Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iyilik

Kapsül Haber Ajansı - Iyilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iyilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ramazan, Bir Psikolojik SWOT Analizi Yapma Dönemi! ​​​​​​​ Haber

Ramazan, Bir Psikolojik SWOT Analizi Yapma Dönemi! ​​​​​​​

Ramazan’da yalnızca midemize değil, duygularımıza da oruç tutturmak gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, Ramazan’ın bir tür psikolojik SWOT analizi yapma dönemi olarak değerlendirilebileceğini kaydetti. Prof. Dr. Tarhan, “İnsanın ruh yapısında vicdan, nefis, akıl, kalp ve ruh gibi farklı melekeler vardır. Bu ruhi unsurların tamamını disipline edebilirsek, Ramazan bizim için bir yenilenme ve manevi bir aydınlanma ayına dönüşür.” diye konuştu. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Ramazan’ın manevi ve psikolojik boyutunu değerlendirdi. Ramazan, anlamı gözden geçirme fırsatı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Ramazan’ın psikiyatrik açıdan taşıdığı anlama dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı: “Ramazan, şahsi görüşümün dışında psikiyatrik açıdan şöyle bir anlamı var: İnsan hayatında ‘dur, düşün, yeniden başla’ demesi gereken zamanlar vardır. Bu, yeniden başlamak için bir fırsattır. Bu hatta inovasyonun, yani yenilikçiliğin, girişimciliğin temel kurallarından birisidir; %15 kuralı. Bir insan 10 saat bir iş yapıyorsa, 1,5 saat yaptığı iş hakkında düşünsün, düşündüğü hakkında düşünsün ve bir özeleştiriden geçsin, bir kendi iç muhasebesinden geçsin ve bunun sonucunda yeniden bir düzenleme yapsın. Bir moratoryum ilan etmek gibidir bir açıdan. Ve bu arada birçok şey masaya yatırılıp yeniden ele alınır. Ramazan da insanın hayat yolculuğunda giderken, 12 aydan bir ayını böyle bir içsel yolculuğa çıkmak gibi ele alması; kendini anlamak ve yaptığı rutin işlere farklı açılardan bakabilmek, yeni bakışlar getirebilmek, yeni anlamlar katabilmek ve hayatıyla ilgili sorgulamalar yapabilmesi için bir fırsattır. Yani ‘anlamı gözden geçirme fırsatı’ Ramazan diyebiliriz.” “Ruhumuza atılan bir resetleme” Ramazan’ı ruhsal bir yenilenme süreci olarak tanımlayan Prof. Dr. Tarhan, beynin duygu, düşünce ve değer kalıplarının kayıtlı olduğu bir merkez olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: “Ruhumuza atılan bir resetleme gibi tanımlamak burada çok önemli. Nasıl oluyor peki? İnsanın ruhunda... Ruhumuzun mana dünyası ile madde dünyası arasındaki aracı organımız beynimiz. Duygu, düşünce, davranış ve değer kalıplarımız, değer yargılarımız beyinde kayıtlıdır, yazılıdır. Çocukluktan beri öğrendiğimiz hayat senaryoları vardır ve son bir sene içerisinde hayatımıza yeni aktörler katılmıştır, yeni düşünce kalıpları ortaya çıkmıştır, yeni tehditler, fırsatlar ortaya çıkmıştır. Bunları yeniden analiz etmek gerekiyor.” Ramazan, psikolojik SWOT analizi yapma dönemi Ramazan’ın bir tür psikolojik SWOT analizi yapma dönemi olarak değerlendirilebileceğini belirten Prof. Dr. Tarhan, şu ifadeleri kullandı: “Beyin fırtınası çalışmalarında önerilen bir yöntem vardır; buna SWOT analizi denir. Kişi bu çalışmayı yaparken kendisine farklı bir açıdan, adeta üçüncü bir gözle bakarak değerlendirme yapar. Güçlü yönlerini ve zayıf yönlerini tespit eder, amacını netleştirir. Amacını belirledikten sonra da o hedefe ilerlerken karşılaşabileceği tehditleri ve sahip olduğu fırsatları analiz eder. Bu tür değerlendirmeler birçok vizyon toplantısında, kurumsal düzeyde ve resmi uygulamalar çerçevesinde yapılmaktadır. Ramazan ayı da insan için benzer bir imkân sunar. Hayat yolculuğu açısından bakıldığında Ramazan, kişinin kendi yaşamına dair psikolojik bir SWOT analizi yapabileceği özel bir dönem olarak değerlendirilebilir.” “Oruç, niyetle başlar” Ramazan’ın yalnızca bedensel bir açlık süreci olmadığını, asıl anlamının niyetle başladığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan şöyle devam etti: “Mesela kişi, “Yaptığım iş ne kadar doğru? Amaçlarıma ne ölçüde hizmet ediyorum? Doğru bir stratejiyle mi ilerliyorum? Farkında olmadan yaptığım hatalar var mı?” gibi soruları kendisine yöneltip hayatının anlamı ve amacı üzerine yeniden düşünme fırsatı olarak Ramazan’ı değerlendirirse, bu dönem yalnızca bir açlık kürünün ötesine geçer. Anlamı bilinmeden tutulan oruç ise sadece bir açlık pratiği olarak kalır. Elbette bu da bütünüyle karşılıksız değildir; vücut belli bir süre aç kaldığında DNA hasarlarının onarımına katkı sağladığına dair bulgular vardır. Yani bedensel faydaları da söz konusudur. Ancak Ramazan’ın asıl değeri niyetle başlar. Anadolu’da Ramazan için “Niyetli misin?” diye sorulması son derece manidardır. Çünkü Ramazan orucunun temelinde niyet vardır.” Ramazan ve namazda niyetin varlığına dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Ramazan’da niyet var, namazda niyet var. Bunlar da niye niyet var? Çünkü insanın Allah’la bağ kurduğu andır bu dönemler. O dönemler kalbini Rabbine yönelttiği dönemlerdir insanın. Varoluşun amacını değerlendirdiği, varoluşuna uygun geçtiği sınav sürecini yeniden ele aldığı günlerdir bunlar.” dedi. Eski Ramazanlar çocukluğumuzun Ramazan’ı… Ramazan’ın toplumsal huzura katkı sunduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, alkol ve madde kullanan bireylerin yaklaşık yüzde 50’si