Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kapasite Artışı

Kapsül Haber Ajansı - Kapasite Artışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kapasite Artışı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sabiha Gökçen Havalimanı’nda Üst Yönetimde Stratejik Yeniden Yapılanma Haber

Sabiha Gökçen Havalimanı’nda Üst Yönetimde Stratejik Yeniden Yapılanma

İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, Türkiye’nin en yoğun ikinci havalimanı ve Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanı olarak güçlü operasyonel performansını yeni bir kurumsal yapılanmayla destekliyor. 2025 yılında 48,4 milyon yolcuya ulaşarak tarihi bir eşiği geride bırakan ISG, yeni büyüme fazına daha güçlü bir yönetişim ve teknik liderlik yapısıyla giriyor. Malezya Havalimanları Grubu (Malaysia Airports Holdings Berhad - MAHB) bünyesinde stratejik öneme sahip uluslararası bir havalimanı olarak faaliyet gösteren ISG’de, bir yıldır sürekliliği ve operasyonel dayanıklılığı sağlamakta önemli görev üstlenen Yönetim Komitesi yapısı sona erdi. Daha net tanımlanmış yönetim sorumlulukları, sadeleştirilmiş karar alma süreçleri ve güçlendirilmiş kurumsal uyumu esas alan yeni liderlik modeli hayata geçirildi. Bu kapsamda Yönetici Direktör (Executive Director) pozisyonu yeniden devreye alınırken, Teknik Hizmetler ve Projeler Genel Müdür Yardımcılığı (CTPO) pozisyonu oluşturuldu. Yönetici Direktör pozisyonu yeniden etkinleştirildi Yeni yapılanma kapsamında Yönetici Direktör (Executive Director) pozisyonu yeniden etkinleştirildi. Bu doğrultuda Hanita Ahmad, Yönetici Direktör ve ISG Yönetim Kurulu Üyesi olarak atanırken aynı zamanda Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı (CFO) görevini de sürdürmeye devam edecek. Haziran 2025’te Malezya Havalimanları’ndan görevlendirme ile ISG’ye katılan Hanita Ahmad; görevi süresince yönetişim entegrasyonunun güçlendirilmesi, hissedar uyumunun artırılması ve MAHB ile ISG arasındaki kurumsal koordinasyonun geliştirilmesinde kritik rol üstlendi. Finans dönüşümü, stratejik liderlik, yönetişim ve uluslararası iş ortaklığı alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip olan Ahmad, yeni görevinde kurumsal performans yönetimi, paydaş ilişkileri, yönetişim etkinliği ve stratejik hedeflerin hayata geçirilmesine liderlik edecek. Ahmad aynı zamanda, ISG ile MAHB arasındaki entegrasyon sürecinin daha da güçlendirilmesinde aktif rol üstlenmeye devam edecek. CTPO pozisyonu ile teknik kapasite ve altyapı yönetimi güçleniyor ISG’nin büyüyen operasyonel yapısı ve uzun vadeli altyapı hedefleri doğrultusunda Teknik Hizmetler ve Projeler Genel Müdür Yardımcılığı (CTPO) pozisyonu da oluşturuldu. Bu göreve Levent Çelik atanırken yeni yapı kapsamında mühendislik, teknik hizmetler, altyapı yönetimi, sermaye projeleri, iş sağlığı-güvenliği ve kalite güvence süreçlerinin kurumsal düzeyde daha entegre şekilde yönetilmesi hedefleniyor. Teknik operasyonlar, altyapı yönetimi, varlık yaşam döngüsü yönetimi, iş sağlığı-güvenliği ve proje yürütme alanlarında kapsamlı deneyime sahip olan Levent Çelik’in liderliğinde ISG’nin gelecekteki kapasite artışı, operasyonel dayanıklılığı ve stratejik altyapı hazırlıklarının daha da güçlendirilmesi amaçlanıyor. Yeni yapılanmanın terminal genişletme çalışmaları ve büyük ölçekli altyapı projeleri başta olmak üzere, ISG’nin gelecekteki büyüme fırsatlarına ivme kazandırması bekleniyor. ISG yeni büyüme fazına hazırlanıyor Son yıllarda Avrupa havacılık sektörünün en güçlü büyüme performanslarından birini sergileyen İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, yeni yönetim yapılanmasıyla birlikte sürdürülebilir büyüme, operasyonel mükemmeliyet, teknik kapasite gelişimi ve kurumsal yönetişim alanlarındaki dönüşümünü daha ileri taşımayı hedefliyor. “Şehrin Havalimanı” kimliğini küresel bir bağlantı merkezi vizyonuyla güçlendiren ISG, yeni liderlik yapısıyla birlikte İstanbul’un ve Türkiye’nin uluslararası hava ulaşımındaki stratejik konumuna katkı sağlamayı sürdürmeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Temiz Enerjiyle 1 Milyon Haneye Elektrik Haber

