Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kadın Hakları

Kapsül Haber Ajansı - Kadın Hakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Hakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadın Belediye Başkanları Manisa’da Bir Araya Geldi Haber

Kadın Belediye Başkanları Manisa’da Bir Araya Geldi

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, kadınların siyasette daha güçlü ve örgütlü yer alması gerektiğini vurgulayarak, “Kadınların önünde bir engel değil, omuz omuza mücadele vereceğiniz yol arkadaşı olmak istiyoruz” dedi. Manisa Büyükşehir Belediyesi, Şehzadeler Belediyesi ve Yunusemre Belediyesi’nin ev sahipliğinde, BESOT Konferans Salonu’nda düzenlenen programa Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcıları Ata Temiz, Erk Kayabaş, Pınar Mine Hacıalibeyoğlu ve Türkiye Kadın Belediye Başkanları Platformu temsilcileri katıldı. “Gülşah Başkanımızın Anısını Yaşatmak için Toplandık” Programın açılış konuşmasını yapan Türkiye Kadın Belediye Başkanları Platformu Manisa Temsilcisi Netice Okutan, buluşmanın duygusal bir amacı olduğunu belirtti. Okutan, “3 Nisan’ın yıl dönümü nedeniyle bu buluşma kararını, rahmetli Gülşah Durbay başkanımızın cenazesinde almıştık. Gülşah Başkanımız, kadın belediye başkanlarını Manisa’da ağırlamayı çok istiyordu. Biz de bugün onun bu vasiyetini yerine getirmek ve anısını yaşatmak için buradayız” dedi. “Kadınların Olmadığı Siyaset Eksiktir” Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, 3 Nisan 1930’un sadece yasal bir düzenleme değil, bir eşitlik ilanı olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: “Kadınların siyasetteki temsili hala arzu ettiğimiz düzeyde değil. Oysa biliyoruz ki kadınların olmadığı bir siyaset eksiktir. Bu vesileyle, 14 Aralık 2025’te kaybettiğimiz Gülşah Durbay’ı rahmetle anıyorum. O, cesaretiyle kadınların siyasette var olma mücadelesinin en değerli temsilcilerinden biriydi.” “Şehrimiz Bu Döneme Acı Bir Başlangıç Yaptı” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise, “Şehrimiz bu döneme gerçekten acı bir başlangıç yaptı. 31 Mart 2024’te seçimler oldu, Manisa’da birçok şeyin değişeceğini düşündük, bir heyecan, içimizde bir umut vardı. Ama ardı ardına kayıplar yaşadık. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’i ve Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ı kaybettik. Bunun üzüntüsünü yaşıyoruz” dedi. “Umuyorum Önümüzdeki Dönem Daha Çok Kadın Belediye Başkanımız Olur” Türkiye’de en önemli eksikliklerden bir tanesinin kadınların siyasette çok yer almaması olduğunu söyleyen Başkan Besim Dutlulu, “Ben 2024 seçimlerinde şunu gördüm. Genel Başkanımızın kadınlara daha çok yer vereceğini söylemesinden sonra başta İzmir olmak üzere birçok büyükşehirde, ilçede bu kadar çok kadın belediye başkanı olmasından dolayı biraz da olsa umutlandık. Olması gerektiği yerde miyiz? Tabi ki değiliz. Bu iş erkeklerin başaracağı bir iş değil. Kadınların örgütlü olması lazım. Bu konuda doğru ve iyi çalışmalar yaşanıyor. Biz de Manisa olarak mutlu olmuştuk. Şehzadeler’de kadın belediye başkanımız vardı. Umuyorum önümüzdeki dönem daha çok kadın belediye başkanımız olur” diye konuştu. Daha Güçlü Temsil İçin Ortak Mücadeleye Vurgu Yaptı Mesleklerinde belli noktalara gelmiş, siyasi birikimleri dolu kadın belediye başkanlarını gördüklerini belirten Başkan Dutlulu, “Tırnaklarıyla kazıyarak, adım adım yükselerek göreve gelmiş kadınları daha çok görüyoruz. Ama daha adım atmamız gereken çok şey var. Ne yazık ki ülkemiz demokrasi açısından, eşitlik açısından, adalet açısından iyiye gitmiyor. Kadın hakları açısından da iyiye gittiğimize inanmak istiyorum. Bu nasıl olur, bu tarz toplantılarla olur. Önünüzde bir engel değil, yanınızda omuz omuza mücadele vereceğiniz yol arkadaşlarınız olmak istiyoruz. Daha çok kadın belediye başkanı ile ileride görev yapmak istiyorum. Daha çok büyükşehir belediye başkanı arkadaşım olsun istiyorum” ifadelerini kullandı. 96 Yılda Sadece 206 Kadın Belediye Başkanı Programda bir sunum yapan Türkiye Kadın Belediye Başkanları Platformu Başkanı Nurgül Uçar Aktuğ, çarpıcı veriler paylaştı. 1930 yılından bu yana Türkiye’de yaklaşık 35 bin erkek belediye başkanına karşılık sadece 206 kadının bu göreve geldiğini belirten Aktuğ, temsil oranının yetersizliğine dikkat çekerek ortak mücadele çağrısı yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadınlar İzmir’den Ses Verdi Haber

Kadınlar İzmir’den Ses Verdi

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) ve TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu tarafından kadınların ekonomik hayattaki rolünü güçlendirmek ve ilham veren başarı hikâyelerini görünür kılmak amacıyla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında “Cesaretin Adı: Kadın-103 Yıllık Cesaret” zirvesi yapıldı. İş dünyasının temsilcilerini, kadın girişimcileri, akademisyenleri, sanatçıları, medya mensuplarını ve gençleri aynı çatı altında buluşturan zirvede, kadın girişimciliğinden liderliğe; yapay zekâ ve toplumsal cinsiyet ilişkisinden iş dünyasında ve medyada kadının yerine kadar pek çok önemli başlık ele alındı. Yalnızca ilham veren hikâyeler değil, somut çözüm önerileri, iyi uygulama örnekleri ve iş birliği modellerinin de konuşulduğu programa İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve zirvenin fikir lideri eşi Öznur Tugay, BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celep, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay da katıldı. Zirve; iş dünyası, girişimcilik, sanat, medya ve sivil toplum alanlarında ülkemize değer katan pek çok önemli ismin katkı sunduğu panellerle devam etti. “Bu takdimi onur duyarak kabul ediyorum” Programın akış yöneticiliğini üstlenen yönetim danışmanı, yazar, öğretim görevlisi İdil Türkmenoğlu, “Öznur Tugay’ın fikir liderliğindeki bu buluşmada ülkemizin çok güçlü seslerini bir araya getiriyoruz. Başarılı iş kadınları, sanat ve akademi dünyasından konuklarımız olacak. İzmir İktisat Kongresi öncesinde Kadınlar Kongresi, Mustafa Kemal Atatürk tarafından burada toplanmıştı. 