Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kadın Sağlığı

Kapsül Haber Ajansı - Kadın Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Alternatif Bank, Mart Ayına Yayılan Etkinliklerle “Birlikte Daha Eşit” Dedi Haber

Alternatif Bank, Mart Ayına Yayılan Etkinliklerle “Birlikte Daha Eşit” Dedi

“Birlikte Daha Eşit” yaklaşımıyla kurgulanan etkinlik serisi, farklı perspektifleri bir araya getirerek eşitlik konusunda çok boyutlu bir diyalog zemini oluşturdu. “Berber Dükkanı Sohbetleri”nde Erkeklik Normları ve Eşitsizlik Verileri Tartışıldı Program kapsamında, Yanındayız Derneği iş birliğiyle düzenlenen “Berber Dükkanı Sohbetleri”, toplumsal cinsiyet eşitliğine erkek perspektifinden yaklaşan dikkat çekici bir buluşma oldu. Erkeklik normlarının sembolik olarak temsil edildiği bir berber dükkanı kurgusunda gerçekleşen söyleşiye BK Partnership Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Karaçam, Esas Gayrimenkul CEO’su Cem Eriç ve Alternatif Bank Yapılandırma, Yasal Takip Genel Müdür Yardımcısı Seçkin Mutlubaş katıldı. Söyleşide toplumsal cinsiyet eşitliği, erkeklik kalıpları, iş hayatındaki görünmez engeller ve gündelik dile yerleşmiş önyargılar üzerinden ele alındı. Söyleşide paylaşılan veriler, eşitsizliğin boyutunu çarpıcı şekilde ortaya koydu. Kadınların iş gücüne katılım oranının erkeklerin yarısı seviyesinde kaldığı, üst yönetimlerde ise kadın temsilinin belirgin şekilde düştüğü vurgulandı. Ayrıca iş hayatında “cam tavan” olarak tanımlanan görünmez engellerin, kadınların kariyer yolculuğunu nasıl şekillendirdiği örneklerle ele alındı. Katılımcılar, eşitlik için erkeklerin üstlenmesi gereken rolün altını çizerek; dil kullanımından gündelik davranışlara kadar birçok alanda dönüşümün gerekliliğine dikkat çekti. Biz Bize Sohbetler, AppleTürkiye Ülke Müdürü Resan Yüner’i Ağırladı Etkinlik serisinin bir diğer buluşmasında, Alternatif Bank CEO’su Ozan Kırmızı’nın moderatörlüğünde AppleTürkiye Ülke Müdürü Resan Yüner ağırlandı. “Biz Bize Sohbetler” başlığıyla gerçekleşen buluşmada, Yüner’in bankacılıktan teknoloji sektörüne uzanan kariyer yolculuğu ve liderlik deneyimi katılımcılarla paylaşıldı. Yüner, kariyerinin erken dönemlerinde erkek egemen ortamlarda çalışmanın getirdiği zorluklara değinirken, kadınların iş hayatında daha talepkâr ve cesur olması gerektiğinin altını çizdi. Kadın liderlerin birbirini desteklemesinin önemine dikkat çeken Yüner, kapsayıcılık ve psikolojik güvenliğin güçlü kurum kültürlerinin temel unsurları arasında yer aldığını vurguladı. A’dan Z’ye Kadın Sağlığı Konuşuldu Alternatif Bank, farkındalık çalışmalarını yalnızca iş hayatıyla sınırlı tutmayarak kadın sağlığına da odaklandı. Acıbadem Hastanesi iş birliğiyle düzenlenen “A’dan Z’ye Kadın Sağlığı” webinarında, Dr. Ecem Eren kadınların yaşam döngüsü boyunca karşılaşabileceği sağlık konularını uzman bakış açısıyla ele aldı. “Daha eşit ve kapsayıcı bir kurum kültürünü güçlendirmeye devam edeceğiz.” Etkinliklerle ilgili bir değerlendirme yapan Alternatif Bank İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Bike Tarakcı şunları söyledi: “Alternatif Bank olarak eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılığı kurum kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Cinsiyet, yaş, deneyim ya da farklı bakış açıları gözetmeksizin herkesin kendini değerli hissettiği, potansiyelini ortaya koyabildiği ve eşit fırsatlara erişebildiği bir çalışma ortamı yaratmayı önemsiyoruz. Bizim için kapsayıcı bir kurum kültürü, yalnızca doğru politikalarla değil; çalışanların sesinin duyulduğu, farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü ve herkesin kendini özgürce ifade edebildiği bir anlayışla mümkün. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında çalışanlarımızla buluştuğumuz bu etkinlik serisini de bu yaklaşımın güçlü bir yansıması olarak görüyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliğini farklı boyutlarıyla ele alan, kadın liderliğine, iş hayatında kadın temsiline ve kadın esenliğine dikkat çeken bu buluşmalar, kurumumuz içinde farkındalığı artırırken daha kapsayıcı ve daha eşit bir gelecek için ortak bir diyalog alanı yarattı. Önümüzdeki dönemde de çeşitlilik ve kapsayıcılık alanında farkındalık yaratan çalışmalar hayata geçirmeye, daha eşit ve daha kapsayıcı bir kurum kültürünü güçlendirmeye devam edeceğiz.” Alternatif Bank Kadınları Eşitlik Mesajını Özel Bir Video ile Anlattı Alternatif Bank, Dünya Kadınlar Günü kapsamında gerçekleştirdiği etkinliklerin yanı sıra, kurum içindeki kadınların rolünü, katkısını ve gücünü görünür kılan özel bir video çalışmasına da imza attı. Banka çalışanlarının sesiyle hayat bulan video; cesaret, emek, karar alma ve dayanışma gibi değerler etrafında şekillenirken, kadınların iş hayatındaki çok boyutlu rolüne dikkat çekildi. Videoda, “Ben bir liderim”, “Ben bir bankacıyım”, “Ben bir anneyim” ve “Ben bir ekip arkadaşıyım” ifadeleriyle kadınların farklı kimlikleri bir arada taşıdığı vurgulanırken; strateji geliştirmeden dijital dönüşüme, risk yönetiminden satışa kadar bankanın tüm kritik fonksiyonlarında kadınların aktif rol aldığı güçlü bir anlatımla ortaya kondu. Alternatif Bank’ın kadın çalışan oranlarına da yer verilen videoda, çalışanların %52’sinin, satış ekiplerinin %57’sinin kadın olduğu; yönetim kademesinde ise kadın temsilinin %33, icra kurulunda ise %44 seviyesinde bulunduğu paylaşıldı. Video, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir” sözüyle son buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Atakum’da Vatandaşlara Genel Sağlık Taraması Haber

