Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kadifekale

Kapsül Haber Ajansı - Kadifekale haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadifekale haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zurich Türkiye, İzmir’de İklim Dayanıklılığını Güçlendiriyor Haber

Zurich Türkiye, İzmir’de İklim Dayanıklılığını Güçlendiriyor

Projenin tanıtım toplantısı, İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız ve ICLEI Küresel Uygulama ve İş Geliştirme Direktörü Sunandan Tiwari’nin katılımıyla Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirildi. Proje kapsamında yürütülen saha çalışmalarıyla, fiziksel dayanıklılığın yanı sıra toplumsal dayanışma, katılım, yerel sahiplenme ve ortak öğrenme kapasitesinin de güçlendirildiği açıklandı. İklim değişikliğinin kent yaşamı üzerindeki etkileri giderek artarken toplumun değişen çevresel koşullara uyum kapasitesini güçlendiren, yerel dayanıklılığı artıran ve ortak hareket etme becerisini destekleyen uygulamalar da giderek ön plana çıkıyor. Bu doğrultuda ICLEI – Sürdürülebilir Kentler Birliği tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde ve Zurich Sigorta Grubu Türkiye’nin destekleriyle, Z Zurich Foundation öncülüğünde küresel nitelikteki Kentsel İklim Dayanıklılığı Programı yürütülüyor. Programın Türkiye ayağını oluşturan Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi ise İzmir’de yerel ihtiyaçlara dayalı, katılımcı ve uzun vadeli bir etki modeli ortaya koyuyor. “Kentler gerçekten dirençli bir hale gelebilir” Projenin tanıtım toplantısında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez, “İklim krizi, hepimizin günlük hayatını etkileyen gerçek ama bugünün koşullarında artık sadece çevresel bir sorun olmaktan çok daha fazlası. Bu nedenle yerel yönetimlerin görevi yalnızca altyapı üretmek değil. Asıl sorumluluk; eşitsizlikleri azaltan, dayanışmayı büyüten, yurttaşı sürecin öznesi haline getiren bir iklim politikasını hayata geçirmektir. İzmir’de tam da bu anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki iklim direnci, aynı zamanda toplumsal dayanışma varsa gerçek olur. Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi, bu yaklaşımın sahadaki en somut örneği. Kadifekale ve Agora’da yürütülen çalışmalar, bize şunu açıkça gösterdi; bilgi paylaşıldığında, yurttaş sürece aktif olarak katıldığında ve mahalle ölçeğindeki örgütlenme güçlendirildiğinde kentler gerçekten dirençli bir hale gelebilir” dedi. “Amacımız hep beraber iklim değişikliğini ve onun olumsuz etkilerini giderecek kalıcı ve kapsayıcı çözümler bulmak” Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız da iklim değişikliğinin etkilerinin artık hayatın her alanında daha yakından hissedildiğine dikkat çekerek “Zurich Sigorta Grubu Türkiye olarak başarıyı yalnızca finansal sonuçlarla değil, tüm paydaşlarımız için yarattığımız değerle ölçüyoruz. İzmir’de 2023 yılında başlattığımız Toplumlar için İklim Dayanıklılığı projesi de yarattığımız bu değerin örneklerinden biri. Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli'ne göre Türkiye, iklim değişikliği ve küresel ısınmadan en çok etkilenecek ülkelerden biri. Akdeniz Havzası bu etkilerin en yoğun hissedildiği bölgelerden biri olurken, Anadolu’da da İzmir bu riskin doğrudan hissedildiği şehirler arasında yer alıyor. Olağanüstü hava olaylarının olma sıklığı ve olduğunda yaşanan etkileri değişti. Küresel ısınma, bizzat hayatımızı etkileyen ve etkilemeye devam edecek global bir sorun. Bu projemiz İzmir Büyükşehir Belediyesi ile beraber İzmir'de yaşayan, bu havayı soluyan, bu suyu içen ve küresel ısınmadan olumsuz etkilenen vatandaşlarımızı dahil ederek, diğer paydaşları da dinleyerek, bu işin içinde olan insanların hayatlarından ve onlardan öğrendiğimiz bilgilerle oluşturulan, yaşayan ve yaşamaya devam edecek bir çalışma. Amacımız, vatandaşlarımızı ve paydaşlarımızı bu sürecin parçası