Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iş Sağlığı

Kapsül Haber Ajansı - Iş Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iş Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Legrand Türkiye Grubu, Kurumsal Değerlerini   Toplumsal Etkiyle Buluşturuyor Haber

Legrand Türkiye Grubu, Kurumsal Değerlerini Toplumsal Etkiyle Buluşturuyor

Grup; kadınların ve gençlerin gelişiminden çalışan eğitimlerine, enerji verimliliğinden döngüsel ekonomiye ve müşteri deneyimine kadar uzanan çalışmalarını “Yaşamları İyileştirmek” yaklaşımı altında bir araya getiriyor. Legrand’ın yaklaşık 20 yıldır stratejisinin merkezinde yer alan sürdürülebilirlik yaklaşımı, çevresel etkilerin azaltılmasına odaklanmanın yanı sıra sosyal ve ekonomik boyutları da kapsıyor. Çalışanların gelişimini destekleyen, farklılıkların çalışma hayatına katılımını teşvik eden, gençlere yeni fırsatlar sunan ve iş ortaklarıyla sorumlu ilişkiler kurmayı hedefleyen çalışmalar da bu anlayışın bir parçasını oluşturuyor. 2025–2027 Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) Yol Haritası kapsamında çeşitlilik ve kapsayıcılık, iklim, döngüsel ekonomi, müşteriler için değer yaratma ve sorumlu işletme olmak üzere beş temel eylem alanı bulunuyor. Üç yıllık yol haritaları hazırlanırken çalışanların ve paydaşların fikir ve görüşleri, önem ve önceliklendirme anketleri aracılığıyla toplanıyor. Böylelikle, farklı bakış açılarını bir araya getiren kapsayıcı ve kolektif bir yol haritası oluşturuluyor. Fırsat Eşitliğinden Geleceğin İş Gücüne Legrand Türkiye Grubu’nun insan odaklı çalışmalarının önemli bir bölümünü fırsat eşitliği oluşturuyor. 2018 yılından bu yana sürdürülen ellegrand projesi (Legrand’ta Kadın), kız çocuklarının teknik alanlara ilgisini desteklerken kadın çalışanların kariyer gelişimine yönelik uygulamalarla kurum içinde de karşılık buluyor. Eğitim bursları, teknik ekipman destekleri, okul ziyaretleri ve mentorluk çalışmalarıyla ilerleyen proje, kadınların teknik alanlardaki temsiliyetini güçlendirme hedefini farklı kariyer aşamalarına taşıyor. Legrand Türkiye Grubu’nun toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmaları, Arborus tarafından oluşturulan ve Bureau Veritas Certification tarafından denetlenen Avrupa ve Uluslararası Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Çeşitlilik Sertifikası’nı (GEEIS) Türkiye’de alan ilk üretim şirketi olmasıyla uluslararası ölçekte de tescillenmiş bulunuyor. Fırsat eşitliğine yönelik çalışmalarını gençlerin gelişimine yönelik uygulamalarla sürdüren Grup, geleceğin iş gücünün yetkinlik kazanmasına da katkı sunuyor. Gençlerin iş dünyasını yakından tanımasına, fikirlerini paylaşmasına ve yeteneklerini geliştirmesine alan açan Genç Kurul ve Yönetici Aday Programı (YAP) gibi uygulamalar, gençlerin kariyer yolculuklarının farklı aşamalarında desteklenmesini amaçlıyor. 2025–2027 KSS Yol Haritası kapsamında yönetim pozisyonlarında kadın temsilinin artırılması ve kariyerinin başındaki bireylere her yıl yeni fırsatlar sunulması da bu alandaki hedefler arasında yer alıyor. Çalışanlardan İş Ortaklarına Uzanan Sorumlu İş Anlayışı Legrand Türkiye Grubu, insan odaklı yaklaşımını yalnızca fırsat eşitliği ve gençlerin gelişimiyle sınırlı tutmuyor; çalışanların gelişiminden iş ortaklarıyla kurulan ilişkilere kadar uzanan sorumlu bir iş yapış biçimini de kurumsal değerlerinin bir parçası olarak ele alıyor. Çalışanların beceri gelişimi, iş sağlığı ve güvenliği, iş ahlakı ve uyum, insan hakları ve tedarikçilerle kurulan ilişkiler, 2025–2027 KSS Yol Haritası kapsamında aynı