Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kamu Kurumları

Kapsül Haber Ajansı - Kamu Kurumları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Kurumları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

30 Bin MW'e Yaklaşan Depolamalı Yatırım Talebi Gözleri Süper İzin Düzenlemelerine Çevirdi Haber

30 Bin MW'e Yaklaşan Depolamalı Yatırım Talebi Gözleri Süper İzin Düzenlemelerine Çevirdi

Özellikle RES yatırımlarında yılları bulabilen izin süreçlerinin sadeleştirilmesi, süreçlerin paralel ilerlemesi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi; sektörün büyüme hızı açısından kritik önem taşıyor. Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından düzenlenen TÜREK 2026 kapsamında gerçekleştirilen "Süper İzin Sonrası: Rüzgar Yatırımlarında Yeni İzin Rejimi" oturumunda; kamu kurumları ve sektör temsilcileri yeni dönemde izin süreçlerinde hayata geçirilen düzenlemeleri değerlendirdi. TÜREB Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile EPDK'dan üst düzey temsilciler, izin süreçlerinde hayata geçirilen yeni düzenlemeleri, kurumların süreç içerisindeki yeni rol dağılımlarını ve uygulamadaki yansımaları ele aldı. Panel kapsamında; izin süreçlerinin paralelleştirilmesiyle birlikte oluşan yeni yapı, yatırım süreçlerinde karşılaşılan kritik başlıklar, mevcut darboğazlar ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi beklenen ikincil mevzuat düzenlemeleri değerlendirildi. İŞLETMEYE GEÇMEYEN 64 GW'LIK KAPASİTE YENİ İZİN REJİMİNİN ÖNEMİNİ ORTAYA KOYDU Paylaşılan verilere göre, Türkiye'de hâlihazırda işletmeye geçmemiş toplam kurulu güç 64,3 GW seviyesine ulaştı. Bu rakamın 30,6 GW'lık kısmını GES, 24 GW'lık kısmını ise RES projeleri oluşturuyor; RES tarafındaki 24 GW'ın yaklaşık 19,7 GW'lık bölümü ise önlisans aşamasında bulunan projelerden kaynaklanıyor. Bu tablo, izin süreçlerinin hızlandırılmasını yatırımcılar ve Türkiye'nin yenilenebilir enerji hedefleri açısından doğrudan belirleyici bir başlık haline getiriyor. DEPOLAMALI YATIRIMLARDA REKOR BAŞVURU DİKKAT ÇEKTİ Depolamalı projelerdeki yoğun yatırım talebi panelin öne çıkan başlıklarından biri oldu. Buna göre depolamalı RES projelerinde önlisans aşamasındaki kurulu güç 248 proje ile 17.368 MW'ı aşarken, depolamalı GES projelerinde 354 proje ile 12.726 MW seviyesine ulaşıldı. İki kalemin toplamı, depolamalı önlisans portföyünü 30 bin MW'a yaklaştırıyor. İzin süreçlerindeki ilerlemeye bakıldığında, depolamalı RES'lerde 126 proje için "ÇED Olumlu/Gerekli Değildir" kararının alındığı, 169 proje için kamulaştırma başvurusunda bulunulduğu ve 61 projenin orman iznini aldığı; depolamalı GES'lerde ise 227 projede "ÇED Olumlu/Gerekli Değildir" kararının alındığı ve 310 projenin kamulaştırma başvurusu yaptığı görüldü. Sektörde oluşan yüksek yatırım talebi, izin süreçlerinin hızlandırılmasını enerji yatırımları açısından kritik bir başlık haline getirirken; mevcut durumda geçen yıldan beri yapılan iyileştirmelerle RES projelerinde yaklaşık 33 aya, GES projelerinde ise yaklaşık 30 aya kadar uzayabilen izin süreçlerinin kalan Süper İzin düzenlemeleriyle birlikte 24 aya düşürülmesinin hedeflendiği aktarıldı. Panelde ayrıca, depolamalı yatırımları doğrudan etkileyebilecek ikincil mevzuat çalışmaları kapsamında veriş ve çekişte sistem kullanım bedeli sabitinin tek olması, kısmi kabul yapılabilmesine ilişkin düzenleme ve toleransların gözden geçirilmesi başlıklarının da gündemde olduğu paylaşıldı. "SÜREÇLERİN HIZLANMASI YATIRIM İŞTAHINI DOĞRUDAN ETKİLİYOR" Yenilenebilir enerji yatırımlarında yalnızca finansman ve teknoloji değil, süreç yönetim hızının da belirleyici hale geldiğini belirten TÜREB Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı; "Türkiye bugün rüzgar enerjisinde çok güçlü bir yatırım potansiyeline sahip. Ancak yatırımların sahaya dönüşebilmesi için izin süreçlerinin öngörülebilir, koordineli ve hızlı ilerlemesi gerekiyor. Süper İzin düzenlemeleriyle birlikte süreçlerin sadeleşmesi ve kamu kurumları arasındaki koordinasyonun güçlenmesi sektör açısından önemli bir eşik oluşturuyor. Özellikle depolamalı yatırımlarda 30 bin MW'a yaklaşan kapasite talebi, yatırımcı iştahının ne kadar güçlü olduğunu net şekilde ortaya koyuyor. ÇED süreçleri, orman izinleri, mera izinleri, kamulaştırma, imar ve yapı ruhsatı gibi birçok başlıkta hayata geçirilen yeni düzenlemelerin yatırım süreçlerini önemli ölçüde hızlandırdığını düşünüyoruz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na imar ve ruhsat yetkisi veren düzenlemenin kısa süre içinde tamamlanması ve mevcut düzenlemelerin birkaç kritik noktada revize edilmesiyle birlikte, RES projelerinde 33 aya kadar uzayabilen izin süreçlerinin 24 aya indirilmesi; sahaya dönüşmeyi bekleyen büyük kapasitenin önündeki en kritik adımlardan biri olacak. Yeni dönemde enerji sektöründeki rekabet yalnızca kapasite büyüklüğüyle değil, projelerin ne kadar hızlı devreye alınabildiğiyle de şekillenecek. Süreçlerin daha koordineli ve öngörülebilir ilerlemesi; hem yatırımcı güveni hem de Türkiye'nin yenilenebilir enerji hedefleri açısından kritik önem taşıyor," ifadelerinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnnova Proje Yönetişimi Zirvesi Ankara’da Düzenleniyor Haber

