Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iş Sağlığı Ve Güvenliği

Kapsül Haber Ajansı - Iş Sağlığı Ve Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iş Sağlığı Ve Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İnsan ve Kültür Liderliği Sahneye Çıkıyor Haber

İnsan ve Kültür Liderliği Sahneye Çıkıyor

İş dünyasında İnsan ve Kültür liderliği, yalnızca süreçleri yöneten bir fonksiyon olmaktan çıkarak kurumların güven kültürünü, sürdürülebilir performansını ve uzun vadeli başarısını şekillendiren stratejik bir role evriliyor. Değişen çalışma modelleri, artan regülasyonlar ve çalışan beklentilerindeki dönüşüm, bu liderlik alanını her zamankinden daha kritik bir konuma taşıyor. Temmuz ayında başlatılan Best People & Culture Leaders™ 2025 Listesi ve araştırması, Eylül ayında tamamlandı. Araştırmanın çıktıları, 19 Kasım 2025 tarihinde Great Place To Work® Türkiye tarafından düzenlenen özel bir etkinlikte paylaşıldı. Etkinlik kapsamında yalnızca araştırma sonuçları aktarılmakla kalınmadı; aynı zamanda İnsan ve Kültür liderleriyle birlikte geleceğe dönük güçlü bir diyalog ve ortak akıl alanı oluşturuldu. Bununla birlikte, Türkiye'de İnsan ve Kültür alanına ilham veren liderler onurlandırılarak süreç anlamlı bir kutlamayla tamamlandı. İnsan ve Kültür Liderliğinin Karar Masasındaki Gücü Best People & Culture Leaders™ 2025 araştırma bulguları, İnsan ve Kültür liderliğinin Türkiye'de stratejik karar alma süreçlerindeki konumunun belirgin biçimde güçlendiğini ortaya koyuyor. Listede yer alan liderlerin %64'ü, şirketlerinin yönetim veya icra kurulunda aktif rol aldığını belirtiyor. Bu oran, İnsan ve Kültür liderliğinin Türkiye'de hâlâ ağırlıkla operasyonel bir fonksiyon olarak konumlandığı yönündeki yerleşik algıyı açık biçimde sorgulatıyor. İnsan ve Kültür liderliği artık yalnızca kararları hayata geçiren değil; kararların şekillendiği, kurumun yönünü belirleyen masanın doğrudan bir parçası haline geliyor. Gelecek Dönem Öncelikleri Araştırma kapsamında liderlere, şirketlerinin önümüzdeki dönemde hangi alanlara öncelik vereceği soruldu. Yanıtlar, %21 ile dijitalleşme ve yeni teknolojilerin kullanımının ilk sırada yer aldığını gösteriyor. Bunu, %15 ile yetenek yönetimi ve çalışan deneyimi; %13 ile çalışan bağlılığı ve refahı başlıkları takip ediyor. Bu dağılım, İnsan ve Kültür liderlerinin geleceği yalnızca teknolojik bir dönüşüm olarak tanımlamadığını net biçimde ortaya koyuyor. Dijitalleşme, bu liderlik perspektifinde bir hedef değil; çalışan deneyimini güçlendiren, aidiyet duygusunu derinleştiren ve sürdürülebilir performansı destekleyen stratejik bir araç olarak konumlanıyor. Liderlerin Çalışanların Kişisel İyi Oluşuna Duyarlılığı Çalışanlara insani düzeyde duyarlılık göstermek, güçlü liderliği ayırt eden en kritik faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Best People & Culture Leaders™ 2025 listesinde yer alan liderlerin %93'ü, şirketlerinin çalışanların kişisel iyi oluşunu ve bireysel önceliklerini önemseme konusunda hassas davrandığını belirtirken; bu oran listede yer almayan liderlerde %75'te kalıyor. Ortaya çıkan 18 puanlık fark, yalnızca bir algı farklılığına işaret etmiyor. Bu sonuç, liderlik yaklaşımlarındaki insan odaklılık seviyesinin, organizasyonlar arasında yapısal bir ayrışma yarattı ğını gösteriyor. Yüksek performanslı organizasyonlarda liderlik pratiği; çalışanların yalnızca iş sonuçlarına değil, duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarına da sistematik biçimde yanıt veren bir anlayış üzerine inşa ediliyor. Araştırma bulguları, bu organizasyonlarda: Duygusal zekâ ve empati becerilerinin liderlik pratiğinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini,Psikolojik güvenlik ve güven kültürünün teknik yönetim becerileri kadar kritik kabul edildiğini,Çalışanlara yalnızca rol, unvan ve çıktılar üzerinden değil; insan olarak yaklaşmanın bir yönetim standardına dönüştüğünü,Aidiyet ve bağlılığın performansın yan ürünü değil; sürdürülebilir performansı mümkün kılan temel ön koşullardan biri olarak konumlandığını ortaya koyuyor. Eyüp Toprak: "İnsan ve Kültür Liderliği, Bugünü Anlamak Kadar Geleceği Okumayı da Gerektiriyor" Great Place To Work® Türkiye CEO'su Eyüp Toprak, Best People & Culture Leaders™ 2025 Araştırması'na ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Best People & Culture Leaders™ 2025 Araştırması'nı, Türkiye'de İnsan ve Kültür liderliğinin mevcut olgunluk seviyesini ve gelişim yönünü bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koymak amacıyla hayata geçirdik. Bu çalışma kapsamında, İnsan ve Kültür uygulamalarını yalnızca İK perspektifiyle değil; iş sağlığı ve güvenliği ile iş ve sosyal güvenlik mevzuatı yaklaşımlarıyla birlikte ele alarak liderliğin kapsamını genişleten bir değerlendirme çerçevesi oluşturduk. Araştırmayla amacımız, İnsan ve Kültür alanında fark yaratan liderlik pratiklerini görünür kılmak, bu pratikleri veriye dayalı ve objektif bir zeminde analiz etmek ve tüm ekosistem için anlamlı karşılaştırma alanları yaratmaktı. Elde ettiğimiz bulgular, Türkiye'de İnsan ve Kültür liderliğinin güçlü yönlerine, gelişim alanlarına ve geleceğe dönük önceliklerine dair önemli içgörüler sunuyor. Bu sürece katkı sunan tüm liderlere teşekkür ediyor; Best People & Culture Leaders™ 2025 listesinde yer alan liderleri gönülden kutluyoruz. Great Place To Work® Türkiye olarak, İnsan ve Kültür liderleriyle birlikte etki yaratan, öğrenen ve dönüştüren bu yolculuğu kararlılıkla büyütmeye devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koçtaş, OTÜSEM İş Birliğiyle İnşaat Sektöründe Nitelikli İş Gücünü Destekliyor Haber

