Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kadın Emeği

Kapsül Haber Ajansı - Kadın Emeği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Emeği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı Kapılarını Açtı Haber

Eskişehir Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı Kapılarını Açtı

İç Anadolu’nun önemli tarım merkezlerinden Eskişehir’de düzenlenen Eskişehir 7. Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı, kapılarını açtı. Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. organizatörlüğünde, Türk Tarım Alet ve Makineleri İmalatçıları Birliği (TARMAKBİR) iş birliğiyle gerçekleştirilen fuar, 8-12 Eylül tarihleri arasında tarım sektörünün farklı paydaşlarını aynı çatı altında buluşturuyor. Açılış törenine Eskişehir Vali Yardımcısı Ersin Emiroğlu, Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Ünal, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, Eskişehir Ticaret Odası Başkan Vekili Özgür Alp, Eskişehir TOBB Meclis Başkanı Süha Özbay, Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli ve Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü katıldı. Üretici, çiftçi ve distribütörlerin yoğun ilgi gösterdiği fuar, tarımsal üretimde kullanılan makine, ekipman ve teknolojilerin yakından incelenebildiği önemli bir ticaret ve teknoloji platformu olarak öne çıkıyor. Tarım Teknolojileri Tek Çatı Altında Eskişehir Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı’nda, tarımsal üretimin farklı aşamalarına yönelik geniş bir makine ve teknoloji grubu ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Ekim ve dikim makinelerinden hasat, harman ve işleme makinelerine; balya, gübreleme, toprak işleme, ilaçlama ve bitki koruma makinelerinden su ve sulama teknolojilerine kadar birçok çözüm fuar kapsamında sergileniyor. Tarım makinelerinin yanı sıra, tarım makinelerine yönelik yedek parça ve aksesuarlar, iş makineleri, römork, konveyör ve aktarma makineleri de ziyaretçilerin incelemesine sunuluyor. Fuarda hayvancılık ekipmanları, süt sağım sistemleri ve yemcilik çözümlerinin yanı sıra çevresel hizmetler, yenilenebilir enerji uygulamaları, tarım teknolojileri ve yazılımlar yer alan diğer ürün ve teknoloji gruplarını oluşturuyor. Üretici ve Çiftçiler Yeni Teknolojileri Yakından İnceliyor Bölgenin önemli tarım fuarları arasında yer alan Eskişehir Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı, çiftçilere tarım makinelerini ve sektördeki son teknolojik gelişmeleri yakından takip etme fırsatı sunuyor. Fuarda sergilenen yeni nesil makine ve teknolojiler, tarımsal üretimde verimlilik ve mekanizasyon alanındaki gelişmelerin sahadaki uygulamalarını görme imkânı sağlıyor. Fuar, aynı zamanda üreticiler ile distribütörleri bir araya getirerek yeni ticari bağlantıların kurulmasına da zemin hazırlıyor. Eskişehir’in yanı sıra çevre il ve ilçelerden gelen ziyaretçileri ağırlayan fuar; Bursa, Balıkesir ve Ankara başta olmak üzere yakın bölgelerden tarım sektörü temsilcilerinin de buluşma noktası oluyor. Seminer ve Söyleşilerde Tarımın Gündemi Ele Alınıyor Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatma Handan Giray’ın moderatarölüğünü yaptığı, TKDK Eskişehir İrtibat Ofisi Uzmanı Maide Sultan Tanrıverdi, Mihalıçık Kadın Girişimciler Kooperetifi Başkanı Fevziye Kartaltepe ve Eskişehir Kadın Çiftçiler Derneği Başkanı Münevver Kepenek’in konuşmacılar arasında yer aldığı Eskişehir AB Bilgi Merkezi ve TOBB Eskişehir İl Kadın Girişimciler Kurulu tarafından Eskişehir İl Kadın Girişimciler Kurulları’nın iş birliğiyle düzenlenecek “Sürdürülebilir Tarımda Kadın Emeği ve Yenilikçi Üretim” başlıklı seminer 8 Eylül saat 14.00’da gerçekleştirilecek. Fuarın ikinci günü saat 13.00’de Ziraat Mühendisi Hasan Çakıllı’nın konuşmacı olarak yer alacağı “Sürdürülebilir Tarımda Gübrelemenin Önemi” konulu söyleşide tarımda sürdürülebilirlik ve gübreleme konuları ele alınacak. Tarım Sektörünün Paydaşları Aynı Çatı Altında Eskişehir 7. Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı, Türk Tarım Alet ve Makineleri İmalatçı Birliği (TARMAKBİR) iş birliğinde gerçekleştiriliyor. Fuarın destekçileri arasında T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, Eskişehir Valiliği, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir Ticaret Odası, Eskişehir Ticaret Borsası, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği ve Eskişehir Ziraat Mühendisleri Odası bulunuyor. Tarım sektörünün üretim gücünü modern teknolojilerle buluşturan Eskişehir 7. Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı, 12 Eylül’e kadar ETO-Tüyap Fuar Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Manisa’da Bağbozumu Şenliği Başlıyor Haber

