Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iş Dünyası

Kapsül Haber Ajansı - Iş Dünyası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iş Dünyası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

INAN Derneği Genç Akademi İlk Mezunlarını Verdi Haber

INAN Derneği Genç Akademi İlk Mezunlarını Verdi

Gençlerin eğitimden iş hayatına geçiş süreçlerinde karşılaştıkları fırsat eşitsizliklerini azaltmak ve profesyonel gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdüren INAN Derneği, Genç Akademi programının ilk dönemini tamamladı. INAN Genç Akademi Başkanı Mine Öztürk liderliğinde hazırlanan ve bir dönem boyunca devam eden program, Türkiye'nin farklı şehirlerinden üniversite öğrencilerini ortak bir gelişim platformunda buluşturdu. Eğitim, mentörlük ve proje çalışmalarını bir araya getiren akademi, ilk yılında 14 mezun verdi. Program kapsamında 5 eğitmen tarafından verilen toplam 22 dersle gençlerin kişisel ve profesyonel yetkinliklerinin güçlendirilmesi hedeflendi. İş dünyasının farklı alanlarından deneyimli profesyonellerle buluşan katılımcılar, kariyer planlamasından profesyonel hayata hazırlığa kadar uzanan çok yönlü bir öğrenme sürecinden geçti. 12 kurum gençlerin kariyer yolculuğuna destek verdi INAN Genç Akademi'nin ilk döneminde iş dünyasının önde gelen kurumları da gençlerin gelişim yolculuğuna katkı sundu. L'Oréal Türkiye, Mondelēz Türkiye, Pluxee, sahibinden.com, ING Türkiye, Yemeksepeti, QNB Türkiye, Akkök Holding, Unlearn, Paramita, Kariyer.net ve Mavi olmak üzere 12 kurum, programa mentörlük desteği sağladı. İnsan kaynakları, yönetim, teknoloji, mühendislik, finans, iletişim, pazarlama ve organizasyonel gelişim gibi farklı alanlarda uzmanlaşmış profesyoneller, bilgi birikimlerini ve deneyimlerini gençlerle paylaştı. Böylece katılımcılar, teorik bilgilerini iş dünyasının gerçek deneyimleriyle birleştirme ve farklı kariyer yollarını yakından tanıma imkânı buldu. Programın önemli bileşenlerinden birini de gençlerin doğrudan çözüm geliştirdikleri proje çalışmaları oluşturdu. Katılımcılar, “Erken Kariyer Eşitsizlikleri” başlığı altında gençlerin iş hayatına geçişte karşılaştıkları engelleri ve daha adil başlangıç fırsatlarını ele alırken, “Kurumlarda Eşitlik Tasarımı” projesiyle daha kapsayıcı ve eşitlikçi çalışma ortamlarının nasıl oluşturulabileceğine odaklandı. Gençler daha eşitlikçi bir iş dünyası için projelerini sundu INAN Genç Akademi'nin ilk dönem mezuniyet töreni ve yeni dönem lansmanı, 23 Ekim 2026 tarihinde Mavi Genel Merkezi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Program boyunca edindikleri bilgi ve deneyimleri somut önerilere dönüştüren gençler, hazırladıkları projeleri iş dünyasının temsilcileriyle paylaştı. “Gençlerin potansiyelini ortaya çıkarabilmesi, fırsatlara eşit koşullarda erişebilmesiyle mümkün” INAN Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahar Taşkın Öztürk, Genç Akademi'nin ilk dönemini tamamlamasına ilişkin değerlendirmesinde, fırsat eşitliğinin yalnızca eğitim olanaklarına erişimle sınırlı olmadığını, gençlerin kariyer yolculuklarının her aşamasında desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Öztürk, “Bugün pek çok genç, sahip olduğu potansiyeli ortaya koyabilecek yetkinliklere sahip olsa da iş dünyasına adım atarken aynı fırsatlarla karşılaşmıyor. Biz INAN Derneği olarak fırsat eşitliğini, yalnızca bir ilke değil, somut uygulamalarla güçlendirilmesi gereken ortak bir sorumluluk olarak görüyoruz. Genç Akademi'yi de bu anlayışın bir yansıması olarak hayata geçirdik. Türkiye'nin farklı şehirlerinden gençleri ortak bir öğrenme ve gelişim yolculuğunda buluşturmak, farklı sektörlerden 12 kurumun deneyimini gençlerimize taşımak bizim için çok kıymetli. İlk dönemimizi 14 mezunla tamamlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ancak bizim için asıl değerli olan, bu gençlerin edindikleri bilgi ve deneyimleri kendi kariyerlerine taşımanın ötesinde, daha eşitlikçi bir iş dünyasının şekillenmesine katkı sunacak olmaları. Gençlerin yalnızca geleceğin çalışanları değil, bugünün dönüşümüne yön verebilecek güçlü paydaşlar olduğuna inanıyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkan Matlı, İş Dünyası ve Sivil Toplum Temsilcilerini Ağırladı Haber

