Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kadın Sağlığı

Kapsül Haber Ajansı - Kadın Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

'Menopoz Dostu Kurum' Yaklaşımı İş Dünyasında Dönüşüm Başlatıyor  Haber

'Menopoz Dostu Kurum' Yaklaşımı İş Dünyasında Dönüşüm Başlatıyor 

Astellas’ın öncülüğünde Golden Pulse Health Summit’te düzenlenen oturumda, iş hayatında en verimli dönemini menopoz sürecinde geçiren kadınların kurumsal politikalarla desteklenmesi gerektiğinin altı çizildi. Bilim ve teknolojinin sağlık alanındaki dönüştürücü etkisini odağına alan Golden Pulse Health Summit kapsamında Astellas İlaç tarafından düzenlenen ‘Menopoz: Sessiz Bir Süreç mi, Stratejik Bir Gündem mi?’ başlıklı oturumda, ülkemizde tabu olarak görülen ancak kadınların iş hayatındaki en verimli dönemlerine denk gelen menopoz sürecine ilişkin ön yargılar ve toplumsal farkındalık ihtiyacı ele alındı. Yazar ve eğitmen Ayşe Tolga’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda, Türkiye Menopoz ve Osteoporoz Derneği Başkanı ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Fatih Durmuşoğlu ile Astellas Türkiye Genel Müdürü Nilay Tarr bir araya geldi. Kadınlar ömrünün 3’te birini menopoz döneminde geçiriyor.4 Menopozun kadının tek başına yönetmesi gereken bir süreç olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Türkiye Menopoz ve Osteoporoz Derneği Başkanı ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Fatih Durmuşoğlu, “Bu süreç; yalnızca kadınların değil, toplumun tüm kesimlerinin hassasiyet göstermesini gerektiriyor. Kadınların doktora eşleriyle birlikte başvurması, sürecin birlikte yönetilmesi açısından önemli. Kadınların yaşamlarının 3’te birini kapsayan bu dönemde, iş hayatındaki varlıklarını verimli bir şekilde sürdürebilmeleri ve sağlıklarını koruyabilmeleri için çalışma ortamlarında destekleyici düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekiyor” dedi.4 Menopozla ilgili pek çok yanlış inanış ve bilginin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Fatih Durmuşoğlu, “Menopoz çoğu zaman kadınlar için bir son, bir utanç ya da bir hastalık olarak algılanıyor. Bu yaklaşım, menopozla ilgili doktorların da işini zorlaştıran bir etken. Oysa ki ilk adet ne kadar doğalsa son adet de o kadar doğaldır. Menopoz kelime anlamı olarak son adet olarak tanımlansa da doğru olan, üreme sonrası dönem olarak adlandırılmasıdır. Yani menopoz; üreme çağı sonrası kadın sağlığı yönetimidir” dedi. Gece sıcak basmaları kırmızı alarm olarak görülmeli! Türk kadınlarını menopoz döneminde en çok adet düzensizliklerinin korkuttuğunu ifade eden Prof. Dr. Fatih Durmuşoğlu, “Ama asıl korkulması gereken bu dönemdeki sıcak basmalarıdır. Sıcak basmaları ve gece terlemelerinin kırmızı alarm olarak kabul edilmesi, bu belirtilerin üzerinde daha fazla durulması gerekiyor” dedi. Sıcak basması olarak nitelendirilen vazomotor semptomların (VMS) hafife alınmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Durmuşoğlu, şöyle konuştu: “Araştırmalar, menopoz döneminde sık yaşanan gece sıcak basmaları ve uyku bölünmesinin, ileri yaşlarda Alzheimer ve demans risk artışı ile ilişkili olabileceğini göstermektedir.5-6 Sıcak basmaları nedeniyle hipertansiyon, kalp krizi gibi kardiyovasküler hastalıklar tetiklenebiliyor.7 Bu nedenle sıcak basmalarının kontrol altına alınması gerektiği konusunda uyarıyoruz.” Kadın sağlığı ve menopoz sürecine odaklandık 18 Ekim Dünya Menopoz Günü’nde, Menopoz Dostu Kurum manifestosunu açıklayarak iş dünyasında bir dönüşümü başlatan Astellas Türkiye Genel Müdürü Nilay Tarr ise “Astellas olarak 20 yılı aşkın süredir yaklaşık 70 ülkede faaliyet gösteriyoruz. Bu yıl odağımıza kadın sağlığını da yerleştirdik. Bu konuyu bütünsel bir bakış açısıyla ele alıyoruz. Mevcut nüfus verileri ve epidemiyolojik projeksiyonlar doğrultusunda, Türkiye’de sıcak basması, gece terlemesi gibi vazomotor semptomlar (VMS) yaşayan kadın sayısının yaklaşık 6 milyon civarında