Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kalkınma

Kapsül Haber Ajansı - Kalkınma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalkınma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadınlar İzmir’den Ses Verdi Haber

Kadınlar İzmir’den Ses Verdi

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) ve TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu tarafından kadınların ekonomik hayattaki rolünü güçlendirmek ve ilham veren başarı hikâyelerini görünür kılmak amacıyla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında “Cesaretin Adı: Kadın-103 Yıllık Cesaret” zirvesi yapıldı. İş dünyasının temsilcilerini, kadın girişimcileri, akademisyenleri, sanatçıları, medya mensuplarını ve gençleri aynı çatı altında buluşturan zirvede, kadın girişimciliğinden liderliğe; yapay zekâ ve toplumsal cinsiyet ilişkisinden iş dünyasında ve medyada kadının yerine kadar pek çok önemli başlık ele alındı. Yalnızca ilham veren hikâyeler değil, somut çözüm önerileri, iyi uygulama örnekleri ve iş birliği modellerinin de konuşulduğu programa İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve zirvenin fikir lideri eşi Öznur Tugay, BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celep, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay da katıldı. Zirve; iş dünyası, girişimcilik, sanat, medya ve sivil toplum alanlarında ülkemize değer katan pek çok önemli ismin katkı sunduğu panellerle devam etti. “Bu takdimi onur duyarak kabul ediyorum” Programın akış yöneticiliğini üstlenen yönetim danışmanı, yazar, öğretim görevlisi İdil Türkmenoğlu, “Öznur Tugay’ın fikir liderliğindeki bu buluşmada ülkemizin çok güçlü seslerini bir araya getiriyoruz. Başarılı iş kadınları, sanat ve akademi dünyasından konuklarımız olacak. İzmir İktisat Kongresi öncesinde Kadınlar Kongresi, Mustafa Kemal Atatürk tarafından burada toplanmıştı. 103 yıldır İzmir öncülük ediyor” diyerek programı başlattı. “Güçlü hukuksal düzenlemeler hayata geçirilmeli” Projenin fikir lideri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay, “Bugün burada yalnızca bir günü takvimde işaretlemek için toplanmadık. Bugün burada emeği onurlandırmak, cesareti selamlamak, kararlılığı ve umudu büyütmek için bir aradayız. Kadın, hayatın başlangıcıdır. Bir emekçinin alın terinde, bir öğretmenin rehberliğinde, bir liderin cesaretinde kendini gösterir. Tarih boyunca kadınlar kimi zaman en önde yürüyerek kimi zaman en arkada herkesi ayakta tutarak toplumların yönünü değiştirmiştir. Hak mücadelesinde, eğitimde, ekonomide, bilimde ve sanatta sessizce ama kararlılıkla iz bırakmışlardır. Tıpkı Milli Mücadele’ye büyük destek veren Halide Edip Adıvar, Türkiye’nin ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen, ilk Türk kadın avukat ve kadın hakları savunucusu Süreyya Ağaoğlu gibi… Ne yazık ki bugün hâlâ bazı kadınlar hayallerini gerçekleştirme fırsatı bulamadan hayattan koparılıyor. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri yalnızca bir trajedi değildir, toplum olarak hepimizin vicdanını yaralayan derin bir sorundur. Yapılması gereken, saygıyı yalnızca bir nezaket göstergesi olmaktan çıkarıp toplumsal bir ilke haline getirmektir ve bunu destekleyen güçlü hukuksal düzenlemeleri hayata geçirmektir” ifadelerini kullandı. “Güçlü bir gelecek, ancak birlikte inşa edilir” Türkiye’de kadınların istihdam oranının yalnızca yüzde 31,3 olduğunu kaydeden Öznur Tugay, şunları söyledi: “Kadınların büyük bir bölümü hâlâ üretimde, ekonomide ve toplumsal hayatın birçok alanında yeterince yer bulamıyor. Fırsat eşitliği yalnızca bir kavram olmaktan çıkarılıp yaşanan bir gerçeklik haline mutlaka getirilmelidir. Dünyayı değiştirmek büyük adımlarla değil, istikrarlı ve sabırlı duruşlarla mümkün olur. Bugün artık çok net biliyoruz ki bir toplumun gelişmişliği, kadınlarının özgürlüğüyle doğru orantılıdır. Bir toplumun adaleti, kadınlarının gördüğü saygıyla ölçülür. Bir toplumun yarını ise kadınlarının hayallerine verdiği değerle şekillenir. Güçlü bir gelecek, ancak birlikte inşa edilir. 8 Mart görünmeyen emeğin görünür olduğu, sessiz fedakârlıkların değer bulduğu, mücadelenin tarih yazdığı bir gündür.” “Her kadının arkasında tek bir erkek vardır; Mustafa Kemal Atatürk” Mustafa Kemal Atatürk’ün “Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım. Milletimi kurtuluşa ulaştırmakta daha fazla emek verdim, diyemez” sözlerini hatırlatan Öznur Tugay, “Mustafa Kemal Atatürk, bu sözleriyle Türk kadınının değerini ne güzel vurgulamış. Birçok Avrupa ülkesi daha kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanımamışken o bu hakkı tanımıştı. 103 yıl önce İzmir İktisat Kongresi’nde çizdiği vizyonla kadının yalnızca aile içinde değil üretimde, ekonomide ve toplumsal hayatın her alanında güçlü bir özne olmasının yolunu açtı. Bugün burada İzmir’in güçlü kadınlarının bir araya gelerek attığı bu adım sadece bir başlangıç değildir. Kadınların emeğinin, üretiminin ve dayanışmasının büyüdüğü bir geleceğin habercisidir. Çünkü biliyoruz ki bir kadının hayatına dokunan her adım aslında toplumun yarınını değiştirir ve biz inanıyoruz ki; kadınlar birlikte yürüdüğünde hiçbir hedef uzak değildir. Emeğiyle üreten, bilgisiyle yol gösteren, cesaretiyle ilham veren, yaşamı varlığıyla güzelleştiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum. İyi ki varsınız, iyi ki varız, iyi ki birlikteyiz. Bu ülkede kendi ayakları üzerinde duran her kadının arkasında tek bir erkek vardır; Mustafa Kemal Atatürk” dedi. “Yapacak çok iş var” Programda “Öznur Tugay’ın eşi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay” şeklinde takdim edilen Başkan Tugay, “Hepinizin katılımı İzmir adına onurdur. Benimle ilgili takdimi onur duyarak kabul ediyorum. Biz aslında ilk defa bir toplantıda konuşuyoruz ve eşimi gururla dinledim. Bu toplantının organizasyonundaki emeğini takdir ediyorum. Onunla her zaman gurur duydum, bugün o gururu bir kez daha hissettirdi” diye konuştu. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde elde edilen kazanımların kutlandığını ancak henüz kutlanacak bir aşamada olunmadığını söyleyen Başkan Tugay, “Kadına şiddet ve kadın cinayetleri ağır şekilde yaşanıyor. Bu konu üzerimizde gölge gibi, kara bulut gibi duruyor. Yapacak çok iş var” sözlerine yer verdi. Konuşmasında kızıyla birlikte ölü bulunan Fatmanur Çelik’e değinen Başkan Tugay, “Bu konu Türkiye tarihindeki en büyük utançlarından biridir. ‘Koruyun bizi’ diye bas bas bağırmasına rağmen korumadılar. Cenazesinde kadınların erkekleri itip onlara sahip çıkmasını çok doğru buldum, onları takdir ettim. Haklıydılar. Bu üzücü konuyu anlatmak istiyorum çünkü Türkiye’nin gerçeği bu. İstismara uğradığı halde susan kaç kadın var acaba? Konuştukları zaman onların ahlaklarının sorgulandığını, kendilerinin suçlanacağını biliyorlar. Vicdanlı insanlarsak, ahlakımız varsa, hele ki Allah inancımız varsa bunu açıklayamayız. Buna güçlü şekilde tepki göstermeliyiz. Bu, bizim başımızın üzerindeki gölgedir” diye belirtti. “Kadınlar ve erkekler eşittir” Başkan Tugay, kadınların iş hayatındaki varlığı üzerinden de şu değerlendirmelerde bulundu: “İstihdam oranında kadınlar erkeklere göre çok geride ve ‘kadınlar sadece belli işleri yapabilir, belli işleri yapamaz’ deniyor. İzmir ile gurur duyuyoruz. Kadın otobüs şoförleri Türkiye’de en fazla İzmir’de var. 300 civarında kadın otobüs şoförümüz var. Kadın otobüs şoförleri daha az kaza yapıyor, daha az şikayet alıyor. 7 yıldır belediye başkanıyım, kadınların verilen göreve daha fazla sahip çıktığını gördüm. Herhangi bir yarışta kadınlar neden geri kalıyor, çünkü o noktaya getiriliyorlar. Okul çağından itibaren sürekli geride bırakılıyorlar. Bu toplumun bilinçaltında yaptığı bir şey. ‘Kadınlar üstündür’ demiyorum, ‘erkekler üstün değildir’ diyorum. ‘Kadınlar ve erkekler eşittir’ diyorum. Eşit fırsatlar tanıyacak şekilde eğitim sistemini düzenlememiz, insanları eşit şartlarda yarışır hale getirmemiz lazım. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bunu anladığı için cumhuriyeti kurarken kadınlara da çağrıda bulundu. İzmir İktisat Kongresi öncesi yaptığı Kadın Kongresi böyle bir şeydi. Bir toplumun kadınlarını geride tutarak o toplumu kalkındıramazsınız. Bu aynı zamanda bir kalkınma, bir ekonomi meselesidir.” “Aydınlık günleri hep beraber yaşayacağız” Konuşmasını Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anlatarak tamamlayan Başkan Tugay, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyeti kurduğu günlerde kadınların yeniden doğuşunu sağlamış bir lideridir. Biz ondan güç alarak kadını ve erkeğiyle yolumuza devam edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet ilelebet yaşayacak ve beklenen aydınlık günleri hep beraber yaşayacağız” dedi. “Bir toplum kadınları kadar güçlüdür” Üretim ve girişimcilikte kadın gücünün ele alındığı buluşmada konuşan BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, “8 Mart’ı sadece kutlama günü olarak görmek eksik olur. 8 Mart hatırlamak, fark etmek ve kararlılık günüdür. Kadınların güvenliği, eşitliği, emeğinin karşılığı ve fırsatlara erişimi konusunda hala çözmemiz gereken sorunlar var ama aynı zamanda kadınların güçlenmesi yalnızca bir sosyal adalet meselesi değildir. Bir kalkınma, rekabetçilik ve güçlü bir toplum sorunudur. Atatürk daha Cumhuriyet’in ilk yıllarında kadınların toplumdaki önemini, ‘Dünyada her şey kadının eseridir’ sözüyle belirtmişti. Birçok ülke kadınların temel haklarını tartışırken Türkiye’de kadınlar seçme seçilme hakkına kavuşmuştur ve bir toplum kadınları kadar güçlüdür. İzmir’e baktığımızda bu gerçeği sayılarla görüyoruz. İzmir’de kadınların iş gücüne katılım oranının Türkiye ortalamasını üzerinde olması önemli bir avantaj ama yeterli değil. Bu noktada BASİFED olarak hedefimizi açıkça ifade etmek isterim; kadınların ekonomik katılımlarını, İzmir’de büyümenin ve sosyal refahın en önemli kaldıraçlarından biri haline getirmeliyiz” ifadelerini kullandı. “İş gücünde artış olsa da cinsiyetler arası uçurum hala var” TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celep ise “Bugün burada çok güçlü sesleri bir araya getiriyoruz. Kadınlara öncü olmuş örnek isimleri dinleyeceğiz. Bu örnek kadınların sunumlarında da göreceğimiz gibi ekonomik sosyal ve kültürel anlamda kadınların toplumda kurucu ve taşıyıcı rolü her geçen gün daha da görünür hale geliyor. Ancak 8 Mart hem kadınların başarılarının kutlandığı hem de cinsiyet eşitliği için taleplerin daha gür bir sesle dile getirildiği bir gün. Dünyada kadınlar ve kız çocuklarının erkeklerin yasal haklarının yüzde 64’üne sahip olduğunu görüyoruz. Araştırılan ülkelerde adalet alanında kadınlar yüzde 70 engelle karşılaşıyor. Hem ekonomik hem de sosyal nedenlerle milyonlarca kadın adalet sistemi dışında bırakılıyor. Dünya genelinde son 10 yılda kadınların iş gücüne katılımı pandemi nedeniyle düşük seviyelerde seyrederken sonrasında yavaş yavaş artış gösterdi. Ancak cinsiyetler arası uçurum hala görülüyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkan Dutlulu Gelenbe’de 4 Milyon Euro'luk Altyapı Yatırımını Başlattı Haber