Başkan Matlı, İş Dünyası ve Sivil Toplum Temsilcilerini Ağırladı

Görüşmelerde Bursa sanayisinin gündemi, iş dünyasının beklentileri ve Balkan ülkeleriyle ticari ilişkilerin geliştirilmesi ele alındı. Başkan Matlı, “Şehrimizin iş dünyası örgütleri ve derneklerimiz, Bursa’nın ihtiyaçlarını sahada en iyi bilen paydaşlarımız. Her görüşme, birlikte atabileceğimiz yeni adımlar için bir fırsat” dedi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Meclis Başkanı Erol Dağlıoğlu ve Yönetim Kurulu Üyeleri, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu ve beraberindeki yönetim kurulu üyelerini konuk etti. Ziyarette Bursa sanayisinin mevcut gündemi, sanayicilerin beklentileri ve iş dünyasının rekabet gücünü artıracak kurumlar arası iş birliği olanakları üzerine fikir alışverişinde bulunuldu. RUMELİSİAD ile Ortak Projeler Konuşuldu Başkan Matlı, Meclis Başkanı Dağlıoğlu ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Rumelili Yönetici İş Adamı ve Sanayiciler Derneği (RUMELİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Mutlu ve beraberindeki yönetim kurulu üyelerini ile de bir araya geldi. Görüşmede Balkan ülkeleriyle ticari ilişkilerin geliştirilmesi, iki kurum arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve ortak projeler ele alındı. BAL-GÖÇ’ten nezaket ziyareti Başkan Matlı ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Güler, Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (BAL-GÖÇ) Genel Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan ve yönetim kurulu üyelerini Oda hizmet binasında ağırladı. Yeni dönem için iyi dileklerin iletildiği ziyarette, Bursa ile Balkanlar arasındaki kültürel ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve iş dünyası arasındaki bağların güçlendirilmesi gibi konular değerlendirildi. KIRCAALİSİAD ile İş Birliği Gündemi BTSO’yu ziyaret eden bir diğer heyet ise Bulgaristan Kökenli Yönetici, Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KIRCAALİSİAD) oldu. Dernek Başkanı ve aynı zamanda BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Güler ile KIRCAALİSİAD yönetim kurulu üyelerinin katıldığı görüşmede Başkan Matlı, Meclis Başkanı Dağlıoğlu ve Yönetim Kurulu Üyeleri ev sahipliği yaptı. Toplantıda iki kurum arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi, Balkan ülkeleriyle ticari ilişkilerin güçlendirilmesi ve ortak proje imkânları konuşuldu. “Odamızın Kapısı Tüm Paydaşlarımıza Her Zaman Açık” Ziyaretlere ilişkin değerlendirmede bulunan Başkan Matlı, “Bursa sanayisinin önündeki her meseleyi, sanayicimizin sesini taşıyan kurumlarımızla birlikte ele almak bizim için çok önemli. Rekabet gücümüzü artıracak adımları da ancak bu iş birliğiyle atabiliriz. Balkanlar ise bizim için uzak bir pazar değil akrabalarımızın, dostlarımızın yaşadığı bir coğrafya. Bursa’nın bugünkü üretim gücünde Balkanlardan gelen kuşakların emeği çok büyük, bu şehrin fabrikalarında, çarşılarında, ticaretinde onların alın teri var. İş dünyası örgütlerimizin ve derneklerimizin birikimini Odamızın imkânlarıyla bir araya getirirsek, üyelerimize yeni pazarlar, yeni ortaklıklar ve yeni fırsatlar kazandırabiliriz. Bu görüşmelerde konuştuğumuz her başlığın takipçisi olacağız. Odamızın kapısı tüm paydaşlarımıza her zaman açık” dedi.

