Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kapasite Artışı

Kapsül Haber Ajansı - Kapasite Artışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kapasite Artışı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Karaman’ın Rüzgarı Enerjiye Dönüşüyor! Haber

Karaman’ın Rüzgarı Enerjiye Dönüşüyor!

Türkiye’nin dört bir yanındaki yenilenebilir enerji yatırımlarıyla yeşil dönüşüme katkı sağlayan Eksim Enerji, rüzgar ve güneş odağındaki büyümesini yeni projelerle sürdürüyor. Şirket yapımı tamamlanan 70 MW kapasiteli Karaman RES projesiyle, 110 bin hanenin enerji ihtiyacının karşılanması planlıyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye’de Geyve RES ve Tokat RES kapasite artışı ile birlikte Yozgat RES, Viranşehir GES, Ukrayna’da Skole RES yatırımlarını devreye alan Eksim Enerji, 2026 yılı başında ise Susurluk RES, Hasanbeyli RES, Ovacık RES kapasite artışı ile Karaman RES yatırımını da başarıyla tamamladı. Bu sayede şirket yeni nesil, yüksek verimli 46 türbinle birlikte GES santralini devreye alarak toplam 515,7 MW’lık kurulu güç artışı gerçekleştirdi. Devreye giren santralleri ile rüzgar enerjisinde Türkiye’nin ilk 3 şirketi arasına girdiklerinin altını çizen Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay şunları söyledi: “Yoğun bir çalışmayla yeni güneş ve rüzgar enerjisi santrallerimizi ve kapasite artışlarımızı devreye almayı başardık. Son olarak Karaman RES’in tamamlanmasıyla birlikte farklı coğrafyalarda yürüttüğümüz yatırımlarımızda önemli bir eşiği daha geride bıraktık. Önümüzdeki dönemde ise ülkemizdeki portföyümüzü depolamalı elektrik üretim tesisleri, kapasite artışları ve bütünleşik güneş enerjisi tesisleri ile geliştirmeyi hedefliyoruz. Yurt dışında da Gürcistan’daki GES yatırımımızı devreye alma aşamasındayız. Doğudan batıya yenilenebilir enerji köprüsü olma hedefimizi üretim tesislerimizle güçlendiriyoruz.” “1,4 milyon ton karbon salımını engelledik” 2025’te elektrik üretimini 960 bin hanenin ihtiyacına denk olan 2,3 milyar kWh seviyesine taşıdıklarını ve 1,4 milyon ton karbon salımının önüne geçtiklerini söyleyen Akbay, “İklim krizinin etkileri ve fosil kaynakların tedarik zincirindeki kırılganlık her geçen gün daha belirgin hale geliyor. Enerji bağımsızlığının önemi artıyor. Böyle bir süreçte Türkiye’nin artan enerji ihtiyacına temiz, yerli, esnek ve güvenilir bir üretim yapısıyla yanıt vermek, kalkınmanın sürekliliği ve sürdürülebilirlik açısından stratejik bir zorunluluk haline geldi. Biz de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2035 Enerji Vizyonu doğrultusunda, yenilenebilir enerji kapasite artışını üretim sahasının ve ekipmanının verimliliğiyle yüksek emre amadelikle birlikte gerçekleştiriyor, enerji dönüşümündeki öncü rolümüzü bu stratejik odakla kuvvetlendirmeye devam ediyoruz” dedi. “COP31’de yenilenebilir enerji yatırımlarının önemi bir kez daha ortaya çıkacak” Kasım ayında Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31’de ülkemizdeki yenilenebilir enerji yatırımlarının öneminin bir kez daha ortaya çıkacağını belirten Arkın Akbay, “Uzun süredir gündemden düşmeyen iklim diplomasisi ve enerji bağımsızlığı jeopolitik gelişmelerle yeni bir boyuta ulaştı. Yerli ve uluslararası kaynaklardan sağlanacak ekonomik finansman kaynakları ile fosil kaynakları azaltıcı yönde enerji dönüşümü, yüksek katma değerli sanayi politikamızla bütünleşecek şekilde verimliliği artıran, toplam maliyeti düşüren kendini kanıtlamış teknoloji yatırımları birbirini destekleyerek sağlıklı büyümeyi güvence altına alıyor. Enerjiye uygun maliyetle erişimin güvence altına alınması ile toplumun refahının artması ve sürdürülebilir şekilde korunması için daha hızlı ve daha güvenli uygulama adımları atmamız elzem. COP31, bu çok katmanlı gündemin açık bir çerçevede ele alınmasına katkı sunarken, bu yolda taahhüt vermiş ülkelerin vizyonlarının yanı sıra uygulamaları ile de değerlendirileceği bir platform niteliği taşıyor. Dolayısıyla bu zirve, Türkiye’nin doğru politikalarının uygulamaya dönüştürdüğü yenilenebilir enerji yatırımları ile ekonomik rekabetçiliğinin yanı sıra sürdürülebilir kalkınmaya katkısını ve küresel iklim diplomasisindeki ağırlığını daha görünür hale getirmesi açısından son derece büyük önem taşıyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Antalya, Routes Europe 2027’ye Ev Sahipliği Yapacak Haber

