Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kadın Girişimciler

Kapsül Haber Ajansı - Kadın Girişimciler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Girişimciler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Girişimci Kadınların Ürünleri, Dijitalin Gücüyle Dünya Vitrinine Açıldı  Haber

Girişimci Kadınların Ürünleri, Dijitalin Gücüyle Dünya Vitrinine Açıldı 

E-ticaret, yapay zekâ ve dijital pazarlama alanlarında kendilerini geliştiren girişimciler; Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji şirketlerine uzanan başarı hikâyeleriyle dikkat çekiyor. Proje kapsamında bugüne kadar 50 bini aşkın kadına eğitim verilirken, 50 girişime iş geliştirme desteği sağlandı. 2026 yılında ise 15 bin kadına daha eğitim verilmesi hedefleniyor. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türkiye’ye Değer vizyonumuzla ülkemizin dijital dönüşümüne öncülük ederken, teknolojiyi sadece bir araç değil, toplumsal fayda ve ekonomik değer üreten bir güç olarak görüyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa etme misyonumuz doğrultusunda ekonomik, sosyal, bölgesel veya fiziksel sebeplerle toplumsal hayata eşit şekilde katılamayan herkes için kapsayıcı çözümler sunuyor, sürdürülebilir kalkınmayı destekliyoruz. 2019 yılından bu yana 50 binin üzerinde kadına yüz yüze ve çevrim içi eğitimlerle ulaşmanın, girişimlerini büyütmek isteyen kadınlara hibe desteği sağlamanın gururunu yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projemizle sadece fırsat eşitliğine katkı sunmakla kalmıyor, kültürel değerlerimizin ve yerel üretimlerimizin dünyaya açılmasına da destek oluyoruz. Anadolu’daki girişimcimizin, aldığı eğitimlerle dijital dünyada görünür hale gelerek ve aldığı hibeyle üretim kapasitesini artırarak, Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji devlerine kadar uzanan bir ihracat ağı kurması, ülkemizin girişim potansiyelini gözler önüne seriyor. Kadınların dijital dünyada fırsatları değerlendirerek daha rekabetçi ve sürdürülebilir iş modelleri kurmalarını destekleyerek, değerlerimizi sınırların ötesine taşımaya ve ülkemizin dijital geleceğini kadınlarla birlikte yazmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom, kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları ile teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürmeye devam ediyor. Türk Telekom’un, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Habitat Derneği ile birlikte yürüttüğü ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi sayesinde Türkiye’nin dört bir yanındaki kadınlar, ülke sınırlarını aşarak ürünleri ve girişimleriyle uluslararası pazarların kapılarını aralıyor. Türk Telekom’un “Dijitalde Hayat Kolay” projesi, girişimci kadınları küresel pazarlarla buluşturuyor. Projeden aldıkları destekle e-ticaret, yapay zekâ kullanımı ve dijital pazarlama alanlarında kendilerini geliştiren kadınlar, ürettikleri yerel ürün ve yenilikçi teknolojileri Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji devlerine kadar dünyanın dört bir yanına ihraç etmeye başladı. 2019 yılından bu yana toplamda 50 binin üzerinde katılımın olduğu proje kapsamında kadınlar, dijital yetkinliklerini geliştirerek ekonomik hayatta daha aktif rol alıyor. Kırsalda ürettikleri lavanta ürünlerini Avrupa’ya ihraç edenlerden, geliştirdikleri yapay zekâ çözümlerini global şirketlere sunanlara kadar farklı sektörlerden pek çok kadın, aldıkları eğitim, mentörlük ve hibe desteğiyle sınırları aşıyor. "Girişimci kadınların dijital fırsatlarla daha rekabetçi olmalarını desteklemek öncelikli sorumluluğumuz" Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, Dijitalde Hayat Kolay projesi ile dünyaya açılan kadın girişimciler ile ilgili şunları ifade etti: "Türkiye’ye Değer vizyonumuzla ülkemizin dijital dönüşümüne öncülük ederken, teknolojiyi sadece bir araç değil, toplumsal fayda ve ekonomik değer üreten bir güç olarak görüyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa etme misyonumuz doğrultusunda ekonomik, sosyal, bölgesel veya fiziksel sebeplerle toplumsal hayata eşit şekilde katılamayan herkes için kapsayıcı çözümler sunuyor, sürdürülebilir kalkınmayı destekliyoruz. 2019 yılından bu yana 50 binin üzerinde kadına yüz yüze ve çevrim içi eğitimlerle ulaşmanın, girişimlerini büyütmek isteyen kadınlarımıza hibe desteği sağlamanın gururunu yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projemizle sadece fırsat eşitliğine katkı sunmakla kalmıyor, kültürel değerlerimizin ve yerel üreticimizin dünyaya açılmasına da destek oluyoruz. Anadolu’daki girişimcimizin, aldığı eğitimlerle dijital dünyada görünür hale gelerek Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji devlerine kadar uzanan bir ihracat ağı kurması, ülkemizin dijital ekonomideki potansiyelini gözler önüne seriyor. Kadınların dijital dünyada fırsatları değerlendirerek daha rekabetçi ve sürdürülebilir iş modelleri kurmalarını destekleyerek, değerlerimizi sınırların ötesine taşımaya ve ülkemizin dijital geleceğini kadınlarla birlikte yazmaya kararlılıkla devam edeceğiz." Adana’dan ABD’ye havuçlu atıştırmalık ihracatı Adana'da kurduğu Cezy & Pepcubes markasıyla şekersiz ve %100 doğal hammaddelerle dünyanın ilk havuç bazlı atıştırmalığını tasarlayan Selen Canoğulları, çalışanlarının %90'ının kadınlardan oluştuğunu belirterek, ürünlerini ulusal zincir marketlerde tüketiciyle buluşturduklarını, Amerika pazarına açıldıklarını ifade etti. Canoğulları; ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesinin eğitimleri ve sunduğu vizyon yurt dışına açılma hayalimizi gerçeğe dönüştürmemizde bize büyük bir özgüven verdi. Türk Telekom’dan aldığımız hibe ile ambalajlarımızı uluslararası standartlarda yeniledik ve Amerika pazarına girdik. Kanada ve Avrupa ülkeleri ile de görüşmelere başladık” dedi. Tekirdağ’ın geleneksel dokuması uluslararası belgesellerde Tekirdağ'da coğrafi işaretli Karacakılavuz dokumasını modern tasarımlarla yeniden yorumlayan Büruz markasının kurucusu Pelin Begüm Karadağ, yerel dokumayla kadınlara istihdam sağlarken yeni ustalar yetiştiriyor. Uluslararası ödüller alan ve uluslararası görünürlük kazanan bu tasarımlar, belgesellere de konu oldu. Karadağ; “Yerel mirasımızı yaşatırken dijitalleşmenin gücünü kullanarak dünyaya açılmak, vizyonumuzu tamamen değiştirdi. Dijitalde Hayat Kolay projesiyle edindiğimiz dijital becerilerin yanı sıra mentörlük sürecinde aldığımız eğitimler sayesinde sadece Türkiye'de değil, uluslararası arenada da tanınan ve ödüller alan bir marka haline geldik” diye konuştu. İstanbul’dan uluslararası teknoloji firmalarına uzanan yapay zekâ çözümü Esra Odabaşı, kurduğu sosyal girişim ES Kariyer ile engelli bireylerle kurumları yetkinlik bazlı eşleştiren yapay zekâ destekli yetenek havuzu geliştirdi. Odabaşı'nın sistemi, uluslararası teknoloji firmalarına istihdam çözümleri sunuyor. Odabaşı; “Engelli bireyler için fırsat eşitliği yaratırken teknolojinin çarpan etkisine çok inanıyorum. Dijitalde Hayat Kolay projesinden aldığımız destekle yapay zeka destekli yetenek bazlı eşleştirme havuzu olan PowerPool’u kurduk, böylece daha hızlı bir şekilde doğru işe doğru engelli istihdam kaynağını yönlendirebiliyoruz. Bugün küresel teknoloji devlerine çözüm üretebilmemizin arkasında bu dijital güç yatıyor” dedi. Uşak’taki kadınların ürünleri Belçika ve Avusturya’da SS Kilim Kadın Girişim Üretim ve İşletme Kooperatifi’ni kuran bir diğer girişimci Nezahat Hıdır, kırsalda yaşayan, iş gücüne katılamayan, özellikle engelli çocuğu olan kadınlara evde üretim imkânı sunuyor. Lavanta ve benzeri bitkilerden elde edilen yağlarla üretilen kozmetik ürünleriyle gelir yaratan, çevredeki meyve suyu fabrikalarının atıklarını değerlendirerek döngüsel ekonomi modeli kuran Hıdır, kooperatif ürünlerini Belçika ve Avusturya’ya ihraç ediyor. Hıdır, “Dijitalde Hayat Kolay eğitimleriyle daha önce dışarıdan hizmet aldığımız ürünlerimizin etiket tasarımlarını kendimiz yapmaya başladık ve dijital pazarlamayı öğrendik ve sınırlarımızı aştık. Türk Telekom'un yanımızda olduğunu bilmek, Avrupa gibi zorlu pazarlara açılırken en büyük cesaret kaynağımız oldu. Yıl sonuna kadar 5 ülkeye ihracat yapmayı ve yurt dışına ofis açmayı hedefliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Babadağ Zirvesinde Büyük Final Haber

