Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kadın Sağlığı

Kapsül Haber Ajansı - Kadın Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

L’Oréal Türkiye’den Dört Yeni Bilim Kadınına Destek Haber

L’Oréal Türkiye’den Dört Yeni Bilim Kadınına Destek

Bu yıl desteklenen bilim kadınlarından Doç. Dr. Belgin Sever ALS için yeni ilaç adayları, Doç. Dr. Çiğdem Toparlı yenilenebilir enerjinin depolanmasına yönelik daha uzun ömürlü çinko-hava pilleri, Doç. Dr. Tuğçe Nihal Gevrek Civan taşınabilir kâğıt tabanlı analiz sistemleri, Prof. Dr. Zeliha Uğur Aydın ise dişin canlı dokusunun iyileşme kapasitesi üzerine çalışıyor. Türkiye’deki 40. yılında bilime verdiği desteği yeni iş birlikleriyle güçlendirmeyi hedefleyen L’Oréal Türkiye, uzun yıllardır yeterince araştırılmayan kadın sağlığı sorunlarını bilim dünyasının gündeminde daha görünür kılmak için Türkiye’nin ilk endometriozis hasta dayanışma derneği EndoTürkiye ile iş birliğine gitti. Bu iş birliği kapsamında, farklı disiplinlerden uzmanların bilgi ve deneyimlerini bir araya getirecek Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı’nın hayata geçirilmesine katkı sağladı. Bilim Kadınları İçin Programı, kadın bilim insanlarının araştırmalarını sürdürmelerine ve çalışmalarını daha geniş kitlelerle buluşturmalarına destek oluyor. Türkiye’de bugüne kadar programdan destek alan bilim kadınlarının 100’den fazlası, akademik çalışmalarını bugün profesör veya doçent olarak sürdürüyor. L’Oréal Türkiye ise programın uygulandığı ülkeler arasında en fazla katkı sunan ilk beş ülke arasında yer alıyor. L’Oréal Vakfı ile UNESCO iş birliğinde 28 yıl önce küresel ölçekte başlatılan program, bugüne kadar dünya genelinde 5 binden fazla kadın bilim insanını destekledi. Uluslararası Mükemmellik Ödülü’ne layık görülen 142 bilim insanından 7’si daha sonra Nobel Ödülü kazandı. Kadın sağlığı araştırmaları farklı disiplinlerle buluşuyor L’Oréal Türkiye, 40. yılında EndoTürkiye iş birliğiyle Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı’nın hayata geçirilmesine katkı sağladı. Kamuya açık platform, kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile endometriozis araştırmacılarının yanı sıra beslenme, fizyoterapi, psikoloji, psikiyatri, radyoloji, moleküler biyoloji, genetik ve biyomedikal mühendisliği alanlarından uzmanları ve araştırmacıları bir araya getirmeyi hedefliyor. Kadın sağlığı konusunda güvenilir bilgi arayan herkes bilimsel çalışmalara ve uzman görüşlerine de buradan ulaşabilecek. Kadın sağlığı araştırmalarına ayrılan sınırlı kaynak, bu alandaki ihtiyacın boyutunu gösteriyor. ABD Ulusal Bilimler, Mühendislik ve Tıp Akademilerinin analizine göre, ABD Ulusal Sağlık Enstitülerinin 2013–2023 dönemindeki araştırma hibelerinin yalnızca yüzde 8,8’i kadın sağlığı araştırmalarına ayrıldı. Enstitülerinin toplam bütçesi artarken kadın sağlığı araştırmalarının araştırma hibeleri içindeki payı daha da geriledi. Endometriozis hastalığı kadın sağlığında daha fazla araştırma ve bilgi paylaşımına neden ihtiyaç duyulduğunu gösteren örneklerden biri. Dünya genelinde yaklaşık 190 milyon kadını etkileyen hastalıkta tanıya ulaşmak yıllar sürebiliyor. Türkiye’de 15 binden fazla kadının katıldığı araştırmaya göre, endometriozis tanısı alan kadınlar teşhise ulaşana kadar ortalama dört farklı hekime başvuruyor, ilk hastane başvurusuyla tanı arasında yaklaşık dört yıl geçiyor. Katılımcıların yüzde 63’ü ağrılarına ve belirtilerine inanılmadığını, yaklaşık yüzde 78’i ise tedavi masrafları nedeniyle ekonomik güçlük yaşadığını belirtiyor. Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı, bu tür ihtiyaçları görünür kılmak, uzmanlar arasında bilgi paylaşımını güçlendirmek ve farklı disiplinlerden araştırmacıların birlikte çalışmasına alan açmak amacıyla hayata geçirildi. “Bilim, var oluşumuzun temelidir” L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, “L’Oréal, 117 yıl önce bir bilim insanının geliştirdiği yenilikle doğdu. Bugün araştırma ve geliştirmeye her yıl yaklaşık 1 milyar avro yatırım yapıyor, dünya genelindeki araştırma merkezlerimizde 4 binden fazla bilim insanıyla çalışıyoruz. Bilim, var oluşumuzun temelidir. Ancak dünyada her üç araştırmacıdan yalnızca biri kadın. Bilimin bütün potansiyeline ulaşması için kadınların bu yolculuğa eşit biçimde katılması gerekiyor. Türkiye’de 24 yıldır sürdürdüğümüz Bilim Kadınları İçin Programı’yla bugüne kadar 132 bilim kadınına destek verdik. Çalışmalarının görünür olması, bilime ilgi duyan genç kızlara da bu yolculuğun mümkün olduğunu gösteriyor” dedi. “Kadın sağlığında araştırma ve bilgi paylaşımını güçlendireceğiz” L’Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü ve Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu, “Bilim Kadınları İçin Programı’nı 24 yıldır sürdürürken desteğimizi her yıl nasıl daha ileri taşıyabileceğimize, bilim kadınları için nasıl yeni imkânlar yaratabileceğimize odaklandık. Türkiye’deki 40. yılımızda da bu yaklaşımı yeni bir iş birliğiyle ileri taşıyoruz. EndoTürkiye iş birliğiyle desteklediğimiz Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı’nın yeterince araştırılmayan kadın sağlığı sorunlarını ve karşılanmamış ihtiyaçları görünür kılmayı, farklı disiplinlerin birlikte çalışmasını ve bilimsel bilginin daha hızlı paylaşılmasını hedefliyoruz. Uzun vadede daha erken tanıya, daha etkili yaklaşımlara ve kadınların yaşam kalitesini iyileştirecek çözümlere katkı sunmak istiyoruz. Bu yıl desteklediğimiz dört bilim kadını başta olmak üzere tüm bursiyerlerimizi ve kadın sağlığına farklı alanlardan katkı sunan araştırmacıları bu ortak çabanın bir parçası olmaya davet ediyorum.” dedi. DÖRT BİLİM KADININDAN ENERJİDEN SAĞLIĞA UZANAN DÖRT YENİ PROJE ALS hastalığındaki zararlı protein birikimine karşı yeni ilaç adaylarının geliştirilmesi Doç. Dr. Belgin Sever, Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Kimya (İlaç Kimyası) Anabilim Dalı ALS, kas hareketlerini kontrol eden sinir hücrelerinin zamanla zarar gördüğü ve tedavi seçenekleri oldukça sınırlı olan ilerleyici bir hastalık. Projede, ALS’nin bazı türlerinde hücre içinde birikerek sinir hücrelerine zarar veren mutant SOD1 proteinini hedefleyen yeni ilaç adayı moleküller geliştirilecek. Tasarlanan moleküller önce bilgisayar ortamında taranacak; en umut verici adaylar laboratuvarda üretilecek ve ALS hücre modellerinde test edilecek. Çalışma, sinir hücrelerini koruyabilecek ve hastalığa yol açan süreçleri baskılayabilecek yeni tedavilere bilimsel temel oluşturmayı amaçlıyor. Yenilenebilir enerji depolaması için uzun ömürlü çinko-hava pillerine yeni anot tasarımı Doç. Dr. Çiğdem Toparlı, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Güneş ve rüzgâr enerjisinden kesintisiz yararlanabilmek için, üretilen kullanım fazlası elektriğin güvenle depolanması gerekiyor. Proje, yenilenebilir enerji santrallerinde kullanılabilecek su bazlı ve yanıcı olmayan çinko-hava pillerini daha uzun ömürlü ve verimli hâle getirmeyi amaçlıyor. Bunun için pilin enerjiyi depolayan çinko bölümü, kullanım sırasında oluşan aşınmayı ve pil ömrünü kısaltan düzensiz birikimleri azaltacak şekilde yeniden tasarlanacak. Çalışma, daha erişilebilir hammaddelere dayanan güvenli ve sürdürülebilir enerji depolama teknolojilerinin geliştirilmesine ve dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sağlayacak. UV ışıkla aktifleştirilen kâğıt tabanlı tanı ve analiz sistemlerinin geliştirilmesi Doç. Dr. Tuğçe Nihal Gevrek Civan, Gebze Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü Proje, düşük maliyetli filtre kâğıdını taşınabilir bir test platformuna dönüştürmeyi hedefliyor. Kâğıdın yüzeyi özel bir polimer tabakayla kaplandıktan sonra ultraviyole (UV) ışıkla yalnızca seçilen bölgeler aktif hâle getirilecek ve enzimlerin bu bölgelere seçici olarak bağlanması sağlanacak. Böylece kâğıdın yalnızca istenen bölgelerine biyolojik işlev kazandırılabilecek. Bu yaklaşım, gelecekte aynı platformun farklı bölgelerine farklı biyolojik işlevler kazandırılmasının ve böylece aynı anda farklı analizlerin yapılmasının da önünü açabilecek. Teknolojinin, biyosensörler ile çevresel analiz ve gıda güvenliği gibi farklı alanlarda kullanılabilecek düşük maliyetli ve taşınabilir sistemlerin geliştirilmesine temel oluşturması hedefleniyor. Genetik düzeyde dişin kendi kendini yenilemesinin araştırılması Prof. Dr. Zeliha Uğur Aydın, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Derin çürük veya travma sonrasında aynı tedavi uygulansa bile bazı dişler kendini onarabilirken bazılarında iltihap devam edebiliyor. Proje, bu farklılığın nedenlerini dişin içindeki canlı dokunun iyileşme sürecine odaklanarak araştırıyor. Çalışmada, dişin canlı dokusunda bulunan fibroblast adı verilen destek hücrelerinin, iltihap ve oksijen azlığı koşullarında kök hücrelerin onarım kapasitesini nasıl etkilediği incelenecek. CRISPRi yöntemiyle belirli genlerin çalışması geçici olarak durdurularak iyileşmede hangi biyolojik mekanizmaların belirleyici olduğu ortaya çıkarılacak. Elde edilecek bulguların, gelecekte dişin canlı dokusunu koruyan ve kendi kendini onarma kapasitesini destekleyen daha etkili tedavilerin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fersan ve MEMEDER’den Anlamlı İş Birliği Haber

