Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Karaciğer Yağlanması

Kapsül Haber Ajansı - Karaciğer Yağlanması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karaciğer Yağlanması haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fazla Kilolu Her 10 Kişiden 7’sinde Karaciğer Yağlanması Görülüyor Haber

Fazla Kilolu Her 10 Kişiden 7’sinde Karaciğer Yağlanması Görülüyor

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Zülfikar Polat, hastalığın ileri siroz gelişmemişse yaşam tarzı değişiklikleri ve destek tedavilerle büyük oranda geriletilebildiğini belirterek, “Tedavinin olmazsa olmazı doğru beslenme ve düzenli egzersiz. Karaciğer enzimi yüksekliği olan bazı hastalarda enginar, silymarin yani deve dikeni ve kolin içeren preparatlardan da yararlanılabiliyor” dedi. Karaciğer yağlanması, karaciğer hücrelerinin içinde yağ damlacıklarının birikmesiyle ortaya çıkıyor. Basit yağlanmada hücrelerde izole yağ birikimi görülürken, metabolik yağlı karaciğer hastalığında yağ birikimine hücreler arası inflamasyon ve buna bağlı hücre hasarı da eşlik edebiliyor. Tüm karaciğer hastalıklarında olduğu gibi yağlı karaciğer hastalığının da yıllarca çok fazla belirti vermeden ilerleyebildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Zülfikar Polat, “Yıllar içinde karaciğer hücrelerinde meydana gelen hasar ve bunun sonucunda oluşan fibrozis yani tamir dokusu, karaciğerde küçülme ve sertleşmeye neden olabiliyor. Bu süreç portal hipertansiyon ve siroza kadar ilerleyebiliyor. Siroz oluştuktan sonra da nedeni ne olursa olsun karaciğer kanseri gelişme riski artıyor” dedi. Her 10 diyabetliden 9’unda görülüyor Hareketsiz yaşam, masa başı çalışma ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarıyla obezite, diyabet ve insülin direncinin toplumda daha sık görüldüğüne dikkat çeken Polat, “Kilo fazlası olan veya obezite sınırına giren kişilerin yüzde 70’inde, diyabetlilerin ise yüzde 90’ında karaciğer yağlanması görülüyor. Özellikle MASH olarak adlandırılan metabolik yağlı karaciğer hastalığı; obezite, insülin direnci, hipertansiyon ve ürik asit yüksekliğiyle seyreden metabolik sendromun bir bileşeni. Bu tablo aynı zamanda kalp ve damar hastalıkları açısından da risk oluşturuyor” açıklamasında bulundu. Tedavinin vazgeçilmez ikilisi hareket ve beslenme düzeni İleri siroz gelişmemiş hastalarda karaciğer yağlanmasının yaşam tarzı değişiklikleri ve destek tedavilerle büyük oranda geriletilebildiğini vurgulayan Polat, “Tedavinin olmazsa olmaz koşulları yaşam tarzı değişikliği, doğru beslenme ve düzenli egzersiz. Yağlanmanın kökeninde insülin direnci bulunuyor. İnsülin direncini azaltabilmek için insülini en çok kullanan dokulardan olan çizgili kasları çalıştırmak gerekiyor. Vücudumuzdaki çizgili kasların önemli bir bölümü bacaklarımızda bulunduğu için düzenli yürüyüş veya bisiklete binmek önemli” dedi. Polat, karaciğer enzimi yüksekliği bulunan bazı hastalarda insülin direncinin azaltılması amacıyla ilaçlardan da yararlanılabildiğini ifade etti. Fazla meyve tüketimi karaciğerde yağlanmaya yol açabiliyor Karaciğer yağlanmasında yalnızca yağlı yiyeceklerin suçlu olmadığının altını çizen Polat, “Doğrudan yağlı beslenmesek bile fazla tüketilen şekerli gıdalar karaciğerde yağa dönüşebiliyor. Meyve bile fazla miktarda tüketildiğinde içeriğindeki fruktoz nedeniyle karaciğer yağlanmasına katkıda bulunabiliyor. Bu nedenle özellikle fazla miktarda hamur işi ve çok yağlı yemeklerden kaçınmak, daha çok Akdeniz tipi beslenmeyi tercih etmek önemli” dedi. Karaciğer yağlanmasının yalnızca fazla kilolu kişilerde görülmediğine de dikkat çeken Polat, “Obez kişilerde karaciğer yağlanması yüzde 70’in üzerinde görülürken, hastaların yaklaşık yüzde 10’unda obezite ve metabolik sendrom olmadan da yağlanma ortaya çıkabiliyor. Bu kişiler araştırıldığında karaciğer yağlanmasına neden olabilen çeşitli mutasyonlar saptanabiliyor” dedi. Basit tetkiklerle takip edilebiliyor Karaciğer yağlanmasının tanı ve takibinde basit yöntemlerden yararlanılabildiğini paylaşan Polat, “Karaciğer fonksiyon testleri, ultrasonografi ve insülin direnci ölçümlerinden yararlanıyoruz. Karaciğer enzimleri yüksek seyreden ve riskli grupta bulunan hastalarda ise FibroScan adı verilen cihazla karaciğerde hasar olup olmadığını ve yağlanmanın derecesini değerlendirebiliyoruz” diye konuştu. Karaciğer vücudun temizlik merkezi Karaciğer sağlığının genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olduğunu hatırlatan Polat, “Karaciğer yedi gün 24 saat durmaksızın çalışan bir organ. Vücudumuzun adeta temizlik merkezi ve fabrikası. Gastrointestinal sistemden gelen besinleri ve metabolitleri alıyor, işliyor, detoksifiye ediyor ve vücuda yararlı hale getirerek kan dolaşımına veriyor. Bu nedenle beslenme düzeni, kilo kontrolü ve düzenli egzersiz yaşamımızın bir rutini haline gelmeli” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zayıf Görünen Çocuklar da Obezite Riski Taşıyabilir Haber

