Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Jeotermal Enerji

Kapsül Haber Ajansı - Jeotermal Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Jeotermal Enerji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Alarko Tarım Grubu’ndan Bölgesel Yatırımla Modern Seracılıkta Yeni Bir Adım Haber

Alarko Tarım Grubu’ndan Bölgesel Yatırımla Modern Seracılıkta Yeni Bir Adım

Sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla tasarlanan 40 hektar büyüklüğündeki yeni sera, gerçekleştireceği domates üretimiyle bölgenin gıda arz güvenliğine önemli bir katkı sunacak. Konuyla ilgili açıklama yapan Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız, “Alarko olarak, faaliyet gösterdiğimiz her coğrafyada kalıcı değer üretme sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz. Çimkent’te kurduğumuz bu yeni modern seramız, 2029 sonuna dek 500 hektara ulaşması planlanan büyük bir projenin ilk adımıdır. Bu yatırımı aynı zamanda, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin ve dostluğun somut bir göstergesi olarak görüyoruz.” dedi. Tarımda değer zincirinin her alanında yer alma vizyonuyla yatırımlarını sürdüren Alarko Tarım Grubu, Kazakistan Çimkent’te geçtiğimiz yıl temelini attığı sera yatırımının 40 hektar büyüklüğündeki ilk etabını devreye aldı. Bölgedeki modern seracılık faaliyetlerini Alsera KZ çatısı altında yürüten Alarko Tarım, Kazakistan’da 2029 yılı sonuna kadar 500 hektar büyüklüğe ulaşarak bölgenin gıda arzına önemli bir katkı sunacak. Sera açılışı için düzenlenen törene; Kazakistan Cumhuriyeti Tarım Bakanı Aidarbek Saparov, Türkiye Cumhuriyeti Türkistan Başkonsolosu Levent Gürcan, Çimkent Vali Yardımcısı Aydin Karimov, Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Garih ve Alarko’nun üst düzey yöneticileri katıldı. Ümit N. Yıldız: “İki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin ve dostluğun somut bir göstergesi” Alarko Şirketler Topluluğu’nun köklü bilgi birikimini, inovasyon gücünü ve sürdürülebilir üretim modelini Kazakistan’a taşımak üzere çok değerli bir adım attıklarını kaydeden Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Alarko olarak, faaliyet gösterdiğimiz her coğrafyada kalıcı değer üretme sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz. Tarım Grubumuzun amiral şirketi olan Alsera, bugün 120 hektarı aşan işletme büyüklüğüyle Türkiye’nin en büyük modern sera yatırımcılarından biri konumunda. Kazakistan yatırımımızla, Türkiye tarımındaki bu deneyim ve teknolojimizi sınır ötesine taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Çimkent’te kurduğumuz bu modern sera yatırımı, 2029 sonuna dek 500 hektara ulaşması planlanan büyük bir projenin ilk adımını oluşturuyor. Böylece uzun soluklu ve her iki ülkeye de faydaları büyük olacak bir iş birliğini başlatıyoruz. Bu yatırım aynı zamanda iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin ve dostluğun somut bir göstergesi olmasıyla bizleri gururlandırıyor.” Kazakistan’ın en modern seraları arasında yerini aldı Alarko Tarım Grubu, tarım alanındaki faaliyetlerini çevresel ve toplumsal faydayı birlikte büyüten, sürdürülebilir ve kalıcı bir anlayışla şekillendiriyor. Alarko Tarım’ın Kazakistan’da hayata geçirdiği sera projesi, yüksek verimli, temiz, kalıntısız ve ihracat odaklı tarımsal üretim yaklaşımıyla bölgesel kalkınmayı destekliyor. Alsera KZ bünyesinde konumlanan bu üretim alanı; yapay zekâ destekli iklimlendirme, otomasyona dayalı sulama ve ileri tarımsal kontrol sistemleri sayesinde Kazakistan’ın en modern seralarından biri olarak öne çıkıyor. İlk aşamada domates üretiminin yapılacağı tesis, yüksek verimli, temiz, kalıntısız ve ihracata yönelik bir üretim sistemiyle faaliyet gösterecek. Türkiye’den 33 ülkeye domates ihracatı Sürdürülebilir tarım anlayışıyla modern seracılık, tohum ıslahı, niş gübre ve kurutulmuş gıda alanlarında faaliyet gösteren Alarko Tarım Grubu, Türkiye’nin en büyük modern sera işletmecileri arasında yer alıyor. Son iki yılda tarım alanına 300 milyon dolara yakın yatırım yapan Alarko Tarım, Alsera çatısı altında Afyonkarahisar, Denizli ve Eskişehir’de hayata geçirdiği 120 hektar büyüklüğündeki modern seralarda ürettiği “sıfır kalıntı” belgesine sahip sağlıklı domatesleri Avrupa başta olmak üzere toplam 33 ülkeye ihraç ediyor. Jeotermal enerji kaynaklarıyla ısıtılan ve dijital tarım teknolojileriyle donatılan seralarda, zararlılarla mücadelede inovatif yöntemler kullanılarak sürdürülebilir üretim modeline öncülük ediliyor.

