Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kalite

Kapsül Haber Ajansı - Kalite haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalite haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Humanis Psikiyatri Tedavi Alanına Güçlü Bir Adım Attı Haber

Humanis Psikiyatri Tedavi Alanına Güçlü Bir Adım Attı

Humanis, bu devralmayla birlikte psikiyatrik hastalıklar gibi yüksek ihtiyaca sahip bir tedavi alanına ilk adımını atmış oldu. Bu adım Humanis’in uzun vadeli vizyonunun ve hasta odaklı yaklaşımının güçlü bir yansıması niteliğinde. Humanis, yalnızca portföyünü genişletmekle kalmayarak, aynı zamanda hastalar için erişimi yüksek ve etkinliği güçlü bir tedavi seçeneğini daha ürün gamına dahil etti. Böylece AstraZeneca portföyünde yer alan bu ürün, Humanis çatısı altında hastaların erişimine sunulmaya devam edecek. Söz konusu ürün hali hazırda Humanis’in Çerkezköy’ deki tesislerinde, uluslararası kalite standartlarında 2017 yılından beri üretiliyor. Ruhsat ve marka haklarının devrini takiben Humanis ürünü aynı yüksek kalite, güvenilirlik ve etkinlikte üretmeye devam edecek. Bununla birlikte Humanis; ürünün dağıtımını, tanıtımını ve tüm ticari süreçlerini yürütecek olup kesintisiz tedarik ve yüksek kalite güvencesi ile psikiyatri alanında da Türk tıbbına hizmet edecek. Humanis Ticari Operasyonlar Genel Müdürü Dr. Yalçın Yaşin, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Humanis olarak, hasta odaklı yaklaşımımızı tüm faaliyet alanlarımızda temel öncelik olarak görüyoruz. Bu kapsamda ilacın mevcut ruhsatı çerçevesinde Türkiye’deki temsil ve tedarik sürecinin şirketimiz tarafından üstlenilmesi hem tedaviye erişimin sürekliliği hem de güvenli kullanımın devamlılığı açısından önemli bir adımdır. Genişleyen tedavi alanlarımızla birlikte, insan sağlığına uzun vadeli katkı sağlayacak sürdürülebilir çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.” İnsan odaklı sağlık felsefesi yolunda yeni bir adım Humanis, ‘İnsan Odaklı Sağlık’ anlayışını şirket kültürünün merkezine alarak sürdürülebilir ve hedef odaklı gelişimi önceliklendiriyor. Gerçekleştirilen ruhsat ve marka hakları devri de bu yaklaşımın somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Psikiyatri alanında kullanılan bu ilacın erişimi, Humanis’in mevcut ruhsat çerçevesinde yürüttüğü temsil ve tedarik sorumluluğu ile kesintisiz devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KOMSAD WIN EURASIA 2026 ile Küresel Vitrine Çıkıyor Haber