sorumluluk çerçevesinde değerlendiriliyor. Grup, 2027 yılına kadar çalışanların %90’ına her yıl eğitim verilmesini ve çalışan başına yıllık 10 saat eğitim hedefine ulaşılmasını amaçlıyor. Bunun yanı sıra tedarikçi ilişkilerinde insan hakları standartlarının gözetilmesini de öncelikleri arasında tutuyor. Böylece sorumlu iş yapış biçimi, kurum içindeki uygulamalardan değer zincirindeki iş ortaklarına kadar genişleyen bir yapı içinde ele alınıyor. Çevresel Etkiyi Değer Zinciri Boyunca Ele Alıyor Legrand Türkiye Grubu’nun sürdürülebilirlik yaklaşımının bir diğer önemli boyutunu çevresel hedefler oluşturuyor. 2025–2027 KSS Yol Haritası kapsamında iklim değişikliğiyle mücadele ve döngüsel ekonomi alanlarında emisyonların azaltılması, eko-tasarım kriterlerinin yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir malzeme kullanımının artırılması hedefleniyor. Grup, çevresel etkiyi kendi operasyonlarının ötesinde, müşterilerine sunduğu çözümler üzerinden de ele alıyor. Enerji verimliliği çözümleriyle üç yıl içinde 20 milyon ton karbondioksit emisyonunun önlenmesi hedeflenirken, 2050 yılına kadar Net Sıfır olma taahhüdü de uzun vadeli iklim hedefini ortaya koyuyor. Böylece çevresel sorumluluk, hem operasyonel süreçlerde hem de Legrand’ın sunduğu çözümlerin yarattığı etki üzerinden değerlendiriliyor. Çalışanların gelişiminden fırsat eşitliğine, sorumlu iş yapış biçiminden çevresel etkiye kadar uzanan bu çalışmalar, Legrand Türkiye Grubu’nun “Yaşamları İyileştirmek” amacının farklı alanlardaki karşılığını oluşturuyor. Grup, kurumsal değerlerini yalnızca kendi organizasyonu içinde değil; çalışanları, iş ortakları, müşterileri, toplum ve çevre üzerinde yarattığı etkiyle birlikte ele alıyor. Legrand’ın sürdürülebilirlik alanındaki yaklaşımı, şirketlerin çevresel, sosyal ve etik performanslarını değerlendiren uluslararası sürdürülebilirlik derecelendirme kuruluşu EcoVadis’in değerlendirmesinde de karşılık buluyor. Legrand, 29 Temmuz 2026 tarihli EcoVadis değerlendirmesinde 100 üzerinden 88 puanla bir kez daha Platin Madalya elde etti. Bir önceki değerlendirmeye göre puanını 4 puan artıran Legrand, EcoVadis tarafından değerlendirilen şirketler arasında ilk %1’lik dilimde yer aldı. Değerlendirmede Legrand, “Çevre” kategorisinde 100/100 tam puan elde ederken, “Sürdürülebilir Tedarik” alanında önemli ilerleme kaydetti ve “Çalışma Koşulları ve İnsan Hakları” alanındaki güçlü performansını korudu. “Yaşamları İyileştirmek İlkemizi Bütünsel Bir Anlayışla Hayata Geçiriyoruz” Legrand Türkiye Grubu’nun kurumsal değerleri ve toplumsal etki odaklı çalışmaları hakkında değerlendirmede bulunan Legrand Türkiye Grubu CMO’su Gül Sevinç Selçuk, “Legrand Türkiye Grubu olarak, “Yaşamları İyileştirmek” ilkemizi sunduğumuz ürün ve çözümlerden çalışma kültürümüze, paydaşlarımızla kurduğumuz ilişkilerden toplumsal ve çevresel etkimize uzanan bütünsel bir anlayışla hayata geçiriyoruz. Kadınların teknik alanlardaki gelişimini desteklemek, gençlerin kariyer yolculuklarına alan açmak, çalışanlarımızın yetkinliklerini geliştirmek ve çevresel etkimizi azaltmak bizim için birbirinden bağımsız başlıklar değil. Bunların tamamını, uzun vadeli ve sorumlu bir değer yaratma anlayışının parçaları olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde de ölçülebilir hedeflerimiz doğrultusunda bu çalışmalarımızı geliştirerek çalışanlarımız, iş ortaklarımız, müşterilerimiz ve toplum için kalıcı değer yaratmaya devam edeceğiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Platform Sektöründe Kiralama 600 Milyon TL'ye Ulaştı  Haber

