler doğrultusunda geliştirmeye devam ediyoruz. Port Yarımca’da hayata geçirdiğimiz bu model ile yalnızca bir taşıma hizmeti sunmuyor; liman, stoklama, elleçleme ve dağıtımı tek bir yapı altında topluyoruz. Bu yaklaşım, operasyonel verimliliği ve kaliteyi artırıyor, müşterimize hız ve esneklik kazandırıyor. Port Yarımca Merkezli Operasyon Modeli Yeni yapı kapsamında OMSAN, Türkiye’deki limanlar içinde en büyük otomobil kapalı stoklama alanı olan Port Yarımca’da Doğuş Otomotiv için; 40 bin metrekarelik kapalı otopark alanında hizmet verecek,Gemilerin tahliye operasyonlarını yürütecek,Terminal operasyonları kapsamında araçların sevkiyat hazırlıklarını organize edecek,Liman sahasına ek olarak aynı gümrüğe bağlı antrepolarında da ek stok kapasitesi sağlayacak,Liman ile OMSAN Antrepo sahaları arasındaki taşımaları yapacak ve sahalardaki araç elleçlemelerini gerçekleştirecek. OMSAN otomotiv lojistiğinde yeni standart Söz konusu stratejik genişleme ile OMSAN, otomotiv lojistiğinde yalnızca bir taşıyıcı değil; uçtan uca çözüm sunan entegre bir iş ortağı olarak konumunu güçlendiriyor. Liman operasyonlarından bayi teslimatına kadar uzanan tüm sürecin tek merkezden yönetilmesi, sektörde hız, kalite ve maliyet optimizasyonu açısından yeni bir standart oluşturuyor. OMSAN Lojistik, OYAK 2030 vizyonu doğrultusunda; entegre, dijital ve sürdürülebilir lojistik çözümleriyle otomotiv sektöründe değer yaratmaya ve küresel ölçekte tercih edilen lojistik oyuncular arasında yerini sağlamlaştırmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

E-Mobilitenin Geleceği Altyapının Ötesinde Şekilleniyor Haber

E-Mobilitenin Geleceği Altyapının Ötesinde Şekilleniyor

Türkiye’de elektrikli araç ekosistemi hızlı bir büyüme sürecinden geçerken, sektörün farklı paydaşları ortak fırsatları, kullanıcı beklentilerini ve e-mobilitenin geleceğini değerlendirmek üzere Spark Connect ev sahipliğinde düzenlenen kahvaltı buluşmasında bir araya geldi. Türkiye’nin önde gelen şarj ağı operatörleri, teknoloji sağlayıcıları ve e-mobilite ekosisteminin temsilcilerinin katıldığı etkinlikte; kullanıcı deneyimi, birlikte çalışabilirlik (interoperability), erişilebilirlik, roaming altyapıları ve sektörün sürdürülebilir büyümesi gibi başlıklar ele alındı. Elektrikli araç ekosistemi büyürken sektörün gündemi artık yalnızca yeni şarj noktaları kurmak değil; farklı ağların birlikte çalışabildiği, kullanıcıların uygulamalar arasında kaybolmadığı ve kesintisiz bir deneyim yaşayabildiği bağlantılı bir mobilite yapısı oluşturmak olarak öne çıkıyor. Katılımcılar, e-mobilitenin geleceğinin rekabet kadar ortak standartlar, entegrasyonlar ve kullanıcı odaklı çözümlerle şekilleneceği konusunda görüş birliğine vardı. Son üç yılda Türkiye’de elektrikli araç sayısındaki hızlı artışın, altyapı yatırımlarının yanı sıra ekosistem oyuncuları arasında daha güçlü iş birliği ve koordinasyon ihtiyacını da beraberinde getirdiği vurgulandı. Kullanıcı deneyiminin sektörün büyümesindeki en kritik başlıklardan biri olduğu değerlendirilirken, farklı uygulamalar, üyelik sistemleri ve ödeme yöntemleri arasında yaşanan deneyim parçalanmışlığının azaltılmasının önemine dikkat çekildi. Spark Connect Kurucusu Çağan Koyun, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Elektrikli mobilite ekosistemi büyürken sektörün birbirini daha fazla dinlemeye, ortak sorunları birlikte ele almaya ve kullanıcı deneyimini merkeze koymaya ihtiyacı var. Bu buluşmayı bir toplantıdan çok, sektörün geleceğine yönelik açık bir diyalog ortamı olarak görüyoruz. Mobilitenin geleceğinin yalnızca teknolojiyle değil, birlikte çalışabilirlik ve iş birliği kültürüyle şekilleneceğine inanıyoruz.” Katılımcılar ayrıca roaming altyapılarının yaygınlaşması, farklı sistemler arasındaki entegrasyonların güçlenmesi ve kullanıcıların daha sade bir deneyim yaşayabilmesi için sektör genelinde ortak çalışma alanlarının önemine dikkat çekti. Spark Connect, geliştirdiği teknoloji platformuyla e-mobilite ekosisteminde daha bağlantılı, erişilebilir ve kullanıcı odaklı bir deneyim oluşturmayı hedeflerken, sektör paydaşları arasında bilgi paylaşımını ve diyaloğu destekleyen buluşmaları önümüzdeki dönemde de sürdürmeyi planlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ANTGİAD ve DEGİAD'dan İş Dünyasına Örnek İş Birliği  Haber

