Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kalkınma Yolu

Kapsül Haber Ajansı - Kalkınma Yolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalkınma Yolu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Suudi Arabistan ile 3 Bin Megavatlık Bir Anlaşma Daha Haber

Suudi Arabistan ile 3 Bin Megavatlık Bir Anlaşma Daha

Bugün 81 ilde doğal gaz bulunduğuna işaret eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, bu yıl içerisinde bininci yerleşim yerine doğal gazı vereceklerini de açıkladı. Suudi Arabistan'ın Türkiye'de yapacağı yenilenebilir enerji yatırımlarıyla ilgili 2 bin megavatlık projenin anlaşmasının daha önce imzalandığını anımsatan Bakan Bayraktar, Antalya'daki Birleşmiş Milletler İklim Konferansı marjında 3 bin megavatlık bir anlaşma ile toplam proje kapasitesini 5 bin megavata çıkaracaklarını açıkladı. Bakan Bayraktar, Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen AK Parti 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’na katıldı. Burada çeşitli televizyonların canlı yayınlarına konuk olan Bakan Bayraktar, Türkiye’nin geçtiğimiz 25 yılda enerji ve madencilik alanında attığı adımlara ve sonrası için ortaya koyduğu hedeflere ilişkin değerlendirmeler yaptı. Çeyrek Asırda Bir Asırlık İş Bakan Bayraktar, “Türkiye, çeyrek asırda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde neredeyse bir asırlık iş yaptı. Rakamlar bize bunu söylüyor; Türkiye, elektrikte kurulu gücünü 4 kat artırmış, 32 bin megavattan 126 bin megavata gelmiş durumda. Elektrikte 24 yılda yaklaşık 95 bin megavat yeni kurulu gücü hayata geçirdik. Bu, İtalya büyüklüğünde bir kurulu güce tekabül ediyor ve biz Fransa ile Almanya'dan sonra Avrupa'nın üçüncü büyük kurulu güce, tüketimine ve üretimine sahip elektrikte ülkesi konumuna geldik. Türkiye'de petrol üretimimiz 3 katına, doğal gaz üretimimiz 9 katına, maden ihracatımız 10 katına çıkmış durumda.” dedi. Temel Hedef Enerjide Bağımsızlık Şimdi önlerinde yeni bir hedef, yeni bir ufuk, yeni bir vizyon olduğunu belirten Bakan Bayraktar, “O da Türkiye Yüzyılı vizyonu. Yeni yüzyıla Türkiye'yi hazırlıyoruz. Türkiye'yi ekonominin bütün alanlarında; ulaştırmadan tarıma, sanayiye, binalarımıza kadar kökten değiştirecek adımlar atacağız. Temel bir hedefimiz var: Türkiye Yüzyılı'nda Türkiye'yi enerjide bağımsız kılmak. Bu bizim adeta Kızılelma'mız.” dedi. Doğal Gazda Bininci Yerleşim Yeri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2002'de ‘Türkiye'deki her haneye doğal gaz götüreceğiz’ hedefi ortaya koyduğunu anımsatan Bakan Bayraktar, “2002’de 5 ilde olan doğal gaz, bugün 81 ile ulaştı. İnşallah 2026 yılı içerisinde bininci yerleşim yerine doğal gazı vermiş olacağız.” diye konuştu. Karadeniz’de Doğal Gaz Üretimi Artacak Karadeniz’deki yerli doğal gaz üretimini artıracaklarına işaret eden Bakan Bayraktar, üretimi bu yıl iki katına çıkaracaklarını belirterek “Üretimi 2028'de 4 katına çıkarıyoruz. 