yapmak ve hep beraber iklim değişikliğini ve onun olumsuz etkilerini giderecek kalıcı ve kapsayıcı çözümler bulmak.” diye konuştu. “Örnek bir model” ICLEI Küresel Uygulama ve İş Geliştirme Direktörü Sunandan Tiwari ise “İzmir’de hayata geçirilen Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi, iklim risklerini ele alırken teknik yetkinliği, topluluk öncülüğündeki çözümleri ve kamu-özel sektör iş birliklerini bir araya getirmesiyle öne çıkıyor. Yerel topluluklar, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Zurich Türkiye ile birlikte çalışan ICLEI, bu proje kapsamında geliştirilen bilgi, beceri ve çözümlerin topluluk içinde kalıcı hale gelmesini ve yerel yönetim tarafından benimsenmesini sağladı. Komşuların iklim riskleri etrafında kendi kendine organize olması, bu sosyal dokunun uzun vadeli kentsel dayanıklılığın temelini oluşturmasına katkı sunuyor. İzmir, tüm küresel ağımızdaki şehirlerin karşı karşıya olduğu iklim krizine nasıl yaklaşabileceğine dair örnek bir model sunuyor” sözlerine yer verdi. Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi Koordinatörü Nida Bilgen de proje kapsamında yapılan çalışmaları ve hedefleri aktardı. Kadifekale Mahalle Bostanı’nda ürün ekimi yapıldı Projenin tanıtım toplantısının ardından Kadifekale Mahalle Bostanı katılımcısı 98 kadın ve beraberindeki çocuklar, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, ICLEI temsilcileri, Zurich Türkiye Yönetim Kurulu ve yönetici kadroları, Zurich Sigorta gönüllüsü/Zurich Ege bölgesi acente çalışanları, bostanda yazlık ürün ekimi yaptı. Ayrıca bölgede yer alan bir okulda mini bostan kuruldu. Program kapsamında iklim dirençli fide üretim serasında tohumlar ekildi. Mahallelerin iklim risklerine karşı dayanıklılığı artırıldı 2023 yılında İzmir’de başlatılan proje kapsamında, mahalle ölçeğinde iklim risklerine karşı dayanıklılığı artıran bütüncül çalışmalar hayata geçirildi. Bu çalışmalarla afetlere karşı topluluk dayanışması güçlendirilirken, mahalle sakinlerinin kriz anlarında daha bilinçli ve birlikte hareket edebilmelerini destekleyen “Mahalle İklim Afet Gönüllüleri” komitesi kuruldu. Sel ve aşırı hava olaylarına karşı önleyici çözümler uygulanarak sel riski altındaki haneler, okullar ve kamusal alanlara sel bariyeri gibi pratik destekler sağlandı. Aynı zamanda, sıcak hava dalgalarının etkisini azaltmaya yönelik mekânsal çözümler geliştirildi. Proje kapsamında ayrıca, iklim dayanıklılığına ilişkin bilgi ve farkındalığın artırılması amacıyla eğitim içerikleri geliştirildi hem okullarda hem de belediye merkezlerinde yaygınlaştırıldı. İmariye Mahallesi’nde hayata geçirilen Mahalle Bostanı iyileştirmeleri ve sera uygulamalarıyla ise gıda güvenliğini destekleyen, mahalle ölçeğinde kalıcı ve sürdürülebilir altyapı çözümleri oluşturuldu. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde proje ile yaklaşık 16 bin mahalle sakinine ulaşırken, İzmir’de iklim dayanıklılığının güçlendirilmesi adına güçlü bir model oluşturuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’de İklim Dayanıklılığı Güçleniyor Haber

İzmir’de İklim Dayanıklılığı Güçleniyor

İklim değişikliğinin kent yaşamı üzerindeki etkileri giderek artarken toplumun değişen çevresel koşullara uyum kapasitesini güçlendiren, yerel dayanıklılığı artıran ve ortak hareket etme becerisini destekleyen uygulamalar da giderek ön plana çıkıyor. Bu doğrultuda ICLEI – Sürdürülebilir Kentler Birliği tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde ve Zurich Sigorta Grubu Türkiye’nin destekleriyle, Z Zurich Foundation öncülüğünde küresel nitelikteki Kentsel İklim Dayanıklılığı Programı yürütülüyor. Programın Türkiye ayağını oluşturan Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi ise İzmir’de yerel ihtiyaçlara dayalı, katılımcı ve uzun vadeli bir etki modeli ortaya koyuyor. Proje kamuoyuna tanıtıldı Projenin Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen tanıtım toplantısı, İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız ve ICLEI Küresel Uygulama ve İş Geliştirme Direktörü Sunandan Tiwari’nin katılımıyla yapıldı. “Kentler gerçekten dirençli bir hale gelebilir” Projenin tanıtım toplantısında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez, “İklim krizi, hepimizin günlük hayatını etkileyen gerçek ama bugünün koşullarında artık sadece çevresel bir sorun olmaktan çok daha fazlası. Bu nedenle yerel yönetimlerin görevi yalnızca altyapı üretmek değil. Asıl sorumluluk; eşitsizlikleri azaltan, dayanışmayı büyüten, yurttaşı sürecin öznesi haline getiren bir iklim politikasını hayata geçirmektir. İzmir’de tam da bu anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki iklim direnci, aynı zamanda toplumsal dayanışma varsa gerçek olur. Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi, bu yaklaşımın sahadaki en somut örneği. Kadifekale ve Agora’da yürütülen çalışmalar, bize şunu açıkça gösterdi; bilgi paylaşıldığında, yurttaş sürece aktif olarak katıldığında ve mahalle ölçeğindeki örgütlenme güçlendirildiğinde kentler gerçekten dirençli bir hale gelebilir” dedi. “Hedef, bu modeli kent geneline yaymak” Agora’da yürütülen sel hazırlık ve müdahale eğitimleriyle yüzlerce yurttaşın bilinçlenip kendi yaşam alanlarının aktif koruyucusu haline geldiğini dile getiren Sönmez, “Gönüllü ekipler kuruldu, risk altındaki hanelere doğrudan dokunan önlemler geliştirildi. Kadifekale’de ise çok daha derin bir dönüşüm sağlandı. Kadınların öncülüğünde gelişen bu süreç, iklim meselesini aynı zamanda sosyal güçlenme alanına dönüştürdü. Mahalle Bostanları, üretim seraları, atölyelerin her biri sadece bir proje çıktısı değil dayanışmanın, üretimin ve ortak bir geleceğin kurulmasının temel atımıdır. Biz, her atılan tohumu sadece toprağın değil eşitliğe, dayanışmaya ve ortak müştereklerimize atılmış bir adım olarak görüyoruz. Çocukların bu sürece dahil olması ise geleceğe dair umutlarımızı büyütüyor. Çünkü doğayla kurulan bağ ne kadar erken yaşta başlarsa o kadar kalıcı ve o kadar dönüştürücü olur. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak iklim krizine karşı mücadeleyi sadece risk azaltımı olarak tanımlamadık. Bu mücadeleyi aynı zamanda daha adil, daha demokratik, daha kapsayıcı bir kent kurma iradesi olarak görüyoruz. Hedefimiz, mahallede başlayan bu dayanışma modelini, kentin tamamına yaymak, yurttaşların bilgiye, üretime ve karar alma süreçlerine gerçek anlamda katkı koymasını sağlamak” bilgisini verdi. “Umut dolu bir gelecek için çalışmayı sürdüreceğiz” Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız da iklim değişikliğinin etkilerinin artık hayatın her alanında daha yakından hissedildiğine dikkat çekerek “Zurich Sigorta Grubu Türkiye olarak başarıyı yalnızca finansal sonuçlarla değil, tüm paydaşlarımız için yarattığımız değerle ölçüyoruz. İzmir’de 2023 yılında başlattığımız Toplumlar için İklim Dayanıklılığı projesi de yarattığımız bu değerin örneklerinden biri. Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli'ne göre Türkiye, iklim değişikliği ve küresel ısınmadan en çok etkilenecek ülkelerden biri. Akdeniz Havzası bu etkilerin en yoğun hissedildiği bölgelerden biri olurken, Anadolu’da da İzmir bu riskin doğrudan hissedildiği şehirler arasında yer alıyor. Olağanüstü hava olaylarının olma sıklığı ve olduğunda yaşanan etkileri değişti. Küresel ısınma, bizzat hayatımızı etkileyen ve etkilemeye devam edecek global bir sorun. Bu projemiz İzmir Büyükşehir Belediyesi ile beraber İzmir'de yaşayan, bu havayı soluyan, bu suyu içen ve küresel ısınmadan olumsuz etkilenen vatandaşlarımızı dahil ederek, diğer paydaşları da dinleyerek, bu işin içinde olan insanların hayatlarından ve onlardan öğrendiğimiz bilgilerle oluşturulan, yaşayan ve yaşamaya devam edecek bir çalışma. Amacımız, vatandaşlarımızı ve paydaşlarımızı