ANTGİAD ve DEGİAD'dan İş Dünyasına Örnek İş Birliği 

Denizli’de gerçekleştirilen organizasyonda, Türkiye’nin ilk genç iş insanları dernekleri arasında yer alan ANTGİAD ( 1990 ) ve DEGİAD’ın ( 1991 ) üyeleri birebir görüşmeler yaparak faaliyet alanlarını, yatırım planlarını ve iş birliği fırsatlarını değerlendirdi. Etkinlikte, klasik tanışma toplantılarının ötesine geçilerek doğrudan iletişim, güven temelli ilişki geliştirme ve somut ticari fırsatlar oluşturma hedefi ön plana çıktı. YÜZ YÜZE İLETİŞİMİN GÜCÜ TİCARETİN EN ÖNEMLİ KALDIRAÇLARINDAN BİRİ Etkinliğin ardından değerlendirmelerde bulunan ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Yavaş, dijitalleşmenin hızla arttığı bir dönemde insan ilişkilerinin ve yüz yüze iletişimin değerinin daha da yükseldiğini vurguladı. Yavaş şunları söyledi: “Bugün teknolojinin sunduğu tüm olanaklara rağmen ticaretin temelinde hala güven vardır. Güven ise insanların birbirini tanımasıyla, aynı masada oturmasıyla ve birbirinin gözünün içine bakarak konuşmasıyla oluşur. Networking yalnızca kartvizit değişiminin ötesinde; uzun yıllar sürecek iş birliklerinin, ortaklıkların ve dostlukların temelinin atılmasıdır.” EGE VE AKDENİZ ARASINDA GÜÇLÜ EKONOMİK BAĞ Türkiye’nin en köklü genç iş insanları dernekleri arasında yer alan ANTGİAD ve DEGİAD’ın ortak organizasyonunun önemini vurgulayan Yavaş, iki bölgenin ekonomik potansiyelinin birbirini tamamladığını ifade etti. “Ege ve Akdeniz, Türkiye ekonomisinin en dinamik üretim ve ticaret havzaları arasında yer alıyor. Denizli’nin üretim gücü, sanayi kültürü ve ihracat deneyimi ile Antalya’nın turizm, tarım, hizmet sektörü ve uluslararası ticaret potansiyeli bir araya geldiğinde çok değerli sinerjiler ortaya çıkıyor. Biz bu buluşmayı iki güçlü ekonomik ekosistemin birbirine kenetlenmesi olarak görüyoruz.” İŞ DÜNYASINDA YENİ DÖNEM: REKABET KADAR İŞ BİRLİĞİ DE ÖNEMLİ Küresel ekonomide yaşanan dönüşümün iş dünyasını yeni iş yapma modellerine yönlendirdiğini belirten Yavaş, gelecekte şirketlerin yalnızca kendi güçleriyle değil, kurdukları iş birlikleriyle de büyüyeceğini söyledi. “Yeni dönemde başarı; iyi üretmekten ve doğru insanlarla doğru ağları kurabilmekten geçiyor. Şirketler kadar şehirlerin, şehirler kadar kurumların da birbirleriyle bağlantı kurduğu bir çağdayız. Bu nedenle GİAD’lar arasında oluşturduğumuz bu ticari köprüyü çok değerli buluyoruz.” ORTAK HEDEF: DAHA GÜÇLÜ BİR İŞ DÜNYASI EKOSİSTEMİ Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen birebir görüşmelerin ardından katılımcılar kokteyl ve serbest networking bölümünde temaslarını daha da güçlendirdi. ANTGİAD ve DEGİAD yöneticileri, bu tür organizasyonların önümüzdeki dönemde artarak devam etmesi konusunda görüş birliğine varırken, genç iş insanları arasında kurulacak yeni ticari ilişkilerin bölgesel kalkınmaya ve ekonomik hareketliliğe önemli katkılar sağlayacağı ifade edildi. Türkiye’nin ilk genç iş insanları dernekleri arasında yer alan ANTGİAD ve DEGİAD’ın gerçekleştirdiği bu örnek iş birliği, genç iş dünyası kuruluşlarının üyeleri için somut ticari fırsatlar oluşturan güçlü platformlar olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pirelli, Formula 1’deki Varlığını 2028’e Kadar Uzattı Haber

