Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kadın Liderliği

Kapsül Haber Ajansı - Kadın Liderliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Liderliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmit Belediyesi, COP31’e Doğru Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu’nda Yer Alacak Haber

İzmit Belediyesi, COP31’e Doğru Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu’nda Yer Alacak

Fatma Kaplan Hürriyet’in İzmit’te başlattığı Yerel Eşitlik Eylem Planı’yla layık görüldüğü UCLG-MEWA Kadın Komitesi Başkanlığı süreci; Muğla Büyükşehir ev sahipliğindeki “COP31’e Doğru: Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu” ile devam ediyor. “Yerel Liderlik, Kentsel Dirençlilik ve Sürdürülebilir Dönüşüm” temasıyla düzenlenecek politika diyaloğu; Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisi Vakfı (WALD), UCLG-MEWA, Birleşmiş Milletler Türkiye ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu ortaklığında yürütülen bölgesel çalışmalar kapsamında gerçekleştirilecek. 29-30 Eylül 2026 tarihlerinde Muğla’da, Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirilecek programa İzmit Belediyesi Başkan Yardımcısı Nilgün İrteni ile Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Burcu Bineklioğlu katılacak. İKLİM EYLEMİ KONUSUNDA DENEYİM PAYLAŞIMININ ARTIRILMASI Programda, belediyelerin iklim değişikliğiyle mücadeledeki öncelikleri, geliştirdikleri çözüm modelleri ve yatırım ihtiyaçlarının COP31 sürecine taşınması hedefleniyor. Yerel yönetimlerin iklim politikalarındaki rolünün güçlendirilmesi ve kentlerin iklim eylemi konusunda deneyim paylaşımının artırılması da programın öne çıkan amaçları arasında bulunuyor. İKLİM FİNANSMANI VE KENTSEL DİRENÇLİLİK MASAYA YATIRILACAK İki gün sürecek program kapsamında yerel liderlik ve çok düzeyli iklim yönetişimi, kentsel dirençlilik, iklim finansmanı, adil ve kapsayıcı dönüşüm, su-gıda-doğa ve döngüsellik ile yenilikçilik, teknoloji ve veri başlıklarında oturumlar düzenlenecek. Bu oturumlarda yerel yönetimlerin iklim değişikliğinin etkilerine karşı geliştirebileceği politikalar, sürdürülebilir kentleşme uygulamaları ve iklim yatırımlarının finansmanı gibi başlıklar ele alınacak. KADINLARIN İKLİM POLİTİKALARINDAKİ ROLÜ DE GÜNDEMDE Programın “adil ve kapsayıcı dönüşüm” başlığı altında toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın liderliği ve kadınların karar alma süreçlerine etkin katılımı da değerlendirilecek. İzmit Belediyesi Başkan Yardımcısı Nilgün İrteni ve Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Burcu Bineklioğlu, bu kapsamda İzmit Belediyesi’nin kadın odaklı yerel yönetim anlayışını ve çalışmalarını programda temsil edecek. İzmit Belediyesi’nin katılımıyla, kentte kadınların yerel yönetim süreçlerine katılımı ve iklim politikalarında kapsayıcı yaklaşımların geliştirilmesine yönelik çalışmaların da ulusal ve uluslararası paydaşlarla paylaşılması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Maruderm GRI Uyumlu İlk Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı Haber

