Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kapasite Artışı

Kapsül Haber Ajansı - Kapasite Artışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kapasite Artışı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Enerji Yatırımı Haber Analizi Nasıl Okunur? Haber

Enerji Yatırımı Haber Analizi Nasıl Okunur?

Elektrik fiyatındaki sert bir hareket, bir depolama ihalesi, yeni bir YEKA duyurusu ya da doğal gaz altyapısına ilişkin tek satırlık bir açıklama, piyasada olduğundan daha büyük bir etki yaratabilir. Bu yüzden enerji yatırımı haber analizi, yalnızca gündemi takip etmek için değil; sermaye tahsisi, risk yönetimi ve kurumsal pozisyon alma açısından da temel bir okuma disiplinidir. Haberin kendisi kadar, neyi söylemediği de yatırım kararını etkiler. Enerji haberinde asıl soru nedir? Enerji sektöründe haber akışı yoğun, teknik ve çoğu zaman katmanlıdır. Bir üretim lisansı, kapasite artışı, bağlantı görüşü, finansman anlaşması veya satın alma haberi ilk bakışta pozitif görünebilir. Ancak profesyonel okuma burada başlar. Piyasa için kritik soru, haberin şirket değeri, nakit akışı, proje takvimi ve rekabet dengesi üzerinde somut bir değişim üretip üretmediğidir. Örneğin bir güneş enerjisi santrali yatırım haberi, yalnızca megavat büyüklüğü üzerinden okunmamalıdır. Arsanın durumu, trafo kapasitesi, çağrı mektubu, ekipman tedarik zinciri, döviz bazlı maliyet yapısı ve satış modelinin niteliği birlikte değerlendirilmelidir. Aynı yatırım, doğru bağlantı noktası ve uygun finansmanla yüksek verimlilik vadederken; zayıf altyapı veya geciken izin süreçleri nedeniyle beklenenden daha düşük performans gösterebilir. Enerji yatırımı haber analizi neden yüzeysel yapılamaz? Enerji, diğer birçok sektörden farklı olarak yoğun sermaye, uzun geri dönüş süresi ve güçlü regülasyon etkisi taşır. Bu nedenle haberin tonu ile ekonomik gerçeklik her zaman aynı yönde ilerlemez. Şirketler, kamu kurumları ve sektör oyuncuları doğal olarak olumlu başlıklarla görünmek ister. Fakat karar verici için başlık değil, haberin işlem gören veri üretip üretmediği önemlidir. Bir yatırım açıklamasında toplam proje bedeli yazıyor olabilir, ancak özkaynak-borç dengesi belirtilmiyorsa finansman riski açıktır. İnşaat süresi veriliyor olabilir, fakat ekipman tedarikçisi veya EPC yapısı net değilse takvim riski sürer. Elektrik satışına ilişkin beklenti sunuluyor olabilir, ancak ikili anlaşma mı, serbest piyasa mı, YEKDEM benzeri mekanizma mı kullanılacağı belirsizse gelir tahmini erken kalır. Burada temel yaklaşım şudur: Haber, dikkat çekici olabilir; ama yatırımcı, editör veya kurumsal iletişim yöneticisi için esas değer, doğrulanabilir iş etkisidir. Hangi başlıklar yatırım açısından daha belirleyicidir? Enerji alanında her haber aynı ağırlığa sahip değildir. Bazı gelişmeler kısa vadeli algı üretir, bazıları ise gerçekten bilanço ve sektör yönü değiştirir. Özellikle dört başlık, enerji yatırımı haber analizi içinde daha dikkatli ele alınmalıdır. Regülasyon ve teşvik kararları Sektörde çoğu zaman en yüksek etkili haberler regülasyon kaynaklıdır. Lisans süreçleri, kapasite mekanizmaları, depolama düzenlemeleri, şebeke erişimi, yerli katkı modelleri ve teşvik yapıları doğrudan yatırım iştahını değiştirir. Buradaki kritik nokta, düzenlemenin ilan edilmesi ile uygulanabilir olması arasındaki farktır. Kâğıt üzerinde yatırım dostu görünen bir düzenleme, ikincil mevzuat netleşmeden fiili hız yaratmayabilir. Bu nedenle yalnızca kararın açıklanmasına değil, uygulama takvimi ve operasyonel çerçevesine bakmak gerekir. Finansman ve ortaklık haberleri Uluslararası kalkınma finansmanı, ticari banka kredileri, yeşil tahvil ihracı veya stratejik ortaklıklar, bir projenin gerçekleşme olasılığını ciddi biçimde artırabilir. Ancak finansman haberlerinde de detay seviyesi belirleyicidir. Niyet mektubu ile kapanmış kredi anlaşması aynı şey değildir. Azınlık ortaklık ile kontrol değişimi de aynı etkiyi üretmez. Haber metninde vade, para birimi, faiz yapısı, teminat çerçevesi ve fon kullanım amacı görünüyorsa, analiz daha sağlam zemine oturur. Bunlar yoksa haber daha çok kurumsal görünürlük işlevi taşıyor olabilir. Teknoloji ve ekipman tarafı Batarya depolama, hibrit santral yapıları, elektrolizör, offshore rüzgar, karbon yakalama veya akıllı şebeke yatırımları teknoloji eksenli haberlerin başında gelir. Bu alanda en sık yapılan hata, teknolojik yeniliği doğrudan ticari başarıyla eşitlemektir. Bir teknoloji haberinin değeri, pilot aşama mı yoksa ticarileşme aşaması mı olduğuna göre değişir. Yerli üretim vurgusu önemli olabilir, ancak sertifikasyon, ölçeklenebilirlik ve birim maliyet rekabeti olmadan tek başına yeterli değildir. Birleşme, satın alma ve varlık devri M&A haberleri sektörde fiyatlama açısından güçlü sinyal üretebilir. Çünkü bu işlemler, yalnızca mevcut varlık değerini değil, geleceğe dönük beklentiyi de yansıtır. Yine de çarpanları, portföy kalitesini, lisans durumunu ve operasyonel verimliliği görmeden işlem büyüklüğü üzerinden sonuca gitmek yanıltıcıdır. Özellikle yenilenebilir tarafta portföyün kurulu gücü kadar kapasite faktörü, şebeke erişimi ve sözleşme yapısı da önem taşır. İyi bir enerji yatırımı haber analizi nasıl yapılır? Sağlıklı bir analiz, haberin üç katmanda okunmasını gerektirir: ne açıklandı, ne anlama geliyor ve ne kadar uygulanabilir. İlk katman veri toplama aşamasıdır. Şirket adı, proje türü, kapasite, lokasyon, yatırım tutarı, finansman modeli ve takvim net biçimde ayrıştırılmalıdır. İkinci katmanda haberin iş etkisi değerlendirilir. Bu proje şirket için dönüştürücü ölçekte mi, yoksa toplam portföy içinde sınırlı mı kalıyor? Yeni gelir alanı mı açıyor, mevcut operasyonu mu güçlendiriyor? Marjları artırma ihtimali var mı, yoksa yalnızca ölçek büyümesi mi getiriyor? Üçüncü katman ise uygulanabilirliktir. Türkiye gibi regülasyon etkisinin yüksek olduğu pazarlarda, izinler, bağlantı kapasitesi, finansman koşulları ve tedarik süreleri çoğu zaman proje ekonomisini değiştirir. Bu nedenle en etkileyici basın bülteni bile, sahadaki gerçeklik testinden geçmeden stratejik anlam taşımaz. Haber dilindeki sinyaller nasıl okunmalı? Profesyonel okuyucu için dil de veridir. “Planlanıyor”, “hedefleniyor”, “değerlendiriliyor” gibi ifadeler ile “imzalandı”, “devreye alındı”, “finansman kapandı” gibi ifadeler aynı güven seviyesini taşımaz. Haberde kullanılan fiiller, projenin olgunluk düzeyi hakkında önemli ipuçları verir. Aynı şekilde haberin kim tarafından servis edildiği de önemlidir. Şirket açıklamaları, kamu duyuruları, düzenleyici kurum kararları ve bağımsız piyasa verileri farklı güven katmanlarına sahiptir. Kurumsal açıklama ilk sinyali verebilir, fakat yatırım açısından daha güçlü okuma için ikinci kaynak teyidi çoğu zaman gerekir. Bu çerçevede, Kapsül Haber Ajansı gibi sektör odaklı yayın akışlarının değeri, haberi yalnızca duyurmakla sınırlı kalmayıp iş dünyasının okuyabileceği bağlama yerleştirmesinde ortaya çıkar. En sık yapılan okuma hataları Enerji yatırımı haberlerinde en yaygın hata, kapasite artışını otomatik olarak değer artışı saymaktır. Oysa megavat büyüklüğü tek başına yeterli değildir. Aynı kapasite, farklı lokasyon, farklı finansman maliyeti ve farklı satış modeli nedeniyle bambaşka ekonomik sonuçlar doğurabilir. Bir diğer hata, kısa vadeli haber akışını uzun vadeli sektör yönüyle karıştırmaktır. Örneğin ekipman fiyatlarında geçici gevşeme olumlu olabilir, ancak şebeke darboğazı sürüyorsa yatırım temposu beklenen kadar hızlanmayabilir. Benzer şekilde, kamu desteği pozitif algı yaratabilir; fakat uygulama detayları gecikirse piyasa coşkusu erken sönümlenebilir. Ayrıca enerji geçişi temalı her haberin eşit derecede yatırım değeri taşıdığı düşüncesi de yanıltıcıdır. Karbon azaltımı, depolama, hidrojen veya elektrifikasyon başlıkları stratejik açıdan güçlüdür; ancak her projenin ticari olgunluğu aynı seviyede değildir. Hikâye ile nakit akışını ayırmak gerekir. Karar vericiler için pratik okuma çerçevesi Bir enerji haberini hızlı ama sağlıklı değerlendirmek isteyen profesyoneller için birkaç temel soru yeterli olabilir: Bu gelişme hangi varlığı, şirketi veya alt sektörü etkiliyor? Etki kısa vadeli algı mı, orta vadeli nakit akışı mı yaratıyor? Regülasyon, finansman ve tedarik tarafında açık risk var mı? Açıklanan bilgi teyit edilebilir mi? Piyasadaki mevcut fiyatlama bu haberi zaten satın almış olabilir mi? Bu sorular, özellikle medya editörleri, kurumsal iletişim ekipleri, yatırımcı ilişkileri profesyonelleri ve sektör yöneticileri için ortak bir filtre işlevi görür. Çünkü enerji haberi yalnızca okunmaz; çoğu zaman yeniden yazılır, yorumlanır, sunumlara taşınır ve stratejik karar süreçlerine girer. Enerji sektöründe haber akışı hızlanırken avantaj, en çok haberi görmekte değil; gerçekten etkili olanı ayırabilmektedir. Gürültünün arttığı bir piyasada doğru analiz, çoğu zaman ilk bilgiden değil, doğru sorudan başlar.

