Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kalkınma

Kapsül Haber Ajansı - Kalkınma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalkınma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ATO'dan Bayram Mesajı Haber

ATO'dan Bayram Mesajı

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Kurban Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımlayarak; "Kurban Bayramı; paylaşmanın bereketini, dayanışmanın gücünü ve kardeşliğin sıcaklığını hissettiğimiz müstesna günlerdir. Bayramlarımız; bizi millet yapan değerlerin canlı tutulduğu, sevginin, saygının ve vefanın güçlendiği özel zamanlardır. Özellikle büyüklerimizi ziyaret ederek gönüllerini almak, gençlerimizle ve çocuklarımızla daha fazla vakit geçirmek, milli ve manevi değerlerimizi gelecek kuşaklara aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur" dedi. Dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan savaşların, çatışmaların ve insani krizlerin bayram sevincini gölgelediğini kaydeden Baran, "Gazze başta olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerinde masum insanların hayatını kaybettiği, ailelerin yuvalarından edildiği acı olayları üzüntüyle takip ediyoruz. Bayramların taşıdığı barış, merhamet ve kardeşlik ikliminin tüm dünyaya hâkim olmasını; savaşların, çatışmaların ve insanlık dramlarının son bulmasını temenni ediyoruz. Kurban Bayramı'nın ülkemize, bölgemize ve tüm insanlığa huzur, barış ve esenlik getirmesini diliyorum" diye konuştu. Kurban Bayramı'nın ekonomik hayata da önemli katkı sunduğunu ifade eden Baran, kurbanlık yetiştiriciliğinden yem üretimine, nakliyeden perakende ticarete kadar birçok sektörün bayram döneminde hareketlilik yaşadığını söyledi. Bayramların sosyal dayanışmayı da güçlendirdiğini belirten Baran, "Üreticimizin emeğinin karşılık bulduğu, ticaretin canlandığı her dönem ekonomimiz açısından kıymetlidir. Kurban Bayramı da tarımdan hayvancılığa, lojistikten perakendeye kadar geniş bir alanda katkı sunuyor. İş dünyamızın üretmeye, yatırım yapmaya, istihdam oluşturmaya devam etmesi; ülkemizin büyüme ve kalkınma hedeflerine ulaşmasında büyük önem taşıyor. Bayramın getirdiği dayanışma ruhunun ekonomik hayata da olumlu yansıyacağına inanıyoruz. Kurban Bayramı'nın, ülkemize ve tüm İslam âlemine sağlık, barış, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyor; tüm vatandaşlarımızın, üyelerimizin ve iş dünyamızın Kurban Bayramı'nı en içten dileklerimle kutluyorum" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vakıfbank’tan 1,2 Milyar Dolar Sürdürülebilirlik Temalı Sendikasyon Kredisi Haber

Vakıfbank’tan 1,2 Milyar Dolar Sürdürülebilirlik Temalı Sendikasyon Kredisi

VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, “Sendikasyon kredimize 16 bankanın en yüksek seviyede katılım sağlaması ve geçen yılın aynı döneminde olmayan 5 yeni bankanın sendikasyonumuza dahil olması, hem Bankamızın uluslararası piyasalardaki etkinliğinin güçlü şekilde devam ettiğini hem de Türk ekonomisine duyulan güveni açıkça ortaya koymaktadır” dedi. Küresel piyasalarda belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin devam ettiği mevcut konjonktürde VakıfBank, sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisi kapsamında 484 milyon dolar ve 574 milyon Euro olmak üzere toplam 1,2 milyar dolar eşdeğerinde kaynak temin etti. 367 gün vadeli kredinin maliyeti; dolar dilimi için SOFR + %1,25; Euro dilimi için ise Euribor + %1,10 seviyesinde gerçekleşti. Yüzde 110’un üzerinde yenileme oranı Sendikasyon işlemiyle ilgili değerlemelerde bulunan VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, “18 ülkeden 44 bankanın katılımıyla %110’un üzerinde yenilediğimiz işlem, Bankamızın uluslararası piyasalarda uzun yıllara dayanan muhabir ilişkilerinin önemli bir yansıması olmuştur. İşlemde 16 bankanın en yüksek seviyede katılım sağlaması ve geçen yılın aynı döneminde olmayan 5 yeni bankanın sendikasyonumuza dahil olması, hem Bankamızın uluslararası piyasalardaki etkinliğinin güçlü şekilde devam ettiğini hem de Türk ekonomisine duyulan güveni açıkça ortaya koymaktadır” dedi. “İlk 5 ayda uluslararası piyasalardan 5,8 milyar dolar tutarında yeni kaynak sağladık” 2026 yılında yurt dışı kaynak teminine güçlü bir ivmeyle devam ettiklerini belirten Arslan, açıklamasını şu şekilde tamamladı: “Disiplinli bilanço yönetimimiz, çeşitlendirilmiş fonlama yapımız ve sürdürülebilir büyüme odaklı yaklaşımımız sayesinde uluslararası piyasalardan kaynak temin etmeyi sürdürüyoruz. 2026 yılının ilk çeyreğinde Dünya Bankası’nın garantisi altında sağlanan 1,5 milyar Euro tutarındaki fonlama ve yılın ikinci çeyreğinde dünyanın önde gelen varlık yönetim şirketlerinden biri olan Apollo ile gerçekleştirdiğimiz 1,3 milyar dolar tutarındaki DPR işleminin ardından yenilediğimiz sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredimizle birlikte ilk 5 ayda uluslararası piyasalardan 5,8 milyar dolar tutarında yeni kaynak sağladık. Yurt dışından temin ettiğimiz bu kaynakları, kalkınma odaklı değer bankacılığı vizyonumuz doğrultusunda ihracat, istihdam, teknoloji, verimlilik ve dijital dönüşüm odaklı alanlara yönlendirmeyi sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Dünyasının Yeni Risk Haritası Masaya Yatırıldı Haber