olduğu; ancak bu kadınların yalnızca yaklaşık 1,5 milyonunun tedavi aldığı düşünülmektedir.1-3 Kadınların yüzde 36’sı menopoz sürecinde olumsuz etkileniyor ve menopoz semptomlarına bağlı iş gücü kayıpları yılda milyarlarca doları buluyor.8 Bu tablo, önemli bir karşılanmamış ihtiyaca işaret ediyor. Astellas olarak bu ihtiyaca yalnızca tıbbi çözümlerle değil, aynı zamanda iş hayatında kadınların bu süreci tek başına yönetmek zorunda kalmalarına “dur” diyen bir yaklaşımla da yanıt vermek istedik.” Nilay Tarr, sözlerine şöyle devam etti: “Menopoz dönemindeki kadınların yaşamlarının en verimli evrelerinden birinde olduğu yadsınamaz bir gerçek. Ancak iş yaşamında menopoz, çoğu zaman çalışmaya ara vermek ya da tamamen bırakmakla ilişkilendiriliyor. Hâlâ tabu olarak görülen bu süreç, kadın çalışanları sessizliğe itiyor. Oysa menopoz yalnızca bireysel değil, kurumsal düzeyde de ele alınması gereken bir konu. Menopoz Dostu Kurum yaklaşımıyla, kadın çalışanlarımızın bu süreçte kendilerini yalnız hissetmeden destek alabilmesini önceliğimiz olarak görüyoruz. Çünkü menopoz belirtileri geçici; çalışanlarımızın kurumlarımızdaki varlığı ise kalıcı ve son derece değerli.” Tüm kurumları bu dönüşüme ortak olmaya davet ediyoruz. Menopozu konuşmanın, anlamanın ve desteklemenin tüm iş dünyasının ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken Tarr, “Bu konuda öncü olmanın gururunu yaşıyor ve bu sesin çoğalarak iş dünyasında yankılanmasını istiyoruz. Tüm kurumları Menopoz Dostu Kurum felsefesini sahiplenmeye ve bu farkındalık hareketinin bir parçası olmaya davet ediyoruz. Çünkü kadınlarımızın sesini daha güçlü duyurmak, bu yolculukta onlarla birlikte omuz omuza ilerlemek ve menopozu konuşulur kılmak adına gücümüzü birleştirerek daha sağlam adımlar atmayı hedefliyoruz” dedi. Astellas’ta hayata geçirilecek örnek uygulamalar Nilay Tarr, Astellas’ın Menopoz Dostu Kurum Manifestosu doğrultusunda hayata geçirilecek uygulamaları hakkında da şu bilgileri verdi: “Manifestomuz doğrultusunda 40 yaş ve üzeri tüm kadın çalışanlarımız için, özel sağlık sigortası paketimiz kapsamında jinekoloji muayenesi ve meme kanseri taramalarını yüzde 100 kapsayıcılıkla sunuyoruz. İnsan kaynakları politikalarımızı bu farkındalıkla güncelliyor, eğitim ve farkındalık programları ile yöneticilerimize yönelik menopoz belirtilerini tanıyabilmeleri, empatik bir yaklaşımla destek olabilmeleri ve daha sağlıklı bir menopoz sürecini yaratabilmeleri için özel eğitimler planlıyoruz. Bu yaklaşımın kalıcı bir kurum kültürüne dönüşmesi amacıyla Menopoz Farkındalık Lideri atamaya hazırlanıyoruz. Kadınların ihtiyaçlarına uygun yeni izin politikamız ile menopoz dönemindeki çalışanlarımıza ek izin imkanı sunuyoruz. Ayrıca kadın çalışanlarımızın fiziksel ve zihinsel iyilik halini güçlendirecek spor, yoga gibi aktiviteleri hayatlarının bir parçası yapabilmeleri için çalışıyoruz.” İş hayatında kadınları destekleyen yaklaşımlar artmalı Ayşe Tolga, menopozun kadın yaşam döngüsünün doğal bir evresi olduğunu; doğru, bilimsel ve güvenilir bilgiyle desteklendiğinde hem fiziksel hem de duygusal açıdan güçlü bir dönüşüm sürecine işaret ettiğini belirtti. Tolga, bu dönemde kadınların bedenlerini dinlemelerinin; bedensel, zihinsel ve duygusal iyilik hâlini destekleyen beslenme, uyku düzeni, düzenli hareket, stres yönetimi ve öz bakım yaklaşımlarının yaşam kalitesini anlamlı ölçüde artırabileceğine dikkat çekti. Tolga ayrıca, Astellas’ın öncülüğünde hayata geçirilen Menopoz Dostu Kurum gibi, iş hayatındaki kadınları destekleyen yaklaşımların yaygınlaşmasının; kadınların menopoz sürecini yalnızca tıbbi değil, psikososyal boyutlarıyla da sağlıklı biçimde yönetebilmeleri açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. Uzun yıllar tabu olarak görülen menopozun tüm yönleriyle görünür kılınmasının; farkındalık ve destek kültürünü güçlendirerek daha kapsayıcı kurumlar ve daha güçlü bir toplum için ortak bir sorumluluk olduğunun altını çizdi.