Koçtaş, OTÜSEM İş Birliğiyle İnşaat Sektöründe Nitelikli İş Gücünü Destekliyor

İş birliği kapsamında hayata geçirilecek eğitim programlarıyla, inşaat ve yapı sektöründe ihtiyaç duyulan nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine katkı sağlanması hedefleniyor. Türkiye’nin lider ev geliştirme perakendecisi Koçtaş ile OSTİM Teknik Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (OTÜSEM) arasında önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. Bu kapsamda, eğitim programları Koçtaş’ın eğitim ve gelişim merkezi Koçtaş Atölye çatısı altında hayata geçirilecek. Uygulamaya dayalı ve sahada doğrudan karşılığı olan içeriklerle kurgulanan bu programlar; ustaların ve bireylerin mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmeyi, sektöre donanımlı insan kaynağı kazandırmayı ve ev geliştirme alanında nitelikli uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Evde Tamirattan Peyzaj Uygulamalarına Uzanan Eğitimler İş birliği kapsamında sunulacak “Evimde Usta Benim – Evde Tamirat Eğitim Programı”, yapı ve bakım alanında temel teknik bilgiye sahip, güvenli ve bilinçli uygulama yapabilen bireyler yetiştirilmesini hedefliyor. Program sayesinde katılımcılar; küçük ölçekli onarım, montaj ve bakım işlerinde sektörel standartlara uygun uygulama becerileri kazanarak, hem kendi yaşam alanlarında hem de profesyonel hayatta bu bilgi ve becerileri kullanma imkanı buluyor. Koçtaş ve OTÜSEM iş birliğiyle hayata geçirilecek bir diğer program olan “Bahçe Düzenlemesi ve Peyzaj Eğitimi” ise açık alan düzenleme, çevre düzenlemesi ve peyzaj uygulamaları alanlarında temel uygulama becerilerine odaklanıyor. Eğitim, bu alanda kendini geliştirmek ve uzmanlaşmak isteyen bireylere yönelik pratik ve uygulanabilir bir içerik sunuyor. Geniş Katılımlı ve Sürdürülebilir Eğitim Yaklaşımı Koçtaş Atölye’de yürütülecek eğitim programları; sektöre adım atmak isteyen bireylerden mesleki becerilerini geliştirmeyi hedefleyen çalışanlara, saha personelinden girişimcilik hedefi olan katılımcılara kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. Teorik bilginin yanı sıra uygulamalı eğitim anlayışıyla kurgulanan programlar, iş sağlığı ve güvenliği bilincini ve mesleki sorumluluk kültürünü merkeze alıyor. Koçtaş, OTÜSEM ile hayata geçirdiği bu iş birliğiyle, ustalara ve evini kendi yapmak isteyen bireylere değer katmayı, ev geliştirme ekosistemini güçlendirmeyi ve inşaat sektörünün nitelikli iş gücü ihtiyacına sürdürülebilir çözümler sunmayı hedefliyor.

