Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kadın Yönetici

Kapsül Haber Ajansı - Kadın Yönetici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Yönetici haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bankacılık Sektöründe Kadın Çalışan Oranı Yüzde 51’e Ulaştı Haber

Bankacılık Sektöründe Kadın Çalışan Oranı Yüzde 51’e Ulaştı

Raporda, bankacılık sektöründeki kadın çalışanlara dair güncel veriler ile genel istihdam ve farklı alanlardaki kadın temsiline ilişkin bilgiler yer alıyor. Türkiye’de 15 yaş ve üzeri kadınların istihdama katılım oranı Aralık 2025 itibarıyla yüzde 33 olarak gerçekleşti. TBB’nin üye bankalarından derlediği verilere göre ise bankacılık sektöründe kadın çalışan oranı yüzde 51’e yükseldi. Bu veriler, kadınların iş gücündeki güçlü varlığını ve bankacılık sektöründeki etkin temsilini ortaya koyuyor. TBB bünyesinde de benzer bir tablo söz konusu. 2025 yıl sonu itibarıyla TBB’de kadın çalışan oranı yüzde 54, kadın yönetici oranı ise yüzde 41 olarak kaydedildi. Üst yönetimde kadın temsili artıyor Bankaların üst yönetim kademelerinde kadın temsilindeki artış sürüyor. 2015 yılında 93 olan kadın üst düzey yönetici sayısı, 2025 itibarıyla 162’ye ulaştı. Son on yılda kadın yöneticilerin oranı 8 puan artarak yüzde 21’e yükseldi. Kadın çalışanların eğitim seviyesi yüksek Bankacılık sektöründe kadın çalışanlar, eğitim düzeyleriyle öne çıkıyor. 2025 yıl sonu itibarıyla, kadın çalışanların yüzde 95’i yükseköğretim mezunu veya lisansüstü eğitim almış durumda. “Bankalarda Kadın Çalışanlar” raporuna Türkiye Bankalar Birliği’nin www.tbb.org.tr adresli internet sitesindeki Araştırma ve Sunumlar bölümünden ulaşılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bilkom, Kadın Yönetici Oranında Küresel Ortalamanın İki Katını Aştı Haber

Bilkom, Kadın Yönetici Oranında Küresel Ortalamanın İki Katını Aştı

Küresel teknoloji sektörü, kadın temsiliyetinde kritik bir dönemeçten geçiyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu, STEM (bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik) alanlarında kadın istihdamının %29,2 ile sınırlı kaldığını gösteriyor. Yönetim kademesine çıkıldığında bu oran daha da düşüyor. Deloitte verilerine göre, büyük teknoloji şirketlerinde kadın liderlerin oranı küresel ölçekte yaklaşık %25 seviyesinde seyrediyor. Teknik uzmanlık gerektiren alanlarda eşitsizlik daha da derinleşiyor. WEF verileri, yapay zeka ve yazılım mühendisliği gibi kritik rollerde kadın temsilinin %12’ye kadar gerilediğini ortaya koyarken, Eurostat Avrupa’daki ICT uzmanları arasında kadın oranının %19,4 olduğunu bildiriyor. Türkiye’deki tablo ise yüksek bir potansiyele rağmen benzer bir duruma işaret ediyor. TÜBİSAD ve Deloitte iş birliğiyle hazırlanan Teknoloji Sektöründe Kadın Raporu, teknoloji odaklı kadın istihdamının yaklaşık %30 seviyesinde olduğunu ortaya koyuyor. Yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranının %68,9 olduğunu gösteren TÜİK’in İstatistiklerle Kadın araştırması ise değerlendirilmeyi bekleyen önemli bir nitelikli iş gücü potansiyeline dikkat çekiyor. Sektör Ortalamalarının Ötesine Geçen Bir Temsiliyet Modeli Bilkom, bu küresel ve yerel tablo içinde ortalamaları belirgin biçimde aşan bir yaklaşım sergiliyor. Şirkette kadın çalışan oranı %58 seviyesine ulaşırken, yönetim kademesindeki %62’lik kadın temsili teknoloji sektöründe nadir görülen bir tabloya işaret ediyor. Bu oran, küresel teknoloji şirketlerindeki yaklaşık %25’lik liderlik ortalamasının iki katından fazlasına karşılık geliyor ve stratejik karar alma süreçlerinde kadınlara güçlü bir temsiliyet zemini oluşturuyor. Kurumsal kültürün etkisi çalışan deneyimine de yansıyor. Bilkomlu kadın profesyonellerin %80’i kariyer yolunun açık olduğunu ve ilerlemek için önünde bir engel olmadığını düşünüyor. Bu veri, şirketin eşitlikçi yaklaşımının istatistiklerin ötesinde eşitlik algısı düzeyinde de karşılık bulduğunu gösteriyor. Sürdürülebilir Eşitlik İçin Sistematik İnsan Kaynakları Yaklaşımı Bilkom’un ulaştığı yüksek temsiliyet oranları, kurumsal ölçekte tasarlanmış bir insan kaynakları yaklaşımının sonucu. Koç Holding liderliğinde yürütülen “Ülkem İçin Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekliyorum” programıyla uyumlu hareket eden Bilkom, eşitliği kültürel bir değer olmanın ötesine taşıyarak operasyonel bir prensip haline getiriyor. Liderlik rollerine yönelik yedekleme planlarında kadın adayların bulunmasını zorunlu kılan Bilkom, işe alım ve yönetici atamalarında çeşitliliği stratejik bir performans göstergesi olarak ele alıyor. Bu yaklaşım, temsiliyetin yalnızca mevcut tabloyu değil, gelecekteki organizasyon yapısını da şekillendirmesini sağlıyor. Bilkom, 2026 vizyonu kapsamında teknoloji ekosistemindeki öncü konumunu korumayı ve kadınların liderlikteki rolünü daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Eşitlikçi temsiliyetin rekabet gücü ve sürdürülebilir kurumsal başarı açısından kritik olduğunu vurgulayan Bilkom İnsan Kaynakları Direktörü Gamze Yücel Genç, şu değerlendirmede bulundu: “Bilkom için kurumsal performansın ayrılmaz bir parçası olan çeşitliliğin karar alma süreçlerini zenginleştirdiğine ve sürdürülebilir başarının temelini oluşturduğuna inanıyoruz. Bu nedenle Bilkom’da kapsayıcı liderliği bir hedeften ziyade organizasyonumuzun işleyiş biçimi olarak konumlandırıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadınların İşgücüne Katılımında Alarm:  Artış Var Ama İvme Kayboluyor Haber

