Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kanada

Kapsül Haber Ajansı - Kanada haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kanada haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Alman ATLAS İş Makinaları’nda Yeniden Yapılandırma Süreci Haber

Alman ATLAS İş Makinaları’nda Yeniden Yapılandırma Süreci

ATLAS İş Makinaları ile Kanada merkezli Buhler Versatile, ATLAS’ın operasyonel faaliyetlerinin devralınmasına yönelik yürüttüğü görüşmelerde temel ticari konularda önemli bir aşamaya ulaştı. Kuzey Amerika’nın önde gelen tarım makinaları üreticilerinden biri /olan Buhler Versatile, Kanada / Manitoba - Winnipeg’de üretim yapmaktadır. Planlanan işlem, ATLAS İş Makinaları’nın operasyonel şirketlerine ait varlıkların ve ilgili faaliyetlerin devralınmasını öngörmektedir. Bu adım, ATLAS’ın yeniden yapılandırma sürecinde önemli bir dönüm noktasını temsil etmekte ve şirketin geleceğine yönelik somut bir perspektif ortaya koymaktadır. Planlanan devralma, işletme faaliyetlerinin yanı sıra ATLAS çalışanlarının bir bölümünü de kapsamaktadır. Buhler Versatile, Türkiye, Kanada ve ABD’de iş ve tarım makinaları alanlarında köklü çalışmaları bulunan, küresel ölçekte faaliyet gösteren ASKO Holding bünyesinde yer almaktadır. İş ve tarım makinaları sektöründe uzmanlaşmış olan ve sektörlerinde stratejik bir yatırımcı olan ASKO Holding açısından planlanan devralma, özellikle ürün portföyü ve pazar erişimi bakımından önemli sinerjiler sunmaktadır. ATLAS; makina üretimindeki köklü uzmanlığı, tarihsel geçmişi, tanınmış markası, geniş bayi ağı ve müşteri yapısıyla ASKO Holding’in mevcut faaliyetlerini tamamlayıcı niteliktedir. Ayrıca planlanan devralma ile Buhler Versatile’ın Avrupa’daki varlığını güçlendirmesi hedeflenmektedir. Buhler Versatile çatısı altındaki geniş sınai platformun bir parçası haline gelecek ATLAS’ın, gelecekteki pazar fırsatlarından yararlanmak için daha güçlü bir zemine kavuşması beklenmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Halı Sektörü Malezya’da Yeni İş Birlikleri İçin Harekete Geçti Haber

Türk Halı Sektörü Malezya’da Yeni İş Birlikleri İçin Harekete Geçti

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği tarafından halı ihracatını geliştirmeye yönelik yürütülen ve Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenen “Halı UR-GE Projesi” kapsamında düzenlenen heyete 9 firma katıldı. Halı ihracatında dünya ikincisiyiz Demirci’de kümelenen halı üreticilerinin ihracat kaslarının güçlenmesi için “Halı UR-GE Projesi”ni hayata geçirdiklerini dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan, yıllık 110 milyon dolar halı ithal eden Malezya’yı Türk halı sektörünün ihracatının gelişebileceği pazarlardan biri olarak gördüklerini o nedenle URGE Projesi’nin üçüncü organizasyonunu Malezya’ya yaptıklarını vurguladı. Malezya’ya halı ihracatımızı en az iki katına çıkarmayı hedefliyoruz Türkiye’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 2,8 milyar dolarlık halı ihracatıyla dünya ikincisi olduğu bilgisini veren Göksan, “Halı sektörümüz için hedef pazar konumunda olan Malezya’da ihracat hacmimizi en az iki katına çıkarmayı hedefliyoruz. Malezyalı 25 ithalatçı firmayla yeni iş birlikleri kurulması adına 100’ün üzerinde ikili iş görüşmeleri yapıldı ve firma ziyaretleri gerçekleştirildi” şeklinde konuştu. Malezya halı pazarına ilişkin fiyat araştırmaları yapılması, kalite standartları ile lojistik süreçler hakkında bilgi edinmenin hedeflendiği “Malezya Halı URGE Heyeti”ni başarıyla tamamladıklarını paylaşan Göksan, UR-GE Projesi kapsamında diğer hedef pazarların; “ABD, Kanada, Almanya, Avustralya, Suudi Arabistan, Katar” olarak belirlendiğini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğum İzinleri Arttı, Şirketler Bu Değişime Ne Kadar Hazır? Haber

Doğum İzinleri Arttı, Şirketler Bu Değişime Ne Kadar Hazır?