Fersan ve MEMEDER’den Anlamlı İş Birliği

Fersan, Pembe Kurdele’yi sirke ürünlerinin ambalajlarına taşıyarak erken tanı mesajının daha geniş kitlelere ulaşmasına destek oluyor. Kadınların meme sağlığı konusunda doğru bilgiye ulaşmasına ve erken tanının önemine dikkat çekilmesine katkı sağlamayı amaçlayan Fersan ve MEMEDER arasında resmi iş birliği protokolü imzalandı. Türkiye’de her yıl yaklaşık 27 bin kadın meme kanseri tanısı alırken, erken tanı tedavi başarısının artırılmasında hayati bir rol oynuyor. Bu gerçekten hareketle Fersan ve MEMEDER, imzalanan protokol çerçevesinde kadınların kendi bedenlerini tanımalarını, değişiklikleri fark etmelerini ve düzenli kontrollerini ihmal etmemelerini hatırlatan “Kontrol Sende” mesajını toplum geneline yaymayı hedefliyor. Fark etmek kendini tanımakla başlar Bir yıl süresince devam edecek iş birliği protokolü kapsamında hazırlanan “Kontrol Sende” iletişiminde kadınların kendi meme yapılarını tanımalarının ve olası değişiklikleri fark edebilmelerinin önemi anlatılıyor. Çalışmada ayrıca Türkiye’de uygulanan ulusal tarama programı kapsamında 40-69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi önerildiği ve KETEM’lerde meme kanseri taramalarının ücretsiz olarak yapıldığı bilgisi paylaşılıyor. Pembe Kurdele sofralara taşınıyor İmzalanan protokol çerçvesinde Fersan, MEMEDER’in kadınların erken tanı konusunda bilinçlenmesine, tarama olanaklarına erişimin desteklenmesine ve meme sağlığı farkındalığının daha geniş kitlelere ulaşmasına yönelik çalışmalarına katkı sağlıyor. Marka, bu kapsamda Pembe Festival’e verdiği desteğin yanı sıra Pembe Kurdele’yi sirke ürünlerinin ambalajlarına da taşıyor. Her gün sofralarda yer alan Fersan sirke şişelerindeki Pembe Kurdele, kadınlara düzenli kontrolün ve erken tanının önemini hatırlatan güçlü bir farkındalık çağrısına dönüşüyor. Ekim ayı boyunca devam edecek iletişim çalışmalarıyla “Kontrol Sende” mesajının daha fazla kadına ulaşması ve meme sağlığı konusunda toplumsal bilincin güçlenmesi amaçlanıyor. "Sofralardaki varlığımızı toplumsal farkındalığa dönüştürüyoruz" İmzalanan iş birliği protokolünün önemine dikkat çeken Fersan Yönetim Kurulu Başkanı & CEO’su Gürhan Güven, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: "Fersan olarak 1978'den bu yana her gün milyonlarca hanenin sofrasına konuk oluyoruz. Bu yakınlığın bize yüklediği büyük sorumlulukla, toplumsal sağlığa katkı sunmayı en öncelikli görevlerimizden biri olarak görüyoruz. MEMEDER ile imzaladığımız bu anlamlı iş birliği protokolü doğrultusunda; sirke ambalajlarımız, saha çalışmalarımız ve iletişim faaliyetlerimiz aracılığıyla 'Kontrol Sende' mesajını milyonlarca kadına ulaştıracağız. Erken tanının hayat kurtaran gücüne inanıyor, bu ortaklıkla kadın sağlığı konusunda güçlü ve sürdürülebilir bir farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz." İş birliği protokolüne ilişkin açıklamalarda bulunan MEMEDER Kurucusu ve Onursal Başkanı Prof. Dr. Vahit Özmen ise şunları dile getirdi: “Meme kanserinde erken tanı, tedavi başarısını en üst seviyeye çıkaran ve hayat kurtaran en kritik faktördür. MEMEDER olarak 2007 yılından bu yana kadınların doğru bilgiye ulaşması ve erken tanı bilincinin yaygınlaşması amacıyla aralıksız çalışıyoruz. Fersan ile imzaladığımız iş birliği protokolü sayesinde, günlük yaşamın en doğal ve sıcak parçası olan sofralarımız aracılığıyla kadınlara doğrudan ulaşma fırsatı yakalıyoruz. Fersan’ın 'Kontrol Sende' çağrısıyla Pembe Kurdele’yi ürün ambalajlarına taşıması ve derneğimizin çalışmalarına sunduğu destek, toplumsal farkındalığı büyütmek adına son derece kıymetli." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Orzax, Kazakistan'da Bilim Dünyasını Buluşturdu Haber

