Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Karadeniz

Kapsül Haber Ajansı - Karadeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karadeniz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Yerle Gök Arasında” Sergisi Fotoğraf Müzesi’nde Kapılarını Açtı Haber

“Yerle Gök Arasında” Sergisi Fotoğraf Müzesi’nde Kapılarını Açtı

Nilüfer Belediyesi Fotoğraf Müzesi, küratörlüğünü Türk fotoğraf sanatının duayen isimlerinden Engin Özendes’in üstlendiği ve fotoğraf sanatçısı Aydın Berk Bilgin’in “Yer Gök Arasında” isimli sergisine ev sahipliği yapıyor. Tarihi Misi köyündeki müzede gerçekleşen açılış törenine; Nilüfer Belediye Başkan Vekili Özlem Akbaş Önsoy, sanatçı Aydın Berk Bilgin, küratör Engin Özendes, Bursa Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (BUFSAD) Başkanı Tarık Akkurt ve çok sayıda sanatsever katıldı. PANDEMİNİN ARDINDAN ANADOLU’NUN ZİRVELERİNE Sergi, 2021-2023 yılları arasında Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun izole coğrafyalarında çekilmiş 28 siyah-beyaz eserden oluşuyor. Piktoryal bir dille üretilen fotoğraflar, klasik bir doğa manzarasından ziyade sanatçının iç dünyasını yansıtmayı hedefliyor. Serginin açılışında konuşan sanatçı Aydın Berk Bilgin, serginin ortaya çıkışını şu sözlerle anlattı: “Bu fotoğraflar, pandeminin o sıkıcı günlerinde, betonlaşmış kentlerin içine hapsolduğumuz dönemin peşi sıra ortaya çıktı. Kendimle yalnız kalmak ve huzur bulmak için doğaya yöneldim. Kars ve Karadeniz’in çoğunlukla kış, zaman zaman da bahar ve yaz aylarına ait olan bu fotoğraflar; doğayla bütünleşme, yalnız kalırken arınma duygusuna odaklanıyor. Analog ve dijital teknikleri bir arada kullanarak resimsel bir tat oluşturmaya çalıştım.” “YARATILIŞ, YERLE GÖK ARASINDA BAŞLAR” Serginin küratörü Engin Özendes ise eski Türk inanışlarındaki doğa algısına dikkat çekerek, eserlerin barındırdığı derinliğe vurgu yaptı. Özendes, “Eski Türklerin inanışında gök en yüce varlık, dağlar ise dünyanın merkezidir. Yine aynı inanışa göre yaratılış da işte burada, yerle gök arasında başlar. Aydın Berk Bilgin, bu fotoğraflarda içtenlik ve doğallıktan uzaklaşmadan ruhunu yansıtıyor. Bu eserler sadece gerçeklik bilgisini değil, hayal gücünü de tetikleyerek içsel bir manzarayı resmetmenin yollarını açıyor” ifadelerini kullandı. “SANAT TOPLUMUN NEFES ALDIĞI YERDİR” Nilüfer Belediye Başkan Vekili Özlem Akbaş Önsoy da, Misi’nin kültür köyü olma yolculuğundaki kararlılıklarının altını çizerek, “Nilüfer Belediyesi Fotoğraf Müzesi, 2017’den bu yana sanatı ve üretimi toplumla buluşturuyor. Bu çabalarımız Tarihi Kentler Birliği Arşiv ve Koleksiyon Ödülü, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Müze Statüsü ve fotoğraf sanatına katkı ödülleriyle taçlandı. Aydın Berk Bilgin gibi eski baskı tekniklerinde uzman, özgün ve ödüllü bir sanatçıyı müzemizde ağırlamaktan gurur duyuyoruz. Sanat bir toplumun nefes aldığı yerdir ve biz sanata yatırım yapmaya devam edeceğiz” dedi. Konuşmaların ardından sanatçı Aydın Berk Bilgin ve küratör Engin Özendes’e günün anısına hediye verildi. “Yerle Gök Arasında” fotoğraf sergisi 21 Haziran tarihine kadar Nilüfer Belediyesi Fotoğraf Müzesi’nde ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