İnşaat Sektörüne Sigorta Kalkanı Haber

İnşaat Sektörüne Sigorta Kalkanı

İMSİAD Başkanı Şeref Demir, TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Üyesi Ayhan Gencal, Avukat Yusuf Barkoğlu ve Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurettin Yamankaradeniz'in konuşmacı olarak katıldıkları etkinliğe İMSİAD üyeleri yoğun ilgi gösterdi. İnşaat projelerinde riskler İnşaat projelerinde karşılaşılan risklerin sigorta olgusunu zorunlu kıldığını belirten İMSİAD Başkanı Şeref Demir, inşaat sektörü temsilcilerinin risk yönetimini profesyonel anlayış doğrultusunda hayata geçirmeleri gerektiğini ifade etti. Müteahhitlerin inşaat sürecinde pek çok belirsizlikle karşı karşıya kaldığını belirten Demir, "Üretim sürecindeki belirsizlikler, risk yönetimini de beraberinde getiriyor. Malzeme sevkiyatında yaşanan olası kazalar ve çevre koşullarının getirdiği zorluklar, risk faktörlerini oluşturan başlıca faktörler. Bu faktörler ile diğer unsurların varlığı, sigorta kalkanı ile bertaraf edilebilir. Meslektaşlarımız risk faktörlerinden kaynaklanabilecek maddi manevi kayıplarını, sigorta güvencesiyle telâfi edebilirler. Diğer yandan yaşanan üzücü iş kazaları da sektörün risk barındıran bir başka gerçeği. 2024 yılında yaşanan ölümlü iş kazalarının yüzde 30'u maalesef sektörümüzde gerçekleşti. Bu hazin tablo, sigortacılıkla beraber iş sağlığı ve güvenliği olgusunu da gündeme getiriyor. Gerçekleştirdiğimiz etkinliklerde sürekli risk faktörünün varlığına dikkat çekerek, meslektaşlarımızı riskin yol açabileceği kayıplar karşısında uyarıyoruz. İş kaybı, can kaybı, yaralanma gibi risklerin minimize edilmesi adına iş sağlığı ve güvenliği ile sigorta gerçeğine dikkat çekiyoruz." diye konuştu. Poliçelerin kapsamı Konuşmasında karşılaşılan risk faktörlerine karşı söz konusu olabilecek maddi kaybın değerinin, sektör temsilcileri tarafından sigorta poliçelerinde belirtilmesi gerektiğini ifade eden TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Üyesi Ayhan Gencal ise, aksi durumda doğabilecek olumsuzluklardan sigorta acentelerinin sorumlu tutulamayacağını vurguladı. Riske konu olan kaybın maddi tutarının ne olacağını, ancak ve ancak üretim süreçlerine hakim olan işletme ya da firma temsilcilerinin bilebileceğini vurgulayan Gencal, "Sigorta poliçenizde hiçbir detayı atlamayın. 'Bu da olmaz' diyebileceğiniz ayrıntılara dahi dikkat edin. Sigorta poliçesi ile güvence altına alınmayan üretim ve hizmet süreçlerinde yaşanması muhtemel maddi manevi kayıplar, inşaatınızın durmasına neden olabilir. Böylesi bir durum hiç istenilmeyen olumsuz sonuçları da beraberinde getirir" diye konuştu. İş kazalarındaki maddi-manevi kayıplar Avukat Yusuf Barkoğlu da konuşmasında, iş kazalarında söz konusu olabilecek maddi-manevi tazminat hususlarına ilişkin bilgilendirmede bulundu. Kişinin yaşı, geliri, kusur durumu ve mağduriyetinin maddi – manevi tazminata konu olabilecek kriterleri belirlediğine değinen Barkoğlu, kişinin iş kazası sonucunda vefatı durumunda tazminattan vefat eden kişinin mirasçıları ile bakmakla yükümlü olduğu birinci derece yakınlarının da hak sahibi olacaklarına işaret etti. İş sağlığı ve güvenliğinin önemi Etkinliğin son konuşmacısı Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurettin Yamankaradeniz ise iş sağlığı ve güvenliğinin önemine dikkat çekti. İnşaat sektöründe 2024'de meydana gelen 86 bin 736 iş kazasında 552 ölümlü vaka yaşandığına işaret eden Yamankaradeniz, "Yüksekten düşmeye bağlı olarak meydana gelen iş kazaları, sektördeki kazaların büyük bölümünü oluşturmaktadır. Bu da iş sağlığı ve güvenliğini gerektiren kurallara uyulmadığını gösteriyor. İşverenlerimiz bu durumu göz önünde bulundurarak gerekli tedbirleri almalıdır. Son yıllarda iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili bilinçlendirici faaliyetler dikkat çekiyor. İşveren her ne kadar kazaları minimize edici önlemler almış olsa da alınan önlemlere çalışanların ne denli uyup uymadıklarını sürekli denetlemelidir. Çalışanlar da kendi can emniyetleri için iş sağlığı ve güvenliğinin gereklerini yerine getirmelidir" dedi. Sunumların ardından konuşmacılar ile etkinliğin sponsoru olan HDI Sigorta adına, Marmara Bölge Müdürü Zekeriya Kahraman'a, İMSİAD Başkanı Şeref Demir tarafından teşekkür plaketi takdim edildi. Programın sonunda katılımcılar toplu fotoğraf verdi.