Babadağ Zirvesinde Büyük Final

Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık tarafından ilan edilen Gençlik Yılı kapsamında düzenlenen organizasyon, spor, doğa ve adrenalin dolu anları bir araya getirdi. Yerli ve yabancı sporcuların yoğun katılımıyla gerçekleşen etkinlik, renkli görüntülere sahne oldu. Türkiye’nin yanı sıra İngiltere, Rusya, Belçika, Ukrayna, Norveç, Polonya, İspanya, Bermuda, Avusturya ve Finlandiya başta olmak üzere toplam 15 ülkeden yaklaşık 100 yabancı sporcunun yer aldığı maraton, iki gün boyunca 1000’den fazla sporcuyla uluslararası bir spor şöleni atmosferi oluşturdu. Babadağ Ultra Maratonu, yalnızca profesyonel sporcuların değil, her yaştan katılımcının ilgisini çekti. Sabah saat 09.00 itibariyle başlayan 5K Ölüdeniz Run ve 14K Kayaköy History Run kategorilerinin ardından 23 Nisan’a özel düzenlenen Çocuk Koşusu ile etkinlik alanı adeta festival havasına büründü. Babadağ Ultra Maratonu Bölgeye Değer Katmaya Devam Ediyor Muğla Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanı Mustafa Özpoyraz, Babadağ Ultra Maratonu’nun bölgeye hem sportif hem de turistik açıdan önemli katkılar sağladığını belirtti. Özpoyraz, organizasyonun her geçen yıl daha fazla ilgi gördüğünü vurgulayarak, bu yıl da artan sporcu katılımıyla başarılı bir etkinliğe daha imza atıldığını ifade etti. Babadağ’ın eşsiz doğasında gerçekleştirilen maratonun yalnızca bir spor organizasyonu olmanın ötesine geçtiğini dile getiren Özpoyraz, etkinliğin bölgenin tanıtımına, turizm hareketliliğine ve spor kültürünün yaygınlaşmasına önemli katkı sunduğunu söyledi. Ayrıca organizasyonda emeği geçen tüm kurum ve paydaşlara teşekkür ederek, bu tür uluslararası etkinliklerin sürdürülebilir şekilde devam etmesinin hedeflendiğini kaydetti. BABADAĞ ULTRA MARATONDA SPOR VE DAYANIŞMA BİRARADA Babadağ Ultra Maratonu Genel Koordinatörü Sadık Özdemir, maratona sadece sportif bir kimlik kazandırmakla kalmadıklarını, aynı zamanda sosyal sorumluluk yönünü de güçlendirdiklerini söyledi. Organizasyon kapsamında kadın girişimciler tarafından hazırlanan yöresel lezzetlerin katılımcılara sunulduğunu belirten Özdemir, bu satışlardan elde edilen gelirin DMD kas hastası Yusuf Eymen yararına kurulan stantlar aracılığıyla bağışa dönüştürüldüğünü aktardı. Özdemir, bu yönüyle etkinliğin yalnızca bir spor organizasyonu değil, aynı zamanda toplumsal dayanışma ve farkındalık oluşturan önemli bir platform haline geldiğini vurguladı. Öte yandan Özdemir, spor turizmi kapsamlarında bu tarz organizasyonlar yapmaya devam edeceklerini dile getirdi. Babadağ Ultra Maratonu’nda Eşsiz Parkurlar, Unutulmaz Deneyimler Babadağ Yarış Direktörü Mustafa Kızıltaş, organizasyonun hem sportif hem de destinasyon tanıtımı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, yarışın geçtiği parkurların dünyaca ünlü Likya Yolu’nun eşsiz dokusunu sporla buluşturduğunu ifade etti. Kızıltaş, Babadağ’ın sadece bir yarış alanı değil, aynı zamanda doğa, tarih ve manzaranın iç içe geçtiği özel bir deneyim sunduğunu vurguladı. Farklı mesafe ve zorluk derecelerine sahip parkurlar hazırladıklarını belirten Kızıltaş, “Her seviyeden sporcunun kendine uygun bir rota bulabileceği bir organizasyon oluşturduk. Katılımcılar, koşu boyunca hem fiziksel sınırlarını zorluyor hem de Likya Yolu’nun büyüleyici atmosferinde unutulmaz bir deneyim yaşıyor” dedi. BABADAĞ ULTRA MARATON İKİNCİ GÜN SONUÇLARI 5K Ölüdeniz Run kategorisinden Erkekler de Emre Sevinç birinciliği alırken, Mehmet Aydıngör ikinci ve Yiğit Berk Kurular üçüncü oldu. Kadınlarda ise birinci Elif Karabulut Dağdelen, ikinci Gökçe Bakar ve üçüncü Zehra Seda Yıldız oldu. 14K Kayaköy History yarışında finali gören ilk isim Gökhan Gündoğan olurken, yarışı Uğur Pehlivan ikinci, Ramis Nuraliev ise üçüncü sırada tamamlandı. Kadınlarda ise birinci Elmira Ravilova, ikinci Esra İlik üçüncü ise Ayşe Elifnaz Erbilgin oldu. BABADAĞ MARATONU’NUN EN RENKLİ SİMALARI 2 AYLIK BEBEĞİYLE KOŞAN ASLAN BEBEK VE ANNESİ Maratona katılan 41 yaşındaki Gülay İşlek, koşuya olan tutkusuna değinerek “İki yıldır koşuyorum. Son bir yıldır ise bebeğimizle birlikte koşuyoruz. Hamileliğimin 32. haftasına kadar koşmaya devam ettim. Öncesinde de koşu geçmişim vardı. Doktor tavsiyesi alarak süreci ilerlettik. Çok şükür bugün de ilk yarışımızı Babadağ’da gerçekleştirdik. Bir Fethiyeli olarak burada koşmak benim için çok özel. Bugün 5K parkurunu iki aylık bebeğimizle birlikte tamamladık.” dedi. 7’den 70’e geniş bir katılımcı kitlesine ev sahipliği yapan Babadağ Ultra Maratonu, sporun birleştirici gücünü ve doğayla iç içe yaşamın önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Organizasyon, hem yarışmacılar hem de izleyiciler için unutulmaz anlara sahne oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İZGİM Çocuk Kütüphanesi Kütüphane Haftası’nda Öğrencileri Ağırladı Haber