Temiz Enerjiyle 1 Milyon Haneye Elektrik

Türkiye’nin rüzgar enerjisi sektöründe ilk üç oyuncu arasında yer alan Eksim Enerji, 2025 yılında başarıyla tamamladığı kapasite artış hamlesinin ardından toplam kurulu gücünü yaklaşık 1.2 GW seviyesine taşıdı. Geçtiğimiz sene yıllar boyunca yaptığı yatırımların karşılığını alan Eksim Enerji, biri Türkiye’nin 2. büyük lisanslı GES sahası olmak üzere, 10 ayrı sahada bir senede ulaşılması zor bir başarıya imza atarak 42 yeni türbini devreye aldı. Ayrıca Geyve, Silivri, Viranşehir, Yozgat ve Karaman sahalarının yanı sıra yurt dışında Skole RES projesinin yapımını tamamladı. Bu yatırımlarla birlikte 488,5 MW’lık kapasite artışı sağlayan şirket, ulaştığı kurulu güç seviyesiyle büyümesini kararlılıkla sürdürdü. “Yenilenebilir enerjiye geçiş tercihin ötesinde bir zorunluluk” Amasya Merzifon’da yer alan Kayadüzü Rüzgar Enerjisi Santrali’nde düzenlenen Uçurtma Festivali’nde değerlendirmelerde bulunan Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, küresel enerji gündemine ilişkin şunları söyledi: “Dünyada son dönemde artan jeopolitik gerilimler ve lojistik aksamalar, enerji güvenliğini üretim hacminin ötesinde stratejik bir öncelik haline getirdi. Uluslararası öngörüler, bazı bölgelerde yaşanan üretim kayıplarının telafisinin iki yılı bulabileceğini gösteriyor. Bu tablo, yenilenebilir enerjiye geçişi artık bir tercih değil, zorunluluk haline getiriyor. 2026 yılı ilk çeyreği itibarıyla ülkemizin toplam kurulu gücünün 124.532 MW’a ulaştığını ve bu artışın büyük ölçüde güneş enerjisinden kaynaklandığını görüyoruz. Yenilenebilir kaynakların toplam kurulu güç içindeki payının yüzde 60’ı aşması, dönüşümün hızını ve ülkemizin başarısını net biçimde ortaya koyuyor.” “Temiz enerji, gelecek nesillere bırakılacak en değerli miras” Akbay, temiz enerjinin yalnızca bir yatırım alanı değil, aynı zamanda gelecek nesillere bırakılacak en değerli miras olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti: “Bugün burada uçurtmalarımızı yalnızca rüzgârla değil, daha temiz bir dünya umuduyla gökyüzüne bırakıyoruz. Geçtiğimiz yıl İzmir Seferihisar’da başlattığımız uçurtma festivalini bu yıl Merzifon’a taşıyarak çocuklarımızla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 2025 yılı boyunca rüzgar, güneş ve hidroelektrik santrallerimizden elde ettiğimiz 2,35 milyar kWh üretim ile yaklaşık 1 milyon hanenin enerji ihtiyacını temiz kaynaklardan karşıladık. Bu üretim sayesinde 1,4 milyon ton karbon salımını engelledik. Tüm bu çalışmaların arkasında çocuklarımıza daha yaşanabilir ve güvenli bir çevre bırakma motivasyonu bulunuyor.” Dijital dönüşüm ve depolama odaklı gelecek vizyonu Eksim Enerji’nin gelecek projeksiyonuna ilişkin bilgiler de veren Arkın Akbay, dijitalleşmenin verimli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, “Dijitalleşme yoluyla verim artışını, maliyet optimizasyonunu ve veri odaklı üretim modelini stratejimizin merkezine konumlandırıyoruz. Yapay zeka destekli tahminleme sistemlerinden dijital ikiz uygulamalarına kadar geniş bir teknoloji yelpazesini aktif olarak kullanıyoruz. Üretimi yalnızca kurulu güç üzerinden değil; en başta sürdürebilirlik olmak kaydıyla verimlilik, öngörülebilirlik, emre amadelik ve dayanıklılık temelinde ele alıyoruz. Rüzgar, güneş, bulut, nem ve su gibi tüm iklim verilerinden ekipman performansına kadar bütün parametreleri anlık olarak izliyoruz. Böylece operasyonel kararlarımızı tedarikçiden müşteriye uçtan uca optimize ediyoruz” diye konuştu. Depolama entegreli santral projelerine de değinen Akbay, Kırklareli’nden Antalya’ya uzanan 10 farklı sahada toplam 633 MW gücündeki yatırımlar için ön lisans süreçlerinin hızla ilerlediğini ifade etti. “Doğu ile Batı arasında enerji köprüsü kurmayı hedefliyoruz” Eksim Enerji’nin uluslararası yatırımlarına da değinen Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, şirketin bölgesel bir enerji oyuncusu olma vizyonunu şu sözlerle anlattı: “Türkiye’deki yatırımlarımızın yanı sıra yurt dışında da aktif olarak büyümeye devam ediyoruz. Gürcistan’da işletmede olan 2 hidroelektrik santralimize ek olarak devreye alınma aşamasında 1 güneş enerjisi santralimiz bulunuyor. Aynı ülkede geliştirme süreci devam eden 6 rüzgar ve 2 güneş projesiyle toplamda 700 MW kapasiteye ulaşmayı hedefliyoruz. Ukrayna’da ise işletmeye aldığımız 1 rüzgar santrali ve geliştirme aşamasındaki 1 proje ile toplam 360 MW’lık bir portföy oluşturmayı planlıyoruz.” Uçurtma Festivali’nin yeni durağı Amasya Merzifon Arkın Akbay son olarak Uçurtma Festivali’ne ilişkin olarak şu bilgileri paylaştı: “Yenilenebilir enerjiye ilişkin farkındalığın erken yaşlarda kazanılmasını son derece önemsiyoruz. Bu anlayışla İzmir Seferihisar’ın ardından Merzifon’da düzenlediğimiz Uçurtma Festivali’nde çocukları doğa, rüzgar ve temiz enerjiyle buluşturduk. Çocuklarımıza eğlenirken öğrenebilecekleri, doğayla ve rüzgârla doğrudan temas kurabilecekleri bir deneyim sunuyoruz. Ayrıca ‘Yeteri Kadar’ kampanyamız kapsamında düzenlediğimiz atölye çalışmalarında çocuklara çevre bilinci kazandırmayı hedefledik. Uçurtma festivallerimizi Türkiye’nin farklı bölgelerindeki santral sahalarımızda çocuklarla buluşturmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aselsan Sürdürülebilir Büyümesini 2026 Yılına Taşıdı Haber