UEDAŞ, Sokak Lambalarında LED Dönüşüm Sürecini Başlattı Haber

UEDAŞ, Sokak Lambalarında LED Dönüşüm Sürecini Başlattı

Ocak 2025’te yürürlüğe giren “Genel Aydınlatma Kapsamında LED Armatürlerin Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar” doğrultusunda çalışmalarını hızlandıran UEDAŞ, LED dönüşümünde dağıtım şirketleri arasında öncü konuma yükseldi. Proje kapsamında LED armatürlerin uzun ömürlü, düşük bakım maliyetli ve çevre dostu yapısı sayesinde hem enerji kayıpları azaltılıyor hem de şehirlerin gece görünümü daha güvenli ve modern hale getiriliyor. 5 Yılda 256 Bin LED Armatür Montajı TEDAŞ tarafından belirlenen hedefler doğrultusunda UEDAŞ, 2025 yılı içerisinde yeni tesis ve dönüşüm çalışmaları kapsamında 28 bin 453 adet, takip eden dört yıl boyunca ise her yıl 56 bin 906 adet olmak üzere, toplamda 256 bin 76 adet LED armatür montajı gerçekleştirmeyi planlıyor. Dönüşüm yapılacak direklerin tespiti, malzeme ve maliyet planlaması, teknik şartname ve sözleşme süreçlerini kapsayan kapsamlı bir çalışma yürütüldü. Sahadaki tüm süreçlerin etkin şekilde izlenebilmesi amacıyla geliştirilen dijital sistem ve tablet uygulamaları sayesinde, iş takibi canlı ve şeffaf biçimde gerçekleştiriliyor. “Enerji verimliliğinde örnek bir projeyi hayata geçiriyoruz” UEDAŞ Genel Müdürü Cihangir Gençoğlu, 13 Ekim 2025’te Bursa Nilüfer’de başlatılan ve aralıksız devam eden proje ile ilgili ,“LED armatür dönüşüm projemiz, şehirlerimizin güvenliğini, çevresel sürdürülebilirliği ve kamu kaynaklarının verimli kullanımını esas alan bütüncül bir dönüşüm projesi. Dijital altyapı ile desteklediğimiz bu süreç sayesinde sahadaki her adımı anlık olarak izleyebiliyor, şeffaf ve etkin bir yönetim anlayışıyla ilerliyoruz. UEDAŞ olarak enerji verimliliğinde ve modern şehir aydınlatmasında sektörümüze örnek olacak bir çalışmayı hayata geçirmekten gurur duyuyoruz.” UEDAŞ tarafından yürütülen LED armatür dönüşüm çalışmaları, iş sağlığı ve güvenliği öncelikleri gözetilerek kesintisiz şekilde sürdürülürken, proje tamamlandığında bölgedeki aydınlatma altyapısının daha güvenli, modern ve çevre dostu bir yapıya kavuşması hedefleniyor.

Tepe Kurumsal, Türkiye’nin En Geniş Entegre Hizmet Ağını Tek Marka Altında Topladı Haber

Tepe Kurumsal, Türkiye’nin En Geniş Entegre Hizmet Ağını Tek Marka Altında Topladı