Ramazan ayında bu alışkanlıklarına ara veriyor. Yüzde 50 gibi yüksek bir oran dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Nitekim cezaevlerindeki suç oranlarına bakıldığında, vakaların yaklaşık yüzde 60’ının alkol ve madde kullanımıyla ilişkili olduğu görülüyor. Ramazan döneminde alkol ve madde kullanımının azalması, aile içi ilişkileri de olumlu yönde etkiliyor. Ev ortamında huzurun arttığı, aile bireyleri arasındaki iletişimin ve uyumun güçlendiği ifade ediliyor. Bu nedenle çocuklar da Ramazan günlerini daha sıcak, daha sakin ve daha huzurlu bir dönem olarak hatırlıyor ve özlüyorlar. Çünkü çocukları sevindirmek hayırdır, sevaptır, güzeldir. İyilik yapmak teşvik ediliyor. Bunun etkisiyle insanoğlu Ramazan’ı hep güzel anılarla beynine kaydetmiş. Bu çocuklardaki Ramazan’ı biz ‘eski Ramazan’ gibi söylüyoruz; aslında kendi çocukluğumuzun Ramazan’ını kastediyoruz buradan farkında olmadan, bilinçaltı bir mekanizmayla.” diye konuştu. “Ramazan, psikolojik sağlamlık antrenmanıdır” Ramazan’ın bir dayanıklılık eğitimi olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti: “Ramazan, bir bakıma insan için bir antrenman sürecidir. Bu dönem, kişinin psikolojik sağlamlığını güçlendirmek üzere kendisiyle çalıştığı, bir idman yaptığı özel bir ay gibidir. Dayanıklılık eğitimi verdiği, isteklerini erteleme becerisini geliştirdiği ve sosyal empati duygusunu güçlendirdiği bir süreçtir. Empati, en temel sosyal duygulardan biridir; karşı tarafın duygularını anlayabilme becerisidir. Nitekim Danimarka’da okullarda empati dersi verildiği bilinmektedir. Bu dersin amacı, çocukların bencil bireyler olarak yetişmemesi; yalnızca kendi çıkarlarını düşünen değil, bireysel fayda ile toplumsal fayda arasında denge kurabilen bireyler olmalarını sağlamaktır. Ramazan da bu yönüyle sosyal bir aydır. Kişi, açlık deneyimi üzerinden ihtiyaç sahiplerini daha iyi anlar; iyilik yapmanın bir ibadet olduğunu idrak eder. ‘Her türlü iyilik sadakadır’ anlayışı, selam vermeyi ve tebessüm etmeyi dahi bir hayır olarak gören bir inanç perspektifini yansıtır. Bu nedenle Ramazan ayı, ruhların olgunlaştığı, geliştiği ve tekâmül ettiği bir dönem niteliği taşır. Elbette bunun gerçekleşmesi, Ramazan’ın anlamına uygun şekilde yaşanmasına bağlıdır.” Çağın iki temel hastalığı: Bencillik ve dünyacılık… Toplumsal bencillik ve dünyacılık eğilimlerine de değinen Prof. Dr. Tarhan, “Ancak içinde bulunduğumuz çağın iki temel hastalığından söz edilebilir: Biri bencillik, diğeri ise dünyacılık. Bu iki eğilim, insanın manevi kaynaklarını zayıflatmakta, içsel derinliğini daraltmaktadır. Bencil bakış açısına sahip kişi, çoğu zaman herkesi kendisine borçlu gibi görür; önceliği daima kendi çıkarıdır. ‘Önce can, sonra canan’ anlayışıyla hareket eder, gerektiğinde en yakınlarını dahi geri planda bırakabileceğini ifade eder. Bu yaklaşım, fedakârlık duygusunun zayıfladığı bir insan tipinin yaygınlaşmasına yol açmaktadır. Geçmişte psikiyatri pratiğinde daha çok aşırı fedakâr, kendini ihmal eden, adeta ‘kendini paspas yapan’ kişilerle karşılaşılırken; günümüzde ise daha çok bencil ve narsistik özellikler gösteren bireylerle çalışıldığını söylemek mümkündür.” diye konuştu. Ramazan’da sessiz iyilik yapılmalı! Ramazan’da öncelikle sessiz iyilik yapılması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Üsküdar’da hâlen varlığını sürdüren sadaka taşları bu anlayışın bir yansımasıdır; veren de alan da birbirini görmez. Anadolu geleneğinde de benzer uygulamalar vardır. Ramazan ayında bir kişi çıkar, mahalle bakkalının veresiye defterindeki borçları kapatır ve bunu zekâtına sayar.” ifadesinde bulundu. Buna karşılık günümüz küresel sistemine bakıldığında, ‘sen çalış ben yiyeyim’ anlayışının hâkim olduğu bir düzenin dikkat çektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan, “Sermayesini ranta yatırarak emek harcamadan geçinmeyi tercih eden bir yaklaşım söz konusudur. Bunun yanında ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ anlayışı da yaygındır; ‘başkası açlıktan ölse de ben tok olduktan sonra bana ne’ diyen bir bakış açısı vardır. Ramazan ayı, işte bu sistemi ve bu zihniyeti sorgulamak için önemli bir fırsat sunar.” dedi. Ramazan’da hayatımızda bir anlam değişikliği yapabiliriz “Ramazan’da hayatımızda bir anlam değişikliği yapabilir ve bunu Ramazan sonrasında da sürdürebilirsek, bu dönüşümü kalıcı hâle getirebiliriz.” diyen Prof. Dr. Tarhan, “Bu nedenle yalnızca midemize değil, duygularımıza da oruç tutturmak gerekir. İnsanın ruh yapısında vicdan, nefis, akıl, kalp ve ruh gibi farklı melekeler vardır. Bu ruhi unsurların tamamını disipline edebilirsek, Ramazan bizim için bir yenilenme ve manevi bir aydınlanma ayına dönüşür. Ramazan’dan sonra daha olumlu yönde değişmiş bir şekilde hayata devam edebilmek ise ilahi hedefi kavrayabilmekle mümkündür. Kur’an-ı Kerim’de Ramazan’ın emredilişi, insanlara yalnızca açlık çektirmek için değildir. İlahi hedefin ne olduğunu düşünmek, kaderin bu süreçte insandan ne istediğini sorgulamak gerekir. İnsan aklını kullandığında bu anlamı bulabilir. Her bireyin kendine özgü bir hayat amacı ve yol haritası vardır; önemli olan o yol haritasını doğru çizebilmektir.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Kızılay, Ramazan’da 1,8 Milyar TL Destekle 7,5 Milyon Kişiye Ulaşacak Haber

