Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kadın Istihdamı

Kapsül Haber Ajansı - Kadın Istihdamı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Istihdamı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Borusan Holding Sürdürülebilirlik Hedeflerini Bir Adım İleri Taşıdı Haber

Borusan Holding Sürdürülebilirlik Hedeflerini Bir Adım İleri Taşıdı

200 yıl ve ötesine uzanan bir Grup olma vizyonuyla yürüttüğü sürdürülebilirlik çalışmalarıyla sektörüne öncülük eden ve “geleceğe ilham veren” Borusan, yeni bir dönemi başlattı. Grup, değişen dünya dinamiklerine daha etkili yanıt verebilmek için taahhütlerini yukarıdan aşağıya belirlemek yerine, sahadan gelen veriye dayalı, en güncel bilimsel verileri esas alan ve ölçülebilir bir yaklaşımla yeniden kurguladı. Grup şirketlerinin iş modelleri, sera gazı emisyon profilleri ve stratejik öncelikleri tek tek analiz edilerek her bir şirket için tutarlı, doğrulanabilir, izlenebilir, karşılaştırılabilir bir veri toplama ve performans ölçüm yapısı oluşturuldu. Böylece “ortak akılla hedef belirleme” anlayışı Grup genelinde yeni standart haline geldi. Bu kapsamlı dönüşüm sürecinin sonunda, tüm Grup şirketleriyle birebir çalışılarak 2034, 2044 ve 2053 yıllarını kapsayan kademeli, bütüncül ve yeni bir sürdürülebilirlik yol haritası oluşturuldu. Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş, sürdürülebilirlik yolculuğunda vites yükselttiklerini belirterek; “Sürdürülebilirlik, Borusan'ın ruhunda, kalbinde hep vardı. Şimdi her bir şirketimizin katkısıyla şekillenen, bütünsel bir dönüşüm manifestosu yazmış olduk. Güncellenmiş yol haritamızla hem kendi izimizi hem de etki ettiğimiz her alandaki sorumluluğumuzu da yeniden tanımladık. Bilimsel ve teknolojik gelişmeler ışığında, tüm ekosistemimizle birlikte şekillendirdiğimiz bu dönüşüm, Borusan'ın 81 yıllık birikimini yarınlara taşıyacak en güçlü taahhüdümüz” dedi. Borusan Grubu’nun güncellenen hedef setleri şu başlıklardan oluşuyor: İklim: 2053’te net sıfır, su çekiminde %30 azaltım Borusan, yatırımlarının iklim değişikliği etkilerini azaltmak ve uyum sağlamak için bilinçli eylemler tasarlarken bir yandan döngüsel ekonomiyi üretim ve hizmet süreçlerine giderek artan oranda entegre ediyor. Şirket, iklim başlığında öncelikli olarak şu alanlara odaklanıyor: İklim değişikliğiyle mücadele ve uyum, suyun korunması ve yönetimi, döngüsellik ve atık yönetimi, doğanın ve biyoçeşitliliğin korunması, Bu çerçevede: Grup, Kapsam 1 ve 2 sera gazı emisyonlarını 2053 yılına kadar, 2021 baz yılına kıyasla %96 oranında azaltmayı ve kalan emisyonları yüksek kaliteli karbon giderim yöntemleriyle dengeleyerek Net Sıfır’a ulaşmayı hedefliyor. Kapsam 3 emisyonları ise Net Sıfır yolculuğunun kritik bir bileşeni olarak ele alınıyor. Değer zincirindeki öncelikli emisyon kaynaklarının belirlenmesi, veri kalitesinin artırılması ve azaltım odaklı aksiyon alanlarının tanımlanması Grubun öncelikli hedefi. Bu kapsamda tedarik zinciri, yatırımlar ve iş ortakları kaynaklı emisyonların şeffaf biçimde izlenmesi ve azaltım fırsatlarının kademeli olarak hayata geçirilmesi amaçlanıyor. Grup karbonsuzlaşma yol haritasını 2024-2034 (dengeleme ve verimlilik), 2034-2044 (yenilenebilir enerjiye geçiş) ve 2044-2053 (değer zincirinde dönüşüm) olmak üzere üç aşamada yönetecek.Grup, suyun korunması ve yönetimi yaklaşımını sadece “tüketim” üzerinden değil, su kaynağı üzerindeki baskıyı ifade eden “su çekimi” üzerinden yeniden tanımladı. 