Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iş Hayatı

Kapsül Haber Ajansı - Iş Hayatı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iş Hayatı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Hayatına Dokunduğun İnsanların Gelişimine Tanık Olmak En Büyük Motivasyonum" Haber

"Hayatına Dokunduğun İnsanların Gelişimine Tanık Olmak En Büyük Motivasyonum"

Yılmaz, 25 yılı aşkın İK serüvenini, değişen başarı tanımını ve dijital dönüşümün İK'daki yerini samimiyetle paylaştı. Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Merhabalar, ben Nevzat YILMAZ, 25 yılı aşkın bir süredir İnsan Kaynakları profesyoneli olarak çalışmaktayım. Kurumsal iş hayatında farklı pozisyonlarda insan kaynakları alanında edindiğim tecrübelerle, şu an Hastavuk A.Ş. İnsan Kaynakları ve İdari İşler Müdürü olarak görev yapıyorum. Evli ve bir kız çocuk babasıyım. İnsan Kaynakları alanının dışında Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir ünvanına sahibim. Bir dönem Adalet Bakanlığı’na bağlı olarak İnsan Kaynakları Bilirkişisi olarak da görev yaptım. İnsan Kaynakları ve İdari İşler Müdürlüğü dışında; İKAYDER (İnsan Kaynakları Yöneticileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yürütmekteyim. Kariyerinizde bugünlere gelene kadar hangi önemli dönüm noktalarını yaşadınız? Serbest Muhasebeci Mali Müşavir hedefiyle yola çıktığım kariyer hayatımın ilk yıllarında; o yıllarda şirketlerin çoğunda İnsan Kaynakları yapılanması bulunmadığından, muhasebe departmanı içinde kendine yer edinmiş Personel Özlük İşleri ve Bordrolama Operasyonları ile tanıştım. Açıkçası, neredeyse insana dair herşeyi barındırdığından muhasebeden daha fazla ilgimi çekti ve bu alana yöneldim. 2000 yılların başlarından itibaren personel departmanı, insan kaynakları fonksiyonlarının gelişmesiyle birlikte, İnsan Kaynakları Bölümü yapılanması haline geldi. Sadece kariyerimin değil, tüm şirketlerin de en önemli dönüm noktası bence buydu. Sizin için 'başarı'yı tanımlar mısınız? Sizi diğerlerinden farklı kılan ve başarınızı sağlayan kişisel stratejiler neler? Mesleğe ilk başladığım gençlik yıllarımda başarı, ünvan ve para kazanmaktı. Sonra başarının anlamı benim için çok değişti. Üretken olmak, katma değer yaratmak ve insana dair her konuda materyalist düşünceden uzaklaşarak, sadece birlikte çalıştığınız değil, çevrenizdeki insanların da gelişimine katkıda bulunmak ve bunların olumlu etkilerini somut olarak gözlemlemek, benim tek motivasyon kaynağım haline geldi. Hayatına dokunduğunuz insanların başarılarını görmek gerçekten çok motive edici. Başarıya giden yolda karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bunu nasıl aştınız? Çalışma hayatı için bahsedecek olursak, odağımız insan ve insana dair herşey olduğundan, süreç dışında yönetemediğiniz durumlarla karşılaşabiliyorsunuz maalesef. Hızlı çözüm üretmek, ani kararlar almak güçlü bir öngörü gerektirmekte her daim hazır olmanız gerekmekte. Yaşanılan olaylardan aldığım referanslarla stratejiler belirlemek ve prensiplerinizde tutarlı olmak başarıyı da beraberinde getirmekte. Bugün, sizin konumunuza ulaşmak isteyen birisi için en kritik öneriniz ne olurdu? Öncelikle insanın gerçekten kendini tanıması gerekiyor. Bu mesleği yapmak, başarılarla dolu bir iş hayatı geçirmek istiyorsanız, öncelikle yaptığınız işi sevmeniz ve ötesinde sabırlı ve tutkulu olmanız gerekiyor. Sonrasında empati yetkinliğinizin gelişmesi, güçlü iletişim becerileri ile insanların güvenini kazandığınızda başarı basamaklarını emin adımlarla çıkacaklarından kuşkum yoktur. Liderlik anlayışınızı nasıl tanımlarsınız? Ekibinizi motive etmek ve yönlendirmek için hangi stratejileri benimsiyorsunuz? Tek kelime ile GÜVEN. Gerek iş hayatında gerekse karakteristik olarak ekibime güven vermek ve güven duymak isterim. Çünkü ekip çalışmalarımızda hedefimizi net olarak belirler ve bu doğrultuda tüm arkadaşlarımın insiyatif almasını sağlar ve desteklerim. Böylelikle ekibimdeki her bireyin mesleki ve ahlaki olarak gelişimlerine