Türk Kızılay, Ramazan’da 1,8 Milyar TL Destekle 7,5 Milyon Kişiye Ulaşacak

Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Ramazan kampanyasıyla ilgili düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, “Ramazan ayı boyunca 451 bin gönüllümüz 81 ilde her kapıyı çalacak, iyiliği ve dayanışmayı her sofraya taşıyacak” dedi. Ülkemizde ve dünyanın dört bir yanında insani yardımlar, sosyal destek programları, kan bağışı organizasyonları ve uluslararası insani diplomasi faaliyetleriyle her yıl milyonlarca insana ulaşan Türk Kızılay, bu yıl da Ramazan kampanyasını başlattı. “Bu Ramazan’da da Bir Başına Olanların Yanı Başındayız” sloganıyla hayata geçen kampanyanın detayları, Türk Kızılay Kısıklı Merkez Binası’nda düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı. “Nerede bir insani ihtiyaç varsa orada olacağız” Kampanya filminin gösterimiyle başlayan toplantıda konuşan Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, “Bu Ramazan ayında da nerede bir insani ihtiyaç varsa orada olacağız” diyerek, şunları söyledi: “Geçtiğimiz yıl Ramazan ayı boyunca ülkemizde ve başta Gazze olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde yürüttüğümüz yardım çalışmalarıyla toplam 5.2 milyon ihtiyaç sahibine ulaştık. Bu yıl da nakdi ve ayni yardımlar, aşevlerimiz vasıtasıyla yapacağımız iftarlık dağıtımları, bayramlık desteği, yurt içinde ve başta Filistin olmak üzere yurt dışında kuracağımız iftar sofralarıyla yurt içinde 4 milyon 485 bin, yurt dışında 2 milyon 965 bin ihtiyaç sahibi olmak üzere toplamda 7 milyon 450 bin ihtiyaç sahibine 1 milyar 779 milyon 274 bin TL yardım ulaştırmayı hedefliyoruz. Uzman personelimiz ve gönüllülerimizle sahada adeta Ramazan seferberliği yürüteceğiz. 451 bin gönüllümüz 81 ilde her kapıyı çalacak, iyiliği ve dayanışmayı her sofraya taşıyacak. Gönüllülerimizin gücü ve enerjisiyle bu Ramazan’da da bir başına olanların yanı başında olacağız. Bu vesileyle Türk Kızılay’ın kardeşlik sofrasına katkı sunmak isteyen hayırseverleri, ‘Bu Ramazan çorbada benim de tuzum olsun’ diyenleri bağışlarıyla destek olmaya davet ediyorum.” Gıda kolileri üç farklı tipte hazırlandı Kızılay, Ramazan boyunca Türkiye genelinde 891 bin 456 ihtiyaç sahibine 411 milyon 518 bin TL’lik nakdi; 47 bin 747 kişiye de 22 milyon 811 bin TL’lik ayni yardımda bulunacak. Gıda kolileri bu yıl hanelerin farklılaşan ihtiyaçları gözetilerek, üç farklı tipte hazırlandı. Koliler, 1 hafta, 15 gün ve 30 günlük mutfak ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde miktar ve içerik bakımından değişiklik gösterecek. Market kodlarıyla alışveriş, ‘Götür Bir İyilik’ hareketi Kızılay, gıda kolisi yardımları için bu yıl iki farklı iş birliği gerçekleştirdi. Buna göre Tarım Kredi Kooperatifleri iş birliği ile ihtiyaç sahipleri kooperatif mağazalarında geçerli 3000 TL değerinde market kodlarıyla temel gıda alışverişlerini yapabilecek. ‘Götür Bir İyilik’ temasıyla Migros ile yapılan iş birliğinde ise gıda kolileri Migros’ta online olarak satın alınıp bağışlanabilecek. Bu şekilde bağışlanan gıda kolileri, ihtiyaç sahibine ulaştığı anda bağışçı SMS yoluyla bilgilendirilecek. Gıda yardımları ülke genelinde 686 binden fazla kişiye ulaşacak. Kardeşlik sofraları kurulacak Ramazan’da 45 aşevi aracılığıyla günde 61 bin 718 kişiye iftarlık sıcak yemek dağıtacak Kızılay, şubeleri aracılığıyla da 570 bini aşkın kişilik iftar desteği sağlayacak. Başta İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirler olmak üzere pek çok şehrin meydanında 360 bin öğün çorba dağıtımı yapacak Kızılay, Ramazan’ın paylaşma ruhunu meydanlarda yaşatacak. Bayramlıklar seçilecek, harçlıklar verilecek Ramazan boyunca 118 milyon 61 bin TL değerinde bayramlık desteğinden 107 bin 907 kişi yararlanacak. İhtiyaç sahipleri Kızılay Butiklerinden ihtiyaçlarını karşılayabilecek. Bunun yanında Kızılay, bayramın neşesini çoğaltmak için çocuklara 250 TL’lik bayram harçlığı dağıtacak. Gazze’deki aşevinin kapasitesi iki katına çıkacak Kızılay başta Filistin olmak üzere 21 ülkede ihtiyaç sahiplerinin Ramazan ayında da yanında olacak. Kızılay, Gazze’de ilk günden beri devam eden ve halihazırda günlük 30 bin kişinin sıcak yemek ihtiyacını karşılayan aşevinin kapasitesini iftar ve sahurda iki katına çıkararak, ay boyunca 1 milyon 800 bin kişiye iftarlık desteği sunacak. Farklı bağış kanallarından ulaşmak mümkün Hayırseverler Kızılay’ın Ramazan yardımlarına zekât, fitre, fidye, yurt içi ve yurt dışı gıda yardımı, iftar sofrası ve bayramlık seçenekleriyle katkı sunabiliyor. Bağışlarını Kızılay’a yapmak isteyenler ‘fitre’, ‘fidye’, ‘iftar ve sahur sofrası’ yazıp 1877’ye gönderebiliyor. Aşevlerine destek olmak isteyenler 240 TL öğün bedeli ve katları olacak şekilde katkı sunabilirken, dileyen yardımseverler 2000 TL’lik bağışla bayramlık desteği verebiliyor. Ayrıca kizilay.org.tr internet sitesi üzerinden, kolay bağış uygulamasından, tüm bankalardan, mobil bankacılıktan, şubeler ve temsilcilikler aracılığıyla ya da 168 çağrı merkezini arayarak da Kızılay’a bağış ulaştırmak mümkün. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbullu Kadınlara Özel: 1 TL’ye Spor Haber