103 yıldır İzmir öncülük ediyor” diyerek programı başlattı. “Güçlü hukuksal düzenlemeler hayata geçirilmeli” Projenin fikir lideri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay, “Bugün burada yalnızca bir günü takvimde işaretlemek için toplanmadık. Bugün burada emeği onurlandırmak, cesareti selamlamak, kararlılığı ve umudu büyütmek için bir aradayız. Kadın, hayatın başlangıcıdır. Bir emekçinin alın terinde, bir öğretmenin rehberliğinde, bir liderin cesaretinde kendini gösterir. Tarih boyunca kadınlar kimi zaman en önde yürüyerek kimi zaman en arkada herkesi ayakta tutarak toplumların yönünü değiştirmiştir. Hak mücadelesinde, eğitimde, ekonomide, bilimde ve sanatta sessizce ama kararlılıkla iz bırakmışlardır. Tıpkı Milli Mücadele’ye büyük destek veren Halide Edip Adıvar, Türkiye’nin ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen, ilk Türk kadın avukat ve kadın hakları savunucusu Süreyya Ağaoğlu gibi… Ne yazık ki bugün hâlâ bazı kadınlar hayallerini gerçekleştirme fırsatı bulamadan hayattan koparılıyor. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri yalnızca bir trajedi değildir, toplum olarak hepimizin vicdanını yaralayan derin bir sorundur. Yapılması gereken, saygıyı yalnızca bir nezaket göstergesi olmaktan çıkarıp toplumsal bir ilke haline getirmektir ve bunu destekleyen güçlü hukuksal düzenlemeleri hayata geçirmektir” ifadelerini kullandı. “Güçlü bir gelecek, ancak birlikte inşa edilir” Türkiye’de kadınların istihdam oranının yalnızca yüzde 31,3 olduğunu kaydeden Öznur Tugay, şunları söyledi: “Kadınların büyük bir bölümü hâlâ üretimde, ekonomide ve toplumsal hayatın birçok alanında yeterince yer bulamıyor. Fırsat eşitliği yalnızca bir kavram olmaktan çıkarılıp yaşanan bir gerçeklik haline mutlaka getirilmelidir. Dünyayı değiştirmek büyük adımlarla değil, istikrarlı ve sabırlı duruşlarla mümkün olur. Bugün artık çok net biliyoruz ki bir toplumun gelişmişliği, kadınlarının özgürlüğüyle doğru orantılıdır. Bir toplumun adaleti, kadınlarının gördüğü saygıyla ölçülür. Bir toplumun yarını ise kadınlarının hayallerine verdiği değerle şekillenir. Güçlü bir gelecek, ancak birlikte inşa edilir. 8 Mart görünmeyen emeğin görünür olduğu, sessiz fedakârlıkların değer bulduğu, mücadelenin tarih yazdığı bir gündür.” “Her kadının arkasında tek bir erkek vardır; Mustafa Kemal Atatürk” Mustafa Kemal Atatürk’ün “Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım. Milletimi kurtuluşa ulaştırmakta daha fazla emek verdim, diyemez” sözlerini hatırlatan Öznur Tugay, “Mustafa Kemal Atatürk, bu sözleriyle Türk kadınının değerini ne güzel vurgulamış. Birçok Avrupa ülkesi daha kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanımamışken o bu hakkı tanımıştı. 103 yıl önce İzmir İktisat Kongresi’nde çizdiği vizyonla kadının yalnızca aile içinde değil üretimde, ekonomide ve toplumsal hayatın her alanında güçlü bir özne olmasının yolunu açtı. Bugün burada İzmir’in güçlü kadınlarının bir araya gelerek attığı bu adım sadece bir başlangıç değildir. Kadınların emeğinin, üretiminin ve dayanışmasının büyüdüğü bir geleceğin habercisidir. Çünkü biliyoruz ki bir kadının hayatına dokunan her adım aslında toplumun yarınını değiştirir ve biz inanıyoruz ki; kadınlar birlikte yürüdüğünde hiçbir hedef uzak değildir. Emeğiyle üreten, bilgisiyle yol gösteren, cesaretiyle ilham veren, yaşamı varlığıyla güzelleştiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum. İyi ki varsınız, iyi ki varız, iyi ki birlikteyiz. Bu ülkede kendi ayakları üzerinde duran her kadının arkasında tek bir erkek vardır; Mustafa Kemal Atatürk” dedi. “Yapacak çok iş var” Programda “Öznur Tugay’ın eşi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay” şeklinde takdim edilen Başkan Tugay, “Hepinizin katılımı İzmir adına onurdur. Benimle ilgili takdimi onur duyarak kabul ediyorum. Biz aslında ilk defa bir toplantıda konuşuyoruz ve eşimi gururla dinledim. Bu toplantının organizasyonundaki emeğini takdir ediyorum. Onunla her zaman gurur duydum, bugün o gururu bir kez daha hissettirdi” diye konuştu. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde elde edilen kazanımların kutlandığını ancak henüz kutlanacak bir aşamada olunmadığını söyleyen Başkan Tugay, “Kadına şiddet ve kadın cinayetleri ağır şekilde yaşanıyor. Bu konu üzerimizde gölge gibi, kara bulut gibi duruyor. Yapacak çok iş var” sözlerine yer verdi. Konuşmasında kızıyla birlikte ölü bulunan Fatmanur Çelik’e değinen Başkan Tugay, “Bu konu Türkiye tarihindeki en büyük utançlarından biridir. ‘Koruyun bizi’ diye bas bas bağırmasına rağmen korumadılar. Cenazesinde kadınların erkekleri itip onlara sahip çıkmasını çok doğru buldum, onları takdir ettim. Haklıydılar. Bu üzücü konuyu anlatmak istiyorum çünkü Türkiye’nin gerçeği bu. İstismara uğradığı halde susan kaç kadın var acaba? Konuştukları zaman onların ahlaklarının sorgulandığını, kendilerinin suçlanacağını biliyorlar. Vicdanlı insanlarsak, ahlakımız varsa, hele ki Allah inancımız varsa bunu açıklayamayız. Buna güçlü şekilde tepki göstermeliyiz. Bu, bizim başımızın üzerindeki gölgedir” diye belirtti. “Kadınlar ve erkekler eşittir” Başkan Tugay, kadınların iş hayatındaki varlığı üzerinden de şu değerlendirmelerde bulundu: “İstihdam oranında kadınlar erkeklere göre çok geride ve ‘kadınlar sadece belli işleri yapabilir, belli işleri yapamaz’ deniyor. İzmir ile gurur duyuyoruz. Kadın otobüs şoförleri Türkiye’de en fazla İzmir’de var. 300 civarında kadın otobüs şoförümüz var. Kadın otobüs şoförleri daha az kaza yapıyor, daha az şikayet alıyor. 