Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Jica

Kapsül Haber Ajansı - Jica haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Jica haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Malatya Büyükşehir’e COP31’de Uluslararası Teşekkür Haber

Malatya Büyükşehir’e COP31’de Uluslararası Teşekkür

Türkiye, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ev sahipliğiyle ilgili hazırlıklarına devam ediyor. COP31 ajandasının "COP31'e Giden Süreçte İklim Dirençli Şehirlerin Geliştirilmesi: Taahhütlerden Eyleme" başlığı kapsamında Malatya’da önemli bir toplantı gerçekleştirildi. Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İLBANK ve Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JİCA) iş birliğiyle kentteki düzenlenen toplantıya; Malatya Valisi Seddar Yavuz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA) Genel Sekreteri Dr. Mehmet Duman, Dünya Bankasından Denis Jean-Jacques Jordy, İslam Kalkınma Bankasından Ahmet Turkum, Asya Kalkınma Bankasından Luca Di Mario, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasından Cem Ocak, Avrupa Konseyi Kalkınma Bankasından Sonay Kanber, Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı’ndan Dr. Erfan Ali, Telman Maharramov ve Lea Ranalder, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansından Shinichi Fukasawa, Daisuke Watanabe ve Keiko Sawada, Asya Altyapı Yatırım Bankasından Dr. Xing Zhang, Alman Uluslararası İşbirliği Kurumu'ndan Aziz Erden, Yiğit Mahmutoğlu ve Candost Aydın, Marmara Belediyeler Birliği Çevre Yönetimi Koordinatörü, Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Merkezi Direktörü Merve Ağca, TÜBİTAK AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisi’nden Arzu İpek Yılmaz Üçüncü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından Hasan Önel, İLBANK’tan genel müdür, daire başkanları, danışman, teknik uzman, mühendis, grup başkanları ve şehir plancıları, Şanlıurfa, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Hatay’dan temsilciler, kaymakamlar, siyasi partilerin temsilcileri, belediye başkanları, kamu kurumlarının müdürleri ile sivil toplum kuruluşlarının başkanları katıldı. “Bizim İçin Dirençli Şehir, Her Gün Biraz Daha Gerçeğe Dönüşen Ortak Bir Hedeftir” Malatya'da gerçekleştirilen "COP31'e Giden Süreçte İklim Dirençli Şehirlerin Geliştirilmesi: Taahhütlerden Eyleme" toplantısı gala yemeğine sona erdi. Nikah Sarayında düzenlenen programda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "COP31'e Giden Süreçte İklim Dirençli Şehirlerin Geliştirilmesi: Taahhütlerden Eyleme programının ardından, şimdi aynı sofrada buluşmanın ayrı bir anlamı ve değeri var. Malatya bugün sizlere, taahhütlerin değil; sahada hayata geçirilen projelerin şehri olduğunu gösterdi. Konuşmalardan çok, yükselen konutlardan, kurulan arıtma tesislerinden, güçlendirilen altyapılardan ve toprakla buluşan fidanlardan bahsettik. Çünkü bizim için dirençli şehir, kâğıt üzerinde kalan bir kavram değil; her gün biraz daha gerçeğe dönüşen ortak bir hedeftir" ifadelerini kullandı. Malatya'da uluslararası düzeyde önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptıklarını aktaran Başkan Er, "Bu buluşmanın, Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31 Zirvesi'ne giden süreçte Malatya'nın sesini uluslararası platformlara taşıyan önemli ve anlamlı bir adım olarak hafızalarda yer edeceğine inanıyorum. Bu kıymetli organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen İLBANK'a, JICA'ya ve tüm paydaş kurumlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Sizleri Malatya'da ağırlamaktan büyük mutluluk ve onur duyduk. Ülkelerinize ve kurumlarınıza döndüğünüzde Malatya'yı; dirayetin, umudun, dayanışmanın ve yeniden ayağa kalkmanın şehri olarak anlatmanızı temenni ediyorum" sözlerine yer verdi. “Bundan Sonraki Aşama, Bu Taahhütleri Somut Uygulamalara Dönüştürmektir” İLBANK Genel Müdürü Eyyüp Karahan ise Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde Malatya'da önemli ve verimli bir toplantı gerçekleştirildiğini kaydederek, "Gün boyunca ifade edilmesi gereken hemen her konu dile getirildi. İklim değişikliği konusunda bugüne kadar 30 COP toplantısı gerçekleştirildi, önümüzde ise COP31 süreci var. Artık teori olarak söylenmesi gerekenler büyük ölçüde söylendi. Bundan sonraki aşama, bu taahhütleri somut uygulamalara dönüştürmektir. Bizim de bu toplantılardaki temel amacımız; eyleme geçiş sürecine hazırlanmak ve şehirlerimizi daha dirençli hale getirmek için atılması gereken adımları birlikte değerlendirmekti. Bugün bu konuları kapsamlı şekilde istişare ettik. Önümüzdeki dönemde çalışmalarımızı Ankara'da, ardından büyük ihtimalle İstanbul'da ve sonrasında Antalya'da düzenleyeceğimiz toplantılarla sürdüreceğiz. COP31'e giden süreçte, şehirlerimizi iklim değişikliğine karşı nasıl daha dirençli hale getirebileceğimizi, uluslararası kuruluşlarla birlikte değerlendirerek ortak bir yol haritası oluşturacağız. Aynı zamanda, İLBANK'ın bu alandaki başarılı uygulamalarını ve geliştirdiği modeli uluslararası platformlarda tüm dünyaya anlatabileceğimiz güçlü bir iş birliği zemini oluşturmayı hedefliyoruz" dedi. “COP31 Hazırlıklarımız Açısından Son Derece Değerli Oldu” Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı Doğu Avrupa ve Orta Asya Bölge Ofisi Direktörü Dr. Erfan Ali de Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (UN-Habitat) adına ve bu etkinliğe katılmak üzere Malatya'ya gelen çalışma arkadaşları adına Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er'e teşekkür etti. Ali, "İLBANK'a, Malatya Büyükşehir Belediyesine, JICA'dan değerli çalışma arkadaşlarımıza ve TOKİ'ye bizleri davet ettikleri, hepimizi böylesine önemli bir buluşma için Malatya'da bir araya getirdikleri için en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Bu toplantı, yerel yönetimlerin, şehirlerin ve insan yerleşimlerinin; kentsel dayanıklılığı güçlendirme ve yerel iklim eylemlerini destekleme konusundaki kritik rolünü ve önemini güçlü bir şekilde ortaya koymuştur. Öncelikle bunu ifade etmek isterim. Toplantıda, çok önemli fikirler, farklı bölgelerden ve farklı paydaşlardan edinilen deneyimler ile dersler paylaşıldı. Uluslararası finans kuruluşlarından, uluslararası kuruluşlardan ve şehirlerden gelen katkılar, Antalya'da düzenlenecek COP31 hazırlıklarımız açısından son derece değerli oldu" diye konuştu. “Malatya'da Çok Olumlu Gelişmelere Tanıklık Ettik” Malatya'da çok olumlu gelişmelere tanıklık ettiklerini dile getiren Ali, "Malatya Büyükşehir Belediyesi, TOKİ, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bize kentsel dirençliliğin nasıl inşa edilebileceğine dair somut ve gerçek bir örnek gösterdi. Bunu oturumlarımızda da ele almıştık; ardından ise bu yaklaşımın sahadaki uygulamasını yerinde görme fırsatı bulduk. Malatya'daki bu örnek projeden büyük memnuniyet duyduk ve gerçekten çok etkilendik. TOKİ'nin ve