İstanbullu Kadınlara Özel: 1 TL’ye Spor

Kampanyanın tanıtım toplantısında konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, “Bugünleri aşmalıyız ve mücadele etmeliyiz. Bugünleri birlikte aşacağız. Ekrem İmamoğlu'yla aşacağız, onun yol arkadaşlarıyla aşacağız. Bu kötülükleri aşarken de asla kötülük yapmayacağız. Kalbi kötü olan, kara olanlardan olmayacağız. Kötü olmayacağız. Kötülerden olmayacağız. Kötülüğü iyilikle yeneceğiz. Her kötülüğe karşılık, biz, iyi yanımızı göstereceğiz. Onlar kötülüğünün içinde -kim kötüyse, kim kendi ruhunda, kalbinde kötüyse- kendi kalbinin, ruhunun içinde boğulacak. Biz, her kötülüğe karşılık, mutlaka iyilikle cevap vereceğiz. İyiliği büyütmek içinse hizmetlerimizi çoğaltacağız,” dedi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), İstanbul'da kadınların spor hizmetlerine erişimini artırmak ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını desteklemek amacıyla, 1 Ocak itibarıyla "Kadınlara Gündüz Seanslarında 1 TL’ye Spor Desteği Kampanyası"nı hayata geçirdi. Kampanyanın tanıtım toplantısı Haliç Su Sporları Merkezi’nde; İBB Başkanvekili Nuri Aslan ve Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen’in katılımlarıyla gerçekleştirildi. Tanıtım toplantısında, Aslan ile İBB Genel Sekreter Yardımcısı Zeynep Nevza Akçabay birer konuşma yaptı. ASLAN: MİLYONLARCA EKREM İMAMOĞLU VAR “Dayanışmayı büyüten, birbirimize daha sıkı tutunduğumuz yeni bir hizmetimizi paylaşmak için bir aradayız,” diyen Aslan, özetle şunları söyledi: “Sözlerime başlamadan önce, hepinize, göreve geldiği ilk günden itibaren varlığını, halkın varlığına adayan, aylardır haksız ve hukuksuz biçimde Silivri zindanında tutulan İstanbul'un seçilmiş Belediye Başkanı ve cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun selamlarını iletmek istiyorum. Ekrem Başkanımız, bugün burada olmayı çok isterdi. Çünkü onun en büyük hayali, kadınların korkmadan yürüdüğü, yalnız kalmadığı, hayattan vazgeçmek zorunda bırakılmadığı bir şehir inşa etmekti. Ve bunun için de büyük bir mücadele verdi. Onun bu hayali yarım kalmış gibi düşünüyor olabilirsiniz, ama herkes biliyor ki on binlerce, yüz binlerce, milyonlarca Ekrem İmamoğlu var. Bu emanet bizdedir. Ve Ekrem İmamoğlu Bey gelene kadar, bu emanete sahip çıkacağız ve bu vizyonu devam ettireceğiz.” “BUGÜNLERİ BİRLİKTE AŞACAĞIZ” “Dünya bugün, derin bir sosyal eşitsizlik krizinde, derin bir adaletsizlik krizinde. Ülkemiz de bu tablonun dışında değil, tam da ortasında. Derin bir adaletsizlik, derin bir sosyal eşitsizlik ve ekonomik krizle boğuşuyoruz. Bu krizlerin birleştiği yerde, hepimizi sarsan bir gerçek duruyor: Güvenlik krizi. Daha geçtiğimiz hafta, Şişli'de, bir çöp kutusunda bir kadın cesedi bulundu. Bu haberi gördüğümde, bir yönetici olarak değil, bir insan olarak kalbim acıdı, sızladı. Ben bir annenin evladıyım. Bir eşim var ve bir kız babasıyım. Ne zaman bir kadının eziyet gördüğünü, katledildiğini duysam, kalbim aynı yerden sızlıyor. Ve her seferinde kendime bir söz veriyorum: Bugünleri aşmalıyız ve mücadele etmeliyiz. Bugünleri birlikte aşacağız. Ekrem İmamoğlu'yla aşacağız, onun yol arkadaşlarıyla aşacağız. Onlarca, yüzlerce tutuklu arkadaşımız var, belediye başkanlarımız var, kardeşlerimiz var, bürokratlarımız var.” “KALBİ KÖTÜ OLAN, KARA OLANLARDAN OLMAYACAĞIZ” “Bu kötülükleri aşarken de asla kötülük yapmayacağız. Kalbi kötü olan, kara olanlardan olmayacağız. Kötü olmayacağız. Kötülerden olmayacağız. Kötülüğü iyilikle yeneceğiz. Her kötülüğe karşılık, biz, iyi yanımızı göstereceğiz. Onlar kötülüğünün içinde -kim kötüyse, kim kendi ruhunda, kalbinde kötüyse- kendi kalbinin, ruhunun içinde boğulacak. Biz, her kötülüğe karşılık, mutlaka iyilikle cevap vereceğiz. İyiliği büyütmek içinse hizmetlerimizi çoğaltacağız. Girilmedik gönül, çalınmadık kapı bırakmayacağız. Ekrem İmamoğlu Beylikdüzü'nde ve İstanbul'da ne yaptıysa, aynısını yapmaya, her kapıyı çalmaya, her ananın elinden öpmeye, her çocuğun elinden tutmaya devam edeceğiz. Bugün burada buluşmamız da iyilik çemberini genişletmek içindir. Bugün burada olmamız eşitsizliğe, yok sayılmaya, görmezden gelinmeye verdiğimizi bir yanıttır. Kadınların güçlenmesi için attığımız bir adımdır bu. Sadece bu mu? Değil. Dün onlarca adım attı Ekrem İmamoğlu. Bugün bunu atıyoruz, yarın atmaya devam edeceğiz.” “SPOR, ‘BEN BURADAYIM’ DEME HALİDİR” “Bugün itibariyle İstanbul'da yaşayan, Anne Kart sahibi olan ve sosyal güvencesi olmayan kadınlar, İBB Spor tesislerimizden, gündüz seanslarımızda, fitness, yüzme ve grup egzersizlerinde tam 1 TL'ye, akşam ve tam gün üyeliklerindense yüzde 50 indirimle yararlanabilecekler. Çünkü spor, yeniden nefes almaktır. Spor, insanın kendisiyle yeniden bağ kurmasıdır. Spor, ‘Ben buradayım’ deme halidir. Bir kadının kendisi için ayırabildiği bir saat, bazen hayatını yeniden kurabildiği tek alandır. Biz, bu alanları çoğaltmak için mücadele ediyoruz. Ve bunun için buradayız. Ekrem Başkanımız burada olsa, bize şu sözünü yeniden hatırlatırdı: ‘İstanbul'da 8 milyon kadını, yani yaşamın, emeğin, bereketin yarısını yok sayan bizden değildir.’ Yani kadını yok sayan, kadının emeğini, varlığını yok sayan bizden değildir. İBB ailesinden değildir. Ekrem İmamoğlu'nun yol arkadaşı değildir. Cumhuriyete inanan ve sahiplenen değildir. Kadın vardır ve gerçektir. Biz; emeğe, berekete ve yaşama sahip çıkıyoruz.” “DÜNYA BİLİYOR EKREM İMAMOĞLU'NUN VE YOL ARKADAŞLARININ YAPTIKLARINI” İBB’nin 2019 yılından bu yana kadınlara yönelik hizmetlerinin kısa bir özetini yapan Aslan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Yaptıklarımızı sadece İstanbul'da yapmaya devam etmeyeceğiz. Tüm Türkiye halkı biliyor ki, artık sınırları aştık. İstanbul'u aştık. Türkiye'yi aştık. Dünya biliyor Ekrem İmamoğlu'nun ve yol arkadaşlarının yaptıklarını düşünün. Burada Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezi açtığımız için, bir devlet kurumu, bir vatandaşına hizmet yeri açtığı için suçlanıyor. Biz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir kurumuyuz. Şu an içinde bulunduğumuz tesis, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, bu devletin bir kurumudur. Herkes bizimle övünürken, bazı insanlar bizi eleştiriyor. Ama sağ olsun dünyada kıymetimizi bilenler de var. New York Belediye Başkanı ‘Yuvamız New York'lar açıyor. Zagreb Belediye Başkanı başka bir şeyi örnek alıyor, Budapeşte Belediye Başkanı başka bir şey, Sofya Belediye Başkanı başka bir şey. Asla kıskanmıyoruz. Biz, iyiyiz. İyilikle yarışmaya devam edeceğiz. Kötüleri, iyilikle boğacağız ve yok edeceğiz. Kim bizim fikrimizi, projemizi, düşüncemizi, vizyonumuzu kullanmaya kalkarsa ve bizimle beraber iyilikle mücadele etmeye varsa, biz onun yanındayız.” “HİÇ KİMSE BU ÜLKEDEN UMUDUNU KESMESİN” “Kimse bu ülkede ve İstanbul'da kendini yalnız hissetmesin. İyiler var. Ekrem İmamoğlu var ve onun yol arkadaşları var. Bu projede de emeği geçen tüm yol arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Hep birlikte dünyayı daha adil bir hale getireceğiz. İyilerin egemen olduğu, iyilerin güçlü olduğu, namusluların, şereflilerin, onurluların, hizmet edenlerin, çocukların, gençlerin, kadınların yanında yer alanların özgür olduğu, hukukun üstün olduğu, demokrasinin üstün olduğu bir ülkeyi, Türkiye'deki iyilerle beraber inşa edeceğiz. Hep birlikte başaracağız. Hiç kimse bu ülkeden umudunu kesmesin. Kimse bu ülkeyi terk etmesin. Bu Cumhuriyet var olduğu sürece -ki ilelebet var olacak- iyiler var. Kötüler bile bize emanet. Biz, asla kötülük yapmayacağız. Kötü kendisini biliyor. Ama onların bile teminatı biziz. Çünkü biz varız, iyiler var. Ekrem İmamoğlu var. Yol arkadaşları var.” KAMPANYANIN DETAYLARI Geçtiğimiz yıl emeklilerle 65 yaş ve üzeri vatandaşlara gündüz seanslarında 1 TL’ye spor yapma olanağı sunan İBB, “Kadınlara Gündüz Seanslarında 1 TL’ye Spor Desteği Kampanyası” ile yelpazeyi daha da genişletti. İBB Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile iştiraki Spor İstanbul koordinasyonunda yürütülen kampanya kapsamında; SGK ve Bağ-Kur güvencesi olmayan kadınlar ile Anne Kart sahibi kadınlar, yüzme, fitness ve grup egzersizi branşlarının gündüz seanslarından yalnızca 1 TL karşılığında faydalanabilecek. Kadınlar, akşam seanslarında da yüzde 50 indirimle yararlanabilecek. Kampanyanın temel amaçları; İstanbul'daki kadınların İBB Spor Tesislerinden daha uygun koşullarda faydalanmasını sağlamak, kadınların fiziksel ve psikolojik sağlığını iyileştirmek, aktif Anne Kart sahibi ve SGK/Bağ-Kur sigortası olmayan kadınların spor hizmetlerine erişimini artırmak olarak sıralandı. ÖĞRENCİLERE YÜZDE 50 İNDİRİME DEVAM Öte yandan İBB’nin 31 ilçedeki 73 tesisinde geçen yıl öğrencilere yönelik 34 branşta başlattığı yüzde 50 indirim kampanyası, 2026 yılı boyunca da devam edecek. 2025 yılında 14 bin emekli, 65 yaş ve üstü vatandaş, toplam 275 bin kez 1 TL kampanyasını kullanırken, yüzde 50 öğrenci indiriminden de 137 bin 400 kişi, 1 milyon 485 kez kullanarak faydalandı. 2019 yılında İstanbul’un yüzde 13 olan fiziksel aktivite oranı 3 kat artarak bugün yüzde 37’yi geçmiş durumda. İBB, 74 tesisinin yanı sıra, 300’ü aşkın açık alanda düzenlediği etkinliklerle da İstanbulluların daha ekonomik ve kaliteli standartlarda spor ve egzersiz yapması için çalışıyor. “Kadınlara Gündüz Seanslarında 1 TL’ye Spor Desteği Kampanyası”na dair detaylı bilgilere online.spor.istanbul adresinden ulaşılabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadınlar İyilik İçin İlmek Attılar Haber

