Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Isıtma Soğutma

Kapsül Haber Ajansı - Isıtma Soğutma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Isıtma Soğutma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CW Enerji Triome Serisi Monoblok Isı Pompası ile Isıtma, Soğutma ve Sıcak Suyu Tek Cihazda Buluşturdu Haber

CW Enerji Triome Serisi Monoblok Isı Pompası ile Isıtma, Soğutma ve Sıcak Suyu Tek Cihazda Buluşturdu

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen enerji şirketlerinden CW Enerji, güneş paneli ve hücre üretimindeki güçlü altyapısının yanı sıra geliştirdiği yenilikçi ürün ve çözümlerle enerjinin üretiminden verimli kullanımına kadar uzanan geniş bir ekosistem sunuyor. Uçtan uca enerji çözümleri geliştirme vizyonuyla ürün portföyünü sürekli genişleten CW Enerji, bu kapsamda Triome Serisi Monoblok Isı Pompası’nı kullanıcılarla buluşturdu. Isıtma, soğutma ve kullanım sıcak suyu ihtiyaçlarını tek bir cihazda bir araya getiren Triome Serisi; kompakt tasarımı, entegre sistem bileşenleri ve yeni nesil teknolojileriyle modern konutların iklimlendirme ihtiyaçlarına bütüncül bir çözüm sunuyor. Enerji dönüşümüne katkı sağlayan teknolojileri kullanıcılarla buluşturmaya devam eden CW Enerji, artan enerji maliyetleri ve karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik hedefler doğrultusunda enerji verimli çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda ürün gamına eklenen Triome Serisi, farklı iklimlendirme ihtiyaçlarının tek sistem üzerinden yönetilebilmesini sağlarken, yaşam alanlarında daha verimli ve pratik bir sistem altyapısı oluşturmayı hedefliyor. Kurulum Süreçlerini Sadeleştiren Entegre Tasarım Triome Serisi’ni öne çıkaran özelliklerden biri, bir ısı pompası sisteminde ihtiyaç duyulan birçok temel bileşeni kompakt gövdesi içerisinde bir araya getirmesi. 130 litrelik dahili kullanım sıcak suyu tankının yanı sıra motorlu üç yollu vana ve dahili sirkülasyon pompası gibi tesisat bileşenlerinin cihaz içerisinde hazır olarak sunulması, sahada ihtiyaç duyulan ilave ekipmanların ve bağlantıların azaltılmasına yardımcı oluyor. Bu bütünleşik yapı sayesinde ısı pompası kurulumlarının daha düzenli ve pratik şekilde gerçekleştirilebilmesi hedeflenirken, montaj ekipleri açısından da kurulum sürecinin sadeleştirilmesine katkı sağlanıyor. Daha az harici ekipman ihtiyacı; tesisat alanının daha verimli kullanılmasına, sistem karmaşıklığının azaltılmasına ve uygulama sürecinin kolaylaştırılmasına imkân tanıyor. Tek Cihazla Isıtma, Soğutma ve Sıcak Su Isıtma, soğutma ve kullanım sıcak suyunu tek bir kompakt gövdede birleştiren Triome Serisi, yıl boyunca farklı konfor ihtiyaçlarının aynı sistem üzerinden karşılanabilmesine olanak sağlıyor. Böylece geleneksel sistemlerde ayrı ayrı planlanabilen birçok fonksiyon, tek bir merkezi çözüm altında yönetilebiliyor. Triome’un kompakt ve entegre mimarisi, özellikle teknik hacmin sınırlı olduğu modern konutlarda önemli bir avantaj sağlarken, yaşam ve tesisat alanlarının daha verimli kullanılmasına da katkıda bulunuyor. R290 ve Full DC Inverter Teknolojisi Çevre dostu R290 doğal soğutucu akışkan teknolojisine sahip Triome Serisi, Full DC Inverter teknolojisiyle çalışma kapasitesini sistem ihtiyacına göre yöneterek