Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kadın Çiftçi

Kapsül Haber Ajansı - Kadın Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İş Bankası ve FAO Ortaklığıyla Çiftçi Kadınlara Destek Haber

İş Bankası ve FAO Ortaklığıyla Çiftçi Kadınlara Destek

Tarım ve gıda sektöründeki üretici kadınlar hem kırsal kalkınmada ve ülkemizin gelişiminde hem de gıda güvenliğinin sağlanmasında etkin rol oynuyor. İş Bankası ve FAO, BM tarafından “Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı” ilan edilen 2026’da toprağı emekle yoğuran, üretime yön veren çiftçi kadınları desteklemek amacıyla bir iş birliği başlattı. İş birliğinin tanıtımı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftasında İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, çiftçi kadınlar, kooperatif ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirildi. İş birliği ile “Güçlü Kadınlar, Dönüşen Tarım-Gıda Sistemleri” başlığıyla ülkemizin dört bir yanında “Yeni Nesil Çiftçi Kadın Buluşmaları” düzenlenerek, üretici kadınlara eğitim ve dijital satış desteği sunulacak. Bursa ile başlayan buluşmalar ülkemizin diğer bölgelerinde de devam edecek. Kadınların güçlenmesi, yalnızca bir eşitlik meselesi değil; aynı zamanda kalkınmanın da anahtarı… İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz konuya ilişkin değerlendirmesinde, BM tarafından 2025’in “Kooperatifler Yılı”, 2026’nın ise “Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı” ilan edilmesinin kadınların tarımdaki rolünün artık görünür kılınması, güçlendirilmesi ve sürdürülebilir biçimde desteklenmesi ihtiyacını açık bir şekilde ortaya koyduğunu ifade etti. Ülkemizde tarım sektöründe emek veren yaklaşık 5 milyon kişinin 2 milyonunu kadınların oluşturmasına rağmen, çiftçi kayıt sisteminde kadınların oranının yalnızca yüzde 15 seviyesinde bulunduğunu belirten Sezgin Yılmaz, “Kadınların üretimdeki bu güçlü varlığının finansmana, pazara ve bilgiye erişimle desteklenmesi; hem kırsal kalkınmanın güçlenmesi hem de sürdürülebilir tarımsal üretimin gelişmesi açısından büyük önem taşıyor” dedi. Bu anlayışla stratejik öncelik verdikleri sektörlerden olan tarımda ihtisas şubeleri, çiftçi buluşmaları, finansal, zirai ve ekolojik okur-yazarlık eğitimleri; Pazarama ve İmeceMobil gibi iştiraklerle sunulan pazarlama ve teknolojik destekler ile üreticilerin yanında yer aldıklarını söyleyen Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugüne kadar yürüttüğümüz Yeni Nesil Çiftçi Kadın Buluşmaları’nı FAO’nun ülkemizde yürüttüğü Kooperatif Destek Programı ile iş birliği yaparak yeni bir konseptle hayata geçiriyoruz. Böylece kadın liderliğindeki kooperatiflerin dijital pazarlara erişimini güçlendirmeyi, teknik ve yönetim kapasitelerini artırmayı ve başarı hikâyelerini daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefleyen yeni bir sürece adım atıyoruz. Kadınların öncülük ettiği kooperatifler büyüdükçe, sadece üretim değil; köyler, yerel ekonomiler ve toplumsal dayanışma da güçleniyor. Gençler yeniden tarıma yöneliyor, yerel markalar doğuyor, kırsal yaşam yeniden ayağa kalkıyor. Kadınların toprağa kattığı değerin, ülkemizin geleceğine yapılan yatırım olduğuna inanıyoruz. Bu yolculukta kadınların yanında yürümekten, onların hikâyelerine ortak olmaktan ve bu dönüşümün bir parçası olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Kadınların güçlenmesi, yalnızca bir eşitlik meselesi değil; aynı zamanda kalkınmanın da anahtarı.” Kadınlar sadece üretim yapan değil, markasını yöneten, dijital pazarda aktif girişimciler… FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık ise, bu iş birliğiyle kadınların üretip, işleyip, paketleyip, satıp yönettiği ama en az kazanan ve en geç görünür olduğu dengeyi değiştirmeyi amaçladıklarını belirterek, “Tarım-gıda sistemini dönüştürmek istiyorsak kadınları merkeze koymak zorundayız. İş Bankası ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’na giden süreçte somut bir adım. Birçok ülkede tarım, kadınlar için erkeklere kıyasla daha kritik bir geçim kaynağı. Üstelik aynı büyüklükteki arazileri yönettiklerinde dahi çiftçi kadınlarda verimlilik farkı ortalama yüzde 24 oluyor. Aşırı sıcak geçen her gün, çiftçi kadınların ürettiği mahsullerin toplam değerini erkeklere kıyasla yüzde 3 oranında daha fazla düşürüyor. İstihdam, eğitim ve gelirdeki cinsiyet farklarının azaltılması ise gıda güvensizliği farkının yüzde 52’sini ortadan kaldırabilir. Bu rakamlar bize kadınların üretim kapasitesinin, pazara erişiminin ve gelir imkanlarının güçlendirilmesinin yalnızca sosyal bir gereklilik değil, ekonomik ve yapısal bir zorunluluk olduğunu gösteriyor” diye konuştu. Bu süreçte kadın kooperatiflerinin önemine işaret eden Selışık, “Kadın kooperatifleri yalnızca üretim yapmıyor. Yerel ekonomiyi ayakta tutuyor, geleneksel bilgiyi koruyor, ailelerin geçimini sağlıyor ve aslında kırsalın sosyal dokusunu güçlendiriyor” dedi. Kadınların pazar erişimi ve toplu pazarlık kapasitesini güçlendiren çözümlerin, kırsaldaki kadınların ekonomik haklarından daha adil şekilde faydalanmasına katkıda bulunacağını söyleyen Selışık, sözlerini şöyle sürdürdü: “FAO’nun desteklediği kooperatif programı tam da bu amaca hizmet ediyor. FAO olarak bizler kadınların teknik kapasitesini güçlendiriyoruz. İş Bankası da kadın kooperatiflerine güçlü bir dijital satış ağı ve görünürlük penceresi açıyor. Kadın üreticiler artık sadece üretim yapan değil, markasını yöneten, hikayesini anlatan, dijital pazarda aktif rol alan girişimciler haline geliyor.” Eğitimden dijital pazara her aşamada üretici kadınların yanında Program ile kooperatifler yalnızca üretim aşamasında değil; ürün geliştirmeden satışa uzanan tüm süreçlerde desteklenecek. Kadın kooperatiflerine; gıda güvenliği, mevzuata uyum ve izlenebilirlik, markalaşma ve ürün tasarımı, ambalaj ve lojistik yönetimi, dijital, zirai ve finansal okuryazarlık, sosyal medya yönetimi konularında eğitimler verilecek. Eğitim sürecini tamamlayan kooperatifler, ilk etapta FAO’nun Kooperatif Destek Programı için geliştirilen Hepyerinden Dijital Platformu’na entegre edilecek. Platforma dahil edilen kooperatiflerin ürünleri, İş Bankası’nın iştiraki olan e-ticaret platformu Pazarama aracılığıyla ülke çapında satışa sunulacak; üreticilerin kalite ve gıda güvenliği standartları güçlendirilecek ve Pazarama’nın kampanya ve görünürlük desteği sayesinde ürünler daha geniş tüketici kitlelerine ulaşabilecek. Süreçte “Çiftçi Kadın Hikâyeleri” başlığı altında kısa video ve dijital içerikler hazırlanacak. Eğitim sürecine katılan ve dijital pazara entegre edilen kooperatiflerin dönüşüm hikâyelerinin yer verileceği bu içerikler, kadın üreticilerin marka bilinirliğinin artmasına katkı sağlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yıldız Holding, Fırsat Eşitliği ile Büyüyor Haber

Yıldız Holding, Fırsat Eşitliği ile Büyüyor

