Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kadın

Kapsül Haber Ajansı - Kadın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özdemir: Nilüfer bir kadın kentidir Haber

Özdemir: Nilüfer bir kadın kentidir

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kentteki kadın derneklerinin temsilcileriyle iftar programında bir araya geldi. Nilüfer mahalle kadın dernekleri, Nilüfer Üretici Kadınlar Kooperatifi ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi üyelerinin katılımıyla gerçekleşen programa, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz ve Başkan Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de eşlik etti. Programda yaptığı konuşmada, Nilüfer’i bir kadın kenti yapma vizyonunu paylaşan Başkan Şadi Özdemir, kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmaları için üretim ve kooperatifleşme süreçlerinin önemine işaret etti. Nilüfer’i her zaman “bir kadın kenti” olarak tanımladıklarını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, kadınların günün her saatinde kendilerini güvenli ve huzurlu hissettikleri bir kent yaratma hedefini yineledi. Kadın derneklerinin üye sayılarının artması gerektiğini ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “Asıl amacımız kadınların bütçelerine gelir taşımasını sağlamak. Kadın para kazanabildiği sürece özgürlüğünü kazanacaktır” dedi. SOSYAL BELEDİYECİLİKTE KADIN ODAKLI PROJELER Başkan Şadi Özdemir, kadınların sosyal hayata ve istihdama katılımını desteklemek amacıyla hayata geçirilen projeleri de anlattı. Göreve geldiklerinden bu yana iki yeni kreş açtıklarını, üçünün ise yapım aşamasında olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, “Kadın arkadaşlarımız rahat olsun. Tarlada çalışıyorsa tarlada, fabrikada çalışıyorsa fabrikada çalışsın. Serbest çalışıyorsa serbest çalışsın. Sosyalleşmek istiyorsa sosyalleşsin. Bu yatırımların diğer tarafı da şu; o çocukları düzgün, düzenli, disiplinli bir şekilde eğitiyoruz. Herkesin imrendiği 16 kişilik sınıflarda eğitimler veriyoruz” diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, büyük ilgi gören “Anne Taksi” uygulamasındaki araç sayısının artırılacağının müjdesini de vererek, “Hamile ve bebekli annelerin devlet hastanesi ulaşımlarını ücretsiz ve güvenli bir şekilde sağlamaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Programın sonunda, Başkan Şadi Özdemir, kadın dernekleri ve kooperatiflerinin kendilerinin çok önemli bir paydaşı olduğunu ifade ederek, tüm kadınların kent yönetimindeki etkin rollerinin artarak devam edeceğini söyledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone Türkiye’nin Karbon Emisyonu 5 Yılda %94,77 Azaldı Haber

