Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kadın Hakları

Kapsül Haber Ajansı - Kadın Hakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Hakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Suna’nın Kızları Beş Yılda 22 Binden Fazla Çocuğa Ulaştı Haber

Suna’nın Kızları Beş Yılda 22 Binden Fazla Çocuğa Ulaştı

İpek Kıraç tarafından annesi Suna Kıraç’ın mirasını yaşatmak ve çocuklar için kurduğu hayallerin gerçekleşmesine katkıda bulunmak üzere 2021 yılında hayata geçirilen Suna’nın Kızları, beşinci yılını geride bıraktı. Kız çocukların özgün ihtiyaçlarını gözeterek, tüm çocukların duygusal ve fiziksel olarak iyi hâlde olmalarını, öğrenmeye kesintisiz devam edebilmelerini, eğlenmeye ve dinlenmeye vakit ayırabilmelerini, baskı altında kalmadan yaşayabilmelerini ve kendileriyle ilgili kararlarda söz sahibi olabilmelerini destekleyen Suna’nın Kızları, beş yılda 22 binden fazla çocuk ve 6 binden fazla yetişkine ulaştı. Suna’nın Kızları Kurucusu İpek Kıraç süreci “Beş yıl önce kız çocukların potansiyellerini hayata geçirebildikleri bir dünya hedefiyle yola çıktık. Çocukların güçlenmesinin, yalnızca onlarla doğrudan çalışmakla değil; hayatlarını çevreleyen okul, hane, mahalle, akranlar gibi tüm aktörlerin oluşturduğu ekosistemi güçlendirmekle mümkün olduğuna inanıyorduk. Bu nedenle stratejimizi ekosistem yaklaşımı üzerine kurduk. Bu yaklaşımı hayata geçirmenin yolunu ise farklı kurumların ortak bir amaç ve ortak göstergeler etrafında birlikte çalışmasında gördük. Beş yıl boyunca farklı uzmanlık, bilgi ve deneyimlere sahip 33 sivil toplum oluşumuyla bir Kolektif Etki inisiyatifi olarak birlikte hareket ettik ve bu ortaklığı sürdürmeye devam ediyoruz. Bugün geriye baktığımda Suna’nın Kızları’nın beş yıllık yolculuğunu, farklı kurumların bilgi ve deneyimlerini ortak bir amaç için bir araya getiren büyük bir ortak emek olarak görüyorum” ifadeleriyle değerlendirdi. Beş yıllık çalışmaların özeti Suna’nın Kızları, çocukları çevreleyen ekosistemin daha güvenli ve destekleyici hâle gelmesine katkı sunmak amacıyla farklı alanlarda modeller geliştirdi ve sahada denedi. Bu kapsamda mahalle temelli çocuk koruma ve destek sistemleri, okul temelli sosyal hizmet ve çocuk koruma mekanizmaları, hane temelli ebeveyn destekleri, çocukların gelişimi ve akran ilişkilerine yönelik programlar ile dijital dünyaya yönelik modeller üzerinde çalıştı. Bu modellerin sahadaki uygulamaları kapsamında; 6 Şubat depremlerinin ardından kurulan Çocuk Topluluk Merkezlerinde çocukların ihtiyaç ve ilgileri doğrultusunda 2 binden fazla atölye ve etkinlik gerçekleştirildi. Kentte ve kırsalda yaşayan kız çocukları bir araya getiren Yaz Enstitüsü Programı, mezunların gönüllü ve rol model olarak sürece dahil olduğu bir öğrenme ve dayanışma alanı olarak gelişti. Bu sahalarda 2 bin çocuk kendilerini, duygularını, ihtiyaçlarını ve sınırlarını tanımalarını destekleyen Esenlik Programı’nı tamamladı. Çocukları Destekleyen Mahalleler yaklaşımıyla, mahalle temelli çalışmalar ile yerelde çocukların ihtiyaçlarını fark eden ve destek mekanizmalarını harekete geçirebilen yapılar; okul temelli çalışmalarla ise çocukların ihtiyaçlarının ve karşılaştıkları risklerin daha erken fark edilebildiği destekleyici okul ortamlarının güçlendirilmesi hedeflendi. Çocukların yalnızca programlara katılması değil, programların özneleri olarak kendilerini ilgilendiren süreçlere katkı sunması beş yıllık çalışmaların en önemli başlıklarından biri oldu. Kız Çocuk Danışma Ekibi ve Kız Çocuk Çemberleri aracılığıyla çocukların ihtiyaçlarına ve çözüm önerilerine ilişkin görüşlerini paylaşmasıyla katılım mekanizmaları güçlendirildi. Tüm çalışmalarında Kız Çocuk Odaklı Tasarım yaklaşımını merkeze alan Suna’nın Kızları, programlara, hizmetlere ve kentlere kız çocukların deneyimleri üzerinden bakmanın ve çözümleri onlarla birlikte tasarlamanın araçlarını geliştirdi. Ortak çalışmanın temelinde Kolektif Etki yer aldı Suna’nın Kızları, bu çalışmalarını eğitim, çocuk ve kadın hakları ile çocukların güçlenmesi alanlarında çalışan 33 sivil oluşumla, ortak amaçlar ve ortak göstergeler etrafında bir Kolektif Etki inisiyatifi olarak yürüttü. Çözüm ve Destek Toplulukları içinde farklı uzmanlıkları bir araya getiren kurumlar, kendi bilgi ve saha deneyimlerini paylaşarak birbirlerinden öğrendi; farklı alanlardaki çalışmaların birbirini nasıl destekleyebileceğini birlikte deneyimledi. Beş yıllık deneyim belgesel ve basılı yayına dönüşüyor Suna’nın Kızları, beş yıl içinde geliştirdiği yaklaşım ve modelleri, sahadan edindiği deneyimlerle birlikte bir basılı yayın ve çok bölümlü belgesel çalışmasıyla kayıt altına alıyor. Hazırlanan yayın, yapılan çalışmaların yanı sıra hangi ihtiyaçlardan yola çıkıldığını, modellerin nasıl denendiğini, süreç içinde nelerin değiştiğini ve hangi öğrenmelerin ortaya çıktığını çocuklarla çalışan farklı kurumların yararlanabileceği bir kaynakta bir araya getirmeyi amaçlıyor. Çok bölümlü belgesel serisi ise Suna’nın Kızları’nın kuruluşundan bugüne uzanan yolculuğunu farklı perspektiflerden aktarıyor. Kurucu kadronun kuruluş dönemine ilişkin anlatılarını içeren ilk bölüm Suna’nın Kızları YouTube hesabında yayımlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

