Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Işletmeler

Kapsül Haber Ajansı - Işletmeler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Işletmeler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Visa, 2026’da ödemeleri şekillendirecek beş büyük trendi açıkladı Haber

Visa, 2026’da ödemeleri şekillendirecek beş büyük trendi açıkladı

Visa, 2025’i ödemeler dünyası için dönüştürücü bir yıl olarak tanımladıktan sonra, asıl kırılmanın 2026’da yaşanacağını açıkladı. Yapay zekâ, üretken yapay zekâ, kuantum bilişim, blokzinciri, küresel ölçekte yaygınlaşan mobil donanım ve neredeyse sınırsız veri kapasitesi, büyük bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Bu dönüşümün merkezinde yer alan ödeme sektörü ise yeni teknolojileri küresel ölçekte inovasyona dönüştürerek öncü bir rol üstleniyor. Agentic (agent-based) ticaretin günlük hayatın doğal bir parçası hâline gelmesi, dijital kimlik güvenliğinin yapay zekâ çağında yeniden tanımlanması, stablecoin’lerin küresel ölçekte ivme kazanması, üye olmadan kart bilgisi girilerek yapılan ödemelerin (manual guest checkout) yavaş yavaş ortadan kalkması ve nakdin rolünün dönüşmesi bu başlıkların öne çıkanları arasında yer alıyor. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ödeme ekosistemi, yapay zekâdan blokzincirine uzanan teknolojilerle çok hızlı bir değişimden geçiyor. Visa olarak bu değişimin merkezinde yer alıyor, güvenli ve sorunsuz ödeme deneyimlerini daha geniş ölçekte erişilebilir kılmaya odaklanıyoruz. 2026 yılında da önceliğimiz; agentic ticaret, stablecoin çözümleri, dijital kimlik güvenliği ve temassız ödemeler gibi alanlarda, hem kullanıcılar hem de ekosistem için sürdürülebilir ve güven veren bir yapı oluşturmak. Attığımız her adımda, dijital ödemelerin günlük hayatın hızlı, güvenli ve doğal bir parçası hâline gelmesini destekliyoruz.” Agentic ticaret ana akıma taşınıyor Yüz yüze ticaretten e-ticarete, mobil ticaretten yapay zekâ tabanlı ticarete uzanan yolculukta yeni bir döneme giriliyor. 2026 itibarıyla, agentic yapay zeka destekli alışveriş deneyimleri tüketiciler için yaygın bir gerçeklik hâline gelirken, bu gelişimi doğal olarak yapay zekâ destekli asistanlar tarafından (agent) yürütülen ticaret modeli izleyecek. Bu modelde yapay zekâ asistanları, tüketici ve işletmeler adına işlem gerçekleştirebiliyor. Kullanıcılar, yapay zekâ asistanlarına yalnızca ödeme yetkisi vermekle kalmıyor; tercihlerini, bütçe sınırlarını ve hangi kategorilerde alışveriş yapılabileceğini de tanımlayabiliyor. Örneğin seyahat veya restoran harcamalarına izin verirken, sağlık gibi alanları kapsam dışı bırakmak ya da belirli bir tutarın üzerindeki ödemeleri engellemek mümkün oluyor. Böylece yapay zekâ, kullanıcı adına karar veren ancak kontrolü tamamen kullanıcıda kalan kişisel bir alışveriş asistanına dönüşüyor. Markaların agentic alışveriş deneyimlerine yaptığı yatırımlar arttıkça, 2026 yılında yapay zekâ asistanlarının ticaretteki rolü hızla artıyor. Visa, bu dönüşümün gerçekleşmesi için ekosistem iş birlikleriyle gerekli altyapı ve araçları sunuyor. Dijital kimlik güvenliği, yapay zekâ çağında yeni bir mücadeleye dönüşüyor Yapay zekânın sunduğu fırsatlarla birlikte riskler de büyüyor. Dolandırıcılar; yapay zekâ destekli deepfake’ler, ajan tabanlı dolandırıcılıklar ve sentetik kimlikler aracılığıyla artık tekil işlemler yerine doğrudan bireylerin kimliğini hedef alıyor. Kimliğin ele geçirilmesiyle birlikte, o kimlik üzerinden yapılan tüm işlemler risk altına giriyor. Visa’ya göre 2026’da, yapay zekâ destekli kimlik saldırıları hem hacmen hem de karmaşıklık açısından önemli ölçüde artış gösterecek. Bu durum, bankaların, fintech’lerin, işletmelerin ve kamu kurumlarının tek başına kazanamayacağı yeni bir mücadeleyi beraberinde getiriyor. Bu nedenle sektör genelinde bu risklerle mücadele etmek üzere ortak yetkinliklerin ve teknolojilerin geliştirilmesi için iş birlikleri gerçekleşecek. Visa ise bu mücadelenin merkezinde yer almaya devam edecek. Stablecoin’ler hız kazanıyor Fiat para birimleriyle desteklenen stablecoin’ler, spekülatif bir varlıktan güvenilir bir küresel ödeme altyapısına dönüşüyor. Özellikle gelişmekte olan pazarlarda ve sınır ötesi ödemelerde büyük bir potansiyel sunan stablecoin’ler için, ABD’de kabul edilen GENIUS Act ve benzeri düzenlemelerle birlikte 2026 yılı kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Stablecoin pazarının 2030 yılına kadar 4 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Visa, 2026’da stablecoin kullanımının hızla artacağını öngörüyor. Özellikle yerel para birimi oynaklığı yüksek olan pazarlarda değer saklama aracı olarak, B2B ödemelerden bireysel havalelere uzanan sınır ötesi para transferlerinde ve Visa altyapısı sayesinde kripto ile geleneksel finans dünyası arasındaki geçişlerde bu artış önce çıkacak. Bugün Visa, 40’tan fazla ülkede 130’dan fazla stablecoin bağlantılı kart programını destekliyor ve stablecoin’lerle Visa ağı üzerinde dolar ve euro cinsinden mutabakat sağlanabiliyor. Visa altyapısı sayesinde stablecoin varlıkları, Visa kartlarıyla entegre edilerek günlük harcamalarda da kullanılabiliyor. Bu yapı, kullanıcıların stablecoin veya kripto varlıklarını arka planda kullanarak, fiziksel mağazalarda ya da e-ticarette kahve gibi gündelik harcamalarını dahi sorunsuz şekilde gerçekleştirebilmesine imkân tanıyor. Visa, dijital ödemelerdeki küresel uzmanlığını yeni bir danışmanlık servisiyle de genişletiyor. Visa Danışmanlık ve Analitik (VCA) tarafından sunulan Stablecoin Danışmanlık Servisi, bankalar, fintech’ler ve işletmeler için stablecoin alanında pazar uyumu, strateji geliştirme ve uygulama süreçlerine rehberlik ediyor. Servis; Avrupa’da hızla büyüyen stablecoin ekosistemi ve gelişen regülasyonlar doğrultusunda, kurumların bu alandaki fırsatları güvenli ve sürdürülebilir şekilde değerlendirmesine destek olmayı amaçlıyor. Kart bilgilerini girerek ödeme tarihe karışıyor Kart numarası, son kullanma tarihi ve güvenlik kodu girilen çok adımlı ödeme süreçleri hızla geride kalıyor. Dijital cüzdanlar ve e-ticaret platformları üzerinden tek tıkla ödeme deneyimi yaygınlaşırken, bu dönüşüm daha hızlı işlemler, daha az terk edilen sepet ve daha düşük dolandırıcılık oranları sağlıyor. Visa verilerine göre, kart bilgilerini girerek yapılan ödemelerin oranı 2019’da işlemlerin neredeyse yarısını oluştururken, 2025’te bu oran yüzde 16’ya geriledi. Visa’nın en büyük e-ticaret satıcılarında ise bu oran tek haneli seviyelere indi. 16 milyar Visa token’ının devrede olduğu bu dönüşümle birlikte, birçok pazarda kart bilgisi girerek ödeme deneyiminin tamamen ortadan kalkması bekleniyor. Nakit bitmiyor, dönüşüyor Visa’ya göre nakit kullanımı, 2026’da da devam edecek. Dünya genelinde hâlihazırda dolaşımda yaklaşık 11 trilyon dolar tutarında nakit bulunuyor. Ancak küresel ölçekte nakdin payı düşse de, 2026 yılı dünya tarihinde ilk kez tüketici ödemelerinin yarısından fazlasının kartla gerçekleştirildiği yıl olacak. Visa’ya göre 2026’da ayrıca B2B para hareketlerinde yeni dijitalleşme adımları, dijital cüzdanlarda yenilikçi uygulamalar, mobil cihazlar üzerinden ödeme kabul eden milyonlarca yeni mikro‑işletmenin ekosisteme katılması, yüksek gelir grubuna yönelik yeni değer önerilerinin yaygınlaşması ve yeni dijital ödeme yöntemlerinin çoğalması öne çıkacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY, Fiziksel Yapay Zekâ Platformunu Hizmete Sundu Haber

