Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kaçınma

Kapsül Haber Ajansı - Kaçınma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kaçınma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Meme Kanserinde Erken Tanının Önüne Korku Geçmesin Haber

Meme Kanserinde Erken Tanının Önüne Korku Geçmesin

Bu durumun yalnızca ihmal ya da bilgi eksikliğiyle açıklanamayacağını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Jülide Unutmaz, “Bazen kişi riskin ve erken tanının öneminin son derece farkında olduğu için de yoğun bir kaygı yaşayabiliyor. ‘Ya kötü bir sonuç çıkarsa?’, ‘Ya hayatım bir anda değişirse?’, ‘Bununla nasıl baş ederim?’ gibi düşünceler, kontrolün kendisini psikolojik açıdan tehdit edici hale getirebiliyor” açıklamasında bulundu. Sağlık kontrollerini ertelemenin günlük hayatın yoğunluğu veya sorumluluklar gibi farklı nedenleri olabileceğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Jülide Unutmaz, psikolojik faktörlerin de bu süreçte önemli bir rol oynadığını vurguladı. Unutmaz, “Özellikle herhangi bir şikâyeti olmayan kişi, kontrolü acil bir ihtiyaç olarak görmeyebiliyor. Buna olumsuz sonuç alma korkusu da eklendiğinde ‘Biraz daha bekleyeyim’ düşüncesi devreye girebiliyor. Ertelemek, çoğu zaman kişiyi kısa vadede rahatlatıyor. Randevu almadığında, tetkik yaptırmadığında veya sonucu öğrenmediğinde kişinin o anki kaygısı azalabiliyor. Ancak bu rahatlama, sorunun ortadan kalktığı anlamına gelmiyor yalnızca yüzleşme anını ileriye taşıyor” dedi. Kötü bir sonuç alma korkusu kaçınmaya yol açabiliyor Korkunun her zaman kişiyi harekete geçirmediğini, belli bir düzeyi aştığında kaçınma davranışına da neden olabildiğini belirten Unutmaz, “Kişi ‘Ya kanser olduğumu öğrenirsem?’ diye düşündüğünde aslında yalnızca bir tanıdan korkmuyor. Zihninden aynı anda tedavi süreci, ameliyat, ailesi, çocukları, işi, bedeni ve geleceğiyle ilgili pek çok düşünce geçebiliyor. Dolayısıyla bazen kaçınılan şey, kontrolün kendisinden çok, sonucunda ortaya çıkabileceği düşünülen bütün bu senaryolar oluyor” dedi. Kaçınmanın korkuyu azaltmak yerine erteleme davranışını pekiştirebildiğine dikkat çeken Unutmaz, “Zihin, ‘Kontrole gitmedim ve rahatladım’ bağlantısını öğrenebiliyor. Böylece bir sonraki kontrolü ertelemek daha kolay hale geliyor” ifadelerini kullandı. “Bilmeyince sorun yok” düşüncesi yüzleşmeyi geciktirebiliyor “Bilmeyince sorun yok” düşüncesinin altında çoğu zaman “Bilmiyorsam şu anda bununla yüzleşmek zorunda değilim” duygusunun yattığını belirten Unutmaz, “Sonucu öğrenmek, gerektiğinde bir sonraki adımı atmayı, tedaviye başlamayı ve hayatın bazı alanlarında değişiklik yapmayı gerektirebilir. Kişi kendisini bütün bunlara hazır hissetmediğinde, bilgiden uzak durarak kaygısını kontrol etmeye çalışabilir” açıklamasında bulundu. Kaygının kaynağını anlamak