Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kamu Diplomasisi

Kapsül Haber Ajansı - Kamu Diplomasisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Diplomasisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Diplomaside Kariyerin Kapıları Gençlere Açılıyor Haber

Diplomaside Kariyerin Kapıları Gençlere Açılıyor

Diplomasi ve uluslararası ilişkiler alanında değişen kariyer olanakları, üniversiteler ile profesyonel dünya arasındaki etkileşimin önemini artırıyor. Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü tarafından 9 Ekim 2026 tarihinde düzenlenen “Beyond Academia: Careers in Diplomacy and International Affairs” başlıklı seminer, akademik eğitimin ötesindeki kariyer seçeneklerini gündeme taşıdı. Yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilen programda, uluslararası ilişkiler eğitiminin diplomasi, uluslararası kuruluşlar ve iş dünyasındaki karşılığı değerlendirildi. “AKADEMİK BİLGİ SAHADAKİ DENEYİMLE DESTEKLENMELİ” Program kapsamında gençlerle bir araya gelen Prestige Diplomatique Başkanı Sepehr Haddad, diplomasi alanında kariyer hedefleyen öğrencilerin farklı disiplinlerde kendilerini geliştirmelerinin önemine dikkat çekerek, “Bugün diplomasi yalnızca devletler arasındaki resmi ilişkilerle sınırlı değil. Ekonomi, kültür, ticaret ve uluslararası iletişim de bu alanın önemli parçalarını oluşturuyor. Gençlerin üniversitede kazandıkları teorik bilgiyi sahadaki deneyimlerle desteklemeleri, farklı kültürleri tanımaları ve uluslararası gelişmeleri yakından takip etmeleri gerekiyor. Özellikle yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin sahip olduğu araştırma ve analiz becerileri, diplomasi dünyasında önemli bir karşılık bulabilir” ifadelerini kullandı. GENÇLER İÇİN YENİ KARİYER ALANLARI Uluslararası ilişkiler alanında akademik çalışmalarını sürdüren öğrenciler açısından diplomatik temsilcilikler, uluslararası kuruluşlar, kamu diplomasisi ve özel sektör gibi farklı kariyer alanlarının önem kazandığı günümüzde, üniversitelerde düzenlenen bu tür buluşmalar mesleki farkındalığın gelişmesine katkı sağlıyor. Bilkent Üniversitesi'nde gerçekleştirilen seminer de akademi ile diplomasi dünyası arasındaki bilgi ve deneyim paylaşımına zemin hazırladı. Prestige Diplomatique’in tüm iletişim süreçlerini takip eden North PR Media; kurumun medya ilişkileri, basın iletişimi, etkinlik ve özel organizasyonlarının iletişim çalışmalarını yürütüyor. North PR Media, aynı zamanda Prestige Diplomatique’in diplomasi ve iş dünyasına yönelik faaliyetlerinin ulusal ve uluslararası iletişim kanallarında daha geniş kitlelere ulaştırılmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TÜVTÜRK’ün Desteklediği Anadolu Dostluk Rallisi Ankara Finaliyle Tamamlandı Haber