2021 yılında 1,25 milyon metreküp olan toplam su çekiminin, 2034 itibarıyla 875 bin metreküpe indirilerek %30 azaltılması hedefleniyor. Aynı dönemde geri dönüştürülen ve yeniden kullanılan su miktarını yaklaşık %80 artırarak 208 bin m³’e çıkarmayı planlıyor.2034 yılına kadar toplam 135 döngüsel ekonomi projesinin hayata geçirilmesi planlanıyor. Bu, her yıl için dokuz proje anlamına geliyor. İnsan: Eşitlik hedeflerinde çıta yükseldi Toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarını 10 yılı aşkın süredir “Borusan Eşittir” çatısı altında yürüten Grup, bu yaklaşımı “Borusan ÇEK” (Çeşitlilik, Eşitlik, Kapsayıcılık) modeliyle genişletti. İnsan odaklı bir kurum olan Borusan, “eşitlik, yetenek yönetimi ve İSG” başlıklarına yoğunlaştığı yeni dönemde taahhütlerini de bir adım ileri taşıdı. Grup, kadın istihdamı ve liderliğini artırarak 2053’te yönetim kademelerinde tam eşitlik düzeyine ulaşmayı, saha–fabrika kadın oranını ise %30’a çıkarmayı hedefliyor. Yetenek yönetiminde, her 10 genç yeteneğin 9’unu ve liderlik havuzundaki her 100 çalışanın 95’ini elde tutmayı amaçlıyor. İSG alanında ise sıfır ölümlü kaza hedefinin yanı sıra, İSG kültürünü güçlendiren uygulamalarla kaza sıklık ve ağırlık oranlarında %50 azalma hedefleniyor. İnovasyon: Sürdürülebilirlik için teknoloji kaldıracı Borusan, inovasyonu sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için temel bir araç olarak konumlandırıyor ve bununla ölçülebilir değer yaratmayı amaçlıyor. Grup, Ar-Ge yatırımları ve kurumsal girişim sermayesi Borusan Ventures aracılığıyla geleceğe uygun, yenilikçi ve sürdürülebilir iş modellerini hayata geçirmeyi önceliklendiriyor, girişimcilik ekosistem iş birlikleri ile sosyal ve çevresel fayda sağlamayı hedefliyor. Bu yaklaşım kapsamında yapay zekâ gibi araçların, sürdürülebilirlik performansının izlenmesi ve iyileştirilmesini destekleyen bir karar destek mekanizması olarak etik, şeffaflık ve veri güvenliği ilkeleri çerçevesinde, ölçülebilir fayda sağlayacak alanlarda kademeli olarak kullanımı amaçlanıyor. Yönetişim: Tedarik zincirinde dönüşüm güçleniyor Borusan Holding, i3 yaklaşımına tüm odak alanlarını yatay kesen bir boyut olarak “Yönetişim” başlığını ekledi. Bu başlığı ilk aşamada özellikle tedarik zinciri yönetimi üzerinden merkeze alıyor. Bu kapsamda tedarikçilerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) performanslarının izlendiği “Sürdürülebilir Satın Alma Platformu”na dahil edilen tedarikçi sayısının 2034 yılında 750’ye, 2053 yılında ise 1600’e çıkarılması hedefleniyor. Grup, minimum sürdürülebilirlik kriterlerini karşılamayan tedarikçilerle çalışmama prensibini benimsiyor ve uyum sürecindeki iş ortaklarını teşvik mekanizmalarıyla desteklemek yeni uygulamalar geliştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Orka Holding, KAGİDER’in FEM Sertifikasını Almaya Hak Kazandı Haber