Aselsan Sürdürülebilir Büyümesini 2026 Yılına Taşıdı

Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre ASELSAN; güçlü operasyonel performansı, artan teknoloji yatırımları ve disiplinli finansal yönetimi ile büyümesini kararlılıkla sürdürdü. Borsa İstanbul’un en değerli şirketi ASELSAN'ın 2026 yılı ilk üç ayına ait hasılatı bir önceki yılın aynı dönemine göre reel olarak %15 artarak 34,3 milyar TL’ye ulaştı. İhracat odaklı büyüme stratejisinin çıktılarını günden güne geliştiren ASELSAN’ın 2026 yılının ilk çeyreğinde imzaladığı yeni ihracat sözleşmeleri %69 artışla 629 milyon ABD doları seviyesinde gerçekleşti. ASELSAN’ın bakiye siparişleri de geçen yılın aynı dönemine göre %39 artışla 20,7 milyar ABD dolarına ulaştı. Bakiye siparişlerdeki artış, ASELSAN’ın kesintisiz büyümesine 2026 yılında da eşlik etti. ASELSAN, ölçek ve kapasite artışına yönelik yatırımlarını yılın ilk çeyreğinde %261 yükselterek 137 milyon ABD dolarına çıkardı. AR-GE harcamaları da %41 artış ile 357 milyon ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Üretime ve AR-GE’ye yönelik güçlü yatırımlar, ASELSAN’ın küresel marka olma yolunda emin adımlarla yürümesini destekleyen stratejik adımlar olarak öne çıktı. Bir önceki yılın aynı dönemde 0,60 olan Net Borç/FAVÖK oranı da 0,41’e geriledi. Öne Çıkan Finansal ve Operasyonel Göstergeler – 2026 1. Çeyrek • İmzalanan Yeni İhracat Sözleşmeleri: 629 milyon ABD doları (%69 artış) • Bakiye Siparişler: 20,7 milyar ABD doları (%39 artış) • Hasılat: 34,3 milyar TL (%15 artış) • FAVÖK Marjı: %25,2 (2025 yılı 1. Çeyrek, %22,6) • Net Borç/FAVÖK: 0,41 (2025 yılı 1. Çeyrek, 0,60) • AR-GE Harcamaları: 357 milyon ABD doları (%41 artış) • Seri Üretime Yönelik Yatırımlar: 137 milyon ABD doları (%261 artış) ASELSAN Geleceğin Teknolojileriyle Büyümeye Devam Ediyor ASELSAN, uzun dönemli hedeflerine ulaşmak amacıyla 2024 yılında uygulamaya başladığı aselsaneXt Programının olumlu çıktılarını toplamaya 2026 yılında da devam etti. 2026 yılı ilk çeyrek hasılatı geçen yıla göre reel olarak %15 büyüyerek 34,3 milyar TL’ye ulaştı. Yılın ilk üç ayında elde edilen hasılatta ÇELİKKUBBE, Radar, Elektronik Harp, Askeri Haberleşme, Yapay Zekâ Destekli Kent Güvenliği, Elektro-Optik ve Güdümlü Mühimmat Sistemleri belirleyici rol oynadı. Şirketin bakiye siparişleri %39 artışla 20,7 milyar ABD dolarına yükseldi, yılın ilk 3 ayında imzalanan yeni ihracat sözleşmeleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %69 arttı. Operasyonel verimlilik ve yüksek teknolojiye odaklanma stratejilerini kurumsal dönüşüm faaliyetlerinin merkezinde tutan ASELSAN’ın ilgili dönemdeki FAVÖK marjı bir önceki yılın aynı dönemine göre 260 baz puan artarak %25,2 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde ASELSAN’ın FAVÖK tutarı da %28 artarak 8,6 Milyar TL’ye ulaştı. Söz konusu gelişmelere ek olarak; verimlilik artışı sağlayan uygulamaların kararlılıkla yürütülmesiyle Genel Yönetim Giderleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %3 azaldı. ASELSAN’ın kişi başı hasılatında ABD doları bazında %1,5 oranında artış görüldü, tüm bu gelişmelerle birlikte Türkiye’nin nitelikli istihdamına da katkı sağlayan ASELSAN’ın çalışan sayısı geçen yılın aynı döneminden bu yana üç binin üzerinde arttı. AR-GE ve Seri Üretim Yatırımları Kesintisiz Sürüyor Mühendis istihdamı ve AR-GE Projesi sayısında Türkiye lideri olan ASELSAN’ın AR-GE harcamaları ilgili dönemde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %41 artarak 357 milyon ABD doları seviyesine yükseldi. Yılın ilk çeyreğinde, Oğulbey Teknoloji Üssü ve mevcut yerleşkelerde gerçekleştirilen kapasite artışlarına yönelik yatırımlarda bir önceki döneme göre %261 artış yaşandı. ASELSAN’a ilave üretim kabiliyeti ve ölçek kazandıracak yatırımlar yılın ilk üç ayında kesintisiz bir şekilde gerçekleştirildi. 2025 yılında temeli atılan ve Cumhuriyet tarihinin tek seferdeki en büyük savunma sanayii yatırımı olan Oğulbey Teknoloji Üssü ile ÇELİKKUBBE bileşenlerinin üretiminde ilave kapasite artışı sağlanarak ASELSAN’ın savunma sanayindeki küresel rolü daha da güçlenecektir. Bu yatırımın ilk fazı da 2026 yılının ikinci yarısında devreye girecektir. Güçlü Operasyonel Nakit Akışı ve Disiplinli Finans Yönetimi ASELSAN, finansal sürdürülebilirlik stratejisini 2026 yılının ilk çeyreğinde de etkin bir şekilde uygulamaya devam etti. Bu dönemde yaratılan güçlü operasyonel nakit akışı yatırımların sağlıklı bir şekilde yönetilmesine imkân sağladı. AR-GE ve seri üretime yönelik yatırım harcamalarının kesintisiz bir şekilde devam ettiği dönemde nakit akışında kuvvetli iyileşmeler yaşandı. Operasyonel nakit akışında bir önceki yılın aynı dönemine göre ABD doları bazında %15 artış görüldü. Söz konusu dönemde ASELSAN’ın finansal borçlarının aktifleri içerisindeki payı %12,2’den %10,9’a geriledi. Bu iyileşme, şirketin varlık yapısını daha sağlam hale getirdi. 2026 yılının ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla net borç seviyesinde %16 azalma görüldü. Böylelikle, ASELSAN’ın 2025 yılı ilk çeyreğinde 0,60 olan Net Borç/FAVÖK oranı bu dönem 0,41 seviyesinde gerçekleşti. Bu bağlamda Şirket, borçluluk göstergelerinde sektör ortalamalarının altında kalmayı sürdürdü. ASELSAN’ın ticari borçlarında da 2025 yıl sonuna göre %30 azalma yaşandı. AR-GE ve seri üretime yönelik yüksek tutarlı yatırım harcamalarının devam ettiği bir dönemde borçluluk göstergelerinde sağlanan iyileşmeler ASELSAN’ın önümüzdeki dönemlerde ölçek büyümesi, ihracat artışı ve yüksek teknoloji yatırımlarını devreye almasında önemli bir güvence konumunda yer alıyor. Hasılatını, bakiye siparişlerini, imzaladığı ihracat sözleşmelerini, operasyonel marjlarını, bilanço büyüklüğünü ve diğer birçok finansal göstergesini geliştiren ASELSAN 2026 yılına kuvvetli bir başlangıç yaptı. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol 2026 Yılı İlk Çeyrek Finansal Sonuçlarını Değerlendirdi: “Kuvvetli Büyümemiz Sürüyor” “aselsaneXt programına başladığımız 2024 yılından itibaren çok güçlü bir finansal performansa imza attık. 2024’te yüzde 13, 2025’te ise yüzde 15 gibi çok ciddi reel büyüme rakamlarına ulaştık. Bu güçlü performansı bu yılın ilk çeyreğinde de sürdürdüğümüz için mutluyuz. İlk çeyrekte elde ettiğimiz sonuçlar, ASELSAN’ın sadece büyüyen değil, aynı zamanda doğru yönetilen, dönüşen, derinleşen bir şirket olduğunu açık şekilde ortaya koyuyor. 2024 yılının ilk çeyreğinde %5, 2025 yılının aynı döneminde %9 büyüyen Şirketimiz 2026’nın ilk çeyreğinde %15 oranında büyüdü. Hasılatımızın 34,3 milyar TL’ye ulaşması, ihracat sözleşmelerimizin %69 artışla 629 milyon ABD dolarına yükselmesi ve bakiye siparişlerimizin 20,7 milyar ABD doları seviyesine çıkması; iş modelimizin dayanıklılığını ve sürdürülebilirliğini teyit ediyor. Bu dönemde büyümeyi finansal sağlamlıkla birlikte ele aldık. FAVÖK marjımızın %25,2 seviyesine yükselmesi, net borç/FAVÖK oranımızın 0,41’e gerilemesi ve güçlü nakit akışımız, disiplinli finans yönetimi yaklaşımımızın somut sonucudur. Yüksek büyüme ile birlikte bilanço gücünü aynı anda artırabilmek, ASELSAN’ın artık yerleşmiş kurumsal kapasitesini gösteriyor. “Artan Talep ile Birlikte Yatırımlarımız da Artıyor” Son iki yılda olduğu gibi bu dönemde de yatırımlarımıza hız kesmeden devam ettik. AR-GE harcamalarımızı %41 artırarak 357 milyon ABD dolarına, seri üretime yönelik yatırımlarımızı ise %261 artırarak 137 milyon ABD dolarına çıkardık. Geçtiğimiz yılın tamamında yaptığımız yatırımın yarısını ilk çeyrekte yapmış durumdayız. Bu yatırım iştahımızın arkasında, ASELSAN’ın ürün ve teknolojilerine olan yoğun ihtiyaç ve talep var. Sahadaki ihtiyaçlara çok daha hızlı yanıt verecek, maliyet etkin tasarımlara odaklanan ve ürünleşme süresini kısaltan yaklaşımlarımızla, dünyaya çok daha hızlı ve fazla sayıda ürün sunabilme yeteneği kazanıyoruz. Geçtiğimiz yıl 286 bin ürünü son kullanıcılara teslim ederek yakaladığımız başarıyı, bu yıl 400 bin adet seviyesini aşarak bir üst boyuta taşımayı hedefliyoruz. Oğulbey Teknoloji Üssü başta olmak üzere devreye aldığımız kapasite artışları, bu üretim ölçeğini yönetecek kritik bir eşik niteliğindedir. “Küresel Bir Marka ASELSAN” ASELSAN’ın ortaya koyduğu bu dönüşüm, uluslararası aktörlerin de dikkatini çekiyor. İlk çeyrekte imzaladığımız sözleşmelerin yarısının ihracat kaynaklı olması değerli bir gösterge. NATO Genel Sekreteri’nin ASELSAN’a gerçekleştirdiği ziyaret, şirketimizin küresel savunma ekosistemindeki konumunun artık stratejik düzeyde karşılık bulduğunu net biçimde ortaya koydu. Bu temas, ASELSAN’ın sadece teknoloji üreten bir şirket değil, aynı zamanda teknoloji standardı belirleyen bir aktöre dönüşümünün göstergesidir. “SAHA İstanbul’da Üç Lansman” Önümüzdeki dönemde bu konumlanmayı daha da ileri taşıyacağız. Gelecek hafta gerçekleştireceğimiz SAHA İstanbul, bizim için son derece önemli. SAHA İstanbul’da gerçekleştireceğimiz üç lansmanda yeni ürünlerimizi ilk kez tanıtacağız. Bu ürünler, modern harp sahasını yakından takip ettiğimizi, değişen şartlara hızlı bir şekilde yanıt üretebildiğimizi ve küresel rekabet kapasitemizi ortaya koyacak. ASELSAN bugün, finansal gücünü teknoloji derinliğiyle, teknoloji derinliğini ise küresel etki alanıyla birleştiren bir yapıya dönüşmüş durumda. Önümüzdeki dönem, bu üç alanın aynı anda geliştiğine birlikte şahitlik edeceğiz. İlk çeyrek sonuçlarımız, 2026 ve sonrası hedeflerimizi gerçekleştireceğimize dair güçlü bir işaret olmuştur. Bu güçlü performans ile birlikte küresel marka olma yolunda yürümeye devam edeceğiz.” İmzalanan Sözleşmeler ve Bakiye Siparişler ASELSAN, 2025 yılında elde ettiği rekor seviyedeki başarılarını 2026 yılına da taşıdı. Küresel pazarlardaki etkinliğini önemli ölçüde artırarak uluslararası savunma ekosistemindeki konumunu daha da güçlendiren ASELSAN 2026 yılının ilk 3 ayında toplam 1,26 milyar ABD doları tutarında yeni sözleşme imzaladı. Bu sözleşmelerin %50’si yeni ihracat sözleşmelerinden kaynaklandı. Yeni ihracat sözleşmelerindeki artış %69’la 629 milyon ABD dolarına ulaştı. Tüm bu alandaki gelişmeler ASELSAN’ın ürün ve sistemlerine yönelik küresel talebin istikrarlı şekilde arttığını ortaya koydu. ASELSAN’ın bakiye siparişleri de kesintisiz bir şekilde artmaya devam etti. Yılın ilk 3 ayı itibarıyla Şirketin bakiye siparişleri, bir önceki yılın aynı dönemine göre %39 artarak 20,7 milyar ABD doları seviyesine yükseldi. Yeni ihracat sözleşmelerinde ve bakiye siparişlerde tarihsel zirveler görüldü. İmzalanan Önemli Sözleşmeler • 2026 Yılının 1. Çeyreği Uluslararası müşteriler ile imzalanan haberleşme sistemlerinin ve insansız deniz araçlarına yönelik faydalı yüklerin ihracatına ilişkin sözleşme, Uluslararası müşteriler ile imzalanan hava savunma, aviyonik sistemlerin ihracatına ilişkin sözleşme, Yurt içi bir platform üreticisi ile yurt dışındaki kullanıcılara teslim edilmek üzere imzalanan Elektro-Optik Sistemlerin ihracatına ilişkin sözleşme, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Güdüm Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yedaş’tan Amasya’ya Dev Enerji Yatırımı Haber