Orzax, Kazakistan'da Bilim Dünyasını Buluşturdu

Orzax, 6-10 Ekim 2026 tarihleri arasında Kazakistan’ın Almatı şehrinde düzenlenen Türk Dünyası ve Avrasya Kadın Sağlığı Toplantısı kapsamında beş ülkeden 250’yi aşkın katılımcıyı bir araya getirdi. Türk Jinekoloji ve Obstetri Vakfı (TJOV), Kazakistan Üreme Tıbbı Derneği ve Kazakistan Cinsel ve Üreme Sağlığı Derneği iş birliğiyle InterContinental Almaty Otel’de gerçekleştirilen toplantıda, kadın sağlığının farklı dönemlerine ilişkin güncel bilimsel gelişmeler ve klinik yaklaşımlar değerlendirildi. Beş ülke bilimsel iş birliği için bir araya geldi Türkiye’nin sağlık alanındaki bilimsel birikimi ve klinik deneyimini bölge ülkeleriyle buluşturan toplantıda, beş ülkeden sağlık profesyonelleri kadın sağlığına ilişkin güncel araştırmaları ve klinik deneyimlerini paylaştı. Orzax’ın Kazakistan’daki faaliyetleriyle de desteklenen bilimsel iletişimin, ülkeler arasındaki mevcut iş birliklerini güçlendirmesi ve gelecekte gerçekleştirilecek ortak bilimsel çalışmalara zemin hazırlaması hedeflendi. Orzax’tan Orta Asya’ya bilimsel iş birliği ve yatırım vurgusu 8 Ekim’de gerçekleştirilen açılış programında Türk Jinekoloji ve Obstetri Vakfı adına Prof. Dr. Süleyman Salman, Kazakistan Üreme Tıbbı Derneği’nden Prof. Dr. Vyacheslav Lokshin, Dr. Sholpan Sarmuldayeva, Dr. Galina Grebennikova ve Orzax Uluslararası Pazarlar Direktörü Neslihan Hotoğlu konuşma yaptı. Açılışta konuşan Orzax Uluslararası Pazarlar Direktörü Neslihan Hotoğlu, şirketin sağlık alanındaki sorumluluğunu ürün geliştirmenin ötesinde ele aldıklarını belirterek şunları söyledi: “Orzax olarak, gıda takviyesi çözümlerimizle insanların daha sağlıklı, daha kaliteli ve daha uzun bir yaşam sürmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu yaklaşımın önemli bir parçası da bilimi, sağlık profesyonellerini ve farklı ülkeleri ortak bir vizyonda buluşturmak. Bu toplantı, son bir yıl içerisinde gerçekleştirdiğimiz dördüncü uluslararası bilimsel organizasyonumuz. Her buluşmada bilginin paylaşıldıkça büyüdüğünü ve sınırları aşan güçlü iş birliklerine dönüştüğünü görüyoruz.” Orta Asya’nın Orzax için stratejik önemine de dikkat çeken Hotoğlu, bölgedeki faaliyetlerini yalnızca satış ve pazarlamayla sınırlı görmediklerini; üretim, lojistik, bilimsel iş birlikleri ve teknoloji transferini kapsayan bütüncül bir ekosistem oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti. Orzax’ın uzun yıllara dayanan Ar-Ge çalışmalarıyla kendi biyoteknolojisini geliştirdiğini ve bu altyapıyı biyoteknolojik ilaç geliştirme alanına taşımayı hedeflediğini belirten Hotoğlu, Türkiye’den bilgi ve teknoloji transferiyle Orta Asya’da hayata geçirilecek üretim yatırımının temellerinin bu yıl atıldığını aktardı. Hotoğlu, söz konusu yatırımın Orzax’ın bölgeye yönelik uzun vadeli yaklaşımının somut bir göstergesi olduğunu vurguladı. Kadın sağlığında güncel klinik yaklaşımlar ele alındı TJOV Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. Adnan Budak'ın oturum başkanlığını da üstlendiği programda, Türkiye, Kazakistan ve Rusya'dan uzman hekimler beş bilimsel oturumda bir araya gelerek gebelik, üreme sağlığı, metabolik hastalıklar, hormonal denge ve menopoz konularını güncel veriler ve klinik deneyimler ışığında ele aldı. Türkiye'den Prof. Dr. Dilek Şahin gebelikte demir ihtiyacı ve desteğinin anne ile fetüs sağlığına etkilerini, Prof. Dr. Nuray Yazıhan yaşam dönemlerinde beslenmenin rolünü multidisipliner bir yaklaşımla, Prof. Dr. Pınar Özcan gebelik öncesinde oosit, endometrium ve sperm kalitesinin optimizasyonunu, Prof. Dr. Keziban Doğan ise Poliendokrin Metabolik Over Sendromu (PMOS) ile metabolik disfonksiyon ilişkisini anlattı. Kazakistan'dan Dr. Sholpan Sarmuldayeva üreme sağlığında mikro besin ögesi eksiklikleri ve sağlıklı gebelikte beslenme desteğini, Dr. Liliya Baimurzayeva ÜYTE sonrası gebeliklerde risk yönetimi ve beslenme desteğini, Dr. Sholpan Karibayeva tüp bebek ve ÜYTE süreçlerinde kişiye özel tedavi yaklaşımlarını sundu. Rusya'dan Dr. Maria Prokhorova oksidatif stresin kadın ve erkek fertilitesine etkilerini, Dr. Anastasia Rybina metabolik sendromun fertilite ve gebeliğe etkileri ile vitamin ve mikro besin ögelerinin rolünü, Dr. Valeria Nekhorosheva ise obezite ve insülin direncinde gebelik riskleri, klinik yönetim ve beslenme desteğini paylaştı. Programda ayrıca Dr. Galina Grebennikova üreme çağından menopoza hormonal dengeyi ve modern klinik yaklaşımları, Dr. Assel Dzhaimbetova ise menopozal geçiş ve sağlıklı longevity konusunu ele aldı. Uluslararası bilimsel iş birliğine katkı Farklı ülkelerden sağlık profesyonellerini bir araya getiren toplantıda, klinik deneyimlerin paylaşılması ve kadın sağlığı alanındaki uluslararası bilimsel iş birliklerinin geliştirilmesi hedeflendi. Orzax, Kazakistan'daki faaliyetleri ve uluslararası bilimsel organizasyonlara verdiği destekle sağlık profesyonelleri arasındaki bilgi ve deneyim paylaşımına katkı sunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sağlık Aracıları Sahaya Çıkıyor Haber

