Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kanada

Kapsül Haber Ajansı - Kanada haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kanada haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uzakdoğu Ülkeleri Kuru İncirimizi Çok Sevdi Haber

Uzakdoğu Ülkeleri Kuru İncirimizi Çok Sevdi

Cennet meyvesi kuru incirin 2026 ürünü yeni mahsul ihracat yolculuğu için ilk yükleme/ihraç tarihi 28 Eylül 2026 Pazartesi olarak belirlendi. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, yeni sezon öncesinde kuru incirde kalite ve gıda güvenliği arttırmak amacıyla yoğun bir mesai verdiklerini dile getirdi. Üreticilere örnek olması ve sergi yerlerinden aflatoksinli kuru incirlerin seçilerek ayıklanabilmesi amaçlı üretim bölgelerindeki muhtarlar aracılığıyla taşınabilir UV el lambaları Aydın ve İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlükleri koordinasyonunda dağıttıklarını aktaran Gabay, “Sağlıklı hasat ve kurutma sağlanabilmesi için yine Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonun kurutma kerevetleri ve üretici bilgilendirme broşürleri dağıttık. Türkiye’nin en prestijli ürünlerinden kuru incirde güzel bir sezon geçirmek adına yoğun mesai veriyoruz” dedi. Türkiye’nin 2025/26 sezonununda 15 Ekim 2025-08 Eylül 2026 tarihleri arasında 2025 ürünü 55 bin ton kuru incir ihraç ederek 343 milyon dolar döviz geliri elde ettiği bilgisini veren Gabay şöyle devam etti; “Sezon sonunda 350 milyon doları aşacağımıza inanıyoruz. 2026-27 sezonunda kuru incir ihracatında 60 bin tonun üzerine çıkmayı hedefliyoruz.” Uzakdoğu’nun payı yüzde 16’ya yükseldi Türkiye’nin kuru incir ihraç ettiği pazarlarla ilgili bilgi veren Başkan Gabay, Avrupa Birliği’nin 17 bin 775 ton kuru incir talebiyle yüzde 32 pay aldığını ve liderliğini sürdürdüğüne işaret etti. Gabay; “Amerika kıtasına yaklaşık 16 bin ton kuru incir ihraç ettik. Uzakdoğu ülkelerine ihracatımız yüzde 29’luk artışla 7 bin tondan 8 bin 795 tona yükseldi. Uzakdoğu ülkelerinin ihracatımızdaki payı yüzde 13’ten yüzde 16’ya çıktı. Hindistan, Çin, Japonya gibi ülkelerde yaptığımız tanıtım çalışmalarının meyvelerini aldığımızı görüyoruz. Uzakdoğu pazarında hedefimiz ihracatımızın yüzde 25’ini bu ülkelere yapabilir konuma gelmek” ifadelerini kullandı. Kuru incir ihracatında Amerika Birleşik Devletleri 58 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korurken, ikinci sırada 44,5 milyon dolarla Almanya ve üçüncü sırada 44 milyon dolarla Fransa yer aldı. Türkiye’den kuru incir talebini yüzde 249’luk artışla 5 milyon dolardan 17,7 milyon dolara çıkaran Çin, Türkiye’nin en çok kuru incir ihraç ettiği ülkeler sıralamasında dördüncü sıraya tırmandı. Kanada 13,5 milyon dolarlık kuru incir ihracatıyla beşinci oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

