Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kadın Kooperatifi

Kapsül Haber Ajansı - Kadın Kooperatifi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Kooperatifi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

3. Kapanca Sokak Festivali Başlıyor Haber

3. Kapanca Sokak Festivali Başlıyor

İzmit’in tarihi mirasını kültür ve sanatla buluşturan İzmit Belediyesi 3. Kapanca Sokak Festivali, 25-28 Haziran tarihleri arasında birbirinden renkli etkinliklerle ziyaretçilerini ağırlayacak. İzmit Belediyesi tarafından düzenlenen festival, konserlerden sergilere, atölyelerden söyleşilere, kültür turlarından SoloTürk gösterisine kadar geniş bir programla kentte festival havası estirecek. TARİHİ KAPANCA SOKAKLARI FESTİVALLE CANLANACAK Festival, 25 Haziran Perşembe günü saat 18.00’de gerçekleştirilecek kortej yürüyüşüyle başlayacak. İzmit Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünden başlayacak yürüyüş, Kültür Tepesi ve Akçakoca Meydanı güzergâhında festival coşkusunu tüm kente yayacak. Aynı gün Ana Sahne’de gerçekleştirilecek festival açılışı ve “Kadının İzinde” Sokak Defilesi ile başlayacak etkinlikler, Bursa Büyükşehir Belediye Bandosu ve The Jackpot konserleriyle devam edecek. SANAT TARİHİ MEKANLARDA HAYAT BULACAK Festival kapsamında İzmit’in tarihi yapıları sergilere ev sahipliği yapacak. Yeni Hamam’da “Dünyadan Örneklerle Çini Sergisi” ile “Mirasın Peşinde: Dünya Müzelerinde Türk Çinileri” sergisi sanatseverlerle buluşacak. Sanayi Odası Butik Otel’de Aslıhan Çiftgül’ün kişisel resim sergisi ve Furkan İnce’nin kişisel heykel sergisi ziyaret edilebilecek. Sürdürülebilir Sanat Kadın Kooperatifi’nde karma sergi yer alırken, Ruşen Hakkı Anısına Şiir ve Edebiyat Evi’nde Yusuf Emir Sudan’ın kişisel sergisi sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Ressamlar Tepesi’nde gerçekleştirilecek canlı sanat performansları da festivale ayrı bir renk katacak. HER YAŞA HİTAP EDEN ATÖLYELER Festival boyunca çocuklar için geleneksel oyunlar, deney atölyeleri, yüz boyama etkinlikleri, masal atölyeleri, mini disko, sanat çalışmaları ve festival temalı etkinlikler düzenlenecek. Yetişkinler için ise cam boncuk yapımı, bardak boyama, broş tasarımı, seramik boyama, sabun yapımı, tişört baskı, mum yapımı, keçe çalışmaları ve el sanatları atölyeleri gerçekleştirilecek. Festival alanında kurulacak stantlar da dört gün boyunca ziyaretçilere açık olacak. EDEBİYAT VE KÜLTÜR MERAKLILARI DA UNUTULMADI Festival kapsamında düzenlenecek söyleşi, imza günü ve kitap tanıtımlarında çok sayıda yazar ve sanatçı vatandaşlarla buluşacak. Ozan Özgen, Atilla Ağırbaş, Ece Özbaş, Yusuf Emir Sudan ve Gazeteci-Yazar Mevlüt Soysal gibi isimler festival kapsamında okurlarıyla bir araya gelecek. 26 Haziran Cuma günü gerçekleştirilecek “Günbatımında Kapanca” kültür turu yürüyüşü ise katılımcılara tarihi Kapanca Sokak’ın hikâyesini farklı bir atmosferde keşfetme fırsatı sunacak. KONSERLER VE GÖSTERİLER DÖRT GÜN BOYUNCA SÜRECEK Festivalin ana sahnesinde dört gün boyunca birbirinden farklı müzik grupları ve sanatçılar sahne alacak. Türk Dünyası Korosu, Kararsızlar, İzmit Belediyesi Kent Orkestrası, Barış ELMA, İÇSES İzmit Çok Sesli Müzikal Koro ve Zafer Yıldız DJ Perküsyon performansları festival coşkusunu artıracak. Sarnıç Sahne’de ise konserler, ritim gösterileri, şiir dinletileri ve film gösterimleri gerçekleştirilecek. Festivalin kapanış günü olan 28 Haziran Pazar akşamı ise sevilen müzik grubu Kafadar sahne alacak. FİNAL SOLOTÜRK GÖSTERİSİYLE YAPILACAK Kapanca Sokak Festivali’nin finalinde gökyüzü nefes kesen bir gösteriye sahne olacak. 28 Haziran Pazar günü Sekapark’ta gerçekleştirilecek SoloTürk gösterisi, festivalin en heyecan verici anlarından biri olacak. Festival alanına ulaşım için ring servisleri de hizmet verecek. İzmit’in tarihi dokusunu sanat, kültür ve müzikle buluşturacak 3. Kapanca Sokak Festivali, dört gün boyunca kentin her köşesine festival heyecanı taşıyacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

'Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor’  Haber

'Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor’ 

Hamzabeyli Köyümüz Atölye ile başlayan gezide Mersin’in coğrafi işaretli ürünü kan portakalı ve mahallede kalkınma başlıkları konuşuldu. Tarsus Eshab-ı Kehf Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nde ise misafirler, Tarsus’un Sarı Ulak Zeytin’ini tatma şansı yakaladı ve üretim aşamasına şahit oldu. ‘Akdeniz’in Mirası, Toprağın Kimliği’ sloganıyla Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ev sahipliğinde düzenlenen ‘Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor’ programı kapsamında Mersin’e gelen birbirinden değerli konuklar Hamzabeyli Evimiz Atölye ile Eshab-ı Kehf Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni ziyaret etti. Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde düzenlenen programda; konuklar büyükşehir tarafından hayata geçirilen Hamzabeyli Evimiz Atölye’de coğrafi işaretli ürünlerin kadınlar tarafından nasıl katma değerli ürün haline getirildiğini gördü. Ayrıca kooperatifleşmenin en iyi örneklerinden olan Tarsus Eshab-ı Kehf Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni de ziyaret eden konuklar, Tarsus’un coğrafi işaretli Sarı Ulak Zeytini’ni de görme ve tatma şansı yakaladı. Mersin’in değerlerine dikkat çekilen geziye, Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer ve Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Abdullah Selçuk Şahutoğlu eşlik etti. Gezide; Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜciTA) Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, Akdeniz Üniversitesi Coğrafi İşaretler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zanbak, Türk Patent ve Marka Kurumu Sınai Mülkiyet Uzmanı Gonca Ilıcalı, Kamu ve STK İlişkileri Direktörü Derya Kılıç, Turuncu Eller Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Gürsel Appa, Hatay Defne Kadın Kooperatifi Başkanı Nesrin Deli, Antre Gourmet Berrin Bal Onur ve Çamlıyayla Dudu Ana Slow Food Üreticisi Muttalip Eker yer aldı. Hamzabeyli Köyümüz Atölye ile başlayan gezide Mersin’in coğrafi işaretli ürünü kan portakalı ve mahallede kalkınma başlıkları konuşuldu. Mahallelinin de yer aldığı toplantıda katılımcılar bilgilerini mahalleli ile paylaştı ve fikir alışverişi yapıldı. Ardından Tarsus Eshab-ı Kehf Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni ziyaret eden konuklar, Tarsus’un Sarı Ulak Zeytin’ini tatma şansı yakaladı ve üretim aşamasına şahit oldu. Şahutoğlu: “Geleceğin coğrafi işaretlerde olduğunu düşünen bir belediye olarak coğrafi işaretlere önem gösteriyoruz” Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu, ‘Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor’ programını kentteki coğrafi işaretli ürünlerin hem tanıtılması hem korunması hem de yaygınlaştırmasını sağlamak amacıyla düzenlediklerinden söz ederek, “Biz, coğrafi işaretli ürünlerle bir geleceğin inşa edilebileceğini, geleceğin coğrafi işaretlerde olduğunu düşünen bir belediye olarak coğrafi işaretlere önem gösteriyoruz. Bu kapsamda da Mersin ilinde var olan 24 tane coğrafi işaretli ürüne ek olarak Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak çalışmalar yürütüyoruz. 