Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kadınlar

Kapsül Haber Ajansı - Kadınlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadınlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Makineler Taşındı, Eğitim Açık Alanda Devam Etti Haber

Makineler Taşındı, Eğitim Açık Alanda Devam Etti

İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası binasında düzenlenmesi planlanan Bahar Buluşması, tarihi yapıya yönelik el koyma girişimleri nedeniyle açık havada gerçekleştirildi. Kursiyerler ile istihdam edilen kadınların başarı hikayelerini paylaştığı etkinlikte, farklı branşlarda eğitim alan yeni mezunlar belgelerini bina içindeki tören yerine açık alanda aldı. Meslek Fabrikası’nda yıl boyunca üretilen çalışmaların sergilendiği bir açık hava sergisi de kuruldu. Özene Bezene Büyütüyoruz Projesi’ne katılarak eğitimlerine devam eden kadınlar, açık alana kurulan dikiş makinelerinde üretim yaptı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, “Her türlü engele rağmen Meslek Fabrikası’na bahar geldi. Baharın en güzel yanı şudur: Toprak, ne kadar zorlu bir kıştan geçmiş olursa olsun yeniden yeşerir. Baharın gelişini ertelemeye kimsenin gücü yetmez. Meslek Fabrikası’nda yeşeren baharları da engelleyemeyecekler” diye konuştu. “Mücadelemizi sürdüreceğiz” Bahar Buluşmasını buruk bir tatla açtıklarını kaydeden Yıldır, tarihi binaya bir süredir haksız ve hukuksuz biçimde el konulmak istendiğini belirterek, “Belediyemize Atatürk’ten miras kalan Meslek Fabrikası binamız için çok daha farklı bir gelecek hayal etmiştik. Çünkü bu bina, özellikle gençlerin ve kadınların geleceğini kurmaları için Meslek Fabrikası’na dönüştürüldü” dedi. “Biz Atatürk’ün çocuklarıyız” diyen Yıldır, bu tür girişimlerin kendilerini yıldıramayacağını vurguladı. Hukuki sürecin devam ettiğini hatırlatan Yıldır, “İzmir halkının mülkü yeniden İzmir halkına iade edilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu. “Umut fabrikası” Meslek Fabrikası’nda insanları meslek sahibi yaptıklarını, binlerce kişinin aldığı eğitimle iş bulduğunu belirten Yıldır, “Meslek Fabrikası, toplumun dönüşümüne ve refahına katkı sunan, takdiri hak eden bir kurumdur. Çünkü biz, bir kentin gücünün yalnızca yaptığı yollar ve kurduğu altyapıyla değil, insanlarına açtığı fırsatlarla da ölçüldüğünü biliyoruz. Bir gence meslek kazandırabiliyor, bir kadının emeğini görünür kılabiliyor, bir yurttaşa yeni bir başlangıcın kapısını aralayabiliyorsanız işte o zaman gerçekten güçlü bir kent olursunuz. Meslek Fabrikası tam da bu anlayışın ürünüdür. Burası bir dayanışma alanı, İzmir’de emeğin fırsata dönüştüğü bir merkezdir. Meslek Fabrikası, insanların hayatında yeni sayfalar açtığı bir umut fabrikasıdır” dedi. Her merkez istihdam başvuru noktası olacak Konuşmasında yeni bir çalışmayı da duyuran Başkan Vekili Yıldır, “Meslek Fabrikası’nın İzmir genelinde faaliyet gösteren 28 kurs merkezini artık aynı zamanda birer istihdam başvuru noktası haline getiriyoruz. Bundan sonra İzmir’de iş arayan yurttaşlarımız, kentin neresinde olursa olsun kendisine en yakın Meslek Fabrikası kurs merkezine istihdam başvurusunda bulunabilecek. İnsanları meslek sahibi yapan bu yapıyı artık daha etkin kullanıyoruz. Kursiyerleri doğrudan iş fırsatlarıyla buluşturan bir merkezler ağı haline getiriyoruz. İstihdam, hem ekonomik hem sosyal bir meseledir. Bir onur meselesidir. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bizim görevimiz, emeğin büyüyebileceği, sosyal dönüşümün yaşanacağı alanlar açmaktır” ifadelerini kullandı. Makineler taşındı, eğitimler açık alanda gerçekleşti Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, yıl boyu üretilen çalışmaların sergilendiği açık hava sergisini ziyaret etti. Burada hem eğitmenler hem de kursiyerlerle sohbet eden Yıldır, Özene Bezene Büyütüyoruz Projesi kapsamında açık alanda kurulan atölyeyi de ziyaret etti. Projeye katılan kadınlar, Meslek Fabrikası binasına el koyma girişimi sebebiyle binanın karşısında yer alan yeşillik alanda makineleriyle dikiş dikti. Etkinlik boyunca, eğitimin sadece dört duvar arasında olmadığının vurgulandığı Hababam Sınıfı filminin müzikleri de çalındı. Şenlikte ayrıca dört gündür devam eden Meslek Fabrikası binası nöbetine ilişkin video gösterimleri de gerçekleştirildi. Yeni mezunlar, belgelerini şenlikte aldı Meslek Fabrikası’nda farklı branşlarda kurs gören kursiyerlere de mezuniyet belgeleri takdim edildi. 13 Ön Muhasebe, 11 Personel Bordro ve Özlük İşleri Eğitimi ve 13 Özene Bezene Büyütüyoruz Projesi kursiyeri, belgelerini abluka altına alınan bina önünde hazırlanan açık alanda aldı. Kursiyerler, eğitmenler ve Başkan Vekili Yıldır, hatıra fotoğrafı çektirdi. “Meslek Fabrikası’nın kalbini söküp almayın” Şenlik kapsamında, aldıkları eğitimle seramik atölyesi açan Gürsel Şahin ve Nursel Tuncay, sahneye çıkarak Meslek Fabrikası sayesinde değişen hayatlarını anlattı Gürsel Şahin, “Bugün burada bir kursiyer olarak değil, aldığımız kurslar sonucunda atölye açmış kişiler olarak buradayız. İlk başta çamura şekil verirken zorlandık, hata yaptık, tekrar denedik. Biz aslında çamura şekil verirken hayatımıza da şekil vermişiz. Bugün kendi emeğimizle üretmenin, hayallerimizi gerçekleştirmenin, başarmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Biz artık üreten, kazanan ve ilham veren bireyleriz. Bizlerin Meslek Fabrikası sayesinde çoğalmasını istiyoruz. Bir insanın hayatı fırsat verildiğinde gerçekten değişebiliyor. Arkamızdaki güzel bina, Meslek Fabrikası’nın kalbi. Lütfen o kalbi söküp almayın” diyerek duygularını ifade etti. İstihdam edilen bininci kursiyer: Meslek Fabrikası yeni bir fırsat verdi Meslek Fabrikası’nda kurs görüp istihdama kazandırılan bininci kursiyer Zeynep Kahraman da şunları söyledi: “Hepimiz için bahar demek; yenilenmek, umut etmek ve yeni başlangıçlar demek. Benim hayatımdaki yeni başlangıç ise Meslek Fabrikası ile tanıştığım gün başladı. Bir dönem ben de birçok insan gibi ‘acaba yarın ne olacak’ diye düşünen, iş arayan, biraz kaygılı bir dönemden geçiyordum. Sonra Meslek Fabrikası eğitimlerine katıldım. Mobil Barista ve Dijital Pazarlama eğitimlerini aldım. Aslında burada sadece bir meslek öğrenmedim, kendime yeniden güvenmeyi öğrendim. Bugün geldiğim noktada bir kahve firmasında yönetici yardımcısı olarak görev alıyorum. Benim için en önemli şey işe girmiş olmak değil, yeniden üretmenin, çalışmanın ve kendi ayaklarımın üstünde durmanın verdiği gurur oldu. Meslek Fabrikası bana sadece bir iş kapısı açmadı, bana ‘sen yapabilirsin’ dedi. Bana yeni bir fırsat verdi. Bugün burada duruyorsam bu, bana verilen fırsat sayesindedir. Umuyorum benim hikâyem, yeni bir başlangıç yapmak isteyen herkese küçük bir umut olur. İsterim ki bu eğitim hep sürsün ve bu fabrika kapanmasın.” “Yalnızca bir eğitim merkezi değil, stratejik bir platform” Buluşmada Meslek Fabrikası’nda çeşitli sektörlerle yapılan iş birliklerinin önemi de anlatıldı. Ege Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Yasin Akçakaya, “İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yaptığımız iş birlikleri yalnızca kentimize ve sektörümüze değer katmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumsal fayda üretme sorumluluğumuzu da daha güçlü şekilde yerine getirmemizi sağlıyor. Biz, hazır giyim sektörünü yalnızca üretim olarak görmüyoruz. Bu sektörün en önemli gücünün insan kaynağı olduğuna inanıyoruz. Meslek