Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Karakter Oluşturma

Kapsül Haber Ajansı - Karakter Oluşturma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karakter Oluşturma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

22. TÜRSAK Çocuk Filmleri Festivali Başladı Haber

22. TÜRSAK Çocuk Filmleri Festivali Başladı

Çocukların sinemayla erken yaşta tanışmasını ve sanatın farklı alanlarını keşfetmesini amaçlayan 22. TÜRSAK Çocuk Filmleri Festivali, 7 Ekim Çarşamba gününe kadar film gösterimleri ve yaratıcı atölyelerle çocukları sinemanın ve sanatın renkli dünyasıyla buluşturmaya devam edecek. 22. TÜRSAK Çocuk Filmleri Festivali’nde Atölyelerle Dolu İlk Gün Festivalin ilk gününde yönetmenlik ve oyunculuk atölyeleri çocuklarla buluştu. Yönetmenlik atölyesinde çocuklar, bir hikâyenin sinemaya nasıl aktarıldığını ve yönetmenin film yapım sürecindeki rolünü keşfetme fırsatı buldu. Çekim açıları ve sahne kurgusu üzerine yapılan çalışmalarla bir filmin oluşum sürecini deneyimledi. Oyunculuk atölyesinde ise çocuklar, karakter oluşturma ve canlandırma üzerine çalışmalar gerçekleştirdi. Beden dili, mimik ve duygu aktarımı üzerinden kendilerini ifade etme fırsatı yakaladı. Çocuklar Sinema Keyfi Yaşadı Festivalin ilk gününde, “Pırıl: Saklı Robotlar”, “İbi: Uzay Görevi” ve “Kardeş Takımı 3” filmleri çocukların beğenisine sunuldu. Farklı dünyalara ve maceralara uzanan filmler, çocuklara keyifli bir sinema deneyimi yaşattı. Gösterimler, festivalin çocukları sinemayla buluşturan renkli programının ilk gününe eşlik etti. FESTİVAL PROGRAMI 5 EKİM PAZARTESİ 10.00 – Pırıl: Saklı Robotlar 12.00 – Oyunculuk Atölyesi 13.00 – Arnie & Barney Şapşik Kardeşler 14.00 – Çocuklar İçin Bilinçli Nefes Atölyesi 15.00 – Kardeş Takımı 3 6 EKİM SALI 10.00 – Pırıl: Saklı Robotlar 12.00 – Film Okuma Atölyesi 13.00 – Cesur Kirpi 14.00 – Dijital Medya Atölyesi 15.00 – Maşa ile Koca Ayı: Mucize Parkı 7 EKİM ÇARŞAMBA 10.00 – Pırıl: Saklı Robotlar 12.00 – Sosyal Medya İçerik Atölyesi 13.00 – İbi: Uzay Görevi 14.00 – Film Okuma Atölyesi 15.00 – Süper 1 Takım TÜRSAK Hakkında 1991 yılında sinema, televizyon, güzel sanatlar, basın, iş ve politika dünyasından tanınmış 215 üyenin katılımıyla kurulan Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı - TÜRSAK; 31. yılını doldurmuş olan özerk bir vakıftır. Bugüne kadar onlarca değerli yönetmen, yüzlerce sinema öğrencisi ve sektör çalışanı yetiştiren TÜRSAK Vakfı, sektörel endüstriye kaliteli elemanlar kazandırdı. Diğer taraftan sayısız uluslararası festival, film haftası, yarışma, panel, seminer, sempozyum ve atölye gerçekleştiren, yaptığı yayınlar ve yapımlarla sinema sektörüne ve sektörün bilgi birikimine katkıda bulunan vakıf; aynı zamanda 2005-2008 yılları arasında Türkiye’nin uluslararası tanıtımı adına en kaliteli, en büyük projelerinden biri olan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin organizasyonunu gerçekleştirdi ve festivale şu anki uluslararası kimliğini kazandırdı; festivale kazandırdığı film marketle festivali sinemacıların buluştuğu bir merkez haline getirdi. Kurulduğu günden bugüne kadar ilkeleri ve prensipleri doğrultusunda hareket eden, yegâne amacı halka hizmet etmek olan TÜRSAK Vakfı; gerçekleştirdiği organizasyonlarla kitlelerin bilinçlenmesini sağlayan ve aynı zamanda ülke ekonomisine katkıda bulunan bir vakıftır. TÜRSAK Vakfı, Mart 2021’den itibaren Cemal Okan başkanlığındaki yeni yönetim kurulu tarafından yönetilmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaz Tatilinde Dengeli Plan Önemli! Haber

Yaz Tatilinde Dengeli Plan Önemli!

