Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kapasite

Kapsül Haber Ajansı - Kapasite haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kapasite haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MNG Havayolları’ndan Avrupa’da Stratejik Yatırım Haber

MNG Havayolları’ndan Avrupa’da Stratejik Yatırım

MNG Havayolları’nın iştiraklerinden Slovenya merkezli Solinair, Avrupa’daki büyüme stratejisi doğrultusunda yeni hangar yatırımının açılışını Slovenya Cumhurbaşkanı Sayın Nataša Pirc Musar’ın katılımıyla gerçekleştirdi. Slovenya’nın Ljubljana Havalimanı’nda (LJU) yer alan tesis, Avrupa’daki bakım ve operasyon altyapısını güçlendirmeyi hedefleyen önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Yeni tesisle birlikte Solinair’in bakım, onarım ve revizyon (MRO) alanındaki operasyonel kapasitesini artırarak Avrupa pazarındaki varlığını daha da güçlendirmesi hedefleniyor. Avrupa’da artan bakım ihtiyacına çözüm Avrupa havacılık sektöründe; filo büyümesi, uçak yaş ortalamasının yükselmesi ve bakım kapasitesindeki sınırlılıklar, MRO hizmetlerine olan ihtiyacı artırıyor. Bu doğrultuda hayata geçirilen yatırımın, bölgedeki kapasite ihtiyacına katkı sağlaması bekleniyor. Toplam 6 bin metrekarelik hangar alanı ile birlikte tesisin toplam kapalı alanı 8 bin metrekareye ulaştı. Aynı anda 6 uçağa hizmet verebilecek kapasitede tasarlanan tesis, hat hizmetleri ve üs bakım hizmetlerini birlikte sunuyor. MNG Havayolları’nın Avrupa stratejisinde önemli adım Yatırımı değerlendiren Solinair Yönetim Kurulu Üyesi ve MNG Havayolları Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gökay Özdemir, şunları söyledi: “Solinair olarak, yüksek kaliteli ve güvenilir bakım kapasitesine olan ihtiyacın arttığını görüyoruz. Slovenya, güçlü teknik altyapısı ve nitelikli iş gücüyle bu hedef için doğru bir zemin sunuyor. Yeni tesis, operasyonlarımızı daha ölçeklenebilir hale getirirken aynı zamanda insan kaynağına yatırım yapmamıza da imkan tanıyor. Operasyonlarımız büyüdükçe, teknik yetkinliklerin gelişimine ve havacılık alanında nitelikli iş gücünün artmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz.” Bölgesel havacılık ekosistemine katkı Yeni hangarın yalnızca operasyonel kapasiteyi artırmakla kalmayıp, aynı zamanda bölgedeki havacılık ekosistemine de katkı sağlaması öngörülüyor. Yatırım sayesinde Solinair’ın potansiyel iş birlikleri ile güçlenerek özellikle teknik ve eğitim gibi süreçlerinde dış bağımlılığını azaltması hedefleniyor. Tesisin, hali hazırda Lufthansa, Swissair, Finnair, Air Dolomiti ve Helvetic Airways gibi uluslararası havayolu şirketleri ile uzun vadeli iş anlaşmaları bulunuyor. Solinair bu yatırımla birlikte Avrupa’da bakım, onarım ve revizyon alanında daha güçlü bir konum elde etmeyi hedefliyor. Şirketin, teknik uzmanlık, operasyonel disiplin ve uzun vadeli büyüme odağıyla bölgedeki faaliyetlerini genişletmesi bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

120 Yıllık Alman Markasından Badem Pınarı’na Plaket Haber

120 Yıllık Alman Markasından Badem Pınarı’na Plaket

2026-2027 yatırım stratejileri kapsamında çalışmalarını sürdüren Badem Pınarı, bünyesine kattığı 40 treyler ile lojistik kapasitesini ve buna bağlı olarak üretim ve dağıtım gücünü de arttırmaya devam ediyor. Genişleyen filo ile ürünlerin Türkiye genelinde daha hızlı ve düzenli sevk edilmesi mümkün hale geliyor. Bu yapı sayesinde maliyet yönetiminde esneklik sağlanarak, özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde erişim kapasitesini güçlendiren bölgesel yatırımlar öne çıkıyor. TÜRK MARKASI BADEM PINARI İLE İŞ BİRLİĞİMİZ KATLANARAK DEVAM EDECEK Krone Türkiye Satış ve Pazarlama Müdürü Ömürden Özacar, iş ortaklarının sahadaki büyümesine ilişkin açıklamalarda bulunarak; “İş ortaklarımızın sahadaki büyümesi ve operasyonel güçlerini artırmaları bizim için en önemli başarı göstergelerinden biri. Badem Pınarı’nın treyler filosunu 40 araca ulaştırması, doğru yatırım ve güçlü iş birliğinin somut bir örneğini oluşturuyor. Lojistik altyapının güçlenmesiyle birlikte operasyonel verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından önemli kazanımlar sağlanırken, tedarik zinciri süreçlerinin daha etkin yönetilmesine de katkı sunuluyor. Krone olarak müşterilerimizin büyümesini destekleyen çözümler geliştirmeye ve iş birliklerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz. Badem Pınarı ile iş birliğimiz katlanarak devam edecek” dedi. LOJİSTİK YATIRIMLAR BÜYÜMEYİ DESTEKLİYOR Lojistik kapasitesindeki artışa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Badem Pınarı Su Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Badem; “Badem Pınarı olarak üretimde yakaladığımız kalite standardını, tüketiciye en hızlı ve en doğru şekilde ulaştırmak adına lojistik altyapımızı sürekli olarak geliştiriyoruz. Lojistik yatırımlarımızı yalnızca operasyonel bir ihtiyaç olarak değil, uzun vadeli büyüme stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Filomuzdaki treyler sayısının 40’a ulaşması, sahadaki dağıtım gücümüzü önemli ölçüde artırırken, operasyonel verimliliğimize ve hizmet kalitemize de doğrudan katkı sağlıyor. Türkiye genelinde daha geniş bir erişim ağı oluşturma hedefimiz doğrultusunda, önümüzdeki dönemde de hem üretim hem lojistik alanındaki yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Güçlü bir lojistik altyapının, sürdürülebilir büyümenin en kritik unsurlarından biri olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda attığımız her adım, tüketicilerimize kesintisiz, güvenilir ve yüksek standartta hizmet sunma hedefimizi destekliyor” ifadelerinde bulundu. Badem Pınarı Hakkında: Badem Pınarı Doğal Kaynak Suyu, 75 yıllık üretim deneyimine sahip, doğal kaynak suyu alanında faaliyet gösteren köklü bir markadır. Dördüncü kuşağa uzanan aile şirketi yapısıyla faaliyetlerini sürdüren marka, üretim anlayışının merkezine insan sağlığını ve güveni alır. Türkiye genelinde güçlü bir dağıtım ağına sahip olan Badem Pınarı, doğal kaynak suyu odağındaki uzmanlığını kalite ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle birleştirerek tüketicilerle buluşturur. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turkcell 5G Şerefine Paketleri 5’e Katladı Haber