Vodafone Türkiye’nin Karbon Emisyonu 5 Yılda %94,77 Azaldı

Dijital altyapısı ve akıllı teknolojileriyle toplumu geleceğe bağlarken çevresel ayakizini de azaltmayı hedefleyen Vodafone Türkiye, 1 Nisan 2024 – 31 Mart 2025 mali yılına ait Çevre, Sosyal ve Yönetişim performansının ele alındığı “Vodafone Türkiye 2025 ÇSY Raporu”nu yayımladı. Rapora göre, şirketin Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonları baz yıl olan 2020’ye göre %94,77 oranında azalırken, Kapsam 3 emisyonlarının toplamı 436.415 ton karbondioksit eşdeğeri olarak ölçüldü. Nisan 2021’den bu yana IREC sertifikalı %100 yenilenebilir enerji kullanan Vodafone, kendi tesislerinde ürettiği 1,36 GWh yenilenebilir elektrikle bir önceki yıla göre üretim kapasitesini %14,28 artırırken, yenilenebilir enerji kaynaklarından 702,53 GWh elektrik sağlayarak Kapsam 2 emisyonlarını sıfırladı. Şebeke kaynaklı e-atıklarının %100’ünü yeniden kullanım veya geri dönüşüm yoluyla ekonomiye kazandıran Vodafone, müşterilerine sunduğu IoT çözümleriyle bir önceki yıla kıyasla yaklaşık %77’lik artışla müşterilerinin 933.371 ton karbon emisyon salımına engel olmalarına destek oldu. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, şunları söyledi: “Vodafone olarak, sürdürülebilirliği iş stratejimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Türkiye’de faaliyete başladığımız ilk günden bu yana dijital teknolojilerin gücünü kullanarak dünya ve içinde yaşadığımız toplum için daha iyi bir gelecek inşa etmek amacıyla faaliyetlerimizi sürdürüyor, etkimizi paydaşlarımızla şeffaflıkla paylaşıyoruz. Ekosistemimize karşı taşıdığımız sorumluluğun farkında olarak, 2010 yılından bu yana sürdürülebilirlik raporlaması alanında elde ettiğimiz deneyimle raporlarımızı hazırlıyor; faaliyetlerimizin çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarını değerlendirerek, performansımızı şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda uluslararası standartlarda raporluyoruz. Son raporumuzda da paydaşlarımıza çevre, sosyal ve yönetişim alanlarındaki faaliyetlerimizin bir özetini sunuyoruz. Yarattığımız etkiyi Vodafone Grubu’nun Amaç Odaklı Yaklaşımı rehberliğindeki değer alanları çerçevesinde ele alıyoruz. Sürdürülebilir bir geleceğin yanında durmaya devam edeceğiz. Enerji yönetim sistemleriyle tasarruf Vodafone, operasyonel süreçlerindeki enerji ihtiyacını yüksek enerji verimliliği sağlayan enerji yönetim sistemleriyle yönetiyor. Teknoloji merkezlerinin iklimlendirme altyapısını yönetmek için Yapay Zekâ Destekli Dijital Termal Yönetim Uygulaması’nı kullanan şirket, bu sayede Güç Kullanım Verimliliği parametresinde %10 iyileşme sağlarken, iklimlendirme altyapısında %30’a varan enerji tasarrufu elde etti. Diğer yandan, 4 veri merkezinde hayata geçirdiği Değişken Frekanslı Sürücü uygulamasıyla, yıllık yaklaşık 1.100 MWh enerji tasarrufu elde ederek, yaklaşık 525 ton karbon emisyonunu engelledi ve 23 bin ağaç dikimine eşdeğer bir çevresel katkı sağladı. Ayrıca, yapay zekâ destekli optimizasyonlar sayesinde yıllık 9,6 GWh enerji tasarrufu elde ederek, yaklaşık 3 bin kişinin yıllık elektrik tüketimine ve 30 bin ağaçla sağlanabilecek 4.700 ton karbondioksit tasarrufuna eşdeğer bir oran yakaladı. Şebeke kaynaklı e-atıkların %100’ü ekonomiye geri kazandırıldı Vodafone, döngüsel ekonomi ilkeleri doğrultusunda, geri dönüştürülebilir ve yeniden kullanılabilir ürünlerin geliştirilmesine önem veriyor. Şirket, raporlama döneminde, şebeke kaynaklı 2.137 ton e-atığın geri kazanım ve geri dönüşümünü, 4.508 kilo atığın ise yeniden kullanımını sağladı. Şebeke kaynaklı atıkların yanı sıra 28,57 ton operasyonel atığın ise tümünün geri dönüşümü sağlandı. Telefonların yanı sıra arızalı ve hasarlı şebeke ekipmanlarını da ikinci el olarak değerlendiren Vodafone, 18.839 mobil cihazı yeniden kullanıma uygun hale getirdi. Türkiye’de lansmanı 2023 yılında yapılan ve tüm dünyada toplam bir milyon telefon toplanmasının hedeflendiği Gezegen İçin Bir Milyon Telefon projesi kapsamında bugüne kadar 500 bini aşkın telefon toplandı. Kadın çalışanları desteklemeye devam etti Vodafone, bünyesindeki Vodafone Vakfı ile toplumsal gelişim ve sürdürülebilir değişimi destekleyen projeler yürütüyor. Raporlama döneminde, Vakıf projelerinden “Yapay Zekâ Yıldızları” ile 55 bini aşkın çocuk ve gence, “Dijital Benim İşim” projesiyle ise 7 bini aşkın kadına ulaşıldı. Bu projelerde 289 Vodafone çalışanı gönüllü olarak görev aldı. Kırmızı Işık uygulaması 382.000’den fazla kez indirilirken, aylık 1.000 aktif kullanıcısıyla önemli bir etki yarattı. Vodafone, kadın yönetici oranını 2030’a kadar %40’a çıkarma hedefi kapsamında, 2024-25 mali yılında %44 kadın yönetici oranına ulaştı. Tüm çalışanların %43’ünü kadınlar oluştururken, işe yeni alınan çalışanlar arasında kadın çalışan oranı %47 olarak gerçekleşti. Şirketin genç istihdam programı Discover Genç Yetenek Programı’na 10 bini aşkın başvuru yapılırken, 21 farklı üniversiteden 52 genç yetenek Vodafone ailesine katıldı. Ekonomiye katkısını sürdürdü Vodafone, raporlama döneminde, altyapıyı güçlendirmeye, yenilikçi çözümler geliştirmeye ve dijitalleşmenin hızlanmasına katkı sağlamaya da devam etti. 2024-25 mali yılı içinde 19,1 milyar TL yatırım gerçekleştiren Vodafone’un servis gelirleri %83,4 büyüme oranı ile 101,8 milyar TL’ye yükseldi. Şirketin dönem sonu itibariyle mobil abone sayısı 25,2 milyona ulaştı. Doğrudan 3.021 kişiye istihdam sağlayan Vodafone, Türkiye’nin dört bir yanındaki operasyonlarıyla yerel ekonomilerin canlanmasına destek veriyor. Raporlanan Kapsam 3 emsiyonlarının içeriği genişletildi Vodafone, sürdürülebilirlik raporlarını her yıl bir yenilik içerecek şekilde hazırlıyor. Son raporda, Kapsam 3 emisyon verileri Vodafone Grubu’nun açıkladığı yeni metodoloji çerçevesinde, 15 alt kategoriden 11 alt kategoriyi kapsayacak şekilde 2020’den günümüze yeniden hesaplandı. Son mali yılda da Grubun iç ve dış denetiminden başarıyla geçen Vodafone Türkiye, ÇSY Komitesi’ni ve çalışma gruplarını yeniden yapılandırdı. Vodafone, ilk kez geçen yıl yayınladığı TSRS (Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları) uyum tablosuna ÇSY Raporu’nda bu yıl da yer verdi. Bu tablo, şirketin Türkiye pazarındaki faaliyetlerinin şeffaflığını artırarak, yerel düzenlemelere uyum sağlama konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor. Vodafone, ÇSY Raporu’nun web tabanlı bir versiyonunu da hazırlayarak interaktif veri ve içeriklerle daha geniş bir kitleye ulaşmayı hedefledi. Küresel raporlama standartlarıyla uyumlu Küresel Raporlama Girişimi (Global Reporting Initiative - GRI) tarafından yayımlanan GRI Standartları’na uyumlu hazırlanan “Vodafone Türkiye 2025 ÇSY Raporu”, şirketin imzacısı olduğu Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (United Nations Global Compact - UNGC) İlerleme Bildirimi olma özelliği taşırken, Kadının Güçlenmesi Prensipleri (Women’s Empowerment Principles - WEPs) ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na (SKA) katkısını da içeriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

