Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iş Güvencesi

Kapsül Haber Ajansı - Iş Güvencesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iş Güvencesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Türkiye’nin Gençleri” Araştırmasının Sonuçları İlk Kez Açıklandı Haber

“Türkiye’nin Gençleri” Araştırmasının Sonuçları İlk Kez Açıklandı

anbean tarafından düzenlenen ve 95 şirketten yaklaşık 120 profesyoneli bir araya getiren etkinlikte, FutureBright Group tarafından hazırlanan “Türkiye’nin Gençleri” araştırmasının sonuçları ilk kez açıklandı. Gün boyunca gençlerin değişen beklentileri, geleceğin çalışma hayatı ve gençlerle iletişim farklı perspektiflerden ele alındı. Garanti BBVA, gençlerin dünyasındaki değişimi daha yakından anlamak ve gençlik alanında çalışan profesyonelleri ortak bir zeminde buluşturmak amacıyla hayata geçen “Youniverse: Gençlerin Evrenine Yolculuk” etkinliğinin ikincisine de ev sahipliği yaptı. Etkinlikte FutureBright Group ve anbean tarafından hazırlanan “Türkiye’nin Gençleri” araştırmasının sonuçları ilk kez Youniverse katılımcılarıyla paylaşıldı. Farklı sektörlerden profesyonellerin katıldığı etkinlikte, gençlerin değerleri, beklentileri ve geleceğe bakışları üzerinden iş dünyasının dönüşümü konuşuldu. Türkiye’de yaşayan 17–26 yaş aralığındaki 1.007 gençle gerçekleştirilen araştırma; 403 öğrenci, 403 çalışan ve 201 ev genciyle yapılan görüşmelere dayanıyor. Araştırma gençlerin yapay zekâyla kurduğu ilişki, çalışma hayatından beklentileri, gelecek planları ve sosyalleşme tercihleri hakkında dikkat çeken bulgular ortaya koyuyor. Gençlerin yüzde 65’i kendini kötü hissettiğinde en az bir kez bir yakını yerine yapay zekâyla konuştuğunu söylüyor Araştırmaya göre gençler için yapay zekânın “yeni” olma hali giderek geride kalırken, “gerekli” olma hali öne çıkıyor. Gençlerin yüzde 43’ü yapay zekâyı hayatının bir parçası olarak gördüğünü ve hemen her gün kullandığını belirtiyor. Yüzde 53’ü ise geliştirdiği fikirleri yapay zekâya danışıyor. Yapay zekânın kullanım alanı, bilgiye erişim ve fikir geliştirmeyle sınırlı kalmıyor. Gençlerin yüzde 65’i kendini kötü hissettiğinde en az bir kez bir yakını yerine yapay zekâyla konuştuğunu söylüyor. Diğer yandan gençler, yapay zekânın düşünme ve yaratıcılık üzerindeki etkilerine ilişkin endişeler de taşıyor. Gençlerin yüzde 26’sı yapay zekâ yaygınlaştıkça insanların daha az düşünerek hareket etmeye başlayacağını, yüzde 24’ü ise hazır cevaplara alışılmasıyla sorgulamanın azalacağını düşünüyor. Gençlerin çalışma hayatına ilişkin beklentilerinde de değişim görülüyor. Gençlerin geleceğe ilişkin umutları güçlü kalmaya devam ediyor. Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 80’i geleceğe dair planlarını ve hayallerini gerçekleştirebileceğine inanıyor. Çalışma hayatına ilişkin beklentilerde de değişim görülüyor. Geçen yıla kıyasla gençlerin iyi anlaşabilecekleri insanlarla çalışma ve iş güvencesi arayışı yükselirken, iyi gelir ve uzaktan çalışma gibi rasyonel faydalara ilişkin beklentiler geriliyor. İstediği firmada işe başlayabileceğini düşünenlerin oranı ise yüzde 73. Sosyalleşme ve kültür-sanat deneyimlerinde