Manisa’da Bağbozumu Şenliği Başlıyor

Manisa’nın köklü bağcılık kültürünü yeniden kent yaşamıyla buluşturmayı amaçlayan şenlik; bağbozumu etkinliklerinden gastronomiye, kadın emeği ve kooperatif stantlarından söyleşi, çalıştay ve konserlere kadar geniş bir programla gerçekleştirilecek. Manisa’nın en önemli tarımsal değerlerinden biri olan üzüm ve bağcılık kültürünü daha görünür hale getirmek, üreticinin emeğine sahip çıkmak ve şehir ile kırsal arasındaki bağı güçlendirmek amacıyla düzenlenen Manisa Bağbozumu Şenlikleri, 5-8 Eylül tarihleri arasında Şehzadeler’de gerçekleştirilecek. Şehzadeler Belediyesi ile Manisa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen şenliklerin tanıtımı Tarihi Kurşunlu Han’da düzenlenen basın toplantısıyla yapıldı. Toplantıya Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, Genel Sekreter Yardımcıları, Başkan Danışmanları, Belediye Başkan Yardımcıları, daire başkanları ve birim müdürleri katıldı. Basın toplantısında şenliğin programı, hedefleri ve Manisa’nın bağcılık mirasına yönelik çalışmalar hakkında bilgi verildi. Başkan Dutlulu, “Sanayileşirken Tarımımızı ve Üretimimizi Korumalıyız” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa’nın yaşadığı ekonomik ve sosyal zorluklara rağmen üzüm konusunda Türkiye’nin başkenti olduğu gerçeğinin değişmediğini belirterek, Manisa’nın bu değerinin çok daha fazla anlatılması gerektiğini söyledi. Manisa’nın yalnızca üzümüyle değil, sanayisi ve diğer tarımsal ürünleriyle de Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Başkan Dutlulu, sanayileşme sürecinde tarım alanlarının ve üretim gücünün korunması gerektiğine dikkat çekti. Başkan Dutlulu, “Manisa, yalnızca üzümüyle değil, aynı zamanda sanayisiyle de çok önemli bir kent. Ancak sanayileşirken tarımımızı ve üretimimizi korumamız gerekiyor” dedi. Zeytin, üzüm ve diğer tarımsal ürünlerin Manisa için büyük bir güç olduğunu vurgulayan Dutlulu, üzümün de buğday gibi stratejik bir ürün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Manisa’nın yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın önemli üzüm merkezlerinden biri olduğunun daha fazla anlatılması gerektiğini ifade eden Dutlulu, Alaşehir, Sarıgöl ve diğer ilçelerin kendine özgü üretim değerleriyle bu mirasın önemli parçaları olduğunu söyledi. “Şehir ile Kırsal Arasındaki Bağı Yeniden Güçlendirmeliyiz” Bağbozumu Şenlikleri’nin önemli amaçlarından birinin de şehir merkezi ile kırsal arasındaki bağı yeniden güçlendirmek olduğunu belirten Başkan Dutlulu, üretimin, üzümün ve bağcılığın yeniden şehir yaşamının bir parçası haline getirilmesi gerektiğini söyledi. Şenliğin önemli bir bölümünün mahallelerde gerçekleştirilecek olmasının bu açıdan değerli olduğunu ifade eden Dutlulu, üretim merkezlerinin de festivalin merkezinde yer alacağını belirtti. Kent merkezinde de konserler, pazarlar ve çeşitli etkinliklerle güçlü bir program hazırlanacağını kaydeden Dutlulu, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. “Geleceğimizi Korumak İçin Bugün Doğru Adımlar Atmalıyız” Konuşmasında planlı kentleşme ve tarım alanlarının korunmasına da dikkat çeken Başkan Dutlulu, gelecek nesillerin gıda güvenliğini sağlamak için bugün doğru kararlar alınması gerektiğini vurguladı. Özellikle imar konusunda büyük hatalar yapılmaması gerektiğini belirten Dutlulu, “Bugünün ihtiyaçlarını karşılamak adına geleceğimizi ötelememeliyiz. Yatay gelişmeyi, planlı kentleşmeyi ve üretim alanlarımızı korumayı esas almalıyız” dedi. Tarım alanlarının korunmasının yalnızca üretim açısından değil, ülkenin gıda güvenliği açısından da büyük önem taşıdığını ifade eden Dutlulu, üretimin sürdürülebilir hale getirilmesi ve Türkiye’nin kendi kendine yetebilen üretim yapısının korunması gerektiğini söyledi. Bağbozumu Şenlikleri’nin zaman içerisinde daha da büyümesini ve uluslararası ölçekte tanınan bir organizasyona dönüşmesini istediklerini belirten Dutlulu, Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak böyle bir organizasyonun içerisinde yer almaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Manisa’da Dolu Dolu Bir Eylül Festivalin kültürel ve tarımsal yönünün yanı sıra sosyal açıdan da Manisalılara keyifli etkinlikler sunacağını belirten Başkan Dutlulu, Manisa’nın 17 ilçesindeki vatandaşları şenliklere davet etti. Bağbozumu Şenlikleri’nin Kurtuluş Haftası etkinlikleriyle birleşmesinin de ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Dutlulu, 30 Ağustos konserleriyle başlayacak etkinliklerin 15 Eylül’e kadar Manisa’nın farklı noktalarında devam edeceğini söyledi. Başkan Dutlulu, “Üzüm Festivali ile birlikte Manisa’da 15 Eylül’e kadar dolu dolu bir Eylül ayı yaşatmayı hedefliyoruz” dedi. Etkinliklerin kent ekonomisine ve esnafa da katkı sağlayacağını belirten Dutlulu, festivallerin Manisa’nın hareketlenmesi ve esnafın nefes alması açısından önem taşıdığını ifade ederek, organizasyonda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarına ve katkı sunan herkese teşekkür etti. Başkan Şimşek, “Var Olan Mirasımızı Yeniden Ayağa Kaldırmak İstiyoruz” Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek ise Manisa’nın 878 bin dekar bağ alanı ve yıllık 1 milyon 140 bin tonluk üretimiyle Türkiye’nin en önemli üzüm merkezlerinden biri olduğunu belirterek, bağcılığın yaklaşık 40 bin ailenin geçim kaynağı olduğunu ifade etti. Manisa’da 1937 yılında düzenlenen “Üzüm Bayramı”ndan bu yana bağcılık kültürünü merkeze alan geleneksel bir organizasyonun süreklilik kazanamadığına dikkat çeken Şimşek, Manisa Bağbozumu Şenlikleri ile mevcut mirası yeniden canlandırmayı amaçladıklarını söyledi. Şimşek, “Bizim derdimiz yeni bir gelenek yaratmak değil, var olan mirasımızı yeniden ayağa kaldırmaktır” diyerek, şenliğin yalnızca birkaç günlük bir eğlence organizasyonu olmadığını vurguladı. Bağcılık ve Tarım Çalıştayı ile üzümün geleceğinin ele alınacağını belirten Şimşek, kadın emeği, kooperatifler ve yerel üreticilerin de etkinliklerde yer alacağını söyledi. Şenliğin kent merkezinin yanı sıra mahallelere de taşınacağını ifade eden Şimşek, 5 Eylül Cumartesi günü Hacıhaliller’de gerçekleştirilecek bağ kahvaltısıyla başlayacak programın Ulupark, Tarzan Meydanı ve Şemsiyeli Sokak’taki etkinliklerle devam edeceğini belirtti. Kortej yürüyüşleri ve konserlerin de düzenleneceği şenliklerin her yıl büyütülerek ilerleyen yıllarda uluslararası ölçekte bir organizasyona dönüştürülmesinin hedeflendiğini kaydeden Şimşek, tüm Manisalıları şenliğe davet etti. Basın toplantısının ardından Başkan Dutlulu ve Başkan Şimşek, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Şenlik kapsamında düzenlenecek Bağcılık ve Tarım Çalıştayı, gastronomi etkinlikleri, sanat atölyeleri, söyleşiler, paneller, kortej ve konserlerin gün gün programının kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi. Programın sonunda basın mensuplarına günün anısına özel olarak hazırlanan bağbozumu hediye çantaları takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ataevler Kapalı Pazar Alanı hizmete açıldı Haber