Kadınların İşgücüne Katılımında Alarm: Artış Var Ama İvme Kayboluyor

. İstinye Üniversitesi iktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Figen Yıldırım’ın verdiği bilgilere göre veriler, sorunun yalnızca istihdam yaratmakla çözülemeyeceğini; bakım yükü, cam tavan ve ücret eşitsizliği gibi yapısal engellerin eş zamanlı ele alınması gerektiğini gösteriyor. Kadınların işgücüne katılım oranı, bir ülkenin yalnızca ekonomik performansını değil, aynı zamanda toplumsal eşitlik düzeyini ve sosyal politikalarının etkinliğini de yansıtan temel göstergelerden biri. Küresel ölçekte kadın istihdamında artış eğilimi sürse de son yıllarda bu ivmenin yavaşladığı görülüyor. İstinye Üniversitesi iktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Figen Yıldırım’ın verdiği bilgilere göre, Türkiye’de kadınların işgücüne katılımı artmakla birlikte hem dünya hem de Avrupa Birliği ortalamalarının gerisinde kalıyor. Uzmanlara göre tablo, kadınların istihdama erişiminde ve kariyer ilerlemesinde süregelen yapısal sorunlara işaret ediyor. “Kadınların iş gücüne katılım artışı yavaşladı” Kadınların işgücüne katılım oranı artışının son yıllarda yavaşladığını belirten Prof. Dr. Figen Yıldırım, şunları söyledi: “Kadınların işgücüne katılım oranı, çalışma çağındaki kadın nüfusun ne kadarının istihdamda ya da aktif olarak iş aradığını gösteren temel bir göstergedir. Bu oran, yalnızca ekonomik büyümeyi değil, aynı zamanda toplumsal eşitlik, eğitim düzeyi ve sosyal politika etkinliğini de yansıtır. Dünya genelinde, kadınların işgücüne katılım oranı uzun vadede artış eğiliminde olmakla birlikte son yıllarda bu artışın belirgin biçimde yavaşladığı görülmektedir. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Dünya Bankası verilerine göre, küresel kadın işgücüne katılım oranı bugün yaklaşık yüzde 50 düzeyindedir. 2014 sonrası dönemde özellikle gelişmekte olan ülkelerde artış sürmüş, ancak pandemi sonrası toparlanma süreci bu ivmeyi sınırlamıştır. Küresel ölçekte hâlâ erkeklerle kadınlar arasında yaklaşık 18–20 puanlık bir katılım farkı bulunmaktadır.” Türkiye’de kadınların işgücüne katılımı artış gösteriyor “Türkiye’de kadınların işgücüne katılımı, 2000’li yılların başına kıyasla artmış olsa da bu artış yavaş ve kırılgan bir seyir izlemektedir” diyen Yıldırım, şöyle devam etti: “Dünya Bankası ve TÜİK verilerine göre Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı 2002’de yaklaşık yüzde 27,9 iken 2023’te yüzde 35,8’e, 2024 itibarıyla ise yaklaşık yüzde 36 düzeyine yükselmiştir. Bu durum uzun vadede bir ilerlemeye işaret etse de, son beş yılda artış hızının belirgin biçimde düştüğü görülmektedir. Pandemi dönemi kadın istihdamını olumsuz etkilemiş, toparlanma ise sınırlı kalmıştır. Dolayısıyla Türkiye’de eğilim yön olarak yukarı, ancak hız açısından zayıflamış durumdadır. Ancak bu oranları yalnızca toplam katılım üzerinden okumak yeterli değildir. Alt kırılımlara bakıldığında tablo daha çarpıcıdır. Türkiye’de kadın istihdam oranı yaklaşık yüzde 31–35 bandında seyrederken, kadınların yönetici pozisyonlarındaki payı yüzde 20’ler düzeyindedir. Bu oran, Avrupa Birliği ülkelerinin belirgin biçimde gerisindedir. Başka bir ifadeyle, Türkiye’de kadınlar istihdama girmekte zorlandıkları gibi, girdiklerinde de yukarı doğru ilerlemede ciddi bir ‘cam tavan’ ile karşılaşmaktadır.” “AB’de kadınların istihdam oranı yüzde 70,8 düzeyine ulaşmış durumda” Avrupa Birliği ülkelerinde farklı bir tablo olduğuna dikkat çeken Profesör, “Avrupa Birliği ülkelerinde ise tablo farklıdır. Eurostat verilerine göre AB’de kadınların istihdam oranı yüzde 70,8 düzeyine ulaşmış durumdadır. Kadınların işgücüne katılımı yüksek ve istikrarlıdır. Ayrıca son on yılda beyaz yaka kadın istihdamı düzenli biçimde artarken, mavi yaka kadın istihdamının payı azalmaktadır. Bu durum, Avrupa’da mesleki dönüşümün ve nitelikli istihdama geçişin kadınlar açısından daha sistematik biçimde yönetildiğini göstermektedir. Buna karşın AB ülkelerinde de kadınların üst ve karar verici pozisyonlarda temsili, toplam istihdam içindeki paylarına kıyasla daha düşüktür. Yani Avrupa’da temel sorun istihdama katılım değil, yüksek düzeyli görevlerde eşit temsil meselesidir. Türkiye ile Avrupa arasındaki fark tam da bu noktada belirginleşmektedir. Avrupa’da sorun daha çok ‘yükseliş’, Türkiye’de ise hem ‘katılım’ hem ‘yükseliş’tir. Türkiye’de kadınlar istihdamda nicel olarak sınırlı temsil edilirken, nitel olarak da yönetim kademelerinde yoğun bir ayrışma yaşamaktadır. 