18 Mart’ın Tarihi Mirası Deniz Turizmine Yön Veriyor Haber

18 Mart’ın Tarihi Mirası Deniz Turizmine Yön Veriyor

18 Mart Çanakkale Zaferi, yalnızca askeri bir başarı değil; Türkiye’nin denizlerdeki varlığını, bağımsızlık iradesini ve deniz gücünün stratejik önemini tüm dünyaya gösteren tarihi bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Çanakkale’de kazanılan zafer, Türk milletinin denizlerdeki kararlılığını ortaya koyarken, Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün denizciliğe verdiği önemin de temelini oluşturdu. Atatürk’ün “Denizciliği Türk’ün büyük milli ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız” sözleri bugün Türkiye’nin denizcilik politikalarına ve deniz turizmine yön veren güçlü bir vizyon olarak kabul ediliyor. Türkiye’nin sahip olduğu uzun kıyı şeridi, stratejik limanları ve zengin kültürel mirası sayesinde deniz turizmi son yıllarda ülke ekonomisinin en önemli büyüme alanlarından biri haline geliyor. Özellikle kruvaziyer turizminde yaşanan hızlı artış, Türkiye’nin Akdeniz ve Karadeniz çanağında yeniden güçlü bir destinasyon haline geldiğini gösteriyor. Kruvaziyer turizminde son 12 yılın en güçlü dönemi Son yıllarda Türkiye’nin deniz turizminde güçlü bir ivme yakaladığını vurgulayan Çavuşoğlu, özellikle kruvaziyer turizminde dikkat çekici bir büyüme yaşandığını ifade etti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre Türkiye, 2025 yılında 2,1 milyonu aşan kruvaziyer yolcusu ile son 12 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Aynı yıl Türkiye limanlarına 1.375 kruvaziyer gemisi uğrak yaptı ve yolcu sayısı bir önceki yıla göre yaklaşık %13 artış gösterdi. Türkiye’nin en yoğun kruvaziyer limanı Kuşadası olurken, onu İstanbul ve Bodrum takip etti. Kuşadası tek başına yaklaşık 995 bin yolcu ağırlayarak ülke toplamının önemli bölümünü karşıladı. Sektördeki büyümenin 2026 yılında da devam etmesi bekleniyor. Turizm sektöründeki projeksiyonlara göre Türkiye’nin kruvaziyer turizminde 3 milyon yolcu hedefi bulunuyor. “Deniz turizmi artık stratejik bir sektör” Kruvaziyer turizminin yalnızca bir turizm faaliyeti değil aynı zamanda ekonomik bir kaldıraç olduğunu belirterek Camelot Maritime Yönetim Kurulu Başkanı Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, “Deniz turizmi artık sadece yaz sezonuna bağlı bir faaliyet değil. Kruvaziyer turizmi liman şehirlerinin ekonomisini canlandıran, yerel esnafı destekleyen ve turizmi yılın geneline yayabilen stratejik bir sektördür. Türkiye’nin tarihi, kültürel mirası ve eşsiz kıyıları bu alanda çok güçlü bir potansiyel sunuyor.” dedi. Çavuşoğlu, Türkiye’nin kruvaziyer turizminde son yıllarda uluslararası rotalarda yeniden güçlü bir konuma geldiğini ve özellikle Akdeniz çanağında önemli bir destinasyon haline geldiğini vurguladı. Atatürk’ün vizyonu bugün deniz turizminde yaşatılıyor Denizciliğin Türkiye Cumhuriyeti için stratejik bir alan olduğunu yıllar önce vurgulayan Mustafa Kemal Atatürk, “Denizciliği Türk’ün büyük milli ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız” sözleriyle bu alandaki vizyonu ortaya koymuştu. Bugün Türkiye’nin kruvaziyer turizminde yakaladığı büyüme bu vizyonun önemli bir yansıması olduğunu belirten Çavuşoğlu, “Çanakkale’de denizlerde verilen mücadele yalnızca bir askeri başarı değil, aynı zamanda Türkiye’nin denizlere bakışını değiştiren bir dönüm noktasıdır. Bugün turizmden ticarete kadar birçok alanda denizlerin sunduğu fırsatları değerlendirmek, Atatürk’ün ortaya koyduğu vizyonun devamıdır.” ifadelerini kullandı. Türkiye deniz turizminde küresel bir oyuncu olabilir Türkiye’nin 8 bini kilometreyi aşan kıyı şeridi, güçlü liman altyapısı ve tarihi destinasyonlarıyla kruvaziyer turizmi için büyük avantajlara sahip olduğunu değerlendiren Çavuşoğlu, “Doğru yatırımlar, güçlü liman altyapısı ve uluslararası iş birlikleriyle Türkiye kruvaziyer turizminde çok daha güçlü bir konuma ulaşabilir. 2026 yılı sektör için yalnızca büyüme değil aynı zamanda dönüşüm yılı olacak.” Dedi. 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünde denizlerin Türkiye için taşıdığı stratejik önemi bir kez daha hatırlatan Çavuşoğlu, “Çanakkale’de kazanılan zafer bize denizlerin sadece savunma değil, aynı zamanda kalkınma ve refah için de ne kadar önemli olduğunu göstermiştir. Bugün Türkiye’nin deniz turizmindeki yükselişi, bu tarihsel mirasın güçlü bir devamıdır.” Açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Kruvaziyer Turizminde Güçlü Yükseliş Haber