Maruderm GRI Uyumlu İlk Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

Bilimin rehberliğinde geliştirdiği sürdürülebilir güzellik anlayışını iş stratejisinin merkezine taşıyan Maruderm, Global Reporting Initiative (GRI) Standartları ile uyumlu olarak hazırladığı ilk 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapor, şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanındaki performansını şeffaf bir şekilde ortaya koyarken; Maruderm Gezegeni, Maruderm Topluluğu ve Maruderm Güvencesi olmak üzere üç temel eksen üzerine inşa edilen 3M sürdürülebilirlik yaklaşımını da ilk kez kapsamlı şekilde açıklıyor. "Cildin senin hikâyen, gelecek hepimizin" yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdüren Maruderm, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil; ürün geliştirmeden tedarik zincirine, insan kaynağından yönetişim anlayışına kadar tüm süreçlerini şekillendiren stratejik bir yönetim modeli olarak konumlandırıyor. GRI Standartları doğrultusunda hazırlanan ve 1 Ocak-31 Aralık 2025 dönemini kapsayan rapor, şirketin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik uygulamalarını, toplumsal fayda çalışmalarını ve kurumsal yönetişim yaklaşımını uluslararası raporlama standartları çerçevesinde paydaşlarıyla buluşturuyor. Sürdürülebilirlik stratejisinin merkezinde 3M yaklaşımı yer alıyor Maruderm, sürdürülebilirlik stratejisini Maruderm Gezegeni, Maruderm Topluluğu ve Maruderm Güvencesi olmak üzere üç temel başlık altında yönetiyor. Maruderm Gezegeni; iklim değişikliğiyle mücadele, enerji ve kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir ambalaj uygulamaları ve biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmaları kapsıyor. Maruderm Topluluğu; çalışanlardan tedarikçilere, iş ortaklarından müşterilere kadar tüm paydaşlarla birlikte sosyal değer yaratmayı, fırsat eşitliğini güçlendirmeyi ve toplumsal fayda sağlamayı hedefliyor. Maruderm Güvencesi ise ürün güvenliği, içerik şeffaflığı, etik iş yapış biçimi ve güçlü yönetişim anlayışıyla tüketici güvenini güçlendiren uygulamaları bir araya getiriyor. Şirket, sürdürülebilirliği yalnızca belirli projelerle sınırlı bir yaklaşım yerine, değer zincirinin tamamına yayılan kurumsal bir dönüşüm modeli olarak ele alıyor. Karbon ayak izi ISO 14064-1 standardına göre hesaplandı İklim değişikliğiyle mücadeleyi öncelikli çalışma alanlarından biri olarak gören Maruderm, 2025 yılında kurumsal karbon ayak izini ISO 14064-1 Standardı kapsamında hesapladı. Kapsam 1, Kapsam 2 ve Kapsam 3 emisyonlarını analiz eden şirket, karbon emisyonlarını bundan sonraki süreçte her yıl düzenli olarak hesaplayacağını, elde edilen veriler doğrultusunda emisyon azaltım stratejilerini uygulayacağını ve çevresel performansını sürekli geliştireceğini açıkladı. Şirket ayrıca enerji verimliliğini artıran uygulamalar, lojistik optimizasyonu ve döngüsel ekonomi yaklaşımıyla kaynak kullanımını azaltmaya yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Ambalaj dönüşümünde somut sonuçlar Raporda yer alan verilere göre Maruderm, "Az ama Öz" yaklaşımı doğrultusunda 15 farklı ürününde kutu ambalaj kullanımını kaldırarak kaynak tüketimini azaltan önemli adımlar attı. Bu uygulama sayesinde yaklaşık 108 ağacın korunmasına, 16 ton CO₂e sera gazı emisyonunun önlenmesine ve 6,4 ton ambalaj kullanımının azaltılmasına katkı sağlandı. Şirket ayrıca 2025 itibarıyla tüm ürün kutularında FSC sertifikalı kâğıt kullanımına geçerken, önümüzdeki dönemde kargo ambalajlarında da aynı dönüşümü tamamlamayı hedefliyor. Kadın liderliği sürdürülebilir büyümenin önemli bir parçası İnsan odaklı kurum kültürünü sürdürülebilirlik anlayışının temel bileşenlerinden biri olarak gören Maruderm'de çalışan ekibinin yüzde 66'sını kadınlar oluşturuyor. Şirket, kadınların karar alma mekanizmalarındaki temsilini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürürken, 2030 yılına kadar kadın çalışan oranını daha da yükseltmeyi hedefliyor. Çeşitlilik ve kapsayıcılığı kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiren Maruderm, çalışan gelişimi, fırsat eşitliği ve iyi olma hâli uygulamalarını da sürdürülebilir büyümenin temel unsurları arasında görüyor. Sosyal etki odağında STK iş birlikleri güçlenecek Maruderm, sürdürülebilirlik stratejisinin sosyal boyutunda sivil toplum kuruluşlarıyla geliştirilecek iş birliklerine daha fazla odaklanmayı hedefliyor. Türk Kanser Derneği, Haytap ve İhtiyaç Haritası gibi kuruluşlarla yürüttüğü projeleri önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaştırmayı planlayan şirket; kadınların güçlenmesi, cilt sağlığı farkındalığı, çevre bilinci, hayvan refahı ve yerel kalkınma alanlarında sosyal etki yaratan projeleri artırmayı amaçlıyor. Yeni dönemde STK iş birlikleriyle geliştirilecek projeler, Maruderm'in sürdürülebilirlik yol haritasının önemli yapı taşlarından biri olacak. "Sürdürülebilirliği büyüme stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz" Maruderm CEO'su ve Kurucusu Altuğ Aynur, raporla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Maruderm'i kurarken yalnızca etkili dermokozmetik ürünler geliştirmeyi değil, doğaya, insana ve geleceğe karşı sorumluluk alan bir marka oluşturmayı hedefledik. Bugün yayımladığımız GRI uyumlu ilk Sürdürülebilirlik Raporumuz, bu yaklaşımımızın en somut göstergelerinden biri. Sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin merkezine yerleştiriyor; çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki çalışmalarımızı Maruderm Gezegeni, Maruderm Topluluğu ve Maruderm Güvencesi olarak tanımladığımız 3M yaklaşımıyla yönetiyoruz. Bu kapsamda kurumsal karbon ayak izimizi ISO 14064-1 Standardı doğrultusunda hesapladık. Bundan sonraki dönemde karbon emisyonlarımızı her yıl düzenli olarak ölçerek emisyon azaltım stratejilerimizi kararlılıkla uygulayacağız. Aynı zamanda kadınların liderliğini destekleyen kapsayıcı kurum kültürümüzü güçlendirirken, sivil toplum kuruluşlarıyla kuracağımız iş birliklerini artırarak sosyal etkimizi daha da büyütmeyi hedefliyoruz. Güzellik sektöründe sürdürülebilir dönüşümün önemli aktörlerinden biri olma hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." “Rapor önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizi de ortaya koyuyor” Maruderm Kıdemli Sürdürülebilirlik Uzmanı Ece Nur Balcı ise rapora ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Maruderm'de sürdürülebilirliği yalnızca çevresel uygulamalarla sınırlı değil, iş yapış biçimimizin tamamına yön veren bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. GRI Standartları doğrultusunda hazırladığımız ilk Sürdürülebilirlik Raporumuz, çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki performansımızı şeffaflıkla paylaşırken, önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizi de ortaya koyuyor. 3M yaklaşımımız doğrultusunda karbon yönetiminden toplumsal etki çalışmalarına, ürün güvenliğinden kapsayıcı kurum kültürüne kadar tüm süreçlerimizi sürekli geliştirmeye ve paydaşlarımızla birlikte daha sürdürülebilir bir gelecek için değer üretmeye devam edeceğiz." İlk sürdürülebilirlik raporuyla birlikte Maruderm, uluslararası raporlama standartlarına uyumlu, şeffaf ve hesap verebilir sürdürülebilirlik yönetimini kurumsal yapısının önemli bir parçası haline getirirken; çevresel etkisini azaltan, toplumsal fayda üreten ve etik yönetişimi güçlendiren uygulamalarını önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaştırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rüzgarın Gücü 11 Yıldır Kadınlarla Haber

