Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kadınlar

Kapsül Haber Ajansı - Kadınlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadınlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

12. TurkishWIN Genç Kadın Kariyer Zirvesi Gerçekleşti Haber

12. TurkishWIN Genç Kadın Kariyer Zirvesi Gerçekleşti

Her yıl yüzlerce genci ilham veren konuşmacılar ve şirketlerle buluşturan TurkishWIN Genç Kadın Kariyer Zirvesi’nin 12’ncisi Vodafone’un evsahipliğinde gerçekleşti. Türkiye’nin kadın odaklı ilk ve tek kariyer etkinliğinde, üniversite öğrencileri ve çalışan kadınlar, kariyer yolculuklarında “Ben de varım” diyerek yerlerini aldı. “O yaparsa ben de yaparım” sloganıyla yola çıkan TurkishWIN, iş dünyasından birçok önemli ismi, iş hayatına atılmaya hazırlanan üniversiteli genç kadınları, kadın yeteneklere yatırım yapan şirketleri ve iş hayatında kız kardeşlik için “Ben de varım” diyen çalışan kadınları bir araya getirdi. Zirvede; “Gelecek Senin”, “Hikayeni Yaz”, “O Yaparsa Sen de Yaparsın” temalarında 29 kişi ilham verici konuşmalar yaptı. Etkinlikte konuşan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hana Jalel Milesi, şunları söyledi: “Vodafone olarak, kadınların potansiyelini ortaya çıkaran, önlerindeki engelleri kaldıran ve eşit fırsatlar yaratan bir ortam oluşturmayı önceliklendiriyoruz; çünkü biliyoruz ki kadınların güçlenmesi, daha iyi iş sonuçları, daha güçlü ekipler ve en önemlisi, daha sağlıklı bir toplum demek. McKinsey’in ‘2023 Diversity Matters Even More’ araştırmasına göre, üst yönetimde toplumsal cinsiyet çeşitliliği yüksek olan şirketlerin finansal olarak daha iyi performans gösterme ihtimali %39 daha fazla. Kadınlar güçlendikçe, toplum da, ekonomi de güçlenir. Kadınlar, çoğu zaman yeni bir role adım atmak için tam hazır olmayı bekliyor. Oysa bazen %80 hazır olmak yeterli, çünkü deneyim yolda kazanılır. Tam bu noktada mentorluk, rol modeller, kadın dayanışması ve çekinmeden destek istemek, bizi büyütür; yalnız olmadığımızı hissettirir ve ‘Ben de yaparım’ güvenini getirir. Kadınların içten gelen gücü, dayanıklılığı, empatisi, çok yönlülüğü, birlikte hareket ettiğinde katlanarak artıyor. TurkishWIN gibi platformlar, kadınların birbirine omuz verdiği alanı büyütüyor; dayanışmayı görünür ve sürdürülebilir kılıyor.” TurkishWIN Kurucusu Melek Pulatkonak ise şöyle konuştu: “Genç kadınların sevdikleri meslekleri keşfetmeleri için ihtiyaç duydukları rol model, mentor ve network — kısaca ‘hayat okulu’ eksiklerini tamamlamak için biz buradayız. Hep birlikte 7 Mart, 8 Mart, 9 Mart ve yılın 365 günü işte fırsat eşitliğini sağlamak için yan yana, omuz omuza, birlikteyiz.” İlham veren konuşmacılar katıldı 12. TurkishWIN Genç Kadın Kariyer Zirvesi’nde SEDEFED Başkanı Emine Erdem, Oyuncu, Senarist ve Yapımcı Defne Kayalar, Nöro Sağlık Beyin Araştırma Uygulama Merkezi ve London School of Mind kurucusu Kerem Dündar, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, NeuroVision AI Tech Inc. Kurucu CEO’su ve Teknoloji Lideri Zülal Tannur, Gazeteci Bahar Akıncı, İSPER Yönetim Kurulu Başkanı ve Ağaç ve Peyzaj A.Ş. Genel Müdür Vekili Banu Saraçlar, Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümler Genel Müdürü Başak Kural Uslu, BAT Türkiye / Kuzey Kıbrıs İş Geliştirme ve Sürdürülebilirlik Direktörü Selcen Buğday Gökalp No108 Production Sanatçısı, Söz Yazarı ve Besteci Dilek Torgut, Müzisyen Ozan Koç, Müzisyen Muharrem Salın, Fütürist Eray Yüksek, Youthall Kurucu Ortağı Elis Yılmaz, Wellbees Kurucu CEO’su Melis Abacıoğlu, Klinik Psikolog, Ayık Kafa Podcast Sunucusu ve Girişimci Esra Çavuşoğlu PhD, Vodafone Türkiye Merkezi Kurulum ve Saha Operasyonları Kıdemli Yöneticisi Funda Aydar, TurkishWIN Mentorluk Programları Lideri Şevval Erol Fergana, Bahçeşehir Üniversitesi Öğrencisi Zeynep Arıkan, Yapay Zeka Lideri Sezen Felekoğlu, Vodafone Türkiye Büyük Veri ve Yapay Zeka Kıdemli Müdürü Ecem Sözeri, Lagalugacılar CEO’su Atıl Ünal, Business Networking Akademi Kurucusu Ertuğrul Belen, Beba İnovasyon ve Girişimcilik Vakfı Genel Müdürü Korhan Beba, Bluechip Creative Events & Global DMC Ajans Kurucu Başkanı Elmas Özler, Royal Canin Kilit Müşteriler Müdürü Tuğçe Erdem, Öğretmen Akademisi Vakfı Genel Müdürü Arzu Atasoy, TEGEP Yönetim Kurulu Başkanı ve Akbanklı Deneyimi ve Akademi Bölüm Başkanı Selda Özçalık yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASAŞ “Sen de Bir Tohum At” Projesiyle Doğayı Yeniden Yeşertmeye Devam Ediyor Haber