Malatya'nın, sürdürülebilir ve dirençli yeni yaşam alanlarının oluşturulmasında öncü rol üstlenmesini takdir ediyoruz. Bu projelerde yalnızca konutların değil, aynı zamanda sürdürülebilir altyapının, hizmetlerin ve yaşam alanlarının bütüncül bir anlayışla planlanıp tasarlanmış olması son derece etkileyici. Gerçekten çok başarılı bir çalışma. İkizce'de gördüklerimden çok müteessir oldum. Malatya'yı, TOKİ'yi, Bakanlığı ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni yürekten tebrik ediyorum. Bizleri bugün ağırladığınız için bir kez daha çok teşekkür ediyorum. Hepinizi COP31 kapsamında Antalya'da yeniden görmek için sabırsızlanıyoruz" ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa Afetlere Karşı Dirençli Hale Geliyor Haber

Bursa Afetlere Karşı Dirençli Hale Geliyor

Birinci derece deprem kuşağında yer alan Bursa'da, ‘Bursa ili Sismik Zemin Tehlike Değerlendirme’ projelerini hayata geçiren, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ile birlikte ‘Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi’ni yürüten Büyükşehir Belediyesi, depreme hazırlık konusunda önemli bir çalışmayı daha sürdürüyor. Olası bir afete karşı hazırlıklı bir kent için ilk adımın mahallelerden başlayacağı anlayışıyla ‘Mahalle Afet İstasyonları’nı da hizmete alan Büyükşehir Belediyesi, Ürünlü Afet Lojistik Aktarma Merkezi’ni de devreye alarak olası afet anında hayat kurtaracak lojistik altyapıyı hazırlıyor. 14 BİN METREKARELİK ALAN Toplam 14.000 metrekarelik alana sahip olan merkez, afet ve acil durumlarda ihtiyaç duyulan malzeme, ekipman ve yardımların sahaya çok daha hızlı ulaştırılmasını sağlayacak. Lojistik yönetimin hızlı, planlı ve koordineli bir şekilde yürütülmesine imkan tanıyacak olan Aktarma Merkezi’nde, afet sonrası hizmetlerde kullanılmak üzere mobil ofis, duş ve tuvalet üniteleri ile mobil yemek servis üniteleri de yer alıyor. 7/24 GÖREVE HAZIR Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde personelin gönüllü katılımıyla kurulan Bursa Acil Müdahale (BAM) ekibinin müdahale kapasitesini de güçlendiren merkezin envaterinde, bir adet taktik kurtarma aracı, bir adet ağır seviye kurtarma aracı, iki adet 4x4 pickup, bir adet personel minibüsü ve 718 bin lira maliyetle üretilmiş mobil koordinasyon merkezi bulunuyor. Tüm araçların ise 7/24 göreve hazır şekilde tutulması planlanıyor. AFETLERE HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de Ürünlü Afet Lojistik Aktarma Merkezi’ni ziyaret ederek çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. 6 Şubat 2023’te yaşanan depremin hala acılarının taze olduğunu belirten Başkan Mustafa Bozbey, depremde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, geride kalanlara sabırlar diledi. Deprem kuşağında yer alan Bursa ve Türkiye’de gerekli tüm hazırlıkların yapılması gerektiğini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, yapılmadığı takdirde büyük sorunlarla karşılaşılacağını vurguladı. “58 MAHALLEMİZE DAHA AFET KONTEYNERİ KOYUYORUZ” Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde göreve geldikleri ilk günden itibaren tüm olası afet olaylarına hazırlıklı olmak için çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Göreve geldikten sonra hızlı bir şekilde Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı’nı kurduk. Ayrıca AKOM’u kurduk ve mobil araçlarımız sayesinde Bursa’nın ve bölgenin haritasını canlı olarak takip edebiliyoruz. Bu çalışmamız Türkiye’ye örnek bir modeldir. 