Rüzgarın Gücü 11 Yıldır Kadınlarla

Deniz Kızı Kadın Yelken Kupası, 11 yıldır kadınların yelken sporuna olan ilgisini desteklerken; fiziksel ve zihinsel sınırları zorlayarak bireysel cesareti artırıyor, ortak strateji geliştirme ve doğayla uyum içinde hareket etme kabiliyeti kazandırıyor. Yelkencilikte kadın varlığını güçlendirerek toplumsal cinsiyet eşitliğinin benimsenmesine katkı sunan organizasyon, iş dünyasından da büyük ilgi görüyor. Kupa; kurumsal hayatta ihtiyaç duyulan takım çalışması, çevik karar alma ve esnek liderlik gibi refleksleri denizde deneyimleme fırsatı sunuyor. Bugüne kadar 80’den fazla ekibin yarıştığı organizasyon; şirketlerin işveren markası, çalışan bağlılığı ve kadın liderliği vizyonlarını sergileyebilecekleri bir platform olmanın yanında, üniversite kulüplerini ve bireysel kadın yelken takımlarını da aynı rüzgârda buluşturmaya devam ediyor. 11. Deniz Kızı Kadın Yelken Kupası 18 Ekim’de! Türkiye Yelken Federasyonu himayesinde, BAU International Sailing Club (BAUISC) teknik koordinasyonunda 18 Ekim Pazar Günü Kalamış - Adalar parkurunda gerçekleşecek organizasyonda en az 16 saatlik temel yelken eğitimi almış ekipler; IRC ve Gezgin sınıflarında, coğrafi ve şamandıra yarışlarında mücadele edecek. Rüzgârın durumuna göre sabah saatlerinde başlayıp gün boyu denizde kıyasıya bir rekabete sahne olacak yarışın kazananları, ödül töreninde kupalarına kavuşacak. “İyiliğe Yelken Açıyoruz” mottosuyla sivil toplum kuruluşları destekleniyor. Deniz Kızı Kadın Yelken Kupası, kadınların denizdeki varlığını desteklerken sosyal fayda odağıyla da öne çıkıyor. İlk yılından bu yana “İyiliğe Yelken Açıyoruz” mottosuyla hareket eden organizasyon, her yıl kadın veya çocuğu odağına alan Türkiye’nin saygın sivil toplum kuruluşlarına katkı sağlayarak sosyal faydanın tabana yayılmasına katkıda bulunuyor. Geçmiş dönemlerde kupada yarışan ekipler kategorilerine göre şu şekilde sıralanıyor: Kurumsal Takımlar; AÇEV, Akkök Holding, Akpa Chemicals, Alize, Anadolu Hayat Emeklilik, Angel of CMC Holding, Arçelik, Borusan, Bosch – Gemini, BSH Ev Aletleri, Burgan On Bankacılık, BurganBank, Çimsa, Deniz Kuvvetleri, Doğuş Grubu, Dunapack Dentaş, Edenred, Eker, Eti, Fiba Faktoring, Ford Otosan, Garanti Bankası, Garanti Emeklilik, GSK, Hepsiburada, ICE Yacht Yelken Takımı, Innova, İstanbul Yelken Kulübü, Kadın Yelkenciler SKD, Kotex, Lipton Luce, Logo Yazılım, Media Markt, Mercedes Benz Türk, MSI, Nissan, Organik Kimya, Pegasus Hava Yolları, Permolit, Pfizer, Polat Enerji, Ravago, Sahibinden.com, Shape Club – Bonetastic, Skechers Kadın Yelken Takımı, Şenpiliç, TUSAŞ Kadın Yelken Takımı, Tüpraş, Türk Telekom, TWRE ve Uniliver. Üniversite Takımları; Bahçeşehir Üniversitesi, Bioderma – Galatasaray Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Deniz Harp Okulu, Doğuş Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Piri Reis Üniversitesi. Bireysel Takımlar; Arel, Atak Akademi, Atak Akademi – Volitan, Fora Marin Hercai, Gemini, HDA Power – Gemini, Ino Sailing Team, Kupa Kızları, LUCE – Octopus Sailing Academy, Make-A-Wish Vanlı Kızlar, Mare Sailing, Mersin Rota, Minevra, Özay Kadın YK, Özay Sailing, Rota Yelken, Samsun YK, Sirens – Ada Yelken, Sultan of Sea, Team Ladies First Takımı, White Angels Sailing ve Zacapa Kadın Yelken Takımı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kurumsal Görünürlük İçin Haberler Nasıl Kullanılır? Haber

Kurumsal Görünürlük İçin Haberler Nasıl Kullanılır?