Almark Logistics’ten Yeni Filo Hamlesi: Tercih Bir Kez Daha Tırsan’dan Yana Oldu Haber

Almark Logistics’ten Yeni Filo Hamlesi: Tercih Bir Kez Daha Tırsan’dan Yana Oldu

Avrupa, Orta Asya ve çevre coğrafyalarda faaliyet gösteren şirket, operasyonel kapasitesini artırmak için 10 adet Tren Yüklemeli Tenteli Perdeli Multi-Ride treyleri filosuna dahil etti. Teslimatla birlikte Almark Logistics’in intermodal taşımacılık alanındaki gücünü daha da artırması hedefleniyor. Teslimat organizasyonu Tırsan’ın Adapazarı’ndaki üretim kampüsünde gerçekleştirildi. Törende her iki şirketin üst düzey yöneticileri bir araya gelirken, uzun yıllara dayanan iş ortaklığının yeni yatırımlarla güçlenerek devam ettiği vurgulandı. Uluslararası Taşımacılıkta Kapasite Artışı Hedefleniyor Almark Logistics, Türkiye ile Avrupa ülkeleri, Baltık bölgesi, İskandinav ülkeleri, Ukrayna ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri arasında lojistik hizmetler sunan önemli şirketler arasında yer alıyor. Şirket yalnızca ülkeler arası taşımacılık değil, aynı zamanda farklı bölgeler arasında entegre lojistik çözümleri de geliştiriyor. Kara yolu, deniz yolu ve demir yolu taşımacılığını bir arada kullanabilen operasyon yapısı sayesinde geniş bir coğrafyada hizmet veren firma, yeni yatırımıyla özellikle tren ve Ro-Ro taşımalarında verimliliği artırmayı amaçlıyor. Intermodal taşımacılıkta kullanılan ekipmanların dayanıklılığı ve operasyonel performansı kritik önem taşıdığından, yapılan yatırımın şirketin büyüme stratejisinde önemli bir yere sahip olduğu belirtiliyor. Tırsan’dan Almark Logistics’e Güven Mesajı Teslimat töreninde konuşan Tırsan Treyler Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu, Almark Logistics’in farklı taşıma modlarını başarıyla kullanan güçlü bir lojistik markası olduğuna dikkat çekti. Nuhoğlu, şirketin Asya ile Avrupa arasında geniş bir lojistik ağı yönettiğini belirterek, Tırsan mühendisleri tarafından geliştirilen treylerlerin farklı iklim ve yol koşullarında yüksek performans gösterecek şekilde tasarlandığını ifade etti. Uzun test süreçlerinden geçirilen araçların hem kara yolu hem de demir yolu ve deniz yolu operasyonlarında yüksek dayanıklılık sunduğunu vurgulayan Nuhoğlu, bu araçların Almark Logistics’in rekabet gücüne önemli katkılar sağlayacağını dile getirdi. İki şirket arasındaki iş birliğinin uzun yıllar boyunca devam etmesini arzuladıklarını belirten Nuhoğlu, gerçekleştirilen teslimatın her iki taraf için de değerli bir adım olduğunu söyledi. Almark Logistics: Operasyonlarımızın Temeli Dayanıklılık Almark Logistics Genel Müdürü Onur Güvenler ise şirketin faaliyet gösterdiği geniş coğrafyaya dikkat çekerek, özellikle Ukrayna ve CIS ülkelerinin operasyonlarında önemli bir paya sahip olduğunu ifade etti. Güvenler, taşımacılık süreçlerinde yalnızca kara yolunun değil, deniz ve demir yolu taşımalarının da yoğun şekilde kullanıldığını belirtti. Özellikle Ro-Ro ve tren yüklemelerinin treylerler üzerinde ciddi dayanıklılık gerektirdiğini söyleyen Güvenler, operasyonel sürekliliğin sağlanabilmesi için güçlü ekipmanların tercih edilmesinin zorunlu hale geldiğini vurguladı. Tırsan araçlarının yalnızca teorik olarak değil, gerçek operasyon koşullarını simüle eden kapsamlı testlerden geçirilmesinin tercih sebeplerinin başında geldiğini ifade eden Güvenler, mevcut filoda kullanılan araçlardan elde edilen performansın yeni yatırım kararında etkili olduğunu belirtti. Şirket olarak müşterilerine hangi taşıma modeli kullanılırsa kullanılsın kesintisiz hizmet sunmayı hedeflediklerini kaydeden Güvenler, Tırsan ile olan iş birliklerini gelecekte de sürdürmeyi planladıklarını söyledi. Yeni Nesil Tırsan Tenteli Perdeli Treylerler Neler Sunuyor? Teslim edilen yeni nesil tenteli perdeli treylerler, Tırsan’ın uzun yıllara dayanan mühendislik birikiminin ürünü olarak öne çıkıyor. Şirket tarafından geliştirilen araçlar, Avrupa’nın en gelişmiş treyler Ar-Ge merkezlerinde ve özel test pistlerinde kapsamlı denemelerden geçirilerek kullanıma hazır hale getiriliyor. Toplamda milyonlarca kilometreyi bulan test süreçleri sayesinde farklı yol şartları, yük tipleri ve iklim koşullarında performansı doğrulanan araçlar, sektörün dayanıklılık ve güvenlik standartlarını yukarı taşıyan çözümler arasında gösteriliyor. Şasi yapısında kullanılan yüksek dayanımlı mühendislik yaklaşımı, ağır yük taşımalarında üstün denge sağlarken, yeniden tasarlanan üst yapı sistemi de kullanım kolaylığını artırıyor. Böylece sürücüler ve filo yöneticileri hem operasyonel verimlilik hem de uzun ömürlü kullanım avantajı elde ediyor. Intermodal Taşımacılığa Özel Tasarım Yeni nesil treylerlerin en önemli özelliklerinden biri, farklı taşıma modları arasında sorunsuz geçiş sağlayabilmesi. Kara yolu, tren ve gemi operasyonlarında kullanılabilen yapı, özellikle intermodal taşımacılık yapan firmalar için önemli avantajlar sunuyor. Araçların ön ve arka yapıları darbelere karşı güçlendirilirken, hafifletilmiş tasarım sayesinde yük kapasitesinden ödün verilmeden operasyonel esneklik artırılıyor. Yenilenen kapı sistemi ve ergonomik kullanım özellikleri de yükleme ve boşaltma süreçlerinde zaman tasarrufu sağlıyor. Yük güvenliği konusunda geliştirilen sistemler ise farklı yük türlerine uyum sağlayarak taşıma sırasında maksimum stabilite sunuyor. Bu sayede lojistik şirketleri hem güvenli taşımacılık gerçekleştirebiliyor hem de operasyon maliyetlerini daha etkin yönetebiliyor. Lojistik Sektöründe Stratejik İş Birliği Güçleniyor Almark Logistics’in gerçekleştirdiği son yatırım, lojistik sektöründe dayanıklılık, verimlilik ve operasyonel sürekliliğin ne kadar önemli hale geldiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Uluslararası taşımacılık ağlarını büyütmeye devam eden şirket, yeni treylerlerle birlikte özellikle intermodal operasyonlarda daha güçlü bir kapasiteye ulaşmayı hedefliyor. Tırsan ise geliştirdiği yeni nesil çözümlerle lojistik firmalarının değişen ihtiyaçlarına yanıt vermeyi sürdürürken, sektördeki lider konumunu güçlü iş birlikleriyle pekiştirmeye devam ediyor. Avrupa ile Asya arasındaki ticaret hacminin büyüdüğü bir dönemde yapılan bu yatırım, taşımacılık sektörünün geleceğine yönelik önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PowerMatrix ile Akıllı ve Entegre Çözüm Haber

