Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Isı Yalıtımı

Kapsül Haber Ajansı - Isı Yalıtımı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Isı Yalıtımı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şişecam Bulgaristan Üretim  Tesisindeki Kaplamalı Cam Hattı Yatırımını Tamamladı Haber

Şişecam Bulgaristan Üretim  Tesisindeki Kaplamalı Cam Hattı Yatırımını Tamamladı

Cam ve kimyasallar sektörlerinin global oyuncusu Şişecam, Bulgaristan’daki düz cam tesisinde mevcut kaplamalı cam hattına ek olarak ikinci bir kaplamalı cam hattını devreye aldı. Toplam 20 milyon Euro’luk yatırımla kurulan yeni hat, Şişecam’ın Avrupa mimari cam pazarına yönelik katma değerli ürün kapasitesini ve rekabet gücünü önemli ölçüde artıracak. Temperlenebilir, ileri performanslı ve enerji verimliliği odaklı ürünlerin üretimine imkân sağlayacak olan hat, Şişecam’a ürün çeşitliliği, operasyonel esneklik ve Ar-Ge çalışmalarında daha geniş bir hareket alanı sunacak. Yeni hat yatırımı ile kazanılan ilave kapasite sayesinde Şişecam; yüksek ışık geçirgenliği ile maksimum ısı yalıtımı sağlayan yüksek teknolojili kaplamalı camlar, kuş dostu cam ve otomotiv sektörüne yönelik ısıtılabilir atermik camlar gibi katma değerli çözümlerini Avrupa pazarına daha yüksek hacimlerle sunmayı hedefliyor. Şirket bu yatırımla sürdürülebilir ve yüksek performanslı cam talebine yanıt verirken, uluslararası satışlarının toplam satışları içindeki payını da güçlendirmiş olacak. Şişecam Genel Müdürü Can Yücel devreye alınan bu yatırıma dair şunları söyledi: “Bulgaristan’daki düz cam tesisimizde yıllık 6 milyon metrekare kapasiteli kaplamalı yeni cam hattımızı devreye aldık. Rekabet avantajımızı gelişmiş operasyonel verimlilik ve genişletilmiş ürün yelpazesiyle güçlendirecek olan bu yatırım, portföyümüz içinde katma değerli ürünlerin oranını artırarak müşterilerimize daha fazla değer sunmamızı sağlayacak. Şişecam olarak stratejik önceliklerimiz kapsamında; verimlilik, maliyet disiplini, nakit yaratma kapasitesi ve bilanço dayanıklılığımızı güçlendiren bir büyüme yaklaşımını benimsiyoruz. Daha önce kamuoyu ile paylaştığımız üzere kaplamalı cam alanında devam eden iki yatırımımız daha bulunuyor. Tarsus düz cam tesisimizde bu yıl devreye alacağımız yıllık 7 milyon metrekare kapasiteli kaplamalı cam hattı ve Kuzey İtalya’daki tesisimizde devreye alma hazırlığında olduğumuz yıllık 6,5 milyon metrekare kapasiteli yeni hattımız hayata geçtiğinde, Şişecam’ın dünya genelindeki kaplamalı cam hatlarının sayısı yediye ulaşacak. Toplam kaplamalı cam kapasitemiz ise 48,1 milyon metrekareye çıkacak. Bu ölçek, artan kaplamalı cam talebine daha dengeli ve verimli bir üretim yapısıyla yanıt vermemizi sağlarken, katma değerli ürün portföyümüzü ve nakit yaratma kapasitemizi de destekleyecek. Yeni hattımız ileri teknolojisi ve yüksek otomasyon seviyesi sayesinde operasyonel karlılığımıza katkı sağlayacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Ytong, Enerji Verimliliğinde Öncü Rolünü Sürdürüyor Haber