Kurumsal iletişim ekiplerinin en sık yaptığı hata, görünürlüğü yalnızca reklam alanı satın almakla eşitlemek oluyor. Oysa kurumsal görünürlük için haberler, bir markanın sadece görünmesini değil, doğru bağlamda hatırlanmasını sağlar. Özellikle ekonomi, teknoloji, savunma, enerji, lojistik ve sürdürülebilirlik gibi yüksek etkili sektörlerde haber değeri taşıyan içerik, kurumsal itibarı büyütmenin en sürdürülebilir araçlarından biridir. Buradaki kritik ayrım şu: Her içerik görünürlük yaratmaz, her görünürlük de kurumsal değer üretmez. Bir şirket çok sayıda mecrada adını geçirebilir; ancak bu görünürlük, stratejik mesajla desteklenmiyorsa dağınık kalır. Haber formatı ise kuruma hem güncellik hem de meşruiyet kazandırır. Çünkü haber, doğası gereği tanıtımdan daha ikna edici bir zeminde çalışır. Kurumsal görünürlük için haberler neden etkili? Kurumsal görünürlük, artık yalnızca bilinirlik meselesi değil. Yatırımcı ilişkilerinden insan kaynaklarına, kamu paydaşlarından potansiyel iş ortaklarına kadar geniş bir alanda güven üretme kapasitesiyle değerlendiriliyor. Bir kurum hakkında düzenli, tutarlı ve sektörle ilişkili haber akışı varsa, dış dünyada şu algı güçlenir: Bu yapı aktif, gündemi takip ediyor, üretim yapıyor ve etki alanını büyütüyor. Haberin gücü tam da burada ortaya çıkar. Reklam size kendinizi anlatma alanı verir. Haber ise başkalarının sizi ciddiye almasını kolaylaştırır. Yeni yatırım, ihracat hamlesi, fabrika açılışı, Ar-Ge başarısı, yönetici ataması, uluslararası iş birliği, ödül, sürdürülebilirlik raporu ya da toplumsal etki projesi gibi gelişmeler doğru kurgulandığında sadece bir duyuru olmaktan çıkar ve kurumsal kimliğin parçasına dönüşür. Özellikle B2B dünyasında karar vericiler, markaları sloganlarla değil sinyallerle okur. Hangi sektörde ne sıklıkla görünüyorsunuz, hangi başlıklarla anılıyorsunuz, uzmanlık alanınız hangi haberlerle destekleniyor, yöneticileriniz ne tür görüşlerle öne çıkıyor? Bunların tamamı, kurumsal görünürlüğün kalitesini belirler. Haber ile tanıtım arasındaki fark Birçok kurumun görünürlük yatırımı, içerik tonu yüzünden etkisini kaybediyor. Çünkü tanıtım metni gibi yazılan metinler, haber mecralarında çoğu zaman zayıf performans gösteriyor. Okur da editör de aşırı övgü taşıyan, veri içermeyen ve gerçek gelişmeye dayanmayan metinlere mesafeli yaklaşıyor. Haber dili daha disiplinlidir. Ne oldu, neden önemli, kimi etkiliyor, sektör açısından ne ifade ediyor gibi sorulara açık yanıt verir. İyi bir kurumsal haber metni, markayı parlatmaya çalışmaz; gelişmeyi somutlaştırır. Sonuç olarak marka zaten güçlenir. Bu nedenle şirketler için asıl mesele, kendileri hakkında çok konuşmak değil, haber değeri yüksek gelişmeleri editoryal ciddiyetle sunmaktır. Bu yaklaşım özellikle internet gazeteleri, sektörel yayınlar ve dijital haber platformlarında daha kalıcı bir etki üretir. Hangi gelişmeler gerçekten haber değeri taşır? Her şirket içi gelişme habere dönüşmez. İç toplantılar, rutin kutlamalar ya da yalnızca kurum içini ilgilendiren gündemler çoğu zaman sınırlı etki yaratır. Buna karşılık sektör dengelerini, istihdamı, üretimi, teknoloji kullanımını, bölgesel kalkınmayı veya uluslararası açılımı ilgilendiren başlıklar daha güçlü haber zemini oluşturur. Örneğin yeni bir yatırım kadar, mevcut üretim hattında verimliliği artıran teknoloji dönüşümü de haberdir. Sadece finansal büyüklükler değil; kadın liderliği, yeşil dönüşüm, ihracat başarısı, savunma sanayisinde yerlileşme, tarım teknolojilerinde verim artışı ya da yapay zeka tabanlı operasyonel uygulamalar da görünürlük açısından güçlü başlıklardır. Haber değeri çoğu zaman gelişmenin büyüklüğünden değil, etkisinin açıklığından gelir. Kurumsal görünürlük için haberler nasıl planlanmalı? Kurumsal haber akışı rastlantıya bırakılamaz. En iyi sonuç, iletişim takvimi ile iş gündeminin birlikte yönetildiği yapılarda alınır. Şirket içinde yaşanan gelişmelerin son dakikada iletişim ekibine iletilmesi, çoğu fırsatın kaçmasına neden olur. Bunun yerine kurumsal iletişim, pazarlama, yatırımcı ilişkileri, insan kaynakları ve iş birimleri arasında düzenli bilgi akışı kurulmalıdır. İyi planlanmış bir haber stratejisinde üç unsur öne çıkar: zamanlama, konu seçimi ve dağıtım. Zamanlama önemlidir çünkü bazı gelişmeler piyasa gündemiyle birlikte daha büyük yankı bulur. Konu seçimi kritiktir çünkü her haber, kurumun hangi kimlikle anılacağını belirler. Dağıtım ise görünürlüğün çapını tayin eder; doğru içerik yanlış mecrada sönük kalabilir. Burada tek bir doğru model yoktur. Hızlı büyüyen bir teknoloji şirketi ile köklü bir sanayi kuruluşunun haber stratejisi aynı olmaz. Biri inovasyon ve yatırım odaklı ilerlerken diğeri üretim kapasitesi, ihracat, istihdam ve kurumsal süreklilik üzerinden görünürlük inşa edebilir. Önemli olan, haber akışının kurumun gerçek önceliklerini yansıtmasıdır. Yöneticiler neden haber stratejisinin parçası olmalı? Kurumsal görünürlük yalnızca şirket adıyla kurulmaz. Yöneticilerin görüşleri, sektör içgörüleri ve kamuya açık pozisyonları da bu görünürlüğü derinleştirir. Özellikle genel müdür, yönetim kurulu üyesi, fabrika direktörü, teknoloji lideri veya ihracat yöneticisi gibi isimlerin açıklamaları, kurumu daha somut ve güvenilir hale getirir. Ancak burada da denge gerekir. Sürekli konuşan ama yeni bir şey söylemeyen yönetici profili, etkisini hızla kaybeder. Buna karşılık veriyle konuşan, sektördeki değişimi yorumlayan ve kurumun yönünü net ifade eden açıklamalar daha fazla karşılık bulur. Kurumsal görünürlük için haberler, yönetici görünürlüğü ile desteklendiğinde daha güçlü bir kurumsal hafıza üretir. Dağıtım gücü görünürlüğün yarısını belirler Haberin kalitesi kadar, nerede ve nasıl yayımlandığı da sonuçları belirler. Sadece şirket sitesinde yayımlanan bir metin ile dijital haber mecralarına, sektörel yayınlara ve yeniden kullanıma açık platformlara servis edilen bir içerik aynı etkiyi yaratmaz. Bugün görünürlük, içerik üretimi kadar dağıtım mimarisi işidir. Bu noktada telifsiz ve ücretsiz haber içeriği sağlayan yapılar önemli avantaj sunar. Özellikle haber merkezleri, internet gazeteleri ve tematik yayınlar için hızlı kullanılabilir formatta hazırlanan içerikler, kurumsal gelişmelerin daha geniş bir yayın ağına taşınmasını kolaylaştırır. Kapsül Haber Ajansı gibi iş dünyası ve stratejik sektörler odaklı dağıtım yapıları, bu görünürlüğü sadece hacimle değil konu niteliğiyle de destekler. Elbette geniş dağıtım her zaman yüksek etki anlamına gelmez. Eğer metin zayıfsa, başlık belirsizse veya haberin sektörel önemi iyi kurulmamışsa, çok sayıda yayında yer almak bile istenen sonucu vermez. Bu yüzden dağıtım gücü, editoryal kaliteyle birlikte düşünülmelidir. Sık yapılan hatalar Kurumsal haber çalışmalarında en sık görülen sorun, reklam diliyle haber dili arasındaki çizginin kaçırılmasıdır. "Lider", "öncü", "eşsiz" gibi sıfatlarla dolu metinler, güveni artırmak yerine azaltabilir. Bir diğer hata, veri vermeden iddia üretmektir. Yüzde kaç büyüme oldu, hangi pazara açılındı, kaç kişiye istihdam sağlandı, hangi teknoloji kullanıldı gibi detaylar yoksa haber havada kalır. Ayrıca sadece kriz zamanlarında görünür olmak da sorunludur. Kurumlar çoğu zaman bir sorun yaşadığında iletişime yüklenir, normal zamanlarda sessiz kalır. Oysa düzenli haber akışı, kriz dönemlerinde de daha dayanıklı bir itibar zemini yaratır. Sessiz bir kurumun ani açıklamaları çoğu zaman daha şüpheyle karşılanır. Bir başka hata da her mecraya aynı metni göndermektir. Genel ekonomi gündemine uygun bir haber ile savunma sanayisi ya da tarım teknolojileri odaklı bir mecraya gönderilecek içerik aynı çerçevede hazırlanmayabilir. Ana bilgi aynı kalsa da vurgu değişmelidir. Ölçüm olmadan görünürlük yönetilemez Kurumsal görünürlüğün gerçekten işe yarayıp yaramadığını anlamak için sadece haber adedine bakmak yeterli değildir. Hangi başlıklar daha çok yayımlandı, hangi sektörlerde karşılık buldu, yönetici açıklamaları mı yatırım haberleri mi daha fazla ilgi çekti, görünürlük hangi dönemlerde arttı? Bu sorulara düzenli yanıt üreten kurumlar, içerik yatırımını daha verimli yönetir. Burada nicelik ile nitelik birlikte izlenmelidir. Çok sayıda yayında çıkmak değerli olabilir, ancak görünürlüğün doğru hedef kitleye ulaşıp ulaşmadığı daha önemlidir. Bazen daha az sayıda ama daha isabetli sektörel yayın, geniş ama dağınık görünürlükten daha yüksek sonuç üretir. Haber görünürlüğü bir itibar altyapısıdır Kurumsal görünürlük için haberler, kısa vadeli bir iletişim taktiği olarak görülmemeli. Bu yaklaşım, markanın sektör içindeki yerini tanımlayan daha geniş bir itibar altyapısının parçasıdır. Düzenli haber akışı olan kurumlar, sadece bugünü anlatmaz; gelecek iddiasını da kayıt altına alır. Özellikle dönüşüm dönemlerinde bu daha da önem kazanır. Enerji yatırımları, yapay zeka uygulamaları, savunma projeleri, sürdürülebilirlik adımları, yeni ihracat pazarları veya kadın liderliğini güçlendiren atamalar, kurumun nasıl bir gelecek inşa ettiğini gösterir. Bunları görünür kılmak, yalnızca iletişim yapmak değil, kurumsal pozisyonu netleştirmektir. Doğru haber, doğru zamanda ve doğru editoryal çerçevede yayımlandığında kuruma anlık dikkat değil, zamanla biriken saygınlık kazandırır. Bugün görünür olmak isteyen kurumların asıl ihtiyacı da tam olarak budur: gürültü değil, kayıt altına alınmış güven.