İnnova Proje Yönetişimi Zirvesi Ankara’da Düzenleniyor

T.C. Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayip Birinci, Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin ve İnnova CEO’su Huzeyfe Yılmaz’ın konuşma yaptığı zirvede, alanında uzman isimler güncel yaklaşımlar ve uygulama örneklerini katılımcılarla paylaştı. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik ederken bireylerden kurumlara, kamudan sanayiye kadar geniş bir ekosistemi yönettiklerini belirterek bunu Türk Telekom Grubu ve iştirakleriyle birlikte gerçekleştirdiklerini ifade etti. Hayatın her alanında kesintisiz iletişimi mümkün kılan teknolojiler geliştirdiklerini kaydeden Şahin, “Ülkemizin dört bir yanında bireylerden kurumlara, kamudan sanayiye kadar dev bir ekosistem yönetiyoruz. Bunu Türk Telekom Grubu olarak, çok değerli iştiraklerimizle başarıyoruz. Hayatın her alanında kesintisiz iletişimi mümkün kılan teknolojiler geliştiriyor ve bu teknolojileri ihraç eden bölgesel bir oyuncu olarak konumlanıyoruz. Dijitalleşmenin tüm olanaklarını Türkiye’den başlayarak bölge coğrafyalara taşımayı misyon ediniyoruz. Bu dijital dönüşüm yolculuğunda insanı merkeze alan yaklaşımı dijital dönüşümün temel şartı olarak görüyoruz. Bu noktada özgün ve yenilikçi çözümler sunan grup şirketimiz İnnova’nın ortaya koyduğu vizyonu çok değerli buluyorum. Teknoloji ile insanı bir araya getiren yaklaşımıyla kurumların dönüşüm süreçlerine rehberlik ediyor. İnnova’nın önümüzdeki dönemde bu anlamda çok daha stratejik bir rol üstleneceğine inanıyorum” dedi. Hayatın her alanında kesintisiz iletişimi mümkün kılan teknolojiler Dijital dönüşüm yolculuğunda insanı merkeze alan yaklaşımın temel şart olduğunu vurgulayan Şahin sözlerine şöyle devam etti: “İnnova, Türk Telekom Grubu’nun en önemli teknoloji iştiraklerinden biri. Yazılım geliştirmeden sistem entegrasyonuna, siber güvenlikten yapay zekâ çözümlerine kadar geniş bir alanda ülkemizin dijitalleşmesine önemli katkılar sunuyor. Hayatın her alanında kesintisiz iletişimi mümkün kılan teknolojiler geliştiriyor ve bu teknolojileri ihraç eden bölgesel bir oyuncu olarak konumlanıyor.” Yalnızca takip eden değil, yön veren bir yaklaşım İnnova CEO’su Huzeyfe Yılmaz ise konuşmasında, yapay zekânın iş süreçleri ve liderlik anlayışı üzerindeki dönüştürücü etkisine dikkat çekerek İnnova’nın bu alandaki çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Yılmaz, “Yapay zekâ iş süreçleri ve liderlik anlayışı üzerinde dönüştürücü etkiye sahip. İnnova olarak, bu süreci yalnızca takip eden değil, yön veren bir yaklaşım ile ilerletmeyi önceliklendiriyoruz. İnnova Proje Yönetişimi Zirvesi’nin yönetişim süreçlerinde küresel ölçekte örnek gösterilen bir vizyonuna katkı sunması açısından önemli olduğu düşünüyorum. İnnova olarak sağladığımız uçtan uca çözümlerle kullanıcılarımıza rekabet ve verimlilikte önemli çözümler sunuyoruz. Müşterilerimizin iş süreçlerini ve performansını optimize