bu sürecin parçası yapmak ve hep beraber iklim değişikliğini ve onun olumsuz etkilerini giderecek kalıcı ve kapsayıcı çözümler bulmak.” diye konuştu. “Örnek bir model” ICLEI Küresel Uygulama ve İş Geliştirme Direktörü Sunandan Tiwari ise “İzmir’de hayata geçirilen Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi, iklim risklerini ele alırken teknik yetkinliği, topluluk öncülüğündeki çözümleri ve kamu-özel sektör iş birliklerini bir araya getirmesiyle öne çıkıyor. Yerel topluluklar, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Zurich Türkiye ile birlikte çalışan ICLEI, bu proje kapsamında geliştirilen bilgi, beceri ve çözümlerin topluluk içinde kalıcı hale gelmesini ve yerel yönetim tarafından benimsenmesini sağladı. Komşuların iklim riskleri etrafında kendi kendine organize olması, bu sosyal dokunun uzun vadeli kentsel dayanıklılığın temelini oluşturmasına katkı sunuyor. İzmir, tüm küresel ağımızdaki şehirlerin karşı karşıya olduğu iklim krizine nasıl yaklaşabileceğine dair örnek bir model sunuyor” sözlerine yer verdi. Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi Koordinatörü Nida Bilgen de proje kapsamında yapılan çalışmaları ve hedefleri aktardı. Kadifekale Mahalle Bostanı’nda ürün dikimi yapıldı Projenin tanıtım toplantısının ardından Kadifekale Mahalle Bostanı katılımcısı 98 kadın ve beraberindeki çocuklar, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı. ICLEI temsilcileri, Zurich Türkiye Yönetim Kurulu ve yönetici kadroları, Zurich Sigorta gönüllüsü/Zurich Ege bölgesi acente çalışanları, bostanda yazlık ürün dikimi yaptı. Ayrıca bölgede yer alan bir okulda mini bostan kuruldu. Program kapsamında iklim dirençli fide üretim serasında tohumlar ekildi. Mahallelerin iklim risklerine karşı dayanıklılığı artırıldı 2023 yılında İzmir’de başlatılan proje kapsamında, mahalle ölçeğinde iklim risklerine karşı dayanıklılığı artıran bütüncül çalışmalar hayata geçirildi. Bu çalışmalarla afetlere karşı topluluk dayanışması güçlendirilirken, mahalle sakinlerinin kriz anlarında daha bilinçli ve birlikte hareket edebilmelerini destekleyen “Mahalle İklim Afet Gönüllüleri” komitesi kuruldu. Sel ve aşırı hava olaylarına karşı önleyici çözümler uygulanarak sel riski altındaki haneler, okullar ve kamusal alanlara sel bariyeri gibi pratik destekler sağlandı. Aynı zamanda, sıcak hava dalgalarının etkisini azaltmaya yönelik mekânsal çözümler geliştirildi. Proje kapsamında ayrıca, iklim dayanıklılığına ilişkin bilgi ve farkındalığın artırılması amacıyla eğitim içerikleri geliştirildi hem okullarda hem de belediye merkezlerinde yaygınlaştırıldı. İmariye Mahallesi’nde hayata geçirilen Mahalle Bostanı iyileştirmeleri ve sera uygulamalarıyla ise gıda güvenliğini destekleyen, mahalle ölçeğinde kalıcı ve sürdürülebilir altyapı çözümleri oluşturuldu. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde proje ile yaklaşık 16 bin mahalle sakinine ulaşırken, İzmir’de iklim dayanıklılığının güçlendirilmesi adına güçlü bir model oluşturuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tarihi Liman Kenti’nin UNESCO Yolculuğunda Gözler 2028’e Çevrildi Haber

Tarihi Liman Kenti’nin UNESCO Yolculuğunda Gözler 2028’e Çevrildi

Konak Pier’den başlayıp Kadifekale’ye kadar uzanan bölgenin içinde yer aldığı İzmir Tarihi Liman Kenti'nin, UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi'ne girmesine yönelik çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Bölgenin 2020 geçici listeye girmesinin hemen ardından kent paydaşlarının desteği ile başlatılan çalışmalarda önemli aşamaya gelindi. Adaylık dosyasına son şeklini verecek hazırlıklar sürerken, dosyanın 2026 yılının ilk çeyreğinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ulaştırılması planlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın adaylık dosyasını UNESCO’ya iletmesinin ardından 2027 yılında UNESCO uzmanlarının kente