Türk Ytong, Enerji Verimliliğinde Öncü Rolünü Sürdürüyor

TÜİK verilerine göre nüfusun yüzde 31,3'ü, sızdıran çatı ve nemli duvarlar ile ilgili problemler yaşarken yüzde 30,2'si konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu ile karşı karşıya. Bu tablo hem ekonomiye hem de yaşam konforuna zarar veriyor. Türkiye’nin enerji maliyetlerini aşağı çekmesi için konutlarda etkili ısı yalıtımı yapılması gerekiyor. Türkiye’de 1 Nisan 2025 itibarıyla yürürlüğe giren “Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardı” -TS 825:2024- enerji verimliliği yolculuğunda tarihi bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın öncülüğünde ve Türk Standartları Enstitüsü’nün (TSE) katkılarıyla hazırlanan standart, binalarda enerji kayıplarının azaltılmasına, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşılmasına önemli katkı sağlayacak. Türk Ytong Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fethi Hinginar yaptığı açıklamada “Türk Ytong olarak, ülkemizin dört bir yanında inşa edilen yapılara sunduğumuz düşük ısıl iletkenlik hesap değerine sahip gazbeton bloklarımız ve yüksek performanslı ısı yalıtım levhalarımız ile sektörün öncülerinden biri olmaktan gurur duyuyoruz” dedi. Binalarda ısı kayıplarının önemli bir bölümü dış duvarlardan kaynaklanıyor. Bu noktada yapı malzemelerinin niteliği kritik önem taşıyor. Ytong bloklar, duvar malzemesi olarak yüksek ısı yalıtımı sağlayarak TS 825 2024’ün getirdiği yeni standartlara uyumlu çözümler sunuyor. Multipor, sektörün düşük lambda değerlerine sahip ısı yalıtım ürünlerinden biri olarak, sergilediği üstün performans ile enerji kayıplarını en aza indiriyor. Türk Ytong bu ürünleri sayesinde, yalnızca yeni binalarda standartların karşılanmasını değil, aynı zamanda mevcut binaların iyileştirilmesinde de yüksek verimli çözümler sunuyor. Yeni TS 825:2024 standardı ile neler değişiyor? Yürürlüğe giren “Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı” ile binalarda enerji verimliliğinin önemli oranda iyileşmesi öngörülüyor. Türkiye’nin enerji ithalatına olan bağımlılığının azalması ve hane halkı bütçelerinde ciddi tasarruf sağlanması hedefleniyor. TS 825:2024 standardı ile başlıca öne çıkan değişiklikler; Isıtma enerjisi hesaplamalarının yanı sıra artık soğutma enerjisi hesaplamaları da zorunlu hale getirildi.Duvarların, döşemelerin, çatıların ve pencerelerin U değerleri düşürüldü.Derece gün bölgeleri 4’ten 6’ya çıkarıldı. Güneş ışınımı, ısı köprüleri, aylık hesaplama metodu, bina türüne göre hava değişim katsayısı, yaz-kış tasarım sıcaklığı, iç ortam bağıl nem ve ısı kazancı değerlerinde güncellemeler yapıldı. Bina türlerine göre ısıtma ve soğutmaya yönelik birim metrekaredeki yıllık enerji tüketim değerleri revize edildi. Ekonomiye ve sürdürülebilirliğe katkı sağlanacak Fethi Hinginar Türkiye’de toplam enerji tüketiminin yaklaşık üçte birinin binalardan kaynaklandığının altını çizerek yeni TS 825:2024 standardının hayata geçmesiyle daha az enerji harcayan, daha konforlu yaşam alanları oluşacağını söyledi. Bu sayede enerji ithalatının azalacağını vurgulayan Hinginar karbon salımının da düşerek net sıfır hedeflerine önemli katkı sağlanacağını paylaştı. Fethi Hinginar sözlerine şöyle devam etti: “Yeni standardın başarılı şekilde uygulanabilmesi için tüm paydaşlara sorumluluklar düşüyor. Üreticiler, uygulayıcılar, denetçiler ve bina sahipleri olarak hepimizin doğru malzeme seçimi, doğru uygulama ve bilinçlendirme konularında ortak hareket etmesi lazım. Türk Ytong olarak üyesi olduğumuz Türkiye Gazbeton Üreticileri Birliği TS825 hesaplamalarını yapabilen web tabanlı bir program da geliştirdi (https://tgubts825.com.tr/ ). Tüm paydaşlara açık olan bu dijital platform sayesinde, yeni standardın getirdiği karmaşık hesaplamalar hızlı, doğru ve erişilebilir şekilde yapılabiliyor. Mimarlar, mühendisler, denetim kurumları ve uygulamacılar için tasarım ve uygulama süreçleri kolaylaşıyor; doğru malzeme seçimi ve enerji verimliliği hedeflerine uyum güvence altına alınıyor.”