ederken sürdürülebilir büyüme ve teknolojik dönüşümü destekliyoruz” şeklinde konuştu. Yönetişimin her yönüyle ele alındığı İnnova Proje Yönetişimi Zirvesi, kamu kurumları, özel sektör, sanayi kuruluşları, üniversiteler, savunma, iletişim, bilişim, enerji, sağlık ve finans sektörlerinden temsilcilerin katılımıyla gerçekleştiriliyor. Kurumların daha etkin ve sürdürülebilir yönetim anlayışlarına katkı sunmayı amaçlayan zirvede; yönetişim kültürüyle dönüşen organizasyonlara ilham veren içerikler ile küresel vizyon perspektifinde ülkelerin ve kurumların gelişim süreçlerine ilişkin değerlendirmeler katılımcılarla paylaşılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekada “Mahremiyet” Konusu İlk Kez Bu Zirvede Ele Alınacak Haber

Yapay Zekada “Mahremiyet” Konusu İlk Kez Bu Zirvede Ele Alınacak

Bu yıl 9’uncusu düzenlenecek “9. e-Safe Kişisel Verileri Koruma Zirvesi” 13 Mayıs 2026 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilecek. Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) Konferans Salonu’ndaki etkinlik, bu kez “Kişisel Veri Korumasının Geleceği” temasıyla düzenleniyor. Kişisel verilerin korunması konusunda hem uygulayıcıları hem de ilgili kişilere yönelik yeni gelişmeleri değerlendirmek ve 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuatın uygulaması konusunda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen zirvede kişisel verilerin korunmasıyla ilgili yapılan ve yapılması gerekenler ele alınacak ve alanında uzman 18 konuşmacı sunum yapacak. Zirveye, CEO, CTO, CSO, IT profesyonelleri, hukukçular, bilişim uzmanları, bilişim sistemleri yöneticileri, kamu kurumları ve ilgili birim yetkilileri, silahlı kuvvetler, kişisel veri uzmanları, adli bilimler alanında çalışan uzmanlar, medya, üniversiteler ve siber güvenlik alanında çalışan profesyoneller katılacak. Etkinlik, e-Safe Kurucusu Musa Savaş, e-Safe Zirve Başkanı Özge Evci Eralp ve Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir’in açılış konuşmalarıyla başlayacak. KVKK Başkan Yardımcısı Dr. Cihan Kanlıgöz’ün moderatörlüğündeki “GDPR Digital Omnibus Revizyonları ve Gelişmeler” konulu panelde; alanında yetkin konuşmacılar görüşlerini katılımcılarla paylaşacak. “Hukuk” ve “Teknik” adı altında 2 ayrı bölümde ise uzmanlar tarafından sunumlar yapılacak. Kişisel verilerin korunması konusunda kritik öneme sahip olan ve giderek kullanımı yaygınlaşan yapay zekada “mahremiyet artırıcı teknolojilerin kullanımı” konusu ilk kez bu etkinlikte ele alınacak. “Üretken Yapay Zekâ Modellerinde Teknik Zafiyetler”, “Yapay Zekâ Sistemlerinde Silme Hakkının Uygulanabilirliğinin Sınırları” ile “Rıza Yorgunluğu ve Açık Rızanın Geleceği”, “Dark Patterns ve Manipülatif Tasarımların Veri Koruma Hukuku Karşısındaki Durumu” ve “Çalışanların Günlük Teknoloji Kullanımı ve KVKK Riskleri” başlıklı sunumların da zirvenin dikkat çekici konularını oluşturması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