197 Ülkede Gıdanın Geleceği Mercek Altına Alındı Haber

197 Ülkede Gıdanın Geleceği Mercek Altına Alındı

Araştırmaya göre pestisit kullanımından sera gazı emisyonlarına kadar pek çok alanda kapsamlı adımlar atılması gerekiyor. TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, ilerlemenin hızlanması halinde 2050’ye kadar hedeflere ulaşılabileceğini belirtti. Küresel hedeflere en çok yaklaşan ülkeler arasında ise Japonya ve Kanada yer aldı. İklim krizi, artan maliyetler ve doğal kaynakların tahribi; güvenilir, besleyici ve erişilebilir gıdaya ulaşmayı dünyanın en kritik sorunlarından biri haline getiriyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Johns Hopkins Üniversitesi, Cornell Üniversitesi ve Küresel Beslenmeyi İyileştirme İttifakı (GAIN) tarafından ortaklaşa yürütülen Gıda Sistemleri Geri Sayım Girişimi (FSCI) araştırması, dünya genelinde gıdanın üretimden tüketime uzanan yapısının 2030 hedeflerinin önemli ölçüde gerisinde kaldığını gösterdi. Gıda kaynaklı emisyonlar “sıfır” hedefine çok uzak Nature Food dergisinde yayınlanan araştırmada 197 ülke, beslenme ve sağlık, çevre ve doğal kaynaklar, geçim kaynakları, yoksulluk ve eşitlik, yönetim ve dayanıklılık olmak üzere beş ana alanda ve 44 gösterge üzerinden değerlendirildi. Bu kapsamda 22 göstergede küresel ortalama bakımından ilerleme kaydedildiği, 15 göstergede belirgin bir değişiklik yaşanmadığı, 7 göstergede ise tablonun kötüleştiği tespit edildi. Suya güvenli erişim, bilgiye erişim, kamu yönetiminin etkinliği ve tarımsal verimlilik olumlu gelişme kaydedilen alanlar arasında yer aldı. Sivil toplumun karar süreçlerine katılımı, kamu yönetiminde hesap verebilirlik, sağlıklı beslenmenin maliyeti, gıda güvencesizliği, pestisit kullanımı, ultra işlenmiş gıda satışları ve sera gazı emisyonları ise olumsuz yönde ilerledi. Araştırmada özellikle gıda kaynaklı sera gazı emisyonlarında bugünkü eğilimlerin devam etmesi durumunda hiçbir ülkenin ‘sıfır emisyon’ hedefine ulaşamayacağına dikkat çekildi. Japonya, İzlanda ve Kanada küresel gıda hedeflerinde öne çıktı Ülkelerin küresel hedeflere ne ölçüde yaklaştığı dünyanın farklı coğrafyaları açısından da değerlendirildi. Yeni Zelanda 14 göstergede Okyanusya’da, Tunus 16 göstergede Afrika’da, İzlanda 21 göstergede Avrupa’da, Kanada 17 göstergede Kuzey ve Güney Amerika’da, Japonya ise 16 kriterde Asya kıtasında hedeflenene en yakın sonuçları kaydetti. Hedeflere ulaşmak için gereken ilerleme hızı da coğrafyalara göre belirgin biçimde değişiyor. Afrika’nın gıda güvencesizliği, tarımsal su kullanımı, kamu idaresi ve çocuk işçiliğinin de aralarında bulunduğu 16 kriterde küresel ölçütleri yakalayabilmesi için her yıl yüzde 20’nin üzerinde iyileşme sağlaması gerekiyor. Avrupa’da ihtiyaç duyulan iyileşme oranları ise diğer bölgelere kıyasla daha düşük seviyede. “Hedeflere 2050’ye kadar ulaşmak mümkün” Araştırmayı değerlendiren TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, artan nüfusun, iklim değişikliğinin ve doğal kaynaklardaki tahribatın gıda ekosistemi üzerindeki yükü her geçen gün artırdığını belirterek şunları söyledi: “Gıda alanındaki başarıyı üretim miktarı tek başına belirlemiyor. Üretilen gıdanın güvenilir ve besleyici olması, tüketicinin bu gıdaya erişebilmesi, üretimde kullanılan suyun, enerjinin ve hammaddenin verimli yönetilmesi de büyük önem taşıyor. Araştırma, bütün bu konuların bir arada ele alınması gerektiğini ve bugüne kadar kaydedilen ilerlemenin 2030 hedefleri için yeterli olmadığını gösteriyor. Bugünden itibaren daha hızlı hareket edilirse hedeflerin büyük bölümüne 2050’ye kadar ulaşmak mümkün. Bunun için üretim ve tüketimi geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda vakit kaybetmeden yeniden şekillendirmeliyiz.” Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi ve gıda sanayisindeki uzmanlığının önemli bir avantaj sağladığını belirten Sidar, “Güçlü bir üretim altyapısına ve uzun yıllara dayanan sektör deneyimine sahibiz. Bu potansiyeli uzun vadeli politikalarla desteklediğimizde Türk gıda sanayisini iklim, tedarik ve fiyat dalgalanmalarına karşı daha dayanıklı hâle getirebiliriz” dedi. Gıda sektörünün paydaşları 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde buluşuyor Sidar, araştırmanın gündeme taşıdığı konuların TÜGİS ve Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle düzenlenecek 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde sektörün farklı paydaşlarıyla birlikte değerlendirileceğini söyledi. “Gıdanın Geleceği için Dönüşüm” temasıyla 24 Aralık’ta Swissôtel The Bosphorus’ta gerçekleştirilecek zirvenin programında iklim krizi, gıda israfı, sürdürülebilir üretim, gıda ekonomisi, rejeneratif tarım ve tedarik zincirindeki dönüşüm gibi başlıklar yer alıyor. İş dünyası, kamu, akademi ve sivil toplum temsilcilerini buluşturacak zirvede, gıdanın geleceğine ilişkin çözüm önerileri ve yeni iş birliği imkanları paylaşılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İlanlar Artıyor, İşe Alımlar Düşüyor… Haber