Atakum’da Vatandaşlara Genel Sağlık Taraması

Atakum Belediyesi, Samsun İl Sağlık Müdürlüğü ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen ‘Kadın Sağlığını Geliştirme Programı’ kapsamında Özgecan Kadın Danışma Merkezinde vatandaşlara yönelik genel sağlık taraması gerçekleştirildi. GENİŞ KAPSAMLI SAĞLIK HİZMETİ Program toplum sağlığını koruma, güçlendirme çalışmaları kapsamında 18 yaş üstü kadınlar ve 50 yaş üstü erkeklere yönelik düzenlendi. Uzman sağlık personeli eşliğinde kanser taramasına katılan vatandaşlar tansiyon, şeker ölçümü gibi hizmetlerden faydalanmanın yanı sıra kalp, böbrek, üreme sağlığı ve aile planlaması hakkında önemli bilgiler aldı. Kadınlar, programda rahim ağzı taramasına katılarak mobil kanser tarama aracında HPV ve DNA testi verdi. Kanserde erken tanı ve tedavi sürecine dikkat çekilen organizasyon, vatandaşlar tarafından büyük ilgi gördü. “KANSER TARAMALARINA KATILIMI DESTEKLEMEK İÇİN” OMÜ Halk Sağlığı Hemşireliği Ana Bilim Dalında görevli Dr. Öğretim Üyesi Figen Çavuşoğlu sağlık taraması hakkında şu bilgileri verdi: “Bu program öncelikle, 35-70 yaş aralığındaki tüm kadınların ve 50-70 yaş aralığındaki tüm erkeklerin, ulusal kanser tarama programı çerçevesinde erken tanı ve tarama programına katılımlarını desteklemek için düzenlendi. Aynı zamanda cinsel sağlık ve üreme sağlığı kapsamında aile planlaması, menopoz ve menopoza uyum, kalp sağlığını koruma, diyabetle yaşam gibi başlıklar altında hakkında kadınlarımızı bilinçlendirmek ve kadın sağlığını güçlendirmek için buradayız. Stantlar açtık ve sağlık uygulamaları yapıyoruz. Sağlık İl Müdürlüğünün mobil kanser tarama aracı var. Bu aracın içerisinde rahim ağzı kanserine yönelik HPV ve DNA testi için tarama yapılıyor. Bugünkü programımızın yanı sıra 10 Nisan’da Ömer Halisdemir Parkı’nda ve 24 Nisan’da da Çakırlar Korusunda olacağız.Tüm Atakumluları etkinliklere bekliyoruz. SAĞLIK TARAMALARI DEVAM EDECEK Atakum Belediye Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Şafak Ari Emir, programa yoğun katılım olmasından duydukları memnuniyeti ifade ederek “Bugün burada, kadın sağlığını güçlendirme başlığı altında OMÜ Halk Sağlığı ve Hemşirelik Bölümü öğrencileri ve İl Sağlık Müdürlüğü ile bir tarama programı gerçekleştirdik. Sağlık tarama programına, kadınların yoğun ilgisi oldu. Nisan ayı içerisinde 10 Nisan ve 24 Nisan tarihlerinde iki sağlık tarama faaliyeti gerçekleştireceğiz.” dedi. “ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZ” Özgecan Kadın Danışma Merkezinde sunulan sağlık tarama hizmetinden yararlanan vatandaşlar, “Bu tip etkinliklerin, kadın sağlığı ve kadının gelişimi açısından çok olumlu buluyoruz. Etkinliklerin devamını diliyoruz. Her bilgiye her zaman, her yerde ulaşamıyoruz. Ayağımıza gelen böyle bir hizmet için hem üniversitemize, Atakum Belediyesine ve İl Sağlık Müdürlüğüne çok teşekkür ediyoruz.” cümleleriyle memnuniyetlerini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayer’den Kadın Sağlığına Dikkat Çeken Kampanya Haber