Yıldız Holding Kadın Platformu ev sahipliğinde, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Çamlıca Kampüsü’nde düzenlenen buluşmada Holding’in fırsat eşitliği odaklı performansı ve bu yönde attığı somut adımlar paylaşıldı. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü toplantının açılışında yaptığı konuşmada, “Biz Yıldız Holding’de, çalışma arkadaşlarımızdan tedarikçilerimize, girişimcilerden çiftçilere uzanan çok geniş bir ekosisteme dokunan bir grubuz. Bu yapının sürdürülebilir, güçlü ve sağlıklı kalabilmesinin ancak herkes için adil fırsatlar sunmakla mümkün olduğuna inanıyoruz. Tam da bu sebeple Yıldız Holding’de fırsat eşitliği, yan yana durduğumuz bir kavram değil; birlikte yürüdüğümüz bir yol arkadaşımız” dedi. Yıldız Holding, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Çamlıca Kampüsü’nde düzenlediği etkinlikte, fırsat eşitliği odaklı çalışmalarını ve sosyal etki çalışmalarına dair somut adımları paylaştı. Yıldız Holding Kadın Platformu’nun fırsat eşitliğini yalnızca kurum içinde değil, tüm değer zinciri boyunca yaygınlaştırma yaklaşımıyla Çamlıca Kampüsü’nde gerçekleşen buluşmanın açılışını Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü gerçekleştirdi. Fırsat Eşitliği: Niyet değil, ölçülebilir sonuçları olan kurumsal bir gerçeklik Fırsat eşitliğinin Yıldız Holding için bir “niyet” değil, ölçülebilir sonuçları olan bir kurumsal gerçeklik olduğunun altını çizen Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü şöyle devam etti: “Yıldız Holding’de yaptığımız her işin merkezinde, 82 yıl önce temelleri atılan “Mutlu Et, Mutlu Ol” yaklaşımımız var. Ürettiğimiz her ürünü, kurduğumuz her iş modelini, attığımız her stratejik adımı, insanlara ve hayata değer katmak için atıyoruz. Bugün fırsat eşitliği alanında yaptığımız çalışmalar da bu yaklaşımın en somut yansımalarından biri. Çalışma arkadaşlarımızdan tedarikçilerimize, girişimcilerden çiftçilere uzanan geniş bir ekosisteme dokunuyoruz. Bu büyük değer zincirinin sürdürülebilir ve güçlü kalabilmesinin ancak herkes için adil fırsatlar sunmakla mümkün olduğuna inanıyoruz. Yetenekler, hayaller ve potansiyel aslında her yerde var. Önemli olan, bunların önündeki engelleri kaldıracak cesareti gösterebilmek ve o potansiyeli açığa çıkaracak ortamı oluşturabilmek. Yıldız Holding Kadın Platformu tam da bu bakış açısıyla yola çıktı. 2021’de kurulan bu platform, bugün artık sadece bir iç inisiyatif değil; söylemden iş ortamına ve tüm değer zincirimize uzanan, güçlü ve etkisi kanıtlanmış bir dönüşüm programı. Platformun çalışmalarını ve hayata geçirdiği projeleri ekosistemimizde kalıcı etki yaratacak stratejik bir katkı olarak görüyor, çok önemsiyor ve destekliyoruz.” “Bu beş yıllık yolculuğa baktığımızda, karşımıza çıkan tablo bizim için hem gurur hem de sorumluluk kaynağı” diyen Mehmet Tütüncü, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadın çalışan oranımızı %30’lu seviyelerden 2025 yılında %52’ye taşıdık. Yine 2025 yılında; terfi alan çalışanlarımız içinde kadınların oranı %65’e yükseldi. Fabrika ve mağazalarımızda görev yapan kadın çalışma arkadaşlarımızın oranı %54’e ulaştı. Ofis ve idari kadrolarımızda görev alan kadın çalışma arkadaşlarımızın oranı %37 seviyesinde. Yıl içinde yeni işe alınan çalışanlarda kadın oranımız %62. Halka açık şirketlerimizin yönetim kurullarının %24’ünü kadınlar oluşturuyor. Bu tablo fırsat eşitliğinin, Yıldız Holding’de artık sadece bir niyet değil, ölçülebilir sonuçları olan, kurumsal bir gerçeklik olduğunu gösteriyor.” Etkinlik, Yıldız Holding Kamu İlişkileri Genel Müdürü ve Kadın Platformu Elçisi Begüm Mutuş’un platformun çalışmalarını anlattığı sunumu ile devam etti. Mutuş konuşmasında şunları söyledi: “Kadın Platformu, 2021 yılında fırsat eşitliği ve kapsayıcılığı grup genelinde ortak bir kültür haline getirmek amacıyla kuruldu. 5 yıl önce bir imza ile başladık; bugün ise dünyada örnek gösterilen, etkisi global bir platform. 