Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kapasite Artışı

Kapsül Haber Ajansı - Kapasite Artışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kapasite Artışı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gübretaş İskenderun Limanı’na 190 Milyon Dolarlık Yatırım Haber

Gübretaş İskenderun Limanı’na 190 Milyon Dolarlık Yatırım

Uzun yıllardır faaliyet gösteren İskenderun Limanı, 6 Şubat depremlerinden önce de altyapısının yaşı, ekonomik ve teknik işletme ömrünün sonuna yaklaşması ve ihtiyaç duyulan modernizasyon yatırımları nedeniyle potansiyelinin altında bir kapasiteyle faaliyet gösteriyordu. Limanın altyapı ve üstyapısının yenilenmesi, kapasitesinin artırılması ve günümüz limancılık standartlarına uygun hale getirilmesi için kapsamlı bir yatırım ihtiyacı bulunuyordu. 6 Şubat depremlerinin yol açtığı ilave hasar ise bu ihtiyacı daha da artırdı. İskenderun Limanı modernizasyonla geleceğe hazırlanıyor Proje kapsamında Alport tarafından İskenderun Limanı’nda yaklaşık 190 milyon ABD doları tutarında yatırım gerçekleştirilecek. Limanın altyapı ve üstyapısı kapsamlı biçimde yenilenecek, operasyonel kapasitesi artırılarak modern, rekabetçi ve yüksek kapasiteli bir liman yapısına kavuşturulacak. İşletmeci firmanın belirlenmesinde yatırımın büyüklüğünü karşılayabilecek finansal yeterliliğin yanı sıra liman işletmeciliği deneyimi, operasyonel kapasite ve teknik yetkinlik kriterleri birlikte değerlendirildi. Yurt içinde ve yurt dışında toplam 8 limanın işletilmesinden gelen tecrübeye sahip Alport’un, İskenderun Limanı’nda öngörülen bu ölçekteki yatırım ve dönüşüm projesini gerçekleştirebilecek finansal ve operasyonel kapasitesi de seçim sürecinde dikkate alındı. Anlaşma kapsamında ayrıca GÜBRETAŞ’ın İskenderun’daki gübre faaliyetlerinde kullanılmak üzere 30 bin metrekarelik alanda yeni altyapı ve üstyapı yatırımları Alport tarafından gerçekleştirilecek. Yatırım süresince GÜBRETAŞ’ın bölgedeki gübre üretim faaliyetleri kesintisiz şekilde devam edecek. GÜBRETAŞ yaklaşık 350 milyon dolar gelir elde edecek İşletme modeli, GÜBRETAŞ’ın uzun vadeli ekonomik menfaatlerini gözeten sabit ve performansa bağlı bir gelir yapısı üzerine kuruldu. GÜBRETAŞ, 35 yıllık sözleşme süresince yıllık sabit işletme ücretinin yanı sıra limanın cirosundan da pay alacak. Sözleşme dönemi boyunca GÜBRETAŞ’ın yaklaşık 350 milyon ABD doları toplam gelir elde etmesi öngörülürken, limanın rehabilitasyonu, geliştirilmesi ve kapasite artışı için gerekli yatırım finansmanı Alport tarafından karşılanacak. “GÜBRETAŞ kaynaklarını kullanmadan önemli bir varlığımızın değerini artırıyoruz” GÜBRETAŞ Genel Müdürü Musa Goral, anlaşmanın yalnızca bir işletme hakkı devri olmadığını belirterek şunları söyledi: “İskenderun Limanımız, depremden önce de altyapısının yaşı ve ekonomik işletme ömrünün sonuna yaklaşması nedeniyle kapsamlı bir modernizasyon ve kapasite artışı yatırımına ihtiyaç duyuyordu. 6 Şubat depremlerinin yol açtığı hasar bu ihtiyacı daha da artırdı. Hayata geçirdiğimiz modelle yaklaşık 190 milyon dolarlık yatırım GÜBRETAŞ kaynakları kullanılmadan işletmeci tarafından gerçekleştirilecek; ayrıca gübre faaliyetlerimiz için 30 bin metrekarelik alanda yeni altyapı ve üstyapı yatırımları yapılacak. Böylece önemli bir varlığımızı yenilerken kapasitesini ve uzun vadeli ekonomik değerini de artırıyoruz.” “35 yılda yaklaşık 350 milyon dolar gelir öngörüyoruz” Goral, limanın mülkiyetinin GÜBRETAŞ’ta kalmaya devam edeceğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “İşletme süresince sabit işletme ücretinin yanı sıra limanın cirosundan da pay alacağız. 35 yıllık sözleşme döneminde yaklaşık 350 milyon dolarlık gelir öngörüyoruz. Dolayısıyla bu model; yatırım, kapasite artışı ve uzun vadeli gelir yaratma hedeflerini birlikte karşılıyor.” İskenderun ve bölge ekonomisine katkı Projenin tamamlanmasıyla İskenderun Limanı’nın kapasitesinin ve operasyonel kabiliyetlerinin önemli ölçüde artırılması, bölgenin üretim, ticaret ve lojistik altyapısına daha güçlü katkı sağlaması hedefleniyor. Yatırımın bölgesel önemine de değinen Goral, “İskenderun; sanayi, tarım, dış ticaret ve lojistik açısından ülkemizin stratejik bölgelerinden biri. Bu yatırımla uzun yıllardır bölge ekonomisine hizmet eden limanımızı yeni bir döneme taşıyoruz. Hedefimiz, mevcut yatırım ihtiyacını ve deprem sonrası ortaya çıkan gereksinimleri birlikte karşılayarak İskenderun Limanı’nı modern ve yüksek kapasiteli bir altyapıya kavuşturmak.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enda Enerji Holding Urla RES’te Gücünü 21,4 MWe’ye Taşıyor Haber

