Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iş Dünyası Haberleri

Kapsül Haber Ajansı - Iş Dünyası Haberleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iş Dünyası Haberleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ajans haberi mi özgün içerik mi? Haber

Ajans haberi mi özgün içerik mi?

Bir editör masasında bu soru teorik değildir. Yayın akışı sıkıştığında, SEO takvimi beklediğinde ve gündem hızlandığında karar nettir: ajans haberi mi özgün içerik mi? Asıl mesele hangisinin “daha iyi” olduğu değil, hangi ihtiyaca hangi içerik tipinin daha doğru cevap verdiğidir. Dijital yayıncılıkta hız, güven, görünürlük ve marka kimliği aynı anda yönetilmek zorundadır. Bu yüzden bu tercih, sadece editoryal değil, aynı zamanda operasyonel ve stratejik bir karardır. Ajans haberi mi özgün içerik mi sorusu neden bu kadar kritik? Dijital gazeteler, sektörel yayınlar, kurum blogları ve haber portalları artık yalnızca içerik üretmiyor. Aynı zamanda görünürlük, güven ve düzenli trafik inşa ediyor. Bu tabloda ajans haberi, gündemi yakalama ve yayın akışını besleme açısından güçlü bir araçtır. Özgün içerik ise yayın kimliğini belirler, uzmanlık sinyali üretir ve uzun vadeli değer yaratır. Sorun şu ki iki format da tek başına bütün ihtiyacı karşılamaz. Sadece ajans içeriğine yaslanan bir yayın hızlı olabilir ama zamanla benzeşir. Sadece özgün içerikle ilerleyen bir yapı ise güçlü bir marka sesi kurabilir ama haber temposunda zorlanabilir. Özellikle ekonomi, teknoloji, enerji, savunma, lojistik ve sürdürülebilirlik gibi hızla değişen alanlarda bu denge daha da önem kazanır. Ajans haberi ne sağlar, nerede sınırlı kalır? Ajans haberi, editoryal akışın omurgasını kurar. Hızlıdır, düzenlidir ve çoğu zaman standart bir profesyonellik düzeyi sunar. Gün içinde çok sayıda gelişmenin takip edilmesi gereken yayınlarda bu ciddi bir avantajdır. Editör, sıfırdan haber kurgulamak yerine doğrulanmış ve yayına hazır bir metinle çalışır. Bu da insan kaynağı baskısını azaltır. Bir diğer avantaj ölçeklenebilirliktir. Özellikle çok kategorili yayın yapan platformlar için ajans akışı, ekonomiyle birlikte teknolojiyi, enerjiyle birlikte tarımı veya savunma sanayiini aynı gün içinde besleyebilir. Bu yapı, hem trafik sürekliliği hem de yayın disiplini açısından değerlidir. Ancak ajans haberinin doğal sınırı farklılaşma problemidir. Aynı metin veya benzer çerçeve çok sayıda mecrada yer aldığında, yayınınızın ayırt edici sesi zayıflar. Arama motoru görünürlüğü açısından da bu durum her zaman ideal değildir. Çünkü haberin varlığı tek başına yetmez; hangi perspektifle sunulduğu da önemlidir. Bir başka sınırlı alan ise bağlamdır. Ajans haberi çoğu zaman gelişmeyi aktarır, fakat o gelişmenin sektör içindeki etkisini, yatırımcının ne anlaması gerektiğini ya da kurumların hangi sonucu çıkarması gerektiğini her zaman derinleştirmez. Karar verici okur için eksik kalan yer genellikle burasıdır. Özgün içerik ne kazandırır? Özgün içerik, yayıncının editoryal imzasıdır. Haber analizi, özel dosya, röportaj, sektör yorumu, veri temelli değerlendirme veya açıklayıcı içerik gibi formatlarla üretilen metinler, yalnızca bilgi vermekle kalmaz; anlam da üretir. Bu, özellikle profesyonel hedef kitle için kritik bir farktır. Özgün bir içerik, markaya