İş Dünyasının Yeni Risk Haritası Masaya Yatırıldı

Allianz Türkiye ve TÜRKONFED’in ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilen Risk Zirvesi; kamu, özel sektör ve akademi temsilcilerini bir araya getirerek afet riskleri ve ekonomik dayanıklılık konularında önemli bir tartışma platformu sundu. Zirveye Antalya Vali Yardımcısı Tahsin Aksu’nun yanı sıra iş dünyasının önde gelen temsilcileri katıldı. Zirvenin açılış konuşmaları; BAKSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Cengiz, Allianz Türkiye Elementer Ticari Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Öktem Örkün, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Perihan İnci ile kamu temsilcileri tarafından gerçekleştirildi. Çoklu ve bağlantılı riskler artık “yeni normal” Zirvenin açılış konuşmasını yapan Allianz Türkiye Elementer Ticari Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Öktem Örkün, risk kavramının geçirdiği dönüşüme dikkat çekti: “Bugün risk artık istisnai bir durum değil, iş dünyasının yeni normali. Üstelik yalnızca fiziksel hasarlarla sınırlı kalmıyor; iş sürekliliğini, tedarik zincirlerini ve ekonomik sürdürülebilirliği doğrudan etkileyen çok boyutlu sonuçlar yaratıyor. Biz Allianz Türkiye olarak bu nedenle sigortacılığı yalnızca hasar sonrası devreye giren bir mekanizma olarak değil, risk gerçekleşmeden önce başlayan bir süreç olarak ele alıyoruz. İşletmelerin risklerini önceden görmelerine, hazırlıklı olmalarına ve dayanıklılıklarını artırmalarına destek olmayı sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Antalya gibi turizm ve hizmet sektörünün yoğun olduğu, ekonomik çeşitliliğin yüksek olduğu bir şehirde bu konuyu ele almak ise ayrı bir önem taşıyor. Çünkü dayanıklılık sadece tek tek işletmeler için değil, bulunduğumuz şehirlerin ve ekonominin sürdürülebilirliği için de kritik. Bu zirveyi de bu nedenle çok kıymetli buluyoruz; ortak akılla daha hazırlıklı ve daha dirençli bir gelecek inşa etmek için önemli bir adım olarak görüyoruz.” dedi. Perihan İnci: “Güçlü olmak, risklerden azade olmak anlamına gelmiyor” Risk yönetiminin kriz anlarında başvurulan teknik bir alan olmakla sınırlı kalmayıp işletmelerin finansal dayanıklılığını, rekabet gücünü, üretim kapasitesini ve en önemlisi sürekliliğini doğrudan belirleyen temel bir yönetim meselesi olduğunu belirten TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Perihan İnci, “Güçlü olmak, risklerden azade olmak anlamına gelmiyor. Tam tersine ekonomideki payınız büyüdükçe, risklerin etkisi de büyüyor. Bir yangın, bir afet, bir altyapı kesintisi ya da iklim kaynaklı bir tehdit işletmenin bilançosunun yanı sıra tedarik zincirini, istihdamı, bölgesel geliri ve ülke ekonomisine sağlanan katkıyı da etkileyebiliyor. Bu nedenle yangın riski, afet hazırlığı, sigorta bilinci ve iş sürekliliği başlıkları teknik başlıklar olmanın çok ötesinde, doğrudan kalkınma başlıklarıdır. Afet sonrası toparlanma maliyetlidir; önleyici risk yönetimi ise hem daha akılcı hem daha ekonomiktir.” açıklamasında bulundu. Mustafa Cengiz: “Bir şehir, bir sektör ya da bir şirket kriz anında ne yaptığıyla hatırlanır” Antalya’nın bir turizm destinasyonu olmakla sınırlı kalmadığını; turizm, tarım ve sanayinin entegre olduğu çok katmanlı ve stratejik bir ekonomik ekosistem olarak okunması gerektiğini söyleyen BAKSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Cengiz ise “Bugünün dünyasında marka, tanıtım kampanyalarının yanı sıra krizlere karşı gösterilen dirençle inşa ediliyor. Bir şehir, bir sektör ya da bir şirket kriz anında ne yaptığıyla hatırlanır. Bu nedenle sürdürülebilirliği de yeniden tanımlamalıyız. Sürdürülebilirlik denilince akla ilk olarak çevresel duyarlılık ya da karbon ayak izi gelebilir. Ancak sürdürülebilirlik aynı zamanda operasyonel süreklilik, kriz dayanıklılığı ve risk yönetimi kapasitesidir. Yangın ve afet dayanıklılığı de stratejik bir rekabet unsurudur. Afetlere hazırlıklı olan işletmeler daha hızlı toparlanır, daha fazla yatırım çeker, daha güçlü iş ortaklıkları kurar ve en önemlisi rekabette kalıcı bir avantaj elde eder.” dedi. Zirvede bilimsel ve sektörel bakış bir araya geldi Zirvede Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, “Afet Olsaydı? Yangın, Dayanıklılık ve Gerçek Risk Algısı” başlıklı konuşmasıyla risklerin bilimsel boyutunu ele aldı. Zirve kapsamında gerçekleştirilen panel oturumunda ise farklı sektörlerden temsilciler risk yönetimi ve iş sürekliliği konularını çok boyutlu olarak değerlendirdi. Moderatörlüğünü Semih Beken’in üstlendiği panelde; Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İnci Holding Yönetim Kurulu Üyesi Perihan İnci ile Allianz Türkiye Risk Mühendisliği ve Allianz Teknik Direktörü Dr. Ceyhun Eren konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, afetlere karşı hazırlık, sektör bazlı riskler ve işletmelerin dayanıklılığını artırmaya yönelik çözüm önerileri ele alındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koç Topluluğu 100 Yaşında Haber