katkıda bulunduğumu düşünürüm. Kısacası ekibimdeki herkesi derinden önemserim. Anlık yapıcı geri bildirimler ile yaptıkları çalışmaların ne kadar değerli olduğunu açık bir şekilde ifade ederim. Tabi ki başarının ardından ödül, kaçınılmaz olur bizim ekipte. Şirketinizin vizyonu ve misyonu doğrultusunda önümüzdeki yıllara dair büyük hedefleriniz nelerdir? Dünya markası olma vizyonu ve bunun için sürekli gelişmek ve geliştirmek misyonu ile donatılmış şirketimizde, İnsan Kaynakları departmanı olarak öncelikle şirketimizin yapacağı yeni yatırımlarla daha fazla istihdam olanağı, mevcut çalışanlarımızın mesleki ve kişisel gelişimlerine daha fazla katkıda bulunmak hiç sönmeyen arzumuzdur. 2026 yılı içerisinde özellikle İK alanında dijital dönüşümün her odağında yer almak istiyor ve buna göre süreçlerimizi şekillendiriyoruz. Küresel ekonomik belirsizlikler ve rekabet ortamında şirketinizi nasıl konumlandırıyorsunuz? Yerel ve uluslararası pazarda fark yaratmak için ne yapıyorsunuz? Günümüzde sektör ayırmaksızın her şirketin karşılaştığı gibi ekonomik belirsizlikler ve hiç bitmeyen bir rekabet ile bizde karşılaşmaktayız, fakat bizi ayıran özellik, yönetim ekibimizin güçlü öngörü ve rekabet ortamında dahi çalışanlarımızın potansiyellerini pik seviyeye çıkarmanın ne denli önemli olduğunun bilincinde olmasıdır. Bu farkındalık sayesinde kalite ve verimlilik ile ilgili rekabeti en aza indirgeyebiliyorsunuz. Bir de doğru pozisyonlanma ile yerel ve uluslararası pazarda farkınız kendiliğinden ortaya çıkıyor. Sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda konusunda nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz? İş dünyasının bu konudaki sorumluluğunu nasıl görüyorsunuz? Sürdürülebilirlik konusu oldukça derin, üretici – tüketici demeden tüm dünyanın, tüm insanlığın seferber olması gereken bir konu olarak görüyorum. Lokal olarak yakın geçmişte şehrimizde yaşadığımız planlı su kesintileri buna en somut örnek. Global anlamda bu tarz bir durumun yaşandığını düşünmek bile istemem. O sebeple sadece hammadde, enerji, işgücü gibi üretim veya hizmet şirketlerini kapsamaktan çok öte bir konu. Tüm yaşamsal kaynakların sürdürülebilirliği ile ilgili ülkelerin, siyasi yöneticilerin, halkların, kaynaklarını etkin kullanmaları ile ilgili politikalar geliştirmesi, stratejilerin belirlenmesi farkındalığın tabana kadar yayılması gerekli. Hastavuk A.Ş. olarak da “Sıfır Atık” – “Biyoenerji” gibi alanlarda oldukça ileri projeler üretiyoruz. Dijitalleşme ve yapay zekâ gibi teknolojiler, iş modellerinizi nasıl dönüştürüyor? Bu değişime adapte olmak için nasıl bir yol izliyorsunuz? Dijitalleşme ve yapay zekâ, işimize yardımcı “bot”lar. Doğru kullanıldığında harika işler çıkarabiliyorlar. En önemlisi zamanınız size kalıyor ve gelişim yolculuğunda operasyondan uzaklaşarak stratejiler oluşturmanıza yardımcı oluyorlar. İnsan Kaynaklarının her alanında dijital ürünlerin hepsini yakından tanımaya çalışıyoruz. En iyi uygulamaları inceleme imkânı bulmaya çalışıyoruz. Böylelikle çalıştığım şirketimde ve sektörel bazda en iyi iş modelini tasarlamaya çalışıyoruz. Süreçlerimizin çoğunu dijital ortama taşıdık, kurumsal kaynak kullanımının verimli hale gelmesi için şirketimizde ERP sistemi hayata geçirildi. Bugünün iş dünyasında başarılı olmak isteyen gençlere, kariyerlerini sağlam temeller üzerine inşa etmeleri için hangi kritik tavsiyeleri verirsiniz? Bizim jenerasyonumuz için bilgiye ulaşmak, bizden önceki dönemde tecrübe kazanmış kişilere ulaşmak anlamına geliyordu. Şimdi ise durum değişti. Artık bilgi her yerde, elimizdeki cihazlara kadar geldi. İnsan Kaynakları alanında çalışmak isteyen gençler öncelikle bilgi sahibi olacaklar, her alanda kendilerini geliştirecekler, sosyalleşecekler, iletişim becerilerini geliştirecekler. Mübalağa etmek istemem fakat oldukça rekabetçi bir ortamdalar ve onları ön plana çıkaran temel yetkinliklerini en iyi şekilde sergilemeleri gerekiyor. Yabancı dil ve teknoloji becerileri ise artık kaçınılmaz.