İlanlar Artıyor, İşe Alımlar Düşüyor…

Baruch College araştırmasının Glassdoor verileri üzerinde yaptığı analize göre iş ilanlarının %21’e kadarı hayalet ilan sınıfına giriyor ve bu ilanlar özellikle büyük şirketlerde yoğunlaşıyor. Columbia Law Review analizi ise önemli bir noktaya dikkat çekiyor. 2019’da yayımlanan her 10 iş ilanının yaklaşık 8’i işe alımla sonuçlanırken, bugün bu sayı yaklaşık 4’e gerilemiş durumunda. Başka bir ifadeyle, açık pozisyon sayısının artması, işverenlerin gerçekten daha fazla kişiyi işe aldığı anlamına gelmiyor. Hayalet İlanlara Karşı Yaptırım Dönemi Başladı İş arayanlar açısından kafa karıştırıcı bu durumun netlik kazanması için dünya çapında bazı uygulamalar devreye girmeye başladı. Ocak 2026’da Kanada’nın Ontario eyaletinde yürürlüğe giren düzenleme, ilanın gerçekten boş bir pozisyon için mi yoksa aday havuzu oluşturmak için mi verildiğinin belirtilmesini, ücret bilgisinin paylaşılmasını ve işe alımda yapay zekâ kullanılıyorsa açıklanmasını zorunlu kılıyor. Mülakata giren adaylara en geç 45 gün içinde sonucun bildirilmesi gerekiyor. New York eyaletinde senatodan geçen yeni bir yasa tasarısı, işverenlerin ilanlarda gerçek işe alım takvimini veya yalnızca geleceğe yönelik CV topladıklarını açıklamasını öngörüyor. Kurala uymayan işverenlere ihlal başına 2 bin 500 dolardan başlayan ceza öngörülüyor. Avrupa Birliği genelinde hayalet ilanları doğrudan hedefleyen özel bir düzenleme henüz bulunmuyor. Ancak Fransa’da mevcut iş kanunu, bir pozisyonun gerçekten var olup olmadığı veya hâlen açık bulunup bulunmadığı konusunda yanlış ya da yanıltıcı bilgi içeren iş ilanlarını yasaklıyor. Kurala aykırı ilan yayımlayanlar için bir yıla kadar hapis ve 37 bin 500 avro para cezasıyla karşı karşıya kalabiliyor. “Hayalet İlan, İşveren Markası İçin Güven Riski” İnsan kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, ilan sayısındaki artışın ekonomik iyileşme açısından tek başına bir iyimserlik nedeni olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor. “Türkiye’de işgücü piyasasına ilişkin tartışmalar uzun süredir yetkinlik uyumsuzluğu ekseninde şekilleniyor. Ancak veriler, sorunun yetkinlik uyumsuzluğunun ötesine uzandığına işaret ediyor. Yayımlanan her ilanın arkasında gerçek bir işe alım niyeti olmayabiliyor. Başvurusuna yanıt alamayan aday bu deneyimi kurumun kendisiyle ilişkilendiriyor. Güven bir kez sarsıldığında şirketin gerçek ilanları da inandırıcılığını kaybediyor. Türkiye’de hayalet ilanlara yönelik özel bir yasal düzenleme henüz bulunmuyor. Böyle bir düzenlemenin hayata geçirilmesi, işverenlerin ilanlarında pozisyonun gerçekten açık olup olmadığını belirtmesini, dolan pozisyonları zamanında yayından kaldırmasını ve adayları bilgilendirmesini sağlayabilir. Bu adımlar ilan verilerinin işgücü piyasasını daha doğru yansıtmasına katkıda bulunurken işe alım süreçlerinde şeffaflığı güçlendirecektir. Ancak işverenlerin gerekli adımları mevzuatı beklemeden atması önem taşıyor. İşe alımı gerçekleşen pozisyonların ilanlarını kapatmak, gerçek olmayan ilanları yayından kaldırmak ve sürece giren her adaya makul sürede dönüş yapmak güçlü birer işveren markası yatırımıdır” diyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nükleer Sanayide Yeni İş Birlikleri NPPES 2026'da Şekillendi Haber