42 mahallemize Afet Konteyneri yerleştirdik. 58 mahallemize daha Afet Konteyneri koyuyoruz. Büyükşehir Belediyesi bünyesinde BAM ekibini oluşturduk. Mahallelerde afet gönüllülerinin oluşturulması için de çalışmalarımız sürüyor. Eğitimlerin yanı sıra ekipman açısından da hazırlıklarımızı yapıyoruz” dedi. HEDEF; CAN KAYBI YAŞANMAMASI Geçtiğimiz yıl yaşanan yangınlarda koordinasyonun önemini bir kez daha anlamış olduklarının altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, 1999 Gölcük depremi başta olmak üzere birçok büyük deprem yaşanmasına rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını vurguladı. Toplumun bilinçli olması, gerekli tedbirlerin alınması ve gerekli planlamaların yapılması halinde afetlerdeki can kayıplarının azaltılabileceğini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin afetlerde hiç can kaybı yaşanmaması için hazırlıklarını yaptığını dile getirdi. “AFET KONTEYNERLERİNİ ÇOK ÖNEMSİYORUZ” 6 Şubat depremlerinde Hatay Defne’de 22 gün sorumluluk aldığını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Vatandaşlarla birebir temas ettim. Oradan birçok ders çıkarttık. Vatandaşların ilk gün tuvalete, ikinci gün suya, üçüncü gün gıdaya ihtiyaç duyduklarını gördük. Ayrıca gerekli alet ve ekipman olsaydı birçok canın da kurtarılabileceğini anladık. Profesyonel ekipler gelene kadar insanlar kendi imkanlarıyla enkaz altındaki yakınlarını kurtarmaya çalıştı ama ekipman bulamadılar. Bu yüzden mahallelerdeki afet konteynerlerini çok önemsiyoruz. Uzman ekipler gelene kadar mahalle gönüllülerinin afet konteynerlerinden alacağı ekipmanla müdahale edebilmesini istiyoruz. Afetlere toplum olarak hazırlıklı olmak zorundayız” diye konuştu. “YENİŞEHİR İLÇESİNE BENZER BİR MERKEZ PLANLIYORUZ” Koordinasyon merkezlerinin de en az ekipman kadar önemli olduğunu belirten Başkan Mustafa Bozbey, mobil afet koordinasyon merkezini kendi imkanlarıyla ürettiklerini ifade etti. Milyonlarca liraya mal olabilecek bir sistemi yaklaşık 700 bin liraya belediyeye kazandırdıklarını açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, “Olası sel durumlarında kullanabileceğimiz bot ve benzeri araçları da envanterimize ekliyoruz. Ürünlü’deki 14 bin metrekarelik alan, 140 civarında tırın batıdan gelecek desteklerle birlikte konuşlanabileceği bir alan olacak. Buradan afet bölgesine planlı ve bilinçli şekilde sevkiyat yapılacak. Doğu bölgesi için de Yenişehir ilçesine benzer bir merkez planlıyoruz. 2 merkez koordineli bir şekilde çalışacak. Kent yöneticileri başta olmak üzere herkes hazırlıklı olmak zorunda” dedi. Kentsel dönüşüm ve imar çalışmalarını da bu anlayış doğrultusunda bütüncül bir şekilde ele aldıklarını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Mahalle kültürünü koruyan, okuldan yeşil alana kadar tüm ihtiyaçları kapsayan bir kentsel dönüşüm için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yakın zamanda büyük alanlardaki fiziki işlemler başlayacak” diye konuştu. BÜYÜKŞEHİR’DEN VATANDAŞLARA ACİL DURUM ÇANTASI Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, daha sonra Beşeveler BursaRay İstasyonu’ndan metroya binerek vatandaşlarla birlikte Şehreküstü İstasyonu’na kadar yolculuk yaptı. Başkan Mustafa Bozbey tarafından vatandaşlara AKOM tarafından hazırlanan ve içinde ilk yardım kiti, battaniye, radyo, el feneri, diş fırçası, yağmurluk, düdük ve çöp torbası bulunan afet ve acil durum çantaları dağıtıldı. Yolculuk boyunca Bursalılarla afet konusunda sohbet eden Başkan Mustafa Bozbey, afetlere hazırlıklı olmanın önemine vurgu yaptı. Başkan Mustafa Bozbey, Cuma namazının ardından ise 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşların anısına Bursalılara lokma ikram etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TBB, JICA ve MEB İZMİR’de Okul Güçlendiriyor Haber

