Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kalkınma Finansmanı

Kapsül Haber Ajansı - Kalkınma Finansmanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalkınma Finansmanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şekerbank’a 7 Uluslararası Finans Kuruluşundan 170 Milyon Dolarlık Kaynak Haber

Şekerbank’a 7 Uluslararası Finans Kuruluşundan 170 Milyon Dolarlık Kaynak

Türkiye’nin COP31 İklim Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlandığı dönemde temin edilen kaynak, kırsal bölgelerdeki KOBİ ve mikro işletmelerin, kadın girişimcilerin finansmana erişimini yaygınlaştırmanın yanı sıra sürdürülebilir tarım ve yeşil dönüşüm yatırımlarının finansmanında kullanılacak. Hollanda Kalkınma Bankası (FMO) liderliğinde gerçekleştirilen sendikasyon kredisine, FMO ile birlikte Fransa Kalkınma Ajansı’nın (AFD) iştiraki Proparco, Avusturya Kalkınma Bankası (OeEB), Finlandiya Endüstriyel İş birliği Fonu (Finnfund), Türk Yatırım Fonu (TIF), Blue Orchard Mikrofinansman Fonu (BOMF) ve Responsability Investments katılım sağladı. Söz konusu sendikasyon işlemi ile Finlandiya Endüstriyel İş birliği Fonu (Finnfund) ve Türk Yatırım Fonu (TIF), Türkiye'de ilk kez bir bankaya finansman sağladı. Kapsayıcı ve sürdürülebilir bankacılıktaki 73 yıllık köklü deneyimi ile uluslararası kalkınma finans kuruluşları nezdinde özellikle kırsal bölgelerdeki çiftçi ve KOBi’lere ulaşmak için anahtar banka olarak kabul edilen Şekerbank, bu alanda yine önemli bir anlaşmaya imza atarak, 7 ayrı kalkınma odaklı uluslararası kuruluş ve fonun katılımı ile toplam 170 milyon dolar tutarında, 5 yıl vadeli sendikasyon kredisi sağladı. Sendikasyona liderlik eden Hollanda Kalkınma Bankası’nın (FMO) yanı sıra, Fransa Kalkınma Ajansı’nın (AFD) iştiraki Proparco, Avusturya Kalkınma Bankası (OeEB), Finlandiya Endüstriyel İş birliği Fonu (Finnfund) ve Türk Yatırım Fonu (TIF) ile Blue Orchard Mikrofinansman Fonu (BOMF) ve Responsability Investments da söz konusu sendikasyonda yer aldı. Finlandiya Endüstriyel İş birliği Fonu (Finnfund) ve Türk Yatırım Fonu (TIF) ise söz konusu sendikasyon kredisi ile Türkiye’de ilk kez bir bankaya yönelik finansman desteği sağlamış oldu. Şekerbank’ın sağladığı sendikasyon kredisi, kırsal bölgelerde faaliyet gösteren KOBİ ve mikro işletmelerin finansmana erişiminin güçlendirilmesi, sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, kadın girişimciliğinin desteklenmesi ve yeşil dönüşüm yatırımlarının finansmanı alanlarında kullanılacak. Şekerbank’ın temin ettiği krediye ilişkin tören, sendikasyona öncülük eden Hollanda Kalkınma Bankası (FMO) ile Fransız Kalkınma Ajansı’nın (AFD) iştiraki Proparco, Avusturya Kalkınma Bankası (OeEB) ve Türk Yatırım Fonu’nun (TIF) katılımıyla düzenlendi. Törene ayrıca Hollanda İstanbul Başkonsolosu Daan Huisinga ile Avusturya İstanbul Başkonsolosu Doris Fida-Šrajner katıldı. Aybala Şimşek Galpin: “Uluslararası finans kuruluşları ile Anadolu’nun çiftçi ve KOBİ’leri arasında köprü olmaktan gurur duyuyoruz” Şekerbank Genel Müdürü Aybala Şimşek Galpin, yeni sendikasyon kredisine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sosyal