TÜVTÜRK’ün Desteklediği Anadolu Dostluk Rallisi Ankara Finaliyle Tamamlandı

Kültürel keşfi sosyal faydayla buluşturan rallide, 74 yaşındaki klasik otomobillerin de aralarında bulunduğu farklı dönemlerden araçlar aynı rotada buluştu. TÜVTÜRK ve T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı’nın destekleriyle hayata geçirilen Anadolu Dostluk Rallisi’nde final heyecanı yaşandı. 2 Ağustos’ta İstanbul Sultanahmet’ten başlayan yolculukta katılımcılar; Çanakkale, Akçay, Efes, Dalyan, Pamukkale, Olimpos, Konya, Niğde, Kapadokya ve Aksaray duraklarının ardından 12 Ağustos’ta başkente ulaştı. Rallinin Ankara’daki son durağı T.C. Dışişleri Bakanlığı oldu. İyilik odağında güvenli sürüş bilinci aşılandı Hız odaklı klasik ralli anlayışından farklı olarak kültürel keşif, sosyal fayda ve güvenli yolculuk odağında düzenlenen Anadolu Dostluk Rallisi’nde, 74 yaşındaki klasik otomobillerden 2026 model araçlara uzanan geniş bir yelpazedeki araçlar, İstanbul’dan Ankara’ya kadar 2.700 kilometrelik 10 günlük yolculuğu birlikte tamamladı. Katılımcılar arasında Almanya, İngiltere, Belçika, İtalya ve Bulgaristan’dan da ralli severler yer aldı. Rota boyunca “İyilik Durakları” kapsamında 20’ye yakın kurum ziyaret edilerek çocuklar ve huzurevi sakinleriyle bir araya gelindi. TÜVTÜRK istasyonlarından teslim alınan hediyelerin de paylaşıldığı buluşmalarda bine yakın kişiye ulaşıldı ve kuşaklar arası diyaloğa katkı sağlandı. Ralli araçları ise özellikle çocukların yoğun ilgisiyle karşılandı. Rallinin sosyal fayda çalışmaları yolculuğun tamamlanmasının ardından da devam edecek. Güzergâh üzerindeki valiliklerin yönlendireceği okul ve benzeri kurumlara, belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda bakım, onarım ve malzeme desteği sağlanacak. TÜVTÜRK’ün trafik güvenliği alanındaki uzmanlığıyla desteklenen Anadolu Dostluk Rallisi’nde güvenli sürüş bilinci de yolculuğun önemli unsurlarından biri oldu. Katılımcılar yol boyunca yaptıkları paylaşımlarla zamanında gerçekleştirilen araç muayenesinin, düzenli araç bakımının ve uzun yol öncesinde yapılması gereken kontrollerin trafik güvenliği açısından önemine dikkat çekti. Elif Kurşunlu: “Rallinin kamu diplomasisi açısından önemli bir değer taşıdığına inanıyoruz” T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı Avrupa Birliği ile İlişkiler Genel Müdürü Elif Kurşunlu, “Avrupa Birliği Başkanlığı olarak 2011 yılından bu yana İpek Yolu Dostluk Rallisi’ni destekliyoruz ve bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Anadolu Dostluk Rallisi’nin de bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu projeyi hem AB iletişim stratejimiz hem de Türkiye’nin tanıtımı açısından çok kıymetli buluyoruz. Avrupa’dan gelen katılımcıların ülkemizin doğal ve kültürel zenginliklerini bizzat görmesi, insanlarımızla doğrudan temas kurması Türkiye’yi yakından tanımalarına imkân sağlıyor. Bu yönüyle rallinin kamu diplomasisi açısından da önemli bir değer taşıdığına inanıyoruz” dedi. Melis Avalin Korkmaz: “Farklı kültürleri ve insanları bir araya getiriyor” TÜVTÜRK Genel Müdür Vekili Melis Avalin Korkmaz, “TÜVTÜRK olarak güvenli yolculuk kültürünün gelişmesine katkı sağlamayı temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Uzun yıllardır destek verdiğimiz ralli organizasyonlarını da trafik, yol ve araç güvenliğinin yanı sıra ülkemizin tanıtımına sunduğu katkı açısından çok değerli buluyoruz. Bu yıl ilk kez ‘iyilik’ temasıyla düzenlenen Anadolu Dostluk Rallisi’nde farklı kültürlerden insanları aynı yolculukta buluştururken, İyilik Durakları aracılığıyla binden fazla kişiye ulaştık. Türkiye’nin kültürel zenginliklerinin daha yakından tanınmasına, yeni dostlukların kurulmasına ve yol boyunca iyiliğin çoğalmasına katkı sunan böylesine çok paydaşlı bir organizasyonun parçası olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz” dedi. Nadir Serin: “Dayanışmayı ve paylaşmayı birlikte deneyimlediler” Doğu-Batı Dostluk ve Barış Rallisi Derneği Başkanı Nadir Serin, “Yaklaşık 20 yıldır düzenlediğimiz ralli organizasyonlarının en önemli yanlarından biri, farklı ülkelerden ve kültürlerden insanları bir araya getirmesi. Anadolu Dostluk Rallisi’nde de daha önce birbirini tanımayan Türkiye’den ve yurt dışından katılımcılar aynı yolu paylaştı. Yol boyunca dayanışmayı, paylaşmayı ve takım olmayı birlikte deneyimlediler. Birbirini tanımayan insanların bu yolculuğun sonunda dostluklar kurduğunu görmek bizim için en değerli sonuçlardan biri” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NATO Zirvesi'nde Diplomasi Masada Değil, Sofrada da Kuruldu! Haber