Dünyanın Dört Bir Yanından Kadın Liderler 2026 Küresel Kadın Zirvesi İçin İstanbul'da Buluştu Haber

Dünyanın Dört Bir Yanından Kadın Liderler 2026 Küresel Kadın Zirvesi İçin İstanbul'da Buluştu

Bu yıl Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women), 4-6 Haziran günlerinde Hilton Bomonti İstanbul'da gerçekleştirildi. Üç gün boyunca devam eden zirve, 45 ülkeden yüzlerce kadın kamu yöneticisini, iş liderini ve girişimciyi İstanbul'da bir araya getirdi. Bu yıl 36'ncısı düzenlenen ve dünyanın önde gelen iş ve ekonomi platformlarından biri olarak kabul edilen zirvede, delegeler üç gün boyunca "Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak" teması çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda bir araya geldi. Tayland'dan Kazakistan'a, İspanya'dan Meksika'ya, Kamerun'dan Azerbaycan'a, Fransa'dan Çin'e kadar dört kıtadan gelen heyetleri, Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş karşıladı. Bakan Göktaş ayrıca, kadınların ve kız çocuklarının ekonomik ve sosyal gelişimini desteklemeye yönelik kamu-özel sektör iş birliklerinin ele alındığı Bakanlar Yuvarlak Masa Toplantısı'na da ev sahipliği yaptı. Küresel Kadın Zirvesi Başkanı Irene Natividad, "Bu Yuvarlak Masa Toplantısı, Zirve'nin otuz yılı aşkın süredir hayata geçirdiği çalışmaların en güzel örneklerinden biridir. İster hükümette ister iş dünyasında olalım, birbirimizden öğrenerek ekonomik ilerlemeyi hızlandırmak ve kadınlar arasında sınırları aşan köprüler kurmak için buradayız" dedi. Natividad, Doğu ile Batı arasında stratejik bir köprü görevi gören Türkiye'nin, iş dünyasındaki kadın liderliği açısından dünyanın daha yakından incelemesi gereken güçlü ekonomilerden biri olduğunu vurguladı. Türkiye ekonomisine ilişkin güncel görünüm ise Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in katılımıyla gerçekleştirilen "Türkiye ile İş Yapmak" başlıklı açılış oturumunda ele alındı. Oturumda Şimşek'e, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve QNB Invest CEO'su Pamir Karagöz ile Garanti BBVA KOBİ Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya eşlik etti. Zirvenin Ev Sahibi Komitesi Eş Başkanı ve ABB Türkiye eski CEO'su Dr. Gülden Türktan ise, "Bu zirvenin en değerli yönlerinden biri, Türk kadın liderleri dünyanın farklı ülkelerinden gelen meslektaşlarıyla aynı platformda buluşturmasıdır. Program boyunca Türkiye'den pek çok başarılı kadın liderin deneyimlerini paylaşacak olmasından büyük memnuniyet duyuyorum" diye konuştu. Boeing Türkiye Genel Müdürü Ayşem Sargın, Pegasus Hava Yolları CEO'su Güliz Öztürk, Beymen CEO'su Elif Çapçı, Hepsiburada CEO'su Nilhan Önal Gökçetekin ve Allianz Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran-Symes, zirvede konuşmacı olarak yer alan Türk kadın liderler arasında yer aldı. "Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak" temasıyla düzenlenen zirvede; yapay zekâ, dijital para birimleri, teknoloji destekli sağlık çözümleri, kurumsal markalaşma ve sürdürülebilir liderlik gibi geleceğin iş dünyasını şekillendiren başlıklar ele alındı. Microsoft tarafından desteklenen yapay zekâ eğitimleri de programın dikkat çeken bölümleri arasında yer aldı. Zirvenin öne çıkan oturumlarından biri olan Erkek CEO Forumu'nda Siemens, Nestlé, Unilever ve Bureau Veritas yöneticileri değer odaklı liderliği tartıştı. Kadın CEO Forumu ise "Çalkantılı Dönemlerde Şirketlere Liderlik Etmek" temasıyla, günümüz iş dünyasının çok boyutlu zorluklarına odaklandı. August Leadership Ortağı ve Zirvenin Ev Sahibi Komitesi Eş Başkanı Ümran Beba, "İş birliğinin, kapsayıcılığın ve cesur liderliğin her zamankinden daha önemli olduğu bir dönemdeyiz. Küresel Kadın Zirvesi, daha yenilikçi, daha adil ve daha sürdürülebilir bir geleceğe giden yolda güçlü bir platform görevi üstleniyor" diye konuştu. Kadın liderliğine öncülük eden isimleri onurlandırmak amacıyla verilen Türkiye Kadın Liderlik Ödülleri ise 5 Haziran Cuma akşamı gerçekleştirilen Gala Yemeği'nde sahiplerini buldu. Bu yılın ödülleri; MIT'de görev yapan ve çalışmalarıyla uluslararası alanda tanınan bilim insanı Dr. Canan Dağdeviren ile kadın hakları alanındaki uzun yıllara dayanan çalışmaları nedeniyle Kadın Kuruluşları Federasyonu Başkanı Canan Güllü'ye takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın CEO'lar Cam Tavanları Kırıyor Haber