7 yıldır belediye başkanıyım, kadınların verilen göreve daha fazla sahip çıktığını gördüm. Herhangi bir yarışta kadınlar neden geri kalıyor, çünkü o noktaya getiriliyorlar. Okul çağından itibaren sürekli geride bırakılıyorlar. Bu toplumun bilinçaltında yaptığı bir şey. ‘Kadınlar üstündür’ demiyorum, ‘erkekler üstün değildir’ diyorum. ‘Kadınlar ve erkekler eşittir’ diyorum. Eşit fırsatlar tanıyacak şekilde eğitim sistemini düzenlememiz, insanları eşit şartlarda yarışır hale getirmemiz lazım. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bunu anladığı için cumhuriyeti kurarken kadınlara da çağrıda bulundu. İzmir İktisat Kongresi öncesi yaptığı Kadın Kongresi böyle bir şeydi. Bir toplumun kadınlarını geride tutarak o toplumu kalkındıramazsınız. Bu aynı zamanda bir kalkınma, bir ekonomi meselesidir.” “Aydınlık günleri hep beraber yaşayacağız” Konuşmasını Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anlatarak tamamlayan Başkan Tugay, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyeti kurduğu günlerde kadınların yeniden doğuşunu sağlamış bir lideridir. Biz ondan güç alarak kadını ve erkeğiyle yolumuza devam edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet ilelebet yaşayacak ve beklenen aydınlık günleri hep beraber yaşayacağız” dedi. “Bir toplum kadınları kadar güçlüdür” Üretim ve girişimcilikte kadın gücünün ele alındığı buluşmada konuşan BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, “8 Mart’ı sadece kutlama günü olarak görmek eksik olur. 8 Mart hatırlamak, fark etmek ve kararlılık günüdür. Kadınların güvenliği, eşitliği, emeğinin karşılığı ve fırsatlara erişimi konusunda hala çözmemiz gereken sorunlar var ama aynı zamanda kadınların güçlenmesi yalnızca bir sosyal adalet meselesi değildir. Bir kalkınma, rekabetçilik ve güçlü bir toplum sorunudur. Atatürk daha Cumhuriyet’in ilk yıllarında kadınların toplumdaki önemini, ‘Dünyada her şey kadının eseridir’ sözüyle belirtmişti. Birçok ülke kadınların temel haklarını tartışırken Türkiye’de kadınlar seçme seçilme hakkına kavuşmuştur ve bir toplum kadınları kadar güçlüdür. İzmir’e baktığımızda bu gerçeği sayılarla görüyoruz. İzmir’de kadınların iş gücüne katılım oranının Türkiye ortalamasını üzerinde olması önemli bir avantaj ama yeterli değil. Bu noktada BASİFED olarak hedefimizi açıkça ifade etmek isterim; kadınların ekonomik katılımlarını, İzmir’de büyümenin ve sosyal refahın en önemli kaldıraçlarından biri haline getirmeliyiz” ifadelerini kullandı. “İş gücünde artış olsa da cinsiyetler arası uçurum hala var” TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celep ise “Bugün burada çok güçlü sesleri bir araya getiriyoruz. Kadınlara öncü olmuş örnek isimleri dinleyeceğiz. Bu örnek kadınların sunumlarında da göreceğimiz gibi ekonomik sosyal ve kültürel anlamda kadınların toplumda kurucu ve taşıyıcı rolü her geçen gün daha da görünür hale geliyor. Ancak 8 Mart hem kadınların başarılarının kutlandığı hem de cinsiyet eşitliği için taleplerin daha gür bir sesle dile getirildiği bir gün. Dünyada kadınlar ve kız çocuklarının erkeklerin yasal haklarının yüzde 64’üne sahip olduğunu görüyoruz. Araştırılan ülkelerde adalet alanında kadınlar yüzde 70 engelle karşılaşıyor. Hem ekonomik hem de sosyal nedenlerle milyonlarca kadın adalet sistemi dışında bırakılıyor. Dünya genelinde son 10 yılda kadınların iş gücüne katılımı pandemi nedeniyle düşük seviyelerde seyrederken sonrasında yavaş yavaş artış gösterdi. Ancak cinsiyetler arası uçurum hala görülüyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Genç kadınların yüzde 68’i gece sokakta güvenli hissetmiyor Haber

Genç kadınların yüzde 68’i gece sokakta güvenli hissetmiyor

Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır, toplumun yüzde 78’inin Türkiye’de kadın olmanın zor olduğu konusunda hemfikir olduğunu belirterek, “18–29 yaş arası kadınların yüzde 68’i yaşadıkları bölgede gece yalnız yürürken kendilerini güvende hissetmiyor” dedi. Araştırmaya sosyal medya verileri ile katkıda bulunan Ogilvy 4129’un CEO’su Leslie Krespin, “Sosyal medya dinleme verileri, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunun toplumda güçlü bir duyarlılık yarattığını gösteriyor. İstanbul Sözleşmesi, Türkiye’de kadın hakları ve hukuki koruma tartışmalarının merkezinde durmaya devam ediyor” diye konuştu. Araştırmaya göre eşitlik ve kapsayıcılıkta markalardan en güçlü beklenti yüzde 57 ile taciz ve ayrımcılığa karşı güvenilir şikâyet mekanizmaları kurmaları. Sosyal sorumlulukta ise öncelik yüzde 76 ile şiddet mağduru kadınlara güvenli istihdam sağlanması. Türkiye'nin yeni nesil sosyal araştırma ve veri analiz merkezi Veri Enstitüsü'nün her ay düzenli yaptığı araştırmanın sonuçlarını içeren Veri Pusulası yayımlandı. Türkiye’nin tek tam hizmet ajansı Ogilvy 4129’un da sosyal medya veri analizi ile katkıda bulunduğu araştırma, bu ay Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Algısı konusunu tüm boyutlarıyla mercek altına alıyor. Eşitlik talebi "var olma" meselesine dönüşüyor Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Algısı araştırmasının sonuçlarını değerlendiren Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır genç kadınlardaki endişe verici tabloya dikkat çekerek şunları ifade etti: "18–29 yaş grubundaki kadınların yüzde 68’i ve çalışan kadınların