Akın Ergür: "Güven Olmadan Ne Satınalma Ne Liderlik Olur!" Haber

Akın Ergür: "Güven Olmadan Ne Satınalma Ne Liderlik Olur!"

Kapsül Haber Ajansı olarak, iş dünyasının önde gelen isimleriyle gerçekleştirdiğimiz röportaj serisinin yeni konuğu, Temsa Satınalma ve Tedarik Zinciri Direktörü Akın Ergür oldu. Keyifli okumalar dileriz. Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? 1969 Ankara doğumluyum. ODTÜ Makine Mühendisliği mezunuyum. 1995’te Tofaş Satınalma’da başlayan yolculuğum, Fiat İtalya’da Satınalma ve Proje Yönetimi, Ar-Ge deneyimleri derken, bugün Temsa’da Satınalma ve Tedarik Zinciri Direktörü olarak devam ediyor. 30 yıllık iş hayatımın yanı sıra üniversitelerde yüksek lisans ve lisans dersleri verdim. “Akın Ergür’le Muhabbetler” adlı seminerler yapıyorum, hatta profesyonel koçluk da yapıyorum. Yani kısaca hayatım “insan” ve “muhabbet” üzerine kurulu diyebilirim. Kariyerinizde bugünlere gelene kadar hangi önemli dönüm noktalarını yaşadınız? Hayatımda iki dönüm noktası çok belirleyici oldu: Birincisi Fiat İtalya’da çalıştığım yıllar. Orada öğrendiğim sistematik bakış açısını Türkiye’ye taşıyıp uygulama fırsatı bulmak, bana farklı bir vizyon kattı. Ayrıca 2017’de ilk kez kendi seminer programımı düzenledim; o gün aldığım geribildirimler, tecrübelerimi paylaşmanın ne kadar değerli olduğunu bana gösterdi. Bu yolculuk da kitabım “Satınalma Sanatı ve İnsan”ın ortaya çıkmasına zemin hazırladı. Sizin için 'başarı'yı tanımlar mısınız? Sizi diğerlerinden farklı kılan ve başarınızı sağlayan kişisel stratejiler neler? Benim için başarı, yalnızca sayılara ve finansal sonuçlara indirgenemez. Başarı, insanlara dokunmak, güven inşa etmek, birlikte büyüyebilmektir. Kariyerim boyunca farkımı ortaya koyduğum temel nokta “satınalma = insan” yaklaşımı oldu. İlişkilerde güvene, şeffaflığa ve samimiyete dayalı bir strateji izledim. Teknik bilgi elbette önemlidir, ancak güvene dayalı ilişkiler kurmak ve sürdürülebilir iş birlikleri geliştirmek başarıyı kalıcı kılar. Başarıya giden yolda karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bunu nasıl aştınız? En büyük zorluklar genellikle kriz dönemlerinde yaşandı. Grevler, doğal afetler, tedarikçi iflasları, pandemi gibi olağanüstü durumlar karşıma çıktı. Bu süreçleri aşarken en önemli unsur, soğukkanlı kalabilmek, çözüm üretmek, hızlı ve doğru kararlar almak ve güçlü iş ilişkilerine dayalı iş birlikleri kurmaktı. Kriz anında yalnız kalmıyorsanız, tedarikçileriniz size güveniyorsa her engel aşılabiliyor. Bugün, sizin konumunuza ulaşmak isteyen birisi için en kritik öneriniz ne olurdu? Meraklı olun, öğrenmekten hiç vazgeçmeyin. Masanızda oturmayın, sahaya inin. Ve en önemlisi: güven inşa edin. Güven olmadan ne satınalma olur ne de liderlik. Liderlik anlayışınızı nasıl tanımlarsınız? Ekibinizi motive etmek ve yönlendirmek için hangi stratejileri benimsiyorsunuz? Benim için liderlik, örnek olmak ve zor zamanda ekibin yanında durmaktır. İyi günde değil, zor zamanda yan yana olabilmektir. Ekibimi motive etmek için onları dinlerim, fikirlerine değer