Türkiye Kruvaziyer Turizminde Güçlü Yükseliş

Türkiye kruvaziyer turizmi, 2025 yılında yakaladığı büyüme ivmesiyle Doğu Akdeniz’deki konumunu güçlendirdi. Sektörde artan sefer sayıları, uluslararası kruvaziyer şirketlerinin Türkiye limanlarına ilgisi ve operasyonel kapasitedeki gelişmeler, 2026 yılına güçlü bir geçiş sürecini beraberinde getirdi. Bu büyümenin en çarpıcı göstergelerinden biri Galataport İstanbul oldu. Galataport, 2025 yılında geçtiğimiz yıla göre yüzde 48 artışla 595 bin yolcuya ulaşarak, Doğu Akdeniz’in ana kruvaziyer limanı olma hedefinde kritik bir eşiği geride bıraktı. Kruvaziyer Sektörü Artık Ekosistem Yönetimi Gerektiriyor Uzun yıllardır cruise ve ticari denizcilik sektöründe; teknik yönetim, operasyon, klas ve dry-dock süreçlerinde aktif görev aldığını belirten Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, “2026’ya girerken sektörün bizden duymak istediği en temel kavramlar; istikrar, şeffaflık ve sürdürülebilir büyüme. Cruise sektörü artık yalnızca gemi işletmekten ibaret değil. Güvenli operasyon, nitelikli insan kaynağı ve uluslararası standartlarla uyumlu bir ekosistem yönetimi gerektiriyor.” diyerek sektörün dönüşümüne dikkat çekti. Türkiye, Doğu Akdeniz ve Karadeniz İçin Güçlü Bir Merkez Adayı Türkiye’nin kruvaziyer turizminde sahip olduğu potansiyelin altını çizen Çavuşoğlu, coğrafi avantajlar ve teknik altyapının doğru yönetilmesi halinde Türkiye’nin bölgesel bir merkez haline gelebileceğini ifade ederek, “Türkiye, coğrafi konumu, tersanelerimizin kabiliyeti, teknik insan kaynağımız ve operasyonel esnekliğimiz sayesinde Doğu Akdeniz ve Karadeniz’de güçlü bir cruise merkezi olabilecek kapasiteye sahip. Ancak bunun sürdürülebilir olması için sektör olarak ortak bir dil konuşmamız, aynı hedeflere odaklanmamız gerekiyor.” açıklamasını yaptı. “Güvenilir operasyon ortağı” yaklaşımı öne çıkıyor Teknik yeterliliğin sahaya doğru şekilde yansıtılması, karar alma süreçlerinde gerçek operasyonel deneyimin dikkate alınması ve paydaşlarla şeffaf iletişim kurulması bugün sektörün en çok ihtiyaç duyduğu özellikler arasında olduğunu belirten Çavuşoğlu, Türkiye’nin ‘güvenilir operasyon ortağı’ olarak konumlandırılması bu anlayışla mümkün olduğunu ifade etti. 2025’te Yakalanan İvme Tesadüf Değil Sektörün ortak akıl ve iş birliğiyle büyümesi gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu, “2025’te yakalanan bu ivme tesadüf değil. Doğru planlama, operasyonel disiplin ve şeffaf yönetimle 2026’da bu ivmenin daha da güçleneceğine inanıyoruz.’’ diyerek 2026 yılına dair beklentilerini de paylaştı. Çavuşoğlu, “Türk denizcilerinin kruvaziyer sektöründe daha görünür olması, yerli teknik kadroların uluslararası projelerde daha fazla sorumluluk üstlenmesi ve Türkiye’nin global ölçekte güvenilen bir merkez haline gelmesi temel hedeflerimiz arasında.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'nin 2025 Yılı Koku Haritası Açıklandı Haber