Orka Holding, KAGİDER’in FEM Sertifikasını Almaya Hak Kazandı

FEM Sertifikası, KAGİDER tarafından Dünya Bankası’nın teknik desteğiyle geliştirilmiş, özel sektör kuruluşlarının insan kaynakları politikalarını toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden değerlendiren bir modeldir. Bu kapsamda yürütülen kapsamlı değerlendirme sürecini başarıyla tamamlayan Orka Holding, kadınların iş yaşamında güçlenmesini hedefleyen bütüncül yaklaşımıyla sertifikayı almaya layık görüldü. Sertifika töreni, Orka Holding Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirildi. Törene; Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, Orka Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Pazarlama Grup Başkanı Büşra Orakçıoğlu Biberoğlu, KAGİDER Yönetim Kurulu Üyeleri ve yöneticiler katıldı. Sertifika, KAGİDER Yönetim Kurulu Üyeleri ve Özel Sektör ve Fırsat Eşitliği Komitesi Liderleri Özlem Demirci Duyarlar ile Av. Zeynep Yağmur tarafından, Büşra Orakçıoğlu Biberoğlu’na takdim edildi. Eşitlik, Kurumsal Kültürün Ayrılmaz Bir Parçası Orka Holding, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) doğrultusunda yürüttüğü çalışmalarla, fırsat eşitliğini kurumsal kültürünün temel ilkesi haline getirmiş durumda. Şirketin İnsan Kaynakları ve Kurumsal İletişim birimlerinin ortak çalışmalarıyla oluşturulan bu yaklaşım, yalnızca işe alım süreçlerinde değil; eğitim politikalarından terfi sistemine, iç iletişimden liderlik gelişim programlarına kadar tüm organizasyon yapısına entegre ediliyor. KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi ve Özel Sektör ve Fırsat Eşitliği Komitesi Lideri Özlem Demirci Duyarlar: “Orka Holding’in FEM Sertifikası’nı almaya hak kazanması, fırsat eşitliği ilkesini sadece insan kaynakları politikalarına değil, kurumun tüm yönetim anlayışına ve değer sistemine entegre ettiğini gösteriyor. Bu durum, eşitliği bir hedef olmaktan çıkarıp, kalıcı bir kurum kültürüne dönüştürmenin en güçlü örneklerinden biri. Günümüzde kurumsal başarı, yalnızca finansal performansla değil; çalışanlarına, paydaşlarına ve topluma sağladığı değerle ölçülüyor. Orka Holding, bu anlayışla hareket ederek, kadınların iş dünyasında güçlenmesini destekleyen politikalarıyla sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir paydaşı haline geldi. FEM Sertifikası, aslında bir ödül değil; kurumların kendi içlerinde yarattıkları değişimin tescilidir. ORKA Holding’in bu dönüşümü kararlılıkla sahiplenmesi, toplumsal fırsat eşitliğini stratejik bir öncelik olarak benimsemenin uzun vadeli başarıyı nasıl beslediğini kanıtlıyor. Biz KAGİDER olarak, bu vizyonun diğer kurumlara da örnek olmasını, özel sektörün dönüşümünde kalıcı bir referans noktası oluşturmasını son derece kıymetli buluyoruz.” KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi ve Özel Sektör ve Fırsat Eşitliği Komitesi Lideri Av. Zeynep Yağmur: “Gerçek fırsat eşitliği, kurumların yalnızca kendi çalışanları için değil, içinde bulundukları toplumsal ekosistem için de sorumluluk üstlenmeleriyle mümkün olur. Orka Holding’in FEM Sertifikası ile taçlanan bu süreci, bu anlayışın iş dünyasındaki güçlü bir yansıması olarak görüyoruz. Kadınların ekonomik yaşama eşit katılımı, toplumsal refahın ve kurumsal rekabet gücünün temel unsurlarından biri. Bu nedenle eşitlik, artık yalnızca etik bir ilke değil; yenilikçiliği, üretkenliği ve sürdürülebilir büyümeyi besleyen stratejik bir faktör haline gelmiştir. Bu sertifika, ORKA Holding’in kadınların liderlik potansiyelini destekleyen, kapsayıcı ve adil bir iş ortamı yaratma yönündeki çabalarının somut bir göstergesidir. Bu duruş, özel sektörün eşitlik temelli dönüşümüne ilham verecek niteliktedir. KAGİDER olarak, bu kararlı ve vizyoner yaklaşımın geleceğin daha dengeli, adil ve kapsayıcı iş dünyasının inşasında önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz.” Orka Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Pazarlama Grup Başkanı Büşra Orakçıoğlu Biberoğlu: “Kadınların sosyal yaşamdaki yerini sağlamlaştırmak ve onlara fırsat eşitliği sunmak, çağdaş bir toplumun temel direği. Bu açıdan baktığımızda; faaliyet alanımız olan moda endüstrisinin sadece estetik odaklı değil, toplumsal dönüşümün de öncüsü olması gerektiğine inanıyoruz. Orka Holding olarak bizim için de kadın istihdamı; inovasyon ve başarı için zorunlu bir vizyon. Aynı şekilde KAGİDER FEM ışığında ekonomik sürdürülebilirliğin de temel anahtarı. Global moda kuruluşu olarak üretim ve yönetim kademelerimizde kadın emeği olmazsa olmazımızdır. Şirket politikalarımızda benimsediğimiz eşitlikçi yaklaşım sayesinde, kadın çalışanlarımızın ve yöneticilerimizin gücü, markamızın küresel başarısının en büyük etkenlerinden biri oldu. Bundan sonra da eşitlikçi terfi ve gelişim programlarıyla kadınlarımızın karar alma mekanizmalarında aktif rol almasını sağlamaya devam edeceğiz. Çünkü güçlü kadın, güçlü marka ve toplum demektir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şenpiliç'e, OSB Yıldızları Araştırması’nda 3 Farklı Kategoride Ödül Haber