veririm ve inisiyatif almaları için alan açarım. Ortak başarıyı paylaşmak, bireysel katkıları görünür kılmak en önemli stratejimdir. Şirketinizin vizyonu ve misyonu doğrultusunda önümüzdeki yıllara dair büyük hedefleriniz nelerdir? Temsa’da hedefimiz, güçlü bir tedarik zinciriyle sadece bugünü değil, geleceği de güvence altına almak. Yenilikçi ve sürdürülebilir çözümlerle global pazarda daha etkin bir oyuncu olmak, Türk otomotiv sektörünün marka değerini yükseltmek ana hedeflerimizden biri. Küresel ekonomik belirsizlikler ve rekabet ortamında şirketinizi nasıl konumlandırıyorsunuz? Yerel ve uluslararası pazarda fark yaratmak için ne yapıyorsunuz? Ekonomik belirsizliklere karşı en güçlü silahımız, stratejik tedarikçi ilişkileri. Biz sadece fiyat odaklı değil, uzun vadeli iş birliği odaklı bir yaklaşım benimsiyoruz. Uluslararası pazarda farkımızı, inovasyon ve güvene dayalı ilişkilerle yaratıyoruz. Yani hem maliyet avantajı sağlıyor hem de sürdürülebilir iş ortaklıklarıyla riskleri minimize ediyoruz. Yerli tedarikçi parkımızı hem büyütüyor hem de geliştiriyoruz. Birçok sektörde eşine rastlayamayacağınız Temsa’ya özel Tedarikçi Geliştirme Programımız ve eğitimler ile yerli tedarikçilerimizin global pazarda önemli bir oyuncu olmasına destek veriyoruz. Sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda konusunda nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz? İş dünyasının bu konudaki sorumluluğunu nasıl görüyorsunuz? Sürdürülebilirliği sadece çevreye duyarlılık değil, aynı zamanda uzun vadeli insan ve iş ilişkileri olarak görüyorum. İş dünyasının toplumsal faydayı bir yan hedef değil, ana sorumluluk olarak görmesi gerektiğine inanıyorum. Eğitimden çevreye, çalışanların gelişiminden sosyal sorumluluk projelerine kadar iş dünyası bu alanda öncü olmalı. Dijitalleşme ve yapay zekâ gibi teknolojiler, iş modellerinizi nasıl dönüştürüyor? Bu değişime adapte olmak için nasıl bir yol izliyorsunuz? Dijitalleşme artık işimizin kalbi… Büyük veri analizi, otomasyon ve yapay zekâ destekli karar alma mekanizmaları sayesinde süreçlerimiz daha verimli ve şeffaf hale geliyor. Biz de süreçlerimizi dijitalleştiriyor, şeffaflığı artırıyor ve veriye dayalı kararlarla riskleri daha etkin yönetiyoruz. Ben hep şunu söylüyorum: teknoloji insanın önüne değil, yanına koyulduğunda anlamlı. O yüzden biz de insan dokunuşunu kaybetmeden dijitalleşmeye uyum sağlıyoruz. Bugünün iş dünyasında başarılı olmak isteyen gençlere, kariyerlerini sağlam temeller üzerine inşa etmeleri için hangi kritik tavsiyeleri verirsiniz? Öncelikle işinizi sevin. Sevmeden yapılan işte sürdürülebilir başarı olmaz. Merak edin, öğrenmeye açık olun. Etik değerlerden ödün vermeyin. Güven inşa edin; güven bir profesyonelin en büyük sermayesidir. Ve unutmayın: Her işin merkezinde insan vardır. İş dünyasında kalıcı fark yaratmak için insan odaklı bakış açısını hiç kaybetmeyin. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akın Ergür: "Güven Olmadan Ne Satınalma Ne Liderlik Olur!" Haber

Akın Ergür: "Güven Olmadan Ne Satınalma Ne Liderlik Olur!"