süreci kolaylaştırabiliyor Belli bir düzeyde kaygının kişiyi koruyucu davranışlara yöneltebildiğini belirten Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Kaygı, ‘Kontrol zamanım geldi, randevumu almalıyım’ düşüncesiyle harekete geçmemizi sağlayabilir. Ancak çok yükseldiğinde kişi tehditle baş etmek yerine ondan uzaklaşmayı seçebilir. Randevuyu ertelemek, belirtileri önemsememek, sağlıkla ilgili mesajları görmezden gelmek veya sürekli ‘Önümüzdeki ay giderim’ demek bunun örnekleridir” dedi. Bu noktada kişinin kendisine “Ben aslında neden korkuyorum?” sorusunu sormasının önemine dikkat çeken Unutmaz, “Mamografiden mi, ağrıdan mı, kötü bir sonuç almaktan mı, tedaviden mi, yoksa hayatın değişmesi ihtimalinden mi korktuğumuzu anlamaya çalışmalıyız. Çünkü korkuyu somutlaştırdığımızda onunla baş etmek de kolaylaşıyor” ifadelerini kullandı. Harekete geçmek için korkunun tamamen geçmesini beklemeyin Korkunun tamamen geçmesini beklemenin gerçekçi olmayabileceğini belirten Unutmaz, “‘Korkum geçince kontrolümü yaptıracağım’ yerine ‘Korkuyor olabilirim ama sağlığım için bu adımı yine de atabilirim’ yaklaşımını benimsemek önemli. Süreci küçük ve yönetilebilir adımlara bölmek faydalı olabilir. Önce doktor randevusunu almak, hangi kontrollerin gerektiğini öğrenmek ve ardından taramayı planlamak gibi. Kişi çok kaygılıysa güvendiği bir yakınının kendisine eşlik etmesini de isteyebilir” dedi. Güvenilir bilgi belirsizliği azaltmaya yardımcı olabilir Belirsizliğin kaygıyı besleyebildiğini, bu nedenle işlemin nasıl yapılacağını güvenilir kaynaklardan öğrenmenin rahatlatıcı olabileceğini söyleyen Unutmaz, “Buna karşılık internette saatlerce hastalık belirtileri veya kötü senaryolar araştırmak kaygıyı daha da büyütebilir. Kontrole gitmeyi ‘Acaba bende kanser var mı diye öğrenmeye gidiyorum’ şeklinde düşünmek yerine ‘Sağlığımı korumak için üzerime düşen kontrolü yaptırıyorum’ şeklinde değerlendirmek de odağı korkulan sonuçtan kişinin kontrol edebildiği davranışa taşıyabilir” ifadelerini kullandı. Psikolojik destek ihtiyacı ortaya çıkabilir Kaygı yaşayan kişiye “Korkacak bir şey yok” demek yerine duygusunu anlamanın ve kabul etmenin önemine dikkat çeken Unutmaz, “‘Korkmanız anlaşılabilir ama korkunuz sağlığınız için gerekli adımları atmanıza engel olmak zorunda değil’ diyebilmeliyiz. Sağlıkla ilgili kaygılar kişinin kontrollerini sürekli ertelemesine, randevu alamamasına veya aldığı randevuya gidememesine neden oluyorsa psikolojik destek almak da düşünülebilir. Çünkü bazen mesele erken tanının önemini bilmemek değil, bildiği halde korkuyu yönetememektir. Bu nedenle ‘Korkmayın’ demekten çok ‘Korksanız da ertelemeyin’ mesajını önemsiyorum” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uzun Vadede Ruh Sağlığını Olumsuz Etkiliyor! Haber

Uzun Vadede Ruh Sağlığını Olumsuz Etkiliyor!