gelmesi, 2028 yılında ise İzmir Tarihi Liman Kenti’nin UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi’ne girmesi hedefleniyor. Velibeyoğlu: Uluslararası görünürlük ve prestij sağlıyor UNESCO adaylığının önemine vurgu yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Hasibe Velibeyoğlu, “UNESCO adaylığı kültürel ve doğal mirasın istisnai bir evrensel değere sahip olduğunu vurgulamakta ve bu değerlerin tüm insanlık adına korunmasını amaçlamaktadır. Listeye kabul edilen alanlar, sadece ait oldukları ülkeler için değil, tüm dünya için önemli kabul edilmekte; bu durum uluslararası görünürlük ve prestij sağlamakla birlikte, alanların korunması ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesi konusunda taraflara önemli sorumluluklar yüklüyor. İzmir, Efes (2015) ve Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı (2014) ile UNESCO listesinde yer alan kentlerden biri. Ayrıca İzmir; Birgi Tarihi Kenti ile Foça, Çandarlı ve Çeşme kaleleri gibi alanlarla da UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alıyor. UNESCO geçici listesine 2020’de dahil edilen İzmir Tarihi Liman Kenti adaylık çalışmaları İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Başkanlığı koordinasyonunda İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Valiliği, Konak Belediyesi, İzmir Kalkınma Ajansı gibi çok sayıda kurum, kuruluş, sivil toplum örgütü, üniversite ve akademisyenin desteğiyle devam ediyor” dedi. “Tarihi bir fırsat sunacak” İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin UNESCO çalışmalarında bir yandan sürecin organizasyonu ile ilgili katkı sağlarken diğer yandan tarihi merkezin canlanması ve korunması amacıyla proje ve faaliyetler yürüttüğünü belirten Velibeyoğlu, “UNESCO çalışmalarında kullanılması için bina tahsisi, paydaşları bir araya getiren organizasyonlar, süreçte raportör olarak görev yapan uzman personelin istihdamı gibi konularda destek sağlıyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2002 yılından bu yana, planlama, kentsel tasarım, sokak sağlıklaştırma, bakım-onarım, cephe iyileştirme ve restorasyon uygulamaları gibi pek çok projeyi hayata geçirmiştir. Agora, Antik Tiyatro ve Kadifekale çevresinde yürüttüğü kamulaştırmalar ile arkeolojik kültür katmanlarının ortaya çıkarılması ve görünür kılınmasını sağlamış, Kazı Başkanlığı’nı maddi olarak destekleyerek bu odaklarda yürütülen bilimsel kazı çalışmalarının hızlanmasına olanak tanımıştır. ‘Dünya Mirası’ listesinde yer almak, alanın özgün kimliğinin belgelenmesi, korunması ve tanıtılması adına tarihi bir fırsat sunacak. Diğer yandan yerel ekonomiye katkı sağlaması, kültürel değerlere duyarlı ve uzun süreli etkileşim kuran ziyaretçi türünü teşvik etmesi beklenen diğer olumlu çıktılar” diye konuştu. “İzmir’in şansı yüksek” Sürecin 2018 yılında başladığını ve İzmir Tarihi Liman Kenti'nin, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne 2020 yılında girdiğini hatırlatan İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Başkanı Abdülaziz Ediz, “İzmir UNESCO açısından baktığımızda Türkiye’de en şanslı illerden birisi. Bir tarafta Bergama, diğer tarafta Efes olmak üzere iki kalıcı listede, üç geçici listede olan yerlerimiz var. İyi bir çalışma yapıldı. Bu çalışmaları yıl sonuna kadar tamamlayıp, 2026 yılının ilk çeyreğinde dosyayı bakanlığa teslim edecek hale getirmek istiyoruz. Özetle 2026’da Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın UNESCO’ya gönderebileceği hazır dosyalar arasında İzmir’in olmasını hedefliyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı, dosyayı 2026’da gönderecek olursa 2027’de UNESCO uzmanları kentimize gelecek. ICOMOS’un yaptığı gibi İzmir’de yerinde inceleme yapacaklar. Kalıcı listeye girmemiz 2028 yılında gerçekleşebilir. Mevzuat olarak da işleyiş bu şekilde” ifadelerini kullandı. 