2014–2023 döneminde beyaz yaka kadın istihdamı artmış olsa da bu artış yönetici pozisyonlarına aynı oranda yansımamıştır” dedi. “Kadın yönetici oranının yüzde 20’lerde” Kadınlar iş dünyasında karşılaştığı en büyük zorluklarla ilgili de bilgi veren Prof. Dr. Yıldırım, şöyle konuştu: “Kadınların iş dünyasında karşılaştığı sorunlar tek bir başlık altında toplanamaz; yapısal, kültürel ve kurumsal engeller iç içedir. Türkiye’de kadınların işgücüne katılımı artış eğiliminde olsa da hâlâ AB ve dünya ortalamalarının oldukça altındadır; bu da sorunun yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını göstermektedir. En temel sorunlardan biri bakım yükünün büyük ölçüde kadınların üzerinde olmasıdır. Çocuk, yaşlı ve hasta bakımına yönelik kamusal hizmetlerin yetersizliği ile esnek çalışma modellerinin yaygın olmaması, kadınların istihdama katılımını ve işte kalıcılığını olumsuz etkilemektedir. Bir diğer önemli alan kariyer ilerlemesidir. Kadınlar istihdama girseler bile yönetici pozisyonlara yükselmede ciddi bir cam tavanla karşılaşmakta; kadın yönetici oranının yüzde 20’lerde kalması bu durumu ortaya koymaktadır. Toplumsal cinsiyet rolleri, görünmez önyargılar ve ücret eşitsizliği de bu tabloyu pekiştirmektedir. AB ve küresel örnekler, kalıcı ilerlemenin eğitim, bakım altyapısı, esnek çalışma ve eşitlikçi politikaların birlikte uygulanmasıyla mümkün olduğunu göstermektedir. Bu doğrultuda kadın istihdamını destekleyen ekosistemler ve buna özgü üretim alanları geliştirilmelidir.” “Ücret eşitsizliği kader değildir” “Türkiye’de cinsiyete dayalı ücret farkı, bireysel bir adaletsizlikten çok yapısal bir eşitsizliktir” diyen Yıldırım, şöyle devam etti: “TÜİK ve OECD verilerine göre kadınların ortalama kazancı erkeklere kıyasla yaklaşık yüzde 15–20 daha düşüktür. Eğitim düzeyi yükseldikçe fark azalsa da tamamen ortadan kalkmamaktadır. Bu durum, sorunun doğrudan ‘aynı iş–aynı ücret’ ihlalinden ziyade dolaylı ve yapısal mekanizmalarla ortaya çıktığını göstermektedir. Ücret farkının temel nedenlerinden biri kadınların daha düşük ücretli sektör ve pozisyonlarda yoğunlaşmasıdır. Kadınlar daha çok hizmet sektöründe, kayıt dışı ya da yarı zamanlı işlerde yer alırken; erkekler ücret ve terfi imkânı daha yüksek alanlarda çalışmaktadır. Dolayısıyla fark çoğu zaman aynı unvandan değil, farklı kariyer yollarından kaynaklanmaktadır. Bir diğer önemli neden kariyer kesintileridir. Çocuk ve bakım sorumlulukları nedeniyle kadınlar iş yaşamına ara verebilmekte, daha yavaş terfi etmekte ya da daha düşük ücretli esnek işleri tercih etmek zorunda kalmaktadır. Buna ek olarak, yönetici pozisyonlarda kadınların düşük temsili, görünmez önyargılar, ücret pazarlığında dezavantaj ve şeffaf olmayan ücret politikaları da farkı derinleştirmektedir. Uluslararası örnekler bu sorunun çözülebilir olduğunu göstermektedir. İzlanda’da eşit ücret belgelendirme zorunluluğu, AB’de ise 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek ücret şeffaflığı düzenlemeleri ücret farkının azaltılmasında etkili araçlardır. İskandinav ülkelerinde babalık izninin zorunlu ve devredilemez olması da kadınların kariyer kesintilerini azaltarak uzun vadede ücret eşitsizliğini düşürmüştür. Türkiye’de ücret eşitsizliğinin azaltılması için ücret şeffaflığının artırılması, objektif ücret ve terfi sistemlerinin kurulması, düzenli ücret eşitliği analizlerinin yapılması ve kadınların yönetici pozisyonlara yükselmesini destekleyen politikaların güçlendirilmesi kritik önem taşımaktadır. Sonuç olarak, ücret eşitsizliği kader değildir; kamu ve özel sektörün eş zamanlı ve kararlı adımlarıyla kalıcı biçimde azaltılabilir.” “Bütüncül ve kararlı bir dönüşüm iradesi gerekli” Prof. Dr. Figen Yıldırım, daha fazla kadının iş gücüne katılımı alınabilecek önlemlerle ilgili ise şunları söylüyor: “Türkiye’nin kadın istihdamında gerçek bir sıçrama yapabilmesi için parça parça çözümler yerine bütüncül ve kararlı bir dönüşüm iradesi gerekmektedir. Yalnızca istihdam yaratmak yeterli değildir; kadınların işgücüne katılımını sınırlayan yapısal engeller eş zamanlı ele alınmalıdır. Bu noktada bakım yükünü hafifletecek kamusal mekanizmaların güçlendirilmesi, özellikle yaygın kreşler ve yaşlı bakım hizmetleri, kadın istihdamında en hızlı ve kalıcı etkiyi yaratmaktadır. İkinci kritik alan, esnek ama güvenceli çalışma modellerinin yaygınlaştırılmasıdır. Uzaktan çalışma, esnek saatler ve sosyal güvenceden kopmayan yarı zamanlı istihdam, özellikle eğitimli kadınların işgücünde kalıcılığını artırmaktadır. Avrupa Birliği deneyimleri, bu modellerin kadın istihdamını istikrarlı biçimde yükselttiğini göstermektedir. Ancak kalıcı dönüşüm, kadınların yönetici ve karar alma pozisyonlarına erişimiyle mümkündür. Şeffaf terfi sistemleri, mentorluk programları ve üst yönetimde cinsiyet dengesi hedefleri; ücret eşitsizliği ve cam tavan sorununu azaltan en etkili araçlardır. Bu çerçevede USİKAD ve İstinye Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen Kadın Organize Sanayi Bölgesi projesi, kamu, özel sektör ve akademiyi bir araya getiren bütüncül bir model sunmaktadır. Kadın OSB; bakım altyapısı, nitelikli istihdam ve liderlik programlarıyla kadınların üretimden yönetime uzanan değer zincirine katılımını hedefleyen ölçeklenebilir bir iş birliği örneğidir. Kadın odaklı kamu ve özel sektör projelerinin yaygınlaşması, yalnızca farkındalık değil, kalıcı çözüm üretir. Gerçek eşitlik ise kız çocuklarını ailede söz sahibi bireyler ve iş yaşamında güçlü aktörler olarak yetiştirmekle başlar.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yenişehirli Kadınlar Geçmişe de Geleceğe de Sahip Çıkıyor Haber