Enda Enerji Holding Urla RES’te Gücünü 21,4 MWe’ye Taşıyor

Enda Enerji Holding’in yenilenebilir enerji portföyünde yer alan Urla Rüzgar Enerji Santrali’nin kapasite artışı yatırımı kapsamında yürütülen orman izin süreci tamamlandı. Enda Enerji Holding’in dolaylı bağlı ortaklığı İYTE RES Elektrik Üretim A.Ş. bünyesinde İzmir’de faaliyet gösteren Urla Rüzgar Enerji Santrali’nde (RES) hayata geçirilecek kapasite artışı projesine ilişkin gerekli orman izni alınırken, saha teslim işlemleri de tamamlandı. Böylece kapasite artışı yatırımının hayata geçirilmesine yönelik önemli izin aşamalarından biri daha geride bırakıldı. Yüksek rüzgar potansiyeli ve yüzde 40’ın üzerindeki kapasite faktörüyle Enda Enerji’nin rüzgar portföyünde önemli bir yere sahip olan Urla RES, mevcut durumda 15 MWm / 13 MWe kurulu güce ve 5 rüzgar türbinine sahip. Kapasite artışı projesi kapsamında gerçekleştirilecek 8,4 MWe’lik ilave yatırım ve kurulacak 2 yeni rüzgar türbiniyle santralin toplam kurulu gücü 23,4 MWm / 21,4 MWe’ye, toplam türbin sayısı ise 5’ten 7’ye yükselecek. “Urla RES’teki yatırımla elektriksel kurulu gücümüzü yaklaşık yüzde 65 artıracağız” Enda Enerji CEO’su Hüseyin Metin Tuncay, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Urla RES kapasite artışı projemizde önemli bir izin aşamasını daha tamamladık. Yüzde 40’ın üzerinde kapasite faktörüne sahip, yüksek rüzgar potansiyeliyle öne çıkan Urla RES sahamızda gerçekleştireceğimiz bu yatırımla elektriksel kurulu gücümüzü yaklaşık yüzde 65 artıracağız. Böylece mevcut üretim potansiyelimizi daha etkin değerlendirirken rüzgar enerjisindeki kurulu gücümüzü de büyütmüş olacağız. Mevcut santrallerimizin kapasitesini geliştirmeye yönelik yatırımlarımız, 2030 yılında 500 MW kurulu güce ulaşma hedefimizin önemli parçalarından biri. Yatırım programımız doğrultusunda sağlam ve sürdürülebilir büyümemizi sürdürmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Değişikliği, Enerji Yatırımlarını Şekillendiriyor Haber

İklim Değişikliği, Enerji Yatırımlarını Şekillendiriyor

Artan sıcaklıklar ve değişen tüketim alışkanlıkları, elektrik şebekelerindeki yükü artırıyor. Özellikle klima, elektrikli araç ve ısı pompası kullanımının yaygınlaşması tüketim profilini değiştiriyor. Yapay zeka destekli analizlerle olası yüklenme riskleri önceden tespit edilerek yatırımlarda buna göre planlanıyor. Hizmet Bölgesindeki trafoların yük durumları, uzaktan izleme sistemlerinden elde edilen verilerle düzenli olarak takip ediliyor. Yapılan analizlerle kritik seviyeye ulaşma riski bulunan trafolar önceden belirleniyor. Böylece ihtiyaç duyulan noktalarda kapasite artışı, yüklerin farklı hatlara dağıtılması ve yeni trafo kurulumu gibi yatırımlar planlanarak şebekenin artan elektrik talebine karşı daha güçlü hale getirilmesi hedefleniyor. “Şebekeyi geleceğin ihtiyaçlarına göre planlıyoruz” UEDAŞ Genel Müdürü Cihangir Gençoğlu, iklim değişikliğinin elektrik dağıtım altyapısında yeni bir planlama yaklaşımını zorunlu hale getirdiğini belirterek, “İklim değişikliği, enerji altyapısının planlanmasını da doğrudan etkiliyor. Artan sıcaklıklar ve klima, elektrikli araç ve ısı pompası gibi yeni tüketim alışkanlıkları şebekenin yük profilini değiştiriyor. Bu nedenle gelecekte oluşabilecek yükleri bugünden öngörmek büyük önem taşıyor. Veri analitiği ve yapay zeka destekli modellerle farklı iklim senaryolarını değerlendiriyor, kritik seviyeye ulaşabilecek trafoları önceden belirleyerek yatırımlarımızı gelecekteki ihtiyaçlara göre planlıyoruz.” “2025 yılında 117 trafoda gerçekleştirdiğimiz iyileştirmelerin ardından 2026 ve 2027 yılında da toplam 634 trafoda kapasite artışı ve şebeke iyileştirme çalışmalarımızı sürdürmeye devam ediyoruz. Buradaki temel hedefimiz, tüketici talebi kritik seviyeye ulaşmadan önce gerekli altyapıyı hazır hale getirmek. İklim değişikliğinin getirdiği belirsizlikleri veri ve teknolojiyle yöneterek daha dayanıklı, esnek ve geleceğe hazır bir dağıtım şebekesi oluşturmayı hedefliyoruz.” Bu yaklaşım sayesinde dağıtım şebekesinde kapasite artışı gerektiren noktaların daha erken tespit edilmesi, yatırımların doğru noktaya ve doğru zamanda yönlendirilmesi ve tüketici talebindeki değişimlere karşı şebekenin daha hazırlıklı hale getirilmesi amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yatırım Odaklı Sektör Bültenleri Ne Sağlar? Haber

Yatırım Odaklı Sektör Bültenleri Ne Sağlar?