Yeni düzenleme, çalışanlar açısından önemli bir kazanım yaratırken, şirketler için de izin politikalarını, iç iletişim süreçlerini ve işe dönüş uygulamalarını yeniden değerlendirme ihtiyacını beraberinde getiriyor. Çünkü ebeveynlik izinleri artık yalnızca yasal uyum başlığı olarak görülmüyor. Çalışan bağlılığı, işveren markası, kadınların iş gücüne katılımı ve uzun vadeli verimlilik açısından da kurumların yaklaşımını gösteren önemli bir gösterge haline geliyor. Bu hak, pratikte nasıl kullanılacak? Sahadaki ilk uygulamalar, düzenlemenin yasal çerçevesinin net olmasına rağmen operasyonel süreçlerin henüz tam oturmadığını gösteriyor. İzinlerin otomatik olarak tanımlanmaması, başvuru gerekliliği ve SGK ile rapor süreçlerindeki belirsizlikler, şirketlerin ve çalışanların uygulamada farklı yorumlara gitmesine neden oluyor. Türkiye’deki yeni düzenleme önemli bir ilerleme olsa da, globale bakıldığında ebeveynlik izinlerinin yalnızca doğum izni süresiyle sınırlı değerlendirilmediği görülüyor. Birçok ülkede doğum iznine ek olarak ebeveyn izni, babaya özel izinler, evde bakım izinleri ve işe dönüş güvenceleri gibi fırsatlar sunuluyor. OECD verilerine göre göre Avrupa’da ebeveynlik ve evde bakım izninin en uzun olduğu ülkeler arasında Slovakya, Finlandiya, Macaristan ve Çekya öne çıkıyor. Slovakya’da ebeveyn izni çocuk 3 yaşına gelene kadar devam edebilirken, Macaristan’da destek mekanizması yaklaşık 36 aya kadar uzanıyor. Finlandiya da OECD tarafından iki buçuk yıl ve üzeri ücretli ebeveynlik ve evde bakım izni sunan ülkeler arasında gösteriliyor. İsveç’te ise ebeveynlere toplam 480 gün, yani yaklaşık 16 ay ücretli ebeveyn izni tanınıyor. ABD ise ulusal düzeyde ücretli doğum izni hakkı sunmayan tek OECD ülkesi olarak ayrışıyor. Kuzey Amerika’da Kanada, ebeveynlik izninde esnek modeliyle öne çıkıyor. Ülkede ebeveynler 40 haftaya kadar standart veya 69 haftaya kadar uzatılmış ebeveyn izni seçeneğinden yararlanabiliyor. Asya’da ise Güney Kore, 90 günlük ücretli doğum iznine ek olarak her bir ebeveyn için 1 yıla kadar ebeveyn izni sunan modeliyle dikkat çekiyor. 2025 düzenlemeleriyle bu süre belirli koşullarda 18 aya kadar çıkabiliyor. Bu karşılaştırma, Türkiye’de 24 haftaya çıkan doğum izninin önemli bir adım olduğunu ancak ebeveyn izni, babaların katılımı ve işe dönüş desteği tarafında gelişim alanının sürdüğünü gösteriyor. İzin Süresi Kadar Dönüş Süreci de Önemli İnsan kaynakları firması Gilda&Partners Kurucu Ortağı Jilda Bal, yeni düzenlemenin yalnızca izin sürelerinin artması olarak okunmaması gerektiğini belirtiyor. Bal’a göre bu değişim, şirketlerin çalışan deneyimini, bağlılığı ve işe dönüş süreçlerini nasıl yönettiğini de test ediyor. “Doğum izninin uzaması, çalışan açısından yalnızca daha uzun bir ara anlamına gelmiyor. Bu süre, annenin fiziksel ve zihinsel olarak toparlanması, bebeğiyle güvenli bir bağ kurması ve işe daha hazır şekilde dönebilmesi açısından büyük öneme sahip. Çalışanın sürece dair belirsizlik yaşamaması, kurum tarafından doğru yönlendirilmesi ve dönüşünün planlı şekilde yönetilmesi, işe dönüşte bağlılığı ve verimliliği doğrudan etkiliyor” diyor. Bal, performans ve prim süreçlerinde de doğum izninin çalışan aleyhine yorumlanmaması gerektiğini vurguluyor. “Doğum iznindeki bir çalışanı, o dönemde aktif performans göstermediği varsayımıyla değerlendirmek doğru bir yaklaşım değil. Kadının izne ayrıldığı güne kadar ortaya koyduğu performans esas alınmalı. Performans primi, terfi değerlendirmesi veya yıl sonu görüşmeleri yapılırken doğum izni bir eksiklik gibi görülmemeli. Aksi halde yasal olarak tanınan bir hak, kariyer açısından görünmeyen bir cezaya dönüşebilir.” değerlendirmesinde bulunuyor. Bal’a göre şirketlerin bu dönemde çalışanı açık şekilde bilgilendirmesi, başvuru süreçlerini sadeleştirmesi ve işe dönüş planını önceden oluşturması gerekiyor. “İyi yönetilen ebeveynlik izinleri, şirketler için bağlılık ve sürdürülebilir verimlilik alanıdır” diyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Halı Sektörü Malezya Pazarında Gücünü Artırmaya Gidiyor  Haber