Platform Sektöründe Kiralama 600 Milyon TL'ye Ulaştı 

PLATFORMDER Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Günaydın, artan talep ve yerli üretimdeki yükselişle sektörün önümüzdeki 5 yılda 50 bin platformluk büyüklüğe ulaşmasını beklediklerini söyledi. 35 BİN PLATFORMLUK DEV PAZAR BÜYÜYOR Türkiye'de personel yükseltici platform (PYP) kiralama sektörü son yıllarda gösterdiği hızlı büyümeyle dikkat çekiyor. 5 Ekim 2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği ile personel yükseltici platformların (manlift) kullanım standartları kökten değişti. Düzenleme uyarınca, düşme riski olan her yer yasal olarak yüksekte çalışma kapsamına alındı ve platformların kullanımı zorunlu hale geldi. Mevzuat değişikliği platform talebini artırınca kiralama sektörü de hızlı bir yükselişe girdi. Sektörde büyüyen kiralama hacmi, platform yatırımlarını da cazip hale getirdi. PLATFORMDER Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Günaydın, Türkiye'deki platform kiralama pazarının son yıllarda Avrupa'nın üzerinde bir büyüme performansı sergilediğini belirterek, "Platform kiralama sektörü artık yalnızca makine temin eden bir hizmet alanı değil, başlı başına önemli bir ekonomik büyüklüğe ulaştı. İşletmeler satın almak yerine kiralamayı tercih ettikçe sektörün hacmi de her yıl güçleniyor." dedi. 30 BİN PLATFORM KİRALANDI Platformların bugün inşaat sahalarının yanı sıra fabrikalarda, depolarda, alışveriş merkezlerinde, enerji tesislerinde, bakım-onarım çalışmalarında, belediye hizmetlerinde ve açık hava reklamcılığı gibi çok farklı alanlarda yaygın şekilde kullanıldığını ifade eden Günaydın, güvenli erişim ihtiyacının arttığı her sektörde platform talebinin yükseldiğini söyledi. Türkiye genelinde aktif olarak hizmet veren yaklaşık 35 bin personel yükseltici platform bulunduğunu kaydeden Günaydın, bunların yaklaşık 30 bininin kiralama filolarında yer aldığını belirtti. Türkiye'deki toplam platform parkının yaklaşık yüzde 80'inin büyük ölçekli kiralama şirketlerinin kontrolünde olduğunu vurgulayan Günaydın, "Son yıllarda büyük firmaların önemli bölümü filolarını yüzde 40-45 oranında büyüttü. İlk beş şirketin toplam filosu da yüzde 30'un üzerinde artış gösterdi. Bu tablo, kiralama sektörünün ulaştığı ölçeği açıkça ortaya koyuyor. Platform kiralama sektörü son sekiz yılda yüzde 114 büyüdü. Bugün yaklaşık 30 bin platform kiralık kullanılıyor." ifadelerini kullandı. PLATFORM KİRALAMA SEKTÖRÜ 600 MİLYON TL’YE ULAŞTI 2025 yılında yaklaşık 24 bin platformun kiralandığını aktar PLATFORMDER Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Günaydın, kiralama sektörünün cirosunun 2018’den itibaren yüzde 684 artışla 600 milyon liraya ulaştığını ifade etti. Platformlar yükseliklerine ve çalışma alanlarına göre 30 bin TL ile yaklaşık 300 bin TL arasında aylık kira getirisi sağlayabiliyor. Bu gelişme platform yatırımlarını da cazip hale getirdi. Bir platformla başlayan yatırımcılar kısa sürede filolarını büyütüyor. Sektör her geçen yıl daha fazla girişimcinin ilgisini çekiyor." dedi. YERLİ ÜRETİMİN PAYI YÜKSELİYOR HEDEF 50 BİN PLATFORM Yerli üretimde de önemli ilerleme yaşandığını belirten Günaydın, son iki yılda yerli üretim platformlara talebin belirgin şekilde arttığını söyledi. 2025 yılında yerli üreticilerin yaklaşık 1.775 adet satışla pazarın yüzde 32'sine ulaştığını ifade eden Günaydın, ithal makine payının ise yüzde 80'den yüzde 68'e gerilediğini kaydetti. Yerli üretimin güçlenmesinin hem dışa bağımlılığı azalttığını hem de Türkiye'nin makine sanayisine katma değer sağladığını vurgulayan Günaydın, "Yerli üreticilerimizin kapasitesi ve rekabet gücü her geçen yıl artıyor. Sektörün önümüzdeki beş yılda 50 bin platformluk büyüklüğe ulaşmasını bekliyoruz. Bu büyüme hem kiralama pazarını hem de yerli makine üretimini daha ileri taşıyacak." diye konuştu. SEKTÖR PLATFORM GÜNLERİ’NDE BULUŞACAK PLATFORMDER'in ana destekçiliğinde, Uluslararası Yükseltici Platform Federasyonu (IPAF) resmi partnerliğinde düzenlenecek Platform Günleri 2026, 17-19 Eylül tarihlerinde İstanbul Tuzla’da gerçekleştirilecek. Açık alanda yapılacak fuara; işletmeciler, üreticiler, distribütörler, tedarikçiler ve sektör profesyonellerini bir araya getirecek. Yaklaşık 35 bin adetlik aktif platform parkını temsil eden sektörün yatırım gündemine yön vermesi beklenen etkinlikte, katılımcılar yeni nesil personel yükseltici platformları, güvenlik teknolojilerini ve dijital filo yönetim sistemlerini gerçek çalışma koşullarına yakın bir ortamda deneyimleme fırsatı bulacak. Hybrid İletişim tarafından düzenlenen organizasyona yurt dışından da yoğun katılım bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Havuz Kimyasallarındaki Tehlikeye Dikkat! Haber