ve çevresel etki sağlamaya yönelik edindiğimiz bu değerli ve anlamlı kaynak, Şekerbank’ın sürdürülebilir bankacılık faaliyetlerindeki 73 yıllık köklü uzmanlığının uluslararası kalkınma finansmanı kuruluşları tarafından takdirinin önemli bir göstergesi niteliği taşıyor. Bugün hiçbir banka şubesi olmayan yörelere bile hizmet götürerek kapsayıcı bankacılıktaki tarihsel öncülüğümüzü koruyor ve uluslararası finans kuruluşları ile Anadolu’nun çiftçi ve KOBİ’leri arasında köprü olmaktan gurur duyuyoruz.” “Geniş yatırımcı profili, uluslararası finans kuruluşlarının Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına taahhüdünü gösteriyor” Şimşek Galpin, Hollanda Kalkınma Bankası (FMO) liderliğinde gerçekleştirilen sendikasyon kredisi için FMO’ya ve tüm katılımcı finans kuruluşlarına teşekkür ederek, “2024 yılında FMO liderliğinde 6 uluslararası finans kuruluşunun katılımıyla gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 160 milyon dolarlık sendikasyonun ardından, bu yıl 7 uluslararası finans kuruluşunun katılımıyla sağladığımız 170 milyon dolarlık bu yeni sendikasyon kredisine liderlik ettiği için FMO’ya teşekkür ediyor, FMO’nun Türkiye’de etki odaklı bankacılık alanında stratejik ortağı olmaktan gurur duyuyoruz.” dedi. Şimşek sözlerini şöyle sürdürdü: “Sendikasyona iştirak eden yatırımcı kitlesinin yüksek niteliği büyük önem taşımakta olup geniş yatırımcı profili, sendikasyona iştirak eden tüm uluslararası finans kuruluşlarının Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına taahhüdünü göstermektedir, kendilerine teşekkür ediyoruz.” “COP31 yolunda kapsayıcı yeşil finansmanda örnek proje” Şimşek Galpin, sağladıkları sendikasyon kredisinin Türkiye'nin COP31 İklim Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağı bu önemli yılda kapsayıcı yeşil dönüşümün finansmanı alanında örnek bir proje niteliği sunduğunun altını çizerek, “Sağladığımız bu yeni kaynakla sürdürülebilir tarım, yeşil dönüşüm, kadın girişimciliği ve kapsayıcı finansman alanlarındaki faaliyetlerimizi daha da hızlandıracağız. Böylece hem kırsal kalkınmaya hem de ülkemizin sürdürülebilir büyüme ve iklim hedeflerine katkı sağlamaya devam edeceğiz” dedi. Frouke Hoekstra: “Yerel uzmanlık ile uluslararası sermayenin buluşması anlamlı etkiler yaratabilir” FMO Finansal Kuruluşlar Direktörü Frouke Hoekstra, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Şekerbank’ın yerel topluluklarla kurduğu köklü bağlar ve sürdürülebilir, kapsayıcı bankacılığa uzun yıllardır gösterdiği taahhüt, bankayı hem FMO hem de uluslararası kalkınma finansmanı camiası için değerli bir iş ortağı hâline getiriyor. Ortak bir kalkınma hedefi etrafında farklı uluslararası kuruluşları bir araya getiren bu sendikasyon işlemine liderlik etmekten gurur duyuyoruz. Uluslararası kuruluşların gösterdiği geniş katılım, Şekerbank’ın anlamlı bir etki yaratma kapasitesine duyulan uluslararası güveni yansıtırken, yerel uzmanlığın uluslararası sermaye ile bir araya getirildiğinde nelerin başarılabileceğini de ortaya koyuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Özel Sermaye İstanbul'da Buluştu Haber