PowerMatrix ile Akıllı ve Entegre Çözüm

Sungrow, Çin’in Hefei kentinde düzenlenen Global Yenilenebilir Enerji Zirvesi’nde en yeni çözüm ve teknolojilerini dünya genelinden iş ortakları ve sektör temsilcileriyle paylaştı. Etkinlikte öne çıkan yenilikler arasında, fotovoltaik sistemler (PV) ile enerji depolama entegrasyonunu sistem seviyesinde yeniden tanımlayan yeni nesil PowerMatrix çözümü de yer aldı. Enerji sistemlerinin dinamik çalışma koşulları altında sistem stabilitesini korurken arz ve talebi dengeleme konusunda karşılaştığı zorluklara çözüm sunmak amacıyla geliştirilen PowerMatrix, çok portlu topoloji, yerleşik PV-depolama entegrasyonu, dağıtık kontrol, yeniden yapılandırılabilir enerji akışları ve kaynak seviyesinde şebeke oluşturma (grid-forming) olmak üzere beş temel inovasyon üzerine inşa edildi. Sistem; PV, depolama, şebeke ve yükleri, enerjinin gerçek zamanlı olarak yönlendirilebildiği, dengelenebildiği ve optimize edilebildiği birleşik, çok düğümlü bir enerji ağı altında bir araya getiriyor. Bu sistem seviyesindeki yeniden tasarım sayesinde sistem stabilitesi artırılırken maliyetler optimize ediliyor ve enerji zincirinin tamamında daha yüksek enerji verimliliği sağlanıyor. Farklı Uygulamalar İçin Ölçeklenebilir Çözüm Şebeke ölçekli projeler, ticari ve endüstriyel (C&I) uygulamalar, madencilik mikro şebekeleri ve yapay zekâ veri merkezleri gibi farklı kullanım alanları için tasarlanan PowerMatrix; farklı operasyonel ihtiyaçlara uyum sağlayabilen birleşik ve ölçeklenebilir bir enerji altyapısı sunarken hem şebekeye bağlı hem de şebekeden bağımsız senaryoları destekliyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Sungrow Başkan Yardımcısı ve Utility PV Invertör İş Birimi Başkanı Lee Zhang, “Yenilenebilir enerjinin baskın bir enerji kaynağı olarak büyümeye devam etmesiyle birlikte, enerji sistemleri güneş ve depolama teknolojilerinin koordinasyonu ve stabilitesine yönelik daha yüksek gereksinimler doğuruyor. PowerMatrix ile bağımsız ekipman entegrasyonundan derin koordinasyon sağlayan sistem tasarımına geçişi desteklemeyi hedefliyoruz. Böylece güneş ve depolama çözümlerinin geleceğin enerji sistemlerinde akıllı bir merkez olarak konumlanmasını sağlamayı ve yenilenebilir enerjiyi istikrarlı ve güvenilir bir güç kaynağı haline getirmeyi amaçlıyoruz.” Stabilitenin Yeniden Tanımı: Dengelemeye Dayalı Sistemlerden Yerleşik Stabiliteye PowerMatrix, koordineli çok düğümlü çalışma yapısı sayesinde stabil ve kesintisiz enerji arzı sağlıyor. Sistem; yüksek PV DC/AC oranlarını, yüksek ESS kapasitesini ve yıllık yaklaşık 3.000 saat tam yük çalışma süresini destekliyor. Operasyon sırasında sistem; çoklu enerji akış yolları ve dinamik yeniden yapılandırma sayesinde dinamik koşullar altında kesintisiz enerji akışı sağlarken, düğüm seviyesindeki arıza izolasyonu sayesinde etkilenmeyen birimlerin çalışmaya devam etmesine imkân tanıyor. Alt dizi seviyesinde her bir birim, hem şebekeye bağlı hem de ada modunda çalışmayı destekleyen, şebeke oluşturma (grid-forming) kabiliyetine sahip bağımsız bir güneş + depolama sistemi olarak görev yapıyor. Sistem, 10 ms gerilim stabilizasyonu ve 5 ms atalet yanıtı dâhil olmak üzere milisaniye seviyesinde tepki süresi sunarak sistem dayanıklılığını ve toparlanma performansını önemli ölçüde artırıyor. Maliyette Yeni Yaklaşım: Sistem Seviyesinde Maliyet Optimizasyonu PowerMatrix, yalnızca ekipman bazlı maliyet azaltımının ötesine geçerek sistem genelinde maliyet optimizasyonu sağlıyor. Daha önce farklı cihaz ve sistem katmanlarına dağıtılmış fonksiyonları tek bir yapı altında toplayarak sistem karmaşıklığını ve mühendislik gereksinimlerini azaltıyor. Aynı zamanda daha esnek kapasite artışı ve proje yaşam döngüsü boyunca maliyet optimizasyonu imkânı sunuyor. Çin’de 1 GW şebeke bağlantı kapasitesi, 8 GWh kurulu depolama kapasitesi ve yıllık 3.000 saat tam yük çalışma süresi üzerinden tasarlanan referans bir projede, geleneksel AC bağlantılı mimariye kıyasla yaklaşık 120 milyon dolar toplam yatırım maliyeti (CAPEX) tasarrufu sağlanıyor. Bu tasarruf; trafo merkezi ve iletim kabloları, depolama ekipmanları, PV ekipmanları ve diğer sistem bileşenlerinde elde ediliyor. Yatırım perspektifinden bakıldığında ise kademeli kurulum ve ölçeklenebilir genişleme sayesinde kapasite, proje ihtiyaçlarına paralel olarak artırılabiliyor. Bu da başlangıç yatırım yükünü azaltarak yatırımın talep ve proje gelişimiyle daha uyumlu ilerlemesini sağlıyor. Verimlilikte Yeni Seviye: Uçtan Uca Enerji Optimizasyonu PowerMatrix, enerji zincirinin tamamında verimliliği artırıyor: PV tarafı: MW başına 28 MPPT’ye kadar destek sunan yüksek yoğunluklu MPPT mimarisi sayesinde gölgeleme, yön farklılıkları ve modül yaşlanmasına bağlı uyumsuzluk kayıpları azaltılarak toplam enerji üretimi artırılıyor.Depolama tarafı: Hücreden santrale SOC dengeleme ile kullanılabilir enerji kapasitesi yaklaşık %8 oranında artırılıyor.Dönüşüm ve iletim: PV’den depolamaya doğrudan şarj ile çok aşamalı enerji dönüşümü azaltılarak enerji transfer verimliliği %5’e kadar artırılıyor. Ayrıca kaynak seviyesinde şebeke oluşturma kabiliyeti, daha yüksek yenilenebilir enerji penetrasyonunu desteklerken kesinti (curtailment) oranlarını düşürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Girişim Elektrik’ten Panel ve Batarya Atağı Haber