Havuz Kimyasallarındaki Tehlikeye Dikkat!

Bodrum’da bir otelde havuz bakımı sırasında meydana gelen gaz sızıntısından 15 kişinin etkilenerek hastaneye kaldırılması, havuz güvenliğinin yalnızca yüzme sırasında alınacak önlemlerden ibaret olmadığını; bakım, temizlik, kimyasal depolama ve dozajlama süreçlerinin de profesyonel biçimde yönetilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan ile İş Sağlığı ve Güvenliği Programı Öğr. Gör. Mustafa Cüneyt Gezen, havuzlarda kimyasal güvenliğinden elektrik tesisatına, boğulma riskinden kayıp düşmelere kadar alınması gereken önlemleri değerlendirdi. Havuzlardaki riskler neler? Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, yaz aylarında kullanım yoğunluğu artan yüzme havuzlarında kimyasal risklerin yanı sıra boğulma, elektrik çarpması, kayma ve düşme gibi önemli tehlikeler bulunduğunu söyledi. Dr. Uçan, kullanıcı sayısı ve kullanım sıklığındaki artışa rağmen düzenli bakım ve güvenlik önlemlerinin ihmal edilmesinin insan sağlığı açısından ciddi tehdit oluşturabileceğini kaydederek, “Yüzme havuzları, düzenli kontrollerin, periyodik bakımların ve çevresinde güvenlik tedbirlerinin alınması gibi sorumlulukları beraberinde getiriyor. Yüzme havuzlarıyla ilgili asgari koşulların sağlanmasında birincil sorumluluk işletmecilerde, toplu yaşam alanlarına ait ortak yüzme havuzlarında ise site yönetimlerindedir.” dedi. Çocuklar havuz başında bir an bile gözetimsiz bırakılmamalı Boğulma riskine karşı alınacak tedbirlerin hayati önem taşıdığını dile getiren Dr. Uçan, çocukların havuz çevresinde mutlaka yetişkin gözetiminde bulunması gerektiğini vurguladı. Dr. Uçan, havuzların yakınında can simidi gibi kurtarma ekipmanlarının hazır bulundurulması, ilk yardım çantasının eksiksiz olması ve acil durumlarda iletişimi sağlayacak imkanların bulunması gerektiğini ifade ederek, “Havuz çevresinde herkes tarafından görülebilen ve okunabilen ‘Havuz Kullanım Talimatları’ bulunmalı.” diye konuştu. Islak zemin ciddi yaralanmalara neden olabilir Havuz çevresindeki kayma ve düşme vakalarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Uçan, “Havuz ve çevresinde olası tehlikelere karşı bilgilendirme levhaları mutlaka asılmalı. Havuz derinlikleri kullanıcıların görebileceği şekilde belirtilmeli ve dalışın yasak olduğu alanlarda güvenlik işaretleri kullanılmalı.” dedi. Yürüme alanları, duş bölgeleri ve havuz çevresindeki zeminlerin kaymayı önleyici malzemelerden yapılması gerektiğini ifade eden Dr. Uçan, tahliye sistemleri ve mazgalların da düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini kaydetti. Havuz çevresindeki elektrik ölümcül risk oluşturabilir Havuzlarda elektrik güvenliğinin en kritik başlıklardan biri olduğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, elektrik tesisatlarının mevzuata uygunluğunun düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Dr. Uçan, “Havuz içinde veya çevresindeki elektrik akımının 50 Voltun altında tehlikesiz gerilim olarak nitelendirilen koşulu sağlamasına mutlaka dikkat edilmeli. Havuzlarda 12 volt AC aydınlatma ve uygun temizlik robotları kullanılmalı. Kaçak akım rölesi mutlaka olmalı.” dedi. Havuz bakımındaki kimyasallar rastgele kullanılmamalı İş Sağlığı ve Güvenliği Programı Öğr. Gör. Mustafa Cüneyt Gezen de havuz suyunun dezenfeksiyonunda kullanılan kimyasalların yanlış depolanması, taşınması veya uygulanmasının ciddi sağlık riskleri doğurabileceğine dikkat çekti. “Havuz kimyasalları depolama, elleçleme ve dozajlama sırasında en kritik nokta; kimyasalları asla birbiriyle karıştırmamaktır.” diyen Gezen, kimyasalların serin, kuru ve iyi havalandırılan alanlarda muhafaza edilmesi gerektiğini söyledi. Klor ve asit yan yana bile depolanmamalı Özellikle asit ve klor içeren ürünlerin birbirinden ayrı tutulması gerektiğini vurgulayan Gezen, “Asit ve kloru aynı rafta veya dolapta bulundurmak ciddi tepkime riskine neden olur. Kimyasallar başka bir kaba aktarılmamalı; orijinal kaplarında, etiketleri ve kapakları korunarak saklanmalıdır.” dedi. Dökülme ve sızıntılara karşı da önlem alınması gerektiğini belirten Gezen, ambalajların altında sızıntı havuzlarının bulunması gerektiğini kaydetti. Gezen, havuz kimyasallarının çocukların ve yetkisiz kişilerin ulaşamayacağı kilitli depolarda saklanması gerektiğini de vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Platformder:  "Yükseltici Platformlarla İş Kazalarının Yüzde 41'i Önlenebilir" Haber

Platformder:  "Yükseltici Platformlarla İş Kazalarının Yüzde 41'i Önlenebilir"