Yedaş’tan Amasya’ya Dev Enerji Yatırımı

. Yapılacak yatırımlarla birlikte şehirde enerji altyapısının daha güçlü, kesintisiz ve sürdürülebilir hale getirilmesi hedefleniyor. Program kapsamında; şebeke yenileme, kapasite artışı, yeni dağıtım trafo merkezleri, yeraltı kablo projeleri ve ileri teknoloji dijital izleme sistemleri gibi birçok alanda önemli çalışmalar gerçekleştirilecek. YEDAŞ, Amasya’da hayata geçireceği yeni dönem yatırım planlarını Büyük Amasya Oteli’nde düzenlenen basın toplantıyla kamuoyuna duyurdu. Toplantıya YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, Bölgeler Koordinatörü Emin Uğur Asan, Amasya Bölge Müdürü Eren Demirkan ve Kurumsal İletişim Müdürü Emin Genç katıldı. Amasya genelinde 3 binin üzerinde trafo, 9 bin kilometreyi aşan hat uzunluğu ve 250 bini aşkın aboneye hizmet sunan YEDAŞ, 290 MVA’yı aşan kurulu güç ve yıllık 650.000 MWh seviyesindeki tüketimle kentin enerji ihtiyacını karşılıyor. Şirket, bu güçlü altyapıyı yeni trafo binaları, şebeke güçlendirme ve yedekleme yatırımlarıyla daha ileri taşıyarak artan enerji talebine sürdürülebilir çözümler sunmayı hedefliyor. Kesinti Adedi ve Süresinde Önemli İyileşme Son 7 yılda gerçekleştirilen yatırımların etkisi, kesinti göstergelerinde belirgin şekilde ortaya çıktı. Amasya’da abone başına ortalama kesinti süresi yüzde 46 oranında azalırken, kesinti adedi yüzde 38 düşüş gösterdi. 2025 yılı itibarıyla kesinti süresi 616 dakikaya, kesinti adedi ise 8,2 seviyesine geriledi. Bu iyileşmede teknoloji yatırımları önemli rol oynadı. SCADA ve OMS sistemleri sayesinde şebeke uzaktan izlenip yönetilebilir hale gelirken, arızalara müdahale süreleri kısaldı. Uzaktan enerjilendirme oranı yüzde 99 seviyesine ulaşırken, arıza tespit süreçleri saniyeler içinde gerçekleştirilebilir hale geldi. SCADA altyapısındaki gelişimle istasyon sayısında yüzde 1.057 artış sağlandı. Barış Demir: “Hedefimiz Kesintisiz ve Sürdürülebilir Enerji” YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, Amasya’da gerçekleştirilen yatırımlara ilişkin değerlendirmesinde, “Amasya’da gerçekleştirdiğimiz yatırımların en önemli çıktısı, vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmet kalitesinde yaşanan somut iyileşmedir. Son yıllarda kesinti sürelerinde ve sıklığında elde ettiğimiz düşüş, doğru planlama ve kararlı yatırım yaklaşımımızın bir sonucudur. Önümüzdeki dönemde teknoloji odaklı yatırımlarımızla Amasya’da geleceğin enerji altyapısını kurmaya ve kesintisiz enerji arzını daha da güçlendirmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. YEDAŞ, önümüzdeki 5 yıllık dönemde hayata geçireceği 5 milyar TL’lik yatırım planı ile Amasya’nın enerji altyapısını daha da güçlendirerek, bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlamayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Membran Üretim Kapasitesini İkiye Katladı, İhracatta Vites Artırdı Haber

Membran Üretim Kapasitesini İkiye Katladı, İhracatta Vites Artırdı

Bugün 65 yıllık tarihi ile 40’tan fazla ülkede, 350’yi aşkın üretim tesisiyle pek çok farklı iş kolunda faaliyet gösteren küresel oyuncu Ravago, inşaat sektöründeki gelenekselleşen Strateji ve Ödül Buluşması kapsamında iş ortaklarıyla Kıbrıs’ta bir araya geldi. Concorde Luxury Resort’te düzenlenen etkinlik, şirketin yeni dönem stratejilerinin paylaşılmasının yanı sıra önemli bir yatırım duyurusuna da sahne oldu. ‘Ezber Bozan Dönüşüm’ mottosuyla gerçekleştirilen buluşmada şirket, Kartepe’deki üretim tesisinde hayata geçirilen yeni fabrika hattı yatırımını iş ortaklarıyla paylaştı. Bu yıl yine bir ilk olarak EPS hammadde tarafında belirli bir hacim üstü alım yapan üretici müşterilerini de ağırlayan Ravago, etkinlik kapsamında aynı zamanda yıl boyunca üstün performans gösteren bayilerini Bölge Ödülleri, Ticari Ödüller ve Ürün Özel Ödülleri kategorilerinde ödüllendirdi. Ayrıca Ravago Türkiye’nin EPS ham madde iş kolunda birlikte yol aldığı firmalara teşekkür plaketi takdim edilen etkinliğin açış konuşmasını, Ravago Türkiye CEO’su Sami Amira gerçekleştirdi. Ardından Ravago Türkiye Mali İşler Direktörü Aslı Perçin, ‘Finansal Bakış’ başlıklı sunumunu paylaştı. Ravago Bina Çözümleri XPS & Bitümlü Örtüler İş Birim Direktörü Nükhet Tercan Yıldırım’ın yeni yatırım hakkında detaylı bilgiler aktardığı etkinlik, Ravago EPS ve Mineral Yün İş Birim Direktörü Özge Müçek’in mineral yünü ve EPS ürünleri hakkındaki sunumuyla devam etti. Ravago Bina Çözümleri Ticari Ürünler Ürün ve Satış Müdürü Emre Arslan’nın ürün gruplarındaki yenilikleri paylaştığı buluşmanın kapanış konuşmasını ise Ravago Bina Çözümleri Türkiye Direktörü Alper Doğruer gerçekleştirdi. Ezber bozan dönüşümle küresel pazarlarda güçlü adımlar Etkinliğin mottosu olan ‘Ezber Bozan Dönüşüm’ yaklaşımının şirketin tüm faaliyet alanlarına yön verdiğini vurgulayan Ravago Bina Çözümleri Türkiye Direktörü Alper Doğruer, “Sektörümüzde başarıya giden yol, alışılmış yaklaşımları sorgulayan ve yeni değerler ortaya koyan bir bakış açısından geçiyor. ‘İnşaatın kalbindeki çözüm ortağı’ olma misyonuyla 30 yılı aşkın süredir faaliyetlerini sürdüren bir şirket olarak iş ortaklarımızla kurduğumuz ilişkilerden AR-GE çalışmalarımıza, üretim teknolojilerimizden müşteri deneyimine kadar tüm alanlarda yenilikçi bir yaklaşım benimsiyoruz. Bugün geldiğimiz noktada geniş ürün portföyümüz, güçlü üretim altyapımız ve küresel ihracat ağımız sayesinde sektörün önemli oyuncularının başında geliyoruz. Üretimimizin önemli bir bölümünü dünyanın dört bir yanındaki projelere ulaştırırken aynı zamanda Türkiye’de yalıtım sektörünün kalite standartlarını da yukarı taşımayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde de yenilikçi çözümlerimiz ve güçlü iş ortaklarımızla birlikte sektörümüzde ezber bozan dönüşümlere imza atmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Sürdürülebilir büyüme yolculuğunda kritik adım Ravago Bina Çözümleri XPS & Bitümlü Örtüler İş Birim Direktörü Nükhet Tercan Yıldırım ise etkinlik kapsamında lansmanı gerçekleştirilen yeni hat yatırımının detaylarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Yeni fabrika hattı yatırımıyla yıllık 20 milyon metrekare olan membran üretim kapasitelerini ikiye katlayarak 40 milyon metrekare seviyesine çıkardıklarını söyleyen Nükhet Tercan Yıldırım, “Bu yatırım, şirketimizin üretim gücünü büyütmenin ötesinde, sektördeki konumunu yeniden tanımlayan stratejik bir adım niteliği taşıyor. Membran üretiminde ulaştığımız bu kapasite ile Türkiye’de en yüksek kurulu üretim gücüne sahip şirket olarak konumumuzu daha da pekiştiriyoruz. Artan kapasitemiz sayesinde hem iç pazardaki talebe daha hızlı ve güçlü yanıt verecek hem de global pazarlardaki etkinliğimizi daha ileri taşıyacağız. Özellikle ihracat tarafında büyüme ivmemizi destekleyecek bu adım, şirketimizin sürdürülebilir büyüme hedefleri açısından da kritik bir rol üstleniyor” dedi. Membranda daha verimli bir üretim sürecinin başlangıcı Yeni üretim hattının kapasite artışı sağlayan bir yatırımın çok daha ötesinde katma değer sunduğunu ifade eden Nükhet Tercan Yıldırım, “Yeni hattımız uçtan uca bir teknolojik dönüşümü ifade ediyor. Karışım sürecinden başlayarak üretimin tüm aşamalarını kapsayan bu modernizasyon sayesinde daha yüksek kalite standardı, daha stabil ürün performansı ve daha verimli üretim süreçleri elde ediyoruz. Bununla birlikte bu yatırım kapsamında Türkiye’de ilk kez, özellikle Avrupa pazarında talep gören niş membran ürünlerinin üretimini gerçekleştirecek altyapıyı da devreye aldık. Ayrıca yeni hattımızın çift komponentli üretim yapabilme kabiliyeti sayesinde farklı kullanım alanlarına ve proje ihtiyaçlarına özel çözümler geliştirme kabiliyetimizi artırırken, pazardaki rekabet gücümüzü de önemli ölçüde yukarı taşıyacağız. Ezber Bozan Dönüşüm yaklaşımımız doğrultusunda attığımız bu adım, geleceğin yapı teknolojilerine de yanıt veren bir üretim vizyonunun en somut göstergelerinden biri” şeklinde konuştu. Başarıların taçlandırıldığı ödül töreni Strateji ve Ödül Buluşması’nın ilk gününde bayilerle bir araya gelen Yılmaz Vural ve Mehmet Arslan’ın katılımıyla gerçekleşen “Ezber Bozan Yılmaz Vural Hocadan Taktikler” söyleşisinin keyifli anlara sahne olduğu etkinlikte, en dikkat çekici bölümlerinden biri de yıl boyunca yüksek performans gösteren iş ortaklarının ödüllendirildiği tören oldu. Ravago Bina Çözümleri, bayilerini Bölge Ödülleri, Ticari Ödüller ve Ürün Özel Ödülleri olmak üzere üç ana kategoride ödüllendirerek sektördeki başarılarını taçlandırdı. Ayrıca Ravago Türkiye’nin EPS ham madde iş kolundaki iş ortakları da yıl içindeki üstün başarılarından dolayı teşekkür plaketi ile onurlandırıldı. Ödül töreni, Ravago Türkiye’nin iş ortaklarıyla kurduğu güçlü iş birliğinin ve birlikte büyüme anlayışının önemli bir göstergesi olarak öne çıktı. Bilgi paylaşımı, stratejik değerlendirmeler ve sektör sohbetleriyle geçen üç günlük buluşma, Pamela ve Ümit Besen’in sahne aldığı gala gecesiyle tamamlandı. Ravago Türkiye’nin iş ortaklarıyla aynı vizyon etrafında buluştuğu Strateji ve Ödül Buluşması, şirketin ‘Ezber Bozan Dönüşüm’ yaklaşımını sektörle paylaştığı güçlü bir platform olarak öne çıktı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YEDAŞ’tan Çorum’a 9 Milyar TL'lik Büyük Yatırım Haber