EY, Fiziksel Yapay Zekâ Platformunu Hizmete Sundu

Eş zamanlı olarak yapay zekâ laboratuvarını (EY.ai Lab) da açan EY; bu sayede, kuruluşların yapay zekâyı fiziksel ortamlara ve iş operasyonlarına sorunsuz bir şekilde entegre etmelerine yardımcı olacak. EY’ın yenilikçi yapay zekâ çözümleri, endüstriyel üretim, enerji, tüketici ürünleri ve sağlık gibi çeşitli sektörlerde fiziksel yapay zekâ uygulamalarının hayata geçirilmesini destekliyor. Ayrıca EY; bu yatırımlarla operasyonel verimliliği artırmanın yanı sıra akıllı otomasyon yoluyla atıkları azaltmayı, olumsuz çevresel etkiyi düşürmeyi ve sürdürülebilirliği desteklemeyi hedefliyor. Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY, NVIDIA iş birliğiyle yeni bir fiziksel yapay zekâ platformu olan EY.ai Physical AI’ı hayata geçirdi. Yapay zekâ ve teknolojik dönüşüm yatırımlarını sadece bununla sınırlı tutmayan EY, işletmelerin ölçeklenebilir fiziksel yapay zekâ çözümleri için prototip geliştirme, test etme ve devreye alma süreçlerini hızlandırmalarına da yardımcı olacak çevik bir Ar-Ge ortamı sunan laboratuvarı EY.ai Lab’i de açtığını duyurdu. NVIDIA altyapıları kullanılarak geliştirilen yeni fiziksel yapay zekâ platformu EY.ai Physical AI; kuruluşların robotlar, dronlar, akıllı cihazlar ve benzeri teknolojiler tarafından yürütülen yapay zekâ sistemlerini uygulamalarına ve yönetmelerine yönelik kapsamlı bir yaklaşım sunacak. Bu sayede EY, fiziksel sistemlerin gerçek dünyada uygulanmadan önce modellenmesi, test edilmesi ve iyileştirilmesi için dijital ikiz geliştirme konusunda işletmeleri destekleyecek. Böylece, risklerin azaltılmasına ve değer elde etme süresinin hızlandırılmasına katkıda bulunacak. EY ayrıca, işletmelerin yapay zekâ ile çalışan robotları gerçekçi üç boyutlu (3D) ortamlarda geliştirmelerine, simüle etmelerine ve doğrulamalarına yardımcı olmak amacıyla NVIDIA’nın açık modellerini, simülasyon ve öğrenme çerçevelerini de entegre edecek. Bununla birlikte, platform gelişmiş yapay zekâ iş yüklerinin uygulanması için güvenli, ölçeklenebilir ve yüksek performanslı bir temel sunuyor. İlgili platform, üç temel unsura odaklanmayı hedefliyor: Yapay zekâya hazır veriler: Fiziksel yapay zekâ için çok sayıda senaryoyu simüle etmek üzere sentetik veriler üretmek Dijital ikiz, robotik simülasyon ve eğitim: NVIDIA'nın açık modellerini, kütüphanelerini ve çerçevelerini kullanarak dijital ve fiziksel dünyalar arasında köprü kurmaya yardımcı olmak, gerçek zamanlı içgörüler ve performans izleme sağlamak ve operasyonel sürekliliği kolaylaştırmak Sorumlu fiziksel AI: İş operasyonları genelinde güvenlik, etik, uyumluluk unsurlarını ve dayanıklılığı korumaya yardımcı olmak için güçlü önlemler uygulamak EY aynı zamanda; yapay zekânın fiziksel ortamlara sorunsuz bir şekilde entegre edilmesine olanak tanıyan ve alanının ilk örneği olan yeni yapay zekâ laboratuvarını (EY.ai Lab) da faaliyete geçirdi. En ileri seviye robotik, sensör ve simülasyon yetkinlikleriyle donatılan laboratuvar EY.ai Lab; kuruluşlara ölçeklenebilir fiziksel yapay zekâ çözümlerini prototip geliştirme, test etme ve devreye alma süreçlerini hızlandırmalarına yardımcı olacak çevik bir Ar-Ge ortamı sunuyor. EY, fiziksel yapay zekâ yetkinliklerini enerji, sağlık ve akıllı şehirler başta olmak üzere birçok sektöre yönelik daha da genişletecek bu yatırımlar ile akıllı otomasyon yoluyla atıkları azaltmayı, olumsuz çevresel etkiyi düşürmeyi ve sürdürülebilirliği desteklemeyi hedefliyor. EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanı Gökhan Gümüşlü, konuyla ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu: “EY olarak, geliştirdiğimiz platformlar ve ürünlerle yapay zekâya yönelik yatırımlarımızı sürdürerek iş dünyasına katkı sunmaya devam ediyoruz. Kurumların geleceğini şekillendiren yapay zekâ platformumuz EY.ai, strateji, dönüşüm, risk, denetim ve vergi alanlarındaki uzmanlığımızı AI teknolojisiyle bir araya getirerek şirketlere bütüncül bir değer sağlarken; bunu bir adım öteye taşıyarak yakın zamanda hayata geçirdiğimiz yeni platformumuz EY.ai Physical AI, bu değeri fiziksel dünyayla bütünleştirerek, sunulan hizmet kapsamını çok daha geniş bir alana yaymayı hedefliyor. Gelişmiş otomasyon, yüksek verimlilik ve operasyonel maliyetlerin önemli ölçüde azaltılmasına kadar pek çok alanda işletmelerin faaliyet biçimini dönüştürerek değer elde etmelerine yardımcı olacak EY.ai Physical AI ile işletmeler, yapay zekâ entegrasyonlarını güvenli bir şekilde yönetebilecek ve deneysel çalışmalardan kurumsal ölçekli uygulamalara geçişte hızlarını artırabilecek. Ayrıca EY olarak yakın zamanda açılışını yaptığımız EY.ai Lab ise işletmelere; fiziksel yapay zekâ sistemlerini, kapsamlı simülasyonlarla sanal bir test ortamında tasarlamak, insansı robotlar, dört ayaklı robotlar ve diğer yeni nesil robotik platformlar dahil olmak üzere farklı formlarda çözümler geliştirmek, dijital ikiz aracılığıyla lojistik, üretim ve servis akışlarını iyileştirmek gibi birçok imkân sağlayacak.”