KOMSAD WIN EURASIA 2026 ile Küresel Vitrine Çıkıyor

Türkiye’nin kompresör, vakum ve basınçlı gaz teknolojileri alanındaki çatı kuruluşu Kompresör, Vakum ve Basınçlı Gaz Ekipmanları Derneği (KOMSAD), sektörel kalite altyapısını güçlendirecek kritik bir yatırımı 2026 yılı içinde hayata geçirmeye hazırlanıyor. KOMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Yakub Tüfekci, uzun süredir ihtiyaç duyulan Basınçlı Hava Ölçüm Laboratuvarı için sürecin resmileştiğini, teknik değerlendirme ve satın alma aşamasına geçildiğini açıkladı. 2023 yılında kurulan KOMSAD, sanayinin tümüne hitap eden kompresör, vakum ve basınçlı gaz ekipmanları sektörünü tek çatı altında toplayarak kaliteyi artırmayı, ortak hareket kültürünü güçlendirmeyi ve güçlü bir temsiliyet sağlamayı hedefliyor. Bugün 60 üye firma ve 8 komite ile faaliyetlerini sürdüren dernek, 2025 yılı boyunca yoğun bir mesai yürüttü. İlgili Bakanlıklar, TOBB, TSE ve MAKFED nezdinde sektörün resmi temsilini üstlenen KOMSAD; ürün gruplarına ilişkin teknik rapor ve görüşlerini kamu kurumlarına iletti. Basınçlı hava ölçüm laboratuvarları konusunda yürütülen çalışmalar kapsamında TSE ile resmi protokol imzalanırken, teknik şartnameler de oluşturuldu. Hâlihazırda devam eden teknik değerlendirme ve satın alma süreciyle birlikte KOMSAD’ın hedefi, 2026 yılı içinde Türkiye’ye kazandırılacak Basınçlı Hava Ölçüm Laboratuvarı sayesinde sektörün uluslararası standartlarda test ve ölçüm altyapısına kavuşmasını sağlamak. Yeni nesil basınçlı hava teknolojileri ilk kez vitrine çıkıyor Bu yıl Hannover Fairs Turkey organizasyonuyla 10-13 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek WIN EURASIA’nın, basınçlı hava sektörü için büyümenin itici gücü olacağını ifade eden Tüfekci, fuarın sektöre yeni bir ivme kazandıracağını vurguladı. KOMSAD olarak bölgenin ve sektörün en büyük uluslararası sanayi fuarında yer almaktan memnuniyet duyduklarını belirten Tüfekci, 2024 edisyonunun ardından ikinci kez ortak katılım sağlayacaklarını ve WIN EURASIA’nın sektörde yeni iş birliklerinin önünü açarak büyüme sürecine somut katkı sağlayacağını ve sektöre yön veren bir platform olacağını vurguladı. COMVAC sektörü olarak 20’yi aşkın firma ve bin metrekareyi aşan sergileme alanıyla WIN EURASIA 2026’da güçlü bir katılım gerçekleştireceklerini belirten Tüfekci, üyelerinin hem mevcut hem de yeni ürünlerini sergileyeceğini, birçok yeni lansman ve iş birliği duyurusunun da fuar kapsamında gerçekleştirileceğini söyledi. Basınçlı hava dünyada en yoğun kullanılan ikinci enerji türü Elektrikten sonra dünyada en yoğun kullanılan ikinci enerji türünün basınçlı hava olduğunu belirten Tüfekci, “Sanayide tüketilen elektrik enerjisinin yaklaşık yüzde 20’si basınçlı hava sistemleri tarafından tüketiliyor. Bu nedenle sektörde verimlilik ve kapasite artışları, kestirimci bakım, uzaktan izleme ve yönetim teknolojileri, veri yönetimi ve bulut çözümleri gibi başlıklar kritik önem taşıyor. Basınçlı hava sistemleri, fabrikaların adeta kalbi olarak konumlanıyor. Üretici firmalar; emre amadelik, verimlilik ve kesintisiz çalışma için yeni yazılım ve otomasyon çözümleri geliştiriyor” ifadelerini kullandı. Tüfekci; “Fuarda; vidalı ve turbo kompresörlerden basınçlı hava kurutucuları ve filtrelere, blower sistemlerinden vakum pompalarına, basınçlı hava ve gaz tanklarından azot ve oksijen jeneratörlerine, sensör ve ölçüm sistemlerine kadar başlıca ürün gruplarımız sergilenecek. Bazı firmalarımız yeni ürünlerini ilk kez WIN EURASIA 2026’da vitrine çıkaracak” dedi. En büyük sorun kalitesiz ürün ithalatı Türkiye basınçlı hava sektörünün karşı karşıya olduğu en kritik sorunun, Uzak Doğu’dan yapılan standart dışı ve kalitesiz ürün ithalatı olduğunu belirten Tüfekci, “Çin menşeli ithalat adet bazlı olarak vidalı kompresörlerde toplam ithalatın yüzde 75’ine ve düşük güçte pistonlu kompresörler ve blower ürünlerinde ise yüzde 98 seviyelerine ulaşmış durumda” dedi. Tüfekci, standartlara aykırı basınçlı kaplar, uygunsuz soğutucu akışkan içeren kurutucular, deklare edilen performansın altında çalışan ve makine emniyet direktifine aykırı kompresörler; hem insan sağlığı hem de sanayi güvenliği açısından ciddi risk oluşturuyor. KOMSAD olarak; Ticaret Bakanlığı’nın İthalat ve Gümrükler Genel Müdürlükleri ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Sanayi ve Piyasa Denetim ve Gözetim Genel Müdürlükleri ve TSE ile çok sayıda görüşme gerçekleştirerek teknik rapor ve dilekçeler sunduk” ifadelerini kullandı. Süreçteki çalışmalar ile ithalat denetimlerinin sıklaştırıldığını belirten Tüfekci, “Teknik dosya kontrol sürecine geçildi, 2026 yılı itibarıyla ürünlerin Avrupa direktiflerine uyumluluğunun denetlenmesi planlandı, riskli ürünlerin piyasadan toplatılmasına yönelik çalışmalar hızlandırıldı, İlave Gümrük Vergisi (İGV) kapsamında birçok GTİP kodunda artış sağlandı” diye konuştu. COMVAC gücü WIN EURASIA ’da küresel vizyona dönüşüyor Basınçlı hava, kompresör ve vakum teknolojilerinin sanayinin sürdürülebilirliği, verimliliği ve dijital dönüşümü açısından stratejik konumda olduğunu belirten Hannover Fairs Turkey WIN EURASIA Proje Yöneticisi Sena Mengül ise, “KOMSAD’ın Basınçlı Hava Ölçüm Laboratuvarı yatırımı sektörel kalite altyapısı açısından önemli bir adım. WIN EURASIA 2026’ya güçlü ortak katılım ise Türkiye’nin bu alandaki kurumsal kapasitesini ve uluslararası rekabet gücünü net biçimde ortaya koyuyor” dedi. Mengül, “10-13 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenleyeceğimiz WIN EURASIA verimlilik, dijitalleşme, enerji yönetimi ve güvenlik başlıklarında sektöre yön veren teknolojilere ev sahipliği yapacak. KOMSAD ve üye firmalarının gerçekleştireceği lansmanlar ve iş birlikleri, COMVAC alanında fuarın küresel ölçekte referans bir platform olma vizyonunu güçlendirecek” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Danfoss’ta Üst Düzey Atama Haber