Bayer’den Kadın Sağlığına Dikkat Çeken Kampanya

Kadın sağlığına ilişkin bazı konular toplumda o kadar yaygın yaşanıyor ki zamanla “kadın olmak böyle bir şey” düşüncesiyle sıradanlaştırılabiliyor. Bu durum, birçok kadının yaşadığı sorunları adlandırmasını, sorgulamasını ve gerektiğinde destek aramasını zorlaştırabiliyor. Kadın sağlığı alanında farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çeken Bayer Türkiye Kadın Sağlığı Lideri Beste Doğar, kampanyanın çıkış noktasını şöyle anlatıyor: “Kadınların hayatında tekrar eden bazı deneyimler zamanla ‘normal’ olarak kabul edilebiliyor. Oysa yaygın olması, bu durumların normal olduğu anlamına gelmiyor. #NormalDeğil kampanyamızla kadınların yaşam kalitelerini etkileyen durumların daha fazla konuşulmasını ve fark edilmesini desteklemeyi amaçlıyoruz.” Dünya Genelinde 1,5 Milyardan Fazla Kadın, Kadın Sağlığıyla İlgili Bir Sorun Yaşıyor Aşırı adet kanaması ve şiddetli adet sancısı gibi durumlar, kadınların iş hayatından sosyal yaşamlarına kadar birçok alanı etkileyebiliyor. Adet dönemine göre yapılan planlar, ağrı nedeniyle iptal edilen aktiviteler veya günlük hayatı sürdürebilmek için gösterilen ekstra çaba, pek çok kadın için sıradan bir rutine dönüşebiliyor. Araştırmalar, dünya genelinde 1,5 milyardan fazla kadının kadın sağlığıyla ilgili bir sorun yaşadığını gösteriyor. [1] Buna rağmen pek çok kadın yaşadıklarının bir sağlık sorununun işareti olabileceğini düşünmeden bu belirtileri “normal” kabul edebiliyor. Türkiye’de Kadınların Yaklaşık %38’i Şiddetli Adet Kanaması, %85’inden Fazlası ise Adet Ağrısı Yaşıyor Araştırmalar, Türkiye’de kadınların yaklaşık %38’inin hayatlarının bir döneminde şiddetli adet kanaması[2], %85’inden fazlasının ise adet döneminde ağrı yaşadığını gösteriyor. Buna rağmen birçok kadın yaşadığı bu belirtileri çoğu zaman “normal” kabul ederek günlük hayatının bir parçası haline getirebiliyor. Planlarını adet dönemine göre yapmak, ağrıya rağmen iş veya okul hayatını sürdürmeye çalışmak ya da sosyal aktivitelerini buna göre düzenlemek pek çok kadın için sıradan bir deneyime dönüşebiliyor. [3] Kadınların Sağlık Deneyimlerini Konuşabilmeleri Önemli Kadın sağlığı alanında farkındalık yaratmanın yalnızca yaşanan sorunları konuşmakla sınırlı olmadığını belirten Bayer Türkiye Kadın Sağlığı Lideri Beste Doğar, #NormalDeğil kampanyasının aynı zamanda Bayer’in global yaklaşımının da bir parçası olduğunu ifade ediyor: “#NormalDeğil, Bayer Kadın Sağlığı ekibi tarafından global olarak başlatılan WOMEN | Bayer yaklaşımının sahadaki güçlü bir yansıması. WOMEN | Bayer, kadınlara ulaşma ve onları destekleme konusundaki kararlılığımızı ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, kadınları anlamaya ve güçlendirmeye; kadın sağlığıyla ilgili mitler, yanlış anlamalar ve bilgi eksikliğiyle mücadele etmeye odaklanıyor.” Doğar, kampanya kapsamında kadınları www.women.bayer.tr üzerinden kendi deneyimlerini paylaşmaya da davet ettiklerini belirterek sözlerini şöyle tamamlıyor: “Kadın sağlığında ‘normal’in ne olduğunu ancak kadınlar kendi bedenlerini tanıdıkça ve deneyimleri görünür oldukça birlikte fark edebiliriz. Bu nedenle kadınların yaşadıkları deneyimleri paylaşabilecekleri ve doğru bilgiye erişebilecekleri bir alan oluşturmayı önemsiyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tekirdağ'da HPV Aşısı Projesi Kamuoyuna Tanıtıldı Haber

