Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iso 9001

Kapsül Haber Ajansı - Iso 9001 haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iso 9001 haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ferre, IFA Berlin 2026’da Yenilikçi Teknolojilerini ve Üretim Gücünü Sergiledi Haber

Ferre, IFA Berlin 2026’da Yenilikçi Teknolojilerini ve Üretim Gücünü Sergiledi

Sektör profesyonellerini ve tüketicileri teknolojinin geleceğini şekillendirmek üzere bir araya getiren IFA, bu yıl 1.900’den fazla markanın katılımıyla Berlin’de gerçekleştirildi. 140 ülkeden 220 binden fazla ziyaretçiyi ağırlayan fuarda Ferre; ankastre fırın, ocak, davlumbaz, solo fırın ve mini fırın ürün gruplarından oluşan geniş yelpazesiyle dikkat çekti. Sektör profesyonelleri ve tüketicileri teknolojinin geleceğini şekillendirmek için bir araya getiren IFA, bu yıl da dünyanın farklı noktalarından 1.900’den fazla markanın katılımıyla Berlin’de gerçekleştirildi. 140 ülkeden 220 bin katılımcıyı buluşturan IFA 2026’da ürün yelpazesini sergileyen Ferre; ankastre fırın, ocak, davlumbaz, fırın ve mini fırın ürün gruplarıyla 6 kıtada 140’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. TURQUALITY® marka destek programıyla global pazarlardaki büyümesini sürdüren markanın hedefinde Türkiye’den doğan endüstriyel gücünü dünya pazarlarına taşımaya devam etmek var. Küresel Markaların Güvenilir Üretim Ortağı Tasarımdan mühendisliğe, elektronikten kalıp ve plastik yarı mamul üretimine kadar tüm süreçleri kendi bünyesinde yöneten Ferre, entegre üretim ekosistemi ve yıllık yaklaşık 8 milyon adet üretim kapasitesiyle esnek ve yüksek kaliteli çözümler sunuyor. Yarı mamul ve komponent üretim birimleri sayesinde dışa bağımlılığını en aza indiren marka, sahip olduğu bu endüstriyel güçle dünya devi global markalara üretim (OEM/ODM) gerçekleştiriyor. TURQUALITY® marka destek programının da katkısıyla 6 kıtada 140’tan fazla ülkeye ihracat yapan Ferre, önümüzdeki dönemde bu tür uluslararası stratejik iş birliklerini ve özel markalı projeleri artırarak küresel pazardaki büyümesini hızlandırmayı hedefliyor. Sürdürülebilir üretim teknikleri ve güçlü Ar-Ge ekibiyle faaliyetlerini sürdüren Ferre, ISO 9001 kalite yönetim standartlarında ürettiği yenilikçi teknolojileri dünya genelinde milyonlarca mutfakla buluşturmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kale Care Chemicals Yıllık Üretim Kapasitesini 100 Bin Tona Çıkarıyor Haber

Kale Care Chemicals Yıllık Üretim Kapasitesini 100 Bin Tona Çıkarıyor

Cirosunun yaklaşık yüzde 62’sini ihracattan elde eden ve 40’ın üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiren şirket, yeni yatırımla toplam yıllık üretim kapasitesini 100 bin metrik tona çıkararak küresel pazarlardaki büyümesini hızlandırırken üretim esnekliğini ve tedarik güvencesini de artırıyor. Kale Care Chemicals, küresel büyüme stratejisi doğrultusunda üretim altyapısını genişletiyor. Tuzla’daki ikinci üretim tesisinin Eylül 2026’da faaliyete geçmesiyle, Kale Care Chemicals’ın toplam yıllık üretim kapasitesi 100 bin metrik tona ulaşacak. Uluslararası pazarlardaki büyüme hedeflerini destekleyecek söz konusu kapasite artışıyla Kale Care Chemicals; dünya genelindeki müşterilerine ve dağıtım ortaklarına daha yüksek üretim esnekliği, istikrarlı kalite, daha kısa yanıt süreleri ve daha güçlü tedarik güvenliği sunmayı hedefliyor. Küresel büyümeyi destekleyecek yeni kapasite Cirosunun yaklaşık yüzde 62’sini ihracattan elde eden Kale Care Chemicals, bugün 40’ın üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Şirket, farklı pazarlardaki doğrudan distribütör ağıyla uluslararası erişimini desteklerken yeni kapasite yatırımıyla küresel pazarlardaki büyümesini daha da hızlandırmayı hedefliyor. 