Danfoss’ta Üst Düzey Atama

Danfoss Türkiye İklimlendirme Çözümleri Segmentinde organizasyonel değişikliğe gidildi. Danfoss, iklimlendirme alanında stratejik ve rekabetin yoğun olduğu bir pazar olarak konumlandırdığı Türkiye operasyonlarında OEM ve bayi kanalı ekip yapısını tek bir çatı altında birleştirdi. Bu değişiklikle birlikte Danfoss’un OEM, Bayi, Endüstriyel Soğutma, Gıda&Perakende ve Proje kanallarının tek bir çatı altında yönetilmesi kararı alındı. Bu kapsamda Türkiye & Orta Asya OEM ve Gıda Perakende bölümleri satış direktörlüğünde görev alan Sertan Genç; 1 Mart 2026 tarihi itibariyle Danfoss Türkiye & Orta Asya İklimlendirme Çözümleri Shared Sales Satış Direktörlüğü (tüm soğutma iş kolları) görevine atandı. Yapılan açıklamada, Danfoss’un yeni yönetim biçiminin organizasyona çeviklik katmasının ve yeni liderler çıkarmanın önünü açacağı belirtildi. Açıklamada ayrıca, kanallar arasında koordinasyonun ve işbirliğinin artmasıyla, tüm müşteri gruplarının pozitif etkileneceği, bu sayede organizasyonun hacminin yükseleceği ve yeni iş kollarının hayata geçeceğinin beklendiği de ifade edildi. Yeni organizasyonel değişikliğe dair açıklamalarda bulunan Danfoss Türkiye & Orta Asya İklimlendirme Çözümleri Shared Sales Satış Direktörü Sertan Genç, "Türkiye’nin, iklimlendirme alanında büyük bir potansiyeli var. Danfoss olarak bu potansiyeli karşılayacak ve geliştirecek durumdayız. Türkiye’de soğutma sistemleri ekipman tedariğinde öncülüğümüz güçlenerek perçinleniyor. Buna paralel olarak da bölge olarak cesur ve iddialı bir büyüme hedefimiz var. Ekibime ve stratejilerimize güvenim tam. Konusuna hakim ve deneyimli teknik ekibimiz, Danfoss Soğutma Sistemleri Eğitim Akademimiz, Uygulama ve İnceleme merkezlerimiz ile Türkiye’deki partnerlerimize de bu güveni verdiğimize inanıyorum. Çevik kararlar alabilen, yaratıcılığı seven ve açık görüşlü bir kişiliğim var. Bu doğrultuda yaratıcı yeni projeler ile partnerlerimizin karşısına çıkacağımıza emin olabilirsiniz. Partnerlerimize “Siz satın, biz destekleyelim” değil; “Beraber planlayalım, Beraber Kazanalım” mesajını ileteceğiz” dedi. Sertan Genç Kimdir: 1983 yılında İstanbul Kadıköy’de doğan Sertan Genç, Lisans ve Yüksek Lisansını Makine Mühendisliğinde tamamlamıştır. Evli ve 2 çocuk babasıdır. Soğutma Sektörü ve Spor faaliyetleri ile ilgili birçok dernekte görevler almaktadır. 20 yıllık kariyer hayatı boyunca Üretim, ArGE, Kalite, Proje ve Satış fonksiyonlarında görev almıştır. 2014 senesinde Friterm firmasından geçiş yaparak, Danfoss Otomasyon’a Soğutma Departmanı Satış Mühendisi olarak başlamış, 2016 senesinde OEM ve Kilit Müşteriler Satış Müdürü, 2020 senesinde Kıdemli Satış Müdürü, 2024 senesinde OEM & Gıda Perakende Satış Direktörü görevlerini yerine getirmiş, 2025 senesinde de bu sorumluluklarına artı olarak CAU (Orta Asya) bölgesinin yönetimini eklemiştir. 1 Mart 2026 tarihi itibariyle tüm soğutma iş kollarının direktörlüğüne atanmıştır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Humanis, Psikiyatri Tedavi Alanına Güçlü Bir Adım Attı Haber

