Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kanun Teklifi

Kapsül Haber Ajansı - Kanun Teklifi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kanun Teklifi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Booking, Expedia ve Airbnb Gibi Platformlara Yeni Kurallar Haber

Booking, Expedia ve Airbnb Gibi Platformlara Yeni Kurallar

Genel Kurulda görüşülecek teklif, kabul edilerek yasalaşması hâlinde 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girecek. Düzenlemeyle yurt içinden yurt içine yapılan satışlarda komisyona yüzde 17 üst sınır getirilmesi öngörülüyor. Dijital platformlar üzerinden yapılan konaklama rezervasyonlarında, konaklama hizmetine ilişkin KDV ve stopajı beyan etme ile ödeme yükümlülüğü hizmeti sunan otelde olacak. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, “Tüketicinin hakkını koruyan, kayıtlı işletmeleri gözeten ve haksız rekabeti önlemeyi hedefleyen bir hukuki çerçeve oluşturuyoruz.” dedi. Yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye’deki faaliyetlerini düzenleyen kanun teklifi, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda kabul edildi. Teklifin bir sonraki aşamada TBMM Genel Kurulunda görüşülmesi bekleniyor. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, düzenlemeyle uluslararası platformların hukuki ve mali sorumluluklarının açıkça belirlendiğini, tüketici haklarını koruyan ve kamu denetimini güçlendiren bir yapı oluşturulmasının hedeflendiğini söyledi. Düzenlemenin ayrıntılarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Alpaslan, “Yabancı platformların faaliyetlerini denetime bağlıyoruz. Türkiye’deki tüketicilere hizmet sunan uluslararası platformların faaliyet alanlarını ve sorumluluklarını belirlerken kurallara aykırılık hâlinde uygulanacak yaptırımları da düzenliyoruz.” diye konuştu. Turizmin Tanıtımına Katkı Sağlayacaklar Alpaslan, düzenlemenin mali yükümlülüklerine ilişkin şunları kaydetti: “Teklifin yasalaşmasıyla platformlar vergi yükümlülüklerini yerine getirecek, izin belgesi bedelini ödeyecek ve turizm payı verecek. Türkiye turizminden gelir elde eden bu kuruluşların ülkemizin tanıtımına da katkı sağlamasını kurala bağlıyoruz.” Teklifle, platformlardan turizm payı alınması amacıyla 7183 sayılı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkında Kanun’da da değişiklik yapılması öngörülüyor. Yurt içinden yurt içine yapılan satışlarda platformların alacağı komisyona yüzde 17 üst sınır getirilmesi planlanıyor. Teklifin yasalaşması hâlinde bu satışlarda komisyon, hizmetin vergiler hariç bedelinin yüzde 17’sini aşamayacak. Alpaslan, “Dijital platformlar üzerinden yapılan konaklama rezervasyonlarında, konaklama hizmetine ilişkin KDV ve stopajı beyan etme ve ödeme yükümlülüğü hizmeti sunan otelde olacak.” dedi. Faaliyet Sınırları Belirlendi Teklifte yabancı platformların doğrudan satış yapabileceği alanlar da belirlendi. Düzenlemeye göre platformlar doğrudan yalnızca turizm belgeli konaklama tesisleri, turizm amaçlı kiralama izinli konutlar ve uçak bileti satışları yapabilecek. Münhasıran seyahat acentalığı kapsamındaki diğer hizmetler, 1618 sayılı Kanun uyarınca yetkili seyahat acentaları üzerinden sunulacak. Araç kiralama işlemleri ise Ticaret Bakanlığından yetkili işletmeler aracılığıyla gerçekleştirilecek. Alpaslan, “Platformların hangi hizmeti, hangi şartlarla sunabileceğini teklifte açıkça belirledik. Münhasıran seyahat acentalığı kapsamındaki diğer hizmetlerin yetkili seyahat acentaları üzerinden sunulmasını zorunlu tutuyoruz. Bu alanlarda hizmet sunumunu Türkiye’de yetkilendirilmiş işletmelere bağlıyoruz.” dedi. İki Yıllık İzin Belgesi Alınacak Teklifle, yabancı dijital konaklama platformlarının faaliyet gösterebilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığından iki yıl süreli izin belgesi alması zorunlu hâle getiriliyor. Belge bedeli 5 milyon lira olarak belirleniyor. Bu tutar her yıl yeniden değerleme oranında artırılacak. İzin başvurularında dijital hizmet vergisi mükellefiyeti, vergi borcunun bulunmaması, Türkiye’de temsilci atanması, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) adresinin bildirilmesi ve belge bedelinin ödenmesi şartları aranacak. Temsilci ve elektronik tebligat zorunluluğuna dikkat çeken Alpaslan, “Platformların ülkemizdeki faaliyetleri için ulaşılabilir ve resmî tebligat yapılabilir bir muhatap bulunmasını zorunlu tutuyoruz. Türkiye’de tüketiciye hizmet sunmanın hukuki sorumluluklarını açıkça ortaya koyuyoruz.” ifadelerini kullandı. Türk Hukuku Uygulanacak Teklifte, platformların bu faaliyetlerinden doğan uyuşmazlıklarda münhasıran Türk hukukunun uygulanması ve Türk mahkemelerinin yetkili olması öngörülüyor. Alpaslan, “Vatandaşlarımızın satın aldıkları hizmetle ilgili hak arama süreçlerinin hukuki zeminini açıkça belirliyoruz. Düzenlemeye göre bu faaliyetlerden doğan uyuşmazlıklarda Türk hukuku uygulanacak, Türk mahkemeleri yetkili olacak. Tüketicilerimiz açısından temel güvencelerden birini bu şekilde oluşturuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Kurallara Uymayanlara Yaptırım Teklifte yükümlülüklere aykırı faaliyetler için idari para cezaları ve erişimin engellenmesi yaptırımları öngörülüyor. Genel Kurulda kabul edilerek yasalaşması hâlinde 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girecek düzenleme kapsamında, hâlihazırda Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı dijital konaklama platformlarının yürürlük tarihinden itibaren üç ay içinde izin belgesi almak üzere Bakanlığa başvurması gerekecek. Başvuruda bulunmayan veya başvurusu reddedilen platformlar hakkında erişimin engellenmesi hükümleri uygulanacak. Kanunun uygulanmasına ilişkin alt mevzuat Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak. Alpaslan, düzenlemenin temel yaklaşımını şu sözlerle anlattı: “Türkiye’deki tüketiciye hizmet sunan bir platformun faaliyet alanı, muhatabı, mali sorumlulukları ve tabi olduğu denetim belli olmalı. Bu teklifle dijital turizm hizmetlerini izin, kayıt ve denetim esasına dayandırıyoruz. Tüketicilerimizin haklarını ve sektörümüzün kurallı işleyişini gözeten bir yapı oluşturuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Baran: İşverenler İstihdamı Yük Olarak Değil, Yatırım Olarak Görmeli Haber