Fabrikası iş birlikleri ile sektörümüzün ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine katkı sağlıyoruz. Çalışmalarımız yalnızca eğitim değil, istihdam ve sosyal fayda üreten güçlü ve sürdürülebilir bir model ortaya koymuştur. Kentimiz ve sektörümüz için çok değerli iş birliklerine imza atmıştır. Meslek Fabrikası, yalnızca bir eğitim merkezi değil İzmir’in üretim gücünü besleyen stratejik bir platformdur” sözlerine yer verdi. “İzmir, yoksullukla mücadele eden bir yerden yoksun bırakılamaz” Özene Bezene Büyütüyoruz Projesi’nin temsilcisi sosyolog Sevinç Ustabaşı, “Burada alternatif ürün olarak geliştirilen yıkanabilir, çevre ve bebek dostu bebek bezini hayata geçirdik. Hem alım gücünün düşmesi hem de yoksulluğun artmasıyla bebek bezine erişim konusunda ciddi problemler yaşanıyor. Bu çalışmamız hem ekonomik katkı sunan hem de hak temelli bir çalışmadır” bilgisini verdi. Meslek Fabrikası binasına el koyma işlemleri nedeniyle dört gündür nöbette olduklarını belirten Ustabaşı, “Süreci başından bu yana tüm hukuki belgelerle şeffaflıkla yürüten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a teşekkür ediyoruz. Kentin her köşesindeki hizmete sahip çıkmak böyle bir şey. Meslek Fabrikası, İzmir’de yoksullukla mücadele ediyor. İzmir, yoksullukla mücadele eden böylesi bir yerden yoksun bırakılamaz, bırakılmayacaktır” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

15 Milyon Kişiye Ulaşan Seeco Kadın Ve Gençleri Güçlendiriyor Haber

15 Milyon Kişiye Ulaşan Seeco Kadın Ve Gençleri Güçlendiriyor

Gaziantep, Adıyaman, Kilis, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Mersin ve Mardin’de yürütülen proje; İpekyolu, Doğu Akdeniz, Karacadağ, Çukurova ve Dicle Kalkınma Ajansları iş birliğiyle sahada aktif şekilde sürdürülüyor. Yerel yönetimler, valilikler ve kamu kurumlarıyla birlikte gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında eğitim programları, kapasite geliştirme faaliyetleri ve çok paydaşlı buluşmalar hayata geçiriliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan SEECO Proje Yöneticisi Hande Kara, “2021 yılının Nisan ayında başlayan projemizin amacı, misafir ve ev sahibi topluluklardaki kadın ve gençlerin geçim kaynaklarını iyileştirmek, sosyal girişimciliği destekleyerek yerel toplulukların refahına katkı sunmak. Anadolu kültüründen ilham alarak paylaşımı, imeceyi ve dayanışmayı merkeze alıyor, sosyal girişimcilik yoluyla çevresel ve sosyal sorunlara çözümler üretiyoruz. Kadınlar, gençler ve engelliler gibi dezavantajlı grupları desteklemek, onların potansiyellerini açığa çıkararak ekonomik hayata daha güçlü bir şekilde katılmalarını sağlamak, SEECO’nun öncelikli hedeflerinden biri. Anadolu’nun gizli kahramanlarını keşfetmek için çıktığımız bu yolda, kadınların ve gençlerin kendi potansiyellerini görmelerine rehberlik ediyoruz. Henüz kendi gücünü keşfetmemiş girişimcilerin hikayelerine tanıklık ediyor, onların ilham verici adımlarını destekliyoruz” ifadelerini kullandı. Proje kapsamında hayata geçirilen Sosyal Girişimcilik Merkezleri; ortak çalışma alanları, girişimcilik ve iş geliştirme atölyeleri, eğitim salonları, kreş ve sosyal girişimcilik kütüphanesi gibi çok yönlü kullanım alanlarıyla dikkat çekiyor. Bununla birlikte oluşturulan Geçim Kaynağı Tesisleri sayesinde kadınlar ve gençlerin gelir elde edebileceği sürdürülebilir üretim modelleri destekleniyor. Bölgesel ihtiyaçlara göre şekillenen bu tesisler; tekstil, dikiş ve gıda işleme gibi farklı sektörlerde faaliyet göstererek yerel ekonomiye doğrudan katkı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akdeniz’den Toroslar’a Uzanan Yarışta Zirve Sahiplerini Buldu Haber

Akdeniz’den Toroslar’a Uzanan Yarışta Zirve Sahiplerini Buldu