Koç Topluluğu 100 Yaşında

Bu özel yıl için hazırlanan “Unutulmaz Yüzlerle Dolu Bizim 100’ümüz” filminin lansmanının yapıldığı Vehbi Koç Ödül Töreni’nde konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Topluluğun Cumhuriyet ile şekillenen köklü birikimini, kalkınma ve müşterek refah anlayışını ve ikinci yüzyıla taşınan değerlerini vurguladı. Törende Halit Ergenç ve Alança Oskay, orkestra eşliğinde filmi sahnede canlı seslendirdi. 25. Vehbi Koç Ödülü’nün bu seneki kazananı ise Kültür alanında Canan Tolon oldu. Tolon göç, yıkım ve zaman gibi temalar üzerinden günümüzün toplumsal gerçekliklerine işaret ediyor. 1926 yılında merhum Vehbi Koç tarafından temelleri atılan Koç Topluluğu, 100. yaşını kutluyor. Topluluk, 100. yılına, 25. Vehbi Koç Ödül Töreni kapsamında düzenlenen gecede, bu özel yıl için hazırlanan filmle adım attı. Halit Ergenç ve Alança Oskay’ın sahnede orkestra eşliğinde canlı seslendirdiği “Unutulmaz Yüzlerle Dolu Bizim 100’ümüz” filmi izleyicilerden büyük alkış aldı. Divan Kuruçeşme’de gerçekleştirilen törende, Topluluğun geçmişten bugüne uzanan hikâyesi ve ikinci yüzyıla dair perspektifi aktarıldı. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, sözlerine “Bu yıl 25’incisini düzenlediğimiz Vehbi Koç Ödül Töreni bizim için her zamankinden daha anlamlı ve özel. Zîrâ bu sene kurucumuz merhûm Vehbi Bey’in temellerini attığı Koç Topluluğu’nun 100’üncü yaşını idrâk ediyoruz” diye başladı. “100. yıl filmimizde de vurguladığımız gibi; asırlık tarihimizi sâdece unutulmaz hikâyeler değil, bu hikâyeleri mümkün kılan yüzler de oluşturuyor. İşte bu sebeple bizim yüz yılımız unutulmaz yüzlerle dolu” diye devam eden Koç, sahada, fabrikalarda, ofislerde sorumluluk alan çalışma arkadaşları, bayileri, iş ortaklarının emekleri neticesinde 100. yaşlarını büyük bir gurur ve sevinçle kutladıklarını dile getirdi. Ömer Koç: “Topluluğumuz 100 yıllık hikâyesinde yatırımı ve istihdâmı kalkınmanın ve müşterek refahın en önemli unsurları olarak görmüştür” Topluluğun, Millî Mücâdele’den yeni çıkmış bir memlekette, Cumhuriyet’in ilânı ile şekillenen parlak bir istikbâl tasavvurunun içinde doğduğunu hatırlatan Ömer Koç, “Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, küllerinden doğan bir ulusa istikâmet çizerek bir medeniyet ve aydınlanma projesi inşâ etmiştir. Bu şartlar içerisinde kurulmuş olan Topluluğumuz; Cumhuriyet’in fikir ve ilkelerini samîmiyetle benimsemiş, değerlerini kendisine rehber edinmiştir” dedi. Topluluğun bir asırlık yolculuğunda sanayileşme, kalkınma ve kurumsallaşmanın öncülerinden olduğuna dikkat çeken Koç, bu süreçte pek çok alanda ilkleri gerçekleştirdiklerini belirtti. Kuşaklar boyunca inşâ edilen birikim neticesinde bugün 60’ın üzerinde ülkede 120 binden fazla çalışanla faaliyet gösteren uluslararası bir teşkilât hâline geldiklerini anlatan Koç, Topluluğun büyüme anlayışına dair ise şunları söyledi: “Topluluğumuz eğitime, bilime, kültüre ve sanâta katkıyı sorumluluğunun ayrılmaz bir parçası addetmiştir. Bu anlayışın bir yansıması olarak, 57 yıl önce Vehbi Koç Vakfı kurulmuştur. Vehbi Bey’in ‘insânî ve millî bir vazîfe’ olarak târif ettiği hayır işleri, kurumlara ilâve olarak hayata geçirilen projeler, burs programları ve sivil topluma verilen desteklerle yürütülmeye devam etmektedir.” Ömer Koç: “Kültür ve sanâta katkıyı bir tercih değil, insanımıza ve