1975 yılından bu yana ev ve kişisel bakım kimyası alanında faaliyet gösteren Kale Care Chemicals; kişisel bakım, ev bakım ve endüstriyel uygulamalara yönelik yüzey aktif maddeler ve özel kimyasal bileşenler geliştiriyor ve üretiyor. Şirketin portföyünde anyonik, amfoterik, noniyonik ve katyonik yüzey aktif maddelerin yanı sıra betainler, amin oksitler, sülfosüksinatlar, setrimonyum klorür, katyonik bakım ajanları ve benzalkonyum klorür bulunuyor. Kale Care Chemicals ayrıca farklı sektör ve uygulamaların ihtiyaçlarına yönelik özel yüzey aktif madde ve formülasyon sistemleri geliştiriyor. Yeni tesis yatırımıyla şirket, yüksek hacimli ürünlerde artan talebi karşılama kapasitesini güçlendirirken özel kimyasal bileşenlerdeki ürün geliştirme ve müşteriye özel çözüm kabiliyetini de daha ileri taşımayı amaçlıyor. “Küresel müşterilerimize hizmet verecek ölçeğimizi büyütüyoruz” Kale Care Chemicals, yeni yatırımın şirketin büyüme yolculuğunda önemli bir aşama olduğunu belirterek şunları söyledi: “İkinci Tuzla tesisimizin devreye girmesi ve toplam yıllık üretim kapasitemizin 100 bin metrik tona ulaşması, Kale Care Chemicals için yeni bir büyüme döneminin başlangıcını temsil ediyor. Bu yatırımla küresel müşterilerimize hizmet verecek ölçeğimizi büyütürken, üretim esnekliğimizi ve tedarik güvenilirliğimizi de güçlendiriyoruz. Büyürken bizi farklılaştıran teknik çevikliğimizi, müşterilerimizle yakın çalışma kültürümüzü ve ihtiyaca özel çözüm geliştirme yaklaşımımızı korumaya devam edeceğiz.” 50 yılı aşkın üretim deneyimi Kimya Mühendisi Kazım Kaleağası tarafından 1975 yılında kurulan Kale Care Chemicals, bugün ikinci kuşak aile üyelerinin yönetiminde faaliyetlerini sürdürüyor. 50 yılı aşkın sürede şirketin geliştirdiği teknolojik uzmanlığın temelinde ileri reaksiyon ve proses teknolojileri yer alıyor. Şirket; emülsiyon teknolojileri, koruyucu sistemler ve ileri reaksiyon kimyasındaki yetkinliklerini farklı üretim süreçleriyle bir araya getiriyor. Kale Care Chemicals’ın üretim altyapısı; kuaternerleştirme, esterifikasyon, amidasyon, oksidasyon, alkilasyon ve polimerizasyon gibi ileri kimyasal reaksiyonların yanı sıra çözündürme, emülsifikasyon, sistem mühendisliği, pul haline getirme ve peletleme süreçlerini destekliyor. Bu altyapı, şirketin yüksek hacimli yüzey aktif maddelerden özel kimyasal bileşenlere uzanan geniş bir ürün yelpazesinde üretim yapmasını sağlarken; uygulama uzmanlığı ve müşteriye özel formülasyon geliştirme kabiliyetini de destekliyor. Kalite ve sürdürülebilirlik standartlarıyla üretim Kale Care Chemicals, genişleyen üretim platformunu uluslararası kabul gören kalite, güvenlik ve sorumlu üretim standartları doğrultusunda yönetiyor. Şirketin kalite ve sürdürülebilirlik altyapısı; EFFCI GMP sertifikası, ISO 9001 ve ISO 14001 yönetim sistemleri ile RSPO sertifikasını kapsıyor. EcoVadis Bronz sürdürülebilirlik derecelendirmesine sahip Kale Care Chemicals, değerlendirmede şirketler arasında ilk yüzde 35 içinde yer alıyor. Şirket SEDEX üyeliğinin yanı sıra iş sağlığı ve güvenliği ile helal sertifikasyon çerçevelerini de sürdürüyor. Bu standartlar, Kale Care Chemicals’ın üretimden tedarik zincirine uzanan faaliyetlerinde izlenebilirlik, sorumlu tedarik, operasyonel disiplin ve sürekli iyileştirme yaklaşımını destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğuş Otomotiv, İlk Konsolide Entegre Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı Haber