TÜSİAD Heyeti  Çin’de Yapay Zekâ ve Teknoloji Temaslarında Bulunacak Haber

TÜSİAD Heyeti Çin’de Yapay Zekâ ve Teknoloji Temaslarında Bulunacak

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren başkanlığındaki TÜSİAD heyeti, 31 Ekim – 6 Kasım 2026 tarihlerinde Çin Halk Cumhuriyeti’ne bir ziyaret gerçekleştirecek. Heyet, Çin'in önde gelen finans ve ticaret merkezi Shanghai, dijital ekonomi ve yapay zekâ alanında öne çıkan Hangzhou ve teknoloji ve inovasyon merkezi Shenzhen'de temaslarda bulunacak. Ziyaret kapsamında TÜSİAD heyeti, yapay zekâ, robotik, bulut bilişim, dijital finans ve ileri üretim alanlarında faaliyet gösteren öncü teknoloji şirketleri ile TÜSİAD'ın Çin'deki muadil kuruluşlarından Çin Uluslararası Ticareti Geliştirme Konseyi (CCPIT) ile görüşmeler gerçekleştirecek. Heyet ayrıca teknoloji ve Ar-Ge merkezlerinde incelemelerde bulunacak ve Çin'deki Türk iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelecek. Heyet, program kapsamında Çin'deki son teknolojik gelişmeleri ve yenilikçi uygulamaları yerinde incelemeyi, özellikle yapay zekâ ve robotik teknolojilerinin üretim süreçlerindeki kullanımını değerlendirmeyi amaçlıyor. Çin'in 2026–2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Planı'nın öncelikleri ışığında, yeşil ve dijital dönüşüm başta olmak üzere Türk ve Çinli şirketler arasında somut iş birliği ve yatırım fırsatlarının belirlenmesi de hedefleniyor. Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yılında gerçekleşecek ziyaretin, TÜSİAD ile Çinli muadil kuruluşları arasındaki köklü kurumsal bağları daha da güçlendirmesi ve ikili ekonomik ilişkilerin gelişimine katkı sağlaması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sosyal Etkiyi Bir Yönetim Disiplini Olarak Ele Alan Kurumlar Öne Çıkacak Haber

Sosyal Etkiyi Bir Yönetim Disiplini Olarak Ele Alan Kurumlar Öne Çıkacak

Günümüzün bilinçli tüketici, yatırımcı ve çalışanlarının kurumlardan müdahale ettikleri sorunu doğru tanımlamalarını ve yarattıkları değişimi somut verilerle kanıtlamalarını talep ettiği bir döneme geçildiğini vurgulayan Paksoy, önümüzdeki süreçte sosyal etkiyi bir yönetim disiplini olarak ele alıp ölçülebilir toplumsal dönüşüme odaklanan kurumların öne çıkacağını kaydetti. Bugüne kadar değişim odaklı programlarla 5,2 milyonun üzerinde bireyin hayatına doğrudan dokunan Benchmark Toplumsal Yatırım ve Sosyal Etki Yönetimi Ajans Başkanı Fadile Paksoy; küresel ölçekte derinleşen çevresel ve sosyal sorunların iş dünyasından beklenen sorumluluk alanını genişlettiğini belirtti. Bilinçli tüketici, çalışan ve yatırımcıların artık yalnızca sosyal projelere ayrılan bütçelerle yetinmediğini ifade eden Paksoy, toplumsal beklentilerdeki bu köklü dönüşümün geleneksel kurumsal sosyal sorumluluk modellerini yetersiz kıldığına dikkat çekti. İş dünyasının toplumsal yatırım çalışmalarında, tek seferlik projelerden uzun vadeli yatırımlara, erişim rakamlarından veriye dayalı ölçülebilir değişime ve çok paydaşlı iş birliği modellerine geçmesi gerektiğini vurgulayan Paksoy; önümüzdeki süreçte sosyal etkiyi bir yönetim disiplini olarak ele alarak toplumsal dönüşüme odaklanan kurumların öne çıkacağını söyledi. “İş Dünyası Sosyal Etkiyi Bir Raporlama Girdisi Olarak Görmemeli” Sosyal etkinin bir proje türü değil, stratejik bir karar mekanizması olduğunu vurgulayan Paksoy, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Sosyal etki; yapılan yatırımın kim için, nasıl ve ne ölçüde bir değişime dönüştüğünü gösteren bir yönetim disiplinidir. Burada temel mesele ‘ne yaptığımız’ değil, ‘neyi değiştirdiğimiz’dir. İş dünyası için sosyal etkiyi ölçmek sadece bir raporlama girdisi değildir; asıl değer, bu bilginin stratejik kararları beslemesi ve programı geliştirmesidir. Elde edilen veriyi doğru kararlar almak için kullanabildiğimizde etki ölçümü gerçek bir yönetim aracına dönüşür.” “İyi Niyet Beyanları Yetmiyor, Veriye Dayalı Somut Karşılık Bekleniyor” Şirketlerin toplumsal sorunlara dair iletişiminin arttığı bir dönemde, söylem ile sahadaki gerçeklik arasındaki farkın açılmasının ciddi bir güven kaybı yaratacağını belirten Paksoy, “social washing” tehlikesine de dikkat çekti: “İş dünyasının bu dönüşüm sürecindeki en büyük risklerinden biri ‘social washing’ şüphesidir. Günümüzün bilinçli tüketicileri ve yatırımcıları artık yalnızca iyi niyet beyanlarıyla yetinmiyor; bu sözlerin arkasındaki veriye dayalı somut karşılığı görmek istiyor. Şirketlerin sosyal sorumluluk çalışmaları yalnızca bir iletişim söylemi olarak kaldığında tüketicilerde karşılık bulmuyor. Yapılan yatırımın yarattığı toplumsal değişim uluslararası standartlarla ölçüldüğünde ve şeffaf biçimde ortaya konduğunda gerçek değerine kavuşuyor.” “Sosyal Etki Doğru Anlaşılmazsa Yalnızca İyi Anlatılmış Bir Hikâyeye Dönüşüyor” İş dünyasının toplumsal yatırımlarında önümüzdeki dönemin temel ayrımının daha fazla proje üretmek değil, yapılan yatırımın yarattığı değişimi anlamak olduğuna işaret eden Paksoy, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de çok sayıda sosyal sorumluluk projesi yürütülüyor. Ancak asıl farkı yaratan; bu çalışmaların toplumsal ihtiyacı ne kadar doğru tanımladığı, paydaşları sürece nasıl dahil ettiği ve insanların hayatında hangi kalıcı değişimi sağladığıdır. Artık faaliyetleri saymanın ötesine geçip değişimi anlamamız; ölçümü de yapılan işi kanıtlayan bir raporlama aracı olmaktan çıkarıp kararlarımızı geliştiren bir yönetim aracına dönüştürmemiz gerekiyor. Bu yaklaşım doğru anlaşılmadığı takdirde sosyal etki de özünü kaybederek yalnızca iyi anlatılmış bir hikâyeye dönüşme riski taşıyor.” “Sosyal Etki Projenin Sonunda Değil, Tasarım Aşamasında Başlıyor” Social Value International'ın (SVI) sosyal değer ilkelerinin; paydaşların yaşadığı değişimin anlaşılmasını, sonuçların şeffaf biçimde paylaşılmasını ve kuruluşların yalnızca kendi yarattıkları etkiyi sahiplenmesini temel aldığını hatırlatan Paksoy, benimsedikleri metodolojiyi ise şu sözlerle paylaştı: “Geleneksel yaklaşımda ölçüm, projenin sonunda hazırlanan bir “sonuç raporu” olarak görülüyordu. Oysa yeni nesil etki yönetiminde toplumsal ihtiyacın doğru belirlenmesi ve hedeflenen değişimin henüz tasarım aşamasında tanımlanması gerekiyor. Benchmark olarak programlarımızı Değişim Teorisi (Theory of Change) çerçevesinde kurguluyor; SROI (Sosyal Yatırım Getirisi) ve B4SI gibi küresel standartlar doğrultusunda izliyoruz. Bu yaklaşımla ölçümü, programın başarısını artıran dinamik bir yönetim aracına dönüştürüyoruz. Böylece etki; sabit bir sonuç olmaktan çıkıp, paydaş ihtiyaçlarına göre süreç içinde şekillenen yaşayan bir modele dönüşüyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