12. TurkishWIN Genç Kadın Kariyer Zirvesi Gerçekleşti Haber

12. TurkishWIN Genç Kadın Kariyer Zirvesi Gerçekleşti

Her yıl yüzlerce genci ilham veren konuşmacılar ve şirketlerle buluşturan TurkishWIN Genç Kadın Kariyer Zirvesi’nin 12’ncisi Vodafone’un evsahipliğinde gerçekleşti. Türkiye’nin kadın odaklı ilk ve tek kariyer etkinliğinde, üniversite öğrencileri ve çalışan kadınlar, kariyer yolculuklarında “Ben de varım” diyerek yerlerini aldı. “O yaparsa ben de yaparım” sloganıyla yola çıkan TurkishWIN, iş dünyasından birçok önemli ismi, iş hayatına atılmaya hazırlanan üniversiteli genç kadınları, kadın yeteneklere yatırım yapan şirketleri ve iş hayatında kız kardeşlik için “Ben de varım” diyen çalışan kadınları bir araya getirdi. Zirvede; “Gelecek Senin”, “Hikayeni Yaz”, “O Yaparsa Sen de Yaparsın” temalarında 29 kişi ilham verici konuşmalar yaptı. Etkinlikte konuşan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hana Jalel Milesi, şunları söyledi: “Vodafone olarak, kadınların potansiyelini ortaya çıkaran, önlerindeki engelleri kaldıran ve eşit fırsatlar yaratan bir ortam oluşturmayı önceliklendiriyoruz; çünkü biliyoruz ki kadınların güçlenmesi, daha iyi iş sonuçları, daha güçlü ekipler ve en önemlisi, daha sağlıklı bir toplum demek. McKinsey’in ‘2023 Diversity Matters Even More’ araştırmasına göre, üst yönetimde toplumsal cinsiyet çeşitliliği yüksek olan şirketlerin finansal olarak daha iyi performans gösterme ihtimali %39 daha fazla. Kadınlar güçlendikçe, toplum da, ekonomi de güçlenir. Kadınlar, çoğu zaman yeni bir role adım atmak için tam hazır olmayı bekliyor. Oysa bazen %80 hazır olmak yeterli, çünkü deneyim yolda kazanılır. Tam bu noktada mentorluk, rol modeller, kadın dayanışması ve çekinmeden destek istemek, bizi büyütür; yalnız olmadığımızı hissettirir ve ‘Ben de yaparım’ güvenini getirir. Kadınların içten gelen gücü, dayanıklılığı, empatisi, çok yönlülüğü, birlikte hareket ettiğinde katlanarak artıyor. TurkishWIN gibi platformlar, kadınların birbirine omuz verdiği alanı büyütüyor; dayanışmayı görünür ve sürdürülebilir kılıyor.” TurkishWIN Kurucusu Melek Pulatkonak ise şöyle konuştu: “Genç kadınların sevdikleri meslekleri keşfetmeleri için ihtiyaç duydukları rol model, mentor ve network — kısaca ‘hayat okulu’ eksiklerini tamamlamak için biz buradayız. Hep birlikte 7 Mart, 8 Mart, 9 Mart ve yılın 365 günü işte fırsat eşitliğini sağlamak için yan yana, omuz omuza, birlikteyiz.” İlham veren konuşmacılar katıldı 12. TurkishWIN Genç Kadın Kariyer Zirvesi’nde SEDEFED Başkanı Emine Erdem, Oyuncu, Senarist ve Yapımcı Defne Kayalar, Nöro Sağlık Beyin Araştırma Uygulama Merkezi ve London School of Mind kurucusu Kerem Dündar, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, NeuroVision AI Tech Inc. Kurucu CEO’su ve Teknoloji Lideri Zülal Tannur, Gazeteci Bahar Akıncı, İSPER Yönetim Kurulu Başkanı ve Ağaç ve Peyzaj A.Ş. Genel Müdür Vekili Banu Saraçlar, Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümler Genel Müdürü Başak Kural Uslu, BAT Türkiye / Kuzey Kıbrıs İş Geliştirme ve Sürdürülebilirlik Direktörü Selcen Buğday Gökalp No108 Production Sanatçısı, Söz Yazarı ve Besteci Dilek Torgut, Müzisyen Ozan Koç, Müzisyen Muharrem Salın, Fütürist Eray Yüksek, Youthall Kurucu Ortağı Elis Yılmaz, Wellbees Kurucu CEO’su Melis Abacıoğlu, Klinik Psikolog, Ayık Kafa Podcast Sunucusu ve Girişimci Esra Çavuşoğlu PhD, Vodafone Türkiye Merkezi Kurulum ve Saha Operasyonları Kıdemli Yöneticisi Funda Aydar, TurkishWIN Mentorluk Programları Lideri Şevval Erol Fergana, Bahçeşehir Üniversitesi Öğrencisi Zeynep Arıkan, Yapay Zeka Lideri Sezen Felekoğlu, Vodafone Türkiye Büyük Veri ve Yapay Zeka Kıdemli Müdürü Ecem Sözeri, Lagalugacılar CEO’su Atıl Ünal, Business Networking Akademi Kurucusu Ertuğrul Belen, Beba İnovasyon ve Girişimcilik Vakfı Genel Müdürü Korhan Beba, Bluechip Creative Events & Global DMC Ajans Kurucu Başkanı Elmas Özler, Royal Canin Kilit Müşteriler Müdürü Tuğçe Erdem, Öğretmen Akademisi Vakfı Genel Müdürü Arzu Atasoy, TEGEP Yönetim Kurulu Başkanı ve Akbanklı Deneyimi ve Akademi Bölüm Başkanı Selda Özçalık yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank’tan Girişimci Kadınlara Güçlü Destek Haber

Akbank’tan Girişimci Kadınlara Güçlü Destek

Banka, YenidenBiz Kadın Girişimci Okulu’nun hem ana sponsorluğunu üstleniyor hem de mentorluk ve uzmanlık desteğiyle programa katkı sunuyor. Böylece deneyimli kadın profesyonellerin girişimcilik ve liderlik potansiyelini iş modeline dönüştürmelerini destekliyor. Küresel girişimcilik uygulamalarını Türkiye’de girişimci kadınlarla buluşturan programın ilki Nisan ayında başlayacak ve 2026 yılı süresince devam edecek. Akbank’ın mentorluk desteği ve girişimcilik birikimi ve helo.land’in içerik ve uygulama alanında katkıları ile hayata geçirilen YenidenBiz Kadın Girişimci Okulu, en az 5 yıl profesyonel deneyime sahip kadınların ikinci kariyer yolculuklarını girişimcilik odağında yeniden tasarlamalarına imkân sunuyor. Sekiz haftalık yoğun program kapsamında katılımcılar, iş fikirlerini uygulanabilir iş modellerine dönüştürerek net bir finansal çerçeve ve somut bir yol haritası ile ilerliyor. Her hafta düzenlenen ‘Bilgi Oturumları’ ve kurucu, yatırımcı ve üst düzey liderlerin deneyimlerini paylaştığı ‘Deneyim Oturumları’ ile program, küresel girişimcilik uygulamalarını Türkiye ekosistemine kazandırıyor. Alper Bektaş: “Kadın girişimciliğini kalkınmanın stratejik bir parçası olarak görüyoruz.” Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Akbank olarak kadın girişimciliğini ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasının temel unsurlarından biri olarak ele alıyoruz. Finansmana erişimi kolaylaştırırken aynı zamanda eğitim, mentorluk, danışmanlık ve doğru ağlara erişim imkânı sunan bütüncül bir modelle hareket ediyoruz. YenidenBiz Kadın Girişimci Okulu bu yaklaşımımızın güçlü bir yansıması. Deneyimli kadın profesyonellerin birikimlerini somut, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir iş modellerine dönüştürmelerini destekliyoruz. Kadınların, güçlü bir finansal perspektifle net bir yol haritası çizmeleri ve sağlam bir ekosistem desteğiyle işletmelerini kurmaları ve büyütmelerinde yanlarında olmayı hedefliyoruz. Çünkü biliyoruz ki girişimci kadınlar güçlendikçe, ülkemiz de güçlenir.” YenidenBiz Derneği Genel Müdürü Tülay Cerit Tiryaki ise iş birliğine ilişkin şunları söyledi; “Kariyer molası vermiş kadınlar iş dünyası için büyük bir deneyim sermayesi taşıyor. YenidenBiz olarak bu birikimin yeniden ekonomiye kazandırılmasını çok önemsiyoruz. Akbank iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Kadın Girişimci Okulu, kadınların deneyimlerini girişimcilik yoluyla yeni bir değere dönüştürmelerine alan açan güçlü bir adım.” Deneyimden Girişime: 8 Haftalık Yolculuk YenidenBiz Kadın Girişimci Okulu’nun ilk programı, 8 hafta süren online oturumlar ve Akbank ev sahipliğinde gerçekleştirilecek fiziksel buluşma ve Demo Day’den oluşuyor. Program süresince katılımcılar; Değer önerisi oluşturma,Hedef müşteri ve pazar alanı tanımlama,Minimum Uygulanabilir Ürün (MVP) planı geliştirme,Temel finansal modelleme ve sürdürülebilirlik perspektifi oluşturma,90 günlük aksiyon planı hazırlama,Güçlü bir demo sunumu kurgulama gibi başlıklarda hem teorik hem pratik araçlarla destekleniyor. Her dönem seçilen 25 katılımcı, program sonunda tanımlanmış bir iş modeli ve gerçekçi bir MVP planı ile Demo Günü’nde projelerini sunma fırsatı elde ediyor. Mezunlar ayrıca sürekli etkileşim sağlayan bir topluluk yapısına ve mentorluk ağına erişim imkânı kazanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