Küresel Özel Sermaye İstanbul'da Buluştu

Globalturk Capital'in, Global Private Capital Association (GPCA) stratejik ortaklığında ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi'nin değerli katkıları ile düzenlediği 8. Yıllık Uluslararası Özel Sermaye Konferansı, 8 Ekim 2026 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın mesajı, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu'nun açılış konuşması ve değerli paylaşımları ile katıldıkları Konferansta, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek kapanış konuşmasını yaptı. Uluslararası özel sermaye ve girişim sermayesi fonları, kalkınma finansmanı kuruluşları, kurumsal yatırımcılar, teknoloji yatırımcıları, Türkiye'nin önde gelen şirketlerini ve kamuyu 2015'ten beri istikrarlı bir şekilde her yıl Istanbul ve Londra'da aynı platformda buluşturan konferansa 60'tan fazla yatırımcı konuşmacı ve panelist ile 400'ü aşkın üst düzey katılımcı katıldı. Konferansta küresel sermayenin değişen yatırım tercihleri, Türkiye'nin yatırım ortamı, özel sermaye ve girişim sermayesi fonlarının yeni dönem stratejileri, Türk şirketlerinin uluslararası büyümesi, bölgesel yatırım fırsatları ile likidite ve yatırımlardan çıkış ortamı ele alındı. Barış Öney: "Türkiye artık yalnızca bir gelişen pazar hikâyesi değil" Konferansın açılışını Globalturk Capital Kurucu ve Yönetici Ortağı, GPCA Orta ve Doğu Avrupa Liderlik Konseyi Üyesi ve Türkiye Temsilcisi Barış Öney gerçekleştirdi. Öney, küresel sermayenin giderek daha seçici hale geldiğine dikkat çekerek yatırımcıların artık yalnızca getiriye değil; dayanıklılığa, farklılaşmaya ve yatırımlardan çıkış görünürlüğüne de odaklandığını vurguladı. "Küresel sermaye giderek daha seçici hale geliyor. Türkiye'nin en önemli avantajlarından biri, özellikle bugünün belirsizlik ortamında, güçlü insan sermayesi ve iş dünyasının farklı koşullarda faaliyet gösterme kabiliyeti. Türkiye, son 25 yıllık özel sermaye yolculuğunda, bu dönem zarfında yaşanan türlü zorluklara rağmen hem yatırım yapılabilir hem de yatırımlardan çıkış yapılabilir bir pazar olduğunu defalarca kanıtladı." Öney, Türkiye'nin değişen küresel yatırım ortamındaki konumuna ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Türkiye artık yalnızca bir gelişen pazar büyüme hikâyesi değil. Avrupa, Bağımsız Devletler Topluluğu, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve ötesi için yatırım yapılabilir bir sanayi, teknoloji ve altyapı platformuna dönüşüyor. Küresel özel sermaye, Türkiye'nin yapısal olarak güçlü olduğu sektörlere doğru hareket ediyor. Geçtiğimiz yıldan itibaren artarak devam eden ve bu yıl sonuna kadar 1 milyar ABD dolarını aşması beklenen bu yatırımlar, küresel özel sermaye yatırımcılarının önümüzdeki dönemde giderek daha fazla Türkiye'ye doğru yönleneceğinin bir işareti. " Türkiye'nin yatırım görünümü uluslararası yatırımcılarla değerlendirildi Açılış programında Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye'nin doğrudan yabancı yatırım görünümüne, stratejilerine ve son dönemde hazırlanan teşvik programlarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise konferansa özel mesajını ileterek katılımcılara hitap etti. Gün boyunca Türkiye'nin uluslararası özel sermaye açısından konumu, dünyanın önde gelen kalkınma ve yatırım finansmanı kuruluşlarının üst düzey yöneticileri tarafından da değerlendirildi. Fon temsilcileri; sermayenin yeni yatırım yönlerini, Türkiye odaklı fonları ve bölgesel yatırım fırsatlarını ele aldı. Türkiye'nin yanısıra ABD, Batı, Orta ve Doğu Avrupa, Bağımsız Devletler Topluluğu, Orta Doğu, Kuzey Afrika'dan katılan özel sermaye yatırımcılarıyla gerçekleştirilen oturumlarda, yatırımcılar Türkiye'nin sadece bölgesi için değil, giderek küresel sermaye hareketleri için önemini vurguladılar. Türk şirketlerinin küresel büyümesi ve yeni yatırım modelleri gündemdeydi Konferansta Türkiye'den uluslararası pazarlara açılan şirketlerin büyüme stratejileri, sınır ötesi yatırımlar, veri merkezleri, enerji, dijitalleşme, yapay zekâ, ihracat odaklı nitelikli üretim ve hizmet sektörü, yetenek yönetimi ve yeni yatırım koridorları da değerlendirildi. Barış Öney ayrıca, Türkiye'de özel sermaye ekosisteminin son yıllarda çeşitlendiğine ve yerel ve uluslararası yatırımcıların birlikte hareket ettiği eş yatırım modellerinin giderek daha önemli hale geldiğine dikkat çekti. Globalturk Capital'in GSYF kurmak suretiyle kurgulamış olduğu özel sermaye eş yatırım fonunun da Türkiye ve çevre ülkelerde büyüyen şirketleri uluslararası finansal ve stratejik ortaklarla buluşturmayı hedeflediğini belirtti. Konferansın kapanışını Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek gerçekleştirdi Globalturk Capital'in 8. Yıllık Uluslararası Özel Sermaye Konferansı, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in kapanış konuşmasıyla tamamlandı. Bakan Şimşek, yerli ve uluslararası yatırımcılara hitap ederek Türkiye ekonomisi, yatırım ortamı, teşvikler ve sermaye piyasalarına ilişkin önemli değerlendirme ve mesajlarını paylaştı. Böylece gün boyunca özel sermaye, küresel yatırım eğilimleri ve Türkiye'nin yatırım potansiyeli etrafında yürütülen görüşmeler, ekonomi yönetiminin perspektifiyle tamamlandı. Teknolojide kadınlara yönelik eğitim programına destek Globalturk Capital'in bu etkinlik kapsamında Teknolojide Kadın Derneği ile birlikte hayata geçirdiği sosyal sorumluluk girişimi, STEM alanlarında eğitim gören genç kadınların teknoloji alanında uzmanlık eğitimleri almasını destekliyor. Bunun anısına Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ve konferansın tüm konuşmacılarına sertifika takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA ve BBVA, New York İklim Haftası’nda Küresel İklim Gündeminin Merkezinde Yer Aldı Haber

Garanti BBVA ve BBVA, New York İklim Haftası’nda Küresel İklim Gündeminin Merkezinde Yer Aldı

Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, BBVA Kurumsal Bankacılık ve Sürdürülebilirlik Küresel Başkanı Javier Rodriguez Soler, Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige ve BBVA Sürdürülebilirlik Direktörlerinden Antoni Ballabriga ve Garanti BBVA Sürdürülebilirlik Direktörü İrem Barzilay, hafta kapsamında gerçekleştirilen etkinlik, konferans ve üst düzey yuvarlak masa toplantılarına katılarak deneyim ve görüşlerini paylaştı; Küresel gelişmeleri, Türkiye’nin ve finans ekosisteminin sürdürülebilir dönüşüm sürecini ve COP31’e giden süreçte öne çıkan başlıkları uluslararası paydaşlarla değerlendirdi. New York İklim Haftası ve eş zamanlı gerçekleştirilen 19. Türkiye Yatırım Konferansı kapsamında Türkiye’nin sürdürülebilir yatırım potansiyeli ve dönüşüm süreci de uluslararası paydaşlarla ele alınırken, Kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 öncesinde iklim gündeminde hedeflerin ötesine geçerek uygulamanın hızlandırılması gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan Bayraktar’ın liderliğinde düzenlenen Enerji konulu yuvarlak masa toplantısında Türkiye’nin enerji dönüşümü, enerji güvenliği ve bu alanlardaki yatırım gündemi uluslararası paydaşlarla değerlendirildi. Ayrıca COP31 İş Forumu Danışma Kuruluna katılan Garanti BBVA yöneticileri, iş dünyasında dönüşümün hızlandırılması, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir yatırımların ölçeklendirilmesine yönelik önceliklerinin COP31 gündemine taşınmasına katkı sundu. “Artık hedef koymanın ötesine geçip uygulamayı hızlandırmak gerekiyor” Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten yaptığı değerlendirmede, iklim dönüşümünde finansmanın etkisinin yalnızca rakamlarla değil, bu finansmanın hayata geçirdiği yatırımlarla ölçülmesi gerektiğine dikkat çekti. Akten, “Kasım ayında Antalya’da gerçekleşecek COP31 öncesinde burada en sık karşılaştığımız konu artık hedef koymanın ötesine geçip uygulamayı hızlandırmak gerekliliği. Finans dünyasında rakamları ve grafikleri çok severiz ancak asıl etkiyi bu rakamların ardındaki hikayelerde görüyoruz. Bir yatırımın nasıl hayata geçtiği, bir şirketin hangi teknolojiyle dönüşebildiği ya da bir riskin nasıl yönetilebilir hale geldiği, finansmanın gerçek etkisini gösteriyor.” dedi. Akten, sürdürülebilir dönüşümde finans sektörünün rolünü daha iyi anlamak ve anlatmak için deneyimlerini paylaşmaya önem verdiklerini belirterek; sürdürülebilir finansman, temiz enerji, elektrifikasyon, döngüsel ekonomi, dirençli şehirler ve altyapılar, tarım ve biyoçeşitlilik gibi başlıklarda uygulanabilir çözümler için kamu, özel sektör, yatırımcılar, akademi ve sivil toplumla iş birliğini sürdürdüklerini söyledi. BBVA Kurumsal Bankacılık ve Sürdürülebilirlik Küresel Başkanı Javier Rodriguez Soler ise, tüm dünyadan sürdürülebilirlik liderlerinin bir araya geldiği etkinlik ve COP31 süreci ile ilgili olarak, “New York İklim Haftası, COP31 öncesindeki hazırlık çalışmalarının ilerlemesine katkı sağlarken, önümüzdeki dönemin en önemli gündemlerinden birine, hedeflerden uygulamaya geçişe, dikkat çekiyor. Finans sektörü de sermayeyi harekete geçirip, projelerin finansman açısından uygulanabilir hale gelmesine katkı sunarak ve yatırımların beraberinde getirdiği riskleri yöneterek bu sürece destek sağlayabilir. Sürdürülebilirliği büyümenin itici güçlerinden ve stratejik önceliklerinden biri olarak gören BBVA olarak biz de finansman alanındaki deneyimimizle ve müşterilerimizi destekleyerek bu dönüşüme katkı sunmak istiyoruz.” açıklamasını yaptı. BBVA Sürdürülebilirlik Direktörü Antoni Ballabriga da İklim Finansmanı Üst Düzey Çözümler Diyaloğu panelinde, bankaların öngörülebilir nakit akışları yaratacak ulusal politika çerçevelerine ihtiyaç duyduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda, talep tarafını destekleyen politikaların, yükümlülüklerin ve karbon fiyatlandırma mekanizmalarının önemini vurguladı. Ballabriga ayrıca, yatırım yapılabilir nitelikte ulusal dönüşüm ve adaptasyon planlarına ve bu planları destekleyecek, izin süreçlerini hızlandıran düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirtti. Sinem Edige, enerji dönüşümünün finansmanını değerlendirdi Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige ise New York İklim Haftası kapsamında düzenlenen UN Global Compact Leaders Summit’te “Temiz Enerji Dönüşümünü Hızlandırmanın Önündeki Finansman ve Politika Engelleri” başlıklı panelde konuştu. Edige, enerji dönüşümünün önündeki temel engelin yalnızca sermaye eksikliği olmadığını, sermayeyi ölçekli biçimde çekebilecek yatırım yapılabilir projelerin geliştirilmesinin ve bunların doğru finansman modelleri ile desteklenmesinin kritik önem taşıdığını belirtti. Özellikle gelişmekte olan piyasalarda yüksek finansman maliyetleri, kur riski, düzenleyici belirsizlikler ve altyapı kısıtlarının güçlü projelerin finansmana erişimini zorlaştırabildiğine dikkat çeken Edige, bankaların rolünün yalnızca finansman sağlamakla sınırlı olmadığını, finansmanı doğru projelerle buluşturmanın önemini vurguladı. Edige, bankaların doğru vade ve sermaye yapısını oluşturmak, riskleri yönetmek, gerektiğinde garanti ve kalkınma finansmanı mekanizmalarını devreye almak ve projeleri doğru sermaye kaynaklarıyla buluşturmak yoluyla yatırım yapılabilirliğe katkı sağlayabileceğini ifade etti. Edige ayrıca Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynakları, sanayi kapasitesi ve Avrupa değer zincirleriyle bağlantılarının güçlü bir yatırım zemini sunduğunu belirterek, Garanti BBVA’nın EBRD, MIGA, GGF ve EFSE gibi kurumlarla geliştirdiği finansman ve risk paylaşımı mekanizmalarının yerel piyasa bilgisi ile uluslararası sermayeyi bir araya getirdiğini söyledi. Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmasının da bu potansiyeli kalıcı bir düşük karbonlu yatırım akışına dönüştürmek açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Edige, Garanti BBVA ve BBVA’nın COP31’in Küresel Bankacılık Partnerleri olarak özel sektör, kalkınma kuruluşları ve yatırımcıları yatırım yapılabilir projeler, sürdürülebilir ve geçiş finansmanı yapıları ve hedefli risk paylaşımı mekanizmaları etrafında bir araya getirmeyi hedeflediğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VakıfBank’tan Rekor Finansman Haber