Türkiye'nin 2025 Yılı Koku Haritası Açıklandı

Oryantal ve Odunsu kokular %50 ile ipi göğüslerken onu %26 ile Çiçeksi kokular takip etti. Türkiye'nin parfüm markası MAD, 25 yılı aşkın süredir parfümde yaratıcılığı erişilebilir lüks kavramı ile buluşturuyor. Bu kapsamda 2025 yılı verilerine dayanarak hazırladığı Türkiye Koku Haritasını kamuoyu ile paylaştı. Kadınların favorisi odunsu ve çiçeksi parfümler oldu. Kadın tüketiciler güçlü, kalıcı ve karakteristik kokulara yönelirken tercihlerinde ilk üç sıra şöyle şekillendi: OdunsuÇiçeksiBaharatlı Erkekler açık ara şekerli ve baharatlı kokuları tercih etti. Erkek tüketici tercihleri, tek bir koku ailesinde yoğunlaşarak net bir eğilim ortaya koydu ve ilk üç sıra şöyle şekillendi: BaharatlıŞekerliÇiçeksiOdunsu Erkeklerin baharat, amber ve vanilya dokularına olan ilgisi 2025 boyunca artarak devam etti. Bölgelerde ise durum birbirinden farklı seyretti. İstanbul'da çiçeksi kokular zirvedeyken (%22), Ankara'da çiçeksi ve odunsu kokular başa baş biçimde tercih edildi. Türkiye'nin en büyük metropolünde modern, ferah ve yalın kokular öne çıkarken, başkentte daha baskın ve karakterli kokular öne çıktı. İzmir'de baharatlı ve odunsu kokular tercih edilirken, Trakya bölgesi, odunsu kokulara olan tutkusu ile odunsu kokuların Türkiye'de en çok tercih edildiği bölge oldu. Karadeniz'de de odunsu yönü güçlü olan parfümler tercih edilirken Doğu Anadolu'da baharlı ve odunsu kokular eşit biçimde beğeni topladı.