Tekirdağ'da HPV Aşısı Projesi Kamuoyuna Tanıtıldı

Büyükşehir Belediyesi ile Rotary Kulübü işbirliğinde yürütülen HPV Aşısı Projesi’nin Tanıtım ve Lansman Programı kamuoyuna duyuruldu. Toplum sağlığını korumayı amaçlayan ve geçtiğimiz günlerde ilk doz uygulamaları tamamlanan çalışma kapsamında, ihtiyaç sahibi çocuk ve gençlere sunulan ücretsiz HPV aşısı desteğinin detayları paylaşıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, projenin toplumsal dayanışma ayağına vurgu yapıldı. Protokol konuşmaları bölümünde söz alan Çorlu Rotary Kulübü Dönem Başkanı Av. Ayhan Civan ve Kırcaali Rotary Kulübü Geçmiş Dönem Başkanı Ömer Hüseyin, yerel yönetimle kurulan bu stratejik ortaklığın önemine değinerek projenin hayata geçmesindeki kararlılığı nedeniyle Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkürlerini sundular. Rotary 2420. Bölge Geçmiş Dönem Guvernörü Dr. İlter Ergürbüz de konuşmasında bu işbirliğinin sürdürülebilir bir halk sağlığı modeline dönüştüğünü belirtti. Programın bilimsel çerçevesini çizen Anne ve Çocuk Sağlığı Komite Başkanı Prof. Dr. Oya Gökmen ise HPV virüsünün sebep olduğu hastalıklar hakkında detaylı bilgiler paylaşarak, aşılama sürecinin hayati koruyuculuğunu verilerle aktardı. CANDAN BAŞKAN "SAĞLIĞIN DEĞERİ KAYBEDİLMEDEN ANLAŞILMALI" Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, bir hekim ve bir yerel yönetici olarak koruyucu sağlık hizmetlerinin hayati önemine dikkat çektiği konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Yerel yöneticiler olarak hayata geçirdiğimiz her proje bizim için çok kıymetli. Her açılışta, her hizmette bir sorunu daha çözmenin gururunu yaşıyoruz. Ancak konu sağlık olduğunda; özellikle kanser, gençler, çocuklar ve kadınlar söz konusuysa bu heyecan ve sorumluluk çok daha büyük hale geliyor. Bugün burada, işte bu anlayışla son derece önemli ve anlamlı bir adımı atmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Çünkü sağlığın değerini çoğu zaman kaybedince anlıyoruz. Oysa asıl olan, hastalanmadan önce önlem almak. Bir hekim olarak da koruyucu sağlık hizmetlerinin ne kadar hayati olduğunu çok iyi biliyorum. Önlemek, hem doğru, hem de en etkili yoldur." “NE MUTLU Kİ HPV’YE KARŞI KANSERİ ÖNLEYEBİLEN BİR AŞI MEVCUT” Projenin doğuş hikâyesini ve kapsamını anlatan Candan Başkan, "HPV, bazı kanser türlerine yol açabilen bir virüs. Ne mutlu ki HPV’ye karşı kanseri önleyebilen bir aşı mevcut. Bu yönüyle HPV aşısı son derece kıymetli. Bizler yol, altyapı, ulaşım gibi temel belediyecilik hizmetlerini yaparken, vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu her alanda da ‘bu bizim görevimiz değil’ diyerek geri duramayız. Nerede bir ihtiyaç varsa, orada olmayı görev biliriz. Bu proje, geçen yıl Rotary Kulübü ile yapılan bir sohbet sırasında filizlendi. Ardından üniversitemiz, hastanemiz, hekimlerimiz ve paydaşlarımızla büyük bir dayanışma ortaya kondu. Hiç kimse ‘olur mu’ demedi; herkes taşın altına elini koydu. Bugün bu projenin hayata geçmiş olmasının mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. "MADDİ İMKÂNSIZLIKLAR SAĞLIĞA ENGEL OLMAMALI" Kanserle mücadelede erken tanının önemine değinen Başkan Yüceer, kadın sağlığının toplumsal etkisine vurgu yaparak, "Ne yazık ki kanser vakalarında tanı çoğu zaman geç konuluyor. Bu da tedavi şansını azaltıyor. O nedenle önleyici sağlık hizmetleri ve erken tanı hayati öneme sahip. Özellikle kadın sağlığı konusunda bir aşı, bir kadının hayatını kurtarabiliyor. Bu da bir ailenin, hatta toplumun geleceğini korumak anlamına geliyor. Bu yola çıkarken şunu söyledik: Bir çocuğun, bir gencin, bir kadının sağlığı maddi imkânlarla sınırlı olmamalı. HPV aşısı pahalı bir aşı ve herkesin erişimi mümkün değil. İşte bu nedenle bu projeyi başlattık. Amacımız, maddi imkânsızlıklar nedeniyle kimsenin bu haktan mahrum kalmaması. 9-24 yaş aralığındaki gençlerimiz için başlattığımız bu uygulamaya sosyal.tekirdag.bel.tr adresinden başvuru yapılabiliyor. Aşılar, Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi’nde güvenli bir şekilde uygulanıyor" ifadelerini kullandı. Candan Başkan, konuşmasının sonunda kadınlara önemli bir çağrıda bulunarak, rahim ağzı kanseri başta olmak üzere birçok hastalıkta erken tanı ve düzenli sağlık taramalarının hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Aşıya yönelik tereddütlerin farkındalık ve doğru bilgilendirmeyle aşılabileceğini belirten Başkan Yüceer, bu kapsamda bilgilendirme ve eğitim çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceğini ifade ederek, “Kanser gibi ağır bir gerçekle karşı karşıyayız. Bu nedenle tüm kadınlarımızdan düzenli kontrollerini ihmal etmemelerini istiyorum. Erken tanı hayat kurtarır. Projeye katkı sunan Rotary Kulüpleri başta olmak üzere üniversiteye, hastaneye, hekimlere, sağlık emekçilerine ve tüm paydaşlara yürekten teşekkür ediyorum. Bu proje, ilk olsun ama son olmasın. Birlikte daha pek çok projeye imza atacağız” diye konuştu. Tanıtım ve lansman programı, katılımcıların projeye olan desteğini tescilleyen toplu fotoğraf çekimiyle sona ererken, belirlenen takvim doğrultusunda aşılamanın diğer dozlarının da titizlikle uygulanmaya devam edeceği belirtildi.