YEDAŞ’tan Çorum’a 9 Milyar TL'lik Büyük Yatırım

Yatırım programına ek olarak yürütülecek bakım çalışmaları kapsamında; arıza önleyici periyodik bakım faaliyetleri, havai hat ve direk kontrolleri, trafo bakım ve revizyon çalışmaları, izolasyon iyileştirmeleri ile hat altı budama faaliyetleri hayata geçirilecek. Bu çalışmalar sayesinde hem kesinti sürelerinin azaltılması hem de enerji arz güvenliğinin artırılması hedefleniyor. 250’ye Yakın Personelle Çorum’da Güçlü Operasyon YEDAŞ, Çorum’da 16 bin kilometreyi aşan dağıtım hattı ve 5 binden fazla trafo ile enerji altyapısını yönetiyor. Yıllık elektrik tüketiminin 850 MWh seviyesini aştığı ilde tüketimin dağılımı ise; yüzde 42 mesken, yüzde 32 ticarethane, yüzde 15 sanayi, yüzde 5 aydınlatma ve yüzde 5 tarımsal sulama şeklinde gerçekleşiyor. Yaklaşık 250 kişilik saha ve operasyon ekibiyle 7 gün 24 saat hizmet sunan YEDAŞ, Çorum’un zorlu coğrafi ve iklim koşullarına rağmen enerji arz güvenliğini kesintisiz şekilde sürdürmeyi hedefliyor. Kesinti Sürelerinde Önemli İyileşme YEDAŞ’ın hayata geçirdiği şebeke yatırımları ve dijital izleme sistemleri, hizmet kalitesine doğrudan yansıyor. Abone başına ortalama kesinti süresini ifade eden SAIDI verilerine göre Çorum’da 2019 yılında 734 dakika olan kesinti süresi, 2025 yılında 629 dakikaya geriledi. Bu da yaklaşık yüzde 14’lük bir iyileşmeye işaret ediyor. Benzer şekilde, abone başına ortalama kesinti sayısını gösteren SAIFI göstergesinde de önemli bir düşüş sağlandı. 2019 yılında 10,5 olan kesinti adedi, 2025 yılında 8,4 seviyesine gerileyerek yaklaşık yüzde 20 oranında iyileşme sağlandı. Bu gelişim; planlı bakım faaliyetleri, şebeke güçlendirme yatırımları, Alçak Gerilim İzleme Sistemi (AGİS) ile proaktif arıza tespiti ve dijital kontrol altyapısının yaygınlaştırılması sayesinde mümkün oldu. Dijital Dönüşüm ile İhbardan Önce Müdahale YEDAŞ, dijitalleşme yatırımlarıyla veri temelli ve proaktif bir şebeke yönetimi modelini hayata geçiriyor. AGİS sayesinde şebekenin büyük bölümü uzaktan izlenebilir hale gelirken, arızalar vatandaşlardan ihbar gelmeden tespit edilerek ekipler hızla sahaya yönlendiriliyor. Ayrıca Otomatik Sayaç Okuma Sistemi (OSOS) ile yüksek haberleşme oranına ulaşılırken, sokak aydınlatma sistemleri de tamamen dijital altyapı üzerinden yönetiliyor. Bu sayede hem operasyonel verimlilik artıyor hem de hizmet kalitesi sürdürülebilir şekilde iyileştiriliyor. Barış Demir: “Çorum’un Enerji Altyapısını Geleceğe Hazırlıyoruz” YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, yapılan çalışmalarla ilgili şunları söyledi: “Çorum’un enerji altyapısını daha güçlü, daha dayanıklı ve geleceğe hazır hale getirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım ve bakım programını hayata geçiriyoruz. Şebeke yenileme, kapasite artışı ve dijital izleme sistemleriyle hem kesinti sürelerini azaltmayı hem de hizmet kalitesini daha üst seviyeye taşımayı hedefliyoruz.” “Yaklaşık 250 kişilik güçlü saha ekibimizle 7 gün 24 saat esasına göre çalışıyoruz. Dijital altyapımız sayesinde arızalara daha hızlı müdahale ediyor, bakım çalışmalarımızla olası riskleri önceden minimize ediyoruz. Amacımız; Çorum’da daha az kesinti yaşanan, daha güvenli ve daha sürdürülebilir bir enerji altyapısını kalıcı hale getirmek.” Geleceğin Enerji İhtiyacına Hazır Altyapı YEDAŞ’ın yatırım yaklaşımı yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, aynı zamanda gelecekte artması beklenen elektrik talebine de odaklanıyor. Elektrikli araçlar, yeni nesil sanayi teknolojileri ve dijitalleşmenin etkisiyle değişen tüketim yapısına karşı; kapasite artırımı, şebeke güçlendirme ve dijital izleme yatırımlarıyla Çorum’un enerji altyapısı geleceğe hazırlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Global Menkul Değerler ASTOR İçin Araştırma Raporu Yayınladı Haber