W-Energy for Innovation’a Bir Ödül Daha Haber

W-Energy for Innovation’a Bir Ödül Daha

Aygaz, W-Energy for Innovation programı ile 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bilinci” kategorisinde ödüle layık görüldü. 18–30 yaş arası genç kadın yeteneklere odaklanan program; teknoloji ve inovasyon alanında eğitim, gelişim ve mentorluk imkânları sunarak kadınların bu alanlarda daha güçlü şekilde yer almasını hedefledi. W-Energy for Innovation, Koç Holding’in Birleşmiş Milletler Kadın Birimi Nesiller Boyu Eşitlik Forumu’ndaki küresel liderliği doğrultusunda 2022 yılında eşitlik seferberliği kapsamında hayata geçirildi. W-Energy for Innovation, teknoloji ile inovasyonda cinsiyet eşitliğini sağlamayı amaçlayan W-Energy for Equality projesinin önemli bileşenlerinden birini oluşturuyor. Bu çerçevede Aygaz, kadınların teknoloji ve girişimcilik ekosistemine katılımını artırmaya yönelik uzun soluklu ve bütüncül bir yapı kurguladı. Programın başvuru süreci eşitlik ilkesi doğrultusunda tasarlandı. Açık/örgün üniversite öğrencisi, yeni mezun ya da mezun genç kadınların başvurusuna açık olan programa; kontenjan limitleri dışında herhangi bir üniversite, yabancı dil ya da teknik yeterlilik ön koşulu getirilmedi. Böylece teknoloji ve inovasyon alanına ilgi duyan her genç kadının fırsatlara erişebilmesi amaçlandı. Katılımcılar, Temel ve İleri Seviye Girişimcilik Eğitimlerini tamamladıktan sonra yapılan ölçme ve değerlendirmeler sonucunda Hackathon’a katılmaya hak kazandı. Hackathon’da dereceye giren adaylar; Aygaz bünyesinde dört aylık W-Energy for Innovation Kuluçka Staj Programı, iki aylık Hızlandırma Staj Programı ve bir aylık Yaz Stajı Programına katılma fırsatı elde etti. Bu süreçte oryantasyon programları, inovasyon mentorluğu ve çeşitli gelişim destekleriyle iş fikirlerini olgunlaştırma ve kurumsal deneyim kazanma imkânı buldular. W-Energy for Equality çatısı altında yürütülen çalışmalar kapsamında Aygaz, teknoloji, yapay zekâ, inovasyon ve girişimcilik alanlarında geniş bir kitleye ulaştı; 100 bin kadına ulaşma hedefini aşarak 103 binden fazla kadına eğitim sundu. W-Energy for Innovation programı özelinde ise bugüne kadar 17 binden fazla genç kadına erişildi; online, fiziksel ve asenkron içeriklerle tasarlanan uçtan uca gelişim yolculuğu bütünsel olarak sürdürüldü. Yapılan ön test ve son test analizlerinde, programa katılan genç kadınların STEM alanlarında kariyer yapma isteklerinde, bu alanlardaki kariyer seçeneklerine dair farkındalık düzeylerinde ve iş fikri geliştirme konusunda kendilerini yetkin hissetme oranlarında anlamlı artışlar gözlemlendi. 190’dan fazla üniversiteden öğrencinin katılım gösterdiği ve 250’nin üzerinde paydaşla iş birliği yapılan program ulusal ölçekte güçlü bir etki alanı oluşturdu. Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde elde edilen bu başarı, Aygaz’ın enerji sektöründeki liderliğini toplumsal sorumluluk anlayışıyla birleştiren yaklaşımının güçlü bir göstergesi oldu. W-Energy for Innovation projesi daha önce de önemli platformlarda takdir görmüştü. Proje, 2023 yılında TEGEP tarafından Kadınların İş Hayatına Katılımını Destekleme kategorisinde Altın Statü Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca Girişimci Kurumlar Platformu ve Fast Company iş birliğiyle düzenlenen yarışmada Jüri Özel Ödülü almaya hak kazandı. Aygaz, teknoloji ve inovasyonda daha dengeli ve kapsayıcı bir ekosistem oluşturma hedefi doğrultusunda, toplumsal cinsiyet eşitliği kapsamındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İlham Veren Kadınlar “Daha Eşitlikçi Bir Dünya” İçin Buluştu Haber