NATO Zirvesi'nde Diplomasi Masada Değil, Sofrada da Kuruldu!

Doğru kurgulanmış bir menünün kalıcı bir etki bırakabileceğini, sofrada sunulan her ürünün, ev sahibi ülkenin kültürel hafızasını, değerlerini ve misafirlerine verdiği önemi temsil ettiğini kaydeden Prof. Dr. Arslan, “Bazen diplomasi bir cümlede, bazen de aynı sofrayı paylaşmanın oluşturduğu ortak deneyimde hayat bulur.” diye konuştu. Türkiye, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde düzenlenen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne 22 yıl sonra yeniden ev sahipliği yaparken, zirvenin diplomatik gündemi kadar liderlere sunulan resmi akşam yemeği de uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Müge Arslan, uluslararası ilişkilerde gastronominin üstlendiği rolü değerlendirdi. “Sofra diplomasisi” uluslararası ilişkilerin sessiz ama güçlü araçlarından biri Uluslararası ilişkiler literatüründe "table diplomacy" ya da "sofra diplomasisi" kavramının giderek daha fazla önem kazandığını ifade eden Prof. Dr. Müge Arslan, şöyle devam etti: “Uluslarası zirvede diplomasi, yalnızca toplantı salonlarında yürütülmez, bazen sofrada da şekillenir. Örneğin; 4-17 Eylül 1978 – Camp David Anlaşmaları; Jimmy Carter, Enver Sedat ve Menahem Begin, ABD’deki Camp David Başkanlık Kampı’nda 13 gün boyunca birlikte yemekler yedi ve gayri resmi sohbetler gerçekleştirdi. Bu samimi ortam, 17 Eylül 1978’de imzalanan anlaşmaların ve sonrasında 1979 Mısır-İsrail Barış Antlaşması’nın temelini oluşturdu. 28-29 Haziran 2019 – G20 Osaka Zirvesi Liderlerin çalışma yemekleri sırasında Donald Trump ile Şi Cinping arasındaki temaslar, ABD-Çin ticaret savaşında geçici yumuşamaya katkı sağladı. Bu tarz yemekler oldukça önemli olup, Uluslararası ilişkilerdeki ‘sofra diplomasisi’ (table diplomacy) açısından oldukça önem taşır.” Menü seçimi yalnızca yemek belirlemek değildir Prof. Dr. Arslan, diplomatik sofralarda hazırlanan menülerin tesadüfi tercihlerden oluşmadığına işaret ederek, “Bu tarz sofralarda yapılan menü seçimleri de oldukça önemlidir. Sofra diplomasisinde menü seçimi yalnızca ikram edilecek yemeklerin belirlenmesi değildir; ev sahibi ülkenin kültürünü, değerlerini ve misafirlerine verdiği önemi yansıtan stratejik bir unsurdur. Bunun önemli olmasının başlıca nedenleri şunlardır: Kültürel kimliği temsil eder, misafire verilen değeri gösterir, samimi bir iletişim ortamı oluşturur, ülke imajına katkı sağlar ve sembolik mesajlar içerir.” diye konuştu. 