5 ürünü de başvuru aşamasına getirdik. Şehrin genelinde, iklimin güzel olduğu, toprakların verimli olduğu bir coğrafyada çok daha güzel ürünlerin coğrafi işaretle işaretlenebileceğini ve bunların korunabileceğini biliyoruz. Bu anlamda da çalışmaları yürütüyoruz” dedi. Saha programı hakkında da detaylı bilgiler paylaşan Şahutoğlu, kentin coğrafi işaret potansiyeli açısından çok ciddi bir noktada olduğuna değinerek, “Desteklendiği ve çalışmalar hızlandırıldığı anda da birçok üründe coğrafi işaret alınabilecek pozisyondayız. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak 2024 yılında Gülnar Kişniş Üzümü’ne coğrafi işaret aldık. Yine Mersinden Kadın Kooperatifi’nin başvurusuyla Mersin Kan Portakalı’nın coğrafi işaretine destek veren kurumuz. Bugünlerde de yaptığımız çalışmayla Bozyazı Gölevezi, Kravga Eriği gibi ürünler olmak üzere toplam 5 üründe de coğrafi işaret çalışmalarını yürütüyoruz. Potansiyeli yüksek bir coğrafyadayız ve güçlü bir belediyeyiz. Bunun bilincinde olan bir belediyeyiz. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak da bu çalışmalara hız vererek, var olan bu potansiyeli açığa çıkartacağız” diye belirtti. Prof. Dr. Tekelioğlu: “Türkiye’de bugüne kadar coğrafi işaretlerde gerçekleştirilmiş üretici yoğunluklu ilk etkinlik oldu” YÜciTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, ‘Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor’ programının çok etkileyici bir program olduğunun altını çizerek, işin başından itibaren Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer ile birlikte kentte yapacakları etkinlikte üreticilerin yoğunlukta olmasını istediklerini kaydetti. Prof. Dr. Tekelioğlu, “Salona ayağımı atar atmaz gördüğüm manzara beni çok etkilendi, gözlerim yaşardı. Çünkü biz yıllardır bu tür etkinlikleri yapıyoruz ama salonda çok az üretici oluyor. Mersin’de salon tamamen doluydu ve mevcutların yüzde 90’ı kadındı. Türkiye’de bugüne kadar coğrafi işaretlerde gerçekleştirilmiş üretici yoğunluklu ilk etkinlik oldu. Bu bakımdan kutluyorum. Gerçekten başarılı oldu ve katılımcılar hep üreticilerdi. Üreticilerden maceralarını, hikâyelerini ve sorunları dinledik, birlikte tartıştık. Gerçekten etkileyiciydi” dedi. Hamzabeyli Köyümüz Atölye Projesi’nden de çok etkilendiğini kaydeden Prof. Dr. Tekelioğlu, “Türkiye’nin bu tür projelere çok ihtiyacı var. Bu Anadolu’da kırsal kesimin kalkınması, kırsalda yaşayan kadınların üretim sürecine, ekonomiye entegre olmaları demek. Bunlar sevindirici işler. Çünkü kadınlara özellikle kırsalda çok önemli roller düşüyor. Çünkü toprağın bereketini, ürünün kalitesini, bölgenin lezzetlerini geleceğe taşıyan kadınlar oluyor. Onlar sayesinde bütün bu işler gerçekleşiyor. Ben bu hareketleri, eylemleri, faaliyetleri ve çalışmaları yerinde görmekten çok mutlu oldum” diye belirtti. Bu çalışmanın örnek olmasını temenni eden Prof. Dr. Tekelioğlu, belediyelere bu bakımdan çok büyük görevler düştüğünü dile getirdi. Kırsalın ayağa kalkması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Tekelioğlu, Türkiye’de geri dönüşe ihtiyaç olduğunu sözlerine ekleyerek, “Kırsal boşaldı, şimdi yavaş yavaş özellikle Covid olayından sonra kırsala dönüşler başladı. Bu dönüşler bir anlamda bu tür etkinlikleri de güçlendiriyor. Ben çok sevindim ve mutlu oldum” ifadelerine yer