İlham Veren Kadınlar “Daha Eşitlikçi Bir Dünya” İçin Buluştu

Türkiye İş Bankası tarafından düzenlenen “Daha Eşitlikçi Bir Dünya” paneli, farklı alanlarda önemli başarılar elde etmiş kadınların deneyimlerini aktarmalarına, bireysel gelişim ile toplumsal dönüşüm arasındaki ilişkinin farklı bir boyutta ele alınmasına vesile olmak amacıyla dört yıldır düzenleniyor. Bu yılki etkinliğin Beslenme uzmanı, FAO Gıda Şampiyonu, The Godwild Kurucu Ortağı Dilara Koçak’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Dönüşüm: Topraktan Geleceğe” başlıklı ilk oturumunda sürdürülebilir yaşama yaptıkları katkılarla dikkat çeken konuşmacılar yer aldı. Antropolog ve Susuz Tarım Uzmanı Dr. Ece Aynur Onur ABD’deki akademik kariyerini bırakarak annesinin kuraklıkla mücadele eden köyünde başlattığı susuz tarım dönüşümünü anlatırken; Yazar ve İçerik Üreticisi Hale Acun Aydın sürdürülebilir yaşama geçiş için küçük adımların önemine değindi. Şef, Youtuber ve Yemek Yazarı Refika Birgül ise gıda israfının önlenmesine yönelik çalışmaları hakkında bilgi verdi. Gazeteci Gülay Afşar moderatörlüğündeki “Kendi Hikâyesini Yazanlar” oturumunda Seraf Restoran Kurucu Ortağı ve Şefi Sinem Özler kadın şef olarak bazı zorluklar yaşamış olsa da emek ve istikrarın iyi bir yere gelmek için büyük önem taşıdığını anlattı. Teknolojide Kadın Derneği Kurucusu ve Eş Başkanı Zehra Öney kadınların teknolojide ve yaşamın her alanında daha etkin roller üstlenmesinin önemine dikkat çekti. Menstrüel ürün pazarında faaliyet gösteren Beije markasının kurucusu ve CEO’su Doruk Akpek de kadınlara yönelik bir alanda başladığı girişim yolculuğunda karşılaştığı önyargılara değindi. SosyalBen Vakfı Kurucusu ve Avrupa Konseyi Sivil Toplum Masası Daimi Komite Üyesi Ece Çiftçi Taurin moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Sınırların Ötesinde” oturumunda Ödüllü Oyuncu Fadik Sevin Atasoy Türkiye’nin ilk kadın samurayı olma sürecinde yaşadığı değişim ve dönüşümleri anlatırken; Olimpiyat, Avrupa, Dünya Şampiyonu Milli Boksör Busenaz Sürmeneli başarılarındansa yenilgilerinin kendisi için daha öğretici olduğunu söyledi. Dijital Sanatçı Ecem Dilan Köse de dijital sanat alanında Japonya’ya uzanan başarılı kariyer yolculuğunu aktardı. Oggusto’nun kurucusu Özlem Güsar’ın moderatörlüğündeki kapanış oturumunda ise Future & Bright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula beyaz yakalı kadınlar arasında yaptıkları araştırmanın Türkiye’de kadınlar için bir potansiyel sorununa değil bir sistem sorununa işaret ettiğini belirtti. Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Başkanı Emine Erdem kız çocuklarının doğru rol modellerle yönlendirilmesinin önemine işaret etti. PANEL KONUŞMALARI Dönüşüm: Topraktan Geleceğe Panelin “Dönüşüm: Topraktan Geleceğe” oturumu Beslenme Uzmanı, FAO Gıda Şampiyonu ve The Good Wild Kurucu Ortağı Dilara Koçak moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Toprağın, suyun, havanın hasta olduğu bir ortamda insanların iyi olmasının mümkün olmadığını söyleyen Koçak, “Karnımızı doyuramadığımız, gıdaya erişemediğimiz bir ortamda barış, istihdam, eşitlik, eğitim de olmaz. Hem kendimizi hem geleceği iyi beslemek konusunda dönüşüm yaratmış kadınların hikayeleri bu açıdan çok ilham verici” diye konuştu. Antropolog ve Susuz Tarım Uzmanı Dr. Ece Aynur Onur, ABD’de akademik kariyerini sürdürürken dedesinin vefatının ardından annesinin doğduğu köye döndüğünde, köyün adeta savaşa maruz kalmış gibi bir yıkıntıya uğradığını gördüğünü belirterek, şöyle konuştu: “Burada birileri bir şeyler yapmalı, biz yapmazsak kim yapar diye düşündüm. Kullanılabilir suyun yüzde 80’inin tarımda kullanıldığını, bu suyun neredeyse yarısının da israf edildiğini öğrenince su kullanmadan üretim yapabilir miyiz diye yola çıktık. Önce kuraklık canavarıyla savaşmaya çalıştım ama fark ettim ki kuraklıkla savaşamam. Doğayla barışırsam savaşmama da gerek kalmayacak. Akademik araştırmalarımı Anadolu kadınlarının kadim bilgisiyle birleştirince dönüşüm başladı. Bugün köyde Toprağın Melekleri kolektifiyle 42 çeşit tıbbi aromatik bitki, 6-7 çeşit baharat ve çay üretimini zehirsiz ve sulama olmadan yapıyoruz. Bugün gençlerin susuz tarıma ilgi duyduğunu görmek; köyde tekrar istihdam yaratmak, gençlerin, çocukların cıvıltılarını duymak çok güzel.” Yazar ve İçerik Üreticisi Hale Acun Aydın, sadeleşme yolculuğunda öncelikle kişinin kendisinden ve evinden başlaması gerektiğini belirterek, “Sürdürülebilirlik sadece bireyle ilgili bir süreç değil ama devletler ve kurumların yanında bireylerin de yapabilecekleri var. Akıllara bir fikir düşürmek ve yüzde 5-10 değişim bile değerli. Eşyaları azaltınca evlerimizdeki alan artıyor. Evi derleyip toplamak, hayatla ilgili işleri yönetmek pratiklik gerektiriyor, eşyaları azaltmak bu pratikliği getiriyor ve zaman kazandırıyor. Gereksiz alışverişlerin daha fazla farkına vardığınızda eşya değil deneyimi önceliklendiriyorsunuz böylece para kazanıyorsunuz. O yüzden sadeleşmek aslında zenginleştiriyor” dedi. Şef, Youtuber ve Yemek Yazarı Refika Birgül ise, gıda kaybına dikkat çektiği konuşmasında “100 birim üretim yapıyorsak 25’ini yiyoruz, geri kalanı israf oluyor. Ancak burada değişim kesinlikle mümkün. Bunun için doğru satın alma ve saklama, bozulan ürünleri anlama, bozulduysa dönüştürme ve değerlendirme yollarını da içeren 9 adımdan oluşan bir rehber oluşturduk” dedi. Kurtuluşun topraktan olduğuna inandığını söyleyen Birgül, “Youtube kanalımızın adı Yemek Okuluydu; hedefim onu yavaş yavaş Tarım Okuluna çevirmek, toprağa dönmek ve bu yolculuğu daha iyi anlayarak matematikselleştirip, başkalarına da anlatabilmek” diye konuştu. Kendi Hikayesini Yazanlar Seraf Restoran Kurucu Ortağı ve Şefi Sinem Özler, yeme-içme sektörüne yönetici olarak başladığını ve hayatın evrilmesiyle restoranda şef olduğunu anlatarak, şunları söyledi: “Aslında yemek yapmakla ilgili bir eğitim almadım. Öğrendiklerim annemin evde öğrettiklerinden ibaretti. Bir nevi okyanusta çırpınarak yüzmeyi öğrendim. İlk zamanlar elbette kadın şefe pek alışkın olunmadığı için meraklı gözleri, ataerkil yaklaşımı hissettim. Halbuki mutfakta cinsiyetin değil emeğin ve istikrarın yarışması gerekiyor.” Kadınların görünür olmasının, tabuları yıkmalarının kendi ellerinde olduğunu ifade eden Özler, kadınların hayallerini gerçekleştirdiği süreçte emek ve istikrarın yanı sıra hiç vazgeçmemenin çok büyük önem taşıdığını, ancak bu yaklaşımla kadınların toplumda iyi bir yerlere gelebileceğini vurguladı. Teknolojide Kadın Derneği Kurucusu ve Eş Başkanı Zehra Öney de bir insanın en büyük gücünün anlık değişim, dönüşümle uyum sağlayabilmesi olduğuna dikkat çekerek, “Ben 12 yıl kadar turizm alanında çalıştıktan sonra bir GSM şirketinde çalışmaya başladım. Sürekli öğrenip gelişmek, hiçbir riskten ve sorundan korkmamak sayesinde bambaşka bir sektöre geçiş yapabildim” dedi. Öney, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Biz artık bir teknoloji servisi ya da ürün çağının içinde değil yepyeni bir sistemin içindeyiz. Bunu öğrenmek yetmeyecek, içini dizayn etmemiz gerekecek. Kadınlar da sadece teknolojik değil toplumsal, psikolojik, felsefi bütün unsurların bir araya toplandığı etik dizaynın yaratıcıları olmalı. ‘Ben bunu öğreneyim’ yaklaşımı yerine tavır değiştirip, “yardım etmeyelim, biz kadınlar olarak kolları sıvayalım, bu konuyu gerçek bir konu olarak üstlenelim” demeliyiz. Binlerce yapay zekâ aracına verdiğimiz bilgiler yarın insanlar açısından etik sorunlar yaratabilir. O yüzden sadece öğrenmekle kalmayalım yapay zeka dünyasında etik