iNOVAT, PowerKonnekt ile GES Enerjisini Hibrit Sistemle Yönetecek Haber

iNOVAT, PowerKonnekt ile GES Enerjisini Hibrit Sistemle Yönetecek

Konuyla ilgili imza töreni 15 Nisan 2026 Çarşamba günü Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK), Temiz Enerji Araştırma Enstitüsü (TEMEN) ile iNOVAT Mühendislik yetkilileri arasında yapıldı. TENMAK TEMEN Başkanı Dr. Ömer Faruk TUNÇBİLEK ve iNOVAT Yönetici Ortağı Doğa Can Bayram’ın imzaladığı anlaşma ile yerleşkede kurulu olan tesis, hibrit enerji depolama ve akıllı yönetim sistemleriyle yeni nesil enerji modeline geçmiş olacak. Yenilenebilir enerjinin depolanması ve şebekeye entegrasyonu için geliştirdiği yüksek tek nolojili Enerji Yönetim Sistemi (EYS) çözümüyle sektörde fark yaratan iNOVAT, ileri mühendislik kabiliyetleri sayesinde kamu kurumları için de güvenilir, sürdürülebilir ve yüksek performanslı Enerji Yönetim Sistemi sunma konusundaki güçlü konumunu pekiştirmeye devam ediyor. Aynı zamanda Enerji Depolama Endüstrileri Derneği (EDEDER) Başkanı da olan iNOVAT Yönetici Ortağı Doğa Can Bayram, artan yenilenebilir enerji üretimiyle birlikte şebeke dengesizliği ve gelir kayıplarının, enerji sektörünün en kritik gündem maddeleri arasında yer aldığını hatırlatarak şunları söyledi: “Sektör olarak Türkiye’nin ‘kendi kendine yeten bir enerji adası olması’ hedefimiz var. Bu da şirketler olarak geliştirdiğimiz hibrit enerji depolama ve gelişmiş enerji yönetim sistemlerinin sadece enerji depolamakla kalmayıp, gerçek zamanlı optimizasyon ve enerji arbitrajı ile yatırımın geri dönüşünü maksimize eden yeni nesil çözümler s unmasını gerektiriyor. Biz iNOVAT olarak özel sektördeki birçok kuruluşa olduğu gibi kamu kurumlarımıza da güvenilir, sürdürülebilir ve yüksek performanslı bir Enerji Yönetim Sistemi (EYS) sunuyor olmaktan mutluyuz. PowerKonnekt ürünümüz kısa sürede yalnızca Türkiye’de değil Avrupa başta olmak üzere yurtdışında da ülkemizin yüz akı teknolojik çözümlerinden biri konumuna geldi. Bu anlaşma aynı zamanda enerji sektörü kamu kuruluşlarının yenilikçi çözümlere açıklığını da vurgulayan önemli bir kilometre taşı oldu. TENMAK, EÜAŞ ve diğer kamu kuruluşları ile sektörümüzün gelişimine yönelik çalışmalarımızı yoğunlaştırarak sürdürmeye de devam edeceğiz.” Uçtan Uça Enerji Depolama Optimizasyonu Anlaşma çerçevesinde iNOVAT’ın PowerKonnekt Enerji Yönetim Sistemi’nin sunacağı fonksiyonlar ise şöyle olacak: Enerji optimizasyon fonksiyonları (şarj/deşarj, yük takibi, puant, volt/frekans kontrol) yoluyla enerji tüketimini gerçek zamanlı optimize ederek maliyetleri düşürmek, gelir kaybını önlemek ve sistem verimliliğini maksimize etmek. EMS – Batarya Yönetim Sistemi (BYS) entegrasyonu sayesinde tüm sistem bileşenlerini entegre ederek kesintisiz, senkronize ve hatasız bir operasyon sağlamak. Veri toplama, izleme ve görselleştirme altyapısı ile enerji akışını tamamen şeffaf hale getirerek anlık karar alma ve performans optimizasyonu imkânı sunmak. Web tabanlı arayüz, çoklu kullanıcı erişimi ve yetkilendirme sayesinde güvenli ve eş zamanlı erişim sağlamak ve operasyonel kontrolü kolaylaştırmak. Günlük / haftalık / aylık oto matik raporlama sistemleri ile enerji performansını ölçülebilir hale getirerek veri odaklı karar süreçlerini desteklemek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026–2035 Ulusal Su Planı’yla Uyumlu “Su Verimliliği” Odaklı Stratejik Çalışma Planını Hayata Geçiriyor Haber