Turkcell 5G Şerefine Paketleri 5’e Katladı

Markanın 5G reklam yüzü olan basketbol efsanesi Shaquille O'Neal’ın 5G mesajı paylaşılırken, Gemlik’te bulunan Togg marka bir araç da 5G ile İstanbul’daki etkinlik alanında kontrol edildi. Lansmanda konuşan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, “Türkiye'ye verdiğimiz sözü tuttuk. Ülkemizi Turkcell gücünde 5G ile buluşturduk. Bugün itibarıyla yüksek kapasitede en geniş kapsama yetkinliğine sahip operatörüz. Bu Türkiye için gerçek 5G demek. Turkcell’de hedefler bitmez. 5G uyumlu cihaz oranını artıracağız. 5G’yi tüm gelir grupları için erişilebilir kılacağız. Sanayide 5G kullanımını yaygınlaştıracağız. Ülkemizi bölgesel teknoloji merkezi haline getireceğiz. 32 yıllık birikimiyle Turkcell buna hazır” dedi. Turkcell’in tarife kampanyalarını da duyuran Genel Müdür Koç, “Müşterilerimizin 5G’yi doya doya deneyimlemesini istiyoruz. Her müşterimizin mevcut paketi, bu aya özel 5’e katlanacak” diye konuştu. Türkiye’de 5G çağı başladı. Türkiye’nin lider mobil operatörü ve teknoloji şirketi Turkcell de 5G lansmanını, İstanbul Zorlu Center’da düzenlediği çok renkli bir etkinlikle gerçekleştirdi. Etkinlik büyük sürprizlere sahne olurken, en geniş ve güçlü frekans bandının sahibi Turkcell, 5G çağına çok güçlü bir şekilde adım attı. “Turkcell gücünde 5G ile beşliyoruz” Lansman etkinliğinde bir konuşma yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, önemli mesajlar verdi: “Türkiye'nin Turkcell'i olmak, 1994'ten bu yana ilkleri gerçekleştirmek demek. İnsanları hayata bağlamak demek. Yatırım demek. Verinin kendisini de değerini de bu topraklarda tutmak demek. Bir iddia ortaya koymak kolay. Önemli olan o iddiayı taşıyacak altyapıya sahip olmak. 10 yıl önce başladığımız büyük yatırımlarla şebekemizi güçlendirdik. Fiber altyapımızı büyüttük. Veri merkezlerimizi genişlettik. Bulut kapasitemizi artırdık. Türkiye'yi Turkcell gücünde 5G ile buluşturmak için söz vermiştik. Bugün sözümüzü yerine getiriyoruz. Turkcell gücünde 5G ile beşliyoruz!” En yüksek kapasite ve en geniş kapsamayla gerçek 5G “5G yalnızca bir söylem meselesi değildir. Bir kapasite meselesidir. 5G teknolojisini 3G ve 4.5G’de sahip olduğumuz geniş spektrumun üzerine inşa ediyoruz. Toplamda 394,4 MHz’lik bir kapasiteden bahsediyorum. Bu, en yakın rakibimizden %25 daha fazla. Bugün itibariyle yüksek kapasitede en geniş kapsama yetkinliğine sahip operatörüz. Bu da ‘gerçek 5G’ demek. 5G frekans ihalesinde gösterdiğimiz irade sayesinde, en geniş frekans bandına sahip olmanın avantajı demek. Bu bant Türkiye'nin en geniş dijital otoyolu. Bu otoyolda en çok şerit Turkcell’in. Turkcell’liler bu otoyolda sol şeridi kapatacak.” “Bu gurur tüm Türkiye’nin” 5G’nin artık bir vaat olmadığını vurgulayan Koç, “Sahada kurulmuş, emekle büyütülmüş, gerçeğe dönüşmüş ve geleceğe hazır güçlü bir altyapı. Bu gurur tüm Türkiye’nin... Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde hayata geçen Millî Teknoloji Hamlesi, bize çok önemli bir hedef verdi. Kendi teknolojilerimizi üretmek. Kendi altyapımızı kurmak. Yenilikçi bağlantı teknolojilerine sahip olmak… Turkcell olarak bugün attığımız adım, bu vizyonun sahadaki karşılığı. 5G'de kuracağımız ekosistem, bölgenin teknoloji merkezi olma yolunda kritik bir dönüm noktası. Bu vesileyle, vizyonuyla bize yön veren Sayın Cumhurbaşkanımıza ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. 5G Türkiye’ye çok yakışacak” dedi. 5G şerefine paketler 5’e katlanıyor Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Turkcell’in lansmana özel sürpriz tarifelerini de duyurdu. Buna göre Turkcell müşterilerinin mevcut paketi, bir ay süreyle 5’e katlanacak. Paketlerdeki GB’lar 5 katına çıkartılacak. Bu ay içinde Turkcell’li olacak müşteriler de bu kampanyadan bir ay süreyle yararlanabilecek. 24 saat geçmeden paketini 5’e katlayan Turkcell müşterileri 5 milyonu aştı. Shaquille O'Neal’dan 5G mesajı Zorlu Center’da gerçekleştirilen etkinlikte, NBA efsanesi Shaquille O'Neal’ın yer aldığı ve çok ses getiren reklam filmi, konuklarla birlikte izlendi. Ardından ünlü basketbolcunun video mesajı sahnedeki ekranlarda yer aldı. O’Neal, böyle bir kampanyada yer almaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, “Benim bugüne kadar yer aldığım en güzel ve keyifli reklamdı. En kısa sürede yeniden İstanbul’da olmak için sabırsızlanıyorum” dedi. 5 bin 555 Samsung telefon, yüzde 50’ye varan indirimlerle Turkcell kanallarında Halen yüzde 30 civarında olan 5G uyumlu telefonların oranını artırarak 5G erişimini yaygınlaştırmayı hedefleyen Turkcell, bu yönde yine çok önemli bir adıma imza attı. Samsung ile 750 bin telefonu kapsayan bir cihaz anlaşması yapan Turkcell, bu iş birliğini daha da derinleştirdi. Bu ay içinde, toplam 5 bin 555 adet Samsung telefon, Turkcell satış kanallarında, yüzde 50’ye varan indirimlerle satılacak. 