Şenpiliç'e, OSB Yıldızları Araştırması’nda 3 Farklı Kategoride Ödül

Şenpiliç İnsan Kaynakları Direktörü Meryem Sökmen “Bu başarı, emekleriyle Şenpiliç’i bugün bulunduğu noktaya taşıyan tüm çalışanlarımızın ortak eseridir.” dedi. Türkiye’nin lider piliç üreticisi Şenpiliç, bu yıl beşincisi düzenlenen OSB Yıldızları Araştırmasında üç farklı kategoride ödüle layık görülerek törende öne çıkan şirketlerden biri oldu. Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleştirilen törende, organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren firmalar satış, ihracat, Ar-Ge yatırımları, istihdam ve kadın istihdamı gibi kritik performans göstergeleri üzerinden değerlendirildi. Araştırma kapsamında bu yıl 12 kategoride 120 firma ödüllendirildi. Şenpiliç’e üç kategoride ödül Araştırma sonuçlarına göre Şenpiliç, Türkiye genelinde OSB’lerde faaliyet gösteren firmalar arasında “en çok satış yapan şirketler” arasında üst sıralarda yer alarak üretim gücünü bir kez daha ortaya koydu. Şirket aynı zamanda OSB’lerde “en fazla istihdam sağlayan firmalar” arasında konumunu güçlendirerek bölgesel kalkınmaya ve sanayi istihdamına sağladığı katkıyı tescilledi. Kadın iş gücünü artırma konusundaki kararlı yaklaşımıyla dikkat çeken Şenpiliç, “kadın istihdamı kategorisinde” de Türkiye’nin en başarılı şirketleri arasında yer aldı. ‘Özellikle kadınların iş hayatına katılımına katkı önceliğimiz’ Şenpiliç İnsan Kaynakları Direktörü Meryem Sökmen 3 farklı kategoride ödül alınmasıyla ilgili şunları söyledi: “OSB Yıldızları Araştırması’nda üç farklı kategoride ödül kazanmak, üretimin her aşamasında benimsediğimiz kalite, sürdürülebilirlik ve insan odaklı çalışma kültürümüzün önemli bir yansımasıdır. Türkiye’nin üretim gücüne, istihdamına ve özellikle kadınların iş hayatına katılımına katkı sunmayı stratejik önceliklerimizden biri olarak görüyoruz. Bu başarı, emekleriyle Şenpiliç’i bugün bulunduğu noktaya taşıyan tüm çalışanlarımızın ortak eseridir. Lider üretici kimliğimizi toplumsal fayda ve sürdürülebilir büyüme hedefleriyle güçlendirerek yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz.”

Fuzul, Kadın İstihdamındaki Başarılarıyla Ödüllendirildi Haber

Fuzul, Kadın İstihdamındaki Başarılarıyla Ödüllendirildi

Fuzul, kadınların iş hayatına aktif katılımını destekleyen politikaları nedeniyle İş Kadınları Girişim Derneği (İŞKAGİD) tarafından ödüle layık görüldü. Şirketin ödülü, Türkiye Kadın Girişimciler Zirvesi’nde düzenlenen bir törenle Fuzul Tasarruf Finansman AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal’a takdim edildi. Eyüp Akbal, törende yaptığı konuşmada Fuzul’ün kadın istihdamına verdiği önemi vurgulayarak şunları söyledi: “Fuzul’de çalışanlarımızın neredeyse yüzde 50’si kadın arkadaşlarımızdan oluşuyor. Ayrıca Türkiye genelinde 160 şubemizin en başarılı 10 temsilcisi arasında da kadınlar yer alıyor. Dolayısıyla başarımızda kadın çalışma arkadaşlarımızın büyük rolü olduğunu mutlulukla görüyoruz. Bu ödül, sadece bir farkındalık sembolü değil; Fuzul’ün kadınları iş gücünde görünür kılma ve destekleme yönündeki kararlılığının somut bir göstergesidir. Bu doğrultuda sektördeki yenilikçi yaklaşımlarımıza ve kadınların iş hayatında daha fazla yer almasını sağlamaya yönelik çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. Kadınların doğru planlama yapma becerilerine ve karar alma süreçlerindeki titiz yaklaşımlarına büyük önem veriyoruz.” Kadın istihdamı konusunda etkin bir politika izleyen Fuzul, önümüzdeki dönemde kadın çalışan oranını daha da yükseltmeyi, yönetim ve karar alma süreçlerine daha fazla kadın lider kazandırmayı ve iş hayatında fırsat eşitliğini daha da güçlendirmeyi amaçlıyor.