20. Yaşama Değer Katanlar Ödülleri Sahiplerini Buldu! Haber

20. Yaşama Değer Katanlar Ödülleri Sahiplerini Buldu!

Bilimden sanata, diplomasiden sivil topluma, yerel yönetimlerden ekonomiye kadar ürettikleri projelerle toplumsal dönüşüme öncülük eden ve geleceğe ilham veren isimler, Areks Kimya'nın ana sponsorluğunda düzenlenen görkemli gecede onurlandırıldı. İş, diplomasi, cemiyet ve sanat dünyasını bir araya getiren görkemli geceye uluslararası katılım da üst düzeydeydi. Törende; Kuzey Makedonya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu İdris Fazlioski, Kosova Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Suzan Novoberdaliu, Arnavutluk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Armand Shandro, Karadağ İstanbul Başkonsolosu Branislav Karadžić, Hırvatistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Ivana Zerec, Bulgaristan İstanbul Konsolosu Toşhko Tomov, Edirne Karadağ Fahri Konsolosu Naser Alim, Romanya İstanbul Konsolosu Valentine Macec ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ) Nezdinde Ermenistan Daimi Temsilcisi Büyükelçi Nairi Petrossian diplomatik misyon temsilcileri olarak yer aldı. Ekonomi ve iş dünyasının lider isimlerinin de yoğun ilgi gösterdiği gecede; Erdem Holding Yönetim Kurulu Başkanı Zeynel Abidin Erdem, Dedeman Hotelleri Yönetim Kurulu Üyesi Banu Dedeman, Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı İmam Altınbaş, organizasyonun ana destekçisi Areks Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kılıç, Anikya Çini Yönetim Kurulu Başkanı Sevinç Öztürk, ALDO Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ali Doğan ve Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis'in yanı sıra medya ve sanat dünyasının önde gelen pek çok seçkin ismi de davetliler arasındaydı "Yarının Dünyasını Şekillendiren En Büyük Güç, Yaşama Katılan Değerdir" Törenin açılışında, organizasyonun çeyrek asra yaklaşan kurumsal hafızasına ve yarattığı toplumsal etkiye dikkat çeken Prestige Uluslararası İlişkileri Geliştirme Platformu Başkanı Mehmet Gözcü, konuşmasında şu güçlü mesajlara yer verdi: "Prestige Platformu olarak, tam 20 yıldır köklü bir gelenekle iş dünyasından bilime, sanattan diplomasiye kadar çok geniş bir yelpazede, insanlık ve ülkemiz adına sürdürülebilir değer yaratan adımları desteklemekten büyük bir gurur duyuyoruz. Bu gece burada sadece başarıları ödüllendirmiyoruz; geçmişin kazanımlarını kurumsal bir hafıza olarak yarının vizyonuna taşıyoruz. Ürettikleri projelerle toplumsal ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlayan, cesaretleri ve emekleriyle yaşama değer katan tüm paydaşlarımıza, ödül sahiplerimize ve bu vizyona ortak olan kıymetli konuklarımıza şükranlarımı sunuyorum." Platformun Türkiye ile Balkan ülkeleri arasında kültürel ve ekonomik iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar da yürüttüğünü belirten Gözcü, bu kapsamda çok sayıda uluslararası etkinlik gerçekleştirdiklerini söyledi. Yaşama Değer Katan Ödülleri'nin de ülkeler arasındaki dostluk ve iş birliğinin güçlenmesine katkı sunduğunu ifade eden Gözcü, platform olarak konsolosluklar, odalar, organize sanayi bölgeleri ve federasyonlarla hayata geçirdikleri projelerle bölgesel iş birliklerini desteklemeyi sürdürdüklerini vurguladı. İlham Veren Başarılar: 20. Yaşama Değer Katanlar Ödül Sahipleri Jüri değerlendirmesi sonucunda, Türkiye'nin ve dünyanın geleceğine yön veren, kendi alanlarında çığır açmış çalışmalarıyla ödüle layık görülen isimler şu şekilde: SANAT: Prof. Dr. Cihat Aşkın (Keman Virtüözü, Besteci ve Akademisyen) EDEBİYAT VE YAZIN DÜNYASI: Sadık Usta (Tarihçi, Yazar, Çevirmen) BİLİM: Prof. Dr. Derya Unutmaz (The Jackson Laboratory / İmmünoloji ve Yaşlanma Araştırmaları) TEKNOLOJİ: Erol Bilecik (Index Grup Şirketleri Yönetim Kurulu Başkanı) TURİZM: Hüseyin Gazi Coşan (İBB Turizm Müdürü) YEREL YÖNETİM: Abdullah Özyiğit (Mersin Yenişehir Belediye Başkanı) EKONOMİ: Vahap Munyar (Ekonomi Gazetecisi) TOPLUMSAL FARKINDALIK: Ezgi Gözeger (Televizyon Sunucusu ve Haber Spikeri) SİVİL TOPLUM: Mürteza Sulooca (Yeni Balkan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni) ÇEVRE BİLİNCİ: Didem Eryar Ünlü (Sürdürülebilirlik Editörü) KADIN HAKLARI: Prof. Dr. Fatmagül Berktay (Siyaset Bilimci ve Yazar) ÇOCUK HAKLARI: Mine Ekinci (KODA - Köy Okulları Değişim Ağı Kurucusu ve Genel Koordinatörü) EĞİTİME KATKI: Mirkan Aydın (Nesibe Aydın Okulları Başkan V.) KÜLTÜR: Prof. Dr. Nurettin Arslan (Assos Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı) YILIN DİPLOMATI: Armand Shandro (Arnavutluk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu) ENGELLİ HAKLARI: Kerim Altınok & Selim Altınok (Hukukçu, Engelli Hakları Savunucusu) HAYVAN HAKLARI: Prof. Dr. Hüseyin Hatemi (Hayvan Hakları Savunucusu, Yazar) GENÇLERİN SEÇİMİ ÖDÜLÜ: Muhammed Ali Taştan (MEF Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğrencisi- Girişimci) Kültürel Miras ve Edebi Dokunuş Gece kapsamında, Anadolu'nun en köklü kültürel miraslarından biri olan İznik çini sanatından ilham alınarak Anikya İznik Çini tarafından özel olarak tasarlanan ödüller sahipleriyle buluştu. Kültürel bağların vurgulandığı gecede ayrıca, Ali Doğan'ın büyük beğeni toplayan "Sabırla Akan Bir Ömür" adlı eseri; organizasyona katkı sunan jüri üyelerine, destekçilere ve protokol konuklarına anlamlı bir anı hediyesi olarak takdim edildi. Ödül Tarihinde Bir İlk Yaşama Değer Katanlar Ödülleri kapsamında bu yıl bir ilke daha imza atıldı. Ödül değerlendirme süreci ilk kez jüri sınırlarının dışına taşınarak gençlerin vizyonuna ve beğenisine açıldı. MEF Üniversitesi öğrencilerinin oylarıyla belirlenen "MEF Özel Ödülü", MEFTEKMER bünyesinde geliştirdikleri başarılı projelerle dikkat çeken öğrenci girişimi Professional Twin'e verildi. Bu anlamlı ödül, gençlerin dinamik bakış açısının ödül programına dahil edildiği ilk uygulama olarak organizasyon tarihindeki yerini aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyanın Dört Bir Yanından Kadın Liderler 2026 Küresel Kadın Zirvesi İçin İstanbul'da Buluştu Haber