2026 vizyonumuz; fırsat eşitliğini, kapsayıcılığı ve sürdürülebilir refahı yalnızca kurum içinde değil, çalışanlarımız ve tüm paydaşlarımızla birlikte değer zinciri boyunca güçlendirerek sektörde öncü konumumuzu korumak ve toplumsal dönüşüme katkı sağlamayı sürdürmek. Bu fırsat eşitliği temelli yaklaşımın nesiller boyu sürdürülebilir olmasını hedefliyoruz.” Etkinlik kapsamında “Ekosistemi Fırsat Eşitliği ile Güçlendirmek” paneli de düzenlendi. Panelde, Yıldız Holding Perakende Grubu Kalite ve Ürün Güvenliği Direktörü Alev Yaman, pladis Birleşik Krallık ve İrlanda CMO’su Aslı Özen Turhan, Yıldız Holding Kurumsal Strateji ve M&A Başkanı Fezal Okur Eskil, Besler CMO’su Gülizar Öcal Doğan fırsat eşitliğini iş stratejilerinin merkezine yerleştiren çalışmaları ile ilham veren kariyer yolculuklarını katılımcılarla paylaştı. Buluşma, Dr. Gülseren Budayıcıoğlu ile gazeteci Elif Ergu’nun “Liderlik Yolculuğu Üzerine” sohbeti ile tamamlandı. Kadın Girişimcilere Destek Sürüyor, Etki Büyüyor Yıldız Holding Kadın Platformu’nun bu yıl altıncısını yayınladığı raporu da etkinlik kapsamında katılımcılarla paylaşıldı. Rapora göre 2025’te grubun öne çıkan verileri şöyle: ŞOK Marketler’in ŞOK’ta Ben de Varım projesiyle kadın üreticilere sağlanan ekonomik değer 25 Milyon TL oldu, 250 binin üzerinde ürün satışı gerçekleşti. Besler’in dondurulmuş gıdada lider markası SuperFresh’in yürüttüğü Tarımın Kadın Yıldızları projesiyle 2022-2025 yılları arasında kadın çiftçilerden 21 bin ton ürün alındı ve 168 Milyon TL ekonomik değer yaratıldı. Kadın çiftçi oranı yüzde 5'ten yüzde 27'ye yükseldi ve 4.000'i aşkın kadın çiftçiye yapay zeka, finansal okuryazarlık ve ekolojik okuryazarlık alanında eğitimler verildi. Ülker; tarımsal ham maddelerin sürdürülebilirliğine katkı sağlayan Fındıktan Fazlası ve Kakaodan Fazlası projeleriyle kadınların tarımsal üretimde liderlik rolünü üstlenmelerini ve ekonomik olarak güçlenmelerini desteklemeyi hedefliyor. Karadeniz bölgesindeki yarısını kadın çiftçilerin oluşturduğu “Fındıktan Fazlası” projesi iyi tarım uygulamaları eğitimleri ve çeşitli desteklerle devam ediyor. Fildişi Sahili’nde Earthworm Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirilen Kakaodan Fazlası projesi kapsamında kakao alımı yapılan bölgelerdeki çiftçilere tarımsal ormancılık ve iyi tarım uygulamaları eğitimleri veriliyor. Mobil sağlık hizmetlerinden de 2025’te kadın ve çocukların ağırlıklı olduğu 2500 kişi faydalandı.Türkiye genelindeki 2.500’e yakın SEÇ Market mağazasının yaklaşık yüzde 10’u kadınlar tarafından yönetiliyor.Yıldız Ventures, kurulduğu günden bugüne girişim sermayesi fon yatırımları aracılığıyla, kadın liderliğinde veya kadın ortaklığı bulunan 150’den fazla girişimi 6 milyon doları aşan yatırım büyüklüğüyle destekledi.Diğer yandan 2025 yılında JOB Talent programı kapsamında, staj sonrası kadroya alınan genç yeteneklerin %59’unu kadın çalışanlar oluşturdu. Şeffaflık ve İzlenebilirliğe Uluslararası Kuruluşlardan Takdir Gıda ve Perakende sektöründe Uluslararası EŞİT ÜCRET Derneği tarafından Eşit Ücret Sertifikası’na sahip ilk Holding olan Yıldız Holding, Eşit İşe Eşit Ücreti şeffaf ve izlenebilir kılmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıllarda London Business School’un vaka çalışması haline getirdiği Holding’in fırsat eşitliği odaklı rol model uygulamaları 2025 yılında ise Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) tarafından vaka analizi olarak yayınlandı. Yıldız Holding, dünya genelinde şirketlerin çeşitlilik ve kapsayıcılık alanındaki performansını ölçen ve bu değerleri iş süreçlerine başarıyla entegre eden şirketlerin belirlendiği DIAL Global Inclusion Index 2025’te dünya çapında ilk 50 şirket arasında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