uzmanlık alanı tanımlar. Okur zamanla hangi yayın kuruluşunun hangi konuda daha derinlikli konuştuğunu bilir. Savunma sanayiinde tedarik zinciri etkileri, yapay zekada regülasyon riski, enerjide yatırım eğilimleri veya tarımda verimlilik dönüşümü gibi başlıklarda özgün içerik, yayın organını sadece haber veren değil, sektör okuması yapan bir aktöre dönüştürür. SEO açısından da özgün içerik genellikle daha güçlü bir alan açar. Çünkü aynı konuyu herkes yazsa bile soruyu farklı kuran, daha iyi yapılandıran ve daha net bir fayda sunan içerik öne çıkabilir. Üstelik bu tür içerikler sadece günü kurtarmaz, zaman içinde arama talebi toplamaya devam eder. Bununla birlikte özgün içerik daha fazla kaynak ister. Muhabirlik, editörlük, konu bilgisi, araştırma süresi ve bazen uzman görüşü gerekir. Eğer yayın planı gerçekçi kurulmamışsa, kalite hızın gerisinde kalabilir. Özgünlük iddiası taşıyan ama veri, kaynak ve editoryal netlik üretmeyen içerikler de beklenen etkiyi vermez. Ajans haberi mi özgün içerik mi: Kararı ne belirler? Bu kararın ilk ölçütü yayın amacıdır. Eğer hedefiniz gündemi boş bırakmamak, kategori akışını korumak ve okuyucuya düzenli bilgi sunmaksa ajans haberi güçlü bir çözümdür. Eğer hedefiniz belirli sektörlerde otorite kurmak, organik görünürlük toplamak ve marka sesi inşa etmekse özgün içerik vazgeçilmezdir. İkinci ölçüt ekip yapısıdır. Küçük veya orta ölçekli dijital yayınlarda her haberi özgün üretmek çoğu zaman sürdürülebilir değildir. Bu noktada ajans desteği operasyonel verim sağlar. Buna karşılık uzman editörleri ve niş odakları olan yayınlar için özgün içerik, rekabet avantajını büyüten ana varlık olabilir. Üçüncü ölçüt hedef kitledir. Genel okuyucu çoğu zaman gelişmenin ne olduğunu öğrenmek ister. Profesyonel okuyucu ise bunun kendisi için ne anlama geldiğini görmek ister. Yönetici, yatırımcı, kurumsal iletişim uzmanı ya da sektör takipçisi için bağlam, hız kadar değerlidir. Bu nedenle B2B odaklı yayınlarda özgün yorum katmanı daha kritik hale gelir. En doğru model çoğu zaman hibrit yapı Pratikte en verimli yaklaşım, ajans haberi ile özgün içeriği karşı karşıya koymak değil, işlevlerine göre birlikte kullanmaktır. Ajans akışı gündemi taşır. Özgün içerik ise o gündemin içinden stratejik değeri yüksek başlıkları seçer ve derinleştirir. Örneğin enerji sektöründe yeni bir yatırım haberi ajans formatıyla hızla yayına alınabilir. Ardından bunun bölgesel rekabet, tedarik zinciri, teşvik yapısı veya sürdürülebilirlik hedefleri üzerindeki etkisi özgün bir analizle işlenebilir. Aynı yöntem savunma, lojistik, tarım teknolojileri veya yapay zeka haberlerinde de çalışır. Bu model editoryal ekonomi açısından da mantıklıdır. Her konuya yüksek maliyetli özgün dosya üretmek yerine, yüksek potansiyelli başlıkları seçip derinleştirmek kaynak verimliliği sağlar. Böylece yayın hem canlı kalır hem de ayırt edici olur. Hangi içerik hangi durumda öne çıkar? Son dakika gelişmeleri, kurumsal açıklamalar, rutin sektör hareketleri ve yoğun gündem dönemleri için ajans haberi daha işlevseldir. Çünkü burada hız ve standart doğruluk ön plandadır. Özellikle çok sayıda kategoriye aynı anda yayın yapan mecralarda bu yapı operasyonel rahatlık sağlar. Buna karşılık arka plan gerektiren konularda özgün içerik öne