'Menopoz Dostu Kurum' Yaklaşımı İş Dünyasında Dönüşüm Başlatıyor  Haber

'Menopoz Dostu Kurum' Yaklaşımı İş Dünyasında Dönüşüm Başlatıyor 

Astellas’ın öncülüğünde Golden Pulse Health Summit’te düzenlenen oturumda, iş hayatında en verimli dönemini menopoz sürecinde geçiren kadınların kurumsal politikalarla desteklenmesi gerektiğinin altı çizildi. Bilim ve teknolojinin sağlık alanındaki dönüştürücü etkisini odağına alan Golden Pulse Health Summit kapsamında Astellas İlaç tarafından düzenlenen ‘Menopoz: Sessiz Bir Süreç mi, Stratejik Bir Gündem mi?’ başlıklı oturumda, ülkemizde tabu olarak görülen ancak kadınların iş hayatındaki en verimli dönemlerine denk gelen menopoz sürecine ilişkin ön yargılar ve toplumsal farkındalık ihtiyacı ele alındı. Yazar ve eğitmen Ayşe Tolga’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda, Türkiye Menopoz ve Osteoporoz Derneği Başkanı ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Fatih Durmuşoğlu ile Astellas Türkiye Genel Müdürü Nilay Tarr bir araya geldi. Kadınlar ömrünün 3’te birini menopoz döneminde geçiriyor.4 Menopozun kadının tek başına yönetmesi gereken bir süreç olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Türkiye Menopoz ve Osteoporoz Derneği Başkanı ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Fatih Durmuşoğlu, “Bu süreç; yalnızca kadınların değil, toplumun tüm kesimlerinin hassasiyet göstermesini gerektiriyor. Kadınların doktora eşleriyle birlikte başvurması, sürecin birlikte yönetilmesi açısından önemli. Kadınların yaşamlarının 3’te birini kapsayan bu dönemde, iş hayatındaki varlıklarını verimli bir şekilde sürdürebilmeleri ve sağlıklarını koruyabilmeleri için çalışma ortamlarında destekleyici düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekiyor” dedi.4 Menopozla ilgili pek çok yanlış inanış ve bilginin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Fatih Durmuşoğlu, “Menopoz çoğu zaman kadınlar için bir son, bir utanç ya da bir hastalık olarak algılanıyor. Bu yaklaşım, menopozla ilgili doktorların da işini zorlaştıran bir etken. Oysa ki ilk adet ne kadar doğalsa son adet de o kadar doğaldır. Menopoz kelime anlamı olarak son adet olarak tanımlansa da doğru olan, üreme sonrası dönem olarak adlandırılmasıdır. Yani menopoz; üreme çağı sonrası kadın sağlığı yönetimidir” dedi. Gece sıcak basmaları kırmızı alarm olarak görülmeli! Türk kadınlarını menopoz döneminde en çok adet düzensizliklerinin korkuttuğunu ifade eden Prof. Dr. Fatih Durmuşoğlu, “Ama asıl korkulması gereken bu dönemdeki sıcak basmalarıdır. Sıcak basmaları ve gece terlemelerinin kırmızı alarm olarak kabul edilmesi, bu belirtilerin üzerinde daha fazla durulması gerekiyor” dedi. Sıcak basması olarak nitelendirilen vazomotor semptomların (VMS) hafife alınmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Durmuşoğlu, şöyle konuştu: “Araştırmalar, menopoz döneminde sık yaşanan gece sıcak basmaları ve uyku bölünmesinin, ileri yaşlarda Alzheimer ve demans risk artışı ile ilişkili olabileceğini göstermektedir.5-6 Sıcak basmaları nedeniyle hipertansiyon, kalp krizi gibi kardiyovasküler hastalıklar tetiklenebiliyor.7 Bu nedenle sıcak basmalarının kontrol altına alınması gerektiği konusunda uyarıyoruz.” Kadın sağlığı ve menopoz sürecine odaklandık 18 Ekim Dünya Menopoz Günü’nde, Menopoz Dostu Kurum manifestosunu açıklayarak iş dünyasında bir dönüşümü başlatan Astellas Türkiye Genel Müdürü Nilay Tarr ise “Astellas olarak 20 yılı aşkın süredir yaklaşık 70 ülkede faaliyet gösteriyoruz. Bu yıl odağımıza kadın sağlığını da yerleştirdik. Bu konuyu bütünsel bir bakış açısıyla ele alıyoruz. Mevcut nüfus verileri ve epidemiyolojik projeksiyonlar doğrultusunda, Türkiye’de sıcak basması, gece terlemesi gibi vazomotor semptomlar (VMS) yaşayan kadın sayısının yaklaşık 6 milyon civarında olduğu; ancak bu kadınların yalnızca yaklaşık 1,5 milyonunun tedavi aldığı