verdi ve Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Mersinden Kadın Kooperatifi’ni çalışmaları adına kutladı. Mersin’in coğrafi işaret potansiyelinin çok yüksek bir kent olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tekelioğlu, Mersin’in şu anda 24 tane coğrafi işaretli ürünü olduğuna değinerek, bu rakamın çok daha yüksek olması gerektiğini dikkat çekti. Prof. Dr. Tekelioğlu, “Bu bilinçlenme son derece önemli. Mersin Kan Portakalı konusunda Mersinden Kadın Kooperatifi çok ilgilendi, biz de YÜciTA olarak çok destekledik. Ürüne tescilli alındı, coğrafi işaretle buluşturuldu. Bu gelişmeler çok olumlu ve şimdi üretim arttı. Mersinden Kadın Kooperatifi’nin çabalarıyla Mersin Kan Portakalı Hamzebeyli’de hayat buldu. Bu köy Mersin Kan Portakalı’nı üretiyor. Bu atölyede portakal işleniyor. Katma değer yaratılıyor” dedi. Coğrafi işaretlerin ülkenin geleceğinde çok önemli rolü olduğunu sözlerine ekleyerek, bunların katma değer, istihdam ve gelir yaratan ürünler olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tekelioğlu, coğrafi işaretli ürünlerin çoğaltılması gerektiğini kaydetti ve “Mersinden Kadın Kooperatifi’nin bu bakımdan yaptığı işler çok anlamlı. Diğer ürünlerde de bunu yapmak lazım. En önemlisi Mersin’in coğrafi işaret potansiyelinin bir an önce gün yüzüne çıkartılması için il düzeyinde ayrıntılı coğrafi işaretler envanterinin yapılması gerekli. Bu envanter yapıldıktan sonra coğrafi işaretlerle buluşturulması ve tescil başvurularının yapılması gerekiyor. Umarım ileride tescillenmiş coğrafi işaret sayısı 80’lere, 100’lere ve daha fazlasına ulaşır. O zaman kısal kesimde çok yüksek bir refah artışı olacak. İnsanlar daha müreffeh koşullarda yaşayacaklar. İstihdam artacak. Her şey Mersin için” dedi ve Mersin’de olmaktan duyduğu memnuniyeti aktardı. Zanbak: “Beklentimizin üstünde bir etkinlikti” Akdeniz Üniversitesi Coğrafi İşaretler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zanbak, programın dolu dolu geçtiğini ve programın düzenlenme aşamasında yoğun bir çalışma gerçekleştirildiğini aktardı. “Programın konsepti her bir oturumda çok iyi irdelendi. Bir sonraki aşamada üreticilere mikrofon uzatıldı bu açıdan daha önceki katıldığım programlardan bu programı ayıran temel özellik buydu. Beni etkileyen bir diğer konu da özellikle üretici kadınların, kooperatiflerin ve birliklerin baştan sona program da yer alması oldu” dedi. Mersin’in coğrafi işaret profilini değerlendirerek konuşmasını sürdüren Zanbak, Mersin’in gerek iklimi gerekse tarım alanındaki verimliliği açısından tescillenebilecek daha fazla ürünü olduğuna dikkat çekti. İlerleyen süreçlerde yapmış oldukları görüşmelere bağlı olarak, Mersin’de kamu kesimine ve üreticilere coğrafi işaret envanterleri ile ilgili bir eğitim vereceklerini de sözlerine ekleyen Zanbak, hem Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne hem de Mersinden Kadın Kooperatifine teşekkür ederek, “Güzel bir etkinliğin olacağını tahmin ederek geldik fakat beklentimizin üstündeydi. Ben çok etkilendim” sözlerine yer verdi. Appa: “Mersin Büyükşehir ile gurur duydum ve kıskandım” Kente yaptığı 2 günlük ziyaretinde katıldığı toplantılarda Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik adına A’dan Z’ye bir ‘sosyal belediyecilik’ kavramını yüzde 100 yerine getirdiğini gözlemlediğinden söz eden Turuncu Eller Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Gürsel Appa, “Ben bununla gurur duydum ve biraz da kıskandım. Ben de bir coğrafi işaretli ürünün işlendiği