Doğuş Otomotiv, İlk Konsolide Entegre Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı

Bağlı ortaklıkların ve ilgili iştiraklerin performansını daha geniş bir çerçevede ele alan rapor, şirketin mobilite ekosistemindeki dönüşümünü güçlü ve ölçülebilir sonuçlarla ortaya koyuyor. 133 dijital projeyle 257 milyon TL operasyonel verimlilik sağlanması, D-Charge’ın 45 ilde 621 şarj soketine ulaşması, Şekerpınar Lojistik Merkezi’nin elektrik ihtiyacının yüzde 75,83’ünün güneş enerjisinden karşılanması ve kurumsal yönetim derecelendirme notunun 9,81’e yükselmesi, 2025 yılının öne çıkan performansları arasında yer aldı. Otomotiv sektörünün elektrifikasyon, dijital teknolojiler, yeni iş modelleri ve değişen müşteri beklentileriyle yeniden şekillendiği bir dönemde yayımlanan 2025 raporu, Doğuş Otomotiv’in dönüşüme nasıl hazırlandığını ve mobilite alanındaki güçlü konumunu geleceğe nasıl taşıdığını gösteriyor. Raporda şirketin iş modeli ve değer zinciri; finansal performans, elektrifikasyon, dijitalleşme, iklim yönetimi, insan kaynağı, toplumsal katılım ve kurumsal yönetişim alanlarındaki gelişmelerle birlikte değerlendiriliyor. . “Geleceğin mobilite ekosisteminde aktif rol üstlenmeyi hedefliyoruz” Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su E. Ali Bilaloğlu, şirketin mobilite ekosistemindeki dönüşümde üstlendiği role ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Mobilite artık sadece araç sahipliğiyle sınırlı bir alan olmaktan çıkarak enerji, veri, yazılım, şarj altyapısı, müşteri deneyimi, satış sonrası hizmetler ve döngüsel ekonomi uygulamalarıyla birlikte yönetilen bütüncül bir ekosisteme dönüşüyor. Doğuş Otomotiv olarak bu dönüşümü yalnızca izlemekle yetinmiyor, geleceğin mobilite ekosisteminde aktif rol üstlenmeyi hedefliyoruz. 2025 yılı performansımız, güçlü finansal yapımızı, dijital yetkinliklerimizi, elektrikli mobilite yatırımlarımızı, insan kaynağımızı ve yönetişim yaklaşımımızı aynı değer yaratma modeli içinde ilerletebildiğimizi gösteriyor. Geçmişimizden aldığımız güçle değişimi yöneten, dönüşümün yönünü okuyan ve yarını şekillendirmek için sorumluluk alan bir şirket olmayı sürdüreceğiz.” Dijital projeler 257 milyon TL operasyonel verimlilik sağladı Dijital dönüşüm, Doğuş Otomotiv’in 2025 performansının en güçlü alanlarından biri oldu. Müşteri deneyimi, yapay zekâ, veri analitiği, robotik süreç otomasyonu ve IoT tabanlı lojistik uygulamalarını kapsayan tamamlanmış dijital proje sayısı 133’e ulaştı. Bu projelerle 257 milyon TL operasyonel verimlilik sağlandı. Çalışanların süreçlerin geliştirilmesine doğrudan katılımını sağlayan Fikir Platformu’na yıl boyunca 2.844 fikir sunuldu. Bunlardan 601’i hayata geçirilerek 175 milyon TL proje getirisi elde edildi. Şirket, yapay zekâ uygulamalarının ortak kurumsal standartlarla yönetilmesi amacıyla Yapay Zekâ Mükemmeliyet Merkezi’ni hayata geçirdi. Çalışanların kurumsal bilgilere daha hızlı ulaşmasını sağlayan üretken yapay zekâ destekli AsistOn kullanıma sunulurken, kritik yeteneklerin elde tutulmasına yönelik makine öğrenmesi tabanlı erken uyarı mekanizması geliştirildi. İklim çalışmalarının kapsamı değer zincirinde genişledi Doğuş Otomotiv, 2025 yılında iklim çalışmalarının kapsamını tedarikçiler, lojistik süreçleri, Yetkili Satıcı ve Servis ağı, şarj hizmetleri ve araçların kullanım aşamasını içerecek biçimde genişletti. Kapsam 3 emisyonlarının yaklaşık yüzde 98’i hesaplama kapsamına alınırken, değer zincirinden kaynaklanan emisyonların daha sistematik ve izlenebilir biçimde yönetilmesine yönelik önemli bir altyapı oluşturuldu. Şekerpınar Lojistik Merkezi’nde kurulu Güneş Enerjisi Santrali, 2025 yılında 4.382.500 KWh elektrik üretti ve tesisin elektrik ihtiyacının yüzde 75,83’ünü karşıladı. Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş., 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını 2021 baz yılına göre yüzde 20 azaltmayı ve elektrik tüketiminde yüzde 100 yenilenebilir kaynak kullanımına geçmeyi hedeflediğini de rapor kapsamında açıkladı. Yetkili Satıcı ve Servis ağındaki çevresel dönüşüm de 2025 yılında hız kazandı. Ağ genelinde 44 GES lokasyonuna ulaşılırken enerji tüketiminin izlenmesi, karbon ayak izi hesaplamaları ve çevresel standartlara uyum çalışmaları yaygınlaştırıldı. Güçlü pazar performansı yeni mobilite yatırımlarıyla birleşti Elektrifikasyondaki gelişimi araç portföyüyle sınırlamayan Doğuş Otomotiv, şarj altyapısı ve teknik servis kapasitesini de büyüttü. Şirketin şarj çözümleri markası D-Charge, 254 AC ve 367 DC olmak üzere 45 ilde toplam 621 şarj soketine ulaştı. Yüksek voltajlı batarya onarım merkezlerinin sayısı 7’ye çıkarıldı. Böylece elektrikli araç müşterilerine satıştan şarja, teknik servisten ikinci el değer yönetimine uzanan kapsamlı bir hizmet altyapısı sunuldu. Kurumsal yönetim notu 9,81’e yükseldi Doğuş Otomotiv’in kurumsal yönetim derecelendirme notu 2025 yılında 9,81’e yükseldi. Yetkili Satıcı ve Servis ağında gerçekleştirilen 518 adet ISO 9001, DOS5 ve marka standardı denetiminde yüzde 94,59 genel başarı oranına ulaşıldı. Şirket, insan hakları, etik ve uyum, iç kontrol, risk yönetimi, bilgi güvenliği ve değer zinciri yönetimi alanlarındaki yapısını güçlendirirken sürdürülebilirlikle bağlantılı gelişmeleri strateji ve karar alma süreçleriyle daha güçlü biçimde ilişkilendirdi. Çalışan katılımı somut sonuçlara dönüştü Doğuş Otomotiv çalışanlarına yıl boyunca toplam 33.769 saat eğitim verilirken mavi yakalı çalışanların kişi başına ortalama eğitim süresi yüzde 86,22 artarak 49,63 saate yükseldi. Dijital yetkinlikler, elektrikli araç teknolojileri, liderlik, iş sağlığı ve güvenliği ile mesleki gelişim programları, çalışanların otomotiv sektöründeki dönüşüme hazırlanmasını destekledi. Doğuş Otomotiv çalışanları aynı dönemde toplumsal katılım çalışmaları kapsamında bir önceki yıla göre yüzde 64 artışla 1.315 saat gönüllülük faaliyeti gerçekleştirdi. Uzun soluklu programlarla binlerce kişiye ulaşıldı “Trafik Hayattır!” platformu 21’inci yılında güvenli mobilite kültürünün yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarını sürdürdü. Tohum Otizm Vakfı iş birliğiyle yürütülen “Güvenli Trafik Becerileri” programı kapsamında otizmli bireylerin trafikte daha güvenli ve bağımsız hareket etme becerilerini desteklemek amacıyla kendilerine ve ebeveynlerine yönelik eğitimler gerçekleştirildi. “Doğaya Kanat Açtık” programı kapsamında ise bugüne kadar 60 bin kilometreden fazla yol kat edildi, Türkiye genelinde 395 kuş ve 30 memeli türü gözlemlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Milyonlarca Çocuğun Hayatına Dokunan Bir Eğitim Yolculuğu Haber

Milyonlarca Çocuğun Hayatına Dokunan Bir Eğitim Yolculuğu