İZGİM Çocuk Kütüphanesi Kütüphane Haftası’nda Öğrencileri Ağırladı

İzmit Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Kadın Girişimciler Merkezi (İZGİM), Kütüphane Haftası kapsamında düzenlediği etkinliklerle farklı okullardan öğrencileri ağırladı. KEYİFLİ VE VERİMLİ VAKİT GEÇİRDİLER Etkinlik kapsamında Özel Ufuk Anaokulu, Dört Mevsim Kreş ve Gündüz Bakımevi ile Şirin Sulhiye İlkokulu öğrencileri İZGİM’de misafir edildi. Hafta boyunca gerçekleştirilen programlarda öğrenciler, hafta içi 08.30–17.30, hafta sonu ise 11.00–16.00 saatleri arasında hizmet veren İZGİM Çocuk Kütüphanesi’nde kitaplarla buluşarak keyifli ve verimli vakit geçirdi. GERİ DÖNÜŞÜM ÜZERİNE SOHBET YAPILDI Ziyaret süresince öğrencilere kütüphane kullanımı hakkında bilgilendirme yapılırken, kitap okuma alışkanlığının önemi anlatıldı. Ayrıca çocuklarda çevre bilinci oluşturmak amacıyla geri dönüşümün önemi üzerine sohbet gerçekleştirildi. FATMA BAŞKAN’A TEŞEKKÜR ETTİLER Program çerçevesinde öğrenciler, İZGİM bünyesinde Türk el sanatları alanında üretim yapan girişimci kadınların atölyelerini de gezdi. Atölyelerde yürütülen çalışmalar ve üretilen ürünler hakkında bilgi alan öğrenciler, Tokat baskı atölyesinde düzenlenen etkinliğe katılarak farklı bir deneyim yaşadı. Ziyaretin sonunda İZGİM Masal Oyun Odası’nda eğlenceli vakit geçiren öğrenciler ve öğretmenler, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ile emeği geçen belediye personeline teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tarım sektöründe kadın girişimciler ne değiştiriyor? Haber

Tarım sektöründe kadın girişimciler ne değiştiriyor?