Türk Halı Sektörü Malezya Pazarında Gücünü Artırmaya Gidiyor 

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği tarafından halı ihracatını geliştirmeye yönelik yürütülen ve Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenen “Halı UR-GE Projesi” kapsamında düzenlenecek olan heyete 9 firma katılacak. Halı ihracatında dünya ikincisiyiz Türkiye’nin 2025 yılında 2,8 milyar dolarlık halı ihracatıyla dünya ikincisi olduğunu vurgulayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan, Malezya’nın yıllık 110 milyon dolarlık halı ithalatıyla halı sektörü için hedef pazar konumunda olduğunu, Türkiye’nin Malezya’ya 2025 yılında 18 milyon dolar olan halı ihracatının 40 milyon dolara çıkması için Malezyalı ithalatçılarla ikili iş görüşmeleri yapacaklarını dile getirdi. “Halı UR-GE Projesi” kapsamında önceki süreçte Birleşik Arap Emirlikleri ve İngiltere’ye ticaret heyetleri yaptıkları bilgisini veren Göksan; “Malezya’da ilk olarak 12 Mayıs tarihinde ikili iş görüşmeleri düzenleyeceğiz. Görüşmeler süresince Malezya halı pazarına ilişkin fiyat araştırmaları yapılması, kalite standartları ile lojistik süreçler hakkında bilgi edinilmesi ve katılımcı firmaların ihracatlarını artırmaya yönelik somut iş bağlantıları kurulması hedefliyoruz. Heyetin ikinci gününde ise pazar araştırması kapsamında sektörde faaliyet gösteren potansiyel alıcı firmalar ve halı firmaları ziyaret edilecek” diye konuştu. Halı İhracatını Geliştirme UR-GE Projesi’nde yer alan firmaların ağırlıklı olarak cami, otel ve dekoratif halılar ürettiği bilgisini veren Başkan Göksan sözlerini şöyle sürdürdü; “Malezya Ticaret Bakanlığı’nın Uzak Ülkeler Stratejisi kapsamında yer alıyor. Malezya, yeni pazarlara açılım sağlanması açısından da isabetli bir seçim olduğunu değerlendiriyoruz.” Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği, “Halı UR-GE Projesi” kapsamında ilk aşamada firmalara yönelik “İhracata Yönelik Satış Becerilerinin Geliştirilmesi” ve “Pazar Araştırma Yöntemleri” konularında eğitimler gerçekleştirdi. İkinci aşamada ise firmaların uluslararası pazarlarda tanıtımına katkı sağlamak amacıyla proje tanıtım filmi hazırladı. Sonraki süreçte Birleşik Arap Emirlikleri ve Birleşik Krallık’a yönelik heyetler düzenlenirken, Malezya heyet organizasyonu projenin üçüncü yurtdışı pazarlama faaliyeti olacak. UR-GE Projesi kapsamında hedef pazarlar; “ABD, İngiltere, Kanada, Birleşik Arap Emirlikleri, Almanya, Avustralya, Suudi Arabistan, Katar, Malezya ve Endonezya” olarak belirlendi. Malezya heyetine katılan firmalar şunlar olacak; “Akarsu Halı San. ve Tic. Ltd. Şti, Gayret Yün İplik ve Halı San. ve Tic. Ltd. Şti., Halsan Halı, Hendesi Yapı Ltd. Şti., HSR Tekstil Dış Tic. Ltd. Şti., Meta Halı A.Ş., Nur Mensucat Ltd. Şti., Serko Halı ve İplik San. Ltd. Şti. ve Tavus Yün Halı İplik San. ve Tic. Ltd. Şti.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dardanel’den Seafood Expo Global’de   İhracat Odaklı Stratejik Görüşmeler Haber