Humanis, Psikiyatri Tedavi Alanına Güçlü Bir Adım Attı

AstraZeneca ile yapılan anlaşma kapsamında, merkezi sinir sistemi hastalıklarının tedavisinde uzun yıllardır kullanılan ve etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış bir ürünün ruhsatı ve marka hakları Liva İlaç Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (bir Saya Holding şirketi olup HUMANIS SAĞLIK A.Ş. ile aynı şirketler grubunda yer almaktadır.) tarafından devralındı. Humanis, bu devralmayla birlikte psikiyatrik hastalıklar gibi yüksek ihtiyaca sahip bir tedavi alanına ilk adımını atmış oldu. Bu adım Humanis’in uzun vadeli vizyonunun ve hasta odaklı yaklaşımının güçlü bir yansıması niteliğinde. Humanis, yalnızca portföyünü genişletmekle kalmayarak, aynı zamanda hastalar için erişimi yüksek ve etkinliği güçlü bir tedavi seçeneğini daha ürün gamına dahil etti. Böylece AstraZeneca portföyünde yer alan bu ürün, Humanis çatısı altında hastaların erişimine sunulmaya devam edecek. Söz konusu ürün hali hazırda Humanis’in Çerkezköy’ deki tesislerinde, uluslararası kalite standartlarında 2017 yılından beri üretiliyor. Ruhsat ve marka haklarının devrini takiben Humanis ürünü aynı yüksek kalite, güvenilirlik ve etkinlikte üretmeye devam edecek. Bununla birlikte Humanis; ürünün dağıtımını, tanıtımını ve tüm ticari süreçlerini yürütecek olup kesintisiz tedarik ve yüksek kalite güvencesi ile psikiyatri alanında da Türk tıbbına hizmet edecek. Humanis Ticari Operasyonlar Genel Müdürü Dr. Yalçın Yaşin, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Humanis olarak, hasta odaklı yaklaşımımızı tüm faaliyet alanlarımızda temel öncelik olarak görüyoruz. Bu kapsamda ilacın mevcut ruhsatı çerçevesinde Türkiye’deki temsil ve tedarik sürecinin şirketimiz tarafından üstlenilmesi hem tedaviye erişimin sürekliliği hem de güvenli kullanımın devamlılığı açısından önemli bir adımdır. Genişleyen tedavi alanlarımızla birlikte, insan sağlığına uzun vadeli katkı sağlayacak sürdürülebilir çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.” İnsan odaklı sağlık felsefesi yolunda yeni bir adım Humanis, ‘İnsan Odaklı Sağlık’ anlayışını şirket kültürünün merkezine alarak sürdürülebilir ve hedef odaklı gelişimi önceliklendiriyor. Gerçekleştirilen ruhsat ve marka hakları devri de bu yaklaşımın somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Psikiyatri alanında kullanılan bu ilacın erişimi, Humanis’in mevcut ruhsat çerçevesinde yürüttüğü temsil ve tedarik sorumluluğu ile kesintisiz devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Isuzu Türkiye Midibüs İhracatında 22. Kez Lider Haber

Anadolu Isuzu Türkiye Midibüs İhracatında 22. Kez Lider

Uzun yıllara yayılan bu başarı, markanın uluslararası pazarlardaki etkinliğini ve sektördeki lider konumunu ortaya koyuyor. Anadolu Isuzu, uluslararası büyüme hedefleri doğrultusunda AB ülkeleri ve stratejik öneme sahip diğer bölgelerde yıl boyunca hayata geçirdiği etkin pazarlama ve satış faaliyetleriyle, marka gücünü pekiştirerek bir önceki yıla kıyasla satış adetlerinde %20'lik önemli bir artış kaydetti. Anadolu Isuzu, midibüs segmentindeki liderliğini sürdürerek ihracattaki başarısını taçlandırdı. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerine göre marka, Türkiye midibüs ihracatında 22'nci kez liderliğe ulaşarak şampiyonluğunu yeniden teyit etti. Avrupa Pazarında Doğrudan Etkileşim ve Deneyim Fırsatları Anadolu Isuzu, 2025 yılı boyunca Avrupa'daki mevcut ve potansiyel müşterileriyle doğrudan etkileşimi güçlendirmek amacıyla kapsamlı demo turları, uluslararası fuarlar ve çeşitli sektör etkinlikleri gerçekleştirdi. Ayrıca güçlü işbirlikleri ve geniş distribütör ağı sayesinde markanın ürünleri ve hizmetleri, Avrupa pazarında etkili ve sürdürülebilir bir şekilde tanıtıldı. Farklı ülkelerde düzenlenen demo turlarında katılımcılar, Anadolu Isuzu'nun yenilikçi ve yüksek standartlara sahip araçlarını gerçek kullanım koşullarında birebir deneyimleme fırsatı buldu. Bu etkinlikler sayesinde kalite, konfor ve ileri teknoloji unsurları doğrudan gözlemlenirken, marka ile müşteriler arasında güçlü ve sürdürülebilir bir bağ oluştu. Böylece Anadolu Isuzu'nun Avrupa pazarlarındaki bilinirliği, güven algısı ve marka değeri daha da pekiştirildi. "Geniş bir coğrafyada, pazarların ihtiyaçlarına uygun ürün ve çözümler sunuyoruz" Anadolu Isuzu, 42 yıllık köklü geçmişinden gelen tecrübeyle, bugün 40'tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Orta Asya'da aktif bir oyuncu olarak konumlanan Anadolu Isuzu, Özbekistan'ın köklü ticari araç üreticilerinden SamAuto'yu satın alarak uluslararası pazarlardaki iddiasını büyüttü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yurtbay Seramik Güçlü Koleksiyonlarını Uluslararası Ziyaretçilerle Buluşturacak Haber