Bir yatırım kararı çoğu zaman tek bir büyük veriye değil, peş peşe gelen küçük sinyallerin doğru okunmasına dayanır. Tam da bu nedenle yatırım odaklı sektör bültenleri, sadece haber akışı değil, karar kalitesini etkileyen bir bilgi altyapısı haline gelmiştir. Özellikle enerji, savunma, lojistik, tarım teknolojileri, yapay zeka ve sanayi dönüşümü gibi alanlarda faaliyet gösteren kurumlar için mesele yalnızca ne olduğunu bilmek değil, olan bitenin sermaye, rekabet ve zamanlama açısından ne anlama geldiğini görebilmektir. Genel ekonomi haberleri geniş resmi verir, ancak çoğu zaman karar anında ihtiyaç duyulan ayrıntıyı sağlamaz. Bir sektörde yeni teşvik düzenlemesi çıkması, bir tedarik zinciri kırılması yaşanması, büyük bir kapasite yatırımı duyurulması ya da düzenleyici kurumun yeni yaklaşım sinyali vermesi, yatırımcı açısından farklı ağırlıklara sahiptir. Sektör bülteni bu farkı görünür kıldığı ölçüde değerlidir. Yatırım odaklı sektör bültenleri neden öne çıkıyor? Profesyonel okuyucu için asıl sorun bilgiye erişim değil, bilgi fazlalığıdır. Her gün yüzlerce başlık dolaşıma girerken, bunların çok azı gerçek anlamda yatırım etkisi taşır. Yatırım odaklı sektör bültenleri bu noktada filtre görevi görür. Gündemi sadece aktarmakla kalmaz, hangi gelişmenin fiyatlama, büyüme, rekabet pozisyonu veya kurumsal strateji üzerinde etkili olabileceğini ayıklar. Bu yaklaşım özellikle kurumsal yatırımcılar, şirket yöneticileri, iş geliştirme ekipleri ve dijital yayın editörleri için kritiktir. Çünkü herkes aynı haberi görse bile, aynı bağlamı kuramaz. İyi hazırlanmış bir bülten, gelişmeyi sektör dinamikleri içine yerleştirir. Böylece okuyucu yalnızca başlığı değil, başlığın olası sonuçlarını da daha hızlı kavrar. Bir başka avantaj da zaman kazandırmasıdır. Üst düzey yöneticiler ve profesyonel okurlar genellikle uzun raporlar yerine kısa ama yoğun bilgi akışına ihtiyaç duyar. Bülten formatı burada verimlidir. Doğru kurgulandığında, birkaç dakikada okunur ama saatler sürecek tarama işini ortadan kaldırır. İyi bir yatırım bülteni haber derlemesinden nasıl ayrılır? Her sektör bülteni yatırım odaklı değildir. Pek çok içerik akışı, duyuru toplamaktan öteye geçmez. Oysa yatırım perspektifi taşıyan bültenin üç temel özelliği vardır: seçicilik, bağlam ve sinyal değeri. Seçicilik, hangi haberin gerçekten önemli olduğunu bilmektir. Bir şirketin yeni ofis açması ile üretim kapasitesini iki katına çıkarması aynı düzeyde haber değildir. Bağlam, bu gelişmenin sektördeki genel eğilimle nasıl örtüştüğünü göstermektir. Sinyal değeri ise okura şu soruyu sordurur: Bu bilgi, gelecekte hangi hareketin habercisi olabilir? Örneğin enerji sektöründe depolama yatırımlarına ilişkin düzenlemeler artıyorsa, bu yalnızca mevzuat haberi değildir. Ekipman üreticileri, saha geliştiricileri, finansman sağlayıcıları ve teknoloji tedarikçileri için orta vadeli bir pazar sinyalidir. Benzer şekilde savunma sanayiinde ihracat anlaşmaları sadece ticari başarı olarak değil, alt yüklenici ağı ve üretim ölçeği bakımından da okunmalıdır. Yatırım odaklı bakış tam burada fark yaratır. Haberi tüketmek yerine haberi yorumlanabilir bir işaret setine dönüştürür. Hangi sektörlerde etkisi daha yüksek? Aslında tüm sektörlerde işlevseldir, ancak oynaklığın yüksek olduğu ve dönüşümün hızlandığı alanlarda etkisi daha belirgin hale gelir. Enerji bunların başında gelir. Regülasyon, teşvikler, altyapı yatırımları ve jeopolitik etkiler burada aynı anda çalışır. Tekil bir gelişme, birden fazla alt pazarı etkileyebilir. Savunma sanayii de benzer biçimde bülten takibini zorunlu kılar. Kamu alımları, ihracat izinleri, teknolojik platform gelişmeleri ve uluslararası iş birlikleri, yatırımcı için sadece haber değil kapasite ve görünür gelir projeksiyonu anlamına gelir. Tarım ve gıda teknolojilerinde ise iklim riski, verimlilik baskısı ve tedarik güvenliği, sektör haberlerini yatırımcı açısından daha stratejik hale getirir. Lojistik, yapay zeka ve sürdürülebilirlik eksenli sanayi dönüşümü de aynı kategoriye girer. Burada mesele popülerlik değil, sermaye akışının hangi başlıklara doğru yöneldiğini zamanında fark etmektir. Erken sinyal üretme kapasitesi Bir sektör bülteninin gerçek gücü, kesin sonuç ilan etmesinde değil, erken sinyal üretmesindedir. Çünkü yatırım dünyasında çoğu avantaj, herkes aynı şeyi gördüğünde değil, henüz genel kabul oluşmadan önce doğru okumayı yapabilmektir. Tabii burada bir denge gerekir. Erken sinyal ile spekülasyon aynı şey değildir. Kurumsal değeri olan bültenler, teyitsiz heyecan üretmez. Bunun yerine tekrar eden örüntülere, düzenli veri akışına, sektör açıklamalarına ve kurumsal hareketlere bakar. Böylece okur, gürültü ile yön arasındaki farkı daha net görür. Kurumlar ve yayıncılar için neden stratejik bir araç? Yatırım odaklı sektör bültenleri yalnızca yatırımcıya hizmet etmez. Kurumlar açısından da önemli bir görünürlük ve konumlandırma aracıdır. Özellikle belirli bir sektörde faaliyet gösteren şirketler için, kendi haberlerinin hangi çerçevede sunulduğu büyük önem taşır. Sadece duyuru yayımlamak ile sektörel yatırım anlatısının parçası olmak arasında ciddi fark vardır. Bir şirket yeni tesis yatırımı yaptığında, haberin dili bu gelişmeyi sıradan kurumsal iletişim metni olarak da verebilir, sektör kapasite artışı ve rekabet dinamiği bağlamına da taşıyabilir. İkinci yaklaşım, hem medya değeri hem yatırımcı ilgisi açısından daha etkilidir. Dijital yayıncılar için de benzer bir gerçek söz konusu. Okur artık ham bilgi yerine ayrıştırılmış, sektörel ve kullanılabilir içerik arıyor. Bu nedenle telifsiz ve yeniden yayımlanabilir nitelikte, editoryal olarak temiz hazırlanmış sektör içerikleri medya operasyonları için ciddi bir verimlilik sağlar. Kapsül Haber Ajansı gibi uzmanlaşmış haber kaynaklarının önem kazanması da biraz buradan gelir. Yayıncı, hız kazanırken içerik kalitesinden bütünüyle ödün vermemiş olur. İyi bir bültende hangi unsurlar bulunmalı? Öncelikle başlık seçimi yanıltıcı değil açıklayıcı olmalıdır. Profesyonel okur abartılı söylem değil, neyin neden önemli olduğunu görmek ister. Bunun ardından kısa bir özet gerekir. Ancak asıl değer, haberin etkisini açıklayan editoryal çerçevede ortaya çıkar. Bir bültende şirket haberleri, yatırım duyuruları, birleşme ve satın alma sinyalleri, düzenleyici gelişmeler, kapasite artışları, ihracat anlaşmaları ve teknoloji dönüşümü başlıkları birlikte yer alabilir. Yine de her bültende aynı dağılım beklenmez. Sektörün doğasına göre öncelik değişir. Örneğin yapay zeka odaklı bir bültende patent, model geliştirme, veri merkezi yatırımı ve regülasyon daha öne çıkabilir. Tarım teknolojisinde ise saha uygulamaları, üretim verimliliği, iklim etkisi ve girdi maliyetleri daha belirleyici olur. Yani iyi bültenin formülü tek tip değildir. İyi bülten, sektörün karar mekanizmasını anladığını hissettirir. Kısa olmak yetmez, yoğun olmak gerekir Bülten formatı gereği kısa olabilir. Fakat kısalık tek başına avantaj değildir. Asıl mesele, kısa metin içinde yüksek bilgi yoğunluğu üretebilmektir. Gereksiz sıfatlarla uzayan, etkisi belirsiz cümlelerle dolu bir içerik profesyonel okur için maliyettir. Bu yüzden etkili bülten dili nettir. Tarih verir, aktörleri açıklar, gelişmenin kapsamını belirtir ve mümkünse neden izlenmesi gerektiğini söyler. Okura her şeyi anlatmaya çalışmaz, ama neyi izlemeye devam etmesi gerektiğini hissettirir. Riskler ve sınırlılıklar da var Burada aşırı güven duygusuna kapılmamak gerekir. Hiçbir bülten tek başına yatırım kararı verdirmez. Çünkü haber akışı, finansal tablo analizi, makro görünüm, şirket yönetim kalitesi ve piyasa fiyatlaması ile birlikte değerlendirilmelidir. Bültenin gücü kararın tamamı olmakta değil, karar sürecini daha isabetli hale getirmektedir. Bir diğer risk, editoryal önyargıdır. Bazı bültenler belirli sektörleri gereğinden fazla parlatabilir ya da yalnızca pozitif gelişmelere odaklanabilir. Bu da okurun risk algısını bozar. Sağlıklı içerik üretimi, sadece fırsatı değil, sıkışan marjları, finansman baskısını, regülasyon belirsizliğini ve rekabet yoğunlaşmasını da görünür kılmalıdır. Ayrıca çok hızlı yayımlanan içeriklerde teyit kalitesi düşebilir. Özellikle yatırım etkisi taşıyan haberlerde hız kadar doğruluk da önemlidir. Kurumsal okuyucu için güvenilirlik, ilk olmak kadar değerlidir. Doğru bülten nasıl seçilir? Burada ilk kriter sektör uzmanlığıdır. İçeriği hazırlayan kaynak, ilgili alanın terminolojisini, aktörlerini ve kırılma noktalarını biliyor mu? İkinci kriter düzenliliktir. Aralıklı ve plansız yayımlanan içerik, takip alışkanlığı üretmez. Üçüncü kriter ise editoryal niyettir. Amaç gerçekten bilgi değeri üretmek mi, yoksa sadece görünürlük sağlamak mı? Ayrıca kaynağın haberleri nasıl sınıflandırdığına da bakılmalıdır. Hepsi aynı sepete atılmış dağınık bir akış yerine, sektör mantığına göre ayrıştırılmış bir yapı daha işlevseldir. Özellikle yatırımcılar ve yayın ekipleri için bu ayrım günlük operasyonu doğrudan kolaylaştırır. Sonuçta yatırım odaklı sektör bültenleri, gürültülü bilgi çağında bir lüks değil, karar destek mekanizmasıdır. Doğru kurgulanmış bir bülten, yatırımcıya fırsat alanlarını daha erken gösterir, kuruma kendi hikayesini daha stratejik anlatma zemini sunar, yayıncıya ise nitelikli ve kullanılabilir içerik akışı sağlar. Asıl farkı yaratan şey, haberi sadece aktarmak değil, hangi gelişmenin yarının sermaye hareketleriyle bağlantı kurduğunu zamanında gösterebilmektir.