Kadınlar İyilik İçin İlmek Attılar

Dayanışma kenti Nilüfer, örnek bir sosyal sorumluluk projesine daha ev sahipliği yaptı. Nilüfer Belediyesi, Elif Sanat Kültür ve Kadın Dayanışma Derneği iş birliğinde “Kalpten İlmekler İyilik Perdesinde” etkinliği Konak Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan’ın eşi Melda Arıkan da salonda yerini aldı. Etkinlikte alışılmışın dışında bir sinema deneyimi yaşandı. Yaklaşık 200 gönüllü kadın “İyilik için ilmek atıyoruz” diyerek sinema koltuklarını doldurdu. Gönüllü kadınlar, sanatçı Adile Naşit’in hayatının konu alındığı “Adile” filmini izlerken, bir yandan da Harmancık’taki ihtiyaç sahibi çocuklar ve dezavantajlı bireyler için atkı, bere ve kalpten yastıklar ördü. Film gösterimi sırasında, gönüllülerin örgü örebilmesi için salonun ışıkları da kapatılmadı. HARMANCIKLI ÇOCUKLARI ISITACAK Projeye katkı sağlayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, “Hayat bazen bizden büyük adımlar değil, küçük ama anlamlı dokunuşlar ister. Bir film izlemek, kısa bir yürüyüş yapmak gibi sıradan görünen anlarda bile, bir insanın hayatına dokunma imkânı sağlar. Bugün burada tam da bunu yapıyoruz” diyerek konuşmasına başladı. Adile filminin şefkati, emeği ve kalpten gelen sevgiyi hatırlatan bir hikâye olduğunu dile getiren Nuray Özdemir, “Biz de bu hikâyeye, kendi ilmeklerimizle eşlik ediyoruz. Bugün örülen her atkı, her bere; Harmancık’taki çocuklara ve dezavantajlı bireylere yalnızca bir sıcaklık değil, “yalnız değilsin” duygusunu taşıyacak. İyilik böyle çoğalıyor” diye konuştu. Özdemir, tüm gönüllülere, Elif Sanat Kültür ve Kadın Dayanışma Derneği’ne ve dayanışmaya ev sahipliği yapan Nilüfer Belediyesi’ne teşekkür etti. Nilüfer Belediyesi, Elif Sanat Kültür ve Kadın Dayanışma Derneği Elif Kamacı Efe ise sadece örgü örmediklerini, kadın emeğinin yaratacağı farkındalığı da ortaya koyduklarını söyledi. Efe, 200 kadının emeğinin Harmancık’ta çocuklarla buluşacağını dile getirdi. Etkinlikte, Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan’ın eşi Melda Arıkan’a da örgüden kalp hediye edildi. Film sonunda el emeği ürünler, çocuklar ve dezavantajlı bireylerle ulaştırılmak üzere sepetlere bırakıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