çıkar. Düzenleyici değişikliklerin etkisi, yatırım trendlerinin okuması, yönetici röportajları, pazar kırılımları, teknoloji dönüşümünün sonuçları ve geleceğe dönük senaryolar gibi başlıklarda okuyucu hazır metinden fazlasını bekler. Kurumsal itibar yönetimi açısından da fark belirgindir. Eğer bir kurum ya da yayın, alanında düşünsel ağırlık kurmak istiyorsa yalnızca haber akışı yeterli olmaz. Otorite, seçilen konu başlıkları ve bu başlıklara getirilen özgün yaklaşım üzerinden inşa edilir. Editoryal kalite için ince ayar şart Ajans içeriği kullanılıyor diye editoryal katkıdan vazgeçilmemelidir. Başlık kurgusu, spot seçimi, kategori eşleştirmesi ve gerekirse kısa bağlam ekleri metnin performansını ciddi biçimde etkiler. Aynı şekilde özgün içerik üretiliyor diye gereksiz uzunluk ya da yorum kalabalığı da avantaj değildir. Profesyonel okur netlik ister. Burada önemli olan, her içerik tipinin kendi işini iyi yapmasıdır. Ajans haberi güvenilir, temiz ve hızlı olmalı. Özgün içerik ise gerçekten yeni bir bakış sunmalı. Sadece cümleleri değiştirmek özgünlük değildir; özgünlük, konuya değer katan editoryal akıldır. Bu noktada telifsiz ve ücretsiz ajans akışları, özellikle dijital yayıncılar için güçlü bir kaldıraç olabilir. Doğru kullanıldığında editoryal takvimi rahatlatır, yayın sürekliliğini korur ve ekibe stratejik dosyalara odaklanma alanı açar. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörel yoğunluğu yüksek platformların farkı da burada ortaya çıkar: yalnızca haber hacmi değil, iş dünyası açısından anlamlı başlık üretme kapasitesi. Bugün doğru soru sadece ajans haberi mi özgün içerik mi değildir. Daha doğru soru şudur: Yayınınız hangi alanlarda hızla, hangi alanlarda derinlikle kazanacak? Bu ayrımı net yaptığınızda içerik stratejiniz de daha sağlam, daha verimli ve daha görünür hale gelir. Çünkü güçlü yayıncılık, tek bir formatı seçmekten çok, doğru içeriği doğru amaç için kullanma disiplinidir.

Pusula Holding’in CEO’luğuna Sait Aytaç atandı Haber

Pusula Holding’in CEO’luğuna Sait Aytaç atandı

“Tek pusula, güçlü bir finansal ekosistem” vizyonuyla büyüyen Pusula Holding’te CEO’luk görevine sektörde 33 yıllık tecrübeye sahip bir isim olan Sait Aytaç atandı. Aytaç, Pusula Holding’in finansın farklı alanlarında faaliyet gösteren “İktisat Katılım Bankası, Katılımevim, Birevim, Pusula Portföy ve Pusula Menkul Değerler” şirketlerini holding çatısı altında buluşturan, “bütünleşik finansal mimari” yaklaşımının liderliğini üstlenecek. İKTİSAT KATILIM BANKASI İLE EN STRATEJİK HALKA DA TAMAMLANDI Finansal gücü, kurumsal yönetim anlayışı, uzun vadeli bakış açısı ile güçlü ve sürdürülebilir değer yaratma hedefi ile faaliyet gösteren Pusula Holding, son olarak İktisat Katılım Bankası ile katılım bankacılığına adım atarken, zincirin en stratejik halkasını da tamamlamış oldu. Yeni organizasyon yapısıyla birlikte her bir marka kendi uzmanlık alanındaki derinliğini korurken, Holding çatısı altında birbirini tamamlayan ve güçlendiren bir yapı oluşturulması amaçlanıyor. Bu strateji ile Pusula Holding’te CEO’luk görevini üstlenen Sait Aytaç, “Hedefimiz; tasarruf finansmanının samimiyetini, katılım bankacılığının evrensel disiplinini ve sermaye piyasalarının stratejik bakış açısını tek bir finansal platformda bütünleştirmek. Müşterimize her adımda değer üreten, Türkiye’nin en çevik finansal mimarisini inşa ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu. SAİT AYTAÇ KİMDİR? 