Aydem Yenilenebilir Enerji Uşak RES Yatırımıyla Gücünü Artırdı Haber

Aydem Yenilenebilir Enerji Uşak RES Yatırımıyla Gücünü Artırdı

Türkiye’nin tamamen yenilenebilir kaynaklardan enerji üreten en büyük şirketi Aydem Yenilenebilir Enerji, Uşak Rüzgâr Enerji Santrali’nde (RES) üretim faaliyetine aldığı 6 MW’lık kapasite artışı yatırımıyla toplam kurulu gücünü 1.216 MW’a, rüzgâr kurulu gücünü ise 274,5 MW’a çıkardı. Uşak RES kapasite artışı yatırımının ikinci fazındaki son türbinini de devreye alan Aydem Yenilenebilir Enerji, gerçekleştirdiği yatırım dahilinde büyüklüğü itibarıyla Türkiye’nin en kapsamlı repowering projesine imza attı. Proje kapsamında sahada rüzgar yönünden en verimli alanda bulunan, her biri 1,5 MW kurulu güce sahip beş eski teknoloji türbin deplase edilerek, yerine repowering projesi kapsamında daha yüksek kurulu güce sahip yeni nesil türbinlerin kurulumları sağlandı. Bu sayede sahadaki mevcut altyapı, enerji verimliliği açısından en etkin şekilde değerlendirildi. “Türkiye'de enerji verimliliği odaklı repowering uygulamalarına öncülük eden önemli bir örnek” Aydem Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Uğur Yüksel, kapasite artışına ilişkin şunları söyledi: "Uşak RES kapasite artışımızın ikinci fazı kapsamında, geçmiş üretim verileri ve yapay zekâ destekli analizler doğrultusunda sahada rüzgar yönünden en verimli alanda üretim yapan türbinler belirlendi. En yüksek üretim potansiyeline sahip alanda bulunan her biri 1,5 MW kurulu gücündeki beş eski nesil türbin yerlerinden söküldü. Bu türbinlerin yerine, repowering projesi kapsamında her biri 6 MW gücünde olan, toplam 30 MW kurulu güce sahip beş yeni nesil türbin devreye alındı. Böylece, rüzgâr sahamızın en verimli alanında yeni nesil teknolojiyle üretim kapasitemiz artırılırken, mevcut altyapı da en etkin şekilde optimize edildi. Deplase edilen beş eski türbin ile bu faz dahilinde yer alan bir yeni türbin ise üretim faaliyetlerini sürdürebilecekleri yeni lokasyonlara taşınarak devreye alındı. Böylece, planlanan kapasite artışı kapsamında hayata geçirilen repowering projesiyle, daha verimli noktalara konumlandırılan yeni nesil türbinlerden yılda yaklaşık 15 GWh ilave elektrik üretimi öngörüyoruz. Bu ilave üretimin şirketimize yılda yaklaşık 1 milyon ABD doları ekonomik katkı sağlamasını bekliyoruz. Şirketimizin yatırım planlamasında bir ilk olan bu deplase içerisinde gerçekleştirilen repowering projesi, aynı zamanda Türkiye'de enerji verimliliği odaklı repowering uygulamalarına öncülük eden önemli bir örnek olarak öne çıkıyor. Uşak RES kapasite artışı yatırımımızın ikinci fazındaki son türbinini de başarıyla devreye alarak bu stratejik projeyi tamamlamış olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürürken, ülkemizin enerji bağımsızlığına katkı sunmayı ve sürdürülebilir geleceğe değer katmayı sürdüreceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Orzax’tan Orta Asya’ya Dev Üretim Hamlesi Haber