Cumhuriyetimize borç ve vazgeçilmez bir mesûliyet olarak değerlendiriyoruz” Ömer Koç her sene dönüşümlü olarak eğitim, kültür ve sağlık alanlarında Türkiye’nin ve Türk insanının gelişimine katkı sunan kıymetli isimlere verilen Vehbi Koç Ödülü’nün de bu çerçevede önemli bir rol üstlendiğine değindi. Bu seneki ödülün “kültür” sahasında verildiğine dikkat çeken Koç, “Bu yılki ödüle layık görülen sanatçı da; alışılmış kalıpların ötesine geçen, düşünmeye dâvet eden bir yaklaşımı temsîl ediyor. Sanatın en kıymetli tarafı alışılmışı sorgulatması ve değişimi teşvik etmesidir. Bundan dolayı kültür ve sanâta katkıyı bir tercih değil, insanımıza ve Cumhuriyetimize borç ve vazgeçilmez bir mesûliyet olarak değerlendiriyoruz” diye konuştu. Ömer Koç: “Gelecek 100 yılın eşiğindeyiz. Aynı inanç, aynı vizyon, aynı vatan sevgisiyle, yılmadan yorulmadan yolumuza devam edeceğiz” Ömer Koç, konuşmasına şöyle devam etti: “İkinci yüzyılına adım atmış bir Topluluk olarak; tecrübemizden aldığımız güçle ve değerlerimizin işâret ettiği istikâmete doğru yolumuza devâm edeceğiz. Değişen dünyâyı isâbetle okuyan, bilimi ve aklı rehber edinen, değerlerinden taviz vermeyen bir anlayışla hareket edeceğiz. İlk yüzyılımızda olduğu gibi, gelecekte de yalnız yürümeyeceğimizi biliyoruz. Çalışma arkadaşlarımız, bayilerimiz, iş ortaklarımız; en büyük güvencemiz olmaya devâm edecek. Ortak başarılarla dolu bir 100 yılı geride bıraktık, gelecek 100 yılın eşiğindeyiz. Aynı inanç, aynı vizyon ve aynı vatan sevgisiyle yılmadan yorulmadan yolumuza devam edeceğiz.” Bu yılki Vehbi Koç Ödülü’ne Canan Tolon layık görüldü 25.Vehbi Koç Ödülü’nün sahibi Canan Tolon ise sözlerine “Vehbi Koç Vakfı’nın bugün verdiği bu ödül benim için geleceğe dönük bir destek ve aynı zamanda bir cesaret kaynağı. Beni bu değerli ödüle layık gören Vehbi Koç Vakfı’na ve Seçici Kurul üyelerine çok teşekkür ediyorum” diye başladı. “Çocukken, ‘İstediğin her şey olabilirsin’ mottosu benim için hiç geçerli değildi. Hatta biraz ürkütücü de geliyordu. Bunları erken yaşta bilmek garip bir şekilde benim için bir özgürlük oldu. Ve hayal kurmak için bir engel değildi” diyen Tolon, sanat üretimini ‘yalnız ama zihinsel olarak kalabalık bir süreç’ olarak tanımladı ve şöyle ekledi: “Sanat üretimi çok yalnız bir süreçtir; ama zihinde bir kalabalıkla birlikte yaratılır, üretilir ve oluşur. Size yakın olanlar, henüz tanımadıklarınız, ya da hiçbir zaman tanışmayacaklarınız… Onlarla bir diyalog kurduğunuzu hayal edersiniz. Hayal kurmak bir güçtür.” Tolon göç, yıkım ve zaman gibi temalar üzerinden günümüzün toplumsal gerçekliklerine işaret ediyor Tolon, insan deneyimi, değişim ve hafıza etrafında şekillenen çalışmalarıyla didaktik bir dil kurmak yerine sorular soran, izleyiciyi düşünmeye davet eden bir yaklaşım benimsiyor. Göç, yıkım ve zaman gibi temalar üzerinden günümüzün toplumsal gerçekliklerine işaret ederken, mekânı parçalayarak ve katmanlayarak kurduğu çok boyutlu anlatımıyla dikkat çekiyor. Tolon bu ödüle, Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu’nun yanı sıra Prof. Dr. Zeynep Çelik, Prof. Dr. Ayla Ödekan, Kerem Kabadayı, Murathan Mungan ve Sadık Karamustafa’dan oluşan Seçici Kurul’un önerdiği üç aday arasından seçilerek layık görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksa Enerji, Africa Finance Corporation ile Stratejik İş Birliğini Güçlendiriyor Haber