Yenişehirli Kadınlar Geçmişe de Geleceğe de Sahip Çıkıyor

Belediye meclis toplantısı, kadın meclis üyeleri tarafından yönetildi; geçmişin öncü kadınları anıldı, eşit kent vizyonu vurgulandı. Yenişehir Belediye Meclisi Kadın ve Aile Çocuk Komisyonu’nun organize ettiği programda, kadınların kamusal hayattaki rolü, yerel yönetimlerdeki temsili ve Mustafa Kemal Atatürk’ün bu alandaki devrimci mirası ön plana çıktı. Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezinde düzenlenen program kapsamında Türkiye’nin ve dünyanın öncü kadınlarının fotoğraflarından oluşan sergi de açıldı. Meclis toplantısının ardından düzenlenen programda konuşan Mersin Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, katılımcıları“Kentimizin seçilmiş, emektar, güzel yürekli kadınları” sözleriyle selamladı. Mustafa Kemal Atatürk’ü“dünyanın en büyük devrimcisi” olarak tanımlayan Özyiğit, kadınların yönetimdeki gücüne dikkat çekti. Belediyedeki kadın yönetici oranını paylaşan Özyiğit, “Belediyemizin 28 müdürünün 16’sı kadın. Kadına bakış konusunda önemli bir noktadayız ancak bununla yetinmemeli, daha da ileri taşımak zorundayız.” dedi. Başkan Özyiğit, sözlerini “Atatürk’ün çizdiği aydınlık yolda yürümeye devam edin.”çağrısıyla tamamladı. MECLİS KÜRÜSÜNDE CUMHURİYETİN KADINLARI Yenişehir Belediye Meclisinin Aralık Ayı İkinci Olağan Toplantısını yöneten Meclis Üyesi Nazlı Hilbin Doğan ise“Mustafa Kemal Atatürk sayesinde, seçilmiş ve genç bir kadın olarak bugün burada oturabiliyorum.”dedi. Kadınların siyasal hayattaki kazanımlarının Cumhuriyetin en büyük miraslarından biri olduğunu vurgulayan Doğan, “Ulu Önder Atatürk’ün 91 yıl önce biz kadınlara tanıdığı seçme ve seçilme hakkı için bir kez daha minnet ve şükranlarımı sunuyorum.”ifadelerini kullandı. “5 ARALIK, BİR DEVRİMİN TARİHİDİR” Kadın ve Aile Çocuk Komisyonu Başkanı Ülker Bulut da konuşmasında 5 Aralık 1934’ün tarihsel anlamına dikkat çekti. Bulut, “Bugün burada yalnızca bir tarihi anmak için değil, Cumhuriyetin kadınlara açtığı ufkun büyüklüğünü yeniden düşünmek için bir aradayız.” dedi.“5 Aralık 1934, bir takvim yaprağından ibaret değildir”diyen Bulut,“Bu tarih; yüzyılların sessizliğini yırtan, toplumun yarısını görünür, söz sahibi ve karar verici kılan bir devrimin adıdır.” sözleriyle konuşmasını tamamladı. MUHTAR ÇELİKTEN: “KADINLAR EL ELE VERDİĞİNDE ŞEHİRLER DEĞİŞİR” Programa katılan Bahçelievler Mahalle Muhtarı Gülcan Çelikten de dayanışma mesajı verdi. Çelikten, “Kadın muhtarlarımızla, seçilmiş kadınlarla ve onları destekleyen kadınlarla birlikte olmak büyük bir mutluluk.”dedi.“Kadınlar el ele verdiğinde sadece şehirler değil, ülke değişir.”vurgusu yapan Çelikten, “Şehrimizin daha güzel yarınlara ulaşacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı. ÖNCÜ KADINLARA SAYGI Program, fuaye alanında açılan, Türkiye’den ve dünyadan öncü kadınların fotoğraflarının yer aldığı serginin gezilmesiyle sona erdi. Sergi, kadınların tarih boyunca verdikleri mücadelenin ve kazandıkları hakların toplumsal hafızada canlı tutulması açısından büyük ilgi gördü.