Başkan Dutlulu Gelenbe’de 4 Milyon Euro'luk Altyapı Yatırımını Başlattı

Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü tarafından yürütülecek 4 milyon Euro bütçeli proje için Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun katılımıyla yüklenici firma ile resmi yapım sözleşmesi imzalandı. ‎Mahalle meydanında düzenlenen törenle resmen başlatılan projeyle bölgenin 57 yıllık köhnemiş altyapısının tamamen yenilenmesi hedefleniyor. Dünya Bankası finansmanıyla gerçekleştirilecek olan bu dev yatırımın imza törenine, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu katıldı. Törende yüklenici firma ile yapım sözleşmesi imzalandı. Törene; Başkan Dutlulu’nun yanı sıra CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Kırkağaç Belediye Başkanı Üstün Dönmez, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Ahmet Ata Temiz ve Erk Kayabaş, MASKİ Genel Müdür Yardımcıları Özgür Avşar ve Bircan Kaynak, Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ daire başkanları, CHP Akhisar ve Kırkağaç ilçe örgütü ile mahalle muhtarları katıldı. Projenin Kapsamı Geniş Gelenbe Mahallesi’nin altyapısının tamamen yenileneceği proje kapsamında; 23 kilometre içme suyu hattı, 13 kilometre kanalizasyon hattı, 2 kilometre terfili içme suyu isale hattı, 1 adet pompa istasyonu ve 400 metreküp kapasiteli içme suyu deposu inşa edilecek. ‎‎ ‎“Yıllarca Beklenen Önemli Bir Yatırım”‎ ‎Törende konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Gelenbe Mahallesi’nde hayata geçirilecek çalışmanın uzun yıllardır beklenen önemli bir yatırım olduğunu belirtti. Başkan Dutlulu, merhum Ferdi Zeyrek’i rahmetle anarak başladığı konuşmasında, Gelenbe’nin kronikleşen altyapı sorununu çözmenin kendilerine nasip olduğunu belirtti. “Hedefimiz 12 Aylık İşi 8 Ayda Tamamlamak” Projenin İller Bankası himayesinde, çok titiz bir ihale süreciyle hayata geçirildiğini vurgulayan Dutlulu, şunları söyledi: “Altyapı çalışmaları doğası gereği meşakkatlidir; yolların kazılması, toz ve çamur kaçınılmazdır. Ancak bu zahmetin sonunda Gelenbe, modern bir altyapıya kavuşacak. İhale süresini 12 ay olarak planladık ancak hedeflerimiz doğrultusunda bu süreci 8 aya indirerek çalışmaları daha hızlı bitirmeyi amaçlıyoruz. Kırkağaç’taki en büyük yatırımlardan birini gerçekleştiriyoruz; süreci bizzat yakından takip edeceğiz.” Başkan Dutlulu, projenin Kırkağaç ilçesine kazandırılmasında emeği geçen tüm bürokratlara ve paydaşlara teşekkürlerini iletti.