erişimin ötesinde ihtiyaçlar var Araştırma, gençlerin tek bir gençlik trendiyle tanımlanamayacağına ilişkin görüşü de öne çıkarıyor. Gençler, gençlik deneyimlerinin farklılaşabileceğini düşünüyor. Araştırma bulguları, gençlerin sosyalleşme tercihlerine ve kültür-sanat deneyimlerine ilişkin içgörüler de sunuyor. Gençlerin yüzde 41’i yüz yüze sosyalleşmeyi tercih ederken, yüzde 31’i çevrim içi ve yüz yüze sosyalleşmeyi dengeli biçimde sürdürüyor. Kültür-sanat alanında gençlerin deneyimlere katılımını yalnızca bilet fiyatları belirlemiyor. Ulaşım, zaman, planlama ve arkadaşlarla organizasyon yapma gibi unsurlar da katılımı etkileyen faktörler arasında yer alıyor. Youniverse’te gençler, profesyoneller ve uzmanlar bir araya geldi Salt Galata’da gerçekleşen Youniverse: Gençlerin Evrenine Yolculuk etkinliği, 95 şirketten yaklaşık 120 profesyoneli bir araya getirdi. Gün boyunca gençlerin değişen beklentileri, geleceğin çalışma hayatı ve gençlerle iletişim farklı perspektiflerden ele alındı. Program kapsamında Garanti BBVA Yetenek ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ebru Taşcı Firuzbay, Evrim Kuran moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Gençlerin Evreninden Geleceğe Bakmak” başlıklı oturumda gençlerin değişen dünyasının kurumlara ve çalışma hayatına yansımalarını değerlendirdi. HBR Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turan’ın moderatörlüğündeki genç panelinde ise gençlerin çalışma hayatına ve geleceğe bakışı konuşuldu. FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula, “Türkiye’nin Gençleri” araştırmasının bulgularını değerlendirdi. “Gençleri dinlemek, geleceğin nasıl şekilleneceğine dair bize çok şey söylüyor” Garanti BBVA Yetenek ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ebru Taşcı Firuzbay, gençlerin dünyasındaki hızlı değişimin geleceği anlamak açısından önemli ipuçları sunduğunu belirterek, “Gençlerin beklentileri, hayata ve çalışma hayatına bakışları hızla dönüşüyor. Gençlerin fikirleri, merakı ve farklı bakış açıları da geleceğin nasıl şekilleneceğine dair hepimize çok değerli ipuçları sunuyor. FutureBright Group tarafından hazırlanan ‘Türkiye’nin Gençleri’ araştırmasının ortaya koyduğu bulguların, gençlerin dünyasını, önceliklerini ve geleceğe dair beklentilerini daha yakından anlamak açısından değerli bir kaynak olduğuna inanıyorum. Garanti BBVA olarak gençleri dinleyen, gençlerle birlikte üreten ve geleceği birlikte şekillendiren bir kurum olmayı önemsiyoruz. anbean tarafından düzenlenen ve gençlerin dünyasına dair çarpıcı başlıkların ele alındığı Youniverse buluşmasının ana partneri olmaktan da bu nedenle büyük mutluluk duyuyoruz. Farklı sektörlerden profesyonellerin gençlerin dünyasını birlikte anlamaya çalıştığı bu buluşmanın, hepimize yeni sorular, yeni bakış açıları ve değerli içgörüler kazandırdığına inanıyorum. Önümüzdeki dönemde de gençlerle bir araya gelmeye, onları dinlemeye ve onlarla birlikte düşünmeye devam edeceğiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Beyaz Yaka İçin “Kariyer Tıkanması” Riski  Haber

 Beyaz Yaka İçin “Kariyer Tıkanması” Riski 