Bina Isıtma ve Soğutmasında Faturaları %60’a Kadar Azaltmak ‘Yalıtımla’ Mümkün Haber

Bina Isıtma ve Soğutmasında Faturaları %60’a Kadar Azaltmak ‘Yalıtımla’ Mümkün

İklim koşullarının daha değişken hale geldiği ve enerji maliyetlerinin yükseldiği günümüzde enerji verimliliği, yalnızca çevresel bir sorumluluk değil aynı zamanda ekonomik bir gereklilik olarak öne çıkıyor. Kullanılan enerjinin yaklaşık %70’ini ithal eden Türkiye’de enerjinin üçte biri binalarda tüketilirken, ısıtma ve soğutma kaynaklı kayıplar enerji faturalarının artmasında belirleyici rol oynuyor. Bu tablo, binalardaki enerji harcamasında %60’a varan oranda tasarruf sağlayan doğru ısı yalıtımı uygulamalarının önemini her geçen gün daha da artırıyor. 2003 yılından bu yana Türkiye’nin dört bir yanında ısı yalıtımına öncülük eden Dalmaçyalı, Enerji Tasarrufu Haftası’nda mevcut yapıları “enerji verimli dönüşüm”e davet ederken, yeni yapılan yapılarda da yeni TS825 ile değişen standartlara uygun ürünlerin kullanımını tavsiye ediyor. Türkiye’de binalardaki enerji tüketiminin sanayiyi geçtiğini ifade eden Nippon Paint-Betek Genel Müdürü Hasan Gökhan Güner, doğru uygulamalarla enerji faturalarında yüzde 60’a varan düşüşler sağlanabildiğine dikkat çekerek “Bir binanın en geniş yüzey alanını oluşturan dış cephesi, ısı kaybının da en fazla yaşandığı bölgedir. Dış cephede enerji harcamasını önemli ölçüde azaltmanın yolu ise doğru ısı yalıtımı yaptırmaktan geçiyor. Dalmaçyalı’nın saha araştırmaları ve kullanıcı geri bildirimleri, uygun ısı yalıtımı uygulamalarının ısıtma sırasında faturaları belirgin şekilde düşürdüğünü gösteriyor. Gebze ve Kayseri test evlerimizde yapılan ölçümler, sistem bileşenlerinin dayanımı ve ısı yalıtımının bütünsel performansını ortaya koyarken, Bilimsel Araştırma ve Eğitim Merkezimizde ürünlerin uzun vadeli dayanıklılığı canlı testlerle gösteriliyor. Dalmaçyalı, referans projelerde de enerji tasarrufu ve termal konforu kanıtlıyor: Erzurum’da standart kalınlıkta uygulanan bir binada sakinler faturalarında ciddi düşüş ve evlerinde çok daha konforlu bir deneyim yaşarken, Marmaris’te yaz mevsiminde klima kullanımının yoğun olduğu bir binada yapılan uygulamayla elektrik tüketiminde gözle görülür bir azalma