yüzde 63’ü yaşadıkları bölgede gece yalnız yürürken kendilerini güvende hissetmiyor. Aynı yaş grubundaki kadınların yüzde 66’sı kıyafeti veya dış görünüşü nedeniyle yargılandığını belirtiyor. Toplumun yüzde 78’i Türkiye’de kadın olmanın zor olduğunu düşünüyor. Bu verilerin eşitlik meselesini yasal çerçevenin ötesine taşıyor. Güven duygusu zedelendiğinde, eşitlik talebi yalnızca bir hak meselesi olmaktan çıkıp bir var olma meselesine dönüşüyor." İstanbul Sözleşmesi bir kırılma noktası Toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin sosyal medya konuşulmalarını değerlendiren Ogilvy 4129 CEO’su Leslie Krespin, toplumsal cinsiyet eşitliğiyle ilgili konuşmaların özellikle 8 Mart’ta zirveye ulaştığını belirterek son bir yıldaki gündemle ilgili de şöyle konuştu: “Sosyal medya dinleme verileri, İstanbul Sözleşmesi’nin dijital tartışmalarda yalnızca hukuki bir metin olarak görülmediğini, kadın hakları ve toplumsal değerler etrafındaki daha geniş bir tartışmanın sembolü haline geldiğini gösteriyor. Konuşmalarda sözleşmeyi kadınların yaşam hakkı açısından önemli bir güvence olarak görenlerle aile yapısı üzerindeki etkileri üzerinden eleştirenler olmak üzere iki farklı yaklaşım öne çıkıyor. Bununla birlikte sosyal medya konuşmaları, eşitsizliğin özellikle iş hayatındaki deneyimler üzerinden yoğun biçimde dile getirildiğini ortaya koyuyor. İşe alım süreçlerinde özel hayata dair sorular, ücret dengesizliği ve kariyer fırsatlarındaki eşitsizlik en sık dile getirilen başlıklar arasında. Bu tablo, eşitlik tartışmasının yalnızca ilkesel bir söylem olmadığını; insanların kurumların işe alım, fırsat eşitliği ve çalışma kültürü konusundaki yaklaşımına da dikkat ettiğini gösteriyor.” Toplumsal cinsiyet eşitliği markalar için bir samimiyet testi Araştırmaya göre eşitlik ve kapsayıcılıkta markalardan en güçlü beklenti yüzde 57 ile taciz ve ayrımcılığa karşı güvenilir şikâyet mekanizmaları kurulması. Bu beklenti 18–29 yaş kadınlarda yüzde 66’ya yükseliyor. Çocuk bakımına uygun çalışma düzenlemeleri yüzde 52, eşit ücret için ölçüm ve hedef konması ile şiddetle mücadele kurumlarıyla iş birliği yüzde 45 destek görüyor. Sosyal sorumlulukta ise açık ara öncelik yüzde 76 ile şiddet mağduru kadınlara güvenli istihdam sağlanması. Gençlerde bu oran yüzde 86’ya yükseliyor. Eşitlik söylemde, yük kadında Veri Pusulası’nın 3 binin üzerinde katılımcıyla gerçekleştirdiği araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 58’i aile dengesi nedeniyle kadının çalışma hayatındaki rolünün farklılaşabileceğini düşünüyor. Erkeklerin yarıya yakını, çocuklu erkeklerin ise yarıdan fazlası ev işi ve çocuk bakımında sorumluluğun daha çok kadında olması gerektiği görüşünde. Bu sonuçlar, eşitlik söyleminin kamusal alanda kabul gördüğünü ancak hane içinde geleneksel rollerin direncini koruduğunu gösteriyor. Katılımcılara göre Türkiye’de kadınların iş hayatında hak ettikleri yere gelememesinin en büyük sebebi, yüzde 27 ile ev içi bakım yükünün (çocuk/yaşlı) çoğunlukla kadınların üzerinde olması. Bunu yüzde 23 ile "kadın işi/erkek işi" algısı ve toplumsal önyargılar takip ediyor. Çocuksuz kadınlar toplumsal önyargıları (yüzde 36) en büyük engel olarak görürken, çocuklu kadınların üçte biri bakım yükünü birincil sorun olarak tanımlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Nilüfer’de Kadınlardan Şiddete Karşı Ortak Ses Haber

 Nilüfer’de Kadınlardan Şiddete Karşı Ortak Ses

Kadın cinayetlerine ve cezasızlık politikalarına dikkat çekilen etkinlikte, yerel yönetimlerin sorumlulukları ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde farkındalık yaratmak amacıyla yürüyüş ve söyleşi düzenledi. “Susma, yürü, diren” sloganıyla gerçekleştirilen etkinlikler, kadına karşı şiddete dikkat çekmek için Nilüfer'in farklı noktalarında bir araya gelen kadınların güçlü mesajlarına sahne oldu. Nilüfer Kent Konseyi önünden başlayan yürüyüş, Nilüfer Belediyesi Halk Evi önüne kadar sürdü. Yürüyüşe Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun, Bukle Erman, Zerrin Güleş ve Şirin Arıbaş, Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç. Dr. Elifhan Köse Çal, Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir ve Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir katıldı. Nilüfer’deki kadın derneklerinin temsilcileri ve çok sayıda kadın da yürüyüşte yer aldı. Kadınlar taşıdıkları pankartlar ve attıkları sloganlarla kadına karşı şiddete ses yükseltti. Kadınların yürüyüşüne çevredeki vatandaşlar da alkışlarla destek oldu. “KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR” Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünde yapılan basın açıklamasında konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Altun, Türkiye’de kadın cinayetlerinin politik olduğunu dile getirdi. Altun, kadına yönelik şiddetin bitmesi için kadın özgürlüğü ve eşitlik ilkesinin tavizsiz uygulanması gerektiğini vurgulayarak, “Kadınlar, ülkenin en örgütlü ve en dayanıklı muhalefeti. Kadın cinayetlerini durdurmak için mücadele edeceğiz. Nilüfer’de ve tüm ülkede, kadınların güvende, görünür ve güçlü olduğu bir yaşamı kurmaya devam edeceğiz” dedi. “CEZASIZLIK KADINLARIN YAŞAMINI TEHDİT EDİYOR” Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman ise, etkinliğin sloganının kadınların yıllardır süren adalet arayışını ve hayata tutunma mücadelesini ifade ettiğini söyledi. Son günlerde yaşanan kadın cinayetlerine dikkat çeken Erman, kadına yönelik şiddetin önlenebilir bir toplumsal sorun olduğunu vurguladı. Erman, “Faillerin korunduğu, cezasızlığın sıradanlaştığı bir düzende kadınların yaşamı tehlikededir. Nilüfer Belediyesi olarak kadınların güçlenmesi, destek mekanizmalarının geliştirilmesi, güvenli kamusal alanların çoğaltılması ve şiddete karşı dayanışma ağlarının güçlendirilmesi için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu. “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ VE 6284 VURGUSU” Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir de 2025 yılında 408 kadın cinayetinin yaşandığını hatırlattı. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un etkin uygulandığı ve İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe konduğu güvenceli yaşamlar istediklerini belirten Demir, “Bizler kadınlar olarak eşitlik, adalet ve insanca yaşam istiyoruz. Mücadelemizi istediğimiz eşitliği ve şiddetsiz dünyayı var edene kadar sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. KADINLAR “GÜVENLİĞİ” KONUŞTU Basın açıklamasının ardından etkinlikler, Nilüfer Barış Meclisi’nde düzenlenen “Kadınlar Nilüfer’i konuşuyor: Güvende miyiz?” başlıklı söyleşi ile devam etti. Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç. Dr. Elifhan Köse Çal’ın moderatörlüğünü üstlendiği söyleşide; Koza Kadın Derneği’nden Nursel Demir, Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği’nden Dilek Üzümcüler, Bursa Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’nden Şeyma Aktuğ, Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden Ceren İlgen Altuntaş ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir konuşmacı olarak yer aldı. Söyleşide, kadına yönelik şiddetin sebepleri, yerel yönetimlerin bu konudaki politika üretim süreçleri ve çözüm önerileri detaylıca ele alındı. Söyleşinin sonunda konuşmacılara verdiği katkıdan dolayı plaket takdim edildi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2026 Yılı Bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Haber

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2026 Yılı Bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda

Ailenin, Türk milletinin kökü, kültürünün taşıyıcısı ve medeniyetinin temeli olduğunu belirten Göktaş, aileyi korumak ve güçlendirmenin, bir sosyal politika olmanın ötesinde, tarihe, kültüre ve geleceğe karşı bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Göktaş, ellerindeki verilerin, aile ve nüfus yapısında önemli bir dönüşüme işaret ettiğini aktararak, "Evlilik yaşı ile boşanma ve hiç evlenmeme oranlarının yükselmesinin de etkisiyle tek kişilik hane oranı yüzde 20'ye ulaşmıştır." ifadesini kullandı. Aile Enstitüsünün, aile yapısındaki dönüşümü ve toplumsal eğilimleri analiz eden ve politika üreten çalışmalarına bu yıl başladığını hatırlatan Göktaş, Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planı'nı da kararlılıkla uyguladıklarını bildirdi. Göktaş, Bakanlık olarak yıl boyunca 14 bin 121 etkinlik ve faaliyet gerçekleştirdiklerini ve 2025 Aile Yılı'nda da önemli politikaları hayata geçirdiklerini söyledi. Aile ve Gençlik Fonu'nu 81 ilde yaygınlaştırdıklarını anlatan Göktaş, "Bugüne kadar 62 bin 74 çiftimiz projeden yararlanmaya hak kazandı. 49 bin 112 çiftimize 7 milyar 367 milyon lira ödeme gerçekleştirdik. 125 bin 112 çiftimiz evlilik öncesi eğitim ve danışmanlık hizmetimizden faydalandı. Pek çok sektörde yaptığımız 1925 indirim anlaşmasıyla, çiftlerimizin evlilik hazırlıklarını kolaylaştırdık. 48 ay içinde çocuk sahibi olan çiftlerimizin geri ödemelerine, her çocuk için 12 ay erteleme imkanı getirdik. Kredi miktarını, 25 yaşına kadar olan gençlerimiz için 250 bin liraya, 26 ila 29 yaşlarındaki gençlerimiz için 200 bin liraya yükselttik." diye konuştu. "2025 Aile Yılı, aile kurumunu güçlendiren bir dönüm noktası olacak" Bakan Göktaş, bu yıl doğum yardımı sisteminde önemli bir reform yaptıklarına dikkati çekerek, şu bilgileri paylaştı: "İlk çocuk için verdiğimiz tek seferlik doğum yardımını 5 bin liraya çıkardık. İkinci çocuk için her ay 1500 lira, üçüncü ve sonraki çocuklar için ise her ay 5 bin lira veriyoruz. Doğrudan annelerin hesabına yatırdığımız destekleri çocuklar 5 yaşını doldurana kadar sürdüreceğiz. Mayıstan bugüne kadar 567 bin 546 çocuk için 5,86 milyar lira ödeme gerçekleştirdik. Kamu kurum ve kuruluşlarında kreş ve çocuk bakımevlerinin yaygınlaştırılması için yapılacak yatırımları, tasarruf tedbirleri kapsamından çıkardık. İnanıyoruz ki, 2025 Aile Yılı, aile kurumunu güçlendiren, aile değerlerini ve dayanışmayı yeniden canlandıran bir dönüm noktası olacak." Göktaş, "İlk Öğretmenim Ailem" mobil uygulamasıyla ebeveynlere çocuk eğitimi, gelişimi ve aile içi iletişim konularında rehberlik ettiklerini, Modüler Aile Eğitim Programıyla da 5,7 milyon kişiye ulaştıklarını söyledi. "Evlilik Öncesi Eğitim Programı ile 2013'ten bugüne 2,4 milyon gencimizin bilinçli ve sağlıklı evlilik yapmalarına destek olduk." diyen Göktaş, Aile Danışmanlığı hizmetini de 81 ilde ücretsiz başlattıklarını kaydetti. "20 bin 644 çocuğumuzun kalıcı aileye kavuşmasını sağladık" Çocukların, özgüveni yüksek ve topluma değer katan bireyler olarak yetişmeleri için tüm kaynakları seferber ettiklerini vurgulayan Göktaş, "Ebeveyn kaybı yaşayan 105 bin 598 çocuğumuzu, güvenli bir gelecek kurmaları için takip ediyoruz. Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmeti (SED) ile 179 bin 266 çocuğa ailelerinin yanında destek oluyoruz. SED alan ortaokul ve lise öğrencilerimizin, kültür, sanat ve spor alanlarında kendilerini geliştirmelerine imkan sağlıyoruz. Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde yürütülen ve UNICEF'in iyi uygulama örnekleri arasına giren Gönül Elçileri Projesi ile 10 bin 732 çocuğumuz koruyucu ailelerin yanında güvenle büyüyor." ifadelerini kullandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, bu yıl geçici ve profesyonel koruyucu aile modellerinin pilot uygulamasını başlattıklarını belirterek, şöyle konuştu: "Bugüne kadar 20 bin 644 çocuğumuzun evlat edinme hizmetiyle kalıcı bir aileye kavuşmasını sağladık. 