COLIN’S Üçüncü Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı Haber

COLIN’S Üçüncü Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı

Şirket, 2030 yılına kadar enerji tüketiminin tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılama, kadın yönetici oranını %50’ye yükseltme ve mağaza sayısını 35 ülkede 800’e çıkarma hedefiyle dikkat çekiyor. COLIN’S, yayınladığı üçüncü Sürdürülebilirlik Raporu’nda 2024 yılı boyunca çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında kaydedilen gelişmeleri ve 2030 vizyonunu paylaştı. Raporda yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, etik tedarik zinciri, çeşitlilik ve sürdürülebilir tasarım alanlarında somut adımlar öne çıkıyor. COLIN’S Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, 2024 yılının hem finansal hem de sürdürülebilirlik açısından güçlü bir yıl olduğunu vurgulayarak, “Bu büyümeyi yalnızca ekonomik başarıyla değil, çevreye ve topluma karşı duyduğumuz sorumlulukla da destekledik. ‘Gezegenden ve İnsandan Sorumluyuz’ yaklaşımımız doğrultusunda sürdürülebilirlik ilkelerini iş süreçlerimizin odağına yerleştirdik” dedi. Hazır giyimi sorumlu giyime dönüştürme hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmaların yalnızca üretim süreçleriyle sınırlı olmadığını belirten Yavuz Eroğlu, “Attığımız adımlar tedarik zincirimizden müşteri deneyimimize, dijitalleşme projelerimizden inovatif çözümlerimize kadar uzandı. Karbon ayak izimizi azaltmaya, kaynak kullanımında verimliliği artırmaya, sosyal etkilerimizi daha olumlu hale getirmeye yönelik çalışmalarımıza hız kazandırdık” diye konuştu. Yenilenebilir enerjide güçlü adım COLIN’S, sürdürülebilirlik yolculuğunda en somut adımlarından birini enerji alanında attı. Şirket, 2024 yılında aldığı çağrı mektubuyla Niğde’de 2,5 MW kurulu güce sahip Arazi Tipi Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımına başlıyor. Bu proje sayesinde faturası doğrudan COLIN’S’e ait olan 49 mağaza ile Türkiye’deki lojistik ve dağıtım üssü COLIN’S Dağıtım Merkezi’nin elektrik ihtiyacının tamamı güneşten karşılanacak. Yıllık 5,5 milyon kWh elektrik üretimi öngörülen santral, yaklaşık 30 milyon TL’lik enerji maliyetini yenilenebilir kaynaklardan karşılayacak. COLIN’S, proje devreye alındığında, 49 mağaza ve COLIN’S Dağıtım Merkezi’nin elektrik giderlerini sıfırlamayı ve karbon salımını önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor. Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı şirketi koruyacak olan yatırım, COLIN’S’in 2030’da tüm enerji tüketimini yenilenebilir kaynaklara dayandırma vizyonunun da ilk büyük ölçekli uygulaması olma özelliğini taşıyor. Mağazalarda enerji yönetim sistemi COLIN’S, mağaza operasyonlarını dönüştürerek 2024’te 44 mağazasını daha enerji yönetim sistemine entegre etti ve böylece toplam mağazalarının %80’i sisteme dahil edildi. Enerji verimliliğine yönelik bu hamle çevresel etkileri azaltırken finansal katkı da sağladı. 6,5 milyon TL’lik yatırım sayesinde yalnızca bir yılda 650.000 kWh tasarruf elde edildi. Enerji yönetim sistemine yönelik yatırımlar, COLIN’S’in çevresel etkisini azaltma hedefini somut biçimde destekledi. Sağlanan enerji tasarrufu sayesinde önemli miktarda karbon salımı engellendi; bu etki, binlerce ağacın yıllık karbon tutumuna eşdeğer bir fayda yarattı. Böylece hem çevreye duyarlı bir operasyon modeli güçlendirildi hem de 2024 yılı itibarıyla 4 milyon TL’ye ulaşan bir finansal tasarruf sağlandı. Enerji yönetim sistemleri, mağazalardaki aydınlatma, iklimlendirme ve tüm cihazların gerçek zamanlı izlenip optimize edilmesini mümkün kılıyor. Böylece gereksiz tüketim önleniyor, şirketin karbon ayak izi kayda değer ölçüde azalıyor. Ürünlerde sürdürülebilir yenilikler COLIN’S, moda koleksiyonlarında çevreye duyarlı üretimi güçlendirmeye devam ediyor. 