Pirelli, Formula 1’deki Varlığını 2028’e Kadar Uzattı

FIA (Uluslararası Otomobil Federasyonu), mevcut sözleşmedeki opsiyon hakkını kullanarak İtalyan şirketle olan iş birliğini bir yıl daha uzattı. Böylece FIA, Formula One Management (FOM) ve Pirelli arasında karşılıklı anlaşmayla Formula 1’in Global Lastik Partnerliği ve bağlantılı şampiyonalardaki iş birliği 2028 sezonu sonuna kadar devam edecek. Bu bir yıllık uzatma opsiyonları, Pirelli’nin Formula 1’deki varlığını 2025-2027 dönemini kapsayacak şekilde uzattığı 2023 yılında imzalanan anlaşmalarda yer alıyordu. Buna göre Pirelli, 2028 sezonu sonuna kadar FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası, FIA Formula 2 Şampiyonası, FIA Formula 3 Şampiyonası ve F1 ACADEMY’nin tek lastik tedarikçisi olmaya devam edecek. FIA Başkanı Mohammed Ben Sulayem: “Pirelli uzun yıllardır FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası’nın önemli bir ortağı olarak performans, inovasyon ve güvenlik alanlarında sürekli yüksek standartlar sunuyor. İş birliğinin 2028 sonuna kadar uzatılması şampiyona için istikrar sağlarken FIA, Formula One Group ve Pirelli arasındaki güçlü iş birliğini de yansıtıyor. Birlikte inovasyonu ileri taşımaya ve dünya genelindeki takımlar, pilotlar ve taraftarlar için heyecan verici yarışlar sunmaya devam ediyoruz.” Formula 1 Başkanı ve CEO’su Stefano Domenicali: “Pirelli ile yıllara dayanan güçlü ve başarılı bir ortaklığa sahibiz. Teknik uzmanlığı, performans, inovasyon ve sürdürülebilirliğe olan bağlılığı sayesinde uzun yıllardır güvenilir bir iş ortağımız oldu. FIA ile birlikte bu iş birliğini bir yıl daha uzatacak olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Teknik regülasyonların sınırlarını zorlamaya devam ederken, Pirelli’nin kaliteye olan bağlılığı takımlar ve desteklediği tüm seriler için büyük bir güvence sağlıyor. Çünkü dünyanın en gelişmiş lastiklerinden bazılarıyla çalıştıklarını biliyorlar. FIA Başkanı Sayın Mohammed Ben Sulayem’e ve Pirelli Başkan Yardımcısı Marco Tronchetti Provera’ya teşekkür etmek istiyorum. Bu uzatma, uzman iş ortaklarıyla yürütülen başarılı iş birliklerinin ve pist üzerindeki en iyi yarış deneyimini sunma hedefinin bir başka önemli örneğidir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