“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla nitelikli eğitimi Türkiye’nin dört bir yanındaki çocuklarla buluşturan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), 31. kuruluş yıl dönümünü 23 Ocak Cuma günü, TEGV İstanbul Gaziosmanpaşa Öğrenim Birimi’nde düzenlenen bir etkinlikle kutladı. TEGV’in geleneksel hale gelen kuruluş yıl dönümü buluşması TEGV Yönetim Kurulu Başkanı M. Özalp Birol, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Alp Öğücü, Yönetim Kurulu Üyesi Emine Çakıroğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet H. Uysal, Genel Müdür Sait Tosyalı, TEGV yönetim ekibi, gönüllüler ve çocukların katılımıyla gerçekleşti. Önceki yıllarda olduğu gibi, yıl boyunca elde edilen kazanımların paylaşıldığı ve yeni döneme ilişkin umutların vurgulandığı etkinlik, çocuklarla birlikte pasta kesimiyle sona erdi. TEGV 3.3 Milyondan Fazla Çocuğa Nitelikli Eğitim Desteği Ulaştırdı Cumhuriyetin ilke ve değerlerini temel alarak çağdaş nesillerin yetişmesine katkı sunmak amacıyla 1995 yılında kurulan TEGV, geride bıraktığı 30 yılda 108 bini aşkın gönüllüsünün desteğiyle 3.3 milyondan fazla çocuğa nitelikli eğitim desteği ulaştırdı. Eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi hedefleyen vakıf, ilköğretim çağındaki çocukların yeteneklerini özgürce keşfetmelerini sağlayan, 21. yüzyıl becerilerini odağına alan özgün eğitim modeliyle çalışmalarını sürdürüyor. Bugün 24 ilde, 62 etkinlik noktasında çocuk dostu mekânları ve yenilikçi programlarıyla gönüllülerinin desteğiyle faaliyet gösteren TEGV, Türkiye’nin en yaygın sivil toplum kuruluşlarından biri olma özelliğini taşıyor. “Suna Kıraç’ın Başlattığı Eğitim Yolculuğu 31 Yıldır Umut Olmaya Devam Ediyor” TEGV Yönetim Kurulu Başkanı M. Özalp Birol vakfın 31. yılına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Kurucumuz merhum Suna Kıraç’ın önderliğinde 1995 yılında başlayan bu anlamlı eğitim yolculuğunda 31. yılımızı kutlamanın gururunu yaşıyoruz. 108 bini aşkın gönüllümüzün özverisiyle, 3.3 milyonu aşkın çocuğumuzun hayatına dokunmuş olmanın mutluluğu ve daha fazla çocuğa ulaşmanın sorumluluğuyla çalışıyoruz. Cumhuriyetimizin değerlerinden aldığımız güçle çocuklarımızı çağdaş, özgüveni yüksek, sorgulayan ve üreten bireyler olarak geleceğe hazırlamaya devam edeceğiz. 31. yılımızda da daha fazla çocuğa ulaşmak, eğitimde kalıcı ve anlamlı katkılar sunmak en büyük hedefimiz.” “Çocukları Geleceğe Hazırlayan Sürdürülebilir Bir STK Olma Vizyonumuzla Çalışıyoruz.” TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, yıl dönümüne ilişkin mesajında şu ifadelere yer verdi: “Geride bıraktığımız 30 yılda, Suna Kıraç’ın öngördüğü hedefler doğrultusunda toplum tarafından benimsenen ve güçlü destekle büyüyen bir sivil toplum kuruluşu olduk. Eğitime yaklaşımımızdaki nitelik anlayışını kurum kültürümüzde de sürdürmeye özen gösteriyoruz. Gönüllülerimiz, bağışçılarımız ve paydaşlarımızla her geçen gün büyüyen bir aile olarak çocukları geleceğe hazırlayan, etki alanı geniş ve sürdürülebilir bir yapıda STK olma vizyonumuzla çalışıyoruz. Yeni yaşımızda da aynı kararlılık ve azimle çalışmaya devam edeceğiz.” Türkan Şoray’ın Yer Aldığı Kamu Spotu Filmi Yayında Türk sinemasında “Sultan” unvanıyla gönüllerde taht kuran usta sanatçı Türkan Şoray’ın yer aldığı yeni TEGV filmi de ekranlarda yerini aldı. Usta sanatçı Türkan Şoray, TEGV’in 30’uncu yılı vesilesiyle İstanbul’daki Zeyrek Öğrenim Birimi’ni ziyaret ederek çocuklarla unutulmaz bir gün geçirmişti. TEGV’in yeni kamu spotu filminde çocuklarla bir araya gelen, etkinliklere katılan ve onlarla sohbet eden Şoray’ın bu buluşmadan yansıyan samimi anları izleyiciyle buluşuyor. Filmde, eğitimin toplumun geleceği için taşıdığı hayati öneme dikkat çeken Türkan Şoray, herkesi TEGV’e destek olmaya davet ediyor. “Bu Bir Gelecek Çağrısıdır” adlı kamu spotunda Şoray şu sözleriyle izleyiciye sesleniyor: “Eğitim… Bir toplumun geleceğini aydınlatan en güçlü ışık. Haydi, hep birlikte TEGV’e destek olalım, çocukları nitelikli eğitimle buluşturalım. Unutmayın… Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir!”