Antalya, Routes Europe 2027’ye Ev Sahipliği Yapacak

100’den fazla havayolu, 100’ün üzerinde turizm otoritesi, 200’den fazla havalimanı ve sektördeki 1.200’ün üzerinde karar vericinin katılımının beklendiği konferansta; yeni uçuş frekansları, ilave koltuk kapasiteleri ve yeni uçuş rotaları ele alınacak. Routes Europe, Avrupa’nın en büyük ve en prestijli havacılık ve rota geliştirme konferansı olarak her yıl farklı bir Avrupa şehrinde düzenleniyor. Turizm otoriteleri, havayolları ve havalimanlarını bir araya getiren etkinlik; şehirlerin kaynak pazar çeşitliliğini artırmaları, turizm potansiyellerini geliştirmeleri ve hava ulaşım bağlantılarını güçlendirmeleri açısından önemli bir katalizör görevi görüyor. Etkinlik sonrasında ev sahibi şehirlerin hava ulaşımı ve ekonomik etkiler bakımından olumlu katkı sağladığı biliniyor. Antalya’nın ev sahipliği, ITB Berlin Fuarı sırasında havalimanı ve Routes yöneticilerinin katılımıyla düzenlenen törenle açıklandı. Routes Direktörü Steven Small konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:“Routes Europe 2027, büyük genişletme projesinin ilk aşamasını kısa süre önce tamamlayan havalimanı için mükemmel bir zamanda geliyor. Bu önemli yatırım, trafikteki büyümenin devamı için kapasite artışı sağladı. Bölgenin önde gelen 110'dan fazla havayolunun karar vericilerinin katılımıyla düzenlenen bu etkinliğin yeni fırsatlar yaratacağına, sürdürülebilir büyümeyi teşvik edeceğine ve Antalya'nın Akdeniz bölgesindeki konumunu sağlamlaştıracağına inanıyorum.” Fraport TAV Genel Müdürü Deniz Varol “Havalimanımızın gelişiminde böylesine önemli bir aşamada Routes Europe 2027'yi Antalya'da ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Genişleme programımızın ilk aşamasının tamamlanmasının ardından Antalya Havalimanı, gelecekteki büyümeyi karşılamak ve Avrupa ile ötesindeki bağlantılarını daha da güçlendirmek için hazır.” dedi Fraport TAV Genel Müdürü Frank Quante de açıklamasında şu ifadeleri kullandı:“Bu prestijli etkinliğe ev sahipliği yapmak; havayolları ve sektör paydaşlarıyla iletişim kurmak, Antalya’nın pazardaki gücünü sergilemek ve sürdürülebilir gelişimini desteklemek için değerli bir fırsat sunacak. Antalya'nın yıl boyunca Akdeniz'in gözde destinasyonu olarak uzun vadeli potansiyelini katılımcılarla paylaşmak için sabırsızlanıyoruz.” Kültür, macera ve eko-turizm alanlarında artan çeşitlilik sayesinde Antalya Havalimanı, geleneksel yaz turizminin ötesine geçerek yılın 12 ayına yayılan sürdürülebilir bir trafik büyümesi hedefliyor. TAV Havalimanları ve Fraport’un ortak girişimi tarafından işletilen Antalya Havalimanı, dış hat yolcu trafiği açısından Türkiye’nin en yoğun ikinci havalimanı konumunda bulunuyor. Nisan 2025’te tamamlanan 865 milyon avroluk yatırım kapsamında terminal ve hava tarafı kapasitesi iki katından fazla artırılarak yıllık yolcu kapasitesi 65 milyona çıkarıldı. Antalya Havalimanı, 2025 yılında 39,2 milyon yolcuya hizmet verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aras Kargo’dan Güneydoğu’ya Stratejik Yatırım Haber