İş Bankası’ndan Kız Çocuklarının Geleceğine Birikim Desteği Haber

İş Bankası’ndan Kız Çocuklarının Geleceğine Birikim Desteği

Kız çocuklarının eğitime, kadınların iş hayatına daha fazla katılımı ve her alanda fırsat eşitliğine sahip olmaları toplumların gelişmişlik düzeyinin en önemli göstergeleri arasında yer alıyor. Girişimcilik kültürünün yaygınlaşmasının ekonomiler için taşıdığı önem ise her geçen gün artıyor. Türkiye İş Bankası da toplumsal cinsiyet eşitliği ile kadınların iş hayatındaki varlığını güçlendirme ve girişimcilik kültürünün yaygınlaştırılması vizyonunu bir araya getirerek “Girişimci Kız Çocukları Hesabı”nı hayata geçirdi. Girişimcilik Vakfı’nın katkısıyla “bir kız çocuğunun geleceği doğduğu gün başlar” yaklaşımıyla tasarlanan birikim hesabı, ebeveynleri üzerinden kız çocuklarının ilerleyen yıllarda eğitim ve iş yaşamında, özellikle girişimcilik dünyasına adım atmak istediklerinde onlara destek olmak, yarınları için finansal bir güvence oluşturmak üzere uzun vadeli tasarruf yapılmasını hedefliyor. 18 yaşına kadar enflasyon karşısında korunan uzun vadeli birikim Enflasyona karşı korumalı bir gelecek fonu olma özelliği taşıyan hesap, 8 Mart 2025 ve sonrasında doğan kız çocukları adına ebeveynleri tarafından İş Bankası şubelerinden veya mobil bankacılık uygulaması İşCep’ten açılabiliyor. 180 gün vadeli olarak düzenlenen ve talimat verilmediği sürece vade sonunda otomatik yenilenen hesaba, yıllık TÜFE değişim oranı üzerine ek faiz uygulanıyor. Böylece birikim, enflasyonun üzerinde bir getiri potansiyeline sahip oluyor. Açılış alt limiti 1.000 TL olan hesap, ebeveyni tarafından kapatma talimatı verilmediği sürece çocuk 18 yaşına gelene kadar sürdürülüyor. Kız çocuğun 18 yaşına girmesiyle birlikte hesap otomatik olarak kapatılıyor ve birikim vadesiz hesaba aktarılıyor. Böylelikle birikimin kullanım alanı çocuğun tercihine bırakılıyor. “Toplumsal cinsiyet eşitliği ve girişimcilik anlayışımızı aynı potada buluşturduk” İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Türkiye’nin bugün odaklanması gereken sürdürülebilir kalkınma hedeflerini gerçekleştirmesinin bir koşulunun toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması olduğunu, kız çocuklarının ve kadınların toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle birçok engelle karşılaştığını, bunun sadece sosyal ve ekonomik değil insani bir mesele olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Bu zorlukların aşılmasında girişimcilik kültürünün yaygınlaşmasının önemli bir rol oynayabileceğini ifade eden Aran, şöyle konuştu: “Eğer ülkemizde daha fazla girişimci kadın görmek istiyorsak onlara genç yaşlardan itibaren fikir geliştirebilecekleri ve bu fikirleri somut bir çıktıya dönüştürebilecekleri bir ortam sağlamalıyız. İşte biz de Girişimci Kız Çocukları Hesabı’nı bu anlayışla hayata geçirdik. Kız çocuklarının ekonomik bağımsızlıklarını elde ederek kendi ayakları üzerinde durabilmelerine, bir ürüne veya hizmete dönüşebilecek fikirleri varsa onu gerçekleştirmelerine katkıda bulunmak istedik. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve girişimcilik alanındaki anlayışımızı aynı potada buluşturduğumuz Girişimci Kız Çocukları hesabı ile kız çocuklarımız inanıyoruz ki hayatlarının belki de en önemli döneminde cesur adımlar atabilecek; sadece kendileri için değil aileleri ve hatta toplumumuz için değer üretebilecekler.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji’de Uluslararası İş Birliği ve Yatırım Buluşması Haber