kooperatif başkanıyım. Bu bir ayrıcalık. Bunun kıymetini bilmemiz gerekiyor. Kendi bölgemizin özelliklerini taşıyan, kendine has lezzetiyle bu ürünleri sadece biz tüketmemeliyiz. Bunu ürüne erişimi olmayan kesimlere de ulaştırmak için katma değerli ürünler haline getirerek, yılın 12 ayına yayarak, tüm insanlara ulaştırmamız gerektiğini düşünüyorum. Ben kendi kooperatifim adına bu çabayı yıllardır veriyorum” dedi. Mersin’de kadın üreticilere de büyük önem verildiğine dikkat çeken Appa, “Burada gördüğüm kadarıyla üretici kadınlar da belediyenin o sonsuz katkılarıyla bu çaba yoluna girmişler. Mutlaka başaracaklar. Çünkü Mersin Büyükşehir Belediyesi ile halkın arasındaki diyaloğa imrendim. O samimiyete hayran kaldım. 2 gündür haz aldığım en güzel toplantı diyebilirim. Burada olmaktan çok mutluyum. Burada gördüklerim, öğrendiğim bilgileri kendi bölgeme de götürmeyi planlıyorum. Mersin Büyükşehir Belediyesi yetkililerine, Başkanımız Sayın Vahap Seçer’e, eşi Meral Hanım’a ve Yavuz Hoca’ya çok teşekkür ediyorum. Mersin’den İzmir’e çok dolu bilgilerle gidiyorum” diye belirtti. Appa son olarak, “Kadının olduğu yer cennet oluyor. Çünkü ‘Ana’ derler, toprağa da; ‘Toprak Ana’ derler. Bir ana hep üretiyor. Her kadının aile, bölge ve ülke ekonomisine katkısı asla inkar edilemez. Nüfusumuzun yarısı kadın olduğu düşünülünce bu istihdamı ülke ekonomisine kazandırmak gerekiyor. İşte bu yol da buralardan geçiyor” ifadelerini kullandı. Onur: “ Burada etkileşimin içinde olmak gurur verici” Programda çok değerli katılımcıların olduğunu ve seyirci kısmında üreticileri görmenin çok değerli olduğunu söyleyen Antre Gourmet Berrin Bal Onur, “Bu tür etkinliklerde amaç bir değer zincirinin bir araya getirilmesiydi ve burada amacı çok net bir şekilde gördük. Hem sunumlarda hem sahada kooperatiflerin gücünü, kooperatiflerin kurumsal yapılaşma süreçlerinin ne kadar istekle ve aslında bir amaca dönük gerçekleştiğini izledik. Geldiğimden beri çok etkilenerek dolaşıyorum. Belediyenin çok değerli katkıları var. Çok bilinçli ve süreci, zemini iyi oturtulmuş, üzerine de sağlam tuğlalar ekleniyor ve bunların planlı bir şekilde yapılması halinde Mersin'i bir kooperatif merkezi olarak görürüz. Mersin’i kadın gücünün çok etkin olduğu ama kooperatifçiliğin çok gelişeceği bir nokta olarak görmekten çok büyük memnuniyet duydum. Programda üreticiler de çok mutluydular. O etkileşimin içinde olmak da ayrıca gurur vericiydi” ifadelerini kullandı. Mersin’in gastronomi alanında çok iyi bir noktaya geldiğini ve zemininin sağlam olduğunu belirten Onur, kentteki tüm kamu kurum ve kuruluşlarının bir uyum içerisinde çalışması halinde ülkenin çok daha ileri gideceğini ifade etti. Onur, “Etkinlik, hakikaten çok ilham verdi bana, çok etkilendim ve mutlu oldum. Bu davet için çok teşekkür ediyorum. Kentin bütün kaynakları kendini programa entegre etmese biz bu hisleri hissedemeyiz. Hep söylediğimiz bir şey var, kaynaklarımız çok zengin, ülkemizin varlıkları çok zengin. Bir tarım toplumuyuz ama kaybettiğimiz bir kültürel doku var. Muhakkak ortak bir amaca hizmet etmemiz lazım. Mersin’de bunun gelişmiş olduğunu görmek, iyiye gittiğini görmek çok mutluluk verici” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Kadın Girişimcileri 19. Kez Ödüllerine Kavuştu Haber

Türkiye’nin Kadın Girişimcileri 19. Kez Ödüllerine Kavuştu