Dünyanın Dört Bir Yanından Kadın Liderler 2026 Küresel Kadın Zirvesi İçin İstanbul'da Buluştu

Bu yıl Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women), 4-6 Haziran günlerinde Hilton Bomonti İstanbul'da gerçekleştirildi. Üç gün boyunca devam eden zirve, 45 ülkeden yüzlerce kadın kamu yöneticisini, iş liderini ve girişimciyi İstanbul'da bir araya getirdi. Bu yıl 36'ncısı düzenlenen ve dünyanın önde gelen iş ve ekonomi platformlarından biri olarak kabul edilen zirvede, delegeler üç gün boyunca "Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak" teması çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda bir araya geldi. Tayland'dan Kazakistan'a, İspanya'dan Meksika'ya, Kamerun'dan Azerbaycan'a, Fransa'dan Çin'e kadar dört kıtadan gelen heyetleri, Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş karşıladı. Bakan Göktaş ayrıca, kadınların ve kız çocuklarının ekonomik ve sosyal gelişimini desteklemeye yönelik kamu-özel sektör iş birliklerinin ele alındığı Bakanlar Yuvarlak Masa Toplantısı'na da ev sahipliği yaptı. Küresel Kadın Zirvesi Başkanı Irene Natividad, "Bu Yuvarlak Masa Toplantısı, Zirve'nin otuz yılı aşkın süredir hayata geçirdiği çalışmaların en güzel örneklerinden biridir. İster hükümette ister iş dünyasında olalım, birbirimizden öğrenerek ekonomik ilerlemeyi hızlandırmak ve kadınlar arasında sınırları aşan köprüler kurmak için buradayız" dedi. Natividad, Doğu ile Batı arasında stratejik bir köprü görevi gören Türkiye'nin, iş dünyasındaki kadın liderliği açısından dünyanın daha yakından incelemesi gereken güçlü ekonomilerden biri olduğunu vurguladı. Türkiye ekonomisine ilişkin güncel görünüm ise Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in katılımıyla gerçekleştirilen "Türkiye ile İş Yapmak" başlıklı açılış oturumunda ele alındı. Oturumda Şimşek'e, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve QNB Invest CEO'su Pamir Karagöz ile Garanti BBVA KOBİ Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya eşlik etti. Zirvenin Ev Sahibi Komitesi Eş Başkanı ve ABB Türkiye eski CEO'su Dr. Gülden Türktan ise, "Bu zirvenin en değerli yönlerinden biri, Türk kadın liderleri dünyanın farklı ülkelerinden gelen meslektaşlarıyla aynı platformda buluşturmasıdır. Program boyunca Türkiye'den pek çok başarılı kadın liderin deneyimlerini paylaşacak olmasından büyük memnuniyet duyuyorum" diye konuştu. Boeing Türkiye Genel Müdürü Ayşem Sargın, Pegasus Hava Yolları CEO'su Güliz Öztürk, Beymen CEO'su Elif Çapçı, Hepsiburada CEO'su Nilhan Önal Gökçetekin ve Allianz Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran-Symes, zirvede konuşmacı olarak yer alan Türk kadın liderler arasında yer aldı. "Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak" temasıyla düzenlenen zirvede; yapay zekâ, dijital para birimleri, teknoloji destekli sağlık çözümleri, kurumsal markalaşma ve sürdürülebilir liderlik gibi geleceğin iş dünyasını şekillendiren başlıklar ele alındı. Microsoft tarafından desteklenen yapay zekâ eğitimleri de programın dikkat çeken bölümleri arasında yer aldı. Zirvenin öne çıkan oturumlarından biri olan Erkek CEO Forumu'nda Siemens, Nestlé, Unilever ve Bureau Veritas yöneticileri değer odaklı liderliği tartıştı. Kadın CEO Forumu ise "Çalkantılı Dönemlerde Şirketlere Liderlik Etmek" temasıyla, günümüz iş dünyasının çok boyutlu zorluklarına odaklandı. August Leadership Ortağı ve Zirvenin Ev Sahibi Komitesi Eş Başkanı Ümran Beba, "İş birliğinin, kapsayıcılığın ve cesur liderliğin her zamankinden daha önemli olduğu bir dönemdeyiz. Küresel Kadın Zirvesi, daha yenilikçi, daha adil ve daha sürdürülebilir bir geleceğe giden yolda güçlü bir platform görevi üstleniyor" diye konuştu. Kadın liderliğine öncülük eden isimleri onurlandırmak amacıyla verilen Türkiye Kadın Liderlik Ödülleri ise 5 Haziran Cuma akşamı gerçekleştirilen Gala Yemeği'nde sahiplerini buldu. Bu yılın ödülleri; MIT'de görev yapan ve çalışmalarıyla uluslararası alanda tanınan bilim insanı Dr. Canan Dağdeviren ile kadın hakları alanındaki uzun yıllara dayanan çalışmaları nedeniyle Kadın Kuruluşları Federasyonu Başkanı Canan Güllü'ye takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tekirdağ'da Büyükşehir’den Annelere “Candan” Destek Haber