Yapay Zekâ, Üretim Süreçlerinde Dönüşümün Anahtarı Haber

Yapay Zekâ, Üretim Süreçlerinde Dönüşümün Anahtarı

Mitsubishi Electric Fabrika Otomasyon Sistemleri Pazarlama Koordinatörü Jacek Smoluch, dünya genelinde bin üretim tesisinden yalnızca birinin gelişmiş yapay zekâ çözümlerini etkin biçimde kullanabildiğini belirterek, teknolojinin vaat ettikleriyle mevcut uygulama düzeyi arasındaki farkı ortaya koyuyor. Dijital Dönüşüm Bir Maraton Otomasyon alanında son yıllarda yaşanan gelişmeler, üretim süreçlerinde önemli bir dönüm noktası yarattı. Uzmanlar, dijital dönüşümün kısa vadeli değil, uzun soluklu bir süreç olduğuna dikkat çekiyor. Mitsubishi Electric Fabrika Otomasyon Sistemleri Pazarlama Koordinatörü Jacek Smoluch, “İnsanlar genellikle bir yılda yapılabilecekleri abartırken, on yılda başarılabilecekleri küçümser” diyerek dönüşüm sürecine uzun vadeli bir bakışın gerekliliğini vurguluyor. Yüksek Enerji Maliyetleri, Sürdürülebilirliği Zorunlu Kıldı Küresel ölçekte artan enerji maliyetleri, sürdürülebilirliği bir pazarlama söylemi olmaktan çıkararak işletmeler için stratejik bir zorunluluk haline getirdi. Smoluch, “Enerji verimliliği artık yalnızca çevreci bir mesaj değil. Elektrik fiyatlarının rekor seviyelere ulaştığı bir dönemde, enerji tüketimini iyileştirmek kârlılığı korumanın anahtarı haline geldi” diyor. Bu gelişme, maliyet optimizasyonuna odaklanan yapay zekâ destekli enerji yönetim sistemlerinin üretim tesislerinde hızla yaygınlaşmasını sağladı. Tedarik Zincirinde Yerelleşme Öne Çıkıyor Küresel tedarik zincirlerinde, özellikle Asya kaynaklı sevkiyatlarda yaşanan aksaklıklar, üreticileri yerel tedarik ve kaynak kullanımına yönlendiren güçlü bir eğilimi beraberinde getirdi. Bu dönüşüm tedarik süreçlerinde güvenilirliği artırırken, daha kısa taşıma mesafeleriyle çevresel etkinin azalmasına katkı sağlıyor. Böylece işletmeler, sürdürülebilirliği ve operasyonel verimliliği doğal bir denge içinde bir araya getirebiliyor. Zaman Bazlı Bakım, Yerini Anlık Kestirime Bırakıyor Yapay zekâ destekli bakım sistemlerinde son dönemde önemli ilerlemeler kaydedildi. Bu sistemler, ekipmanlardan gelen verileri gerçek zamanlı analiz ederek olası arızaları önceden tahmin ediyor ve performansı oldukça verimli bir düzeyde tutuyor. Smoluch, “Artık bir robotun hızını yüzde 70’e düşürerek ömrünü uzatırken üretim verimliliğini korumayı önerebiliyoruz” diyerek bu dönüşümün etkisini özetliyor. Böylece işletmeler, planlı bakım anlayışından kestirimci bakıma geçiş yaparak hem plansız duruşları hem de gereksiz parça değişimlerini önemli ölçüde azaltabiliyor. Yapay Zekâ İnsanı Değil, İşi Dönüştürüyor Yapay zekâ uygulamaları, iş gücü alanında insanları tamamen sistem dışına itmek yerine, görev dağılımını yeniden şekillendiren ve yeniden beceri kazandırmaya odaklanan projelere ortam hazırlıyor. Yine de her çalışan bu dönüşüme aynı hızda uyum sağlayamıyor; bu da dijital dönüşümde değişim yönetiminin kritik önemini gösteriyor. Smoluch, “Sanayi devrimlerinin her biri insan emeğini yeniden tanımladı. Motorlar, elektrik ve bilgisayarlar iş yapış biçimimizi değiştirdi ama bugün onlarsız bir hayat düşünemiyoruz. Yapay zekâ da benzer bir dönüm noktasında” dedi. Henüz sınırlı sayıda tesiste uygulanıyor olsa da yapay zekâ destekli gerçek zamanlı optimizasyon sistemleri, üretimde anlık ayarlamalar yaparak verimliliği artırıyor ve israfı azaltıyor. Bu yaklaşım, klasik veri toplama-analiz döngüsünden çıkarak anında tepki veren, otomatik sistemlere geçişin önünü açıyor. Yeni Dönemde Yapay Zekâ Odaklı Üretim Smoluch, “Yapay zekâda başarı, sağlam temeller üzerine inşa edilen küçük ama istikrarlı adımlarla gelir. Bu bir yolculuktur, varış noktası değil” diyerek sürecin uzun vadeli doğasına dikkat çekiyor. Üretimde “AI yoğunluğu” artık büyük ölçekli tesis dönüşümlerinden ziyade, yapay zekâ özellikleriyle donatılmış makine, robot ve cihazların eklenmesiyle artıyor. Tak-çalıştır nitelikli bu çözümler, sadelikleri ve etkinlikleriyle yapay zekâ uygulamalarında yeni bir dönemi başlatıyor. Yapay zekâ destekli sürdürülebilirlik, yerelleşen tedarik zincirleri, optimizasyon sistemleri ve iş gücü dönüşümü gibi eğilimlerin birleşimi, üretim süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Henüz sınırlı sayıda tesis gelişmiş yapay zekâ çözümleri kullanıyor olsa da kısa sürede elde edilen somut faydalar, yakın gelecekte bu teknolojilerin benimsenme hızını artıracak gibi görünüyor.