Nükleer Sanayide Yeni İş Birlikleri NPPES 2026'da Şekillendi

Türkiye’nin yanı sıra Balkanlar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın nükleer enerji alanındaki en kapsamlı buluşması olan 12. Nükleer Santraller Zirvesi - NPPES, 30 Haziran - 1 Temmuz 2026 tarihleri arasında İstanbul Teknik Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Ankara Sanayi Odası (ASO) ve Nükleer Sanayi Derneği (NSD) tarafından, T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın destekleriyle düzenlenen zirve, iki gün boyunca yaklaşık bin 100 sektör temsilcisini bir araya getirdi. Bu yıl 86 firmanın katıldığı NPPES 2026’da; Rusya, Kanada, Çin Halk Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri, Güney Kore, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Romanya, Bulgaristan, Ukrayna, Birleşik Arap Emirlikleri ve Çek Cumhuriyeti başta olmak üzere birçok ülkeden kamu temsilcileri, teknoloji sağlayıcıları, sanayi kuruluşları, sektörel örgütler ve akademisyenler yer aldı. “Nükleer hedefin tek yolu güçlü ve yerli sanayi” Türkiye'nin hedefinin nükleer enerji üreten bir ülke olmak olmaması gerektiğini belirten ASO Başkanı Seyit Ardıç, "Türkiye'nin hedefi; nükleer teknolojiyi anlayan, geliştiren, ihraç eden ve uluslararası nükleer tedarik zincirlerinde söz sahibi olan bir ülke olmaktır. Bu hedefin tek bir yolu vardır: Güçlü, hazırlıklı ve belgelenmiş bir yerli sanayi" diye konuştu. Nükleerde yükselen bir sanayi, diğer sanayi kollarını da yukarı taşır Türkiye'nin Akkuyu'da oluşturduğu bilgi birikimini, yetişen insan kaynağını ve gelişen sanayi altyapısını Sinop'ta daha ileri bir seviyeye taşımanın, nükleer ekosistemini kalıcı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturacağını ifade eden Başkan Ardıç, "Üstelik nükleer sanayi, en yüksek kalite standardını, en ileri mühendisliği ve en güçlü sertifikasyon kültürünü zorunlu kılar. Nükleer kalite eşiğini aşan bir sanayi, bu yetkinliği savunmadan havacılığa, otomotivden sağlığa kadar bütün yüksek teknoloji alanlarına taşıyacak bir dönüşüm gücü kazanır. Yani nükleerde yükselen bir sanayi, aslında bütün sanayisini yukarı taşır." dedi. Türkiye’’nin nükleer enerji vizyonu için NPPES’te şekilleniyor Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi ise nükleer enerjinin Türkiye’nin enerji yol haritasındaki stratejik rolüne dikkat çekerek şunları söyledi: “NPPES kapsamında bu yıl devreye alınması hedeflenen Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ndeki son gelişmeleri değerlendirme fırsatı bulduk. Bunun yanı sıra, Sinop ve Trakya’da hayata geçirilmesi planlanan ikinci ve üçüncü nükleer santral projelerine ilgi gösteren uluslararası teknoloji şirketleri ve sektör temsilcileriyle önemli görüşmeler gerçekleştirdik. NPPES, Türkiye’deki nükleer enerji projelerinin yakından takip