Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kaliteli Zaman

Kapsül Haber Ajansı - Kaliteli Zaman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kaliteli Zaman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Baba Figürü Güven Duygusunu Güçlendiriyor Haber

Baba Figürü Güven Duygusunu Güçlendiriyor

Baba figürünün çocuğun güven duygusu, sosyal gelişimi ve özgüven oluşumunda önemli bir rolü olduğunu açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Jülide Unutmaz, “Çocuk, babasıyla kurduğu ilişki üzerinden dış dünyaya dair birçok mesaj öğrenir. Bu ilişki, onun hem kendisine hem de çevresine yönelik algısının şekillenmesine katkı sağlar” şeklinde konuştu. Baba ile kurulan güvenli ilişkinin çocuk üzerinde birçok olumlu etkisi bulunduğuna dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Jülide Unutmaz, “Güvenli bağlanan çocuklar kendilerini daha değerli hisseder, sosyal ilişkilerde daha rahat olur, stresle daha sağlıklı baş eder ve daha yüksek öz güven geliştirebilir. Küçüklük döneminde babadan yeterli ilgi veya destek görememek ise ileriki yaşlarda özgüven sorunları, değersizlik hissi, terk edilme korkusu, ilişkilerde güven problemleri ve duygusal yakınlık kurmakta zorlanma gibi duygusal sorunlara yol açabilir” dedi. Sürekli eleştiri yetersizlik hissine neden olabilir Babaların çocuklarıyla kurduğu iletişimin destekleyici, kabul edici ve güven verici olması gerektiğinden bahseden Unutmaz, “Sürekli eleştirilen çocuklar yetersizlik hissi geliştirebilirken, destekleyici ve kabul edici bir iletişim çocuğun kendine güvenini artırır. Çocuklar için önemli olanın mükemmel ebeveynler değil, güvenilir ve duygusal olarak ulaşılabilir ebeveynler olduğu unutulmamalı” dedi. Boşanma sürecinde çocuk çatışmanın dışında tutulmalı Boşanma veya ayrı yaşama durumlarında baba-çocuk bağının korunabilmesi için iletişimin düzenli biçimde sürdürülmesi, çocuğun ebeveynler arasındaki çatışmalara dahil edilmemesi ve verilen sözlerin tutulmasının çok kıymetli olduğunun altını çizen Unutmaz, “Çocuğun duygularını dinlemek ve önemsemek, kendisini daha güvende hissetmesine yardımcı olur. Bununla birlikte babaların çocuklarıyla kaliteli zaman geçirmesi, onları gerçekten dinlemesi, duygularını küçümsememesi, tutarlı davranması ve yalnızca başarılarını değil gösterdikleri çabayı da takdir etmesi, aralarındaki bağın güçlenmesine katkı sağlar” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaz Tatilinde Dengeli Plan Önemli! Haber

Yaz Tatilinde Dengeli Plan Önemli!