Kapsül Haber Ajansı olarak, iş dünyasının önde gelen isimleriyle gerçekleştirdiğimiz röportaj serisinin yeni konuğu, Temsa Satınalma ve Tedarik Zinciri Direktörü Akın Ergür oldu. Keyifli okumalar dileriz. Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? 1969 Ankara doğumluyum. ODTÜ Makine Mühendisliği mezunuyum. 1995’te Tofaş Satınalma’da başlayan yolculuğum, Fiat İtalya’da Satınalma ve Proje Yönetimi, Ar-Ge deneyimleri derken, bugün Temsa’da Satınalma ve Tedarik Zinciri Direktörü olarak devam ediyor. 30 yıllık iş hayatımın yanı sıra üniversitelerde yüksek lisans ve lisans dersleri verdim. “Akın Ergür’le Muhabbetler” adlı seminerler yapıyorum, hatta profesyonel koçluk da yapıyorum. Yani kısaca hayatım “insan” ve “muhabbet” üzerine kurulu diyebilirim. Kariyerinizde bugünlere gelene kadar hangi önemli dönüm noktalarını yaşadınız? Hayatımda iki dönüm noktası çok belirleyici oldu: Birincisi Fiat İtalya’da çalıştığım yıllar. Orada öğrendiğim sistematik bakış açısını Türkiye’ye taşıyıp uygulama fırsatı bulmak, bana farklı bir vizyon kattı. Ayrıca 2017’de ilk kez kendi seminer programımı düzenledim; o gün aldığım geribildirimler, tecrübelerimi paylaşmanın ne kadar değerli olduğunu bana gösterdi. Bu yolculuk da kitabım “Satınalma Sanatı ve İnsan”ın ortaya çıkmasına zemin hazırladı. Sizin için 'başarı'yı tanımlar mısınız? Sizi diğerlerinden farklı kılan ve başarınızı sağlayan kişisel stratejiler neler? Benim için başarı, yalnızca sayılara ve finansal sonuçlara indirgenemez. Başarı, insanlara dokunmak, güven inşa etmek, birlikte büyüyebilmektir. Kariyerim boyunca farkımı ortaya koyduğum temel nokta “satınalma = insan” yaklaşımı oldu. İlişkilerde güvene, şeffaflığa ve samimiyete dayalı bir strateji izledim. Teknik bilgi elbette önemlidir, ancak güvene dayalı ilişkiler kurmak ve sürdürülebilir iş birlikleri geliştirmek başarıyı kalıcı kılar. Başarıya giden yolda karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bunu nasıl aştınız? En büyük zorluklar genellikle kriz dönemlerinde yaşandı. Grevler, doğal afetler, tedarikçi iflasları, pandemi gibi olağanüstü durumlar karşıma çıktı. Bu süreçleri aşarken en önemli unsur, soğukkanlı kalabilmek, çözüm üretmek, hızlı ve doğru kararlar almak ve güçlü iş ilişkilerine dayalı iş birlikleri kurmaktı. Kriz anında yalnız kalmıyorsanız, tedarikçileriniz size güveniyorsa her engel aşılabiliyor. Bugün, sizin konumunuza ulaşmak isteyen birisi için en kritik öneriniz ne olurdu? Meraklı olun, öğrenmekten hiç vazgeçmeyin. Masanızda oturmayın, sahaya inin. Ve en önemlisi: güven inşa edin. Güven olmadan ne satınalma olur ne de liderlik. Liderlik anlayışınızı nasıl tanımlarsınız? Ekibinizi motive etmek ve yönlendirmek için hangi stratejileri benimsiyorsunuz? Benim için liderlik, örnek olmak ve zor zamanda ekibin yanında durmaktır. İyi günde değil, zor zamanda yan yana olabilmektir. Ekibimi motive etmek için onları dinlerim, fikirlerine değer veririm ve inisiyatif almaları için alan açarım. Ortak başarıyı paylaşmak, bireysel katkıları görünür kılmak en önemli stratejimdir. Şirketinizin vizyonu ve misyonu doğrultusunda önümüzdeki yıllara dair büyük hedefleriniz nelerdir? Temsa’da hedefimiz, güçlü bir tedarik zinciriyle sadece bugünü değil, geleceği de güvence altına almak. Yenilikçi ve sürdürülebilir çözümlerle global pazarda daha etkin bir oyuncu olmak, Türk otomotiv sektörünün marka değerini yükseltmek ana hedeflerimizden biri. Küresel ekonomik belirsizlikler ve rekabet ortamında