Kruvaziyer Turizminde 2026 Planlaması Başladı Haber

Kruvaziyer Turizminde 2026 Planlaması Başladı

2025 yılında son 12 yılın zirvesine ulaşan kruvaziyer turizmi, 2026 yılına güçlü rezervasyonlarla giriyor. Pandemi sonrası toparlanma sürecini geride bırakan kruvaziyer turizmi, 2025 yılı itibarıyla hem yolcu sayısı hem de liman trafiği açısından son 12 yılın en yüksek seviyelerine ulaştı. Özellikle Akdeniz, Ege ve Karadeniz hattında artan gemi seferleri; Türkiye’yi kruvaziyer rotalarının vazgeçilmez duraklarından biri haline getirdi. 2026 Rezervasyonları Güçlü Sinyal Veriyor Sektör verileri, 2026 yılına ilişkin erken rezervasyonların hem yolcu sayısı hem de sefer sıklığı açısından dikkat çekici bir artış gösterdiğine işaret ediyor. Kruvaziyer turizminin yalnızca deniz yolculuğundan ibaret olmadığını vurgulayan Ahmet Yazıcı, bu alanın şehir ekonomileri için kritik bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Yazıcı, “Kruvaziyer yolcusu konaklamadan gastronomiye, alışverişten kültür-sanat faaliyetlerine kadar pek çok alanda katma değer yaratıyor. Liman kentlerimiz için bu hareketlilik, doğrudan ve dolaylı ekonomik fayda anlamına geliyor. 2026 yılında artacak gemi sayısı ve yolcu trafiği, başta İstanbul, İzmir, Kuşadası ve Karadeniz limanları olmak üzere pek çok şehir için ciddi bir turizm dinamizmi yaratacak.” İfadelerini kullandı. Türkiye, Bölgesel Bir Kruvaziyer Merkezi Olma Yolunda Küresel ölçekte artan kruvaziyer talebi, yeni gemi yatırımları ve yolcu profilinin çeşitlenmesiyle birlikte Türkiye’nin bölgesel bir merkez olma potansiyelini de güçlendiriyor. 2025 yılının sektör açısından son derece verimli geçtiğini belirten Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı, “2025 yılı, kruvaziyer turizmi açısından yalnızca bir toparlanma değil, aynı zamanda güçlü bir sıçrama yılı oldu. Pandemi öncesi rakamların da üzerine çıkılan bu dönemde, Türkiye limanları uluslararası kruvaziyer firmalarının radarına yeniden güçlü şekilde girdi. 2026 yılı için şimdiden yapılan rezervasyonlar, planlanan yeni gemi seferleri ve genişleyen rotalar, önümüzdeki yıl yeni bir rekorun kırılacağını net biçimde gösteriyor.“ dedi. Türkiye Kruvaziyer Turizminde Liderliğini Güçlendiriyor Kruvaziyer turizminde 2025 yılında son 12 yılın zirvesine ulaşan Türkiye, 2026 sezonu için oluşan güçlü rezervasyon tablosuyla sektördeki lider konumunu daha da sağlamlaştırıyor. Artan gemi seferleri, genişleyen rotalar ve erken rezervasyon verileri; Türkiye’nin Akdeniz ve Karadeniz havzasında kruvaziyer turizminin merkez ülkelerinden biri haline geldiğini ortaya koyuyor. Türkiye’nin kruvaziyer turizmindeki konumunun artık yalnızca potansiyelle değil, somut verilerle konuşulduğunu belirten Yazıcı, “Türkiye, kruvaziyer turizminde artık takip eden değil, rota belirleyen ülkeler arasında yer alıyor. 2025 yılında yakalanan rakamlar bunun en net göstergesi. 2026 yılı için yapılan rezervasyonlar ise bu liderliğin kalıcı hale geldiğini gösteriyor.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gezici Eğitim TIR’ı Rize Etabını Tamamladı, Sıradaki Durak Trabzon Haber