Bolero,  2026’ya Kadar 50 Ülkeye Ulaşmayı ve İhracat Gelirlerini %15 Artırmayı Hedefliyor Haber

Bolero,  2026’ya Kadar 50 Ülkeye Ulaşmayı ve İhracat Gelirlerini %15 Artırmayı Hedefliyor

Aylık 6 milyon adet üretim kapasitesi ve 40’tan fazla ülkeye uzanan ihracat ağı ile Bolero, 2026’ya kadar 50 ülkeye ulaşmayı ve ihracat gelirlerini %15 artırmayı hedefliyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, üretimde dijitalleşme ve %60 kadın istihdamı, bu büyüme döneminin temel stratejik bileşenlerini oluşturuyor. Türkiye’nin 20 yıllık %100 yerli tekstil markası Bolero, üretim gücünü yeni bir vizyonla birleştirerek büyüme yolculuğunda yeni bir sayfa açtı. Bolero Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Nazif Çelebi, markanın dönüşümünü ve gelecek planlarını Tersane İstanbul’da düzenlenen basın buluşmasında paylaştı. Yeni dönemde Bolero, yalnızca çorap kategorisinde değil; iç giyim ve ev giyim alanlarında da ölçeklenerek “Comfort Bodywear” çatısı altında hem yerel hem de global pazarlarda büyümeyi hedefliyor. Konuşmasında Türkiye’nin üretim gücüne duyduğu güveni vurgulayan Çelebi, “Bizim için üretim yalnızca bir sanayi faaliyeti değil; bu ülkenin potansiyeline, emeğine ve geleceğine olan inancımızın en somut göstergesidir. Her yeni makine, her yeni istihdam bizim için sadece yatırım değil, bir inançtır. Bolero, 20 yıldır bu inançla üretiyor. Bugün ise bu üretim gücünü konfora, kaliteye ve sürdürülebilir büyümeye dönüştürerek yeni bir döneme geçiyoruz. Artık yalnızca bir çorap üreticisi değil, Türkiye’den dünyaya yayılan ilham veren bir marka olmak istiyoruz.” diye konuştu. Üretimden Gelen Gücünü İhracata Taşıyor 2005 yılında kurulan Bolero, Türkiye tekstil sanayisinin istikrar ve kaliteyle anılan markalarından biri. Uzun yıllara dayanan üretim deneyimi sayesinde marka, bugün aylık 6 milyon adet kapasitesiyle sektörün en yüksek ölçekli yerli üreticileri arasında yer alıyor. Tam entegre üretim modeli sayesinde tüm süreçlerini kendi bünyesinde yöneten Bolero, yalnızca yurt içi pazarda değil; Orta Doğu’dan Avrupa’ya uzanan 40’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Önümüzdeki dönemde hem coğrafi yayılımını hem de ürün portföyünü genişleterek bu ihracat ağını daha da büyütmeyi hedefliyor. Uluslararası pazarlarda marka satın alımları ve stratejik iş birlikleri ile yatırımlarını çeşitlendirmeyi planlayan Bolero, aynı zamanda Anadolu’da hayata geçirilecek yeni üretim tesisi ile kapasitesini ölçeklendirerek büyüme hızını artırmayı amaçlıyor. Yeni dönem stratejisinde çorap üretiminden iç giyim ve ev giyim kategorilerine genişleyen Bolero, böylece Türk hazır giyim sektörünün