Girişim Elektrik’ten Panel ve Batarya Atağı

Halka arz sonrası dönemde üretim ve teknoloji yatırımlarını hızlandıran Girişim Elektrik Grubu, enerji ekipmanları sanayisinde dikey entegrasyonu güçlendiren yeni yatırımları devreye aldı. Güç trafosundan yüksek gerilim ekipmanlarına, güneş panelinden batarya teknolojilerine kadar uzanan yatırımların, şirketin küresel pazarlardaki büyüme stratejisinin önemli ayaklarından birini oluşturduğu belirtildi. Şirketin son dönemde öne çıkan yatırımlarının başında, 120 milyon doları aşan yatırım büyüklüğüyle devreye alınan güç trafosu fabrikası geliyor. 550 kV seviyesinde 400 MVA monofaze ve 1000 MVA trifaze güç trafosu üretim kapasitesine sahip tesisin, tam kapasiteye ulaşmadan ABD, Avrupa ve Afrika’dan 100’ü aşkın sipariş aldığı ifade edildi. Girişim Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı M. Behiç Harmanlı, enerji dönüşümünün artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil, mühendislik gücü ve tedarik güvenliğiyle şekillendiğini belirterek, “Son yıllarda gerçekleştirdiğimiz yatırımları kısa vadeli kapasite artışı olarak değil, Türkiye’nin enerji ekipmanları sanayisinde daha yüksek katma değerli bir üretim altyapısı oluşturma hedefinin parçası olarak görüyoruz. Güç trafosundan yenilenebilir enerji ekipmanlarına kadar uzanan bu yapı, grubumuzun küresel rekabet gücünü de artırıyor” dedi. Peak PV’de yeni faz: Panel, batarya ve konstrüksiyon aynı çatı altında Grubun yenilenebilir enerji tarafındaki büyümesinde ise Peak PV yatırımı öne çıkıyor. Kapasitesi artırılan tesis yaklaşık 30 bin metrekare kapalı alana ulaştırılırken, yıllık 2,5 GW güneş paneli üretim kapasitesine yönelik devlet teşviki alındı. İlk etapta 1 GW’lık üretim kapasitesinin tam performansla devreye alındığı belirtildi. Şirket, Peak PV tesisini yalnızca panel üretim merkezi değil; aynı zamanda batarya ve konstrüksiyon üretimini de kapsayan entegre bir enerji ekipmanları üssüne dönüştürmeyi hedefliyor. Buna göre tesiste ilk etapta 2,5 GW seviyesinde planlanan batarya üretim kapasitesinin, 2028 itibarıyla 5 GW seviyesine çıkarılması öngörülüyor. Girişim Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı M. Behiç Harmanlı, Peak PV yatırımının grubun yenilenebilir enerji tarafındaki uzun vadeli sanayi vizyonunun önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şunları söyledi: “Peak PV’de gerçekleştirdiğimiz kapasite artışıyla birlikte tesisimizi yalnızca güneş paneli üretimi yapan bir yapı olmaktan çıkarıp; batarya, konstrüksiyon ve enerji depolama teknolojilerini aynı çatı altında buluşturan entegre bir üretim üssüne dönüştürüyoruz. İlk etapta 2,5 GW seviyesinde başlayacak batarya üretim kapasitesini 2028 itibarıyla 5 GW seviyesine taşımayı hedefliyoruz. 1C, 0,5C, 0,25C ve 1/8C uygulamalara yönelik geniş ürün gamında; hücreden modüle, modülden komple batarya sistemine kadar tüm üretim süreçlerini aynı tesis bünyesinde gerçekleştirebilecek bir altyapı kuruyoruz. PCS ve EMS üretimini de bu yapıya dahil ederek grup şirketlerimizin ihtiyaçlarını entegre bir üretim modeliyle karşılamayı amaçlıyoruz.” Yüksek gerilim ve üretim altyapısında kapasite artışı Grup bünyesindeki üretim yatırımları yalnızca güç trafosu ve yenilenebilir enerji ekipmanlarıyla sınırlı kalmadığını belirten Harmanlı,“Europower Enerji bünyesinde kuru tip akım ve gerilim transformatörü tesisleri, 420 kV seviyesine kadar pantograf ayırıcı dahil her türlü ayırıcı üretim altyapısı, OG tek ve çift baralı gaz izoleli yüksek akımlı primer hücre üretim tesisleri, CNC ve boya hatları ile modern bakır işleme tesislerinde de önemli kapasite artışları gerçekleştirildi.Yapılan yatırımlarla birlikte grubun toplam kapalı üretim alanı 80 bin metrekareden 200 bin metrekare seviyesine yükseldi” bilgisini verdi. Harmanlı, bunun yanı sıra Europower Enerji’nin yüzde altmış ortaklığı ile kurulan Euromek Elektrik A.Ş. ile 550 kV a kadar yağlı akım gerilim transformatörleri ve bushing üretimi yapan modern bir fabrikaya sahip olduklarını belirtti. Depolamalı GES ve BESS yatırımları sürüyor Yapılan açıklamaya göre; 500 MWp büyüklüğünde güneş enerjisi ve hibrit ESCO projeleri için süreç başlatılırken, 600 MW kapasiteli bağımsız batarya enerji depolama sistemi (BESS) yatırımı için lisans süreci tamamlandı. Toplam 260 MW kapasiteli depolamalı güneş enerjisi santrali projelerinin inşa süreci devam ediyor. Öte yandan akredite laboratuvar yatırımlarıyla birlikte iklimlendirme testleri dahil ileri test süreçlerinin şirket bünyesinde gerçekleştirilebilir hale geldiği belirtildi. Grup bünyesinde faaliyet gösteren Euromek şirketiyle yüksek gerilim akım trafoları, gerilim trafoları ve bushing üretimine yönelik yatırımların da sürdüğü aktarıldı. Halka arz öncesinde yaklaşık 775 olan çalışan sayısının bugün şantiye ve taşeron ekipleriyle birlikte 2 bin 400’ün üzerine çıktığını belirten Harmanlı, “Türkiye’de yüksek mühendislik gerektiren enerji ekipmanlarında üretim derinliğini artırmak, önümüzdeki dönemde en önemli önceliklerimiz arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabiha Gökçen Havalimanı’nda Üst Yönetimde Stratejik Yeniden Yapılanma Haber

Sabiha Gökçen Havalimanı’nda Üst Yönetimde Stratejik Yeniden Yapılanma

İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, Türkiye’nin en yoğun ikinci havalimanı ve Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanı olarak güçlü operasyonel performansını yeni bir kurumsal yapılanmayla destekliyor. 2025 yılında 48,4 milyon yolcuya ulaşarak tarihi bir eşiği geride bırakan ISG, yeni büyüme fazına daha güçlü bir yönetişim ve teknik liderlik yapısıyla giriyor. Malezya Havalimanları Grubu (Malaysia Airports Holdings Berhad - MAHB) bünyesinde stratejik öneme sahip uluslararası bir havalimanı olarak faaliyet gösteren ISG’de, bir yıldır sürekliliği ve operasyonel dayanıklılığı sağlamakta önemli görev üstlenen Yönetim Komitesi yapısı sona erdi. Daha net tanımlanmış yönetim sorumlulukları, sadeleştirilmiş karar alma süreçleri ve güçlendirilmiş kurumsal uyumu esas alan yeni liderlik modeli hayata geçirildi. Bu kapsamda Yönetici Direktör (Executive Director) pozisyonu yeniden devreye alınırken, Teknik Hizmetler ve Projeler Genel Müdür Yardımcılığı (CTPO) pozisyonu oluşturuldu. Yönetici Direktör pozisyonu yeniden etkinleştirildi Yeni yapılanma kapsamında Yönetici Direktör (Executive Director) pozisyonu yeniden etkinleştirildi. Bu doğrultuda Hanita Ahmad, Yönetici Direktör ve ISG Yönetim Kurulu Üyesi olarak atanırken aynı zamanda Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı (CFO) görevini de sürdürmeye devam edecek. Haziran 2025’te Malezya Havalimanları’ndan görevlendirme ile ISG’ye katılan Hanita Ahmad; görevi süresince yönetişim entegrasyonunun güçlendirilmesi, hissedar uyumunun artırılması ve MAHB ile ISG arasındaki kurumsal koordinasyonun geliştirilmesinde kritik rol üstlendi. Finans dönüşümü, stratejik liderlik, yönetişim ve uluslararası iş ortaklığı alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip olan Ahmad, yeni görevinde kurumsal performans yönetimi, paydaş ilişkileri, yönetişim etkinliği ve stratejik hedeflerin hayata geçirilmesine liderlik edecek. Ahmad aynı zamanda, ISG ile MAHB arasındaki entegrasyon sürecinin daha da güçlendirilmesinde aktif rol üstlenmeye devam edecek. CTPO pozisyonu ile teknik kapasite ve altyapı yönetimi güçleniyor ISG’nin büyüyen operasyonel yapısı ve uzun vadeli altyapı hedefleri doğrultusunda Teknik Hizmetler ve Projeler Genel Müdür Yardımcılığı (CTPO) pozisyonu da oluşturuldu. Bu göreve Levent Çelik atanırken yeni yapı kapsamında mühendislik, teknik hizmetler, altyapı yönetimi, sermaye projeleri, iş sağlığı-güvenliği ve kalite güvence süreçlerinin kurumsal düzeyde daha entegre şekilde yönetilmesi hedefleniyor. Teknik operasyonlar, altyapı yönetimi, varlık yaşam döngüsü yönetimi, iş sağlığı-güvenliği ve proje yürütme alanlarında kapsamlı deneyime sahip olan Levent Çelik’in liderliğinde ISG’nin gelecekteki kapasite artışı, operasyonel dayanıklılığı ve stratejik altyapı hazırlıklarının daha da güçlendirilmesi amaçlanıyor. Yeni yapılanmanın terminal genişletme çalışmaları ve büyük ölçekli altyapı projeleri başta olmak üzere, ISG’nin gelecekteki büyüme fırsatlarına ivme kazandırması bekleniyor. ISG yeni büyüme fazına hazırlanıyor Son yıllarda Avrupa havacılık sektörünün en güçlü büyüme performanslarından birini sergileyen İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, yeni yönetim yapılanmasıyla birlikte sürdürülebilir büyüme, operasyonel mükemmeliyet, teknik kapasite gelişimi ve kurumsal yönetişim alanlarındaki dönüşümünü daha ileri taşımayı hedefliyor. “Şehrin Havalimanı” kimliğini küresel bir bağlantı merkezi vizyonuyla güçlendiren ISG, yeni liderlik yapısıyla birlikte İstanbul’un ve Türkiye’nin uluslararası hava ulaşımındaki stratejik konumuna katkı sağlamayı sürdürmeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Temiz Enerjiyle 1 Milyon Haneye Elektrik Haber