Alarko’dan Çevresel Ayak İzini Azaltan Sürdürülebilirlik Raporu Haber

Alarko’dan Çevresel Ayak İzini Azaltan Sürdürülebilirlik Raporu

Sürdürülebilirliği yalnızca bir raporlama gerekliliği değil, sorumlu bir iş modeli olarak ele alan Alarko Holding, ağustos ayında yayımladığı ilk TSRS uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nun ardından “azaltarak çoğaltmanın” mümkün olduğunu hatırlatan 2024 GRI uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Yeni rapor, Alarko Şirketler Topluluğu’nun sürdürülebilirlik performansını, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki dönüşümünü, farklı sektörlerdeki iyi uygulamalarını, paydaş beklentilerini ve gelecek hedeflerini sadeliği esas alan bir tasarım kurgusuyla ortaya koyuyor. “Sadece Sürdürülebilirlik” başlığıyla yayımlanan rapor; biçim ile içerik, görünürlük ile öz arasındaki dengeyi yeniden tanımlarken, sürdürülebilirlik raporları tarihine sade ama etkili bir not düşüyor. Alarko’nun Sorumlu İletişim Politikası doğrultusunda, fotoğraflardan, görsellerden, renklerden ve grafik öğelerden bilinçli bir şekilde feragat edilerek arama motorlarının, grafik programların, yapay zekâ aplikasyonlarının ve monitörlerin karbon salımı en düşük seviyeye çekiliyor. Ümit N. Yıldız: “Sorumlu yatırımcı kimliğiyle inşa ettiğimiz yeni değer ekosistemimizi tüm paydaşlarımıza sorumlu bir iletişim yaklaşımıyla aktarıyoruz.” Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız, rapor hakkında yaptığı değerlendirmede, “Sürdürülebilirliği yalnızca bir raporlama zorunluluğu olarak değil, yatırımlarımızın, tüm iş süreçlerimizin ve hedeflerimizin temelini oluşturan öncelikli bir sorumluluk alanı olarak benimsiyoruz. Çevresel ayak izini en aza indirecek şekilde tasarlanan 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’muz da bu anlayışın somut bir yansıması. Raporumuzda 2050 Net Sıfır hedefimiz doğrultusunda varlık gösterdiğimiz tüm sektörlerdeki göstergelerimize, geleceğin enerjisindeki rolümüze, verimlilik, teknoloji ve döngüsel ekonomi alanındaki iyi uygulamalarımıza, toplumsal projelerimizin yanı sıra gelecek projeksiyonlarımıza da yer veriyoruz. Sorumlu yatırımcı kimliğiyle inşa ettiğimiz yeni değer ekosistemimizi tüm paydaşlarımıza yine sorumlu bir iletişim yaklaşımıyla aktarmaya gayret ettik. Nitelikli içeriği ve düşük karbonlu tasarımıyla iş dünyasına örnek olmasını umduğumuz GRI uyumlu Sürdürülebilirlik Raporumuzun tüm Topluluğumuz için daha büyük başarılara basamak olmasını dilerim” dedi. Alarko’nun Sürdürülebilirlik Raporu’nda Öne Çıkan Başlıklar: Alarko Şirketler Topluluğu, uluslararası bir portföy şirketi olmanın ötesine geçerek insanı ve doğayı merkeze alan öncü kimliğiyle, yalnızca finansal büyümeyi değil, anlamlı ve pozitif etki odaklı ilişkilerle örülü bir değer ekosistemi inşa etmeyi taahhüt ediyor. 