Çocukların can sıkıntısı yaşarken oyun kurma, hikâye üretme ve farklı etkinliklere yönelmesinin gelişim açısından faydalı olduğunu ifade eden Klinik Psikolog Seren Doğantekin, “Dikkat edilmesi gereken önemli nokta, can sıkıntısı ile yalnızlık duygusunun birbirinden ayrılmasıdır. Canı sıkılan çocuk bir şey üretmeye, oyun kurmaya veya bir etkinlik bulmaya yönelir. Ancak yalnızlık hissi yaşayan çocuk daha çok içine kapanır, odasına çekilir ve hiçbir aktiviteye yönelmez.” dedi. Bu nedenle ebeveynlerin çocuklarının davranışlarını dikkatle gözlemlemesi gerektiğine dikkat çeken Doğantekin, yaz tatilinde hem eğlenceyi hem öğrenmeyi içeren dengeli bir planın en sağlıklı yaklaşım olduğunu vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Seren Doğantekin, çocuklarda can sıkıntısının her zaman olumsuz olmadığı, can sıkıntısının yalnızlıkla karıştırılmaması gerektiği ve yaz tatilinin dengeli bir planla geçirilmesinin önemi hakkında açıklamalarda bulundu. Can sıkıntısı ile yalnızlık duygusu birbirinden ayrılmalı! Can sıkıntısının çocuk için tamamen olumsuz bir durum olmadığına işaret eden Klinik Psikolog Seren Doğantekin, “Hatta üretkenliği artırabilir.” dedi. Ebeveynlerin çoğu zaman ‘çocuğumuzun canı evde çok sıkılıyor’ diye endişelendiğini hatırlatan Doğantekin, “Ancak burada önemli olan, çocuğun can sıkıntısını nasıl değerlendirdiğidir. Eğer çocuk bu süreçte legolarla oynuyor, hikâyeler üretiyor, oyun kuruyor ya da aileyle vakit geçiriyorsa bu durum gelişim açısından oldukça faydalıdır. Yani can sıkıntısı üretkenliğe dönüşüyorsa, bu olumsuz değil, destekleyici bir durumdur. Dikkat edilmesi gereken önemli nokta, can sıkıntısı ile yalnızlık duygusunun birbirinden ayrılmasıdır. Canı sıkılan çocuk bir şey üretmeye, oyun kurmaya veya bir etkinlik bulmaya yönelir. Ancak yalnızlık hissi yaşayan çocuk daha çok içine kapanır, odasına çekilir ve hiçbir aktiviteye yönelmez. Asıl izlenmesi gereken ayrım budur.” şeklinde konuştu. Hem eğlenceyi hem öğrenmeyi içeren esnek bir tatil planlanmalı! Yaz tatili sürecinde tamamen esnek ya da tamamen katı bir yaklaşımın doğru olmadığına dikkat çeken Seren Doğantekin, “Gün içerisinde belirli bir düzen olması gerekir. Hiç ders çalışılmayan bir tatil, okul başladığında motivasyon kaybına yol açabilir.” dedi. Bu nedenle dengeli bir plan yapılmasını öneren Doğantekin, şunları söyledi: “İlkokul ve ortaokul öğrencilerinde haftanın belirli günleri ders çalışmak, kitap okumak veya çalışma kâğıtları çözmek uygun olabilir. Ancak bu süreç yalnızca akademik çalışma olarak düşünülmemeli. Müze gezmek, belgesel izlemek gibi etkinlikler de öğrenmeyi destekler. Önümüzdeki yıl sınava hazırlanan öğrenciler için ise daha planlı bir program yapılabilir. Haftanın beş ya da altı günü ders çalışıp bir günü dinlenmeye ayrılabilir. Ancak bu plan, katı bir okul düzeni gibi değil; hem eğlenceyi hem öğrenmeyi içeren esnek bir yapı olmalıdır.” Çocuğun