. Topluma mal olmuş değerli sanatçının, eğitimin toplumun geleceği için taşıdığı önemi bu denli içten bir dille sahiplenmesi, film aracılığıyla güçlü bir farkındalık mesajına dönüştü. TEGV’in 30 yılı geride bıraktığı eğitim yolculuğuna iz bırakan bu özel kamu spotu çocukların potansiyeline, nitelikli eğitimin iyileştirici gücüne ve dayanışmanın yarattığı umuda dair güçlü bir hatırlatma niteliği taşıyor. Uluslararası Standartlarda Güçlü ve Şeffaf Bir Yapı TEGV, yaygın organizasyonunu güçlü bir kurumsal yönetişim anlayışıyla destekleyerek sürdürülebilir bir yapı oluşturdu. Şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda her yıl bağımsız denetimlerden geçen vakıf, Entegre Faaliyet Raporları aracılığıyla uluslararası standartlarda bilgi paylaşımı yapıyor. Birleşmiş Milletler Global Compact imzacısı ve Türkiye Yönetim Kurulu’na giren ilk sivil toplum kuruluşlarından biri olan TEGV ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi ve ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi sertifikalarına sahip öncü STK’lardan. Ölçme ve Değerlendirme metodolojisinin Harvard Üniversitesi tarafından vak’a çalışması olarak kabul edilmesi, vakfın eğitim alanındaki örnek konumunu pekiştiriyor. 31. Yılında da Türkiye’nin Dört Bir Yanındaki Çocukların Yanında Nitelikli eğitimin her çocuğun hakkı olduğuna inanan TEGV, 31. yılında da Türkiye’nin dört bir yanındaki çocukların yaratıcılıklarını ve potansiyellerini geliştiren programlarla etki alanını genişletmeyi hedefliyor. Dijitalleşme odağını sürdüren vakıf, tegvakademi.org adlı dijital platformunda yer alan içerikleri ile eğitimde dönüşümü destekleyip daha fazla çocuğa ulaşırken afet bölgelerinde yürüttüğü çalışmalar, deprem farkındalığı projeleri ve yenilikçi uygulamalarıyla eğitim ekosistemine katkı sunmaya devam ediyor. TEGV, 31. yaşında da çocukların hayallerini eğitimle destekleyerek, daha aydınlık bir gelecek için çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sungrow, Sürdürülebilir Büyümede Küresel Liderler Arasında Haber

Sungrow, Sürdürülebilir Büyümede Küresel Liderler Arasında

TIME ve Statista iş birliğiyle hazırlanan araştırma; şirketlerin finansal büyüme performansını, çevresel etki, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirlik uygulamalarıyla birlikte ele alarak uzun vadeli değer yaratma kapasitelerini değerlendiriyor. Sungrow, bu kapsamlı analizde 14’üncü sırada yer alarak, temiz enerji teknolojileri alanındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Düşük karbon ayak izi, düşük su tüketimi ve atık üretim oranları ile yüksek yenilenebilir enerji kullanımı gibi çevresel göstergelerin; finansal istikrar ve uzun vadeli büyüme performansıyla birlikte değerlendirildiği sıralamada Sungrow, temiz enerji teknolojileri alanında faaliyet gösteren global üreticiler arasında kendi kategorisinde ilk sırada yer aldı. Herkes İçin Temiz Enerji Vizyonuyla Sürdürülebilir Büyüme Sungrow’un bu başarısı; şirketin “Herkes için temiz enerji” vizyonu doğrultusunda şekillenen uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisinin somut bir yansıması niteliği taşıyor. Yüksek verimlilik sunan güneş enerjisi güç dönüştürücüleri (PV