Ataevler Kapalı Pazar Alanı hizmete açıldı

Nilüfer Belediyesi, Ataevler Mahallesi’nde yapımı tamamlanan kapalı pazar alanını törenle hizmete açtı. Açılış törenine; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, İYİ Parti Nilüfer İlçe Başkanı Selahattin Çakmak, 24. Dönem CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri, Ataevler Mahalle Muhtarı Sabiha Güneş, Bursa Seyyar Pazarcılar Odası Başkanı Ahmet Refik Aksu ile çok sayıda davetli ve vatandaş katıldı. GÖREVE GELDİKTEN SONRA AÇILAN 4. KAPALI PAZAR ALANI Törenin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Ataevler Kapalı Pazar Alanı’nın göreve geldikleri günden bu yana açtıkları dördüncü kapalı pazar alanı olduğunu söyledi. Hedeflerinin ilçedeki tüm pazar alanlarını kapalı hale getirmek olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, yakın zamanda devreye alınacak yeni pazar alanlarının yanı sıra mevcut alanlarda da iyileştirme çalışmaları yapılacağını ifade etti. Ataevler Kapalı Pazar Alanı’nın aynı zamanda bir cazibe merkezi olacağını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Burada insanlar vakit geçirebilecek, eğlenecek, alışveriş yapacak. Burası 5 bin 416 metrekare taban alanına sahip, kapalı pazar alanıyla birlikte ücretsiz kapalı otoparkı da olan bir mekan. Dolayısıyla bölgedeki otopark ihtiyacına da bir nebze olsun cevap vermiş olacak” dedi. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR’DEN DOĞA VE TARIM VURGUSU Konuşmasında tarımın önemine de değinen Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer’in yüzde 75’inin tarım, orman ve mera alanlarından oluştuğunu hatırlattı. Üreticilerin tarımdan vazgeçmemesi için kırsalda hayatı sürdürülebilir kılmak gerektiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, üreticileri kooperatifler çatısı altında bir araya getirdiklerini, ürünlerine satın alma güvencesi verdiklerini ve bu ürünlerin satılabileceği mekanizmalar oluşturduklarını anlatarak, “Tarımın desteklenmesi gerekiyor. Burada üretilmiş güzel ürünleri çocuklarımız, torunlarımız ve onların torunları da yiyebilsin istiyoruz” diye konuştu. Kayapa’da yapılmak istenen katı atık tesisine de değinen Başkan Şadi Özdemir, “Her şeyi her yere yapabilirsiniz ama verimli topraklarınızı ve ormanlarınızı korumazsanız hayatınız olmaz. Nilüfer’in geleceğini yok etmeyin” çağrısında bulundu. “HAYATI KOLAYLAŞTIRAN BİR MERKEZ” Törende konuşan CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de, pazar yerlerinin tarih boyunca sosyal yaşamın kurulduğu merkezler olduğunu belirterek, “Bugün sadece bir pazar yeri değil, çok anlamlı bir cazibe merkezinin, bir yaşam merkezinin hayata geçirildiğini hep birlikte görüyoruz. Emeği geçen başta Belediye Başkanımız ve yöneticilerimize yürekten teşekkür ediyorum” dedi. Bursa Seyyar Pazarcılar Odası Başkanı Ahmet Refik Aksu da pazarcı esnafının üretici ile tüketici arasında köprü kuran önemli bir hizmet olduğuna değinerek, “Böyle modern kapalı pazar alanları hem esnafımızın daha sağlıklı koşullarda çalışmasına hem de vatandaşlarımızın daha konforlu bir ortamda alışveriş yapmasına büyük katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı. Aksu, bu hizmetin hayata geçirilmesindeki katkılarından dolayı esnaf adına Başkan Şadi Özdemir’e teşekkür etti. “YAŞAYAN BİR MERKEZ HALİNE GELECEK” Ataevler Mahalle Muhtarı Sabiha Güneş ise kapalı pazar alanının mahallenin yıllardır beklediği önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirterek, “Mahalle halkımız bundan sonra yazın sıcağından, kışın yağmurundan etkilenmeden daha modern, daha güvenli ve daha konforlu bir ortamda alışveriş yapacak” diye konuştu. Alanı sadece haftada bir gün kullanılan bir yer değil, yaşayan bir sosyal merkeze dönüştürmek istediklerini belirten Güneş, burada bir sanat sokağı kurmayı ve haftanın bir gününü “Kadın Emeği Pazarı” olarak değerlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Konuşmaların ardından Ataevler Mahalle Muhtarı Sabiha Güneş, günün anısına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’e hediye takdim etti. Protokol üyeleri ve vatandaşlar tarafından kesilen açılış kurdelesinin ardından, Başkan Şadi Özdemir ve beraberindeki heyet pazar alanını gezerek esnaf ve vatandaşlarla sohbet etti. Açılış programı kapsamında ayrıca bölgede açılan stant ziyaret edilerek, “Nilüfer’e Çöplük İstemiyoruz Kampanyası”na Başkan Şadi Özdemir ve tüm katılımcılar imza atarak destek oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Benim Kooperatifim Projesi ile Kadınlara Üretim ve İstihdam Desteği Haber