Kadın CEO'lar Cam Tavanları Kırıyor

Rapora göre, kadın CEO'lar tarafından yönetilen şirketler; yönetim kurullarına ve üst yönetim kademelerine kadınların atanmasında, erkek CEO'lar tarafından yönetilen şirketlere kıyasla açık ara daha başarılı performans gösteriyor. Araştırma, kadın CEO'ların şirketlerde güçlü bir "çarpan etkisi" yaratarak liderlik kadrolarında çeşitliliği hızlandırdığını ortaya koyuyor. Dünya genelinde "Kadınlar için Davos" olarak anılan ve 4-6 Haziran tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek Küresel Kadın Zirvesi öncesinde, "Kadın CEO'lar: Yönetim Kurullarına ve Üst Yönetim Kademelerine Açılan Kapılar" başlıklı 2026 Küresel Kadın Direktörler Raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Kurumsal Kadın Direktörler Uluslararası (Corporate Women Directors International – CWDI) tarafından hazırlanan araştırma, kadın CEO'ların şirketlerde liderlik dönüşümünü hızlandıran en önemli faktörlerden biri olduğunu ortaya koydu. Araştırma kapsamında incelenen 3.222 büyük ölçekli halka açık şirketin yalnızca 215'inde, yani yüzde 6,7'sinde kadın CEO bulunuyor. Ancak rapor, sayıları sınırlı olsa da kadın CEO'ların görev yaptığı şirketlerin yönetim kurullarında ve üst yönetim ekiplerinde kadın temsilini önemli ölçüde artırdığını gösteriyor. Kadın CEO Etkisi: Rakamlar Ne Söylüyor? Rapora göre bir şirketin başına kadın CEO geçtiğinde, liderlik kademelerinde dikkat çekici bir dönüşüm yaşanıyor. Kadın CEO'ların görev yaptığı şirketlerde kadın yönetim kurulu üyelerinin oranı yüzde 38,3'e ulaşırken, bu oran küresel ortalamada yüzde 28,9 seviyesinde kalıyor. Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise CEO değişimlerinde ortaya çıkıyor. Erkek bir CEO'nun ardından göreve gelen kadın CEO'ların liderliğinde, yönetim kurullarındaki kadın oranı ortalama yüzde 34,5'ten yüzde 56,1'e yükseliyor. Üst Yönetimde de Güçlü Bir Dönüşüm Yaşanıyor Kadın CEO etkisi yalnızca yönetim kurullarıyla sınırlı kalmıyor. Kadın CEO'lar tarafından yönetilen şirketlerde üst düzey kadın yöneticilerin oranı yüzde 36,8'e ulaşırken, küresel ortalama yüzde 21 seviyesinde bulunuyor. Eşit Temsile Ulaşan Şirketlerin Sayısı Artıyor Rapor, kadın CEO'ların görev yaptığı şirketlerin cinsiyet dengesi konusunda önemli ilerlemeler kaydettiğini ortaya koyuyor. Kadın CEO'ların yönettiği şirketlerin yaklaşık dörtte birinde yönetim kurulları kadın-erkek eşitliğine ulaşmış veya kadın çoğunluğa sahip hale gelmiş durumda. Benzer şekilde, bu şirketlerin yüzde 22,3'ünde üst yönetim ekiplerinin en az yarısını kadınlar oluşturuyor. CWDI'nin büyük ölçekli şirketler arasında belirlediği "İlk 10" listesinde yer alan kadın CEO'lu şirketlerin tamamında kadın yönetim kurulu üyeleri çoğunlukta bulunuyor. Kadın Liderler Kadın Liderler Yetiştiriyor Araştırma, kadın liderlerin sürdürülebilir bir liderlik kültürü oluşturduğunu da ortaya koyuyor. Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri Hollanda merkezli Wolters Kluwer oldu. Uzun yıllar CEO olarak görev yapan Nancy McKinstry'nin ardından Şubat 2026'da göreve Stacy Caywood getirildi. Bir diğer örnek ise Hong Kong merkezli Hang Seng Bank oldu. Mevcut CEO Luanne Lim, daha önce CEO olarak görev yapan Diana Cesar'ın yerini aldı. Cesar da görevi daha önce Louisa Cheang'dan devralmıştı. Böylece banka üst üste üç dönem boyunca kadın CEO tarafından yönetilmiş oldu. Kota Uygulamaları Tek Başına Yeterli Değil Raporun dikkat çeken bir diğer bulgusu ise yönetim kurulu kotalarına ilişkin oldu. Dünya genelinde 45 ülke ve Avrupa Birliği, kadınların yönetim kurullarındaki temsilini artırmak amacıyla kota uygulamaları yürütüyor. Ancak araştırma, bu düzenlemelerin kadın CEO sayısını artırmada doğrudan etkili olmadığını ortaya koyuyor. Buna göre kota uygulaması bulunmayan ülkelerde kadın CEO oranı yüzde 8,4 seviyesindeyken, kota uygulayan ülkelerde bu oran yüzde 4,5 olarak ölçüldü. Bununla birlikte, kota uygulamalarının bulunduğu ülkelerde görev yapan kadın CEO'ların üst yönetim ekiplerinde çeşitliliği artırma konusunda daha başarılı olduğu görüldü. "Kadın CEO'lar Sembolik Değil, Yapısal Dönüşümün Motoru" CWDI Başkanı Irene Natividad, araştırma sonuçlarını değerlendirirken şunları söyledi: "Veriler son derece açık. Kadın CEO'lar yalnızca sembolik liderler değil; kurumlarda yapısal dönüşüm yaratan güçlü değişim aktörleri. Çoğu zaman göz ardı edilen yetenek havuzlarını görünür hale getiriyor ve yeni liderlerin yetişmesine katkı sağlıyorlar. Ayrıca çok sayıda küresel araştırma, kadın liderliğinin daha yüksek finansal performans ve daha güçlü risk yönetimi ile ilişkili olduğunu gösteriyor." Kadın Liderliği Finansal Performansı da Destekliyor Raporda yer verilen güncel araştırmalar, kadın liderliğinin yalnızca eşitlik açısından değil, şirket performansı açısından da önemli avantajlar sunduğunu gösteriyor. 2025 yılında yayımlanan araştırmalara göre: Cinsiyet çeşitliliğine sahip yönetim kurulları ve liderlik ekipleri bulunan şirketlerin, piyasa dalgalanmalarının yoğun olduğu dönemlerde daha yüksek kârlılık açıklama olasılığı yüzde 21 daha yüksek.Kadın CEO'lar tarafından yönetilen şirketler, hisse performansı açısından da birçok pazarda genel endekslerin üzerinde sonuçlar elde ediyor. CWDI'den Şirketlere Dört Öneri Rapor, kadınların üst düzey liderlik pozisyonlarına erişimini hızlandırmak için şirketlere şu önerilerde bulunuyor: Yüksek potansiyele sahip kadın çalışanların kâr-zarar sorumluluğu ve operasyon yönetimi içeren görevlere atanması. Cinsiyet dengesinin kariyerin ilk yönetim basamaklarından itibaren sağlanması. Mentorluk ve sponsorluk programlarının kurumsal olarak yapılandırılması. Kadın liderliğinin finansal performans üzerindeki olumlu etkisini ortaya koyan araştırmaların yönetim kurulları tarafından daha fazla dikkate alınması. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Royal Canin'de Kadın Yönetici Oranı Sektörün Yüzde Elli Üzerinde Haber