Yurtbay Seramik Güçlü Koleksiyonlarını Uluslararası Ziyaretçilerle Buluşturacak

Seramik ve doğal taş sektörünün küresel ölçekte öne çıkan organizasyonları arasında yer alan Coverings; mimarlar, iç mimarlar, distribütörler, perakende profesyonelleri, uygulayıcılar, üreticiler ve sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturuyor. Yaklaşık 1.000 katılımcının ve 40 ülkeden markanın yer aldığı fuar, yeni ürünlerin, tasarım trendlerinin ve iş birliklerinin şekillendiği önemli bir uluslararası platform niteliği taşıyor. Yurtbay Seramik, Coverings 2026’da farklı yaşam alanları ve mimari ihtiyaçlara yönelik geliştirdiği güçlü koleksiyonlarını, çağdaş yüzey anlayışını ve estetikle fonksiyonelliği bir araya getiren çözüm yaklaşımını ziyaretçilerle paylaşacak. Marka, fuar boyunca ürün çeşitliliğini, tasarım vizyonunu ve kalite odaklı üretim anlayışını uluslararası sektör profesyonellerine sunarak global pazardaki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Coverings 2026, Yurtbay Seramik için yalnızca ürünlerini sergilediği bir fuar olmanın ötesinde; yeni ticari bağlantılar geliştirmek, mevcut iş ortaklıklarını güçlendirmek ve özellikle Amerika pazarındaki etkileşimini derinleştirmek açısından da önemli bir buluşma noktası olacak. Marka, mimarlık ve tasarım dünyasıyla kurduğu bağı uluslararası ölçekte genişletirken, çağdaş yaşam alanlarına değer katan yaklaşımını daha geniş bir profesyonel kitleyle buluşturacak. Yurtbay Seramik’i Coverings 2026 süresince Las Vegas Convention Center’daki 6613 numaralı standında ziyaret edebilirsiniz. Yurtbay Seramik Hakkında 1995 yılında Eskişehir’de kurulan Yurtbay Seramik, ulusal çapta büyümesini sürdürerek bugün dünya çapında faaliyet gösteren bir marka haline gelmiştir. 700 bin m² açık, 130.000 m² kapalı alanı kapsayan, toplam 830.000 m²’lik üretim tesislerinde faaliyet göstermektedir. Yıllık kurulu üretim kapasitesi 24.000.000 m²’dir. Yurtbay Seramik, üretiminin %50’ye yakınını 56’dan fazla ülkeye ihraç ederek global pazardaki gücünü artırmaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Group futuREady ile Oyunun Kurallarını Yeniden Yazmaya Hazırlanıyor Haber