edildiği, uluslararası iş birliklerinin geliştirildiği ve yerli sanayimizin küresel nükleer tedarik zincirine entegrasyonuna katkı sağlayan önemli bir platform olmayı sürdürüyor.” NPPES’te 199 yeni iş görüşmesi gerçekleşti Zirve kapsamında bu yıl 199 yeni iş görüşmesi gerçekleştirildi. İş geliştirme görüşmelerinin yanı sıra nükleer sanayi ekosisteminin güçlenmesine katkı sağlayacak önemli iş birliği anlaşmalarına da imza atıldı. Ankara Sanayi Odası Nükleer Sanayi Kümelenmesi (ASONÜKSAK) ile Çin Nükleer Derneği (Chinese Nuclear Society - CNS) arasında bir iş birliği anlaşması imzalanırken, Nükleer Sanayi Derneği ile Kazakistan Atomik Endüstri Geliştirme Derneği (Atomic Industry Development Association - AIDA) arasında iyi niyet protokolü hayata geçirildi. FİGES Grup şirketi ThorAtom ile INFINITIX arasında da bir iyi niyet protokolü imzalandı. Yerli ve yabancı uzmanlar sektörün geleceğini değerlendirdi NPPES 2026 kapsamında iki gün boyunca altı panel oturumu ve dokuz özel sunum gerçekleştirildi. Nükleer enerji sektörünün gündemindeki güncel başlıklar yerli ve yabancı uzmanlar tarafından ele alınırken, stand alanlarında da sektörün en yeni teknolojileri ve çözümleri katılımcılarla buluşturuldu. Kanada ile yerli sanayiciler arasında kapsamlı ikili görüşmeler gerçekleşti Türkiye’nin ikinci nükleer santral projesiyle yakından ilgilenen Kanadalı teknoloji geliştiricilerinin yoğun katılım gösterdiği NPPES'te, Kanada’nın geliştirdiği CANDU reaktör teknolojisine yönelik özel bir ‘CANDU Tedarik Zinciri Toplantısı’ düzenlendi. Ayrıca Kanada Nükleer Derneği ile Nükleer Sanayi Derneği’nin gerçekleştirdiği iş birliği oturumunda, Türkiye ve bölge ülkelerindeki nükleer enerji projelerinde ortaya çıkan yeni fırsatlar ve tedarik zinciri olanakları değerlendirildi. Açılışta üst düzey katılım NPPES’in açılışında; T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji Genel Müdürü Salih Sarı, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, ABD İstanbul Başkonsolosu Michael Lally, Kanada’nın Türkiye Maslahatgüzarı Larisa Galadza, Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi, Akkuyu Nuclear A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Anton Dedusenko, SNPTC Uluslararası İşler Direktörü Sayın Fei Min, AtkinsRéalis & Nuclear Canada Kıdemli Başkan Yardımcısı ve CANDU International Başkanı Gary Rose ve Romanya Ulusal Nükleer Elektrik Şirketi (SNN) COO’su Emil Macovei konuşma yaptı. NPPES 2026’ya, sektörün önde gelen uluslararası şirketlerinden AtkinsRéalis, IC Nuclear Technology, SPIC, Nukem Technologies, Nuclean, Rosatom, Kinectrics ve Framatome başta olmak üzere çok sayıda firma katılım sağladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kanada'nın Nükleer Enerji Devleri Türk Sanayicileriyle İş Birliği Fırsatlarını Görüşecek Haber