Burning Glass Institute ve NYU School of Professional Studies tarafından yapılan bir araştırmaya göre, ABD’de beyaz yakalı profesyonellerin yaklaşık dörtte biri 40 yaşından önce en az beş yıl boyunca anlamlı bir maaş artışı ya da terfi alamadan kariyerinde duraksama yaşıyor. 1,3 milyon profesyonelin kariyer geçmişini analiz eden araştırma, bu sorunun yalnızca bireysel performansla değil, şirketlerin kariyer mimarisiyle de ilişkili olduğunu gösterdi. Kariyer duraksaması, işsizlik kadar görünür bir sorun değil. Çalışan işine devam ediyor ve dışarıdan bakıldığında istikrarlı bir kariyer çizgisi izliyor gibi görünüyor. Ancak gelir artışının sınırlanması, terfi yolunun belirsizleşmesi ve görev tanımının gelişmemesi, zaman içinde önemli bir kariyer riskine dönüşüyor. Bu durum, çalışanların iş güvencesi kadar kariyerlerinin ilerleme alanını da sorgulamasını gerektiriyor. Kariyer Gelişimi Yalnızca Terfiyle Ölçülemiyor Wall Street Journal analizine göre, kariyer duraksamasının erken sinyalleri çoğu zaman çalışanların ilk on yılında ortaya çıkıyor. Beceri gelişimi, görev çeşitliliği, yöneticilerden alınan destek ve doğru kariyer geçişleri sınırlı kaldığında, ilerleyen yıllarda çalışanların terfi ve gelir artışı potansiyeli de zayıflayabiliyor. Bu nedenle kariyer gelişimi artık yalnızca dikey terfiyle ölçülemiyor. Yatay geçişler, iç mobilite, proje bazlı deneyimler ve beceri güncelleme beyaz yakalı çalışanlar için kariyerin devamlılığını sağlayan önemli başlıklar haline geliyor. Türkiye açısından bakıldığında bu tartışma özellikle orta kademe yöneticiler ve deneyimli beyaz yakalılar için önem taşıyor. Ekonomik belirsizlik, sınırlı terfi alanları ve ücret artışlarındaki baskı, çalışanların mevcut rollerinde daha uzun süre kalmasına neden olabiliyor. Kariyer Duraksaması Kurumsal Bir Uyarıdır İnsan kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners Consulting kurucusu Jilda Bal, kariyer duraksamasının yalnızca çalışanların bireysel çabasıyla çözülebilecek bir konu olmadığını, şirketlerin yetenek yönetimi yaklaşımını da yeniden ele alması gerektiğini vurguluyor. “Beyaz yakalı çalışanlar için en büyük risklerden biri artık yalnızca işini kaybetmek değil, aynı rolde uzun süre görünmez biçimde sıkışmak. Çalışan mevcut kurumunda kalıyor olabilir, ancak kendisi için gelişim alanı görmüyorsa kariyer beklentisi zayıflar. Bu durum zamanla bağlılığı, motivasyonu ve performansı doğrudan etkiler” diyen Bal, kariyer gelişiminin yalnızca terfiyle sınırlı düşünülmemesi gerektiğini belirtiyor. Bal’a göre şirketlerin çalışanlarına daha görünür ve esnek kariyer yolları sunması yeni dönemde büyük önem taşıyor: “Her çalışana kısa vadede terfi imkanı sunmak mümkün olmayabilir. Ancak gelişim yalnızca unvan değişikliği değildir. Yatay geçişler, yeni projeler, farklı fonksiyonlarla çalışma fırsatları, mentorluk ve beceri güncelleme programları da güçlü kariyer adımlarıdır. Kurumlar bu yolları açık şekilde tanımlamadığında, çalışan kendini yerinde sayıyor gibi hisseder. Orta kademe yöneticilerin kariyerlerinde duraksama yaşanması, kurumun liderlik hattı için de risk anlamına gelir. Şirketler geleceğin liderlerini dışarıda aramadan önce, içerideki yeteneklerin nasıl geliştiğine ve hangi becerilerle yeniden hareket kazanabileceğine bakmalı.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