Sağlık Aracıları Sahaya Çıkıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile UNFPA iş birliği doğrultusunda hayata geçirilen Sağlık Aracısı Modeli, erken yaşta ve zorla evliliklerin önlenmesi için çalışacak. Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürlüğü koordinasyonunda başlatılan çalışmalar, Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ile Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından belirlenen Basmane bölgesi ve Ferahlı ile Ulubatlı mahallelerinde uygulanacak. Saha çalışması öncesi, Sağlık Aracılarına UNFPA eğitmenleri tarafından eğitimler verildi. Sağlık Aracıları, sosyoekonomik eşitsizliklerin yoğun olduğu bölgelerde yaşayan yurttaşların sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere erişimini güçlendirip, risk altındaki çocuk ve aileleri erken dönemde tespit edecek ve uygun hizmetlere yönlendirecek. Güvene dayalı köprü görevi görecekler Model kapsamında Sağlık Aracıları, ailelerle güvene dayalı iletişim kurarak çocuk yaşta evliliklerin sağlık, eğitim ve sosyal sonuçları konusunda farkındalık oluşturacak. Kadın ve erkek gruplarına yönelik bilgilendirme çalışmaları yürütülerek, bireylerin hukuki haklar ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularında bilinçlendirilmeleri sağlanacak. İhtiyaç duyan bireyler psiko sosyal destek, eğitim ve koruma mekanizmalarına yönlendirilerek ilgili kurumlarla koordinasyon içinde vaka takibi gerçekleştirilecek. Eğitimini sürdüren ve meslek sahibi olan genç kadınların başarı hikâyeleri görünür kılınarak toplumsal dönüşüme katkıda bulunulacak. Sağlık Aracıları, denetleyici bir rol üstlenmek yerine topluluk ile kamu kurumları arasında güvene dayalı bir köprü görevi görecek. Proje kente yayılacak Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürlüğü’nde eğitmen olarak görev yapan Elmas Köçkün, “Sağlık Aracıları Modeli’ni İzmir'de uygulamaya başlıyoruz. İzmir çok göç alan büyük bir şehir. Erken yaşta zorla evlilikler, çoğunlukla sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere erişimde engellerle karşılaşan bireylerin yaşadığı mahallelerde yapılıyor. Dolayısıyla UNFPA’nın çalışmasını İzmir’le buluşturmaya karar verdik. Bu kapsamda Ferahlı ve Ulubatlı mahalleleri ile Basmane bölgesini pilot olarak belirledik. Sağlık Aracılarımız da toplumun içinden gelen, hanelere rahat girip çıkabilecek, risk analizini yapabilecek ve bizi bu konuda bilgilendirebilecek kişilerden oluşuyor. Sağlık Aracılarımıza ve projede çalışacak personelimize üç günlük kapsamlı bir eğitim verdik. Bu model, toplumun kendini eğittiği ve beslediği bir süreç olacak. Çalışmayı daha sonra kent genelinde yaygınlaştırmayı düşünüyoruz. Yani aslında aktif ve katılımcı bir yurttaş yaratmaya çalışıyoruz” bilgisini verdi. “Sesimizi duyurmaya çalışacağız” Sağlık Aracısı olmak için eğitimlere katılan Hüsniye Çoban, “Böyle bir projeye dahil olacağımız için çok mutlu olduk, çok heyecanlandık. Eğitimlerde erken yaşta evlilikten doğan sorunları öğrendik ve bilinçlendik. Çok güzel bilgiler ediniyoruz. Yakın zamanda sahaya çıkacağız. Gücümüzün yettiği yere kadar sesimizi duyurmaya çalışacağız. Erken yaşta evlilikleri çevremizde görüyoruz ve ‘hayır’ diyoruz. Özellikle kız çocuklarımızı okutalım, eğitelim” dedi. “Önce ailelerin bilinçlenmesi gerekiyor” Eğitimlerde yer alan Oğuzhan İlikçi ise Ferahlı Mahallesi’nde oturduğunu belirterek “Ben Roman’ım. Bu projeye destek olmak istedim çünkü çevremde de erken evlenen birçok arkadaşım var. Hem maddi hem de manevi olarak zor bir süreç yaşıyorlar. Aldığımız eğitimlerde, erken evliliklerin sadece Roman toplumlarında değil, birçok farklı kültürde olabildiğini öğrendim. Erken yaşta evliliğin özellikle kadın sağlığı konusunda pek çok problem yarattığını öğrenmek, bu projeye dâhil olmamdaki motivasyonumu artırdı. Sahaya çıktığımızda risk barındıran hanelere ulaşmak istiyoruz. Önce ailelerin bilinçlenmesi gerekiyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Astellas T-MEA Etik ve Uyum İş Ortağı Yelda Yeşiltepe Oldu Haber