HER İKİ İŞ KAZASINDAN BİRİ YÜKSEKTEN DÜŞME İş kazaları, dünyada olduğu gibi Türkiye'de de çalışma hayatının en önemli sorunları arasında yer alıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre her yıl yaklaşık 330 bin kişi iş kazalarında yaşamını yitirirken, 395 milyon çalışan ise ölümcül olmayan iş kazası geçiriyor. ILO, iş kazaları ve meslek hastalıklarının büyük bölümünün alınacak basit ancak etkili iş sağlığı ve güvenliği önlemleriyle önlenebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle yüksekte çalışma, makine güvenliği, elektrikle çalışma, kapalı alan riskleri, kişisel koruyucu donanım eksikliği ve yetersiz eğitim gibi temel risklerin ortadan kaldırılmasıyla ölümcül kazaların önemli bölümünün engellenebileceği belirtiliyor. YÜZDE 80’i ÖNLENEBİLİR Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın SGK bildirimleri üzerinden yaptığı analize göre, 2013-2023 döneminde inşaat sektöründe meydana gelen ölümlü iş kazalarının ortalama yüzde 40.7'si yüksekten düşme nedeniyle yaşandı. 2023 yılında da yüzde 40.8 ile yüksekten düşme en fazla can kaybına yol açan iş kazası türü oldu. Veriler, yüksekte güvenli çalışmanın iş sağlığı ve güvenliğinin en kritik başlıklarından biri olduğunu ortaya koyuyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan PLATFORMDER Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Günaydın, “Yüksekten düşme, ölümlü iş kazalarının neredeyse yarısını oluşturuyor. Oysaki personel yükseltici platformlar ile yüksekten düşme kazalarının yüzde 80'i önlenebilir” dedi. PLATFORMLAR RİSKİ AZALTIYOR Başkan Günaydın, inşaat, elektrik, dış cephe temizliği, açık hava reklamcılığı, depoculuk, perakendecilik ve imalat sanayii gibi birçok farklı işte kullanılan platformların güvenli çalışma kültürünün önemli bir parçası haline geldiğini ifade etti. Günaydın, “Korkuluk sistemiyle çalışanı sürekli koruma altında tutan yükseltici platformlar, uygun kullanım koşullarında merdiven ve birçok geleneksel erişim yöntemine kıyasla düşme riskini önemli ölçüde azaltıyor. Platformlar hem işi kolaylaştırıyor hem de çalışanı koruyor” diye konuştu. Uzmanlar da her fırsatta doğru ekipman kullanımıyla gerekli güvenlik önlemlerinin yüksekte çalışanları koruyarak can kayıplarını azaltabileceğini vurguluyor. SEKTÖR PLATFORM GÜNLERİ 2026'DA BULUŞACAK PLATFORMDER'in ana destekçiliğinde, Uluslararası Yükseltici Platform Federasyonu (IPAF) resmi partnerliğinde düzenlenecek Platform Günleri 2026, 17-19 Eylül tarihlerinde İstanbul Tuzla’da gerçekleştirilecek. Açık alanda yapılacak organizasyon; işletmeciler, üreticiler, distribütörler, tedarikçiler ve sektör profesyonellerini bir araya getirecek. Yaklaşık 35 bin adetlik aktif platform parkını temsil eden sektörün yatırım gündemine yön vermesi beklenen etkinlikte, katılımcılar yeni nesil personel yükseltici platformları, güvenlik teknolojilerini ve dijital filo yönetim sistemlerini gerçek çalışma koşullarına yakın bir ortamda deneyimleme fırsatı bulacak. Organizasyona yurtdışından da yoğun katılım bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GÜBRETAŞ, Yarımca Tesislerinde Hissedarlarını Ağırladı Haber