Tepe Kurumsal, tüm hizmetlerin aynı kalite standardıyla yönetildiği ve operasyonların tek merkezden koordine edildiği bir modeli benimseyerek; robotik sistemler, IoT, yapay zeka ve fintech çözümleri gibi teknolojileri hizmet süreçlerine entegre ediyor. Bu sayede işletmelerin iş yükünü azaltmayı, süreçleri sadeleştirmeyi ve zaman kazandırarak verimliliği artırmayı sürdürüyor. Türkiye’de 30 yılı aşkın süredir, Kurumsal Hizmetler pazarına öncülük eden marka, yeni yapısını, hizmet modelini ve gelecek hedeflerini düzenlediği bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. Tepe Kurumsal Yönetim Kurulu Başkanı Levent Güler ve Tepe Kurumsal İcra Kurulu Başkanı Murat Altıkardeşler’in sözcülüğünde gerçekleştirilen toplantıda teknolojinin ve dijitalleşmenin baş döndüren hızına uyum sağlayabilen, yeni teknolojileri kullanan bütünleşmiş bir modelin kurumlara sağladığı verimliliğin altı çizildi. Yeni yapılanma ile Tepe Güvenlik, Tepe Tesis Yönetimi, Tepe Gurme, Tepe ONE, Tepe İSG ve Tepe PRO markaları Tepe Kurumsal çatı markası altında, tek organizasyon olarak faaliyet göstermeye devam edecek. Böylece fiziki güvenlikten elektronik güvenlik teknolojilerine, entegre tesis yönetiminden profesyonel temizlik ve teknik bakıma; kurumsal yemek hizmetlerinden iş sağlığı ve güvenliği çözümlerine, endüstriyel hijyen tedarikine kadar tüm hizmetler tek merkezden, bütünleşik bir mimari ile sunulacak. “Teknolojiyi arkamıza alarak 1 milyar dolarlık ciro hedefliyoruz” Tepe Kurumsal Yönetim Kurulu Başkanı Levent Güler, Tepe Kurumsal’ın Bilkent Holding bünyesinde yer aldığını ve yüzde 100 Türk sermayesiyle kurularak birçok iş kolunda faaliyet gösterdiğini söyledi. 1986 yılında Bilkent Üniversitesi tarafından kurulan Bilkent Holding’in yurtiçi ve yurtdışında inşaat, mobilya, perakende, savunma sanayi, güvenlik, sigorta, turizm, enerji ve gayrimenkul gibi birçok sektörde faaliyet gösterdiğini, TAV ve İDO gibi iştirakleriyle havalimanı ve deniz otobüsleri işletmeciliğinde de etkin olarak yer aldığını belirtti. Levent Güler sözlerine şöyle devam etti, “Bilkent Holding bünyesinde yer alan Tepe Kurumsal olarak 81 ilde, Türkiye’nin ilk 500’ünde yer alan birçok büyük markaya, hastanelere, kamu kurumlarına, limanlara, bankalara hizmet veriyoruz ve istikrarlı büyümemizi sürdürüyoruz. Biz, sürdürülebilir bir büyüme için yerli sermayenin gücüne inanıyor ve bu doğrultuda ülke ekonomisine katkıda bulunmak için çalışıyoruz. Geçtiğimiz her gün, iş dünyasının tek noktadan erişilebilen, teknolojik ve sürdürülebilir çözümlere olan ihtiyacı artıyor. Biz de bu ihtiyaca daha güçlü yanıt verebilmek için hizmetlerimizin entegre yapısını yeni bir kurumsal mimari altında daha bütüncül bir modele taşıdık. Önümüzdeki dönemde veriye dayalı yönetim ve süreç verimliliği odağında müşterilerimize daha fazla değer sunmaya devam edeceğiz” dedi. Levent Güler sözlerine şöyle devam etti: “Teknoloji ve dijitalleşme, artık her sektörde olduğu gibi bizim de en kritik odak alanlarımızdan biri haline geldi. Bu alandaki yatırımlarımızın gücüyle, hizmet sunduğumuz tüm sektörlerde operasyonel mükemmeliyeti bambaşka bir seviyeye taşıyoruz. Entegre yapımız ve stratejik hedeflerimiz doğrultusunda, önümüzdeki dönemde 1 milyar dolarlık ciro büyüklüğüne ulaşmayı hedefliyoruz.” 3 çizginin olduğu her yerde, tüm hizmetler tek merkezden ve tek standartla sunuluyor Toplantıda şirketin yenilenen yapılanmasını, büyüme vizyonunu ve 2026 hedeflerini paylaşan Tepe Kurumsal İcra Kurulu Başkanı Murat Altıkardeşler, geçtiğimiz yıl itibarıyla tüm hizmet süreçlerini yeniden ele aldıklarını ve teknoloji odaklı yeni bir yapıya geçtiklerini söyledi. Altıkardeşler, altı markanın tek bir çatı altında birleştirilmesinin müşteriye daha sade ve öngörülebilir bir hizmet modeli sunduğunu, operasyonları ise daha verimli bir yapıya taşıdığını vurgulayarak, “Türkiye’nin dört bir yanındaki güvenlik, temizlik, yemek, teknik bakım, İSG ve tesis yönetimi süreçlerini artık ortak bir akıl ve ortak standartla yönetiyoruz. Bugün duyurduğumuz yeni model, iş yükünü azaltmayı, süreçleri sadeleştirmeyi, zaman kazandırmayı ve böylece verimliliği artırmayı hedefliyor” dedi. Tepe Kurumsal’ın dönüşümünü “Tepe yenileniyor” sözleriyle özetleyen Altıkardeşler, “Artık sahada üç çizgimizi gördüğünüz her yerde tüm hizmet ihtiyaçlarınız tek merkezden, tek standartla ve eksiksiz şekilde çözülüyor. Bu sadece bir iş modeli değil; yerli, milli ve sorumluluk duygusuyla kurulmuş bütünleşik bir hizmet ekosistemidir” dedi. “400 Milyar TL büyüklüğünde bir pazardayız ve şirketler hizmetlerde entegrasyon bekliyor” Murat Altıkardeşler konuşmasında sektörün büyüklüğüne