51 ülkeden 305 pilot İstanbul’da buluştu Haber

51 ülkeden 305 pilot İstanbul’da buluştu

Havacılık sektörünün bugününü ve geleceğini etkileyen konuların ele alındığı konferansta; sahadan gelen deneyimler, uluslararası perspektifle değerlendiriliyor. Küresel hava trafiğinin en yoğun kesişim noktalarından biri olan İstanbul’da gerçekleşen bu buluşma, Türkiye’nin havacılık ekosistemindeki konumunu da bir kez daha öne çıkarıyor. 26 Nisan’ın, Türk havacılığının öncülerinden Fesa Evrensev’in 1912 yılında ilk uçuşunu gerçekleştirdiği tarih kabul edilmesi ve Dünya Pilotlar Günü olarak uluslararası düzeyde anılması, konferansa tarihsel bir bağlam kazandırıyor. Türk sivil havacılığının gelişim alanları gündemde Konferans kapsamında; Türk sivil havacılığının sürdürülebilir gelişimine katkı sağlayabilecek bazı yapısal başlıklar da gündeme taşınıyor. Pilotlara hususi pasaport verilmesi, havacılık sektörüne özgü bir iş kanunu oluşturulması ve pilotlar için fiili hizmet süresi zammına ilişkin düzenlemeler; yalnızca çalışma koşullarına değil, aynı zamanda operasyonel verimlilik, ekip planlama esnekliği ve sektörde deneyimli insan kaynağının korunması açısından da değerlendiriliyor. Bu başlıkların, kamuoyu ve karar vericiler nezdinde daha görünür hale gelmesi ve önümüzdeki dönemde daha somut biçimde ele alınmasına zemin oluşturması amaçlanıyor. Konferansın açılış konuşmalarının ardından basınla bir araya gelen TALPA Başkanı Kaptan Pilot Okan Üreksoy: “IFALPA Uluslararası Pilot Birlikleri Federasyonu olarak dünyada 70’ten fazla ülkede 160.000’den fazla pilotu temsil ediyor. Merkezi Montreal’de olan IFALPA. Her yıl dünyanın farklı bir ülkesinde konferans düzenliyor. Bu konferanslarda pilotluk mesleği, uçuş emniyeti, özlük hakları gibi konular görüşülüp tartışılıyor ve tavsiyeler ile çözüm önerileri sunuluyor. Derneğimiz TALPA da bu federasyonun bir üyesi olarak hem ulusal hem de uluslararası alanda aktif olarak faaliyet gösteriyor. Bugün 20 yıl aradan sonra tekrar İstanbul’da IFALPA konferansına ev sahipliği yapmanın heyecanını yaşıyoruz” dedi. “Pozitif emniyet kültürü, modern havacılığın en kritik unsurlarından biridir.” Havacılığın en temel yapı taşının ‘emniyet’ olduğunu, bunun da teknolojiler ya da regülasyonlarla sağlanan bir sonuç değil bir kültür olduğunu belirten Üreksoy, sözlerine şöyle devam etti: “Bu nedenle, IFALPA 2026’nın merkezinde yer alan kavramlardan biri olan “pozitif emniyet kültürü”, modern havacılığın en kritik unsurlarından biridir. Pozitif emniyet kültürü; açık iletişimin olduğu, raporlamanın teşvik edildiği, hatalardan öğrenilen, cezalandırmanın değil gelişimin esas alındığı bir anlayışı ifade eder. Bu kültürün en önemli şartı ise sistemin içindeki tüm paydaşların, özellikle de pilotların sesinin duyulması ve korunmasıdır.” Konuşmasında havacılıkta yapısal ihtiyaçlar ve Havacılık Meslek Yasası’yla ilgili kritik konulara da değinen Üreksoy, mevcut durumda böyle özel bir yasa bulunmamasının; yüksek uzmanlık, sürekli dikkat ve doğrudan insan hayatına