düşünülmektedir.1-3 Kadınların yüzde 36’sı menopoz sürecinde olumsuz etkileniyor ve menopoz semptomlarına bağlı iş gücü kayıpları yılda milyarlarca doları buluyor.8 Bu tablo, önemli bir karşılanmamış ihtiyaca işaret ediyor. Astellas olarak bu ihtiyaca yalnızca tıbbi çözümlerle değil, aynı zamanda iş hayatında kadınların bu süreci tek başına yönetmek zorunda kalmalarına “dur” diyen bir yaklaşımla da yanıt vermek istedik.” Nilay Tarr, sözlerine şöyle devam etti: “Menopoz dönemindeki kadınların yaşamlarının en verimli evrelerinden birinde olduğu yadsınamaz bir gerçek. Ancak iş yaşamında menopoz, çoğu zaman çalışmaya ara vermek ya da tamamen bırakmakla ilişkilendiriliyor. Hâlâ tabu olarak görülen bu süreç, kadın çalışanları sessizliğe itiyor. Oysa menopoz yalnızca bireysel değil, kurumsal düzeyde de ele alınması gereken bir konu. Menopoz Dostu Kurum yaklaşımıyla, kadın çalışanlarımızın bu süreçte kendilerini yalnız hissetmeden destek alabilmesini önceliğimiz olarak görüyoruz. Çünkü menopoz belirtileri geçici; çalışanlarımızın kurumlarımızdaki varlığı ise kalıcı ve son derece değerli.” Tüm kurumları bu dönüşüme ortak olmaya davet ediyoruz. Menopozu konuşmanın, anlamanın ve desteklemenin tüm iş dünyasının ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken Tarr, “Bu konuda öncü olmanın gururunu yaşıyor ve bu sesin çoğalarak iş dünyasında yankılanmasını istiyoruz. Tüm kurumları Menopoz Dostu Kurum felsefesini sahiplenmeye ve bu farkındalık hareketinin bir parçası olmaya davet ediyoruz. Çünkü kadınlarımızın sesini daha güçlü duyurmak, bu yolculukta onlarla birlikte omuz omuza ilerlemek ve menopozu konuşulur kılmak adına gücümüzü birleştirerek daha sağlam adımlar atmayı hedefliyoruz” dedi. Astellas’ta hayata geçirilecek örnek uygulamalar Nilay Tarr, Astellas’ın Menopoz Dostu Kurum Manifestosu doğrultusunda hayata geçirilecek uygulamaları hakkında da şu bilgileri verdi: “Manifestomuz doğrultusunda 40 yaş ve üzeri tüm kadın çalışanlarımız için, özel sağlık sigortası paketimiz kapsamında jinekoloji muayenesi ve meme kanseri taramalarını yüzde 100 kapsayıcılıkla sunuyoruz. İnsan kaynakları politikalarımızı bu farkındalıkla güncelliyor, eğitim ve farkındalık programları ile yöneticilerimize yönelik menopoz belirtilerini tanıyabilmeleri, empatik bir yaklaşımla destek olabilmeleri ve daha sağlıklı bir menopoz sürecini yaratabilmeleri için özel eğitimler planlıyoruz. Bu yaklaşımın kalıcı bir kurum kültürüne dönüşmesi amacıyla Menopoz Farkındalık Lideri atamaya hazırlanıyoruz. Kadınların ihtiyaçlarına uygun yeni izin politikamız ile menopoz dönemindeki çalışanlarımıza ek izin imkanı sunuyoruz. Ayrıca kadın çalışanlarımızın fiziksel ve zihinsel iyilik halini güçlendirecek spor, yoga gibi aktiviteleri hayatlarının bir parçası yapabilmeleri için çalışıyoruz.” İş hayatında kadınları destekleyen yaklaşımlar artmalı Ayşe Tolga, menopozun kadın yaşam döngüsünün doğal bir evresi olduğunu; doğru, bilimsel ve güvenilir bilgiyle desteklendiğinde hem fiziksel hem de duygusal açıdan güçlü bir dönüşüm sürecine işaret ettiğini belirtti. Tolga, bu dönemde kadınların bedenlerini dinlemelerinin; bedensel, zihinsel ve duygusal iyilik hâlini destekleyen beslenme, uyku düzeni, düzenli hareket, stres yönetimi ve öz bakım yaklaşımlarının yaşam kalitesini anlamlı ölçüde artırabileceğine dikkat çekti. Tolga ayrıca, Astellas’ın öncülüğünde hayata geçirilen Menopoz Dostu Kurum gibi, iş hayatındaki kadınları destekleyen yaklaşımların yaygınlaşmasının; kadınların menopoz sürecini yalnızca tıbbi değil, psikososyal boyutlarıyla da sağlıklı biçimde yönetebilmeleri açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. Uzun yıllar tabu olarak görülen menopozun tüm yönleriyle görünür kılınmasının; farkındalık ve destek kültürünü güçlendirerek daha kapsayıcı kurumlar ve daha güçlü bir toplum için ortak bir sorumluluk olduğunun altını çizdi.