1307 çocuk evi ve çocuk evleri sitelerinde, 13 bin 813 çocuğumuza hizmet veriyoruz. 59 ihtisaslaşmış çocuk evleri sitesinde 1350 çocuğa özel bakım ve rehabilitasyon desteği sunuyoruz. Bugün, 46'sı milli, 3 bin 109'u lisanslı olmak üzere 6 bin 8 çocuğumuzu sporla buluşturduk. Bu yıl, korumamız altındaki 286 çocuğumuz üniversiteye yerleşti. Yıl içinde, 1269 gencimizi istihdam ederek 65 bin 534 gencimizin kamuda görev almasına imkan tanıdık. Gençlerimizin özel sektörde istihdamını teşvik etmek amacıyla 5 yıl boyunca SGK primlerini biz karşılıyoruz. Koruma altında yetişen 9 bin 536 çocuğa rehberlik sunarken, istihdam edilen 5 bin 413 çocuğa iş hayatına uyum desteği verdik." Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Yeşilay ile işbirliği çerçevesinde "Güçlendirici Bakım Modeli"ni hayata geçirdiklerini ifade eden Göktaş, bu modelle, suça sürüklenen ve madde bağımlılığı tedavisi tamamlanan çocuklara sunulan destekleyici hizmetleri daha bütüncül bir yapıya kavuşturduklarını dile getirdi. "26. Çocuk Forumu'nu önümüzdeki hafta 'Dijital Dünyada Çocuk Hakları' temasıyla gerçekleştireceğiz" "Çocuklar Güvende Programı" ile risk altındaki çocuklara ve ailelerine koruyucu, önleyici ve destekleyici hizmetler sunmaya devam ettiklerini belirten Göktaş, "2017'den beri 325 bin 733 çocuk için izleme ve değerlendirme süreci yürüttük. Bakanlığımız denetimindeki 2 bin 377 kreş, gündüz bakımevi ve çocuk kulübünden 82 bin 837 çocuğumuz faydalanırken, bunlardan 3 bin 99 çocuğumuza ücretsiz bakım hizmeti sunuyoruz." dedi. Bakan Göktaş, ayrıca ev temelli çocuk bakım hizmet modeli "Komşu Anne Projesi"nin pilot hazırlık çalışmalarını yürüttüklerini bildirdi. Sosyal medya kullanımına yönelik yaş sınırı düzenlemesi üzerinde titizlikle çalıştıklarını vurgulayan Göktaş, "Çocuk için Dost Uygulamalar platformuyla çocuklar için güvenli bir dijital alan oluşturuyoruz. Bugün, 81 ilde 46 bin 996 üyeye ulaşan Çocuk Hakları Komitelerimizle çocuklarımızın hak ve sorumluluklarının bilincinde bireyler olarak yetişmelerini destekliyoruz. Çocuk katılımı konusunda rol model alınan ülke olarak, 26. Çocuk Forumu'nu önümüzdeki hafta 'Dijital Dünyada Çocuk Hakları' temasıyla gerçekleştireceğiz." Engelli Hakları İzleme ve Değerlendirme Kurulu ile politika ve uygulamaları yakından takip ettiklerini anlatan Göktaş, şunları kaydetti: "Bakanlığımıza bağlı 106 merkezde 6 bin 879 engelli bireye, 330 özel bakım merkezinde ise 31 bin 480 kişiye yatılı bakım hizmeti sunuyoruz. 142 gündüzlü bakım ve rehabilitasyon merkezimizde 7 bin 100 kapasiteyle engelli vatandaşlarımızın sosyal ve mesleki gelişimlerini güçlendiriyoruz. 145 umut evimizle 497 engelli vatandaşımızın toplumla iç içe bir hayat yaşamalarını sağlıyoruz. Engelli vatandaşlarımız, tüm bu hizmetlerimizden tamamen ücretsiz faydalanıyor. Bu yıl, 360 kapasiteli 4 yeni engelsiz yaşam merkezi ve 3 gündüzlü hizmet merkezini açtık. 2026 yılı sonuna kadar 305 kapasiteli 3 engelsiz yaşam merkezi ve 2 gündüzlü hizmet merkezini daha açacağız." "Evde Bakım Yardımıyla 521 bin kişiye destek oluyoruz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Bireysel Sosyal Hizmet Danışmanlığı ile otizmli bireylere ve ailelerine birebir destek olduklarını ifade ederek, "Bu yıl başlattığımız yeni bir model olan 0-8 yaş arası Erken Çocukluk Gelişim Merkezlerinde, gelişim riski veya engeli olan çocuklarımız için eğitim, sağlık, bakım ve rehabilitasyon hizmetleri sunuyoruz. Evde Bakım Yardımıyla 521 bin kişiye destek oluyor, bakımı üstlenen engelli yakınlarına aylık 11 bin 702 lira ödeme yapıyoruz." diye konuştu. Engelli bireylerin istihdamını, sosyal kapsayıcılığın temel unsuru olarak gördüklerini dile getiren Göktaş, şu verileri paylaştı: "Sınav ücretlerini Bakanlığımızın karşıladığı EKPSS ile engelli bireylerin niteliklerine uygun kadrolarda görev almasını sağlıyoruz. 2002'den bugüne kamuda engelli istihdamında 14 kat artış sağlayarak 81 bin 677 engellinin kamuya yerleştirilmesini sağladık. Korumalı iş yerlerine, her engelli için aylık 6 bin 454 lira ücret teşviki veriyoruz. Ücretsiz seyahat uygulaması kapsamında 15 binden fazla araca gelir desteği sağlıyoruz. 81 ilde 3 bin 992 kuruma Erişilebilirlik Belgesi verdik. 29 bin 801 kişinin erişilebilirlik eğitimi almasını sağladık. Kamu kurumlarından 5 bin 89 temsilciye erişilebilir dijital tasarım ve sosyal medya eğitimi verdik. AİLEM Engelsiz İletişim Merkezimizde işitme engelli vatandaşlarımıza, haftanın her günü ücretsiz hizmet sunarak 222 binden fazla aramaya destek verdik." "2026'da 8 yeni huzurevinin açılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" Bakan Göktaş, Türkiye'nin nüfusunun giderek yaşlandığını, yaşlı nüfus oranının 2040'ta yüzde 16'yı aşacağının öngörüldüğünü söyledi. "Yaşlanma Vizyon Belgesi" ve "Yaşlı Hakları Ulusal Eylem Planı" ile her yaşta aktif ve üretken yaşamı destekleyen çalışmalar yürüttüklerine dikkati çeken Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "172 huzurevimizde 15 bin, 280 özel huzurevinde ise 13 bin 633 yaşlımıza ev sıcaklığında bakım sunuyoruz. Bakanlığımıza bağlı huzurevlerinde kalan yaşlılarımızın yaklaşık yüzde 30'u bakım hizmetinden tamamen ücretsiz yararlanıyor. 2025'te 8 huzurevini hizmete sunduk. 