1000 Çiftçi 1000 Bereket Programı, Kadın Çiftçi Modülü ile Tarımın Geleceğine Yön Veriyor Haber

1000 Çiftçi 1000 Bereket Programı, Kadın Çiftçi Modülü ile Tarımın Geleceğine Yön Veriyor

Cargill’in çiftçilerin refahını ve ürünlerinin verimini artırmak, onarıcı tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla başlattığı 1000 Çiftçi 1000 Bereket programı yedinci yılına girdi. 2019 yılında 6 ilde 1.072 çiftçinin katılımıyla 264.780 dekarlık mısır tarlasında başlayan program yedinci yılında 27 ilde, 1 milyon dekardan fazla bir alanda 7 binin üzerinde mısır, ayçiçeği ve kanola üreticileriyle büyümeye devam ediyor. Adana, Afyon, Aksaray, Amasya, Ankara, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Bursa, Çanakkale, Edirne, Eskişehir, Hatay, İstanbul, İzmir, Karaman, Kırıkkale, Kırklareli, Kocaeli, Konya, Manisa, Mersin, Osmaniye, Samsun, Sinop, Tekirdağ ve Tokat illerinde uygulanan program kapsamında katılımcılara özel tarımsal eğitim, dijital tarım araçlarına erişim ve ihtiyaçlarına yönelik danışmanlık hizmetleri ücretsiz olarak sunuluyor. Bu sayede, çiftçilerin veriminde yüzde 20’leri aşan, kârlılıklarında yüzde 39’lara varan oranlarda artış yaşanırken, iklim değişikliğinin olumsuz etkileri de azaltılıyor. Kadın Çiftçi Modülü Tarımın Geleceğine Kadınların Gücüyle Yön Veriyor Tarımsal üretimde kadınların gücünü görünür kılmak amacıyla 2024 yılında programın en önemli sosyal dönüşüm boyutlarından birini oluşturan Kadın Çiftçi Modülü de eklendi. 2019–2024 arasında 167 kadın çiftçinin yer aldığı programa 2024’te Kadın Çiftçi Modülü ile birlikte 100 kadın çiftçi daha eklendi. Kadın çiftçilerinin sayısının her yıl üç katına çıkarılması hedefleniyor. Modül ile kadın çiftçilere tarımda verimlilik ve sürdürülebilirlik için eğitimler, teknoloji desteği ve danışmanlık hizmetleri sağlanıyor: Filiz Sensör İstasyonu: Toprak ve hava koşullarını izleyerek sulama optimizasyonu desteği sağlanıyor. PestTrap: Zeytin güvesine karşı erken uyarı sistemi desteği sağlanıyor, böylece gereksiz ilaçlama önleniyor. Flowmeter: Sulama ve su tüketiminin gerçek zamanlı takibiyle verimlilik desteği sunuluyor. Dijital Toprak Analizi ve Gübreleme Programı: Dijital toprak analiz verilerine göre tarlaya özel danışmanlık ve doğru gübreleme desteği sağlanıyor. Ziraat Mühendisleri Ziyaretleri: Rutin ziyaretlerle onarıcı tarım uygulamaları ve saha desteği sunuluyor. Zeytin Ürünleri Satış ve Pazarlama Eğitimleri: Katma değerli ürün geliştirme, satış ve dijital pazarlama desteği sağlanıyor. Katma Değerli Satış Destek Hattı ve Portal: Çiftçilerin üretim ve satış verilerinin analizine dayalı ihtiyaçlarına özel satış desteği sunuluyor. Kadın Çiftçi Modülü ile birlikte mısır, ayçiçeği ve kanola üreticilerinin yanı sıra zeytin üreticileri de ilk kez programa dâhil edildi. Önümüzdeki yıllarda ise farklı bitkisel üretim alanlarında faaliyet gösteren kadın çiftçiler de programa katılabilecek. Programla ilgili olarak Cargill Gıda Türkiye, Orta Doğu ve Afrika Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Murat Tarakçıoğlu, “1000 Çiftçi 1000 Bereket, Türkiye tarımının dijitalleşmesinde önemli bir dönüm noktası oldu. Kadın Çiftçi Modülü ile bu dönüşümün odağına kadınları alıyoruz. Kadınların tarımdaki rolünü görünür kılmak, üretimde sürdürülebilirliği artırmanın en güçlü adımı. Cargill olarak çiftçilerimizin ürünlerinin verimliliğini artırırken, toplumsal eşitlik ve