3 Mart 2026 tarihi itibarı ile Pusula Holding Ailesi’ne katılan Sait Aytaç, lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde tamamladıktan sonra yüksek lisansını Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde sosyoloji alanında yaptı. Finans sektöründeki kariyerine 1993 yılında katılım bankacılığı alanında adım atan Aytaç, kamu ve özel sektörün önde gelen katılım bankalarında uzun yıllar çalıştı. 2003-2015 yıllara arasında Türkiye Finans Katılım Bankası’nda şube müdürlüğü, bölge müdürlüğü ve grup müdürlüğü gibi stratejik kademelerde bulunan Sait Aytaç, 2015-2018 yıllarında Vakıf Katılım Bankası’nda pazarlamadan sorumlu genel müdür yardımcısı olarak görev yaptı. Tasarruf finansmanı alanında da önemli deneyimleri bulunan ve 2021 yılında Eminevim’de genel müdürlük görevini üstlenen Aytaç, kurumun büyüme ve dönüşüm süreçlerinde önemli rol oynadı. Son olarak Kasım 2022 - Şubat 2026 döneminde Fuzul Tasarruf bünyesinde genel müdür olarak görev alarak üst düzey yönetim ve strateji geliştirme süreçlerini yürüten Aytaç, sahip olduğu bilgi ve tecrübe ile Pusula Holding’in güçlü finans ekosistemine katkı sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Genç kadınların yüzde 68’i gece sokakta güvenli hissetmiyor Haber

Genç kadınların yüzde 68’i gece sokakta güvenli hissetmiyor

Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır, toplumun yüzde 78’inin Türkiye’de kadın olmanın zor olduğu konusunda hemfikir olduğunu belirterek, “18–29 yaş arası kadınların yüzde 68’i yaşadıkları bölgede gece yalnız yürürken kendilerini güvende hissetmiyor” dedi. Araştırmaya sosyal medya verileri ile katkıda bulunan Ogilvy 4129’un CEO’su Leslie Krespin, “Sosyal medya dinleme verileri, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunun toplumda güçlü bir duyarlılık yarattığını gösteriyor. İstanbul Sözleşmesi, Türkiye’de kadın hakları ve hukuki koruma tartışmalarının merkezinde durmaya devam ediyor” diye konuştu. Araştırmaya göre eşitlik ve kapsayıcılıkta markalardan en güçlü beklenti yüzde 57 ile taciz ve ayrımcılığa karşı güvenilir şikâyet mekanizmaları kurmaları. Sosyal sorumlulukta ise öncelik yüzde 76 ile şiddet mağduru kadınlara güvenli istihdam sağlanması. Türkiye'nin yeni nesil sosyal araştırma ve veri analiz merkezi Veri Enstitüsü'nün her ay düzenli yaptığı araştırmanın sonuçlarını içeren Veri Pusulası yayımlandı. Türkiye’nin tek tam hizmet ajansı Ogilvy 4129’un da sosyal medya veri analizi ile katkıda bulunduğu araştırma, bu ay Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Algısı konusunu tüm boyutlarıyla mercek altına alıyor. Eşitlik talebi "var olma" meselesine dönüşüyor Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Algısı araştırmasının sonuçlarını değerlendiren Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır genç kadınlardaki endişe verici tabloya dikkat çekerek şunları ifade etti: "18–29 yaş grubundaki kadınların yüzde 68’i ve çalışan kadınların yüzde 63’ü yaşadıkları bölgede gece yalnız yürürken kendilerini güvende hissetmiyor. Aynı yaş grubundaki kadınların yüzde 66’sı kıyafeti veya dış görünüşü nedeniyle