ASAŞ “Sen de Bir Tohum At” Projesiyle Doğayı Yeniden Yeşertmeye Devam Ediyor

Türkiye’nin lider sanayi kuruluşlarından ASAŞ, çevresel sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarına kararlılıkla devam ediyor. Birleşmiş Milletler Ekosistem Restorasyonu partneri olan Ecording iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında, Marmaris Hisarönü bölgesinde yangından etkilenen alanların yeniden ağaçlandırılmasına katkı sağlanıyor. ASAŞ, bu süreçte projeyi daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve toplumsal farkındalığı artırmayı hedefliyor. Yenilikçi Teknolojiyle Doğaya Dönüş Projede EcoDrone teknolojisi kullanılarak bölgeye uygun ağaç türlerinin tohumları doğayla buluşturuluyor. Kuşların uçuş hareketlerini taklit eden drone’lar sayesinde insan erişiminin zor olduğu alanlara ulaşılabiliyor ve tohumlar güvenli şekilde toprağa bırakılabiliyor. Hayvanlar tarafından yenmemesi ve rüzgârla savrulmaması için özel kil kaplama ile korunan tohumlar, küresel iklim krizinden etkilenen bölgelerde yaşayan dezavantajlı kadınlar tarafından hazırlanıyor. Böylece proje hem çevresel hem de toplumsal fayda üretmeye devam ediyor. Doğaya Umut, Geleceğe Nefes Ekim yapılacak alanlar, Orman Genel Müdürlüğü (OGM) tarafından belirlenirken, uygun ağaç türleri ekosistem uzmanlarının katkısıyla seçiliyor. Marmaris Hisarönü için belirlenen türler arasında Kızılçam, Karaçam, Keçiboynuzu ve Defne bulunuyor. Atılan tohumlar ağaca dönüştüğünde; 31.250 m² tahrip olmuş alanın yeniden yeşermesi, her yıl 8.813 ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına katkı sağlanması ve her yıl 450 milyon litre su tasarrufu hedefleniyor. Bu etkiler, projenin yalnızca bir çevre yatırımı değil, aynı zamanda gelecek nesillere bırakılacak güçlü bir miras olduğunu ortaya koyuyor. Toplumu Sürece Dahil Eden Kampanya: “Sen de Bir Tohum At” ASAŞ, bu projeyle yalnızca doğaya katkı sunmakla kalmıyor; toplumu da bu sürecin aktif bir parçası olmaya davet ediyor. “Sen de Bir Tohum At” kampanyası kapsamında kullanıcılar, ASAŞ’ın projeye özel hayata geçirdiği www.asaslagelecek.com web sitesi üzerinden bir tıklamayla doğaya tohum armağan edebiliyor. Kampanya ile hem bireylerin ekosistemin yeniden canlanma sürecine katkı sağlaması teşvik ediliyor hem de çevresel konularda toplumsal farkındalığın artırılması hedefleniyor. Böylece doğaya katkı sunmanın herkes için erişilebilir bir adım olduğu gösteriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Antalya'da Girişimde Kadın Zirvesi’nin İkincisi Düzenlendi Haber