Global Menkul Değerler ASTOR İçin Araştırma Raporu Yayınladı

Yüksek hizmet standartlarıyla sermaye piyasalarının gelişimine katkıda bulunan Global Menkul Değerler, yeni araştırma raporunu Astor Enerji (ASTOR) için hazırladı. ASTOR’un BIST’te öne çıkan en cazip büyüme-değer hikayelerinden biri olarak değerlendirildiği raporda, şirketin küresel şebeke yatırımlarındaki süper döngünün doğrudan faydalanıcılarından biri olduğu belirtildi. Şirketin Türkiye’de yaklaşık yüzde 35’lik pazar payıyla güçlü konumuna değinen Global Menkul Değerler, bununla birlikte yapısal arz açığı bulunan ihracat pazarlarını hedefleyerek, 150 milyon dolar tutarındaki yüksek güç trafosu kapasite artışı ile büyüme profilini güçlendirdiğine dikkat çekti. Kapasitesini 3 katına çıkaracak Global Menkul Değerler raporunda ASTOR’un devam eden USD150mn yatırımı ile güç trafosu üretim kapasitesini 2026 sonuna kadar 32k MVA’dan 102k MVA’ya çıkararak üç katına ulaştırmayı hedeflemektedir. Bu yatırımların tamamlanmasıyla birlikte ihracat odaklı operasyonel yapıya geçişin hızlanmasını bekliyoruz. Küresel elektrik altyapı yatırım döngüsü, trafo üreticileri açısından son yılların en destekleyici dönemine girmektedir. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) küresel elektrik talebinin 2030’a kadar yıllık %3,6 büyüyeceğini öngörmekte olup, bu oran önceki on yılın yaklaşık %50 üzerindedir. Bu büyüme; elektrifikasyon, veri merkezi talebi, elektrikli araç altyapısı ve şebeke modernizasyonu tarafından desteklenmektedir. Halihazırda 2.500 GW'ın üzerinde proje şebeke bağlantısı beklemekte olup. Bu durumun trafo talebinin 2035’e kadar yıllık %5–6 bileşik büyüme ile artırmasını öngörülmektedir” denildi. Siparişler kapasitenin üstünde ABD’de kullanılan trafoların %70’inin 25 yılın üzerinde olduğu belirtilirken, ASTOR’un yeni kapasitesinin başta ABD olmak üzere ihracat pazarlarına yönlendireceği kaydedildi. Şirketin ABD’den aldıkları siparişlerin 1.1 milyar dolar seviyesine ulaştığını açıkladığı hatırlatılan raporda, bu durumun güçlü kısa-orta vadeli talep görünürlüğüne işaret ettiği vurgulandı. Raporda şirketin siparişlerinin kapasitesinden hızlı arttığına işaret edilerek, 2025 sonunda 794 milyon dolar olan bakiye iş yükünün 2026’nın ilk çeyreğinde yaklaşık 1.6 milyar dolara yükseldiği belirtildi. Güçlü büyüme görünümü, cazip çarpanlar ve artan MSCI dahil edilme potansiyeli ASTOR’un kapasite artışının da etkisiyle 2025-2035 döneminde gelirde %15,7 bileşik büyümesini beklediğini kaydeden Global Menkul Değerler, “FAVÖK’ün 259 milyon dolardan 1.15 milyar dolar seviyesine yükselmesini ve FAVÖK marjının %32,5 seviyesinde korunmasını bekliyoruz. ASTOR, 2026T 12,3x FD/FAVÖK ile işlem görmekte olup benzerlerine göre %47 iskonto sunmaktadır. 2026T 21,7x F/K ise %32 iskonto ile cazip seviyelere işaret etmektedir. Piyasanın kapasite artışını ve süper döngünün karlılığa etkisini henüz tam fiyatlamadığını düşünüyoruz. 16 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen %5,99’luk pay satışı sonrası serbest dolaşım oranının %42,75’e yükselmesi, likidite ve kurumsal yatırımcı tabanını güçlendirmiştir. Bu gelişmenin, Astor’un MSCI Türkiye Standart Endeksi’ne dahil edilme ihtimalini destekleyebileceği değerlendirilmektedir.” ifadelerine yer verdi. Riskler ve katalistler Raporda aşağı yönlü riskler; Altyapı yatırımlarında yavaşlama veya arzın beklenenden hızlı normalleşmesi, yurtiçi fiyatlama baskısı, devam eden yatırımlarda uygulama ve devreye alma riskleri, temel girdi maliyetlerinde oynaklık ve Astor Holding blok satışı kaynaklı kısa vadeli fiyat baskısı olarak sıralandı. Yukarı yönlü riskler ise; Değerlendirme aşamasındaki yerel montaj modeli ile ABD pazarına beklenenden hızlı giriş, Orta Doğu ve Ukrayna yeniden yapılanma kaynaklı siparişler, artan halka açıklık (~%42,75) ile güçlenen MSCI dahil edilme potansiyeli, olası küresel stratejik ortaklıklar, ve arz sıkışıklığına bağlı beklentilerin üzerinde fiyatlama şeklinde belirlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı Haber arşivi