Astellas T-MEA Etik ve Uyum İş Ortağı Yelda Yeşiltepe Oldu

Dünya genelinde 150 milyondan fazla hastaya ulaşan Tokyo merkezli ilaç şirketi Astellas'ın üst düzey yönetim kadrosuna deneyimli bir isim katıldı. İlaç sektöründe 20 yılı aşkın tecrübesi bulunan Yelda Yeşiltepe, Astellas T-MEA Bölgesine (Türkiye, Orta Doğu ve Afrika) Etik ve Uyum İş Ortağı olarak atandı. 14 Eylül 2026 itibarıyla yeni görevine resmi olarak başlayan Yeşiltepe, Astellas bünyesinde kritik bir sorumluluk üstlenecek. Yeni rolü kapsamında T-MEA Liderlik Ekibi'nde de yer alacak olan Yelda Yeşiltepe, bölge genelindeki tüm ülkelerin etik ve uyum süreçlerinin yönetiminden ve stratejilerinden sorumlu olacak. İlaç sektöründeki köklü kariyeri boyunca çok sayıda başarılı çalışmaya imza atan Yeşiltepe'nin, Astellas'ın küresel standartlarını ve etik ilkelerini T-MEA bölgesinde daha da güçlendirmesi hedefleniyor. Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunu Yeşiltepe, kariyeri boyunca etik ve uyumun yanı sıra araştırma ve geliştirme ve farmakovijilans alanlarında da farklı sorumluluklar üstlendi. İlaç sektöründe 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Yeşiltepe, kariyerinin son 14 yılını bir AbbVie şirketi olan Allergan Aesthetics'te geçirdi. Ayrıca Avrupa ve Kanada Bölgesi bünyesinde Türkiye, İtalya, Yunanistan, İspanya ve Portekiz'den sorumlu Güney Bölgesi Uyum Direktör Yardımcısı olarak görev yaptı. Astellas Hakkında: Astellas, hastalar için değer yaratmayı hedefleyen; kendini yenilikçi bilimi dönüştürmeye adamış, küresel bir yaşam bilim şirketidir. Şirket, onkoloji, oftalmoloji, üroloji, immünoloji ve kadın sağlığı alanlarında dönüştürücü tedaviler sunmaktadır. Ar-Ge programları aracılığıyla Astellas, karşılanmamış tıbbi ihtiyaçların yüksek olduğu hastalıklara yönelik yeni sağlık hizmetleri çözümlerine öncülük etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alternatif Bank, Mart Ayına Yayılan Etkinliklerle “Birlikte Daha Eşit” Dedi Haber