Antalya'da Girişimde Kadın Zirvesi’nin İkincisi Düzenlendi

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve AGİDER işbirliğinde geçtiğimiz yıl ilki gerçekleştirilen ‘Girişimde Kadın Zirvesi'nin ikincisi Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu'nda gerçekleştirildi. Zirvede, Antalyalı kadınlar ve öğrenciler ilham veren hikayelerini baş aktörlerinden dinledi. KADIN ÜRETİNCE AİLESİ, ŞEHRİ VE ÜLKESİ GELİŞİR Zirvenin açılış konuşmasını yapan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, bir toplumun kalkınmasının kadınların üretimde, ekonomi, sanatta ve karar mekanizmalarda güçlü şekilde yer almasından geçtiğine vurgu yaptı. Başkan Vekili Özdemir, “Kadın girişimciliği sadece iş kurmak değildir. Bir fikri bir cesareti gerçeğe dönüştürmektir. Bir kadın üretmeye başladığında yalnızca bir işletme büyümez. Bir aile güçlenir, bir şehir gelişir, bir ülkenin geleceği değişir” diye konuştu. CESUR FİKİRLER YARININ GÜÇLÜ EKONOMİSİNİ KURACAK Büşra Özdemir, Antalya’nın doğasıyla kültürüyle üretim gücü ve girişimcilik ruhuyla Türkiye’nin en güçlü şehirlerinden biri olduğunu, bu şehrin en büyük gücünün hayallerinden vazgeçmeyen, üreten, risk alan ve geleceğe inanan kadınlar olduğunu kaydetti. Başkan Vekili Özdemir, konuşmasında şunlara değindi: “Kadınların ekonomik hayatta daha fazla yer alması için sizlerle beraber projeler üretmeye, girişimciliği güçlendirmeye ve kadınların fikirlerini büyütebileceği fırsatlar yaratmaya devam ediyoruz. Bugünün küçük fikirleri yarının büyük markalarıdır. Bugünün cesur adımları yarının güçlü ekonomisini kurar. Zirvenin yeni başarı hikayelerinin başladığı bir yolculuk olduğunu düşünüyorum. Zirvenin ilham dolu verimli ve güçlü işbirliklerine vesile olmasını diliyorum. Kadın varsa üretim vardır, umut vardır. Kadın varsa gelecek vardır.” DÜNYA DÖNÜŞÜMDE GİRİŞİMCİLİK ÖNEM TAŞIYOR AGİDER Başkanı Gökçen Atmaca da Antalya Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle zirvenin ikincisini düzenlemekten dolayı çok mutlu olduklarını söyleyerek, “İlk zirveyi düzenlerken iken amacımız girişimcilik eko sistemine katkı sağlayacak bir buluşma noktası oluşturmak, deneyim paylaşımını teşvik etmek ve yeni işbirliklerine zemin hazırlamaktı. Bugün bu buluşmanın büyüyerek devam ettiğini görmek bizler için kıymetli. Dünya hızlı bir dönüşüm süreci içinde. Teknolojide yaşanan gelişmeler yeni iş modelleri ve değişen ekonomik dinamikler girişimciliği her zamankinden önemli yere taşıyor. Kurumların sivil toplumun ve girişimcilik ekosisteminin birlikte hareket etmesi sürdürülebilir ve güçlü ekonomik yapı için önemli bir gerekliliktir” diye konuştu. DENEYİMLERİNİ GENÇLERLE PAYLAŞTILAR Gökçen Atmaca moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; kadın girişimciler Başak Topbaştekin, Gaye Gül Ersan ve Zeynep Özcan deneyimlerini, yola nasıl çıktıklarını, başarı hikayelerini, finansal ve sosyal konularda karşılaştıkları zorlukları katılımcılarla paylaştı. Zirvenin sonunda S2B (Öğrenci-Girişimci Eşleşmesi) etkinliği de gerçekleştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayer’den Kadın Sağlığına Dikkat Çeken Kampanya Haber