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre şirket, doğal kaynak tüketimini azaltan ve ürünlerin ömrünü uzatan yenilikçi projeleri devreye aldı. Bunların başında, 2024’te İlkbahar-Yaz ve Sonbahar-Kış sezonlarında toplam 616 bin 134 adet erkek dış giyim ürününün %77’sine ve kadın dış giyim ürünlerinde toplam 344 bin 828 adedin %73’üne uygulanan Su İticilik Apre Projesi geliyor. Bu teknoloji, ürünleri suya ve kire karşı daha dayanıklı hale getirirken, daha az yıkanma ihtiyacı sayesinde su ve enerji tasarrufu sağlıyor ve ürün ömrünü uzatıyor. Uzun süredir sürdürülen Ekolojik Jeans Koleksiyonu, inovatif yıkama teknikleriyle denimde su, enerji ve kimyasal tüketimini önemli ölçüde azalttı. Color Denim Koleksiyonu ise, top boyama teknikleri ve çevre dostu boyarmaddelerle hem trend hem de doğa dostu tasarımlar sundu. Elyaf kullanımında da son yıkama yerine viskon, modal, polyester ve poliamid gibi yumuşak dokulu elyaflar tercih edilerek su ve kimyasal tüketimi düşürüldü. Ayrıca COLIN’S Dağıtım Merkezi’nin aldığı Sıfır Atık Belgesi ve tüm aksesuar etiketlerinde FSC sertifikalı kâğıtlara geçiş doğal kaynakların korunmasında önemli bir adım oldu. 1,1 milyon kolinin 401 bini yeniden kullanıldı COLIN’S, sürdürülebilirlik stratejisinin önemli ayaklarından biri olan atık yönetiminde dikkat çekici sonuçlar elde etti. 2022’de dağıtım merkezinde başlayan Sıfır Atık uygulaması, 2023’te cadde mağazalarına da yaygınlaştırıldı; ayrıştırma alanları kurularak geri dönüştürülebilir malzeme oranı artırıldı. 2024’te yapılan 1,1 milyon koli sevkiyatının 401 bini yeniden kullanıldı. Bu süreçte yeniden kullanılan koliler sayesinde önemli miktarda karton tasarrufu sağlandı ve yapılan hesaplamalara göre yaklaşık 2.700 ağacın kesilmesini önlemekle eşdeğer bir çevresel fayda elde edildi. Bu uygulama hem maliyetlerde hem de çevresel etkilerde tasarruf sağladı. Ayrıca mağaza donanımlarında geri dönüştürülmüş ahşap, doğal mankenler ve geri dönüştürülmüş askılar tercih edilerek çevre dostu tasarım anlayışı benimsendi. COLIN’S’te kadın yönetici oranı %33’e yükseldi COLIN’S, insan kaynağını sürdürülebilirlik stratejisinin merkezine koyarak çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılıkta önemli ilerlemeler kaydetti. 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre kadın yönetici oranı %33’e yükseldi; bu artış, liderlik pozisyonlarında kadın temsilini güçlendirme hedefine doğru atılmış önemli bir adım oldu. Şirket, işe alımlarının %14’ünü yeni mezunlardan gerçekleştirerek genç yeteneklere fırsat sundu. Ayrıca çalışan gelişimine yönelik yatırımlar kapsamında 2024’te 135.732 saat eğitim ve 2.650 saat iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildi. Dijitalleşmeye 3,1 milyon dolarlık yatırım COLIN’S, dijitalleşmeyi müşteri deneyimini güçlendiren, operasyonel verimliliği artıran ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir alan olarak konumlandırıyor. 2024’te dijitalleşme ve inovasyona yapılan 3.1 milyon dolarlık yatırım sayesinde iş süreçleri optimize edildi, enerji tüketimi azaltıldı, kaynak yönetimi iyileştirildi ve karbon ayak izi küçültüldü. Dijital dönüşüm vizyonu üretim ve operasyonun ötesine geçerek İnsan Kaynakları’na da taşındı. Bu kapsamda uygulanan Dijital Olgunluk Projesi, süreçlerin teknik ve kültürel dönüşüm düzeyini analiz ederek çalışan deneyimini güçlendirdi ve kurumsal verimliliği artırdı. Toplumsal katkı stratejinin merkezinde COLIN’S, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel ve ekonomik boyutlarıyla değil, toplumsal fayda yaratarak da hayata geçiriyor. 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre şirket, iş stratejilerini toplumsal gelişimle birlikte kurguluyor ve bu sorumluluğu paydaşlarıyla şeffaf biçimde paylaşıyor. Toplumsal katkı, müşterilerin ötesinde çalışanlar, tedarikçiler, gençler ve geniş toplulukları kapsıyor. Bu kapsamda üniversite öğrencilerinin kariyer yolculuklarına destek sağlayan projeler yürütülüyor, genç yeteneklerin yaratıcılıklarını ortaya koyabilecekleri platformlar oluşturuluyor. Etik ve sorumlu tedarik COLIN’S, sürdürülebilirlik vizyonunu tedarik zincirinde de somut adımlarla hayata geçiriyor. Etik değerlere bağlı, çevre dostu tedarikçilerle iş birlikleri kurarak gezegenin korunmasına ve işin geleceğinin güvence altına alınmasına katkı sağlıyor. Sürdürülebilirliğe bütüncül bakış COLIN’S, sürdürülebilirliği enerji verimliliğinden döngüsel tasarıma, etik tedarikten toplumsal yatırımlara ve dijitalleşmeye uzanan çok boyutlu bir dönüşüm alanı olarak ele alıyor. Şirket, tüm operasyonlarını çevresel sorumluluk, toplumsal fayda ve uzun vadeli değer yaratma ilkeleri doğrultusunda yeniden şekillendiriyor. COLIN’S, attığı her adımı yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların dünyasına duyduğu sorumluluğun bir parçası olarak görüyor; sürdürülebilir modayı herkes için erişilebilir kılmayı hedefliyor.