GÜBRETAŞ, Yarımca Tesislerinde Hissedarlarını Ağırladı

Şirketin hissedarlarına yönelik olarak düzenlediği Yarımca Tesisleri ziyareti, tesislerin mevcut faaliyetlerinin yanı sıra sahip olduğu köklü tarihsel mirası da yakından tanıma fırsatı sundu. Ziyaret kapsamında katılımcılar, tesislerin üretim süreçleri, operasyonel faaliyetleri, teknoloji altyapısı ve devam eden yatırım projeleri hakkında yetkililerden detaylı bilgi aldı. Program boyunca üretim sahaları gezilerek yürütülen çalışmalar yerinde incelendi; iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları, çevresel sürdürülebilirlik çalışmaları ve verimlilik artırıcı projeler hakkında bilgilendirme yapıldı. Program kapsamında hissedarlar, Yarımca Tesisleri'nin kuruluşundan günümüze uzanan gelişim süreci hakkında bilgilendirildi. Türkiye sanayisinin gelişiminde önemli bir yere sahip olan tesislerin, yıllar boyunca ülke ekonomisine ve tarım sektörünün dönüşümüne sağladığı katkılar katılımcılarla paylaşıldı. Tarihsel süreç içerisinde birçok teknolojik yeniliğe ve kapasite artışına ev sahipliği yapan Yarımca Tesisleri ve Limanı’nın bugün de modern üretim anlayışıyla faaliyetlerini sürdürdüğü vurgulandı. Katılımcılar, hem tesislerin tarihsel gelişimine tanıklık etme hem de günümüzdeki faaliyetlerini yakından gözlemleme imkânı buldu. Karşılıklı görüş alışverişiyle zenginleşen program, hissedarların şirketin değerleri, kurumsal mirası ve geleceğe yönelik vizyonu hakkında daha kapsamlı bir bakış açısı edinmesine katkı sağladı. GÜBRETAŞ 70 yılı aşan köklü geçmişinden aldığı güç ve Tarım Kredi ile sağladığı güçlü sinerji ile geleceğe değer katmaya devam ederken, hissedarlarıyla kurduğu güçlü iletişimi ve şeffaf yönetim anlayışını sürdürmeyi hedeflemektedir. Karşılıklı görüş alışverişinin ön plana çıktığı program, güçlü kurumsal iletişim ve paydaş katılımı açısından önemli bir platform oluşturdu. GÜBRETAŞ hissedarları ile açık ve etkin iletişimi sürdürmeye, faaliyetleri hakkında düzenli bilgilendirme yapmaya ve tüm paydaşlarıyla birlikte tarımsal üretime sürdürülebilir değer yaratmaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tepe Kurumsal, Perakende Günleri'nde Sektör Profesyonelleriyle Buluştu Haber

Tepe Kurumsal, Perakende Günleri'nde Sektör Profesyonelleriyle Buluştu