yüksek katma değerli üretim zincirine daha güçlü bir katkı sunmayı hedefliyor. Bu büyüme yaklaşımının merkezinde yalnızca üretim hacmini artırmak değil; verimlilik, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı bir üretim kültürünü güçlendirmek yer alıyor. Bolero Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Nazif Çelebi, marka yolculuğunu anlattığı konuşmasında, “Bizim için artık büyümenin ölçüsü yalnızca üretim hacmi değil; yarattığımız değer, geliştirdiğimiz teknoloji ve Türkiye markasına kattığımız güç. Ölçekten öteye geçiyor, tüketiciye doğrudan temas eden ve onlara konforlu deneyimler sunan güçlü bir marka olmayı hedefliyoruz.” dedi. Comfort Bodywear ile Yaşam Konforu İhraç Edecek Bolero’nun yenilenen marka kimliği, markanın üretim gücünü çağın yaşam anlayışıyla birleştiriyor. Yeni dönemde “Comfort Bodywear” vizyonu doğrultusunda ürün geliştirme, tasarım ve üretim süreçleri yeniden yapılandırıldı. Bu dönüşüm, Bolero’nun çoraptan iç giyime uzanan genişleme stratejisinin merkezinde yer alıyor ve markanın konfor odaklı, yüksek katma değerli ürünlerle global pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmasını hedefliyor. Bolero Yönetim Kurulu Başkanı Nazif Çelebi, Comfort Bodywear’in sadece bir slogan değil, yeni bir vizyon olduğunu belirterek, “Üretimin her aşamasında konfor, kalite ve sürdürülebilirliği bir araya getiren bir vizyonla yolumuza devam ediyoruz. Bu vizyon doğrultusunda, 2026 yılında açmayı planladığımız perakende mağazasıyla markamızı tüketiciyle birebir buluşturarak, Bolero deneyimini doğrudan yaşatmayı ve markamızı farklı bir noktaya taşımayı hedefliyoruz’’ diye konuştu. “Artık sadece ürün değil, enerji de üreten bir markayız.” Bolero, üretim süreçlerinde enerji verimliliğini artırmak ve karbon ayak izini azaltmak amacıyla Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımını devreye aldı. İstanbul’daki üretim tesisinde kurulan sistem ile markanın elektrik ihtiyacının yaklaşık %50’si artık yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor. Bu adım, Bolero’nun hem üretim maliyetlerini optimize eden hem de çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayan bir üretim modeline geçişindeki en somut dönüm noktalarından biri oldu. Marka, 2026 itibarıyla Anadolu’da devreye alınacak yeni bir GES yatırımı ile bu dönüşümü daha da genişletmeyi planlıyor. Bolero Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Nazif Çelebi, bu yatırımın sadece bir enerji yatırımı olmadığını vurgulayarak, “Üretim gücümüzü çevresel sorumlulukla birleştiren yeni dönemimizin simgesidir. Artık yalnızca ürün değil, enerji de üreten bir markayız.”dedi.