Kanada'nın Nükleer Enerji Devleri Türk Sanayicileriyle İş Birliği Fırsatlarını Görüşecek

Türkiye’nin ikinci nükleer güç santrali projesi için adı öne çıkan Kanada’nın nükleer enerji sektörü temsilcileri, 30 Haziran – 1 Temmuz 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek 12. Nükleer Santraller Zirvesi - NPPES’te Türk sanayicileriyle bir araya gelecek. Ankara Sanayi Odası ve Nükleer Sanayi Derneği tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın destekleriyle gerçekleştirilen NPPES, Türkiye, Balkanlar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'nın en büyük nükleer enerji buluşması olarak sektörün tüm paydaşlarını İstanbul'da buluşturacak. Zirve kapsamında, Kanada’nın geliştirdiği ve farklı ülkelerde kullanılan CANDU reaktör teknolojisine yönelik özel bir tedarik zinciri toplantısı düzenlenecek. Toplantıda, teknoloji hakkında kapsamlı bilgi paylaşılacak ve Türk sanayisinin uluslararası nükleer projelerde üstlenebileceği roller ve iş birliği fırsatları değerlendirilecek. Kanada Nükleer Derneği ile Nükleer Sanayi Derneği tarafından ortak bir iş birliği oturumu da gerçekleştirilecek. Oturumda Türkiye ve yakın coğrafyadaki ülkelerde planlanan nükleer enerji yatırımlarında yerli sanayinin katılım olanakları ele alınacak CANDU teknolojisi Türkiye’nin gündeminde Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi, Kanada’nın nükleer enerji alanında dünyanın en köklü teknoloji geliştiricilerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “Kanada tarafından geliştirilen CANDU teknolojisi bugün Kanada'nın yanı sıra Güney Kore, Romanya, Çin ve Arjantin gibi ülkelerde başarıyla işletilen reaktörlerde kullanılıyor. Türkiye’nin ikinci nükleer güç santrali projesi kapsamında adı gündeme gelen bu teknolojinin temsilcilerinin NPPES'e yoğun katılım göstermesi, Türk sanayisinin küresel nükleer tedarik zincirine entegrasyonu açısından önemli fırsatlar sunuyor. Türkiye'de son yıllarda oluşan nükleer sanayi kapasitesinin uluslararası projelerde daha fazla yer alabilmesi için bu tür temasları son derece değerli buluyoruz” diye konuştu. Kanada’dan katılacak firmalar arasında, nükleer enerjide dünya lideri mühendislik ve proje yönetimi şirketi olan AtkinsRéalis ile Nükleer Sanayi Derneği Üyesi Nuclean’ın çok yakında iş birliği yaptığı BWX Technologies’in iştiraki Kinectrics gibi sektörün önde gelen temsilcileri yer alacak. 12. Nükleer Santraller Zirvesi hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz www.nuclearpowerplantssummit.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Sinop Nükleer Santrali İçin Gündemdeki Candu Teknolojisi NPPES'te Tanıtılacak Haber

Sinop Nükleer Santrali İçin Gündemdeki Candu Teknolojisi NPPES'te Tanıtılacak

Ankara Sanayi Odası ve Nükleer Sanayi Derneği tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın destekleriyle gerçekleştirilen NPPES, Türkiye, Balkanlar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'nın en büyük nükleer enerji buluşması olarak sektörün tüm paydaşlarını İstanbul'da buluşturacak. Zirve kapsamında, Kanada’nın geliştirdiği ve farklı ülkelerde kullanılan CANDU reaktör teknolojisine yönelik özel bir tedarik zinciri toplantısı düzenlenecek. Toplantıda, teknoloji hakkında kapsamlı bilgi paylaşılacak ve Türk sanayisinin uluslararası nükleer projelerde üstlenebileceği roller ve iş birliği fırsatları değerlendirilecek. Kanada Nükleer Derneği ile Nükleer Sanayi Derneği tarafından ortak bir iş birliği oturumu da gerçekleştirilecek. Oturumda Türkiye ve yakın coğrafyadaki ülkelerde planlanan nükleer enerji yatırımlarında yerli sanayinin katılım olanakları ele alınacak. CANDU teknolojisi Türkiye’nin gündeminde Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi, Kanada’nın nükleer enerji alanında dünyanın en köklü teknoloji geliştiricilerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “Kanada tarafından geliştirilen CANDU teknolojisi bugün Kanada'nın yanı sıra Güney Kore, Romanya, Çin ve Arjantin gibi ülkelerde başarıyla işletilen reaktörlerde kullanılıyor. Türkiye’nin ikinci nükleer güç santrali projesi kapsamında adı gündeme gelen bu teknolojinin temsilcilerinin NPPES'e yoğun katılım göstermesi, Türk sanayisinin küresel nükleer tedarik zincirine entegrasyonu açısından önemli fırsatlar sunuyor. Türkiye'de son yıllarda oluşan nükleer sanayi kapasitesinin uluslararası projelerde daha fazla yer alabilmesi için bu tür temasları son derece değerli buluyoruz” diye konuştu. Kanada’dan katılacak firmalar arasında, nükleer enerjide dünya lideri mühendislik ve proje yönetimi şirketi olan AtkinsRéalis ile Nükleer Sanayi Derneği Üyesi Nuclean’ın çok yakında iş birliği yaptığı BWX Technologies’in iştiraki Kinectrics gibi sektörün önde gelen temsilcileri yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