Renault Group futuREady ile Oyunun Kurallarını Yeniden Yazmaya Hazırlanıyor

Dinamiklerinin hızla değiştiği ve rekabetin yoğunlaştığı küresel otomotiv pazarında Renault Group, bir sonraki stratejik döngüye güçlü temeller üzerinde hazırlanıyor. 2021’de başlatılan Renaulution planı; net ve birbirini tamamlayan marka konumlandırması ile beş yıl içinde gerçekleştirilen 32 yeni lansmanı kapsayan iddialı ürün yenileme programı sayesinde Grubu yeniden Avrupa’nın önde gelen otomobil üreticileri arasına taşıdı. futuREady ise bu başarı hikâyesini sürdürülebilir ve küresel bir başarı sistemine dönüştürmeyi amaçlıyor. Renault Group, futuREady ile büyümeye hazır (growth ready), teknolojiye hazır (tech ready), mükemmeliyete hazır (excellence ready) ve güvene hazır (trust ready) olmak üzere dört temel sütun üzerine kurulu bir yaklaşım ortaya koyuyor. Ürün stratejisinden teknoloji yatırımlarına, operasyonel dönüşümden çalışan gelişimine kadar uzanan bu yapı, Grubun yeni dönemde nasıl ilerleyeceğini tanımlıyor. Grup aynı zamanda Avrupa’daki güçlü temelini korurken platformlarını kullanarak rekabet avantajını artırmayı, müşteri beklentilerine daha yakın ürünler geliştirmeyi ve Hindistan, Güney Amerika ile Güney Kore gibi büyüme merkezlerinde hedefli bir yaklaşımla genişlemeyi planlıyor. Renault Group CEO’su François Provost: “Dokuz aylık bir çalışmanın sonunda futuREady vizyonu kapsamında ortaya koyduğumuz ilerlemeden büyük bir gurur duyuyorum. Planımız dört temel sütuna dayanıyor. İlk olarak büyüme ve ürün stratejimize odaklanıyoruz. İkinci olarak, tüm kritik teknolojilere yönelik teknolojik yol haritalarımızı hızlandırıyoruz. Yapay zekânın daha geniş ölçekte kullanımıyla operasyonel performansımızı ileri taşıyacak iddialı hedefler belirliyoruz. Bu planı, 127 yılı aşkın süredir olduğu gibi kolektif bir anlayışla hayata geçireceğiz. Bu yaklaşımın merkezinde çalışanlarımızın yanı sıra bayilerimiz, iş ortaklarımız ve tedarikçilerimiz yer alıyor. futuREady ile Renault Group’un uzun vadeli bir oyuncu olduğunu bir kez daha ortaya koyarken, küresel ölçekte Avrupa otomotiv endüstrisinin referans noktası haline gelmeyi hedefliyoruz.” Dört sütunla şekillenen dönüşüm vizyonu futuREady planının growth ready ayağı, ürün atağını sürdürmeyi ve müşteri deneyimini merkeze almayı kapsıyor. Bu çerçevede Avrupa’da 16’sı elektrikli olmak üzere toplam 22 yeni modelin pazara sunulması, uluslararası pazarlarda ise 14 model ile ikinci ürün atağının tamamlanması hedefleniyor. Bu strateji kapsamında Renault Group ayrıca ABD, Kanada ve Çin hariç yaklaşık 50 milyon adetlik küresel otomotiv pazarının yüzde 55’inde var olmayı amaçlıyor. Grup aynı zamanda beş yıl içinde 36 lansmanı kapsayan ikinci ürün döngüsünü tamamlamayı ve 2030 yılına kadar yılda 2 milyonun üzerinde araç satışı hedefliyor. Bu satışların yarısının ise Avrupa dışından gelmesi planlanıyor. Planın tech ready boyutu ise teknolojiyi büyümenin ve teknik-ekonomik üstünlüğün itici gücü haline getirmeye odaklanıyor. Elektrifikasyon, yazılım, dijital teknolojiler ve platformlar, Grubun rekabet gücünü artıracak temel alanlar olarak konumlanıyor. Bu kapsamda Renault Group, elektrikli araç maliyetlerini yüzde 40 azaltmayı, C segmentinde elektrikli araç atağı için EV versiyonunda 750 kilometreye kadar, menzil artırıcıyla ise 1.400 kilometreye kadar menzil sunan yeni RGEV Medium 2.0 platformunu devreye almayı planlıyor. Ayrıca Grup, E-Tech hibrit teknolojisini 2030 sonrasında da sürdürmeyi ve uluslararası pazarlarda 150 hp altındaki versiyonlarla genişletmeyi hedefliyor. Bu teknoloji odağı, Renault Group’un 2026 yılında Avrupa’da Software Defined Vehicle sunan ilk Avrupalı üretici olma