kısmın dizaynında da çalışalım.” Menstrüel ürün pazarında faaliyet gösteren Beije markasının kurucusu ve CEO’su Doruk Akpek de özellikle bir erkek olarak kadınlara yönelik bir alanda girişim yolculuğuna başladığında etrafında birçok kişinin bu durumu anlamlandıramadığını, garipsediğini söyledi. İyi bir ekiple ürünü ortaya çıkarıp hangi noktalarda farklı oldukları bilinir hale geldikçe olumlu geri dönüşler aldıklarını belirten Akpek, “Şirketimizde çalışanların büyük çoğunluğu kadınlardan oluşuyor. Zaten cinsiyetten bağımsız bir iş ortamı söz konusu olduğunda, insana ‘kadın’ veya ‘erkek’ değil de ‘insan’ olarak yaklaştığınızda sorunlar da azalıyor” diye konuştu. Sınırların Ötesinde “Sınırların Ötesinde” oturumunun moderatörlüğünü üstlenen SosyalBen Vakfı Kurucusu ve Avrupa Konseyi Sivil Toplum Masası Daimi Komite Üyesi Ece Çiftçi Taurin, “Sınırları aşmak derken hem uluslararası düzeyde başarılara imza atmak hem de kadınların önüne konulan sınırların ötesine geçmekten bahsediyoruz. Sınır dediğimiz şey bazen kendi içimizde başlıyor ama bunları aşmak da kadınların süper güçlerinden biri. Bunu çoğu zaman normalleştiriyor olsak da günlük hayattan kariyere kadar bu süper güç hepimizin omuzlarında” dedi. Ödüllü Oyuncu ve Türkiye’nin ilk kadın samurayı Fadik Sevin Atasoy, kendisini bir arketip olarak tanımladığı konuşmasında, “Ben farklı coğrafya ve zaman dilimlerinde birbirlerinden habersiz olmasına rağmen aynı onurlu duruşu paylaşan kadınların bir arketipiyim. Tarihin bir döneminde feodal bir coğrafyada savaşa giden kadınlar varken, başka bir zamanda Anadolu’da sırtında bebeğiyle cephane taşıyan kadınlar vardı. Bu kadınlar ortak bir duruş sergilediler” dedi. İçindeki bu arketiple tanışmasının vücudunda yayılmaya hazır bir tümör bulunduğunu haber almasının ardından gerçekleştiğini söyleyen Atasoy, samuray eğitimi ve sonrasındaki dönüşümünü şöyle anlattı: “16 onurlu duruşu olan kadın ile eğitim alırken 4,5 yıllık kanser mücadelemi kimseyle paylaşmamıştım. Son gün zihnim ve bedenim arasında bir mücadele başladı. Sınırları aşmak uğruna kendi sınırlarımı ihlal mi edecektim? Gerçeğimi reddetmedim, daha fazla devam edemeyeceğimi söyleyip bir ağaç gölgesinin altına oturdum. Ne kadar kırılgan, zaafları olan, yardıma muhtaç biri olduğumu o ağacın altında anladım. Gerçek gücüm kırılganlığımda, onu reddetmekte değil kabullenmekte saklıydı.” Olimpiyat, Avrupa, Dünya Şampiyonu Milli Boksör Busenaz Sürmeneli ise, acının insanın hayatındaki yol gösterici rolüne işaret eden konuşmasında, “Doktora omuzum ağrıyor dediğimde, ‘Sınırını bilmemişsin, çok zorlamışsın’ demişti. Sonrasında yine çok zorladım. Üç ameliyat geçirdim. Şimdi sınırımı biliyorum. Bence hem psikolojik hem fiziksel anlamda acı hepimiz için bir yol arkadaşı. Nerede durmamız nerede harekete geçmemiz gerektiğini söylüyor” diye konuştu. Öte yandan acısız başarının da mümkün olmadığını; en büyük madalyalarını en kötü yenilgilerine borçlu olduğunu söyleyen Sürmeneli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ringe çıkıyorsun ve tek başınasın. Gününde olmayabilirsin, yenilebilirsin. Sonuçta hepimiz insanız, duygularımız var ama anda kalmak önemli. Kazandıklarımın değil kaybettiklerimin bana çok şey öğrettiğini düşünüyorum. Tokyo’da olimpiyat şampiyonu oldum. O zaman bu yolun güzelliğini anlayamamıştım. 2024 Paris Olimpiyatları’nda yenildim. Soyunma odasına gittim, ağladım, dışarıda ekibim bekliyordu. 17 senelik hocama sarıldım ve ‘Şu an ağlıyorum ama bu yenilgiden çok şey kazandığımı biliyorum’ dedim. 4 ay sonra da dünya şampiyonu oldum. Önemli olan düşmek değil tekrar tekrar kalkmayı bilebilmektir.” Dijital Sanatçı Ecem Dilan Köse, sanat dünyasını “sanatçı arkadaşlarıyla yarışmadığı, sadece herkesin farklı olduğu bir ortam” şeklinde gördüğünü belirterek, “Bizim kariyerimizde bir sergiyle kendinizden vazgeçersiniz, diğer serginizde yeniden inşa edersiniz. Yakın zamanda bir sergi yaptım. Orada bir Ecem’i bitirdim, bir Ecem’i gösterdim, bir sonrakinde yeniden bir Ecem kuracağım. Ben, daha iyi bir dünya olabileceğine inanıyorum. Teknolojinin yanında ve karşısında insanın nereye gideceğini düşündüğüm genel bir bakışla eserlerimi üretiyorum. Daha iyi bir insan topluluğu için daha iyi bir dünya kurulabilir gibi bir niyetle kendi sanatımı yapıyorum” diye konuştu. Son kişisel sergisini Japonya’da gerçekleştirdiğini ve burada teknoloji ile samimiyet arasındaki ilişkiyi sorguladığını aktaran Köse, Samimiyeti Japonya’da aradığım bir sergi yaptım. Kültürlerinde bunu saklamak var. O yüzden termal kameralarla çektiğim günlük hayat fotoğraflarını sergiledim. En sonunda bilgisayarımı da çekmeye başladım çünkü o da ısınıyordu. Böylece insan ve teknoloji arasında birbirine dönen, birbirini sorgulayan bir sergi oldu” dedi. Kız çocukları için doğru rol modellerin önemi Future & Bright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula da Oggusto’nun kurucusu Özlem Güsar’ın moderatörlüğündeki kapanış oturumunda yaptığı konuşmada, beyaz yakalı kadınlar arasında bir araştırma yaptıklarını belirterek, araştırmaya ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Araştırmaya katılan beyaz yakalı kadınların %73’ü ‘cinsiyet eşitliği yok’, %75’i ‘şirketimin sistemi erkeklere göre kurulmuş’, %72’si ‘hayatımın en az bir mülakatında cinsiyetçi sorularla karşı karşıya kaldım’, %40’ı çocuk sahibi olmam kariyerimi ciddi şekilde etkiledi’ dedi. İstifa edenlerin %25’i ‘erkek sisteminden dolayı istifa ettiğim için ‘istifa ettim’ gibi değil ‘istifa ettirildim’ gibi hissettim’ düşüncesinde. Ayrıca yükselen kadınların önemli bir kısmında sistemin cam tavanlarını yıkmak için erkek mentöre destek duyulmuş.” Abdula, bu sonuçlara bile bakıldığında Türkiye’de çok net bir şekilde kız çocukları ve kadınlarla ilgili bir potansiyel sorunu değil sistem sorunu olduğunun görüldüğünü, bu konuda daha güçlü bir dayanışmaya ihtiyaç olduğunu vurguladı. Türkiye’deki doğurganlık oranlarıyla ekonominin erkek işgücü üzerine oturtulamayacağını, sitemin sürdürülebilirliği için çok hızlı bir şekilde kadın istihdamının %50’lere çıkarılması gerektiğini ifade eden Abdula, şirketlerden önce evlerde özellikle iş yükü, çocuk bakımı gibi konularda sosyolojik bir dönüşümün şart olduğunu söyledi. Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Başkanı Emine Erdem de kız erkek fark etmeksizin her çocuğun hayal kurma potansiyeliyle doğduğunu, ancak bu potansiyelin sürdürülebilirliğinin büyük ölçüde çevre etkenlerine bağlı olduğunu söyleyerek şöyle konuştu: “Süreç içerisinde kız çocukları okula başladığında bir yerde sistematik olarak başarı/başarısızlıklar, doğru/yanlışlar derken yavaş yavaş geriye çekilme oluyor. Doğal öğrenme sürecinde aslında ‘yapabilirim’ diye başlıyor, ‘ama’larla kitleniyor, öz yeterlilik dediğimiz duygu yavaş yavaş yok oluyor. Bu nedenle doğru rol modellerin mutlaka kız çocuklarını yönlendirmesi çok önemli. Sıkıştığında kendini güvenli alanlara kaydırıyor, kendi sınırlarını koyuyor. Böylelikle ‘ben ancak bu kadarını yapabilirim’ gibi yaklaşımla toplumsal algı kodlamaları oluyor. Sistem eşit bir güven zemini oluşturmuyorsa bireysel cesaret yavaş yavaş yorgunlaşıyor, kırılıyor.” Hiçbir zaman umutsuz olmadıklarını dile getiren Erdem, “Özellikle eşit koşullar, destek mekanizmaları sağlandığında kadınların yapamayacağı hiçbir şey olmadığına inanıyoruz. Yeter ki eşitlik politikalarını içselleştirelim. Sorunumuz kültürel kodlamalarda ve bunlar için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arzu Sabancı MAG Mart Sayısında Başarı Yolculuğunu Anlattı Haber