Vodafone, Gaziantep’teki Yeni Teknoloji Merkezi İle Anadolu Sanayisini Geleceğe Hazırlayacak Haber

Vodafone, Gaziantep’teki Yeni Teknoloji Merkezi İle Anadolu Sanayisini Geleceğe Hazırlayacak

Şirket, iki yıl boyunca üstleneceği ana sponsorluk kapsamında kurduğu Vodafone Business Tech Hub Teknoloji Merkezi ile işletmelere akıllı fabrika, enerji güvenliği ve siber güvenlik gibi yenilikçi teknoloji çözümlerini gerçek bir üretim ortamında deneyimleme fırsatı sunacak. İşletmelerin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren “Vodafone Business Tech Hub Teknoloji Merkezi”, Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde açıldı. Türkiye’nin sanayide dönüşüm kapasitesini artırmayı hedefleyen ve Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğiyle kurulan Uygulamalı KOBİ Yetkinlik Merkezi (Model Fabrika) içinde açılan merkez, işletmelerin gerçek üretim ortamında dijital dönüşüm teknolojilerini deneyimlediği bir alan olarak faaliyet gösterecek. Vodafone Business Tech Hub Teknoloji Merkezi’nin açılışına Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi ve Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu’nun yanı sıra kamu kuruluşları, sivil toplum ve akademi temsilcileri ile çok sayıda iş insanı katıldı. Açılış töreninde konuşma yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin Gaziantep’in güçlü sanayisine vurgu yaptı. Şahin sözlerine şöyle devam etti: “Dijital dönüşüm artık sadece bir tercih değil, şehirlerin geleceğini belirleyen en stratejik alanlardan biri. Gaziantep olarak akıllı şehir teknolojilerini sanayimizle, üretim kapasitemizle ve genç insan kaynağımızla entegre eden güçlü bir model oluşturduk. Vodafone Business Tech Hub, bu vizyonun önemli bir ayağını tamamlıyor. Burada geliştirilecek çözümler hem işletmelerimizin verimliliğini artıracak hem de gençlerimize teknoloji tabanlı istihdam ve girişim fırsatları sunacak. Gaziantep’in üretimdeki gücünü dijitalleşmeyle daha ileriye taşıyacak bu iş birliğini şehir adına çok kıymetli buluyoruz.” “5 kıtadaki 5G deneyimimizi Türkiye’ye taşıyoruz” Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, Gaziantep Model Fabrika’nın Anadolu sanayisi için önemli bir adım olduğunu belirterek şunları söyledi: “Artık 5G geleceğin değil bugünün teknolojisi. 5G’yi 1 Nisan 2026 itibarıyla tüm Türkiye’de hayata geçireceğiz. 5 kıtadaki 5G deneyimimizi ülkemize taşıyarak Türkiye’nin 81 ilinde, 922 ilçesinde en kapsamlı 5G hizmetini sunacağız. Model Fabrika içinde yer alan Vodafone Business Tech Hub, işletmelerimizin 5G’yi ve dijitalleşmenin tüm olanaklarını yerinde deneyimleyeceği, üretim verimliliğini ve rekabet gücünü artıracağı stratejik bir merkez olacak. Vodafone Business olarak Türkiye’deki her işletmenin yanında olmaya ve onları geleceğin teknolojileriyle buluşturmaya devam edeceğiz.” Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu da 5G’nin özellikle işletmelerin dijitalleşme yolculuklarını hızlandıracağını söyledi. “Bugün attığımız adım, sadece bir teknoloji merkezi açılışı değil; Gaziantep’in üretim gücünü ileri teknolojiyle buluşturarak yeni bir döneme taşıyan bir başlangıç. Bugün zeka çağında, işletmelerin dünyada rekabetçi olabilmeleri ve varlıklarını geleceğe taşıyabilmeleri için dijitalleşme artık bir zorunluluk. Yapay zekâ, bulut bilişim, 5G ve siber güvenlik gibi teknolojiler en büyük dönüştürücü etkiye sahip teknolojiler olarak öne çıkıyor. Biz de bu sebeple Vodafone Business Tech Hub ile bu teknolojileri işletmelerin deneyimine sunuyoruz. Özellikle 5G, tüm işletmelere daha düşük maliyet, daha yüksek verimlilik ve küresel rekabette güçlü bir konumlanma fırsatı sunuyor. Vodafone Business olarak bugün 1,7 milyon küçük işletmenin, 70 bin KOBİ’nin ve 5 bin büyük işletmenin teknoloji iş ortağıyız. Türkiye’deki veri merkezlerimiz ve küresel altyapımızla işletmelere uçtan uca teknoloji çözümleri sağlıyoruz. Gaziantep Model Fabrika’da hayata geçirdiğimiz Vodafone Business Tech Hub, bu vizyonun bu bölgedeki en güçlü adımı. Bu merkezde işletmeler; akıllı fabrika uygulamalarını, görüntü işleme, enerji verimliliği, bulut ve siber güvenlik çözümlerini gerçek üretim ortamında deneyimleyebilecek. Başta Gaziantep olmak üzere bölgedeki tüm işletmeleri Vodafone Business Tech Hub merkezimizi ziyaret etmeye ve tüm bu teknolojileri deneyimlemeye davet ediyorum.”dedi. Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi ise konuşmasında şu mesajları verdi: “Bugün şehrimiz sanayisinin ileri teknolojiye geçişine katkıda bulunacak çok önemli bir merkezin açılışını, Gaziantep Sanayi Odası ve Vodafone iş birliğinde gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Gaziantep Sanayi Odası Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi’nde kurulan “Vodafone Business Tech Hub”, firmalarımızın en büyük ihtiyacı olan ve hedeflerimiz arasında yer alan dijitalleşme konusunda; Vodafone’nin kurumsal ağı, teknoloji altyapısı ve sunduğu hizmetler ile bu süreci güçlendirecek, somut sonuçlar alınmasını ve farkındalık oluşmasını sağlayacak. Şirketlerimiz doğrudan hizmet aldıkları için işletmelerine özel iş modelleri ile dijital çözümlere çok daha kolay ulaşma imkanına sahip olacaklar. Gaziantep Sanayi Odası olarak bizler de Model Fabrikamızın tüm imkanlarını seferber ederek entegre bir anlayışla firmalarımızın dönüşüm süreçlerine destek olmaya devam edeceğiz. Sanayi kültürü, üretim çeşitliliği ve işlem hacmiyle örnek olan şehrimiz sanayisinin teknoloji ve katma değerli üretime geçişinde önemli bir işlevi yerine getirecek olan bu merkezin kurulmasında Vodafone Ailesine ve emeği olan herkese teşekkür ediyor, sanayimize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum.” Vodafone Business Tech Hub’da her işletmeye özel çözümler var Vodafone Türkiye, proje kapsamında Model Fabrika’ya iki yıl boyunca sponsor olarak Gaziantep’te “Vodafone Business Tech Hub” kurdu. Bu alan; işletmelerin, siber güvenlik, görüntü işleme, akıllı fabrika altyapıları ve enerji verimliliği gibi yenilikçi çözümleri fiziksel olarak deneyimlemesine olanak sağlayacak yeni bir teknoloji merkezi olarak konumlandı. Vodafone Business Tech Hub’da Akıllı Fabrika, Görüntü İşleme, İş Sağlığı ve Güvenliği, Red Enerji, Operasyonel Verimlilik ve Siber Güvenlik başlıklarında hazırlanan uygulama örnekleri, ziyaretçilerin dönüşüm süreçlerini yerinde gözlemleyebileceği gerçek kullanım senaryolarıyla sunuluyor. Ayrıca merkezde iş toplantıları, eğitimler, seminerler ve sanayiye yönelik büyük ölçekli etkinlikler düzenlenecek. Gaziantep Model Fabrika, sanayi işletmelerine dönüşümün üç evresi olan yalın üretim, dijitalleşme ve ileri analitiği üretim hattında birebir deneyimleyerek öğrenme fırsatı sunuyor. Bu yapı, özellikle KOBİ’lerin verimlilik artışı, rekabet gücü kazanımı ve sürdürülebilir üretim için ihtiyaç duyduğu teknoloji adaptasyonunu hızlandırmayı amaçlıyor. Gaziantep ve bölgedeki tüm işletmelerin, iş problemlerini getirerek, merkezde bulunan yerleşik Vodafone teknoloji uzmanları ile ihtiyaçlarına özel çözümler bulmaları hedefleniyor.

TÜGİAD Bursa Şubesi, Dijital Geleceğin Kodlarını Masaya Yatırdı Haber

TÜGİAD Bursa Şubesi, Dijital Geleceğin Kodlarını Masaya Yatırdı

Etkinlik, dijitalleşmenin işletmelere sağladığı stratejik avantajlara dair önemli mesajlar verdi. TÜGİAD Bursa Şubesi, iş dünyasının güncel dönüşüm süreçlerini gündeme taşıdığı “Geleneksel Öğle Yemeği Buluşmalarına” devam ediyor. DOSAB Sosyal Tesisleri’nde AIFTeam’in gerçekleştirdiği sunum, dijital dönüşümün işletmelere kazandırdığı mali, zamansal ve kurumsal faydaları kapsamlı şekilde ortaya koydu. Sunumda dijitalleşmenin rekabet gücünü artıran, süreçleri hızlandıran ve şirketlere prestij kazandıran yönleri örneklerle aktarıldı. Bursa iş dünyasının temsilcileri, modern iş yapış biçimlerinin işletmeler için zorunlu hale geldiğine dair önemli değerlendirmeler dinledi. BAŞKAN BAYKAL, DİJİTALLEŞMENİN ÖNEMİNE VURGU YAPTI Etkinlikte konuşan TÜGİAD Bursa Şube Başkanı Selim Baykal, “Öğle yemeği buluşmalarımızı, üyelerimizin güncel iş trendleriyle tanıştığı ve yeni bakış açıları edindiği bir platform olarak görüyoruz. AIFTeam’in gerçekleştirdiği dijital dönüşüm sunumu, geleceğin rekabet ortamında ayakta kalmak isteyen her işletmenin teknoloji odaklı bir strateji geliştirmesi gerektiğini net biçimde ortaya koydu. Dijitalleşmenin işletmelere para, zaman ve prestij kazandırdığı gerçeği artık tartışmasız. Bu nedenle üyelerimizin bu dönüşüme hazır olmasını son derece önemsiyoruz. Katılım sağlayan tüm üyelerimize ve değerli içerikleri için AIFTeam’e teşekkür ediyorum.” dedi. Etkinlik, hem bilgi paylaşımı hem de üyeler arası iletişimin güçlendiği verimli bir iş buluşması olarak tamamlandı.