2026'da 8 yeni huzurevinin açılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 41 gündüzlü bakım ve aktif yaşam merkezimizde 2 bin 50 kapasite ile yaşlılarımıza psikososyal destek sunuyoruz. Yaşlı Destek Programı ile 159 bin 499 yaşlımıza kendi evlerinde destek sağladık. Tazelenme Üniversitesi programları kapsamında 27 üniversiteyle 6 bin 320 yaşlımızı aktif ve sağlıklı yaş almaya teşvik ediyoruz. 'Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri' ile 130 yıllık köklü sosyal hizmet geleneğimizi geleceğe taşıyan bir merkez inşa ettik. Türkiye'nin ilk resmi Alzheimer ve Demans Bakım Merkezinde, özel ihtiyaçlara yönelik sağlık, rehabilitasyon ve sosyal destek hizmetlerini sunuyoruz." Son 23 yılda hayata geçirilen politikalarla kadınların her alanda daha etkili şekilde yer almasının önünü açtıklarını belirten Göktaş, Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile bu kazanımları kalıcı hale getirecek faaliyetler yürüttüklerini dile getirdi. 8 Mart'ta yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle Koordinasyon Kurulları oluşturduklarını anımsatan Göktaş, bu kurullarla politikaların yerelde daha etkin uygulanmasını sağladıklarını, kurumlar arası işbirliğini artırdıklarını ifade etti. Kadınların ekonomide öncü bir güç olmasını sürdürülebilir kalkınmanın temel koşulu olarak gördüklerine dikkati çeken Göktaş, "Yürüttüğümüz çalışmalarla bugün, kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 35,7'ye, kadın istihdam oranını ise yüzde 31,8'e yükselttik." diye konuştu. Kadın girişimcileri destekleyen projelere ilişkin örnekler veren Göktaş, "kadingirisimci.gov.tr" platformuyla tüm destek ve teşvikleri bir araya getirdiklerini, yedi bölgede "Yükselen Kadınlar: Kendi İşim, Benim İzim" programını başlattıklarını, "Kadınlar için Enerji Okulu"nu hayata geçirdiklerini, kadınların turizmde varlığını ve gücünü artırdıklarını, kadın kooperatiflerini üretimden pazarlamaya her aşamada desteklediklerini anlattı. Bu süreçte 1319 kadın kooperatifinin kurulmasına destek olduklarını belirten Göktaş, 7 bin 352 kadın girişimcinin e-ticaret yoluyla satış yapmalarını sağladıklarını vurguladı. Bakan Göktaş, bilim ve teknoloji alanında kadınların etkin bir şekilde var olmasını, Türkiye'nin geleceği açısından en büyük güvence olarak gördüklerinin altını çizerek, şunları kaydetti: "Kadınların ve kız çocuklarının yeşil ekonomi, teknoloji ve dijital dönüşümde yeni beceriler kazanarak bugünün ve yarının liderleri olmaları için çalışmalar yürütüyoruz. Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi ile 1546 kız öğrenciye burs, staj ve mentorluk desteği sağladık. Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi ile eğitimde veya istihdamda yer almayan 4 bin 500'e yakın genç kadına ulaştık. Onlara mesleki eğitim, psikososyal destek ve dijital fırsatlara erişim imkanı sunduk, girişimcilik potansiyellerini güçlendirmek amacıyla çalışmalar yürüttük. Kadınlara Yönelik Yapay Zeka ve Veri Bilimi Geliştirme Programı ile kadınların bu alanda daha fazla temsil edilmelerine destek oluyoruz." "Araştırmada, dijital şiddet ve ısrarlı takibe ilişkin ilk kez kapsamlı veriler elde ettik" Kadına yönelik şiddete karşı mücadeleyi sıfır tolerans ilkesi doğrultusunda sürdürdüklerini anlatan Göktaş, şiddetin önlenmesi, mağdurların korunması, faillerin cezalandırılması için bütüncül ve kararlı bir mücadele yürüttüklerini vurguladı. Bu mücadeleyi her zaman siyaset üstü bir anlayışla ele aldıklarının altını çizen Göktaş, "6284 Sayılı Kanun ve ilgili düzenlemelerle, şiddetle mücadelede, dünyada eşi benzeri olmayan güçlü bir yasal altyapı oluşturduk. Türk Ceza Kanunu'nda yapılan değişikliklerle şiddet eylemlerine yönelik caydırıcı mekanizmaları daha da artırdık. 81 ilde avukatlarımızla her türlü şiddet, tehdit, istismar, ısrarlı takip vakaları ve iddiaları büyük bir titizlikle takip ediyoruz. Mağdurların korunması ve faillerin en ağır şekilde ceza alması için açılan davalara hukuk hizmetlerimizle müdahil oluyoruz." ifadelerini kullandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, bu süreçte beşer yıllık dönemlerle uygulamaya konulan 4 Ulusal Eylem Planı'nın kendileri için önemli bir yol haritası olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Beşinci Eylem Planımızı 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nde açıklayacağız. Bunun yanı sıra 10 yıl aradan sonra 'Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması'nı 18 bin 275 kadınla yapılan görüşmeyle tamamladık. Araştırmada, dijital şiddet ve ısrarlı takibe ilişkin ilk kez kapsamlı veriler elde ettik. Yeni Eylem Planımızı da dijital şiddet dahil olmak üzere, kadınların bugün karşılaştığı tehditlere ve geleceğin risklerine yanıt verecek biçimde hazırlıyoruz. Öte yandan, şiddet mağdurlarının iyilik halini güçlendirmek amacıyla şiddetin kaynağına inen yeni bir destek modeli geliştiriyoruz. Bu modelle, şiddet uygulayanlara yönelik psikososyal müdahaleyle, faili de odağa alarak şiddet döngüsünü kırmayı hedefliyoruz." "OECD'nin eşitlik temelli bütçeleme uygulayan 23 ülkesinden biri olduk" Kadına yönelik şiddetle mücadeleyi merkezde ve yerelde oluşturdukları Koordinasyon Kurullarıyla en üst düzeyde sürdürdüklerini vurgulayan Göktaş, Adalet, İçişleri ve Sağlık bakanlıkları arasında kurdukları veri entegrasyon sistemleriyle şiddetle mücadelede teknoloji altyapısını sağlamlaştırdıklarını anlattı. ALO 183, KADES ve elektronik kelepçe uygulaması ile şiddet vakalarına müdahale mekanizmalarını güçlendirdiklerini belirten Göktaş, 81 ilde faaliyet gösteren Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) sayısını 86'ya çıkardıklarını, 432 Sosyal Hizmet Merkezinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları kurduklarını ifade etti. Göktaş, Bakanlığına bağlı 112 kadın konukevi ile şiddet mağduru kadınlara ve çocuklara hizmet