Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kanama Bozukluğu

Kapsül Haber Ajansı - Kanama Bozukluğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kanama Bozukluğu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hacamat Herkese Uygun Bir Tedavi Değil! Haber

Hacamat Herkese Uygun Bir Tedavi Değil!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Asiye Gülsüm Kakı, hacamatın hangi durumlarda tercih edildiği, kimlere uygulanmaması gerektiği, işlem öncesi ve sonrası dikkat edilmesi gerekenler ile uygulama bölgelerinin nasıl belirlendiği hakkında açıklamalarda bulundu. Hacamat en çok kas-iskelet sorunları, travma ve kas yorgunluklarında tercih ediliyor! Hacamatın bazı yararları olduğunu ifade eden Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Kas spazmını azaltır, mikrodolaşımı artırır, fasya üzerinden mikro travmalar oluşturarak o bölgenin yenilenmesini artırır. Literatürdeki bazı bilgilere göre de vücutta inflamasyon durumunda salgılanan medyatörlerin savunma etkisini destekler.” dedi. Hangi durumlarda tercih edildiği konusuna değinen Dr. Kakı, “Literatürde en çok kas-iskelet sistemi hastalıklarında, travmalarda ve kas yorgunluklarında kullanıldığına ilişkin veriler mevcut.” diye konuştu. Hacamat tedavisinden önce hastanın sağlık durumu hekim tarafından değerlendirilmeli! Hacamat tedavisinin herkse uygun olmadığına dikkat çeken Dr. Kakı, “Kişide kanama bozukluğu varsa, yapılacak bölgede enfeksiyon ya da açık yara bulunuyorsa, hemodinamisi bozuk olan hastalarda, ciddi anemisi olan hastalarda, sepsis ya da mevcut klinik tablosu hacamat için uygun olmayan hastalarda ve vazovagal refleks nedeniyle ciddi hipotansiyonu olan hastalarda hacamat tedavisi uygulanmamalı.” uyarısında bulundu. Dr. Kakı, şunları söyledi: “Öncelikle hastanın mevcut durumunun uygun olup olmadığı hekim tarafından değerlendirilmeli ve uygun endikasyon verildikten sonra hacamat tedavisi uygulanmalı. Tedavi öncesinde hastanın ne çok aç ne de çok tok olmamasına dikkat edilmeli. Hastanın işlem öncesi yeteri kadar sıvı aldığından emin olunmalı. Ayrıca uygulama yapılacak bölgede enfeksiyon olup olmadığı, hastanın viral bir enfeksiyon geçirip geçirmediği, kanama bozukluğu bulunup bulunmadığı ve genel tıbbi durumu gözden geçirilmeli. Hasta kan sulandırıcı kullanıyorsa, mevcut durumu ilgili hekimle konsülte edildikten sonra, mevcut hastalığıyla ilgili hekim tarafından uygun görülmesi halinde kan sulandırıcı kesilerek işlem yapılmalı. Bu kararı hekim tek başına vermemeli, hastanın mevcut hastalığını takip eden hekimle birlikte konsülte ederek karar vermeli.” Hacamat sonrası ilk 24 saatte sauna, hamam ve banyodan uzak durulmalı! Hacamat sonrası da dikkat edilmesi gerekenler olduğuna işaret eden Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “İlk 24 saat içerisinde hacamat bölgesinde kızarıklık ve ağrı olması normaldir.” dedi. Eğer akıntılı bir yara, ateş gibi şikâyetler varsa, kişinin ilgili hekime başvurması gerektiğine vurgu yapan Dr. Kakı, “İlk 24 saat içerisinde sauna, hamam ya da banyo gibi işlemlerden uzak durulmalı. Ayrıca yeteri kadar sıvı alınmalı ve metabolik olarak ağır işler yapılmaması önerilir.” açıklamasını yaptı. Hacamatın uygulanacağı bölge muayeneyle belirleniyor! Hacamatın sık yapıldığı bölgelerle ilgili belli bir standart olmadığını dile getiren Dr. Kakı, “Ancak genellikle baş, boyun, sırt, omuz, bel ve diz çevresi bölgelerine uygulanır.” dedi. Dr. Kakı sözlerini şöyle tamamladı: “Hastanın hangi bölgesine tedavi uygulayacağımıza karar verirken fizik muayenede spazm olan yerler, ağrılı bölgeler ya da hastanın şikâyetinin bulunduğu ve hastalığına uygun bölgeler dikkate alınarak hacamat uygulama bölgesi belirlenir. Kaç seansta yapılacağı ve seans aralıkları ise kişinin yara iyileşmesine, hastalığına ve mevcut durumuna göre hekim tarafından kişiye özel olarak belirlenir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nöralterapi ile Ağrılara Müdahale Edilebiliyor! Haber

Nöralterapi ile Ağrılara Müdahale Edilebiliyor!