Garanti BBVA’nın, Ekonomist Dergisi ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) iş birliğiyle bu yıl 19.sunu gerçekleştirdiği Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nın sonuçları açıklandı. 28 Nisan akşamı gerçekleştirilen ödül töreninde, beş kategorinin birincileri ödüllerini aldılar. Yarışmada, Gurvita kurucusu Bahar Şamhili Tanju, “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi” seçildi. Bahar Alan, Novavera girişimiyle “Türkiye'nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimcisi”, Hülya Tomak Blueit girişimiyle “Türkiye'nin Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi” oldu. İpek Tüysüzoğlu, Yugen girişimiyle “Türkiye'nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi” seçilirken, “Türkiye'nin Kadın Kooperatifi” ödülünü ise Tekfındık Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi adına Sıla Elevli aldı. “Her hikaye kendi içinde eşsiz ve değerli” Ödül töreninde konuşan Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, “Bu akşam sadece bir ödül töreni için değil, 20 yıla yayılan güçlü bir dönüşümün parçası olarak buradayız. Kadın girişimciliğini geçmişten bugüne hep bütünsel bir yaklaşımla ele aldık. Finansman, eğitim, pazar erişimi ve cesaretlendirme olmak üzere dört temel alanda kurguladığımız modelimizle somut etki yaratmayı hedefledik ve bu yolda emin adımlarla yürüyoruz. Son beş yılda kadın girişimcilere sağladığımız finansman 350 milyar TL’yi aştı. Türkiye Kadın Girişimci Akademisi ile 6.000 kadın girişimciye ulaştık; Ticaretin Kadınları platformu ile onları yeni pazarlara taşıdık. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması da bu yaklaşımımızın en güçlü yansımalarından biri. 2007 yılında 103 başvuruyla başlayan bu yolculuk bugün 50 bini aşkın başvuruya ulaşarak ekosistem içinde başlı başına bir markaya dönüştü. Başvuruların ve ilginin her geçen gün artması, bize bu alanda yapacak daha çok işimiz olduğunu da gösteriyor. Bugün girişimcilik daha erken başlıyor, yeni nesil girişimciler ise daha en başından global düşünüyor. Verdiğimiz desteklerin yanı sıra, kadın girişimcileri küresel ağlarla buluşturarak uluslararası başarı hikâyelerine katkı sağlamayı da hedefliyoruz. İnanıyoruz ki kadınların ekonomiye eşit katılımı yalnızca bir eşitlik meselesi değil, aynı zamanda güçlü bir kalkınma meselesi. Bu akşam burada gördüğümüz tüm girişimciler yalnızca kendi başarılarını değil, başka kadınlara ilham veren güçlü hikâyeleri temsil ediyor. Biz de bu yolculuğun bir parçası olmaktan büyük bir gurur duyuyor, ‘Birlikte yaparız’ diyerek bu hikâyeyi birlikte büyütmeye devam ediyoruz.” dedi. KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, “Garanti BBVA ve Ekonomist Dergisi ile birlikte sürdürdüğümüz iş birliğinin, kadın girişimciliğini destekleyen güçlü ve sürdürülebilir bir etki alanına dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması, 19 yılı geride bırakırken bir yarışma olmanın ötesine geçerek; kadınların potansiyelini görünür kılan, ilham veren ve cesaretlendiren güçlü bir platform haline gelmiştir. 2007 yılında 103 kadının ‘ben de varım’ diyerek başvurduğu bu yolculuk, bugün 50 bini aşkın girişimcinin hikâyesine ev sahipliği yapıyor. Bugün her başvuruyla birlikte karşımıza çıkan hikâyeler, kadınların üretme gücünü, kararlılığını ve dönüşüm yaratma kapasitesini açıkça ortaya koyuyor. Kadın girişimciler yalnızca ekonomik değer üretmekle kalmıyor; geliştirdikleri yenilikçi, sürdürülebilir ve kapsayıcı iş modelleriyle de toplumsal fayda yaratarak daha kapsayıcı bir geleceğin inşasına katkı sağlıyor. Ödüllendirdiğimiz her başarı; cesaretin, azmin ve istikrarlı emeğin güçlü bir yansıması olurken, başka