Orzax ‘Budva 2. Kadın Sağlığı Akademisi’yle uzman hekimleri bir araya getirdi Haber

Orzax ‘Budva 2. Kadın Sağlığı Akademisi’yle uzman hekimleri bir araya getirdi

Orzax'ın kadın sağlığı alanında geçen yıl Belgrad’da düzenlediği sempozyumdan sonra ikinci büyük yurt dışı sempozyumu olan “Budva 2. Kadın Sağlığı Akademisi”, Karadağ'ın Budva şehrinde yapıldı. Bilimsel ve sosyal anlamda zenginliğiyle dikkat çeken sempozyumda kadın sağlığı, fonksiyonel tıp yaklaşımları, klinik yönetimi konularında güncel gelişmeler aktarıldı. Sempozyum; Prekonsepsiyonel Dönem, Her Dönemiyle Kadın Sağlığı, Kadın Sağlığında Fonksiyonel Tıp Yaklaşımları ve Klinik Yönetimi olarak 4 oturumda gerçekleştirildi. 83 kadın doğum hekiminin katılımıyla gerçekleştirilen sempozyumda, 8 uzman hekim sunumlarıyla programa katkı sağladı. Programın açılış konuşması Orzax Pazarlama Müdürü Melike Satan tarafından yapıldı. Bilimsel programda; gebeliğe hazırlık dönemi protokolleri, antioksidanların kadın sağlığındaki yeri ve infertiliteden, anti aging’e, kadın sağlığının her aşamasında beslenme, besin takviyeleri, PCOS ve Menopoz özelinde kadını anlamak, jinekolog bakış açısıyla fonksiyonel tıp yaklaşımları, klinik yönetimi konu başlıkları ele alındı. Toplantıda öne çıkan ürünler; Proceive, Polystol, Mummy, Microfer, Magnezyum oldu. “Hekim buluşmaları, meslektaş dayanışmasını artırarak iş birliklerini geliştiriyor” Orzax Pazarlama Müdürü Melike Satan sempozyumun önemini şu sözlerle ifade etti: “Kadın doğum hekimleriyle düzenlediğimiz bu sempozyumun, bilgi paylaşımının ötesinde çok daha derin bir etkileşim zemini sunması yönünden önemi büyüktür. Klinik deneyimlerin güncel bilimsel verilerle buluştuğu bu ortamlar, hekimlerin hasta tedavi yaklaşımlarını güncellemelerine, mesleki gelişimlerini sürdürülebilir kılmalarına ve farklı perspektiflerden beslenmelerine olanak tanıyor. Ayrıca, sosyal programlarla zenginleştirdiğimiz bu hekim buluşmaları hem meslektaş dayanışmasını artırıyor hem de sağlık alanındaki iş birliklerinin gelişmesine katkı sağlıyor. Multidisipliner iletişimi güçlendiren hekim buluşmalarımız sayesinde, kadın sağlığı alanında daha iyi hizmet sunulmasına doğrudan katkı sunuyoruz.” “Takviyelerin kadınlar üzerindeki olumlu etkisini gözlemlemek büyük bir motivasyon kaynağı oldu.” Sempozyumda Orzax Medikal Müdürü Dr. Duygu Değirmen de “Kadın Yaşam Döngüsünde Besin Takviyeleri” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Değirmen; “Geçen yılki Belgrad sempozyumunda olduğu gibi bu sempozyumda da sağlık profesyonelleriyle bir araya gelerek kadınlara yönelik güncel gelişmeleri ve yaklaşımları bilimsel veriler ışığında ele aldık. Besin takviyelerinin olumlu etkisini gözlemlemek bizim için büyük bir motivasyon kaynağı oldu.” diyerek sözlerini sonlandırdı. Programın 1. oturumunda Alyors/ Orzax tanıtım filmi de gösterildi. Program kapsamında ayrıca Budva'nın tarihi yerleri keşfedildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Jinekolojik kanserlerde erken teşhis hayat kurtarıyor! Haber

 Jinekolojik kanserlerde erken teşhis hayat kurtarıyor!