2026–2035 Ulusal Su Planı’yla Uyumlu “Su Verimliliği” Odaklı Stratejik Çalışma Planını Hayata Geçiriyor

Plan; suyun sürdürülebilir kalkınma temelinde verimli kullanımını sağlamak, kirletici baskı ve etkileri azaltmak, su kalitesini iyileştirmek ve su ile atıksu altyapısını güçlendirmek için bütüncül ve sürdürülebilir çözümler ortaya koyuyor. Tarımsal sulama sektörünün öncü firmalarından NETAFIM, Türkiye’deki faaliyetlerini Ulusal Su Planı çerçevesinde konumlandırırken, AR-GE ve üretim çalışmalarını belirlenen su politika ve stratejileriyle eşgüdüm içinde sürdürmeye devam ediyor. İklim risklerine uyum, dijital izlenebilirlik ve karar destek sistemleri ile su–işçilik–enerji ekseninde toplam verimlilik artışı yaklaşımlarında bugüne kadar atılan adımların hızlandırılması ve Ulusal Su Planına tam entegrasyon amacıyla bir “çalışma ve izleme grubu” oluşturan NETAFIM Türkiye Genel Müdürü Pınar Parmaksız, şu değerlendirmede bulundu: “NETAFIM olarak uzun yıllara dayanan saha gözlemlerimizi, elde ettiğimiz verileri ve dünyadaki örnek tarımsal su yönetimi ile verim artırıcı uygulamaları; sürdürülebilirlik stratejilerimizin temel girdileri olarak titizlikle değerlendiriyor, üretim, AR-GE ve ticari faaliyetlerimizin merkezine yerleştiriyoruz. Bu çalışmalarımızın güncel sonuçlarını başta kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum örgütleri, çiftçiler ve diğer paydaşlarımızla paylaşıyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından detaylandırılan ve şekillendirilen Ulusal Su Planı’nı son derece önemli buluyoruz.” Tarımda dijitalleşme ve suyun verimli kullanımı kapsamında, Ulusal Su Planı’nda öngörülen hedeflere ulaşılmasında özel sektörün inisiyatif almasının önemine dikkat çeken Parmaksız, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kuraklığın etkilerini her geçen gün daha fazla hissederken, hassas tarım ve sulama yaklaşımına büyük önem veriyoruz. Çeyrek asrı aşan süredir Türkiye pazarında, tarımsal verimlilik artışını su tasarrufuyla özdeşleştirmek amacıyla damla sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması için ekibimizle birlikte önemli adımlar attık. Dijital tarım ve otomasyonun artık kavramsal bir tercih değil, su yönetiminin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini; bu yaklaşımın her geçen yıl daha fazla benimsendiğini görüyoruz. Dijital dönüşümle su kaynaklarının akıllı teknolojilerle yönetilmesini öngören yeni 10 yıllık Ulusal Su Planı’nın da bu vizyonun güçlenmesinde önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz.” Tarım arazilerinin sulanmasına yönelik yapılan yatırımın hem verimli hem de kalıcı olmasının büyük önem taşıdığını belirten Pınar Parmaksız, “Sulama borularını toprak altına indirmek; özellikle buharlaşmaya bağlı su kaybını azaltırken, her sezon tekrar eden serme-toplama işçiliğini de ortadan kaldırıyor. Önümüzdeki dönemde devlet teşviklerinin ve hibelerin, daha kapsamlı bir içerikle toprak altı sulama sistemlerini hem tarlalarda hem de bahçelerde yaygınlaştırmanın önünü açması, hiç şüphesiz 2026–2035 Ulusal Su Planı’nın genel perspektifiyle birebir örtüşecektir.” dedi. Kişi başına günlük su tüketiminin yaklaşık 200 litre seviyelerinden, planın öngördüğü şekilde dört yıl içinde 120 litre düzeylerine indirilmesinin kritik bir hedef olduğuna işaret eden Pınar Parmaksız, şunları söyledi: “Tarımsal faaliyetler, %70 ile hâlihazırda suyu en çok tüketen sektör olma özelliğini koruyor. Bunun temel nedenleri; sulamada doğru bilinen yanlışlar, verimsizlik ve geleneksel uygulamalar. Mevcut kişi başı su tüketimi, Avrupa ülkelerinin ortalamasının yaklaşık %45 üzerinde. NETAFIM’in 110 ülkedeki faaliyetlerinden edindiği deneyimle, suyun daha akılcı kullanılması; gelecek nesillerin iklim riskinin etkilerini daha az hissetmesi ve yönetilebilir bir su kullanımının başta çiftçilerimiz olmak üzere tüm halkımız tarafından içselleştirilmesi doğrultusunda Ulusal Su Planı’nın ortaya koyduğu hedeflere önemli katkı sağlayabileceğimize inanıyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, "Dünya Otizm Farkındalık Günü" Kapsamında Etkinlikler Düzenleyecek Haber