Alanya’nın deniz, tarih ve dağ coğrafyasını bir arada sunan eşsiz yapısı, Alanya Ultra Trail’in karakterini benzersiz kıldı. Deniz seviyesinden başlayarak yüksek irtifalara ulaşan rotalar, Akdeniz’in sıcak dokusundan Toroslar’ın sert ve teknik etaplarına uzanarak sporculara çok katmanlı ve dünyada sayılı örnekler arasında yer alan bir yarış deneyimi yaşattı. Sporcular, Kleopatra Plajı’ndan start aldıktan sonra Alanya Kalesi, Kızılkule ve tarihi patikalardan geçerek çam ormanları ve dağ yollarına ulaştı. Parkur boyunca değişken zemin yapısı, yüksek irtifa kazanımı ve teknik geçişler, sporcuları hem fiziksel hem zihinsel olarak zorladı; Alanya’nın doğal ve tarihi dokusunu yarışın her anına taşıdı. Parkurda Nefes Kesen Anlar Sabahın erken saatlerinde Kleopatra Plajı’ndan verilen startın ardından sporcular, kısa sürede yüksek tempo ve yoğun rekabetin içine girdi. İlk kilometrelerden itibaren oluşan tempo grupları, özellikle tırmanış etaplarında parçalanırken, yarışın kaderini belirleyen anlar Toros Dağları’nın zorlu bölümlerinde yaşandı. Teknik geçişlerin yoğun olduğu dar patikalar, keskin inişler ve uzun tırmanışlar sporcuların ritmini sürekli değiştirirken; doğru enerji yönetimi ve parkur bilgisi yarışın en kritik unsurları arasında öne çıktı. Özellikle yüksek irtifa kazanımının yaşandığı bölümlerde sporcular hem fiziksel dayanıklılıklarını hem de mental güçlerini test etti. Parkurun farklı noktalarında kurulan destek alanları ve seyir noktaları, sporculara moral ve motivasyon sağlarken; izleyicilerin yoğun ilgisi yarış atmosferini daha da yukarı taşıdı. Gün ilerledikçe değişen hava koşulları ve zemin yapısı da mücadeleyi daha zorlu hale getirirken, Alanya Ultra Trail bir kez daha yalnızca bir yarış değil, başlı başına bir dayanıklılık hikayesi sundu. Alanya Ultra Trail’de Nefes Kesen Yarışların Kazananları Belli Oldu 68 K parkurunda kadınlarda Ezgi Aksedir (10:04:43), erkeklerde Mehmet Soytürk (08:49:07) zafere ulaştı. 42 K parkurunda kadınlarda Dominika Stelmach (05:00:03), erkeklerde Shyngys Baikashev (04:38:16) birinciliği elde etti. 27 K parkurunun galipleri ise kadınlarda Evgeniia Slinkina (03:25:27), erkeklerde Bogdan Kovalenko (02:34:10) oldu. 18 K parkurunda kadınlarda Merve Atilla (02:29:46), erkeklerde Dmitriy Hohlov (01:42:19) zirvede yer aldı. 5 K parkurunda ise kadınlarda Dilara Tiryaki (00:42:37), erkeklerde Musab Kundakçı (00:35:38) birinciliğe ulaştı. Kazanan Sporcular – Genel Klasman 68 K Kadınlar: Ezgi Aksedir Türkiye (10:04:43) Nuray Bulut Göktepe Türkiye (10:19:17) Tatiana Nikitina Rusya (11:20:35) Erkekler: Mehmet Soytürk Türkiye (08:49:07) Ivan Rıabkın Rusya (09:19:28) Yevhenii Yermolenko Ukrayna (09:28:23) 42 K Kadınlar: Dominika Stelmach Polonya (05:00:03) Beyza Güzel Türkiye (06:07:47) Viktoriia Stalmakova Rusya (06:08:26) Erkekler: Shyngys Baikashev Kazakistan (04:38:16) Ramıs Nuralıev Rusya (05:24:41) Halil İbrahim Bayındır Türkiye (05:34:06) 27 K Kadınlar: Evgeniia Slinkina Rusya (03:25:27) Üzüm Sevgül Kaçak Türkiye (03:26:51) Olesia ZUBAKHA Rusya (03:33:36) Erkekler: Bogdan Kovalenko Türkiye (02:34:10) İbrahim Güneş Türkiye (02:35:19) Koray Het Türkiye (02:57:46) 18 K Kadınlar: Merve Atilla Türkiye (02:29:46) Gönül Tezel Türkiye (02:30:48) Songül Albayrak Türkiye (02:34:52) Erkekler: Dmitriy Hohlov Rusya (01:42:19) Gökhan Gündoğan Şen Türkiye (01:46:39) Stanislav Igoshın Rusya (01:52:40) 5 K Kadınlar: Dilara Tiryaki Türkiye (00:42:37) Tatiana Grıshına Rusya (00:45:31) Alisha Galimova Rusya (00:46:20) Erkekler: Musab Kundakçı Türkiye (00:35:38) Ilya Uysal Türkiye (00:36:02) Şerefcan Şentürk Türkiye (00:41:59) Kazanan sporculara ödüllerini Alanya