Şirket, etkinlik boyunca entegre hizmet yaklaşımını ve teknoloji destekli operasyon yönetimi çözümlerini ziyaretçilerle paylaşırken, perakende sektörünün dönüşen ihtiyaçlarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Perakende Günleri süresince güvenlik, tesis yönetimi, profesyonel temizlik, yemek hizmetleri ve iş sağlığı ve güvenliği alanlarındaki çözümlerini sektör temsilcilerine aktaran Tepe Kurumsal, sektör profesyonelleriyle gerçekleştirdiği temaslarda perakendenin değişen operasyonel ihtiyaçlarını ve entegre hizmet yönetimine yönelik beklentileri ele aldı. İki gün boyunca yoğun ziyaretçi trafiğine sahne olan stantta iş ortakları, müşteriler ve sektör paydaşlarını ağırlayan Tepe Kurumsal, perakende sektörünün geleceğine ilişkin fikir alışverişlerinde bulunurken yeni iş birliği fırsatlarını da değerlendirme imkanı buldu. Fuarın dinamik atmosferi içerisinde gerçekleşen görüşmeler, sektörün dönüşen beklentilerine yönelik önemli içgörüler sunarken, Tepe Kurumsal’ın entegre hizmet yaklaşımına duyulan ilgiyi de ortaya koydu. Perakendede yeni dönem akıllı operasyonlarla şekilleniyor Fuarı değerlendiren Tepe Kurumsal İcra Kurulu Başkanı Murat Altıkardeşler, perakende sektöründe yaşanan dönüşümün artık yalnızca müşteri deneyimiyle sınırlı olmadığını belirterek şunları söyledi: “Perakende sektöründe rekabet artık yalnızca ürün ve fiyat üzerinden şekillenmiyor. Operasyonların ne kadar verimli, sürdürülebilir ve öngörülebilir yönetildiği de kurumların başarısında belirleyici hale geliyor. Perakende Günleri boyunca gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, özellikle yapay zeka destekli operasyon yönetimi, güvenlik teknolojileri ve veri odaklı karar mekanizmalarına yönelik ilginin önemli ölçüde arttığını gördük” dedi. "Entegre hizmet yönetimi artık bir tercih değil, ihtiyaç" Altıkardeşler, entegre hizmet yönetiminin kurumlar için stratejik bir ihtiyaç haline geldiğini vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: “Kurumlar bugün farklı hizmetleri ayrı ayrı yönetmek yerine, tüm operasyonlarını ortak standartlarla ve tek merkezden yönetebilecekleri çözümlere yöneliyor. Tepe Kurumsal olarak güvenlikten tesis yönetimine, profesyonel temizlikten iş sağlığı ve güvenliğine kadar geniş hizmet ekosistemimizi teknolojiyle destekliyoruz. Perakende Günleri’nde gördüğümüz yoğun ilgi de bu yaklaşımın sektörde giderek daha fazla karşılık bulduğunu gösteriyor” dedi. Tepe Kurumsal, önümüzdeki dönemde de teknoloji destekli entegre hizmet yaklaşımıyla perakende sektörünün operasyonel dönüşümüne katkı sunmaya ve kurumların değişen ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler geliştirmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PARSAN’da Sürekli İyileştirme ve Kıdem Ödülleri Sahiplerini Buldu Haber