Benim Kooperatifim Projesi ile Kadınlara Üretim ve İstihdam Desteği

Kapsayıcı Büyüme Derneği, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) ve Awen for Us iş birliği ile hayata geçen Benim Kooperatifim projesi, kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımına katkı sağlamaya devam ediyor. Her yıl proje kapsamında seçilen iki kadın kooperatifinden biri olan Zonguldak Karaelmas Kadın Kooperatifi’ne verilen destekler tamamlandı ve yeni dönem, bir açılış töreni ile başladı. Proje kapsamında tam teşekküllü bir endüstriyel mutfak kurularak, kooperatif binası aslına uygun olarak yenilendi. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile yapılacak iş birliği kapsamında kooperatif binasının gündüz yaşlı bakım merkezi olarak da hizmet vermesi planlanıyor. Hem üretimin hem gündüz yaşlı bakımının yapılacağı merkez, bu özelliği ile Türkiye’de bir ilk olacak. 2021 yılında kurdukları kooperatif ile üretime katkıda bulunduklarını belirten Zonguldak Karaelmas Kadın Kooperatifi Başkanı Sevgi Alay, “Proje paydaşları KEDV, Kapsayıcı Büyüme Derneği ve Awen for Us, Zonguldak’ta büyük hayaller kuran kadınların emeğine, potansiyeline, üretim gücüne inandı. Bu destek sayesinde kooperatifimiz Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek, Avrupa’da başarılı örnekleri bulunan ‘üretim ve bakım evi’ modelini hayata geçiriyor. İnanıyoruz ki bu proje, yüzlerce kooperatife yeni fikirler verecek, yeni iş alanlarının ve yeni projelerin doğmasına ilham olacak” dedi. Ülkemizdeki kadın kooperatiflerinin güçlenmesini misyon edinen Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) Yönetim Kurulu Başkanı Şengül Akçar, “Kadınların görünmez emekleri dünya ekonomisine on trilyon dolar katkı sağlıyor. Türkiye’de de kadınlar görünmez bakım emekleri ile ekonomiye 22 milyar dolar katkı sağlıyorlar. Bu zenginliği çok küçük bir azınlık paylaşırken, kadınlar bu zenginlikten hiçbir şekilde pay alamıyorlar. Biz KEDV olarak 1986 yılında bu eşitsizliğin ve yoksulluğun sadece kadınlar eliyle giderileceği inancıyla yola çıktık. O günden itibaren de kadınların kalkınmadaki rollerini ve liderliklerini güçlendirmek için çok çeşitli programlar yürütüyoruz. 2002 yılında başlattığımız Kadın Kooperatifleri Hareketi de bunlardan bir tanesi. O günden beri kadın kooperatiflerine finans, eğitim, kapasite geliştirme gibi birçok alanda destek vermeye çalışıyoruz. Bugün de Karaelmas Kadın Kooperatifi’nin bizimle paylaştığı projeyi desteklemekten onur duyuyoruz. Bu projenin çok vizyoner bir girişim olduğunu belirtmek istiyorum. Bu proje, bütüncül bir yaklaşımla toplumsal dayanışmayı, kadın istihdamını, iklim değişikliğine uyumu birleştiriyor. Karaelmas Kadın Kooperatifi’nin iklim değişikliği ve bakım konusunda geliştirdiği bu proje çok kıymetli. Bu projeyi hepimiz desteklemeliyiz. Yolculuklarında çabalarının sürekli olması, gelir elde etmeleri ve emeklerinin bereketli olmasını diliyoruz.” diye konuştu. Kapsayıcı Büyüme Derneği Başkanı Kadir Kılıçparlar ise, “Yolumuzu Zonguldak’a düşüren vesile, Sevgi hanımın öncülüğünde bir yol bulmaya veya bir yol açmaya azimli kadınların hikayesi oldu. Bu güzel binada bir anlam arayan Karaelmas Kadın Kooperatifi üyeleri, bugün üretim ve bakım evi gibi tüm kadın kooperatiflerine ilham olacak kıymetli bir amaca eriştiler. Bizi bu anlamlı yolculuğun değerli bir parçası yaptıkları için Zonguldaklı kadınlara teşekkür ediyorum. Doğrusu, Benim Kooperatifim projesinde çok değerli paydaşlarla, hepimiz için eşsiz tecrübelerle dolu bir yolculuk yaşıyoruz. Kadına verilen her doğru desteğin, müthiş bir çarpan etkisi yarattığını yaşayarak görüyoruz” dedi. Açılış töreninin moderasyonunu yapan Awen for Us Kurucusu Dr. Aylin Löle, “Türkiye’de 11 milyon kadın bakım sorumlulukları nedeniyle ücretli çalışma hayatına katılamıyor. İşte bu nedenle kadın kooperatifleri kadınların görünmez emeğini görünür kılıp, ekonomik değere dönüştüren çok önemli merkezlerdir. Karaelmas yıllardır bu kentin yer altındaki zenginliğinin adıydı. Yer altındaki karaelmas bu şehri büyüttü. Yerin üstündeki görünmeyen kadın emeği ise bu şehrin geleceğini büyütecek” dedi. Zonguldak Karaelmas Kadın Kooperatifi, gıdanın yanı sıra unutulmaya yüz tutmuş el sanatları ve geri dönüşümden sanat ürünleri ile ekonomik değer yaratıyor. Kooperatifin konuşlandığı tarihi ‘Ruhban Evi’, Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı içinde bulunan korunması gerekli, ikinci grup yapı statüsünde taşınmaz endüstriyel miraslardan. Zonguldak’ta 1896-1936 yılları arasında maden bölgelerinde işletmecilik yapan Ereğli Şirketi’nin Zonguldak Liman imtiyaz alanı içinde yönetim merkezi bütünlüğüyle direktör evi, hastane, şapel, kız okulu ile birlikte ruhban evi olarak yapılmış Fransız sosyal mekanlarından biri. Türkiye Taşkömürü Kurumu mülkiyetinde bulunan yapı, günümüzde Zonguldak İl Özel İdaresi’ne tahsis edilmiş ve 29 Ekim 2021 tarihinden bu yana Zonguldak Karaelmas Kadın Kooperatifi tarafından bahçesiyle birlikte sosyal mekan olarak kullanılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüferli Kadınlar “Mahallede Sözümüz Var” Diyerek Kent Yönetimine Katılıyor Haber

