Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kalp Ameliyatı

Kapsül Haber Ajansı - Kalp Ameliyatı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalp Ameliyatı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TriClip Tedavisi Kimler İçin Uygundur? Haber

TriClip Tedavisi Kimler İçin Uygundur?

Kalp kapak hastalıklarının tedavisinde gelişen girişimsel kardiyoloji yöntemleri, özellikle açık kalp ameliyatı açısından yüksek risk taşıyan hastalara yeni tedavi seçenekleri sunuyor. İleri derecede triküspit kapak yetmezliğinin tedavisinde kullanılan TriClip yöntemi, göğüs kafesi açılmadan kateter aracılığıyla gerçekleştirilen minimal invaziv bir kapak onarım işlemi olarak öne çıkıyor. Kalbin sağ tarafında bulunan triküspit kapağın yeterince kapanamaması sonucunda ortaya çıkan kan kaçağının azaltılmasını amaçlayan bu yöntem, uygun hastalarda nefes darlığı, çabuk yorulma, bacaklarda şişlik ve karında sıvı birikimi gibi şikâyetlerin hafifletilmesine katkı sağlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Kadriye Kılıçkesmez, TriClip tedavisinin özellikle ileri derecede triküspit kapak yetmezliği bulunan ve cerrahi riski yüksek olan seçilmiş hastalar için önemli bir alternatif oluşturabildiğine dikkat çekerek, doğru hasta seçimi ve ayrıntılı kardiyolojik değerlendirmenin tedavi başarısındaki önemini vurguluyor. TriClip Tedavisi Nedir ve Nasıl Uygulanır? TriClip, kalbin sağ kulakçığı ile sağ karıncığı arasında bulunan triküspit kapağın yeterince kapanamaması sonucunda ortaya çıkan kan kaçağını azaltmak amacıyla geliştirilmiş bir sistemdir. İşlem sırasında genellikle kasık toplardamarından ilerletilen özel bir kateter aracılığıyla kalbe ulaşılır. Kapak yaprakçıkları, uygun bölgelerinden klips yardımıyla birbirine yaklaştırılarak geriye doğru kan akışının azaltılması amaçlanır. İşlem, ekokardiyografi ve görüntüleme sistemleri eşliğinde gerçekleştirilir. Bu sayede kapağın yapısı ve klipsin yerleşimi işlem sırasında ayrıntılı olarak değerlendirilebilir. TriClip Tedavisi Hangi Hastalara Önerilir? TriClip tedavisi öncelikle ileri derecede triküspit kapak yetmezliği bulunan ve uygun ilaç tedavisine rağmen şikâyetleri devam eden hastalarda değerlendirilir. Özellikle açık kalp ameliyatı açısından orta veya yüksek risk taşıyan hastalar bu yöntem için aday olabilir. İleri yaş, eşlik eden kronik hastalıklar ve geçirilmiş kalp ameliyatları tedavi seçiminde dikkate alınan faktörler arasındadır. Bununla birlikte her triküspit kapak yetmezliği hastası TriClip tedavisine uygun değildir. Kapak yaprakçıklarının anatomik özellikleri, kalbin sağ tarafının fonksiyonları ve akciğer damar basınçları tedavi kararında belirleyici rol oynar. TriClip Öncesinde Hangi Tetkikler Yapılır? Hastaların tedaviye uygunluğunu değerlendirmek için öncelikle ayrıntılı kardiyolojik muayene gerçekleştirilir. Transtorasik ve gerektiğinde transözofageal ekokardiyografi kullanılarak kapak yetmezliğinin derecesi belirlenir. Sağ kalp fonksiyonları, kapak yaprakçıkları arasındaki açıklık ve kalpteki yapısal değişiklikler incelenir. Bazı hastalarda sağ kalp kateterizasyonu gibi ek incelemelere ihtiyaç duyulabilir. Değerlendirme sonucunda girişimsel kardiyoloji, kalp damar cerrahisi ve kalp görüntüleme uzmanlarından oluşan multidisipliner ekip tarafından tedavi planlaması yapılır. TriClip Tedavisinin Sağlayabileceği Faydalar Uygun hastalarda TriClip tedavisiyle triküspit kapaktan geriye kaçan kan miktarı azaltılabilir. Bunun sonucunda nefes darlığı, bacaklarda şişlik, halsizlik ve günlük aktivitelerde zorlanma gibi yakınmalarda iyileşme görülebilir. Göğüs kafesinin açılmaması ve kalp-akciğer makinesine ihtiyaç duyulmaması, yöntemin önemli özellikleri arasındadır. Ancak işlem sonrasında elde edilen sonuçlar hastalığın evresine, kapak anatomisine ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişebilir. Triküspit kapak yetmezliğinde doğru hasta seçimi, tedaviden beklenen yararın sağlanmasında temel belirleyicidir. Bu nedenle TriClip kararı, kapsamlı değerlendirme sonrasında bireysel olarak verilmelidir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Perfüzyon Eğitimi Akademik Boyut Kazandı! Haber