VakıfBank’tan Rekor Finansman

T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın karşı-garantisi ve Dünya Bankası Grubu üyesi IBRD’nin kısmi garantisi altında sağlanan finansman, Türk bankacılık sektöründe kalkınma finansmanı alanında gerçekleştirilen en yüksek tutarlı işlemlerden biri oldu. Temin edilen bu kaynak; VakıfBank’ın “Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı” yaklaşımı çerçevesinde geliştirilen ürünler aracılığıyla, başta kadınlar, gençler, kadın ve genç girişimciler olmak üzere istihdamın artırılması, afet bölgesindeki ekonomik hayatın güçlendirilmesi ve kalkınmada öncelikli illerde üretimin desteklenmesi amacıyla kullandırılacak. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın karşı-garantisi ve Dünya Bankası Grubu üyesi IBRD’nin kısmi garantisi altında VakıfBank, Türk bankacılık sektöründe kalkınma finansmanı alanında gerçekleştirilen rekor seviyede işlemlerden birine imza attı. İstanbul Finans Merkezi’nde bulunan VakıfBank Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen imza törenine T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek ve Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez ile paydaş finansal kuruluşların üst düzey temsilcilerinin yanı sıra iş dünyası, girişimcilik ekosistemi ve finans sektöründen davetliler katıldı. 1,5 milyar Euro tutarındaki kaynağın; başta kadınlar ve gençler olmak üzere girişimcilerin desteklenmesi, afet bölgesinin yeniden ekonomik olarak güçlendirilmesi ve kalkınmada öncelikli illerde üretimin artırılması amacıyla kullandırılması planlanıyor. “KOBİ’lerimizin finansmana erişimini desteklemeye devam ediyoruz” Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin üretim ekosistemini güçlendirecek her türlü konuda Dünya Bankası ile tesis edilen iş birliğinin, kararlılıkla sürdürüleceğine işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: “KOBİ’lerimizin uzun vadeli ve uygun koşullu finansmana erişimini desteklemeye devam ediyoruz. Sağlanacak 1,5 milyar avro tutarındaki kaynak; istihdamın artırılması, özellikle genç ve kadın girişimcilerin desteklenmesi amacıyla kullanılacaktır. Uyguladığımız ekonomi programına duyulan güven, uluslararası kalkınma bankaları ile ilişkilerimize doğrudan yansımaktadır” dedi. “Bu finansman, ülkemize duyulan güvenin somut göstergesi” İmza töreninde konuşan VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, gerçekleştirilen işlemin yalnızca finansman sağlamakla sınırlı olmadığını belirterek şunları söyledi: “Dünya Bankası İcra Kurulu tarafından onaylanan bu proje kapsamında, uluslararası finans kuruluşlarıyla 1,5 milyar Euro tutarında, 10 yıl vadeli bir kredi anlaşmasına imza attık. Bu işlem, Türk bankacılık sektöründe kalkınma finansmanı alanında gerçekleştirilen en yüksek tutarlı fonlama işlemlerinden biri olma özelliğini taşıyor. Bu iş birliği, uluslararası finans çevrelerinin hem Bankamıza hem de ülkemize duyduğu güvenin güçlü bir göstergesidir.” “200 bin kadın ve gencin iş hayatına katkı sağlayacağız” “VakıfBank olarak ülkemizin üretim gücünü, istihdam kapasitesini ve toplumsal refahını destekleyen kalıcı değerler üretmeyi önceliklendiriyoruz. Bu anlayışla, özellikle gelişim potansiyeli yüksek alanlarda sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen finansman modelleri geliştiriyoruz. Çünkü biz inanıyoruz ki, sürdürülebilir bir yaşam sadece ekonomik büyüme ile değil, kapsayıcılıkla, eşit fırsatlarla ve insanı merkeze alan bir anlayışla mümkündür” diyen Osman Arslan, Finansmanın kapsayıcı büyümeye hizmet edecek şekilde yapılandırıldığını vurgulayarak “Kaynağın önemli bir bölümünü kadınlar ve gençler için ayırıyoruz. Kadınların ve gençlerin üretim süreçlerine daha güçlü katılımı, ekonomik büyümeyi hızlandırırken toplumsal kalkınmayı da destekliyor. VakıfBank olarak 200 bin kadın ve gencin iş hayatına katılmasına katkı sağlayarak bu hedefin güçlü bir parçası olacağız. İnşallah attığımız bu adımlarla kadın ve genç istihdamına ölçülebilir düzeyde önemli bir katkı sağlayacağız” dedi. Afet bölgesine yönelik çalışmalara da özel önem verdiklerini belirten Arslan sözlerini şöyle tamamladı: “Afet bölgesinde ekonomik hayatın yeniden güçlenmesi için finansmana erişimi kolaylaştırıyoruz. İşletme ve yatırım kredileriyle üretimin yeniden canlanmasına katkı sağlarken, istihdam odaklı kredi programlarımızla kadınların ve gençlerin iş gücüne katılımını destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde 150 bin kadın ve 50 bin gencin istihdama katılmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimko’dan 44,9 Milyon ABD Doları Tutarında İlave Tahvil İhracı Haber