Türkiye'de kırsalda üretim çoğu zaman kadın emeğiyle ayakta kalıyor, ancak karar masasında aynı ağırlık her zaman görülmüyor. Tam da bu nedenle tarım sektöründe kadın girişimciler yalnızca yeni işletmeler kuran bir profil değil, aynı zamanda üretim modeli, tedarik zinciri ve kırsal kalkınma yaklaşımını yeniden şekillendiren bir ekonomik aktör olarak öne çıkıyor. Konu sosyal etki başlığının ötesine geçmiş durumda. Bugün mesele, verimlilikten markalaşmaya, ihracattan gıda güvenliğine kadar uzanan net bir iş gündemi. Kadın girişimciliğinin tarımdaki yükselişi birkaç temel dinamikten besleniyor. Tüketici tarafında izlenebilir, yerel, sürdürülebilir ve katma değerli ürüne talep artıyor. Üretici tarafında ise küçük ölçekli işletmelerin tek başına fiyat rekabetiyle ayakta kalması zorlaşıyor. Bu sıkışmada farklılaşanlar öne çıkıyor. Kadın girişimciler de özellikle niş ürünler, doğrudan satış, kooperatifleşme, iyi tarım uygulamaları ve dijital pazarlama alanlarında dikkat çekici bir alan açıyor. Tarım sektöründe kadın girişimciler neden stratejik bir başlık? Bu sorunun yanıtı yalnızca temsilde eşitlik değil. Tarım, Türkiye için gıda arzı, istihdam, ihracat ve bölgesel kalkınma açısından stratejik bir sektör. Kadınların üretimde görünür olduğu ancak mülkiyet, finansman ve yönetim tarafında daha sınırlı yer aldığı bir yapıda, girişimcilik kapasitesinin tam kullanılamaması doğrudan ekonomik kayıp anlamına geliyor. Kadın girişimciler sahada çoğu zaman farklı bir iş modeli kuruyor. Sadece ham ürün satmak yerine işlenmiş ürün, coğrafi işaret potansiyeli, yerel marka, e-ticaret ve deneyim odaklı tarım turizmi gibi alanlara yöneliyorlar. Bu yaklaşım, tarımsal gelirin birim başına artmasını sağlayabiliyor. Özellikle zeytinyağı, tıbbi aromatik bitkiler, süt ürünleri, kurutulmuş gıda, fide üretimi, organik pazarlar ve yerel tohum girişimleri bu dönüşümün görüldüğü alanlar arasında. Burada kritik nokta şu: Tarımda kadın girişimciliği sadece sosyal sorumluluk projesi gibi ele alındığında etkisi sınırlı kalıyor. Oysa kurumsal alıcılar, perakende zincirleri, finans kuruluşları ve kamu politikaları bu başlığı bir verimlilik ve tedarik güvenliği meselesi olarak okuduğunda tablo değişiyor. Sahadaki dönüşüm: Üreticiden marka sahibine Klasik tarım yapısında kadın emeği çoğu zaman görünmeyen iş gücü olarak tanımlanır. Hasattan paketlemeye kadar pek çok aşamada aktif rol alınır, ancak işletmenin hukuki sahibi ya da ticari karar vericisi çoğu zaman başka biridir. Son yıllarda bu denklem kademeli olarak değişiyor. Yeni kuşak kadın girişimciler iki farklı kanaldan geliyor. Birinci grup, kırsalda üretimin içinden gelen ve mevcut aile işletmesini profesyonelleştiren girişimciler. İkinci grup ise şehirde eğitim ve kariyer geçmişi olan, sonrasında tarım teknolojisi, iyi tarım, dikey üretim, agro-gıda markası ya da kırsal yatırım alanına yönelen kurucular. İki profilin ortak noktası, tarımı yalnızca ekim-dikim faaliyeti olarak değil, veri, marka, lojistik ve müşteri deneyimiyle birlikte ele almaları. Bu yaklaşımın sahadaki yansıması oldukça somut. Ürünün paketlenmesi, depolanması, hikayeleştirilmesi, sosyal medya üzerinden pazarlanması ve doğrudan tüketiciye satılması artık girişimin toplam değerini belirliyor. Kadın girişimciler bu zincirde özellikle müşteri odaklılık ve ürün farklılaştırma alanlarında güçlü sonuçlar üretebiliyor. Ancak her örneği romantize etmek doğru olmaz. Başarı hikayeleri kadar, ölçeklenemeyen ve finansman duvarına çarpan çok sayıda girişim de bulunuyor. Hangi alanlarda daha hızlı büyüme görülüyor? Katma değerli gıda üretimi öne çıkıyor. Reçel, sirke, peynir, erişte, kurutulmuş meyve-sebze gibi geleneksel ürünlerin modern ambalaj, standart kalite ve düzenli dağıtım ile birleştiği modeller daha hızlı ticarileşiyor. Bunun yanında seracılık, fidecilik, mantar üretimi, arıcılık ve aromatik bitki yetiştiriciliği de düşükten orta ölçeğe geçişte daha erişilebilir alanlar sunuyor. Teknoloji tabanlı girişimler de dikkat çekiyor. Akıllı sulama, sensör destekli izleme, tarımsal veri analizi, dijital pazar yerleri ve üretici ağlarını bir araya getiren platformlar, tarım sektöründe geleneksel profilin dışına çıkan kadın kurucular için yeni fırsatlar yaratıyor. Bu segment henüz sınırlı ama büyüme potansiyeli yüksek. En kritik eşik: Finansmana erişim Tarımda girişimcilik konuşulurken en fazla atlanan başlık sermaye yapısı oluyor. Araziye erişim, ekipman yatırımı, sulama altyapısı, soğuk zincir, sertifikasyon ve işletme sermayesi bir araya geldiğinde maliyet tablosu hızla büyüyor. Kadın girişimciler için bu tablo daha da zorlaşabiliyor; çünkü teminat yapısı, mülkiyet ilişkileri ve kredi geçmişi gibi faktörler çoğu zaman eşit başlamıyor. Hibe ve teşvik programları önemli, fakat tek başına yeterli değil. Sorun yalnızca kaynağa ulaşmak değil, kaynağın zamanlaması ve kullanım esnekliği. Tarım sezonu beklemiyor. Geç gelen destek, kaçırılmış üretim döngüsü anlamına gelebiliyor. Ayrıca birçok girişimci için küçük tutarlı ama hızlı finansman, büyük ama bürokratik destekten daha işlevsel olabiliyor. Bu nedenle bankalar, kalkınma ajansları, kooperatifler ve alım garantisi sunan özel sektör yapıları arasındaki koordinasyon belirleyici hale geliyor. Riskin tek bir kurum üzerinde kalmadığı hibrit modeller, kadın girişimcilerin işini kolaylaştırabilir. Burada performans ölçütünün yalnızca kredi adedi değil, işletmenin üçüncü yıl sonunda ayakta kalma oranı olması daha gerçekçi bir yaklaşım olur. Kooperatifler ve ortak hareket kapasitesi Tarım sektöründe kadın girişimciler için kooperatifleşme hâlâ en güçlü araçlardan biri. Özellikle küçük ölçekli üretimde tek başına pazara çıkmak, standart kaliteyi korumak ve düzenli alıcı bulmak zor. Kooperatif modeli bu zorluğu azaltabiliyor. Fakat kooperatif denince yalnızca geleneksel dayanışma yapısını anlamak eksik olur. Bugünün başarılı örnekleri, profesyonel yönetim, ortak marka, dijital satış ve kalite kontrol mekanizması kurabilen yapılar. Kooperatiflerin en büyük avantajı ölçek yaratması. En büyük riski ise yönetişim zafiyeti. Şeffaf olmayan karar süreçleri, gelir paylaşımında güven sorunu ve profesyonel kadro eksikliği, iyi niyetli yapıları kısa sürede zayıflatabiliyor. Bu yüzden kadın kooperatiflerinin sürdürülebilirliği, sadece kuruluş sayısıyla değil, ticari performansıyla ölçülmeli. Teknoloji kullanımı fark yaratıyor Tarım artık sahada başlayan ve ekranda yönetilen bir sektör haline geliyor. Hava durumu verisi, sulama planlaması, hastalık takibi, stok yönetimi ve sipariş akışı dijital araçlarla daha etkin yönetilebiliyor. Kadın girişimcilerin bu araçlara erişimi arttıkça rekabet gücü de yükseliyor. Ancak burada da bir eşitsizlik katmanı var. Cihaz, bağlantı, eğitim ve teknik destek eksikliği teknoloji yatırımlarını sınırlayabiliyor. Dijitalleşme sadece uygulama indirmekten ibaret değil. Veriyi yorumlamak, maliyeti hesaplamak ve üretim kararına dönüştürmek gerekiyor. Tarım danışmanlığı hizmetleri ile saha eğitiminin birlikte sunulması bu nedenle kritik. Kapsül Haber Ajansı gibi sektör odaklı yayınların görünürlük sağladığı örnekler de burada önem kazanıyor. Çünkü iyi uygulamaların yayılması, sadece ilham üretmiyor; yatırımcı, alıcı ve kurumlar için de referans oluşturuyor. Politika seti nasıl olmalı? Bu alanda etkili sonuç almak için tek bir müdahale yeterli değil. Mülkiyet hakkından eğitime, pazara erişimden sigortaya kadar birbirini tamamlayan bir çerçeve gerekiyor. Özellikle arazi kullanım hakkı, kadınların işletme sahibi olarak kayıt altına alınması ve üretici kimliğinin resmi sistemlerde görünür hale gelmesi temel öncelikler arasında. Bunun yanında eğitim programlarının teorik değil, iş geliştirme odaklı tasarlanması gerekiyor. Bir girişimci için üretim tek başına başarı ölçütü değil. Satış kanalı, fiyatlama, mevzuat, ambalaj standardı ve nakit akışı yönetimi en az üretim kadar belirleyici. Kamu kurumları, odalar, üniversiteler ve özel sektör bu noktada daha bütünlüklü bir ekosistem kurabilir. Tarım sektöründe kadın girişimciler için hangi yaklaşım daha gerçekçi? En gerçekçi yaklaşım, herkesi aynı modele zorlamamak. Her bölgenin ürünü, iklimi, lojistiği ve pazar erişimi farklı. Bazı girişimler yerel pazarda güçlü olurken bazıları e-ihracat için uygun olabilir. Bazıları kooperatif yapısıyla büyürken bazıları butik marka olarak kalmayı tercih edebilir. Başarıyı sadece ölçekle tanımlamak bu nedenle yanıltıcıdır. Asıl ihtiyaç, girişimcinin hangi aşamada olduğunu doğru tespit etmek. Fikir aşamasındaki üreticiye verilen destek ile pazara girmiş ama kapasite artıramayan işletmenin ihtiyacı aynı değil. Politika ve finansman araçları bu ayrımı yapabildiği ölçüde etkili olur. Tarımda kadın girişimciliği artık iyi niyetli bir yan başlık değil, Türkiye'nin üretim kapasitesini ve gıda ekonomisini doğrudan ilgilendiren bir ana gündem. Karar vericiler için mesele temsil oranı kadar, tedarik zincirinin dayanıklılığı ve kırsal alanın ekonomik canlılığı. Sahadaki kadın girişimciler destek mekanizmalarına eriştikçe yalnızca kendi işletmelerini büyütmüyor; yerel istihdamı, ürün çeşitliliğini ve bölgesel değeri de büyütüyor. Bundan sonrası için asıl soru, bu potansiyelin farkında olup olmadığımız değil; onu ne kadar hızlı ve akıllı biçimde ölçekleyebildiğimiz.