enerji verimliliği ve konforu bir arada sunmayı hedefliyor. Değişken kapasite kontrolü sayesinde sistem, ihtiyaçlara uygun çalışma koşulları oluşturarak daha dengeli ve verimli bir iklimlendirme deneyimine katkı sağlıyor. Yeni nesil ısı pompası teknolojisini, entegre hidrolik bileşenler ve kullanım sıcak suyu çözümüyle tek gövdede birleştiren Triome Serisi; son kullanıcı açısından konforlu ve enerji verimli bir yaşam alanı sunarken, kurulum profesyonelleri açısından da daha sade, düzenli ve uygulaması kolay bir sistem yaklaşımı ortaya koyuyor. CW Enerji, Triome Serisi ile yenilenebilir enerji alanındaki deneyimini konutların ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyaçlarına taşıyarak, enerji verimliliğini yaşamın farklı alanlarında yaygınlaştırmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Enerji tüketimini azaltan teknolojiler önemli hale geldi CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, enerji dönüşümünün güneş enerjisi sistemlerinin yanı sıra enerji depolama, akıllı enerji teknolojileri ve verimlilik odaklı çözümlerle desteklenmesi gerektiğini söyledi. Enerjinin daha etkin kullanılmasının sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmada kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Sarvan, ısı pompalarının da enerji verimliliğini artıran ve karbon emisyonlarını azaltan teknolojiler arasında öne çıktığını kaydetti. Sarvan, “Dünya genelinde enerji dönüşümü hız kazanırken, binalarda enerji tüketimini azaltan teknolojiler her zamankinden daha önemli hale geliyor. Isı pompaları da yüksek verimlilikleri ve çevre dostu yapılarıyla geleceğin en önemli iklimlendirme sistemleri arasında yer alıyor" dedi. Yeni nesil ısı pompası teknolojilerinin yalnızca enerji tasarrufu sağlamadığını, aynı zamanda yaşam alanlarında konforu artırdığını ifade eden Sarvan, günümüzde kullanıcıların hem enerji maliyetlerini düşürmek hem de daha sürdürülebilir yaşam alanlarına sahip olmak istediğini, buna bağlı olarak da ısı pompalarının ısıtma, soğutma ve kullanım sıcak suyu ihtiyaçlarını tek sistem üzerinden karşılayarak bu beklentilere cevap verdiğini söyledi. Küçük alanda büyük konfor CW Enerji olarak geliştirdikleri ısı pompalarının ısıtma, soğutma ve kullanım sıcak suyu ihtiyaçlarını tek cihazda birleştirerek yeni nesil yaşam konforunu kullanıcılarla buluşturduğunu dile getiren Sarvan, “Enerji verimliliği odaklı ürün portföyümüzü Triome Serisi Monoblok Isı Pompası ile genişlettik. Isıtma, soğutma ve kullanım sıcak suyu ihtiyaçlarını tek bir cihazda bir araya getiren Triome Serisi; kompakt tasarımı, entegre sistem bileşenleri ve yeni nesil teknolojileriyle modern konutların iklimlendirme ihtiyaçlarına bütüncül bir çözüm sunuyor. Çevre dostu R290 doğal soğutucu akışkanı, yüksek verimli Full DC Inverter teknolojisi ve kompakt yapısıyla öne çıkan ısı pompalarımız, enerji tasarrufu ve konforu aynı noktada buluşturuyor. Tek gövdede birden fazla fonksiyon sunabilen sistemler hem kullanıcılar hem de uygulayıcılar açısından önemli avantajlar sağlıyor. Özellikle apartman daireleri, villalar ve mekanik alanın sınırlı olduğu projelerde büyük avantaj sağlayan ısı pompalarımız, kompakt tasarımı sayesinde minimum alanda maksimum performans sunuyor. Kullanıcılar daha fazla