Tekirdağ'da Büyükşehir’den Annelere “Candan” Destek

Kreşlerden kadın danışma merkezlerine, dayanışma atölyelerinden sosyal destek projelerine kadar hayata geçirilen çalışmalarla kadınların yaşamını kolaylaştırmayı hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, Anneler Günü’nde de kentin dört bir yanında annelerin yanında olmayı sürdürüyor. Kadınların sosyal hayata daha güçlü katılabilmesi, çocukların güvenli ve nitelikli alanlarda gelişimlerini sürdürebilmesi ve ailelerin ekonomik olarak desteklenebilmesi amacıyla yürütülen projeler, Tekirdağ’ın birçok noktasında vatandaşlarla buluşuyor. “TEK ÇOCUK” İLE ANNELER GÜVENDE, ÇOCUKLAR GELECEĞE HAZIR Büyükşehir Belediyesi’nin önemli sosyal projelerinden biri olan “TEK Çocuk” kreşleri, “11 ilçeye 11 kreş” hedefiyle büyümeye devam ediyor. Şarköy’de hizmete açılan kreş çocukların neşeli sesleriyle hayat bulurken, Muratlı’daki kreş açılış için gün sayıyor, Süleymanpaşa’da ise temel atma süreci tamamlandı. Büyükşehir Belediyesi, ilerleyen süreçte nüfus, ihtiyaç ve taleplere göre kreş sayılarını artırmayı hedefliyor. TEK Çocuk kreşleriyle çocukların okul öncesi dönemde kaliteli eğitim imkânlarına erişmesi sağlanırken, özellikle annelerin sosyal ve ekonomik yaşama daha aktif katılabilmesinin önü açılıyor. Güvenli eğitim ortamları sayesinde anneler çocuklarını gönül rahatlığıyla emanet edebiliyor. TEK ATÖLYELER: DAYANIŞMANIN, ÜRETİMİN VE UMUDUN ADRESİ Büyükşehir Belediyesi’nin kadın odaklı projeleri arasında yer alan TEK Atölyeler de üretimin, dayanışmanın ve birlikte güçlenmenin simgesi olmaya devam ediyor. Süleymanpaşa, Altınova ve Kızılpınar’da faaliyet gösteren TEK Atölyeler, kadınların meslek öğrenebildiği, üretim yapabildiği, sosyal hayata katılabildiği ve çocuklarıyla birlikte güvenli alanlarda vakit geçirebildiği sosyal yaşam merkezleri olarak dikkat çekiyor. Atölyelerde kadınlara yönelik kurslar, üretim çalışmaları ve sosyal gelişim etkinlikleri düzenlenirken; çocuklar için de sanat, spor, müzik ve eğitici faaliyetler gerçekleştiriliyor. Kadınların bir araya gelerek dayanışmasını güçlendiren TEK Atölyelerin ilerleyen süreçte tüm ilçelerde yaygınlaştırılması hedefleniyor. KADIN DANIŞMA MERKEZLERİYLE GÜÇLÜ DESTEK Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Kadın Danışma Merkezleri de kadınların yaşamına doğrudan dokunan önemli merkezler arasında yer alıyor. Süleymanpaşa, Çorlu ve Çerkezköy’de faaliyet gösteren merkezlerde uzman psikologlar, sosyologlar ve çocuk gelişim uzmanları görev yapıyor. Kadınlara ücretsiz psikososyal destek sağlanan merkezlerde aynı zamanda çocuklara yönelik eğitici ve geliştirici etkinlikler de düzenleniyor. Kadınların kendilerini daha güçlü hissetmelerine katkı sunan merkezler, dayanışmanın ve birlikte güçlenmenin önemli adreslerinden biri haline geliyor. BEŞİKTEN OKULA UZANAN SOSYAL DESTEK Büyükşehir Belediyesi, annelerin ve çocukların hayatına yalnızca eğitim ve sosyal projelerle değil, destek uygulamalarıyla da katkı sunuyor. Doğum yapan annelere ulaştırılan yenidoğan çantalarıyla bebeklerin temel ihtiyaçları karşılanırken, ailelerin en özel anlarında yanlarında olunuyor. Öte yandan ilkokul öğrencilerine yönelik sağlanan kırtasiye ve beslenme destekleri de özellikle ekonomik şartların zorlaştığı bu dönemde aile bütçelerine katkı sağlıyor. Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal destek çalışmaları, çocukların eğitim yaşamına daha eşit koşullarda başlamasına da katkıda bulunuyor. KADINLARA NEFES ALDIRAN HİZMETLER Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından kadın sağlığı, kadın hakları, anne-çocuk ilişkisi ve sosyal yaşamı destekleyen çok sayıda eğitim, söyleşi ve etkinlik düzenleniyor. Kapaklı Sosyal Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirilen buluşmalarda anneler ve kadınlar uzman isimlerle bir araya gelirken, çocuklar da eğitici ve eğlenceli etkinliklere katılabiliyor. Böylece anneler sosyal yaşama katılırken çocuklar da güvenli ortamlarda kaliteli zaman geçiriyor. Ayrıca Büyükşehir Belediyesi’nin Kapaklı Sosyal Yaşam Merkezi’nde sunulan hizmetlerinden biri olan Mola Evi uygulaması da özellikle bakım yükü üstlenen anneler için önemli bir destek sağlıyor. Engelli ve bakıma ihtiyaç duyan yakınlarını güvenli bir şekilde emanet edebilen vatandaşlar, günlük işlerini rahatlıkla yerine getirebilirken kendilerine de zaman ayırabilme imkanı buluyor. ANNELER VE ÇOCUKLAR TARİH VE KÜLTÜRLE BULUŞUYOR Büyükşehir Belediyesi, kadınlar ve çocuklara yönelik sosyal projelerinin yanı sıra düzenlediği kültürel ve tarihi gezilerle de ailelerin yaşamına dokunuyor. Başta Ankara ve İstanbul olmak üzere tarihi ve kültürel noktalara anne ve çocuklara özel olarak düzenlenen gezilerle çocukların tarihsel, kültürel ve sosyal gelişimlerine katkı sunulurken, anneler de çocuklarıyla birlikte unutulmaz anılar biriktirme fırsatı buluyor. Milli mücadele ruhunu, tarih bilincini ve kültürel değerleri yeni nesillere aktarmayı amaçlayan geziler; hem eğitici hem de sosyal yönüyle ailelerden yoğun ilgi görüyor. CANDAN BAŞKAN: “KADIN GÜÇLÜYSE TOPLUM GÜÇLÜDÜR” Anneler Günü dolayısıyla bir değerlendirmede bulunan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, hem bir anne hem de hekim kimliğiyle kadınların ve çocukların ihtiyaçlarını yakından bildiğini belirterek sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirilen projeleri büyütmeye devam edeceklerini ifade etti. Candan Başkan açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Hayatın her yükünü sevgiyle omuzlayan, emeğiyle, sabrıyla ve fedakârlığıyla yaşamı güzelleştiren tüm annelerimizin Anneler Günü’nü yürekten kutluyorum. Bir anne ve hekim olarak kadınların, annelerin ve çocukların yaşamına dokunan her hizmetin ne kadar kıymetli olduğunu çok iyi biliyorum. Bizim için her gün Anneler Günü. Çünkü biliyoruz ki kadın güçlüyse toplum güçlüdür. Tekirdağ’da hiçbir annenin kendini yalnız hissetmediği bir kent oluşturmak için çalışıyoruz. Kreşlerimizle çocuklarımızın güvenle büyümesini sağlarken, TEK Atölyelerimizle kadınların üretime ve sosyal yaşama katılımını destekliyoruz. Kadınların yüzünün güldüğü, çocukların umutla büyüdüğü bir Tekirdağ’ı hep birlikte inşa etmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Belediye Başkanları Manisa’da Bir Araya Geldi Haber