12. Nükleer Santraller Zirvesi 30 Haziran’da Başlıyor Haber

12. Nükleer Santraller Zirvesi 30 Haziran’da Başlıyor

Ankara Sanayi Odası (ASO) ve Nükleer Sanayi Derneği (NSD) tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın destekleriyle düzenlenen 12. Nükleer Santraller Zirvesi - NPPES, Türkiye, Balkanlar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’nın en büyük nükleer enerji buluşması olarak sektörün tüm paydaşlarını 30 Haziran – 1 Temmuz 2026 tarihlerinde İstanbul’da bir araya getirecek. Karar vericiler, kamu temsilcileri, uluslararası teknoloji sağlayıcıları, yerli sanayi kuruluşları, akademisyenler ve nükleer enerji uzmanlarının katılımıyla gerçekleşecek NPPES’i binin üzerinde katılımcının ziyaret etmesi bekleniyor. COP31 öncesinde gerçekleştirilecek zirvede, nükleer enerjinin küresel iklim hedeflerine ulaşmadaki rolü, küçük modüler reaktörler (SMR), nükleer tedarik zincirleri ve Türkiye’nin nükleer teknoloji geliştirme vizyonu masaya yatırılacak. Fuar alanında ise nükleer enerjinin global alandaki önemli oyuncuları en yeni teknolojik çözümlerini sergileyecek. Kanada ile nükleer tedarik zinciri iş birlikleri masaya yatırılacak Türkiye’nin ikinci nükleer santral projesiyle yakından ilgilenen Kanadalı sektör temsilcilerinin yoğun katılım göstereceği NPPES'te, Kanada’nın geliştirdiği CANDU reaktör teknolojisine yönelik özel bir ‘CANDU Tedarik Zinciri Toplantısı’ düzenlenecek. Ayrıca Kanada Nükleer Derneği ile Nükleer Sanayi Derneği’nin gerçekleştireceği iş birliği oturumunda, Türkiye ve bölge ülkelerindeki nükleer enerji projelerinde ortaya çıkan yeni fırsatlar ve tedarik zinciri olanakları değerlendirilecek. Türk sanayicilerine nükleer enerjide tedarikçi olma fırsatı sunuyor NPPES’in Türk sanayisi için stratejik önem taşıdığına dikkat çeken Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç şunları aktardı: “Nükleer enerji projeleri yalnızca enerji üretimi açısından değil, yüksek teknolojiye dayalı sanayi ekosisteminin gelişimi açısından da büyük önem taşıyor. NPPES, nükleer güç santrali projelerinde yerli tedarik oranını artırmayı amaçlayan ASO Nükleer Sanayi Kümelenmesi (NÜKSAK) üyelerimiz başta olmak üzere Türk sanayicileri için önemli fırsatlar sunuyor. Zirve, Türk sanayicilerinin yalnızca Türkiye’deki değil, Avrupa, Afrika ve Ortadoğu’daki yeni nükleer enerji yatırımlarında da tedarikçi olarak konumlanmasına zemin hazırlıyor. Kurulacak iş birlikleri ve uluslararası temaslar sayesinde yerli firmalarımızın küresel nükleer tedarik zincirlerinden daha fazla pay almasına ve rekabet gücünü artırmasına katkı sunuyor.” Türkiye nükleer enerjide bölgesel üs olma yolunda Nükleer Santraller Zirvesi’nin bu yıl birçok ülkenin sektörel derneği tarafından desteklendiğine dikkat çeken Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi; “Kanada, Kore, İtalya, Bulgaristan ve Çin'in önde gelen nükleer enerji kuruluşlarının NPPES'i desteklemesi, Türkiye’nin uluslararası nükleer ekosistemde giderek daha görünür bir konuma geldiğini gösteriyor. Türkiye'nin hedefi yalnızca nükleerden enerji üreten bir ülke olmak değil; teknoloji geliştiren, yüksek katma değerli üretim yapan ve bölgesel nükleer tedarik zincirlerinin önemli oyuncularından biri haline gelmek. NPPES, bu hedef doğrultusunda uluslararası iş birliklerinin ve yeni yatırım fırsatlarının şekillendiği önemli bir platform olmayı 12 yıldır sürdürüyor. COP31’e giden süreçte net sıfır emisyonlu bir gelecek inşa etmek istiyorsak, tüm düşük karbonlu enerji kaynaklarını birlikte değerlendirmek zorundayız. Nükleer enerji; yenilenebilir kaynakların tamamlayıcısı olarak, sanayinin rekabetçiliğini artıran, enerji arz güvenliğini güçlendiren ve iklim hedeflerine ulaşmayı mümkün kılan stratejik bir alan. NPPES’te, Türkiye’nin bu dönüşümde nasıl daha güçlü bir rol üstlenebileceğini tüm paydaşlarla birlikte değerlendireceğiz.” Zirve’deki oturumlardan bazıları şöyle; Teknoloji Kullanan Bir Ülkeden Teknoloji Geliştiren Bir Ülkeye: Türkiye’nin Ulusal Nükleer Reaktör Girişimi, COP31’e Giden Yolda: Küresel Net Sıfır Hedeflerine Ulaşmada Nükleer Enerjinin Vazgeçilmez Rolü, Küresel Nükleer Enerji Büyümesini Desteklemek İçin Nükleer Tedarik Zincirlerinde Ortak İş Birliği, Nükleer Projelerde Risklerin Azaltılması ve Yeni Nesil Finansman Mekanizmalarının Değerlendirilmesi, Gelişmiş Reaktörler ve 4. Nesil Reaktör Teknolojileri. INPPES Fuarcılık tarafından hayata geçirilen 12. Nükleer Santraller Zirvesi, bu yıl Kanada Nükleer Derneği (CNA), Yeni Nükleer İzleme Enstitüsü (New Nuclear Watch Institute - NNWI), Kore Uluslararası İş Birliği Nükleer Derneği (KNA), İtalyan Nükleer Derneği (AIN), Bulgar Atom Forumu (BULATOM) ve Çin Nükleer Enerji Derneği tarafından resmi olarak da destekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alman ATLAS İş Makinaları’nda Yeniden Yapılandırma Süreci Haber