Alternatif Bank, Mart Ayına Yayılan Etkinliklerle “Birlikte Daha Eşit” Dedi

“Birlikte Daha Eşit” yaklaşımıyla kurgulanan etkinlik serisi, farklı perspektifleri bir araya getirerek eşitlik konusunda çok boyutlu bir diyalog zemini oluşturdu. “Berber Dükkanı Sohbetleri”nde Erkeklik Normları ve Eşitsizlik Verileri Tartışıldı Program kapsamında, Yanındayız Derneği iş birliğiyle düzenlenen “Berber Dükkanı Sohbetleri”, toplumsal cinsiyet eşitliğine erkek perspektifinden yaklaşan dikkat çekici bir buluşma oldu. Erkeklik normlarının sembolik olarak temsil edildiği bir berber dükkanı kurgusunda gerçekleşen söyleşiye BK Partnership Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Karaçam, Esas Gayrimenkul CEO’su Cem Eriç ve Alternatif Bank Yapılandırma, Yasal Takip Genel Müdür Yardımcısı Seçkin Mutlubaş katıldı. Söyleşide toplumsal cinsiyet eşitliği, erkeklik kalıpları, iş hayatındaki görünmez engeller ve gündelik dile yerleşmiş önyargılar üzerinden ele alındı. Söyleşide paylaşılan veriler, eşitsizliğin boyutunu çarpıcı şekilde ortaya koydu. Kadınların iş gücüne katılım oranının erkeklerin yarısı seviyesinde kaldığı, üst yönetimlerde ise kadın temsilinin belirgin şekilde düştüğü vurgulandı. Ayrıca iş hayatında “cam tavan” olarak tanımlanan görünmez engellerin, kadınların kariyer yolculuğunu nasıl şekillendirdiği örneklerle ele alındı. Katılımcılar, eşitlik için erkeklerin üstlenmesi gereken rolün altını çizerek; dil kullanımından gündelik davranışlara kadar birçok alanda dönüşümün gerekliliğine dikkat çekti. Biz Bize Sohbetler, AppleTürkiye Ülke Müdürü Resan Yüner’i Ağırladı Etkinlik serisinin bir diğer buluşmasında, Alternatif Bank CEO’su Ozan Kırmızı’nın moderatörlüğünde AppleTürkiye Ülke Müdürü Resan Yüner ağırlandı. “Biz Bize Sohbetler” başlığıyla gerçekleşen buluşmada, Yüner’in bankacılıktan teknoloji sektörüne uzanan kariyer yolculuğu ve liderlik deneyimi katılımcılarla paylaşıldı. Yüner, kariyerinin erken dönemlerinde erkek egemen ortamlarda çalışmanın getirdiği zorluklara değinirken, kadınların iş hayatında daha talepkâr ve cesur olması gerektiğinin altını çizdi. Kadın liderlerin birbirini desteklemesinin önemine dikkat çeken Yüner, kapsayıcılık ve psikolojik güvenliğin güçlü kurum kültürlerinin temel unsurları arasında yer aldığını vurguladı. A’dan Z’ye Kadın Sağlığı Konuşuldu Alternatif Bank, farkındalık çalışmalarını yalnızca iş hayatıyla sınırlı tutmayarak kadın sağlığına da odaklandı. Acıbadem Hastanesi iş birliğiyle düzenlenen “A’dan Z’ye Kadın Sağlığı” webinarında, Dr. Ecem Eren kadınların yaşam döngüsü boyunca karşılaşabileceği sağlık konularını uzman bakış açısıyla ele aldı. “Daha eşit ve kapsayıcı bir kurum kültürünü güçlendirmeye devam edeceğiz.” Etkinliklerle ilgili bir değerlendirme yapan Alternatif Bank İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Bike Tarakcı şunları söyledi: “Alternatif Bank olarak eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılığı kurum kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Cinsiyet, yaş, deneyim ya da farklı bakış açıları gözetmeksizin herkesin kendini değerli hissettiği, potansiyelini ortaya koyabildiği ve eşit fırsatlara erişebildiği bir çalışma ortamı yaratmayı önemsiyoruz. Bizim için kapsayıcı bir kurum kültürü, yalnızca doğru politikalarla değil; çalışanların sesinin duyulduğu, farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü ve herkesin kendini özgürce ifade edebildiği bir anlayışla mümkün. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında çalışanlarımızla buluştuğumuz bu etkinlik serisini de bu yaklaşımın güçlü bir yansıması olarak görüyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliğini farklı boyutlarıyla ele alan, kadın liderliğine, iş hayatında kadın temsiline ve kadın esenliğine dikkat çeken bu buluşmalar, kurumumuz içinde farkındalığı artırırken daha kapsayıcı ve daha eşit bir gelecek için ortak bir diyalog alanı yarattı. Önümüzdeki dönemde de çeşitlilik ve kapsayıcılık alanında farkındalık yaratan çalışmalar hayata geçirmeye, daha eşit ve daha kapsayıcı bir kurum kültürünü güçlendirmeye devam edeceğiz.” Alternatif Bank Kadınları Eşitlik Mesajını Özel Bir Video ile Anlattı Alternatif Bank, Dünya Kadınlar Günü kapsamında gerçekleştirdiği etkinliklerin yanı sıra, kurum içindeki kadınların rolünü, katkısını ve gücünü görünür kılan özel bir video çalışmasına da imza attı. Banka çalışanlarının sesiyle hayat bulan video; cesaret, emek, karar alma ve dayanışma gibi değerler etrafında şekillenirken, kadınların iş hayatındaki çok boyutlu rolüne dikkat çekildi. Videoda, “Ben bir liderim”, “Ben bir bankacıyım”, “Ben bir anneyim” ve “Ben bir ekip arkadaşıyım” ifadeleriyle kadınların farklı kimlikleri bir arada taşıdığı vurgulanırken; strateji geliştirmeden dijital dönüşüme, risk yönetiminden satışa kadar bankanın tüm kritik fonksiyonlarında kadınların aktif rol aldığı güçlü bir anlatımla ortaya kondu. Alternatif Bank’ın kadın çalışan oranlarına da yer verilen videoda, çalışanların %52’sinin, satış ekiplerinin %57’sinin kadın olduğu; yönetim kademesinde ise kadın temsilinin %33, icra kurulunda ise %44 seviyesinde bulunduğu paylaşıldı. Video, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir” sözüyle son buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Atakum’da Vatandaşlara Genel Sağlık Taraması Haber