Belediyesi Başkan Danışmanı Faruk Konukçu, Alanya Gençlik ve Spor Müdürü Emre Gıdırgıcı, Alanya Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Nazmi Uyar, Parkurlar Sorumlusu Ahmet Arslan ve Yarış Direktörü Hüseyin Koçak ve Organizasyon Direktörü Talat Demirel takdim etti. Alanya Ultra Trail’e Güçlü Destekler ve İş Birlikleri Alanya Ultra Trail; T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Alanya Kaymakamlığı, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Türkiye Atletizm Federasyonu, Alanya Belediyesi, Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) ve Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) destekleriyle gerçekleştirildi. 23 Projects ana sponsorluğunda, Corendon Airlines’ın ulaşım sponsorluğu, Utopya World Hotel’in co-sponsorluğu ve Başkent Üniversitesi Alanya Hastanesi’nin sağlık partnerliği ile hayata geçirilen organizasyon; Alanya Teleferik, This is Alanya, Sundaze Beach Club, Smak Cafe & Eatery, Comfort Suites ve My Home Resort gibi markaların katkılarıyla güçlü bir iş birliği yapısı ortaya koydu. Kamu kurumları ve özel sektörün bir araya geldiği bu çok paydaşlı yapı, Alanya Ultra Trail’in yalnızca sportif bir organizasyon olmanın ötesine geçerek, bölgenin doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini uluslararası alanda tanıtan önemli bir spor turizmi projesi olarak konumlanmasını sağladı. Altura Event’in organizasyon gücüyle gerçekleştirilen etkinlik, her geçen yıl artan etkisiyle Alanya’nın global spor turizmi sahnesindeki yerini güçlendirmeye devam ediyor. Alanya’da Festival Atmosferi Alanya Ultra Trail, bu yıl yalnızca bir yarış olmanın ötesine geçerek iki güne yayılan bir spor ve yaşam festivali atmosferi sundu. Cleopatra Plajı’nda kurulan EXPO alanı, sporcuların yanı sıra aileler, ziyaretçiler ve sporseverlerin yoğun ilgisiyle gün boyunca hareketli anlara sahne oldu. Katılımcılar; marka deneyim alanları, etkinlik stantları, müzik ve sahne performanslarıyla zenginleşen organizasyonda, yarış heyecanını sosyal bir deneyimle birleştirme fırsatı buldu. Alanya Ultra Trail, sporun birleştirici gücünü şehirle buluşturarak hafta sonu boyunca yüksek enerjili bir festival ortamı yarattı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEMA Vakfı’ndan Orman ve Su Uyarısı Haber

TEMA Vakfı’ndan Orman ve Su Uyarısı

Ormanlar ve su varlıkları, yaşamın sürekliliğini sağlayan ekosistemlerin temelini oluştururken, ekonomik yaşamın görünmez altyapısını ve toplumsal refahın güvencesini de sağlıyor. Ancak bugün, gezegenimizin yaşanabilirliği için vazgeçilmez olan bu doğal varlıklar hiç olmadığı kadar baskı altında. Artan nüfus ve insan kaynaklı iklim krizinin etkileri, ormanlar ile su varlıklarını giderek daha kırılgan hale getiriyor. Büyük resme baktığımızda ise acilen önleyici adımların atılması gerekiyor. Birleşmiş Milletler bu yıl, Ormancılık Haftası’nın da başlangıcı olan 21 Mart Dünya Ormancılık Günü’nün temasını "Ormanlar ve Ekonomiler", 22 Mart Dünya Su Günü’nün temasını ise "Su ve Cinsiyet" olarak belirledi. Bu iki tema, ormanlar ve su varlıklarının doğal sistemlerin bir parçası olduğunu yeniden hatırlatırken, toplumsal eşitliğin ve ekonomik refahın temelini de oluşturduklarına dikkat çekiyor. Dünyada 45 milyon insan geçimini ormanlardan sağlıyor Karbon depolamadan iklimin düzenlenmesine, toprağın korunmasından su üretimine kadar sayısız ekosistem hizmeti sunan ormanlar, aynı zamanda insan refahı ve ekonomik yaşamın ana bileşenlerinden biri. Dünya genelinde 45 milyon insan geçimini doğrudan ormanlardan sağlarken, milyarlarca insanın yaşamı, ormanların sağladığı gıdaya ve düzenlediği su döngüsüne bağlı olarak sürüyor. Tüm bu hizmetlerin ekonomik karşılığını hesaplamak ise mümkün bile değil. Ancak küresel ölçekte orman kaybı hız kesmeden devam ediyor. 