Arzu Sabancı MAG Mart Sayısında Başarı Yolculuğunu Anlattı

Başarı Zamanla İnşa Edilir Tekstilden sanata, farklı sektörlerde imzası bulunan Arzu Sabancı, başarı yolculuğunda en çok hangi deneyimlerden ders aldığını şöyle özetliyor: "İlgi duyduğum, kalbime dokunan alanlarda çalışmaya ve üretmeye özen gösterdim. Hangi alanda olursam olayım, önce öğrenmeyi, gözlemlemeyi ve çalışmayı merkeze aldım. Gerçek başarı, zaman içinde inşa edilen ve içi doldurulmuş bir yolculuk. Öğretici olan tarafı da şu oldu: Her şey zaman istiyor. Emek vermeden, öğrenmeden, sabretmeden hiçbir şey kalıcı olmuyor." Sabancı, isimlerin kapıları açabileceğini, ancak kalıcı olmanın ve işin arkasında durabilmenin emek ve sabır gerektirdiğine dikkat çekiyor. Samimiyet ve Acele Etmemek Hayatında ödün vermediği prensipleri sorulduğunda Arzu Sabancı, samimiyetin ve acele etmemeyi öğrenmenin öncelikli olduğunu vurguluyor: "Göründüğüm gibi olmayı çok önemsiyorum. Söylediğimle yaptığımın aynı yerde durması benim için çok kıymetli. Hayatta bazı şeylerin olgunlaşması gerekiyor; zorlamadan, zamanı gelince…" Çağdaş Kadın Profiline Bakış Sabancı’ya göre çağdaş kadın, kendini tanıyan ve ne istediğini bilen bir kadın olmalı, aynı zamanda nereden geldiğini de unutmamalı. Eğitim, merak ve cesaretin eşit derecede önemli olduğunu belirtiyor: "Kadın kendi ayakları üzerinde durabildiğinde, hem hayatla hem çevresiyle hem de ailesiyle daha sağlıklı bir ilişki kuruyor." İş Dünyasında Kadın Olmak Bir kadının iş dünyasında karşılaştığı en büyük bariyerin, kadınların kendilerine karşı fazla acımasız olmaları olduğunu belirten Sabancı, şunları ekliyor: "Hep daha fazlasını yapmaya çalışıyoruz. Zamanla öğrendim ki her şeyi aynı anda mükemmel yapmak zorunda değiliz. Elimden gelenin en iyisini yapıp, gerisini zamana bırakmayı öğrendim." Sosyal Sorumluluk ve Hayat Dengesi Sosyal sorumluluk projeleri, iş ve aile hayatı arasındaki dengeyi açıklarken Sabancı, günlük olarak önceliklerini kalbine göre belirlediğini ifade ediyor: "Denge dediğimiz şey her gün yeniden kurulan bir şey. O gün kalbim nereye daha çok ihtiyaç duyuyorsa, oraya yöneliyorum." 8 Mart Mesajı 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle tüm kadınlara iletmek istediği mesajını ise şöyle özetliyor: "Hayatınızın başrolü sizsiniz. Kendinize karşı şefkatli olun. Hayallerinizden vazgeçmeyin ve ertelemeyin. Birbirimizi desteklediğimizde her şey çok daha kolay ve güzel oluyor. Gücünüzü başkalarının beklentilerinden değil, kendi potansiyelinizden alın." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’in Yeni Başlangıçlara Açılan Kapısı: Meslek Fabrikası Haber