de dikkat çekerek şunları söyledi: “Bugün entegre tesis yönetimi, güvenlik, yemek ve İSG hizmetlerini kapsayan pazarın büyüklüğü yaklaşık 400 milyar TL’ye ulaşmış durumda. Şirketlerin artık çok net bir beklentisi var: entegrasyon ve tek noktadan hizmet. Bizim ortaya koyduğumuz yeni model tam olarak bu ihtiyaca cevap veriyor. Tüm hizmetlerin tek elden yönetimi, tek fatura, tek muhatap ve tek takip sistemiyle sunulması işverenler için ciddi bir zaman tasarrufu sağlıyor. İSG’den sarf malzeme tedarikine kadar uzanan tüm operasyonların aynı merkezden yönetilmesi ise şirketlerin kendi ana işine odaklanmasını çok daha kolay hale getiriyor.” Tepe Kurumsal, 2026’da yurt dışı açılımını hedefleri arasına aldı Tepe Kurumsal, dijitalleşme ve entegre hizmet mimarisi üzerine kurduğu yeni yapıyı yalnızca Türkiye ile sınırlı görmüyor. Şirket 2026’da hizmet modelini bölgesel bir marka haline getirme hedefiyle yurt dışı açılım planlarını da devreye alıyor. Avrupa başta olmak üzere farklı coğrafyalarda uygulanabilir bir operasyon mimarisi oluşturmayı amaçlayan Tepe Kurumsal, teknoloji odaklı hizmet yaklaşımını global ölçekte konumlandırmayı hedefliyor. Yeni kurumsal kimliğin temeli: Müşteri, Çalışan ve Sürdürülebilir Gelecek Yeni kurumsal kimliğin temelinin üç önemli odaktan oluştuğunu belirten Murat Altıkardeşler şöyle konuştu: “Müşteri, Çalışan ve Sürdürülebilir Gelecek… Bu üç başlık, yalnızca yeni kimliğimizin değil, aynı zamanda yürüttüğümüz tüm dönüşüm projelerinin ortak referans noktası. Artık bütün hizmet modelimizi bu üç eksen üzerinde şekillendiriyoruz. Müşteri odağında oldukça güçlü bir konumdayız. Türkiye’de yerli pazarın yaklaşık yüzde 10’una hitap ediyoruz. Bugün 2.000’den fazla müşterimize, 10.000’in üzerinde projede hizmet sunuyoruz. Sadece 2025 yılında 200 yeni markayı bünyemize kattık. Çoklu hizmet satışlarında bu yıl yüzde 20 büyüdük, gelecek yıl için ise yüzde 50 artış hedefliyoruz. Her yıl yüzde 10 seviyesinde organik büyüme gösteriyoruz.” dedi. Tepe Kurumsal’ın hedefi: EFQM 5 Yıldız Yetkinlik Belgesi EFQM Mükemmellik Modeli’nde 2026 yılı için ödül başvurusu hazırlıklarını yürüttüklerini söyleyen Murat Altıkardeşler, şöyle konuştu: “Altı şirketimizin katılımıyla kapsamlı bir özdeğerlendirme süreci yürüttük ve EFQM Mükemmellik Modeli’nde 2026 yılı için ödül başvurusu hazırlıklarımıza başladık. Kurumsal dönüşüm programımızın merkezine EFQM modelini yerleştirdik ve bu yaklaşımı hem mavi yaka hem de beyaz yaka çalışanlarımıza yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Modelin tüm yedi kriteri kapsamında çalışmalarımızı tamamlayarak özdeğerlendirme sürecini sonuçlandırdık. Odak grup çalışmaları, eğitimler ve farkındalık programlarıyla gelişim yolculuğumuzu sürdürüyoruz. Bu süreçte EFQM 5 Yıldız Yetkinlik Belgesi için başvurumuzu hazırlıyor ve yıl içerisinde Yetkinlik Ödülü almayı hedefliyoruz.” “2030 hedefimiz: Entegre hizmetten entegre veriye geçiş” Tepe Kurumsal’ın “sürdürülebilir gelecek” vizyonunu anlatan Altıkardeşler, kendilerini yalnızca temizlik, güvenlik veya yemek hizmeti sunan bir grup değil; veriye dayalı, dijitalleşmiş ve sürdürülebilirlik odaklı bir hizmet platformu olarak konumlandırdıklarını söyledi. HR, CRM, mobil uygulama ve bulut teknolojilerini kapsayan dört temel üzerinden 100’ün üzerinde dijital sürecin yeniden yapılandırıldığını; insansız temizlik araçları, IoT uygulamaları, veri odaklı yönetim sistemleri ve otomasyon yatırımlarının hızla büyüdüğünü belirtti. “Bugün bir AVM’de güvenliği sağlayan ekipten, aynı kampüste yemeği yapan ve tesis yönetimini yürüten ekibe kadar tüm operasyon Tepe Kurumsal çatısı altında birleşiyor. Odaklandığımız ve hayata geçirmek üzere olduğumuz operasyonların tek ekrandan izlenebildiği, risklerin önceden tahmin edildiği ve enerjinin optimize edildiği bir yapı hedefliyoruz. Bizim için 2030 sadece ‘entegre hizmet’ değil, aynı zamanda ‘entegre veri’ demek” sözleriyle geleceğe ilişkin yol haritasını paylaştı. Tepe Kurumsal Türkiye’nin istihdam sıralamasında 9. Sırada Konuşmasının sonunda çalışan odağı kapsamında Bilkent Holding çatısı altında yaklaşık 40.000 kişinin bulunduğunu, bunun 30.000’inin Tepe Kurumsal çatısı altında görev yaptığını söyleyen Altıkardeşler, şirketin Türkiye’nin istihdam sıralamasında 9. sırada yer aldığını ve kadın istihdamını artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı. Tepe Akademi aracılığıyla yılda 1 milyonun üzerinde eğitim verildiğini, çalışan bağlılığını güçlendiren sadakat programlarının devrede olduğunu, Tepe Hayat yapısıyla deprem, yangın ve acil durumlara yönelik profesyonel eylem planları oluşturulduğunu dile getirdi.