CW Enerji’de Uluslararası İş Birliği ve Yatırım Buluşması

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden CW Enerji, uluslararası düzeyde önemli isimleri bir araya getiren “Ortak Kültür, Ortak Gelecek, Ortak Yatırım” temalı buluşmaya ev sahipliği yaptı. Etkinlik Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ekonomik ve stratejik iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik kritik bir platform oluşturdu. Antalya Ticaret Platformu Derneği (ATİP) tarafından düzenlenen “Ortak Kültür, Ortak Gelecek, Ortak Yatırım” temalı uluslararası buluşmada Prof. Dr. İsmail Yüksek CW Enerji Yönetim Kurulu Üyesi olarak katılımcıları karşıladı. Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ekonomik iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen etkinlikte, sürdürülebilir enerji yatırımları ve stratejik ortaklıklar ön plana çıktı. Etkinliğe Kırgızistan Antalya Başkonsolosu Rustam Koshonov, Kırgızistan Antalya Konsolosu Zhanat Rasulzhanov, Kırgızistan Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı Türkiye Ticaret Müşaviri Chyngyz Esengul uulu, Kırgızistan Konsolosluğu Ticaret Uzmanı Mira Abdyldaeva, Korkuteli Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Osman Bahçe, Antalya Ticaret Platformu Derneği Başkanı Emrah Nas, CW Enerji Yönetim Kurulu ve yöneticileri, ATİP üyeleri ve iş insanları katılım sağladı. Misafirler, CW Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İsmail YÜKSEK tarafından karşılandı. Organizasyonda iki ülke arasındaki yatırım potansiyelinin artırılması, enerji projelerinde ortaklıkların geliştirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yeni iş birliklerinin oluşturulmasına yönelik önemli mesajlar verildi. Etkinlik kamu temsilcileri, diplomatik yetkililer, yatırım çevreleri ve iş dünyasını aynı çatı altında buluşturarak, özellikle yenilenebilir enerji yatırımlarının bölgesel kalkınmadaki rolüne dikkat çekti. CW Enerji’nin stratejik yaklaşımı ve uluslararası açılım vizyonu da katılımcılara anlatıldı. Katılımcılar CW Enerji’nin üretim tesisini gezdi Uluslararası düzeyde önemli isimlerin katılım sağladığı buluşma, CW Enerji’nin küresel iş birliklerine verdiği önemi bir kez daha ortaya koydu. Yenilenebilir enerji alanındaki güçlü üretim altyapısı, teknolojik kapasitesi ve ihracat gücüyle dikkat çeken CW Enerji, iki ülke arasındaki ekonomik köprünün güçlenmesinde kilit rol üstlendi. Programın sonunda katılımcılar, Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan CW Enerji Panel Üretim Tesisi, CW SolarCell Güneş Hücresi Üretim Tesisi, CW Alüminyum konstrüksiyon üretim tesisi ile lityum batarya üretim tesisini ziyaret ederek üretim süreçlerini yerinde inceleme fırsatı buldu. Hammadde girişinden panellerin sevkine kadar uzanan tüm aşamalar hakkında detaylı şekilde bilgilendirilen katılımcılara ayrıca CW Enerji’nin AR-GE faaliyetleri aktarılırken, son teknolojiyle geliştirilen inovatif ürünlerin üretim süreçleri hakkında da kapsamlı bilgi verildi. Tarık Sarvan: “Bu buluşmalar ortak geleceğe yapılan yatırımdır” CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, ziyaretin ardından yaptığı değerlendirmede uluslararası iş birliklerinin sürdürülebilir büyüme açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Türkiye ile Kırgızistan arasında gelişen ekonomik ve ticari ilişkilerin enerji sektörü başta olmak üzere birçok alanda önemli fırsatlar barındırdığını belirten Sarvan, CW Enerji olarak böyle anlamlı bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Sarvan, “Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olarak, yalnızca üretim gücümüzle değil, aynı zamanda uluslararası iş birliklerine verdiğimiz önemle de sektörümüze yön veriyoruz. Kırgızistan ile geliştirilebilecek yenilenebilir enerji projeleri iki ülke açısından da stratejik kazanımlar sağlayacaktır. Bu tür buluşmaları ortak geleceğe yapılan kıymetli yatırımlar olarak görüyoruz” dedi. Ziyaret kapsamında üretim tesisini gezen heyetin, CW Enerji’nin yüksek teknolojiye dayalı üretim kapasitesini yerinde inceleme fırsatı bulmasının kendileri için ayrıca değerli olduğunu belirten Sarvan, “Misafirlerimizi fabrikamızda ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduk. Üretim süreçlerimizi, kalite kontrol standartlarımızı ve AR-GE çalışmalarımızı paylaşma imkanı bulduk. Önümüzdeki dönemde de uluslararası iş birliklerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz” diye konuştu. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA ile Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nden Bursalı Esnaf Sanatkârlara Özel Güçlü İş Birliği Haber

Garanti BBVA ile Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nden Bursalı Esnaf Sanatkârlara Özel Güçlü İş Birliği

Garanti BBVA ile Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB), Bursa’daki esnaf ve sanatkârların bankacılık ihtiyaçlarını kolaylaştıracak kapsamlı bir iş birliğine imza attı. İmzalanan partnerlik anlaşmasıyla, BESOB’a bağlı odalara kayıtlı yaklaşık 90 bin esnaf için BESOB Bonus Business’a özel fırsat ve ayrıcalıklar sunulacak. İş birliği kapsamında, BESOB Bonus Business kart sahibi esnaf ve sanatkârların kart sahibi oldukları yıl içerisindeki oda üyelik aidatları, kartlarına Bonus puan olarak yüklenecek. İş yeri sahipleri, kazandıkları bu puanları üyelik aidatlarının ödenmesinde kullanabilecek. Programdan yararlananlar, aynı zamanda Bonus Business dünyasının sunduğu taksit ve kampanya fırsatlarından da faydalanmaya devam edecek. İki yıl boyunca geçerli olacak program kapsamında BESOB Bonus Business kartı sahibi olanlar; avantajlı bankacılık ürünlerinin yanı sıra, BESOB himayesinde yapılan anlaşmalar doğrultusunda BESOB’lu esnaf ve sanatkârlarda indirimli alışveriş imkânlarına da erişebilecek. “İş dünyasıyla güçlü iş birlikleri kurmaya kararlıyız” Garanti BBVA ile yapılan iş birliğini değerlendiren BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, “İş başına geldiğimiz zaman bu şehrin esnafı için çalışacağımızı, değer üreten projeler gerçekleştireceğimizi söylemiştik. Sözümüzü tuttuk ve bugün fikren eski ancak yeni bir projeyle karşınızdayız. Eski diyorum çünkü bugüne dek pek çok banka ve teknoloji şirketiyle görüşüldü. Garanti BBVA fikrimizin arkasında durdu ve bugüne geldik. Ellerini taşın altına koydular, kendilerine özellikle teşekkür ediyorum. Şimdi Garanti BBVA ile beraber “BESOB kart” ile karşınızdayız. Bu kart ile hem indirim anlaşması yaptığımız kurumlarda üye belgesi sorununu ortadan kaldıracağız, hem de banka Bursa esnafına özel paket hazırlayacak ve banka kart sahibi adına esnafın yıllık aidatını üyesi olduğu oda için karşılayacak. BESOB olarak her zaman esnaf ve sanatkârlarımızın yanında olmayı temel bir ilke olarak benimsiyoruz. Üyelerimizin iki yıllık oda aidatlarının banka tarafından karşılanmasını kapsayan bu protokol, Türkiye’de esnaf teşkilatları arasında bir ilk olma özelliği taşıyor. Esnafın taleplerini sadece dinleyen değil, somut ve yenilikçi çözümlerle karşılayan bir yapı olarak hareket etmeye devam ediyoruz,” dedi. Esnafla uzun soluklu bir yol arkadaşlığı Garanti BBVA Kamu ve Pazar Ortaklıkları Direktörü Nalan Kırkaç Çalışkan, “Garanti BBVA olarak esnaf ve KOBİ’lerle kurduğumuz ilişkiyi bir müşteri ilişkisi değil, uzun soluklu bir yol arkadaşlığı olarak görüyoruz. Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, ‘Birlikte Yaparız’ yaklaşımımızın sahadaki çok somut bir karşılığı. Bursa gibi üretim gücü, ticaret kültürü ve girişimci ruhuyla öne çıkan bir şehirde, yaklaşık 90 bin esnafı kapsayan bu programla onların yalnızca bankacılık ihtiyaçlarına değil, günlük iş yüklerine ve maliyetlerine de dokunmayı hedefliyoruz. Garanti BBVA’nın güçlü finansal yapısı, yaygın hizmet ağı ve iş yeri sahiplerine özel çözümleriyle, BESOB’un sahadaki gücü birleşti ve umuyoruz ki ortaya çıkan bu kıymetli sinerji bölgedeki işletmelere esnafına bir katkı olarak yansıyacak,” dedi. Garanti BBVA Marmara Bölge Müdürü Deniz Başıbüyük konuyla ilgili şunları söyledi: “Bursa gibi üretimin, ticaretin ve emeğin çok güçlü olduğu bir şehirde binlerce esnafı kapsayan bir projede yer almak bizim için son derece kıymetli. Çünkü biz, iş yeri sahiplerinin sabah dükkanını açarken, maliyet hesabı yaparken, nakit akışını planlarken yanında olmayı önemsiyoruz. Bursa’da esnafın işini büyütmesi, işini sürdürmesi, geleceğe daha güvenle bakabilmesi bizim için sadece bir bankacılık konusu değil, yerel kalkınma meselesi. Esnafın en temel yüklerinden biri olan üyelik aidatını bile kolaylaştıran, hatta fırsat ve ayrıcalıklara dönüştüren bir yapı kuruyoruz. Bursa’da bugün attığımız bu imza, çok daha büyük bir yolculuğun güçlü bir başlangıcı.” Garanti BBVA, BESOB iş birliğiyle esnafın yalnızca finansal ihtiyaçlarına değil, günlük iş akışlarına ve mali yüklerine de çözüm sunmayı hedefliyor. Banka, partnerlerle birlikte büyüme stratejisi doğrultusunda yerel ekonomiyi destekleyen projeleri yaygınlaştırmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Enerji Profesyonelleri Bu İş Birliğiyle Yetişiyor Haber