Aksa Enerji, Africa Finance Corporation ile Stratejik İş Birliğini Güçlendiriyor

7 ülkedeki 12 santral operasyonu ve 3.000 MW’ın üzeri kurulu gücüyle enerjide global bir güç olan Aksa Enerji, Afrika’daki “Sürdürülebilir Yüksek Büyüme” stratejisini destekleyecek önemli bir finansman anlaşmasına daha imza attı. Şirket, Afrika’nın önde gelen kalkınma finans kuruluşlarından Africa Finance Corporation (AFC) ile Afrika’daki enerji santrali yatırımlarında kullanılmak üzere toplam 300 milyon ABD doları büyüklüğünde kredi sözleşmesi imzaladı. Bu anlaşmayla birlikte, Aksa Enerji’nin AFC ile bir yıl içerisinde sağladığı toplam finansman tutarı 450 milyon ABD dolarına ulaştı. Aksa Enerji ile AFC arasındaki bu iş birliği, bir finansman anlaşmasının ötesine geçerek; Afrika’nın enerji altyapısının güçlendirilmesine, bölgesel kalkınmanın desteklenmesine ve uzun vadeli sürdürülebilir yüksek büyümenin hızlandırılmasına katkı sağlayan stratejik bir iş birliği olarak öne çıkıyor. Aksa Enerji’nin Afrika kıtasındaki enerji santrali projeleri; güçlü mühendislik ve işletme yetkinliği, yerel dinamiklere hızlı uyum sağlayan esnek iş modeli ve disiplinli yatırım yaklaşımıyla farklılaşırken, AFC’nin sağlam finansman gücü ve uluslararası yatırım deneyimi bu projelere önemli bir kaldıraç etkisi sağlayacak. Afrika’daki Büyümemizi Güçlü Finansman Yapısıyla Destekliyoruz Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancı şunları söyledi: “Afrika’da gerçekleştirdiğimiz yatırımlar, Aksa Enerji’nin global büyüme vizyonunun temel yapı taşlarından birini oluşturuyor. Bu yıl devreye almayı planladığımız projelerimizin dördü Afrika’da yer alıyor. Bunlardan ilkini ocak ayında Gana’da basit çevrim olarak devreye alarak, ticari üretime başladık. Senegal ve Gabon’daki doğalgaz santrallerimizle birlikte, kıtanın en kritik ihtiyaçlarından biri olan enerji arz güvenliğine sağladığımız katkıyı daha ileri taşımayı sürdüreceğiz. Afrika’nın enerji dönüşümüne ve kalkınmasına sunduğumuz bu desteğin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, Africa Finance Corporation ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğini yeni bir anlaşmayla güçlendirmekten memnuniyet duyuyoruz. Bu anlaşma yalnızca finansmanla sınırlı kalmayıp; bilgi birikimi, teknik uzmanlık ve ortak bir vizyonun güçlü bir birleşimini yansıtıyor. Aksa Enerji olarak, farklı coğrafyalarda edindiğimiz proje geliştirme ve işletme deneyimini AFC’nin güçlü finansal yapısıyla bir araya getirerek Afrika kıtasında kalıcı, sürdürülebilir ve yüksek katma değer yaratan projeler geliştirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksa Enerji'nin Afrika’daki Enerji Yatırımlarına AFC’den 300 Milyon Dolarlık Finansman Haber

Aksa Enerji'nin Afrika’daki Enerji Yatırımlarına AFC’den 300 Milyon Dolarlık Finansman

7 ülkedeki 12 santral operasyonu ve 3.000 MW’ın üzeri kurulu gücüyle enerjide global bir güç olan Aksa Enerji, Afrika’daki “Sürdürülebilir Yüksek Büyüme” stratejisini destekleyecek önemli bir finansman anlaşmasına daha imza attı. Şirket, Afrika’nın önde gelen kalkınma finans kuruluşlarından Africa Finance Corporation (AFC) ile Afrika’daki enerji santrali yatırımlarında kullanılmak üzere toplam 300 milyon ABD doları büyüklüğünde kredi sözleşmesi imzaladı. Bu anlaşmayla birlikte, Aksa Enerji’nin AFC ile bir yıl içerisinde sağladığı toplam finansman tutarı 450 milyon ABD dolarına ulaştı. Aksa Enerji ile AFC arasındaki bu iş birliği, bir finansman anlaşmasının ötesine geçerek; Afrika’nın enerji altyapısının güçlendirilmesine, bölgesel kalkınmanın desteklenmesine ve uzun vadeli sürdürülebilir yüksek büyümenin hızlandırılmasına katkı sağlayan stratejik bir iş birliği olarak öne çıkıyor. Aksa Enerji’nin Afrika kıtasındaki enerji santrali projeleri; güçlü mühendislik ve işletme yetkinliği, yerel dinamiklere hızlı uyum sağlayan esnek iş modeli ve disiplinli yatırım yaklaşımıyla farklılaşırken, AFC’nin sağlam finansman gücü ve uluslararası yatırım deneyimi bu projelere önemli bir kaldıraç etkisi sağlayacak. Afrika’daki Büyümemizi Güçlü Finansman Yapısıyla Destekliyoruz Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancı şunları söyledi: “Afrika’da gerçekleştirdiğimiz yatırımlar, Aksa Enerji’nin global büyüme vizyonunun temel yapı taşlarından birini oluşturuyor. Bu yıl devreye almayı planladığımız projelerimizin dördü Afrika’da yer alıyor. Bunlardan ilkini ocak ayında Gana’da basit çevrim olarak devreye alarak, ticari üretime başladık. Senegal ve Gabon’daki doğalgaz santrallerimizle birlikte, kıtanın en kritik ihtiyaçlarından biri olan enerji arz güvenliğine sağladığımız katkıyı daha ileri taşımayı sürdüreceğiz. Afrika’nın enerji dönüşümüne ve kalkınmasına sunduğumuz bu desteğin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, Africa Finance Corporation ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğini yeni bir anlaşmayla güçlendirmekten memnuniyet duyuyoruz. Bu anlaşma yalnızca finansmanla sınırlı kalmayıp; bilgi birikimi, teknik uzmanlık ve ortak bir vizyonun güçlü bir birleşimini yansıtıyor. Aksa Enerji olarak, farklı coğrafyalarda edindiğimiz proje geliştirme ve işletme deneyimini AFC’nin güçlü finansal yapısıyla bir araya getirerek Afrika kıtasında kalıcı, sürdürülebilir ve yüksek katma değer yaratan projeler geliştirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, Türkiye’nin 50 Sürdürülebilirlik Lideri Arasında Yer Aldı Haber

TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, Türkiye’nin 50 Sürdürülebilirlik Lideri Arasında Yer Aldı

Kırsalda yaşayan kadınlardan üniversite öğrencilerine uzanan sosyal etki projeleriyle farklı kesimlere dokunan Kırçuval, sürdürülebilir bir gelecek için yürüttüğü çalışmalarla ödüle layık görüldü. Akfen Holding’in kurumsal sosyal sorumluluk çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, Fast Company Türkiye tarafından her yıl düzenlenen “Sürdürülebilirlik Liderleri 50” listesinde bu yıl da yer alarak ‘Sürdürülebilirlik Lideri’ ödülünün sahibi oldu. Fast Company Türkiye’nin bu yıl “Daha İyi Bir Dünya İçin: Karar, Denge ve Dönüşüm” temasıyla gerçekleştirdiği Sürdürülebilirlik Liderleri Zirvesi’nde takdim edilen ödül, Kırçuval’ın öncülüğünde TİKAV’ın yürüttüğü sürdürülebilir kalkınma alanındaki çok boyutlu çalışmaların bir yansıması olarak öne çıktı. 27 yıldır gerçekleştirdiği projelerle hayatın her alanından kesime ulaşarak kırsalda yaşayan kadınlardan üniversite öğrencilerine kadar farklı gruplara dokunan çalışmalara öncülük eden Kırçuval, yürüttüğü çalışmalarla Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma yolculuğuna katkı sunmaya devam ediyor. FIRSAT EŞİTLİĞİYLE ŞEKİLLENEN SÜRDÜRÜLEBİLİR ETKİ TİKAV çatısı altında hayata geçirilen projelerle fırsat eşitliğine ihtiyaç duyan bireylerin güçlenmesine odaklanan çalışmalar, eğitimden sosyal gelişime uzanan geniş bir etki alanı yaratıyor. Kadınların ve gençlerin potansiyellerini ortaya çıkaran bu projeler, yalnızca bireysel gelişimi değil, toplumsal dönüşümü de destekliyor. Bu yaklaşım, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel değil; sosyal ve ekonomik boyutlarıyla da ele alarak kalıcı bir değer yaratmayı hedefliyor. Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV), hayata geçirdiği projelerle Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşayan bireylerin fırsat eşitliğine erişimini destekleyen sürdürülebilir bir etki alanı oluşturuyor. Kırsalda yaşayan kadın ve ailelerinden, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da eğitim hayatını sürdüren üniversite öğrencilerine kadar uzanan geniş bir hedef kitleye ulaşan TİKAV, bireylerin potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri imkânlar yaratmayı amaçlıyor. Eğitimden kişisel gelişime, toplumsal farkındalıktan sosyal güçlenmeye uzanan bu çalışmalar, yalnızca bireysel kazanımlar değil, uzun vadeli toplumsal dönüşüm yaratma hedefiyle kurgulanıyor. TİKAV, sürdürülebilirliği; insana yatırım, fırsat eşitliği ve kapsayıcılık temelinde ele alarak, Türkiye’nin farklı kesimlerinde kalıcı değer üretmeye devam ediyor. “BU ÖDÜL BUNDAN SONRA ATACAĞIMIZ ADIMLAR İÇİN ÖNEMLİ BİR MOTİVASYON” TİKAV’ın 27 yıldır gerçekleştirdiği projelerle toplumun her kesimine ulaşarak sürdürülebilir bir dönüşüm yaratmayı hedeflediklerini belirten TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, “Biz sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, toplumsal kalkınmanın temel bir unsuru olarak ele alıyoruz. Türkiye’nin farklı bölgelerinde, farklı ihtiyaçlara sahip bireyler için fırsat eşitliğini destekleyen projeler geliştirmek; özellikle kadınların ve gençlerin potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri alanlar yaratmak bizim için büyük önem taşıyor. TİKAV olarak attığımız her adımda, bireylerin kendi hayatlarını dönüştürebilecekleri imkânlara erişimini artırmayı ve bu etkiyi kalıcı hale getirmeyi hedefliyoruz. Sürdürülebilir bir gelecek ise ancak bu kapsayıcı yaklaşımın yaygınlaşmasıyla mümkün olabilir.” ifadelerine yer verdi. Hülya Kırçuval, Fast Company Türkiye tarafından verilen bu anlamlı ödül, yalnızca bugüne kadar hayata geçirdikleri çalışmaların değil, aynı zamanda bundan sonra TİKAV’ın atacağı adımlar için de önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu da söyledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakım Eşitliği Şirketler Ağı Kuruluyor Haber