Temiz Enerjiyle 1 Milyon Haneye Elektrik

Türkiye’nin rüzgar enerjisi sektöründe ilk üç oyuncu arasında yer alan Eksim Enerji, 2025 yılında başarıyla tamamladığı kapasite artış hamlesinin ardından toplam kurulu gücünü yaklaşık 1.2 GW seviyesine taşıdı. Geçtiğimiz sene yıllar boyunca yaptığı yatırımların karşılığını alan Eksim Enerji, biri Türkiye’nin 2. büyük lisanslı GES sahası olmak üzere, 10 ayrı sahada bir senede ulaşılması zor bir başarıya imza atarak 42 yeni türbini devreye aldı. Ayrıca Geyve, Silivri, Viranşehir, Yozgat ve Karaman sahalarının yanı sıra yurt dışında Skole RES projesinin yapımını tamamladı. Bu yatırımlarla birlikte 488,5 MW’lık kapasite artışı sağlayan şirket, ulaştığı kurulu güç seviyesiyle büyümesini kararlılıkla sürdürdü. “Yenilenebilir enerjiye geçiş tercihin ötesinde bir zorunluluk” Amasya Merzifon’da yer alan Kayadüzü Rüzgar Enerjisi Santrali’nde düzenlenen Uçurtma Festivali’nde değerlendirmelerde bulunan Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, küresel enerji gündemine ilişkin şunları söyledi: “Dünyada son dönemde artan jeopolitik gerilimler ve lojistik aksamalar, enerji güvenliğini üretim hacminin ötesinde stratejik bir öncelik haline getirdi. Uluslararası öngörüler, bazı bölgelerde yaşanan üretim kayıplarının telafisinin iki yılı bulabileceğini gösteriyor. Bu tablo, yenilenebilir enerjiye geçişi artık bir tercih değil, zorunluluk haline getiriyor. 2026 yılı ilk çeyreği itibarıyla ülkemizin toplam kurulu gücünün 124.532 MW’a ulaştığını ve bu artışın büyük ölçüde güneş enerjisinden kaynaklandığını görüyoruz. Yenilenebilir kaynakların toplam kurulu güç içindeki payının yüzde 60’ı aşması, dönüşümün hızını ve ülkemizin başarısını net biçimde ortaya koyuyor.” “Temiz enerji, gelecek nesillere bırakılacak en değerli miras” Akbay, temiz enerjinin yalnızca bir yatırım alanı değil, aynı zamanda gelecek nesillere bırakılacak en değerli miras olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti: “Bugün burada uçurtmalarımızı yalnızca rüzgârla değil, daha temiz bir dünya umuduyla gökyüzüne bırakıyoruz. Geçtiğimiz yıl İzmir Seferihisar’da başlattığımız uçurtma festivalini bu yıl Merzifon’a taşıyarak çocuklarımızla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 2025 yılı boyunca rüzgar, güneş ve hidroelektrik santrallerimizden elde ettiğimiz 2,35 milyar kWh üretim ile yaklaşık 1 milyon hanenin enerji ihtiyacını temiz kaynaklardan karşıladık. Bu üretim sayesinde 1,4 milyon ton karbon salımını engelledik. Tüm bu çalışmaların arkasında çocuklarımıza daha yaşanabilir ve güvenli bir çevre bırakma motivasyonu bulunuyor.” Dijital dönüşüm ve depolama odaklı gelecek vizyonu Eksim Enerji’nin gelecek projeksiyonuna ilişkin bilgiler de veren Arkın Akbay, dijitalleşmenin verimli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, “Dijitalleşme yoluyla verim artışını, maliyet optimizasyonunu ve veri odaklı üretim modelini stratejimizin merkezine konumlandırıyoruz. Yapay zeka destekli tahminleme sistemlerinden dijital ikiz uygulamalarına kadar geniş bir teknoloji yelpazesini aktif olarak kullanıyoruz. Üretimi yalnızca kurulu güç üzerinden değil; en başta sürdürebilirlik olmak kaydıyla verimlilik, öngörülebilirlik, emre amadelik ve dayanıklılık temelinde ele alıyoruz. Rüzgar, güneş, bulut, nem ve su gibi tüm iklim verilerinden ekipman performansına kadar bütün parametreleri anlık olarak izliyoruz. Böylece operasyonel kararlarımızı tedarikçiden müşteriye uçtan uca optimize ediyoruz” diye konuştu. Depolama entegreli santral projelerine de değinen Akbay, Kırklareli’nden Antalya’ya uzanan 10 farklı sahada toplam 633 MW gücündeki yatırımlar için ön lisans süreçlerinin hızla ilerlediğini ifade etti. “Doğu ile Batı arasında enerji köprüsü kurmayı hedefliyoruz” Eksim Enerji’nin uluslararası yatırımlarına da değinen Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, şirketin bölgesel bir enerji oyuncusu olma vizyonunu şu sözlerle anlattı: “Türkiye’deki yatırımlarımızın yanı sıra yurt dışında da aktif olarak büyümeye devam ediyoruz. Gürcistan’da işletmede olan 2 hidroelektrik santralimize ek olarak devreye alınma aşamasında 1 güneş enerjisi santralimiz bulunuyor. Aynı ülkede geliştirme süreci devam eden 6 rüzgar ve 2 güneş projesiyle toplamda 700 MW kapasiteye ulaşmayı hedefliyoruz. Ukrayna’da ise işletmeye aldığımız 1 rüzgar santrali ve geliştirme aşamasındaki 1 proje ile toplam 360 MW’lık bir portföy oluşturmayı planlıyoruz.” Uçurtma Festivali’nin yeni durağı Amasya Merzifon Arkın Akbay son olarak Uçurtma Festivali’ne ilişkin olarak şu bilgileri paylaştı: “Yenilenebilir enerjiye ilişkin farkındalığın erken yaşlarda kazanılmasını son derece önemsiyoruz. Bu anlayışla İzmir Seferihisar’ın ardından Merzifon’da düzenlediğimiz Uçurtma Festivali’nde çocukları doğa, rüzgar ve temiz enerjiyle buluşturduk. Çocuklarımıza eğlenirken öğrenebilecekleri, doğayla ve rüzgârla doğrudan temas kurabilecekleri bir deneyim sunuyoruz. Ayrıca ‘Yeteri Kadar’ kampanyamız kapsamında düzenlediğimiz atölye çalışmalarında çocuklara çevre bilinci kazandırmayı hedefledik. Uçurtma festivallerimizi Türkiye’nin farklı bölgelerindeki santral sahalarımızda çocuklarla buluşturmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aselsan Sürdürülebilir Büyümesini 2026 Yılına Taşıdı Haber