17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını 2028'de kendi gazımızla Karadeniz'den karşılayacağız.” İfadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye ile Ülkemizin Önünde Ekonomik Potansiyel Açılacak Geçtiğimiz günlerde Terörsüz Türkiye hedefiyle ilgili düzenlemenin Meclis’ten geçerek yasalaştığını hatırlatan Bakan Bayraktar, “Gabar, Terörsüz Türkiye'nin adeta küçük bir kesiti, küçük bir fragmanını gördüğümüz bir proje. Bizim için bir iftihar vesilesi. Milyonlarca yıldır toprak altında olan petrol, bölgenin terörden temizlenmesiyle beraber çok büyük bir ekonomik aktiviteye, istihdama, kalkınmaya ve ülkemizin enerji ithalatını düşürmesine çok önemli bir katkı sağlıyor. Bugün günde 83 bin varil üretimi geçmiş durumdayız. Her gün Gabar'dan yeni bir rekor geliyor. Bugün o dağlarda 3 bin 500'ün üzerinde insan çalışıyor. Çoğunluğu o bölgenin çocukları, gençleri. Kendi mühendislerimiz, kendi teknisyenlerimizle beraber büyük bir hikâye yazıyoruz orada. İnanıyorum ki terörsüz bölgeyle ve Terörsüz Türkiye'yle beraber ülkemizin önündeki çok büyük bir ekonomik potansiyel açılmış olacak ve inşallah 86 milyon ve tüm bölgemiz bundan istifade edecek.” dedi. Türkiye, Enerjide Güvenli Ülke Türkiye’nin enerji alanında adeta sessiz devrimler gerçekleştirdiğini ifade eden Bakan Bayraktar, “Sessizce yaptığımız yoğun çalışmalar, çabalar ve enerji diplomasisinde attığımız adımlarla Türkiye, şu anda enerjide güvenli bir ülke konumunda.” dedi. Hürmüz Krizi Önemli Fırsatları da İçerisinde Barındırıyor Hürmüz krizindeki belirsizliğin devam ettiğine işaret eden Bakan Bayraktar, “Bu kriz, aslında bütün bölge ve dünya için önemli bir fırsatı da içerisinde barındırıyor. Türkiye'nin yıllardır söylediği enerji yollarında çeşitliliğe gitme, bunlarda değişiklik yapmayla alakalı projelere belki bu dönemde hayatiyet kazandırma şansımız olabilir. Bundan birkaç hafta önce Irak Başbakanı, Sayın Cumhurbaşkanımızı ziyarete geldi. Konuşulan konulardan bir tanesi Irak petrolünün tümüyle Hürmüz üzerinden değil de önemli bir kısmının Türkiye ve Ceyhan üzerinden dünya piyasalarına ulaştırılmasıyla alakalıydı. Aslında çok uzun zamandır konuştuğumuz bir proje ama artık herkes için bu bir zaruret haline gelmiş durumda. Önümüzdeki süreçte Katar gazının belki Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye üzerinden Türkiye'ye ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya veya Irak üzerinden yine Kalkınma Yolu'nun devamında Türkiye'ye gelmesi, Kuveyt petrolünün Türkiye'ye gelmesi, bütün bunlar şu anda daha net bir şekilde masada. Ben inanıyorum ki bu kriz böyle fırsatlara kapı aralayabilir. Hem Türkiye için hem de bütün bölge için, dünya piyasaları için de daha dengeli ve önümüzde oluşacak krizlere karşı daha hazır bir hale gelmiş oluruz.” değerlendirmesini yaptı. Diyarbakır’da Gabar’ı 2-3’e Katlayabilecek Potansiyel Diyarbakır’da ankonvansiyonel üretim yöntemiyle petrol aradıklarını anlatan Bakan Bayraktar, “Eğer başarılı olursak, Gabar'dan daha büyük bir üretim gelebilir burada. Geleneksel olmayan yöntemle üretimde başarılı olursak biz Diyarbakır’da yüzlerce kuyu açacağız. Orada şimdi üzerinde çalıştığımız dört sahada bizim yabancı ortaklarımız var. Bu konu, yeni bir teknoloji yani görece Türkiye için ve dünya için yeni bir konu. Dolayısıyla burada bu konuda teknik anlamda iyi olan şirketlerle bir ortaklık kurduk. Yaklaşık 600 kilometrekarelik bir alanda bu çalışmayı dört sahada yürütüyoruz ama bölgedeki potansiyel 7 bin 200 kilometrekarelik