Muğla Büyükşehir, Kadınların Güvenli Limanı Oldu Haber

Muğla Büyükşehir, Kadınların Güvenli Limanı Oldu

Muğla Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi’nin 1 yıllık değerlendirme toplantısı Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, Cemiyet Başkanları ve basın mensupları katıldı. Değerlendirme toplantısında konuşan Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Dr. Özge Demirel, kadın politikalarının yalnızca bir sosyal hizmet alanı değil, aynı zamanda “yaşamı eşitleme politikası” olduğunu vurguladı. Kadınların ve Çocukların Güvenli Alanı: Emin Eller Muğla Büyükşehir Belediyesi, kadınların istihdamını desteklemek ve çocukların okul öncesi eğitim hakkını güvence altına almak amacıyla Emin Eller çatısı altında 6 gündüz bakımevini hizmete açtı. 2-6 yaş grubundaki çocuklara bakım, eğitim ve gelişim desteği sunulan bu merkezlerde şu ana kadar 848 çocuk faydalandı. Kadın Sığınmaevi Hizmete Açıldı Kadınların ve çocukların güvenli bir ortamda yaşamlarını sürdürebilmesi amacıyla Kadın Sığınmaevi hizmete girdi. 19 kadın ve 9 çocuğun yararlandığı merkezde sosyal, psikolojik ve hukuki destekler sunularak kadınların yeniden güçlü bir şekilde topluma katılımı sağlanıyor. Gezici Da(ya)nışma Otobüsü Yollarda İl genelinde kadınların sosyal hizmetlere erişimini kolaylaştırmak amacıyla Gezici Da(ya)nışma Otobüsü hizmete başladı. Otobüs, kadınlara danışmanlık, bilgilendirme ve destek hizmetleri sunarak kırsal mahallelere kadar ulaşıyor. Eşitlikte Öncü Belediye Muğla Büyükşehir Belediyesi, Bağımsız Kadın Örgütleri Platformu Kadın Koalisyonu ile Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı’nın Uygulama ve İzlenmesi İşbirliği Protokolü’nü imzalayarak bu alanda Türkiye’de öncü belediyelerden biri oldu. Kadınlara Ücretsiz Ulaşım Desteği 0-4 yaş arası çocuğu olan ve Büyükşehir Belediyesi’nden sosyal yardım alan kadınlara ücretsiz ulaşım hakkı tanındı. Bu uygulama, kadınların kent yaşamına aktif katılımını destekleyen önemli bir sosyal politika olarak öne çıkıyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, eşitlik, erişilebilirlik ve dayanışma ilkeleriyle yürüttüğü çalışmalarda bir yılda 20 bin kadına dokunarak kadın odaklı sosyal belediyeciliğin güçlü bir örneğini ortaya koydu. Demirel: “Kadın Dostu Bir Muğla İçin Çalışıyoruz” Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanı Dr. Özge Demirel toplantıda yaptığı konuşmada, “Burada gördüğünüz bir yıllık tabloda kadınların emeği, dayanışması ve gücü ile ortaya çıktı. Bu çalışmaların her biri yalnızca bir dairenin değil, hepimizin ortak emeğidir. Kadın dostu bir Muğla için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ayrıca kadın istihdamına verdiğimiz önem doğrultusunda kadın yönetici sayımızı 42’den 73’e, kadın personel sayımızı ise 1024’ten 1657’ye yükselttik.” dedi. Başkan Köksal Aras: “Şiddetle Mücadelenin Temeli Eşitlik ve Hak Temelli Bakış Açısıdır” Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, kadına yönelik şiddet ve eşitsizlik konularının toplumsal güç ilişkileriyle yakından bağlantılı olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “Konu şiddet ve eşitsizlik olunca, aslında yıllardır süregelen güçlü olanın güçsüz olana uyguladığı bir baskıdan söz ediyoruz. Ekonomik ya da fiziksel şiddet gibi pek çok biçimde karşımıza çıkan bu durumun temelinde, gücü elinde tutma isteği yatıyor. Kadına yönelik şiddet, eşitlik ve hak temelli bir bakış açısıyla ele alınmalı. Büyükşehir Belediyemiz ile yürüttüğümüz ortak çalışmalar bu anlayışın en somut örnekleri. Biz de Menteşe Belediyesi olarak bu konunun üzerinde ciddiyetle duruyor, kadınların hak mücadelesine destek veriyoruz.” Başkan Aras: “Kadınların Özgürleştiği Bir Muğla İnşa Ediyoruz” Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi’nin kısa sürede gerçekleştirdiği çalışmalardan gurur duyduklarını belirterek şunları söyledi: “Muğla’da sıfırdan kurduğumuz bir Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nın bir yıl içinde hayata geçirdiği projelerle gurur duyuyoruz. Daha önce ilimizde kadın yaşam merkezleri, kadın sığınmaevleri yoktu; bugün hepsi hayata geçti. Gündüz bakımevleri açıldı, somut adımlar atıldı. Hedefimiz, her ilçemizde kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımını destekleyecek kadın yaşam merkezleri ve gündüz bakımevleri açmak. Kadın özgürleştikçe eşitlik de güçlenecek. Bizim niyetimiz kadını özgürleştirmek; o zaman zaten eşitliği sağlayacağız. Eşitlikçi ve şiddetsiz kent anlayışının sadece Muğla’da kalmasını değil, dünyaya yayılmasını istiyoruz.”