70 yılı aşan deneyiminden aldığı güçle, 2050 Net Sıfır hedefini bir stratejik dönüşüm fırsatı olarak gören Alarko, yeni sektörlerde sorumlu yatırımlarla büyürken, mevcut faaliyet kollarında çok boyutlu sürdürülebilirlik projeleri yürütüyor. Alarko Geleceğin Enerjisinde Etkin Rol Alıyor Enerjide yenilenebilir üretim kapasitesini büyüten Alarko, temiz enerjiye geçişi dağıtım faaliyetleriyle de desteklerken; I-REC sertifikaları aracılığıyla hem kendi bünyesinde hem de iş dünyasında yeşil enerji kullanımını teşvik ediyor. Alarko Enerji Grubu tüm yeni yatırımlarını temiz enerji odağında gerçekleştiriyor. Grup, mevcut 140 MW kurulu gücünü önümüzdeki beş yıl içinde 3,5 kat artırarak 640 MW’a ulaştırmayı hedefliyor. Grup ayrıca, enerji depolama sistemleri ve lityum-iyon batarya üretimi gibi geleceğin teknolojilerine yatırım yaparak Türkiye’nin enerji dönüşümünde etkin bir paydaş olma kararlılığını sürdürüyor. Sürdürülebilir ve Güvenli Gıdaya Erişimi Artırıyor Modern seracılıktan niş gübre üretimine, tohum ıslahından katma değeri yüksek kurutulmuş gıdaya uzanan 360 derece bir tarım ekosistemi inşa eden Alarko, kısa sürede ülkenin en büyük tarım yatırımcısı konumuna ulaştı. 2028 yılına kadar Türkiye’de ve Kazakistan’da 10.000 dönüm modern sera hedefiyle ilerleyen Alarko Tarım Grubu, teknolojiyi, bilimi ve kadın emeğini aynı potada buluşturarak verimlilik çıtasını yükseltiyor. Döngüsel kaynak yönetimi anlayışıyla jeotermal enerji, su ve bitkisel atıklar yeniden ekonomiye kazandırılırken, bitki zararlılarıyla biyolojik mücadele yöntemleri uygulanarak kalıntısız ürünler yetiştiriliyor. Bu iş modeli Alarko’nun yalnızca yerli üretimde değil, sürdürülebilir ihracatta da fark yaratan bir güç olmasını sağlıyor. Modern bilimin ışığında yürütülen Ar-Ge çalışmalarıyla gübre ve tohum üretiminde yenilikçi çözümler geliştiren Alarko, kurutulmuş gıda alanındaki faaliyetleriyle tarım sektöründeki israfın da azaltılmasını sağlıyor. Avrupa’nın en büyük yeni nesil mikro granül gübre üretim fabrikasında çevreci üretim teknikleri uygulanırken, tesisin enerji ihtiyacının %55’inden fazlası güneş santrallerinden sağlanıyor. Sanayi, Turizm ve Havacılıkta Sürdürülebilir Etkiye Odaklanılıyor Sanayi ve ticaret alanında faaliyet gösteren Alarko Carrier, eko-dönüşüm odaklı üretim süreçlerini önceliklendirerek kaynak verimliliğini artırıyor. Şirket, bu yıl üretim süreçlerinde tükettiği elektriğin tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşıladı. Tesiste üretilen elektriğin %70’i dağıtım şebekesi üzerinden sisteme verilerek enerji verimliliği ve yeşil üretim hedeflerinde önemli bir eşik aşıldı. Turizm alanında Hillside markasıyla çevresel ve toplumsal sorumluluğu bütünleştiren örnek bir model ortaya koyan Alarko, misafirlerine yalnızca benzersiz bir tatil deneyimi sunmakla kalmıyor; aynı zamanda ekosistemin korunmasına, biyoçeşitliliğin devamına, yerel üreticilerin güçlenmesine ve turizm çalışanlarının sürdürülebilir refahına da katkı sağlıyor. Havacılık sektöründe ise döngüsel ekonomi ilkelerini rehber edinen Alarko, ömrünü tamamlamış büyük gövdeli yolcu uçaklarını kargo uçaklarına dönüştürerek sektöre yenilikçi ve çevreci bir iş modeli kazandırıyor. Toplumsal Etkiyi Güçlendiren Sosyal Sorumluluk Anlayışı Toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın girişimciliği, nitelikli eğitim ve sosyal gelişim Alarko Şirketler Topluluğu’nun etki stratejisinin temel sütunlarını oluşturuyor. WEPs (Kadının Güçlenmesi Prensipleri) imzacısı olarak kadınların hem şirket bünyesinde hem de iş ve sosyal yaşamın tüm alanlarında eşit temsili için çalışmalar yürüten Alarko, Grup Şirketleriyle beraber çevre koruma, biyoçeşitlilik ve inovasyon alanlarının yanı sıra kültür ve sanat alanlarında da fark yaratan projelere imza atıyor. 