Vodafone, Gaziantep’teki Yeni Teknoloji Merkezi İle Anadolu Sanayisini Geleceğe Hazırlayacak Haber

Vodafone, Gaziantep’teki Yeni Teknoloji Merkezi İle Anadolu Sanayisini Geleceğe Hazırlayacak

Şirket, iki yıl boyunca üstleneceği ana sponsorluk kapsamında kurduğu Vodafone Business Tech Hub Teknoloji Merkezi ile işletmelere akıllı fabrika, enerji güvenliği ve siber güvenlik gibi yenilikçi teknoloji çözümlerini gerçek bir üretim ortamında deneyimleme fırsatı sunacak. İşletmelerin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren “Vodafone Business Tech Hub Teknoloji Merkezi”, Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde açıldı. Türkiye’nin sanayide dönüşüm kapasitesini artırmayı hedefleyen ve Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğiyle kurulan Uygulamalı KOBİ Yetkinlik Merkezi (Model Fabrika) içinde açılan merkez, işletmelerin gerçek üretim ortamında dijital dönüşüm teknolojilerini deneyimlediği bir alan olarak faaliyet gösterecek. Vodafone Business Tech Hub Teknoloji Merkezi’nin açılışına Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi ve Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu’nun yanı sıra kamu kuruluşları, sivil toplum ve akademi temsilcileri ile çok sayıda iş insanı katıldı. Açılış töreninde konuşma yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin Gaziantep’in güçlü sanayisine vurgu yaptı. Şahin sözlerine şöyle devam etti: “Dijital dönüşüm artık sadece bir tercih değil, şehirlerin geleceğini belirleyen en stratejik alanlardan biri. Gaziantep olarak akıllı şehir teknolojilerini sanayimizle, üretim kapasitemizle ve genç insan kaynağımızla entegre eden güçlü bir model oluşturduk. Vodafone Business Tech Hub, bu vizyonun önemli bir ayağını tamamlıyor. Burada geliştirilecek çözümler hem işletmelerimizin verimliliğini artıracak hem de gençlerimize teknoloji tabanlı istihdam ve girişim fırsatları sunacak. Gaziantep’in üretimdeki gücünü dijitalleşmeyle daha ileriye taşıyacak bu iş birliğini şehir adına çok kıymetli buluyoruz.” “5 kıtadaki 5G deneyimimizi Türkiye’ye taşıyoruz” Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, Gaziantep Model Fabrika’nın Anadolu sanayisi için önemli bir adım olduğunu belirterek şunları söyledi: “Artık 5G geleceğin değil bugünün teknolojisi. 5G’yi 1 Nisan 2026 itibarıyla tüm Türkiye’de hayata geçireceğiz. 5 kıtadaki 5G deneyimimizi ülkemize taşıyarak Türkiye’nin 81 ilinde, 922 ilçesinde en kapsamlı 5G hizmetini sunacağız. Model Fabrika içinde yer alan Vodafone Business Tech Hub, işletmelerimizin 5G’yi ve dijitalleşmenin tüm olanaklarını yerinde deneyimleyeceği, üretim verimliliğini ve rekabet gücünü artıracağı stratejik bir merkez olacak. Vodafone Business olarak Türkiye’deki her işletmenin yanında olmaya ve onları geleceğin teknolojileriyle buluşturmaya devam edeceğiz.” Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu da 5G’nin özellikle işletmelerin dijitalleşme yolculuklarını hızlandıracağını söyledi. “Bugün attığımız adım, sadece bir teknoloji merkezi açılışı değil; Gaziantep’in üretim gücünü ileri teknolojiyle buluşturarak yeni bir döneme taşıyan bir başlangıç. Bugün zeka çağında, işletmelerin dünyada rekabetçi olabilmeleri ve varlıklarını geleceğe taşıyabilmeleri için dijitalleşme artık bir zorunluluk. Yapay zekâ, bulut bilişim, 5G ve siber güvenlik gibi teknolojiler en büyük dönüştürücü etkiye sahip teknolojiler olarak öne çıkıyor. Biz de bu sebeple Vodafone Business Tech Hub ile bu teknolojileri işletmelerin deneyimine sunuyoruz. Özellikle 5G, tüm işletmelere daha düşük maliyet, daha yüksek verimlilik ve küresel rekabette güçlü bir konumlanma fırsatı sunuyor. Vodafone Business olarak bugün 1,7 milyon küçük işletmenin, 70 bin KOBİ’nin ve 5 bin büyük işletmenin teknoloji iş ortağıyız. Türkiye’deki veri merkezlerimiz ve küresel altyapımızla işletmelere uçtan uca teknoloji çözümleri sağlıyoruz. Gaziantep Model Fabrika’da hayata geçirdiğimiz Vodafone Business Tech Hub, bu vizyonun bu bölgedeki en güçlü adımı. Bu merkezde işletmeler; akıllı fabrika uygulamalarını, görüntü işleme, enerji verimliliği, bulut ve siber güvenlik çözümlerini gerçek üretim ortamında deneyimleyebilecek. Başta Gaziantep olmak üzere bölgedeki tüm işletmeleri Vodafone Business Tech Hub merkezimizi ziyaret etmeye ve tüm bu teknolojileri deneyimlemeye davet ediyorum.”dedi. Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi ise konuşmasında şu mesajları verdi: “Bugün şehrimiz sanayisinin ileri teknolojiye geçişine katkıda bulunacak çok önemli bir merkezin açılışını, Gaziantep Sanayi Odası ve Vodafone iş birliğinde gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Gaziantep Sanayi Odası Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi’nde kurulan “Vodafone Business Tech Hub”, firmalarımızın en büyük ihtiyacı olan ve hedeflerimiz arasında yer alan dijitalleşme konusunda; Vodafone’nin kurumsal ağı, teknoloji altyapısı ve sunduğu hizmetler ile bu süreci güçlendirecek, somut sonuçlar alınmasını ve farkındalık oluşmasını sağlayacak. Şirketlerimiz doğrudan hizmet aldıkları için işletmelerine özel iş modelleri ile dijital çözümlere çok daha kolay ulaşma imkanına sahip olacaklar. Gaziantep Sanayi Odası olarak bizler de Model Fabrikamızın tüm imkanlarını seferber ederek entegre bir anlayışla firmalarımızın dönüşüm süreçlerine destek olmaya devam edeceğiz. Sanayi kültürü, üretim çeşitliliği ve işlem hacmiyle örnek olan şehrimiz sanayisinin teknoloji ve katma değerli üretime geçişinde önemli bir işlevi yerine getirecek olan bu merkezin kurulmasında Vodafone Ailesine ve emeği olan herkese teşekkür ediyor, sanayimize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum.” Vodafone Business Tech Hub’da her işletmeye özel çözümler var Vodafone Türkiye, proje kapsamında Model Fabrika’ya iki yıl boyunca sponsor olarak Gaziantep’te “Vodafone Business Tech Hub” kurdu. Bu alan; işletmelerin, siber güvenlik, görüntü işleme, akıllı fabrika altyapıları ve enerji verimliliği gibi yenilikçi çözümleri fiziksel olarak deneyimlemesine olanak sağlayacak yeni bir teknoloji merkezi olarak konumlandı. Vodafone Business Tech Hub’da Akıllı Fabrika, Görüntü İşleme, İş Sağlığı ve Güvenliği, Red Enerji, Operasyonel Verimlilik ve Siber Güvenlik başlıklarında hazırlanan uygulama örnekleri, ziyaretçilerin dönüşüm süreçlerini yerinde gözlemleyebileceği gerçek kullanım senaryolarıyla sunuluyor. Ayrıca merkezde iş toplantıları, eğitimler, seminerler ve sanayiye yönelik büyük ölçekli etkinlikler düzenlenecek. Gaziantep Model Fabrika, sanayi işletmelerine dönüşümün üç evresi olan yalın üretim, dijitalleşme ve ileri analitiği üretim hattında birebir deneyimleyerek öğrenme fırsatı sunuyor. Bu yapı, özellikle KOBİ’lerin verimlilik artışı, rekabet gücü kazanımı ve sürdürülebilir üretim için ihtiyaç duyduğu teknoloji adaptasyonunu hızlandırmayı amaçlıyor. Gaziantep ve bölgedeki tüm işletmelerin, iş problemlerini getirerek, merkezde bulunan yerleşik Vodafone teknoloji uzmanları ile ihtiyaçlarına özel çözümler bulmaları hedefleniyor.