Orzax’tan Orta Asya’ya Dev Üretim Hamlesi

Orzax, küresel pazarlardaki varlığını güçlendirecek ve bölge ihracatında maliyet avantajı sağlayacak stratejik yatırımı için düğmeye bastı. Türkistan "TURAN" Özel Ekonomik Bölgesi’nde yükselen ve GMP (İyi Üretim Uygulamaları) standartlarına uygun altyapıyla inşa edilen yeni üretim tesisinin temel atma töreni uluslararası katılım ile gerçekleştirildi. Tören; Türkistan Eyaleti Valisi Koşerov Nuralhan Oralbayuly, Orzax Yönetim Kurulu Başkanı Ecz. Selman Alimoğlu, Orzax Kazakistan Genel Müdürü Nurettin Aktaş, devlet temsilcileri, iş ortakları ve basın mensuplarının katılımıyla düzenlendi. Yatırım Teşvikleri ve Güçlü Finansal Yapı Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) finansman desteğiyle hayata geçirilen proje, sağlanan kapsamlı devlet teşvikleriyle operasyonel ve üretim maliyetlerini en aza indiriyor. Türkistan’daki "TURAN" Özel Ekonomik Bölgesi bünyesinde 100 dönüm ücretsiz arazi tahsisi üzerine kurulan tesis; 15 yıl boyunca %0 Kurumlar Vergisi, KDV muafiyeti, binalar, ofisler ve arsa için emlak/arsa vergisi muafiyetleri ile SGK işveren payında sağlanan özel indirim ve teşviklerle şirkete önemli mali avantajlar sunuyor. İthal edilecek hammadde, makine ve ekipmanlarda yüzde 0 gümrük vergisi ve ihracat operasyonlarına yönelik devlet lojistik desteği sağlayan proje, aynı zamanda Kazakistan'ın sunduğu bol ve uygun maliyetli enerji altyapısı sayesinde su, doğalgaz ve elektrik giderlerinde yüzde 30 özel iskonto imkanı tanıyarak birim üretim maliyetlerini stratejik seviyede düşürmeyi hedefliyor. Üretimin Yüzde 85-90’ı İhracata Yönlendirilecek Tesis, sadece bölgesel bir üretim noktası değil, küresel pazarlara açılan stratejik bir ihracat kapısı olacak. Üretilecek ürünlerin yüzde 85 - 90’ı ihraç edilerek Orta Asya, Doğu Asya, Uzak Asya ve BDT/çevre ülkelerine sevk edilecek; üretimin yüzde 10 - 15’lik kısmı ise Kazakistan iç pazarına sunulacak. Kazakistan’ın 12 ülke ile sahip olduğu sıfır gümrüklü serbest ticaret anlaşmaları sayesinde Orzax, hem kendi operasyon yürüttüğü pazarlarda hem de müşterilerinin bulunduğu bölgelerde daha düşük maliyetli ürün sunarak rekabet gücünü artıracak. Ciro Hedefi: Kapasite Artışı ile Birlikte 180 Milyon Dolar Yatırımın stratejik önemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Orzax Yönetim Kurulu Başkanı Ecz. Selman Alimoğlu, tesisin şirket vizyonundaki yerini şu sözlerle açıkladı: "Türkistan'da temelini attığımız bu tesis, Orzax’ın küresel ölçekteki rekabet gücünü ve karlılığını artıracak en kritik stratejik hamlelerimizden biridir. 40 milyon dolarlık bu yatırımla hayata geçirdiğimiz tesisimiz, ilk etapta yıllık 36 milyon kutu üretim kapasitesiyle başlayıp ilerleyen süreçte 80 milyon kutuya ulaşacak. Finansal hedeflerimiz doğrultusunda, tesisimizde ilk aşamada 100 milyon dolar ciro hedefliyoruz; kapasite artışlarımızın tamamlanmasıyla birlikte bu rakamı 180 milyon dolarlık bir kapasite ve ihracat hacmine ulaştıracağız. Kazakistan’ın sunduğu bol ve uygun maliyetli enerji kaynakları, vergi muafiyetleri, SGK işveren payı indirimi teşvikleri ve 12 ülkeye gümrüksüz erişim imkânı, birim üretim maliyetlerimizi belirgin şekilde düşürecektir. Bu avantajlar Orta Asya, Doğu Asya, Uzak Asya ve BDT ülkeleri başta olmak üzere gelişmekte olan pazarlardaki konumumuzu sağlamlaştıracaktır. Tam kapasiteye ulaştığında 500 kişiye doğrudan istihdam sağlayacak olan bu yatırım, Orzax’ın küresel pazarlardaki ana büyüme motorlarından biri olacaktır." Gelecek Vizyonu ve Genişleme Potansiyeli Genişlemeye elverişli 100 dönümlük arsa altyapısı sayesinde ilerleyen dönemlerde tesise takviye edici gıda hatlarının yanı sıra ilaç, kozmetik ve yeni etken madde üretim hatları da entegre edilecek. Tesis, yüksek verimliliği ve gelişmekte olan pazarlara yakınlığı ile Orzax’ın küresel pazarlardaki sürdürülebilir büyüme stratejisini destekleyecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ŞA-RA Enerji Bist’te İşlem Görmeye Başladı  Haber