Kadın Belediye Başkanları Manisa’da Bir Araya Geldi

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, kadınların siyasette daha güçlü ve örgütlü yer alması gerektiğini vurgulayarak, “Kadınların önünde bir engel değil, omuz omuza mücadele vereceğiniz yol arkadaşı olmak istiyoruz” dedi. Manisa Büyükşehir Belediyesi, Şehzadeler Belediyesi ve Yunusemre Belediyesi’nin ev sahipliğinde, BESOT Konferans Salonu’nda düzenlenen programa Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcıları Ata Temiz, Erk Kayabaş, Pınar Mine Hacıalibeyoğlu ve Türkiye Kadın Belediye Başkanları Platformu temsilcileri katıldı. “Gülşah Başkanımızın Anısını Yaşatmak için Toplandık” Programın açılış konuşmasını yapan Türkiye Kadın Belediye Başkanları Platformu Manisa Temsilcisi Netice Okutan, buluşmanın duygusal bir amacı olduğunu belirtti. Okutan, “3 Nisan’ın yıl dönümü nedeniyle bu buluşma kararını, rahmetli Gülşah Durbay başkanımızın cenazesinde almıştık. Gülşah Başkanımız, kadın belediye başkanlarını Manisa’da ağırlamayı çok istiyordu. Biz de bugün onun bu vasiyetini yerine getirmek ve anısını yaşatmak için buradayız” dedi. “Kadınların Olmadığı Siyaset Eksiktir” Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, 3 Nisan 1930’un sadece yasal bir düzenleme değil, bir eşitlik ilanı olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: “Kadınların siyasetteki temsili hala arzu ettiğimiz düzeyde değil. Oysa biliyoruz ki kadınların olmadığı bir siyaset eksiktir. Bu vesileyle, 14 Aralık 2025’te kaybettiğimiz Gülşah Durbay’ı rahmetle anıyorum. O, cesaretiyle kadınların siyasette var olma mücadelesinin en değerli temsilcilerinden biriydi.” “Şehrimiz Bu Döneme Acı Bir Başlangıç Yaptı” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise, “Şehrimiz bu döneme gerçekten acı bir başlangıç yaptı. 31 Mart 2024’te seçimler oldu, Manisa’da birçok şeyin değişeceğini düşündük, bir heyecan, içimizde bir umut vardı. Ama ardı ardına kayıplar yaşadık. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’i ve Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ı kaybettik. Bunun üzüntüsünü yaşıyoruz” dedi. “Umuyorum Önümüzdeki Dönem Daha Çok Kadın Belediye Başkanımız Olur” Türkiye’de en önemli eksikliklerden bir tanesinin kadınların siyasette çok yer almaması olduğunu söyleyen Başkan Besim Dutlulu, “Ben 2024 seçimlerinde şunu gördüm. Genel Başkanımızın kadınlara daha çok yer vereceğini söylemesinden sonra başta İzmir olmak üzere birçok büyükşehirde, ilçede bu kadar çok kadın belediye başkanı olmasından dolayı biraz da olsa umutlandık. Olması gerektiği yerde miyiz? Tabi ki değiliz. Bu iş erkeklerin başaracağı bir iş değil. Kadınların örgütlü olması lazım. Bu konuda doğru ve iyi çalışmalar yaşanıyor. Biz de Manisa olarak mutlu olmuştuk. Şehzadeler’de kadın belediye başkanımız vardı. Umuyorum önümüzdeki dönem daha çok kadın belediye başkanımız olur” diye konuştu. Daha Güçlü Temsil İçin Ortak Mücadeleye Vurgu Yaptı Mesleklerinde belli noktalara gelmiş, siyasi birikimleri dolu kadın belediye başkanlarını gördüklerini belirten Başkan Dutlulu, “Tırnaklarıyla kazıyarak, adım adım yükselerek göreve gelmiş kadınları daha çok görüyoruz. Ama daha adım atmamız gereken çok şey var. Ne yazık ki ülkemiz demokrasi açısından, eşitlik açısından, adalet açısından iyiye gitmiyor. Kadın hakları açısından da iyiye gittiğimize inanmak istiyorum. Bu nasıl olur, bu tarz toplantılarla olur. Önünüzde bir engel değil, yanınızda omuz omuza mücadele vereceğiniz yol arkadaşlarınız olmak istiyoruz. Daha çok kadın belediye başkanı ile ileride görev yapmak istiyorum. Daha çok büyükşehir belediye başkanı arkadaşım olsun istiyorum” ifadelerini kullandı. 96 Yılda Sadece 206 Kadın Belediye Başkanı Programda bir sunum yapan Türkiye Kadın Belediye Başkanları Platformu Başkanı Nurgül Uçar Aktuğ, çarpıcı veriler paylaştı. 1930 yılından bu yana Türkiye’de yaklaşık 35 bin erkek belediye başkanına karşılık sadece 206 kadının bu göreve geldiğini belirten Aktuğ, temsil oranının yetersizliğine dikkat çekerek ortak mücadele çağrısı yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadınlar İzmir’den Ses Verdi Haber