Gezici Eğitim TIR’ı Rize Etabını Tamamladı, Sıradaki Durak Trabzon

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, kadın girişimciliğinin Türkiye ekonomisindeki itici gücüne dikkat çekerek “her durak yeni bir başlangıç” mesajı verdi. TIR şimdi rotayı Trabzon’a çevirirken, Karadeniz turu 19 Aralık’ta Düzce’de tamamlanacak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Halkbank iş birliğinde hayata geçirilen “Kendi İşim Benim İzim” Gezici Eğitim TIR Programı; Karadeniz hattındaki ilk durağı Rize etabını yoğun katılımla tamamladı. Rize Valisi İhsan Selim Baydaş’ın da katılımıyla; çok sayıda kadın girişimci ve girişimci adayı tarafından ilgiyle karşılanan Gezici Eğitim TIR’ı; girişimcilik temelleri, dijitalleşme ve e-ticaret, kişisel marka oluşturma, finansal ve hukuki süreçler, şirket kurma adımları, ekip yönetimi ve mikrokredi olanakları gibi başlıklarda eğitimler sundu. İki oturum halinde gerçekleştirilen etkinlikte ilham veren kısa film gösteriminin ardından “Uzmana Sor” bölümüyle katılımcılara bire bir danışmanlık imkânı sağlandı. Kadın girişimciliğinin Ülkemize etkisi vurgulandı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, proje Lansmanı dolayısıyla yaptığı değerlendirmede; kadın girişimciliğinin Türkiye ekonomisindeki dönüştürücü gücüne dikkati çekerek, “Kadınların potansiyelini görünür kılan her adım, Türkiye’nin yarınlarına atılmış güçlü bir imzadır. Bu TIR ile ülkemizin dört bir yanına gidiyor, kendi hayalini kuran her kadına dokunuyoruz. Eğitimler sayesinde kadınlar bilgiye erişmekle kalmıyor aynı zamanda Bakanlığımızın sunduğu diğer destek mekanizmalarından yararlanabiliyor. Ayrıca kadingirisimci.gov.tr üzerinden kurduğumuz platformlar, bu girişimcilik yolculuğunda onlara rehberlik ederek sürekliliği sağlıyor.” dedi. Göktaş, Halkbank ile yürütülen iş birliğinin önemine değinerek, “Bugün attığımız adım; emeğiyle, azmiyle ve cesaretiyle yükselen kadınlara açılmış yeni bir yolun simgesidir. Bu inançla kadın girişimcilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Her durak yeni bir başlangıç Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, programın kadın girişimciler için önemli bir fırsat sunduğunu belirterek “Bu yolculukta her durak, bir kadının hayalinin filizleneceği yeni bir başlangıçtır. Rize’de gördüğümüz ilgi ve kararlılık, kadın girişimciliğinin Türkiye’de her geçen gün güçlendiğini bir kez daha göstermiştir. Halkbank olarak, kadınların ‘Ben de yapabilirim’ diyerek cesaretle yola çıkmalarına ve girişimlerini desteklemeye devam ediyoruz. Çünkü bir kadının üretime katılması sadece kendi hayatını değil, ailesini ve şehrini de dönüştürüyor” dedi. TIR Rize’den Trabzon’a hareket etti Rize’deki programını tamamlayan Gezici Eğitim TIR’ı, ikinci durağı Trabzon’a doğru yola çıktı. 2 Aralık’ta Trabzonlu kadınlarla gerçekleştirilecek buluşmanın ardından program 5 Aralık’ta Giresun, 8 Aralık’ta Ordu, 10 Aralık’ta Samsun, 12 Aralık’ta Sinop, 15 Aralık’ta Kastamonu ve 17 Aralık’ta Zonguldak ve 19 Aralık’ta Düzce eğitimleriyle Karadeniz hattındaki yolculuğunu tamamlayacak.