yaşam alanı kazanırken, projeler daha düzenli ve estetik bir yapıya kavuşuyor” diye konuştu. Düşük karbon ayak iziyle çevresel sürdürülebilirliğe katkı sunuyor Isı pompalarının yalnızca son kullanıcıların değil, uygulama ve montaj ekiplerinin de beğenisini kazandığını belirten Sarvan, dahili boyler ve entegre hidrolik bileşenleri sayesinde daha az ekipman kullanıldığını, montaj süresinin kısaldığını ve kurulum süreçlerinin önemli ölçüde kolaylaştığını söyledi. Daha hızlı montaj, daha az işçilik ve daha düzenli mekanik alanlar sağlayan ısı pompalarının, profesyoneller için de yeni nesil bir çözüm sunduğuna dikkat çeken Sarvan, ısı pompalarının güneş enerjisi, inverter ve enerji depolama teknolojileriyle uyumlu çalışarak evlerde enerji verimliliğini en üst seviyeye taşıdığını kaydetti. Bu sayede üretilen enerjinin daha akıllı kullanılırken, kullanıcıların daha düşük enerji maliyetleri ve daha yüksek enerji bağımsızlığı elde ettiğini ifade eden Sarvan, “Dünya enerji dönüşümünü hızlandırırken, ısı pompaları da geleceğin en önemli iklimlendirme teknolojileri arasında gösteriliyor. Bu sistemler düşük karbon ayak iziyle çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sunuyor. Güneş enerjisi sistemleriyle entegre çalışan ısı pompası çözümleri, kullanıcıların kendi enerjilerini daha verimli kullanmalarına imkan tanıyor. Bu sayede enerji maliyetleri azalırken enerji bağımsızlığı da güçleniyor" dedi. "Karbon nötr hedefleri doğrultusunda enerji tüketiminin daha verimli hale getirilmesi gerekiyor” diyen Sarvan, şöyle devam etti: “Isı pompaları, yüksek verimlilikleri, düşük enerji tüketimleri ve çevreci özellikleriyle bu dönüşümün önemli parçalarından biri olacak. Yüksek enerji verimliliği, çevre dostu teknolojisi ve yenilenebilir enerji sistemleriyle uyumlu yapısıyla öne çıkan ısı pompaları, geleceğin sürdürülebilir yaşam alanlarının vazgeçilmez çözümleri arasında yer alıyor. CW Enerji olarak yenilenebilir enerji ekosisteminin tüm bileşenlerini destekleyen teknolojilerin yaygınlaşmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz. Triome Serisi Monoblok Isı Pompası’nı yakından incelemek, ürünün sunduğu avantajlar hakkında bilgi almak ve yaşam alanlarına uygun çözümleri değerlendirmek isteyen kullanıcılarımızı Türkiye genelindeki CW Enerji bayi ve satış noktalarımıza bekliyoruz. Bayilerimiz aracılığıyla kullanıcılarımıza yalnızca ürünü yakından tanıma imkânı değil, ihtiyaçlarına uygun sistem seçimi ve uygulama süreçleri konusunda da destek sunuyoruz.” CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Değişikliği Binalarda Tasarım Kriterlerini Değiştiriyor Haber

İklim Değişikliği Binalarda Tasarım Kriterlerini Değiştiriyor

İklim değişikliğiyle birlikte binaların ısıtma ve soğutma ihtiyaçları da farklılaşıyor. Bu değişim, iklimlendirme sistemlerinin tasarımında dikkate alınan koşulların yeniden değerlendirilmesini gerekli kılıyor. Dünya genelinde 2 milyardan fazla binayı değerlendiren JRC’nin araştırması, binanın yaşı ve mimari özelliklerinden yerel iklime ve ısıtma-soğutma sistemlerinin verimliliğine kadar birçok unsurun termal konfor için gereken enerjiyi etkilediğini gösteriyor. İklimlendirme sektörünün öncü markalarından Form, 60 yılı aşkın mühendislik birikimiyle proje başlangıcından