Kadın sağlığını tehdit eden en büyük risklerden biri jinekolojik kanserlerdir. Rahim (endometrium), rahim ağzı (serviks) ve yumurtalık (over) kanserleri, her yıl binlerce kadının hayatını etkileyen ciddi hastalıklardır. Ancak, erken teşhis ile bu kanserler büyük oranda tedavi edilebilir. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, bu konuda kadınların farkındalık kazanmasının önemini vurguluyor: “Kadın hastalıklarında en büyük tehlike, belirti vermeyen sessiz hastalıklardır. Pek çok kadın, herhangi bir şikayeti olmadığında jinekolojik kontrolleri ihmal ediyor. Oysa birçok jinekolojik kanser, erken evrede tespit edildiğinde tamamen tedavi edilebilir. Bu yüzden rutin kontroller hayat kurtarır.” TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA JİNEKOLOJİK KANSERLERİN GÖRÜLME SIKLIĞI Türkiye’de rahim kanseri, en sık görülen jinekolojik kanser türüdür. 2020 GLOBOCAN verilerine göre, Türkiye’de en sık görülen 10 kadın kanseri arasında rahim kanseri 6., rahim ağzı (serviks) kanseri ise 10. sıradadır. Dünya genelinde en sık görülen jinekolojik kanserlerden biri olan rahim ağzı kanserinin, Türkiye’de tarama programları sayesinde daha düşük sıklıkta görüldüğünü belirten Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, konuyla ilgili şunları söylüyor: “Rahim ağzı kanseri, HPV tarama programları sayesinde Türkiye’de birçok ülkeye kıyasla daha düşük oranlarda görülüyor. Ancak bu, taramaların aksatılabileceği anlamına gelmez. HPV taşıyıcılığı olan kadınlar düzenli takip edilmezse, hastalık ilerleyebilir ve ölümcül hale gelebilir.” Buna karşın, yumurtalık kanseri hâlâ geç teşhis edilmesi nedeniyle en riskli jinekolojik kanserlerden biri olmaya devam etmektedir. JİNEKOLOJİK KANSERLERDE RİSK FAKTÖRLERİ Her jinekolojik kanserin farklı risk faktörleri vardır. Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, en sık görülen jinekolojik kanserlerin nedenlerini şöyle açıklıyor: •  Endometrium (rahim) kanseri: “Bu kanser türü, genellikle menopoz sonrası kadınlarda görülür. Obezite, diyabet, yüksek östrojen seviyesi, erken adet görme veya geç menopoza girme gibi faktörler riski artırır.” •  Serviks (rahim ağzı) kanseri: “HPV enfeksiyonu en büyük risk faktörüdür. Bunun yanı sıra, sigara kullanımı, erken yaşta cinsel ilişki ve bağışıklık sisteminin zayıf olması riski artıran faktörler arasında yer alır.” • Over (yumurtalık) kanseri: “Bu kanserin en büyük risk faktörlerinden biri genetik yatkınlıktır. BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonlarına sahip kadınlarda, yumurtalık kanseri riski %40-60 oranında artar. Ayrıca ileri yaş, uzun süre doğurganlık artırıcı tedaviler görmek ve ailesinde kanser öyküsü olması da riski artırır.” JİNEKOLOJİK KANSERLERDEN KORUNMA YOLLARI Jinekolojik kanserlerden korunmanın en etkili yolu, düzenli taramalar ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıdır. Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, kadınların bu konuda alabileceği önlemleri şöyle sıralıyor: •  Rutin Jinekolojik Muayeneler: “Cinsel hayata başladıktan sonra her kadının yılda en az bir kez jinekolojik muayene olması gerekiyor. 21 yaşından itibaren PAP smear, 30 yaşından sonra ise HPV testleri ile düzenli tarama yapılmalıdır.” •  HPV Aşısı: “HPV enfeksiyonu rahim ağzı kanserinin %99’undan sorumludur. HPV aşısı 9-26 yaş arasında yapılması önerilse de, 45 yaşına kadar koruyuculuğu devam etmektedir. Hatta 45 yaş üstünde bile pozitif etkileri olduğu görülmüştür.” •  Sağlıklı Beslenme ve Egzersiz: “Düzenli egzersiz yapmak, ideal kiloda kalmak ve sağlıklı beslenmek, özellikle östrojen bağımlı tümörleri önlemek için büyük önem taşır.” • Sigara ve Alkol Tüketimini Azaltmak: “Sigara, özellikle rahim ağzı kanseri için büyük bir risk faktörüdür. Kadınların sigarayı bırakması, kansere yakalanma riskini ciddi şekilde azaltacaktır.” TARAMA PROGRAMLARININ ÖNEMİ VE TÜRKİYE’DEKİ UYGULAMALAR Türkiye’de, 30-65 yaş arasındaki kadınlara her 5 yılda bir HPV + smear testi ücretsiz olarak yapılmaktadır. Ancak katılım oranları halen istenen seviyelerde değildir. Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, bu konuda kadınların bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor: “Kadınların büyük bir kısmı, tarama programlarından haberdar değil ya da gerekli görmediği için test yaptırmıyor. Oysa, serviks kanseri erken evrede yakalandığında %90’ın üzerinde başarıyla tedavi edilebiliyor. Bilinçlendirme kampanyaları, mobil sağlık hizmetleri ve HPV aşısının yaygınlaştırılması ile daha fazla kadına ulaşabiliriz.” GERÇEK BİR HAYAT HİKAYESİ: “HİÇBİR BELİRTİ YOKTU, AMA RUTİN KONTROL HAYATINI KURTARDI” Jinekolojik kanserlerin en büyük tehlikesi, bazı türlerin uzun süre hiçbir belirti vermeden ilerleyebilmesidir. Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, bir hastasının yaşadığı süreci şu sözlerle anlatıyor: “34 yaşında, tamamen sağlıklı görünen bir hastam, yalnızca adet düzensizliği şikayetiyle muayeneye geldi. Fiziksel muayenesinde hiçbir olağan dışı bulgu yoktu. Ancak içimdeki mesleki içgüdüyle, ‘Yine de bir smear testi yapalım’ dedim. Sonuçlar geldiğinde hepimiz büyük bir şok yaşadık: Rahim ağzı kanseri teşhisi konulmuştu. Şanslıydı. Çok erken evrede yakaladık ve hızlıca tedavi sürecine başladık. Eğer bu tarama yapılmasaydı, büyük olasılıkla yıllar sonra çok daha ileri bir evrede teşhis edilecekti. Bugün sağlıklı ve hayatına kaldığı yerden devam ediyor. Bu olay, erken teşhisin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.” KADINLAR İÇİN EN BÜYÜK GÜÇ ERKEN TEŞHİSTİR! Kadınların düzenli jinekolojik kontrolleri ihmal etmemesi, HPV aşısı yaptırması ve sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemesi, jinekolojik kanserlerin önlenmesinde en önemli adımdır. Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, tüm kadınlara şu çağrıyı yapıyor: “Şikâyetiniz olmasa da yılda bir kez jinekolojik muayene yaptırın. Unutmayın, erken teşhis hayat kurtarır!”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.