verdiklerini dile getirerek, Adıyaman, Hatay, İstanbul ve Kocaeli'nde 4 yeni kadın konukevi daha inşa edeceklerini bildirdi. Bütçede kadınlar için ayrılan miktara ilişkin bilgi veren Göktaş, şunları kaydetti: "2026 yılı bütçemizde evde bakım, SED, koruyucu aile, doğum yardımları, eşi vefat eden, engelli ve 65 yaş üstü kadınlara verilen destekler, ADEM ve SODAM projeleri, genel sağlık sigortası primleriyle birlikte kadınlar için ayrılan toplam tutar 287 milyar 36 milyon liradır. Bakanlığımız bütçesinin yüzde 53'ünü kadınlara ayırdık. Nitekim son dönemde planlama ve bütçeleme süreçlerinde kadın-erkek fırsat eşitliğini öncelikli hale getirecek adımlar da attık. Merkezi yönetim bütçesinde yer alan programlarda ilgili gösterge sayısı 2022'de 39 iken, 2025 bütçesinde bu sayıyı 60'a yükselttik. Böylece OECD'nin eşitlik temelli bütçeleme uygulayan 23 ülkesinden biri olduk." Şehit yakını, gazi ve gazi yakınları için kamuda 51 bin 947 atama gerçekleştirildi Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu "Terörsüz Türkiye" vizyonuyla güçlü ve müreffeh bir Türkiye'nin inşasına vurgu yaparak, "Terörsüz Türkiye hedefi, sadece güvenlik meselesi değil, ülkemizde huzurun, istikrarın ve milli birliğin de ortak davasıdır. Bu davanın esas mimarları, vatanımızı canları pahasına koruyan şehitlerimiz ve fedakar gazilerimizdir." dedi. Terörsüz Türkiye Kardeşlik Sofraları vesilesiyle ülkenin dört bir yanında şehit yakınları ve gazilerle bir araya geldiklerini belirten Göktaş, yaptıkları düzenlemelerle şehit yakını, gazi ve gazi yakınları için kamuda istihdam hakkını genişleterek 51 bin 947 atama gerçekleştirdiklerini ifade etti. Barınmadan istihdama, rehabilitasyondan sosyal konutlara kadar her alanda öncelik tanıdıklarını ve vefalarını bir sosyal politika kültürüne dönüştürdüklerinin altını çizen Göktaş, TOKİ'nin Yüzyılın Konut Projesi'nde, engelli vatandaşlar ve gençlerin yanı sıra şehit yakını ve gaziler için ayrı bir kontenjan ayrıldığını anımsattı. Göktaş, Sağlık Bakanlığı ile kurdukları işbirliğiyle, şehit yakını ve gazilerin Merkezi Hekim Randevu Sisteminde öncelikli randevu almalarını sağladıklarını, bu yıl Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı işbirliğiyle ilk kez evsel doğal gaz faturalarında yüzde 50 indirim uygulamasını hayata geçirdiklerini ve özel öğretim kurumlarında şehit ve gazi çocukları için yemek, pansiyon, kitap, kırtasiye ve ilave ücretleri de kaldırdıklarını bildirdi. "'Biz büyük bir aileyiz' anlayışıyla çalışmaya devam edeceğiz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, büyüyen ve gelişen Türkiye'nin artan refahını sosyal yardımlar aracılığıyla vatandaşlara ulaştırdıklarını dile getirerek, "Dünya Bankası ve Avrupa Konseyi tarafından iyi uygulama örneği olarak gösterilen Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemiyle tüm süreçleri veriye dayalı ve etkin biçimde yönetiyoruz. Türkiye'nin dört bir yanında görev yapan 1003 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfıyla devletimizin şefkat elini vatandaşlarımıza uzatıyoruz. Sosyal yardımdan faydalananların yüzde 83,2'si engellilik, yaşlılık, hastalık veya bakım nedeniyle çalışamayacak durumda olan kişilerden oluşuyor." şeklinde konuştu. Ulusal Vefa Programı ile 128 bin 80 yaşlının temel ihtiyaçlarını evlerinde karşıladıklarını anlatan Göktaş, e-Ailem, Yeni Sosyal Ödeme Sistemi ve Aile Kart uygulamalarıyla sosyal yardımlara erişimi daha etkin, hızlı ve şeffaf hale getirdiklerini, sosyal yardım modelinin uluslararası alanda takdir gören ve 22 ülke tarafından örnek alınan bir model haline geldiğini vurguladı. Türkiye'nin insani duruşunu ve sosyal adalet vizyonunu dünyaya yansıttıklarını anlatan Göktaş, bu kapsamda uluslararası platformlarda aktif rol aldıklarını, aile, kadın, çocuk, engelli ve yaşlı politikalarında iyi uygulama örneklerini paylaşarak işbirliklerini güçlendirdiklerini dile getirdi. Uluslararası alandaki temas ve çalışmalarla Türkiye'nin aile diplomasisini dünya gündemine taşıdıklarını ifade eden Göktaş, Türkiye'nin bu alanda etkisini güçlendiren bir ülke konumuna geldiğini kaydetti. Göktaş, bu yıl düzenlenen ve 26 ülkeden katılımcının yer aldığı Uluslararası Aile Forumu'nun aileyi merkeze alan küresel işbirliğinin en güçlü platformlarından birine dönüştüğünün altını çizdi. Kadın hakları alanındaki gelişmeleri uluslararası düzeyde yakından takip ettiklerine ve küresel gündemlere aktif katkı sağladıklarına dikkati çeken Göktaş, 2026'nın Haziran ayında, 60'tan fazla ülkeden 1000'in üzerinde kadın liderin, kamu-özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin bir araya geleceği Küresel Kadınlar Zirvesine ev sahipliği yapacaklarını ifade etti. Bakan Göktaş, bunun yanı sıra bölgesel eşitsizlikler ve adaletsizliklerin derinleştiğine dikkati çektiklerini, özellikle İsrail'in zulmü altındaki Filistinli kadın ve çocukların sesi olduklarını vurguladı. 2025'te 47 farklı ülkeden bakanlar ve uluslararası kuruluşlarla yapılan 69 temasla mevcut işbirliklerini derinleştirdiklerini, yeni ortaklıkların da temelini attıklarını belirten Göktaş, "Bu görüşmeler sonucunda sadece bu yıl 8 yeni mutabakat zaptı ve 3 faaliyet planı imzaladık. Göreve geldiğimizden bugüne 18 ülkeyle 19 mutabakat zaptı ve 4 faaliyet planını hayata geçirmiş olduk." dedi. Göktaş, Bakanlığının 2026 yılı bütçe verilerini sıralayarak, "'Biz büyük bir aileyiz' anlayışıyla, ülkemizin birliği, refahı ve sosyal adaletini güçlendirmek için çalışmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda hizmetlerimizi, toplumun tüm kesimlerine hızlı ve etkin biçimde ulaştırmayı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.