hedefini de destekliyor. Excellence ready yaklaşımı, giderek daha oynak hale gelen küresel pazarda dayanıklılığı artırmayı ve operasyonel mükemmeliyeti güçlendirmeyi amaçlıyor. Renault Group bu doğrultuda inovasyon, maliyet yönetimi ve hız açısından daha rekabetçi bir yapı kurmaya odaklanıyor. Bir aracın geliştirme süresinin iki yıla indirilmesi, bu yaklaşımın temel hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor. Grup ayrıca kalite kaynaklı sorunları yüzde 50 azaltmayı, araç başına değişken maliyetleri yılda ortalama yaklaşık 400 avro düşürmeyi ve başlangıç yatırımlarını yüzde 40’a kadar azaltmayı planlıyor. Bu hedefler, Renault Group’un üretim süreçlerinde daha hızlı, daha verimli ve daha rekabetçi bir yapı oluşturma stratejisinin önemli parçaları arasında yer alıyor. Trust ready başlığı ise paydaşlara yönelik taahhüdün güçlendirilmesini odağına alıyor. Renault Group, yaklaşık 100.000 çalışanı için sürekli değişen dünyada istihdam edilebilirliği güçlendirecek yetkinliklere ve destek mekanizmalarına uzun vadeli yatırım yapma kararı aldı. Bu yaklaşım, dönüşüm sürecinde insan kaynağını daha da güçlendirmeyi ve organizasyonun dayanıklılığını artırmayı amaçlıyor. Grup ayrıca küresel iş birliklerini güçlendirerek 2030 yılına kadar Nissan, Mitsubishi Motors, Volvo Trucks, Geely ve Ford gibi üreticiler için yılda 300.000’den fazla araç üretmeyi hedefliyor. Küresel iş birlikleriyle büyüyen üretim ekosistemi Grubun 9.000 yöneticisi bu dönüşümün temel taşları arasında yer alırken, tedarikçiler de inovasyon ve maliyet optimizasyonu için projelerin başlangıcından itibaren sürece dahil edilecek. Dünya genelinde 9.000 satış noktası ve yılda 30 milyondan fazla işlem gerçekleştiren perakende ağı ise müşteri deneyiminin merkezinde yer almayı sürdürecek. Renault Group aynı zamanda Nissan ve Mitsubishi Motors ile olan stratejik ittifakını güçlendirmeye devam ederken, Avrupa’da tam endüstriyel ve teknolojik bağımsızlığını koruyarak üretim kapasitesini diğer üreticilere de açmayı planlıyor. Uluslararası pazarlarda ise Hindistan’ın küresel üretim ve tedarik merkezi haline getirilmesi, Güney Kore ve Güney Amerika’da Geely ile ortaklığın güçlendirilmesi hedefleniyor. Genel olarak Renault Group, üç kıtada Nissan, Mitsubishi Motors, Volvo Trucks, Geely ve Ford için 2030 yılına kadar yılda 300.000’den fazla araç üretmeyi planlıyor. Bu yaklaşım, Grubun küresel iş birliklerini güçlendirirken aynı zamanda üretim kapasitesini daha verimli kullanmasını sağlayacak. Endüstriyel metaverse ile üretimde yeni dönem Üretim tarafında tüm fabrikaların dijital ikizini içeren endüstriyel metaverse sistemi devreye alınacak. Bu sayede üretim süreçleri dünya genelinde gerçek zamanlı izlenebilecek. Araç başına parça sayısının ortalama yüzde 30 azaltılması ve ağır işler için 350 yeni nesil humanoid robotun kullanılması planlanıyor. Yapay zekâ destekli üretim sayesinde fabrika duruş sürelerinin yarıya indirilmesi, enerji tüketiminin yüzde 25 azaltılması ve üretim maliyetlerinin yüzde 20 düşürülmesi hedefleniyor. Kalite süreçlerinde ise üretimin kritik aşamalarının tamamı yapay zekâ ile izlenecek ve bu sistem 1.000’den fazla kontrol noktasını kapsayacak. Bu yaklaşım sayesinde araç kullanımının ilk yılında yaşanan sorunların yarıya indirilmesi ve müşteri şikâyetlerinin beş yıl içinde üçte bire düşürülmesi hedefleniyor. Tedarik zincirinde kurulacak üç dijital kontrol kulesi sayesinde fabrikalar, tedarikçiler, satış ağı ve müşteriler arasındaki tüm akışlar gerçek zamanlı izlenecek ve lojistik maliyetlerinin yüzde 30 azaltılması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens Teknolojisiyle BSH Üretiminde Dijital Dönüşüm  Haber