Bayer’den Kadın Sağlığına Dikkat Çeken Kampanya

Kadın sağlığına ilişkin bazı konular toplumda o kadar yaygın yaşanıyor ki zamanla “kadın olmak böyle bir şey” düşüncesiyle sıradanlaştırılabiliyor. Bu durum, birçok kadının yaşadığı sorunları adlandırmasını, sorgulamasını ve gerektiğinde destek aramasını zorlaştırabiliyor. Kadın sağlığı alanında farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çeken Bayer Türkiye Kadın Sağlığı Lideri Beste Doğar, kampanyanın çıkış noktasını şöyle anlatıyor: “Kadınların hayatında tekrar eden bazı deneyimler zamanla ‘normal’ olarak kabul edilebiliyor. Oysa yaygın olması, bu durumların normal olduğu anlamına gelmiyor. #NormalDeğil kampanyamızla kadınların yaşam kalitelerini etkileyen durumların daha fazla konuşulmasını ve fark edilmesini desteklemeyi amaçlıyoruz.” Dünya Genelinde 1,5 Milyardan Fazla Kadın, Kadın Sağlığıyla İlgili Bir Sorun Yaşıyor Aşırı adet kanaması ve şiddetli adet sancısı gibi durumlar, kadınların iş hayatından sosyal yaşamlarına kadar birçok alanı etkileyebiliyor. Adet dönemine göre yapılan planlar, ağrı nedeniyle iptal edilen aktiviteler veya günlük hayatı sürdürebilmek için gösterilen ekstra çaba, pek çok kadın için sıradan bir rutine dönüşebiliyor. Araştırmalar, dünya genelinde 1,5 milyardan fazla kadının kadın sağlığıyla ilgili bir sorun yaşadığını gösteriyor. [1] Buna rağmen pek çok kadın yaşadıklarının bir sağlık sorununun işareti olabileceğini düşünmeden bu belirtileri “normal” kabul edebiliyor. Türkiye’de Kadınların Yaklaşık %38’i Şiddetli Adet Kanaması, %85’inden Fazlası ise Adet Ağrısı Yaşıyor Araştırmalar, Türkiye’de kadınların yaklaşık %38’inin hayatlarının bir döneminde şiddetli adet kanaması[2], %85’inden fazlasının ise adet döneminde ağrı yaşadığını gösteriyor. Buna rağmen birçok kadın yaşadığı bu belirtileri çoğu zaman “normal” kabul ederek günlük hayatının bir parçası haline getirebiliyor. Planlarını adet dönemine göre yapmak, ağrıya rağmen iş veya okul hayatını sürdürmeye çalışmak ya da sosyal aktivitelerini buna göre düzenlemek pek çok kadın için sıradan bir deneyime dönüşebiliyor. [3] Kadınların Sağlık Deneyimlerini Konuşabilmeleri Önemli Kadın sağlığı alanında farkındalık yaratmanın yalnızca yaşanan sorunları konuşmakla sınırlı olmadığını belirten Bayer Türkiye Kadın Sağlığı Lideri Beste Doğar, #NormalDeğil kampanyasının aynı zamanda Bayer’in global yaklaşımının da bir parçası olduğunu ifade ediyor: “#NormalDeğil, Bayer Kadın Sağlığı ekibi tarafından global olarak başlatılan WOMEN | Bayer yaklaşımının sahadaki güçlü bir yansıması. WOMEN | Bayer, kadınlara ulaşma ve onları destekleme konusundaki kararlılığımızı ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, kadınları anlamaya ve güçlendirmeye; kadın sağlığıyla ilgili mitler, yanlış anlamalar ve bilgi eksikliğiyle mücadele etmeye odaklanıyor.” Doğar, kampanya kapsamında kadınları www.women.bayer.tr üzerinden kendi deneyimlerini paylaşmaya da davet ettiklerini belirterek sözlerini şöyle tamamlıyor: “Kadın sağlığında ‘normal’in ne olduğunu ancak kadınlar kendi bedenlerini tanıdıkça ve deneyimleri görünür oldukça birlikte fark edebiliriz. Bu nedenle kadınların yaşadıkları deneyimleri paylaşabilecekleri ve doğru bilgiye erişebilecekleri bir alan oluşturmayı önemsiyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Canon’dan Eşitlik ve İlham Vurgusu Haber