sağlanması, bunun en güzel örnekleri” dedi. “Binalarda enerji kaybına karşı kalıcı bir çözüm sunuyoruz” Güncellenen TS 825 – Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı ile birlikte, binaların enerji performansına yönelik yaklaşımın daha bütüncül bir yapıya kavuştuğunu hatırlatan Güner, artık yalnızca ısıtma değil, soğutma ihtiyacının da enerji verimliliği hesaplarının önemli bir parçası haline geldiğini belirterek, “Artan sıcaklıklar ve uzun yaz dönemleri, özellikle soğutma amaçlı enerji tüketimini ciddi biçimde artırıyor. Yeni standartlarla birlikte yalıtım kalınlıklarının ve performans beklentilerinin yükselmesi hem kışın hem yazın enerji kullanımını dengeleyen bir yapı oluşturuyor. Doğru ısı yalıtımı, binalarda enerjinin boşa harcanmasını önleyerek uzun vadeli ve kalıcı bir kazanç sağlıyor. Değişen standartlara ve artan performans beklentilerine uyumlu çözümler sunan Dalmaçyalı markamızla, dış cephe ısı yalıtım sistemlerinin tüm ana bileşenlerini birbiriyle tam uyumlu şekilde geliştiriyoruz.” diye konuştu. Bilinçlendirme çalışmalarıyla da ısı yalıtımında dönüşüme destek veriyor Bu dönüşümde, doğru yalıtım uzmanını seçmenin ve işi ehline teslim etmenin önemine inanan Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri, tüketicilerin bu konuda bilgi alması amacıyla web sitesi üzerinden Enerji Tasarrufu Analiz Raporu hizmetini ücretsiz olarak sunuyor. Tüketicilerin ısı yalıtımı ile elde edebileceği enerji tasarrufunu ve çevreye sağlayabilecekleri katkıyı binaya özel olarak gösteren bu hizmetin yanı sıra 81 ilde, uzman teknik ekibimizle talepte bulunan tüketicilerin binalarında keşif yaparak, en uygun ısı yalıtımı çözümlerini sunuyor. 35 binden fazla binada termal kamera çekimleri gerçekleştirerek ısı kayıplarını belirleyip her bina için özel raporlar hazırlıyor. VERİMDER iş birliğinde gerçekleştirilen Anadolu Buluşmaları kapsamında 35 ilde enerji verimliliği ve iklim bilincine yönelik etkinliklere imza atan Dalmaçyalı; İZODER ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen bölgesel eğitimlere de enerji verimliliği bilincini yaygınlaştırmak amacıyla destek vermeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Su Yalıtımı Lüks Değil, Bina Sağlığı İçin Bir Zorunluluk Haber