Kadınlar İzmir’den Ses Verdi

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) ve TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu tarafından kadınların ekonomik hayattaki rolünü güçlendirmek ve ilham veren başarı hikâyelerini görünür kılmak amacıyla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında “Cesaretin Adı: Kadın-103 Yıllık Cesaret” zirvesi yapıldı. İş dünyasının temsilcilerini, kadın girişimcileri, akademisyenleri, sanatçıları, medya mensuplarını ve gençleri aynı çatı altında buluşturan zirvede, kadın girişimciliğinden liderliğe; yapay zekâ ve toplumsal cinsiyet ilişkisinden iş dünyasında ve medyada kadının yerine kadar pek çok önemli başlık ele alındı. Yalnızca ilham veren hikâyeler değil, somut çözüm önerileri, iyi uygulama örnekleri ve iş birliği modellerinin de konuşulduğu programa İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve zirvenin fikir lideri eşi Öznur Tugay, BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celep, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay da katıldı. Zirve; iş dünyası, girişimcilik, sanat, medya ve sivil toplum alanlarında ülkemize değer katan pek çok önemli ismin katkı sunduğu panellerle devam etti. “Bu takdimi onur duyarak kabul ediyorum” Programın akış yöneticiliğini üstlenen yönetim danışmanı, yazar, öğretim görevlisi İdil Türkmenoğlu, “Öznur Tugay’ın fikir liderliğindeki bu buluşmada ülkemizin çok güçlü seslerini bir araya getiriyoruz. Başarılı iş kadınları, sanat ve akademi dünyasından konuklarımız olacak. İzmir İktisat Kongresi öncesinde Kadınlar Kongresi, Mustafa Kemal Atatürk tarafından burada toplanmıştı. 103 yıldır İzmir öncülük ediyor” diyerek programı başlattı. “Güçlü hukuksal düzenlemeler hayata geçirilmeli” Projenin fikir lideri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay, “Bugün burada yalnızca bir günü takvimde işaretlemek için toplanmadık. Bugün burada emeği onurlandırmak, cesareti selamlamak, kararlılığı ve umudu büyütmek için bir aradayız. Kadın, hayatın başlangıcıdır. Bir emekçinin alın terinde, bir öğretmenin rehberliğinde, bir liderin cesaretinde kendini gösterir. Tarih boyunca kadınlar kimi zaman en önde yürüyerek kimi zaman en arkada herkesi ayakta tutarak toplumların yönünü değiştirmiştir. Hak mücadelesinde, eğitimde, ekonomide, bilimde ve sanatta sessizce ama kararlılıkla iz bırakmışlardır. Tıpkı Milli Mücadele’ye büyük destek veren Halide Edip Adıvar, Türkiye’nin ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen, ilk Türk kadın avukat ve kadın hakları savunucusu Süreyya Ağaoğlu gibi… Ne yazık ki bugün hâlâ bazı kadınlar hayallerini gerçekleştirme fırsatı bulamadan hayattan koparılıyor. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri yalnızca bir trajedi değildir, toplum olarak hepimizin vicdanını yaralayan derin bir sorundur. Yapılması gereken, saygıyı yalnızca bir nezaket göstergesi olmaktan çıkarıp toplumsal bir ilke haline getirmektir ve bunu destekleyen güçlü hukuksal düzenlemeleri hayata geçirmektir” ifadelerini kullandı. “Güçlü bir gelecek, ancak birlikte inşa edilir” Türkiye’de kadınların istihdam oranının yalnızca yüzde 31,3 olduğunu kaydeden Öznur Tugay, şunları söyledi: “Kadınların büyük bir bölümü hâlâ üretimde, ekonomide ve toplumsal hayatın birçok alanında yeterince yer bulamıyor. Fırsat eşitliği yalnızca bir kavram olmaktan çıkarılıp yaşanan bir gerçeklik haline mutlaka getirilmelidir. Dünyayı değiştirmek büyük adımlarla değil, istikrarlı ve sabırlı duruşlarla mümkün olur. Bugün artık çok net biliyoruz ki bir toplumun gelişmişliği, kadınlarının özgürlüğüyle doğru orantılıdır. Bir toplumun adaleti, kadınlarının gördüğü saygıyla ölçülür. Bir toplumun yarını ise kadınlarının hayallerine verdiği değerle şekillenir. Güçlü bir gelecek, ancak birlikte inşa edilir. 8 Mart görünmeyen emeğin görünür olduğu, sessiz fedakârlıkların değer bulduğu, mücadelenin tarih yazdığı bir gündür.” “Her kadının arkasında tek bir erkek vardır; Mustafa Kemal Atatürk” Mustafa Kemal Atatürk’ün “Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım. Milletimi kurtuluşa ulaştırmakta daha fazla emek verdim, diyemez” sözlerini hatırlatan Öznur Tugay, “Mustafa Kemal Atatürk, bu sözleriyle Türk kadınının değerini ne güzel vurgulamış. Birçok Avrupa ülkesi daha kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanımamışken o bu hakkı tanımıştı. 103 yıl önce İzmir İktisat Kongresi’nde çizdiği vizyonla kadının yalnızca aile içinde değil üretimde, ekonomide ve toplumsal hayatın her alanında güçlü bir özne olmasının yolunu açtı. Bugün burada İzmir’in güçlü kadınlarının bir araya gelerek attığı bu adım sadece bir başlangıç değildir. Kadınların emeğinin, üretiminin ve dayanışmasının büyüdüğü bir geleceğin habercisidir. Çünkü biliyoruz ki bir kadının hayatına dokunan her adım aslında toplumun yarınını değiştirir ve biz inanıyoruz ki; kadınlar birlikte yürüdüğünde hiçbir hedef uzak değildir. Emeğiyle üreten, bilgisiyle yol gösteren, cesaretiyle ilham veren, yaşamı varlığıyla güzelleştiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum. İyi ki varsınız, iyi ki varız, iyi ki birlikteyiz. Bu ülkede kendi ayakları üzerinde duran her kadının arkasında tek bir erkek vardır; Mustafa Kemal Atatürk” dedi. “Yapacak çok iş var” Programda “Öznur Tugay’ın eşi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay” şeklinde takdim edilen Başkan Tugay, “Hepinizin katılımı İzmir adına onurdur. Benimle ilgili takdimi onur duyarak kabul ediyorum. Biz aslında ilk defa bir toplantıda konuşuyoruz ve eşimi gururla dinledim. Bu toplantının organizasyonundaki emeğini takdir ediyorum. Onunla her zaman gurur duydum, bugün o gururu bir kez daha hissettirdi” diye konuştu. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde elde edilen kazanımların kutlandığını ancak henüz kutlanacak bir aşamada olunmadığını söyleyen Başkan Tugay, “Kadına şiddet ve kadın cinayetleri ağır şekilde yaşanıyor. Bu konu üzerimizde gölge gibi, kara bulut gibi duruyor. Yapacak çok iş var” sözlerine yer verdi. Konuşmasında kızıyla birlikte ölü bulunan Fatmanur Çelik’e değinen Başkan Tugay, “Bu konu Türkiye tarihindeki en büyük utançlarından biridir. ‘Koruyun bizi’ diye bas bas bağırmasına rağmen korumadılar. Cenazesinde kadınların erkekleri itip onlara sahip çıkmasını çok doğru buldum, onları takdir ettim. Haklıydılar. Bu üzücü konuyu anlatmak istiyorum çünkü Türkiye’nin gerçeği bu. İstismara uğradığı halde susan kaç kadın var acaba? Konuştukları zaman onların ahlaklarının sorgulandığını, kendilerinin suçlanacağını biliyorlar. Vicdanlı insanlarsak, ahlakımız varsa, hele ki Allah inancımız varsa bunu açıklayamayız. Buna güçlü şekilde tepki göstermeliyiz. Bu, bizim başımızın üzerindeki gölgedir” diye belirtti. “Kadınlar ve erkekler eşittir” Başkan Tugay, kadınların iş hayatındaki varlığı üzerinden de şu değerlendirmelerde bulundu: “İstihdam oranında kadınlar erkeklere göre çok geride ve ‘kadınlar sadece belli işleri yapabilir, belli işleri yapamaz’ deniyor. İzmir ile gurur duyuyoruz. Kadın otobüs şoförleri Türkiye’de en fazla İzmir’de var. 300 civarında kadın otobüs şoförümüz var. Kadın otobüs şoförleri daha az kaza yapıyor, daha az şikayet alıyor. 7 yıldır belediye başkanıyım, kadınların verilen göreve daha fazla sahip çıktığını gördüm. Herhangi bir yarışta kadınlar neden geri kalıyor, çünkü o noktaya getiriliyorlar. Okul çağından itibaren sürekli geride bırakılıyorlar. Bu toplumun bilinçaltında yaptığı bir şey. ‘Kadınlar üstündür’ demiyorum, ‘erkekler üstün değildir’ diyorum. ‘Kadınlar ve erkekler eşittir’ diyorum. Eşit fırsatlar tanıyacak şekilde eğitim sistemini düzenlememiz, insanları eşit şartlarda yarışır hale getirmemiz lazım. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bunu anladığı için cumhuriyeti kurarken kadınlara da çağrıda bulundu. İzmir İktisat Kongresi öncesi yaptığı Kadın Kongresi böyle bir şeydi. Bir toplumun kadınlarını geride tutarak o toplumu kalkındıramazsınız. Bu aynı zamanda bir kalkınma, bir ekonomi meselesidir.” “Aydınlık günleri hep beraber yaşayacağız” Konuşmasını Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anlatarak tamamlayan Başkan Tugay, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyeti kurduğu günlerde kadınların yeniden doğuşunu sağlamış bir lideridir. Biz ondan güç alarak kadını ve erkeğiyle yolumuza devam edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet ilelebet yaşayacak ve beklenen aydınlık günleri hep beraber yaşayacağız” dedi. “Bir toplum kadınları kadar güçlüdür” Üretim ve girişimcilikte kadın gücünün ele alındığı buluşmada konuşan BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, “8 Mart’ı sadece kutlama günü olarak görmek eksik olur. 8 Mart hatırlamak, fark etmek ve kararlılık günüdür. Kadınların güvenliği, eşitliği, emeğinin karşılığı ve fırsatlara erişimi konusunda hala çözmemiz gereken sorunlar var ama aynı zamanda kadınların güçlenmesi yalnızca bir sosyal adalet meselesi değildir. Bir kalkınma, rekabetçilik ve güçlü bir toplum sorunudur. Atatürk daha Cumhuriyet’in ilk yıllarında kadınların toplumdaki önemini, ‘Dünyada her şey kadının eseridir’ sözüyle belirtmişti. Birçok ülke kadınların temel haklarını tartışırken Türkiye’de kadınlar seçme seçilme hakkına kavuşmuştur ve bir toplum kadınları kadar güçlüdür. İzmir’e baktığımızda bu gerçeği sayılarla görüyoruz. İzmir’de kadınların iş gücüne katılım oranının Türkiye ortalamasını üzerinde olması önemli bir avantaj ama yeterli değil. Bu noktada BASİFED olarak hedefimizi açıkça ifade etmek isterim; kadınların ekonomik katılımlarını, İzmir’de büyümenin ve sosyal refahın en önemli kaldıraçlarından biri haline getirmeliyiz” ifadelerini kullandı. “İş gücünde artış olsa da cinsiyetler arası uçurum hala var” TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celep ise “Bugün burada çok güçlü sesleri bir araya getiriyoruz. Kadınlara öncü olmuş örnek isimleri dinleyeceğiz. Bu örnek kadınların sunumlarında da göreceğimiz gibi ekonomik sosyal ve kültürel anlamda kadınların toplumda kurucu ve taşıyıcı rolü her geçen gün daha da görünür hale geliyor. Ancak 8 Mart hem kadınların başarılarının kutlandığı hem de cinsiyet eşitliği için taleplerin daha gür bir sesle dile getirildiği bir gün. Dünyada kadınlar ve kız çocuklarının erkeklerin yasal haklarının yüzde 64’üne sahip olduğunu görüyoruz. Araştırılan ülkelerde adalet alanında kadınlar yüzde 70 engelle karşılaşıyor. Hem ekonomik hem de sosyal nedenlerle milyonlarca kadın adalet sistemi dışında bırakılıyor. Dünya genelinde son 10 yılda kadınların iş gücüne katılımı pandemi nedeniyle düşük seviyelerde seyrederken sonrasında yavaş yavaş artış gösterdi. Ancak cinsiyetler arası uçurum hala görülüyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Genç kadınların yüzde 68’i gece sokakta güvenli hissetmiyor Haber