Geleceğin Enerji Profesyonelleri Bu İş Birliğiyle Yetişiyor

Türkiye'nin yenilenebilir enerji sektöründe öncü şirketlerinden biri olan Polat Enerji, enerji sektöründe nitelikli insan kaynağının geliştirilmesine katkı sağlamak ve genç yetenekleri sektöre kazandırmak amacıyla Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi ile önemli bir iş birliğine imza attı. “Enerji Sektörüne Yönelik Kapasite Geliştirme Programı” kapsamında düzenlenen protokol imza törenine Polat Enerji CSO’su Aslı Kehale, EBRD Türkiye ve Kafkasya Enerji Bölge Başkanı David Managadze ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar katıldı. Fırsat Eşitliği Odağında 125 Genç Yetenek Program kapsamında gerçekleştirilen titiz değerlendirme süreçlerinin ardından, mühendislik fakültelerinin farklı branşlarından 125 öğrenci projeye kabul edildi. Polat Enerji’nin sürdürülebilirlik ve toplumsal kapsayıcılık hedefleri doğrultusunda, öğrenci seçiminde fırsat eşitliği temel prensip olarak benimsendi ve kadın-erkek adaylar arasında dengeli bir dağılım gözetildi. Genç mühendis adayları program boyunca, hem üniversitenin değerli akademisyenlerinden alana özgü teknik eğitimler alma hem de Polat Enerji’nin deneyimli kadrosuyla bir araya gelerek sektörün işleyişini doğrudan uzmanlarından dinleme fırsatı yakalayacaklar. İmza töreninde konuşan Polat Enerji CSO’su Aslı Kehale, projenin önemine değinerek şunları söyledi: “Polat Enerji olarak amacımız, bulunduğumuz her bölgede yalnızca enerji üreticisi olarak değil, aynı zamanda yerel topluma değer katan, gelişimine katkı sunan bir paydaş olarak var olmak. Bu bakış açımız, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile de birebir örtüşüyor. Özellikle “erişilebilir ve temiz enerji”, “cinsiyet eşitliği” ve “nitelikli eğitim” başlıkları, kurumsal sosyal sorumluluk stratejimizin merkezinde yer alıyor. Tam da bu noktada, bugün burada bulunmamıza vesile olan iş birliği büyük anlam taşıyor. Polat Enerji olarak, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz “Enerji Sektörüne Yönelik Kapasite Geliştirme Programı”, bizim için yalnızca bir eğitim projesi değil; aynı zamanda uzun vadeli bir toplumsal yatırım.” İş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, programın öğrenciler için önemli bir kazanım olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu; “Manisa Celal Bayar Üniversitesi olarak, öğrencilerimizi geleceğin enerji sektörüne en donanımlı şekilde hazırlayacak, uygulama temelli ve sürdürülebilir iş birliklerini stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Polat Enerji ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile imzaladığımız bu protokolün, yenilenebilir enerji alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bu programın, öğrencilerimiz için güçlü bir kariyer başlangıcı, ülkemiz için ise sürdürülebilir kalkınma yolunda değerli bir kazanım olmasını temenni ediyorum.” Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Türkiye ve Kafkasya Enerji Bölge Başkanı David Managadze ise konuşmasında “Enerji sektörü, yeşil ve dijital dönüşümün birlikte yarattığı güçlü etkiyle derin bir değişim geçiriyor. Bu program, üniversiteler ile özel sektör arasındaki yapılandırılmış iş birliğinin önemli bir örneğini ortaya koyuyor. Bu girişime katalizör olarak hizmet etmekten gurur duyuyoruz.” dedi. Bu stratejik iş birliği, sadece bir eğitim programı olmanın ötesinde, Türkiye'nin yeşil enerji dönüşümünü destekleyen çok katmanlı bir toplumsal yatırım hamlesi niteliği taşıyor. Akademi ile iş dünyası arasındaki köprüleri güçlendiren program; mühendislik yetkinliklerini sosyal becerilerle birleştirerek, öğrencileri yarının düşük karbonlu ekonomisine hazırlıyor. Polat Enerji, EBRD ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nin ortak vizyonuyla şekillenen bu proje, enerji sektöründe hem toplumsal cinsiyet eşitliğini hem de profesyonel standartları yükseltmeyi amaçlayan kapsayıcı bir ekosistem yaratmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuraklık, Toprak Ve Üretim Masada Haber