2035 Hedeflerine Ulaşmak için Süreç 18 Aya Düşüyor Haber

2035 Hedeflerine Ulaşmak için Süreç 18 Aya Düşüyor

Süreçlerin sadeleşmesi ve eş zamanlı ilerlemesiyle yatırım sürelerinin yaklaşık 36 aydan 18 aya kadar düşürülmesi hedefleniyor. Süreçlerin sadeleşmesi ve eş zamanlı ilerleyebilmesi sayesinde yatırım sürelerinin yaklaşık 36 aydan 18 aya kadar düşürülmesi hedeflenirken, projelerin daha hızlı devreye alınması ve finansman tarafında öngörülebilirliğin artması bekleniyor. ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, söz konusu dönüşümün hem yatırım iştahını artıracağını hem de Türkiye’nin 2035 yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynayacağının altını çizdi. İZİN VE KAMULAŞTIRMADA KRİTİK ADIM Yeni düzenlemeler, uzun süredir sektörün gündeminde olan izin süreçleri, arazi temini ve kurumlar arası koordinasyon sorunlarına doğrudan müdahale ediyor. EPDK tarafından yapılan düzenleme ile yenilenebilir enerji santralleri için özel mülkiyet arazilerinde acele kamulaştırmanın önü açılırken, süreçlerin daha bütüncül ilerlemesi mümkün hale geliyor. Türkiye’nin yenilenebilir enerji gelişimine bakıldığında, 2005 yılında 19 MW olan rüzgar kurulu gücünün bugün 15.000 MW seviyesine ulaştığı görülüyor. Önümüzdeki 3–4 yıl içinde ise yaklaşık 26.000 MW’lık yeni kapasitenin izin süreçlerinden geçmesi gerekiyor. Bu tablo, süreçlerin hızlandırılmasını sektör açısından kritik bir başlık haline getiriyor. “MEVCUT YAPIYLA BU HEDEFLERE ULAŞMAK MÜMKÜN DEĞİL” Yenilenebilir enerji yatırımlarında süreçlerin hızlandırılmasının sektörün büyüme ivmesi açısından kritik önem taşıdığını vurgulayan ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün geldiğimiz noktada Türkiye’nin önünde çok ciddi bir kapasite artışı hedefi var. Önümüzdeki 3–4 yıl içinde yaklaşık 26.000 MW’lık yeni kapasitenin izin süreçlerinden geçmesi gerekiyor. Bu da mevcut yapıyla ilerlemenin mümkün olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Yenilenebilir enerji yatırımlarında en büyük darboğazlardan biri, izin süreçlerinin uzunluğu ve kurumlar arası parçalı yapıydı. Yeni düzenlemelerle birlikte bu süreçlerin eş zamanlı ilerleyebilmesi mümkün hale geliyor. Bu da proje geliştirme süresini kısaltarak yatırımların sahaya daha hızlı yansımasını sağlayacaktır. Süreçlerin kısalması yalnızca operasyonel bir kazanım değil; aynı zamanda finansman açısından da kritik bir güven unsurudur. Yatırımın ne zaman devreye alınacağının öngörülebilir olması, yatırımcı kararlarını doğrudan hızlandırır. Bu gelişmelerin hem yerli hem de uluslararası yatırımcı ilgisini artırmasını bekliyoruz.” YENİ NESİL YATIRIMLAR İÇİN ZEMİN GÜÇLENİYOR Düzenlemelerin özellikle depolamalı rüzgar ve güneş projeleri başta olmak üzere yeni nesil yatırımların önünü açması bekleniyor. Geçmişte 4–5 yıla kadar uzayabilen devreye alma sürelerinin önemli ölçüde kısalmasıyla birlikte, Türkiye’nin enerji dönüşümünde daha rekabetçi bir konuma gelmesi öngörülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yenilenebilir Enerji Yatırımlarında Süreçler Yarı Yarıya Kısalıyor Haber

Yenilenebilir Enerji Yatırımlarında Süreçler Yarı Yarıya Kısalıyor

Süreçlerin sadeleşmesi ve eş zamanlı ilerlemesiyle yatırım sürelerinin yaklaşık 36 aydan 18 aya kadar düşürülmesi hedefleniyor. Süreçlerin sadeleşmesi ve eş zamanlı ilerleyebilmesi sayesinde yatırım sürelerinin yaklaşık 36 aydan 18 aya kadar düşürülmesi hedeflenirken, projelerin daha hızlı devreye alınması ve finansman tarafında öngörülebilirliğin artması bekleniyor. ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, söz konusu dönüşümün hem yatırım iştahını artıracağını hem de Türkiye’nin 2035 yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynayacağının altını çizdi. İZİN VE KAMULAŞTIRMADA KRİTİK ADIM Yeni düzenlemeler, uzun süredir sektörün gündeminde olan izin süreçleri, arazi temini ve kurumlar arası koordinasyon sorunlarına doğrudan müdahale ediyor. EPDK tarafından yapılan düzenleme ile yenilenebilir enerji santralleri için özel mülkiyet arazilerinde acele kamulaştırmanın önü açılırken, süreçlerin daha bütüncül ilerlemesi mümkün hale geliyor. Türkiye’nin yenilenebilir enerji gelişimine bakıldığında, 2005 yılında 19 MW olan rüzgar kurulu gücünün bugün 15.000 MW seviyesine ulaştığı görülüyor. Önümüzdeki 3–4 yıl içinde ise yaklaşık 26.000 MW’lık yeni kapasitenin izin süreçlerinden geçmesi gerekiyor. Bu tablo, süreçlerin hızlandırılmasını sektör açısından kritik bir başlık haline getiriyor. “MEVCUT YAPIYLA BU HEDEFLERE ULAŞMAK MÜMKÜN DEĞİL” Yenilenebilir enerji yatırımlarında süreçlerin hızlandırılmasının sektörün büyüme ivmesi açısından kritik önem taşıdığını vurgulayan ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün geldiğimiz noktada Türkiye’nin önünde çok ciddi bir kapasite artışı hedefi var. Önümüzdeki 3–4 yıl içinde yaklaşık 26.000 MW’lık yeni kapasitenin izin süreçlerinden geçmesi gerekiyor. Bu da mevcut yapıyla ilerlemenin mümkün olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Yenilenebilir enerji yatırımlarında en büyük darboğazlardan biri, izin süreçlerinin uzunluğu ve kurumlar arası parçalı yapıydı. Yeni düzenlemelerle birlikte bu süreçlerin eş zamanlı ilerleyebilmesi mümkün hale geliyor. Bu da proje geliştirme süresini kısaltarak yatırımların sahaya daha hızlı yansımasını sağlayacaktır. Süreçlerin kısalması yalnızca operasyonel bir kazanım değil; aynı zamanda finansman açısından da kritik bir güven unsurudur. Yatırımın ne zaman devreye alınacağının öngörülebilir olması, yatırımcı kararlarını doğrudan hızlandırır. Bu gelişmelerin hem yerli hem de uluslararası yatırımcı ilgisini artırmasını bekliyoruz.” YENİ NESİL YATIRIMLAR İÇİN ZEMİN GÜÇLENİYOR Düzenlemelerin özellikle depolamalı rüzgar ve güneş projeleri başta olmak üzere yeni nesil yatırımların önünü açması bekleniyor. Geçmişte 4–5 yıla kadar uzayabilen devreye alma sürelerinin önemli ölçüde kısalmasıyla birlikte, Türkiye’nin enerji dönüşümünde daha rekabetçi bir konuma gelmesi öngörülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.