Suwen'den 2030'a Kadar Enerji Tüketiminde %75 Emisyon Azaltımı Hedefi Haber

Suwen'den 2030'a Kadar Enerji Tüketiminde %75 Emisyon Azaltımı Hedefi

İç giyim perakendesinin en hızlı büyüyen markalarından Suwen, kurumsal faaliyetlerini çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) boyutlarıyla bütüncül olarak ele aldığı 2024 Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayımladı. Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu olarak hazırlanan bu ilk rapor, Suwen'in sadece bir moda devi değil, aynı zamanda "sürdürülebilir dönüşümün bir aktörü ve kadın gücünün sözcüsü" olma vizyonunu tescilledi. Ali Bolluk: 2024’te prensibimiz “Daha azla daha çok şey üretme” oldu. Suwen Genel Müdürü Ali Bolluk, markanın sürdürülebilirlik yolculuğunu "sürekli gelişim gerektiren bir taahhüt" olarak tanımlayarak, hedeflerinin sadece operasyonel değil, kurumsal dönüşümün bir parçası olduğunu şu sözlerle vurguladI: "Moda sadece şıklıkla sınırlı değil; kumaşın nasıl üretildiğiyle, emeğe saygıyla ve doğaya bırakılan izle mümkün olan bir sorumluluktur. 'Daha azla daha çok şey üretme' prensibiyle ilerlediğimiz 2024'te, geri dönüştürülmüş materyallerden ürettiğimiz Forest Koleksiyonu'na ve %90'ı aşan kadın çalışan oranımıza kadar attığımız her adım, 'daha iyi bir gelecek mümkün' inancımızın somut göstergesidir." Sosyal Etki Alanında Güçlü Liderlik Suwen, sosyal sürdürülebilirlik stratejisini, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları' ndan SKA 5 (Toplumsal Cinsiyet Eşitliği) odağıyla en güçlü şekilde sahipleniyor. %90+ Kadın İstihdamı: Ekibinin %90'ından fazlası kadınlardan oluşuyor. Kadın yönetici oranı ise %22’nin üzerinde.Gelişim ve Liderlik: Çok sayıda kadına istihdam, eğitim ve gelişim fırsatı sunan Suwen Akademi projesi hayata geçirildi.Toplumsal Destek: Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği ile iş birlikleri yürütüldü. Marka, A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın resmi sponsoru olarak kadınların spordaki görünürlüğünü artırmayı hedefledi. Çevresel Dönüşüm ve Döngüsel Ekonomi Hamleleri Marka, çevresel ayak izini azaltma konusunda somut adımlar attı ve döngüsel ekonomi anlayışını operasyonlarına entegre etti. Geri dönüştürülmüş materyallerle, düşük su ve enerji tüketimiyle üretilen, doğa dostu "Forest Koleksiyonu" piyasaya sürüldü. Mağaza poşetleri biyolojik olarak çözünebilen karton çantalara dönüştürüldü. Yalnızca 2024 yılında 120 binden fazla sütyen kutusu geri dönüştürüldü. Mağazalarda enerji verimliliği için LED dönüşümü gerçekleştirildi. E-Bordro ve QR kodlu puantaj gibi dijital çözümlerle kâğıt tüketimi önemli ölçüde azaltıldı. Markanın 2024 yılında başlattığı “Yeşil Ofis ve Sürdürülebilirlik Eğitimleri”, sürdürülebilirlik kültürünü kurum içinde yaygınlaştırma yönünde attığı en güçlü̈ adımlardan biri oldu. Tüm mağaza çalışanlarını kapsayan bu program ile enerji tasarrufu, kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomi gibi başlıklarda farkındalık oluşturulurken; “Daha az tüket, daha çok değer yarat” sloganıyla hazırladığı projeler mağaza içi görsel iletişimde de sürdürülebilirliği destekler hale geldi. 2030 Ufuk Hattı: Sektöre Yön Veren Hedefler Suwen, 2030 yılına kadar ulaşmayı hedeflediği hedeflerle çevresel dönüşüme liderlik etme kararlılığını ortaya koyuyor. Marka, bu döneme kadar elektrik tüketiminin %75'ini I-REC sertifikalı yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayarak Kapsam 2 emisyonlarında %75 oranında ciddi bir azalma sağlamayı taahhüt ediyor. Aynı zamanda, döngüsel ekonomi vizyonu çerçevesinde, tüm ambalajlarının %100'ünü geri dönüştürülmüş ve doğada çözünebilir içeriklerden oluşturmayı hedefliyor. Çevresel sürdürülebilirliğe paralel olarak, tedarik zincirinde de şeffaflığı önceliklendiren Suwen, 2027 yılına kadar zincirinin %100 izlenebilirliğini sağlayacak ve 2030'a kadar koleksiyonlarındaki doğa dostu ürün oranını %25 artırarak sürdürülebilir ürün portföyünü güçlendirecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2025 İstanbul Ekonomi Zirvesi, 11-12 Aralık’ta Çırağan Sarayı’nda Gerçekleşecek Haber