750 MW’lık Yapay Zekâ Kampüsüne 290 Milyon Dolarlık Schneider Electric İmzası Haber

750 MW’lık Yapay Zekâ Kampüsüne 290 Milyon Dolarlık Schneider Electric İmzası

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric ile dijital altyapıya yönelik sıvı soğutma teknolojisinde öne çıkan yenilikçi Motivair by Schneider Electric, TeraWulf’un hızla büyüyen Lake Mariner veri merkezi kampüsü için 290 milyon doları aşkın yapay zekâ altyapı çözümünün aşamalı teslimat sürecini başarıyla ilerlettiğini duyurdu. İş birliği; üç şirketin yapay zekâ çağı için hızlandırılmış, ölçeklenebilir ve güvenilir hesaplama kapasitesini mümkün kılma yönündeki ortak kararlılığını ortaya koyuyor. “Güce erişim süresi” ABD’deki yapay zekâ büyümesinin belirleyici kısıtı hâline gelmişken proje; entegre güç, soğutma ve dijital zekânın yeni kapasiteyi yapay zekâ çağının gerektirdiği hızla devreye alabileceğini gösteriyor. Tüm yapılanma tamamlandığında Lake Mariner’ın 750 MW’a varan güç talebini desteklemesi öngörülüyor. Kampüs, mevcut endüstriyel sahayı ve var olan güç altyapısını değerlendirerek bu alanı yeni nesil bir dijital altyapı kampüsüne dönüştürüyor. Buffalo yakınlarındaki Barker, New York’ta (ABD) yer alan kampüs; HPC, bulut ve yapay zekâ iş yüklerini desteklemek için Motivair’in sektör lideri sıvı soğutma çözümlerinden ve Schneider Electric’in entegre güç altyapısından yararlanıyor. İş birliği; teknik tasarımı, mühendislik uzmanlığını, ileri enerji altyapısını, yenilikçi soğutma teknolojilerini ve destekleyici yazılım ve hizmetleri bir araya getirerek TeraWulf’un yapay zekâya hazır veri merkezlerine yönelik artan talebi karşılamasına yardımcı oluyor. Böylece enerji kullanımı ve operasyonel performansın iyileştirilmesine katkı sağlanıyor. Düşük maliyetli, güvenilir güç ve ölçeklenebilir altyapıdan yararlanmak üzere stratejik bir konumda kurulan Lake Mariner kampüsü; ana kiracıları Core42 ve Google destekli Fluidstack’in uzun vadeli kiralama taahhütleriyle destekleniyor. Saha, enerji bileşimi yaklaşık %89 oranında sıfır karbon olan New York bölgesel elektrik şebekesinden besleniyor ve müşterilerin HPC ve yapay zekâ iş yüklerini desteklemek için kayda değer ek güç kapasitesi sunuyor. TeraWulf Operasyon Direktörü (COO) Sean Farrell, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “TeraWulf’un stratejisinin merkezinde, yapay zekâ ve HPC iş yüklerinin artan yoğunluğunu destekleyebilecek ölçeklenebilir ve enerji açısından verimli bir altyapı sunmak yer alıyor. Schneider Electric ve Motivair gibi sektör liderleriyle yakın iş birliği içinde çalışarak Lake Mariner tesislerimizde yapay zekâya hazır kapasitenin gelişimini hızlandırıyor; aynı zamanda uzun vadeli müşteri talebini karşılamak için gereken güçlü operasyonel temelleri sağlamlaştırıyoruz.” Projenin önde gelen stratejik enerji teknolojisi ortağı olarak Schneider Electric ve Motivair’in, zorlu inşaat ve operasyon takvimlerini karşılaması gerekiyordu. Çünkü TeraWulf, sahayı on iki aylık bir süre içinde amaca özel tasarlanmış bir dizi yapay zekâ veri merkezine dönüştürmeyi hedefliyordu. TeraWulf ayrıca Schneider Electric Galaxy VX Kesintisiz Güç Kaynağı (UPS), Galaxy Lityum-iyon Batarya Sistemleri, Motivair Soğutucu Dağıtım Üniteleri (CDU), In-Rack Manifold’lar ve ChilledDoors ile NetShelter Raf ve Kabinlerini devreye almak için teknik tasarım ve mühendislik desteğine ihtiyaç duydu. Bunlara ek olarak, gelişmiş izleme ve dijital zekâ için Schneider Electric’in ödüllü yazılım çözümü EcoStruxure IT Data Center Expert entegre edildi; Motivair Client Services ise riski öngörmek, kesintileri en aza indirmek ve soğutma yatırımından en yüksek verimi almak amacıyla devreye alındı. Schneider Electric Güvenli Güç ve Veri Merkezlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Manish Kumar ise şunları söyledi: “Yapay zekâ altyapısına yönelik talep hızlanırken ‘güce erişim süresi’, büyümenin belirleyici kısıtı hâline geldi. Operatörlerin; büyük ölçekli yapay zekâ veri merkezi kurulumlarını hızla hayata geçirmek için ileri altyapıyı, hizmetleri ve enerji teknolojisi uzmanlığını bir araya getirebilecek ortaklara ihtiyacı var. TeraWulf ile iş birliğimiz; mevcut bir endüstriyel sahada saha içi gücü, yapay zekâ destekli otomasyonu, ileri sıvı soğutmayı ve dijital zekâyı bir araya getiren stratejik bir model ortaya koyuyor. Bu yapay zekâ çağının gerektirdiği hız ve ölçekte dayanıklı, verimli ve ölçeklenebilir veri merkezi çözümleri sunuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tepe Kurumsal, Perakende Günleri'nde Sektör Profesyonelleriyle Buluştu Haber