TBB, JICA ve MEB İZMİR’de Okul Güçlendiriyor

Sismik güçlendirme faaliyetlerinin tamamlanması ve elde edilen çıktıların paylaşılması amacıyla düzenlenen seminer TBB’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilirken JICA ve Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) da destek sundu. Sismik güçlendirme kapsamında, İzmir’in Bayındır ilçesindeki Merkez İsmet İnönü Ortaokulu pilot bina olarak seçildi. TBB, MEB ve JICA’nın iş birliğinde okul binası için dış çerçeve yöntemi kullanılarak bir sismik güçlendirme tasarımı hazırlandı. Binada yapılan detaylı inceleme sonucunda sismik teşhis için gerekli veriler toplandı ve tasarımda dikkate alınacak unsurlar belirlendi. Bu verilere dayanarak temel ve detay projeler oluşturulurken, tasarım süreci 22 Nisan 2025’te tamamlandı. Çalışmalar sırasında, Japonya’ya özgü dış çerçeve yöntemi Türkiye’ye aktarılırken, TBB ve MEB mühendisleri için teknik eğitimler düzenlenerek bu alanda deneyim kazanmaları sağlandı. Seminerin açılış konuşmaları, TBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Şengül Altan Arslan, JICA Türkiye Baş Temsilcisi Watanabe Daisuke ve MEB Yapı işleri Daire Başkanı İsmail Yıldırım tarafından gerçekleştirildi. Arslan: “Geleceğimizi koruyacak yapılar inşa etmeliyiz” Konuşmasında, afetlere karşı dayanıklılığın artırılmasına yönelik yürütülen çalışmaların önemine dikkat çeken Arslan, “JICA ile yürüttüğümüz ‘Yerelde Afet Riski Azaltma ve Atık Yönetimi Kapasitesinin Artırılması Projesi’, belediyelerimizin ve paydaş kurumlarımızın kapasitesini güçlendirmeyi ve uluslararası deneyim paylaşımını hedefliyor.” dedi. Türkiye’nin afet riski yüksek bir ülke olduğunu vurgulayan Arslan, 6 Şubat depremleri sonrasında hazırlanan raporların da bu gerçeği bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Arslan; “Projemizin sismik güçlendirme bileşeni altında, MEB İnşaat Emlak Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla İzmir’de bir ortaokulda dış çerçeve yöntemiyle yapısal güçlendirme tasarımını tamamladık. Bu yöntemin en önemli özelliği, uygulama sırasında binanın kullanımda kalabilmesi ve hızlı bir şekilde hayata geçirilebilmesidir.” ifadelerini kullandı. Arslan, projenin teknik yönünün yanı sıra toplumsal anlamına da dikkat çekerek, “Dış çerçeve yöntemi yalnızca bir yapıyı değil, içinde geleceğimizi temsil eden çocuklarımızı da koruma altına alacaktır. Türkiye’de ilk kez uygulanacak bu yenilikçi yöntem, MEB tarafından hayata geçirilecek. Bu çalışmanın yerel yönetimlere iyi bir uygulama örneği olmasını temenni ediyorum.” dedi. Arslan ayrıca, TBB’nin stratejik hedefleri doğrultusunda yerel yönetimlerin afetlere karşı kurumsal kapasitesini artırmak amacıyla yoğun biçimde çalıştığını belirtti. Daisuke: “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” Türkiye’nin doğal güzelliklerine rağmen ciddi bir deprem riski taşıdığını vurgulayan JICA Türkiye Baş Temsilcisi Watanabe Daisuke; “Son yaşanan olaylar, afetlere hazırlıklı olmanın sadece iyi bir fikir değil, mutlak bir zorunluluk olduğunu çok açık bir şekilde göstermiştir.” ifadelerini kullandı. TBB ve