1990–2025 yılları arasında dünyada yaklaşık 489 milyon hektar orman alanı yok edildi. Son 10 yılda ise her yıl yaklaşık 11 milyon hektar, Türkiye’nin Akdeniz Bölgesi kadar, doğal orman alanı kaybedildi. Yangınların yol açtığı tahribatlar giderek artarken son 20 yılda yangınlardan zarar gören orman alanı iki katına çıktı. Orman kaybı su güvencesini de zayıflatıyor Ormanların zayıflaması sadece ekolojik bir kayıp değil, su güvenliği açısından da ciddi bir risk oluşturuyor. Çünkü ormanlar su döngüsünün önemli bir parçasını oluşturuyor; havzaları koruyor, yağışları ve suyun kalitesini artırıyor, kuraklık ve taşkın riskini azaltıyor. TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, ormanların korunmasının yaşamın sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekerek şunları söyledi: "Ormanlar yalnızca ağaçlardan ibaret olmayan; suyun sürekliliğini sağlayan, ekonomiyi ayakta tutan ve yaşamı mümkün kılan doğal sistemlerdir. Ormanlar zayıfladığında su güvenliği de zayıflar. Bu nedenle ormanları korumak, suyu ve yaşamın devamlılığını da korumak demektir." Su yoksunluğu en çok kadınları ve çocukları etkiliyor Suyun coğrafi bölgelere ve ülkelere dağılımı konusunda görülen eşitsizlikler ise toplumsal yaşamda daha da derinleşiyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre dünyada kadınlar ve kız çocukları her gün yaklaşık 250 milyon saatlerini su bulmak ve taşımak için harcıyor. Bu durum eğitimden kopuş, ekonomik dışlanma ve zaman yoksulluğu gibi eşitsizlikleri derinleştiren sonuçlar doğuruyor. İklim krizinin etkileriyle artan kuraklık, su kıtlığı ve aşırı hava olayları da özellikle kırılgan toplulukların yaşam koşullarını daha da zorlaştırıyor. Bu duruma ilişkin değerlendirmede bulunan Deniz Ataç, "Su yoksunluğu, bir eşitsizlik krizidir. Suya erişimin zorlaştığı her yerde bakım yükünü en çok kadınlar ve kız çocukları üstleniyor; eğitimden, çalışma hayatından ve yaşam fırsatlarından feragat etmek zorunda kalıyorlar. Oysa suya erişim bir ayrıcalık değil, temel bir insan hakkıdır. Aynı iklim koşullarına sahip toplumlar arasında suya erişim yönetsel nedenlerle üç kata kadar değişebiliyorsa bu bize su yoksunluğunun çözümünde sadece altyapıya değil, adil ve katılımcı yönetime de odaklanmamız gerektiğini gösterir." ifadelerini kullandı. Dünya "su iflası" riskiyle karşı karşıya Birleşmiş Milletler Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü tarafından yayımlanan yeni bir rapor ise dünyanın artık, “küresel su iflası” olarak tanımlanan yeni bir döneme girdiğini ortaya koyuyor. Rapora göre insanlık nehirleri, gölleri ve yer altı su varlıklarını doğanın kendini yenileyebileceğinden çok daha hızlı tüketiyor ve birçok su sistemi geri dönülmesi zor bir eşik noktasına yaklaşıyor. Ataç, endişe verici bu tabloya karşı uyarıda bulundu: "Tatlı su varlığı azalan Dünyamız küresel bir su iflası riskiyle karşı karşıya. Ormanları korumadan ise su güvencesini sağlamak mümkün değil." "Doğal varlıkların korunması, birbirini tamamlayan bütüncül politikalarla mümkün" Deniz Ataç, su güvencesinin sağlanabilmesi için suyun alınıp satılan bir kaynak olarak görülmesinden vazgeçilmesinin, orman ekosistemlerinin korunmasının, su havzalarının bütüncül bir yaklaşımla yönetilmesinin ve suya erişimin temel bir insan hakkı olarak ele alınmasının büyük önem taşıdığını söyledi: "İklim krizine karşı yaşanabilir bir gelecek için orman kaybını durduracak politikaların güçlendirilmesi, su varlıklarının doğanın yenilenme kapasitesini gözeten bir anlayışla yönetilmesi ve su yönetiminde kadınların ve yerel toplulukların karar alma süreçlerine etkin katılımının sağlanması gerekiyor. Doğal varlıkların korunması, su güvencesinin sağlanması ve toplumsal eşitsizliklerin azaltılması ancak birbirini tamamlayan bütüncül politikalarla mümkün." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VakıfBank’tan 1,5 Milyar Euro Tutarında Yeni Yurt Dışı Kaynak  Haber