kadınlara ilham veren ve “ben de yapabilirim” duygusunu pekiştiren çok kıymetli örnekler de sunuyor. KAGİDER olarak inancımız çok net: Kadınların iş dünyasında daha güçlü temsil edilmesi sürdürülebilir kalkınmanın en önemli anahtarlarından biridir. Bu nedenle kadın girişimcilerin yolculuklarını desteklemeye, onları görünür kılmaya ve başarı hikâyelerini çoğaltmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki; kadınların güçlenmesi yalnızca bugünü değil, geleceği de dönüştürür” dedi. Ekonomist Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Talip Yılmaz, “Ekonomist Dergisi, kadın konusuna ayrıca önem veren, önceliklendiren bir yayın politikası izliyor. Kadının iş hayatındaki yerini önceliklendiren haber ve araştırmalar hazırlıyor. Etkinlikler düzenliyor. Bu kapsamda Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması, alanında Türkiye’nin en uzun soluklu çalışması. Garanti BBVA ve KAGİDER gibi çok değerli iki kuruluşla birlikte hayata geçirdiğimiz ve 19 yaşında olan bu yarışma, Türkiye’nin kadın girişimciliği ekosisteminin gelişmesine büyük katkı sundu. Bu güne kadar 50 binin üzerinde kadın girişimci yarışmayı katıldı. Kadın girişimciliği ekosisteminin girişimcilik ekosisteminden aldığı pay yüzde 3-4’erden aradan geçen yıllar içinde yüzde 18’lere yükseldi. Yine kadın girişimciliğinde geleneksel sektörlerin yanında bugün e-ticaret, oyun teknoloji, bilimin farklı dallarında alanında işler olduğunu görüyoruz. Bu başarıda muhakkakki topluma rol model olan yarışmanın ve yarışmacılarımızın büyük etkisi oldu,” dedi. Kazananlar hakkında Bahar Şamhili Tanju – “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi” / Gurvita Gurvita, geleneksel üretim yöntemlerini modern tüketim alışkanlıklarıyla buluşturarak katma değerli gıda ürünleri geliştiren bir girişim olarak öne çıkıyor. Kemik suyu gibi yüksek besin değerine sahip ürünleri daha erişilebilir ve sürdürülebilir bir modelle Türkiye’de ve yurt dışında başarıyla sunuyor. Bahar Alan – “Türkiye’nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimcisi” / Novavera Zeytinyağı Novavera, sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla yüksek kaliteli zeytinyağı üretimi gerçekleştirerek hem yerel kalkınmaya katkı sağlıyor hem de uluslararası pazarlarda Türkiye’yi temsil ediyor. Hülya Tomak – “Türkiye’nin Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi” / Blueit Blueit, su tüketimi ve yönetimi konusunda farkındalık yaratmayı hedefleyen teknoloji tabanlı çözümleriyle sürdürülebilir kaynak kullanımına ve daha yaşanılabilir bir dünyaya katkı sunuyor. İpek Tüysüzoğlu – “Türkiye’nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi” / Yugen Yugen, nar kabuğu gibi doğal atıklardan alternatif deri üretimi gerçekleştirerek döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir üretim alanında yenilikçi bir model ortaya koyuyor. Sıla Elevli – “Türkiye’nin Kadın Kooperatifi” / Tekfındık Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi fındık tarımını geleneksel sınırlarının ötesine taşıyarak modern teknolojiler ve sürdürülebilir üretim modelleriyle yeniden kurgulayan bir yapı sunuyor. Yürütülen çalışmalarla bölge tarımını veri odaklı ve yüksek verimli bir yapıya dönüştürürken, kadın üreticilerin ekonomik hayata katılımını güçlendiren ve yerel kalkınmaya somut katkı sağlayan kapsayıcı bir model geliştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Girişimcilere 125 Milyar TL’lik Güçlü Destek! Haber

Kadın Girişimcilere 125 Milyar TL’lik Güçlü Destek!