itibaren yapının kullanım biçimini, ısı yükünü, iklim koşullarını ve uzun vadeli işletme ihtiyaçlarını birlikte ele alarak iklimlendirme sistemlerini değişen koşullara uyum sağlayacak şekilde kurgulanmasına destek oluyor. İklimlendirme projelerinde geçmiş iklim verilerinin günümüzde tek başına yeterli olmayacağını belirten Form Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Korun, değişen dış hava koşullarında sistemlerin göstereceği performansın da tasarım hesaplarına dahil edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Geleceğin Isı Yükleri Bugünden Hesaplanıyor Form Şirketler Grubu’nun mühendislik yaklaşımında sistem kapasitesi sadece alan büyüklüğüne göre belirlenen standart bir hesap olarak ele alınmıyor. Alan ölçümü ve ısı yükünün yanı sıra yapının güneş alma yönü, cam yüzeyleri, kullanım yoğunluğu, içeride ısı üreten ekipmanlar ve çalışma süreleri gibi değişkenler de iklimlendirme ihtiyacını doğrudan etkiliyor. Bu verilerin proje aşamasında, partnerlerle birlikte doğru değerlendirilmesi, gereğinden büyük veya yetersiz kapasite seçimlerinin önüne geçerken enerji tüketimi, iç ortam konforu ve sistemin uzun vadeli performansı açısından da önem taşıyor. Form Şirketler Grubu, yeni yapılarda sistemlerin bu parametrelere göre kurgulanmasını, mevcut yapılarda ise değişen kullanım ve iklim koşullarına göre ihtiyacın yeniden değerlendirilmesini mühendislik sürecinin temel parçaları arasında görüyor. Mühendislik Perspektifi İklimlendirmeyi Dönüştürüyor Form Şirketler Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Form MHI Klima Sistemleri ve Form Endüstri Ürünleri, farklı yapı tipleri ve kapasite ihtiyaçlarında proje partnerleri ile birlikte grubun mühendislik birikimini uygulamaya taşıyor. Form MHI Klima Sistemleri; VRF, split, multi split, profesyonel klima sistemleri ve ısı pompalarıyla konut ve ticari yapılara yönelik iklimlendirme alanında faaliyet gösteriyor. Özellikle ticari uygulamalarda alan ölçümü, ısı yükü ve kullanım profilinin birlikte değerlendirilmesi, doğru kapasite ve sistem kurgusunun oluşturulmasında temel rol oynuyor. Form Endüstri Ürünleri ise ticari ve endüstriyel merkezi iklimlendirme alanında; soğutma grupları ve ısı pompalarından klima santralleri, fancoiller, ısı geri kazanım cihazları, soğutma kuleleri ve rooftop paket klima sistemlere uzanan çözümler sunuyor. Otel, hastane, ticari yapı ve üretim tesisleri gibi farklı kullanım koşullarına sahip projelerde sistemler; iç hava kalitesi, enerji verimliliği, kesintisiz çalışma ihtiyacı ve yapının farklı bölümlerindeki yükler dikkate alınarak projeye özel kurgulanıyor. Böylece aynı mühendislik yaklaşımı, konut ölçeğinden büyük merkezi sistemlere kadar yapının özelliklerine göre farklılaşıyor. “İklimlendirme Sistemleri Geleceğin Koşullarına Göre Tasarlanmalı” İklim değişikliğinin iklimlendirme mühendisliği üzerindeki etkisini değerlendiren Form Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Korun, “İklim koşulları değiştikçe binaların ısıtma ve soğutma ihtiyaçları da değişiyor. Daha uzun süren sıcak dönemler, farklılaşan soğutma yükleri ve artan enerji ihtiyacı, iklimlendirme sistemlerinin geçmişteki kabullerle tasarlanmasını giderek zorlaştırıyor. Bu nedenle doğru kapasiteyi belirlerken