Alman ATLAS İş Makinaları’nda Yeniden Yapılandırma Süreci

ATLAS İş Makinaları ile Kanada merkezli Buhler Versatile, ATLAS’ın operasyonel faaliyetlerinin devralınmasına yönelik yürüttüğü görüşmelerde temel ticari konularda önemli bir aşamaya ulaştı. Kuzey Amerika’nın önde gelen tarım makinaları üreticilerinden biri /olan Buhler Versatile, Kanada / Manitoba - Winnipeg’de üretim yapmaktadır. Planlanan işlem, ATLAS İş Makinaları’nın operasyonel şirketlerine ait varlıkların ve ilgili faaliyetlerin devralınmasını öngörmektedir. Bu adım, ATLAS’ın yeniden yapılandırma sürecinde önemli bir dönüm noktasını temsil etmekte ve şirketin geleceğine yönelik somut bir perspektif ortaya koymaktadır. Planlanan devralma, işletme faaliyetlerinin yanı sıra ATLAS çalışanlarının bir bölümünü de kapsamaktadır. Buhler Versatile, Türkiye, Kanada ve ABD’de iş ve tarım makinaları alanlarında köklü çalışmaları bulunan, küresel ölçekte faaliyet gösteren ASKO Holding bünyesinde yer almaktadır. İş ve tarım makinaları sektöründe uzmanlaşmış olan ve sektörlerinde stratejik bir yatırımcı olan ASKO Holding açısından planlanan devralma, özellikle ürün portföyü ve pazar erişimi bakımından önemli sinerjiler sunmaktadır. ATLAS; makina üretimindeki köklü uzmanlığı, tarihsel geçmişi, tanınmış markası, geniş bayi ağı ve müşteri yapısıyla ASKO Holding’in mevcut faaliyetlerini tamamlayıcı niteliktedir. Ayrıca planlanan devralma ile Buhler Versatile’ın Avrupa’daki varlığını güçlendirmesi hedeflenmektedir. Buhler Versatile çatısı altındaki geniş sınai platformun bir parçası haline gelecek ATLAS’ın, gelecekteki pazar fırsatlarından yararlanmak için daha güçlü bir zemine kavuşması beklenmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.