Aras Kargo’dan Güneydoğu’ya Stratejik Yatırım

Yaklaşık 40 milyon TL’lik yatırımla 15.200 metrekarelik alanda kurulan Gaziantep Transfer Merkezi; saatte 10.500, günde ise 140.000 kargo işleme kapasitesiyle bölgenin operasyonel gücünü en üst seviyeye taşıyor. Geniş dağıtım ağı ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla sektöre yön veren Aras Kargo, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki operasyonel kapasitesini güçlendirecek stratejik yatırımı Gaziantep Transfer Merkezi’ni hayata geçirdi. Aras Kargo, yeni yatırımıyla hizmet kapasitesini artırmayı ve operasyonel verimliliğini en üst düzeye çıkarmayı hedefliyor. Üretim gücü, sanayi çeşitliliği ve ihracat kapasitesiyle doğal bir lojistik üssü olan Gaziantep'te 15.200 metrekarelik alana kurulan yeni transfer merkezi; saatlik 10.500, günlük ise 140.000 adet kargo işleme kapasitesiyle Gaziantep, Kahramanmaraş, Adıyaman, Şanlıurfa ve Kilis illerindeki toplam 29 şubeye hizmet verecek. Şirketin 2030 büyüme vizyonunun önemli bir parçası olan tesis, kapasite artışının yanı sıra çalışan memnuniyetini, operasyonel kaliteyi ve müşteri deneyimini en üst seviyeye taşıyor. Yaklaşık 40 Milyon TL’lik yatırımla hayata geçirilen bu stratejik adım, Aras Kargo’nun operasyonel verimliliğini artırırken, hızlı ve güvenilir teslimat taahhüdünü de güçlendiriyor. Doğrudan dağıtım modeliyle hızlı teslimat Aras Kargo’nun teknoloji odaklı dönüşüm vizyonunun en somut örneklerinden biri olan Gaziantep Transfer Merkezi, ileri düzey otomasyon sistemleriyle kargo sektöründe yeni bir standart belirliyor. Yalnızca bir transfer noktası değil, aynı zamanda akıllı bir lojistik merkezi olarak konumlanan merkez, operasyonel süreçleri uçtan uca optimize ederek yüksek verimlilik ve kesintisiz hizmet sağlıyor. Bu vizyonun bir parçası olarak Gaziantep Transfer Merkezi ile birlikte kargo sektörüne yeni bir boyut kazandıracak "Doğrudan Dağıtım Merkezi Projesi" de hayata geçirildi. Yeni sistem sayesinde transfer merkezine gelen gönderiler, bir daha şubelere indirilmeden kurye veya araç bazlı planlamayla doğrudan alıcı müşterilere dağıtıma çıkıyor. 29 şubeye doğrudan hizmet veren merkez, aktarma adımını tamamen ortadan kaldırarak teslimat sürelerini kısaltıyor, şube operasyon yükünü dengeliyor ve aynı gün teslimat kapasitesini büyük oranda güçlendiriyor. İleri teknoloji ile hata ve hasar payını minimize eden yapı Transfer merkezinde aktif olarak kullanılan sorter otomasyon sistemi, konveyör hatlarıyla tam entegre çalışarak operasyonel süreçlerin planlı ve sistematik ilerlemesini sağlıyor. Personel hareketlerini minimize eden bu ileri düzey otomasyon altyapısı sayesinde elleçleme oranı %25 oranında azalırken, hata ve hasar riskleri de minimize edildi. Operasyonların 3 vardiya şeklinde yürütüldüğü, 110 kişiye istihdam sağlanan merkezde, aynı anda 16 ana hat ve 38 ara hat olmak üzere toplam 54 araca eş zamanlı yükleme ve operasyonel yoğunluğa göre 4 araca eş zamanlı boşaltma yapılabiliyor. Operasyonel verimliliği üst seviyeye taşıyan bu sistem, e-ticaret kampanya dönemleri ve bayram gibi yoğunluğun zirve yaptığı zamanlarda vardiya optimizasyonu sayesinde %20’ye varan kapasite artışı sağlıyor. Ayrıca merkezin modern altyapısı, ferah ve düzenli çalışma alanları sayesinde iş güvenliği standartları güçlenirken, çalışanlar için daha motive edici ve verimli bir çalışma ortamı da sağlanmış oldu. "Geleceğin büyümesini, kalite standartlarını taşıyacak stratejik bir merkez tasarladık" Yatırımın bölge ekonomisine ve şirket vizyonuna katkılarını değerlendiren Aras Kargo Operasyon Başkan Yardımcısı Onur Aytekin şunları söyledi: "Gaziantep; üretim gücü, ihracat kapasitesi, sanayi çeşitliliği ve Doğu-Güneydoğu aksındaki merkezi konumuyla doğal bir lojistik üs niteliğinde. 2030 vizyonumuz ve hizmet kalitesi hedeflerimiz doğrultusunda tasarladığımız Gaziantep Transfer Merkezimiz, yalnızca bugünün operasyonel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla değil; sürdürülebilir büyümemizi destekleyecek, kalite standartlarımızı ileri taşıyacak ve kurumsal gücümüzü pekiştirecek stratejik bir lojistik üs olarak hayata geçti. Modern altyapısı ve ferah çalışma alanlarıyla çalışan motivasyonunu ve iş güvenliği standartlarını yukarı taşıyan transfer merkezimiz, kapasite artışının ötesinde, kaliteyi yükselten ve çalışan odaklı sürdürülebilir bir operasyonel yapı sunuyor. Geleceğe dönük vizyonumuzu yansıtan Gaziantep Transfer Merkezi, Türkiye kargo sektöründeki hizmet standartlarını bir üst seviyeye taşıma kararlılığımızın bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde bu vizyonumuzu ve teknolojik dönüşüm projelerimizi farklı şehirlerde de hayata geçirmeye devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Galata Wind’ten 2025’te 2,01 Milyar TL FAVÖK Haber