invertörler) ve enerji depolama sistemleri (ESS) ile Sungrow, üretimden ürün yaşam döngüsüne kadar uzanan sorumlu bir iş yaklaşımı benimsiyor. Şirket, temiz enerjiyi daha erişilebilir, ölçeklenebilir ve güvenilir hâle getirmeyi hedefleyen bu vizyon doğrultusunda sürdürülebilirlik dönüşümünü net hedefler ve ölçülebilir adımlarla sürdürüyor. Bu kapsamda Sungrow; 2028 yılı itibarıyla operasyonel seviyede karbon nötrlüğe ulaşmayı, 2038’de tedarik zinciri genelinde karbon nötrlüğü sağlamayı ve 2048’de tüm değer zincirinde net sıfır emisyona ulaşmayı hedefleyen uzun vadeli bir yol haritası izliyor. Şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımı; MSCI ESG AAA derecelendirmesi, EcoVadis Altın Madalya, RE100 ve EP100 taahhütleri ile Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) üyeliği gibi uluslararası platformlar tarafından da teyit ediliyor. Bugüne kadar küresel ölçekte 870 GW’ı aşan kurulu güce sahip güneş enerjisi güç dönüştürücüleri ile enerji dönüşümüne katkı sağlayan Sungrow, müşterileriyle birlikte yıllık yüz milyonlarca ton karbon emisyonunun önlenmesine destek oluyor. Yüksek verimlilik sunan PV invertör ve enerji depolama çözümleriyle Sungrow, sürdürülebilir büyümeyi küresel enerji dönüşümünün ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırmayı sürdürüyor. Net Sıfır Hedefine Doğru Somut Adımlar Sungrow, net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda operasyonlarını kararlılıkla dönüştürmeye devam ediyor. Şirket genelinde kullanılan elektriğin %70’i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanırken, üretim süreçlerinde çevresel etkiyi azaltmaya yönelik sistematik bir yaklaşım uygulanıyor. Sungrow’un tüm üretim tesisleri, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi sertifikalarına sahip bulunuyor. Ayrıca, Çevresel Ürün Beyanı (Environmental Product Declaration – EPD) ve ürün karbon ayak izi sertifikaları ile belgelenmiş inverter ve enerji çözümleriyle çevresel performansını ürün seviyesinde de ortaya koyuyor. Şirket, üretim süreçlerinde oluşan tehlikesiz atıkların %90’ını geri dönüştürerek döngüsel ekonomi yaklaşımını operasyonel düzeyde hayata geçiriyor. Sungrow, 2024 yılında hayata geçirdiği Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) Gelişim Merkezi ile; Strateji ve Sürdürülebilirlik Komitesi ile Sürdürülebilirlik Yönetim Ofisi’nin rehberliğinde politika geliştirme, hedef belirleme ve uygulama süreçlerini tek bir yapı altında topladı. ESG Gelişim Merkezi; Üstün Yönetişim, Net Sıfıra Doğru, Çevre Dostu Gelişim, Karşılıklı Fayda Sağlayan İş Birlikleri ile Çeşitlilik ve Kapsayıcılık olmak üzere beş temel stratejik önceliği Sungrow’un tüm operasyonlarına entegre ederek sürdürülebilir büyümenin kurumsal altyapısını güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Indomie Türkiye, Uluslararası Kalite Belgeleri ve Şeffaf Üretim Anlayışıyla Tüketicisine Güven Veriyor Haber

Indomie Türkiye, Uluslararası Kalite Belgeleri ve Şeffaf Üretim Anlayışıyla Tüketicisine Güven Veriyor