10 kişilik Bilim Kurulu hazırladı İzmir Tarihi Liman Kenti Adaylık Dosyası, İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Başkanlığı uzmanları tarafından, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden akademisyenlerin katılımıyla oluşturulan 10 kişilik Bilim Kurulu’nun iş birliğiyle hazırlandı. İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Yönetim Planı, 29 Haziran 2022 tarihinde içinde İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Valiliği, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü olmak üzere 17 üye kurum ve kuruluştan oluşan Eşgüdüm ve Denetleme Kurulu tarafından onaylanarak yürürlüğe girdi. Yönetim Planı ile paralel olarak adaylık dosyası 30 Aralık 2022 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na teslim edildi. Adaylık dosyasında son düzenlemeler İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Yönetim Planı ve UNESCO Dünya Miras Listesi için adaylık dosyasının tanıtımına ve uygulanmasına yönelik çalışmalar sürerken, mayıs ayında Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) kentte beş günlük bir inceleme ve değerlendirme yaptı. ICOMOS, yaptığı ön değerlendirme ve saha gezisinin ardından kalıcı listeye giriş için adaylık dosyasında yapılabilecek değişiklikler hakkında kurulu bilgilendirdi. Kurul, dosyaya son halini vermek için çalışmalarına devam ediyor. Adaylık dosyası ilerleyen süreçte Kültür ve Turizm Bakanlığı’na teslim edilecek ve kalıcı liste için bekleyiş başlayacak. Tarihi Liman Kenti Bugün tarihi İzmir olarak adlandırılan ve İzmir’e antik liman kenti olma özelliği sağlayan bölge, 19. yüzyılda bu liman kentine bir giriş kapısı olarak inşa edilen Konak Pier’den başlayarak Kadifekale’ye kadar uzanıyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde Tarihi Liman Kenti başlığıyla yer alan alanda Konak Meydanı ve Saat Kulesi gibi İzmir’in öne çıkan sembolleri bulunuyor; ayrıca zaman içinde iç limanın dolmasıyla genişleyen Kemeraltı Çarşısı ile dünyanın en eski ve en büyük açık hava alışveriş merkezlerinden birini de barındırıyor.

İzmir Çocuk Merkezleri'nde Yeni Dönem Başladı Haber

İzmir Çocuk Merkezleri'nde Yeni Dönem Başladı

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmir Çocuk Merkezleri'nde yeni dönem başladı. 7-14 yaş arası çocuklar için hizmet veren dokuz Çocuk Merkezi’nde atölye çalışmaları, eğitim, sosyal etkinlikler, psiko-sosyal destek, fiziksel aktiviteler, sanat ve yaratıcılık alanlarında etkinlikler yapılıyor. Çocukların gelişimini desteklemeye yönelik hizmetler, İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalışan uzmanlar tarafından sunuluyor. Merkezlerden yararlanan çocuklar, okulda verilen ödevlerini yaptıktan sonra oyun odalarında keyifli zaman geçiriyor. Menemen'de bulunan merkez aynı zamanda ebeveyn merkezi olarak da hizmet veriyor. İzmirliler, ikamet ettikleri bölgeye yakın olan merkeze giderek veya merkeze telefonla ulaşarak çocuklarını ücretsiz kaydettirebiliyor. Merkezler ve iletişim bilgileri Buca Çocuk Merkezi - Aydoğdu Mahallesi, 1263 Sokak, Sosyal Yaşam Kampüsü, No:1/B / Buca (0232) 293 96 68 – 96 67 - 9685 Cengizhan Çocuk Merkezi - Cengizhan Mahallesi, 1620/39 Sokak, No:23/B / Bayraklı (0232) 293 96 90 Gümüşpala Çocuk Merkezi - Gümüşpala Mahallesi, 7037 Sokak, No: 49/A / Bayraklı (0232) 293 87 15 Gürçeşme Çocuk Merkezi - Laleli Mahallesi, Menderes Caddesi, No: 420, Gürçeşme / Buca (0232) 293 61 48 Kadifekale Çocuk Merkezi - Aziziye Mahallesi, 717 Sokak, No:106/A / Konak (0232) 293 96 69 Limontepe Çocuk Merkezi - Limontepe Mahallesi, 9708 Sokak, No: 3 / Karabağlar (0232) 29397 23 Menemen Çocuk ve Ebeveyn Merkezi - Irmak Mahallesi, Vali Kutlu Aktaş Caddesi, No: 55, Asarlık / Menemen (0232) 293 98 05 Uzundere Çocuk Merkezi - Yaşar Kemal Mahallesi, 6002 Sokak, No:10/1 / Karabağlar (0232) 293 96 82 Yenişehir Çocuk Merkezi - Yenişehir Mahallesi, 1263 Sokak, No:21 / Konak (0232) 293 96 89 Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.