Çocukların can sıkıntısı yaşarken oyun kurma, hikâye üretme ve farklı etkinliklere yönelmesinin gelişim açısından faydalı olduğunu ifade eden Klinik Psikolog Seren Doğantekin, “Dikkat edilmesi gereken önemli nokta, can sıkıntısı ile yalnızlık duygusunun birbirinden ayrılmasıdır. Canı sıkılan çocuk bir şey üretmeye, oyun kurmaya veya bir etkinlik bulmaya yönelir. Ancak yalnızlık hissi yaşayan çocuk daha çok içine kapanır, odasına çekilir ve hiçbir aktiviteye yönelmez.” dedi. Bu nedenle ebeveynlerin çocuklarının davranışlarını dikkatle gözlemlemesi gerektiğine dikkat çeken Doğantekin, yaz tatilinde hem eğlenceyi hem öğrenmeyi içeren dengeli bir planın en sağlıklı yaklaşım olduğunu vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Seren Doğantekin, çocuklarda can sıkıntısının her zaman olumsuz olmadığı, can sıkıntısının yalnızlıkla karıştırılmaması gerektiği ve yaz tatilinin dengeli bir planla geçirilmesinin önemi hakkında açıklamalarda bulundu. Can sıkıntısı ile yalnızlık duygusu birbirinden ayrılmalı! Can sıkıntısının çocuk için tamamen olumsuz bir durum olmadığına işaret eden Klinik Psikolog Seren Doğantekin, “Hatta üretkenliği artırabilir.” dedi. Ebeveynlerin çoğu zaman ‘çocuğumuzun canı evde çok sıkılıyor’ diye endişelendiğini hatırlatan Doğantekin, “Ancak burada önemli olan, çocuğun can sıkıntısını nasıl değerlendirdiğidir. Eğer çocuk bu süreçte legolarla oynuyor, hikâyeler üretiyor, oyun kuruyor ya da aileyle vakit geçiriyorsa bu durum gelişim açısından oldukça faydalıdır. Yani can sıkıntısı üretkenliğe dönüşüyorsa, bu olumsuz değil, destekleyici bir durumdur. Dikkat edilmesi gereken önemli nokta, can sıkıntısı ile yalnızlık duygusunun birbirinden ayrılmasıdır. Canı sıkılan çocuk bir şey üretmeye, oyun kurmaya veya bir etkinlik bulmaya yönelir. Ancak yalnızlık hissi yaşayan çocuk daha çok içine kapanır, odasına çekilir ve hiçbir aktiviteye yönelmez. Asıl izlenmesi gereken ayrım budur.” şeklinde konuştu. Hem eğlenceyi hem öğrenmeyi içeren esnek bir tatil planlanmalı! Yaz tatili sürecinde tamamen esnek ya da tamamen katı bir yaklaşımın doğru olmadığına dikkat çeken Seren Doğantekin, “Gün içerisinde belirli bir düzen olması gerekir. Hiç ders çalışılmayan bir tatil, okul başladığında motivasyon kaybına yol açabilir.” dedi. Bu nedenle dengeli bir plan yapılmasını öneren Doğantekin, şunları söyledi: “İlkokul ve ortaokul öğrencilerinde haftanın belirli günleri ders çalışmak, kitap okumak veya çalışma kâğıtları çözmek uygun olabilir. Ancak bu süreç yalnızca akademik çalışma olarak düşünülmemeli. Müze gezmek, belgesel izlemek gibi etkinlikler de öğrenmeyi destekler. Önümüzdeki yıl sınava hazırlanan öğrenciler için ise daha planlı bir program yapılabilir. Haftanın beş ya da altı günü ders çalışıp bir günü dinlenmeye ayrılabilir. Ancak bu plan, katı bir okul düzeni gibi değil; hem eğlenceyi hem öğrenmeyi içeren esnek bir yapı olmalıdır.” Çocuğun sosyal medyayı yalnızlık nedeniyle kullanması bir risk göstergesi! Ergenlik döneminde sosyal medya kullanımının kıyaslama davranışını artırabileceği uyarısında bulunan Seren Doğantekin, “Tatil paylaşımları üzerinden ‘o tatile gitti, ben gitmedim’ gibi düşünceler oluşabilir. Bu durum özgüven düşüklüğüne ve kaygıya yol açabilir. Bu noktada çocuklara sosyal medyada görülen her şeyin gerçek hayatı yansıtmadığı anlatılmalıdır.” dedi. Uyku düzeninin de oldukça önemli olduğuna değinen Doğantekin, “Gece geç saatlere kadar ekran kullanımı, uyku ritmini bozabilir ve bu da duygu durum dalgalanmalarına yol açabilir. Çocuğun sosyal medyayı neden kullandığı da değerlendirilmeli. Eğer yalnızlık hissi nedeniyle sadece oradan sosyal iletişim kuruyorsa bu bir risk göstergesi olabilir. Ergenler için bir gruba ait olma ihtiyacı çok güçlüdür. Bu nedenle yaz tatilinde akran ilişkilerinin tamamen kesilmemesi önemlidir. Aksi halde yalnızlık ve ‘kimse beni anlamıyor’ düşüncesi gelişebilir.” açıklamasını yaptı. Sorunlu bir durumun önemli işaretleri, sürecin iki haftadan uzun sürmesi ve sosyal çekilme! Ancak her yalnızlaşma durumunun bir problem olmadığını dile getiren Doğantekin, “Eğer çocuk aileyle iletişim kuruyor, sorumluluklarını yerine getiriyor ve sosyal yaşamını sürdürebiliyorsa bu durum gelişimsel olarak normal kabul edilebilir. Ergenlikte zaman zaman yalnız kalma isteği ve aileden uzaklaşma eğilimi görülebilir.” dedi. Sorun olarak değerlendirilmesi gereken durumlara açıklık getiren Doğantekin, “Sürecin iki haftadan uzun sürmesi, çocuğun odasından hiç çıkmaması, uyku ve beslenme düzeninin bozulması, sosyal ilişkilerden tamamen çekilmesi ve ‘kimse beni anlamıyor’ gibi ifadelerin artması önemli işaretlerdir. Bu durumda profesyonel destek gerekebilir.” diye konuştu. Aşırı serbestlik ya da aşırı planlılık yerine denge kurulmalı! Teknoloji ve yapay zekâ kullanımının da benzer şekilde değerlendirilmesi gerektiğini aktaran Seren Doğantekin, “Önemli olan kullanım biçimidir. Çocuk üretmek için mi kullanıyor, yoksa yalnızca tüketiyor mu? Yapay zekâ doğru kullanıldığında hikâye yazma, karakter oluşturma, dil öğrenme veya kodlama gibi alanlarda üretkenliği destekleyebilir. Ancak tamamen hazır bilgiye bağımlı bir kullanım doğru değildir.” dedi. Yaz tatilinde ideal yaklaşımın dengeli, esnek ama belirli bir rutini olan bir program olduğunun altını çizen Doğantekin, sözlerini şöyle tamamladı: “Aileyle kaliteli zaman geçirilmesi, akran ilişkilerinin sürdürülmesi, fiziksel aktivitelerin yapılması ve küçük sorumlulukların verilmesi önemlidir. Aşırı serbestlik ya da aşırı planlılık yerine denge kurulmalıdır. Sonuç olarak, çocukların hem dinlenebileceği hem de gelişimini sürdürebileceği bir yaz tatili planı oluşturulmalı. Teknoloji kullanımında ise süre kadar içeriğe ve çocuğun yaşamındaki genel dengeye bakmak gerekir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.