MEB ile yürütülen iş birliğinden gurur duyduklarını belirten Daisuke, bu ortaklığın birlikte çalışıldığında ne kadar güçlü olunabileceğini ortaya koyduğunu dile getirdi. Konuşmasında Türk kültürüne de atıf yapan Daisuke, “Geçtiğimiz günlerde ortak çabamızı çok güzel anlatan bir Türk atasözü öğrendim: Bir elin nesi var, iki elin sesi var.” dedi. Paylaşılan bilgi, ortak taahhüt ve birleşik eylemlerin afetlere hazırlıkta ve şehirlerin dayanıklılığının artırılmasında gerçek bir etki yaratacağını ifade eden Daisuke, “Türkiye’deki her topluluğun daha hazırlıklı, daha güçlü ve daha dirençli olması için birbirimizden öğrenelim ve hep birlikte çalışalım.” çağrısında bulundu. Yıldırım: “Dış çerçeve yöntemi kamuya örnek olacak” MEB Yapı işleri Daire Başkanı İsmail Yıldırım da dış çerçeve yöntemiyle gerçekleştirilen pilot uygulamanın sadece mevcut okul binasının değil, gelecekteki benzer projelerin de önünü açacağını belirtti. Yıldırım; “Aidiyet duygularını kaybetmeden, başka bir okula taşınmadan güçlendirme çalışmalarının tamamlanabileceğini bu projeyle göstermeye çalışıyoruz. Gidişat ve öngördüğümüz eylem planları da bu yaklaşımı destekliyor.” dedi. Nippon Koei ve JICA katkılarıyla geliştirilen yeni tekniklerin önemine değinen Yıldırım, bu çalışmaların hem bilgi birikimi hem de insan hayatını koruma yönünden büyük kıymet taşıdığını vurguladı. İzmir Bayındır’da uygulanan pilot projede dış çerçeve yöntemiyle yürütülen süreçte 16 aylık bir zaman diliminde önemli kazanımlar elde ettiklerini dile getiren Yıldırım, “Bu 16 aylık süreç bize yeni tekniklerle ülkemize önemli katkılar sağlanabileceğini gösterdi. Proje, kamu kurumları ve özel sektör için de örnek teşkil edecektir.” dedi. Güçlendirme maliyetlerini azaltma hedefiyle yola çıktıklarını belirten Yıldırım; “Toplam maliyetin yüzde 80–85’ini güçlendirme içinde tutmak gibi bir hedefimiz var. Bu başarıyı hayata geçirirsek, maddi ve manevi açıdan tüm kamu kurumları için önemli bir kazanım olacaktır.” dedi. Teknik destek ekibinden değerlendirmesi Sismik güçlendirme için teknik destek ekip lideri Toshihiko Suzuki projenin Mart 2023’ten Şubat 2026’ya kadar süren “Yerelde Afet Riski Azaltma ve Atık Yönetimi Kapasitesinin Artırılması” programının bir bileşeni olduğunu belirtti. Projenin ana kapsamı; yerelde afet önleme, güçlendirme önlemleri ve katı atık yönetiminin geliştirilmesi olarak tanımlandı. Suzuki, projede Japonya’dan getirilen “master frame” yöntemi gibi dış çerçeve sistemlerinin kullanıldığını ve bu yöntemlerin binaların kullanım halindeyken hızlıca güçlendirilmesine olanak sağladığını aktardı. Suzuki’nin ardından TBB’den Fulya Atay, Japonya’da gerçekleştirilen teknik eğitim programına dair gözlemlerini katılımcılarla paylaştı. Daha sonra MEB’den Dr. Ahmet Hakan Mutlu, kurumun sismik güçlendirme stratejisini ve dış çerçeve yöntemini tercih ettiklerini anlattı. Programda ayrıca MEB temsilcilerinden İsmail Yıldırım, afetlere hazırlık kapsamında geliştirilen eylem planları ve iş sürekliliği yaklaşımı üzerine sunum gerçekleştirdi. Sismik Güçlendirme Semineri Daisuke’nin kapanış konuşması ile son buldu. Daisuke konuşmasında İzmir’de gerçekleştirilen sismik güçlendirme çalışmasının tüm Türkiye’ye yayılmasını umduklarını belirtti. Daisuke ayrıca; “Biz bu çalışmalarımızı sürdürerek her iki ülkenin de insanları için daha dayanıklı bir toplum ve iş birliği inşa etmeyi umuyoruz.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.