İzmir’in Yeni Başlangıçlara Açılan Kapısı: Meslek Fabrikası

İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası kurulduğu günden bu yana 29 merkezde, 5 bin 800 kursta, tam 145 bin 77 kursiyere umut oldu. Kursiyerlerin kimi istihdam kapısını araladı, kimi kendi işini kurdu. Tarihi binadaki Halkapınar Kurs Merkezi ise adeta tarih yazdı. 2016’dan bu yana 531 kurstan 13 bin 149 kursiyer mezuniyet belgesi aldı. Meslek Fabrikası’nda açılan yeni bir kapı da Dijital Gençlik Merkezi oldu. Halkapınar Kurs Merkezi’nde yer alan merkezde 2025 yılının şubat ayından bu yana 385 genç, geleceğin dünyasına dijital yetkinliklerle hazırlandı. İzmir’in iş, aş ve umut üreten fabrikası, merkezi Halkapınar Kurs Merkezi’nde bulunan İstihdamı Geliştirme ve Destekleme Birimi aracılığıyla da 37 bin 44 kişiyi açık iş ilanı bulunan firmalara yönlendirdi. Bu kapsamda 2 bin 694 kişi hayata yeni bir başlangıç yaptı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası Şube Müdürlüğü’nün en büyük motivasyonu ise rakamlar değil, hayatlarına dokundukları İzmirliler oldu. “Sağlanan fayda, başarı hikâyelerinde gizli” Meslek Fabrikası Şube Müdürü Zeki Kapı, “Merkezlerimizde 35 alan, 215 farklı branşta mesleki ve teknik eğitim faaliyetlerini sürdürüyoruz. Halkapınar Kurs Merkezi, bize ait merkezlerden sadece bir tanesi ancak bizim en merkezi noktamız. Burası 10 yıldır kentin istihdamına katkı sağlıyor. Aynı zamanda en fazla branşta kurs verdiğimiz merkez olma özelliğine sahip. Barista, pastacılık, ileri Excel, ön muhasebe, mülakat teknikleri, tekstil gibi branşlarda eğitimlerimiz aktif bir şekilde devam ediyor. Çalışmalarımızı genç ve kadın kursiyer odaklı sürdürüyoruz. Meslek Fabrikası olarak sadece eğitim vermiyoruz, yurttaşlarımızın iş hayatına katılımını destekliyor ve yönlendirici faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. ‘Meslek Fabrikası’ndan kaç kişi faydalanıyor?’ sorusunun cevabı, bu zamana kadar Meslek Fabrikası’ndan mezun olan yurttaşlarımızın başarı hikâyelerinde ve sınıflarda gizli” diye konuştu. “Yaptığımız işin karşılığını görüyoruz” Meslek Fabrikası’nda çok sayıda başarı hikâyesi yazıldığını ifade eden Kapı, “Örneğin barista kursu mezunumuz, kendi işletmesini açıp sınıf arkadaşlığı yaptığı üç kursiyere de istihdam sağladı. Ekip arkadaşları olarak yaptığımız işin karşılığını görebildiğimiz bir alanda çalışıyoruz. İzmirli bir yurttaşın Meslek Fabrikası kapısından içeri girip eğitimlerden sonra yazdığı öyküyü takip edebiliyoruz. Özellikle kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımı çok kıymetli. Hepsini birer başarı hikâyesine dönüştürmeyi hedefliyoruz” dedi. “Meslek Fabrikası Köy Enstitüleri gibi” Uzun yıllar İstanbul’da dizi ve filmlerde cast direktörlüğü ve sanat asistanlığı yapan Ecenur Meşe, “Kahve benim için bir tutkuydu. İzmir’de Meslek Fabrikası’nın barista kursunu bitirdim. Kahveyle ilgili atölyelere de katılmaya devam ediyorum. Almanya’ya taşınıp orada kafe açma planım var. Burasının en güzel avantajlarından biri de bu kurs sertifikasının yurt dışında da geçerli olması. Bu sayede Almanya’da da sertifikamı kullanabilirim. Nasıl daha önce Köy Enstitüleri varsa ve insanlar kendilerini birçok konuda geliştirebildiyse Meslek Fabrikası’nın amacı da aynı şekilde. Çok güzel eğitimler veriliyor, alınan sertifikalarla çok güzel iş yerleri açılabiliyor” ifadelerini kullandı. “Meslek Fabrikası ile iki altın bilezik taktım” Tekstil mühendisliği bölümü mezunu Korhan Şen isimli kursiyer de “Ben İstanbul’da yaşıyordum. Bir süredir İzmir’de ailemin yanında kalıyorum. Meslek Fabrikası’nı zaten biliyordum. İkiz kardeşimle birlikte bana uygun kurslara baktık. İlk olarak barista eğitimi aldım, ardından tekstil kursuna başladım. Tekstil benim mesleğim ama hiç bu kadar uygulamalı olarak bir süreç geçirmemiştim. Okulda genelde teorik eğitim alıyorduk fakat dikiş konusunda uygulamalı daha çok burada çalışabildim. İki kursa da gittiğim için şu an benim için iki alternatif meslek var. İki kurstan da çok şey öğrendim. Hem kahve sektörü hem de tekstil sektöründe inovatif fikirlerim oluştu. İki altın bilezik takmış oldum. Meslek Fabrikası, bizim için umut vaat eden bir seçenek. Ülkemizde genç nesil Meslek Fabrikası’na katılarak istedikleri alanda kendilerini geliştirebilir ve meslek edinebilir. Bu konuda istihdam kapısı da açık” diye konuştu. “Meslek edinmek için bir adım” Ön muhasebe kursuna katılan Güner Yıldız ise “Daha önce lojistik sektöründe çalıştım ancak sağlık sorunlarım nedeniyle işimi bırakmak zorunda kaldım. Meslek Fabrikası’nı zaten biliyordum ve ilgimi çekiyordu. Mesleki olarak burada fazlasıyla gelişebileceğimi gördüm ve buraya başvurmak istedim. Muhasebe sektörü çok geniş bir alan olduğu için bu kursu tercih ettim. Kurs çok iyi gidiyor. Buradan çıktığımda muhasebeci olarak çalışmak için yeterli olacağım. Çünkü hocalarımız çok detaylı bilgi veriyor. Meslek Fabrikası’nın kalifiye olmak için yeterli olduğunu, meslek edinmek için bir adım olduğunu gördüm” sözlerine yer verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.