Dardanel’den Seafood Expo Global’de İhracat Odaklı Stratejik Görüşmeler

Türkiye’nin balık ve deniz ürünleri uzmanı Dardanel, Barcelona’da düzenlenen Seafood Expo Global Fuarı’na katılarak deniz ürünleri sektörünün en önemli uluslararası buluşmalarından birinde yer aldı. Her yıl dünyanın farklı ülkelerinden tedarikçileri, alıcıları ve karar vericileri bir araya getiren fuar, Dardanel’in uluslararası pazarlardaki iş bağlantılarını geliştirmesi ve yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirmesi açısından önemli bir buluşma noktası oldu. Uluslararası temaslar ihracat büyümesini destekliyor Dardanel’in her yıl katıldığı Seafood Expo Global farklı coğrafyalardan sektör temsilcileriyle doğrudan temas kurma ve yeni iş alanları oluşturma açısından önem taşıyor. Son yıllarda geliştirdiği iş birlikleriyle uluslararası varlığını güçlendiren Dardanel, yurt dışı yatırımı Kallimanis'te gerçekleştirdiği yatırımlarla ihracatın toplam ciro içindeki payını yüzde 15 seviyesine çıkardı. Güçlü üretim altyapısı, katma değerli ürün çeşitliliği ve farklı pazarlarda kurduğu iş birlikleriyle Dardanel, ihracat coğrafyasını genişletmeyi sürdürdü. Yenilikçi ürünleriyle öne çıktı Dardanel standında premium segmentte yer alan Füme Ton Balığı Steak, Cook In The Bag serisi, Basmati Pilavlı Ton, Jalapeno Acı Biberli Ton Poşet ve donuk sushi ürünleri öne çıktı. Farklı tüketim alışkanlıklarına yanıt veren inovatif ürün çeşitleri, pratik kullanım avantajı ve geliştirilmiş ürün yapısıyla fuar ziyaretçilerinin ilgisini çekti. Hazır tüketime uygun, kullanım kolaylığı sağlayan ve farklı damak tatlarına hitap eden ürünler, Dardanel’in deniz ürünleri alanındaki uzmanlığını uluslararası platformda güçlü biçimde yansıttı. Fuarda gerçekleştirilen görüşmeler de bu ürün grubunun farklı pazarlarda değerlendirilmesine yönelik yeni fırsatların önünü açtı. Yeni pazarlarda somut adımlar atılıyor Dardanel, 41 ülkeye ulaşan geniş ihracat coğrafyasını artırmaya devam ederken, ihracat gerçekleştirdiği ülkelerde kurduğu iş birlikleri ve geliştirdiği yeni kanallarla yurt dışı büyümesini sürdürüyor. Son dönemde Rusya’da online kanallar üzerinden ürün satış operasyonunu kuran Dardanel’in, İtalya, Amerika ve Kanada’da geliştirdiği yeni iş birlikleri ise önümüzdeki dönemde dış pazarlardaki kapsama alanını genişletecek gelişmeler arasında bulunuyor. Dardanel deniz ürünleri alanındaki birikimini daha geniş coğrafyalara taşıyor Yarım asra yaklaşan tecrübesiyle deniz ürünleri sektöründe öncü konumunu sürdüren Dardanel, kalite, güven ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla geliştirdiği ürünleri yurt dışı pazarlara taşımaya devam ediyor. Barcelona’da gerçekleştirilen Seafood Expo Global Fuarı, Dardanel’in uluslararası pazarlardaki büyüme yaklaşımını destekleyen önemli bir buluşma noktası oldu. Kurulan yeni temaslar, geliştirilen iş bağlantıları ve fuarda ilgi gören yenilikçi ürün portföyü, Dardanel’in ihracat odaklı büyümesini destekleyen başlıklar arasında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâyla Büyüyen  Girişimci Kadınlar Siparişlerini %70 Artırdı Haber