Tepe Kurumsal, Perakende Günleri'nde Sektör Profesyonelleriyle Buluştu

Şirket, etkinlik boyunca entegre hizmet yaklaşımını ve teknoloji destekli operasyon yönetimi çözümlerini ziyaretçilerle paylaşırken, perakende sektörünün dönüşen ihtiyaçlarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Perakende Günleri süresince güvenlik, tesis yönetimi, profesyonel temizlik, yemek hizmetleri ve iş sağlığı ve güvenliği alanlarındaki çözümlerini sektör temsilcilerine aktaran Tepe Kurumsal, sektör profesyonelleriyle gerçekleştirdiği temaslarda perakendenin değişen operasyonel ihtiyaçlarını ve entegre hizmet yönetimine yönelik beklentileri ele aldı. İki gün boyunca yoğun ziyaretçi trafiğine sahne olan stantta iş ortakları, müşteriler ve sektör paydaşlarını ağırlayan Tepe Kurumsal, perakende sektörünün geleceğine ilişkin fikir alışverişlerinde bulunurken yeni iş birliği fırsatlarını da değerlendirme imkanı buldu. Fuarın dinamik atmosferi içerisinde gerçekleşen görüşmeler, sektörün dönüşen beklentilerine yönelik önemli içgörüler sunarken, Tepe Kurumsal’ın entegre hizmet yaklaşımına duyulan ilgiyi de ortaya koydu. Perakendede yeni dönem akıllı operasyonlarla şekilleniyor Fuarı değerlendiren Tepe Kurumsal İcra Kurulu Başkanı Murat Altıkardeşler, perakende sektöründe yaşanan dönüşümün artık yalnızca müşteri deneyimiyle sınırlı olmadığını belirterek şunları söyledi: “Perakende sektöründe rekabet artık yalnızca ürün ve fiyat üzerinden şekillenmiyor. Operasyonların ne kadar verimli, sürdürülebilir ve öngörülebilir yönetildiği de kurumların başarısında belirleyici hale geliyor. Perakende Günleri boyunca gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, özellikle yapay zeka destekli operasyon yönetimi, güvenlik teknolojileri ve veri odaklı karar mekanizmalarına yönelik ilginin önemli ölçüde arttığını gördük” dedi. "Entegre hizmet yönetimi artık bir tercih değil, ihtiyaç" Altıkardeşler, entegre hizmet yönetiminin kurumlar için stratejik bir ihtiyaç haline geldiğini vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: “Kurumlar bugün farklı hizmetleri ayrı ayrı yönetmek yerine, tüm operasyonlarını ortak standartlarla ve tek merkezden yönetebilecekleri çözümlere yöneliyor. Tepe Kurumsal olarak güvenlikten tesis yönetimine, profesyonel temizlikten iş sağlığı ve güvenliğine kadar geniş hizmet ekosistemimizi teknolojiyle destekliyoruz. Perakende Günleri’nde gördüğümüz yoğun ilgi de bu yaklaşımın sektörde giderek daha fazla karşılık bulduğunu gösteriyor” dedi. Tepe Kurumsal, önümüzdeki dönemde de teknoloji destekli entegre hizmet yaklaşımıyla perakende sektörünün operasyonel dönüşümüne katkı sunmaya ve kurumların değişen ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler geliştirmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