Türkiye’de Perfüzyon Eğitimi Akademik Boyut Kazandı!

Üsküdar Üniversitesi Perfüzyon Bölümü’nün dünya standartlarındaki simülasyon laboratuvarı ve güçlü eğitim altyapısına dikkat çeken Prof. Dr. Ali Kocailik, “Simülatör sayesinde öğrencilerimiz, 4 yıllık eğitimleri bittiğinde deneyimli birer perfüzyonist olarak mezun olacaklar.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Perfüzyon Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ali Kocailik, perfüzyon eğitimi hakkında bilgi verdi. Perfüzyon hayatiyetin devamını sağlayan yaşam desteği uygulaması Perfüzyonun anlam itibarıyla, vücuttaki tüm dokuların beslenmesi demek olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ali Kocailik, “Bir anlamda hayatın devamlılığının sağlanması da diyebiliriz. Perfüzyon; açık kalp ameliyatı sırasında kalp ve akciğerlerin durdurulması gerektiğinden, ameliyat bitene kadar hastanın kanını kalbe gelmeden vücut dışına alıp, oksijenlendirip, kalbin çıkış kısmından tekrar vücuda vererek dolaşımın ve dolayısıyla hayatiyetin devamının sağlanması amacıyla 1953 yılından bu yana ameliyathanede icra edilen bir uygulama idi. 50 yıl kadar önce başlayan, ama son 20 yıldır daha yaygın uygulanan, özellikle H1N1 ve Covid pandemilerinde yoğunlaşan bir başka uygulama olan ECMO/ECLS, perfüzyona yeni bir boyut getirmiş, artık perfüzyonun çalışma alanı yoğun bakımlara, acil servislere ve hatta hastane dışı alanlara yayılmıştır.” diye anlattı. Türkiye’de perfüzyon eğitimi akademik boyut kazandı Prof. Dr. Kocailik, hayati öneme sahip, ciddi bilgi birikimi ve deneyim gerektiren bir meslek olan perfüzyonun, tüm dünyada yakın zamana kadar usta-çırak ilişkisi ile öğretildiğini dile getirerek, “Batı ülkelerinde yüksek lisans eğitimi ile akademik öğretime geçilmiştir. Türkiye’de ise 2011 yılında çıkan yasa ile perfüzyon eğitiminin lisans düzeyinde olması kararlaştırıldı. Perfüzyon eğitiminin akademik düzeyde yeni başlamış olması, doğrudan hasta ile ilişkilerinin olmaması, perfüzyon konusunda akademisyenin olmaması ve çok az üniversitede veriliyor olmasının toplumda az bilinmesinin sebepleri olduğunu düşünüyorum. Perfüzyonist olmazsa kalp cerrahisi ve ECMO/ECLS yapılamaz. Perfüzyonistler, ekibin vaz geçilmez asli üyesi olup başarının gizli kahramanlarıdır.” dedi. Prof. Dr. Kocailik: “Holistik bir perfüzyon bilim merkeziyiz” Üsküdar Üniversitesi Perfüzyon Bölümü’nün bu alandaki öncülüğünü ifade eden Prof. Dr. Ali Kocailik, “Simülasyon laboratuvarımız, güçlü eğitim kadromuz ve düzenli bilimsel toplantılarımız ile sadece öğrenci yetiştiren bir bölüm değil, holistik bir perfüzyon bilim merkeziyiz. Amacımız bilgiden hizmete ve ürüne giden yolu açmak.” ifadesinde bulundu. Üsküdar Üniversitesinin, dünya standartlarında bir perfüzyon simülatörüne sahip olduğunun altını çizen Prof. Dr. Kocailik, “Öğrencilerimiz teorik bilgiyi alıyor, stajlarda uygulamayı görüyor. Ancak simülatörün sunduğu en büyük avantaj; gerçek kalp ameliyatı veya ECMO/ECLS sırasında yaşanabilecek zor ve acil