Mitsubishi Electric Türkiye’ye “En İyi İnsan ve Kültür Liderleri” Alanında İki Ödül Haber

Mitsubishi Electric Türkiye’ye “En İyi İnsan ve Kültür Liderleri” Alanında İki Ödül

GPTW “En İyi İnsan ve Kültür Liderleri” araştırması ve listesi, insan ve kültür profesyonellerinin liderlik yaklaşımlarını; iş sağlığı ve güvenliği, sosyal güvenlik, çalışan refahı ve kurum kültürü gibi kriterleri analiz ederek bu alandaki en iyi liderleri belirlemeyi amaçlıyor. Yapılan değerlendirmeler sonucunda Mitsubishi Electric Türkiye İnsan Kaynakları – Kurumsal İletişim – İdari İşler & Satın Alma Direktörü Kaan Gürışık, insan kaynakları uygulamalarını ileri taşıyan çalışmaları ve etkili liderliğiyle “En İyi İnsan ve Kültür Liderleri” listesinde en üst derece olan “Altın” ödüle layık görüldü. Ayrıca Gürışık, “İş Sağlığı ve Güvenliği ile İş ve Sosyal Güvenlik” alanlarındaki dikkat çeken başarılarıyla “En İyi Mevzuat Uyumu ve İş Yeri Güvenliği” özel ödülünün de sahibi oldu. Kaan Gürışık, ödüllerle ilgili yaptığı değerlendirmede, çalışan memnuniyeti ve refahını en üst seviyede tutma kararlılıklarının kendileri için en büyük motivasyon kaynaklarından biri olduğunun altını çizerek şunları söyledi: “Mitsubishi Electric Türkiye olarak, insan odaklı bakış açımızla çalışanlarımızı sürekli dinliyor ve onları süreçlerimizin aktif bir parçası haline getiriyoruz. Yeni yetenekleri sektöre kazandırmak ve onların gelişim süreçlerini desteklemek adına özveriyle çalışmaya devam ediyoruz. İşe alım süreçlerimizde çeşitlilik ve kapsayıcılık ilkelerini odağımıza alarak farklı yetenekleri şirketimize katıyor ve çalışanlarımızı süreçlerimizin aktif bir parçası haline getiriyoruz. Bununla birlikte dijitalleşme ve teknoloji yatırımlarımız sayesinde çalışanlarımıza uluslararası deneyimler sunmayı ve gelişimlerini küresel bir perspektifle desteklemeyi amaçlıyoruz. İş sağlığı ve güvenliği alanında da uluslararası standartları referans alarak güvenli, konforlu ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı oluşturmak her zaman önceliğimiz.” Gürışık, “Bu iki ödüle layık görülmek benim için büyük bir gurur ve mutluluk kaynağı. Great Place To Work Türkiye’ye takdirleri için teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı. Mitsubishi Electric Türkiye, çalışan deneyimini sürekli geliştirmeye yönelik insan odaklı yaklaşımını sürdürerek, kurum kültüründe mükemmelliği gelecekte de kararlılıkla ileri taşımayı hedefliyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.