Kadın Girişimciler İhracatta Daha Güçlü Adım Atacak Haber

Kadın Girişimciler İhracatta Daha Güçlü Adım Atacak

“İhracat Yolculuğuna Başlarken: Küresel Perspektif ve İlham” başlığıyla düzenlenen programda; küresel ekonomideki dönüşüm, girişimciliğin geleceği ve ilk ihracat hikâyeleri ele alındı. İlham Buluşmaları kapsamında ise TOBB İzmir KGK İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk ilk ihracat deneyimlerini aktararak katılımcılara yol gösterdi. Prof. Dr. Yaşar Uysal’ın moderasyonunda gerçekleşen oturumda; “Değişen Dünya Ekonomisi ve Geleceğin Girişimcisi” başlığıyla önemli değerlendirmeler paylaşıldı. Sektörümüz üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat performansı ile ülke ekonomisinin temel taşlarından biri Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, “Burada “İhracatta Kadın Gücü” başlığı altında bir araya gelmemiz, aslında yalnızca bir farkındalık oluşturma çabası değil; aynı zamanda ülkemizin ihracat hedeflerine ulaşmasında kadın girişimcilerimizin üstleneceği kritik rolün de güçlü bir göstergesidir. Başkanı olduğum sektör, yani hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü; üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat performansı ile ülke ekonomisinin temel taşlarından biri konumundadır. Bugün 190’dan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren sektörümüz, küresel pazarlarda güçlü bir yer edinmiş durumdadır.” dedi. Kadınların iş dünyasına kattığı bakış açısı, ihracatımızın niteliğini artıracak en önemli unsurlardan biri Başkan Öztürk, “Artık yalnızca üretmek ve ihraç etmek yeterli değil. Değişen dünya ekonomisinde; katma değerli üretim, markalaşma, sürdürülebilirlik ve inovasyon gibi alanlarda kendimizi sürekli geliştirmek zorundayız. İşte tam da bu noktada, kadın girişimcilerimizin sürece daha fazla dahil olması büyük önem taşıyor. Kadınların iş dünyasına kattığı bakış açısı, disiplin ve sürdürülebilirlik yaklaşımı, ihracatımızın niteliğini artıracak en önemli unsurlardan biridir. Bugün konuşacağımız ihracat yolculuğu; yalnızca yeni pazarlara açılmak değil, aynı zamanda daha güçlü markalar yaratmak, küresel rekabette kalıcı olmak ve ülkemizi daha yüksek katma değerli üretimle öne çıkarmak anlamına gelmektedir.” diye konuştu. Bizi daha ileriye taşıyacak olan kadın girişimcilerimizin daha aktif rol alması Ege Bölgesi olarak güçlü bir üretim ve ihracat altyapısına sahip olduklarını belirten Öztürk, “Bu gücü daha ileriye taşıyacak olan ise kadın girişimcilerimizin bu yapının içinde daha aktif rol almasıdır. Ege İhracatçı Birlikleri olarak, kadın girişimcilerimizin ihracata yönlendirilmesi, uluslararası pazarlara erişimlerinin artırılması ve rekabet güçlerinin geliştirilmesi için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Programımızın yeni bakış açıları kazandıracağına, ilham verici hikâyelerle hepimize yol göstereceğine ve güçlü iş birliklerinin oluşmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.” diyerek sözlerini tamamladı. Süreç yönetiminden devlet desteklerine, markalaşmadan e-ihracata, liderlikten yapay zekâ destekli pazar araştırmasına TOBB İzmir KGK İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli, “Geçtiğimiz yıl ilk kez başlattığımız bu program, kadın girişimcilerden gördüğümüz yoğun ilgi ve ortaya çıkan güçlü sonuçlar doğrultusunda bu yıl ikinci kez uygulanıyor. Bu durum, kadın girişimcilerimizin ihracata yönelik gelişim talebinin ne kadar güçlü olduğunu ve bu alandaki çalışmaların ne kadar doğru bir ihtiyaca karşılık verdiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bugün gerçekleştirdiğimiz açılış dersi, yalnızca bir eğitim programının başlangıcı değil; aynı zamanda kadın girişimcilerimizin yerel pazardan küresel pazara uzanan yolculuğunda atılan stratejik bir adımdır. “İhracat Yolculuğuna Başlarken: Küresel Perspektif ve İlham” başlığıyla başlayan bu süreç, önümüzdeki haftalarda ihracat süreç yönetiminden devlet desteklerine, markalaşmadan e-ihracata, liderlikten yapay zekâ destekli pazar araştırmasına kadar birçok kritik başlığı kapsayan bütüncül bir gelişim programı olarak ilerleyecektir.” dedi. Temel hedefimiz kadın girişimcilerimizin ihracata daha bilinçli, daha güçlü ve daha özgüvenli adım atması Seyfeli, “Günümüzde kadın girişimcilerin sürdürülebilir büyüme sağlayabilmesi, markalarını güçlendirebilmesi ve rekabet gücünü artırabilmesi için ihracat artık bir seçenek değil, stratejik bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu programın temel hedefi de tam olarak bu noktada; kadın girişimcilerimizin ihracata daha bilinçli, daha güçlü ve daha özgüvenli adım atmasını sağlamaktır. İnanıyoruz ki bu süreç sonunda yalnızca bilgi kazanan değil; aynı zamanda ihracata yönelen, yeni pazarlara açılan ve başarı hikâyeleriyle örnek olacak kadın girişimciler kazanmış olacağız.” diye konuştu. Kadın girişimcilerimizin ihracata erişimini kolaylaştıracak, onları sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek bu programı hayata geçirdik Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz, küresel ticaretin hızla dönüştüğü bir dönemden geçtiğini, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve veri odaklı karar alma süreçlerinin artık ihracatın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Bu yeni düzende başarılı olmak, yalnızca üretmekle değil; doğru stratejiyle, doğru araçlarla ve doğru bilgiyle hareket etmekle mümkün. Biz de Ege İhracatçı Birlikleri olarak bu ihtiyacı çok net görüyoruz. Bu nedenle, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulumuz ile birlikte, kadın girişimcilerimizin ihracata erişimini kolaylaştıracak, onları sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek bu programı hayata geçirdik. Bu programı klasik bir eğitim sürecinden farklı olarak kurguladık. Katılımcılarımız yalnızca bilgi edinmeyecek; aynı zamanda kendi firmaları için somut çıktılar üretecekler.” Her bir katılımcımız kendi ihracat yol haritasını oluşturmuş olacak. İşbırakmaz, “Program süresince; ihracata hazırlık seviyelerini objektif olarak değerlendirecek, rekabet ve marka stratejilerini geliştirecek, satış ve B2B kapasitelerini güçlendirecek, e-ihracat ve dijital pazarlama süreçlerini öğrenecek ve yapay zekâ destekli pazar araştırması araçlarını etkin şekilde kullanmayı deneyimleyecekler. En önemlisi ise, program sonunda her bir katılımcımız kendi ihracat yol haritasını oluşturmuş olacak. Yaklaşık 10 haftaya yayılan bu süreçte; eğitimlerin yanı sıra ilham buluşmaları, B2B eşleştirme günü ve final zirvesi ile katılımcılarımıza yalnızca bilgi değil, aynı zamanda güçlü bir iş ağı da sunuyoruz. Kadın girişimcilerimizin ihracattaki varlığı güçlendikçe, ülkemizin ihracat kapasitesi de aynı ölçüde güçlenecektir.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