Royal Canin'de Kadın Yönetici Oranı Sektörün Yüzde Elli Üzerinde

Şirket, toplam kadın çalışan oranında %52,17 ile sektör ortalaması olan %39,40’ın üzerinde yer alıyor. Yönetim kademelerinde %66,67’lik kadın temsili ile sektör ortalaması olan %44’ün üzerinde bir oran yakalıyor. Satış yönetimi pozisyonlarında ise %50’lik kadın oranı ile %30 olan sektör ortalamasının üzerinde konumlanıyor. Bu sonuçlar, Royal Canin Türkiye’nin özellikle liderlik ve satış yönetimi alanlarında kadın temsiline güçlü şekilde öncelik verdiğini gösteriyor. Royal Canin Türkiye, Sales Network tarafından altıncısı gerçekleştirilen Satışta Cinsiyet Dengesi Araştırması’nın sonuçlarına göre kadın istihdamı ve kadın liderliği alanlarında sektör ortalamasının üzerinde bir performans sergiliyor. Şirket, çalışan yapısından yönetim kademelerine kadar farklı seviyelerde kadın temsiline verdiği önemle dikkat çekiyor. Araştırma sonuçlarına göre Royal Canin Türkiye’de toplam kadın çalışan oranı %52,17 seviyesine ulaşırken, bu oran sektör genelinde %39,40 olarak ölçülüyor. Böylece şirket, kadın çalışan oranında sektör ortalamasının yaklaşık 13 puan üzerinde yer alıyor. Kadın yönetici oranı sektörün yüzde elli üzerinde Yönetim kademelerinde ise kadın temsil oranı %66,67’ye yükselirken, sektör ortalaması %44 seviyesinde kalıyor. Satış yönetimi pozisyonlarında da benzer bir tablo öne çıkıyor; Royal Canin Türkiye’de bu alandaki kadın oranı %50 olurken, sektör ortalaması %30 olarak kaydediliyor. Bu veriler, Royal Canin Türkiye’nin kadın çalışanların yalnızca iş gücüne katılımını değil, aynı zamanda karar alma mekanizmalarında daha görünür olmasını destekleyen yaklaşımını ortaya koyuyor. Şirket, fırsat eşitliğini kurum kültürünün merkezine yerleştirerek, çalışanların yetkinlikleri doğrultusunda gelişebileceği kapsayıcı bir çalışma ortamı oluşturmayı hedefliyor. Royal Canin Türkiye, çalışan deneyimini güçlendirmeye yönelik uygulamalarıyla kadınların kariyer gelişimini destekleyen bir yapı sunarken, özellikle liderlik pozisyonlarında daha dengeli bir temsil için çalışmalarını sürdürüyor. Şirketin insan kaynakları politikaları; çeşitlilik, kapsayıcılık ve eşit fırsat ilkeleri doğrultusunda şekilleniyor. Royal Canin Avrasya Bölgesi İnsan Kaynakları Direktörü Dilek Erguz konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Kadınların iş hayatında daha güçlü temsil edilmesi, yalnızca şirketler için değil toplumun tamamı için dönüştürücü bir değer yaratıyor. Biz Royal Canin Türkiye olarak çeşitliliği bir sayıdan ibaret görmüyor, farklı bakış açılarını kurumumuzun gelişimini besleyen stratejik bir güç olarak değerlendiriyoruz. Kadın çalışanlarımızın her seviyede daha görünür olduğu bir yapı kurmak, kapsayıcı liderlik anlayışımızın en önemli göstergelerinden biri. Elde ettiğimiz bu sonuçlar, eşitliği destekleyen kurum kültürümüzün ve uzun vadeli insan odaklı yaklaşımımızın güçlü bir yansıması niteliği taşıyor.” Royal Canin Türkiye, kadınların iş hayatında her seviyede daha güçlü temsil edildiği kapsayıcı bir çalışma kültürü oluşturmak için çeşitlilik ve fırsat eşitliği odaklı uygulamalarını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Royal Canin Türkiye’den Kadın Temsilinde Güçlü Başarı Haber