Yapay Zekâyla Büyüyen Girişimci Kadınlar Siparişlerini %70 Artırdı

Eğitimlere katılan her üç kadından ikisi yapay zekayı iş süreçlerine dahil etmeye başladı. Programın yeni döneminde, seçilen 25 girişimci KAGİDER ile 6 aylık bir mentörlük yolculuğuna başlıyor. Türkiye'nin öncü e-ticaret platformu Hepsiburada ile Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) iş birliğiyle hayata geçirilen "Yol Arkadaşın Burada" programı, kısa sürede gösterdiği başarıyla özel sektör-sivil toplum dayanışmasının önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Girişimci kadınları, e-ticarette başarılı olmak için gerekli olan yetkinliklerle donatmayı amaçlayan “Yol Arkadaşın Burada” programı kapsamında eğitim oturumları tamamlanırken, programın ara dönem sonuçları da kamuoyuyla paylaşıldı. TÜRKİYE DAHİL 5 ÜLKEDEN GİRİŞİMCİLER KATILDI 23 farklı alanda gerçekleştirilen ve toplam süresi 52 saati bulan eğitimlere 1.000’in üzerinde kişi katıldı. İstanbul’dan Ordu’ya, İzmir’den Şanlıurfa’ya, Kırşehir’den Diyarbakır’a toplam 30 şehirden girişimci kadın programa dahil olurken, eğitimlere ilgi Türkiye sınırlarını da aştı. Hollanda, ABD, Kanada ve İspanya'dan da girişimci kadınların dahil olduğu programda, 25-45 yaş arasında olanların payı yüzde 70’i buldu. Program, katılımcılarda yalnızca teknik beceri değil, iş yapma biçiminde de köklü bir değişim yarattı. Eğitimlerin ardından katılımcıların üçte ikisi yapay zekâ araçlarını iş süreçlerine entegre etmeye başlarken, yüzde 50’sinden fazlası da ürün görsellerini profesyonel çekim teknikleriyle yeniledi. Müşterileriyle daha güçlü bir bağ kurmak için video içeriği üretmeye başlayanların oranı ise yüzde 46’ya ulaştı. Bu değişimin kısa sürede iş sonuçlarına yansıdığı da görüldü. Katılımcıların eğitimlere başladıkları döneme kıyasla sipariş sayılarında yüzde 70’e yakın artış gerçekleşti. Katılımcıların yüzde 83’ü işlerini büyütme konusundaki özgüvenlerinin arttığını ifade ederken, programın genel memnuniyet oranı yüzde 90’nın üzerinde gerçekleşti. 25 BAŞARILI GİRİŞİMCİ, MENTÖRLERİYLE BİR ARAYA GELDİ Eğitim döneminin sonuçlanmasıyla birlikte programın yeni fazı da hayata geçirildi. Programa katılan girişimci kadınlar arasından seçilen 25 başarılı isim, KAGİDER’in mentör ağında yer alan deneyimli ve başarılı girişimci kadınlardan 6 ay süreyle mentörlük alacak. Programın yeni dönemi, Hepsiburada ve KAGİDER yönetiminin de katılımıyla düzenlenen özel bir etkinlikle başlatılırken, 25 girişimci kadın mentörleriyle ilk kez söz konusu etkinlikte bir araya geldi. Mentörlük sürecinin tamamlanmasının ardından, programın yeni fazı devreye alınacak. Bu kapsamda girişimciler, yatırımcı önüne çıkmaya yönelik özel bir eğitim programına dahil olacak. ÖZEL SEKTÖR-SİVİL TOPLUM DAYANIŞMASI PERSPEKTİFİNDE ÖRNEK İŞ BİRLİĞİ Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Hepsiburada Kurumsal İletişim, Sosyal Etki ve Sürdürülebilirlik Direktörü Canan Binal Yılmaz, "Bu programın asıl amacı girişimci kadınlara gerçek anlamda bir rekabet