Türkiye Pazarına Giren Global Yapay Zeka Platformu Wonderful, 100 Milyon Dolar Yatırım Aldı Haber

Türkiye Pazarına Giren Global Yapay Zeka Platformu Wonderful, 100 Milyon Dolar Yatırım Aldı

Kurumsal yapay zeka agent platformu Wonderful, Index Ventures liderliğinde, Insight Partners ve IVP ile mevcut yatırımcılar Bessemer Venture Partners ve Vine Ventures'ın katılımıyla 100 milyon dolarlık Seri A yatırım turunu tamamladığını duyurdu. Güçlü yapay zeka altyapısını yerel operasyon gücüyle birleştiren Wonderful, her pazara, her dile ve şirkete özel uyarlanabilen kurumsal düzeyde yapay zeka temsilcileri (AI agent’ları) sunuyor. 34 milyon dolarlık tohum yatırım duyurusundan sadece dört ay sonra gelen bu son Seri A yatırımı, Wonderful’ın yapay zeka agent’larını işletmelerde yaygınlaştırma stratejisinin başarısını kanıtlıyor. Wonderful Türkiye Genel Müdürü Neyran Arslantürk ise Türkiye pazarının stratejik önemine dikkat çekti: “Türkiye, dinamik iş dünyası ve teknolojiye hızlı adapte olan yapısıyla Wonderful’ın büyüme stratejisinde kilit bir role sahip. Ülkemizdeki işletmeler, sadece çeviri yapan değil, Türkçenin dil yapısına, yerel kültüre ve iş yapış şekillerine tam hâkimiyet sağlayabilen, insan gibi konuşabilen ve şirketin işiyle ilgili her türlü soruyu cevaplayabilen yapay zeka temsilcilerine ihtiyaç duyuyor. Bu yatırımla birlikte Türkiye pazarına güçlü bir giriş yaparak, yerel şirketlerin en yüksek global standartlarda müşteri deneyimi sunmalarına ve yapay zeka sayesinde verimliliklerini artırmalarına destek olmaktan heyecan duyuyoruz.” Rekor düzeyde büyüme ve yeni pazarlar 2025'in başında kurulan Wonderful, kısa sürede dikkat çekici bir büyüme ivmesi yakaladı. Şirket; müşteri talebinde hızlı artış, yeni pazarlara açılma ve kurumsal müşterilerin Wonderful’ı yeni kullanım alanlarına entegre etmesiyle güçlü bir yükseliş gösterdi. Son yatırım turundan bu yana Wonderful, yapay zeka platformunu Türkiye, İtalya, İsviçre, Hollanda, Yunanistan, Polonya, Romanya, Baltık ülkeleri, Adriyatik ülkeleri ve BAE dahil olmak üzere yeni pazarlara genişletti. Bugün bu bölgelerdeki büyük işletmeler halihazırda Wonderful müşterileri arasında yer alıyor. Şirket ayrıca 2025 sonuna kadar Almanya, Avusturya, İskandinav ülkeleri ve Portekiz'de faaliyete geçmeye hazırlanıyor ve 2026'nın başlarında APAC (Asya-Pasifik) bölgesine açılmayı planlıyor. Wonderful platformu üzerinde oluşturulan her bir agent; hizmet verdiği pazarın diline, kültürel normlarına ve yasal düzenlemelerine olduğu kadar, müşterinin benzersiz kullanım senaryolarına, faaliyet alanına ve sektörüne özel olarak uyarlanıyor. Dahili sistemlere tam entegre olan Wonderful destekli yapay zeka agent’ları, fatura uyuşmazlıklarını gidermekten hesap bilgilerini güncellemeye, sorunları teşhis etmekten randevu oluşturmaya kadar her gün on binlerce karmaşık etkileşimi yönetiyor. %80'in üzerindeki çözüm oranlarıyla, sorunların büyük çoğunluğu insan müdahalesi olmadan çözülüyor. Müşteri desteğinin ötesine geçen kullanım alanları Wonderful’ın ilk uygulamaları müşteri desteği üzerine yoğunlaşmış olsa da, adaptasyon hızla yeni alanlara yayılıyor. İşletmeler; çalışan eğitimi, satış desteği, yasal uyumluluk, dahili BT desteği ve işe alım (onboarding) gibi yeni kullanım senaryolarını deniyor. Şirketin kurumsal sistemlerle derin entegrasyon ve ülke düzeyinde özelleştirme konusundaki esnek yaklaşımı (sahada özel kurulum ekipleriyle birlikte), müşterilerin agent'ları çok az ek çabayla diğer işlevlere genişletmesine olanak tanıyor. Yatırımcılar Wonderful’ın “Önce Yerel” yaklaşımına güveniyor Index Ventures ortağı Hannah Seal, Juriaan Duizendstraal ile birlikte liderlik ettiği yatırım turu hakkında şunları söyledi: “Wonderful’ın bir yıldan kısa bir süre içinde konsept aşamasından küresel ölçeğe ulaşması olağanüstü bir başarı. Şirketler sadece yapay zeka agent’ı istemiyor; her pazarda, her dilde çalışabilen agent’lar istiyorlar. Wonderful’ın bu net odaklanma stratejisi ve hayata geçirme yetkinliği, pazar payını bu kadar hızlı kazanmasının temel nedeni.” Insight Partners Kurucu Ortağı ve Yönetici Direktörü Jeff Horing ise şirketin potansiyeline dikkat çekti: “Wonderful, kalıcı bir küresel iş modelinin nasıl inşa edileceğini şimdiden gösteriyor. Sektörler genelinde gördüğümüz adaptasyon, yerel kültüre tam adapte olabilen agent’ların ne kadar değerli olabileceğini ortaya koyuyor. Wonderful, geniş bir pazar potansiyeline sahip ve işletmelerin dünya çapındaki müşterileriyle etkileşim şeklini yeniden tanımlama gücüne sahip bir şirket.” IVP Genel Ortağı Alex Lim ise şu değerlendirmede bulundu: “Wonderful, kurumsal yapay zeka alanında nadir görülen, hem güçlü hem de güvenilir bir teknoloji geliştirdi ve bunu, vaat ile gerçek uygulama arasındaki boşluğu dolduran yerelleştirilmiş bir hizmet yaklaşımıyla birleştirdi. Bu kombinasyon sektörde neredeyse benzersiz. Platformu zorlu, gerçek dünya ortamlarında kendini kanıtlıyor ve adaptasyon hızı da bunu gösteriyor. Bu, ilk günden itibaren büyümeye odaklı kurulan bir ekip.”