Kişiler bazen bilinçli bazen bilinçsiz olarak korku, stres ve kaygıdan korunmak için kaçınma davranışları sergilediğini aktaran Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Bu davranışlar, kişinin duygusal dengeyi koruma ve stresle başa çıkma çabalarının bir yansımasıdır. Ancak bu tür kaçınma davranışları uzun vadede kişinin kendi travmalarıyla yüzleşme sürecini geciktirebilir.” dedi. Özellikle olayların görsel ve sesli medya aracılığıyla sunulduğu durumlarda, korkuların daha belirgin hale gelebildiğine dikkat çeken Beyaz, ruh sağlığı için dengeyi bulmanın, hem gerektiğinde uzaklaşmayı hem de bilinçli olarak bilgi edinmeyi kapsadığını vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, travmatik olaylara doğrudan maruz kalınmasa bile ortaya çıkabilen kaçınma davranışlarının nedenleri, türleri ve etkileri hakkında açıklamalarda bulundu. Travmatik olaylara doğrudan maruz kalınmasa bile kaçınma gerçekleşebilir! Kaçınma davranışının; bir kişinin bazen kasıtlı bazen de kasıtsız olarak, sıkıntı verici veya rahatsız edici bir olay yahut bir durum sonrası, hızlı ve geçici bir şekilde rahatlama ihtiyacı doğrultusunda reddetmeye-inkâr etmeye yönelik bir kaçış tepkisi olarak tanımlanabileceğini aktaran Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Kaçınma bilişsel (belirli konular üzerine düşünmekten kaçınmak), duygusal (belirli duygu veya hisleri yaşamaktan kaçınmak) veya bağlamsal (olaylardan durumlardan kaçınmak) olarak sınıflandırılabilir.” dedi. Travmatik olaylardan kaçınma davranışlarının, empati, korku, geçmiş deneyimler ve kontrol ihtiyacı gibi bir dizi psikolojik faktörün bir sonucu olarak ortaya çıkabileceğini kaydeden Beyaz, “Bu davranışlar, kişinin duygusal dengeyi koruma ve stresle başa çıkma çabalarının bir yansımasıdır. Ancak bu tür kaçınma davranışları uzun vadede kişinin kendi travmalarıyla yüzleşme sürecini geciktirebilir. Savaşlar, depremler ve doğal afetler gibi travmatik olaylar, insanlığın tarihi boyunca deneyimlediği acı verici olaylar arasında yer alır. Ancak bazı kişiler, bu tür olaylara doğrudan maruz kalmamış olsalar bile, kaçınma davranışları sergileyebilirler.” şeklinde konuştu. Travmatik olaylar hakkında bilgi edinmek, kişilerin korku ve endişelerini artırabilir! Bu durumun nedenleri hakkında bilgi veren Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şunları dile getirdi: “Birçok kişi, haberlerde veya medyada bu tür travmatik olayları gördüğünde, empati ve duyarlılık gösterme eğilimindedir. Duygusal olarak etkilenen bu kişiler, olaylardan kaçınma eğilimine girebilirler. Empati, başkalarının acılarına karşı duyarlı olma yetisini yansıtır ve bu nedenle kişiler bu tür haberleri izlememek veya konuşmaktan kaçınmak isteyebilirler. Travmatik olaylar hakkında bilgi edinmek, kişilerin korku ve endişelerini artırabilir. Özellikle olayların görsel ve sesli medya aracılığıyla sunulduğu durumlarda, bu korkular daha belirgin hale gelebilir. Bu nedenle, kişiler bu tür haberlerden ve olaylardan uzak durmayı tercih edebilirler. Geçmişte benzer bir travmatik olaya doğrudan maruz kalan veya böyle bir olayı yaşayan kişiler, bu tür olaylardan kaçınma davranışlarını daha belirgin bir şekilde sergileyebilirler.” Kaçınma, kişinin kontrol ve güven arayışının bir yansıması olabilir! Bu durumun, geçmiş deneyimlerin travmatik olayların hatırlanması ve tekrar yaşanması korkusundan kaynaklanabileceğini ifade eden Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Olaylar hakkında bilgi edinmek, kişilerin kendilerini daha