Zayıf Görünen Çocuklar da Obezite Riski Taşıyabilir

İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi’nden Diyetisyen Beste Mum, son yıllarda çocuklarda giderek daha sık görülen ancak çoğu zaman fark edilmeyen “gizli obezite” konusunda aileleri uyardı. Çocuğun kilosunun normal hatta zayıf görünmesinin her zaman sağlıklı olduğu anlamına gelmediğini belirten Diyetisyen Mum, vücut yağ oranının yüksek, kas kütlesinin ise düşük olmasının ciddi sağlık riskleri oluşturabileceğini söyledi. Gizli obezitenin, bireyin dış görünüşte normal kilolu olmasına rağmen metabolik açıdan obeziteye benzer riskler taşıdığı bir durum olduğunu ifade eden Dyt. Mum, “Çocuklarda yalnızca kilo ve boy takibi yapmak yeterli değildir. Vücut kompozisyonunun da değerlendirilmesi gerekir. Tartıda normal görünen bir çocukta yağ oranı yüksek, kas oranı düşük olabilir. Bu durum ilerleyen yıllarda birçok sağlık sorununa zemin hazırlayabilir” diye konuştu. “TABLET BAŞINDA GEÇEN SÜRE ENERJİ HARCAMASINI AZALTIYOR” Teknolojinin günlük yaşamın merkezine yerleşmesiyle çocukların hareket düzeyinin belirgin şekilde azaldığını vurgulayan Dyt. Mum, “Tablet, telefon ve bilgisayar başında geçirilen süre arttıkça çocukların günlük enerji harcaması düşüyor. Hareketsiz yaşam kas gelişimini azaltırken yağ depolanmasını artırıyor. Bunun sonucunda metabolizma yavaşlayabiliyor, insülin direnci gelişebiliyor ve kemik sağlığı olumsuz etkilenebiliyor” şeklinde konuştu. Gizli obezitenin dış görünüşle kolay fark edilmediğini belirten Dyt. Mum, bazı belirtilerin aileler için önemli ipuçları oluşturabileceğini söyledi. Dyt. Mum, “Çabuk yorulma, fiziksel aktivitelerde isteksizlik, kas gücünde azalma, duruş bozuklukları, karın çevresinde yağlanma, sık acıkma, sürekli atıştırma isteği, uyku düzensizlikleri ve konsantrasyon problemleri gizli obezitenin işaretleri arasında yer alabiliyor” ifadelerini kullandı. “PAKETLİ GIDALAR YAĞLANMAYI ARTIRABİLİYOR” İşlenmiş ve paketli gıdaların gizli obezite riskini artıran en önemli faktörlerden biri olduğunu dile getiren Dyt. Mum, “Cips, gazlı içecekler, hazır tatlılar, paketli atıştırmalıklar ve fast food ürünleri yüksek kalori içerirken yeterli protein, vitamin ve lif sağlamıyor. Bu durum çocuklarda yağ oranının artmasına, kas gelişiminin yetersiz kalmasına ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının yerleşmesine neden olabiliyor” dedi. Özellikle paketli ürünlerin ödül olarak verilmesinin çocukların damak tadını olumsuz etkileyebileceğini belirten Dyt. Mum, ailelerin bu konuda daha bilinçli davranması gerektiğini vurguladı. “SADECE KİLO TAKİBİ YETERLİ DEĞİL” Çocukların sağlık değerlendirmesinde