bir alan. Belki Gabar’ı 2-3’e katlayabilecek bir potansiyeli var.” diye konuştu. Pakistan’da Maden Projesinde Ortaklık Türkiye’nin Pakistan’da hem kara hem de deniz sahalarında petrol ve doğal gaz aradığını anlatan Bakan Bayraktar, “Eylül ya da ekim ayında Oruç Reis Sismik Araştırma Gemimiz Pakistan'a gidiyor. Ben önümüzdeki birkaç hafta içerisinde Pakistan'da maden projeleriyle ortaklık için oraya gideceğim.” bilgisini paylaştı. Suudi Arabistan ile 3 Bin Megavatlık Bir Anlaşma Daha Suudi Arabistan'ın Türkiye'de yapacağı yenilenebilir enerji yatırımlarıyla ilgili 2 bin megavatlık projenin anlaşmasının daha önce imzalandığını anımsatan Bakan Bayraktar, “Antalya'daki Birleşmiş Milletler İklim Konferansı marjında bir 3 bin megavatlık anlaşma ile bunu 5 bin megavata çıkaracağız.” dedi. Türkiye'nin Teknolojiye Sahip Olduğu Bir Nükleer Endüstri Bakan Bayraktar, bu senenin sonuna kadar Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nden ilk elektriği üretmeyi hedeflediklerini söyledi. Bakan Bayraktar, planlanan ikinci ve üçüncü nükleer projeleriyle ilgili de “Sinop ve Trakya ile ilgili çalışmalarımız, özellikle son dönemde Güney Kore ve Kanada'yla yürüyen ve ciddi anlamda gelişen bir iş birliğimiz, diyaloğumuz var. Buralarda 2027 yılı içerisinde artık bunun hukuki altyapısını oluşturup hükümetlerarası anlaşmaların imzalandığı bir süreci hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin küçük modüler reaktörler üzerinde de çalışmalar yürüttüğüne işaret eden Bakan Bayraktar, “Küçük modüler reaktörlerde yani nükleerin yeni çağında, Türkiye'nin teknolojiye sahip olduğu bir nükleer endüstri hedefliyoruz.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Müteahhitler Birliği Gündem Toplantısında Küresel Pazarlar ve Eşit Rekabet Vurgusu Haber

Türkiye Müteahhitler Birliği Gündem Toplantısında Küresel Pazarlar ve Eşit Rekabet Vurgusu

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren konuşmasında, sektörün uzun yıllara dayanan deneyimini ve uluslararası başarılarını vurgulayarak, “Müteahhitlik sektörümüz yurt dışına açılmaya 1972 yılında Libya ile başlamıştı. O günden bu yana meslektaşlarımız 138 ülkede 558 milyar dolar tutarında 13 bine yakın projeye imza attılar” dedi. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) tarafından düzenlenen “Gündem Toplantısı” iftar programı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanı sıra kamudan üst düzey temsilciler, STK temsilcileri ve TMB üyesi firmaların yöneticilerinin katılımıyla düzenlendi. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, konuşmasında “Müteahhitlik sektörümüz yurt dışına açılmaya 1972 yılında Libya ile başlamıştı. O günden bu yana meslektaşlarımız 138 ülkede 558 milyar dolar tutarında 13 bine yakın projeye imza attılar. 