Aselsan Sürdürülebilir Büyümesini 2026 Yılına Taşıdı

Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamaya göre ASELSAN; güçlü operasyonel performansı, artan teknoloji yatırımları ve disiplinli finansal yönetimi ile büyümesini kararlılıkla sürdürdü. Borsa İstanbul’un en değerli şirketi ASELSAN'ın 2026 yılı ilk üç ayına ait hasılatı bir önceki yılın aynı dönemine göre reel olarak %15 artarak 34,3 milyar TL’ye ulaştı. İhracat odaklı büyüme stratejisinin çıktılarını günden güne geliştiren ASELSAN’ın 2026 yılının ilk çeyreğinde imzaladığı yeni ihracat sözleşmeleri %69 artışla 629 milyon ABD doları seviyesinde gerçekleşti. ASELSAN’ın bakiye siparişleri de geçen yılın aynı dönemine göre %39 artışla 20,7 milyar ABD dolarına ulaştı. Bakiye siparişlerdeki artış, ASELSAN’ın kesintisiz büyümesine 2026 yılında da eşlik etti. ASELSAN, ölçek ve kapasite artışına yönelik yatırımlarını yılın ilk çeyreğinde %261 yükselterek 137 milyon ABD dolarına çıkardı. AR-GE harcamaları da %41 artış ile 357 milyon ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Üretime ve AR-GE’ye yönelik güçlü yatırımlar, ASELSAN’ın küresel marka olma yolunda emin adımlarla yürümesini destekleyen stratejik adımlar olarak öne çıktı. Bir önceki yılın aynı dönemde 0,60 olan Net Borç/FAVÖK oranı da 0,41’e geriledi. Öne Çıkan Finansal ve Operasyonel Göstergeler – 2026 1. Çeyrek • İmzalanan Yeni İhracat Sözleşmeleri: 629 milyon ABD doları (%69 artış) • Bakiye Siparişler: 20,7 milyar ABD doları (%39 artış) • Hasılat: 34,3 milyar TL (%15 artış) • FAVÖK Marjı: %25,2 (2025 yılı 1. Çeyrek, %22,6) • Net Borç/FAVÖK: 0,41 (2025 yılı 1. Çeyrek, 0,60) • AR-GE Harcamaları: 357 milyon ABD doları (%41 artış) • Seri Üretime Yönelik Yatırımlar: 137 milyon ABD doları (%261 artış) ASELSAN Geleceğin Teknolojileriyle Büyümeye Devam Ediyor ASELSAN, uzun dönemli hedeflerine ulaşmak amacıyla 2024 yılında uygulamaya başladığı aselsaneXt Programının olumlu çıktılarını toplamaya 2026 yılında da devam etti. 2026 yılı ilk çeyrek hasılatı geçen yıla göre reel olarak %15 büyüyerek 34,3 milyar TL’ye ulaştı. Yılın ilk üç ayında elde edilen hasılatta ÇELİKKUBBE, Radar, Elektronik Harp, Askeri Haberleşme, Yapay Zekâ Destekli Kent Güvenliği, Elektro-Optik ve Güdümlü Mühimmat Sistemleri belirleyici rol oynadı. Şirketin bakiye siparişleri %39 artışla 20,7 milyar ABD dolarına yükseldi, yılın ilk 3 ayında imzalanan yeni ihracat sözleşmeleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %69 arttı. Operasyonel verimlilik ve yüksek teknolojiye odaklanma stratejilerini kurumsal dönüşüm faaliyetlerinin merkezinde tutan ASELSAN’ın ilgili dönemdeki FAVÖK marjı bir önceki yılın aynı dönemine göre 260 baz puan artarak %25,2 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde ASELSAN’ın FAVÖK tutarı da %28 artarak 8,6 Milyar TL’ye ulaştı. Söz konusu gelişmelere ek olarak; verimlilik artışı sağlayan uygulamaların kararlılıkla yürütülmesiyle Genel Yönetim Giderleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %3 azaldı. ASELSAN’ın kişi başı hasılatında ABD doları bazında %1,5 oranında artış görüldü, tüm bu gelişmelerle birlikte Türkiye’nin nitelikli istihdamına da katkı sağlayan ASELSAN’ın çalışan sayısı geçen yılın aynı döneminden bu yana üç binin üzerinde arttı. AR-GE ve Seri Üretim Yatırımları Kesintisiz Sürüyor Mühendis istihdamı ve AR-GE Projesi sayısında Türkiye lideri olan ASELSAN’ın AR-GE harcamaları ilgili dönemde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %41 artarak 357 milyon ABD doları seviyesine yükseldi. Yılın ilk çeyreğinde, Oğulbey Teknoloji Üssü ve mevcut yerleşkelerde gerçekleştirilen kapasite artışlarına yönelik yatırımlarda bir önceki döneme göre %261 artış yaşandı. ASELSAN’a ilave üretim kabiliyeti ve ölçek kazandıracak yatırımlar yılın ilk üç ayında kesintisiz bir şekilde gerçekleştirildi. 2025 yılında temeli atılan ve Cumhuriyet tarihinin tek seferdeki en büyük savunma sanayii yatırımı olan Oğulbey Teknoloji Üssü ile ÇELİKKUBBE bileşenlerinin üretiminde ilave kapasite artışı sağlanarak ASELSAN’ın savunma sanayindeki küresel rolü daha da güçlenecektir. Bu yatırımın ilk fazı da 2026 yılının ikinci yarısında devreye girecektir. Güçlü Operasyonel Nakit Akışı ve Disiplinli Finans Yönetimi ASELSAN, finansal sürdürülebilirlik stratejisini 2026 yılının ilk çeyreğinde de etkin bir şekilde uygulamaya devam etti. Bu dönemde yaratılan güçlü operasyonel nakit akışı yatırımların sağlıklı bir şekilde yönetilmesine imkân sağladı. AR-GE ve seri üretime yönelik yatırım harcamalarının kesintisiz bir şekilde devam ettiği dönemde nakit akışında kuvvetli iyileşmeler yaşandı. Operasyonel nakit akışında bir önceki yılın aynı dönemine göre ABD doları bazında %15 artış görüldü. Söz konusu dönemde ASELSAN’ın finansal borçlarının aktifleri içerisindeki payı %12,2’den %10,9’a geriledi. Bu iyileşme, şirketin varlık yapısını daha sağlam hale getirdi. 2026 yılının ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla net borç seviyesinde %16 azalma görüldü. Böylelikle, ASELSAN’ın 2025 yılı ilk çeyreğinde 0,60 olan Net Borç/FAVÖK oranı bu dönem 0,41 seviyesinde gerçekleşti. Bu bağlamda Şirket, borçluluk göstergelerinde sektör ortalamalarının altında kalmayı sürdürdü. ASELSAN’ın ticari borçlarında da 2025 yıl sonuna göre %30 azalma yaşandı. AR-GE ve seri üretime yönelik yüksek tutarlı yatırım harcamalarının devam ettiği bir dönemde borçluluk göstergelerinde sağlanan iyileşmeler ASELSAN’ın önümüzdeki dönemlerde ölçek büyümesi, ihracat artışı ve yüksek teknoloji yatırımlarını devreye almasında önemli bir güvence konumunda yer alıyor. Hasılatını, bakiye siparişlerini, imzaladığı ihracat sözleşmelerini, operasyonel marjlarını, bilanço büyüklüğünü ve diğer birçok finansal göstergesini geliştiren ASELSAN 2026 yılına kuvvetli bir başlangıç yaptı. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol 2026 Yılı İlk Çeyrek Finansal Sonuçlarını Değerlendirdi: “Kuvvetli Büyümemiz Sürüyor” “aselsaneXt programına başladığımız 2024 yılından itibaren çok güçlü bir finansal performansa imza attık. 2024’te yüzde 13, 2025’te ise yüzde 15 gibi çok ciddi reel büyüme rakamlarına ulaştık. Bu güçlü performansı bu yılın ilk çeyreğinde de sürdürdüğümüz için mutluyuz. İlk çeyrekte elde ettiğimiz sonuçlar, ASELSAN’ın sadece büyüyen değil, aynı zamanda doğru yönetilen, dönüşen, derinleşen bir şirket olduğunu açık şekilde ortaya koyuyor. 2024 yılının ilk çeyreğinde %5, 2025 yılının aynı döneminde %9 büyüyen Şirketimiz 2026’nın ilk çeyreğinde %15 oranında büyüdü. Hasılatımızın 34,3 milyar TL’ye ulaşması, ihracat sözleşmelerimizin %69 artışla 629 milyon ABD dolarına yükselmesi ve bakiye siparişlerimizin 20,7 milyar ABD doları seviyesine çıkması; iş modelimizin dayanıklılığını ve sürdürülebilirliğini teyit ediyor. Bu dönemde büyümeyi finansal sağlamlıkla birlikte ele aldık. FAVÖK marjımızın %25,2 seviyesine yükselmesi, net borç/FAVÖK oranımızın 0,41’e gerilemesi ve güçlü nakit akışımız, disiplinli finans yönetimi yaklaşımımızın somut sonucudur. Yüksek büyüme ile birlikte bilanço gücünü aynı anda artırabilmek, ASELSAN’ın artık yerleşmiş kurumsal kapasitesini gösteriyor. “Artan Talep ile Birlikte Yatırımlarımız da Artıyor” Son iki yılda olduğu gibi bu dönemde de yatırımlarımıza hız kesmeden devam ettik. AR-GE harcamalarımızı %41 artırarak 357 milyon ABD dolarına, seri üretime yönelik yatırımlarımızı ise %261 artırarak 137 milyon ABD dolarına çıkardık. Geçtiğimiz yılın tamamında yaptığımız yatırımın yarısını ilk çeyrekte yapmış durumdayız. Bu yatırım iştahımızın arkasında, ASELSAN’ın ürün ve teknolojilerine olan yoğun ihtiyaç ve talep var. Sahadaki ihtiyaçlara çok daha hızlı yanıt verecek, maliyet etkin tasarımlara odaklanan ve ürünleşme süresini kısaltan yaklaşımlarımızla, dünyaya çok daha hızlı ve fazla sayıda ürün sunabilme yeteneği kazanıyoruz. Geçtiğimiz yıl 286 bin ürünü son kullanıcılara teslim ederek yakaladığımız başarıyı, bu yıl 400 bin adet seviyesini aşarak bir üst boyuta taşımayı hedefliyoruz. Oğulbey Teknoloji Üssü başta olmak üzere devreye aldığımız kapasite artışları, bu üretim ölçeğini yönetecek kritik bir eşik niteliğindedir. “Küresel Bir Marka ASELSAN” ASELSAN’ın ortaya koyduğu bu dönüşüm, uluslararası aktörlerin de dikkatini çekiyor. İlk çeyrekte imzaladığımız sözleşmelerin yarısının ihracat kaynaklı olması değerli bir gösterge. NATO Genel Sekreteri’nin ASELSAN’a gerçekleştirdiği ziyaret, şirketimizin küresel savunma ekosistemindeki konumunun artık stratejik düzeyde karşılık bulduğunu net biçimde ortaya koydu. Bu temas, ASELSAN’ın sadece teknoloji üreten bir şirket değil, aynı zamanda teknoloji standardı belirleyen bir aktöre dönüşümünün göstergesidir. “SAHA İstanbul’da Üç Lansman” Önümüzdeki dönemde bu konumlanmayı daha da ileri taşıyacağız. Gelecek hafta gerçekleştireceğimiz SAHA İstanbul, bizim için son derece önemli. SAHA İstanbul’da gerçekleştireceğimiz üç lansmanda yeni ürünlerimizi ilk kez tanıtacağız. Bu ürünler, modern harp sahasını yakından takip ettiğimizi, değişen şartlara hızlı bir şekilde yanıt üretebildiğimizi ve küresel rekabet kapasitemizi ortaya koyacak. ASELSAN bugün, finansal gücünü teknoloji derinliğiyle, teknoloji derinliğini ise küresel etki alanıyla birleştiren bir yapıya dönüşmüş durumda. Önümüzdeki dönem, bu üç alanın aynı anda geliştiğine birlikte şahitlik edeceğiz. İlk çeyrek sonuçlarımız, 2026 ve sonrası hedeflerimizi gerçekleştireceğimize dair güçlü bir işaret olmuştur. Bu güçlü performans ile birlikte küresel marka olma yolunda yürümeye devam edeceğiz.” İmzalanan Sözleşmeler ve Bakiye Siparişler ASELSAN, 2025 yılında elde ettiği rekor seviyedeki başarılarını 2026 yılına da taşıdı. Küresel pazarlardaki etkinliğini önemli ölçüde artırarak uluslararası savunma ekosistemindeki konumunu daha da güçlendiren ASELSAN 2026 yılının ilk 3 ayında toplam 1,26 milyar ABD doları tutarında yeni sözleşme imzaladı. Bu sözleşmelerin %50’si yeni ihracat sözleşmelerinden kaynaklandı. Yeni ihracat sözleşmelerindeki artış %69’la 629 milyon ABD dolarına ulaştı. Tüm bu alandaki gelişmeler ASELSAN’ın ürün ve sistemlerine yönelik küresel talebin istikrarlı şekilde arttığını ortaya koydu. ASELSAN’ın bakiye siparişleri de kesintisiz bir şekilde artmaya devam etti. Yılın ilk 3 ayı itibarıyla Şirketin bakiye siparişleri, bir önceki yılın aynı dönemine göre %39 artarak 20,7 milyar ABD doları seviyesine yükseldi. Yeni ihracat sözleşmelerinde ve bakiye siparişlerde tarihsel zirveler görüldü. İmzalanan Önemli Sözleşmeler • 2026 Yılının 1. Çeyreği Uluslararası müşteriler ile imzalanan haberleşme sistemlerinin ve insansız deniz araçlarına yönelik faydalı yüklerin ihracatına ilişkin sözleşme, Uluslararası müşteriler ile imzalanan hava savunma, aviyonik sistemlerin ihracatına ilişkin sözleşme, Yurt içi bir platform üreticisi ile yurt dışındaki kullanıcılara teslim edilmek üzere imzalanan Elektro-Optik Sistemlerin ihracatına ilişkin sözleşme, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Güdüm Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yedaş’tan Amasya’ya Dev Enerji Yatırımı Haber