20 Nisan itibarıyla, Apple, Samsung, Vivo, Tecno, Oppo markalarında geçerli olmak üzere, peşin fiyatına 3 veya 6 taksitli cihaz teklifleri de Turkcell’lileri bekliyor. Togg T10F, 5G ile 150 km mesafeden, uzaktan sürüşte test edildi Lansmanda, 5G’nin mesafeleri ortadan kaldıran yüksek hız ve ultra düşük gecikme kabiliyeti, Togg mühendisleri ile birlikte özel olarak kurgulanan bir uzaktan sürüş senaryosu ile gözler önüne serildi. Togg’un Gemlik Teknoloji Kampüsü’nde bulunan T10F modeli, İstanbul’daki kontrol noktasından 5G bağlantısı ile, uzaktan yönetildi. Geçmiş yıllarda iş makineleri ve deniz araçları üzerinde 5G destekli uzaktan kontrol testlerine imza atan Turkcell, bu kez otomotiv alanında gerçekleştirdiği bu çalışma ile teknolojisinin geldiği noktayı ve 5G’nin mobilite ekosistemine sunduğu potansiyeli ortaya koydu. Gemlik’teki Togg T10F’i İstanbul’dan deneyimleyen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, “Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu çalışma, yarın sanayide, üretimde, sağlıkta ve eğitimde göreceğimiz ileri bağlantı teknolojilerinin somut bir göstergesi. 5G hayatın her alanını dönüştürecek bir altyapı sunuyor” dedi. Superbox ve Superbox GO ile her an ve her yerde Turkcell 5G farkı Türkiye’yi Superbox teknolojisiyle tanıştıran Turkcell, 5G çağında da yeni nesil 5G uyumlu Superbox teknolojisini müşterilerine sunuyor. Böylece fiber altyapının henüz ulaşamadığı yerlerde, kablo ya da kurulum sorunu olmadan fiber hızında internet hizmeti mümkün olacak. Bir diğer yenilik ise taşınabilir Superbox GO cihazı. Superbox GO, lokasyondan, telefonunuzdan ve kablolardan bağımsız 5G bağlantısını mümkün kılıyor. Her an ve her yerde bağlantılı olmayı bir standart haline getiren cihaz, tek şarjla 10 saate kadar pil ömrüne sahip. Superbox GO ile 32 farklı cihaz aynı anda 5G bağlantısı yapabiliyor. Bu yeni teknolojilerin artık sabit internette oyun değiştirici rolü olduğuna değinen Ali Taha Koç, “Fiber altyapının henüz ulaşamadığı yerlerde kablo derdi olmadan, kurulum derdi olmadan fiber hızında internet dönemi başlıyor. Sokağıma kadar geldi apartmana girmedi, alt kat komşuma bağlandı bana bağlanmadı, şu şirket getirmiş bu şirket getirmemiş. Tüm bu dertler bitiyor. Artık telefonunuzda 5G sinyali görüyorsanız, konu kapanmıştır. Evinizde kablosuz olarak Turkcell Superbox 5G ile fiber hızında internetiniz olacak” dedi. 81 ildeki Turkcell ekipleriyle canlı yayında 5G hız testi Turkcell 5G lansmanında, 81 ildeki Turkcell ekipleriyle de aynı anda canlı bağlantı gerçekleştirildi. 7 farklı bölgeyi temsilen; Erzurum, Adana, Trabzon, İstanbul, İzmir, Ankara ve Diyarbakır’daki çalışanlarla canlı yayında 5G hız testi yapıldı. Çalışanların duygu ve düşüncelerini paylaştığı bağlantı, Turkcell 5G’nin çok yüksek hız kapasitesini bir kez daha ortaya koydu. Her kurumun kendi ihtiyacına göre tasarlanmış bir 5G servisi Üretimden ulaşıma, eğitimden sağlığa kadar hayatın her alanında 5G’nin büyük yansımalarının görüleceğini vurgulayan Genel Müdür Koç,“5G'nin sunduğu yüksek hız ve ultra düşük gecikme, sanayide gerçek bir devrim demek. Tabii her sektörün ihtiyacı farklı. Bu noktada da devreye ağ dilimleme girecek. Fabrikalar, hastaneler, limanlar… Her kurumun kendi ihtiyacına göre tasarlanmış bir 5G servisi sunacağız. Bunun en güçlü örneği özel şebeke çözümleri. Kritik alanlarda daha güvenli, daha kontrollü, daha düşük gecikmeli altyapılar kuruyoruz. Kurumlar kendi verisini kendi ekosisteminde tutacak. Turkcell kalitesiyle tüm kurumlara uçtan uca hizmet sağlayacağız” diye konuştu. “Saniyede 1.6 terabit veriyi taşıyacak omurgayı Turkcell Türkiye’ye kazandırdı” 5G ile milyarlarca cihaz birbirine bağlanacağını söyleyen Ali Taha Koç şöyle devam etti: “Yapay zekânın da etkisiyle devasa bir veri akışı oluşacak. Bu veri yükü nasıl yönetilecek? Cevap yine Turkcell’de. Uçtan uca, kesintisiz ve düşük gecikmeli yeni 5G servislerini destekleyen, 1.6 Tbps kapasiteye varan, en yüksek bant genişliği sağlayan transport omurgasına sahibiz. Bunun yanı sıra veri egemenliği artık millî egemenlik meselesi. Altyapıda yerlilik bizim için her zaman en öncelikli konulardan biri. Yerli ekipmanlar ile ilk 5G servisi sunan operatör olmanın gururunu yaşıyoruz.” “Tüm Turkcell ailesine yürekten teşekkür ediyorum” Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç sözlerini şöyle sonlandırdı: “Turkcell’in 5G yolculuğu, takım olmanın önemini bir kez daha gösterdi. Süreçteki liderlikleri için Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Şenol Kazancı ve Yönetim Kurulu Üyelerimize, tüm yöneticilerimize ve isimlerini burada sayamadığım Turkcell ailesinin her bir ferdine yürekten teşekkür ediyorum. Bu tarihi ana hep birlikte tanıklık etmenin gururunu yaşıyorum. Bu gurur sadece Turkcell’in değil, hepimizin. Bu gurur Türkiye’nin.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerji Sektöründe Dönüşüm Haberleri Neyi Gösteriyor? Haber