III. Türkiye Kadın Zirvesi 30 Mart’ta İstanbul’da Düzenlenecek Haber

III. Türkiye Kadın Zirvesi 30 Mart’ta İstanbul’da Düzenlenecek

Kadın liderliği, girişimcilik, kadın istihdamı ve toplumsal cinsiyet eşitliği başlıklarının ele alınacağı zirvede, farklı sektörlerde başarı hikâyeleri paylaşılacak, yeni iş birliklerine zemin hazırlanacak ve Türkiye Kadın Ödülleri sahiplerini bulacak. Türkiye’de kadınların iş dünyası, girişimcilik ve toplumsal yaşam içindeki rolünü güçlendirmeyi hedefleyen III. Türkiye Kadın Zirvesi, 30 Mart 2026’da İstanbul’da gerçekleştirilecek. Türkiye Lider Kadınlar Platformu (LİKAP) ve İstanbul İş İnsanları Derneği (İSTİNDER) iş birliğiyle düzenlenecek zirvede, kadın liderliği, girişimcilik ve toplumsal etki başlıkları ele alınacak, farklı alanlarda başarı gösteren isimlere Türkiye Kadın Ödülleri takdim edilecek. Türkiye Kadın Zirvesi Kurucusu ve İSTİNDER Başkanı Nedim Delibaş, zirvenin yalnızca bir etkinlik değil, kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha güçlü yer almasını destekleyen bir dönüşüm platformu olduğunu belirterek, iş dünyası, kamu, sivil toplum ve medyayı ortak bir amaç etrafında buluşturmayı hedeflediklerini ifade etti. 700 katılımcı Raffles İstanbul’da buluşacak Raffles İstanbul’da gerçekleştirilecek ve yaklaşık 700 katılımcının yer alması beklenen zirve, iş dünyasının önde gelen temsilcileri, kadın girişimciler, kurumsal şirket yöneticileri, kamu kurumları ve yerel yönetim temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve medya profesyonellerini bir araya getirecek. Zirve programı kapsamında saat 17.00’de kokteyl ile başlayacak etkinlikte, 18.00–19.30 saatleri arasında panel oturumları düzenlenecek, ardından 20.00–21.30 saatleri arasında Türkiye Kadın Ödülleri sahiplerini bulacak. Liderlik ve girişimcilik odaklı paneller Zirvede, “Geleceği Şekillendiren Kadın Liderler: İş Dünyasında Yeni Dönem” ve “Kadın Girişimciliği ve Sürdürülebilir Başarı: Ekonomide Güçlü Kadın Etkisi” başlıklı oturumlarda kadın liderliği, ekonomik katılım ve sürdürülebilir başarı konuları ele alınacak. Moderatörlüğünü Alev Gürsoy Cimin ve Mehmet Coşkundeniz’in üstleneceği panellerde iş dünyası, kamu ve spor alanlarından önde gelen isimler konuşmacı olarak yer alacak. Farklı alanlardan güçlü kadın liderler sahnede olacak “Lider Kadınlar, Güçlü Yarınlar” temasıyla düzenlenecek oturumlarda, kamu, iş dünyası ve spor alanlarından öne çıkan isimler deneyimlerini paylaşacak. Panelde Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurten Öztürk, BigChefsKurucusu Gamze Cizreli, milli tenisçi Zeynep Sönmez ve Pegasus CEO’su Güliz Öztürk konuşmacı olarak yer alacak. Farklı sektörlerde elde ettikleri başarılarla öne çıkan panelistler, liderlik yolculuklarını, kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki güçlenme sürecine yönelik deneyimlerini ve geleceğe ilişkin öngörülerini katılımcılarla paylaşacak. Amaç: İstihdamı artırmak, farkındalık oluşturmak İlk kez 2022 yılında düzenlenen Türkiye Kadın Zirvesi, kadın istihdamını artırmak, kız çocuklarının eğitimine katkı sağlamak ve kadına yönelik şiddet konularında toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla hayata geçirildi. Bugüne kadar farklı sektörlerde başarı gösteren 100’den fazla kadın ve kadına destek veren markalar ödüllendirildi. Zirve, iş dünyasının liderleri ile kadın girişimcileri aynı platformda buluşturarak yeni iş birliklerinin geliştirilmesine, ilham veren başarı hikâyelerinin paylaşılmasına ve sürdürülebilir sosyal projelerin yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Geniş kapsamlı ödül kategorileri Türkiye Kadın Ödülleri kapsamında iş dünyası, girişimcilik, medya, sanat, spor ve sosyal sorumluluk alanlarında çok sayıda kategoride ödüller verilecek. Yılın Kadın Girişimcisi, Kadın Dostu Marka, Kadın Gazetecisi, Sosyal Sorumluluk Projesi ve Yaşam Boyu Onur Ödülü gibi başlıkların yanı sıra toplumsal fayda ve sosyal etki yaratan projeler de değerlendirilecek.  Prestijli bir sosyal etki platformu Türkiye Kadın Zirvesi, kadınlara değer katan kurum ve markaların toplumsal dönüşüm sürecinde aktif rol aldığı, kurumsal itibar ve sosyal sorumluluk açısından önemli bir buluşma noktası olarak öne çıkıyor. Zirve, kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha güçlü yer almasına katkı sağlayan projelerin görünürlüğünü artırmayı ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda kalıcı farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. . Etkinlik, medya iş birlikleri ve canlı yayın desteğiyle geniş kitlelere ulaşacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KAGİDER Türk İş Kadınlarını New York’ta Bir Araya Getirdi Haber