VakıfBank’tan 1,5 Milyar Euro Tutarında Yeni Yurt Dışı Kaynak 

VakıfBank, uluslararası kuruluşlarla yaptığı iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Dünya Bankası İcra Kurulu tarafından Aralık 2025’te onaylanan “Türkiye İstihdam ve Büyüme için Finansmana Erişim Projesi” kapsamında, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın karşı-garantisi ve Dünya Bankası Grubu üyesi Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası’nın (IBRD) kısmi garantisi altında uluslararası finans kuruluşlarıyla kredi sözleşmesine imza attı. 10 yıl vadeli finansman işlemi, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Dünya Bankası, kreditörler ve VakıfBank arasındaki iş birliği kapsamında; Türkiye genelinde mikro, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin, özellikle kadınlar ve genç girişimcilerin finansmana erişiminin ve istihdamlarının artırılmasını ve depremden etkilenen bölgelerde ekonomik toparlanmanın desteklenmesini amaçlıyor. “Türk bankacılık sektöründe uluslararası kalkınma kuruluşlarıyla gerçekleştirilen en yüksek tutarlı fonlama işlemi” İşlemle ilgili açıklamada bulunan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih şunları söyledi: “Dünya Bankası İcra Kurulu tarafından onaylanan ‘Türkiye İstihdam ve Büyüme için Finansmana Erişim Projesi’ kapsamında, Hazine ve Maliye Bakanlığı karşı-garantisi ile IBRD kısmi garantisi altında uluslararası finans kuruluşlarıyla imzaladığımız 1,5 milyar Euro tutarındaki 10 yıl vadeli bu anlaşmayı, Türkiye ekonomisine uzun vadeli kaynak kazandıran stratejik bir adım olarak değerlendiriyoruz. Bu proje, yalnızca finansman sağlamakla sınırlı kalmayıp kadınlar ve genç girişimciler odağında istihdamı da doğrudan destekleyen bir etki çerçevesi sunuyor.” Sağlanan kaynağı, mikro, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin yatırım ve büyüme ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde reel sektöre yönlendirirken, depremden etkilenen bölgelerde de ekonomik toparlanmayı desteklemeyi hedeflediklerini belirten Üstünsalih, “Dünya Bankası ile 2010 yılında başlayan ve yıllar içinde farklı projelerle genişleyen iş birliğimiz bugün itibarıyla Bankamızı, Dünya Bankası’nın Türkiye’deki en büyük finansal kuruluş iş ortağı konumuna taşıdı. Orta ve uzun vadede, çok uluslu kalkınma bankaları ve uluslararası finans kuruluşlarıyla ilişkilerimizi daha da derinleştirerek ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlayan projelerde en büyük ve en etkin iş ortaklarından biri olma stratejimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu önemli adımda emeği geçen Hazine ve Maliye Bakanlığı’na, Dünya Bankası Grubu’na ve kredi anlaşmasını birlikte imzaladığımız Santander, BNP Paribas, Standard Chartered ve ING’ye teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı. Projeye garanti sağlayan Dünya Bankası adına açıklamalarda bulunan Türkiye Cumhuriyeti ülke direktörü Humberto López ise şunları ifade etti. “Bu işlem, Dünya Bankası’nın bugüne kadar tek bir proje kapsamında sağladığı en büyük garanti olup, özel sektörün finansmana erişimini kolaylaştırarak ülkemizin istihdam hedeflerinin desteklenmesine önemli katkı sağlayacaktır. Aynı zamanda işgücü piyasasındaki cinsiyet ve yaş farkının kapatılmasına odaklanmaktadır. Projenin, 15.000'i kadınlar ve 1.000'i gençler tarafından yönetilen firmalar da dahil