yargılandığını belirtiyor. Toplumun yüzde 78’i Türkiye’de kadın olmanın zor olduğunu düşünüyor. Bu verilerin eşitlik meselesini yasal çerçevenin ötesine taşıyor. Güven duygusu zedelendiğinde, eşitlik talebi yalnızca bir hak meselesi olmaktan çıkıp bir var olma meselesine dönüşüyor." İstanbul Sözleşmesi bir kırılma noktası Toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin sosyal medya konuşulmalarını değerlendiren Ogilvy 4129 CEO’su Leslie Krespin, toplumsal cinsiyet eşitliğiyle ilgili konuşmaların özellikle 8 Mart’ta zirveye ulaştığını belirterek son bir yıldaki gündemle ilgili de şöyle konuştu: “Sosyal medya dinleme verileri, İstanbul Sözleşmesi’nin dijital tartışmalarda yalnızca hukuki bir metin olarak görülmediğini, kadın hakları ve toplumsal değerler etrafındaki daha geniş bir tartışmanın sembolü haline geldiğini gösteriyor. Konuşmalarda sözleşmeyi kadınların yaşam hakkı açısından önemli bir güvence olarak görenlerle aile yapısı üzerindeki etkileri üzerinden eleştirenler olmak üzere iki farklı yaklaşım öne çıkıyor. Bununla birlikte sosyal medya konuşmaları, eşitsizliğin özellikle iş hayatındaki deneyimler üzerinden yoğun biçimde dile getirildiğini ortaya koyuyor. İşe alım süreçlerinde özel hayata dair sorular, ücret dengesizliği ve kariyer fırsatlarındaki eşitsizlik en sık dile getirilen başlıklar arasında. Bu tablo, eşitlik tartışmasının yalnızca ilkesel bir söylem olmadığını; insanların kurumların işe alım, fırsat eşitliği ve çalışma kültürü konusundaki yaklaşımına da dikkat ettiğini gösteriyor.” Toplumsal cinsiyet eşitliği markalar için bir samimiyet testi Araştırmaya göre eşitlik ve kapsayıcılıkta markalardan en güçlü beklenti yüzde 57 ile taciz ve ayrımcılığa karşı güvenilir şikâyet mekanizmaları kurulması. Bu beklenti 18–29 yaş kadınlarda yüzde 66’ya yükseliyor. Çocuk bakımına uygun çalışma düzenlemeleri yüzde 52, eşit ücret için ölçüm ve hedef konması ile şiddetle mücadele kurumlarıyla iş birliği yüzde 45 destek görüyor. Sosyal sorumlulukta ise açık ara öncelik yüzde 76 ile şiddet mağduru kadınlara güvenli istihdam sağlanması. Gençlerde bu oran yüzde 86’ya yükseliyor. Eşitlik söylemde, yük kadında Veri Pusulası’nın 3 binin üzerinde katılımcıyla gerçekleştirdiği araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 58’i aile dengesi nedeniyle kadının çalışma hayatındaki rolünün farklılaşabileceğini düşünüyor. Erkeklerin yarıya yakını, çocuklu erkeklerin ise yarıdan fazlası ev işi ve çocuk bakımında sorumluluğun daha çok kadında olması gerektiği görüşünde. Bu sonuçlar, eşitlik söyleminin kamusal alanda kabul gördüğünü ancak hane içinde geleneksel rollerin direncini koruduğunu gösteriyor. Katılımcılara göre Türkiye’de kadınların iş hayatında hak ettikleri yere gelememesinin en büyük sebebi, yüzde 27 ile ev içi bakım yükünün (çocuk/yaşlı) çoğunlukla kadınların üzerinde olması. Bunu yüzde 23 ile "kadın işi/erkek işi" algısı ve toplumsal önyargılar takip ediyor. Çocuksuz kadınlar toplumsal önyargıları (yüzde 36) en büyük engel olarak görürken, çocuklu kadınların üçte biri bakım yükünü birincil sorun olarak tanımlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Icelandair ve Fjord Norway’den  Batı Norveç’e Uzanan Yeni İş Birliği Haber

Icelandair ve Fjord Norway’den Batı Norveç’e Uzanan Yeni İş Birliği