Yedaş’tan Amasya’ya Dev Enerji Yatırımı

. Yapılacak yatırımlarla birlikte şehirde enerji altyapısının daha güçlü, kesintisiz ve sürdürülebilir hale getirilmesi hedefleniyor. Program kapsamında; şebeke yenileme, kapasite artışı, yeni dağıtım trafo merkezleri, yeraltı kablo projeleri ve ileri teknoloji dijital izleme sistemleri gibi birçok alanda önemli çalışmalar gerçekleştirilecek. YEDAŞ, Amasya’da hayata geçireceği yeni dönem yatırım planlarını Büyük Amasya Oteli’nde düzenlenen basın toplantıyla kamuoyuna duyurdu. Toplantıya YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, Bölgeler Koordinatörü Emin Uğur Asan, Amasya Bölge Müdürü Eren Demirkan ve Kurumsal İletişim Müdürü Emin Genç katıldı. Amasya genelinde 3 binin üzerinde trafo, 9 bin kilometreyi aşan hat uzunluğu ve 250 bini aşkın aboneye hizmet sunan YEDAŞ, 290 MVA’yı aşan kurulu güç ve yıllık 650.000 MWh seviyesindeki tüketimle kentin enerji ihtiyacını karşılıyor. Şirket, bu güçlü altyapıyı yeni trafo binaları, şebeke güçlendirme ve yedekleme yatırımlarıyla daha ileri taşıyarak artan enerji talebine sürdürülebilir çözümler sunmayı hedefliyor. Kesinti Adedi ve Süresinde Önemli İyileşme Son 7 yılda gerçekleştirilen yatırımların etkisi, kesinti göstergelerinde belirgin şekilde ortaya çıktı. Amasya’da abone başına ortalama kesinti süresi yüzde 46 oranında azalırken, kesinti adedi yüzde 38 düşüş gösterdi. 2025 yılı itibarıyla kesinti süresi 616 dakikaya, kesinti adedi ise 8,2 seviyesine geriledi. Bu iyileşmede teknoloji yatırımları önemli rol oynadı. SCADA ve OMS sistemleri sayesinde şebeke uzaktan izlenip yönetilebilir hale gelirken, arızalara müdahale süreleri kısaldı. Uzaktan enerjilendirme oranı yüzde 99 seviyesine ulaşırken, arıza tespit süreçleri saniyeler içinde gerçekleştirilebilir hale geldi. SCADA altyapısındaki gelişimle istasyon sayısında yüzde 1.057 artış sağlandı. Barış Demir: “Hedefimiz Kesintisiz ve Sürdürülebilir Enerji” YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, Amasya’da gerçekleştirilen yatırımlara ilişkin değerlendirmesinde, “Amasya’da gerçekleştirdiğimiz yatırımların en önemli çıktısı, vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmet kalitesinde yaşanan somut iyileşmedir. Son yıllarda kesinti sürelerinde ve sıklığında elde ettiğimiz düşüş, doğru planlama ve kararlı yatırım yaklaşımımızın bir sonucudur. Önümüzdeki dönemde teknoloji odaklı yatırımlarımızla Amasya’da geleceğin enerji altyapısını kurmaya ve kesintisiz enerji arzını daha da güçlendirmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. YEDAŞ, önümüzdeki 5 yıllık dönemde hayata geçireceği 5 milyar TL’lik yatırım planı ile Amasya’nın enerji altyapısını daha da güçlendirerek, bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlamayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Membran Üretim Kapasitesini İkiye Katladı, İhracatta Vites Artırdı Haber