2024 yılında 25 farklı sosyal sorumluluk projesi ile 180.000’in üstünde kişiye doğrudan erişerek pozitif etki yaratan Topluluk, sosyal projelerde çıtasını daha da yükseltmeyi hedefliyor. Sürdürülebilirlikte merkezi hedefler, otonom performans Holding’in Ortaköy Merkez Yerleşkesi “Karbon Nötr Bina” kimliğini korurken, tüm şirketlerde etkin karbon yönetimini teşvik eden uygulamalar yaygınlaştırılıyor. Grup Şirketleri genelinde uygulanan “Pozitif Etki – Yeşil Yaka Programı” ile sürdürülebilirlik yetkinliklerinin tüm organizasyona yayılması hedefleniyor. Kurumsal yönetim, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve insan kaynakları alanındaki örnek uygulamaların Topluluk çapında benimsenmesi için “Ortak Etki” perspektifiyle sinerji yaratımı farklı platformlarla destekleniyor. Çatı politika ve hedeflerin her bir şirketin sektörel durumuna ve iş modeline göre özelleştirilmesi sağlanırken, Topluluk genelinde sürdürülebilirlik odaklı metrikler, kurum karnelerine %5-10 arasında etki ediyor. “Sorumlu İletişim Politikası” ile Türkiye’de bir ilke imza atan Alarko, şeffaf, veriye dayalı ve hesap verebilir bir iletişim kültürü benimsiyor; “yeşil aklama” (greenwashing) konusunda farkındalık yaratmak ve sürdürülebilirlik bilincini yükseltmek için Topluluk çapında çalışmalar yürütüyor. Alarko Holding, tüm bu kararlı adımların bir sonucu olarak Borsa İstanbul (BIST) Sürdürülebilirlik Endeksi’nde ilk 25 şirket arasında yer almaya, bu alandaki başarılarını, sertifikalarını ve ödüllerini artırmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Jeotermal Sektörü Alman Yatırımcıların Odağında Haber

Türk Jeotermal Sektörü Alman Yatırımcıların Odağında

Türkiye'nin en önemli ticaret partneri olan Almanya ile jeotermal enerji odağında işbirliği olanaklarının geliştirilmesi amacıyla Türkiye'yi ziyaret eden Alman iş insanları, Jeotermal Enerji Derneği (JED) tarafından Aydın'da misafir edildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Almanya Enerji Ajansı (DENA) ve Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası (AHK) organizasyonu ile Türkiye'ye gelen heyet, ilk olarak Menderes Geothermal Elektrik Üretim AŞ bünyesinde Aydın'da faaliyet gösteren Türkiye'nin ilk özel sektör jeotermal enerji santralini ziyaret etti. Menderes Geothermal Genel Müdürü ve JED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Kutlu Çakır tarafından misafir edilen heyete; santralin çalışma esasları, reenjeksiyon ve çevre standartları hakkında detaylı bilgi verildi. POTANSİYELİN %11'İ Türkiye'nin en büyük ölçekli jeotermal ısıtmalı sera projesi olarak Köşk ilçesinde 80 dönüm alanda üretim yapan Sultan Sera'yı da ziyaret eden Alman iş insanları, düzenlenen