yapının konumu, kullanım biçimi, ısı yükleri ve çalışma koşullarını ve yeni iklim (sıcaklık) değerlerini bütün olarak değerlendirmek gerekiyor. İklim dayanıklılığı sistem kurulumundan önce, tasarım aşamasında ele alınmalı. Gelecekte oluşabilecek yük değişimleri ise mühendislik hesaplarının bir parçası haline getirilmeli. Form Şirketler Grubu olarak 60 yılı aşkın mühendislik birikimimizle iklimlendirme sistemlerinin yalnızca bugünün konfor ihtiyacına göre değil, yapıların uzun vadede karşılaşabileceği koşulları da gözeterek ele alınmasını önemsiyoruz. Form MHI Klima Sistemleri ve Form Endüstri Ürünleri bünyesinde farklı yapı tipleri ve ölçeklerde edinilen uygulama deneyimi de bu mühendislik yaklaşımımızı destekliyor. Önümüzdeki dönemde iklimlendirme sektörünün en önemli gündemlerinden birinin, değişen iklim koşullarında konfor ve enerji verimliliğini birlikte sürdürebilen sistemler geliştirmek olacağını değerlendiriyoruz.” dedi. Form Şirketler Grubu Hakkında 1965 yılında kurulan Form Şirketler Grubu, grup bünyesinde yer alan 6 bağımsız firmasıyla merkezi, bireysel iklimlendirme ve endüstriyel uygulamalar alanında, yaşam kalitesini arttıracak cihazların üretim, satış ve satış sonrası faaliyetlerini sürdürmekte; rezidanslardan otellere, okullardan hastanelere her tür bina, iş merkezi, fabrika ve alışveriş merkezleri için iklimlendirme sistem çözümleri sunmaktadır. Form Şirketler Grubu’nun merkez ofisi Maslak İstanbul'dadır. Ankara, Antalya, Adana, İzmir ve Bursa’da bölge müdürlükleri bulunmaktadır. Klima faaliyetlerinde merkezi klima sistemleri, VRF, split ve multi split klima cihazlarını tedarik eden Form Şirketler Grubu, aynı zamanda yerli üretim olarak klima santralleri, su soğutma kuleleri, fancoiller, ısı pompaları ve imzalanan lisans anlaşması kapsamında Lennox marka paket klimalar ile günışığı aydınlatma sistemleri, doğal havalandırma-duman tahliye üniteleri ve evaporatif soğutucular üretmektedir. Form Şirketler Grubu hakkında daha fazla bilgi www.formgroup.com internet adresinden temin edilebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yüksek Enerji Maliyetlerine Karşı Verimli Çözüm Olarak Isı Pompaları Öne Çıkıyor Haber

Yüksek Enerji Maliyetlerine Karşı Verimli Çözüm Olarak Isı Pompaları Öne Çıkıyor

Enerji kullanımında verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı yeni dönem, ısıtma ve soğutma teknolojilerinde daha yüksek performanslı ve entegre sistemlere geçişi hızlandırıyor. Bu dönüşümde öne çıkan ısı pompaları, konutlardan ticari yapılara ve endüstriyel tesislere kadar geniş bir kullanım alanında, tek bir sistemle hem ısıtma hem de soğutma ihtiyacına yanıt verebiliyor. Aynı zamanda sıcak su üretimi gibi farklı ihtiyaçları da karşılayabilmesi, sistemleri çok yönlü bir çözüm haline getiriyor. Elektrifikasyonun yaygınlaşmasıyla birlikte ısı pompaları, tükettiği elektrik enerjisinin 4 ila 5 katını, uygun koşullarda ise 7–8 katına kadar ısı enerjisine dönüştürebiliyor. Bu yüksek verimlilik, işletme maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlarken enerji kaynaklarının daha etkin kullanılmasını mümkün kılıyor. Düşük karbon salımıyla çevresel etkilerin azaltılmasına destek olan bu sistemler, enerji dönüşümünün en kritik bileşenlerinden biri olarak