Canon’dan Eşitlik ve İlham Vurgusu

Farklı bakış açıları ve deneyimlerin bir araya gelmesiyle güçlenen kurum kültürünün, sürdürülebilir başarının anahtarı olduğuna inanan Canon; kadınların potansiyellerini özgürce ortaya koyabildiği ve kariyer yolculuklarını güvenle sürdürebildiği bir çalışma ortamı yaratmayı önceliklendiriyor. Bu bağlamda Canon Eurasia’nın üst düzey liderlerinin yüzde 50’sini kadın çalışanlar oluştururken, çalışanlarının ise yüzde 45’i kadın çalışanlardan oluşuyor. Ortak fayda için birlikte yaşamak ve çalışmak anlayışını temel alan Kyosei felsefesiyle hareket eden Canon; esnek ve hibrit çalışma düzeni, ücretlendirmede adil yaklaşım, annelere yasal izne ek 8 haftalık ücretli doğum izni ve ofis içi emzirme odası gibi uygulamalarıyla kadın çalışanlarının sağlıklı iş-yaşam dengelerini gözetiyor. Bebek 1 yaşına gelene kadar şehir dışı şirket toplantılarına refakatçi ile katılım imkânı sunulurken ebeveyn çalışanlara okulun ilk günü, karne ve mezuniyet günlerinde izin hakkı tanınıyor. Bununla birlikte Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile paralel bir yaklaşım benimseyen Canon, kadınların kariyer gelişimini yalnızca çalışma koşullarıyla değil; sunduğu kariyer fırsatlarıyla da destekliyor. İşe alım süreçlerinde eşit yetkinlik ve deneyime sahip adaylar arasında kadın istihdamına öncelik vererek fırsat eşitliğini somut bir uygulamaya dönüştürüyor; tüm meslek gruplarında ve her kademede kadın temsilini güçlendirmeyi hedefliyor. Canon Eurasia İnsan Kaynakları Direktörü Tuğba Umur: “Canon’da çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılığı bir politika olmanın ötesinde, kültürümüzün temel yapı taşlarından biri olarak görüyoruz. Kadınların iş hayatında daha görünür, daha güçlü ve daha dengede olmalarını desteklemeyi uzun vadeli bir sorumluluk olarak benimsiyoruz. Fırsat eşitliğini güçlendirmeye ve kadınların potansiyellerini en iyi şekilde ortaya koyabilecekleri bir çalışma ortamı yaratmaya kararlılıkla devam ediyoruz. İlham veren, değer katan ve geleceği şekillendiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyoruz.” diyerek düşüncelerini paylaştı. Canon’da “Birlikte ve Dengede” Buluşması Canon, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında 5 Mart tarihinde Canon Eurasia ofisinde Uzman Psikolog eşliğinde “Birlikte ve Dengede” başlıklı bir seminer gerçekleştirdi. Günlük hayatta çoğu zaman fark edilmeden üstlenilen roller, iş ve özel yaşam dengesi ile bireyin kendine karşı daha şefkatli ve dengeli bir yaklaşım geliştirmesinin yollarının ele alındığı etkinlik, şirketin kadın çalışanlarının yoğun katılımıyla gerçekleşti. Etkinlik kapsamında ayrıca kadın girişimci bir firmanın kurucusu konuşmacı olarak ağırlanarak girişimcilik yolculuğunu ve ilham veren deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Kadınların üretim gücüne ve girişimcilik potansiyeline dikkat çeken bu buluşma, katılımcılara farklı perspektifler kazandırdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası ve FAO Ortaklığıyla Çiftçi Kadınlara Destek Haber