KAGİDER Türk İş Kadınlarını New York’ta Bir Araya Getirdi

Küresel ölçekte güçlü bir dayanışma ve iş birliği ağı oluşturma hedefiyle kurulan KAGİDER Global Platformu, bu vizyon doğrultusundaki ilk iş odaklı networking buluşmasını New York’ta düzenledi. Tarihi Penn Club’ın etkileyici atmosferinde gerçekleşen etkinlik, yaklaşık 80 katılımcıyı bir araya getirdi. Etkinlikte, Türkiye’den katılan KAGİDER üyeleri ile New York ve New Jersey’de yaşayan Türk girişimci kadınlar, üst düzey yöneticiler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri bir araya gelerek, özellikle kadın girişimciler açısından Türkiye ile ABD arasındaki iş birliği ve ticaret fırsatlarını değerlendirdi. KAGİDER Global Platformu’nun temelleri Mart 2025’te New York’ta atılmış, ardından Mayıs 2025’te Londra’da yaklaşık 100 Türk iş kadınının katılımıyla ikinci buluşma gerçekleştirilmişti. Eylül 2025’te ise Brüksel’de, Avrupa Birliği nezdinde Türkiye Daimi Temsilcisi Büyükelçi Faruk Kaymakcı’nın ev sahipliğinde düzenlenen üçüncü buluşma ile platform uluslararası ölçekte büyümesini sürdürdü. KAGİDER Global, 2026 yılı içerisinde Hırvatistan, Hollanda ve Almanya’da düzenlenmesi planlanan yeni buluşmalarla etki alanını daha da genişletmeyi hedefliyor. Dördüncü buluşmanın yeniden New York’ta gerçekleştirilmesi, platformun küresel ölçekte istikrarlı büyümesini ve uluslararası kadın dayanışmasını güçlendirme vizyonunu ortaya koydu. Farklı sektörlerden katılımcıların yer aldığı etkinlik, deneyim paylaşımı ve yeni iş bağlantılarının kurulması açısından güçlü bir zemin sundu. Katılımcılar, dünyanın farklı noktalarında yaşayan Türk kadınlarının bir araya gelmesinin, yeni iş birlikleri ve ortak projelerin gelişmesine önemli katkı sağladığını vurguladı. Etkinlikte ayrıca kadın liderliğinin güçlendirilmesi, uluslararası iş ağlarının geliştirilmesi ve kadın girişimciliğinin küresel ölçekte desteklenmesine yönelik fırsatlar da ele alındı. Katılımcılar, farklı coğrafyalarda yaşayan Türk kadınlarının bilgi ve deneyim paylaşımının yalnızca bireysel başarıları görünür kılmakla kalmadığını, aynı zamanda güçlü ve sürdürülebilir bir küresel etki yarattığını ifade etti. “KAGİDER Global, uluslararası iş birliklerinin filizlendiği güçlü bir ekosisteme dönüşüyor” KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, etkinlik kapsamında yaptığı konuşmada KAGİDER Global’in ulaştığı noktaya ve gelecekteki hedeflerine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Geçtiğimiz yıl New York’ta başlattığımız KAGİDER Global Platformu’nun bugün yeniden aynı şehirde, ancak çok daha geniş ve güçlü bir katılımla bir araya gelmesi, bu girişimin kısa sürede nasıl etkili bir yapıya dönüştüğünü açıkça gösteriyor. Londra ve Brüksel’de gerçekleştirdiğimiz buluşmalarla büyüyen bu ağ, bugün artık yalnızca bir iletişim platformu değil; farklı ülkelerde yaşayan Türk kadınlarının birbirine değer kattığı, somut iş birliklerinin filizlendiği güçlü bir ekosisteme dönüşmüş durumda. KAGİDER Global ile amacımız, dünyanın neresinde olursa olsun Türk kadınlarının birbirleriyle bağ kurabildiği, bilgi ve deneyimlerini paylaşabildiği ve birlikte üretim yapabildiği sürdürülebilir bir küresel ağ inşa etmek. Girişimcilerden kurumsal liderlere, akademisyenlerden sivil toplum temsilcilerine kadar geniş bir yelpazede kadınları bir araya getiren bu yapı, uluslararası ölçekte yeni fırsatların kapısını aralıyor. Önümüzdeki dönemde farklı ülkelerde gerçekleştireceğimiz buluşmalarla bu etkiyi daha da büyüteceğimize ve çok daha güçlü iş birliklerine zemin hazırlayacağımıza inanıyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadınlar İzmir’den Ses Verdi Haber