Siemens Teknolojisiyle BSH Üretiminde Dijital Dönüşüm 

Siemens, BSH Ev Aletleri’nin Türkiye Çerkezköy kampüsünde devreye aldığı dijital dönüşüm projesiyle, yapay zeka ve veri analitiğini üretim süreçlerine taşıdı. BSH Çerkezköy Çamaşır Makinesi Fabrikası’nda plastik kazan üretim hattına entegre edilen Siemens Industrial Edge teknolojisi, sürdürülebilirlikten verimliliğe ve kalite yönetimine kadar birçok alanda etkileyici sonuçlar ortaya koydu. EdgeAI tabanlı sistemle geliştirilen “Üretim Kontrol Kulesi”, sahadan toplanan verilerin gerçek zamanlı analiz edilmesini, anomali tespitlerinin yapay zeka algoritmalarıyla gerçekleştirilmesini ve aynı üretimi yapan makineler arasında performans karşılaştırmalarının yapılmasını mümkün hale getirdi. Tüm bu yeni süreçler bir yıl gibi kısa bir sürede, üretim hattı hiç durdurulmadan, esnek ve güvenli bir mimariyle entegre edildi. BSH Türkiye CTO & COO’su Hakan Mandalı, “BSH Türkiye olarak Siemens ile gerçekleştirdiğimiz bu dijital dönüşüm projesi, üretim teknolojilerinde yeni bir çağın kapılarını araladı. Siemens Industrial Edge ve yapay zeka destekli sistemlerle sadece verimliliğimizi artırmakla kalmadık, aynı zamanda sürdürülebilirlik ve kalite alanlarında da çıtayı yükselttik. BSH Türkiye’de ilk kez uygulanan bu sistemin global ölçekte örnek teşkil etmesi, dijital dönüşüm vizyonumuzun ve iş ortaklarımızla kurduğumuz güçlü sinerjinin bir göstergesidir” dedi. GENİŞ YELPAZEDE DEĞER YARATIYOR Siemens Türkiye Digital Endüstriyel Genel Müdürü Kerim Oal, projeye ilişkin değerlendirmesinde “Bu proje, Siemens’in açık ve uyumlu ürün portföyüyle IT yeteneklerinin üretim süreçlerine nasıl entegre edilebileceğini net bir şekilde gösteriyor. Siemens Xcelerator ile endüstriyel dijitalleşmeye yönelik sunduğumuz katkılar, müşterimizin sisteminin farklı bileşenleriyle güvenli ve sorunsuz entegrasyonunda kendini gösteriyor. Veri analizinden yapay zekaya kadar geniş bir yelpazede değer yaratıyoruz. Biz, geleceğin üretim sistemlerini bugünden inşa ediyoruz. Bu örnek projeyle, üretim süreçlerine teknolojik değer katmaya, iş ortaklarımızın dijital dönüşüm yolculuklarında çözüm ortağı olmaya ve sürdürülebilir sanayiyi desteklemeye devam ediyoruz” dedi. VERİLER TEK NOKTADAN YÖNETİLİYOR BSH Türkiye, Siemens Industrial Edge teknolojisini tercih ederek yüksek güvenilirlik ve güçlü entegrasyon kabiliyetlerinin ötesinde, tek noktadan enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim olanaklarında uçtan uca değer yarattı. Siemens Xcelerator portföyünün parçası olan Industrial Edge, çamaşır makinası kazan üretim hattında sahadan verilerin kolaylıkla toplanmasını, saha seviyesinde analiz edilmesini, analiz çıktılarıyla üretimde operasyonel verimliliğin arttırılmasını, kalite problemlerinin ve plansız duruşların azaltılmasını, üretilen her bir kazanın ürün kimliğinin oluşturulması ve kaydedilmesini, yarı mamullerin takibini, operatör hedeflerinin takip edilmesini ve IT katmanlarla tam entegrasyonunu sağladı. Bu sayede IT ve OT sistemleri arasında merkezi bir platform oluşturarak verilerin tek noktadan yönetilmesini mümkün kıldı. BSH’ın süreçlerini optimize etmek, yapay zeka destekli algoritmalar ile anormallikleri tespit etmek, verimlilik sağlamak ve kalite süreçlerini geliştirmek için Industrial Edge platformundaki ileri teknolojiler kullanılarak üretim sürecinin hem teknolojik seviyesi hem de esnekliği artırıldı. Bu çözüm aynı zamanda dijital ikiz süreçleri, güvenli bulut ortamı, görsel denetimle veri izleme sistemleriyle de entegre çalışıyor. OPERASYONLAR ARTIK DAHA İYİ YÖNETİLİYOR Plastik kazan üretimi, yapay zekâ destekli Industrial Edge ile otomatik kontrollerle yönetiliyor ve her bir kazana benzersiz bir kimlik numarası atanıyor. Enerji tüketimi, performans ve kalite gibi proses verileri Siemens Industrial Edge ve bulut üzerinde analiz ediliyor. Sistem, anormallik modellerinden öğrenerek makineleri otomatik olarak durdurabiliyor, kök nedenleri belirliyor ve mühendisleri bilgilendiriyor. Geçmiş verilerle geliştirilen modeller, sistemin doğruluğunu artırarak proaktif önlemler alınmasını sağlıyor. VERİMLİLİĞE KATKI Uygulama sonrasında genel ekipman verimliliğinde yüzde 20 artış sağlanırken, enerji tüketimi yüzde 25 oranında azaltıldı. Tüm bu verimlilik artışı, BSH Türkiye’nin sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sağladı. Her bir ürün, benzersiz dijital kimliğiyle izlenebilir hale getirilirken, kalite dışı ürünlerin önlenmesiyle hem tüketici memnuniyeti hem de marka güveni artırıldı. Proje, hem teknik başarılarıyla değil, hem de stratejik sonuçlarıyla öne çıktı. BSH Çerkezköy Çamaşır Makinası Fabrikası, bu uygulamayla geçtiğimiz yıl “BSH Global Yılın Üretim Teknolojisi Ödülü”ne layık görüldü. BSH Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen bu sistem, global ölçekte BSH’ın diğer üretim tesislerine de örnek teşkil ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.