UN Global Compact Türkiye “İş Dünyası ve İnsan Hakları Programı”na Başvurular Başladı Haber

UN Global Compact Türkiye “İş Dünyası ve İnsan Hakları Programı”na Başvurular Başladı

Şirketler doğrudan ya da dolaylı olarak çalışanlarından tedarik zincirlerindeki işçilere, faaliyet gösterdikleri bölgelerdeki topluluklardan tüketicilere kadar pek çok kişinin haklarını etkiliyor. Şirketlerin etkileri, uluslararası alanda tanınan insan haklarının neredeyse tamamını kapsıyor. Bu nedenle şirketler, faaliyetlerinde, tedarik zincirlerinde ve daha geniş etki alanlarında insan haklarını iyileştirme sorumluluğu taşırken giderek artan yasal düzenlemelerle birlikte bu alanda hukuki yükümlülüklere de tabi oluyor. UN Global Compact Türkiye’nin İş Dünyası ve İnsan Hakları Programı, şirketlerin insan hakları alanındaki uygulamalarını geliştirmelerini ve taahhütlerini somut eyleme dönüştürmelerini amaçlıyor. 2022'de hayata geçen program bugüne kadar dünya genelinde 3.000'i aşkın şirketten 6.000'den fazla katılımcıya ulaştı. Türkiye’den bugüne kadar 112 şirketin yer aldığı programda katılımcılar, program sonunda şirketlerine özel insan hakları eylem planlarını hazırladı. Şirketler insan hakları risklerini yönetme kapasitelerini güçlendiriyor Dünya genelinde 50 UN Global Compact Ülke Ağı tarafından eş zamanlı olarak yürütülen program, şirketlerin BM İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri’ne ve diğer uluslararası standartlara uygun olarak insan hakları alanında somut adımlar atmalarına destek oluyor. Program sonunda şirketler, en belirgin risklerini ele almak için kendi bünyelerinde hayata geçirebilecekleri uygulanabilir bir Eylem Planı hazırlayacak. Bu süreç, şirketlerin insan hakları durum tespitine ilişkin değişen mevzuat gerekliliklerine hazırlanmalarına da katkı sağlayacak. Katılımcılar; küresel çalıştaylar, akranlarla öğrenme oturumları, çevrim içi kaynaklar ve UN Global Compact Türkiye’nin rehberliğiyle insan hakları durum tespitini iş süreçlerinde uygulayacak. Program kapsamında paydaş katılımı ile şikâyet ve telafi mekanizmaları da ele alınacak. Katılımcılar, şirketler, BM kuruluşları ve uzmanlardan oluşan bir ağa dahil olacak. Programı tamamlayan katılımcılara sertifika verilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Galatasaray Üniversitesi’nden Akademi-İş Dünyası İş Birliğinde Yeni Adım Haber