UTİKAD’dan Dev Vizyon: Lojistik Sektöründe Hedef 200 Milyar Dolar ve Küresel İlk 10! Haber

UTİKAD’dan Dev Vizyon: Lojistik Sektöründe Hedef 200 Milyar Dolar ve Küresel İlk 10!

İSTANBUL – Türk taşımacılık ve lojistik sektörünün en kapsamlı sivil toplum kuruluşu olan UTİKAD (Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği), düzenlediği basın toplantısıyla sektör için iddialı büyüklük hedeflerini ve bu hedeflere ulaşmak için atılacak iki stratejik adımı kamuoyuyla paylaştı. UTİKAD, 2024 itibarıyla 100 milyar dolarlık pazar büyüklüğüne ve Türkiye’nin hizmet ihracatının %40’ına ulaşan sektör için yeni bir vizyon ortaya koydu: 200 milyar dolarlık pazar büyüklüğü ve lojistikte dünyanın ilk 10 ülkesi arasında yer alma hedefi. Stratejik Adım 1: İnovasyonun Kalbi "Türkiye Logistics Summit 2025" UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Bilgehan Engin, 200 milyar dolarlık hedefe ulaşmak için sektörün inovasyon, teknoloji ve kapsayıcı sürdürülebilirlik odaklı bir dönüşüme ihtiyacı olduğunu vurguladı. Bu dönüşümün en önemli ayağını, Turkish Cargo ana sponsorluğunda 7 Kasım 2025’te gerçekleştirilecek olan Türkiye Logistics Summit oluşturuyor. Başkan Engin, zirvenin "Pioneering the Future of Logistics" (Lojistiğin Geleceğine Öncülük Etmek) mottosuyla, jeopolitik değişimler, Orta Koridor fırsatları, yapay zekâ destekli çözümler ve yeşil lojistik uygulamaları gibi konuları ele alacağını belirtti. Karbon nötr etkinlik olarak düzenlenecek zirveye 1000’in üzerinde katılımcının gelmesi bekleniyor. Stratejik Adım 2: Büyüme Eşitlikle Mümkün – "Kadın Etki Raporu" UTİKAD’ın 200 milyar dolar hedefine yönelik ikinci stratejik adımı ise, sektördeki fırsat eşitliği ve kapsayıcılık konusuna odaklanan "Lojistik Sektöründe Kadın Etki Raporu" oldu. Rapordan aktarılan çarpıcı bulgular: Pozitif Etki: Kadın çalışanların varlığı; hizmet kalitesi (%88), müşteri memnuniyeti (%86) ve risk yönetimi (%80) gibi alanlarda somut olumlu etkiler yaratıyor. Temsilde Tıkanma: Kadınların kanıtlanmış katkısına rağmen, üst düzey yönetim ve karar verici pozisyonlara geçişte yüzde 10’un altında kalan bir temsil oranıyla ciddi bir tıkanma yaşanıyor. Kadın CEO oranı %17 iken, şirketlerin %47’sinde C-Level pozisyonlarda hiç kadın yönetici bulunmuyor. UTİKAD KLOG Koordinatörü Aslı Malay Tuncer, raporun üst yönetime geçişteki bu tıkanıklığı aşmak için bir eylem çağrısı niteliğinde olduğunu belirtti. Başkan Bilgehan Engin, "Bu rapor, sektörümüze kattığı paha biçilmez değeri gözler önüne sererken, potansiyellerini tam olarak ortaya çıkarabilmemiz için odaklanmamız gereken alanlara da işaret eden bir yol haritasıdır," diyerek, büyümenin ancak fırsat eşitliğiyle mümkün olabileceğinin altını çizdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.