sosyal medyayı yalnızlık nedeniyle kullanması bir risk göstergesi! Ergenlik döneminde sosyal medya kullanımının kıyaslama davranışını artırabileceği uyarısında bulunan Seren Doğantekin, “Tatil paylaşımları üzerinden ‘o tatile gitti, ben gitmedim’ gibi düşünceler oluşabilir. Bu durum özgüven düşüklüğüne ve kaygıya yol açabilir. Bu noktada çocuklara sosyal medyada görülen her şeyin gerçek hayatı yansıtmadığı anlatılmalıdır.” dedi. Uyku düzeninin de oldukça önemli olduğuna değinen Doğantekin, “Gece geç saatlere kadar ekran kullanımı, uyku ritmini bozabilir ve bu da duygu durum dalgalanmalarına yol açabilir. Çocuğun sosyal medyayı neden kullandığı da değerlendirilmeli. Eğer yalnızlık hissi nedeniyle sadece oradan sosyal iletişim kuruyorsa bu bir risk göstergesi olabilir. Ergenler için bir gruba ait olma ihtiyacı çok güçlüdür. Bu nedenle yaz tatilinde akran ilişkilerinin tamamen kesilmemesi önemlidir. Aksi halde yalnızlık ve ‘kimse beni anlamıyor’ düşüncesi gelişebilir.” açıklamasını yaptı. Sorunlu bir durumun önemli işaretleri, sürecin iki haftadan uzun sürmesi ve sosyal çekilme! Ancak her yalnızlaşma durumunun bir problem olmadığını dile getiren Doğantekin, “Eğer çocuk aileyle iletişim kuruyor, sorumluluklarını yerine getiriyor ve sosyal yaşamını sürdürebiliyorsa bu durum gelişimsel olarak normal kabul edilebilir. Ergenlikte zaman zaman yalnız kalma isteği ve aileden uzaklaşma eğilimi görülebilir.” dedi. Sorun olarak değerlendirilmesi gereken durumlara açıklık getiren Doğantekin, “Sürecin iki haftadan uzun sürmesi, çocuğun odasından hiç çıkmaması, uyku ve beslenme düzeninin bozulması, sosyal ilişkilerden tamamen çekilmesi ve ‘kimse beni anlamıyor’ gibi ifadelerin artması önemli işaretlerdir. Bu durumda profesyonel destek gerekebilir.” diye konuştu. Aşırı serbestlik ya da aşırı planlılık yerine denge kurulmalı! Teknoloji ve yapay zekâ kullanımının da benzer şekilde değerlendirilmesi gerektiğini aktaran Seren Doğantekin, “Önemli olan kullanım biçimidir. Çocuk üretmek için mi kullanıyor, yoksa yalnızca tüketiyor mu? Yapay zekâ doğru kullanıldığında hikâye yazma, karakter oluşturma, dil öğrenme veya kodlama gibi alanlarda üretkenliği destekleyebilir. Ancak tamamen hazır bilgiye bağımlı bir kullanım doğru değildir.” dedi. Yaz tatilinde ideal yaklaşımın dengeli, esnek ama belirli bir rutini olan bir program olduğunun altını çizen Doğantekin, sözlerini şöyle tamamladı: “Aileyle kaliteli zaman geçirilmesi, akran ilişkilerinin sürdürülmesi, fiziksel aktivitelerin yapılması ve küçük sorumlulukların verilmesi önemlidir. Aşırı serbestlik ya da aşırı planlılık yerine denge kurulmalıdır. Sonuç olarak, çocukların hem dinlenebileceği hem de gelişimini sürdürebileceği bir yaz tatili planı oluşturulmalı. Teknoloji kullanımında ise süre kadar içeriğe ve çocuğun yaşamındaki genel dengeye bakmak gerekir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.