etki eden karar süreçleri içeren bir meslek grubunun, kendi doğasına uygun bir hukuki çerçeveden yoksun kalmasına neden olduğunu söyleyerek; “Bugün, havacılık sektöründe çalışan uçucu personelin önemli bir kısmı; kıdem tazminatı, iş güvencesi, standart çalışma koşulları ve sosyal haklar açısından eşit olmayan uygulamalara tabi kalabilmektedir. Bu durum yalnızca bir çalışma hayatı sorunu değil, aynı zamanda emniyet kültürünün sürdürülebilirliği açısından da önemli bir husustur. Bu ve daha pek çok nedenle, uçucu personelin çalışma hayatını; hak, sorumluluk ve yükümlülükleriyle birlikte açık şekilde tanımlayan, sektöre özgü riskleri dikkate alan, uluslararası standartlarla uyumlu bir Havacılık Meslek Yasası’nın hayata geçirilmesi artık ertelenemez bir ihtiyaçtır. Pilotlar için küresel ve uyumlu çalışma düzenlemelerinin gerekliliği Toplantıda konuşan IFALPA Başkanı Kaptan Pilot Ron Hay ise “Havayolu pilotları, mesleklerini korumak için tasarlanmış yasal çerçevelere tam olarak uymayan bir meslekte çalışıyorlar. Çoğu çalışanın aksine, pilotlar tek bir yerde, tek bir sistem altında veya tahmin edilebilir saatlerde çalışmazlar. Bir görev günü İstanbul’da başlayıp başka bir kıtada sona erebilir, zaman dilimlerini aşabilir ve insan fizyolojik sınırlarını zorlayabilir. Bugün pilotlar, birlikte çalışmak üzere asla tam olarak tasarlanmamış iki sistem tarafından yönetiliyor: havacılık güvenliği düzenlemeleri ve çalışma süresi ile dinlenme ilgili iş kanunları. Her ikisi de önemlidir, ancak her zaman uyumlu değillerdir” dedi. Havacılığın dünyayı birbirine bağladığının ancak aynı zamanda ulusal ve bölgesel sistemler arasındaki farklılıkları da ortaya koyduğunun altını çizen Hay sözlerini şöyle bitirdi: “Bu farklılıklar, standartları yükseltmek yerine çalışanlara karşı yükümlülükleri azaltmak için kullanıldığında, sonuç eşit olmayan koruma, yasal belirsizlik ve çalışma koşulları üzerinde artan baskıdır. Pilotlar, havayolları ve düzenleyiciler, parçalanmış ve belirsiz yasal çerçeveler içinde faaliyet göstermek zorunda kalmamalıdır. Düzenleyiciler tutarlı kurallar sağlamalı ve güvenlik ile işgücü düzenlemeleri arasındaki boşlukları kapatmalıdır. Havacılığın sınırları yoktur ve düzenleyici çerçevelerimiz bu gerçekliğe uygun olarak tasarlanmalıdır.” Dünya Pilotlar Günü kapsamında planlanan etkinlikler Dünya Pilotlar Günü kapsamında planlanan etkinlikler, yalnızca 26 Nisan ile sınırlı kalmıyor. Nisan ayı boyunca hayata geçirilen program; sosyal sorumluluk projeleri, anma etkinlikleri ve uluslararası katılımlı organizasyonlarla birlikte ilerliyor. Bu kapsamda, İstanbul’da düzenlenen IFALPA 80. Konferansı uluslararası katılımıyla öne çıkarken; Hava Kuvvetleri Müzesi’nde gerçekleştirilecek anma programı, Türk havacılık tarihine ve mesleğin köklerine odaklanıyor. Sosyal sorumluluk projeleri ise gençlerle bir araya gelinen etkinlikler ve farkındalık çalışmalarıyla destekleniyor. Nisan ayına yayılan bu etkinliklerle, pilotluk mesleğinin yalnızca operasyonel boyutuyla değil; tarihsel birikimi, toplumsal etkisi ve geleceğe yönelik rolüyle birlikte ele alınması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.