güvensiz hissetmelerine neden olabilir.” dedi. Bu tür durumlarda, kaçınma davranışlarının, kişinin olaylar üzerinde bir miktar kontrol sahibi olma çabasının bir yansıması olabileceğine değinen Beyaz, bilgi edinmeden uzaklaşarak, kişinin kendisini güvende hissetmeye çalışabileceğine işaret etti. Kaçınma, kişinin kendi duygusal sağlığını koruma girişimi olarak başlar! Kaçınma davranışlarının nedenine atıfta bulunan Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şunları söyledi: “Kaçınma davranışları, kişinin kendini koruma mekanizmalarının bir yansıması olarak başlar. Özellikle travmatik olaylardan kaçınmak, kişinin duygusal dengeyi koruma amacını taşır. Bu tür olaylardan kaçınma, kişinin anksiyete ve stres seviyelerini kontrol etmeye ve duygusal zararlardan kaçınmaya çalıştığını gösterir. Kısacası, kaçınma, kişinin kendi duygusal sağlığını koruma girişimi olarak başlar.” Kaçınma başlangıçta korur, ama uzun vadede sorunları derinleştirebilir! Ancak, bu kaçınma davranışlarının uzun vadede sorunları daha da derinleştirebileceğine dikkat çeken Beyaz, “Özellikle kişi olayları sürekli olarak görmezden gelirse bu, olayların etkilerini ele almak ve duygusal olarak iyileşmek için gerekli olan adımları atmamak anlamına gelebilir.” dedi. Bu durumun, travmatik olayların kişinin zihinsel sağlığına daha fazla zarar vermesine yol açabileceğini vurgulayan Beyaz, “Kaçınma davranışları, kişinin olayların etkileriyle yüzleşmek ve gerektiğinde destek aramak yerine sorunları ertelemesine neden olabilir. Özetle, kaçınma davranışları, başlangıçta kişinin kendini korumasını temsil edebilir, ancak uzun vadede bu davranışlar sorunları daha da derinleştirebilir. Bu nedenle, travmatik olaylarla başa çıkmak için sağlıklı bir yol, olayların etkileriyle yüzleşmek, duygusal destek aramak ve gerektiğinde profesyonel yardım almaktır. Bu, kişinin duygusal iyileşme sürecini başlatmasına yardımcı olabilir.” uyarısında bulundu. Denge önemli! Kişilerin savaş veya diğer travmatik olaylar hakkında kaçınma davranışları göstermelerinin doğal bir tepki olabileceğini ifade eden Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Ruh sağlığı açısından bazı durumlarda gereklidir. Ancak bu, kişinin savaş veya diğer travmatik olaylarla hiç maruz kalmaması gerektiği anlamına gelmez. Ruh sağlığı açısından denge sağlamak önemlidir ve bu denge kişiden kişiye değişebilir.” şeklinde konuştu. Ruh sağlığında denge, kişinin duygusal sınırlarını tanımasıyla ilgili! Travmatik olaylardan tamamen kaçınmanın olumsuz etkilerinin de olabileceğinin altını çizen Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, sözlerini şöyle tamamladı: “Kişilerin belli bir oranda bu tür olaylarla karşılaşmaları ve bu olaylara dair bilgi sahibi olmaları, dünya olayları hakkında bilinçli ve bilgili olmalarına yardımcı olabilir. Bu, empati geliştirme, bilinçlenme ve hatta yardım sağlama isteğini destekleyebilir. Ruh sağlığı açısından denge, kişinin duygusal ihtiyaçlarını ve sınırlarını tanımakla ilgilidir. Bazen bu, travmatik olaylardan bir süre uzak durmayı içerebilirken, diğer zamanlarda bilinçli bir şekilde olaylar hakkında bilgi sahibi olmayı gerektirebilir. Her kişinin ihtiyaçları farklıdır, bu nedenle denge kişisel bir tercihe dayalıdır. Sonuç olarak, kişilerin savaş veya diğer travmatik olaylar hakkında kaçınma davranışları göstermeleri doğru bir tepki olabilir, ancak bu kaçınma, ruh sağlığı açısından dengeli bir yaklaşımla bir arada kullanılmalıdır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.