Halkbank, kadınların girişimcilik ekosisteminde daha etkin rol almalarını ve üretime katılımlarını desteklemeyi sürdürüyor. Bu kapsamda Halkbank tarafından beşincisi düzenlenen “Üreten Kadınlar Yarışması”nın kazananları belli oldu. İstanbul Finans Merkezi’ndeki Halkbank Kulelerinde gerçekleştirilen ödül törenine; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul Valisi Davut Gül, Aile ve Sosyal Hizmetler ile Millî Eğitim Bakan Yardımcıları, Ümraniye Kaymakamı Yüksel Çelik, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, milletvekilleri ve çok sayıda davetli katıldı. Halkbank, kadın girişimcilere yönelik projeleri kararlılıkla hayata geçiriyor Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, törende yaptığı konuşmada, “Kadınlar toplumun manevi mimarı olduğu kadar ekonomimizin de en dinamik aktörlerindendir. Girişimci kadınların güçlenmesiyle ailemiz daha da kökleşecek; ailemiz kökleştikçe de ülkemiz Türkiye Yüzyılı hedeflerine daha hızlı ve kararlı bir şekilde ulaşacaktır. Biz Halkbank olarak bu vizyonu 2021 yılından bu yana öncelikli çalışma alanlarımızdan biri olarak konumlandırdık. Bugüne kadar 267 bini aşkın kadın girişimciye yaklaşık 125 milyar TL finansman desteği sağladık. Gururla ifade edebilirim ki; ülkemizde kadın girişimcilere kullandırılan her üç krediden birinde bankamızın imzası var” diye konuştu. “2026-2035 Aile ve Nüfus On Yılı” vizyonunun da kadın girişimciliğini desteklemeye yönelik çalışmaları için önemli bir temel oluşturduğunu aktaran Arslan, verilen desteklerin yalnızca finansal alanla sınırlı kalmadığını belirterek, şunları kaydetti: “Kadın girişimcilere finansman haricinde de destek verebilmek için hayata geçirdiğimiz projelerden biri olan Halkbank Üreten Kadınlar Buluşmaları, bugün ülkemizin yedi bölgesini ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni kapsayan dev bir ekosisteme dönüşmüştür. Bugüne kadar 21 farklı ilde yapılan 25 buluşma ile farklı meslek gruplarından kadın girişimciler ve kooperatiflerle doğrudan temas kurmuş olduk.” ifadelerini kullandı. Bu kapsamda kadın girişimcileri yalnızca sahada değil, eğitim ve gelişim yolculuklarında da desteklediklerini ifade eden Arslan, “Üreten Kadınlar Akademisi ve MasterClass Marka Eğitim Programlarımızla 6 binden fazla girişimci kadına Marka Yönetimi, Dijital Pazarlama, Yapay Zekâ ve Sürdürülebilirlik gibi alanlarda eğitimler verdik. Ayrıca geleceğe yönelik kadın girişimcilik ekosistemini desteklemek için ‘BİGE: Bilim Kızlarla Gelecek’ projemizi başlattık. Bu ay içerisinde ikincisini gerçekleştireceğimiz proje ile lise ve üniversite çağındaki genç kızların, teknoloji ve bilim odaklı gelişimlerini desteklemekteyiz.” dedi. Ödüller ve Kategoriler Kadın girişimcilik ekosisteminin en prestijli organizasyonlarından biri haline gelen ödül töreninde; Yılın Üreten Kadın Girişimcisi, Teknoloji Tabanlı Kadın Girişimci, Sıfır Atık ve Sürdürülebilirlik, Yükselen Yıldız ve Kadın Kooperatifi kategorilerinin yanı sıra, ülkemizin yetiştirdiği önemli yazarlardan Alev Alatlı’nın anısını yaşatmak amacıyla verilen Alev Alatlı Özel Ödülü de sahibini buldu. Kazananlara nakdi ödüllerin yanı sıra, reklam ve tanıtım desteği kapsamında ayni ödüller de takdim edildi. Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurul Üyesi ve Sosyal Gastronomi Şefi Ebru Baybara Demir, Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü İpek Coşkun Armağan, AJK Tekstil Kutnia Markası Kurucu Ortağı Jülide Konukoğlu, Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Başkanı ve TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Emine Erdem, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkan Yardımcısı ve Usturlab Kurucu Genel Müdürü Sümeyye Ceylan, Şölen Çikolata Yönetim Kurulu Üyesi Elif Çoban, TeacherX & Eğitim Teknolojileri Zirvesi Kurucusu Işıl Boy Ergül, Taşyapı İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ezgi Turanlı ve Halkbank Girişimci Bankacılık Daire Başkanı Didem Dilara Alp’ten oluşan jüri; başvuruları ekonomiye sağlanan katkı, sürdürülebilir finansman yapısı, istihdam artışı ve toplumsal fayda gibi temel kriterler ışığında değerlendirdi. Jürinin kapsamlı değerlendirmeleri neticesinde, ödül alanlar ve kategorileri şöyle sıralandı: Yılın Üreten Kadın Girişimcisi Kategorisi NeuFarm - Aslı Güven Şahin Teknoloji Tabanlı Kadın Girişimci Kategorisi Nkap - Şenay Şanlıer Sıfır Atık ve Sürdürülebilirlik Kategorisi Kybele’s Garden - Aygen Savaş Alkan Yükselen Yıldız Kategorisi Pacha Natural Collagen - Aslı Zuluğ Kadın Kooperatifi Kategorisi Hemdem - Yasemin Sayılgan Alev Alatlı Özel Ödülü Prof. Dr. Hülya Tezcan Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.