Nilüferli Kadınlar “Mahallede Sözümüz Var” Diyerek Kent Yönetimine Katılıyor

Nilüfer Belediyesi, kadınların dayanışmasını artırmak, yerel sorunlara birlikte çözüm üretmek ve kent yönetiminde daha güçlü bir ses olmalarını sağlamak amacıyla yeni bir çalışma başlattı. “Mahallede Sözümüz, Nilüfer’de Gücümüz Var!” sloganıyla yürütülen projenin ilk buluşması, Fadıllı Mahallesi’ndeki NİLBEL Leylek Kafe ve Restoran’da gerçekleştirildi. Toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir ve çok sayıda mahalle kadın derneği temsilcisi katıldı. BEŞ ADIMDA KADIN EMEĞİ VE DAYANIŞMASI Kadınların yaşamın her alanında daha güçlü bir şekilde yer almasını hedefleyen program; “Dinle”, “Seç”, “Uygula”, “Paylaş” ve “Güçlen” olmak üzere 5 temel adımdan oluşuyor. Proje kapsamında her dönem başında mahalleli kadınlarla açık çağrılı buluşmalar düzenlenecek; kadınların mahalle geneline dair beklenti, görüş ve önerileri toplanacak. Kadın dernekleri, hazırlanan fikir rehberinden kendi mahallelerine uygun çalışma başlıkları seçecek ya da projeler üretecek. Gönüllülük ve dayanışma esasıyla hayata geçirilecek bu çalışmalar, 6 aylık dönemler sonunda değerlendirilerek iyi uygulama örnekleri diğer mahallelerle paylaşılacak. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR: “ÖRGÜTLENİN, SÖZ SAHİBİ OLUN” Toplantının açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kadınların ekonomik ve sosyal özgürlüğünün önemine dikkat çekti. Belediye olarak kadını ve çocuğu destekleyen projelere öncelik verdiklerini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: “Nilüfer’i bir kadın kenti olarak görüyoruz. Kadınların hayatını kolaylaştırmak için her zaman yanlarındayız. Yeni başlattığımız ‘Nilüfer95’ projesiyle, anne hamileliğin 7’nci ayından itibaren çocuk 36 aylık olana kadar ailelere sağlık, psikoloji ve çocuk gelişimi gibi her alanda destek veriyoruz. Yoğun ilgi gören ‘Anne Taksi’ hizmetimizde araç sayımızı artırdık, yaş sınırını da 0-2 yaşa çıkardık. Biz sizlerin hayatını kolaylaştırmak için çalışıyoruz. Sizlerden bir şey rica ediyorum: Derneklerinizdeki üye sayılarını artırın, örgütlenin. Kadınlar ne kadar örgütlü ve çoğunlukta olursa, sesiniz daha yüksek duyulur. Toplumsal mücadele tek başına olmaz, dayanışma içinde olmalıyız.” Başkan Şadi Özdemir ayrıca, kadınların ürettiği el emeği ürünlerin kazanca dönüşmesi için “Kantin Nilüfer”lerin sayısını artıracaklarının da müjdesini verdi. KARAGÖZ: “MÜCADELE ŞART” Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz ise Türkiye’de kadın emeğinin çoğunlukla görünmez kalmasından duyduğu üzüntüyü dile getirerek, “Bu haklar maalesef bir tepside sunulmuyor, birlikte mücadele etmemiz gerekiyor. Biz belediye olarak bu gönüllü mücadelenizde her zaman yanınızda ve dayanışma içinde olacağız” dedi. Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir de tüm mahalle kadın derneği temsilcilerini, seslerini kent genelinde daha gür duyurabilmek adına Kadın Meclisi çalışmalarına aktif olarak katılmaya davet etti. Nilüfer’deki kadın derneklerinin 6 aylık faaliyetlerinin sunumunun da yapıldığı toplantının sonunda, projeye destek veren kadın derneklerinin temsilcileri katılım protokolüne imza attı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB’den Anneler Günü İçin Özel İndirimler Haber

İBB’den Anneler Günü İçin Özel İndirimler

İBB iştiraki İstanbul Ağaç ve Peyzaj AŞ, Anneler Günü kapsamında yüzde 10 indirim kampanyası başlatıyor. 7-8 Mayıs tarihlerinde şirketin e-ticaret sitesinde tüm ürünlerde yüzde 10 indirim uygulanacak. 9-10 Mayıs tarihlerinde ise indirim, Bahçe Market mağazaları ve satış noktalarında devam edecek. MİNİATÜRK VE İSTANBUL KİTAPÇISI ETKİNLİKLERİ İBB Kültür AŞ tarafından 9-10 Mayıs tarihlerinde Miniatürk’te “Bahara Merhaba” festivali düzenlenecek. Program kapsamında atölyeler, konserler, çocuk etkinlikleri ve açık hava aktiviteleri yapılacak. İstanbul Kitapçısı şubelerinde de seçili yayınlarda yüzde 20 indirim uygulanacak. METRO İSTANBUL VE DARÜLACEZE PROGRAMLARI Metro İstanbul, Anneler Günü nedeniyle istasyonlarda özel anonslar yapacak. İBB Darülaceze Şube Müdürlüğü ise 10 Mayıs Pazar günü Kartal Yaşlı Bakım Merkezi’nde kadın sakinlere yönelik kahvaltı, müzik dinletisi ve pasta kesimi programı düzenleyecek. KEMERBURGAZ KENT ORMANI’NDA KADIN EMEĞİ PAZARI Boğaziçi Yönetim AŞ ve Enstitü İstanbul İSMEK iş birliğiyle Kemerburgaz Kent Ormanı’nda “Kadın Emeği Pazarı” kurulacak. 8-9-10 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek etkinlikte farklı üretim ve tasarım alanlarında satış ve deneyim stantları yer alacak. SOSYAL YAŞAMEVLERİ VE MAHALLE EVLERİNDE ETKİNLİKLER Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından çeşitli merkezlerde anne ve çocuklara yönelik programlar yapılacak. 8 Mayıs’ta Esenler Sosyal Yaşamevi’nde kahvaltı ve dijital sergi, 11 Mayıs’ta ise Maltepe Etkinlik Alanı’nda Kartal Sosyal Yaşamevi sakinleri için piknik düzenlenecek. Göç ve Uyum Birimi de mahalle evlerinde atölye programları gerçekleştirecek: * 6 Mayıs: Zafer Mahalle Evi – “Sevgi Kareleri” * 8 Mayıs: Sulukule Mahalle Evi – “Sevgi Buketi” * 11 Mayıs: Esenyurt İSADEM – “Sevgi Çerçevesi” ÇOCUK VE ÖZEL GRUP ETKİNLİKLERİ 9 Mayıs’ta Yuvamız İstanbul merkezlerinde anne-çocuk atölyeleri düzenlenecek. Küçükçekmece Filenin Sultanları Gençlik Merkezi’nde sanat atölyeleri yapılacak. Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü de 7-8 Mayıs tarihlerinde ÖZGEM merkezlerinde atölyeler, 8 Mayıs’ta ise Florya Engelliler Kampı’nda “Anneler Günü Matinesi” programı gerçekleştirecek. ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİ ANNELERİ İÇİN PROGRAM Şehit Yakınları ve Gazilerle İlişkiler Şube Müdürlüğü tarafından 12 Mayıs’ta yaklaşık 600 kişinin katılımıyla kahvaltı programı düzenlenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tarım sektöründe kadın girişimciler ne değiştiriyor? Haber

Tarım sektöründe kadın girişimciler ne değiştiriyor?