Genç kadınların yüzde 68’i gece sokakta güvenli hissetmiyor

Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır, toplumun yüzde 78’inin Türkiye’de kadın olmanın zor olduğu konusunda hemfikir olduğunu belirterek, “18–29 yaş arası kadınların yüzde 68’i yaşadıkları bölgede gece yalnız yürürken kendilerini güvende hissetmiyor” dedi. Araştırmaya sosyal medya verileri ile katkıda bulunan Ogilvy 4129’un CEO’su Leslie Krespin, “Sosyal medya dinleme verileri, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunun toplumda güçlü bir duyarlılık yarattığını gösteriyor. İstanbul Sözleşmesi, Türkiye’de kadın hakları ve hukuki koruma tartışmalarının merkezinde durmaya devam ediyor” diye konuştu. Araştırmaya göre eşitlik ve kapsayıcılıkta markalardan en güçlü beklenti yüzde 57 ile taciz ve ayrımcılığa karşı güvenilir şikâyet mekanizmaları kurmaları. Sosyal sorumlulukta ise öncelik yüzde 76 ile şiddet mağduru kadınlara güvenli istihdam sağlanması. Türkiye'nin yeni nesil sosyal araştırma ve veri analiz merkezi Veri Enstitüsü'nün her ay düzenli yaptığı araştırmanın sonuçlarını içeren Veri Pusulası yayımlandı. Türkiye’nin tek tam hizmet ajansı Ogilvy 4129’un da sosyal medya veri analizi ile katkıda bulunduğu araştırma, bu ay Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Algısı konusunu tüm boyutlarıyla mercek altına alıyor. Eşitlik talebi "var olma" meselesine dönüşüyor Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Algısı araştırmasının sonuçlarını değerlendiren Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır genç kadınlardaki endişe verici tabloya dikkat çekerek şunları ifade etti: "18–29 yaş grubundaki kadınların yüzde 68’i ve çalışan kadınların yüzde 63’ü yaşadıkları bölgede gece yalnız yürürken kendilerini güvende hissetmiyor. Aynı yaş grubundaki kadınların yüzde 66’sı kıyafeti veya dış görünüşü nedeniyle yargılandığını belirtiyor. Toplumun yüzde 78’i Türkiye’de kadın olmanın zor olduğunu düşünüyor. Bu verilerin eşitlik meselesini yasal çerçevenin ötesine taşıyor. Güven duygusu zedelendiğinde, eşitlik talebi yalnızca bir hak meselesi olmaktan çıkıp bir var olma meselesine dönüşüyor." İstanbul Sözleşmesi bir kırılma noktası Toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin sosyal medya konuşulmalarını değerlendiren Ogilvy 4129 CEO’su Leslie Krespin, toplumsal cinsiyet eşitliğiyle ilgili konuşmaların özellikle 8 Mart’ta zirveye ulaştığını belirterek son bir yıldaki gündemle ilgili de şöyle konuştu: “Sosyal medya dinleme verileri, İstanbul Sözleşmesi’nin dijital tartışmalarda yalnızca hukuki bir metin olarak görülmediğini, kadın hakları ve toplumsal değerler etrafındaki daha geniş bir tartışmanın sembolü haline geldiğini gösteriyor. Konuşmalarda sözleşmeyi kadınların yaşam hakkı açısından önemli bir güvence olarak görenlerle aile yapısı üzerindeki etkileri üzerinden eleştirenler olmak üzere iki farklı yaklaşım öne çıkıyor. Bununla birlikte sosyal medya konuşmaları, eşitsizliğin özellikle iş hayatındaki deneyimler üzerinden yoğun biçimde dile getirildiğini ortaya koyuyor. İşe alım süreçlerinde özel hayata dair sorular, ücret dengesizliği ve kariyer fırsatlarındaki eşitsizlik en sık dile getirilen başlıklar arasında. Bu tablo, eşitlik tartışmasının yalnızca ilkesel bir söylem olmadığını; insanların kurumların işe alım, fırsat eşitliği ve çalışma kültürü konusundaki yaklaşımına da dikkat ettiğini gösteriyor.” Toplumsal cinsiyet eşitliği markalar için bir samimiyet testi Araştırmaya göre eşitlik ve kapsayıcılıkta markalardan en güçlü beklenti yüzde 57 ile taciz ve ayrımcılığa karşı güvenilir şikâyet mekanizmaları kurulması. Bu beklenti 18–29 yaş kadınlarda yüzde 66’ya yükseliyor. Çocuk bakımına uygun çalışma düzenlemeleri yüzde 52, eşit ücret için ölçüm ve hedef konması ile şiddetle mücadele kurumlarıyla iş birliği yüzde 45 destek görüyor. Sosyal sorumlulukta ise açık ara öncelik yüzde 76 ile şiddet mağduru kadınlara güvenli istihdam sağlanması. Gençlerde bu oran yüzde 86’ya yükseliyor. Eşitlik söylemde, yük kadında Veri Pusulası’nın 3 binin üzerinde katılımcıyla gerçekleştirdiği araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 58’i aile dengesi nedeniyle kadının çalışma hayatındaki rolünün farklılaşabileceğini düşünüyor. Erkeklerin yarıya yakını, çocuklu erkeklerin ise yarıdan fazlası ev işi ve çocuk bakımında sorumluluğun daha çok kadında olması gerektiği görüşünde. Bu sonuçlar, eşitlik söyleminin kamusal alanda kabul gördüğünü ancak hane içinde geleneksel rollerin direncini koruduğunu gösteriyor. Katılımcılara göre Türkiye’de kadınların iş hayatında hak ettikleri yere gelememesinin en büyük sebebi, yüzde 27 ile ev içi bakım yükünün (çocuk/yaşlı) çoğunlukla kadınların üzerinde olması. Bunu yüzde 23 ile "kadın işi/erkek işi" algısı ve toplumsal önyargılar takip ediyor. Çocuksuz kadınlar toplumsal önyargıları (yüzde 36) en büyük engel olarak görürken, çocuklu kadınların üçte biri bakım yükünü birincil sorun olarak tanımlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Nilüfer’de Kadınlardan Şiddete Karşı Ortak Ses Haber