PARSAN’da Sürekli İyileştirme ve Kıdem Ödülleri Sahiplerini Buldu

Şirketin Dilovası tesislerinde gerçekleştirilen törende, farklı alanlarda yürütülen çalışmalar ve elde edilen başarılar doğrultusunda geniş kapsamlı bir ödül programı hayata geçirildi. Bu kapsamda 16 çalışan sertifika, 22 çalışan plaket ile ödüllendirilirken, 8 bölüm ve çalışma alanı kupa ödülünün sahibi oldu. A3 proje ve destek çalışmaları kapsamında, 2025 yılında toplamda 126 adet A3 çalışmasından yapılan yarışma sonrasında en iyi 1.2. ve 3. A3 çalışmaları seçildi. Bu çalışmalarda aktif rol üstlenen ekip üyeleri sertifika ile ödüllendirilirken, projelere liderlik eden çalışanlar plaket ile takdir edildi. Öneri sistemi kapsamında ise 2025 yılında 839 adet öneriden; en fazla öneri sunan, en çok önerisi hayata geçirilen ve en yüksek katma değeri sağlayan çalışmaların sahipleri plaket ile ödüllendirildi. 5S çalışmaları doğrultusunda, üretim içi ve üretim dışı ve en iyi gelişim gösteren alanlarda öne çıkan bölümler kupa ile ödüllendiriidi. Sürekli İyileştirme Performans Göstergeleri kategorisinde ise 12 ay boyunca takip edilen 14 farklı departman arasında en iyi performansa sahip departman kupa ile ödüllendirilmiştir. İş sağlığı ve güvenliği alanında gerçekleştirilen iyileştirme çalışmalarında ise 6 farklı çalışan 6 plaket ve 3 farklı alan ise 3 kupa ile ödüllendirildi. Bunun yanı sıra, süreç disiplinine katkı sağlayan ve uygulama başarısı gösteren bölümler de ödül kapsamına dahil edildi. KIDEMLİ ÇALIŞANLARA VEFA Aynı gün düzenlenen 2025 Yılı Kıdem Ödülleri Töreni kapsamında ise, şirket bünyesinde 10,20 ve 30 yılını dolduran toplam 93 çalışan ödüllerini aldı. PARSAN yetkilileri elde ettiği başarıların arkasındaki en önemli gücün çalışanları olduğuna vurgu yaparak, verilen ödüllerin yalnızca bir teşekkür değil; aynı zamanda kurum kültürüne katkı sunan çalışanlara duyulan saygı ve minnetin bir göstergesi olduğunu belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.