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, "Dünya Otizm Farkındalık Günü" Kapsamında Etkinlikler Düzenleyecek

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 2 Nisan "Dünya Otizm Farkındalık Günü" kapsamında Nisan ayı boyunca Türkiye genelinde çeşitli etkinlikler düzenleyecek. Bakanlık, Otizm Spektrum Bozukluğu olan bireylerin toplumsal hayata katılımına yönelik farkındalık çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Bakanlık, "Dünya Otizm Farkındalık Günü" dolayısıyla bu yıl da Nisan ayı boyunca ülke genelinde çeşitli etkinlikler düzenlemeyi planlıyor. Buna göre, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri hizmet binaları ile bazı tarihi ve simgesel yapılar Otizmi temsilen mavi veya kırmızı ışıkla aydınlatılacak. Seminer, söyleşi, panel, çalıştay ve konferanslar düzenlenip ilgili kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların katılımıyla farkındalık yürüyüşleri gerçekleştirilecek. Etkinlikler kapsamında merkezi noktalarda tanıtım stantları kurulacak ve Bakanlık personeli aracılığıyla bilgilendirme faaliyetleri yürütülecek. Sinema gösterimi, tiyatro, piknik ve otizm şenlikleri gibi sosyal etkinliklerin yanı sıra spor karşılaşmalarında farkındalık pankartları kullanılacak, el baskısı atölyeleri ve bowling gibi etkinliklerle farkındalık artırılacak. Öte yandan Bakanlık ve diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından afiş, broşür, kamu spotu ve kısa film çalışmaları yürütülecek, otizme yönelik bilgi yarışmaları düzenlenecek ve sosyal medya paylaşımları gerçekleştirilecek. Yerel basın ve yayın organlarında söyleşi ve haber çalışmaları yapılacak, farkındalık videoları ile radyo programları hazırlanarak kamuoyuna sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