Türkiye'de kırsalda üretim çoğu zaman kadın emeğiyle ayakta kalıyor, ancak karar masasında aynı ağırlık her zaman görülmüyor. Tam da bu nedenle tarım sektöründe kadın girişimciler yalnızca yeni işletmeler kuran bir profil değil, aynı zamanda üretim modeli, tedarik zinciri ve kırsal kalkınma yaklaşımını yeniden şekillendiren bir ekonomik aktör olarak öne çıkıyor. Konu sosyal etki başlığının ötesine geçmiş durumda. Bugün mesele, verimlilikten markalaşmaya, ihracattan gıda güvenliğine kadar uzanan net bir iş gündemi. Kadın girişimciliğinin tarımdaki yükselişi birkaç temel dinamikten besleniyor. Tüketici tarafında izlenebilir, yerel, sürdürülebilir ve katma değerli ürüne talep artıyor. Üretici tarafında ise küçük ölçekli işletmelerin tek başına fiyat rekabetiyle ayakta kalması zorlaşıyor. Bu sıkışmada farklılaşanlar öne çıkıyor. Kadın girişimciler de özellikle niş ürünler, doğrudan satış, kooperatifleşme, iyi tarım uygulamaları ve dijital pazarlama alanlarında dikkat çekici bir alan açıyor. Tarım sektöründe kadın girişimciler neden stratejik bir başlık? Bu sorunun yanıtı yalnızca temsilde eşitlik değil. Tarım, Türkiye için gıda arzı, istihdam, ihracat ve bölgesel kalkınma açısından stratejik bir sektör. Kadınların üretimde görünür olduğu ancak mülkiyet, finansman ve yönetim tarafında daha sınırlı yer aldığı bir yapıda, girişimcilik kapasitesinin tam kullanılamaması doğrudan ekonomik kayıp anlamına geliyor. Kadın girişimciler sahada çoğu zaman farklı bir iş modeli kuruyor. Sadece ham ürün satmak yerine işlenmiş ürün, coğrafi işaret potansiyeli, yerel marka, e-ticaret ve deneyim odaklı tarım turizmi gibi alanlara yöneliyorlar. Bu yaklaşım, tarımsal gelirin birim başına artmasını sağlayabiliyor. Özellikle zeytinyağı, tıbbi aromatik bitkiler, süt ürünleri, kurutulmuş gıda, fide üretimi, organik pazarlar ve yerel tohum girişimleri bu dönüşümün görüldüğü alanlar arasında. Burada kritik nokta şu: Tarımda kadın girişimciliği sadece sosyal sorumluluk projesi gibi ele alındığında etkisi sınırlı kalıyor. Oysa kurumsal alıcılar, perakende zincirleri, finans kuruluşları ve kamu politikaları bu başlığı bir verimlilik ve tedarik güvenliği meselesi olarak okuduğunda tablo değişiyor. Sahadaki dönüşüm: Üreticiden marka sahibine Klasik tarım yapısında kadın emeği çoğu zaman görünmeyen iş gücü olarak tanımlanır. Hasattan paketlemeye kadar pek çok aşamada aktif rol alınır, ancak işletmenin hukuki sahibi ya da ticari karar vericisi çoğu zaman başka biridir. Son yıllarda bu denklem kademeli olarak değişiyor. Yeni kuşak kadın girişimciler iki farklı kanaldan geliyor. Birinci grup, kırsalda üretimin içinden gelen ve mevcut aile işletmesini profesyonelleştiren girişimciler. İkinci grup ise şehirde eğitim ve kariyer geçmişi olan, sonrasında tarım teknolojisi, iyi tarım, dikey üretim, agro-gıda markası ya da kırsal yatırım alanına yönelen kurucular. İki profilin ortak noktası, tarımı yalnızca ekim-dikim faaliyeti olarak değil, veri, marka, lojistik ve müşteri deneyimiyle birlikte ele almaları. Bu yaklaşımın sahadaki yansıması oldukça somut. Ürünün paketlenmesi, depolanması, hikayeleştirilmesi, sosyal medya üzerinden pazarlanması ve doğrudan tüketiciye satılması artık girişimin toplam değerini belirliyor. Kadın girişimciler bu zincirde özellikle müşteri odaklılık ve ürün farklılaştırma alanlarında güçlü sonuçlar üretebiliyor. Ancak her örneği romantize etmek doğru olmaz. Başarı hikayeleri kadar, ölçeklenemeyen ve finansman duvarına çarpan çok sayıda girişim de bulunuyor. Hangi alanlarda daha hızlı büyüme görülüyor? Katma değerli gıda üretimi öne çıkıyor. Reçel, sirke, peynir, erişte, kurutulmuş meyve-sebze gibi geleneksel ürünlerin modern ambalaj, standart kalite ve düzenli dağıtım ile birleştiği modeller daha hızlı ticarileşiyor. Bunun yanında seracılık, fidecilik, mantar üretimi, arıcılık ve aromatik bitki yetiştiriciliği de düşükten orta ölçeğe geçişte daha erişilebilir alanlar sunuyor. Teknoloji tabanlı girişimler de dikkat çekiyor. Akıllı sulama, sensör destekli izleme, tarımsal veri analizi, dijital pazar yerleri ve üretici ağlarını bir araya getiren platformlar, tarım sektöründe geleneksel profilin dışına çıkan kadın kurucular için yeni fırsatlar yaratıyor. Bu segment henüz sınırlı ama büyüme potansiyeli yüksek. En kritik eşik: Finansmana erişim Tarımda girişimcilik konuşulurken en fazla atlanan başlık sermaye yapısı oluyor. Araziye erişim, ekipman yatırımı, sulama altyapısı, soğuk zincir, sertifikasyon ve işletme sermayesi bir araya geldiğinde maliyet tablosu hızla büyüyor. Kadın girişimciler için bu tablo daha da zorlaşabiliyor; çünkü teminat yapısı, mülkiyet ilişkileri ve kredi geçmişi gibi faktörler çoğu zaman