Kuraklık, Toprak Ve Üretim Masada

İklim değişikliğinin etkilerinin her geçen yıl daha sert hissedildiği bir dönemde, İzmir’in su, tarım ve üretim geleceği, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen Sulama Kooperatifleri Toplantısı’nda kapsamlı biçimde değerlendirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra İzmir Bölgesi Sulama Kooperatifleri Birliği Başkanı Hüseyin İlhan Yavuz, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Halit Çelik, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZPA Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, meclis üyeleri, tarım komisyonu temsilcileri, ilçe belediyelerinin temsilcileri, muhtarlar, sulama kooperatiflerinin başkan ve yöneticileri, üreticiler ile ziraat odalarının temsilcileri katıldı. İki saati aşkın süren ve yaklaşık 100 üreticinin yer aldığı toplantıda; su yönetimi, tarımsal sulama, yer altı su kaynaklarının durumu, toprak sağlığı ve kalkınma arasındaki ilişki bütüncül bir yaklaşımla ele alındı. Cemil Tugay: Tüketimin yüzde 70’i tarımsal sulamadan kaynaklanıyor Toplantıda su krizinin yalnızca teknik bir başlık değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik bir mesele olduğuna dikkat çeken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 2025 yılının beklenenden çok daha kurak geçtiğini vurguladı. Tugay, “2025 yılı hiçbirimizin öngöremediği kadar kurak bir yıl oldu. En kurak yıllardan birini yaşadık. Biz hiçbir soruna sırtımızı dönmüyoruz. Konu Devlet Su İşleri’nin sorumluluk alanında olsa da ‘bu başkasının sorunu’ demiyoruz. İzmir’in bugün bir numaralı sorunu sudur” dedi. Yer altı sularının kontrolsüz kullanımının ciddi riskler taşıdığına işaret eden Tugay, kaçak ve ruhsatsız kuyuların her geçen gün arttığını belirtti. Su tüketimindeki dağılıma da değinen Tugay, “Toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 10’u kentlerde içme ve kullanma suyu, yüzde 20’si sanayi, yüzde 70’i ise tarımsal sulama amacıyla kullanılıyor. Bu nedenle yalnızca bireysel tasarruf çağrılarıyla bu sorunu çözemeyiz. Tarımsal sulamada verimliliği artıracak ortak adımlara ve sizlerin desteğine ihtiyacımız var” diye konuştu. “Kayıp-kaçak oranını düşürmek için yoğun çalışıyoruz” Kayıp-kaçak konusundaki yanlış algılara da değinen Başkan Tugay, şebeke sistemlerinde belirli oranda kaybın kaçınılmaz olduğunu belirterek, İzmir’de yüzde 24,8 seviyesinde olan kayıp-kaçak oranını daha da düşürmek için sahada yoğun bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Yanlış sulama yöntemleri, bilinçsiz gübreleme ve hatalı ilaçlama nedeniyle toprakların organik yapısının zayıfladığını ifade eden Tugay, tuzlanma ve asitlenme sorunlarının giderek arttığına dikkat çekti. “Kalkınma olmadan ne okul kalır ne hastane” Su ve tarım meselesinin aynı zamanda bir kalkınma meselesi olduğunun altını çizen Başkan Tugay, üretimin sürekliliğinin toplumsal yaşamın tüm alanları için hayati önemde olduğunu vurguladı. Tugay, “Sanayi, tarım ve hayvancılık için söylüyorum; üretmeye devam etmek zorundayız. Çocuklarımızın eğitim alabilmesi, insanların sağlık hizmetlerine erişebilmesi, altyapının ayakta kalması ancak kalkınmış bir ülkenin sağlayabileceği imkânlarla mümkündür. Aksi halde ne okul kalır ne hastane, ne de bu kenti ayakta tutacak başka bir yapı” dedi. Meseleye parçalı değil bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini belirten Tugay, tarım ve hayvancılığın İzmir için vazgeçilmez olduğunu ifade ederek, “Çiftçimiz, hayvancılıkla uğraşan üreticimiz göz bebeğimizdir. Emeklerinin karşılığını almaları gerekir. Ancak bunu yaparken suyu ve toprağı da korumak zorundayız” diye konuştu. “Bu süreci birlikte yöneteceğiz” Başkan Dr. Cemil Tugay, su krizine kalıcı çözümün ancak ortak akıl ve bilimsel yaklaşımla mümkün olabileceğini vurgulayarak, üniversitelerden akademisyenlerin de yer aldığı bilimsel bir Su Kurulu oluşturduklarını açıkladı. Tugay, arıtılmış suların yeniden kullanımı, modern sulama tekniklerinin yaygınlaştırılması, sanayide su verimliliğinin artırılması ve yeni su kaynaklarının oluşturulmasına yönelik seçeneklerin birlikte değerlendirileceğini ifade etti. Sürecin çok paydaşlı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğine dikkat çeken Tugay, “Bu işi ne belediye tek başına yapabilir ne de devlet. Bu süreç, kentte yaşayan herkesin; üreticinin, sanayicinin ve kooperatiflerin birlikte yöneteceği bir süreçtir” dedi. “Yalnız değilsiniz” Sulama kooperatifleri ile tarımsal kalkınma kooperatiflerinin sürecin en önemli paydaşları olduğuna dikkat çeken Başkan Tugay, yanlış yönetim anlayışlarının yarattığı sorunlara işaret etti. Tugay, “Kötü yönetimlerden, yanlış işlerden yorulduk. Bir kardeşiniz, bir evladınız olarak ricamdır: Bu ülkeye artık kimse kıymasın. Herkes elindekinin kıymetini bilsin. Bu zor değil” dedi. Görevini layıkıyla yerine getirmek için çalıştığını vurgulayan Tugay, sürecin birlikte yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Bundan sonra birlikte yol yürüyelim. Suyun mutlaka verimli kullanılması için akıllı sayaçlar gibi uygulamalardan yararlanalım. Hobi bahçelerinin daha sık denetlenmesi gerekiyor. Bu buluşma ortak bir çalışma zemini olarak devam etmeli. Ulaşabildiğimiz herkese doğru sulama tekniklerini anlatalım” diye konuştu. Su krizinin geçici bir sorun olmadığına da dikkat çeken Başkan Tugay, “Bu yıl su krizi var; önümüzdeki yıl da, sonraki yıllarda da olacak. Kimse mağdur olmamalı. Hepimiz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeliyiz. Eksikler, yanlışlar olabilir ama doğruyu birlikte bulacağız. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sizi hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız” ifadelerini kullandı. “Bu para belediyenin değil, İzmirlinin parası” İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, toplantıda belediye kaynaklarının kullanımına ilişkin net ve açık mesajlar verdi. Kaynakların kişisel değil, tamamen halka ait olduğunu vurgulayan Tugay, desteklerin de bu anlayış doğrultusunda planlandığını ifade etti. Tugay, “Bu para benim cebimden çıkmıyor, bir başkasının cebinden de çıkmıyor. Bu para belediyenin parası ama aslında İzmirlinin, halkın parasıdır. Bizim görevimiz de bu kaynağı doğru, adil ve verimli biçimde kullanmaktır” dedi. Desteklerin rastgele değil, sürdürülebilir üretimi esas alan bir yaklaşımla planlandığını belirten Başkan Tugay, samimiyet ve devamlılık vurgusu yaparak üreticilere şu çağrıda bulundu: “Gerçekten üretim yapmak isteyen, bahçesine sahip çıkan, hayvancılığı ciddiyetle yürüten üreticinin yanında oluruz. Ancak verdiğimiz desteğin karşılığını görmek isteriz. Bugün başlayıp yarın bırakılan işler değil, örnek olacak, sürdürülebilir çalışmalar istiyoruz. Kimin neye ihtiyacı varsa gelsin söylesin. Kendini sıkıntıda hisseden, derdi olan herkes bize ulaşsın. Biz bunun için buradayız ve bunu yapmayı gerçekten istiyoruz. İzmir’in en büyük kurumudur, en büyük gücüdür. Mali yapısı her geçen gün daha sağlam bir noktaya geliyor. Kaynaklarımız var. Önemli olan bu kaynakların heba edilmemesi ve doğru işler için kullanılmasıdır. Belediye sizin, kurum sizin; bu kurumun parası sizin. Gelin, ‘Bu işi samimi biçimde yapacağım’ deyin. Ne gücümüz varsa sizindir. Fidanıyla, desteğiyle, imkânıyla yanınızda oluruz.” Erdoğan: Saniyede yaklaşık 2 bin litre ilave suyu sisteme kazandırdık Kent merkezinde günlük içme suyu tüketiminin yaklaşık 648 bin metreküp olduğunu belirten İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, bunun saniyede ortalama 7 bin 500 litre suya karşılık geldiğini söyledi. Erdoğan, bugün bu ihtiyacı karşılayan yüzeysel su kaynaklarının büyük bölümünün ya tamamen tükendiğini ya da kritik seviyelere gerilediğini vurguladı. Barajlardan gelen su miktarının tarihsel olarak en düşük seviyelere indiğine dikkat çeken Erdoğan, “Tahtalı ve Gördes barajlarında ortaya çıkan tablo yalnızca İzmir için değil, ülkemizin birçok büyük kenti için ciddi bir uyarıdır. Bu nedenle suyu artık yalnızca mevcut kaynaklar üzerinden değil, çok yönlü ve bütüncül bir kriz yönetimi anlayışıyla ele almak zorundayız” dedi. İzmir’in içme suyunun yaklaşık yüzde 74’ünün yer altı suyu kaynaklarından karşılandığını ifade eden Erdoğan, bu oranın olağanüstü dönemler için geçici bir çözüm olduğunu belirterek, “Yer altı sularının korunması ve sürdürülebilirliği bizim için hayati önemdedir” diye konuştu. Bu kapsamda Göksu, Sarıkız, Menemen ve Halkapınar başta olmak üzere birçok bölgede kuyu yenileme ve yeni kuyu devreye alma çalışmalarını hızlandırdıklarını aktaran Erdoğan, “Yalnızca bu çalışmalar sayesinde saniyede yaklaşık 2 bin litre ilave suyu sisteme kazandırmış durumdayız” ifadelerini kullandı. “Orta ve uzun vadede alternatif kaynakları konuşmak zorundayız” Suyu artırmanın, yeni kaynak bulmak kadar önemli olduğuna dikkat çeken İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, tasarrufun en önemli ayaklarından birinin kayıp-kaçakla mücadele olduğunu vurguladı. Erdoğan, “Kent merkezinde kayıp-kaçak oranını yüzde 24,8 seviyesine düşürdük. Bu sayede yaklaşık 5,6 milyon metreküp suyu sistemde tutmayı başardık. Bizim için kayıp-kaçakta sağlanan her yüzde 1’lik düşüş, yeni bir baraj kadar değerlidir” dedi. Kısa vadede su arzını artırmaya yönelik bir diğer başlığın Tahtalı Barajı’nın ölü hacminde bulunan suyun değerlendirilmesi olduğunu belirten Erdoğan, bu konuda teknik hazırlıkların sürdüğünü ifade etti. Erdoğan, “Temmuz 2026’da bu suyun sisteme kazandırılmasına yönelik ihale sürecini başlatmayı planlıyoruz. Bu adım, İzmir’in su güvenliği açısından kritik önemdedir” diye konuştu. Orta ve uzun vadede ise alternatif kaynakların mutlaka gündeme alınması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, deniz suyu arıtma tesislerinin yüksek enerji maliyetlerine rağmen iklim değişikliği gerçeği karşısında kaçınılmaz seçenekler arasında yer aldığını söyledi. Erdoğan, “Bu yatırımları bilimsel veriler ışığında, çevresel etkileri gözeterek ve doğru finansman modelleriyle değerlendirmek zorundayız” dedi. Bulut tohumlama uygulamalarına da değinen Erdoğan, bu konuda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile iletişime geçtiklerini belirterek, “Bu yöntem tek başına bir çözüm değildir; ancak uygun koşullarda destekleyici bir araç olabilir” ifadelerini kullandı. Erdoğan dayanışmanın önemine dikkat çekti İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, su krizinin yönetiminde dayanışmanın hayati önemde olduğunu vurguladı. Devlet Su İşleri (DSİ) ile yürütülen baraj ve altyapı yatırımlarının hızlandırılmasının büyük önem taşıdığını belirten Erdoğan, özellikle Başlamış ve Düvertepe barajları başta olmak üzere İzmir’in uzun vadeli su güvenliği için gerekli yatırımların ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu sürecin yalnızca İZSU’nun ya da yerel yönetimlerin tek başına yürütebileceği bir süreç olmadığını dile getiren Erdoğan, “Su krizini yönetmek için tüm kurum ve kuruluşların ortak hareket etmesi gerekiyor. Vatandaşlarımızın su tasarrufu konusundaki duyarlılığının artarak devam etmesi de elimizi güçlendiriyor. Tasarruf, bilinçli kullanım ve dayanışma, bugün İzmir’in su geleceği için en güçlü araçlarımızdır” şeklinde konuştu. Büyükşehir'in destekleri İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, İzmir genelindeki kooperatif yapısı ve belediyenin yürüttüğü desteklere ilişkin ayrıntılı bilgiler paylaştı. Üngür, İzmir’de 81 sulama kooperatifi, 45 su ürünleri kooperatifi ve 163 tarımsal kalkınma kooperatifi olmak üzere toplam 289 kooperatifin faaliyet gösterdiğini belirtti. Sulama kooperatiflerine bağlı 13 bin 500 ortağın bulunduğunu ifade eden Üngür, kooperatiflerin özellikle Kemalpaşa, Ödemiş, Menderes, Bergama ve Tire ilçelerinde yoğunlaştığını aktardı. Belediyenin yetki ve sorumluluğunda 18 sulama göleti bulunduğunu kaydeden Üngür, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak sulama tesisleri, hayvan içme suyu göletleri, sondaj kuyuları, yeni gölet yapımı, bakım-onarım çalışmaları ve eğitim desteklerinin aralıksız sürdürüldüğünü söyledi. Üngür, 2024–2025 döneminde çok sayıda yeni tesisin hayata geçirildiğini, mevcut tesislerde bakım-onarım çalışmalarının yapıldığını, kuyu yapımı ve ekipman desteklerinin üreticilerle buluşturulduğunu vurguladı. Bilimsel veriler paylaşıldı Toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, iklim değişikliğinin Ege Bölgesi ve İzmir havzaları üzerindeki etkilerine ilişkin güncel bilimsel verileri paylaştı. Kurucu, yağış miktarı ve sürekliliğinde yaşanan azalmanın geçici bir durum olmadığını, yapısal bir değişime işaret ettiğini vurguladı. Sıcaklık artışlarının İzmir ve çevresinde daha şiddetli biçimde hissedildiğine dikkat çeken Kurucu, önümüzdeki 15–20 yıllık süreçte su kaynakları üzerindeki baskının daha da artacağını ifade etti. Bu nedenle havza bazlı planlama, bilimsel izleme ve uzun vadeli su yönetimi politikalarının artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini söyledi. İki saati aşkın süren toplantı, kooperatif temsilcilerinin görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.