olmak üzere yaklaşık 30.000 mikro, küçük ve orta ölçekli işletmenin finansmana erişimini genişletmesi ve 800.000'e kadar yeni veya daha kaliteli istihdam yaratılmasına yardımcı olması beklenmektedir.” Projede kredi veren bankalardan Santander Bank adına Global Export & Agency Finance Başkanı Guillermo Hombravella ise şunları belirtti: “Bu önemli işlemde Global Koordinatör olarak yer almaktan gurur duyuyoruz. Uluslararası kalkınma kuruluşlarının katılımıyla bir Türk bankası tarafından sağlanan en büyük finansman olması, bu işlemin Dünya Bankası ile önde gelen ticari bankalar arasındaki güçlü iş birliğini ortaya koyduğunu göstermektedir. Çok taraflı garanti yapılarındaki işlemlerde güvenilir bir ortak olarak Santander, Türkiye’de mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansmana erişimini genişleten, istihdamı destekleyen ve son depremlerden etkilenen bölgelerin toparlanmasına katkı sağlayan karmaşık finansman çözümlerini hayata geçirmek için gerekli yapılandırma uzmanlığı ve koordinasyon kapasitesini sunmaktadır.” Projede kredi veren bankalardan BNP Paribas adına BNP Paribas Global Export Finance Başkanı Yasser Henda ise şunları söyledi: “BNP Paribas olarak, IBRD tarafından kısmen garanti edilen ve finansal kapsayıcılığı güçlendirmeyi hedefleyen bu 1,5 milyar avroluk işlem kapsamında VakıfBank’ı desteklemekten gurur duyuyoruz. Özellikle kadın ve genç girişimciler olmak üzere yeterince temsil edilmeyen gruplar ile KOBİ’lerin finansmana erişimini artırmayı amaçlayan bu işlemde yer almamız, BNP Paribas’nın Türkiye’de ve ötesinde sosyal ve ekonomik kalkınmayı destekleyen finansman çözümlerinin geliştirilmesine yönelik kararlılığını bir kez daha ortaya koymaktadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın, Aile ve Çocuklar İçin Yeni Bir Yaşam Alanı Haber

Kadın, Aile ve Çocuklar İçin Yeni Bir Yaşam Alanı

Kadınların, ailelerin ve çocukların sosyal, kültürel ve ekonomik refahını artırmayı hedefleyen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit’te hayata geçirmeye hazırlandığı Anne Şehir Merkezi Lotus ile örnek bir yaşam kompleksini daha kente kazandıracak. Bu kapsamda Ömer Türkçakal Bulvarı üzerinde inşa edilen Anne Şehir Merkezi Lotus’un çalışmaları tamamlandı. Hizmete girmeye gün sayan tesis, İzmit’te önemli bir ihtiyaca cevap verecek. TEK ÇATI ALTINDA KAPSAMLI HİZMET MODELİ Anne Şehir Merkezi Lotus, diğer merkezlerden farklı olarak kapsamlı bir yaşam alanı modeli sunacak. Fiziksel aktivite alanlarından danışmanlık hizmetlerine, sosyal destek programlarından üretim atölyelerine kadar pek çok hizmet aynı çatı altında toplanacak. Anne Şehir Merkezi Lotus sayesinde kadınlar hem kişisel hem de mesleki gelişimlerini destekleyecek imkânlara erişirken, aileler güvenli ve destekleyici sosyal ortamda bir araya gelme fırsatı bulacak. PSİKOLOG, DİYETİSYEN VE FİZYOTERAPİST DESTEĞİ Anne Şehir Merkezi Lotus bünyesinde yer alan spor salonundan kadınlar aktif olarak yararlanırken, çocuğu olan annelerin çocukları da merkez içerisindeki anne yanı sınıfında güvenli ve keyifli bir ortamda vakit geçirebilecek. Tesis aynı zamanda psikolog, diyetisyen ve fizyoterapist hizmetleriyle de kadınların hem fiziksel hem de ruhsal sağlıklarını destekleyen bütüncül bir hizmet anlayışı sağlayacak. DİĞER SOSYAL DONATILARDA ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR İzmit’e yeni bir sosyal yaşam alanı kazandıracak proje, yalnızca bir hizmet binası değil; kadınları, aileleri ve çocukları merkeze alan çok yönlü bir yaşam kompleksi olarak tasarlandı. Merkez bünyesinde yer alan “Gönül Bahçem”, “Ana Kafe” ve “Lokomotif Çocuk Köyü” bölümlerinde ise çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.