avantajı sağlayabilmek. Girişimcilerin ihtiyaçlarına, günümüz gerçeklerine uygun, gerçekçi, etkili destek mekanizmalarıyla yanıt vermek. Bugün bizi en çok mutlu eden, ortaya çıkan bu sonuçların ‘Yol Arkadaşın Burada’ programımızın var oluş amacıyla da son derece uyumlu olması. Yeni dönem modülümüz kapsamında, mentörleriyle ilk kez bir araya gelen 25 kadın girişimcimize başarılar diliyoruz. Hepsiburada-KAGİDER birlikteliği sadece bu iş birliği özelinde ortaya koyduğu çıktıların çok ötesinde bir etki gücüne sahip. Bu iş birliği Türkiye’de özel sektör-sivil toplum dayanışması perspektifinde de örnek bir ortaklık. Bu programın hayata geçmesinde emeği olan tüm KAGİDER ekiplerine çok teşekkür ediyoruz. Bu gibi örneklerin artması, Türkiye’de kadınların ekonomik hayata katılımına da çok büyük destek sunacaktır.” ifadelerini kullandı. Neşecan Çekici: “Kadın girişimcilerin sürdürülebilir büyümesini destekliyoruz” KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi ve proje lideri Neşecan Çekici, programa ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Kadın girişimciliğini güçlendirmek yalnızca bireysel başarı hikâyelerini artırmak değil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir ekonomik dönüşümün de kapısını aralamaktır. ‘Yol Arkadaşın Burada’ programı bu anlamda çok kıymetli bir model sunuyor. Eğitim sürecinde edinilen bilgi ve yetkinliklerin mentörlükle desteklenmesi, girişimcilerin işlerini büyütme yolculuğunda somut ve kalıcı bir etki yaratıyor. KAGİDER olarak güçlü mentör ağımızla girişimci kadınların yanında olmaya devam ediyoruz. Bu program sayesinde kadınların dijitalleşme, pazarlama ve iş geliştirme alanlarında hızla ilerlediğini görmek bizler için son derece umut verici. Amacımız, daha fazla kadının kendi markasını büyüten, istihdam yaratan ve uluslararası pazarlarda söz sahibi olan güçlü girişimcilere dönüşmesini sağlamak.” Zeynephan Gemicioğlu: “Doğru rehberlik, kadın girişimciliğinde sürdürülebilir büyümenin anahtarı” KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi ve proje lideri Av. Zeynephan Gemicioğlu ise mentorluk mekanizmasının girişimcilik ekosistemindeki kritik rolüne dikkat çekerek şunları ifade etti: “Kadın girişimciliğinin sürdürülebilir şekilde güçlenmesinde en belirleyici unsurlardan biri, doğru zamanda doğru rehberliğe erişimdir. Bu ihtiyaç doğrultusunda KAGİDER olarak üyelerimizden oluşan Mentor Hub yapımızla mentorluk süreçlerini daha sistematik, erişilebilir ve etkili bir yapıya kavuşturuyoruz. Hepsiburada iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Yol Arkadaşın Burada’ programı, girişimci kadınların yalnızca bilgiye değil; aynı zamanda deneyime, stratejik bakış açısına ve güçlü bir destek ağına erişmesini sağlıyor. Bu kapsamda mentorluk desteği alacak girişimcilerin, işlerini büyütme, markalaşma ve yatırım süreçlerine hazırlanma yolculuklarında önemli bir ivme kazanacaklarına inanıyoruz.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Frankofon Film Festivali Başladı Haber