Su Yalıtımı Lüks Değil, Bina Sağlığı İçin Bir Zorunluluk

Türkiye kışa girerken artan yağışlar binaları savunmasız bırakıyor; su yalıtımı eksikliği küçük sızıntıları büyük yapısal hasarlara ve ciddi ekonomik kayıplara dönüştürüyor. Ravago Bina Çözümleri Bitümlü Membran Satış ve Pazarlama Direktörü Nükhet Tercan Yıldırım, “Kış öncesi yapılacak doğru su yalıtımı hem binanın ömrünü uzatır hem de büyük ekonomik kayıpların önüne geçer” uyarısında bulunuyor. Türkiye’deki konutların yaklaşık yüzde 35’inde su yalıtımının yetersiz olduğuna işaret eden Yıldırım, “Bu yapılardaki küçük sızıntılar bile zamanla yapısal hasara dönüşüyor. Artan yağışlar ve ani iklim değişimleri karşısında önleyici su yalıtımı artık lüks değil, zorunlu bir önlem haline geldi” diyor. Kış döneminin yaklaşmasıyla birlikte Türkiye’de yağış rejimleri yeniden yoğun şekilde gündeme geliyor. TÜİK verilerine göre, konutlarda yalıtım eksikliği nedeniyle her üç haneden birinde nem, rutubet veya ısınma sorunları yaşanıyor. Bu durum, binalarda suya karşı alınacak önlemler açısından ciddi bir eksik alan yaratıyor. Ravago Bina Çözümleri Bitümlü Membran Satış ve Pazarlama Direktörü Nükhet Tercan Yıldırım, su yalıtımının binanın uzun vadeli dayanıklılığı açısından kritik bir güvenlik önlemi olduğuna dikkat çekiyor. Türkiye’deki konutların yüzde 35’inde yeterli su yalıtımı bulunmuyor Su yalıtımı bulunmayan bir binada demir donatının korozyona uğraması sonucu taşıyıcı kapasitenin zamanla ortadan kalktığına vurgu yapan Nükhet Tercan Yıldırım, “Su yalıtımı yapılmadığında, taşıyıcı betonarme elemanlar su ve nem infiltrasyonu nedeniyle hızla yıpranabiliyor, yüzeylerde küf ve rutubet oluşuyor ve enerji verimliliği düşüyor. Ayrıca, onarım ihtiyacı ve maliyeti de ciddi şekilde artıyor” dedi. Türkiye genelinde binalardaki su yalıtımı uygulamalarının yeterli düzeyde olmadığını belirten Yıldırım, “Konutların yaklaşık yüzde 35’inde yalıtım kaynaklı sızma, nemlenme veya benzeri sorunlar yaşanıyor. Bu veriler, su yalıtımı konusunda farkındalığın artırılması gerektiğini de ortaya koyuyor. Kış aylarına hazırlık sürecinde su yalıtımı için öncelikle çatılar, teraslar, balkonlar, parapetler ve yağmur iniş sistemleri detaylı olarak incelenmeli. Geçmişte yaşanmış küçük sızıntılar ihmal edilmemeli çünkü küçük başlangıçlar, zamanla büyük hasarlara dönüşebiliyor. Su yalıtım membranları, yapının kullanım amacına ve iklim koşullarına uygun şekilde seçilmeli. Bitümlü veya sıvı poliüretan gibi sistemler doğru malzeme seçimi kadar kaliteli işçilikle de uygulanmalı” diye konuştu. Uzun ömürlü binalar için su yalıtımı kritik bir önem taşıyor Bacalar, havalandırma çıkışları ve balkon gibi su yalıtım birleşimleri penetrasyon alanların suyun en kolay giriş noktaları arasında yer aldığını hatırlatan Yıldırım, şu ifadeleri kullandı: “Bu alanlarda uygulanacak doğru fleşleme ve detay çizimi, sızma riskini ciddi şekilde azaltır. Ayrıca, yağmur iniş boruları ve gider sistemlerinin kapasitesi, artan yağış miktarına uygun olmalı. Yani teras ve çatılarda su birikintisi oluşmaması için eğim ve drenaj sistemi titizlikle kontrol edilmeli. Su birikintileri, membran ömrünü kısaltıyor ve olası sızmaları hızlandırıyor. Su yalıtımı ile ısı yalıtımı arasındaki ilişki de göz ardı edilmemeli. Su izolasyonu ile ısı yalıtımı birlikte planlandığında enerji verimliliği artarken nem birikimi ve küf oluşumu önleniyor. Yalıtım uygulaması tamamlandıktan sonra düzenli bakım programları devreye alınmalı, giderler ve oluklar temizlenmeli ve membran yüzeyi olası çatlaklar açısından gözden geçirilmeli. Kritik bölgelerde akustik veya elektronik sızıntı tespit sistemlerinin kullanılması, onarım maliyetlerini düşürür ve yapı güvenliğini artırır. Kış öncesi yapılacak doğru su yalıtımı yatırımı, ileride oluşabilecek onarım maliyetlerinin çok altında kalıyor. Bu yatırım artık bir ekstra kalem değil, yapının güvenliği ve uzun ömürlü olması açısından zorunlu bir önlem niteliğinde.”