Galata Wind’ten 2025’te 2,01 Milyar TL FAVÖK

Sürdürülebilir bir gelecek için temiz enerji üretimine odaklanan Galata Wind, hali hazırda Türkiye’nin en verimli bölgelerinde konumlanan üç rüzgâr ve iki güneş santralinden oluşan portföyü ve Mersin RES kapasite artışı ile Taşpınar Hibrit GES Projesi’nin tamamlanmasıyla 2025 yılı sonu itibarıyla 354,2 MW kurulu güce ulaştı. İklim koşulları ve devreye alınan ek kapasitelerin etkisiyle üretimi geçen yıla kıyasla yüzde 8,7 oranında artarak, rüzgârda 826.845 MWh ve güneşte 54.092 MWh olmak üzere toplam 880.937 MWh oldu. Galata Wind CEO’su Burak Kuyan sürdürülebilir enerjide küresel oyuncu olma hedefiyle 2025 yılında önemli yatırımları başarıyla hayata geçirdiklerini belirterek şunları söyledi; “Büyüme stratejimizin önemli bir ayağını da yurt dışı yatırımlar oluşturuyor. 300 MW’lık yurt dışı yatırım hedefimiz çerçevesinde Almanya ve İtalya’da güneş enerjisi projeleri için çeşitli anlaşmalar imzaladık. Kesinleşen ve görüşmeleri devam eden projelerle birlikte Avrupa’daki portföyümüz, 72 MW güneş enerjisi (PV) ve 60 MW batarya enerji depolama sistemi (BESS) olmak üzere toplam 132 MW’a ulaştı. Gerçekleştirdiğimiz elektrik üretimiyle, enerji arzına katkı sağlamanın yanı sıra karbon salımlarının azaltılmasına da destek oluyoruz. 2030 yılına kadar operasyonel net sıfır taahhüdümüz ve karbon ayak izi azaltım hedeflerimiz doğrultusunda yapılandırılan portföyümüz, yıllık yaklaşık 490.000 ton karbon salımını önlüyor.” Galata Wind, operasyonel mükemmellik, teknoloji odaklı büyüme ve iklim hedefleriyle uyumlu stratejik yatırımları önceliklendirerek toplam kurulu kapasitesini kısa vadede 576,8 MW’a, orta vadede ise 1.000 MW’ın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Sektördeki gelişmeleri yakından izleyerek kapasite artışları, yenilenebilir enerji alanındaki yeni şirket satın alımları ve/veya proje geliştirmelere odaklanarak yatırım kriterlerimize uygun büyüme fırsatlarını titizlikle değerlendiriyor. 2026 yılı için öncelikleri; yatırım teslimatları ve seçici büyüme, esneklik ve operasyonel mükemmellik, finansal disiplin ile sürdürülebilirlik ve uyum altyapısı olmak üzere dört temel başlık altında topladıklarını belirten Kuyan şunları söyledi; “Proje seçiciliği, bağlantı uygunluğu ve depolama ile esneklik perspektifiyle sürdürdüğümüz operasyonlarımız kapsamında, önümüzdeki dönemde Alapınar RES’in kurulumu ile Şah RES ek kapasite artışına odaklanacağız. Ayrıca 2024 yılında 300 MW Depolamalı RES ve 110 MW Depolamalı GES olmak üzere toplam 410 MW’lık D-RES ve D-GES yatırımları için aldığımız ön lisanslarla şebeke istikrarını desteklemeyi, yenilenebilir üretimin piyasa entegrasyonunu güçlendirmeyi ve operasyonel esnekliğimizi artırmayı hedefliyoruz.” Sadece yenilenebilir enerjiye yatırım yapma taahhüdüyle kalmayan Galata Wind, ülkemizin yenilenebilir enerji dönüşümüne ve enerjide dışa bağımlılığının azaltılmasına kararlılıkla katkıda bulunmayı sürdürüyor. Çevreye duyarlı, güvenilir ve sürdürülebilir bir yaklaşımı esas alan iş modeliyle yalnızca bugünün değil, geleceğin enerji sistemine değer katmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa'da milyonluk projeye 'ruhsat sahibi' şoku! 2 günlük fark her şeyi altüst etti Haber

Bursa'da milyonluk projeye 'ruhsat sahibi' şoku! 2 günlük fark her şeyi altüst etti

Bursa'nın Keles ilçesi Harmanalanı Mahallesi'nde faaliyet gösteren Ercan Mermer Madencilik, mermer ocağı için kapasite artışı talebiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne başvuruda bulunuldu. Mevcut durumda yıllık 60 bin metreküp olan üretim kapasitesinin, planlanan artışla birlikte yılda 100 bin metreküp mermer seviyesine çıkarılması hedeflendiği belirtildi. 19,28 hektarlık bir alanı kapsayan projenin orman arazisi üzerinde olduğu bildirildi. 2 GÜN ÖNCE DEVREDİLMİŞ 24 Aralık 2025 tarihinde e-ÇED sistemi üzerinden başlatılan başvuru süreci, tarih engeline takıldı. Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'nın incelemesinde, söz konusu maden ruhsatının, başvurudan iki gün önce, 22 Aralık 2025 tarihinde Serkan Çelikten Mermer Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne devredildiği belirlendi. Mevcut yönetmeliklere göre ÇED başvurularının güncel ruhsat sahibi tarafından yapılması zorunluluğu nedeniyle, başvurunun eski şirket adına yapılmış olması süreci çıkmaza soktu. "SÜREÇ DEVAM EDEMEZ" Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Madencilik Faaliyetleri ÇED Süreci usul ve esaslarını hatırlatarak kararını verdi. İlgili maddede yer alan, "Başvuruların maden hak sahibi olan ruhsat sahibi tarafından yapılması gerekmektedir" hükmü uyarınca, mermer ocağı kapasite artışı projesine ilişkin ÇED sürecinin mevcut haliyle devam edemeyeceği bildirildi. 4,3 milyon TL proje bedeli ile planlanan yatırımın akıbeti, güncel ruhsat sahibi tarafından yapılacak yeni başvuruya kaldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa'nın dev markasından 'son model' fabrika atağı! 4,6 milyar TL'lik projeye onay çıktı... Haber

Bursa'nın dev markasından 'son model' fabrika atağı! 4,6 milyar TL'lik projeye onay çıktı...