ŞA-RA Enerji Bist’te İşlem Görmeye Başladı 

ŞA-RA Enerji'nin 6,23 milyar TL'lik rekor büyüklüğüne rağmen 3,77 katı bulan talep oranıyla kapanan halka arzda; 89 milyon adet C grubu hamiline payın, 70,00 TL sabit fiyat üzerinden toplamda 729.560 yatırımcıya dağıtımı gerçekleştirilmişti. Halka arz süreci, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'nin liderliğini üstlendiği konsorsiyum tarafından yönetildi. Halka arz kapsamında elde edilen fonun yüzde 55'i işletme sermayesinin güçlendirilmesine, yüzde 30'u finansal borçların azaltılmasına ve yüzde 15'i ise üretimdeki kapasite artışı ile modernizasyon yatırımlarına aktarılacak. “ŞA-RA Enerji, küresel çaptaki önemli konumunu daha da yukarıya taşıyacaktır” Törende konuşma yapan Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun; “Şa-Ra Enerji modern teknolojiye sahip tesisleri ile ülkemizin en büyük 500 sanayi şirketi arasında yer almaktadır. Dünyanın dört bir yanında gerçekleştirdiği başarılı projeleriyle, uluslararası pazarlarda da güçlü bir varlık göstermektedir. Şa-Ra Enerjinin bu başarılı faaliyetleri sayesinde, enerji altyapısına yapılan yatırımlar, enerji arz güvenliği açısından kritik bir rol oynamaktadır. Bugünden sonra, bu halka arzla, yeni yatırımcılarıyla, Şa-Ra Enerji küresel ölçekteki bu önemli konumunu daha da yukarı taşıyacaktır. Bu nedenle başarılı halka arzında emeği geçen herkese, tüm şirket çalışanlarına ve aracı kurum yetkililerine teşekkür ediyorum. Halka arzın, sermaye piyasalarımıza hayırlı olmasını diliyor, Şa-Ra Enerji’ye Borsamız ailesine hoş geldiniz diyorum” dedi. “41 yıllık emeğin ve başarının taçlandığı gün” ŞA-RA Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Mertay Türk, gong töreninde yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Bugün burada, Borsa İstanbul çatısı altında olmak, şahsım adına olduğu kadar, ailem ve tüm ŞA-RA çalışanları için son derece gurur verici ve anlamlı. 1985 yılında babam Şadi Türk ve ortağı merhum Raşit Mor, Ankara Ostim'de küçük bir atölyede bu büyük yolculuğun temellerini attılar. O günden bugüne tam 41 yıl geçti. Bugün, o atölyenin yerine Adana'da 9 modern fabrikamız, 100'den fazla ülkeye uzanan ihracat ağımız ve aramıza yeni katılan 729.560 ortağımız var. Halka arz sürecimizde yatırımcılarımızın gösterdiği ve halka arzımızdaki rekor büyüklüğe karşın 3,77 katı bulan yoğun talep, bizlere sadece finansal bir güç sağlamadı; 41 yıllık emeğimize ve geleceğe olan inancımıza verilen en güzel yanıt da oldu. Kurumsal yatırımcılar ve yabancı önemli fonların ilgisi gurur verici Bu süreçte, bireysel yatırımcılarımızın yanı sıra özellikle yurt içi ve yurt dışı kurumsal yatırımcıların büyük ilgisi ve yabancı önemli fonların da ortağımız olması; uluslararası arenadaki gücümüzün somut göstergesidir. Üzerimize aldığımız bu büyük güvenin sorumluluğunu her an hissederek yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz. Şeffaf, kurumsal ve sürdürülebilir yönetim anlayışımızla hem ülkemize hem de dünyaya değer üretmeyi sürdüreceğiz. Aramıza katılan tüm yeni ortaklarımıza 'ŞA-RA Ailesi'ne hoş geldiniz' diyorum." Tera Yatırım Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Emir Münir Sarpyener ise ŞA-RA Enerji gibi yönetimine, işine ve gelir kalitesine inandıkları şirketleri ilerleyen dönemde de Borsa İstanbul'la, yatırımcılarla, sermaye piyasası ile buluşturmaya devam edeceklerini belirtti. Emir Münir Sarpyener hedeflerini ise; “Sadece halka arz tarafında değil, tüm sermaye piyasası konularında Türkiye'nin lider kurumlarından biri olma özelliğimizi devam ettirebilmek” olarak açıkladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Golda Gıda 1-2 Temmuz’da Yatırımcılarla Buluşuyor Haber