Çimko’dan 44,9 Milyon ABD Doları Tutarında İlave Tahvil İhracı

Uluslararası sermaye piyasalarındaki varlığını güçlendiren Çimko, 2030 vadeli tahvili kapsamında 44,9 milyon ABD doları tutarında ek ihracı fiyatladı. İlave tahviller, Almanya merkezli kalkınma finansmanı kuruluşu DEG ile Fransa Kalkınma Ajansı’nın (AFD) iştiraki olan Fransız kalkınma finansmanı kuruluşu Proparco tarafından satın alındı. Tahviller %108,159 yeniden satış fiyatı (re-offer price) ve %8,238 yeniden satış getirisi (re-offer yield) ile fiyatlandı. Kalkınma finansmanı kuruluşlarının bu yatırım kararı, Çimko’nun güçlü kurumsal yönetim standartlarına, finansal disiplinine ve uzun vadeli büyüme stratejisine duyulan güvenin önemli bir göstergesidir. İlave ihraçtan sağlanan kaynak, Çimko’nun yatırım programını desteklemek amacıyla; diğer girişimlerin yanı sıra, karbon azaltım stratejisi ve ön kalsinasyon yatırımı dahil olmak üzere enerji verimliliğinin artırılmasına ve emisyonların azaltılmasına katkı sağlayacak projelerde kullanılacak. Söz konusu ihraç, 21 Mayıs 2025 tarihinde gerçekleştirilen 300 milyon ABD doları tutarındaki 2030 vadeli tahvil ile 2 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilen 45 milyon ABD doları tutarındaki 2030 vadeli tahvil ile birleştirilecek. Böylece Çimko’nun 2030 vadeli tahvilinin toplam büyüklüğü yaklaşık 389,9 milyon ABD dolarına ulaşacak. Yeni ihraç, mevcut tahviller ile aynı şart ve koşullara sahip olacak ve aynı yapı altında işlem görecek. 9 Mart 2026 tarihinde tamamlanması planlanan işlem, Çimko’nun uluslararası yatırımcı tabanını çeşitlendirme ve uzun vadeli finansman yapısını güçlendirme stratejisinin önemli bir kilometre taşını temsil etmektedir. Çimko, daha önce 300 milyon ABD doları tutarındaki beş yıl vadeli uluslararası tahvil ihracı ile “Global Banking & Markets Awards: CEE, Central Asia & Türkiye 2025” kapsamında “Yılın En Başarılı Yüksek Getirili Tahvil İhracı” ödülüne layık görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Norfund 2025’te Tersine Gitti: Küresel Gerilemeye Rağmen Rekor Yatırım Haber