yeni nesil iklimlendirme anlayışının temelini oluşturuyor. Geniş Kullanım Alanı ile Esnek ve Verimli Çözümler Isı pompaları; konutlar, oteller, ticari yapılar ve endüstriyel tesislerde farklı ihtiyaçlara yanıt verebilen esnek ve ölçeklenebilir bir çözüm olarak öne çıkıyor. Konut uygulamalarında yerden ısıtma, fan-coil sistemleri ve sıcak su üretimi ön plana çıkarken; ticari yapılarda merkezi sistem entegrasyonları yaygın olarak tercih ediliyor. Endüstriyel tesislerde ise proses ısıtma ve soğutmanın yanı sıra atık ısı geri kazanımı, enerji verimliliğini artıran kritik uygulamalar arasında yer alıyor. Hava, toprak ve su kaynaklı alternatifler sayesinde farklı iklim ve altyapı koşullarına uyum sağlanabiliyor. Bununla birlikte hibrit sistem çözümleri, farklı kaynakların avantajlarını bir araya getirerek sistem performansını daha üst seviyeye taşıyor. Özellikle su kaynaklı ısı pompaları, yüksek COP değerleri ve yıl boyunca stabil çalışma karakteristiğiyle büyük ölçekli projelerde güçlü bir çözüm olarak konumlanıyor. Doğru Tasarım ile Maksimum Verimlilik Isı pompası sistemlerinde elde edilen verimlilik, doğrudan doğruya mühendislik tasarımının doğruluğuna bağlı olarak şekilleniyor. Isıtma ve soğutma yüklerinin doğru analiz edilmesi, sistemin kullanılacağı yapının ihtiyaçlarına uygun kapasite seçimi ve kaynak türünün iklim ile altyapı koşullarına göre belirlenmesi, performansı belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra mevsimsel verimlilik değerleri (SCOP/SEER), otomasyon ve kontrol altyapısı ile sistemin çalışacağı sıcaklık seviyeleri gibi teknik parametrelerin bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi, uzun vadede işletme maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Doğru projelendirilmiş bir ısı pompası sistemi, yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla kalmayıp aynı zamanda sürdürülebilir, güvenilir ve uzun ömürlü bir kullanım avantajı sunuyor. Isı Pompaları Enerji Verimliliği Açısından Ana Çözüm Haline Geliyor” Isı pompalarının enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik açısından ana çözüm haline geldiğini vurgulayan Form Endüstri Ürünleri Ürün Yönetimi ve Marka Müdürü Pınar Gürler, “Hava kaynaklı, su kaynaklı ve toprak kaynaklı ısı pompası çözümlerinin yanı sıra, farklı uygulama alanlarına yönelik geniş bir ürün gamına sahibiz. Bu sistemler hem ısıtma, soğutma hem de sıcak su ihtiyacını tek bir çözüm üzerinden karşılayabilmekte; özellikle aynı anda ısıtma ve soğutma gerektiren projelerde %100’e varan ısı geri kazanımı sağlayarak yüksek verimlilik sunmaktadır. Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği kapsamında 1 Ocak 2025 itibarıyla yürürlüğe giren düzenlemeye göre, toplam inşaat alanı 2.000 m² ve üzeri olan yeni binaların enerji ihtiyacının en az %10’unu güneş, rüzgar ve ısı pompası gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılama zorunluluğu bulunmaktadır. Bu düzenleme, özellikle ticari yapılar ve büyük ölçekli projelerde ısı pompası sistemlerinin daha yaygın şekilde tercih edilmesini desteklemektedir. Aynı zamanda enerji verimliliği hedefleri doğrultusunda projelendirme süreçlerinde ısı pompaları kritik bir bileşen haline gelmektedir. Ticari binalar ve endüstriyel tesislerde enerji