İş Bankası ve FAO Ortaklığıyla Çiftçi Kadınlara Destek

Tarım ve gıda sektöründeki üretici kadınlar hem kırsal kalkınmada ve ülkemizin gelişiminde hem de gıda güvenliğinin sağlanmasında etkin rol oynuyor. İş Bankası ve FAO, BM tarafından “Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı” ilan edilen 2026’da toprağı emekle yoğuran, üretime yön veren çiftçi kadınları desteklemek amacıyla bir iş birliği başlattı. İş birliğinin tanıtımı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftasında İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, çiftçi kadınlar, kooperatif ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirildi. İş birliği ile “Güçlü Kadınlar, Dönüşen Tarım-Gıda Sistemleri” başlığıyla ülkemizin dört bir yanında “Yeni Nesil Çiftçi Kadın Buluşmaları” düzenlenerek, üretici kadınlara eğitim ve dijital satış desteği sunulacak. Bursa ile başlayan buluşmalar ülkemizin diğer bölgelerinde de devam edecek. Kadınların güçlenmesi, yalnızca bir eşitlik meselesi değil; aynı zamanda kalkınmanın da anahtarı… İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz konuya ilişkin değerlendirmesinde, BM tarafından 2025’in “Kooperatifler Yılı”, 2026’nın ise “Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı” ilan edilmesinin kadınların tarımdaki rolünün artık görünür kılınması, güçlendirilmesi ve sürdürülebilir biçimde desteklenmesi ihtiyacını açık bir şekilde ortaya koyduğunu ifade etti. Ülkemizde tarım sektöründe emek veren yaklaşık 5 milyon kişinin 2 milyonunu kadınların oluşturmasına rağmen, çiftçi kayıt sisteminde kadınların oranının yalnızca yüzde 15 seviyesinde bulunduğunu belirten Sezgin Yılmaz, “Kadınların üretimdeki bu güçlü varlığının finansmana, pazara ve bilgiye erişimle desteklenmesi; hem kırsal kalkınmanın güçlenmesi hem de sürdürülebilir tarımsal üretimin gelişmesi açısından büyük önem taşıyor” dedi. Bu anlayışla stratejik öncelik verdikleri sektörlerden olan tarımda ihtisas şubeleri, çiftçi buluşmaları, finansal, zirai ve ekolojik okur-yazarlık eğitimleri; Pazarama ve İmeceMobil gibi iştiraklerle sunulan pazarlama ve teknolojik destekler ile üreticilerin yanında yer aldıklarını söyleyen Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugüne kadar yürüttüğümüz Yeni Nesil Çiftçi Kadın Buluşmaları’nı FAO’nun ülkemizde yürüttüğü Kooperatif Destek Programı ile iş birliği yaparak yeni bir konseptle hayata geçiriyoruz. Böylece kadın liderliğindeki kooperatiflerin dijital pazarlara erişimini güçlendirmeyi, teknik ve yönetim kapasitelerini artırmayı ve başarı hikâyelerini daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefleyen yeni bir sürece adım atıyoruz. Kadınların öncülük ettiği kooperatifler büyüdükçe, sadece üretim değil; köyler, yerel ekonomiler ve toplumsal dayanışma da güçleniyor. Gençler yeniden tarıma yöneliyor, yerel markalar doğuyor, kırsal yaşam yeniden ayağa kalkıyor. Kadınların toprağa kattığı değerin, ülkemizin geleceğine yapılan yatırım olduğuna inanıyoruz. Bu yolculukta kadınların yanında yürümekten, onların hikâyelerine ortak olmaktan ve bu dönüşümün bir parçası olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Kadınların güçlenmesi, yalnızca bir eşitlik meselesi değil; aynı zamanda kalkınmanın da anahtarı.” Kadınlar sadece üretim yapan değil, markasını yöneten, dijital pazarda aktif girişimciler… FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık ise, bu iş birliğiyle kadınların üretip, işleyip, paketleyip, satıp yönettiği ama en az kazanan ve en geç görünür olduğu dengeyi değiştirmeyi amaçladıklarını belirterek, “Tarım-gıda sistemini dönüştürmek istiyorsak kadınları merkeze koymak zorundayız. İş Bankası ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’na giden süreçte somut bir adım. Birçok ülkede tarım, kadınlar için erkeklere kıyasla daha kritik bir geçim kaynağı. Üstelik aynı büyüklükteki arazileri yönettiklerinde dahi çiftçi kadınlarda verimlilik farkı ortalama yüzde 24 oluyor. Aşırı sıcak geçen her gün, çiftçi kadınların ürettiği mahsullerin toplam değerini erkeklere kıyasla yüzde 3 oranında daha fazla düşürüyor. İstihdam, eğitim ve gelirdeki cinsiyet farklarının azaltılması ise gıda güvensizliği farkının yüzde 52’sini ortadan kaldırabilir. Bu rakamlar bize kadınların üretim kapasitesinin, pazara erişiminin ve gelir imkanlarının güçlendirilmesinin yalnızca sosyal bir gereklilik değil, ekonomik ve yapısal bir zorunluluk olduğunu gösteriyor” diye konuştu. Bu süreçte kadın kooperatiflerinin önemine işaret eden Selışık, “Kadın kooperatifleri yalnızca üretim yapmıyor. Yerel ekonomiyi ayakta tutuyor, geleneksel bilgiyi koruyor, ailelerin geçimini sağlıyor ve aslında kırsalın sosyal dokusunu güçlendiriyor” dedi. Kadınların pazar erişimi ve toplu pazarlık kapasitesini güçlendiren çözümlerin, kırsaldaki kadınların ekonomik haklarından daha adil şekilde faydalanmasına katkıda bulunacağını söyleyen Selışık, sözlerini şöyle sürdürdü: “FAO’nun desteklediği kooperatif programı tam da bu amaca hizmet ediyor. FAO olarak bizler kadınların teknik kapasitesini güçlendiriyoruz. İş Bankası da kadın kooperatiflerine güçlü bir dijital satış ağı ve görünürlük penceresi açıyor. Kadın üreticiler artık sadece üretim yapan değil, markasını yöneten, hikayesini anlatan, dijital pazarda aktif rol alan girişimciler haline geliyor.” Eğitimden dijital pazara her aşamada üretici kadınların yanında Program ile kooperatifler yalnızca üretim aşamasında değil; ürün geliştirmeden satışa uzanan tüm süreçlerde desteklenecek. Kadın kooperatiflerine; gıda güvenliği, mevzuata uyum ve izlenebilirlik, markalaşma ve ürün tasarımı, ambalaj ve lojistik yönetimi, dijital, zirai ve finansal okuryazarlık, sosyal medya yönetimi konularında eğitimler verilecek. Eğitim sürecini tamamlayan kooperatifler, ilk etapta FAO’nun Kooperatif Destek Programı için geliştirilen Hepyerinden Dijital Platformu’na entegre edilecek. Platforma dahil edilen kooperatiflerin ürünleri, İş Bankası’nın iştiraki olan e-ticaret platformu Pazarama aracılığıyla ülke çapında satışa sunulacak; üreticilerin kalite ve gıda güvenliği standartları güçlendirilecek ve Pazarama’nın kampanya ve görünürlük desteği sayesinde ürünler daha geniş tüketici kitlelerine ulaşabilecek. Süreçte “Çiftçi Kadın Hikâyeleri” başlığı altında kısa video ve dijital içerikler hazırlanacak. Eğitim sürecine katılan ve dijital pazara entegre edilen kooperatiflerin dönüşüm hikâyelerinin yer verileceği bu içerikler, kadın üreticilerin marka bilinirliğinin artmasına katkı sağlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Öğretmenler, Öğrenciler ve Yöneticiler Aynı Sahneyi Paylaştı  Haber