yalnızca tartıdaki rakamlara odaklanılmaması gerektiğini ifade eden Dyt. Mum, “Uzman kontrolünde yağ oranı, kas kütlesi, bel çevresi, büyüme eğrileri ve fiziksel performans düzeyi birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle spor yapmayan, düzensiz beslenen veya hızlı büyüme dönemindeki çocuklarda kas kaybı fark edilmeden ilerleyebilir” diye konuştu. “AİLELERİN ROLÜ BÜYÜK” Sağlıklı büyümenin temelinde dengeli beslenme alışkanlıklarının yer aldığını belirten Mum, ailelere önemli önerilerde bulundu. Dyt. Mum, “Amaç çocuğu zayıflatmak değil, sağlıklı büyümesini desteklemektir. Kahvaltı mutlaka yapılmalı, her öğünde kaliteli protein kaynaklarına yer verilmeli, sebze ve meyve tüketimi artırılmalı, paketli atıştırmalıklar sınırlandırılmalı ve şekerli içecekler yerine su tercih edilmelidir. Ayrıca çocuk yemek konusunda baskılanmamalı, aileler de doğru beslenme konusunda rol model olmalıdır” dedi. Çocukların söylenenden çok gördüğünü uyguladığına dikkat çeken Dyt. Mum, aile içindeki beslenme alışkanlıklarının çocukların gelecekteki sağlık durumunu doğrudan etkilediğini belirtti. “GÜNDE EN AZ 60 DAKİKA HAREKET EDİLMELİ” Fiziksel aktivitenin gizli obeziteyle mücadelede önemli bir yere sahip olduğuna değinen Dyt. Mum, “Çocukların her gün en az 60 dakika orta veya yüksek yoğunluklu fiziksel aktivite yapması önerilmektedir. Bu mutlaka profesyonel spor olmak zorunda değildir. Yürüyüş, bisiklet sürme, yüzme, dans etme, ip atlama veya açık havada oyun oynamak da oldukça faydalıdır. Önemli olan düzenli hareket etmeleri ve ekran sürelerinin sınırlandırılmasıdır” diye konuştu. “İLERİDE CİDDİ HASTALIKLARA YOL AÇABİLİR” Gizli obezitenin erken dönemde fark edilmediğinde ilerleyen yaşlarda önemli sağlık sorunlarına neden olabileceğini kaydeden Dyt. Mum, “İnsülin direnci, tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması, yüksek kolesterol, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, hormonal bozukluklar ve kas-iskelet sistemi problemleri gizli obeziteyle ilişkili olarak gelişebilmektedir. Çocukluk döneminde kazanılan yanlış yaşam alışkanlıkları erişkinlikte de devam etme eğilimindedir” dedi. “ZAYIF GÖRÜNMEK HER ZAMAN SAĞLIKLI OLMAK ANLAMINA GELMEZ” Ailelere çocukların kilosundan çok yaşam alışkanlıklarına odaklanmaları gerektiğini hatırlatan Dyt. Mum, “Sağlıklı büyüme yalnızca kilo kontrolü değildir. Güçlü kas yapısı, yeterli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, kaliteli uyku ve doğru yaşam alışkanlıklarının birlikte desteklenmesi gerekir. Zayıf görünmek her zaman sağlıklı olmak anlamına gelmez” diyerek sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.