1972 ile 2002 yılı arasında yılda ortalama 1,5 milyar dolar yeni sözleşme imzalanırken bu tutar 2003 yılında 7, 2005 yılında 13, sonraki yıllarda ise ortalama 20 milyar dolarların üstüne çıkmıştır” ifadelerini kullandı. Başkan Eren, son yıllardaki bu artışın sadece müteahhitlerin tecrübelerinin artışına bağlı olmadığını belirterek, Dışişleri Bakanlığı merkez teşkilatı ve Türk müteahhitlerinin gittiği her ülkede ilgili makamlara daha kolay ulaşması için çalışan büyükelçilerin sektöre sağladığı desteğin de büyük rolü olduğunu vurguladı. Küresel gelişmeler ışığında Türk müteahhitlik sektörü Irak’ın yeniden imarında önemli bir potansiyel bulunduğunu vurgulayan Eren, “Kalkınma Yolu ve diğer altyapı projelerinin yanında, Su Alanında İşbirliği Anlaşması kapsamında finansmanı petrol karşılığı sağlanacak su projeleri ile Irak’ı yeniden büyük bir potansiyel şantiyemiz olarak takip ediyoruz” dedi. Libya’da 2011 yılından bu yana bekleyen alacaklar ve teminat mektubu sorunlarının çözümü ile yeni projelerin önünün açılmasının önemine değinen Eren, Türkiye-Libya Ortak Çalışma Grubu’nun etkin şekilde işletilmesine duyulan ihtiyacı ifade etti. Suriye’nin yeniden imarında ise bütüncül bir kalkınma yaklaşımının önemine işaret ederek, Körfez finansmanı ile Türk müteahhitlerinin sahadaki uygulama gücünün birlikte değerlendirilmesinin gerçekçi bir model olacağını belirtti. Avrupa Birliği ülkelerinde artan proje varlığına da değinen Eren, kamu alımları mevzuatında “Made in Europe” yaklaşımı çerçevesinde şekillenen düzenlemelerin Türk firmalarının rekabet gücünü zayıflatmaması gerektiğini vurguladı. AB ile kamu alımları alanında karşılıklı erişimi güvence altına alan kapsamlı bir anlaşmanın önemine dikkat çeken Eren, kamu ihale mevzuatının AB ile tam uyumlu hale getirilmesini desteklediklerini ifade etti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da yaptığı konuşmada, yakın coğrafyamızda yaşanan gelişmeler, küresel jeopolitik dinamikler, Hükümetin dış politika vizyonu ve stratejik öncelikler çerçevesinde kapsamlı değerlendirmelerde bulunarak, Bakanlığın yurt dışı müteahhitlik hizmetleri sektörüne desteklerinin her zaman devam edeceğini belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bölgesel Kriz ve Türk İhracatçıları Bekleyen Riskler Haber

Bölgesel Kriz ve Türk İhracatçıları Bekleyen Riskler

İran Krizi ve Türkiye İhracatı:Riskler, Senaryolar ve Hazırlık Stratejileri 28 Şubat 2026'da başlayan ABD-İsrail ortak askeri operasyonu, bölgeyi son on yılların en ciddi güvenlik kriziyle karşı karşıya bırakmıştır. Hürmüz Boğazı'nın fiilen abluka altına alınması, 170'ten fazla konteyner gemisinin Körfez'de mahsur kalması, Dubai dahil birçok uluslararası havalimanının kapanması ve 5 Mart itibarıyla savaş riski sigortalarının iptal edilecek olması, küresel ticareti derinden etkileyen gelişmelerdir. Türk ihracatçıları açısından enerji ithalat maliyetlerindeki artış, TL üzerindeki kur baskısı, navlun ve sigorta primlerindeki sıçrama ile Tebriz-Ankara doğalgaz boru hattı sözleşmesinin Temmuz 2026'da dolacak olması en acil risk unsurları olarak öne çıkmaktadır. The Globby Araştırma Ekibi, bu riskleri ve olası gelişmeleri ITC TradeMap verileri, petrol fiyat senaryoları ve ambargo rejimi analizleri çerçevesinde değerlendiren kapsamlı bir rapor hazırladı. Tablo 1: Türk İhracatçılar İçin Temel Risk Alanları Risk Alanı Mevcut Durum İhracata Potansiyel Etki Hürmüz Boğazı Ablukası Fiilen kapalı; 150+ tanker demir attı Körfez'e sevkiyat durma noktasında; alternatif rota zorunlu Enerji Maliyeti Brent 77 $'a sıçradı (zirve 82+$) Girdi maliyeti artışı; enerji yoğun sektörlerde marj baskısı Navlun