Bakım Eşitliği Şirketler Ağı Kuruluyor

Özyeğin Üniversitesi’nin yürütücülüğünde TÜSİAD iş birliği ile kurulacak Bakım Eşitliği Şirketler Ağı, veri temelli araçlar ile şirketlere bu konuda kurumsal politika geliştirme, eğitim ve deneyim paylaşımı desteği sunacak. Türkiye’nin etki gücü yüksek araştırma üniversitesi Özyeğin Üniversitesi, TÜSİAD işbirliğiyle, bakım emeği ve zihinsel iş yükünün çalışma yaşamına etkilerini görünür kılmak ve şirketlere somut çözüm araçları sunmak amacıyla “Bakım Eşitliği Şirketler Ağı”nı kuruyor. Ağ, şirketlerin kendi ihtiyaçlarına uygun, bakım sorumluluklarının eşit paylaşımını destekleyen politikalar geliştirmesine destek verecek. Ağ, dijital araçlarla anonim veri toplama, ölçümleme ve etki analizi yanında, bu alanda oluşturulacak ulusal veri setiyle şirketlerin kendi mevcut durumunu gözden geçirmesine imkân sunacak. Ağ aynı zamanda, eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla şirketler arasında ortak bir öğrenme ve deneyim paylaşımı zemini oluşturmayı hedefliyor. Bakım Eşitliği Şirketler Ağı’nın ana destekçiliğini Fiba Grubu üstleniyor. Stratejik Değer Yaratacak Aksiyonlar Belirlendi Şirketlerin bu sürece katılımlarının teşvik edilmesi amacıyla hayata geçirilen Bakım Eşitliği Şirketler Ağı, bakım ve zihinsel iş yükünün eşitlikçi paylaşımı konusunda farkındalık artırıcı ve veriye dayalı birçok çalışmayı da kapsıyor. Bu kapsamda, düzenlenecek zirve ve etkinliklerin yanı sıra bakım sorumluluklarının eşit paylaşılmasını destekleyen politikaların kurumsal performans üzerindeki etkilerinin ölçümlenmesini sağlayacak araçlar geliştirilecek. Bu alanda geliştirilen çözüm araçlarının iş dünyasında yaygınlaştırılması ve bu konuda bilimsel araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi sağlanacak. Konunun iş dünyası gündeminde kalıcı bir yer edinmesi de Ağ’ın planları arasında yer alıyor. “Bakım Eşitliği, iş yaşamına kadınların eşit katılımını doğrudan etkiler” Kadınların çalışma hayatına katılımı önündeki en önemli engellerden biri olan bakım sorumluluğunun bir ekonomik altyapı konusu olduğunu vurgulayan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, “Kadınların başta ekonomi ve karar alma mekanizmaları olmak üzere her alanda eşit haklar ve fırsatlarla yer alması hem bir insan hakları meselesi hem de ekonomik ve toplumsal kalkınmanın temel bir unsurudur. Ancak kadınların ekonomik hayata katılımında özellikle bakım sorumluluklarının eşitsiz dağılımı etkili oluyor. Türkiye’de 3 yaşın altında çocuğu olan 25–49 yaş grubundaki kadınların yalnızca %27,1’i istihdamda kalabilirken, erkeklerde bu oran %90,6’dır. [i] Bu tablo, bakımın yalnızca bireysel ya da aile içi bir mesele değil; işgücü piyasalarından sosyal güvenlik sistemlerine uzanan bir ekonomik altyapı meselesi olduğunu ortaya koyuyor. İş yaşamında eşitliğin sağlanması için haklar ve fırsatlarla birlikte sorumlulukların da eşit paylaşılması gerekiyor. Bakım eşitliği kadınların iş yaşamına eşit katılımını doğrudan etkiler. Bu kapsamda “eşit ebeveynlik” yaklaşımının benimsenmesi, çalışanların bakım yükünü azaltan kurumsal mekanizmaların hayata geçirilmesi kritik önem taşıyor. Bu yaklaşımla Özyeğin Üniversitesi yürütücülüğünde hayata geçen Bakım Eşitliği Şirketler Ağı’nın iş dünyasında yaygınlaşmasını ve bu alandaki iş birliğimizi çok kıymetli görüyoruz. Akademi ve özel sektör perspektiflerini bir araya getiren bu yapı ile kurumsal farkındalığı artıracak, veriye dayalı politikalarla şirketler nezdinde somut bir kurumsal dönüşümü destekleyecek adımlar atacağımıza inanıyoruz” dedi. ‘Eşitsiz yük bir kalkınma meselesi’ Ağın bilimsel temelli ve uygulamaya dönük yapısına vurgu yapan Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan ise şu değerlendirmede bulundu: “2025 yılında Türkiye genelinde gerçekleştirdiğimiz araştırma, eşitsizliğin, kadınların kariyer yolculuğunda somut kayıplara yol açtığını gösteriyor. Kadınların yüzde 31’i hayatlarının bir noktasında işinden ayrılıyor, evli ve çocuklu kadınların yüzde 14,5’i ise terfi tekliflerini reddediyor. Dolayısıyla sorumlulukların eşitsiz paylaşımı sadece bireysel ya da sosyal bir konu değil aynı zamanda bir kalkınma meselesi olarak öne çıkıyor. TÜSİAD gibi iş dünyasını geniş bir çerçevede bir araya getiren bir kuruluşun bu çabayı sahiplenmesi, konunun özel sektör gündemine güçlü biçimde girmesi açısından çok önemli bir hamledir. Kalıcı bir dönüşüm yaratabilmek için kurumların önce mevcut tabloyu ölçebilmesi, ardından somut politika ve uygulamaları hayata geçirmesi gerekiyor. Bakım Eşitliği Şirketler Ağı ile iş dünyasına bu dönüşümü veriye dayalı ve kalıcı adımlarla hayata geçirebileceği güçlü bir zemin sunmayı hedefliyoruz.” Kurumsal farkındalık beklentisi öne çıkıyor Özyeğin Üniversitesi’nin 2025 yılında yayınladığı “Bakım Emeği ve Zihinsel İş Yükünün Beyaz Yakalı Çalışanlar Üzerindeki Etkisi Araştırma Raporu” çalışanların kurumlardan beklentilerine yönelik önemli veriler sunuyor. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 85,26’sı, bakım emeği ve zihinsel iş yükü odaklı iş yeri politikalarının iş tercihlerine ve motivasyonlarına olumlu katkı sunduğunu belirtiyor. Ayrıca kadınların yüzde 77’si kurumlarından bu konuda farkındalık yaratmalarını bekliyor. Veri temelli kurumsal dönüşüm desteği Bakım Eşitliği Şirketler Ağı, özel sektöre veriye dayalı kurumsal dönüşüm yaklaşımıyla çok boyutlu destek sağlamayı hedefliyor. Bu kapsamda şirketlere çocuk, yaşlı veya engelli bakımından gündelik hane içi sorumluluklara kadar geniş bir alanı kapsayan bakım sorumluluklarının eşit paylaşılmasını destekleyen politika ve uygulamalar geliştirmeleri için danışmanlık sağlanırken, Bakım Emeği ve Zihinsel İş Yükü Analiz Aracı (CML Kit) ile anonim veri toplama, etki analizi ve ulusal veri setiyle kıyaslama imkânı sunulacak. Ağ ayrıca kaynak ve yapay zekâ destekli araçlara erişim ile hedef kitleye göre tasarlanan eğitim programları sağlayacak. Ağın odağında iyi uygulamaların paylaşılması, kamusal farkındalık ve etki odağının güçlendirilmesi çalışmalarının yanı sıra ulusal veri setinin periyodik güncellenmesi ve tematik araştırmalarla bilgi üretiminin sürdürülmesi de yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ormanların Ekonomik Gücüne Dikkat Çekildi Haber