Baran: İşverenler İstihdamı Yük Olarak Değil, Yatırım Olarak Görmeli

ATO Başkanı Gürsel Baran yazılı bir açıklama yaparak, geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen ve TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesi beklenen "Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nde işverenler üzerindeki sosyal güvenlik yüklerini artırmaya yönelik düzenlemelerin yer aldığını belirtti. Baran, söz konusu düzenlemelerin ekonomi üzerinde olumsuz etki yaratabileceğini ifade ederek, "İstihdamı zorlaştıran, üretimi ve ticareti ağırlaştıran düzenlemelerden, yüklerden kaçınmalıyız. Devletimizin güçlü olması, özel sektörümüzün güçlü olmasıyla mümkün. Devlete vergisini, primini düzenli ödeyen işletmelerin yükünün arttığı değil, teşvik edildiği bir sistem hepimizin ortak çıkarına olacaktır. Mevcut kanun teklifinde yer alan düzenlemeler Meclis aşamasında yeniden değerlendirilmeli" dedi. Baran, kanun teklifinde yer alan düzenlemeyle, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranının işveren hissesinin yüzde 11'den yüzde 12'ye yükseltilmesinin öngörüldüğünü belirterek, "Ayrıca kanun teklifiyle, genç girişimcilere sağlanan Bağ-Kur prim desteğinin kaldırılması, uzun vadeli sigorta kolları prim oranının artırılması söz konusu. Diğer yandan Bağ-Kur sigortalılık süreleri durdurulanların ihya prim oranının yüzde 45'e yükseltilmesi öngörülüyor. En küçüğünden en büyüğüne hemen her işletmenin finansmana erişiminin zorlaştığı, dezenflasyon sürecinin devam ettiği bir ekonomik konjonktürde istihdam üzerine ek yük getiren bu düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. İşverenlerin istihdamı, yük olarak değil, yatırım olarak gördüğü bir sistem kurmalıyız" dedi. -HİZMET SEKTÖRÜ GÖRMEZDEN GELİNMEMELİ- Baran, kanun teklifinde imalat dışı sektörlerde işverenlere Hazine tarafından sağlanan 4 puanlık işveren prim teşvikinin 2 puana düşürülmesine de yer verildiğini belirterek, istihdam deposu durumundaki ticaret dünyasının, hizmet sektörünün bu düzenlemeden olumsuz etkileneceğini kaydetti. Baran, "Bir süre önce, istihdamı artırmak üzere 5 puan olarak uygulanan işveren prim desteği, ihtiyacı olan sektörlere aktarılmak üzere 4 puana düşürülmüştü. Mevcut kanun teklifinde yer alan düzenlemede ise imalat sektöründe bu oranın korunması, diğer sektörlerde 2 puana düşürülmesi öngörülüyor. Burada her ne kadar üretimin olumsuz etkilenmemesi yönünde bir hassasiyet gösterilse de, ülkemizde gayrisafi yurtiçi hasılaya en fazla katkı ve istihdam sağlayan sektörlerin başında gelen ticaret ve hizmet sektörünün bu düzenlemeden olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz. Bu düzenlemenin ticaret ve hizmet sektöründeki işletmelerin yükünü artıracağı, istihdamı azaltacağı, kayıt dışı çalışmaya yol açacağı kanaatindeyiz. Dolayısıyla da kanun teklifinde yer alan bu düzenlemelerin ekonominin ve iş dünyasının gerçekleriyle tam örtüşmediğini düşünüyoruz." dedi. -200 MİLYAR LİRALIK EK İSTİHDAM YÜKÜ - Baran, imalat sektörü dışındaki sektörlerde işveren prim teşvikinin yüzde 2 olarak uygulanması ve işveren prim oranlarının artırılması durumunda, iş dünyasına getireceği maliyete de değinerek, "İmalat sektörü dışındaki sektörlerde bu desteğin 2 puana düşürülmesinin işverenlere 97,6 milyar liralık, yine işveren sigorta primlerindeki artışların da 111 milyar liraya yakın ek yük yaratacağı belirtiliyor. Kanun teklifinin yasalaşması durumunda iş dünyasına yaklaşık 200 milyar liralık ek istihdam yükü söz konusu olacak." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.