Norfund 2025’te Tersine Gitti: Küresel Gerilemeye Rağmen Rekor Yatırım

Küresel ölçekte kalkınma yardımlarının ve gelişmekte olan ülkelere yönelik yatırımların gerilediği 2025 yılında, Norveç’in kalkınma finansmanı kurumu Norfund, güçlü bir karşı duruş sergileyerek 8,4 milyar Norveç kronu tutarında rekor yatırım gerçekleştirdi. Norfund CEO’su Tellef Thorleifsson, küresel belirsizliklere rağmen bu adımın bilinçli bir tercih olduğunu belirterek, “İhtiyaçlar çok büyük. Aynı zamanda kârlı yatırımlarla istihdam yaratan, vergi geliri sağlayan ve emisyonları azaltan etkili çözümler üretme fırsatları da var” dedi. Gelişmekte Olan Ülkelerde Sermaye Akışı Zayıfladı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) verilerine göre, küresel doğrudan yabancı yatırımlar (FDI) 2025’te yüzde 14 artarak 1,6 trilyon dolar seviyesine ulaştı. Ancak bu artış, gelişmekte olan ekonomilere yansımadı. Gelişmekte olan ülkelere yönelik yatırımlar üst üste üçüncü yıl gerileyerek yüzde 2 düşüşle 877 milyar dolar seviyesine indi. Düşük gelirli ülkeler en sert etkiyi hissederken, en az gelişmiş ülkelerin dörtte üçünde sermaye girişleri durakladı ya da azaldı. Aynı dönemde, özellikle ABD öncülüğünde kalkınma yardımlarında ciddi kesintiler yaşandı. 2024’e Göre 700 Milyon Kron Artış Norfund’un 2025 yatırımları, bir önceki yıla kıyasla 700 milyon kronluk artış anlamına geliyor. Thorleifsson’un 2018’de göreve gelmesinden bu yana fonun toplam portföyü iki kattan fazla büyüyerek 45,5 milyar krona ulaştı. Yaz aylarında görevini devretmeye hazırlanan Thorleifsson, bu büyümeyi şu sözlerle değerlendirdi: “Her yıl kârlı ve sürdürülebilir yatırımlarla katkımızı artırabilmek son derece anlamlı. Küresel yardımların baskı altında olduğu bir dönemde, kaynakların etkin kullanımı ve özel sermayenin harekete geçirilmesi her zamankinden daha önemli.” Yatırımlar Üç Ana Fon Üzerinden Yapıldı Norfund’un 2025 yatırımları üç temel yapı üzerinden gerçekleştirildi: Norfund’un ana kalkınma fonu İklim Yatırım Fonu Aralık 2024’te kurulan Ukrayna Fonu Thorleifsson, Ukrayna Fonu’nun hızla devreye alındığını ve 2024–2025 döneminde aktarılan 500 milyon kronun 430 milyonunun yatırım anlaşmalarına dönüştürüldüğünü açıkladı. Afrika İlk Sırada Bölgesel dağılıma bakıldığında yatırımların: %70’i Afrika’ya %15’i Latin Amerika’ya %10’u Asya’ya %5’i Ukrayna’ya yönlendirildi. Yenilenebilir Enerji ve Finansal Kapsayıcılık Öne Çıktı Sektörel dağılımda ise: 4 milyar kron yenilenebilir enerjiye (bunun 2,3 milyarı İklim Yatırım Fonu üzerinden) 2,3 milyar kron finansal kapsayıcılık alanındaki şirketlere 1,1 milyar kron yerel ve bölgesel fonlara 0,9 milyar kron tarım ve sanayi şirketlerine 0,2 milyar kron yeşil altyapı projelerine yatırım yapıldı. Kârlı Yatırımlarla Kalkınma Modeli Norfund, 2025 performansıyla kalkınma finansmanında hibe yerine kârlı yatırım modelinin giderek daha kritik hale geldiğini bir kez daha ortaya koydu. Fon, ekonomik büyüme ile çevresel ve sosyal etkiyi birlikte hedefleyen yaklaşımıyla, küresel belirsizlik ortamında dikkat çeken aktörlerden biri olmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA’dan 1,7 Milyar Euro’luk Sürdürülebilirlikle Bağlantılı Finansman Haber