TÜRKÇİMENTO’dan Çimento Sektörünün Karbonsuzlaşmasına Güçlü Adım Haber

TÜRKÇİMENTO’dan Çimento Sektörünün Karbonsuzlaşmasına Güçlü Adım

Türkiye çimento sektörünün sıfıra yakın emisyonlu üretime geçişini hızlandırmayı hedefleyen program, sektörün düşük karbonlu dönüşümünü destekleyecek teknik yardım ve finansman mekanizmalarını bir araya getirdi. Guidehouse Germany liderliğinde yürütülen programda, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) finansman mekanizmasından sorumlu olurken, UNIDO, UNDP ve TÜRKÇİMENTO program ortağı olarak yer aldı. Program, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından destekleniyor. Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedeflerine somut katkı sağlaması hedeflenen programın hazırlık aşaması 2025–2026 yıllarında başladı. 2026–2031 döneminde uygulanması planlanan program kapsamında, düzenleyici çerçevenin desteklenmesi, projeye özgü teknik yardım sağlanması, tekrarlanabilir bir finansman mekanizmasının oluşturulması ve yenilikçi karbonsuzlaştırma projelerinin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Toplantıda, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdür Yardımcısı Ümit Yasin Güven, İngiltere Konsolosluğu Ekonomi ve Refah Birimi Başkanı Carl Spychal, UNDP Türkiye Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic, UNIDO Türkiye Temsilcisi & Bölgesel İşbirliği Merkezi Direktörü Süleyman Yılmaz, EBRD Sürdürülebilir İş, Sanayi, Tarım İşletmeleri ve Ticaret Direktörü Dimitri Koufos açılış konuşmacısı olarak yer aldı. Tanıtım toplantısında bir diğer açılış konuşmacısı olan TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, çimento sektörünün yeşil dönüşüm yolculuğuna ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “TÜRKÇİMENTO olarak, çimento sektörünün ülkemizin kalkınmasında stratejik bir rolü olduğuna inanıyoruz. Yeşil kalkınma modeli doğrultusunda, sektörümüz için kısa, orta ve uzun vadeli düşük karbonlu üretim yol haritamızı belirledik. Alternatif yakıt ve hammadde kullanımı ile yeşil çimento uygulamalarını artırarak karbon salımını azaltmak için kararlılıkla çalışıyoruz. “Türkiye Çimento Sektörünün Karbonsuzlaştırılmasının İlerletilmesi” programı kapsamında sağlanacak teknik yardım ve kurulacak finansal mekanizma, sektörümüzün 2053 net sıfır hedeflerine birlikte ilerlemesi açısından büyük önem taşıyor.” Program kapsamında ayrıca; çimento sektöründe karbonsuzlaştırma projelerine yönelik finansman mekanizmasının detayları, karma imtiyazlı finansman uygulamaları ve Türk çimento üreticilerinin programa katılım koşulları paylaşıldı. Sektör paydaşlarına yönelik kapasite geliştirme, eğitim ve bilgi paylaşımı faaliyetlerinin de programın önemli bileşenleri arasında yer aldığı vurgulandı. Türkiye çimento sektörünün yaklaşık yüzde 95’ini temsil eden TÜRKÇİMENTO, sahip olduğu Ar-Ge altyapısı ve uluslararası iş birlikleriyle sektörün sürdürülebilir, rekabetçi ve iklime dirençli bir yapıya kavuşması için çalışmalarını sürdürüyor.

8. Uluslararası Yeşil Binalar ve Şehirler Zirvesi 9 Aralık’ta Düzenlenecek Haber

8. Uluslararası Yeşil Binalar ve Şehirler Zirvesi 9 Aralık’ta Düzenlenecek

Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği’nin (ÇEDBİK) her yıl düzenlediği ‘’Uluslararası Yeşil Binalar ve Şehirler Zirvesi’’nin 8’incisi T.C. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı destekleriyle 9 Aralık 2025 tarihinde İTÜ Ayazağa Kampüsü’ndeki Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. ‘Sıfırın İnşası: Riskten Fırsata’ ana temasıyla düzenlenecek zirvede ‘Riskten Fırsata: Ufukta Ne Var?’, ‘Gayrimenkulün Yeşil Vizyonu’, ‘İklim Finansmanında Riskler ve Fırsatlar’, ‘Sürdürülebilirlik için Akıllı Çözümler, ‘Mimar Gözü ile Sürdürülebilirlik’ olmak üzere 5 kritik konu masaya yatırılacak. Sektör uzmanları ve paydaşlarının bir araya geleceği etkinlikte alanında uzman 40’a yakın konuşmacı, dünya gündemini belirleyen 5 seçilmiş konu özelinde gün boyu fikir alışverişinde bulunacak. Uluslararası Yeşil Binalar ve Şehirler Zirvesi bu yıl 450’ye yakın katılımcı ile 100’ün üzerinde kurum ve kuruluşu buluşturacak. Sektörün Geleceği Beş Kritik Oturumda Masaya Yatırılacak Zirvede sürdürülebilirliğin geleceğini şekillendiren kritik başlıklar, alanında uzman 40’a yakın konuşmacı tarafından ele alınacak. Açılış oturumu “Riskten Fırsata: Ufukta Ne Var” ÇEDBİK Başkanı Dr. Emre Ilıcalı moderatörlüğünde gerçekleşecek. Panelde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürü Banu Aslan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) Başkanı Nurullah Öztürk ve İstanbul Proje Koordinasyon Birimi (İPKB) Direktörü Yalçın Kaya ile çevresel risklerin yönetsel bakış açısıyla nasıl fırsata dönüştürülebileceğini tartışacak. Ardından gerçekleşecek “Gayrimenkulün Yeşil Vizyonu” panelinde, sürdürülebilirlik çerçevesinde gayrimenkul sektöründeki risklerin, yeni iş modellerine ve fırsatlara nasıl dönüştüğü; ÇEDBİK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Vekili Mehmet Sami Kılıç moderatörlüğünde Ziraat GYO Genel Müdürü Peyami Ömer Özdilek, GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Neşecan Çekici ve Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ferdi Erdoğan ve Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden Doç. Dr. Serhat Başdoğan tarafından değerlendirilecek. “İklim Finansmanında Riskler ve Fırsatlar” isimli üçüncü panel ise TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Makbule Yönel Maya moderatörlüğünde gerçekleşecek. Panelde T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim değişikliği Bakanlığı Dış Kaynaklı Yatırım Daire Başkanı Esra Turan Tombak, Garanti BBVA Konut Finansmanı Direktörü Songül Yeşilçimenli, Kalkınma Yatırım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Seçil Yıldız yeşil dönüşümün finansal araçlar üzerinden nasıl destekleneceğini tartışacak. “Sürdürülebilirlikte Akıllı Çözümler” oturumu ARUP Direktörü Timurhan Timur moderatörlüğünde; İTÜ Sürdürülebilir Kalkınma Uzmanlık Eğitim Koordinatörü Prof. Dr. Hatice Ayataç, Sabri Paşayiğit Mimarlık Kurucu Ortağı Sabri Paşayiğit, YES-TR Eğitim Koordinatörü Prof. Dr. Özlem Özçevik ve Formula International Genel Müdür Yardımcısı Cevahir Sevimli ile bina ölçeğinden şehir düzeyine uzanan akıllı ve çevreci çözümler ele alınacak. Zirvenin kapanış oturumu “Mimar Gözüyle Sürdürülebilirlik” ise ÇEDBİK Yönetim Kurulu Üyesi Buğrahan Şirin moderatörlüğünde; Mimar Murat Tabanlıoğlu ve Felsefeci Dücane Cündioğlu tarafından mimarinin dönüştürücü gücü ve sürdürülebilir yaşam felsefesi üzerine ilham verici bir sohbetle tamamlanacak. ‘Geciken her adım riski artırıyor’ ÇEDBİK Başkanı Dr. Emre Ilıcalı, son dönemde yaşanan ekonomik ve jeopolitik dalgalanmaların sürdürülebilirlik çalışmalarını gölgelediğine dikkat çekerek şunları söyledi: “İklim krizi, diğer tüm krizlerden bağımsız olarak ilerlemeye devam ediyor. Sürdürülebilirlikte atılan her adımın gecikmesi; artan maliyetler, büyüyen riskler ve daha zor yönetilecek bir gelecek anlamına geliyor. Yapı sektörü bu mücadelenin en kritik alanlarından biri. Zirve, sektörün ortak akılla ilerlemesi için çok önemli bir fırsat sunuyor.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.