Türkiye gıda sektörünün öncülerinden olan ve 31 Mart 1955 tarihinde Bursa'da kurulan Tamek Sagra Grup Gıda, Karacabey ilçesi Tavşanlı Mahallesi'ndeki tesislerinde tarihi dönüşüm için geri sayıma geçti. Şirketin kapasite artışı, deprem güvenliği ve modernizasyon için hazırladığı dev proje, Bursa Valiliği'nden gelen 'ÇED Olumlu' kararıyla resmiyet kazandı. 70 BİN METREKARELİK DEV KOMPLEKS Toplam 170 bin metrekarelik alan üzerinde kurulu olan tesiste kapsamlı bir inşaat süreci başlayacak. Mevcut üretim binalarının 36 bin metrekarelik bölümü depreme dayanıklı hale getirilecek. 33 bin metrekarelik ilave üretim ve depo binaları inşa edilecek. Çalışmalar bittiğinde tesisin toplam kapalı alanı 70 bin metrekareye ulaşacak. 4,6 MİLYAR TL'LİK BÜTÇE: ASLAN PAYI MAKİNEYE Projenin toplam yatırım bedeli 4 milyar 605 milyon 240 bin TL olarak açıklandı. Yatırımın 4,1 milyar liralık en büyük kısmı, tesisin teknolojik altyapısını modernize edecek olan makine ve ekipman alımına ayrıldı. İnşaat maliyetleri ise 488 milyon TL olarak hesaplandı. ÜRETİM 12 AYA YAYILIYOR, 'DICED' DOMATES GELİYOR Yatırımla birlikte fabrikada ürün yelpazesi de genişleyecek. Yeni eklenecek olan 'Diced' (doğranmış domates) üretim hattıyla çeşitlilik artarken, sadece hasat sezonunda yoğunlaşan üretim faaliyetleri artık yılın 12 ayına yayılacak. 280 personelin istihdam edileceği dev tesiste üretim, 3 vardiya sistemiyle aralıksız sürecek. NELER ÜRETİLECEK? Kapasite artışıyla birlikte tesiste; alkolsüz içecekler, salça, konserve, ketçap-mayonez-sos, reçel, hazır yemek ve dondurulmuş gıda gibi geniş bir yelpazede üretim yapılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford Otosan’ın 2035 Karbon Nötr Lojistik Hedefine Dev Adım Haber

Ford Otosan’ın 2035 Karbon Nötr Lojistik Hedefine Dev Adım

Ocak 2026 itibarıyla başlayan seferler, Marmaray geçişi sayesinde iki ülke arasındaki ticaret koridorunu kesintisiz ve yeşil bir hatla birbirine bağlıyor. Bu proje, Ford Otosan’ın 2050 yılına kadar tüm değer zincirinde Net Sıfır emisyona ulaşma hedefi doğrultusunda, SBTi tarafından onaylanan emisyon azaltım hedefleriyle uyumlu olarak kurgulanan lojistik dönüşümün önemli bir adımını oluşturuyor. Craiova–Köstence-Kocaeli hattında denizyolu ağırlıklı ve kara yolu bağlantılı taşıma yapısından Craiova-Kocaeli direkt demiryolu odaklı ve kara yolu kullanımını azaltan bir modele geçilmesini sağlayan bu yaklaşım, deniz ve karayolu bağlantılı rotaların yarattığı karbon yükünü azaltırken, lojistik süreçlerde daha düşük emisyonlu ve daha verimli bir yapı kurulmasına katkı sağlıyor. Türkiye’nin ilk özel demiryolu tren işletmecisi Körfez Ulaştırma’nın hibrit lokomotif yatırımlarıyla desteklenen tren operasyonları ise, sürdürülebilirlik hedeflerini operasyonel verimlilikle bütünleştirerek çevresel etkiyi kalıcı biçimde azaltan bir çözüm sunuyor. Marmaray Geçişi ile Kıtalararası Kesintisiz Akış Teknik kapasitesi ve operasyonel gücüyle dikkat çeken yeni hat, otomotiv lojistiğinde yeni bir sayfa açıyor. Tek seferde 18 vagon ve 557 metre uzunluğa ulaşan tren setleri, sefer başına 216 aracı doğrudan Ford Otosan Craiova fabrikasından alarak kurulan bu yeni hat ile Kocaeli’ye ulaştırıyor. Bu sayede Ford Otosan ülkeler arası demiryolu entegrasyonunu araç lojistiğinde etkin biçimde kullanırken Türkiye’nin stratejik lojistik konumunu da güçlendiriyor. Güçlü Paydaş Ekosistemi ve Yenilikçi İş Modeli Proje, lojistik dünyası için ilham verici bir iş ortaklığı modeline dayanıyor. Lojistik satın alma süreçlerindeki sektörel uzmanlığı ve güçlü iş ortağı ağıyla projeye yön veren KoçZer, proje sayesinde “araç başına fiyatlandırma” modelinin çok daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını sağlıyor. Bu yaklaşım, verimliliği ve operasyonel güvenilirliği artırırken uluslararası standartlarda taşımacılığı destekleyen entegre bir lojistik ekosistemi mümkün kılıyor. Ford Otosan ve Mars Logistics, Romanya–Türkiye Hattındaki Demiryolu Operasyonlarını Bir Üst Seviyeye Taşıdı Şubat 2025’te, Mars Logistics tarafından Ford Otosan Romanya Craiova Fabrikası ile Türkiye arasında üretim parçalarının taşınmasını kapsayan demiryolu hattı hayata geçirilmişti. Bu süreçte, Türkiye’den Romanya’ya üretim parçaları gönderilirken, Romanya’da üretilen araçların demiryolu ile Türkiye’ye taşınmasına yönelik bitmiş araç taşımacılığı çalışmaları da planlama aşamasına alınmıştı. Bugün gelinen noktada ilk etapta 216 adet bitmiş aracın başarıyla taşınmasıyla birlikte Mars Logistics, otomotiv lojistiğinde uçtan uca çözüm üretme vizyonunu bir üst seviyeye çıkardı. Railport’ta İlk Bitmiş Araç Treninin Operasyonu Başarı ile Tamamlandı İş birliği kapsamında, demir yolunda bitmiş araç lojistiğinde önemli bir kilometre taşına ev sahipliği yaparak entegre intermodal terminal hizmetlerinin yeni merkezi haline gelen Railport, tahliye operasyonlarını başarıyla tamamladı. 22.000 metrekarelik bir alanda 1.563 bitmiş araçlık park sahası ile sektöre önemli bir altyapı imkânı sunan Railport’ta, araç taşımaya özel olarak tasarlanan rampalar sayesinde bitmiş araçların demir yolu ile ithalat ve ihracat operasyonları etkin, güvenli ve çevreci bir şekilde yürütülüyor. Gelecek Vizyonu: Ekim 2026’da Kapasite Artışı Şubat 2025’te malzeme ve araç kombinasyonlu denemelerle temelleri atılan bu dev proje, Ocak 2026’da gerçekleştirilen ilk tam kapasiteli araç taşıma seferiyle yeni bir dönemi başlattı. Ford Otosan ve paydaşları, hattın verimliliğini daha da artırmak için kapasite artış planlarını şimdiden devreye aldı. 2026 yılının son çeyreğinde filoya eklenecek yeni vagon setleriyle birlikte, Türkiye ve Avrupa arasındaki otomotiv lojistiğinin çok daha güçlü, çevik ve çevre dostu bir yapıya kavuşması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzocam 2025’i Yüzde 55’lik Ciro Artışıyla Kapattı Haber