ve Sigorta Navlun +%50-100; sigorta primi 2 katına çıktı FOB/CIF fiyat dengesini bozar; teklif fiyatlarının güncellenmesi şart Döviz Kuru TL/USD 43,92-43,97 (rekor düşük yakını) İthal girdi maliyeti artışı; ancak dolar bazlı rekabet gücü desteği Doğalgaz Arzı Tebriz-Ankara sözleşmesi Temmuz 2026'da doluyor Arz kesintisi riski; pahalı spot LNG'ye yönelim Yaptırım Riski İran ile ticaret yapana %25 ABD tarifesi tehdidi ABD pazarı kaybı riski; uyum politikası zorunlu Kızıldeniz Tehdidi Hûsiler saldırıları yeniden başlattı Süveyş alternatif rotası da risk altında; çift darboğaz krizi Dört Senaryo, Dört Farklı Hazırlık Düzlemi Krizin gidişatına bağlı olarak Türkiye ihracatı farklı risk ve dönüşüm senaryolarıyla karşı karşıyadır. The Globby Araştırma Ekibi'nin TradeMap verileri üzerinden modellediği dört senaryoda, her birinin ihracatçılar için farklı risk profilleri ve hazırlık gereksinimleri bulunmaktadır. Enerji maliyeti artışı, navlun/sigorta şoku ve kur baskısı tüm senaryolarda önemli baskı unsurlarıdır. Öte yandan İran arz kesintisinin yarattığı pazar boşluğu, Körfez ülkelerinin yeniden inşa ihtiyacı, kara koridorlarının önem kazanması ve nearshoring eğilimi; bu baskıları dengeleyebilecek ve proaktif davranan ihracatçılara yeni kapılar açabilecek dinamikler olarak değerlendirilmektedir. Tablo 2: Senaryo Karşılaştırması, Parametreler ve Beklenen Etki Parametre S1: Kısa Çatışma S2: Uzayan Savaş S3: Rejim Değişimi S4: Kısıtlama Kalkması Süre 1-2 hafta 1-3 ay 6-12 ay 12-24 ay Brent Petrol ~80 $/varil ~95 $/varil ~75 $/varil ~65 $/varil TL/USD Ek Baskı +%3 +%8 +%5 -%2 (toparlanma) Hürmüz Boğazı Kısa kapalı Uzun süreli kapalı Kademeli açılış Tam açık İran Arz Kaybı %30 %80 %60 Toparlanma başlar Yaptırım Rejimi Mevcut devam Sıkılaşır Geçiş dönemi Kaldırılır Maliyet Baskısı -1,3 milyar $ -4,0 milyar $ -0,75 milyar $ +0,9 milyar $ (rahatlama) Dengeleyici Etki +1,6 milyar $ +5,0 milyar $ +4,0 milyar $ +1,4 milyar $ Net Etki (Tahmini) +300 milyon $ +1,0 milyar $ +3,25 milyar $ +2,3 milyar $ Sektörel Etki Haritası: Hangi Sektörlerde Ne Beklenmeli? İran'ın 13,6 milyar dolarlık yıllık ihracatında Türkiye ile doğrudan rekabet edilen kalemlerin ağırlığı dikkat çekicidir. Plastik, demir-çelik, meyve-sebze, alüminyum ve bakır gibi ürün gruplarında Türkiye'nin üretim kapasitesi İran'ın birkaç katı düzeyindedir. Kriz derinleştikçe İran arzının kesildiği pazarlarda, başta Irak, BAE, Pakistan ve Azerbaycan, tedarik arayışının hızlanması beklenmektedir. Öte yandan enerji yoğun sektörlerde (cam, seramik, demir-çelik) maliyet baskısı ciddi boyutlara ulaşabilir. Savunma sektörü ise küresel silahlanma eğilimi ve NATO bütçe artışlarıyla krizden bağımsız güçlü bir büyüme ivmesi taşımaktadır. Aşağıdaki tabloda ana sektörlerin senaryo bazlı etki projeksiyonları yer almaktadır. Tablo 3: Sektörel Etki Projeksiyonu (Milyon $, Yıllık Tahmini Ek Etki) Sektör Senaryo 1 Senaryo 2 Senaryo 3 Senaryo 4 Kritik Not Plastik (HS39) +100 +350 +250 -50 İran'ın en büyük kalemi; Çin/Pakistan ikamesi Demir-Çelik (HS72) +80 +250 +200 +50 Körfez inşaat talebi sürücü Meyve/Sebze (HS07-08) +80 +200 +150 -30 Irak, BAE'de doğrudan ikame Savunma (HS93) +200 +500 +400 +100 Krizden bağımsız +%80 