Membran Üretim Kapasitesini İkiye Katladı, İhracatta Vites Artırdı

Bugün 65 yıllık tarihi ile 40’tan fazla ülkede, 350’yi aşkın üretim tesisiyle pek çok farklı iş kolunda faaliyet gösteren küresel oyuncu Ravago, inşaat sektöründeki gelenekselleşen Strateji ve Ödül Buluşması kapsamında iş ortaklarıyla Kıbrıs’ta bir araya geldi. Concorde Luxury Resort’te düzenlenen etkinlik, şirketin yeni dönem stratejilerinin paylaşılmasının yanı sıra önemli bir yatırım duyurusuna da sahne oldu. ‘Ezber Bozan Dönüşüm’ mottosuyla gerçekleştirilen buluşmada şirket, Kartepe’deki üretim tesisinde hayata geçirilen yeni fabrika hattı yatırımını iş ortaklarıyla paylaştı. Bu yıl yine bir ilk olarak EPS hammadde tarafında belirli bir hacim üstü alım yapan üretici müşterilerini de ağırlayan Ravago, etkinlik kapsamında aynı zamanda yıl boyunca üstün performans gösteren bayilerini Bölge Ödülleri, Ticari Ödüller ve Ürün Özel Ödülleri kategorilerinde ödüllendirdi. Ayrıca Ravago Türkiye’nin EPS ham madde iş kolunda birlikte yol aldığı firmalara teşekkür plaketi takdim edilen etkinliğin açış konuşmasını, Ravago Türkiye CEO’su Sami Amira gerçekleştirdi. Ardından Ravago Türkiye Mali İşler Direktörü Aslı Perçin, ‘Finansal Bakış’ başlıklı sunumunu paylaştı. Ravago Bina Çözümleri XPS & Bitümlü Örtüler İş Birim Direktörü Nükhet Tercan Yıldırım’ın yeni yatırım hakkında detaylı bilgiler aktardığı etkinlik, Ravago EPS ve Mineral Yün İş Birim Direktörü Özge Müçek’in mineral yünü ve EPS ürünleri hakkındaki sunumuyla devam etti. Ravago Bina Çözümleri Ticari Ürünler Ürün ve Satış Müdürü Emre Arslan’nın ürün gruplarındaki yenilikleri paylaştığı buluşmanın kapanış konuşmasını ise Ravago Bina Çözümleri Türkiye Direktörü Alper Doğruer gerçekleştirdi. Ezber bozan dönüşümle küresel pazarlarda güçlü adımlar Etkinliğin mottosu olan ‘Ezber Bozan Dönüşüm’ yaklaşımının şirketin tüm faaliyet alanlarına yön verdiğini vurgulayan Ravago Bina Çözümleri Türkiye Direktörü Alper Doğruer, “Sektörümüzde başarıya giden yol, alışılmış yaklaşımları sorgulayan ve yeni değerler ortaya koyan bir bakış açısından geçiyor. ‘İnşaatın kalbindeki çözüm ortağı’ olma misyonuyla 30 yılı aşkın süredir faaliyetlerini sürdüren bir şirket olarak iş ortaklarımızla kurduğumuz ilişkilerden AR-GE çalışmalarımıza, üretim teknolojilerimizden müşteri deneyimine kadar tüm alanlarda yenilikçi bir yaklaşım benimsiyoruz. Bugün geldiğimiz noktada geniş ürün portföyümüz, güçlü üretim altyapımız ve küresel ihracat ağımız sayesinde sektörün önemli oyuncularının başında geliyoruz. Üretimimizin önemli bir bölümünü dünyanın dört bir yanındaki projelere ulaştırırken aynı zamanda Türkiye’de yalıtım sektörünün kalite standartlarını da yukarı taşımayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde de yenilikçi çözümlerimiz ve güçlü iş ortaklarımızla birlikte sektörümüzde ezber bozan dönüşümlere imza atmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Sürdürülebilir büyüme yolculuğunda kritik adım Ravago Bina Çözümleri XPS & Bitümlü Örtüler İş Birim Direktörü Nükhet Tercan Yıldırım ise etkinlik kapsamında lansmanı gerçekleştirilen yeni hat yatırımının detaylarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Yeni fabrika hattı yatırımıyla yıllık 20 milyon metrekare olan membran üretim kapasitelerini ikiye katlayarak 40 milyon metrekare seviyesine çıkardıklarını söyleyen Nükhet Tercan Yıldırım, “Bu yatırım, şirketimizin üretim gücünü büyütmenin ötesinde, sektördeki konumunu yeniden tanımlayan stratejik bir adım niteliği taşıyor. Membran üretiminde ulaştığımız bu kapasite ile Türkiye’de en yüksek kurulu üretim gücüne sahip şirket olarak konumumuzu daha da pekiştiriyoruz. Artan kapasitemiz sayesinde hem iç pazardaki talebe daha hızlı ve güçlü yanıt verecek hem de global pazarlardaki etkinliğimizi daha ileri taşıyacağız. Özellikle ihracat tarafında büyüme ivmemizi destekleyecek bu adım, şirketimizin sürdürülebilir büyüme hedefleri açısından da kritik bir rol üstleniyor” dedi. Membranda daha verimli bir üretim sürecinin başlangıcı Yeni üretim hattının kapasite artışı sağlayan bir yatırımın çok daha ötesinde katma değer sunduğunu ifade eden Nükhet Tercan Yıldırım, “Yeni hattımız uçtan uca bir teknolojik dönüşümü ifade ediyor. Karışım sürecinden başlayarak üretimin tüm aşamalarını kapsayan bu modernizasyon sayesinde daha yüksek kalite standardı, daha stabil ürün performansı ve daha verimli üretim süreçleri elde ediyoruz. Bununla birlikte bu yatırım kapsamında Türkiye’de ilk kez, özellikle Avrupa pazarında talep gören niş membran ürünlerinin üretimini gerçekleştirecek altyapıyı da devreye aldık. Ayrıca yeni hattımızın çift komponentli üretim yapabilme kabiliyeti sayesinde farklı kullanım alanlarına ve proje ihtiyaçlarına özel çözümler geliştirme kabiliyetimizi artırırken, pazardaki rekabet gücümüzü de önemli ölçüde yukarı taşıyacağız. Ezber Bozan Dönüşüm yaklaşımımız doğrultusunda attığımız bu adım, geleceğin yapı teknolojilerine de yanıt veren bir üretim vizyonunun en somut göstergelerinden biri” şeklinde konuştu. Başarıların taçlandırıldığı ödül töreni Strateji ve Ödül Buluşması’nın ilk gününde bayilerle bir araya gelen Yılmaz Vural ve Mehmet Arslan’ın katılımıyla gerçekleşen “Ezber Bozan Yılmaz Vural Hocadan Taktikler” söyleşisinin keyifli anlara sahne olduğu etkinlikte, en dikkat çekici bölümlerinden biri de yıl boyunca yüksek performans gösteren iş ortaklarının ödüllendirildiği tören oldu. Ravago Bina Çözümleri, bayilerini Bölge Ödülleri, Ticari Ödüller ve Ürün Özel Ödülleri olmak üzere üç ana kategoride ödüllendirerek sektördeki başarılarını taçlandırdı. Ayrıca Ravago Türkiye’nin EPS ham madde iş kolundaki iş ortakları da yıl içindeki üstün başarılarından dolayı teşekkür plaketi ile onurlandırıldı. Ödül töreni, Ravago Türkiye’nin iş ortaklarıyla kurduğu güçlü iş birliğinin ve birlikte büyüme anlayışının önemli bir göstergesi olarak öne çıktı. Bilgi paylaşımı, stratejik değerlendirmeler ve sektör sohbetleriyle geçen üç günlük buluşma, Pamela ve Ümit Besen’in sahne aldığı gala gecesiyle tamamlandı. Ravago Türkiye’nin iş ortaklarıyla aynı vizyon etrafında buluştuğu Strateji ve Ödül Buluşması, şirketin ‘Ezber Bozan Dönüşüm’ yaklaşımını sektörle paylaştığı güçlü bir platform olarak öne çıktı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.