eşit başlamıyor. Hibe ve teşvik programları önemli, fakat tek başına yeterli değil. Sorun yalnızca kaynağa ulaşmak değil, kaynağın zamanlaması ve kullanım esnekliği. Tarım sezonu beklemiyor. Geç gelen destek, kaçırılmış üretim döngüsü anlamına gelebiliyor. Ayrıca birçok girişimci için küçük tutarlı ama hızlı finansman, büyük ama bürokratik destekten daha işlevsel olabiliyor. Bu nedenle bankalar, kalkınma ajansları, kooperatifler ve alım garantisi sunan özel sektör yapıları arasındaki koordinasyon belirleyici hale geliyor. Riskin tek bir kurum üzerinde kalmadığı hibrit modeller, kadın girişimcilerin işini kolaylaştırabilir. Burada performans ölçütünün yalnızca kredi adedi değil, işletmenin üçüncü yıl sonunda ayakta kalma oranı olması daha gerçekçi bir yaklaşım olur. Kooperatifler ve ortak hareket kapasitesi Tarım sektöründe kadın girişimciler için kooperatifleşme hâlâ en güçlü araçlardan biri. Özellikle küçük ölçekli üretimde tek başına pazara çıkmak, standart kaliteyi korumak ve düzenli alıcı bulmak zor. Kooperatif modeli bu zorluğu azaltabiliyor. Fakat kooperatif denince yalnızca geleneksel dayanışma yapısını anlamak eksik olur. Bugünün başarılı örnekleri, profesyonel yönetim, ortak marka, dijital satış ve kalite kontrol mekanizması kurabilen yapılar. Kooperatiflerin en büyük avantajı ölçek yaratması. En büyük riski ise yönetişim zafiyeti. Şeffaf olmayan karar süreçleri, gelir paylaşımında güven sorunu ve profesyonel kadro eksikliği, iyi niyetli yapıları kısa sürede zayıflatabiliyor. Bu yüzden kadın kooperatiflerinin sürdürülebilirliği, sadece kuruluş sayısıyla değil, ticari performansıyla ölçülmeli. Teknoloji kullanımı fark yaratıyor Tarım artık sahada başlayan ve ekranda yönetilen bir sektör haline geliyor. Hava durumu verisi, sulama planlaması, hastalık takibi, stok yönetimi ve sipariş akışı dijital araçlarla daha etkin yönetilebiliyor. Kadın girişimcilerin bu araçlara erişimi arttıkça rekabet gücü de yükseliyor. Ancak burada da bir eşitsizlik katmanı var. Cihaz, bağlantı, eğitim ve teknik destek eksikliği teknoloji yatırımlarını sınırlayabiliyor. Dijitalleşme sadece uygulama indirmekten ibaret değil. Veriyi yorumlamak, maliyeti hesaplamak ve üretim kararına dönüştürmek gerekiyor. Tarım danışmanlığı hizmetleri ile saha eğitiminin birlikte sunulması bu nedenle kritik. Kapsül Haber Ajansı gibi sektör odaklı yayınların görünürlük sağladığı örnekler de burada önem kazanıyor. Çünkü iyi uygulamaların yayılması, sadece ilham üretmiyor; yatırımcı, alıcı ve kurumlar için de referans oluşturuyor. Politika seti nasıl olmalı? Bu alanda etkili sonuç almak için tek bir müdahale yeterli değil. Mülkiyet hakkından eğitime, pazara erişimden sigortaya kadar birbirini tamamlayan bir çerçeve gerekiyor. Özellikle arazi kullanım hakkı, kadınların işletme sahibi olarak kayıt altına alınması ve üretici kimliğinin resmi sistemlerde görünür hale gelmesi temel öncelikler arasında. Bunun yanında eğitim programlarının teorik değil, iş geliştirme odaklı tasarlanması gerekiyor. Bir girişimci için üretim tek başına başarı ölçütü değil. Satış kanalı, fiyatlama, mevzuat, ambalaj standardı ve nakit akışı yönetimi en az üretim kadar belirleyici. Kamu kurumları, odalar, üniversiteler ve özel sektör bu noktada daha bütünlüklü bir ekosistem kurabilir. Tarım sektöründe kadın girişimciler için hangi yaklaşım daha gerçekçi? En gerçekçi yaklaşım, herkesi aynı modele zorlamamak. Her bölgenin ürünü, iklimi, lojistiği ve pazar erişimi farklı. Bazı girişimler yerel pazarda güçlü olurken bazıları e-ihracat için uygun olabilir. Bazıları kooperatif yapısıyla büyürken bazıları butik marka olarak kalmayı tercih edebilir. Başarıyı sadece ölçekle tanımlamak bu nedenle yanıltıcıdır. Asıl ihtiyaç, girişimcinin hangi aşamada olduğunu doğru tespit etmek. Fikir aşamasındaki üreticiye verilen destek ile pazara girmiş ama kapasite artıramayan işletmenin ihtiyacı aynı değil. Politika ve finansman araçları bu ayrımı yapabildiği ölçüde etkili olur. Tarımda kadın girişimciliği artık iyi niyetli bir yan başlık değil, Türkiye'nin üretim kapasitesini ve gıda ekonomisini doğrudan ilgilendiren bir ana gündem. Karar vericiler için mesele temsil oranı kadar, tedarik zincirinin dayanıklılığı ve kırsal alanın ekonomik canlılığı. Sahadaki kadın girişimciler destek mekanizmalarına eriştikçe yalnızca kendi işletmelerini büyütmüyor; yerel istihdamı, ürün çeşitliliğini ve bölgesel değeri de büyütüyor. Bundan sonrası için asıl soru, bu potansiyelin farkında olup olmadığımız değil; onu ne kadar hızlı ve akıllı biçimde ölçekleyebildiğimiz.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Hepsiburada, Türk Girişimci Kadınların Emeğini Dünyayla Buluşturdu Haber