Galatasaray Üniversitesi’nden Akademi-İş Dünyası İş Birliğinde Yeni Adım

Mezunlar arasındaki profesyonel ağların güçlendirilmesini ve üniversite ile iş dünyası arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesini hedefleyen buluşmada, bu amaç doğrultusunda kurulan Üniversite-Sektör İş Birliği Uygulama ve Araştırma Merkezi (GSÜ-SİM) de tanıtıldı. Galatasaray Üniversitesi Mezunlar Derneği (GSÜMED) ve Galatasaray Üniversitesi Üniversite-Sektör İş Birliği Uygulama ve Araştırma Merkezi (GSÜ-SİM), mezunlar arasındaki profesyonel ağları güçlendirmek ve üniversite ile iş dünyası arasında yeni iş birlikleri geliştirmek amacıyla mezunlarını Galatasaray Adası’nda düzenledikleri GSÜ Alumni C-Level Buluşması’nda bir araya getirdi. GSÜ-SİM Müdürü Prof. Dr. Müjde Genevois ile Galatasaray Üniversitesi Mezunlar Derneği Başkanı Yasemin Uzuner Gürsoy’un ev sahipliğinde GSYİAD ana sponsorluğunda, Dassault Systèmes’in katkılarıyla gerçekleştirilen buluşmaya GSÜ-SİM Danışma Kurulu üyeleri ve üniversitenin öğretim üyelerinin yanı sıra, farklı sektörlerde üst düzey görevler üstlenen çok sayıda mezun katıldı. Mezunların bilgi ve deneyimlerini üniversiteyle ortak projelere dönüştürme olanaklarının değerlendirildiği etkinlikte, üniversitenin akademik bilgi ve araştırma kapasitesini iş dünyasının ihtiyaçlarıyla buluşturmak amacıyla kurulan GSÜ-SİM de tanıtıldı. Toplantıda konuşan GSÜ-SİM Müdürü Prof. Dr. Müjde Genevois, “Üniversitemiz ile iş dünyası arasında her zaman iyi ilişkiler vardı. GSÜ-SİM ile bu ilişkileri kalıcı ve kurumsal bir yapıya kavuşturuyor, her iki taraf için de değer yaratacak iş birliklerinin önünü açıyoruz. Çalışma gruplarımızda deneyimli akademisyenlerimizi, genç araştırmacılarımızı ve öğrencilerimizi aynı masada buluşturuyoruz” dedi. GSÜMED Başkanı Yasemin Uzuner Gürsoy da “Galatasaray Üniversitesi mezunlarının farklı sektörlerde üstlendikleri görevler ve edindikleri deneyimler, birbirleriyle ve üniversiteleriyle paylaşabilecekleri önemli bir birikim oluşturuyor. Mezunlar derneği olarak, mezunlarımızı bir araya getirerek profesyonel ağlarını geliştirmelerine, bilgi ve deneyim paylaşımında bulunmalarına ve yeni iş birlikleri kurmalarına olanak sağlamak öncelikli hedefimiz. GSÜ-SİM ile geliştirdiğimiz iş birliği de bu birikimin üniversitemize ve iş dünyasına katkı sağlayacak somut projelere dönüşmesi açısından önemli fırsatlar sunuyor. GSÜ Alumni C-Level Buluşması gibi etkinlikleri önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz” diye konuştu. Galatasaray Üniversitesi, iş dünyasıyla iş birliğini GSÜ-SİM ile güçlendiriyor GSÜ-SİM, Galatasaray Üniversitesi’nin iş dünyası ile kurumsal ve sürdürülebilir iş birlikleri geliştirmek amacıyla faaliyet gösteren iş birliği platformu Alliance Entreprise Galatasaray’ın kurumsal omurgasını oluşturuyor. Merkez, üniversitenin akademik bilgi ve araştırma kapasitesini sektörlerin ihtiyaçlarıyla buluşturmayı; karşılıklı değer yaratan ortak projelerin, uygulamalı araştırmaların ve nitelikli insan kaynağının gelişimini desteklemeyi amaçlıyor. GSÜ-SİM bünyesinde sektörden gelen ihtiyaçlara hızlı ve disiplinler arası yanıtlar geliştirmek üzere yedi Tematik Çalışma Grubu oluşturuldu. Yapay zekâdan ESG yönetişimine, tedarik zincirinden kurumsal hukuka uzanan farklı alanlarda çalışan gruplar; öğretim üyelerini, araştırma görevlilerini ve lisansüstü öğrencileri bir araya getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençlerin Geleceğine Yatırım İçin İş Dünyasına Çağrı Haber