2026 NATO Zirvesi menüsü Türkiye'nin gastronomik haritasını dünyaya sundu Prof. Dr. Müge Arslan, NATO Zirvesi'nde tercih edilen menünün Türkiye'nin farklı bölgelerini aynı sofrada buluşturan özel bir kurgu taşıdığına dikkat çekerek, şöyle devam etti: “2026 NATO Zirvesi’nde konuklara sunulan menü, Türk mutfağının zenginliğini ve kültürel mirasını dünyaya tanıtan önemli bir unsur oldu. Liderlere sunulan her lezzet, yalnızca bir yemek değil; aynı zamanda Türkiye’nin misafirperverliğini, gastronomi kültürünü ve yerel değerlerini yansıtan bir diplomasi aracı niteliği taşıdı. Çünkü doğru seçilmiş bir menü, ülkelerin hafızasında kalan en güçlü ayrıntılardan biridir. 2026 NATO Zirvesi’nin resmi akşam yemeği için açıklanan menüde, Türkiye’nin farklı bölgelerinden seçilen ürün ve yemeklerin yer aldı. Menüde; Taş fırın pide, Kayseri mantısı, deniz levreği veya dana kaburga, sütlü Nuriye, Maraş dondurması, Trabzon tereyağı, Hizan karakovan balı, Urla sakız enginarı, Tokat yaprağı ve firik pilavı gibi lezzetler tercih edildi.” Tek bir bölge değil, bütün Anadolu aynı sofrada buluştu Prof. Dr. Arslan, bu tercihin bilinçli bir gastronomi stratejisi olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Çok ince düşünülerek hazırlanan bu menü; Gastronomi şölenin yanı sıra siyaset diplomasisinde verilen önemki sembolik mesajlar içeriyordu. Bu durumu bir nevi ‘Gastronomi Diplomasisi’ olarak da değerlendirebiliriz. Gastronomi diplomasisinde verilen bu mesajlar şöyle; Türkiye’nin kültürel çeşitliliği: Menü tek bir bölgeyi değil; Karadeniz, İç Anadolu, Ege, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’dan ürünleri bir araya getirerek Türkiye’nin zengin gastronomik mirasını temsil ediyor. Yerel üretim ve coğrafi kimlik: Trabzon tereyağı, Hizan karakovan balı, Urla sakız enginarı ve Tokat yaprağı gibi yöresel ürünlerin seçilmesi, yerel üretime ve Anadolu’nun tarımsal çeşitliliğine vurgu yapıyor. Gelenek modern sunumla buluşturuldu Gelenek ile modernliğin buluşması: Kayseri mantısı ve Sütlü Nuriye gibi geleneksel yemekler, modern sunum teknikleriyle servis edilerek Türk mutfağının hem köklü hem de çağdaş yönü öne çıkarıldı. Misafir odaklı yaklaşım: Ana yemekte hem balık hem de kırmızı et alternatifi sunulması, farklı damak zevkleri ve beslenme tercihlerine saygıyı gösteren diplomatik bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Gastrodiplomasi ülkelerin yumuşak gücünü artırıyor Gastronominin günümüzde ülkelerin kamu diplomasisinin önemli unsurlarından biri hâline geldiğini belirten Prof. Dr. Müge Arslan, “Yumuşak güç (soft power): Zirve öncesinde Türkiye, Türk mutfağını bir kamu diplomasisi aracı olarak tanıtan ‘gastrodiplomasi’ etkinlikleri düzenledi. Yetkililer, ortak sofraların resmî belgelerin bazen sağlayamadığı karşılıklı anlayışı geliştirebildiğini vurguladı. Bu da menünün yalnızca ikram değil, Türkiye’nin kültürel kimliğini ve misafirperverliğini anlatan bir iletişim aracı olarak kurgulandığını gösteriyor. Bazen diplomasi bir cümlede, bazen de aynı sofrayı paylaşmanın oluşturduğu ortak deneyimde hayat bulur.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.