Öğretmenler, Öğrenciler ve Yöneticiler Aynı Sahneyi Paylaştı 

6 Mart Cuma akşamı FMV Işık Okulları Nişantaşı Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen özel gecede, “Kadınların Işığında” konseri ile birlikte “Kadınların Işığında Karma Sergi” de misafirlerle buluştu. Gecenin dikkat çeken anlarından biri ise Feyziye Mektepleri Vakfı’nın üst yönetimindeki kadınları, öğrenciler ve öğretmenlerle birlikte sahne alması oldu. Aynı sahneyi paylaşan farklı kuşaklar, sanatın birleştirici gücünü vurgulayan anlamlı bir tablo ortaya koydu. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların toplumsal yaşamda, bilimde, sanatta ve ekonomide ortaya koydukları emek, mücadele ve başarıların hatırlandığı; eşitlik, dayanışma ve ortak gelecek vurgusunun öne çıktığı önemli bir gün olarak dünya genelinde çeşitli etkinliklerle anılıyor. Feyziye Mektepleri Vakfı (FMV) Işık Okulları da kadınların tarih boyunca topluma kattığı ilham verici güce dikkat çekmek amacıyla düzenlediği “Kadınların Işığında” etkinliğiyle anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Öğrenciler, öğretmenler, veliler, mezunlar, vakıf yöneticileri ve misafirleri bir araya getiren gece, yalnızca bir konser olmanın ötesine geçerek müzik ve görsel sanatlar aracılığıyla kadın emeğinin, üretkenliğinin ve toplumsal etkisinin görünür kılındığı duygu dolu anlara sahne oldu. Öğrenciler, Yöneticiler ve Öğrenciler Aynı Sahnede buluştu Sunuculuğunu Banu Miray Noyan’ın üstlendiği gecede sevilen sanatçı Tuna Kiremitçi de sahne alarak etkinliğe özel performansıyla renk kattı. Program kapsamında Türk ve dünya müziğinden seçilmiş eserler seslendirilirken, öğrenci orkestraları performansları da geceye dinamizm kazandırdı. Etkinliğin dikkat çeken yönlerinden biri ise Feyziye Mektepleri Vakfı’nın kadın yönetim kurulu üyeleri ve kadın direktörlerinin ilk kez sahnede performans sergilemesi oldu. Vakfın üst yönetiminden isimler, öğrenciler ve öğretmenlerle birlikte sahne alarak sanatın birleştirici gücünü vurguladı. Sahnede “Önce Aile, Sonra İnsanlık” Mesajı Programın en anlamlı bölümlerinden biri ise barış ve dayanışma mesajı taşıyan eserlerin seslendirildiği bölüm oldu. Gecede sahnelenen “We Are Family” ve “We Are The World” eserleriyle, dünyanın farklı coğrafyalarında barışa her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir dönemde birlik ve insanlık mesajı verildi. Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan FMV Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Zeynep Sezerman, “Dünyada barışa en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde, sanatın birleştirici gücüne inanarak bir araya geldik. Bu özel gecede, kadınların ve çocukların daha umutlu bir geleceğe ulaşmasında kadınların barıştan yana olan güçlü duruşunu hatırlatmak ve bu sesi birlikte yükseltmek istedik. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün tüm kadınlara umut ve güç getirmesini diliyorum.” ifadelerini kullandı. Kadınların Işığı Sanatla Görünür Oldu Konserle eş zamanlı olarak gerçekleştirilen “Kadınların Işığında Karma Sergi” ise gecenin sanat boyutunu güçlendirdi. Kadınların ışığını, üretimini ve ilham veren varlığını farklı sanatsal ifadelerle görünür kılan sergi, müziğin oluşturduğu atmosferi görsel bir anlatımla tamamladı. Fuaye alanında ziyaretçilerle buluşan sergi, etkinliğin yalnızca sahneyle sınırlı kalmayan, mekânın tamamına yayılan bütüncül bir deneyime dönüşmesini sağladı. “Kadınların Işığında” Artık Bir Gelenek FMV Işık Okulları’nda düzenlenen “Kadınların Işığında” konserinin temeli, 2011–2012 eğitim öğretim yılında başlatılan “Her Öğrenciye Bir Enstrüman Öğretimi Projesi”ne dayanıyor. Proje kapsamında öğrencilerin keman, çello, flüt, klarnet, gitar, piyano ve perküsyon gibi farklı enstrümanlarda eğitim almasıyla başlayan müzik yolculuğu, zamanla daha geniş sahnelere taşınarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen konserlere dönüştü. İlk kez 2012–2013 eğitim öğretim yılında FMV Işık Okulları Nişantaşı Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen etkinlik, pandemi döneminde online platformlarda da devam ederek her yıl büyüyen orkestra, koro ve solist kadrosuyla bugün Işık Okulları’nın en güçlü kültür-sanat geleneklerinden biri hâline geldi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Schafrat, Kadınların İz Bırakan Hikâyelerine Işık Tutuyor! Haber

Schafrat, Kadınların İz Bırakan Hikâyelerine Işık Tutuyor!