Kadınlar İzmir’den Ses Verdi

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) ve TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu tarafından kadınların ekonomik hayattaki rolünü güçlendirmek ve ilham veren başarı hikâyelerini görünür kılmak amacıyla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında “Cesaretin Adı: Kadın-103 Yıllık Cesaret” zirvesi yapıldı. İş dünyasının temsilcilerini, kadın girişimcileri, akademisyenleri, sanatçıları, medya mensuplarını ve gençleri aynı çatı altında buluşturan zirvede, kadın girişimciliğinden liderliğe; yapay zekâ ve toplumsal cinsiyet ilişkisinden iş dünyasında ve medyada kadının yerine kadar pek çok önemli başlık ele alındı. Yalnızca ilham veren hikâyeler değil, somut çözüm önerileri, iyi uygulama örnekleri ve iş birliği modellerinin de konuşulduğu programa İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve zirvenin fikir lideri eşi Öznur Tugay, BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celep, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay da katıldı. Zirve; iş dünyası, girişimcilik, sanat, medya ve sivil toplum alanlarında ülkemize değer katan pek çok önemli ismin katkı sunduğu panellerle devam etti. “Bu takdimi onur duyarak kabul ediyorum” Programın akış yöneticiliğini üstlenen yönetim danışmanı, yazar, öğretim görevlisi İdil Türkmenoğlu, “Öznur Tugay’ın fikir liderliğindeki bu buluşmada ülkemizin çok güçlü seslerini bir araya getiriyoruz. Başarılı iş kadınları, sanat ve akademi dünyasından konuklarımız olacak. İzmir İktisat Kongresi öncesinde Kadınlar Kongresi, Mustafa Kemal Atatürk tarafından burada toplanmıştı. 103 yıldır İzmir öncülük ediyor” diyerek programı başlattı. “Güçlü hukuksal düzenlemeler hayata geçirilmeli” Projenin fikir lideri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay, “Bugün burada yalnızca bir günü takvimde işaretlemek için toplanmadık. Bugün burada emeği onurlandırmak, cesareti selamlamak, kararlılığı ve umudu büyütmek için bir aradayız. Kadın, hayatın başlangıcıdır. Bir emekçinin alın terinde, bir öğretmenin rehberliğinde, bir liderin cesaretinde kendini gösterir. Tarih boyunca kadınlar kimi zaman en önde yürüyerek kimi zaman en arkada herkesi ayakta tutarak toplumların yönünü değiştirmiştir. Hak mücadelesinde, eğitimde, ekonomide, bilimde ve sanatta sessizce ama kararlılıkla iz bırakmışlardır. Tıpkı Milli Mücadele’ye büyük destek veren Halide Edip Adıvar, Türkiye’nin ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen, ilk Türk kadın avukat ve kadın hakları savunucusu Süreyya Ağaoğlu gibi… Ne yazık ki bugün hâlâ bazı kadınlar hayallerini gerçekleştirme fırsatı bulamadan hayattan koparılıyor. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri yalnızca bir trajedi değildir, toplum olarak hepimizin vicdanını yaralayan derin bir sorundur. Yapılması gereken, saygıyı yalnızca bir nezaket göstergesi olmaktan çıkarıp toplumsal bir ilke haline getirmektir ve bunu destekleyen güçlü hukuksal düzenlemeleri hayata geçirmektir” ifadelerini kullandı. “Güçlü bir gelecek, ancak birlikte inşa edilir” Türkiye’de kadınların istihdam oranının yalnızca yüzde 31,3 olduğunu kaydeden Öznur Tugay, şunları söyledi: “Kadınların büyük bir bölümü hâlâ üretimde, ekonomide ve toplumsal hayatın birçok alanında yeterince yer bulamıyor. Fırsat eşitliği yalnızca bir kavram olmaktan çıkarılıp yaşanan bir gerçeklik haline mutlaka getirilmelidir. Dünyayı değiştirmek büyük adımlarla değil, istikrarlı ve sabırlı duruşlarla mümkün olur. Bugün artık çok net biliyoruz ki bir toplumun gelişmişliği, kadınlarının özgürlüğüyle doğru orantılıdır. Bir toplumun adaleti, kadınlarının gördüğü saygıyla ölçülür. Bir toplumun yarını ise kadınlarının hayallerine verdiği değerle şekillenir. Güçlü bir gelecek, ancak birlikte inşa edilir. 8 Mart görünmeyen emeğin görünür olduğu, sessiz fedakârlıkların değer bulduğu, mücadelenin tarih yazdığı bir gündür.” “Her kadının arkasında tek bir erkek vardır; Mustafa Kemal Atatürk” Mustafa Kemal Atatürk’ün “Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım. Milletimi kurtuluşa ulaştırmakta daha fazla emek verdim, diyemez” sözlerini hatırlatan Öznur Tugay, “Mustafa Kemal Atatürk, bu sözleriyle Türk kadınının değerini ne güzel vurgulamış. Birçok Avrupa ülkesi daha kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanımamışken o bu hakkı tanımıştı. 103 yıl önce İzmir İktisat Kongresi’nde çizdiği vizyonla kadının yalnızca aile içinde değil üretimde, ekonomide ve toplumsal hayatın her alanında güçlü bir özne olmasının yolunu açtı. Bugün burada İzmir’in güçlü kadınlarının bir araya gelerek attığı bu adım sadece bir başlangıç değildir. Kadınların emeğinin, üretiminin ve dayanışmasının büyüdüğü bir geleceğin habercisidir. Çünkü biliyoruz ki bir kadının hayatına dokunan her adım aslında toplumun yarınını değiştirir ve biz inanıyoruz ki; kadınlar birlikte yürüdüğünde hiçbir hedef uzak değildir. Emeğiyle üreten, bilgisiyle yol gösteren, cesaretiyle ilham veren, yaşamı varlığıyla güzelleştiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum. İyi ki varsınız, iyi ki varız, iyi ki birlikteyiz. Bu ülkede kendi ayakları üzerinde duran her kadının arkasında tek bir erkek vardır; Mustafa Kemal Atatürk” dedi. “Yapacak çok iş var” Programda “Öznur Tugay’ın eşi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay” şeklinde takdim edilen Başkan Tugay, “Hepinizin katılımı İzmir adına onurdur. Benimle ilgili takdimi onur duyarak kabul ediyorum. Biz aslında ilk defa bir toplantıda konuşuyoruz ve eşimi gururla dinledim. Bu toplantının organizasyonundaki emeğini takdir ediyorum. Onunla her zaman gurur duydum, bugün o gururu bir kez daha hissettirdi” diye konuştu. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde elde edilen kazanımların kutlandığını ancak henüz kutlanacak bir aşamada olunmadığını söyleyen Başkan Tugay, “Kadına şiddet ve kadın cinayetleri ağır şekilde yaşanıyor. Bu konu üzerimizde gölge gibi, kara bulut gibi duruyor. Yapacak çok iş var” sözlerine yer verdi. Konuşmasında kızıyla birlikte ölü bulunan Fatmanur Çelik’e değinen Başkan Tugay, “Bu konu Türkiye tarihindeki en büyük utançlarından biridir. ‘Koruyun bizi’ diye bas bas bağırmasına rağmen korumadılar. Cenazesinde kadınların erkekleri itip onlara sahip çıkmasını çok doğru buldum, onları takdir ettim. Haklıydılar. Bu üzücü konuyu anlatmak istiyorum çünkü Türkiye’nin gerçeği bu. İstismara uğradığı halde susan kaç kadın var acaba? Konuştukları zaman onların ahlaklarının sorgulandığını, kendilerinin suçlanacağını biliyorlar. Vicdanlı insanlarsak, ahlakımız varsa, hele ki Allah inancımız varsa bunu açıklayamayız. Buna güçlü şekilde tepki göstermeliyiz. Bu, bizim başımızın üzerindeki gölgedir” diye belirtti. “Kadınlar ve erkekler eşittir” Başkan Tugay, kadınların iş hayatındaki varlığı üzerinden de şu değerlendirmelerde bulundu: “İstihdam oranında kadınlar erkeklere göre çok geride ve ‘kadınlar sadece belli işleri yapabilir, belli işleri yapamaz’ deniyor. İzmir ile gurur duyuyoruz. Kadın otobüs şoförleri Türkiye’de en fazla İzmir’de var. 300 civarında kadın otobüs şoförümüz var. Kadın otobüs şoförleri daha az kaza yapıyor, daha az şikayet alıyor. 7 yıldır belediye başkanıyım, kadınların verilen göreve daha fazla sahip çıktığını gördüm. Herhangi bir yarışta kadınlar neden geri kalıyor, çünkü o noktaya getiriliyorlar. Okul çağından itibaren sürekli geride bırakılıyorlar. Bu toplumun bilinçaltında yaptığı bir şey. ‘Kadınlar üstündür’ demiyorum, ‘erkekler üstün değildir’ diyorum. ‘Kadınlar ve erkekler eşittir’ diyorum. Eşit fırsatlar tanıyacak şekilde eğitim sistemini düzenlememiz, insanları eşit şartlarda yarışır hale getirmemiz lazım. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bunu anladığı için cumhuriyeti kurarken kadınlara da çağrıda bulundu. İzmir İktisat Kongresi öncesi yaptığı Kadın Kongresi böyle bir şeydi. Bir toplumun kadınlarını geride tutarak o toplumu kalkındıramazsınız. Bu aynı zamanda bir kalkınma, bir ekonomi meselesidir.” “Aydınlık günleri hep beraber yaşayacağız” Konuşmasını Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anlatarak tamamlayan Başkan Tugay, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyeti kurduğu günlerde kadınların yeniden doğuşunu sağlamış bir lideridir. Biz ondan güç alarak kadını ve erkeğiyle yolumuza devam edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet ilelebet yaşayacak ve beklenen aydınlık günleri hep beraber yaşayacağız” dedi. “Bir toplum kadınları kadar güçlüdür” Üretim ve girişimcilikte kadın gücünün ele alındığı buluşmada konuşan BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, “8 Mart’ı sadece kutlama günü olarak görmek eksik olur. 8 Mart hatırlamak, fark etmek ve kararlılık günüdür. Kadınların güvenliği, eşitliği, emeğinin karşılığı ve fırsatlara erişimi konusunda hala çözmemiz gereken sorunlar var ama aynı zamanda kadınların güçlenmesi yalnızca bir sosyal adalet meselesi değildir. Bir kalkınma, rekabetçilik ve güçlü bir toplum sorunudur. Atatürk daha Cumhuriyet’in ilk yıllarında kadınların toplumdaki önemini, ‘Dünyada her şey kadının eseridir’ sözüyle belirtmişti. Birçok ülke kadınların temel haklarını tartışırken Türkiye’de kadınlar seçme seçilme hakkına kavuşmuştur ve bir toplum kadınları kadar güçlüdür. İzmir’e baktığımızda bu gerçeği sayılarla görüyoruz. İzmir’de kadınların iş gücüne katılım oranının Türkiye ortalamasını üzerinde olması önemli bir avantaj ama yeterli değil. Bu noktada BASİFED olarak hedefimizi açıkça ifade etmek isterim; kadınların ekonomik katılımlarını, İzmir’de büyümenin ve sosyal refahın en önemli kaldıraçlarından biri haline getirmeliyiz” ifadelerini kullandı. “İş gücünde artış olsa da cinsiyetler arası uçurum hala var” TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celep ise “Bugün burada çok güçlü sesleri bir araya getiriyoruz. Kadınlara öncü olmuş örnek isimleri dinleyeceğiz. Bu örnek kadınların sunumlarında da göreceğimiz gibi ekonomik sosyal ve kültürel anlamda kadınların toplumda kurucu ve taşıyıcı rolü her geçen gün daha da görünür hale geliyor. Ancak 8 Mart hem kadınların başarılarının kutlandığı hem de cinsiyet eşitliği için taleplerin daha gür bir sesle dile getirildiği bir gün. Dünyada kadınlar ve kız çocuklarının erkeklerin yasal haklarının yüzde 64’üne sahip olduğunu görüyoruz. Araştırılan ülkelerde adalet alanında kadınlar yüzde 70 engelle karşılaşıyor. Hem ekonomik hem de sosyal nedenlerle milyonlarca kadın adalet sistemi dışında bırakılıyor. Dünya genelinde son 10 yılda kadınların iş gücüne katılımı pandemi nedeniyle düşük seviyelerde seyrederken sonrasında yavaş yavaş artış gösterdi. Ancak cinsiyetler arası uçurum hala görülüyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.