UN Global Compact Türkiye’den Dünya Çevre Günü’nde İş Dünyasına Çağrı Haber

UN Global Compact Türkiye’den Dünya Çevre Günü’nde İş Dünyasına Çağrı

Küresel veriler, iklim eyleminde zaman kaybetmeden ilerlenmesi gereken bir dönemde olduğumuzu ortaya koyuyor. Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) State of the Global Climate 2025 raporuna göre 2015–2025 arasındaki dönem kayıtlardaki en sıcak 11 yıl oldu. 2025 yılında küresel sıcaklık sanayi öncesi dönemin yaklaşık 1,43°C üzerinde seyretti. Artan sıcaklıklar; su stresi, gıda güvenliği, altyapı baskısı, enerji talebi ve tedarik zinciri kesintileri gibi başlıkları şirketler için daha görünür hale getiriyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) Global Energy Review 2026 raporuna göre küresel enerji kaynaklı CO₂ emisyonları 2025’te yüzde 0,4 arttı. UNEP’in Emissions Gap Report 2025 raporu, mevcut politikalarla dünyanın bu yüzyıl sonuna kadar yaklaşık 2,8°C’lik bir ısınma patikasında ilerlediğini ortaya koyuyor. Küresel ısınmayı 1,5°C ile sınırlandırabilmek için küresel emisyonların 2035’e kadar 2019 seviyelerine göre yüzde 55 azaltılması gerekiyor. Mevcut gidişat ile bilimsel hedefler arasındaki bu fark, iklim eyleminde daha hızlı ve kararlı adımlar atılması gerektiğini ortaya koyuyor. Bu dönüşümde iş dünyasına da önemli bir rol düşüyor. Küresel sera gazı emisyonlarının önemli bir bölümü iş dünyasının faaliyetleri ve değer zincirlerinden kaynaklanırken, şirketler aynı zamanda düşük karbonlu teknolojilere yatırım yapma, inovasyonu hızlandırma ve tedarik zincirlerini dönüştürme kapasitesi ile dönüşümü hızlandırma gücüne sahip aktörler olarak öne çıkıyor. Bu süreçte şirketlerin enerji kullanımı, üretim süreçleri, satın alma kararları, tedarik zinciri yönetimi, yatırım planları ve kaynak verimliliği gibi alanlarda atacağı adımlar küresel iklim hedeflerine ulaşılmasında önemli bir rol oynayacak. COP31 Türkiye iş dünyasının küresel değer zincirlerindeki konumunun güçlendirilmesi için önemli bir fırsat sunuyor Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefi, iklim kanunu çalışmaları, emisyon ticaret sistemi hazırlıkları, sürdürülebilirlik raporlaması standartları ve Avrupa Yeşil Mutabakatı başta olmak üzere küresel düzenleyici gelişmeler, şirketlerin düşük karbonlu ekonomiye geçişini artık ertelenemez bir rekabet meselesi haline getiriyor. COP31, bu dönüşümün hızlandırılması ve Türkiye iş dünyasının küresel değer zincirlerindeki konumunun güçlendirilmesi için önemli bir fırsat sunuyor. COP31’in “Uygulama COP’u” olarak konumlandırılması; verilen hedeflerin nasıl hayata geçirileceğinin tartışıldığı ve somut ilerleme için tüm paydaşların birlikte çalışacağı bir süreci tanımlıyor. COP31'in ana gündem maddeleri olan sıfır atık, gıda güvenliği, yeşil sanayileşme, temiz enerji geçişi ve iklim uyumu; önümüzdeki dönemde odaklanmamız gereken alanları ortaya koyuyor. Bu alanlarda şirketlerimiz taahhütlerini güçlendirerek, ilerlemeyi şeffaf raporlayarak, inovasyonla dönüşümü ölçeklendirerek ve tüm değer zincirine yayarak küresel rekabet güçlerini artırabilir. İş birliği, dönüşümün hızını ve etkisini artıracak İklim krizi, hiçbir kurumun tek başına çözebileceği bir sorun değil. COP31’e giden süreçte kamu, özel sektör, finans kuruluşları, akademi, sivil toplum ve Birleşmiş Milletler ekosistemi arasında kurulacak güçlü iş birlikleri, Türkiye’nin iklim eylemine katkısını artırmak açısından kritik önem taşıyor. Hedefleri uygulamaya geçirme zamanı Bilim temelli hedefler, şirketlerin iklim taahhütlerini ölçülebilir ve izlenebilir azaltım patikalarına dönüştürmesi açısından önemli bir araç sunuyor. Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi), şirketlerin sera gazı emisyon azaltım hedeflerini iklim bilimiyle uyumlu şekilde belirlemelerine ve doğrulatmalarına imkan sağlıyor. SBTi verilerine göre dünya genelinde 11 binden fazla şirketin hedefleri doğrulanmış durumda. Türkiye’de de 100’e yakın şirketin SBTi sürecine dahil olması ve bu sayının giderek artması, iş dünyasında bilim temelli iklim hedeflerine yönelik ilginin güçlendiğini gösteriyor. UN Global Compact Türkiye, şirketleri bilim temelli iklim hedeflerini belirleme, uygulamaya taşıma, ilerlemeyi izleme ve paydaşlarla iş birliğini güçlendirme süreçlerinde desteklemeye devam ediyor. Hızlandırma programları, eğitimler, kaynaklar, küresel ve yerel deneyim paylaşımı ağları ile iş dünyasının iklim eylemine katkısını artırmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEMSA’dan Diana Travel’a 9 adet Safir Teslimatı Haber