12. Eker I Run’da Yardımseverlik Koşuları Sayesinde 5.4 Milyon TL’ye Yakın Rekor Bağış Haber

12. Eker I Run’da Yardımseverlik Koşuları Sayesinde 5.4 Milyon TL’ye Yakın Rekor Bağış

Sporu, sağlıklı yaşamı ve toplumsal faydayı aynı çizgide buluşturan Eker I Run, bu yıl 12. kez koşuldu. Eker Süt Ürünleri tarafından Bursa’da düzenlenen etkinlik sadece bir koşu olmanın ötesinde anlamlar taşıyarak; iyiliğin ve dayanışmanın da sembolü haline geldi. Organizasyon kapsamında Adım Adım aracılığıyla gerçekleşen Yardımseverlik Koşuları ile sivil toplum kuruluşlarının (STK) projeleri için şimdiye kadar toplanan en büyük bağış miktarına erişildi. 12. Eker I Run’ın ardından “İPK - İYİLİK PEŞİNDE KOŞ" (ipk.adimadim.org) Platformu'nda devam eden kampanyalarda; 721 gönüllü sporcunun, 5.629 bağışçının desteklediği adımlar ile 5.4 milyon TL'ye yakın bağış toplanarak yaklaşık 658 canlının hayatına etki edildi. Sporseverlerin yoğun ilgisi eşliğinde, 4 bine yakın koşucunun katılım gösterdiği 12. Eker I Run, 5 Ekim 2025 Pazar günü “Koşmaya Değer” mottosuyla Bursa Eker Meydan’da gerçekleşti. Uludağ’ın zirvesinden başlayan 42K Maratonu’ndan 15K, 5K yarışları ve Minik Adımlar Koşusu’na kadar her yaş grubundan katılımcıyı bir araya getiren etkinlik hem spor coşkusunu hem de iyiliğin gücünü kente taşıdı. Yardımseverlik Koşuları’nda rekor kırıldı Eker I Run kapsamında her yıl Adım Adım oluşumu iş birliğiyle düzenlenen Yardımseverlik Koşuları, bu kez bugüne kadar ulaşılan en yüksek bağış miktarıyla sonuçlandı. 12. Eker I Run kapsamında 19 sivil toplum kuruluşu, toplumsal değer yaratan projeleri için kaynak yarattı. Etkinlik boyunca başlatılan yardımseverlik kampanyaları, koşu sonrasında da “İPK - İyilik Peşinde Koş” platformunda devam ederek dayanışmanın etkisini büyüttü. 721 gönüllü sporcu ve 5.629 bağışçı, iyilik için attıkları adımlarla toplamda 5.4 milyon TL’ye yakın bağış topladı. Bu tutar, çocuklardan gençlere, kadınlardan doğaya ve hayvanlara kadar 658 canlının hayatına dokundu. İyilik, adım adım büyüyor Eker I Run, 2018-2025 yılları arasında STK’ların projelerine toplam 13,7 milyon TL kaynak sağladı. Bu yıl elde edilen yaklaşık 5.4 milyon TL’lik yeni rekor, etkinliğin sadece bir koşu değil; toplumsal dayanışmanın kalıcı bir sembolü haline geldiğini bir kez daha gösterdi. Koşuda dostluk, rekabette iyilik kazandı Eker I Run, her yıl olduğu gibi bu kez de bireysel başarıların ötesinde “birlikte kazanmanın” hikâyesini yazdı. Yardımseverlik kampanyalarında en yüksek bağış miktarına ulaşan STK’lar; Bursa LÖDER, KAÇUV ve Türk Eğitim Vakfı oldu. Gönüllü sporcular arasında en yüksek bağış sayısına ulaşan ilk 3 isim; İsmet Efe Acar (TED), Merve Karasakal (Bursa LÖDER) ve Altuğ Turan (TEGV) oldu. Yeliz Özkarakaşlı (Bursa LÖDER), Şadi Aşıroğlu (Bursa LÖDER) ve Murat Erdoğan (OBİDEV) en yüksek bağış tutarına ulaşarak fark yarattı. Kurumsal takımlar arasında ise tatlı bir rekabet yaşandı. 