durumları defalarca deneyimleme fırsatı vermesidir. Sonuç olarak, simülatör sayesinde öğrencilerimiz, 4 yıllık eğitimleri bittiğinde deneyimli birer perfüzyonist olarak mezun olacaklar.” şeklinde konuştu. Türkiye’deki perfüzyonistlerin %40’ı Üsküdar mezunu Türkiye’de aktif çalışan perfüzyonistlerin yaklaşık %40’ının Üsküdar Üniversitesi kaynaklı olmasının büyük bir sorumluluk olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kocailik, “Lisans ve yüksek lisans programlarımızdan mezun perfüzyonistler özel ve kamu hastanelerinde çalışmakta olup Üsküdar Üniversitesini temsil emekteler. Her yıl eğitim kalitemizi daha da artırarak güncel bilgilerle donatmak zorunda olduğumuzun bilincindeyiz. Diğer yandan üretilen bilgi miktarı hızla artıyor ve bu bilgiler de hızla güncellenmek zorunda. Dolayısıyla mezunlarımıza karşı da sorumluklarımız var ve iletişimi sıcak tutuyoruz. Bu amaçla her ay bilimsel toplantılar düzenleyerek mezunlarımız ve öğrencilerimizi kaynaştırıp yeni bilgileri paylaşıyoruz.” diye konuştu. Avrupa akreditasyonu kapıda Bölümün Avrupa Perfüzyon Board (EBCP) akreditasyon hedefinin öğrenciler için yeni fırsatlar getireceğini söyleyen Prof. Dr. Kocailik, müfredatın EBCP standartlarına göre güncellendiğini ve 2025-2026 eğitim yılında akreditasyonun alınmasının hedeflendiğini, bu sayede Türk öğrencilerin Avrupa’da da perfüzyonist olarak çalışma imkânına sahip olacağını, uluslararası öğrenci akışının artacağını vurguladı. ECMO iş birlikleriyle yeni ufuklar açılıyor Türk Acil Tıp Derneği ile iki yıldır yürütülen ECMO kurslarının büyük ilgi gördüğünü kaydeden Prof. Dr. Kocailik, Türk Yoğun Bakım Derneği ile de benzer bir iş birliğine gidildiğini açıkladı. Simülasyon teknolojisinin bu eğitimlerde kritik role sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Kocailik, “Bu iş birlikleri sayesinde ECMO/ECLS terapileri daha etkili uygulanacak, daha fazla hayat kurtarılacak ve yeni iş fırsatları doğacak” değerlendirmesinde bulundu. Perfüzyon alanına ilgi duyan gençlere seslenen Prof. Dr. Ali Kocailik, “Perfüzyon; henüz keşfedilmemiş alanların çok olduğu farklı bir dünya, özellikle ECMO/ECLS konusunda henüz yolun başında. Meraklı, öğrenmeye, araştırmaya istekli gençler için harika bir evren.” şeklinde sözlerini tamamladı. Dünyadaki 11 ekipten biri… Bu arada, Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Perfüzyon Bölümü, yalnızca eğitim ve bilimsel çalışmalarıyla değil, aynı zamanda dünya çapında hayat kurtaran uygulamalarıyla da dikkat çekiyor. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Perfüzyon Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ali Kocailik’in liderliğinde Üsküdar Üniversitesi’nden Yoğun Bakım Uzm. Dr. Kadir Doğruer ve perfüzyonist Tarık Demir’den oluşan ekip, kıtalararası kritik hasta naklinde görev alan dünyadaki 11 ekipten biri olma özelliğini taşıyor. Türkiye’de bu alanda kıtalararası nakil ekibinde yer alan tek ekip Üsküdar Üniversitesi’nde.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.