III. Türkiye Kadın Zirvesi 30 Mart’ta İstanbul’da Düzenlenecek Haber

III. Türkiye Kadın Zirvesi 30 Mart’ta İstanbul’da Düzenlenecek

Kadın liderliği, girişimcilik, kadın istihdamı ve toplumsal cinsiyet eşitliği başlıklarının ele alınacağı zirvede, farklı sektörlerde başarı hikâyeleri paylaşılacak, yeni iş birliklerine zemin hazırlanacak ve Türkiye Kadın Ödülleri sahiplerini bulacak. Türkiye’de kadınların iş dünyası, girişimcilik ve toplumsal yaşam içindeki rolünü güçlendirmeyi hedefleyen III. Türkiye Kadın Zirvesi, 30 Mart 2026’da İstanbul’da gerçekleştirilecek. Türkiye Lider Kadınlar Platformu (LİKAP) ve İstanbul İş İnsanları Derneği (İSTİNDER) iş birliğiyle düzenlenecek zirvede, kadın liderliği, girişimcilik ve toplumsal etki başlıkları ele alınacak, farklı alanlarda başarı gösteren isimlere Türkiye Kadın Ödülleri takdim edilecek. Türkiye Kadın Zirvesi Kurucusu ve İSTİNDER Başkanı Nedim Delibaş, zirvenin yalnızca bir etkinlik değil, kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha güçlü yer almasını destekleyen bir dönüşüm platformu olduğunu belirterek, iş dünyası, kamu, sivil toplum ve medyayı ortak bir amaç etrafında buluşturmayı hedeflediklerini ifade etti. 700 katılımcı Raffles İstanbul’da buluşacak Raffles İstanbul’da gerçekleştirilecek ve yaklaşık 700 katılımcının yer alması beklenen zirve, iş dünyasının önde gelen temsilcileri, kadın girişimciler, kurumsal şirket yöneticileri, kamu kurumları ve yerel yönetim temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve medya profesyonellerini bir araya getirecek. Zirve programı kapsamında saat 17.00’de kokteyl ile başlayacak etkinlikte, 18.00–19.30 saatleri arasında panel oturumları düzenlenecek, ardından 20.00–21.30 saatleri arasında Türkiye Kadın Ödülleri sahiplerini bulacak. Liderlik ve girişimcilik odaklı paneller Zirvede, “Geleceği Şekillendiren Kadın Liderler: İş Dünyasında Yeni Dönem” ve “Kadın Girişimciliği ve Sürdürülebilir Başarı: Ekonomide Güçlü Kadın Etkisi” başlıklı oturumlarda kadın liderliği, ekonomik katılım ve sürdürülebilir başarı konuları ele alınacak. Moderatörlüğünü Alev Gürsoy Cimin ve Mehmet Coşkundeniz’in üstleneceği panellerde iş dünyası, kamu ve spor alanlarından önde gelen isimler konuşmacı olarak yer alacak. Farklı alanlardan güçlü kadın liderler sahnede olacak “Lider Kadınlar, Güçlü Yarınlar” temasıyla düzenlenecek oturumlarda, kamu, iş dünyası ve spor alanlarından öne çıkan isimler deneyimlerini paylaşacak. Panelde Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurten Öztürk, BigChefsKurucusu Gamze Cizreli, milli tenisçi Zeynep Sönmez ve Pegasus CEO’su Güliz Öztürk konuşmacı olarak yer alacak. Farklı sektörlerde elde ettikleri başarılarla öne çıkan panelistler, liderlik yolculuklarını, kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki güçlenme sürecine yönelik deneyimlerini ve geleceğe ilişkin öngörülerini katılımcılarla paylaşacak. Amaç: İstihdamı artırmak, farkındalık oluşturmak İlk kez 2022 yılında düzenlenen Türkiye Kadın Zirvesi, kadın istihdamını artırmak, kız çocuklarının eğitimine katkı sağlamak ve kadına yönelik şiddet konularında toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla hayata geçirildi. Bugüne kadar farklı sektörlerde başarı gösteren 100’den fazla kadın ve kadına destek veren markalar ödüllendirildi. Zirve, iş dünyasının liderleri ile kadın girişimcileri aynı platformda buluşturarak yeni iş birliklerinin geliştirilmesine, ilham veren başarı hikâyelerinin paylaşılmasına ve sürdürülebilir sosyal projelerin yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Geniş kapsamlı ödül kategorileri Türkiye Kadın Ödülleri kapsamında iş dünyası, girişimcilik, medya, sanat, spor ve sosyal sorumluluk alanlarında çok sayıda kategoride ödüller verilecek. Yılın Kadın Girişimcisi, Kadın Dostu Marka, Kadın Gazetecisi, Sosyal Sorumluluk Projesi ve Yaşam Boyu Onur Ödülü gibi başlıkların yanı sıra toplumsal fayda ve sosyal etki yaratan projeler de değerlendirilecek.  Prestijli bir sosyal etki platformu Türkiye Kadın Zirvesi, kadınlara değer katan kurum ve markaların toplumsal dönüşüm sürecinde aktif rol aldığı, kurumsal itibar ve sosyal sorumluluk açısından önemli bir buluşma noktası olarak öne çıkıyor. Zirve, kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha güçlü yer almasına katkı sağlayan projelerin görünürlüğünü artırmayı ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda kalıcı farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. . Etkinlik, medya iş birlikleri ve canlı yayın desteğiyle geniş kitlelere ulaşacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeşilay’dan Çocuk Dostu Dijital Oyunlar İçin Önemli Adım Haber