Enerji Sektöründe Dönüşüm Haberleri Neyi Gösteriyor?

Elektrik fiyatlarındaki oynaklık, sanayide artan verimlilik baskısı ve iklim hedeflerinin sertleşmesi aynı tabloya işaret ediyor: enerji artık sadece bir maliyet kalemi değil, doğrudan rekabet gücünün parçası. Bu nedenle enerji sektöründe dönüşüm haberleri, klasik bir sektör gündeminin ötesine geçti. Bugün bu başlık altında yayımlanan her gelişme, yatırım kararlarından tedarik stratejilerine, kamu politikalarından şirket iletişimine kadar geniş bir etki alanı yaratıyor. Bu dönüşümün en dikkat çekici yönü, tek bir teknoloji ya da tek bir kaynak üzerinden ilerlememesi. Güneş ve rüzgar yatırımları büyürken, depolama çözümleri hız kazanıyor; doğal gazın sistemdeki dengeleme rolü sürerken, hidrojen ve karbon yönetimi daha fazla konuşuluyor. Dağıtık üretim yaygınlaşırken, iletim ve dağıtım altyapısının modernizasyonu da aynı anda zorunlu hale geliyor. Haber akışını doğru okumak için bu çok katmanlı yapıyı görmek gerekiyor. Enerji sektöründe dönüşüm haberleri neden kritik hale geldi Profesyonel okur açısından asıl mesele, hangi haberin kalıcı bir eğilime işaret ettiğini ayırt edebilmek. Yeni bir yatırım duyurusu tek başına anlamlı olabilir, ancak asıl değer, bunun düzenleyici çerçeveyle, finansman koşullarıyla ve talep görünümüyle birlikte okunmasında ortaya çıkıyor. Bir güneş enerjisi santrali yatırımı haberi, eğer şebeke bağlantı kapasitesi, depolama entegrasyonu veya sanayi tüketimi tarafındaki dönüşümle desteklenmiyorsa sınırlı kalabilir. Bu yüzden enerji haberlerinde artık kapasite artışı kadar sistem esnekliği de izleniyor. Kurulu güç artarken şebekenin bu üretimi ne kadar verimli taşıdığı, tüketim tarafında ne kadar yönetilebilir talep yaratıldığı ve arz güvenliğinin hangi araçlarla korunduğu daha belirleyici hale geliyor. Karar vericiler için önemli olan, manşetin arkasındaki sistem etkisini okuyabilmek. Yatırım dili değişiyor Enerji alanındaki kurumsal açıklamalarda birkaç yıl öncesine göre daha farklı bir dil öne çıkıyor. Eskiden yatırım haberleri ağırlıkla megavat ve bütçe büyüklüğü üzerinden aktarılırdı. Bugün ise yerli teknoloji katkısı, karbon azaltım etkisi, dijital izleme altyapısı, depolama kapasitesi ve finansman modeli de haberin ana unsurları arasına girmiş durumda. Bu değişim tesadüfi değil. Yatırımcılar artık yalnızca üretim kapasitesine değil, projenin dayanıklılığına ve gelecekteki regülasyonlara uyum kabiliyetine bakıyor. Bankalar ve fon sağlayıcılar da benzer bir hassasiyet taşıyor. Dolayısıyla haber dili, sektörün risk algısındaki değişimi de yansıtıyor. Dönüşümün merkezinde sadece yenilenebilir enerji yok Piyasada en görünür başlık yenilenebilir enerji olsa da, dönüşüm bununla sınırlı değil. Elektrik depolama, akıllı şebekeler, enerji verimliliği, elektrifikasyon, atık ısı geri kazanımı ve sanayide dijital enerji yönetimi aynı zincirin parçaları. Özellikle üretim yapan şirketler açısından enerji dönüşümü, yalnızca temiz enerji tedariki değil, operasyonel maliyetlerin daha öngörülebilir hale getirilmesi anlamına geliyor. Burada dikkat çeken nokta şu: Her sektörün dönüşüm hızı aynı değil. Çimento, demir-çelik, kimya ve seramik gibi enerji yoğun alanlarda geçiş daha karmaşık ilerliyor. Çünkü bu sektörler sadece elektrik tüketmiyor, aynı zamanda yüksek ısı ihtiyacı ve kesintisiz üretim zorunluluğu taşıyor. Bu nedenle enerji dönüşümüne dair haberlerde, sektör kırılımı olmadan yapılan genellemeler eksik kalabiliyor. Depolama ve şebeke haberleri neden daha çok öne çıkacak Yakın dönemde enerji gündeminde en fazla ağırlık kazanacak alanlardan biri depolama olacak. Bunun nedeni basit: üretimi artırmak tek başına yeterli değil, o üretimi doğru zamanda sisteme vermek gerekiyor. Rüzgarın ve güneşin değişken karakteri, depolama yatırımlarını stratejik hale getiriyor. Benzer biçimde şebeke yatırımları da daha fazla görünür olacak. İletim ve dağıtım hatlarının güçlendirilmesi, dijital izleme sistemleri, sayaç altyapısı ve esneklik mekanizmaları; sektör dönüşümünün sessiz ama belirleyici alanları arasında yer alıyor. Bu tür haberler ilk bakışta daha teknik görünebilir, ancak piyasa açısından etkileri son derece somut. Bağlantı kapasitesi olmayan bir sistemde yeni yatırım iştahı sınırlanır. Regülasyon, haber değerini doğrudan belirliyor Enerji piyasası, düzenleyici kararların en hızlı sonuç ürettiği alanlardan biri. Lisans süreçleri, teşvik modelleri, kapasite tahsisleri, bağlantı kriterleri, karbon düzenlemeleri ve tarife mekanizmaları sektörün yönünü doğrudan etkiliyor. Bu yüzden regülasyon haberleri, yalnızca kamu otoritesinin açıklamaları olarak değil, piyasa davranışını şekillendiren sinyaller olarak ele alınmalı. Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı, sınırda karbon düzenlemeleri ve sürdürülebilir finansman kriterleri gibi dış kaynaklı gelişmeler, Türkiye enerji piyasasını da giderek daha fazla etkiliyor. İhracatçı sanayi için enerji dönüşümü artık çevresel bir tercih değil, pazar erişimi meselesi. Bu nedenle enerji alanındaki haber değeri, çoğu zaman şirket bilançosu ve dış ticaret stratejisiyle birlikte okunmalı. Burada bir denge ihtiyacı da var. Hızlı dönüşüm beklentisi ile sistemin teknik ve finansal gerçekleri her zaman aynı çizgide ilerlemiyor. Kamu otoritesi için arz güvenliği, yatırımcı için öngörülebilirlik, sanayici için maliyet kontrolü öncelikli. Başarılı politika setleri bu üç ekseni birlikte yönetebildiği ölçüde etkili oluyor. Kurumlar için haber takibi artık stratejik istihbarat işlevi görüyor Enerji başlığında yayımlanan haberler artık sadece sektör profesyonellerini ilgilendirmiyor. Finans kuruluşları, sanayi şirketleri, organize sanayi bölgeleri, lojistik oyuncuları, gayrimenkul geliştiricileri ve teknoloji sağlayıcıları da bu akışı yakından izliyor. Çünkü enerji maliyeti, tedarik güvenliği ve karbon performansı birçok sektörde rekabet denklemine girmiş durumda. Bu noktada haber takibinin niteliği öne çıkıyor. Güncel bir yatırım açıklaması, yeni bir depolama düzenlemesi veya iletim altyapısına ilişkin bir karar; kurumsal planlama için erken sinyal taşıyabiliyor. Özellikle içerik üreten yayıncılar ve dijital medya tarafı için bu gelişmeleri doğru çerçeveyle sunmak kritik. Sadece hız değil, bağlam da gerekiyor. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörel odaklı yayın yapıları için burada açık bir alan bulunuyor. Çünkü enerji haberi, tek paragrafla geçiştirilecek bir duyuru formatından çıkmış durumda. Okur artık şirket açıklamasının ötesinde, bunun neden önemli olduğunu ve hangi iş sonuçlarını tetikleyebileceğini görmek istiyor. Enerji sektöründe dönüşüm haberleri nasıl okunmalı Bu başlık altındaki haberleri değerlendirirken üç temel soruya bakmak gerekiyor. İlk olarak, haber yeni kapasite mi yaratıyor yoksa mevcut sistemin verimliliğini mi artırıyor? İkinci olarak, bu gelişme kamu desteğine mi dayanıyor, yoksa piyasa koşullarında kendi ekonomik mantığını oluşturabiliyor mu? Üçüncü olarak ise, etkisi kısa vadeli mi kalacak, yoksa sektör standardını değiştirecek bir yön taşıyor mu? Bu çerçeve özellikle şirket açıklamaları için önemli. Her yatırım haberi aynı derecede dönüştürücü olmayabilir. Bazı projeler sembolik değer taşır, bazıları ise gerçekten piyasa yapısını değiştirir. Aynı şekilde her regülasyon da aynı etkiyi yaratmaz. Uygulama kapasitesi düşük bir düzenleme, güçlü bir niyet beyanı olsa bile sınırlı sonuç üretebilir. Burada verinin rolü de büyüyor. Haber metinlerinde sadece vaatlere değil, kurulu güç, üretim profili, yatırım takvimi, bağlantı yapısı, emisyon etkisi ve finansman bileşimi gibi göstergelere bakmak gerekiyor. Sektör profesyonelleri için gerçek ayrım, anlatı ile uygulanabilirlik arasındaki farkta ortaya çıkıyor. Önümüzdeki dönemde hangi başlıklar izlenecek Yakın vadede enerji dönüşüm gündeminde birkaç alan öne çıkmaya devam edecek. Batarya depolama yatırımları, elektrikli araç ekosisteminin şebeke üzerindeki etkisi, sanayide öz tüketim modelleri, çatı GES uygulamaları, karbon muhasebesi, yeşil hidrojen pilotları ve veri merkezi enerji talebi bunların başında geliyor. Ayrıca yapay zeka destekli enerji yönetimi ile tahminleme sistemleri de daha görünür hale gelecek. Bununla birlikte her yeni alanın aynı hızda ticarileşmeyeceği unutulmamalı. Bazı teknolojiler haber akışında güçlü bir yer bulsa da, ekonomik ölçek kazanması zaman alabilir. Bu nedenle sektör gündeminde heyecan kadar ayıklama refleksi de gerekiyor. Gerçek dönüşüm, yalnızca yenilikten değil, uygulanabilir modellerin çoğalmasından doğuyor. Enerji sektöründeki dönüşüm artık izlenen bir trend değil, kurumların doğrudan pozisyon aldığı bir gerçeklik. Bu alandaki haberleri doğru okumak, sadece gündemi takip etmek anlamına gelmiyor; yatırım iştahını, rekabet avantajını ve kurumsal hazırlık seviyesini daha sağlıklı yönetme imkanı sunuyor. Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olanlar, en çok haberi görenler değil, hangi haberin gerçekten yön değiştirici olduğunu erken anlayanlar olacak.