Golda Gıda 1-2 Temmuz’da Yatırımcılarla Buluşuyor

30 yıllık üretim tecrübesiyle gıda sektörünün güçlü markaları arasında yer alan Golda Gıda halka arzında yarın talep toplama başlıyor. Misyon Yatırım Bankası ve Gedik Yatırım liderliğinde gerçekleştirilecek halka arz kapsamında talep toplama, 1-2 Temmuz tarihlerinde Borsa İstanbul Birincil Piyasa'da "Borsada Satış-Sabit Fiyatla Talep Toplama ve Satış" yöntemiyle yapılacak. Golda Gıda'nın çıkarılmış sermayesinin 200 milyon TL'den 250 milyon TL'ye yükseltilmesi nedeniyle 50 milyon TL nominal değerli paylar sermaye artırımı, 37 milyon 499 bin 998 TL nominal değerli paylar ise ortak satışı olmak üzere toplam 87 milyon 499 bin 998 TL nominal değerli pay yatırımcılara sunulacak. Pay başına 9,20 TL sabit fiyatla gerçekleşecek halka arzın büyüklüğünün yaklaşık 805 milyon TL, halka açıklık oranının ise yüzde 35 olması bekleniyor. Katılım endeksine uygun olan Golda Gıda payları, Borsa İstanbul Ana Pazar'da GOLDA koduyla işlem görecek. Sermaye piyasalarının şirketlerin sürdürülebilir büyümesinde önemli bir rol üstlendiğini belirten Bera Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Telat Seher, "Bera Holding olarak uzun yıllardır üretim yapan, güçlü temellere sahip şirketlerimizin gelişimini sermaye piyasalarıyla desteklemeyi stratejik bir yaklaşım olarak görüyoruz. Halka arzlar sayesinde şirketlerimiz kurumsal yönetim, şeffaflık ve hesap verebilirlik alanlarında yeni bir gelişim ivmesi kazanıyor. Golda Gıda'nın halka arzı da bu anlayışımızın yansımasıdır. Şirketimizin, Karaman'ın ilk, Konya'nın ise dokuzuncu halka açık şirketi olacak olması da bölgemiz adına ayrı bir gurur kaynağı. Sermaye piyasalarının Anadolu'daki üretim gücünü daha görünür kılacağına ve yeni başarı hikayelerine zemin hazırlayacağına inanıyoruz" dedi. Golda Gıda'nın kaliteli üretimi, güçlü ihracat ağı ve yatırım potansiyeliyle Bera Holding'in değerli şirketleri arasında yer aldığını vurgulayan Seher, bugün bu başarı hikayesini yatırımcılarla buluşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti. Seher, önümüzdeki dönemde de Bera Holding'in büyüme potansiyeli yüksek şirketlerini sermaye piyasalarıyla buluşturmayı hedeflediklerini açıkladı. "Halka arz büyüme ivmemizi hızlandıracak" Golda Gıda Genel Müdürü Fatih Doğan ise yaklaşık 30 yıldır kalite odaklı üretim anlayışıyla faaliyet gösterdiklerini belirterek, Karaman Kazımkarabekir'deki 1 milyon 78 bin metrekarelik entegre üretim alanında makarna, un, irmik, bakliyat, bisküvi ve gofret üretimi gerçekleştirdiklerini söyledi. Ürünlerini bugün 6 kıtada 60'tan fazla ülkeye ulaştırdıklarını belirten Doğan, cirolarının yarıdan fazlasını makarna satışlarının oluşturduğunu, toplam ihracatlarının ise yaklaşık yüzde 76'sının makarnadan geldiğini ifade etti. Doğan, halka arzın şirket açısından yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Halka arzı şirketimizin yurt içi ve yurt dışındaki büyüme hedeflerini destekleyecek stratejik bir adım olarak görüyoruz. Kurumsal yapımızı daha da güçlendirecek, şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışımızı ileri taşıyacağız. Güçlü üretim altyapımızı yeni yatırımlarla destekleyerek hem üretim kapasitemizi hem de operasyonel verimliliğimizi artırmayı hedefliyoruz." Halka arz geliri kapasite artışı ve modernizasyon yatırımlarında kullanılacak Doğan, halka arzdan elde edilecek gelirin yüzde 50-60'lık bölümünü makarna, irmik, bakliyat ve bisküvi üretim hatlarına yönelik kapasite artışı ve modernizasyon yatırımlarında, kalan yüzde 40-50'lik bölümünü ise işletme sermayesinin güçlendirilmesinde değerlendirmeyi planladıklarını belirtti. Doğan, “Anadolu buğdayının kalitesini ve lezzetini daha geniş pazarlara ulaştırmayı hedefliyoruz. Bunun yanında katma değeri yüksek ürün gruplarına odaklanacak, ürün çeşitliliğimizi artıracak, yeni pazarlara açılırken mevcut ihracat pazarlarımızdaki etkinliğimizi de güçlendireceğiz." dedi. 2026'nın ilk çeyreğinde büyüme ivmesini korudu Şirketin finansal performansına ilişkin de bilgi veren Fatih Doğan, küresel piyasalardaki zorlu koşullara rağmen operasyonel verimlilik odaklı büyüme stratejisini sürdürdüklerini belirtti. Doğan, "2026 yılının ilk çeyreğinde hasılatımız 685 milyon TL'yi aşarken, özkaynaklarımız 3,9 milyar TL'ye ulaştı. Aynı dönemde brüt kârımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artışla yaklaşık 91 milyon TL olarak gerçekleşti. Halka arzdan sağlayacağımız kaynakla kapasite artışı, modernizasyon ve verimlilik yatırımlarımızı hızlandırarak rekabet gücümüzü daha da artırmayı hedefliyoruz." dedi. Sürdürülebilirlik yatırımları devam ediyor Sürdürülebilirliği uzun vadeli büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini belirten Doğan, Sıfır Atık Belgesi, ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi Sertifikası, kojenerasyon tesisi ve 1,8 MW kurulu güce sahip güneş enerji santraliyle enerji verimliliğini artırmaya yönelik önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini söyledi. Doğan, verimlilik ve kapasite artışını desteklemek amacıyla ilave güneş enerji santrali ve enerji depolama yatırımlarını da değerlendirdiklerini belirterek, çevreye ve topluma değer üreten sürdürülebilir üretim anlayışını geliştirmeye devam edeceklerini ifade etti. "Golda Gıda sermaye piyasalarına güçlü bir adım atıyor" Golda Gıda’nın halka arz sürecine liderlik eden Misyon Yatırım Bankası ve Gedik Yatırım, şirketin sermaye piyasalarına güçlü bir başlangıç yapacağına olan inançlarını dile getirerek, bu önemli süreçte yetkili aracı kurum olarak yer almaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Misyon Yatırım Bankası Yatırım Bankacılığı ve Kurumsal Finansman Müdürü Taylan Özgür Toprak ile Gedik Yatırım Kurumsal Finansman Müdürü Barış Ürkün, Golda Gıda’nın güçlü üretim altyapısı, köklü marka yapısı, yaygın satış ağı ve sürdürülebilir büyüme vizyonuyla sermaye piyasalarına değer katacak şirketler arasında yer alacağına inandıklarını belirtti. Halka arzın, şirketin kurumsal gelişimini desteklemesinin yanı sıra daha geniş bir yatırımcı kitlesiyle buluşmasına da önemli katkı sağlayacağını vurgulayan yetkililer, şu değerlendirmede bulundu: “Nitelikli şirketlerin sermaye piyasalarına kazandırılması, hem yatırımcı tabanının genişlemesine hem de piyasaların derinleşmesine önemli katkı sağlıyor. Halka arz süreçlerinde önceliğimiz; yatırımcıların doğru, şeffaf ve zamanında bilgiye erişimini sağlarken, şirketlerin de sermaye piyasalarına sağlam temeller üzerinde adım atmalarına destek olmaktır. Golda Gıda’nın halka arzının şirket, yatırımcılar ve ülkemiz sermaye piyasaları için hayırlı olmasını temenni ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Golda Gıda Halka Arz Oluyor Haber