İzocam 2025’i Yüzde 55’lik Ciro Artışıyla Kapattı

Türkiye yalıtım sektörünün lider markası İzocam, 60. kuruluş yıldönümünü kutladığı 2025 yılını satış hacmi ve üretimde elde ettiği başarıların sonucu olarak, bir önceki yıla göre yüzde 55’lik bir ciro artışıyla geride bıraktı. Son aylarda elde ettikleri güçlü performansın, yıl boyunca sürdürdükleri stratejik çalışmaların sonuçlarını net biçimde ortaya koyduğunu belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “Firmamız açısından satış hacmi ve üretim açısından oldukça verimli ve başarılı bir dönem olarak tamamladığımız 2025 yılını, önceki yıla göre yüzde 55’lik bir ciro artışıyla kapattık. Camyünü ve taşyünü ürün gruplarımızda tonaj bazında rekor seviyelere ulaşmış bulunmaktayız. Tekiz sandviç panel ürün grubumuz, yılın ilk yarısında sanayi sektöründeki dalgalanmaların etkisiyle yıla zayıf başlamış olsa da ikinci yarıda önemli proje kazanımlarıyla kapasitesini doldurmuş ve yılsonu hedeflerimize ulaşmıştır. Özellikle taşyünü panel grubunda pazar liderliğimizi sürdürmekte, birçok büyük projede tercih edilmekteyiz. Mekanik izolasyon tarafında ise kauçuk izolasyon malzemeleri, camyünü ve taşyünü boru ürünlerinde pazar payımızı artırırken; XPS ve EPS ürün gruplarımızda da projelerdeki varlığımızı geçtiğimiz yıla göre yüzde 20’nin üzerinde artırmış bulunmaktayız. 2025 yılı aynı zamanda şantiye ve projelere daha fazla odaklandığımız bir yıl olmuştur. Deprem bölgesindeki yeniden yapılanma çalışmalarıyla birlikte, sanayi ve bina inşaat projelerini yakından takip etmekteyiz” diye konuştu. İzocam olarak 2025 yılında iç pazardaki güçlü performanslarına paralel olarak, ihracat pazarlarında da önemli bir ivme yakaladıkların? ? açıklayan Murat Savcı, “2024 yılına göre dolar bazında yaklaşık yüzde 30’luk bir ihracat artışı sağlamış bulunmaktayız. Bu artışta özellikle camyünü ve sandviç panel ürün gruplarımız öne çıkmaktadır. Ortadoğu ve Ukrayna’daki jeopolitik gelişmeler bazı bölgelerde satışlarımızı etkilese de Avrupa’da yeni pazarlara girişlerimiz ihracattaki başarımızı olumlu şekilde desteklemiştir” dedi. 2026’da Kapasite Artışı, Dijitalleşme ve İhracatta Güçlü Hedefler 2026 yılına yönelik hedeflerinin; kapasite büyümesi, ihracat artışı, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında yakaladıkları güçlü ivmeyi devam ettirmek olduğunu belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “Hem ülkemizin enerji verimliliği hedeflerine hem de yeşil dönüşüm politikalarına katkı sunmayı, çevreye duyarlı üretim yaklaşımımızı güçlendirmeyi ve sektörümüzdeki liderliğimizi daha da ileri ta şımaya kararlıyız. Enerji verimliliği yüksek binaların Türkiye’nin geleceğinde kritik rol oynayacağına olan inancımızla; ülkemizin sürdürülebilir yarınları için değer üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Kayseri’de kurulu bulunan yeni üretim tesislerinin tam kapasiteyle devreye girmesiyle birlikte üretim maliyetlerinin azalmasını, kârlılığın artmasını ve ihracatın güçlenmesini beklediklerini vurgulayan Murat Savcı, “Kayseri tesisimizden İzocam ürün portföyünün tamamını sevk ederek lojistik verimliliğimizi artırmayı hedeflemekteyiz. Tarsus camyünü tesisimizde ise ürün portföyümüzü iyileştirme ve yeni ürün geliştirme çalışmalarımız sürdürülmektedir. XPS ürün grubunda yapılacak geliştirmelerle de perakende pazarında ve proje bazlı kullanımlarda rekabet gücümüzü daha da yükseltmeyi amaçlamaktayız. Aynı zamanda 2026 yılında ‘Kazandıran İzocam’ sadakat programımızı daha da yayg? ?nlaştırmayı, tali bayilerimize yönelik yeni yazılım altyapımızı devreye almayı ve dağıtım kanalı etkinliğimizi artırmayı planlamaktayız” şeklinde konuştu. İkiz Dönüşüm Stratejisi: Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Bir Arada Sürdürülebilir gelecek için inovasyon ve çevre odaklı yatırımlarının da kararlılıkla devam ettiğini ifade eden Murat Savcı, “Yapay zekâ uygulamalarımız iş süreçlerimizi hızlandırarak verimliliğimizi artırmakta; sıfır atık projelerimiz sürdürülebilir kalkınmanın güçlü halkalarından biri hâline gelmektedir. Dijitalleşme ve çevresel sürdürülebilirliği eş zamanlı olarak kapsayan ’ikiz dönüşüm’ vizyonumuz ile hem sektörümüzün rekabetçiliğini artıran hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı amaçlayan bütünsel bir yaklaşım sergilemekteyiz” dedi. Dijitalleşmenin, tüm sektörlerde olduğu gibi yalıtım sektöründe de h ızlı bir dönüşüme etki ettiğini belirten Murat Savcı, “İzocam olarak, bu kapsamda 2020 yılında en modern ERP (kurumsal kaynak planlama) sistemine geçerek altyapımızı yeniledik, iş süreçlerimizi daha verimli ve entegre bir yapıya taşıdık. 