Tekirdağ Çerkezköy’deki yüksek teknolojili üretim tesisinde tüm süreçler, kontrol edilebilir ve düzenli olarak denetlenebilir şekilde modern gıda güvenliği prensiplerine uygun biçimde yürütülüyor. Dünyanın en büyük hazır noodle üreticilerinden biri olan Indomie, Türkiye pazarındaki istikrarlı başarısını lezzetli, pratik ve doyurucu ürünlerinin yanı sıra üretim süreçlerindeki titiz kalite anlayışıyla sağlıyor. Marka, gıda güvenliğini uluslararası geçerliliğe sahip prestijli sertifikalarla güvence altına alırken, bu süreçleri “şeffaf üretim” ilkesi doğrultusunda dileyen herkesin bizzat deneyimlemesi için fabrika kapılarını ziyaretlere açıyor. Tüketicinin artık yalnızca lezzete değil, aynı zamanda ürünün nasıl üretildiğine ve hangi standartlara sahip olduğuna da büyük önem verdiği gerçeğinden hareket eden Indomie Türkiye, şeffaf üretim modeli ve uluslararası standartlardaki sertifikalandırma süreçleriyle sektörde öncü bir güven yaklaşımı benimsiyor. Uluslararası Standartlar Indomie Kalitesini Tescilliyor Indomie Türkiye, Tekirdağ Çerkezköy’deki dünya standartlarındaki modern üretim tesisinde, en yüksek hijyen ve kalite standartlarını üretimin her aşamasında istikrarlı bir şekilde hayata geçiriyor. Bu standartlar, yalnızca bir beyan olmakla kalmayıp, ISO 9001 (Kalite Yönetim Sistemi) ile müşteri memnuniyetini ve sürdürülebilir kaliteyi, ISO 22000 (Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi) ile hammaddeden nihai ürüne kadar gıda zincirindeki potansiyel riskleri etkin bir şekilde yönetmeyi taahhüt ettiğini gösteriyor. Tüketici hassasiyetlerine en üst düzeyde yanıt veren TSE OIC/SMIIC Helal Sertifikası ise, ürünlerin üretim süreçlerinde helal gerekliliklere uygun olarak hazırlandığını doğrulayan ve markanın ürünlerini geniş kitlelere güvenle sunmasını sağlayan önemli bir güvence niteliği taşıyor. Bu değerli sertifikalar, bağımsız ve akredite denetim kuruluşları tarafından gerçekleştirilen zorlu ve periyodik denetimler sonucunda elde ediliyor ve her yıl yenilenerek Indomie’nin gıda güvenliğini üretim hattının tüm aşamalarında kararlılıkla sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Üretim Süreçleri Tüm Ziyaretçilere Açık Indomie, “şeffaflık” ilkesini iletişimin merkezine alarak fabrikasının kapılarını tüm tüketicilere, ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerine, akademisyenlere ve basın mensuplarına fabrika ziyaretleri gerçekleştiriyor. Ziyaretçiler, üretim tesislerinde uzman gıda mühendisleri eşliğinde düzenlenen turlara katılarak, hammaddenin fabrikaya girişinden, yüksek teknolojili tam otomasyonlu üretim bantlarına ve el değmeden yapılan paketleme aşamasına kadar tüm sürece bizzat tanıklık edebiliyor. Gıda üretiminin ne denli hijyenik, teknolojik ve güvenli koşullarda yapıldığını yerinde gören ziyaretçiler, bilinçli tüketici olma yolunda benzersiz bir deneyim kazanıyor. Bu şeffaf yaklaşım, Indomie’nin kalitesine olan sarsılmaz güvenini ve tüketicisine duyduğu derin saygıyı net bir şekilde ortaya koyuyor. “Kalitemizi Hem Belgelerle Hem de Şeffaflıkla Gösteriyoruz” Indomie için gıda güvenliğinin ve kalitenin, tüm süreçlerin merkezinde yer alan en temel öncelik olduğundan bahseden Indomie Türkiye Kalite Müdürü Ece Siper, “Aldığımız ISO ve Helal sertifikaları, bu konudaki küresel standartlara olan bağlılığımızın ve titizliğimizin birer resmi kanıtı. Biz, kalitenin yaşayan, denetlenebilen, gösterilebilen ve en önemlisi deneyimlenebilen bir süreç olduğuna inanıyoruz. Bu yüzden, kalitemizi belgelerle soyut olarak kanıtlarken, aynı zamanda üretimimizi şeffaf bir şekilde paylaşarak somut olarak da göstermeyi hedefliyoruz. Fabrikamızı ziyaretçilere açarak, tüketicilerimizin sofralarına ulaşan ürünlerin hangi aşamalardan geçtiğini, hangi hijyen standartlarında üretildiğini kendi gözleriyle görmelerini sağlıyoruz. Bu çift yönlü güven anlayışı, Indomie kalitesinin temelini oluşturuyor ve tüketicilerimizin her gün gönül rahatlığıyla ürünlerimizi tercih etmesini sağlıyor.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.