Gençlerin Geleceğine Yatırım İçin İş Dünyasına Çağrı

İstanbul, Londra ve Frankfurt’ta ofisleri bulunan bir Yatırım ve Varlık Yönetimi grubu olan ESAS’ın sosyal fayda odaklı yatırım birimi Esas Sosyal; odağına aldığı gençlik ve istihdam alanında sürdürülebilir ve ölçülebilir etki yaratmayı amaçlıyor. “Esas Sosyal Fırsat Eşitliği Sağlar” mottosu ile Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat, Hayırlı Sabancı Desteğiyle İngilizce Fırsatım ve Mezun Programlarını yürütüyor. Programları etrafında geliştirdiği 5.500’ü aşkın kişi ve kurumu kapsayan ekosisteminden güç alarak günden güne gelişen, 11 yıldır genç istihdamında fırsat eşitliği için başarılı programlar yürüten Esas Sosyal, bu zamana kadar 2.550 genci fırsat eşitliği ile buluşturdu. İş dünyasının insan yönetimi alanındaki önemli buluşmalarından PERYÖN 34. İnsan Odağında Yönetim Kongresi, bu yıl “Yansıma” temasıyla çalışma hayatındaki dönüşümü farklı boyutlarıyla ele aldı. ESAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı, kongre kapsamında PERYÖN Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, QNB Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı ve Esas Sosyal Danışma Kurulu Üyesi Cenk Akıncılar’ın moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda, gençlerin eğitimden iş hayatına geçişte karşılaştıkları engelleri ve iş dünyasının fırsat eşitliğini güçlendirmedeki rolünü değerlendirdi. Konuşmasında Esas Sosyal'in 10 yıllık saha deneyiminden hareketle gençlerin mezun oldukları üniversitelerden bağımsız olarak potansiyellerine odaklanmanın önemine dikkat çeken Emine Sabancı Kamışlı, eğitimden istihdama geçiş sürecinde fırsat eşitliğini güçlendiren modellerin iş dünyası için de dönüştürücü bir değer yarattığını vurguladı. İş dünyasının yalnızca istihdam sağlayan değil, gençlerin gelişimine yatırım yapan ve etkiyi ölçebilen bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini ifade eden Kamışlı, uzun vadeli sosyal yatırımların güçlü ekosistem iş birlikleriyle daha sürdürülebilir sonuçlar ürettiğine dikkat çekti: “Gençlerin kendilerini keşfedebileceği kapsayıcı ve eşitlikçi ortamlarda, potansiyellerini ortaya koyabildikleri ve topluma katkı sunabildikleri bir çalışma hayatı yaratmak hepimizin sorumluluğu... İş dünyası olarak gençlerden beklentilerimizi dile getirirken onlara hangi fırsatları sunduğumuza da dikkat etmek gerekiyor. Gençlerin en büyük ihtiyacı fark edilmek ve görünür olmak. Bu bakış açısıyla gençleri mezun oldukları üniversitelerin tanınırlığına göre değil, yetkinliklerine göre değerlendirmek gerekiyor. Fırsat eşitliği, gençlere yalnızca bir kapı açmakla sağlanmıyor; o kapıdan geçebilmeleri, kendilerini geliştirebilmeleri ve potansiyellerini gösterebilmeleri için gerekli koşulları da yaratmamız gerekiyor. Sosyal yatırımlarda da aynı yaklaşımın önemli olduğuna inanıyorum. Bir çalışma başlatmak, kaynak ayırmak elbette değerli. Ancak asıl soru, bu yatırımın nasıl bir sonuç yarattığı ve ortaya çıkan etkinin ne kadar sürdürülebilir olduğu. Kaç gence ulaştığımız kadar, o gençlerin hayatında neyin değiştiğini, istihdama katılımlarını nasıl desteklediğimizi ve uzun vadede nasıl, ne kadar derin bir değer yarattığımızı da önemli ve takip edilmesi gereken bir konu. Bunun için araştırmaya dayalı hedefler belirlemeli, sonuçlarımızı ölçmeli, öğrendiklerimizi paylaşmalıyız. Hiçbir kurum bu meseleleri tek başına çözemez. Şirketler, sivil toplum kuruluşları birbirlerinin deneyimlerinden güç alarak birlikte hareket etmeli, el ele vermeli… Kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada, aynı hedef için çalışan kurumların birbirinden haberdar olması, deneyimlerini paylaşması ve güçlerini birleştirmesi çok önemli. Biz Esas Sosyal’de 11 yıldır bu anlayışla çalışıyoruz. Çünkü gençlere yapılan yatırımın gerçek değeri; bugün yarattığı sonuçta değil, gelecekte büyüterek sürdürebildiğimiz etkide yatıyor.” "İlk Fırsat benim için yalnızca bir iş değil, bir topluluğun parçası olmak demekti" Oturumun sonunda Kamışlı, Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat Programı’nın 5. dönem mezunu ve PERYÖN Akademi Uzmanı Ayşe Bayram Bütün’e de söz verdi. 2019 yılında Uludağ Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat Programı sayesinde PERYÖN’de çalışma hayatına başlayan Bütün, altı yıldır aynı kurumda görev yaptığını belirtti. Programın yalnızca kariyerine güçlü bir başlangıç yapma imkânı sunmadığını, aynı zamanda dayanışma ve paylaşım üzerine kurulu bir topluluğun parçası olmasını sağladığını ifade eden Bütün, geçmiştiğimiz yıl İlk Fırsat 4. Dönem Mezun Komitesi Başkanlığı görevini üstlenerek bu topluluğa katkı sunmaya devam ettiğini söyledi. Gençlere duyulan güven ve yapılan yatırım için Emine Sabancı Kamışlı’ya ve Esas Sosyal’e teşekkür ederek konuşmasını “İyi ki İlk Fırsatlıyım, iyi ki bu büyük ailenin bir parçasıyım” sözleriyle tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Yatırımlar 1,6 Trilyon Dolara Ulaştı Yeni Rekabet Güvende Haber