Orzax ‘Budva 2. Kadın Sağlığı Akademisi’yle uzman hekimleri bir araya getirdi Haber

Orzax ‘Budva 2. Kadın Sağlığı Akademisi’yle uzman hekimleri bir araya getirdi

Orzax'ın kadın sağlığı alanında geçen yıl Belgrad’da düzenlediği sempozyumdan sonra ikinci büyük yurt dışı sempozyumu olan “Budva 2. Kadın Sağlığı Akademisi”, Karadağ'ın Budva şehrinde yapıldı. Bilimsel ve sosyal anlamda zenginliğiyle dikkat çeken sempozyumda kadın sağlığı, fonksiyonel tıp yaklaşımları, klinik yönetimi konularında güncel gelişmeler aktarıldı. Sempozyum; Prekonsepsiyonel Dönem, Her Dönemiyle Kadın Sağlığı, Kadın Sağlığında Fonksiyonel Tıp Yaklaşımları ve Klinik Yönetimi olarak 4 oturumda gerçekleştirildi. 83 kadın doğum hekiminin katılımıyla gerçekleştirilen sempozyumda, 8 uzman hekim sunumlarıyla programa katkı sağladı. Programın açılış konuşması Orzax Pazarlama Müdürü Melike Satan tarafından yapıldı. Bilimsel programda; gebeliğe hazırlık dönemi protokolleri, antioksidanların kadın sağlığındaki yeri ve infertiliteden, anti aging’e, kadın sağlığının her aşamasında beslenme, besin takviyeleri, PCOS ve Menopoz özelinde kadını anlamak, jinekolog bakış açısıyla fonksiyonel tıp yaklaşımları, klinik yönetimi konu başlıkları ele alındı. Toplantıda öne çıkan ürünler; Proceive, Polystol, Mummy, Microfer, Magnezyum oldu. “Hekim buluşmaları, meslektaş dayanışmasını artırarak iş birliklerini geliştiriyor” Orzax Pazarlama Müdürü Melike Satan sempozyumun önemini şu sözlerle ifade etti: “Kadın doğum hekimleriyle düzenlediğimiz bu sempozyumun, bilgi paylaşımının ötesinde çok daha derin bir etkileşim zemini sunması yönünden önemi büyüktür. Klinik deneyimlerin güncel bilimsel verilerle buluştuğu bu ortamlar, hekimlerin hasta tedavi yaklaşımlarını güncellemelerine, mesleki gelişimlerini sürdürülebilir kılmalarına ve farklı perspektiflerden beslenmelerine olanak tanıyor. Ayrıca, sosyal programlarla zenginleştirdiğimiz bu hekim buluşmaları hem meslektaş dayanışmasını artırıyor hem de sağlık alanındaki iş birliklerinin gelişmesine katkı sağlıyor. Multidisipliner iletişimi güçlendiren hekim buluşmalarımız sayesinde, kadın sağlığı alanında daha iyi hizmet sunulmasına doğrudan katkı sunuyoruz.” “Takviyelerin kadınlar üzerindeki olumlu etkisini gözlemlemek büyük bir motivasyon kaynağı oldu.” Sempozyumda Orzax Medikal Müdürü Dr. Duygu Değirmen de “Kadın Yaşam Döngüsünde Besin Takviyeleri” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Değirmen; “Geçen yılki Belgrad sempozyumunda olduğu gibi bu sempozyumda da sağlık profesyonelleriyle bir araya gelerek kadınlara yönelik güncel gelişmeleri ve yaklaşımları bilimsel veriler ışığında ele aldık. Besin takviyelerinin olumlu etkisini gözlemlemek bizim için büyük bir motivasyon kaynağı oldu.” diyerek sözlerini sonlandırdı. Programın 1. oturumunda Alyors/ Orzax tanıtım filmi de gösterildi. Program kapsamında ayrıca Budva'nın tarihi yerleri keşfedildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Jinekolojik kanserlerde erken teşhis hayat kurtarıyor! Haber