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Hepsiburada, Türk Girişimci Kadınların Emeğini Dünyayla Buluşturdu

New York Türkevi’nde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen iftar organizasyonunda, Türkiye’nin dört bir yanından girişimci kadınların ürünleriyle hazırlanan özel iftar menüsü sunulurken, Anadolu’nun üretim mirasını yansıtan üç günlük özel sergi uluslararası heyetlerin ziyaretine açıldı. Hepsiburada ile hayallerin sınır tanımadığını vurgulayan bu özel sergi, Nasdaq tarafından Times meydanındaki dijital panolarda yayınlanan ilanla da küresel ölçekte görünürlük kazandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Hepsiburada’nın birlikte yürüttüğü “Türkiye’nin Girişimci Kadınları” ve Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programları kapsamında kadın girişimciliğinin ve kadınların güçlenmesi için gerçekleştirilen çalışmalar ABD’de tanıtıldı. ABD temasları çerçevesinde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Hepsiburada tarafından Türkevi’nde bir iftar organizasyonu düzenlendi. İftara Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin’in yanı sıra Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Ahmet Yıldız, New York Başkonsolosu Muhittin Ahmet Yazal, yabancı bakanlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve ABD’deki iş dünyasından Türk kadın temsilciler de katıldı. Girişimci Kadınların Ürünleriyle Hazırlanan Özel Menü Etkinlik kapsamında düzenlenen iftar programında sunulan lezzetler, Hepsiburada aracılığıyla dijitalleşen girişimci kadınların ürettiği yöresel ürünlerle hazırlandı. Hatay’ın baharatlarından Manisa’nın zeytinyağına, Bursa’nın zeytininden Gaziantep’in fıstığına kadar uzanan, on beş girişimci kadın ve kadın kooperatifine ait yirmi üç ürün iftar için Türkiye’den ABD’ye ulaştırılarak menüde yer aldı. Menüde ürünleri bulunan girişimci kadınlar, video gösterimiyle konuklara seslenerek ürünlerini tanıtırken; Hepsiburada ile hayallerin sınır tanımadığını kendi başarı hikâyeleriyle örneklendirdi. Girişimci Kadınların Ürünleri, “Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği” Sergisiyle New York’ta Birleşmiş Milletler 70. Kadının Statüsü Komisyonu (CSW70) kapsamında New York’ta ayrıca “Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği” başlıklı bir sergi açıldı. Türkevi’nde ziyarete açık olan serginin açılışını Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin gerçekleştirdi. Sergi, Anadolu’nun değerlerini dört temel hikâye üzerinden sundu: Çini, kilim ve dokumalarla Anadolu’nun kültürel hafızasını yansıtan “Miras ve Bellek”, giyim, ipek fular ve çanta gibi modern tasarımlarla zanaatı geleceğe taşıyan “Zamansız Tasarımlar”, doğadan ilham alan ve sürdürülebilir ürünleri içeren “Doğanın Şifası” ve Hatay kömbesinden, zeytinlere lokumlara ve çikolatalara uzanan seçkisiyle mutfak kültürümüzün zenginliğini yansıtan “Anadolu Sofrası & Gelecek”. Bu geniş seçki, Anadolu’nun kadim üretim kültürünü ve kadın emeğinin e-ticaret yoluyla ekonomik değere dönüşümünü küresel bir platformda görünür kıldı. Nasdaq’tan Sergi ve Girişimci Kadınlara Kutlama Hepsiburada’nın girişimci kadınları destekleyen çalışmaları ve CSW70 kapsamındaki etkinlikleri, New York’un sembol noktalarından Times Meydanı’nda bulunan Nasdaq kulesine taşındı. Yayınlanan özel duyuru ile Türkevi’nde gerçekleştirilen “Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği” sergisi ve “Türkiye’nin Girişimci Kadınları” projesi Hepsiburada ve Türk bayrağı görselleriyle küresel ölçekte görünürlük kazandı ve Nasdaq tarafından tebrik edildi. Nasdaq’ın yayımladığı mesajda, “Nasdaq, Köklerden Geleceğe Sergisini ve Hepsiburada ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından güçlendirilen girişimci kadınları kutluyor.” ifadesi yer aldı. Dünya teknoloji borsası Nasdaq’ta yer alan Türkiye’den ilk ve tek şirket olan Hepsiburada, bu görünürlükle Türkiye’den çıkan girişimci kadın markalarının uluslararası platformlarda temsil edilmesine katkı sağlayarak, Hepsiburada ile hayallerin sınır tanımadığını küresel ölçekte duyurdu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş kadın girişimciliğinin desteklenmesinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Kadınların güçlenmesinde en kritik eşik, “başlama cesareti” kadar “devam edebilme kapasitesi”dir. Bugün pek çok kadın; fikir, beceri, emek sahibi. Ancak pazara girişte ve pazarda tutunmada önlerine çıkan pratik engeller var. Bu anlamda Hepsiburada ile iş birliğimizi, sahaya etki eden bir kalkınma mekanizması gibi görüyoruz. Hepsiburada ile yürüttüğümüz özel programlarla kadınların işlerini büyütmelerine ve dijital pazarda daha hızlı güç kazanmalarına destek oluyoruz. Bu iş birliğiyle, daha ilk yılda 10 bin kadın girişimcimizi destekledik. Hepsiburada’ya, kadın girişimciliğine dönük uzun soluklu yaklaşımı ve sahaya dokunan çözümleri için teşekkür ediyorum. Bu inançla, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kadınların her alanda güçlenmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” “Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği sergisi ile Kadınların Hayallerinin Sınır Tanımadığını Gösteriyoruz” Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin CSW70 etkinlikleri çerçevesinde yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Girişimci kadınlar, bulundukları bölgelerde ekonomik ve sosyal dönüşümün öncüsü oluyor. Dijitalleşme, yerelde üretilen değerin küresel pazarlara ulaşmasını mümkün kılıyor. Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programımızla bugüne kadar 70 binden fazla kadına ulaştık; 7 bin 500 girişimci kadın kendi markasını kurdu. “Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği” sergisindeki her bir parça, Anadolu'nun köklerinden gelen ustalığı, hafızayı ve kadınların emeğini temsil ediyor. Kadın emeğinin, teknolojinin gücüyle birleşerek küresel sahnelerde böylesine güçlü bir yankı bulması, 2030 yılına kadar 120 bin girişimci kadını ekonomiye kazandırma hedefimize olan inancımızı ve sorumluluğumuzu daha da pekiştiriyor. Hepsiburada ile hayallerin sınır tanımadığı bir gelecek vizyonuyla, Türkiye'deki girişimci kadınların ürünlerinin küresel birer değer önerisine dönüşme serüvenine yol arkadaşlığı etmekten mutluluk duyuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.