şirketinizi nasıl konumlandırıyorsunuz? Yerel ve uluslararası pazarda fark yaratmak için ne yapıyorsunuz? Ekonomik belirsizliklere karşı en güçlü silahımız, stratejik tedarikçi ilişkileri. Biz sadece fiyat odaklı değil, uzun vadeli iş birliği odaklı bir yaklaşım benimsiyoruz. Uluslararası pazarda farkımızı, inovasyon ve güvene dayalı ilişkilerle yaratıyoruz. Yani hem maliyet avantajı sağlıyor hem de sürdürülebilir iş ortaklıklarıyla riskleri minimize ediyoruz. Yerli tedarikçi parkımızı hem büyütüyor hem de geliştiriyoruz. Birçok sektörde eşine rastlayamayacağınız Temsa’ya özel Tedarikçi Geliştirme Programımız ve eğitimler ile yerli tedarikçilerimizin global pazarda önemli bir oyuncu olmasına destek veriyoruz. Sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda konusunda nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz? İş dünyasının bu konudaki sorumluluğunu nasıl görüyorsunuz? Sürdürülebilirliği sadece çevreye duyarlılık değil, aynı zamanda uzun vadeli insan ve iş ilişkileri olarak görüyorum. İş dünyasının toplumsal faydayı bir yan hedef değil, ana sorumluluk olarak görmesi gerektiğine inanıyorum. Eğitimden çevreye, çalışanların gelişiminden sosyal sorumluluk projelerine kadar iş dünyası bu alanda öncü olmalı. Dijitalleşme ve yapay zekâ gibi teknolojiler, iş modellerinizi nasıl dönüştürüyor? Bu değişime adapte olmak için nasıl bir yol izliyorsunuz? Dijitalleşme artık işimizin kalbi… Büyük veri analizi, otomasyon ve yapay zekâ destekli karar alma mekanizmaları sayesinde süreçlerimiz daha verimli ve şeffaf hale geliyor. Biz de süreçlerimizi dijitalleştiriyor, şeffaflığı artırıyor ve veriye dayalı kararlarla riskleri daha etkin yönetiyoruz. Ben hep şunu söylüyorum: teknoloji insanın önüne değil, yanına koyulduğunda anlamlı. O yüzden biz de insan dokunuşunu kaybetmeden dijitalleşmeye uyum sağlıyoruz. Bugünün iş dünyasında başarılı olmak isteyen gençlere, kariyerlerini sağlam temeller üzerine inşa etmeleri için hangi kritik tavsiyeleri verirsiniz? Öncelikle işinizi sevin. Sevmeden yapılan işte sürdürülebilir başarı olmaz. Merak edin, öğrenmeye açık olun. Etik değerlerden ödün vermeyin. Güven inşa edin; güven bir profesyonelin en büyük sermayesidir. Ve unutmayın: Her işin merkezinde insan vardır. İş dünyasında kalıcı fark yaratmak için insan odaklı bakış açısını hiç kaybetmeyin. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Hayatında Kadın Devrimi Haber

İş Hayatında Kadın Devrimi

Bu çerçevede, Teedo, toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklemek ve kadınların iş yaşamında güçlenmesini sağlamak üzere "Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri"nin (WEPs-The Women's Empowerment Principles) imzacısı oldu. Aynı zamanda, kadın istihdamı ve girişimciliği alanında uzmanlaşan çeşitli organizasyonlarla işbirlikleri yaparak, kadınlara yetkinliklerini geliştirme fırsatları sunmaya devam ediyor. Kariyer odaklı online eğitim platformu Teedo, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadınların toplumda, iş hayatında ve ekonomik hayattaki konumunu güçlendirmeye yönelik yeni taahhütlerini açıkladı.  Toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklemek ve kadınların iş yaşamında güçlenmesini sağlamak üzere 'Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri'ne (WEPs-The Women's Empowerment Principles) imza atan Teedo, sektöründe bu taahhütlere imza atan 3’üncü şirket oldu. Bu kapsamda Teedo, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) ile Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadınların Güçlendirilmesi Birimi’nin (UN Women) iş birliğiyle oluşturulan ve Kadının Güçlenmesi Prensipleri’ne (Women’s Empowerment Principles) imza atarak kadının toplumda, iş hayatında ve ekonomik hayatta güçlendirilmesi için verdiği desteği somutlaştırdı.  