Senoz Vadisi, Türkiye Enduro Ve ATV Şampiyonasına İlk Kez Ev Sahipliği Yapacak Haber

Senoz Vadisi, Türkiye Enduro Ve ATV Şampiyonasına İlk Kez Ev Sahipliği Yapacak

Rize’nin Çayeli ilçesine bağlı olan doğal güzelliğiyle ünlü Senoz Vadisi, 8–9 Kasım 2025 tarihlerinde Türkiye Enduro ve ATV Şampiyonası’nı ağırlayacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Rize Valiliği ve Türkiye Motosiklet Federasyonu iş birliğiyle düzenlenecek şampiyona, Karadeniz’in en özel vadilerinden biri olan Çayeli Senoz Vadisi’nde doğa, spor ve adrenalini bir araya getirecek. Karadeniz Bölgesi’nin en güzel doğal vadilerinden biri olan Çayeli Senoz Vadisi, eşsiz doğası, geleneksel mimarisi ve zengin ekosistemiyle hem doğaseverlerin hem de spor tutkunlarının yeni gözdesi olacak. Vadinin iki yanında uzanan yoğun orman örtüsü, şelaleler, yaylalar ve dağ köyleri; sporculara ve izleyicilere eşsiz bir deneyim sunacak. Ekoturizmin Kalbinde Spor Turizmi Heyecanı Ülkemizin biyolojik çeşitliliği en yüksek alanlarından biri olan Senoz Vadisi, sahip olduğu konum, iklim ve mikro ekosistem sayesinde hem ekoturizm hem de spor turizmi açısından büyük potansiyele sahip. Bu özel organizasyonla birlikte, vadi ilk kez ulusal çapta bir spor etkinliğine ev sahipliği yaparak bölgenin tanıtımında önemli bir adım atacak. Vali Baydaş: “Rize’nin Doğal ve Kültürel Değerlerini Tüm Ülkeye Tanıtacağız” Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, şampiyonaya ilişkin yaptığı açıklamada; “2023 yılından Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak’ın katılımıyla Spor Turizminde Marka Şehir Rize temasıyla düzenlediğimiz “Rize Spor Turizmi Çalıştayı’nın” meyvelerini bir bir toplamaya devam ediyoruz. Bunun bir örneği de Çayeli Senoz Vadisinde gerçekleştireceğimiz Türkiye Enduro ve ATV Şampiyonası olacaktır. Rize’nin doğal güzellikleriyle öne çıkan Çayeli ilçemizde yer alan Senoz Vadisi, ülkemizin en özel ekosistemlerinden birine sahiptir. Zengin endemik bitki örtüsü, yemyeşil ormanları, berrak dereleri ve mistik doğasıyla Senoz Vadisi, sadece Rize’nin değil, Türkiye’nin de saklı cennetlerinden biridir. Bu eşsiz coğrafyada gerçekleştirilecek olan Türkiye Enduro ve ATV Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu şampiyona, yalnızca bir spor organizasyonu olmanın ötesinde, sıfır atık prensibi ile doğayı koruyarak sporu yaşatmanın da en güzel örneklerinden biri olacaktır. Senoz Vadisi sporculara eşsiz bir parkur deneyimi sunarken, doğaseverlere de görsel bir şölen yaşatacaktır. Bu sayede hem bölgenin endemik bitki türleri ve ekolojik zenginliği tanıtılacak, hem de spor turizmi aracılığıyla Rize’nin doğal değerleri daha geniş kitlelere ulaşacaktır. Spor turizminin her geçen gün gelişmesi, hem ülke ekonomisine katkı sağlamakta hem de gençlerimizin spora yönelmesine vesile olmaktadır. Biz de bu özel etkinlikle doğayı, sporu ve turizmi bir araya getirerek Rize’nin marka değerine katkı sunmayı hedefliyoruz. Tüm vatandaşlarımızı, doğayla iç içe bir spor deneyimi yaşamak ve Senoz Vadisi’nin eşsiz güzelliklerini keşfetmek üzere bu özel şampiyonaya davet ediyorum” dedi. Fotoğrafseverlerin, kamp tutkunlarının ve doğa yürüyüşü meraklılarının uğrak noktası olan Senoz Vadisi, bu kez motor sporları tutkunlarını ağırlayacak. Etkinlik boyunca hem ekstrem hem de adrenalin dolu anlar bir arada yaşanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.