Atakum’da Vatandaşlara Genel Sağlık Taraması

Atakum Belediyesi, Samsun İl Sağlık Müdürlüğü ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen ‘Kadın Sağlığını Geliştirme Programı’ kapsamında Özgecan Kadın Danışma Merkezinde vatandaşlara yönelik genel sağlık taraması gerçekleştirildi. GENİŞ KAPSAMLI SAĞLIK HİZMETİ Program toplum sağlığını koruma, güçlendirme çalışmaları kapsamında 18 yaş üstü kadınlar ve 50 yaş üstü erkeklere yönelik düzenlendi. Uzman sağlık personeli eşliğinde kanser taramasına katılan vatandaşlar tansiyon, şeker ölçümü gibi hizmetlerden faydalanmanın yanı sıra kalp, böbrek, üreme sağlığı ve aile planlaması hakkında önemli bilgiler aldı. Kadınlar, programda rahim ağzı taramasına katılarak mobil kanser tarama aracında HPV ve DNA testi verdi. Kanserde erken tanı ve tedavi sürecine dikkat çekilen organizasyon, vatandaşlar tarafından büyük ilgi gördü. “KANSER TARAMALARINA KATILIMI DESTEKLEMEK İÇİN” OMÜ Halk Sağlığı Hemşireliği Ana Bilim Dalında görevli Dr. Öğretim Üyesi Figen Çavuşoğlu sağlık taraması hakkında şu bilgileri verdi: “Bu program öncelikle, 35-70 yaş aralığındaki tüm kadınların ve 50-70 yaş aralığındaki tüm erkeklerin, ulusal kanser tarama programı çerçevesinde erken tanı ve tarama programına katılımlarını desteklemek için düzenlendi. Aynı zamanda cinsel sağlık ve üreme sağlığı kapsamında aile planlaması, menopoz ve menopoza uyum, kalp sağlığını koruma, diyabetle yaşam gibi başlıklar altında hakkında kadınlarımızı bilinçlendirmek ve kadın sağlığını güçlendirmek için buradayız. Stantlar açtık ve sağlık uygulamaları yapıyoruz. Sağlık İl Müdürlüğünün mobil kanser tarama aracı var. Bu aracın içerisinde rahim ağzı kanserine yönelik HPV ve DNA testi için tarama yapılıyor. Bugünkü programımızın yanı sıra 10 Nisan’da Ömer Halisdemir Parkı’nda ve 24 Nisan’da da Çakırlar Korusunda olacağız.Tüm Atakumluları etkinliklere bekliyoruz. SAĞLIK TARAMALARI DEVAM EDECEK Atakum Belediye Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Şafak Ari Emir, programa yoğun katılım olmasından duydukları memnuniyeti ifade ederek “Bugün burada, kadın sağlığını güçlendirme başlığı altında OMÜ Halk Sağlığı ve Hemşirelik Bölümü öğrencileri ve İl Sağlık Müdürlüğü ile bir tarama programı gerçekleştirdik. Sağlık tarama programına, kadınların yoğun ilgisi oldu. Nisan ayı içerisinde 10 Nisan ve 24 Nisan tarihlerinde iki sağlık tarama faaliyeti gerçekleştireceğiz.” dedi. “ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZ” Özgecan Kadın Danışma Merkezinde sunulan sağlık tarama hizmetinden yararlanan vatandaşlar, “Bu tip etkinliklerin, kadın sağlığı ve kadının gelişimi açısından çok olumlu buluyoruz. Etkinliklerin devamını diliyoruz. Her bilgiye her zaman, her yerde ulaşamıyoruz. Ayağımıza gelen böyle bir hizmet için hem üniversitemize, Atakum Belediyesine ve İl Sağlık Müdürlüğüne çok teşekkür ediyoruz.” cümleleriyle memnuniyetlerini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayer’den Kadın Sağlığına Dikkat Çeken Kampanya Haber

Bayer’den Kadın Sağlığına Dikkat Çeken Kampanya

Kadın sağlığına ilişkin bazı konular toplumda o kadar yaygın yaşanıyor ki zamanla “kadın olmak böyle bir şey” düşüncesiyle sıradanlaştırılabiliyor. Bu durum, birçok kadının yaşadığı sorunları adlandırmasını, sorgulamasını ve gerektiğinde destek aramasını zorlaştırabiliyor. Kadın sağlığı alanında farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çeken Bayer Türkiye Kadın Sağlığı Lideri Beste Doğar, kampanyanın çıkış noktasını şöyle anlatıyor: “Kadınların hayatında tekrar eden bazı deneyimler zamanla ‘normal’ olarak kabul edilebiliyor. Oysa yaygın olması, bu durumların normal olduğu anlamına gelmiyor. #NormalDeğil kampanyamızla kadınların yaşam kalitelerini etkileyen durumların daha fazla konuşulmasını ve fark edilmesini desteklemeyi amaçlıyoruz.” Dünya Genelinde 1,5 Milyardan Fazla Kadın, Kadın Sağlığıyla İlgili Bir Sorun Yaşıyor Aşırı adet kanaması ve şiddetli adet sancısı gibi durumlar, kadınların iş hayatından sosyal yaşamlarına kadar birçok alanı etkileyebiliyor. Adet dönemine göre yapılan planlar, ağrı nedeniyle iptal edilen aktiviteler veya günlük hayatı sürdürebilmek için gösterilen ekstra çaba, pek çok kadın için sıradan bir rutine dönüşebiliyor. Araştırmalar, dünya genelinde 1,5 milyardan fazla kadının kadın sağlığıyla ilgili bir sorun yaşadığını gösteriyor. [1] Buna rağmen pek çok kadın yaşadıklarının bir sağlık sorununun işareti olabileceğini düşünmeden bu belirtileri “normal” kabul edebiliyor. Türkiye’de Kadınların Yaklaşık %38’i Şiddetli Adet Kanaması, %85’inden Fazlası ise Adet Ağrısı Yaşıyor Araştırmalar, Türkiye’de kadınların yaklaşık %38’inin hayatlarının bir döneminde şiddetli adet kanaması[2], %85’inden fazlasının ise adet döneminde ağrı yaşadığını gösteriyor. Buna rağmen birçok kadın yaşadığı bu belirtileri çoğu zaman “normal” kabul ederek günlük hayatının bir parçası haline getirebiliyor. Planlarını adet dönemine göre yapmak, ağrıya rağmen iş veya okul hayatını sürdürmeye çalışmak ya da sosyal aktivitelerini buna göre düzenlemek pek çok kadın için sıradan bir deneyime dönüşebiliyor. [3] Kadınların Sağlık Deneyimlerini Konuşabilmeleri Önemli Kadın sağlığı alanında farkındalık yaratmanın yalnızca yaşanan sorunları konuşmakla sınırlı olmadığını belirten Bayer Türkiye Kadın Sağlığı Lideri Beste Doğar, #NormalDeğil kampanyasının aynı zamanda Bayer’in global yaklaşımının da bir parçası olduğunu ifade ediyor: “#NormalDeğil, Bayer Kadın Sağlığı ekibi tarafından global olarak başlatılan WOMEN | Bayer yaklaşımının sahadaki güçlü bir yansıması. WOMEN | Bayer, kadınlara ulaşma ve onları destekleme konusundaki kararlılığımızı ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, kadınları anlamaya ve güçlendirmeye; kadın sağlığıyla ilgili mitler, yanlış anlamalar ve bilgi eksikliğiyle mücadele etmeye odaklanıyor.” Doğar, kampanya kapsamında kadınları www.women.bayer.tr üzerinden kendi deneyimlerini paylaşmaya da davet ettiklerini belirterek sözlerini şöyle tamamlıyor: “Kadın sağlığında ‘normal’in ne olduğunu ancak kadınlar kendi bedenlerini tanıdıkça ve deneyimleri görünür oldukça birlikte fark edebiliriz. Bu nedenle kadınların yaşadıkları deneyimleri paylaşabilecekleri ve doğru bilgiye erişebilecekleri bir alan oluşturmayı önemsiyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tekirdağ'da HPV Aşısı Projesi Kamuoyuna Tanıtıldı Haber