2021’de devreye aldığımız veri analitiği çözümleriyle karar süreçlerimizi güçlendirdik ve aynı dönemde başlattığımız RPA (robotik süreç otomasyonu) projeleriyle birçok süreci otomatize ederek verimliliğimizi artırdık. 2022’de hayata geçirilen yapay zekâ tabanlı satış ve maliyet tahminleri ile fiyat önerileri sunan projemiz ise sektörde öncü bir adım olmuştur. 2023’te müşteri ilişkileri yönetimimizi daha güçlü bir zemine taşırken, 2024’te başlattığımız projelerle üretim ve enerji verilerinin anlık takibini sağlamaya başladık. Dijitalleşme yatırımlarımızın önemli bir parçası olarak, 2024 yılından bu yana tüm İzocam tesislerinde kullanılan ‘Endüstri yel e-Tools App’ ile manuel kontrol süreçlerini tamamen dijital ortama taşıdık. Arıza analizi, iş güvenliği gözlemleri, geliştirme projeleri ve risk analizleri gibi kritik bilgiler artık anlık olarak mobil cihazlardan sisteme aktarılabilmektedir. Bu sayede hem kâğıt tüketimi azalmış hem de sahadan bilgi akışı hızlanarak ortak veri depolama süreçleri daha etkin hale gelmiştir” diye konuştu. Bu çerçevede 2025 yılında da teknoloji yatırımlarını artırarak, operasyonel mükemmeliyet ve müşteri memnuniyetini dijital dönüşümle birleştirdiklerini belirten Murat Savcı, “Tarsus camyünü üretim tesisimizde devreye aldığımız Metriks Üretim Yönetim Sistemi ile üretim hattındaki tüm kritik proses parametrelerini (sıcaklık, basınç, enerji tüketimi, devir vb.) otomatik olarak toplayıp analiz etmeye başladık. Operatörlere anlık yönlendirme sağlayan bu dijital platform, kalite ve verimliliği artıran önemli bir adım o lmuş; Tarsus’taki başarılı uygulamanın önümüzdeki dönemde tüm tesislere yaygınlaştırılması planlanmaktadır. Gebkim tesisimizde hayata geçirilen XPS Tartım Otomasyonu ise hammadde verimliliğinde önemli bir adım olmuştur. Dijital tartım sistemi sayesinde ürünlerimiz paketleme öncesi online ölçülmekte ve reçetesinde yer alan oranlarda hammadde kullanılarak ürünlerin istenilen standartta üretimi sağlanmaktadır” dedi. Enerji verimliliği, atık yönetimi ve karbon ayak izi konularında elde ettikleri tüm bu kazanımların, attıkları dijitalleşme adımlarının olumlu sonuçlarını somut bir şekilde ortaya koyduğunu söyleyen Murat Savcı, orta vadede, yapay zeka uygulamalarını tüm iş süreçlerine entegre etmeyi, fabrikalarında dijitalleşmeyi artırmayı ve siber güvenlik altyapılarını güçlendirmeyi hedeflediklerini vurguladı. Sürdürülebilirlik Odaklı Üretim ve Geleceğe Yatırım Yapay zeka proje leriyle iş süreçlerini dönüştürürken, çevreye duyarlı yaklaşımlarıyla da sektöre örnek olduklarını dile getiren İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “İzocam ürünlerimiz en az yüzde 30 oranında geri dönüştürülmüş malzeme içerirken, camyünü ürünlerinde bu oran yüzde 80’e kadar çıkmaktadır. Döngüsel ekonomi vizyonunu üretim süreçlerimize entegre ederek her bir ürünümüzde çevre dostu ve sağlıklı çözümler sunmayı, karbon ayak izimizi azaltmayı hedeflemekteyiz. Bu hedef doğrultusunda attığımız en önemli adımlardan biri, 2023 yılı sonunda hayata geçirdiğimiz ‘Zero Waste to Landfill’ (Düzenli Depolamaya Sıfır Atık) projesi olmuştur. Türkiye’de yasal bir zorunluluk olmamasına rağmen başlattığımız bu proje ile proses hurdalarının enerji üretiminde kullanılmasına, geri dönüştürülebilir atıkların yeniden ekonomiye kazandırılmasına ve geri dönüştürülemeyen atıkların alternatif sektörlerde enerji kaynağı olarak değerlendirilmesine odaklanmaktayız. Ayrıca 2022’den bu yana uyguladığımız WCM (World Class Manufacturing) vizyonu ile tesislerimizde çevresel etkiyi en aza indiren, enerji tüketimini azaltan ve CO₂ salımını düşüren projeler hayata geçirmekteyiz. Sürdürülebilirlik vizyonumuz tesis yatırımlarımızla da güçlenmektedir. Tarsus tesisimizde elyaf makinelerinde kompresör verimliliği ve hurda geri kazanım projeleri devam etmektedir. 2024’te başlattığımız ürün tipi ve proses bazlı enerji tüketim hesaplamaları ile de enerji tüketimimizi daha etkin yöneterek; her aşamada izlenebilir ve sürdürülebilir bir enerji yönetimi sağlamaktayız. Ayrıca hatlarımızda yaptığımız modernizasyonlar ile kapasite artışları sağlanmış; dijital operasyon izleme ve yönetim sistemi devreye alınmıştır. Bu dijital operasyon izleme ve yönetim sisteminin önüm üzdeki dönemde diğer tesislere de aktarılması planlanmaktadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Meysu’nun Halka Arzında Talep Toplama Süreci Tamamlanıyor Haber