Ormanların Ekonomik Gücüne Dikkat Çekildi

Ormanların yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik kalkınmanın da temel unsurlarından biri olduğuna vurgu yapılan etkinlikte, küresel ormancılık eğilimleri ve Türkiye’nin bu alandaki çalışmaları kapsamlı şekilde ele alındı. Etkinlik, FAO’nun Uluslararası Orman Günü video gösterimiyle başlarken, FAO Roma’dan iletilen video mesaj ile küresel perspektif katılımcılarla paylaşıldı. Açılış konuşmalarında, ormanların doğal sermaye olarak taşıdığı değer, sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle ilişkisi ve bioekonomi içindeki rolü vurgulandı. Programda bir konuşma yapan Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, “Ormanlarımız, Türkiye ekonomisi için stratejik bir değerdir. Yerli üretimi güçlendiren, dışa bağımlılığı azaltan ve milyonlarca vatandaşımıza gelir sağlayan bir yapıdan söz ediyoruz. Diktiğimiz her fidan ise yalnızca doğaya değil, ülkemizin geleceğine yapılmış bir yatırımdır. 2025 yılında 129 bin hektarı aşan alanda ormanlaştırma çalışması gerçekleştirdik. 517 milyon fidanı toprakla buluşturduk. 2003’ten bu yana ise toplam 8 milyar fidanı ülkemize kazandırdık. Hedefimiz, 2030 yılına kadar 10 milyar tohum ve fidanı toprakla buluşturarak Yeşil Vatan’ı daha da güçlendirmek.” dedi. Program kapsamında FAO Orta Asya Alt Bölge Ofisi Ormancılık Sorumlusu Ekrem Yazıcı tarafından gerçekleştirilen ana konuşmada, FAO’nun Küresel Orman Kaynakları Değerlendirmesi (FRA) 2025 raporunun öne çıkan bulguları paylaşıldı. Sunumda, küresel orman varlığındaki değişim eğilimleri ile sürdürülebilir orman yönetiminin ekonomik ve çevresel boyutları detaylı şekilde ele alındı. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Abdulkadir Polat ve FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık’ın da katılımları ile gerçekleşen etkinliğin devamında düzenlenen “Ormanlar ve Ekonomi: Küresel Veriden Politika ve Uygulamaya Geçiş” başlıklı panel oturumunda ise farklı disiplinlerden uzman isimler bir araya geldi. Panelde, ormanların ekonomik kalkınma, bioekonomi ve sürdürülebilir doğal kaynak yönetimi açısından oynadığı kritik rol tartışıldı. Katılımcılar, orman ekosistem hizmetlerinin ekonomik politikalara entegrasyonu, odun dışı orman ürünlerinin kırsal kalkınmadaki önemi ve yeşil dönüşüm sürecinde orman temelli çözümlerin sunduğu fırsatlar üzerine görüşlerini paylaştı. Panelde ayrıca küresel verilerin ulusal politikalara nasıl yansıtılabileceği ve Türkiye’nin sürdürülebilir orman yönetimi alanındaki deneyimlerinin önemi vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.