Frankofon Film Festivali Başladı

Nilüfer Belediyesi ev sahipliğinde, Institut Français, Fransa, Belçika, Kanada, Lüksemburg ve İsviçre büyükelçilikleri ile Alliance Française Bursa ve Türk-Fransız Kültür Derneği iş birliğiyle düzenlenen Frankofon Film Festivali’nin açılışı Konak Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Açılışa, Nilüfer Belediye Başkan Vekili Akın Uludağ, Kültür Etkinlikleri ve İşbirliği Müsteşarı ve Türkiye Fransız Kültür Merkezi Genel Müdürü Gilles Roulland, Fransız Kültür Ataşesi Valentin Rodriguez, Bursa Türk-Fransız Alliance Française Kültür Derneği Başkanı Halil Akgül, Fransa Fahri Konsolosu Nuri Cem Erbak ve çok sayıda sinemasever katıldı. KADIN HİKAYELERİ Nilüfer Belediye Başkanı Akın Uludağ yaptığı konuşmada, festivalin kentin kültür sanat hayatında çok önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. 2 Nisan’a kadar Konak Kültürevi’nde devam edecek festivalin ana temasının kadın hikayeleri olduğunu dile getiren Uludağ, “Fransızca konuşulan ülkelerden seçilmiş filmlerde güçlü kadın karakterleri izleyeceğiz. Onların dünyasına, farklı bakış açılarına şahit olacağız. Toplam 19 gösterimle sizlerle buluşacağız” diye konuştu. 9 UZUN 4 KISA METRAJ Türkiye Fransız Kültür Merkezi Genel Müdürü Gilles Roulland ise, festival kapsamında 9 uzun, 4 kısa metraj filmin gösterileceğini belirterek, birçoğunun Türkiye’de ilk kez izleyici ile buluşacak ödüllü filmler olduğunu söyledi. Filmlerin neredeyse yarısının kadın yönetmenler tarafından çekildiğini anlatan Roulland, “Hikayelerin büyük kısmı da kadın karakter etrafında şekilleniyor. Bu, Frankofoni’nin savunduğu diyalog, eşitlik ve açıklık değerlerine sadık kalınarak yapılmış bilinçli bir tercihtir” dedi. Bursa Türk-Fransız Alliance Française Kültür Derneği Başkanı Halil Akgül de, iki ülke arasındaki ortak değerlere dikkat çekti. Açılış töreninin ardından geçen yıl Cannes Film Festivali’nin açılışında gösterilen “Bir Gün Bırakıp Gitmek” filmi izleyici ile buluştu. 2 Nisan’a kadar Konak Kültürevi’nde devam edecek festivalin biletleri https://bilet.nilufer.bel.tr adresinden alınabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Fırsatlara Erişimin Anahtarı Oturum ve Vatandaşlık Hakları Haber