maliyetlerinin yüksekliği göz önüne alındığında, ısı pompaları yatırım geri dönüş süresinin çoğu projede 1–2 yıl seviyelerine kadar düşebilmesi nedeniyle giderek daha fazla tercih edilmektedir. İzmir’deki üretim tesislerimizde geliştirdiğimiz su kaynaklı ısı pompaları ile yerli üretim gücümüzü artırırken, uluslararası iş birliklerimiz sayesinde global teknolojileri de portföyümüze entegre ediyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda ısı pompalarını, hem ekonomik hem çevresel açıdan en verimli yatırım çözümlerinden biri olarak konumlandırıyoruz. Doğru projelendirme ile uzun vadeli işletme maliyetlerinin düşürülmesine ve karbon emisyonlarının azaltılmasına doğrudan katkı sağlıyoruz. 2026 ve sonrasında enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odağında büyümeyi hedefliyoruz. Yerli üretim kapasitemizi artırarak hem Türkiye’de hem ihracat pazarlarında daha güçlü bir konum almayı, özellikle renovasyon ve enerji dönüşüm projelerinde daha aktif rol üstlenmeyi planlıyoruz.” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tarık Serhatlı EPSA Genel Müdürü Oldu Haber

Tarık Serhatlı EPSA Genel Müdürü Oldu

Otomotiv ve endüstriyel üretim sektörlerinde uzun yıllara dayanan uluslararası deneyime sahip Tarık Serhatlı, şirketin Genel Müdürü olarak göreve başladı. Uluslararası ekiplerle yürüttüğü projeler ve global yönetim deneyimiyle dikkat çeken Tarık Serhatlı ile organizasyonel yapısını şekillendiren EPSA Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Özdemir atamaya ilişkin değerlendirmesinde, “EPSA olarak 27 yılı aşkın deneyimimizle yalıtım ve yapı kimyasalları alanındaki gücümüzü ileri mühendislik malzemeleri ve endüstriyel üretim çözümleriyle genişletiyoruz. Otomotivden beyaz eşyaya, savunma sanayiden ısıtma soğutma sistemlerine dek farklı sektörlere yüksek katma değerli çözümler sunan güçlü bir üretim altyapısına sahibiz. Tarık Serhatlı’nın uluslararası üretim ve operasyon yönetimi alanındaki deneyiminin EPSA’ nın global büyüme hedeflerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Yeni görevine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tarık Serhatlı ise EPSA’nın üretim gücüne ve vizyonuna dikkat çekerek şunları ifade etti. “Yenilikçi üretim yaklaşımı ve güçlü mühendislik altyapısıyla sektöründe önemli bir konuma sahip olan EPSA ailesine katılmaktan büyük heyecan ve mutluluk duyuyorum. Şirketin üretim gücü, Ar-Ge yetkinliği ve uluslararası pazarlardaki büyüme potansiyeli önemli fırsatlar sunuyor. Ekip arkadaşlarımız ve paydaşlarımızla birlikte EPSA’nın global pazarlardaki konumunu daha da güçlendirmek için çalışacağız.” Tarık Serhatlı, İngilizce Makine Mühendisliği mezunu olup Endüstri Mühendisliği yan dalına sahiptir. Uluslararası şirketlerde özellikle Expanded Polipropilen (EPP) ve Expanded Polistiren (EPS) malzemeleri üzerine üretim ve uygulama süreçlerinde önemli deneyim kazanan Serhatlı, kariyeri boyunca operasyonel yönetimin yanı sıra yönetim kurulu üyeliği görevleri de üstlenmiştir. Görev aldığı uluslararası şirketlerde Türkiye ve Avrupa’daki üretim operasyonlarının yönetiminde aktif rol alan Serhatlı, bütçe, P&L ve nakit akışı yönetimi alanlarında güçlü bir yönetsel deneyime sahiptir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.