İşin cinsiyeti olduğu gibi, eğitimin de cinsiyeti var Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 2024 verilerine göre dünya genelinde kadınların istihdam oranı %45,6 iken erkeklerde bu oran %69,2 seviyesinde. Türkiye’de ise tablo daha endişe verici; TÜİK’in 2024 verileri kadın istihdam oranının %32,4’te kaldığını gösterirken, erkeklerde bu oran %67,1 olarak ölçülüyor. STEM alanları, eğitim ve istihdam içerisinde toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin halen belirgin bir şekilde devam ettiği alanlar olmaya devam ediyor. Dünya genelinde kadınların özellikle STEM (Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) alanlarında yeterince temsil edilmediği biliniyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) verilerine göre STEM alanlarında çalışan kadın oranı %32 seviyesinde kalıyor. Türkiye’de ise bu oranlar daha düşük seviyelerde seyrediyor.  İstihdamdaki toplumsal cinsiyet eşitsizliği, eğitim alanında da benzer bir tablo sergiliyor. Teedo’nun beyaz yakalı profesyoneller arasında yaptığı araştırma, kariyer odaklı online eğitim tercihlerinde dahi cinsiyet dengesizliğinin varlığını ortaya koyuyor. Örneğin, Yazılım/IT eğitimi aldığını belirtenler içerisinde kadınların oranı %38 seviyesinde kalırken, erkeklerin oranı %62’lere ulaşıyor. Öte yandan insan kaynakları eğitimlerinde kadın oranı %78 gibi yüksek bir seviyeye ulaşarak “kadın egemen” bir tablo çiziyor. Buna karşılık, önümüzdeki iki yıl içinde online eğitim almak istediğini belirten katılımcılar arasında yapay zekâ ve yazılım/IT eğitimi talep eden kadınların sayısı neredeyse erkekleri geçiyor. Bu tablo, kadınların özellikle teknoloji ve dijital beceri alanlarına olan ilgisinin arttığını ve yakın gelecekte işgücünde daha eşitlikçi bir dağılım olabileceğini gösteriyor. Teedo, WEPs İmzacısı Olarak Eşitlikçi Politikalarını Güçlendiriyor Kadınların iş gücüne katılımı yalnızca eğitim ve beceri kazanımıyla sınırlı değil, aynı zamanda kurumların iç politikalarında da fırsat eşitliğini benimsemesi kritik öneme sahip. Teedo, Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’ne (WEPs) imza atarak kadınları sadece eğitimde değil, şirket içi kültürde ve istihdam süreçlerinde de desteklemeye devam ediyor. Şirketin %40 kadın çalışan oranı, toplumsal cinsiyet eşitliği hedeflerine yönelik önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor. Uzaktan ve hibrit çalışma modeli ile özellikle de kadın çalışanların iş-yaşam dengesini destekliyor, onlara daha esnek bir çalışma ortamı sunuyor. Ayrıca kişisel ihtiyaçlara ve yaşam döngülerine duyarlı bir yaklaşım benimseyerek, ebeveynlik izni, regl izni ve ruh sağlığı izni gibi esnek ve kapsayıcı izin politikaları oluşturuyor.  