Meysu’nun Halka Arzında Talep Toplama Süreci Tamamlanıyor

Türkiye’nin köklü içecek üreticilerinden Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin halka arzında talep toplama süreci 7 Ocak 2026 itibarıyla tamamlanıyor. Halka arz, Meysu’nun uzun yıllardır sürdürdüğü yatırım ve büyüme stratejisinin planlı bir adımı olarak öne çıkıyor. Şirket, büyük bölümü tamamlanan yatırımlarının operasyonel ve finansal karşılığını daha güçlü bir sermaye yapısıyla desteklemeyi hedefliyor. Meysu CEO’su Osman Güldüoğlu, halka arzın şirketin uzun vadeli büyüme yolculuğunda planlı bir adım olduğunu belirterek, “Büyüme stratejimizi sürdürülebilir yatırımlar üzerine inşa ediyoruz. Bugün bu yatırımların somut sonuçlarını üretimden finansal performansa kadar her alanda net biçimde görüyoruz.” dedi. Güldüoğlu, 2025 yılı dokuz aylık sonuçları itibarıyla, bir önceki yılın aynı dönemine göre şirketin miktarsal bazda yaklaşık %13 büyüdüğünü; brüt kârlılıkta %14, esas faaliyet kârında ise %32 artış kaydettiğini belirtti. Meysu’nun yalnızca bir meyve suyu üreticisi olmadığını vurgulayan Güldüoğlu, entegre üretim yapısı ve genişürün portföyüne dikkat çekti: “Bugün topraktan rafa uzanan entegre üretim yapımızla; meyve suyunun yanı sıra gazlı içecekler, soğuk kahve, soğuk çay, limonata ve fonksiyonel ürün gruplarında faaliyet gösteren güçlü bir içecek şirketiyiz. Halka arzdan sağlanacak gelirin %40-50’sini kapasite artışı ve verimlilik yatırımlarına, %50-60’ını ise işletme sermayesinin güçlendirilmesine ayırmayı planlıyoruz.” Yatırımların %90’ı Tamamlandı, 2026’da Kapasitede Önemli Artış Hedefleniyor Halka arzdan elde edilecek kaynağın kullanım alanlarının net olduğunu belirten Güldüoğlu, mevcut yatırım sürecinin büyük ölçüde tamamlandığını ifade etti. Güldüoğlu, “Mevcut üretim kapasitemizi 182 milyon litreden 472 milyon litreye çıkaracak yatırım sürecimizin yaklaşık %90’ını tamamladık. Kayseri İncesu’daki yeni üretim tesislerimizde deneme üretimleri başladı. Kalan kısmın da tamamlanmasıyla 2026’nın ilk yarısı itibarıyla üretim kapasitemizde belirgin bir artış sağlamayı hedefliyoruz.” dedi. Güldüoğlu ayrıca, güçlü işletme sermayesinin hammadde tedariki, stok yönetimi ve operasyonel esneklik açısından kritik olduğuna dikkat çekerek, bu yapının artan üretim hacmini sağlıklı ve sürdürülebilir biçimde destekleyeceğini vurguladı. GES Yatırımı ile Enerjide Tam Bağımsızlık Sürdürülebilirlik ve verimlilik yaklaşımının somut örneklerinden biri olan GES yatırımının Mart 2025 itibarıyla devreye alındığını belirten Güldüoğlu, bu yatırımın enerji maliyetlerine ve çevresel hedeflere doğrudan katkı sağladığını söyledi. Güldüoğlu, “Yaz aylarında üretim tesislerimizin enerji ihtiyacının tamamını GES’ten karşılıyoruz. Bu yatırım hem maliyetlerimizi aşağı çekiyor hem de çevresel sürdürülebilirlik hedeflerimizi güçlendiriyor.” İfadelerini kullandı. Halka arzın temel amaçlarından birinin kurumsallaşma olduğuna dikkat çeken Güldüoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Hedefimiz; büyük bölümü tamamlanmış yatırımların ekonomik değerini en verimli şekilde ortaya çıkaran, güçlü üretim altyapısına, disiplinli bir finansal yapıya ve sürdürülebilir büyüme anlayışına sahip bir Meysu yapısını daha da ileri taşımak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.