Tekirdağ'da HPV Aşısı Projesi Kamuoyuna Tanıtıldı

Büyükşehir Belediyesi ile Rotary Kulübü işbirliğinde yürütülen HPV Aşısı Projesi’nin Tanıtım ve Lansman Programı kamuoyuna duyuruldu. Toplum sağlığını korumayı amaçlayan ve geçtiğimiz günlerde ilk doz uygulamaları tamamlanan çalışma kapsamında, ihtiyaç sahibi çocuk ve gençlere sunulan ücretsiz HPV aşısı desteğinin detayları paylaşıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, projenin toplumsal dayanışma ayağına vurgu yapıldı. Protokol konuşmaları bölümünde söz alan Çorlu Rotary Kulübü Dönem Başkanı Av. Ayhan Civan ve Kırcaali Rotary Kulübü Geçmiş Dönem Başkanı Ömer Hüseyin, yerel yönetimle kurulan bu stratejik ortaklığın önemine değinerek projenin hayata geçmesindeki kararlılığı nedeniyle Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkürlerini sundular. Rotary 2420. Bölge Geçmiş Dönem Guvernörü Dr. İlter Ergürbüz de konuşmasında bu işbirliğinin sürdürülebilir bir halk sağlığı modeline dönüştüğünü belirtti. Programın bilimsel çerçevesini çizen Anne ve Çocuk Sağlığı Komite Başkanı Prof. Dr. Oya Gökmen ise HPV virüsünün sebep olduğu hastalıklar hakkında detaylı bilgiler paylaşarak, aşılama sürecinin hayati koruyuculuğunu verilerle aktardı. CANDAN BAŞKAN "SAĞLIĞIN DEĞERİ KAYBEDİLMEDEN ANLAŞILMALI" Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, bir hekim ve bir yerel yönetici olarak koruyucu sağlık hizmetlerinin hayati önemine dikkat çektiği konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Yerel yöneticiler olarak hayata geçirdiğimiz her proje bizim için çok kıymetli. Her açılışta, her hizmette bir sorunu daha çözmenin gururunu yaşıyoruz. Ancak konu sağlık olduğunda; özellikle kanser, gençler, çocuklar ve kadınlar söz konusuysa bu heyecan ve sorumluluk çok daha büyük hale geliyor. Bugün burada, işte bu anlayışla son derece önemli ve anlamlı bir adımı atmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Çünkü sağlığın değerini çoğu zaman kaybedince anlıyoruz. Oysa asıl olan, hastalanmadan önce önlem almak. Bir hekim olarak da koruyucu sağlık hizmetlerinin ne kadar hayati olduğunu çok iyi biliyorum. Önlemek, hem doğru, hem de en etkili yoldur." “NE MUTLU Kİ HPV’YE KARŞI KANSERİ ÖNLEYEBİLEN BİR AŞI MEVCUT” Projenin doğuş hikâyesini ve kapsamını anlatan Candan Başkan, "HPV, bazı kanser türlerine yol açabilen bir virüs. Ne mutlu ki HPV’ye karşı kanseri önleyebilen bir aşı mevcut. Bu yönüyle HPV aşısı son derece kıymetli. Bizler yol, altyapı, ulaşım gibi temel belediyecilik hizmetlerini yaparken, vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu her alanda da ‘bu bizim görevimiz değil’ diyerek geri duramayız. Nerede bir ihtiyaç varsa, orada olmayı görev biliriz. Bu proje, geçen yıl Rotary Kulübü ile yapılan bir sohbet sırasında filizlendi. Ardından üniversitemiz, hastanemiz, hekimlerimiz ve paydaşlarımızla büyük bir dayanışma ortaya kondu. Hiç kimse ‘olur mu’ demedi; herkes taşın altına elini koydu. Bugün bu projenin hayata geçmiş olmasının mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. "MADDİ İMKÂNSIZLIKLAR SAĞLIĞA ENGEL OLMAMALI" Kanserle mücadelede erken tanının önemine değinen Başkan Yüceer, kadın sağlığının toplumsal etkisine vurgu yaparak, "Ne yazık ki kanser vakalarında tanı çoğu zaman geç konuluyor. Bu da tedavi şansını azaltıyor. O nedenle önleyici sağlık hizmetleri ve erken tanı hayati öneme sahip. Özellikle kadın sağlığı konusunda bir aşı, bir kadının hayatını kurtarabiliyor. Bu da bir ailenin, hatta toplumun geleceğini korumak anlamına geliyor. Bu yola çıkarken şunu söyledik: Bir çocuğun, bir gencin, bir kadının sağlığı maddi imkânlarla sınırlı olmamalı. HPV aşısı pahalı bir aşı ve herkesin erişimi mümkün değil. İşte bu nedenle bu projeyi başlattık. Amacımız, maddi imkânsızlıklar nedeniyle kimsenin bu haktan mahrum kalmaması. 9-24 yaş aralığındaki gençlerimiz için başlattığımız bu uygulamaya sosyal.tekirdag.bel.tr adresinden başvuru yapılabiliyor. Aşılar, Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi’nde güvenli bir şekilde uygulanıyor" ifadelerini kullandı. Candan Başkan, konuşmasının sonunda kadınlara önemli bir çağrıda bulunarak, rahim ağzı kanseri başta olmak üzere birçok hastalıkta erken tanı ve düzenli sağlık taramalarının hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Aşıya yönelik tereddütlerin farkındalık ve doğru bilgilendirmeyle aşılabileceğini belirten Başkan Yüceer, bu kapsamda bilgilendirme ve eğitim çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceğini ifade ederek, “Kanser gibi ağır bir gerçekle karşı karşıyayız. Bu nedenle tüm kadınlarımızdan düzenli kontrollerini ihmal etmemelerini istiyorum. Erken tanı hayat kurtarır. Projeye katkı sunan Rotary Kulüpleri başta olmak üzere üniversiteye, hastaneye, hekimlere, sağlık emekçilerine ve tüm paydaşlara yürekten teşekkür ediyorum. Bu proje, ilk olsun ama son olmasın. Birlikte daha pek çok projeye imza atacağız” diye konuştu. Tanıtım ve lansman programı, katılımcıların projeye olan desteğini tescilleyen toplu fotoğraf çekimiyle sona ererken, belirlenen takvim doğrultusunda aşılamanın diğer dozlarının da titizlikle uygulanmaya devam edeceği belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.