büyüme trendi Çimento/İnşaat (HS25,68) +50 +180 +250 +100 Uzun vadeli Körfez/Suriye inşası Alüminyum (HS76) +40 +120 +100 +30 İran kapasitesi hasar; TR alternatif Makine (HS84) +30 +80 +150 +300 S4'te İran pazarı açılırsa dev potansiyel Otomotiv (HS87) +10 +30 +80 +200 80M nüfuslu İran pazarı uzun vade fırsatı Mineral Yakıt (HS27) -100 -300 -50 +50 Maliyet şoku; marj daralması riski İhracatçılara Çağrı: Hazırlıklı Olmak, Fark Yaratacak The Globby'nin Veri Analizinden Sorumlu Kurucu Ortağı Barış Yaşbala, kriz döneminde ihracatçıların yapması gerekenleri şu şekilde özetlemektedir: "Bu kriz, Türk ihracatçıları için ciddi riskler barındırmakla birlikte, hazırlıklı ve çevik davrananlar için önemli dönüşüm fırsatları da yaratmaktadır. Öncelik, mevcut riskleri doğru yönetmektir, sevkiyat rotalarının ve sigorta klozlarının derhal gözden geçirilmesi, teklif fiyatlamalarına enerji ve kur volatilitesinin yansıtılması, Körfez ve Irak'taki müşterilerle proaktif temasın kurulması ilk adımlardır. Orta vadede Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi kara ticaret alternatiflerinin değerlendirilmesi, İran arzı kesilen pazarlarda stratejik konumlanma ve Avrupa alıcılarına nearshoring avantajının sunulması kritik önem taşımaktadır." Yaşbala, krizin süresinin ve yaptırım rejiminin evriminin belirleyici değişkenler olduğunu, ancak Türkiye'nin coğrafyası, üretim kapasitesi ve bölgesel ilişkiler ağının her senaryoda stratejik avantaj sağladığını vurgulamaktadır. Tablo 4: İhracatçılar İçin Acil Eylem Kontrol Listesi Vade Eylem Alanı Önerilen Adım 0-3 Ay Lojistik Güvenliği Hürmüz ve Kızıldeniz alternatif rotalarını haritalanmalı; Mersin/Akdeniz rotası anlaşmalarını güncellemeli 0-3 Ay Sigorta ve Kontrat Savaş riski klozlarını gözden geçirilmeli; force majeure maddelerini kontrol et; eskalasyon klozları eklenmeli 0-3 Ay Fiyatlama Stratejisi Enerji ve kur volatilitesini teklif fiyatlarına dahil edilmeli; vadeli döviz satış kontratları yapılmalı 0-3 Ay Müşteri İletişimi Körfez ve Irak müşterilerine proaktif tedarik güvencesi verilmeli; stok seviyeleri artırılmalı 3-12 Ay Kara Koridorları Orta Koridor (Bakü-Tiflis-Kars) ve Kalkınma Yolu rotaları aktif kullanılmalı 3-12 Ay Pazar İkamesi İran arzı kesilen pazarlarda (Irak, Pakistan, BAE) sektörel satış kampanyaları başlatılmalı 3-12 Ay Nearshoring Avrupa alıcılarına Asya navlun artışı alternatifi olarak yakınlık avantajı sunulmalı 12-24 Ay İran Pazarı Hazırlığı Rejim değişikliği/kısıtlama kalkması senaryosu için pazar istihbaratı ve dağıtım ağı planlanmalı 12-24 Ay Körfez Yeniden İnşa Hasar gören altyapı projelerine (havalimanı, liman, enerji) katılım için temas başlatılmalı Tablo 5: Krizin Kritik Sayıları Gösterge Değer Günlük Hürmüz geçişi ~15 milyon varil petrol + küresel LNG'nin %20'si Körfez'de mahsur gemi sayısı 170+ konteyner gemisi (450.000 TEU) Savaş riski sigortası iptal tarihi 5 Mart 2026 (7 P&I kulübü) Tebriz-Ankara gaz sözleşmesi bitişi Temmuz 2026 İran'ın ikame edilebilir ihracat hacmi ~2,86 milyar $ (TR kapasitesi mevcut) Türkiye'nin İran ihracatındaki payı (2025) %37,6 (2006'da %8 idi) Savunma sektörü büyümesi (YoY) +%80 (2,6 → 4,7 milyar $)

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.