Royal Canin Türkiye’den Kadın Temsilinde Güçlü Başarı

Royal Canin Türkiye, Sales Network tarafından altıncısı gerçekleştirilen Satışta Cinsiyet Dengesi Araştırması’nın sonuçlarına göre kadın istihdamı ve kadın liderliği alanlarında sektör ortalamasının üzerinde bir performans sergiliyor. Şirket, çalışan yapısından yönetim kademelerine kadar farklı seviyelerde kadın temsiline verdiği önemle dikkat çekiyor. Araştırma sonuçlarına göre Royal Canin Türkiye’de toplam kadın çalışan oranı %52,17 seviyesine ulaşırken, bu oran sektör genelinde %39,40 olarak ölçülüyor. Böylece şirket, kadın çalışan oranında sektör ortalamasının yaklaşık 13 puan üzerinde yer alıyor. Kadın yönetici oranı sektörün yüzde elli üzerinde Yönetim kademelerinde ise kadın temsil oranı %66,67’ye yükselirken, sektör ortalaması %44 seviyesinde kalıyor. Satış yönetimi pozisyonlarında da benzer bir tablo öne çıkıyor; Royal Canin Türkiye’de bu alandaki kadın oranı %50 olurken, sektör ortalaması %30 olarak kaydediliyor. Bu veriler, Royal Canin Türkiye’nin kadın çalışanların yalnızca iş gücüne katılımını değil, aynı zamanda karar alma mekanizmalarında daha görünür olmasını destekleyen yaklaşımını ortaya koyuyor. Şirket, fırsat eşitliğini kurum kültürünün merkezine yerleştirerek, çalışanların yetkinlikleri doğrultusunda gelişebileceği kapsayıcı bir çalışma ortamı oluşturmayı hedefliyor. Royal Canin Türkiye, çalışan deneyimini güçlendirmeye yönelik uygulamalarıyla kadınların kariyer gelişimini destekleyen bir yapı sunarken, özellikle liderlik pozisyonlarında daha dengeli bir temsil için çalışmalarını sürdürüyor. Şirketin insan kaynakları politikaları; çeşitlilik, kapsayıcılık ve eşit fırsat ilkeleri doğrultusunda şekilleniyor. Royal Canin Avrasya Bölgesi İnsan Kaynakları Direktörü Dilek Erguz konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Kadınların iş hayatında daha güçlü temsil edilmesi, yalnızca şirketler için değil toplumun tamamı için dönüştürücü bir değer yaratıyor. Biz Royal Canin Türkiye olarak çeşitliliği bir sayıdan ibaret görmüyor, farklı bakış açılarını kurumumuzun gelişimini besleyen stratejik bir güç olarak değerlendiriyoruz. Kadın çalışanlarımızın her seviyede daha görünür olduğu bir yapı kurmak, kapsayıcı liderlik anlayışımızın en önemli göstergelerinden biri. Elde ettiğimiz bu sonuçlar, eşitliği destekleyen kurum kültürümüzün ve uzun vadeli insan odaklı yaklaşımımızın güçlü bir yansıması niteliği taşıyor.” Royal Canin Türkiye, kadınların iş hayatında her seviyede daha güçlü temsil edildiği kapsayıcı bir çalışma kültürü oluşturmak için çeşitlilik ve fırsat eşitliği odaklı uygulamalarını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Kadın Zirvesi'ne Geri Sayım Başladı Haber

Küresel Kadın Zirvesi'ne Geri Sayım Başladı

Dünya genelinde "Kadınlar için Davos" olarak anılan Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women) için geri sayım başladı. 4–6 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek zirve, bu yıl yalnızca prestijli bir uluslararası buluşma değil; Türk iş dünyası için küresel rekabetin yeni kurallarını okumak ve pozisyon almak adına kritik ve stratejik bir buluşma olarak öne çıkıyor. 35 yılı aşkın geçmişe sahip zirvenin bu yılki teması olan "Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Ku rmak", küresel ekonominin yeniden şekillendiği bir dönemde kadın liderliğinin dönüştürücü rolüne güçlü bir vurgu yapıyor. Bu Bir Konferans Değil, Küresel İş Platformu Küresel Kadın Zirvesi, klasik bir konferans formatının ötesinde; kadınlar arasında doğrudan iş bağlantılarının kurulduğu, yatırım fırsatlarının konuşulduğu ve yeni ortaklıkların temellerinin atıldığı bir küresel platform olarak konumlanıyor. Borsa İstanbul'da Piyasa Açılışı ile start verilerek; 2026 Küresel Kadın Direktörler Raporu'nun kamuoyu ile paylaşılacağı Zirve, yalnızca oturumlarla değil; yüksek düzeyli temaslar ve somut çıktılar üreten özel programlarla dikkat çekiyor: 60'tan fazla ülkeden üst düzey katılım ile global karar vericiler İstanbul'da olacak.Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın ev sahipliğinde, 3 0'dan fazla kadın bakan ve üst düzey temsilcinin katılımıyla "Bakanlık Yuvarlak Masa Toplantısı" düzenlenecek.Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Başkanı Pamir Karagöz'ün katılımıyla gerçekleşecek "Türkiye ile İş Yapmak" oturumunda yatırım fırsatları ele alınacak.Kazakistan, Meksika ve İspanya başta olmak üzere farklı ülkelerden gelen girişimcilerle gerçekleşecek B2B görüşmeler ile şirketler doğrudan yeni pazarlara açılma fırsatı yakalayacak.Siemens, Nestlé ve Unilever gibi küresel markaların üst düzey yöneticilerinin, kapsayıcı büyüme konusunda ortak olarak yer aldığı bir Erkek CEO'lar Forumu düzenlenecek.Boeing Türkiye, Hepsiburada, Halyk Bank ve Velcro şirketlerinin CEO'larının katılımıyla "Türbülanslı Dönemlerde Liderlik" konulu Kadın CEO'lar Forumu gerçekleştirilecek.Yapay zekâ, dijital para birimleri , sürdürülebilir liderlik ve yeni nesil iş modelleri masaya yatırılacak. Türkiye İçin Stratejik Bir Eşik 15 yıl aradan sonra yeniden Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek zirve, yalnızca bir organizasyon değil; Türkiye'nin küresel ekonomideki konumunu güçlendiren stratejik bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Zirve ile Türkiye, Doğu ile Batı arasında ekonomik bir köprü rolünü güçlendiriyor. Kadın girişimciliği ve liderliği alanındaki potansiyel, küresel yatırımcıların radarına taşınıyor. İstanbul, uluslararası iş dünyasının buluşma noktası olarak konumlanıyor. Zirveye; TOBB, TÜSİAD ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği gibi Türkiye'nin önde gelen iş kurumlarının desteği, bu platformun iş dünyası açısından taşıdığı önemin altını çiziyor. Türk Şirketleri İçin "Kaçırılmaması Gereken" B ir Fırsat Küresel Kadın Zirvesi, Türkiye'deki şirketler için yalnızca bir katılım değil; doğrudan büyüme, uluslararası genişleme, liderlik geliştirme ve stratejik konumlandırma fırsatı sunuyor. Zirveye katılan şirketler; 60'tan fazla ülkeden karar vericilerle doğrudan network kurma imkânı elde ediyor. Küresel trendleri yerinde gözlemleyerek stratejik vizyon kazanıyor. B2B görüşmeler sayesinde yeni pazarlara açılma fırsatı yakalıyor. Küresel Kadın Zirvesi, ayrıca şirketlerin kadın liderliği ve kapsayıcılık alanındaki duruşunu uluslararası platformda görünür kılmalarına da aracılık ediyor. Haziran'da İstanbul'da Olmayan, Bu Dönüşümün Dışında Kalacak Küresel Kadın Zirvesi 2026, Türkiye iş dünyası için bir tercih değil; küresel rekabette yer almak isteyenler için kaçırılmaması gereken bir eşik olarak nitelendirilirken, 4–6 Haziran 2026'da İstanbul'da gerçekleşecek bu kritik buluşmada yer almak için kayıtların devam ettiği açıklandı. İstanbul'da kurulacak bu küresel ağın parçası olmanın, yalnızca bugünü değil, şirketlerin gelecekteki konumunu da belirleyeceği vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.