93 kurumsal takımdan 1.649 çalışan, şirketlerini iyilik için temsil etti. En yüksek bağış sayısına ulaşan ekipler Oyak Renault KoşuyOR (KAÇUV), Yeşim (TEV), ÜÇGE TEAM (Bursa LÖDER) olurken; en yüksek bağış miktarına ise Oyak Renault KoşuyOR (KAÇUV), NARAMAXX (Bursa LÖDER), ÜÇGE TEAM (Bursa LÖDER) takımları ulaştı. Koşu grupları arasında ise Adım Adım Bursa, BUİKAD Bursa ve TED Bursa Koleji hem en fazla bağış sayısına hem de toplam bağış miktarına göre öne çıktı. Sayılarla 12. Eker I Run 2025 Bu yıl Eker I Run, hem rekor düzeyde katılımla hem de farklı şehir ve ülkelerden gelen koşucuların oluşturduğu renkli tabloyla etkinlik tarihinde ayrı bir yer edindi. 12. Eker I Run'ın yarattığı etki, çarpıcı sayısal verilerle gözler önüne serildi: 12. Eker I Run’ın toplam koşu katılımcı sayısı 3.906 oldu.Etkinlikte, 24 farklı ülkeden 42 yabancı sporcu yer aldı.Türkiye’den 33 farklı şehirden sporcular katılım gösterdi.1.429 kadın sporcu koşu parkurlarında yer aldı.Minik Adımlar Koşusu’nda 510 çocuk, spora ilk adımlarını attı.334 özel sporcu, engelleri aşarak parkurlarda yer aldı.42K yarışında 102 maratoncu koştu. 5K yarışında 2350, 15K yarışında 568, 42K Maraton Bayrak Yarışı’nda 26 takım ile koşuldu.5K'da en kalabalık takım 51 kişi ile Beyçelik Gestamp Koşu Takımı oldu. 15K’da en kalabalık takım 17 kişi ile Bosch Bursa Koşu Takımı oldu. Kurumsal firmalardan 93 koşu takımı, 1.649 sporcuyla yer aldı.Sanal koşu kapsamında, Türkiye’nin dört bir yanından 439 katılımcı koşuya eşlik etti.Tüm yarışmacıların toplamda kat ettiği mesafe 19.699 km oldu. 12 yılda dünyanın çevresi 4,5 kez dönüldü 2014 yılından bu yana Eker I Run parkurlarında koşulan toplam mesafe 184.864 kilometreye ulaştı; bu da dünyanın çevresini 4,5 kez dönmeye eşdeğer.2025 yılında katılımcılar toplamda 1 milyon 280 bin kalori harcadı; bu miktar, tam 3,37 ton Eker ayranın kalori değerine denk geliyor.

Starbucks’ta Yıldızlar İyiliğe Dönüşüyor Haber

Starbucks’ta Yıldızlar İyiliğe Dönüşüyor

Starbucks Türkiye, Ramazan ayı süresince web sitesi üzerinden Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), Türk Eğitim Vakfı (TEV) ve Tohum Otizm Vakfı (TOV) kurumlarından birine bağışlanacak yıldız adedine eş değer katkı yaparak iyilik hareketini büyütüyor.   Kahve kültürünün dünyadaki en önemli temsilcilerinden Starbucks, Yıldızların İyiliğe Dönüşüyor" projesi kapsamında misafirlerinin web sitesi üzerinden Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), Türk Eğitim Vakfı (TEV) ve bu aya özel yeni dahil ettiği Tohum Otizm Vakfı (TOV) kurumlarından birine yapacağı yıldız bağışı adedine eş değer bir katkı sağlayarak iyilik hareketini çoğaltmaya devam ediyor.   Misafirler, uygulamada biriktirdikleri yıldızları bağışlayarak AÇEV ile çocukların erken yaşta güçlü bir eğitim temeli oluşturmasına, Türk Eğitim Vakfı ile depremden etkilenen gençlerin hayatlarına devam edebilmelerine, Tohum Otizm Vakfı ile otizmli çocukların erken yaşta tanı alarak, onlar için özel olarak geliştirilmiş eğitim programlarından yararlanmalarına katkı sağlayabilirler.   Starbucks Türkiye, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma kültürüne uygun olarak başlatılan projenin ikinci aşamasında da tüm misafirlerini yıldızların iyiliğe dönüştüğü bu yolculuğa AÇEV, Türk Eğitim Vakfı ve Tohum Otizm Vakfı aracılığıyla katkıda bulunmaya ve geleceğe umut olmaya davet ediyor!

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.