sektörel toplantıda Türk jeotermal enerji sektöründe faaliyet gösteren firma temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıda Alman ziyaretçilere seslenen JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Türkiye'nin jeotermal kaynaklı elektrik enerjisi kurulu gücünün 1735 Megavat (MW) seviyesinde olduğunu vurgularken, potansiyelin çok altında kalan bu üretimle dahi dünyada dördüncü, Avrupa'da ise lider konumda olduklarını belirtti. Türkiye'de enerji üretimi, jeotermal seracılık, termal turizm, konut ısıtması, sebze meyve kurutma gibi entegre kullanım alanları ile birlikte 7 bin MW seviyesinde jeotermal kullanım olduğunu kaydeden Kındap, bu seviyenin ülkedeki keşfedilmiş potansiyelin sadece yüzde 11'ine karşılık geldiği bilgisini verdi. "ENERJİMİZİ PAYLAŞMAYA HAZIRIZ" Türkiye'nin jeotermal enerjinin keşif, sondaj, inşaat, devreye alma ve işletme aşamalarında çok tecrübeli şirketlere ve kadrolara sahip olduğuna dikkat çeken Ali Kındap, Almanya ile bu alanda her türlü tecrübe, bilgi ve teknoloji paylaşımı yapmaya ve ortak yatırım tekliflerine açık olduklarını sözlerine ekledi. JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye ve Anadolu coğrafyası, dünyanın en zengin jeotermal kaynaklarını barındırıyor. Bu durum yüzyıllardır bu şekilde. Türk jeotermal sektörü olarak potansiyelimizin çok azını kullanabildiğimizi, önümüzde alınacak çok yolun olduğunu biliyoruz. Bu açıdan baktığımızda bilgimizi, insan kaynağımızı ve tükenmeyen enerjimizi yatırımcılarla paylaşmaya hazırız. Türk jeotermal sektörü bu noktada çok başarılı yabancı sermayeli yatırımcılara da ev sahipliği yapıyor. Alman iş insanlar ülkemizin jeotermal enerji potansiyeli ile elektrik üretimi, konut ısıtmacılığı, jeotermal seracılık ve turizm alanındaki uygulama örneklerine ve modern tesislerimize hayran kaldılar. Ülkemiz jeotermal seracılık uygulamalarında son yıllarda tüm dünyanın dikkatini çeken bir başarının sahibi. 150 bin dönüm jeotermal ısıtmalı sera potansiyeline sahip olan ülkemiz, bugün itibarıyla 7 bin dönüm jeotermal ısıtmalı seraya sahip. Potansiyelimizin yüzde 5'ini bile bulmayan bu kapasitemiz ile dünyada 7'nci, Avrupa'da ise 1'nci sırada yer alıyoruz. Kurumsal Üyemiz Menderes Geothermal şirketinin Sultan Sera yatırımının, sadece ülkemizin değil dünyanın en özgün jeotermal sera yatırımları arasında yer almasından gurur duymaktayız." ALIM GARANTİSİ 15 YIL Toplantıda JED Yönetim Kurulu Üyesi ve Ignis Enerji İş Geliştirme Direktörü Cannur Bozkurt da Türkiye'nin tüm jeotermal kaynaklarının mevcut durumu hakkında bir konuşma yaptı. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması'nda (YEKDEM) 2023 yılında yapılan değişiklik ile jeotermal santrallerde üretilen elektriğin alım garantisi süresinin 10 yıldan 15 yıla çıkarıldığına işaret eden Bozkurt, son yıllarda sayıları hızla artan Organize Tarım Bölgeleri'nin (OTB) jeotermal enerji ile entegre olmasıyla Türkiye'nin jeotermal seracılık alanında da dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer aldığının altını çizdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.