 Jinekolojik kanserlerde erken teşhis hayat kurtarıyor!

Kadın sağlığını tehdit eden en büyük risklerden biri jinekolojik kanserlerdir. Rahim (endometrium), rahim ağzı (serviks) ve yumurtalık (over) kanserleri, her yıl binlerce kadının hayatını etkileyen ciddi hastalıklardır. Ancak, erken teşhis ile bu kanserler büyük oranda tedavi edilebilir. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, bu konuda kadınların farkındalık kazanmasının önemini vurguluyor: “Kadın hastalıklarında en büyük tehlike, belirti vermeyen sessiz hastalıklardır. Pek çok kadın, herhangi bir şikayeti olmadığında jinekolojik kontrolleri ihmal ediyor. Oysa birçok jinekolojik kanser, erken evrede tespit edildiğinde tamamen tedavi edilebilir. Bu yüzden rutin kontroller hayat kurtarır.” TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA JİNEKOLOJİK KANSERLERİN GÖRÜLME SIKLIĞI Türkiye’de rahim kanseri, en sık görülen jinekolojik kanser türüdür. 2020 GLOBOCAN verilerine göre, Türkiye’de en sık görülen 10 kadın kanseri arasında rahim kanseri 6., rahim ağzı (serviks) kanseri ise 10. sıradadır. Dünya genelinde en sık görülen jinekolojik kanserlerden biri olan rahim ağzı kanserinin, Türkiye’de tarama programları sayesinde daha düşük sıklıkta görüldüğünü belirten Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, konuyla ilgili şunları söylüyor: “Rahim ağzı kanseri, HPV tarama programları sayesinde Türkiye’de birçok ülkeye kıyasla daha düşük oranlarda görülüyor. Ancak bu, taramaların aksatılabileceği anlamına gelmez. HPV taşıyıcılığı olan kadınlar düzenli takip edilmezse, hastalık ilerleyebilir ve ölümcül hale gelebilir.” Buna karşın, yumurtalık kanseri hâlâ geç teşhis edilmesi nedeniyle en riskli jinekolojik kanserlerden biri olmaya devam etmektedir. JİNEKOLOJİK KANSERLERDE RİSK FAKTÖRLERİ Her jinekolojik kanserin farklı risk faktörleri vardır. Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, en sık görülen jinekolojik kanserlerin nedenlerini şöyle açıklıyor: •  Endometrium (rahim) kanseri: “Bu kanser türü, genellikle menopoz sonrası kadınlarda görülür. Obezite, diyabet, yüksek östrojen seviyesi, erken adet görme veya geç menopoza girme gibi faktörler riski artırır.” •  Serviks (rahim ağzı) kanseri: “HPV enfeksiyonu en büyük risk faktörüdür. Bunun yanı sıra, sigara kullanımı, erken yaşta cinsel ilişki ve bağışıklık sisteminin zayıf olması riski artıran faktörler arasında yer alır.” • Over (yumurtalık) kanseri: “Bu kanserin en büyük risk faktörlerinden biri genetik yatkınlıktır. BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonlarına sahip kadınlarda, yumurtalık kanseri riski %40-60 oranında artar. Ayrıca ileri yaş, uzun süre doğurganlık artırıcı tedaviler görmek ve ailesinde kanser öyküsü olması da riski artırır.” JİNEKOLOJİK KANSERLERDEN KORUNMA YOLLARI Jinekolojik kanserlerden korunmanın en etkili yolu, düzenli taramalar ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıdır. Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, kadınların bu konuda alabileceği önlemleri şöyle sıralıyor: •  Rutin Jinekolojik Muayeneler: “Cinsel hayata başladıktan sonra her kadının yılda en az bir kez jinekolojik muayene olması gerekiyor. 21 yaşından itibaren PAP smear, 30 yaşından sonra ise HPV testleri ile düzenli tarama yapılmalıdır.” •  HPV Aşısı: “HPV enfeksiyonu rahim ağzı kanserinin %99’undan sorumludur. HPV aşısı 9-26 yaş arasında yapılması önerilse de, 45 yaşına kadar koruyuculuğu devam etmektedir. Hatta 45 yaş üstünde bile pozitif etkileri olduğu görülmüştür.” •  Sağlıklı Beslenme ve Egzersiz: “Düzenli egzersiz yapmak, ideal kiloda kalmak ve sağlıklı beslenmek, özellikle östrojen bağımlı tümörleri önlemek için büyük önem taşır.” • Sigara ve Alkol Tüketimini Azaltmak: “Sigara, özellikle rahim ağzı kanseri için büyük bir risk faktörüdür. Kadınların sigarayı bırakması, kansere yakalanma riskini ciddi şekilde azaltacaktır.” TARAMA PROGRAMLARININ ÖNEMİ VE TÜRKİYE’DEKİ UYGULAMALAR Türkiye’de, 30-65 yaş arasındaki kadınlara her 5 yılda bir HPV + smear testi ücretsiz olarak yapılmaktadır. Ancak katılım oranları halen istenen seviyelerde değildir. Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, bu konuda kadınların bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor: “Kadınların büyük bir kısmı, tarama programlarından haberdar değil ya da gerekli görmediği için test yaptırmıyor. Oysa, serviks kanseri erken evrede yakalandığında %90’ın üzerinde başarıyla tedavi edilebiliyor. Bilinçlendirme kampanyaları, mobil sağlık hizmetleri ve HPV aşısının yaygınlaştırılması ile daha fazla kadına ulaşabiliriz.” GERÇEK BİR HAYAT HİKAYESİ: “HİÇBİR BELİRTİ YOKTU, AMA RUTİN KONTROL HAYATINI KURTARDI” Jinekolojik kanserlerin en büyük tehlikesi, bazı türlerin uzun süre hiçbir belirti vermeden ilerleyebilmesidir. Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, bir hastasının yaşadığı süreci şu sözlerle anlatıyor: “34 yaşında, tamamen sağlıklı görünen bir hastam, yalnızca adet düzensizliği şikayetiyle muayeneye geldi. Fiziksel muayenesinde hiçbir olağan dışı bulgu yoktu. Ancak içimdeki mesleki içgüdüyle, ‘Yine de bir smear testi yapalım’ dedim. Sonuçlar geldiğinde hepimiz büyük bir şok yaşadık: Rahim ağzı kanseri teşhisi konulmuştu. Şanslıydı. Çok erken evrede yakaladık ve hızlıca tedavi sürecine başladık. Eğer bu tarama yapılmasaydı, büyük olasılıkla yıllar sonra çok daha ileri bir evrede teşhis edilecekti. Bugün sağlıklı ve hayatına kaldığı yerden devam ediyor. Bu olay, erken teşhisin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.” KADINLAR İÇİN EN BÜYÜK GÜÇ ERKEN TEŞHİSTİR! Kadınların düzenli jinekolojik kontrolleri ihmal etmemesi, HPV aşısı yaptırması ve sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemesi, jinekolojik kanserlerin önlenmesinde en önemli adımdır. Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, tüm kadınlara şu çağrıyı yapıyor: “Şikâyetiniz olmasa da yılda bir kez jinekolojik muayene yaptırın. Unutmayın, erken teşhis hayat kurtarır!”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.