Küresel Yatırımlar 1,6 Trilyon Dolara Ulaştı Yeni Rekabet Güvende

Prestige Diplomatique Başkanı Sepehr Haddad, uluslararası yatırımların yalnızca finansal kaynaklarla değil, karşılıklı güven, istikrarlı ilişkiler ve uzun vadeli iş birlikleriyle gelişebileceğine dikkat çekiyor… Küresel ekonomide yaşanan dönüşüm, uluslararası yatırım kararlarında ekonomik göstergelerin yanı sıra ülkeler arasındaki ilişkileri ve güven ortamını da öne çıkarıyor. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu'nun (UNCTAD) 2026 Dünya Yatırım Raporu'na göre, küresel doğrudan yabancı yatırımlar 2025 yılında yüzde 6 artarak 1,6 trilyon dolara ulaştı. Ancak yatırımların dünya genelinde eşit dağılmaması, ülkeler arasındaki rekabetin yalnızca ekonomik avantajlarla sınırlı olmadığını da gösteriyor. Rapora göre, dünyadaki doğrudan yabancı yatırımların yüzde 80'inden fazlası en fazla yatırım çeken 20 ülkede yoğunlaştı. Gelişmekte olan ekonomilere yönelik yatırımlar ise yüzde 2 artışla 901 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu tablo, uluslararası sermaye hareketlerinde öngörülebilirliğin, kurumsal ilişkilerin ve uzun vadeli iş birliklerinin önemini yeniden gündeme taşıyor. TÜRKİYE'YE 13,1 MİLYAR DOLARLIK ULUSLARARASI YATIRIM Türkiye de uluslararası yatırım hareketliliğinde dikkat çeken ülkeler arasında yer alıyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye'ye yönelik uluslararası doğrudan yatırım girişleri 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 12,2 artarak 13,1 milyar dolara ulaştı. Yatırımların ticaret, imalat sanayisi ve bilgi-iletişim gibi farklı sektörlere yayılması, uluslararası ekonomik ilişkilerin çok boyutlu yapısını ortaya koyuyor. Küresel yatırım ortamında ülkelerin sunduğu ekonomik fırsatlar kadar yatırımcılarla kurdukları iletişim, uluslararası iş ağları ve karşılıklı güven ilişkileri de önem taşıyor. Diplomatik temasların iş dünyasıyla buluşması ise yeni iş birliklerinin geliştirilmesi ve mevcut ilişkilerin sürdürülebilir hale gelmesi açısından değer kazanıyor. “GÜVEN OLMADAN KALICI YATIRIM OLMAZ” Prestige Diplomatique Başkanı Sepehr Haddad, uluslararası yatırımların temelinde güvene dayalı ilişkilerin bulunduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Uluslararası yatırım kararları yalnızca rakamlardan ve finansal fırsatlardan ibaret değil. Bir ülkeye yatırım yapmayı değerlendiren iş dünyası temsilcileri için güvenilir ilişkiler kurabilmek, doğru muhataplara ulaşabilmek ve uzun vadeli bir iş birliği zemini oluşturabilmek büyük önem taşıyor. Sermaye ekonomik fırsatları takip edebilir ancak kalıcı yatırımların gelişebilmesi için güvene ihtiyaç vardır. Diplomasi, ülkeler arasında yalnızca siyasi ilişkileri değil, ekonomik iş birliklerini de güçlendiren önemli bir iletişim alanıdır.” DİPLOMASİ İLE İŞ DÜNYASI ARASINDA YENİ İŞ BİRLİĞİ ALANLARI Uluslararası ilişkilerin ekonomik boyutunun giderek daha fazla önem kazandığını ifade eden Haddad, diplomatik temsilciler ile iş dünyası arasındaki doğrudan temasların yeni fırsatların değerlendirilmesine katkı sağlayabileceğini vurguladı. “Bugün ülkeler arasındaki ilişkileri yalnızca resmi görüşmeler üzerinden değerlendirmek yeterli değil. İş dünyasının, diplomatik misyonların ve uluslararası kuruluşların birbirini daha yakından tanıması, ortak çalışma alanlarının gelişmesi açısından önemli. Güçlü iletişim ağları, farklı ülkelerden kurum ve temsilcilerin ortak hedefler etrafında buluşmasını kolaylaştırıyor. Biz de Prestige Diplomatique olarak farklı kültürler, kurumlar ve iş dünyası temsilcileri arasında diyaloğun gelişmesine katkı sağlamayı önemsiyoruz.” Diplomatik misyon temsilcilerini, uluslararası kuruluşları ve iş dünyasının farklı alanlarından isimleri bir araya getiren Prestige Diplomatique, düzenlediği özel buluşmalar ve organizasyonlarla uluslararası iletişim ağlarının gelişmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Kurum, diplomasi ile iş dünyası arasındaki diyaloğun güçlendirilmesini ve farklı ülkelerden temsilciler arasında uzun vadeli ilişkilerin kurulmasını hedefliyor Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konya'da Gençler ve İş Dünyası Aynı Masada Buluştu Haber