Yeşilay’dan Çocuk Dostu Dijital Oyunlar İçin Önemli Adım

Yeşilay, alkol, tütün, madde ve kumar bağımlılığıyla mücadelenin yanı sıra dijital bağımlılıklar alanında yürüttüğü farkındalık ve politika geliştirme çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Bu kapsamda ilki 4 Aralık’ta düzenlenen Çocukluk ve Çocuk Dostu Dijital Oyunlar Çalıştayı’nın ikincisi, 17 Şubat 2026 tarihinde Yeşilay Genel Merkezi Sepetçiler Kasrı’nda gerçekleştirildi. Uygulanabilir ve sürdürülebilir bir “çocuk dostu oyun derecelendirme sistemi” geliştirilmesine katkı sunma hedefiyle düzenlenen ilk çalıştayda, farklı disiplinlerden akademisyenlerin katılımı ile ele alınan çocukluk anlayışları ve yaş evreleri tartışmaları, ikinci çalıştayda çocuklara hizmet veren kurumların katılımı ile daha somut bir zemine taşındı. Çocuklara hizmet veren kamu, sivil toplum ve özel sektörden 20’yi aşkın kurumun katılımı ile kurumların ve yayıncıların çocuklara yönelik yürüttüğü hizmetlere esas teşkil eden çocukluk kabulleri ve yaş evreleri ele alındı. Çalıştayda, çocukların dijital iyi olma hâlini esas alan, kültürel ve toplumsal farklılıkları gözeten, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir oyun derecelendirme sisteminin nasıl geliştirilebileceği çok boyutlu olarak müzakere edildi. Mevcut küresel derecelendirme sistemlerinin tek tip çocukluk anlayışına dayandığına dikkat çekilirken, Türkiye’nin kendi değer dünyasını ve çocuk gelişimi yaklaşımlarını merkeze alan bir model geliştirme ihtiyacı vurgulandı. Çalıştay süresince eğitim, televizyon yayıncılığı, sinema, dijital yayıncılık ve dijital oyun alanlarında kullanılan çocukluk yaş evreleri, içerik üretimi ve sınıflandırma kriterleri ile bu alanlarda karşılaşılan zorluklar değerlendirildi. Kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve içerik üreticileri, çocuklara yönelik hizmetlerin dayandığı yaş gruplarını, mevcut sınıflandırmaların sınırlarını ve yeni bir dönemlendirme ihtiyacını tartışmaya açtı. Oturumlarda ayrıca, yapay zekâ destekli içerik üretimiyle birlikte ortaya çıkan yeni risk alanları, algoritmaların çocuk davranışları üzerindeki etkileri, dijital platformlarda çocukların korunmasına yönelik mekanizmalar ve ebeveyn rehberliğinin güçlendirilmesi gibi başlıklar ele alındı. Dijital oyunların yalnızca riskler üzerinden değil, çocukların gelişimine katkı sunabilecek yönleriyle de değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Çalıştay sonunda ortaya konan değerlendirme ve önerilerin, çocukların üstün yararını merkeze alan, önleyici ve koruyucu bir yaklaşımla geliştirilecek Çocuk Dostu Dijital Oyun Derecelendirme Sistemi için önemli bir zemin oluşturması hedefleniyor. Türkiye Yeşilay Cemiyeti’nin ev sahipliğinde, Medya Okuryazarlığı Araştırmaları Dergisi paydaşlığı ve editoryal ekibinin yürütücülüğünde başlatılan Dijital Oyun Araştırmaları Programı, Türkiye’de ve küresel ölçekte dijital oyun ekosistemini; üretim-dağıtım-iş modelleri, kullanıcı davranışları, düzenleyici çerçeve başlıklarıyla bütüncül olarak analiz etmek, elde edilen bulgularla çocukların üstün yararını önceleyen, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir oyun derecelendirme sistemi tasarlamak ve yaygınlaştırmaya yönelik politika mekanizmaları geliştirmeyi amaçlıyor. Yeşilay, bu alandaki çok paydaşlı iş birlikleri ile Türkiye için olduğu kadar bölgesel ve küresel ölçekte de örnek teşkil edebilecek bir model geliştirme çalışmalarına devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.