Hepsiburada’dan TEKNOFEST’te Yapay Zeka Destekli Lojistik Yarışması Haber

Hepsiburada’dan TEKNOFEST’te Yapay Zeka Destekli Lojistik Yarışması

Hepsiburada, T3 Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücüsü olduğu TEKNOFEST 2026 kapsamında gerçek operasyonel problemlere çözüm üretmeyi hedefleyen “Yapay Zeka Destekli Lojistik Anahat Optimizasyonu Yarışması” gerçekleştirecek. Genç katılımcılardan kapasite, hacim ve servis seviyesi kısıtlarını gözeterek teslimat atamalarını gerçekleştirebilen, transfer merkezleri arasındaki rotaları en verimli şekilde planlayabilen ve makine öğrenmesi yöntemleriyle teslimat hacimlerini öngörebilen bütüncül çözümler tasarlamaları bekleniyor. Gerçek Veri Setleriyle Ölçülebilir ve Uygulanabilir Çözümler Yarışma sürecinde takımlar, gerçek operasyonel veri setleri üzerinden çalışarak maliyet, gecikme riski, kapasite kullanımı ve operasyonel kısıtları birlikte ele alan modeller geliştirecek. Bu doğrultuda ekipler karşılaştırılabilir, ölçülebilir ve sahada uygulanabilir bir anahat optimizasyon yaklaşımı sunacak. Gençler tarafından ortaya çıkarılan projeler; lojistik operasyonlarda verimliliğin artırılmasına, hizmet seviyesinin iyileştirilmesine ve sürdürülebilir planlama modellerinin ortaya çıkmasına odaklanacak. Yarışmada finale kalan takımlar, çözümlerini fiziksel sunum aşamasında jüriye aktaracak. Kazanan ekipler ise 30 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa’da düzenlenecek TEKNOFEST 2026 sahnesinde ödüllerini alarak projelerini geniş kitlelerle paylaşma fırsatı yakalayacak. Son Başvuru Tarihi 22 Mart Son başvuru tarihi 22 Mart 2026 olan yarışmaya ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora seviyesinde eğitim gören öğrenciler ve mezuniyet tarihinden 1 yıl geçmemiş kişiler başvurabiliyor. Takımların en az 2, en fazla 4 kişiden oluşması şartı bulunuyor. Yarışmada birinci seçilen takım 150 bin, ikinci takım 120 bin, üçüncü takım ise 100 bin liralık ödüle hak kazanacak. Yarışma takvimi, şartlar, süreçler hakkında detaylı bilgi ve başvuru için: https://teknofest.org/tr/yarismalar/yapay-zeka-destekli-lojistik-anahat-optimizasyonu-yarismasi/ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Corendon Airlines, ITB Berlin’de Avrupa Odaklı Güçlü Büyüme Mesajı Verdi Haber