kapsayıcılıkta da değer yaratmaktan gurur duyuyoruz” dedi. Gıda sisteminin hızla artan dünya nüfusunun ihtiyaçlarını sorumlu ve sürdürülebilir bir şekilde karşılamaya devam etmesine katkı sunan program kapsamında çiftçilere tarımsal faaliyetlerini, yaşamlarını ve toplumu daha ileri taşımak için gereken araç ve olanakları sunmayı bir görev saydıklarını belirten Tarakçıoğlu, “Dijital tarım teknolojileriyle su kullanımını optimize ediyor, toprak sağlığını koruyor ve biyolojik çeşitliliği artırıyoruz. Dünyayı güvenli, sorumlu ve sürdürülebilir besleme hedefimiz doğrultusunda gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için çalışıyoruz” dedi. Programın Kadın Çiftçi Modülüne dâhil olan ve Bandırma’da zeytin üretimi yapan kadın çiftçilerden İpek Zivane de deneyimini ve başarı hikâyesini şu sözlerle paylaştı: “Bu programa katılmaktaki amacım sadece verimi artırmak değil, tarlamı daha bilinçli yönetmekti. Bu program sayesinde, tarımda teknolojiyle buluşmanın aslında hepimiz için mümkün olduğunu gördüm. Ailemizin 150 yıllık tarım geleneğini modern teknolojilerle buluşturmak hem geçmişimize saygı hem de geleceğimize yatırım anlamına geliyor. 1000 Çiftçi 1000 Bereket programı sayesinde zeytin bahçelerimizde dijital tarım teknolojilerini kullanarak hem verimlilik artışı sağladık hem de sürdürülebilir üretim yöntemlerini hayata geçirdik. Kendi arazimde verimliliği artırırken çevreye daha duyarlı üretim yapabiliyorum. Artık hem toprak hem biz kazanıyoruz”. Programa katılan kadın çiftçilerden Belma Dağara ise şunları söyledi: “Program sayesinde tarımda daha bilinçli ve sürdürülebilir yöntemler kullanmayı öğrendim. Dijital tarım araçları ve uzman desteğiyle artık toprağımı koruyarak daha verimli üretim yapabiliyorum.” 50’ye yakın ödül aldı Program kapsamında sunulan hizmet ve eğitimlerin çevresel, sosyal ve ekonomik anlamda yarattığı etkiler Yatırımın Sosyal Geri Dönüşü (SROI – Social Return On Investment) yöntemi kullanılarak finansal değere dönüştürülüyor. SROI programın başlangıcından bu yana her yıl artarak 2023 yılı itibarıyla ana paydaşları olan çiftçiler üzerinde her 1 TL’ye karşılık 3,72 TL değerinde etki yarattı. Türkiye’deki tarım ve gıda alanında sosyal etki araştırması ve ölçümlemesi yapılan ilk kurumsal sosyal sorumluluk program niteliğini taşıyan 1000 Çiftçi 1000 Bereket Programı; bugüne kadar, aralarında dünyanın en inovatif ürünlerine ve iş dünyası liderlerine verilen Edison Ödülü’nün de bulunduğu ulusal ve uluslararası 50’ye yakın ödüle layık görüldü. Rakamlarla 1000 Çiftçi 1000 Bereket: 27 il 7.000’in üzerinde çiftçi 1 milyon dekardan fazla bir arazide ayçiçeği, mısır ve kanola ekimi yapıldı. 2024 yılında çiftçilerinin karlılığında %39'a varan artış sağlandı. (kanola: %21, mısır: %28, ayçiçeği %39) Gübre yönetimi sayesinde 2023 yılında %50,6’lık tasarruf yapıldı. 2024 yılında karbon salımında %53’e varan düşüş sağlandı. (kanola: %53, mısır: %45, ayçiçeği: %39) Program kapsamında 460.000 saatlik veri toplandı. 43.630 hektar alan uydularla gözlemlendi. Çiftçilere 180.000’in üzerinde uydu görüntüsü sunuldu. 50.600 dakikalık çiftçi görüşmesi ile teknik destek sağlandı. 400’den fazla dijital tarım cihazı kuruldu. 2023 sezonunda çiftçiler üzerinde finansal okuryazarlıkta %69, tarımsal teknik bilgide %73, veriye dayalı iş yapışta %81, dayanışmada %74 ve çevre faaliyetlerinde %62 oranında değişim gözlemlendi. Program 2019’dan bugüne kadar ulusal ve uluslararası 50’ye yakın ödül kazandı.30’dan fazla paydaş görüşü içeren 2 kapsamlı İlerleme Raporu hazırlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.