Sanayi ve İş Yerlerine İndirimli Elektrik Haber

Sanayi ve İş Yerlerine İndirimli Elektrik

Serbest tüketici uygulaması kapsamında, yıllık elektrik tüketimi 15.000 kWh’i aşan işletmeler, Uludağ Elektrik’in sunduğu indirimli tarifelerden yararlanarak, enerji maliyetlerinden tasarruf edebiliyor. Türkiye’nin her ilinden tüketiciler, serbest tüketici uygulamasıyla elektrik hizmet kalitesinde bir değişiklik olmadan Uludağ Elektrik ile indirim sözleşmesi imzalayarak avantajlı tarifelerden faydalanabiliyorlar. Uludağ Elektrik, enerji yönetiminde öngörülebilirliği ve sürdürülebilirliği odağına alan yaklaşımıyla, her ölçekteki işletmeye uygun sözleşme ve fiyatlandırma seçenekleri sunuyor. Şirket, hizmet bölgesi dışındaki illerde de müşterilerine ulaşmak amacıyla acentelik ağını sürekli genişletiyor. Arslan: “Yüksek Elektrik Tüketiminde Maliyetleri Düşüren Çözümler Sunuyoruz” Uludağ Elektrik Genel Müdürü Remezan Arslan, “Enerji sektöründe güven ve süreklilik esastır. Türkiye’nin dört bir yanında, sanayi ve ticarethanelerin ihtiyaçlarına göre tasarladığımız tarifelerle işletmelerin hem bugünkü hem de gelecekteki enerji planlamalarını destekliyoruz. Maliyet kontrolü ve bütçe yönetimine katkı sağlayan bu yaklaşımımızla, ayrıca vadeli ya da ön ödemeli alternatiflerle avantajlı seçenekler sunarak işletmelerin enerji giderlerini düşürüp rekabet güçlerini artırmalarına yardımcı oluyoruz. Her işletmenin tüketim dinamiklerinin farklı olduğunu biliyor, müşterilerin ödeme alışkanlıkları, tüketim profilleri ve ihtiyaçlarına göre en uygun sözleşme ve fiyatlandırma seçeneklerini sunuyoruz. İşletmeler, bu fırsatlara fiziki işlem merkezlerimizden, dijital platformlarımızdan ve kendi illerinde yer alan acentelerimiz üzerinden kolayca ulaşabiliyorlar” dedi. “Hem Acentelerimize Hem Müşterilerimize Kazanç Sağlıyoruz” Türkiye’nin tamamına hizmet verdiklerinin altını çizen Arslan, “Türkiye çapında yürütülen iletişim stratejisinin odağında yer alan “İndirimli Elektrik Avantajıyla İşleriniz Yolunda” mesajıyla, sanayi ve ticarethanelere avantajlı fiyatlarla enerji kullanım imkanı sunuyoruz. Ayrıca acente ağımızı da gün geçtikçe genişletiyoruz. Hizmet bölgemiz haricinde Türkiye’nin 77 ilinde Uludağ Elektrik adına indirimli elektrik satışı yapabilecek acentelikler oluşturuyoruz. Acentelerimiz aracılığıyla hem işletmelere avantajlı fiyatlar sunuyor hem de iş ortaklarımıza kazanç fırsatları sunuyoruz. “Kazan-kazan” anlayışıyla kurgulanan bu sistemimiz hem acentelerin gelir elde etmesini hem de müşterilerin indirimli elektrik avantajlarından faydalanmasını sağlıyor” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone Business,  İşletmelerin Dijital Geleceğini 5G ile Güçlendirecek Haber