Garanti BBVA’dan 1,7 Milyar Euro’luk Sürdürülebilirlikle Bağlantılı Finansman

Garanti BBVA, Antalya–Alanya Otoyolu Projesi için sağlanan 1,7 milyar EUR’luk sürdürülebilirlikle bağlantılı finansmanda kredi vadesi boyunca “Sürdürülebilirlik Koordinatörü” olarak görev aldı. Türkiye’nin en önemli altyapı projelerinden birine sağlanan bu finansman, Türkiye’de kurumsal bir şirkete sağlanmış en büyük sürdürülebilirlikle bağlantılı kredi işlemlerinden biri olma özelliğini taşıyor. Proje kapsamında Garanti BBVA, aynı zamanda kendi portföyünde bir ilki gerçekleştirerek ilk sürdürülebilirlikle bağlantılı IRS (faiz swap) işlemini de hayata geçirdi. Türk bankalarının yanı sıra uluslararası bankalar ve kalkınma finansmanı kuruluşları dahil olmak üzere toplam 14 finansal kuruluşun yer aldığı yapı, sürdürülebilir finansal mimarinin gelişimi açısından örnek bir iş birliği modeli oluşturuyor. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige, “İmza attığımız bu finansman modeli, Türkiye’de sürdürülebilir altyapı yatırımları için yeni bir ölçüt oluşturma özelliğine sahip. Bağımsız Ekonomik Etki Değerlendirme Raporu’na göre bu proje; doğrudan harcamalar, tedarik zinciri bağlantıları ve çalışan gelirlerindeki artış yoluyla bölgenin ekonomik katma değerini belirgin şekilde artıracak. Garanti BBVA olarak hem çevresel hem ekonomik etki yaratan bu projenin kredi vadesi boyunca sürdürülebilirlik koordinasyonunu üstlenmekten gurur duyuyoruz.” dedi. Sürdürülebilirlik hedeflerine paralel kurgulandı Garanti BBVA, sürdürülebilir finansman alanındaki öncülüğünü, altyapı projelerinde sürdürülebilirlik odaklı yeni nesil finansman modelleriyle güçlendirmeye devam ediyor. İmza atılan bu Antalya–Alanya Otoyolu Projesi finansmanı, güçlü bir sürdürülebilirlik çerçevesi doğrultusunda kurgulandı. Bu kapsamda; sürdürülebilir inşaat uygulamaları, yenilenebilir enerji kullanımı, EV şarj altyapısının oluşturulması ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin desteklenmesi gibi alanlar projenin öncelikli sürdürülebilirlik hedeflerini oluşturuyor. Ayrıca proje, IFC Performans Standartları ve Ekvator Prensipleri gerekliliklerini referans alarak uluslararası sürdürülebilirlik kriterlerine örnek teşkil ediyor. Otoyol tamamlandığında Antalya–Alanya arasındaki yolculuk süresi 2,5–4 saatten 36 dakikaya inecek; turizm, ticaret ve bölgesel hareketlilik açısından güçlü bir ekonomik etki yaratması bekleniyor.

TKYB, TIME’ın “Sürdürülebilir Büyümede En İyi Şirketler”  Listesinde Haber

TKYB, TIME’ın “Sürdürülebilir Büyümede En İyi Şirketler” Listesinde

Finansal performans ile çevresel ve sosyal etki kriterlerine göre belirlenen ve dünyanın önde gelen 500 şirketini kapsayan listede TKYB, bankacılık ve finansal hizmetler alanında Türkiye’yi en üst sırada temsil etti. Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB), TIME ve Statista iş birliğinde hazırlanan “World’s Best Companies for Sustainable Growth 2026” listesinde 30’uncu sırada yer alarak küresel ölçekte önemli bir başarıya imza attı. TIME ve Statista tarafından geliştirilen metodolojiyle belirlenen listedeki şirketler; gelir büyümesi, finansal istikrar, çevresel sürdürülebilirlik performansı olmak üzere üç temel kriter üzerinden değerlendiriliyor. Sıralamaya yalnızca çevresel verilerini şeffaf bir şekilde açıklayan şirketler dahil ediyor. Banka, bu üç başlıkta ortaya koyduğu güçlü performans seyri ile toplam 91.30 puan alarak dünya genelinde ilk 30 şirket arasında yer buldu. Dünyanın önde gelen uluslararası yayın kuruluşu TIME Dergisi tarafından en sürdürülebilir şirketler arasında yer almanın ve dünya çapında saygın bir endeks tarafından 30. sırada gösterilmenin büyük önem taşıdığını belirten Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, “Global ölçekte saygınlığı yüksek yayın kuruluşu olan TIME Dergisi tarafından sürdürülebilir büyüme alanında dünyanın en başarılı şirketleri arasında gösterilmekten ve Türkiye’de bankacılık ve finansal hizmetler sektöründe en yüksek puanı almaktan dolayı büyük gurur duyuyoruz. Bu başarı, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma vizyonuna katkılarımızın, etkin ESG risk yönetimimizin, etki odaklı çalışmalarımızın ve Kapsam 1-2-3 emisyonlarını uluslararası standartlarla uyumlu olarak doğrulatma ve şeffaf bir şekilde raporlama anlayışımızın bir yansımasıdır. Banka olarak istikrarlı bir şekilde finansal büyümemizi sürdürürken, çevresel ve sosyal etkiyi odağına alan kalkınma finansmanı modellerimizi daha da güçlendirmeye devam ediyoruz. Sorumlu bankacılık anlayışıyla Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi için 50 yılı aşkın süredir aralıksız çalışan bir kalkınma finansmanı kuruluşu olarak, ülkemizin küresel iş dünyasındaki konumunun güçlenmesine ve uluslararası görünürlüğünün artmasına katkı sağlamayı sürdüreceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.