TEMSA’dan Diana Travel’a 9 adet Safir Teslimatı

Turizm taşımacılığı sektörünün köklü firmalarından Diana Travel, araç yatırımlarında TEMSA’yı tercih etmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda TEMSA ile Diana Travel arasındaki iş birliği, 9 adet Safir teslimatıyla büyümeye devam etti. Böylece şirket bünyesindeki tüm otobüsler TEMSA araçlarından oluşurken, filo dağılımı ise 17 adet Safir, 9 adet MD9 ve 4 adet Maraton olarak şekillendi. “Turizm taşmacılığında güvene dayalı iş birlikleri oluşturuyoruz” Teslimata ilişkin değerlendirmelerde bulunan TEMSA Yurt İçi Satış Direktörü Baybars Dağ, “Turizm taşımacılığında güvene dayalı, uzun soluklu iş birlikleri kurmayı ve müşterilerimizin operasyonel ihtiyaçlarına en uygun çözümleri sunmayı çok önemsiyoruz. Antalya merkezli Diana Travel ile yıllara dayanan güçlü iş birliğimizi de yeni teslimatlarla büyütmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bugün şirketin filosundaki tüm otobüslerin TEMSA araçlarından oluşması ise ortaya koyduğumuz ürün kalitesinin, satış sonrası hizmet anlayışımızın ve müşterilerimizle kurduğumuz sürdürülebilir ilişkinin güçlü bir göstergesi. Bu anlamda Diana Travel’ın TEMSA’ya duyduğu bu güveni yalnızca yeni bir yatırım kararı olarak değil, müşteri memnuniyeti merkezinde kurduğumuz sağlam yapının doğal sonucu olarak görüyoruz” dedi. “Filomuzun tamamını TEMSA kalitesi ve güvencesiyle buluşturduk” Diana Travel Operasyon Müdürü Zeynel Küçük ise teslimata ilişkin şunları söyledi: “TEMSA, bugüne kadar en yoğun sezonlarımızda ve zorlu operasyonlarımızda yanımızda yer alan stratejik çözüm ortağımız oldu. Sahada elde ettiğimiz deneyim, istikrarla büyüyen iş birliğimizi her geçen gün daha da sağlam bir zemine taşıdı. Bugün geldiğimiz noktada teslim aldığımız 9 adet Safir ile birlikte toplam otobüs sayımızı 30’a çıkarırken, filomuzun tamamını TEMSA kalitesi ve güvencesiyle buluşturmuş olduk. Operasyonel verimlilikten yolcu konforuna, satış sonrası destekten sürdürülebilir hizmet anlayışına kadar her alanda TEMSA’nın farkını net şekilde hissediyoruz. Bu güçlü bağın büyüyerek devam edeceğine inanıyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.