Vodafone Business, İşletmelerin Dijital Geleceğini 5G ile Güçlendirecek

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından gerçekleştirilen 5G yetkilendirme ihalesinde yaptığı yatırımla, 2025 yılında Türkiye’ye yapılan en büyük üçüncü uluslararası doğrudan yatırıma imza attı. Toplam 627 milyon dolar ödeyerek 700 MHz ve 3.5 GHz frekanslarını alan Vodafone, Nisan 2026 itibarıyla Türkiye’nin 81 il ve 922 ilçesinde 5G hizmeti sunacak. İşletmelerin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone Business da inovatif çözümleriyle şirketlerin dijital dönüşümlerine destek olmaya, sağladığı hizmetlerle de iş yapış süreçlerini kolaylaştırmaya devam edecek. 5G teknolojisi, işletmeler için yalnızca daha hızlı bir bağlantı değil; üretimden lojistiğe, perakendeden sağlığa kadar her alanda verimlilik, otomasyon ve sürdürülebilirlikte çarpan etkisi yaratacak bir dönüşüm gücü sunuyor. 5G ile gecikme süresi 30-50 milisaniyeden 1 milisaniyeye kadar düşüyor, makineler birbirleriyle neredeyse anlık iletişim kurabiliyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, 5G’nin işletmeler için stratejik önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “5G ile işletmelerde yeni bir verimlilik devri başlıyor. Gecikme süresinin neredeyse sıfıra indiği bu yeni çağda, makineler birbiriyle gerçek zamanlı konuşabilecek, üretim hatları otonom biçimde yönetilebilecek. Bu da sanayide görülmemiş üretkenlik seviyelerinin önünü açacak. Vodafone Business olarak biz de bu dönüşümün her aşamasında işletmelerimizin yanında olacağız. 5 kıtadaki 5G deneyimimizi, 1 Nisan 2026 itibarıyla Türkiye’deki şirketlerin de hizmetine sunacağız.” “5G MPN çözümleri endüstride dijitalleşmenin lokomotifi olacak” Vodafone Business, Türkiye’de 5G’nin endüstriyel uygulamalarına öncülük eden projeleriyle de dikkat çekiyor. Akıllı şehirleri, akıllı fabrikaları, akıllı limanları, otonom sürücüsüz araçları mümkün kılan 5G teknolojisi iş yapış şekillerini kökünden değiştirecek. Özelleştirilmiş mobil şebeke projelerini Türkiye’nin önde gelen üretim tesislerinde öncü olarak hayata geçiren Vodafone Business, önümüzdeki dönemde özellikle 5G MPN yapılarına odaklanarak işletmelerin dönüşümüne liderlik edecek. Bu amaçla Vodafone Business, işletmelerin garantilenmiş bant genişliği, düşük gecikme süresi, güvenli ve hızlı veri akışıyla 5G’nin dönüştürücü teknolojilerini deneyimlemesine olanak sağlamak için, MESS’in inovasyon merkezi MEXT’te Türkiye’nin ilk 5G Özelleştirilmiş Mobil Şebekesi (MPN)’i hayata geçirdi. 5G teknolojilerine hazırlık yapmak isteyen işletmelere özel çözümler geliştiriyor. Özlem Kestioğlu, Vodafone Business olarak 1,7 milyondan fazla küçük işletme, 70 bin KOBİ ve 5 bin büyük işletmenin dijitalleşmesine destek verdiklerini söyledi. “Türkiye’deki dört veri merkezi ve dünyadaki 28 ülkede toplam 800 bin metrekare veri merkezi alanı ile işletmelere güvenli, esnek ve ölçeklenebilir altyapılar sağlıyoruz” diyen Özlem Kestioğlu, Vodafone Business’ın global deneyiminin Türkiye’ye kattığı gücü şu sözlerle özetledi: “Bugün 180’den fazla ülkede 215 milyondan fazla nesneyi birbirine bağlıyoruz. IoT, bulut, yapay zekâ ve 5G teknolojilerinin birleşimiyle kurumlara uçtan uca dijitalleşme olanağı sunuyoruz. Yapay zekâ uygulamalarından videolara, makinelerin birbirleriyle kesintisiz bir şekilde konuşmasından petabaytlarca verinin depolanmasına kadar olan iş süreçlerinde 5G bir atılım yaratacak. Veriye erişim bugün de çok önemli ama önümüzdeki dönemde operasyonlarıyla ilgili verilere en hızlı ve en güvenli şekilde erişim sağlayabilen şirketler büyük bir avantaja sahip olacak. Vodafone Business olarak hedefimiz, sadece veri ve ses bağlantısı sağlayan bir operatör değil, verinin yönetildiği, işlendiği Veri Merkezi ve Bulut Altyapıları ile Siber Güvenlik gibi dijital servislerde de güvenilir iş ortağı olmak. Bir başka deyişle devasa bir ekosistem geliyor ve tüm bunları 5G altyapısıyla mümkün kılabileceğiz.” 5G kutlaması, kampanyalarla sürüyor Vodafone, 1 Nisan 2026 itibarıyla aktif olacak 5G hizmetini düzenlenen özel bir kampanyayla kutladı. 16 Ekim 2025 günü başlayan kampanya sayesinde, her gün farklı bir hediye ile kullanıcıların 5G deneyimini artırmayı hedeflediklerini söyleyen Kestioğlu, “Kampanya kapsamında mobil internet, cihaz ve aksesuar indirimleri, Vodafone Pay faydaları ve sürpriz internet hediyeleriyle müşterilerimize beş gün boyunca 5 farklı avantaj sağlandı. Cihaz kampanyamızda sunduğumuz portföyle de 5G teknolojisine uygun cihaz sayısını artırmayı amaçladık. Bu gibi kampanyalarla müşterilerimizi buluşturmaya devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

UPS Vakfı Desteğiyle KAGİDER Kadın İhracatçı Programı Yeni Döneme Başlıyor Haber

UPS Vakfı Desteğiyle KAGİDER Kadın İhracatçı Programı Yeni Döneme Başlıyor

Yeni dönem müfredatının çerçevesini belirlemek üzere, PwC Türkiye’den Ortak ve Yönetim Danışmanlığı Hizmetleri Lideri Cem Aracı moderatörlüğünde bir odak grup çalışması gerçekleştirildi. İhracat yapan ve bu alana yönelmek isteyen katılımcıların da yer aldığı toplantıda, ihracat süreçlerinde karşılaşılan temel zorluklar, ihtiyaç duyulan bilgi alanları ve destek mekanizmaları ele alındı. Ortaya çıkan çıktılar, programın yeni dönem eğitim içeriklerinin oluşturulmasına ışık tutacak. KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, programın yeni dönemine ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:“İhracat, sürdürülebilir ekonomik büyümenin ve rekabet gücünün temel unsurlarından biri. KAGİDER olarak, girişimcilerin küresel pazarlara erişimini kolaylaştırmak, bilgiye dayalı ve sürdürülebilir bir ihracat kültürü oluşturmak için çalışıyoruz. UPS Vakfı’nın desteğiyle yeni döneme başlayan bu program, Türkiye’nin üretim gücünü dünyaya taşımak isteyen işletmeler için önemli bir fırsat sunuyor.” Çalışmaya UPS’ten Çiğdem Ünal ve Fulya Erdem, PwC’den Hande Türkyılmaz Kefeli ile KAGİDER Yönetim Kurulu Üyeleri Mali Müşavir ve Bağımsız Denetçi Burcu Atılgan ve Avukat Zeynephan Gemicioğlu katıldı. Yeni dönem eğitimleri için başvurular çok yakında KAGİDER’in dijital kanalları üzerinden alınmaya başlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.