Corendon Airlines, ITB Berlin’de Avrupa Odaklı Güçlü Büyüme Mesajı Verdi

Corendon Airlines ITB Berlin Fuarı’nda başta Almanya, Polonya ve Birleşik Krallık olmak üzere Avrupa’daki kilit pazarlarda benimsediği sürdürülebilir büyüme stratejisini vurguladı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da fuara özel olarak planlanan seferlerle turizm profesyonellerinin Berlin’e ulaşımını sağlayan Corendon Airlines, bu kapsamda 2 Mart 2026 tarihinde Antalya (AYT) – Berlin (BER) gidiş ve 5 Mart 2026 tarihinde Berlin (BER) – Antalya (AYT) dönüş olarak gerçekleştirilen seferlerle turizm sektörüyle kurduğu güçlü iş birliğini bir kez daha ortaya koydu. 35 uçaklık filosu ve yılda yaklaşık 10 milyon yolcu kapasitesiyle faaliyet gösteren Corendon Airlines, Avrupa büyüme stratejisinin merkezine ana kaynak pazarlarını yerleştirmeye devam ediyor. Bu yaklaşımın odağında ise Almanya, Avusturya ve İsviçre’yi kapsayan DACH bölgesi bulunuyor. Corendon Airlines’tan lezzet deneyimi Corendon Airlines, uçuş deneyimini zenginleştiren yenilikçi ikram konseptlerini bu yıl ITB Berlin’e de taşıdı. Sabahın erken saatlerinde gerçekleştirilen fuar uçuşunda misafirlere sunulan zengin kahvaltı menüsünün yanı sıra, Mangal Lahmacun da fuar programının öne çıkan lezzetlerinden biri oldu. 2026 yılı itibarıyla Lukas Podolski’nin restoran markası Mangal Döner ile gerçekleştirilen iş birliği kapsamında Köln/Bonn ve Düsseldorf uçuşlarında servise başlanan Türk mutfağının sevilen lezzetlerinden biri olan Mangal Lahmacun, fuar kapsamında partnerler ve basın temsilcileriyle bir araya gelmek üzere organize edilen “Happy Hour” etkinliğinde ziyaretçilere ikram edildi. Uçuşlarda yoğun ilgi gören bu özel lezzet, ITB Berlin’de de büyük beğeni toplarken; markanın destinasyon deneyimini gastronomiyle bütünleştiren yaklaşımının güçlü bir yansıması olarak öne çıktı. Dengeli ve Destinasyon Odaklı Büyüme Corendon Airlines’ın 2026 yaz sezonu büyüme planları, dengeli ve destinasyon bazlı bir yapı üzerine kurgulandı. Toplam kapasitenin yüzde 50’sini oluşturan Türkiye, tek haneli oranlarda artışla uçuş programındaki en önemli pazar olmayı sürdürüyor. İkinci büyük hedef pazar olan Yunanistan yüzde 12 büyüme kaydederken, özellikle Heraklion öne çıkan destinasyon olarak dikkat çekiyor. İspanya’ya olan frekanslar yaz sezonunda yüzde 25’in üzerinde artarken, yıl boyu operasyon yapılan Mısır’da kapasite 2025’e kıyasla yaklaşık yüzde 40 artış gösterecek. Destinasyon bazlı büyüme stratejisini değerlendiren Corendon Airlines Satış ve Pazarlama Başkanı Christian Hein; “Her bir destinasyonu kendi dinamikleri çerçevesinde değerlendiriyor, kapasite ve operasyonel planlamamızı buna göre şekillendiriyoruz. 2026 yaz sezonu için belirlediğimiz görünüm, dengeli ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımımızın doğal bir sonucudur” dedi. DACH Bölgesinde Güçlü ve Derinleşen Yapı Almanya, Avusturya ve İsviçre’yi kapsayan DACH bölgesi, Corendon Airlines’ın Avrupa’daki ana kaynak pazarlarından biri olarak konumlanıyor. Tatil odaklı ve etnik seyahat talebinin yön verdiği dengeli bir büyüme modeli benimsenirken, operasyonel derinlik özellikle Almanya pazarında yoğunlaşıyor. Köln/Bonn, Düsseldorf, Hannover ve Nürnberg havalimanlarında bulunan dört ana base-merkez noktası ile Almanya’da güçlü bir operasyonel yapı sürdüren Corendon Airlines, 2026 yaz sezonunda Almanya çıkışlı kapasitesini yaklaşık yüzde 20 artırmayı planlıyor. Bu kapsamda Almanya’dan Mısır’a gerçekleştirilen uçuşlar, tatil odaklı talep doğrultusunda genişletiliyor. Ayrıca, Umre hizmetleri kapsamında gerçekleştirilen Cidde direkt uçuşları da yıl boyu istikrarlı talep ile desteklenerek ağ yapısında önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Avusturya’da yaz sezonu kapasitesinin yaklaşık yüzde 30 artırılması planlanırken, Türkiye ve Akdeniz destinasyonlarına yönelik talep doğrultusunda frekans optimizasyonu yapılacak. İsviçre ise seçici, istikrarlı ve sürdürülebilir bir ağ yapısıyla DACH bölgesi içinde tamamlayıcı bir pazar olarak yer alıyor. DACH pazarı hakkında değerlendirmede bulunan Corendon Airlines Satış ve Pazarlama Başkanı Christian Hein ise şunları söyledi: “DACH bölgesi, uzun yıllardır güçlü olduğumuz ve operasyonlarımızı derinleştirmeye devam ettiğimiz bir coğrafya. Almanya bu bölgenin omurgasını oluştururken, Avusturya ve İsviçre’deki dengeli büyüme stratejimiz sürdürülebilir şekilde devam ediyor.” Polonya’da Hızlanan Büyüme ve Uzun Vadeli Vizyon DACH bölgesindeki güçlü yapı, Corendon Airlines’ın Doğu Avrupa’daki büyüme adımlarını da destekliyor. Bu çerçevede Polonya, son yıllarda istikrarlı büyüme kaydedilen pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Varşova ve Katowice’den Antalya ve Girit’e (Heraklion) gerçekleştirdiği uçuşlarla bölgedeki varlığını güçlendiren hava yolu, Türkiye ve Yunanistan’a yönelik tatil odaklı seyahat talebine yanıt vermeyi sürdürüyor. Varşova’dan Hurgada’ya uçuşlar Ekim 2026’da başlayacak olup, Kasım 2026’da Katowice çıkışlı seferlerin devreye girmesiyle birlikte hava yolu, bu Mısır destinasyonuna yeni direkt bağlantılar ekleyerek ağını daha da genişletecek. Her bir hat, perşembe ve pazar günleri olmak üzere haftada iki frekans olarak yapılırken, Mart 2027 sonuna kadar operasyon planlanıyor. 2026 yaz sezonu için Polonya çıkışlı kapasitenin neredeyse iki katına çıkarılması planlanırken, 2027 yılından itibaren ülkede operasyonel bir base kurulması hedefleniyor. Polonya pazarı hakkında konuşan Corendon Airlines Polonya Ülke Müdürü Halina Strzyzewska şu ifadeleri kullandı: “Polonya, güçlü tatil talebi ve uzun vadeli potansiyeli ile öne çıkan bir pazar. Önümüzdeki dönemde bu pazardaki varlığımızı planlı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla büyütmeye devam edeceğiz.” Birleşik Krallık’ta Kontrollü ve Sürdürülebilir Büyüme Birleşik Krallık pazarında Corendon Airlines, kontrollü ve istikrarlı bir büyüme modeli izlemeye devam ediyor. 2026 yaz sezonunda mevcut hatlarda frekans artışına odaklanılırken, Birleşik Krallık çıkışlı Antalya ve Girit (Heraklion) uçuşları kapasite talep doğrultusunda optimize ediliyor. Spor ve destinasyon odaklı iş birlikleri ise markanın pazardaki uzun vadeli konumlandırmasını destekliyor. Birleşik Krallık pazarıyla ilgili değerlendirmede bulunan Corendon Airlines Birleşik Krallık Ülke Müdürü Matthew Carpenter şunları ekledi: “Birleşik Krallık pazarında büyümeye kontrollü ve sürdürülebilir bir çerçevede yaklaşıyoruz. Mevcut hatlarda etkin kapasite yönetimi ve güçlü marka iş birlikleri sayesinde uzun vadede pazardaki konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Atakey Patates 2025’i 69,3 Bin Ton Satış Hacmiyle Tamamladı Haber