Binalarınızda ısı yalıtımı yaptırmayı ertelemeyin! Haber

Binalarınızda ısı yalıtımı yaptırmayı ertelemeyin!

Türkiye’nin 60 yıllık köklü ve deneyimli yalıtım markası İzocam, ülkemizde her yıl 1–7 Mart tarihleri arasında düzenlenen Deprem Haftası’nda gerek yeni inşa edilen binalarda gerekse mevcut binalarda depreme karşı mukavemetin güçlü olması için yalıtım uygulamalarının önemine dikkat çekti. Ülkemizin en büyük sorunlarından birinin, şüphesiz ki deprem gerçeğiyle yüzleşmemiz olduğunu belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, enerji verimliliği sağlamak amacıyla uygulanması gereken yalıtım ürünlerinin, aynı zamanda binaların depreme karşı mukavemetini pekiştirdiğine dikkat çekerek, mevcut binalara yapılacak ısı yalıtımı uygulamalarının ertelenmemesi gerektiğini vurguladı. Bu tür ertelemelerin hem bireysel hem de toplumsal açıdan ciddi ekonomik kayıplara da yol açtığını ifade eden Savcı, “Türkiye, tarihsel olarak büyük depremler yaşamış bir coğrafyada yer almaktadır. Bu sebeple küçük ölçekli sarsıntılar bile toplumumuzda büyük bir kaygıya yol açmaktadır. Yaşadığımız binaların yönetmeliklere uygun olduğu ve depreme karşı güvenli olduğu mutlaka test edilmelidir. Binaların toprak altında kalan duvar ve döşemelerine yapılacak su ve ısı yalıtımıyla birlikte çatı ve cephelere ısı yalıtımı uygulanması hem binalarımızı zamanla oluşabilecek deformasyonlara karşı korumakta hem de enerji verimliliğiyle birlikte çevremize ve topluma fayda sağlamaktadır. Bu bağlamda, vatandaşlarımıza önemli bir çağrıda bulunmak istiyorum: Binalarımızın modernizasyonunu ertelemeyelim. Binamızın deprem açısından güvenli olduğunu belirten bir rapor varsa, derhal yalıtım konusunda da gerekli iyileştirmeleri yaparak deprem güvenliğimizi pekiştirelim. Deprem riskine karşı alacağımız tüm önlemler sadece bireysel değil, toplumsal bir sorumluluktur” diye konuştu. “Isı yalıtımı, binaların taşıyıcı sistemini koruma altına almaktadır” Doğru şekilde hesaplanan, nitelikli malzeme ve işçilikle uygulanan ısı yalıtımı uygulamalarının, binalarımızın uzun yıllar ilk günkü performansını korumasına büyük katkı sağladığını belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “Isı yalıtım ürünleri, özellikle de binaları depremde ayakta tutan taşıyıcı sistemi koruma altına almaktadır. Doğru ve nitelikli yapılan ısı yalıtımı uygulamaları, ısıl farklar karşısında duvarlarda yoğuşmayı ve rutubet oluşumunu engellemektedir. Dolayısıyla hem ülkemizin ekonomik anlamda kalkınması hem de binalarımızda enerji tasarrufu sağlayabilmemiz için vazgeçilmez olan ısı yalıtım uygulamalarının, binalarımızın depreme dayanıklılığında da kritik bir role sahip olduğunu unutmamamız gerekmektedir” dedi. İzocam olarak, yüksek ısı, ses yalıtımı ve yangın güvenliği sağlayan ürünleri ile yalıtım ihtiyacı duyan tüm alanlarda enerji tasarrufu ve konfor sağlarken, binaları depremde ayakta tutan taşıyıcı sistemi de koruma altına aldıklarını vurgulayan Murat Savcı, sözlerine şöyle devam etti: “Tüm binalarda temel, cephe, komşu duvarlar, çatı ve tesisat detaylarında kullanılan yalıtım ürünlerimiz, bina