İzlanda’yı Avrupa ve Kuzey Amerika arasında stratejik bir köprü haline getiren Icelandair, yalnızca uçuş ağını genişletmekle kalmıyor; aynı zamanda seyahat destinasyonlarının dünya çapında tanıtımına da katkı sunan iş birliklerine imza atıyor. Şirket, özellikle Kuzey Avrupa destinasyonlarına yönelik artan ilgiyi karşılamak için yeni pazarlama ortaklıkları kurarak bölgesel turizmin gelişimini destekliyor. Bu vizyon doğrultusunda Icelandair, 7 Ekim’de Norveç’in tanıtım kuruluşu Fjord Norway ile bir mutabakat anlaşması imzaladı. İş birliği, Batı Norveç’in doğası, kültürü ve gastronomisiyle öne çıkan bölgelerinin uluslararası pazarda daha fazla tanınmasını hedefliyor. “Kuzey Amerika ile İskandinavya arasında köprü kurmaktan gurur duyuyoruz” Icelandair Küresel Pazarlama Direktörü Gísli S. Brynjólfsson, “Amerikalı turistlerin Norveç’e ve özellikle Batı Norveç’e ilgisi her geçen gün artıyor. Bu eğilimin süreceğine inanıyoruz. Fjord Norway ile yaptığımız iş birliği, İskandinav ülkelerinin turizmde güçlerini birleştirdiğini de gösteriyor. İzlanda üzerinden Kuzey Amerika ile İskandinavya arasında köprü kurmaktan gurur duyuyoruz” dedi. “Batı Norveç’i daha erişilebilir hale getireceğiz” Fjord Norway CEO’su Stein Ove Rolland ise şöyle konuştu: “Icelandair bizim için çok değerli bir partner. Reykjavik aktarmasıyla 18’den fazla ABD noktasından Bergen’e kısa ve konforlu bir ulaşım sağlıyorlar. Birlikte tur operatörlerine, acentelere ve medya kuruluşlarına ulaşarak Batı Norveç’in eşsiz doğasını ve kültürünü dünyaya daha iyi anlatacağız.”Batı Norveç’e yönelik ilgi artmaya devam ediyor Norveç son yıllarda özellikle Kuzey Amerika’dan gelen ziyaretçiler sayesinde turizmde güçlü bir ivme kazandı. 2024 yılında ülkeyi 5,6 milyon turist ziyaret etti; bunların önemli bir kısmı Batı Norveç’e yöneldi. Icelandair’in Bergen hattında taşınan yolcu sayısı geçtiğimiz yıla göre %26,4 artarken bu büyümenin %55’i Kuzey Amerika, %30’u Asya ve %15’i Avrupa kaynaklı oldu. Tarihi bağları güçlendiren adım 2025 yılı, Norveç’ten Amerika’ya yapılan ilk göçün 200. yılına denk geliyor. Icelandair ve Fjord Norway’in bu anlaşması, iki ülke arasındaki tarihsel bağları da yeniden hatırlatıyor. Batı Norveç turizm sektörü uzun süredir Amerika’da yürüttüğü tanıtım çalışmalarının meyvelerini topluyor. Güvenli bir Avrupa destinasyonu olarak öne çıkan Norveç, aynı zamanda döviz kuru avantajıyla uluslararası ziyaretçiler için her zamankinden daha cazip hale geliyor.İş birliği kapsamında Icelandair ve Fjord Norway; bölgenin turistik potansiyelini öne çıkaran tanıtım faaliyetlerini tur operatörleri, seyahat acenteleri ve medya kuruluşları aracılığıyla birlikte yürütecek. Icelandair, Batı Norveç’e olan ilgiyi karşılamak amacıyla önümüzdeki sezondan itibaren Bergen hattını güçlendirecek. 10 Nisan 2026 itibarıyla bu hatta, 27 koltukluk ek kapasite sunan yeni Airbus A321LR uçaklarıyla hizmet verilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karadeniz Kitap Fuarı, Onuncu Yılında Kapılarını Kitapseverlere Açtı Haber

Karadeniz Kitap Fuarı, Onuncu Yılında Kapılarını Kitapseverlere Açtı