Konya'da Gençler ve İş Dünyası Aynı Masada Buluştu

“Gençlerin Beklentilerini Doğrudan Dinliyoruz” Çalıştayın açılışında konuşan İl Müdürü Önder Çiftci, daha önce insan kaynakları temsilcileriyle işverenlerin beklentilerini değerlendirdiklerini, bu kez ise gençlerin çalışma hayatına ilişkin görüş ve önerilerini doğrudan kendilerinden dinlediklerini belirtti. Çiftci, “Çalışma hayatında alın teri de akıl teri de çok önemli bir yer tutmaktadır. Önemli olan, işgücünü yeteneğine uygun alanlarda istihdam ederek hem mutlu bir çalışma hayatı oluşturmak hem de nitelikli üretimin önünü açmaktır.” dedi. 20 Masada Kariyer ve İstihdam Fırsatları Ele Alındı Çalıştayda oluşturulan 20 yuvarlak masanın her birinde 8 üniversite öğrencisi ve 2 insan kaynakları temsilcisi bir araya geldi. Görüşmelerde staj, yarı zamanlı çalışma, mezuniyet sonrası istihdam, mesleki yetkinlikler, ücret ve yan haklar, kariyer gelişimi ile iş-yaşam dengesi konuları değerlendirildi. Öğrenciler beklentilerini doğrudan ifade ederken işveren temsilcileri de nitelikli işgücü ihtiyaçlarını ve işe alım süreçlerini paylaştı. Çalıştayda elde edilen görüş ve önerilerin, gençlerin çalışma hayatına hazırlanmasına, üniversiteler ile iş dünyası arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine ve yeni istihdam fırsatlarının geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. 15 Ekim 2026 tarihinde Karatay Gençlik Merkezinde gerçekleştirilen çalıştaya Konya Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Önder Çiftci, SGK Konya İl Müdürü Erkin Avcı, Gençlik ve Spor İl Müdürü Muzaffer Çintimar, AK Parti Konya İl Başkan Yardımcısı İsmail Özpınar, Selçuklu Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü Yasin Avcı, firma insan kaynakları yöneticileri, üniversite temsilcileri, kariyer merkezi yöneticileri ve öğrenciler katıldı. Çalıştayın gerçekleştirilmesine sundukları değerli katkı ve desteklerden dolayı Konya Büyükşehir Belediyesi, Karatay Belediyesi, BİM Marketler ve Ebrar Unlu Lezzetler'e teşekkür edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.