Atakey Patates 2025’i 69,3 Bin Ton Satış Hacmiyle Tamamladı

Atakey Patates İcra Kurulu Başkanı Ahmet Özgül, konuya ilişkin değerlendirmesinde: “2025 yılı, Atakey’in üretim yetkinliğini ve operasyonel esnekliğini kanıtladığı bir yıl oldu. TAB Gıda ekosistemiyle sağlanan talep görünürlüğü sayesinde üretim planlamamızı daha etkin yönettik ve tesislerimizde yüksek kapasite kullanım oranına ulaştık. Yılı hedeflediğimiz 69,3 bin tonla kapatmış olmaktan gurur duyuyoruz. Bu sonuçlar, sadece hacimsel bir büyüme değil, aynı zamanda hammadde tedariğinden stok yönetimine kadar tüm süreçlerimizi ne kadar verimli yönettiğimizin bir göstergesidir,” dedi. Şirketin ekosistem gücü ve portföy çeşitliliği, stratejik iş ortaklıkları ve grup içi satışların sağladığı istikrarlı talep ile birlikte operasyonel performansının temel belirleyicileri arasında yer aldı. Grup satışları, 2025 yılında toplam hacmin %78’ine ulaşarak Atakey’e üretim planlamasında yüksek görünürlük sağladı. Ana iş kolu olan dondurulmuş patates üretiminin yanı sıra, şirketin katma değerli ürün stratejisi de meyvelerini vermeye devam ediyor. Soğan halkası ve peynir çubuğu gibi kaplamalı ürünler segmenti, 2025 yılında 5,2 bin tonu aşan bir hacimle toplam performansa stratejik bir katkı sundu. Bununla birlikte, üretim süreçlerindeki yan ürünleri katma değeri yüksek çözümlere dönüştürerek tüketicilerin yeni lezzet beklentilerini karşılayan patates kroket gibi inovatif ürünlerin portföye eklenmesi; şirketin verimlilik ve inovasyon odaklı vizyonunu destekleyen önemli adımlar oldu. 2026 Yılı 80 Bin Ton Satış Hedefi Atakey, 2026 yılında operasyonel ölçeğini daha da büyüterek toplam satış hacmini 80 bin tona çıkarmayı hedefliyor. Bu büyüme planında dondurulmuş patatesin ana hacimdeki liderliğini koruması, katma değerli ürünlerin ise portföy içindeki payının artırılması bekleniyor. Şirket, 2026 yılında perakende kanalındaki varlığını yeni ürün gruplarıyla güçlendirmeyi ve ulusal satış ağları üzerinden daha geniş kitlelere ulaşmayı planlıyor. Üretim tarafında ise, altyapı verimliliğini artıran yatırımların devreye alınmasıyla birlikte enerji sürekliliğinin korunması ve yıllık bazda ek kapasite yaratılması hedefleniyor. Ahmet Özgül sözlerini şöyle tamamladı: “2026 yılına sektör liderliğimizi pekiştirerek ve 80 bin tonluk yeni satış hedefimize odaklanarak giriyoruz. Entegre tarım modelimiz kapsamında Türkiye’nin farklı bölgelerinde birlikte çalıştığımız üreticilerimiz, iş modelimizin en güçlü unsurlarından birini oluşturuyor. Çiftçi ekosistemimizle kurduğumuz bu uzun vadeli iş birliği, üretim planlamamızın temelini oluştururken sürdürülebilir büyüme vizyonumuzu da destekliyor. Verimlilik, kalite ve sürdürülebilir değer üretme ilkelerimizden ödün vermeden tüm paydaşlarımız için değer yaratmayı sürdüreceğiz. 2025 yılındaki operasyonel hedeflerimize ulaşmamızı sağlayan ekibimize, müşterilerimize, çiftçilerimize ve iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum.” Atakey Hakkında: Atakey Patates, hâkim ortağı TFI TAB Gıda Yatırımları’nın (TFI) iştiraki olan TAB Gıda bünyesindeki tüm hızlı servis restoranlarına ürün tedariki sağlamak amacıyla 2012 yılında kurulmuştur. Şirket, Afyon-Susuz’da 157 bin m2 arazi içinde 75 bin m2‘lik alana sahip üretim tesisinde 90 bin ton dondurulmuş patates ve 10 bin ton dondurulmuş kaplamalı ürün işleme kapasitesiyle Türkiye’nin lider, Avrupa’nın ise en büyük dondurulmuş patates üreticilerinden biridir. Yurt içinde ve yurt dışında grup dışı müşterilere de ürün satışı yapılmakta, ayrıca, çeşitli otel ve restoran gruplarına ve indirim marketlerine de ürün temin edilmektedir. İhracat pazarları arasında yakın çevre veya uzak rotalar dikkate alınmadan Birleşik Arap Emirlikleri, Brezilya, Bulgaristan, Çin, Güney Kore, Gürcistan, Irak, Kuzey Kıbrıs ve Kuzey Makedonya gibi birçok ülkeye ihracat gerçekleştirilmiştir. Atakey, 100’ün üzerinde çiftçisi ile 20 farklı şehirde sözleşmeli tarım yapar. Sezonda yaklaşık 40.000 dekarlık zirai alanda patates tohumunu kendi ziraat mühendisleriyle Atakey standartlarına uygun kalitede ve verimde yetiştirir. Ayrıca Atakey, 7.500 m²’lik tohum, 32.000 m²’lik hammadde ve 15.000 m²’lik soğuk hava depoları gibi soğutma ve iklimlendirme üniteleri ile su arıtma ve su deşarj üniteleri gibi altyapıları içeren tesisler bütününden oluşur. Verimli ve tam entegre üretim modeli ile çalışan Atakey, tohumdan tarlaya, tarladan sofraya değer zincirini sürdürülebilir bir şekilde yönetmeye önemserken FSA Sürdürülebilir Tarım, BRCGS gıda güvenliği, TSE Helal Gıda, Sıfır Atık belgeleri ile ISO50001, ISO14001 ve ISO45001 sertifikaları sahibidir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.