Karadeniz Bölgesi'nin en büyük kültürel etkinliklerinden biri olan Karadeniz Kitap Fuarı, onuncu kez kitapseverlerle buluşmak üzere kapılarını açtı. 27 Eylül - 5 Ekim 2025 tarihleri arasında Tüyap Samsun Fuar ve Kongre Merkezi'nde gerçekleşecek olan fuar, 250’ye yakın marka, yayınevi ve sivil toplum kuruluşunu okurlarla bir araya getiriyor. Tüyap Fuarcılık Grubu tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle düzenlenen ve 2015 yılından bu yana bölgenin kültürel yaşamına önemli katkılar sağlayan fuar, on yıllık tarihinde 2000’den fazla katılımcı firmayı ve 1.5 milyondan fazla okuru ağırladı. Onuncu yılında da kitapseverler için vazgeçilmez bir buluşma noktası olmayı hedefleyen fuar, ziyaretçilere yeni eserleri keşfetme, yazarlarla doğrudan sohbet etme ve zengin bir kültürel deneyim yaşama imkânı sunuyor. Karadeniz’in kalbinde 10 yıllık okuma kültürü Açılış töreninde yaptığı konuşmada, fuarın önemini vurgulayan Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Sekreteri Nazlı Berivan Ak, “Fuarımız on yıldır Karadeniz’in kalbinde kitapları, yazarları ve okurları bir araya getirerek güçlü bir okuma kültürünün kök salmasına vesile oldu. Kitap fuarları yalnızca ticari buluşma noktaları değildir; aynı zamanda okurun yazarla göz göze geldiği, yeni fikirlerin doğduğu, dayanışmanın güçlendiği kültürel alanlardır. Burada en değerli unsur, okurun kendi seçimlerini yapabilmesi, farklı seslere ve bağımsız yayıncılara ulaşabilmesidir. Kitapların çeşitliliği, demokrasimizin de çeşitliliğidir.” dedi. Ziyaretçilere yeni eserler ve yazarlarla doğrudan buluşma imkanı Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü ise konuşmasında fuarın bölgeye katkısını vurgulayarak, “Onuncu yılında da Karadeniz bölgesi için vazgeçilmez bir buluşma noktası olmayı hedefleyen fuar, ziyaretçilere yeni eserleri keşfetme, yazarlarla doğrudan sohbet etme ve zengin bir kültürel deneyim yaşama imkânı sunuyor.” dedi. Fuarın onuncu yılı olması sebebiyle, bu süre boyunca fuara kesintisiz katılan yayınevlerine teşekkür eden Ersözlü, Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin öğrencilere fuar süresince ücretsiz tramvay ve otobüs hizmeti sunacağını belirtti ve "Bu, çok daha fazla sayıda öğrencinin fuarda kitaplarla bir arada olmasına olanak tanıyor" dedi. Onuncu yıla özel etkinlikler ve sergi Fuar boyunca ziyaretçileri dopdolu bir program bekliyor. Panellerden şiir dinletilerine, söyleşilerden atölyelere uzanan 75 farklı kültürel etkinlikte, edebiyat dünyasının önde gelen isimleri okurlarıyla buluşacak. Bu yıla özel olarak hazırlanan “Samsun’da Kültür ve Sanat Dergiciliği: İlk Sayı Kapaklardan Bir Seçki” başlıklı sergi ise Cumhuriyet'ten bugüne Samsun'da yayınlanan sanat ve edebiyat dergilerinin ilk sayılarını fuar boyunca ziyaretçilerin ilgisine sunacak. Yetkililer, fuarın sadece bir kitap alışverişi platformu olmanın ötesinde, düşünce ve edebiyatın kutlandığı canlı bir festival atmosferi sunmayı hedeflediğini belirtiyor. Tüm Karadeniz Bölgesi davetli Samsun başta olmak üzere tüm Karadeniz Bölgesi'ndeki kitapseverleri ağırlayacak olan fuarda, önde gelen yayınevlerinin stantlarında en yeni yayınlardan klasiklere, çocuk kitaplarından araştırma-inceleme eserlerine kadar geniş bir yelpazede on binlerce kitap okurların beğenisine sunulacak. Girişin ücretsiz olduğu Karadeniz 10. Kitap Fuarı, dokuz gün boyunca 10.00 ile 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.