Tasarımlarında yalnızca görsel bir zarafet değil; aynı zamanda duygulara, hikâyelere ve kişisel izlere yer açan marka, kadınların ilham veren yolculuklarından beslenen bir perspektifle hareket ediyor. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü; emeğin, zarafetin ve kendi izini bırakan kadınların görünür olduğu özel bir gün. Kadınların üretimde, yaratıcılıkta ve yaşamın her alanında ortaya koyduğu değer, yalnızca bireysel başarıların değil, aynı zamanda toplumsal ilerlemenin de en güçlü kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor. Mücevher dünyasında son yıllarda öne çıkan tasarım yaklaşımı ise yalnızca estetik değil; anlam ve hikâye taşıyan parçalar etrafında şekilleniyor. Minimal ama karakter sahibi tasarımlar, kişisel hikâyeleri temsil eden semboller ve günlük yaşamda da rahatlıkla kullanılabilen zamansız parçalar, kadınların kendilerini ifade etme biçimlerinden biri haline geliyor. Schafrat da bu yaklaşımı benimseyerek tasarımın yalnızca bir aksesuar değil, aynı zamanda bir hikâye anlatma biçimi olduğuna inanıyor. Bu anlayışla seçilen ve sunulan her parça; bireyselliği, özgünlüğü ve kişisel izleri temsil eden bir anlam taşıyor. Özellikle, özel günlerde hediye seçimi yapılırken anlam taşıyan tasarımlar daha fazla tercih ediliyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde zarafeti ve sadeliği bir araya getiren mücevherler ise duyguyu ifade etmenin en anlamlı yollarından biri olarak öne çıkıyor. “Bazı izler sizi, siz yapar” yaklaşımıyla hareket eden Schafrat, kadınların birbirini güçlendirdiği dayanışma kültürünün bir parçası olmayı önemsiyor. Kadınların yarattığı değer ve ilham veren hikâyeler, markanın tasarım yaklaşımının da önemli bir ilham kaynağını oluşturuyor. Schafrat Marka Kurucusu Eda Uzuner Kalay, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Kadınların üretimde, yaratıcılıkta ve yaşamın her alanında bıraktığı izler, aslında dünyayı daha güçlü ve daha anlamlı kılıyor. Schafrat’ın hikayesi de bu inançla, tasarımın yalnızca estetik bir ifade değil, aynı zamanda bir hikâye taşıdığı bir marka yaratmayı hedefledim. Bir kadın girişimci olarak kadınların birbirini güçlendirdiği, dayanışmanın büyüdüğü bir dünyanın parçası olmak benim için çok kıymetli. Tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fiba Grubu’ndan eşitsizliğe  ayna tutan farkındalık filmi Haber

Fiba Grubu’ndan eşitsizliğe ayna tutan farkındalık filmi

Kadınlar ve erkekler arasındaki bakım emeği ve zihinsel iş yükü paylaşımındaki eşitsizliğe dikkat çekmek üzere hayata geçirilen Yük Olmasın projesi kapsamında Fiba Grubu, 29 Şubat Eşit Bakım Emeği Günü ile 8 Mart Dünya Kadınlar Günü arasında şehrin farklı noktalarında dikkat çekici çalışmalar gerçekleştirdi. Kamusal alanda hayata geçirilen enstalasyonlar ve farkındalık uygulamalarıyla görünmeyen yükleri gündelik hayatın içine taşıyan Fiba Grubu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde izleyiciyle buluşturduğu çarpıcı farkındalık filmiyle de çağrısını geniş kitlelerle buluşturuyor. “Yükü fark et” çağrısı Kreatif fikri Mowo İstanbul’a, prodüksiyonu ise Gonzo Film’e ait olan film, kadınlar ve erkekler arasında adil paylaşılmayan zihinsel iş yüküne dikkat çekiyor. “Mesai bittiğinde, işler gerçekten bitiyor mu?” sorusundan hareketle kurgulanan film, iş hayatının ardından başlayan görünmeyen ikinci mesaiyi çarpıcı bir karşıtlık üzerinden anlatıyor. Filmde, bir kadın ve bir erkek iş sonrası aynı asansöre binerken; erkeğin kendisini bekleyen ek bir sorumluluk olmadığı için zihninin rahatlığı yansıtılırken, kadının telefonuna art arda gelen mesajlar ve sorularla zihinsel iş yükünün yoğunluğu görünür hale geliyor. Dış sesin “Bu yükü fark et. Paylaş ki #YükOlmasın!” çağrısıyla film, sorumlulukların adil paylaşımına yönelik güçlü bir farkındalık mesajı veriyor. Farkındalık çalışmaları İstanbul’un farklı noktalarına taşındı Fiba Grubu, proje kapsamında yalnızca dijital mecralarda değil, kamusal alanda da görünürlük yaratan çalışmalar gerçekleştirdi. 29 Şubat Eşit Bakım Emeği Günü vesilesiyle hayata geçirilen özel çalışmada, üzerindeki onlarca post-it ile Şehir Hatları vapuruna binen bir kadın, gündelik yaşamda kadınların üstlendiği görünmeyen sorumlulukları sessiz ama çarpıcı bir anlatımla görünür kıldı. Doktor randevularından alışverişe, iş takibinden ev içi planlamaya kadar uzanan bu hatırlatıcılar, fark edilmeyen bakım emeği ve zihinsel iş yükünü kamusal alana taşıdı. Kentin merkez noktalarında enstalasyonlar Öte yandan İstanbul’un farklı noktalarında kurgulanan deneyim alanlarıyla ziyaretçiler, bakım emeği ve zihinsel iş yükü üzerine düşünmeye davet edildi. Terminal İstanbul’da kurulan labirent, katılımcılara ne kadar sorumluluk üstlendiklerini ve ne kadarını partnerleriyle paylaştıklarını sorgulatırken; Mecidiyeköy Metro İstasyonu’ndaki enstalasyon, kadınların hayat içinde aynı anda taşımak zorunda kaldıkları farklı rolleri “Bir kadının kaç şapkası var?” sorusuyla görünür kıldı. Marks&Spencer Bağdat Caddesi mağazası önünde konumlandırılan çalışma ise gündelik hayatta üst üste binen işlerin nasıl görünmeyen bir yüke dönüştüğüne dikkat çekti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.