Küresel Fırsatlara Erişimin Anahtarı Oturum ve Vatandaşlık Hakları

Endeks, önde gelen küresel ekonomilere erişim sağlayan oturum ve vatandaşlık haklarının, üst düzey eğitimin uzun vadeli değerini nasıl katladığını ortaya koyuyor. Henley Education Report 2026 kapsamında yayımlanan ve her yıl güncellenen endeks; kazanç potansiyeli, kariyer gelişimi, üst düzey istihdam olanakları, kaliteli eğitim, ekonomik hareketlilik ve yaşam kalitesi olmak üzere altı temel kriter üzerinden ülkeleri analiz ediyor. Bu kapsamlı yaklaşım, akademik başarının sürdürülebilir kariyer ve ekonomik avantajlara dönüştüğü en güçlü ekosistemleri ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, dünya standartlarında bir diploma tek başına güçlü bir avantaj sunarken, bu diplomanın gerçek getirisi büyük ölçüde mezunların hangi ülkelerde yaşama ve çalışma hakkına sahip olduğuna bağlı olarak şekilleniyor. Henley Opportunity Index, yatırım ve liyakat temelli en etkili oturum ve vatandaşlık yollarını değerlendirerek, bireylere sadece kaliteli eğitim değil; aynı zamanda güçlü ekonomi, kariyer fırsatları ve küresel mobilite sunan ülkeleri sıralıyor. 2026’nın En Güçlü Fırsat Ekosistemleri 2026 sıralamasına göre, yatırım veya liyakat yoluyla oturum ya da vatandaşlık hakkının en verimli şekilde elde edilebildiği ve bu hakların yaşam fırsatlarını en güçlü biçimde artırdığı ilk 15 ülke açıklandı. İsviçre, 86 puanla listenin zirvesinde yer alırken; 81 puanla Singapur ikinci, 80 puanla Avustralya ise üçüncü sırada yer alıyor. Birleşik Krallık ve ABD 79 puanla dördüncü sırayı paylaşırken, Kanada ise beşinci sırada yer alıyor. Avusturya, Birleşik Arap Emirlikleri, Yeni Zelanda, Hong Kong, İtalya, Letonya, Malta, Portekiz ve Yunanistan ise listede yer alan diğer ülkeler arasında bulunuyor. Henley & Partners Özel Müşteriler Grup Başkanı Dominic Volek, endeksin küresel ölçekte hareketli aileler için kritik bir gerçeğe işaret ettiğini belirtiyor: “Eğitim ve vatandaşlık artık birbirinden bağımsız değil; birlikte değer üreten, nesiller boyunca büyüyen stratejik varlıklar haline geldi. Aynı diploma, bulunduğu ekosisteme bağlı olarak tamamen farklı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle önemli olan yalnızca eğitim değil, o eğitimin hangi fırsat ortamında değerlendirileceğidir.” Eğitimde Getiri, Ekosistemle Belirleniyor Endekste ilk sırada yer alan İsviçre; güçlü ekonomik yapısı, dünya çapındaki eğitim kurumları ve Zürih ile Cenevre gibi finans ve araştırma merkezleri sayesinde öne çıkıyor. Singapur, Asya ile küresel ekonomi arasında köprü görevi gören stratejik konumuyla yüksek kazanç potansiyeli sunarken; Avustralya ise güçlü üniversiteleri ve yaşam kalitesi ile dikkat çekiyor. Birleşik Krallık ve ABD, dünyanın en prestijli üniversiteleri ve inovasyon merkezleri ile öne çıkarken, Kanada ise uluslararası iş gücü piyasası ve eğitim sistemiyle güçlü bir alternatif oluşturuyor. Çoklu Ülke Erişimi: Yeni Nesil Stratejik Avantaj Henley & Partners Türkiye Yönetici Ortağı Burak Demirel’e göre, günümüzde vatandaşlık yalnızca hukuki bir statü değil, aynı zamanda stratejik bir ekonomik araç niteliği taşıyor: “Birden fazla ülkeye erişim sağlayabilen bireyler, eğitim, kariyer ve yatırım fırsatlarını farklı coğrafyalarda değerlendirme esnekliğine sahip oluyor. Bu da uzun vadeli başarı ihtimalini önemli ölçüde artırıyor.” Ailelerin genellikle çocuklarını en iyi üniversitelere yerleştirmeye odaklandığını paylaşan Burak Demirel “Oysa asıl fark yaratan, mezuniyet sonrası o ülkede kalıp kariyer inşa edebilme imkânıdır. Eğitim, doğru vatandaşlık veya oturum stratejisiyle birleştiğinde gerçek değerini ortaya koyar.” diyerek konunun stratejik boyutuna da dikkat çekti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.