Amacın anestezi oluşturmak değil, sinir hücrelerinde bozulan elektriksel uyarı iletimini düzenlemek olduğuna vurgu yapan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Nöralterapinin etkisi sadece lokal değil, sistemik etkisi sayesinde vücut regülasyonunu sağlayan bir tedavi yöntemidir.” dedi. Ağrılar, ameliyat izleri, travmalar ve enfeksiyonlar gibi bozucu alanların nöralterapi ile hedef alınabildiğini aktaran Dr. Kakı, bazı durumlarda ise uygulanamadığına dikkat çekti. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Asiye Gülsüm Kakı, nöralterapinin ne olduğu, nasıl etki ettiği ve hangi durumlarda kullanıldığı hakkında bilgi verdi. Nöralterapi ile sinir hücrelerinde bozulan elektriksel uyarı iletimi düzenlenebiliyor! Nöralterapinin, vücuttaki sinir sistemi bozukluklarını düzenlemek amacıyla lokal anesteziklerin çok düşük dozlarda belirli noktalara enjeksiyonu ile yapılan tamamlayıcı bir tedavi yöntemi olduğunu dile getiren Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Burada ki amaç anestezi oluşturmak değil, sinir hücrelerinde bozulan elektriksel uyarı iletimini düzenlemektir.” dedi. Nöralterapide kullanılan lokal anesteziklerin düşük dozlarda, iyon kanalları ve membran stabilitesi üzerinde düzenleyici etki sağladığını aktaran Dr. Kakı, “Böylelikle antiinflamatuar, vazodilatör ve nöromodülatör etkileri ortaya çıkar. Bu etki sayesinde Nöralterapi otonom sinir sistemini düzenler, vücuttaki bozulmuş elektriksel alanları (bozucu alanlar) dengelemeye yardımcı olur, kan dolaşımını ve doku beslenmesini destekler, ağrı ve fonksiyon bozukluklarının azalmasına katkı sağlar. Kısaca nöralterapinin etkisi sadece lokal değil, sistemik etkisi sayesinde vücut regülasyonunu sağlayan bir tedavi yöntemidir.” şeklinde konuştu. Nöralterapi, bozucu alanların etkisini azaltmayı hedefliyor! Nöral terapideki bozucu alan tanımına açıklık getiren Dr. Asiye Gülsüm Kakı, şunları söyledi: “Vücutta daha önce geçirilmiş; ameliyat izleri, travmalar, enfeksiyonlar, diş ve çene problemleri gibi durumlar, sinir sistemi üzerinde sürekli uyarı oluşturarak başka bölgelerde şikâyetlere yol açabilir. Nöralterapi, bu bozucu alanların etkisini azaltmayı hedefler. Bozucu alanların oluşturduğu bozulmuş elektriksel iletimi düzenleyerek otonom sinir siteminin regülasyonunu sağlar.” Nöralterapi birçok hastalıkta tercih edilebiliyor! Nöralterapinin hangi durumlarda destekleyici tedavi olarak tercih edilebileceğine değinen Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Baş, boyun ve bel ağrıları, migren ve gerilim tipi baş ağrıları, kas ve eklem ağrıları, fibromiyalji, sinir sıkışmaları, spor yaralanmaları, ameliyat veya travma sonrası ağrılar, sindirim sistemi fonksiyon bozuklukları, adet düzensizlikleri ve bazı jinekolojik şikâyetler, stres ve otonom sinir sistemi dengesizlikleri nöralterapinin kullanılabildiği hastalıklar arasında yer alır.” ifadelerini kullandı. Nöralterapi nasıl uygulanır? Nöralterapi uygulamasında öncelikle hastadan şikayetlerin başlangıcı, tetikleyen sebepler, geçirilmiş enfeksiyonlar ve operasyonlar, beslenme şekli gibi detaylı öykü alındığını kaydeden Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Ardından detaylı fizik muayene yapılır.” dedi. Enjeksiyon için tetik noktalar, sinir çıkışları, skarlar (yara dokuları) gibi noktaların belirlendiğini aktaran Dr. Kakı, “Belirlenen noktalara enjeksiyon yapılır. Uygulama genellikle ince uçlu iğnelerle yapılsa da bazı bozucu alan yada organ patolojilerinde, ganglion enjeksiyonlarında (sinir düğümlerine yapılan enjeksiyonlar) derin enjeksiyonlar tercih edilebilir.” açıklamasını yaptı. Nöralterapi bazı durumlarda uygulanamaz! Seans sayısının kişiye ve şikâyete göre değiştiğini vurgulayan Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Enjeksiyon sonrası hastalarda değişik refleks yanıtlar (nöralterapide buna fenomen denir) görülebilir. Bu fenomenler enjeksiyon bölgesi ve sıklığını planlamada yol göstericidir.” dedi. Nöralterapinin kimlere uygulanamayacağı hakkında da bilgi veren Dr. Kakı, sözlerini şöyle tamamladı: “Lokal anestezik alerjisi olanlar, ciddi kalp ritim bozukluğu olanlar, bazı özel durumlarda hamileler ve kanama bozukluğu olanlarda uygulanmaz. Nöralterapi sonrası, enjeksiyon yerinde kızarıklık, kısa süreli baş dönmesi, geçici ağrı artışı olabilir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.