sağlamlılığına da katkıda bulunmaktadır. İzocam Foamboard ürünümüz farklı basma mukavemetlerine göre sınıflandırılmış olup, yüzeyi düz veya pürüzlü üretilebilen ekstrüde polistiren levha olup su yalıtımı örtüleriyle birlikte teras çatılarda ve binanın toprak altında kalan duvar ve döşemelerinde kullanılmaktadır. Özellikle toprakta yer alan minerallere ve bitki köklerine karşı dayanıklı olması ve yüksek basma mukavemeti (yük taşıma gücü) nedeni ile tercih edilen İzocam Foamboard, uygulandığı alanlarda yüksek ısı yalıtım performansı sunmaktadır. Ayrıca kolay uygulanması, hafif olması ve bünyesine su almama özellikleri ile bina sakinlerinin ihtiyacı olan konfor şartlarını minimum enerji maliyetleri ile sağlamaktadır. Isıl konfor için duvarlarda en etkin uygulamalardan biri de mantolama sistemleridir. İzocam’ın Manto Taşyünü R+ ve Manto İzopor Plus markalarında sunduğu ürünleri, sıvalı dış cephe yalıtım sistemleri için TS EN 13500 ve TS EN 13499’a uygun olarak üretilmektedir. Karbon katkılı ekspande polistiren levha olan Manto İzopor Plus, yüksek ısı yalıtımının yanı sıra hafifliği ve kolay uygulama özelliği ile usta dostu ürünlerimiz arasında yer almaktadır. Isı yalıtımının yanı sıra ses yalıtımı ve yangın güvenliği aranan cephelerde ise taşyünü esaslı Manto Taşyünü R+güvenle kullanılmaktadır. Bu noktada dış cephe mantolama uygulamalarının yapı statiğine etkileri konusunda gerçekleşen, İzocam olarak sponsoru olduğumuz önemli bir araştırmanın sonuçlarından da bahsetmek isterim. Dış cephe ısı yalıtım sistemlerinde gerçekleştirilen dübelleme uygulamasının yapı statiğine etkilerini deneysel olarak ortaya konulmasına yönelik, İZODER ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nin iş birliğiyle “Dübelleme Uygulamasının Yapı Statiğine Etkileri” Araştırması gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede Yapı ve Deprem Mühendisliği Laboratuvarı’nda mevcut ve yeni binaları temsil eden 23 farklı senaryo için numuneler hazırlanmış, çalışma sonucunda mantolama sistemlerinde yer alan dübel uygulamasının yapı statiğini etkilemediği belgelenmiştir. Temmuz 2024 tarihli bu önemli sonuç raporu, ısı yalıtımı yaptıracak tüketicilerin mantolama uygulamasını gönül rahatlığıyla yaptırmaları konusunda ciddi bir referans olmuştur.” Deprem bölgesindeki çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor Türkiye’nin en büyük yalıtım üreticisi olarak, 6 Şubat Depremi sonrasında yapımına başlanan projelere yönelik üretim ve sevkiyat çalışmalarına devam ettiklerini de açıklayan İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “Uzman ekibimizle deprem bölgesinde saha taraması ve projelendirme çalışmalarımız hız kesmeden ilerliyor. Hatay, Kahramanmaraş, Gaziantep, Adıyaman, Kilis ve Malatya’da yapımı devam eden projelerde başarılı çalışmalara imza atıyoruz. Deprem sonrası inşaatına başlanan bu bölgedeki binalarda temel, cephe, komşu duvarlar, çatı ve tesisat detaylarında kullanılan yalıtım ürünlerimizle, enerji tasarrufuyla birlikte konfor sağlarken bina sağlamlığına da katkı sunmaktayız” dedi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.