Golda Gıda Halka Arz Oluyor

Anadolu’nun üreten gücü Golda Gıda, halka açılıyor. Halka arz, Gedik Yatırım ve Misyon Yatırım Bankası liderliğinde, Borsa İstanbul (BİST) Birincil Piyasa’da 1-2 Temmuz 2026 tarihlerinde, “Borsada Satış-Sabit Fiyatla Talep Toplama ve Satış” yöntemiyle gerçekleşecek. Pay başına 9,20 TL sabit fiyatla gerçekleşecek halka arza yatırımcılar talep toplama tarihlerinde GOLDA koduyla katılabilecek. Katılım endeksine uygun Golda Gıda’nın çıkarılmış sermayesinin 200 milyon TL’den 250 milyon TL’ye yükseltilmesi nedeniyle 50 milyon TL nominal değerli paylar sermaye artışı, 37 milyon 499 bin 998 TL nominal değerli paylar ise ortak satışı olmak suretiyle toplam 87 milyon 499 bin 998 TL nominal değerli paylar satışa sunulacak. Halka arz sonrası halka açıklık oranının yüzde 35, halka arz büyüklüğü ise yaklaşık 804 milyon 999 bin 982 TL olması beklenmektedir. Katılım endeksine uygun olan Golda Gıda hisseleri, Borsa İstanbul Ana Pazar’da işlem görecek. Halka arzdan elde edilecek fonun yüzde 50-60'ının kapasite artışı ve modernizasyon yatırımlarında, yüzde 40-50'sinin ise işletme sermayesinin güçlendirilmesinde kullanılması planlanıyor. “Halka arz büyüme ivmemizi hızlandıracak” Halka arzın şirketin sürdürülebilir büyüme yolculuğunda önemli bir dönüm noktası olacağını vurgulayan Golda Gıda Genel Müdürü Fatih Doğan, “Golda Gıda olarak, 1996 yılından bu yana kaliteden ödün vermeyen üretim anlayışımız ve Avrupa standartlarındaki tesislerimizle gıda sektöründe güçlü bir konuma ulaştık. Bugün Karaman Kazımkarabekir'de bulunan 1 milyon 78 bin metrekarelik entegre üretim alanımızda makarna, un, bakliyat, irmik ve bisküvi üretimi gerçekleştirerek Türkiye ekonomisine ve istihdama katkı sağlıyoruz. Ürünlerimizi 6 kıtada 60'tan fazla ülkeye ulaştırarak ülkemizin ihracat performansını destekliyoruz. Ciromuzun yarıdan fazlasını makarna satışları oluştururken, toplam ihracatımız içinde makarna yüzde 76 pay ile öne çıkıyor. Halka arzı, şirketimizin yurt içi ve yurt dışındaki büyüme hedeflerini destekleyecek önemli bir stratejik adım olarak görüyoruz. Halka arzın sağlayacağı kurumsal dönüşümle birlikte şirketimizin bilinirliğini artırmayı, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerimizi daha da güçlendirerek kurumsal yapımızı ileri taşımayı hedefliyoruz” diye konuştu. Elde edilecek fon yeni yatırımlarda değerlendirilecek Halka arzdan elde edilecek fonun kullanım alanları ve gelecek döneme ilişkin planlarına ilişkin de bilgi veren Doğan, “Elde edeceğimiz fonun ağırlıklı bölümünü, şirketimizin faaliyetlerinin sürdürülebilir ve kârlı bir şekilde yürütülmesi için değerlendirmeyi planlıyoruz. Gelirin yüzde 50-60'lık kısmını makarna, irmik, bakliyat ve bisküvi üretim hatlarımıza yönelik kapasite artırımı ve modernizasyon yatırımlarına ayıracağız. Kalan yüzde 40-50'lik bölümü ise un, makarna, irmik ve bakliyat üretiminde kullanılacak hammadde alımları kapsamında işletme sermayemizin güçlendirilmesinde değerlendireceğiz. Hedefimiz, Anadolu buğdayının kalitesini ve lezzetini yeni yatırımlarımızın desteğiyle daha geniş pazarlara ulaştırmak, yurt içi ve yurt dışındaki etkinliğimizi artırarak gıda sektörünün önde gelen kuruluşları arasındaki güçlü konumumuzu daha da pekiştirmek” dedi. “Şirketimizin brüt kârı 2026 ilk çeyrekte geçen yıla göre yüzde 10 arttı” Şirketin gıda sektöründeki başarılı performansının finansal göstergelerine de yansıdığını belirten Fatih Doğan, şu bilgileri paylaştı: “Son dönemde sektör genelinde küresel olarak yaşanan zorlu piyasa koşullarına rağmen operasyonel verimliliğimizi korumaya ve üretim gücümüzü sürdürülebilir şekilde geliştirmeye odaklandık. Brüt kârlılık marjımızı istikrarlı seviyelerde tutarken, 2026 yılının ilk çeyreğinde hem satışlarımızda hem de operasyonel kârlılığımızda iyileşme kaydettik. Söz konusu dönemde hasılatımız 685 milyon 467 bin TL olarak gerçekleşti. Özkaynaklarımız 3,9 milyar TL'ye ulaşırken, şirketimizin brüt kârı 2026 ilk çeyrek sonunda 2025 aynı döneme göre yüzde 10 oranında artışla 90 milyon 945 bin TL’ye yükseldi. Brüt kâr marjımız ise yüzde 13,7 olarak gerçekleşti. Önümüzdeki dönemde halka arzdan elde edeceğimiz kaynakla gerçekleştireceğimiz kapasite artırımı, modernizasyon ve verimlilik yatırımlarıyla büyümemizi desteklemeyi, rekabet gücümüzü daha da artırmayı hedefliyoruz." Sürdürülebilirlik yatırımlarıyla geleceğe hazırlanıyor Sürdürülebilirliği uzun vadeli büyüme stratejilerinin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini belirten Doğan, “Sıfır Atık Belgemiz, ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi Sertifikamız, kojenerasyon tesisimiz ve 1,8 MW kurulu güce sahip güneş enerji santralimizle enerji verimliliğini ve çevresel sürdürülebilirliği destekleyen önemli adımlar attık. Bu yatırımlar sayesinde hem kaynak kullanımında verimliliği artırıyor hem de çevresel etkilerimizi azaltıyoruz. Bununla birlikte verimlilik ve kapasite artışını desteklemek, yeşil dönüşüm sürecine katkı sağlamak ve sürdürülebilirlik hedeflerimizi ileri taşımak amacıyla yenilenebilir enerji alanında ilave güneş enerji santrali ve enerji depolama yatırımlarını da değerlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir üretim anlayışımız doğrultusunda çevreye ve topluma değer yaratan uygulamalarımızı geliştirmeyi sürdüreceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.