2025 İstanbul Ekonomi Zirvesi, 11-12 Aralık’ta Çırağan Sarayı’nda Gerçekleşecek

İstanbul Ekonomi Zirvesi, bu yıl da küresel ölçekte yankı uyandıracak oturumlarıyla dikkat çekiyor. “Yeni Dengeler ve Küresel İş Birlikleri” temasıyla düzenlenen zirve; jeopolitik değişimlerin ekonomi üzerindeki etkilerinden, yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerine, sürdürülebilir yatırımlardan enerji politikalarına kadar geniş bir yelpazede konuları gündeme taşıyacak. Zirvede kamu temsilcileri, uluslararası yatırımcılar, diplomatik misyonlar, iş insanları ve akademisyenler bir araya gelerek küresel ekonomik iş birliklerinin geleceğini değerlendirecek. Bu yıl ayrıca, İstanbul Ekonomi Zirvesi kapsamında düzenlenecek özel oturumlarda Avrupa, Asya, Körfez, Afrika ve Amerika ülkeleri ile Türkiye arasındaki yatırım fırsatları ele alınacak. İstanbul, Küresel İş Birliklerinin Merkezi Olmaya Devam Ediyor Zirvenin İcra Kurulu Başkanı Abdullah Değer, bu yılki temanın küresel dönüşüm sürecinde Türkiye’nin rolünü vurgulamak açısından özel bir anlam taşıdığını belirtti: “Dünyada ekonomik güç dengeleri yeniden şekilleniyor. Bu yeni dönemde Türkiye, stratejik konumu ve üretim gücüyle küresel iş birliklerinin merkezinde yer alıyor. 2025 İstanbul Ekonomi Zirvesi’nde, bu dönüşüm sürecinde ülkemizin nasıl daha etkin bir rol üstlenebileceğini ele alacağız. Zirvenin iş dünyası için yeni ortaklıklara ve uzun vadeli yatırımlara kapı aralamasını hedefliyoruz.” Zirve’nin ilk günü Küresel ekonomik dengeler, turizm, yapay zekâ ve sürdürülebilir kalkınma gibi geleceği şekillendiren başlıklara odaklanan panellerle başlayacak. Alanında uzman konuşmacıların ve uluslararası yatırımcıların katılımıyla gerçekleşecek oturumlarda; otomotiv, teknoloji, sağlık ve finans gibi başlıkların yanı sıra dijital dönüşümün ekonomi üzerindeki etkileri, küresel turizmde yeni eğilimler, yapay zekânın üretimden hizmet sektörüne uzanan dönüşüm gücü ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin iş dünyasına yansımaları tartışılacak. İkinci gün ise, küresel finans ve dijitalleşme, savunma sanayi ve teknolojik yenilikler, ekonomik dönüşümler ve kadın istihdamı ile uluslararası ticaretin yeni dinamikleri gibi başlıklarda düzenlenecek özel panellerle devam edecek. Katılımcılar, iki gün boyunca yalnızca fikir alışverişinde bulunmakla kalmayıp, Türkiye’nin ekonomik vizyonunu belirleyen karar alıcılarla doğrudan temas kurma, uluslararası iş birlikleri geliştirme ve yeni yatırım fırsatlarını değerlendirme olanağı da bulacak. Zirve, bu yönüyle yalnızca bir fikir platformu değil, aynı zamanda küresel ölçekte iş birliği ve ortaklıkların temellerinin atıldığı önemli bir buluşma noktası olmayı sürdürecek. Zirve Programına İlişkin Detaylar ve Bu Yılki Yenilikler Zirve programı bu yıl da önemli yeniliklerle zenginleşiyor. 11 Aralık akşamı, B2B toplantıların ardından “Dünya Barışı” temalı özel bir resepsiyon düzenlenecek. Gecenin açılışı, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle Türkiye’nin yedi bölgesinden kültürel izler taşıyan özel bir gösteriyle yapılacak. Ardından, barış ve birlik mesajını vurgulayan özel bir defile sahnelenecek. Gecenin finalinde ise Türkiye’de görev yapan büyükelçi ve başkonsoloslar sahneye çıkarak, birer dakikalık konuşmalarla dünya barışı mesajlarını paylaşacak. Zirve, 12 Aralık akşamı düzenlenecek görkemli gala gecesiyle sona erecek. Enbe Orkestrası eşliğinde gerçekleşecek gala yemeğinde, yılın en başarılı kurum ve isimleri 9. İstanbul Altın Değerler Ödül Töreni ile onurlandırılacak. Bu yılki zirve, Koluman Holding ana sponsorluğu ve Sanofi co-sponsorluğunda gerçekleşiyor. Destekçiler arasında TGA, TÜRSAB, İTÜ ARI Teknokent, Borusan Otomotiv, Astor Enerji, Forma Makina, Bahçeşehir Koleji, Güneri Makina, HPM Hijyen Proses Makinaları, Agrotech ve Mopa Exclusive yer alıyor. Ayrıca bu yıl, Microsoft, Koton, Arzum, KoçSistem gibi önemli markalar ile Dünya Kadın Girişimciler Derneği, EBRD, UNDP ve IFC gibi saygın uluslararası kuruluşların üst düzey temsilcileri de konuşmacı olarak zirvede yer alacak. İki gün boyunca toplam 10 panel ve 4 özel konuşma düzenlenecek, 50 farklı ülkeden katılımcının yer alacağı zirveyle birlikte uluslararası iş birliği ve küresel diyaloğun önemi bir kez daha vurgulanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.