Teedo CMO’su Cansu Karagül, konuyla ilgili olarak şunları ifade etti: “Kendi sektörümüzde WEPs imzacısı olan 3’üncü Türk şirketi olmanın gururunu yaşıyoruz. Beyaz yakalı profesyonellerin yetkinlik gelişimine odaklanan canlı ve online eğitimler aracılığıyla kariyer gelişimlerini desteklemek için çıktığımız yolda, iş hayatında ve istihdamdaki kadın-erkek eşitsizliğinin giderilmesi için de sorumluluk üstleniyoruz. İş dünyasında fırsat eşitliği yaratmanın en güçlü araçlarından biri profesyonel eğitimler ve mentorluk. Kadınların yalnızca geleneksel olarak kadınlara atfedilen sektörlerde değil, teknoloji, mühendislik, finans gibi alanlarda da başarılı olabilmesi için yetkinlik geliştirme ve mentorluk desteklerinin artırılması gerekiyor. Eğitim, bir kariyer inşa etmek için gereken teknik becerileri sağlarken, mentorluk ise iş dünyasında yol gösterici bir rehberlik sunuyor. Teedo olarak, sunduğumuz canlı ve online eğitimler, kadınların iş hayatında daha güçlü bir şekilde yer almasına destek olurken, aynı zamanda profesyonel ağlarını genişletmelerine de olanak tanıyor. Kadınların yalnızca eğitimle değil, güçlü iş bağlantıları ve dayanışma içinde gelişebileceğine inanıyoruz. WEPs imzacısı olmak da, bu taahhüdümüzün en somut göstergelerinden biri.” YenidenBiz İşbirliği ile Kadınlara Ücretsiz Eğitim Desteği WEPs imzasının yanı sıra, Teedo’nun kariyerine ara vermiş ya da yeni iş fırsatları arayan kadınları desteklemek için YenidenBiz Derneğiyle başlattığı işbirliği, kısa bir zamanda onlarca kadına ücretsiz eğitim verilmesini sağladı. Böylece teknoloji, liderlik, finans, proje yönetimi ve satış başta olmak üzere birçok alanda becerilerini güncellemek veya yeni uzmanlıklar edinmek isteyen kadınlar, Teedo’nun üst düzey C-level yöneticiler tarafından verilen online eğitimlere ücretsiz erişerek, işgücüne daha güçlü dönüş yolunda önemli bir adım attı.  Sunduğu online eğitimlerin yanı sıra, katılımcılar arasında dayanışma ve networking fırsatları da yaratan Teedo, kadınların yalnızca bilgi ve becerilerini değil, aynı zamanda iş bağlantılarını da güçlendirmesine olanak tanıyor. YenidenBiz işbirliği önümüzdeki dönemde de devam edecek ve daha fazla kadınının kariyerlerine kaldıkları yerden devam etmesini sağlayacak.  Teedo’nun toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklemek ve kadınları güçlendirmek için yeni işbirlikleri ve inisiyatiflere de imza atacağını belirten Teedo CMO’su Cansu Karagül, “İş hayatına ara vermek zorunda kalan, iş arayışında olan veya kendi işini kurmak isteyen kadınların desteklenmesi, yalnızca toplumsal cinsiyet eşitliği için değil, aynı zamanda ülke ekonomisinin gelişimi için de kritik. Eğitimlerimizle kadınların uzmanlıklarını tazelemelerine, yeni beceriler kazanmalarına, sektörler arası ağlarını genişletmelerine ve bu sayede motivasyonlarını ve özgüvenlerini güçlendirmelerine destek oluyoruz. Bu kapsamda işbirliklerimizi artırarak daha fazla kadının kariyer yolculuğunda yanında olmayı hedefliyoruz. Teedo, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların iş gücüne katılımını artırma hedefleri doğrultusunda attığı bu adımlarla, online eğitim dünyasında sosyal etki yaratan öncü bir kariyer gelişim platformu olmaya devam edecek.” diye ekledi. “İş’te Kadın: Liderlik ve Yöneticilik Eğitimleri” Starpay Genel Müdürü Gülçin Aytemizel Telatar ve Teknolojide Kadın Derneği Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Öney gibi alanında önce ve önemli başarılara imza atan kadın liderler ile gerçekleştirdiği ve yine yalnızca kadınların katılımına açık İş’te Kadın: Yöneticilik ve Liderlik Eğitimleri ile, kadın liderlerin kariyerlerinde karşılaştıkları engelleri aşmalarına yardımcı olmanın yanı sıra, iş dünyasında daha fazla kadının üst düzey yönetim rollerine gelmesini desteklemeyi amaçlayan Teedo, eğitim, mentorluk ve network fırsatlarıyla kadınların yanında olmaya devam ediyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.