 Nilüfer’de Kadınlardan Şiddete Karşı Ortak Ses

Kadın cinayetlerine ve cezasızlık politikalarına dikkat çekilen etkinlikte, yerel yönetimlerin sorumlulukları ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde farkındalık yaratmak amacıyla yürüyüş ve söyleşi düzenledi. “Susma, yürü, diren” sloganıyla gerçekleştirilen etkinlikler, kadına karşı şiddete dikkat çekmek için Nilüfer'in farklı noktalarında bir araya gelen kadınların güçlü mesajlarına sahne oldu. Nilüfer Kent Konseyi önünden başlayan yürüyüş, Nilüfer Belediyesi Halk Evi önüne kadar sürdü. Yürüyüşe Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun, Bukle Erman, Zerrin Güleş ve Şirin Arıbaş, Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç. Dr. Elifhan Köse Çal, Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir ve Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir katıldı. Nilüfer’deki kadın derneklerinin temsilcileri ve çok sayıda kadın da yürüyüşte yer aldı. Kadınlar taşıdıkları pankartlar ve attıkları sloganlarla kadına karşı şiddete ses yükseltti. Kadınların yürüyüşüne çevredeki vatandaşlar da alkışlarla destek oldu. “KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR” Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünde yapılan basın açıklamasında konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Altun, Türkiye’de kadın cinayetlerinin politik olduğunu dile getirdi. Altun, kadına yönelik şiddetin bitmesi için kadın özgürlüğü ve eşitlik ilkesinin tavizsiz uygulanması gerektiğini vurgulayarak, “Kadınlar, ülkenin en örgütlü ve en dayanıklı muhalefeti. Kadın cinayetlerini durdurmak için mücadele edeceğiz. Nilüfer’de ve tüm ülkede, kadınların güvende, görünür ve güçlü olduğu bir yaşamı kurmaya devam edeceğiz” dedi. “CEZASIZLIK KADINLARIN YAŞAMINI TEHDİT EDİYOR” Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman ise, etkinliğin sloganının kadınların yıllardır süren adalet arayışını ve hayata tutunma mücadelesini ifade ettiğini söyledi. Son günlerde yaşanan kadın cinayetlerine dikkat çeken Erman, kadına yönelik şiddetin önlenebilir bir toplumsal sorun olduğunu vurguladı. Erman, “Faillerin korunduğu, cezasızlığın sıradanlaştığı bir düzende kadınların yaşamı tehlikededir. Nilüfer Belediyesi olarak kadınların güçlenmesi, destek mekanizmalarının geliştirilmesi, güvenli kamusal alanların çoğaltılması ve şiddete karşı dayanışma ağlarının güçlendirilmesi için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu. “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ VE 6284 VURGUSU” Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir de 2025 yılında 408 kadın cinayetinin yaşandığını hatırlattı. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un etkin uygulandığı ve İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe konduğu güvenceli yaşamlar istediklerini belirten Demir, “Bizler kadınlar olarak eşitlik, adalet ve insanca yaşam istiyoruz. Mücadelemizi istediğimiz eşitliği ve şiddetsiz dünyayı var edene kadar sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. KADINLAR “GÜVENLİĞİ” KONUŞTU Basın açıklamasının ardından etkinlikler, Nilüfer Barış Meclisi’nde düzenlenen “Kadınlar Nilüfer’i konuşuyor: Güvende miyiz?” başlıklı söyleşi ile devam etti. Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç. Dr. Elifhan Köse Çal’ın moderatörlüğünü üstlendiği söyleşide; Koza Kadın Derneği’nden Nursel Demir, Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği’nden Dilek Üzümcüler, Bursa Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’nden Şeyma Aktuğ, Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden Ceren İlgen Altuntaş ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir konuşmacı olarak yer aldı. Söyleşide, kadına yönelik şiddetin sebepleri, yerel yönetimlerin bu konudaki politika üretim süreçleri ve çözüm önerileri detaylıca ele alındı. Söyleşinin sonunda konuşmacılara verdiği katkıdan dolayı plaket takdim edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.